Erdoğan’dan Enflasyon Açıklaması: Ateşi Düşmeye Başladı

Katıldığı bir toplu açılış töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enflasyonun ateşi de düşmeye başladı. Aldığımız tedbirlerin pozitif etkileri piyasada daha fazla hissediliyor. Önümüzdeki aylardan itibaren daha iyi oranlarla karşılaşacağız” dedi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan işsizlik rakamlarını da değerlendiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “iş gücü istatistikleri doğru yolda olduğumuzun işaretidir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe’de düzenlenen, Devlet Su İşleri (DSİ) tarafından tamamlanan 369 tesisin toplu açılış törenine katılarak bir konuşma yaptı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar hamaset değil, hep iş, hizmet ve eser ürettiklerini belirterek, günü kurtarmaya çalışmak yerine 10 yıllık, 20 yıllık, çeyrek ve yarım asırlık projelerle geleceğe mührü vurmaya odaklandıkları dile getirdi.

Bunun neticelerini de ekonomiden tarıma, turizmden çevreye, istihdamdan ihracata her alanda gördüklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye ilişkin gelişmeler hakkında şu cümleleri kullandı:

“Türkiye İstatistik Kurumu tarafından bugün açıklanan ekim ayına ilişkin iş gücü istatistikleri doğru yolda olduğumuzun işaretidir. Buna göre, işsizlik oranı ekim ayında bir önceki aya göre, yarım puan azalışla yüzde 8,5’e düştü.

İstihdam edilenlerin sayısı ise aynı dönemde bir önceki aya kıyasla 246 bin kişi artarak 31 milyon 835 bin kişiye ulaştı. Bu rakamlarla işsizlik oranında Kasım 2012’den beri en düşük seviyeyi yakalamış olduk. Büyüme ve ihracatta zaten çok iyi bir yerdeyiz.

Enflasyonun ateşi de düşmeye başladı. Aldığımız tedbirlerin pozitif etkileri piyasada daha fazla hissediliyor. Önümüzdeki aylardan itibaren daha iyi oranlarla karşılaşacağız.”

Paylaşın

YRP Lideri Erbakan’dan İktidara Sert Eleştiriler

Meclis’te düzenlediği basın toplantısında iktidara sert eleştirilerde bulunan Yeniden Refah Partisi Lideri Fatih Erbakan, 2024 yılı bütçe görüşmelerine yönelik ise hükümet kamuyu borçla yönetiyor dedi ve ekledi:

“Astronomik ölçüde attırılan ÖTV ve KDV ile ek MTV’ye ve zamlara karşın bütçe açık veriyor. Hükümet kamuyu borçla idare ediyor. Bu gidişatın fren tutmayacağı ortadadır. Bu düzen faiz lobisini besliyor, milyonlarca vatandaşı eziyor.”

Yeniden Refah Partisi (YRP) Genel Başkanı Fatih Erbakan, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; asgari ücrete enflasyon oranında öngörülen zammın milyonlarca asgari ücretliyi mağdur edeceğini söyledi.

YRP Lideri Erbakan, asgari ücretin en az 23 bin TL olması gerektiğini belirterek “Asgari ücret zam oranının Orta Vadeli Plan’da belirtilen enflasyon oranının geçmeyeceği belirtilmektedir. Bu oran da yüzde 36’dır. Yüzde 36’lık bir zam oranı ile asgari ücreti belirlemek milyonlarca asgari ücretlinin aleyhinde bir gelişmedir” dedi.

Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın Mayıs 2024 enflasyon tahminini yüzde 75 olarak açıkladığını anımsatan Fatih Erbakan, “Tahminin tutması durumunda açlık sınırı Temmuz 2024’te 18 bin 74 TL’ye çıkacaktır. Aralık 2024’te ise 21 bin TL’nin üzerinde olacaktır. Yoksulluk sınırının da bununla birlikte çok daha yüksek seviyelere geleceğini gösteriyor. Yüzde 36’lık bir zammın asla yeterli olmayacağını gösteriyor bu veriler” ifadelerini kullandı.

YRP Lideri Erbakan, 2024 yılı bütçe görüşmelerine yönelik ise hükümet kamuyu borçla yönetiyor diyerek “Astronomik ölçüde attırılan ÖTV ve KDV ile ek MTV’ye ve zamlara karşın bütçe açık veriyor. Hükümet kamuyu borçla idare ediyor. Bu gidişatın fren tutmayacağı ortadadır. Bu düzen faiz lobisini besliyor, milyonlarca vatandaşı eziyor.” dedi.

Paylaşın

Yılmaz’dan ‘Enflasyon’ Açıklaması: 2026’da Tek Haneye Çekilecek

TBMM Genel Kurulu’nda konuşan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Para ve maliye politikaları arasındaki şeffaf ve güvenilir eşgüdüm ile 2024 yılının ikinci yarısından sonra enflasyonda yıllık bazda belirgin bir düşüş beklenmekte, bu dönemden itibaren kalıcı bir dezenflasyon sürecine geçilmesi öngörülmektedir” dedi ve ekledi:

“Nitekim açıklanan güncel veriler son aylarda bir düşüş eğiliminin başlamış olduğunu göstermektedir. 2022 yılında açıklanan aylık enflasyon oranlarının ortalaması yüzde 4,26 düzeyindeyken son üç ayda açıklanan aylık enflasyon oranları ortalaması yüzde 3,82 düzeyindedir. Bu oranının önümüzdeki aylarda enflasyon oranlarının açıklanmasıyla daha da düşeceğini öngörmekteyiz.”

Cevdet Yılmaz konuşmasının devamında, “Bu süreçte, dezenflasyon politikalarımızın devamlılığı sağlanarak 2025 yılında istikrar dönemine geçilecek; enflasyondaki gerileme hız kazanacak, öngörülebilirlik artacak ve 2026 yılında enflasyon yeniden tek haneye çekilecektir. Bu doğrultuda, enflasyonu istikrarlı ve tek haneli seviyelere çekmek için tüm politika araçlarını kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 14 gün aralıksız sürecek bütçe görüşmeleri öncesi Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’nda konuştu. Cevdet Yılmaz, konuşmasından satır başları şöyle:

“2024 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ile 2022 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından Gazi Meclisimize sunulmuş, Plan ve Bütçe Komisyonunda yoğun bir mesaiyle görüşülerek kabul edilmiştir. Orta Vadeli Program ile On İkinci Kalkınma Planı hedef ve politikalarını gözeterek, 2053 vizyonu doğrultusunda, topyekûn kalkınma anlayışıyla hazırlanan 2024 yılı Bütçesi’nin Genel Kurul görüşmelerine bugün itibarıyla başlamış bulunuyoruz.

2024 yılı bütçemizi; milli teknoloji hamlesi, enerji ve gıda arz güvenliği, yeşil ve dijital dönüşüm gibi stratejik alanlarda milletimize verdiğimiz sözleri yerine getirmek için kullanacağız. Çığır açan teknolojiler başta olmak üzere her alanda reel sektörümüzün yanında olacak üretim ekosistemimizi destekleyeceğiz. Ülkemizin her köşesinde huzur ve güven ortamını korumaya devam edeceğiz.

Zengin kültürümüze ve değerlerimize sahip çıkarak aile kurumuzu sağlamlaştıracak, zararlı akımlara karşı nesillerimizi koruyacağız. Küresel ve bölgesel dengelerin belirleyici ülkesi olarak diplomaside aktif rolümüzü sürdüreceğiz. Ekonomi politikalarımızı güçlü bir eşgüdüm ve kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Yatırım ortamını iyileştirecek, güven ve istikrar iklimini daha da güçlendireceğiz.

Para ve maliye politikaları arasındaki şeffaf ve güvenilir eşgüdüm ile 2024 yılının ikinci yarısından sonra enflasyonda yıllık bazda belirgin bir düşüş beklenmekte, bu dönemden itibaren kalıcı bir dezenflasyon sürecine geçilmesi öngörülmektedir. Nitekim açıklanan güncel veriler son aylarda bir düşüş eğiliminin başlamış olduğunu göstermektedir.

2022 yılında açıklanan aylık enflasyon oranlarının ortalaması yüzde 4,26 düzeyindeyken son üç ayda açıklanan aylık enflasyon oranları ortalaması yüzde 3,82 düzeyindedir. Bu oranının önümüzdeki aylarda enflasyon oranlarının açıklanmasıyla daha da düşeceğini öngörmekteyiz.

Bu süreçte, dezenflasyon politikalarımızın devamlılığı sağlanarak 2025 yılında istikrar dönemine geçilecek; enflasyondaki gerileme hız kazanacak, öngörülebilirlik artacak ve 2026 yılında enflasyon yeniden tek haneye çekilecektir. Bu doğrultuda, enflasyonu istikrarlı ve tek haneli seviyelere çekmek için tüm politika araçlarını kararlı bir şekilde uygulamaya devam edeceğiz.

Nitekim açıklanan güncel veriler son aylarda bir düşüş eğiliminin başlamış olduğunu göstermektedir. 2022 yılında açıklanan aylık enflasyon oranlarının ortalaması yüzde 4,26 düzeyindeyken son üç ayda açıklanan aylık enflasyon oranları ortalaması yüzde 3,82 düzeyindedir. Bu oranının önümüzdeki aylarda enflasyon oranlarının açıklanmasıyla daha da düşeceğini öngörmekteyiz. Bu süreçte, dezenflasyon politikalarımızın devamlılığı sağlanarak 2025 yılında istikrar dönemine geçilecek; enflasyondaki gerileme hız kazanacak, öngörülebilirlik artacak ve 2026 yılında enflasyon yeniden tek haneye çekilecektir.

İşgücü piyasalarımız olumlu görünümünü korumaktadır. İşsizlik oranları gerilemeye devam etmektedir. İşsizlik oranı 11 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 8,5’e düşmüştür. 2023 geneli için işsizlik oranının OVP’de öngörülen 10,1’in altında tek haneli olarak gerçekleşeceğini ifade edebilir.”

Son dönemde yatırımcı güveni artmış CDS primi belirgin şekilde düşmeye başlamıştır. Merkez Bankası rezervleri 140,1 milyar dolarla tarihi rekor seviyelere ulaşmıştır. Devam eden jeopolitik risklere rağmen CDS primi 350 baz puanın altına gerilemiştir. TL mevduatın payında son 5 ayda artış eğilimi görülmüştür.”

Paylaşın

Şimşek’e Göre Her Şey Yolunda: Cari Açık Da Düştü İşsizlik De

Cari denge, sanayi üretimi ve işsizlik rakamlarını değerlendiren Bakan Şimşek, “Büyümede dengelenmeye yönelik politikalarımızla cari denge ekim ayında da fazla verdi, yıllık açık mayısa göre 9,6 milyar dolar azaldı. Cari dengedeki düşüş ve ülkemize yönelik artan uluslararası yatırımcı ilgisi sayesinde rezervlerimiz 140 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine ulaştı” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Şimşek, açıklamasının devamında, “Ekim ayında işsizlik oranı son 11 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 8,5’e geriledi. Uygulamaya koyduğumuz politikalarımızın sonuçlarını her gün alıyoruz, program hedeflerimiz bir bir gerçekleşmeye devam edecek” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından, cari denge, sanayi üretimi ve işsizlik rakamlarını değerlendirdi.

Büyümede dengelenmeye yönelik politikalarla cari dengenin ekim ayında da fazla verdiğini hatırlatan Bakan Şimşek, “yıllık açık mayısa göre 9,6 milyar dolar azaldı. Cari dengedeki düşüş ve ülkemize yönelik artan uluslararası yatırımcı ilgisi sayesinde rezervlerimiz 140 milyar dolar ile tarihi yüksek seviyesine ulaştı.” dedi.

Bakan Şimşek, uygulanan politikalarla bir yandan kırılganlıkları azaltırken diğer yandan yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı sürdürülebilir büyümeyi tesis ettiklerini belirtti.

Mehmet Şimşek, “Bu dönemde en büyük dezavantajımız ihracat artışını sınırlayan ticaret ortaklarımızdaki zayıf talep. Sanayi üretimindeki seyir büyük oranda bunu yansıtıyor. Ekim ayında işsizlik oranı son 11 yılın en düşük seviyesi olan yüzde 8,5’e geriledi. Uygulamaya koyduğumuz politikalarımızın sonuçlarını her gün alıyoruz, program hedeflerimiz bir bir gerçekleşmeye devam edecek.” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

HEDEP’in Yeni Kısaltması DEM Parti: Yargıtay’a Bildirildi

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nin yeni kısaltması DEM Parti oldu. Karar Yargıtay’a bildirilirken, Parti sözcüsü Ayşegül Doğan, “Partimizin mayası halklardır isimler değildir. DEM devrandır, DEM zamandır ve bu zaman kayyımlardan başlayarak değişecek” dedi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) süren kapatma davası nedeniyle seçimlere Yeşil Sol ile katılmıştı. Seçimlerin ardından yapılan kongrede, partinin yeni adının Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi, kısaltmasının ise HEDEP olmasına karar verilmişti. Ancak bu karar Yargıtaydan onay alamamıştı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP, yeni kısaltmasıyla DEM Parti) Sözcüsü ve Şırnak Milletvekili Ayşegül Doğan, partisinin basın toplantısında konuştu. Doğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“15 Ekim’de görkemli bir kongre gerçekleştirdik ve zorunlu nedenlerle ismimizi değiştirdik. Yargıtay Başsavcılığı ise yeni ismimize itiraz etti. 18 Kasım’da tüzüğümüzde de değişiklik talep etti. Neymiş efendim? HEDEP ismi HADEP’i çağrıştırıyormuş. İltibasa mahal verdiği için iki parti karıştırılabilirmiş. Oysa ki HADEP kapatılmıştı.

Önümüz yerel seçim ve biz bu kararın ne anlama geldiğini biliyoruz. Yeni bir yargısal çelmeyle bizi karşı karşıya bırakmakta olduklarını sizler de takdir edersiniz. Biz bu çelmelere ve kumpaslara karşı seçeneksiz değiliz. 30 yılda onlarca parti kurduk; ama başardık. Neyi başardık? Halkımızın gönlünde yer etmeyi, Türkiye’de barış mücadelesine öncülük etmeyi başardık.

Onlar bu yolu seçtikçe biz de yeni isimlerle, hız kesmeden, çoğalarak yolumuza devam edeceğiz. Tüzüğümüzde yalnızca Yargıtay’ın talep ettiği değişiklikler oldu. Yeni ismimiz olan DEM Parti de Yargıtay’a ulaştı. Bugünkü DEM Partinin özü ve mayası halklardır. Anlaşılmamış olmalı ki harflerle uğraşmaya devam ediyorlar.

Bizim mayamızı harfler değil, halklar oluşturuyor. Bizi tanımlayan direniş azmimiz ve fikrimizdir. Zamanın içinden süzülen bir gelenekten geliyoruz… DEM aynı zamanda nefes, söz, zaman, devran anlamlarıyla da bizi tarif ediyor.

Bu devran önce kayyımlardan başlayarak değişecek. Zamanla önümüze çıkan zorluklara, yargısal kıskaçlara rağmen duruşumuz sayesinde mücadelemiz daha da güçlenecek. Gözü, gönlü, kulağı, kalbi bizimle olanlar, seçmen olmanın ağır bedellerine rağmen bizimle birlikte yol yürümekten vazgeçmeyenler; şu ana dek partimize yerel seçimler için gösterdiğiniz ilgiye de teşekkür ederiz.

Bu ilgi ve teveccühü de göz önünde bulundurarak yerel seçimler için aday adaylık sürecimizi 20 Aralık’a kadar uzattığımızı da belirtmek isteriz. Hadi kadınlar, hadi gençler; kayyımlara halk iradesini göstermek için il ve ilçe örgütlerimize gidelim!”

Paylaşın

Erdoğan’dan Kurmaylarına ‘Aday’ Uyarısı

Yerel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim çalışmaları hız kazan. Bu kapsamda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu ayın ikinci yarısında açıklamayı düşündükleri belediye başkan adayları konusunda kurmaylarını uyardığı öne sürüldü.

Erdoğan’ın yerel seçim aday tarifi yaptığı, “Partinin oyunu artırmayacaksa, faydadan çok zarar getirecekse, dedikodulara konu olacaksa, bunlarla işimiz olmaz.” dediği de belirtildi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başarısız belediye başkanlarıyla vedalaşırken, “yeni küskün yaratmadan” operasyon yapılmasını istedi. Erdoğan, aday tarifini de “yük olan değil, yük alan isimler olsun” diye çizdi.

Gazete Pencere’den Nuray Babacan’ın kulis haberine göre, AK Parti, MHP ile belirlenen ittifak sınırlarının ardından, kendi adaylarına ilişkin çalışmalara yönelmeye başladı. Bu ayın ikinci yarısında büyük illerin adaylarını açıklayacak partideki çalışmalar hızlandı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan kurmaylarıyla yaptığı toplantılarda, bundan sonraki çalışmalara ilişkin görüşlerini aktararak şunları söyledi:

“Mevcut belediye başkanlarından değişecek olanlarla temasa geçeceğiz. Onların gönüllerini alacağız. Siz de bu konuda duyarlı olun. Kırıp dökmeden süreci götürelim. Yeni küskünlüklere yol açmadan, bunun bir bayrak yarışı olduğunu anlatalım. Seçimlerde birlikte çalışmanın yollarını arayalım. Bize yük olan değil, yük alanlarla yol yürümeliyiz. Partinin oyunu artırmayacaksa, faydadan çok zarar getirecekse, dedikodulara konu olacaksa, bunlarla işimiz olmaz.”

CumhurbaşkanıErdoğan’ın bu yaklaşımı nedeniyle mevcut belediye başkanlarının büyük bölümünün değişmesine kesin gözüyle bakılıyor. Erdoğan’ın yaptığı toplantılarda ve kamuoyuna açık konuşmalarında değişimin mesajını vererek mevcut belediye başkanlarını sürece hazırladığı yorumları yapılıyor. Özellikle üç dönemlik olanlar ve yerelde hakkında çeşitli iddialar dolaşan başkanlarla vedalaşılması bekleniyor.

AK Parti’deki bu operasyonda, memnuniyet anketlerinin etkili olduğu belirtiliyor. Belli aralıklarla Türkiye genelinde belediye başkanların seçmendeki karşılıkları, performansları, örgütle ilişkileri, haklarındaki iddialar gibi incelemeler yapıldığı anlatılıyor.

Paylaşın

HEDEP’li Doğan’dan CHP’li Fırat’a Sert Tepki: Gizli Protokol Bizim İşimiz Değil

CHP’li Ali Haydar Fırat’ın “AKP ile HEDEP arasında pazarlıklar yapıldığını biliyoruz. İstanbul’da aday çıkartmaları için görüşmeleri var” sözlerine tepki gösteren HEDEP Sözcüsü Ayşegül Doğan, “Gizli protokol yapmak bizim işimiz değil” dedi.

Haber Merkezi / Eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 28 Mayıs seçimleri öncesi gizli bir protokol imzalamıştı. Özdağ’ın yakın zamanda sosyal medya hesabından gizli protokolü paylaşmıştı. Protokole göre, Zafer Partisi’ne 3 bakanlık ile belirlenen bakan yardımcılıkları veriliyor ve atamalar Özdağ ile yapılıyor.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Parti Meclisi (PM) üyesi Ali Haydar Fırat, Gazeteci Nevşim Mengü’nün YouTube’daki programında, “AKP ile HEDEP arasında pazarlıklar yapıldığını biliyoruz, İstanbul’da aday çıkartmaları için görüşmeleri var. Antalya ve Mersin’de de var. İktidar tarafından kayyım meselesinin de pazarlık konusu yapıldığının… İktidar bunu bir sopa olarak kullanıyor. Bu siyaset değil bu rezillik!” ifadelerini kullandı.

Ali Haydar Fırat’ın sözlerini sosyal medya hesabından paylaşan HEDEP SÖzcüsü Ayşegül Doğan şu ifadeleri kullandı:

“On yıllardır hukuk siyasetin sopası olamaz, olmamalıdır diyoruz. Ağır bedellerle, buna karşı özgürlük, eşitlik, adalet ve barış mücadelesi veriyoruz. Size tavsiyem, iddia dahi olamayacak bu spekülatif, algı yaratmaya dönük yorumlarınızı yapmadan önce, eski gazeteci, yeni siyasetçi olarak olası kaynaklarınıza dikkat etmenizdir. Aksi takdirde yalan haber yaymaktan en hafif deyimiyle mahcup olabilirsiniz! Yeri gelmişken hatırlatayım, “gizli protokol”yapmak bizim işimiz değil!”

Paylaşın

AK Parti Temsilcileri: Yerel Seçimler Sonrası Meclis Aritmetiği Değişir

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin seçim çalışmaları hız kazanırken, AK Parti’ye göre ise hem iktidar hem de muhalefet cephesinde yer alan küçük partilerin yerel seçimde varlık göstermesi çok mümkün değil.

Bu partilerin büyüme imkanı olmadığını ileri süren iktidar temsilcileri özellikle DEVA, Gelecek, Saadet Partilerinin bir daha Meclis’e gelemeyeceğine dikkat çekerek, “Yerel seçim sonrası büyük kısmı AK Parti’ye bir kısmı ise CHP’ye gider. Meclis aritmetiği değişir” iddiasında bulunuyor.

14 Mayıs seçimlerinde ortak listelerden Meclis’e giren partileri 31 Mart yerel seçim sınavı bekliyor. Saadet Partisi ve Gelecek Partisi Meclis’te ortak grup oluşturma süreciyle başlayan iş birliğini yerel seçimlere taşıyacak. İki parti birçok kentte iş birliğine gidecek.

DEVA Partisi de 81 ilde kendi adayını çıkaracağını duyurdu. AK Parti listelerinden Meclis’e giren Hüda-Par aday adaylarının başvurusunu almaya başladı. Cumhurbaşkanlığı seçiminde Erdoğan’a destek veren Yeniden Refah Partisi’nin ise AK Parti ile yeniden bir pazarlık süreci yürüttüğü biliniyor.

AK Parti’ye göre ise hem iktidar hem de muhalefet cephesinde yer alan küçük partilerin yerel seçimde varlık göstermesi çok mümkün değil.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Bu partilerin büyüme imkanı olmadığını ileri süren iktidar temsilcileri özellikle DEVA, Gelecek, Saadet Partilerinin bir daha Meclis’e gelemeyeceğine dikkat çekerek, “Yerel seçim sonrası büyük kısmı AK Parti’ye bir kısmı ise CHP’ye gider. Meclis aritmetiği değişir” iddiasında bulunuyor.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler: Gazze’de Yaşayanların Yarısı Açlık Çekiyor

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında ikinci ay geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Dünya Gıda Programı Direktör Yardımcısı Carl Skau Gazze’de yaşayanların yarısının açlık çektiğini söyledi.

Haber Merkezi / Carl Skau ihtiyaç duyulan malzemelerin sadece bir kısmının bölgeye ulaştığını kaydetti. Skau’ya göre Gazze’deki her 10 insandan dokuzu her gün yemek yiyemiyor.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, son 24 saatte 213 Filistinlinin daha öldürüldüğünü ve toplam can kaybının 17 bin 487’ye çıktığını açıkladı.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, İsrail saldırılarında yaralananların sayısının ise 48 bin 780’e çıktığını belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres de BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’de ateşkes talep etmekte başarısız olmasından üzüntü duyduğunu ve örgütün “felç olduğunu” söyledi.

Doha Forumu’nda konuşan Guterres, kurumun “otoritesinin ve güvenilirliğinin ciddi şekilde sarsıldığını”, ancak “pes etmeyeceğini” söyledi.

ABD, ateşkes tasarısını veto etti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) görüşülen Gazze’de insani ateşkes tasarısı, ABD tarafından veto edildi. 13 üye ülke, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından sunulan karar tasarısı lehinde oy kullanırken İngiltere çekimser kaldı.

Karar tasarısında Hamas’ın kınanmadığını, bazı Konsey üyelerinin bu konuda sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu belirten ABD, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Arap ülkelerinin öncülük ettiği acil bir ateşkes için artan talepleri bir kez daha reddettmiş oldu.

Antonio Guterres, görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM Şartı’nın 99. maddesini işletmiş ve 6 Aralık’ta BMGK’ya mektup göndermişti.

BM Genel Sekreteri Guterres, “Güvenlik Konseyi üyelerini insani felaketin önlenmesi için baskı yapmaya çağırıyorum ve insani ateşkesin ilan edilmesi talebimi tekrarlıyorum. Bu çok acil” dedi.

BMGK’da 7 Ekim’in ardından çok sayıda oturum düzenlenmiş ve birçok karar tasarısının veto edilmesinin ardından Gazze’de çatışmalara “acil ve uzatılmış ara verilmesi” talep edilen 2712 sayılı karar 15 Kasım’da kabul edilmişti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), “ABD’nin İsrail’in Gazze’de işlediği savaş suçlarına ortak olma riski taşıdığı” uyarısında bulundu.

HRW, Washington’ın İsrail’e silah ve diplomatik koruma sağlamaya devam ederek “savaş suçlarına ortak olma” riskini aldığını belirterek, Gazze’de ateşkes çağrısında bulunan BM Güvenlik Konseyi (BMGK) tasarısını veto eden ABD’yi kınadı.

“Gazze’de ateşkes çabalarını sürdüreceğiz”

Katar başbakanı ülkesinin İsrail ve Hamas’a ateşkes için baskı yapma çabalarını “azalan şansa rağmen” sürdüreceğini söyledi.

Geçtiğimiz günlerde Katar’ın arabuluculuğunda varılan anlaşma ile çatışmalara bir hafta ara verilmiş, anlaşma kapsamında Hamas onlarca rehineyi bırakırken İsrail de 300’e yakın Filistinli tutukluyu serbest bırakmıştı.

Bugün Doha Forumu’nda konuşan Şeyh Muhammed bin Abdülrahman es-Sani, rehinelerin İsrail’in askeri eylemlerinin bir sonucu olarak değil, müzakereler sayesinde serbest bırakıldığını söyledi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik bombardımanının sürmesine rağmen arabuluculuk çabalarının devam ettiğini ve bunun da başarılı bir sonuç için “olanakları daralttığını” belirten es-Sani “pes etmeyeceğiz” dedi.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Ekrem İmamoğlu’nun 6 Avantajı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça partilerin ve ittifakların seçim çalışmaları da hız kazandı. İktidardan muhalefete tüm siyasi partilerin gözü İstanbul’da.

2019 yerel seçimlerinde muhalefet partilerinin ittifakıyla kazanılan İstanbul’da bu kez İYİ Parti kendi adayını çıkaracak. HEDEP’in (Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi) eğilimi de aday çıkarma yönünde. Böyle bir tabloda “Ekrem İmamoğlu yeniden kazanabilir mi” diye soruluyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yakın çalışma ekibine göre bu mümkün. İstanbul’da bir şehir ittifakı yaratıldığını ve seçim sürecinde bunun geliştirilebileceğini söyleyen partililere göre İmamoğlu’nun bir dizi avantajı var. Bu avantajlar şöyle sıralanıyor:

1) Ekrem İmamoğlu mevcut belediye başkanı olarak yarışa bir adım önde başlıyor.

2) Anketler İYİ Partililerin yüzde 63’ünün CHP ile ittifaktan yana olduğunu gösteriyor. Ekrem Bey’e destek daha fazla. İYİ Parti adayı büyük etki yaratmaz.

3) İstanbul’daki Kürt seçmende Demirtaş etkisi kuvvetli. Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın adaylığı konuşuluyor. Demirtaş ile denk düşecek bir isim aday olmazsa İmamoğlu Kürt seçmenden aldığı oyu büyük ölçüde koruyabilir.

4) AK Parti’nin en geniş seçmen kitlesi yoksullar. İmamoğlu 5 yıllık görev süresince bu konuda iyi bir sınav verdi. Hem ihtiyaç sahiplerine yardım bütçesi artırıldı hem de partizan davranılmadı. İmamoğlu İstanbul’da yoksullardan, AK Parti seçmeninden önceki seçime göre çok daha fazla oy alacak.

5) Cumhurbaşkanlığı seçimi ülke genelinde 52-48 Erdoğan lehine bitti ama İstanbul’da Kılıçdaroğlu 4 puan öndeydi. 16 Nisan referandumundan yana devam eden bu tablo da İmamoğlu için bir avantaj.

6) AK Parti’nin konuşulan adayları Murat Kurum, Adil Karaismailoğlu ya da Tevfik Göksu gibi isimler ne partilerinde ne de seçmen nezdinde heyecan yaratıyor. Hiçbirinin CHP, HEDEP’ten oy alma potansiyeli yok. Ama iyi bir seçim süreci yönetilirse İmamoğlu AK Partililerin yanı sıra MHP seçmeninden de oy alabilir.

CHP’den İstanbul’a çıkarma

Öte yandan CHP geçtiğimiz hafta yerel seçim çalışmaları kapsamında 100 milletvekiline 68 ilde çalışma yaptırdı. 2-3’lü heyetler halinde yapılan çalışmada esnaf, vatandaş buluşmaları yapıldı, aday adayları dinlendi.

Milletvekillerinin hazırlayacakları raporlar MYK ve PM’nin aday belirleme sürecine yardımcı olacak. Kalan iller için de önümüzdeki günlerde yeni yeni heyetler görevlendirilecek. Her biri yüzbinlerce nüfus barındıran 39 ilçeli İstanbul içinse tam bir çıkarma yapılacak.

İstanbul’a aralarında Parti Meclisi üyelerinin de bulunduğu yaklaşık 40 kişiden oluşan bir milletvekili grubunun görevlendirilmesi bekleniyor. Aynı şekilde CHP’li çok sayıda belediye bulunan İzmir için de geniş bir grup görevlendirilecek.

Paylaşın