Erdoğan, CHP’yi Hedef Aldı: Ne Programları Ne Projeleri Var

Samsun’da halka seslenen Erdoğan, “Tek parti dönemi alışkanlığıyla ‘tıpış tıpış oy verecekler’ zihniyetine sahip CHP yine aynı devam ediyor. Kendi aralarında öyle bir çıkar kavgasına tutuşmuşlar ki dünyada ve ülkelerinde kıyamet kopsa umurlarında değil. Milletin geleceği için ne hayalleri, ne programları ne de projeleri var” dedi ve ekledi:

“Eski ve yeni genel başkanlarıyla, belediye başkan adaylarıyla, aday olamayanlarla tek gündem seçim sonrası CHP yönetimini ele geçirmek. Acaba hangimizin elinde kalacak? Bu uğurda birbirlerinin kuyusunu kazmaktan, yoldaşlık ettiklerini hançerlemekten vazgeçmiyorlar. Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?”

Erdoğan konuşmasının devamında, “Belediyeler, 1989 seçimlerinde böyle zihniyetin yönetimine geçmişti. 1994’e kadar CHP yönetiminin faturasını ödemek zorunda kaldı. İBB Başkanı seçildiğimizde karşılaştığımız manzarayı anlatmaya kelimeler yetmez. Çöp, çukur, çamur; İstanbul bu haldeydi. CHP zihniyetinin ideolojik istismarı sebebiyle bu partinin yönetiminde olan kimi şehirlerimizin içler acısı durumu ortadadır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Samsun Cumhuriyet Meydanı’nda halka seslendi. Erdoğan, konuşmasında özetle şu ifadeleri kullandı:

“Erzincan İliç’te yaşanan toprak kayması nedeniyle oradaki vatandaşlarımız ve işçilerimize geçmiş olsun diliyorum. 9 işçimizin toprak altında kaldığı tespit edildi. Bakanlık, kurum, ordu ve özel sektörümüzden binlerce kişi bölgedeki arama kurtarma ekiplerine destek veriyor. İşçilerimizin konteynır ve araç içinde olmaları kendilerine canlı ulaşma ümidimizi arttırıyor.

Hamdolsun Samsun her gelişimizde bizi samimiyetle karşıladı. Sandıkta da desteğini bizden esirgemedi. Türkiye Yüzyılı hedefimize verdiğiniz güçlü destek için her birinize şükranlarımı sunuyorum. İnşallah Samsun 31 Mart’ta  da büyükşehir ve ilçeleriyle Cumhur İttifakı adaylarının yanında yer alarak yeni bir destan yazacaktır.

Bizde millete tepeden bakmak, millete rağmen herhangi bir işe kalkışmak asla yoktur. Tek parti dönemi alışkanlığıyla ‘tıpış tıpış oy verecekler’ zihniyetine sahip CHP yine aynı devam ediyor. Kendi aralarında öyle bir çıkar kavgasına tutuşmuşlar ki dünyada ve ülkelerinde kıyamet kopsa umurlarında değil. Milletin geleceği için ne hayalleri, ne programları ne de projeleri var.

“Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?”

Eski ve yeni genel başkanlarıyla, belediye başkan adaylarıyla, aday olamayanlarla tek gündem seçim sonrası CHP yönetimini ele geçirmek. Acaba hangimizin elinde kalacak? Bu uğurda birbirlerinin kuyusunu kazmaktan, yoldaşlık ettiklerini hançerlemekten vazgeçmiyorlar. Böyle bir zihniyetin yatırım yapma gibi bir gayesi olabilir mi?

Belediyeler, 1989 seçimlerinde böyle zihniyetin yönetimine geçmişti. 1994’e kadar CHP yönetiminin faturasını ödemek zorunda kaldı. İBB Başkanı seçildiğimizde karşılaştığımız manzarayı anlatmaya kelimeler yetmez. Çöp, çukur, çamur; İstanbul bu haldeydi. CHP zihniyetinin ideolojik istismarı sebebiyle bu partinin yönetiminde olan kimi şehirlerimizin içler acısı durumu ortadadır.

Türkiye’yi 21 yılda nasıl asırlık yatırımlarla buluşturduysak, insanlarımızı hayallerine kavuşturmak da bize nasip olacaktır. Seçim gününe kadar çok çalışmalıyız.

Kendi heybeleri boş olanlar bizim başarılarımızı değersiz hale getirme gayretinde. Eser ve hizmette bizimle yarışacak kimse yok. İş yapmakta bizimle yarışamayanlar bizi kendi sefil gündemlerinin içine çekmeye çalışıyorlar. Türkiye bu kısır siyaset anlayışının acısını Cumhuriyetimizin ilk asrında çekti. Darbeyle, terörle milletimizi mutsuz etti. Biz yarım asra yaklaşan siyasi anlayışımızın son 30 yılını hizmetle geçirdik.”

Paylaşın

Türkiye, Avrupa Gökyüzü Kalkanı’na Katılıyor

Türkiye’nin Yunanistan ile birlikte Avrupa Gökyüzü Kalkanı Girişimi’ne (ESSI) katılacağı açıklandı. ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek.”

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre; Almanya Savunma Bakanı Pistorious Brüksel’de yapılan NATO savunma bakanları toplantısı öncesinde, “ESSI bugün iki yeni üyenin katılımıyla büyüyor. Yunanistan ve Türkiye’ye ESSI’ye hoş geldiniz diyeceğiz” açıklamasını yaptı.

Almanya’nın kurulmasına liderlik ettiği girişimin son iki yılda önemli başarılar kaydettiğini söyleyen Alman bakan, “Girişim hava savunma sistemlerinin ortak tedariki ve kullanımı ile ilgilidir” dedi ve ekledi: Odak, bu hava savunma sistemlerinin birbirleriyle uyumlu bir şekilde çalışmasıdır. Bu, sistemlerin eşgüdümlü kullanımını, aynı zamanda da eğitim ve tatbikatları da kolaylaştırıyor.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Almanya tarafından başlatılan girişim, Avrupa ülkelerinin birlikte savunma sistemleri satın almalarına ve ortak tatbikat yapmalarına olanak sağlamayı hedefliyor.

Türkiye’nin Avrupa Gökyüzü Kalkanı’na katılımı nasıl gündeme geldi?

Türkiye’nin 2019 yılında Rusya’dan S-400 hava savunma sistemlerini teslim almaya başlaması, ABD başta olmak üzere NATO müttefikleriyle ilişkilerinde gerginliğe yol açmıştı.

Dış politikada yaşanan sorunların da etkisiyle, Ankara’nın NATO müttefikleriyle savunma sanayi alanında işbirliği gerilemiş, hatta durma noktasına gelmişti. Ancak yaklaşık dört yıl sonra, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye tarafından onaylanmasıyla birlikte ilişkilerde görülen normalleşme, yeni adımlarla devam ediyor.

ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 satışına yeşil ışık yakarken, Kanada gibi ittifak üyesi ülkeler de savunma sanayii alanında uyguladıkları fiili ambargolarını kaldırmaya başladı. Türkiye’nin ESSI’ye katılımı da ilişkileri normalleştirme adımları çerçevesinde dikkat çekici bulunuyor.

Almanya’nın girişimi olan ESSI’ye Türkiye’nin katılımının, Berlin ile Ankara arasında savunma konularında da işbirliğine olumlu yansıması bekleniyor.

Türkiye’nin Eurofighter Typhoon savaş uçakları alma talebi konusunda, Alman hükümetinin de siyasi onayı gerekiyor. Eurofighter İngiltere, İtalya, İspanya ve Almanya tarafından geliştirilip üretilen bir savaş uçağı. Üçüncü taraflara satışı için dört ülkenin de onay vermesi gerekiyor.

Milli Savunma Bakanlığı kaynakları geçen hafta yaptıkları açıklamada, ABD’den F-16 satışına onay gelmesi sonrasında da, Eurofighter’lar konusunda taleplerinin devam ettiğini belirtmişti. Bakanlık kaynakları, “Konsorsiyum ülkelerinden Almanya’nın bu konudaki olumlu yaklaşımı beklenmektedir. Görüşme ve çalışmalara devam edilmektedir” bilgisini vermişlerdi.

Türk ve İngiliz savunma bakanları Kasım ayında Ankara’da yaptıkları görüşmeler sırasında güvenlik ve savunma alanında işbirliğini daha da güçlendirmek için bir niyet beyanı imzalamış ve Eurofighter savaş uçaklarının satışı konusunu da masaya yatırmışlardı.

Bu arada ABD yönetimi Türkiye’ye F-16 savaş uçaklarının satışlarına, Yunanistan’a satışı yapılacak F-35’lerle eş zamanlı olarak onay verirken, ESSI’ye de Türkiye ve Yunanistan’ın eş zamanlı olarak kabulü dikkat çekici olarak değerlendiriliyor.

Avrupa Gökyüzü Kalkanı ne hedefliyor, girişimde hangi ülkeler yer alıyor?

ESSI ile birlikte Avrupa’da, anti-balistik füze yetkinliğine sahip, ortak bir hava savunma sistemi inşa edilmesi hedefleniyor. Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısı, Avrupa’nın hava savunma yetkinliklerinin yetersiz kalabileceği endişesine yol açmıştı.

Bunun üzerine Almanya Başbakanı Olaf Scholz, 2022 yılının Ağustos ayında bu girişimi önermişti. Aynı yılın Ekim ayında 15 Avrupa ülkesi bir bildiri imzalayarak projeyi hayata geçirdi.

Almanya Savunma Bakanlığı’nın internet sayfasında aktarıldığına göre ESSI’nin amacı “NATO’nun ortak hava savunmasının Avrupa ayağını güçlendirmek”.

Girişime üye ülkelerin füze, roket veya uçak saldırılarına karşı kendilerini daha iyi silahlandırmak istediklerine dikkat çekiliyor. Ayrıca bu ülkelerin hava savunması için gerekli sistemleri ortaklaşa tedarik etmek, kullanmak ve bakımını yapmak istedikleri de aktarılıyor.

ESSI farklı menzilli füzelere karşı çok katmanlı savunma sistemleri kullanacak şekilde tasarlanmış ve orta menzilli (35 km) Alman IRIS-T SLM, uzun menzilli (100 km) ABD yapımı Patriot ve çok uzun menzilli (100+ km / atmosfer dışı) ABD-İsrail yapımı Arrow-3 gibi sistemleri içeriyor.

ESSI’ye üye ülkelerin sayısı şu anda 19. Türkiye ve Yunanistan’ın katılımı ile üye sayısı 21’e çıkacak. Ekim 2022’de Belçika, Bulgaristan, Çekya, Estonya, Finlandiya, Almanya, Macaristan, Letonya, Litvanya, Hollanda, Norveç, Slovakya, Slovenya, Romanya ve İngiltere bir bildiri imzalayarak girişimi kurdular.

Şubat 2023’te Danimarka ve İsveç, aynı yıl Temmuz ayında da Avusturya ve İsviçre girişime katıldı. Fransa ise Avrupa dışında geliştirilen sistemlere ağırlık verilmesi ve İtalya ile ortak geliştirdiği SAMP-T füze savunma sisteminin girişime dahil edilmemesi konusunda itirazlarını dile getirerek yer almadı.

Paylaşın

DP Lideri Gültekin Uysal’dan İmamoğlu Ve Yavaş’a Destek

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin Uysal, İstanbul ve Ankara’da aday çıkartmayacaklarını, mevcut başkanlar Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ı destekleyeceklerini söyledi.

Demokrat Parti (DP) Genel Başkanı Gültekin, NOW TV’de İlker Karagöz’ün Çalar Saat programına katıldı.

Programda, Ankara ve İstanbul’da aday çıkartmayacaklarını söyleyen DP Lideri Gültekin Uysal, kişisel sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarla da destek açıklamalarını yineledi.

Gültekin Uysal, “Mansur Başkanım; Moğol İstilasından buyana Ankara’nın uğradığı en büyük yağma hareketine son vererek 5 yıl önce Ankara’nın üzerindeki kara örtüyü kaldırmayı başardınız; daha nice güzel hizmetleri Başkentimizin Şehremini olarak yapacağınızdan eminiz!” ifadelerini kullandı.

Uysal, İstanbul için de, “Bu 5 yıla baktığımızda, Demokrat Parti olarak İstanbul halkı için en doğrusunun, bu kritik seçim sürecinde Sayın Ekrem İmamoğlu ile birlikte mücadele vermek olduğuna kanaat getirdik. Sayın başkanımızla yine birlikte ve aynı ahenkle çalışacağımıza inancımız tamdır. Hayırlısıyla ikinci döneminde birlikte çok daha büyük başarılara imza atmak temennisiyle Ekrem Başkanımızın sonuna kadar arkasındayız.” dedi.

Paylaşın

ABD’den Türkiye Merkezli Bir Şirkete İran Yaptırımı

ABD, Türkiye merkezli Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi’ne İran Merkez Bankası için Amerikan teknolojisi kaçakçılığı yaptığı gerekçesiyle yaptırım uyguladığını açıkladı.

Ticaret sicil kaydına göre, Ağustos 2019’da 50 bin TL sermayeyle kurulan şirket, bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor. Sicil kaydında şirketin adresi İstanbul Bahçelievler olarak görülüyor.

ABD Hazine Bakanlığının Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Brian Nelson, “Amerika Birleşik Devletleri, İran rejiminin hassas ABD teknolojisi ve kritik bilgilerini elde etmeye yönelik yasa dışı girişimlerini engellemek için elindeki tüm araçları kullanmaya devam edecektir” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), İran Merkez Bankası’nın İran’daki bir iştirakine, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli iki kuruluşa, Türkiye merkezli bir kuruluşa ve üç kişiye Amerikan teknolojisi kaçakçılığı yaptıkları gerekçesiyle yaptırım uygulandığını açıkladı.

ABD Hazine Bakanlığı’ndan gelen açıklamada söz konusu kuruluşların, İran Merkez Bankası’nın bir iştiraki olan İran merkezli Informatics Services Corporation (ISC), bir ISC paravan şirketi olan BAE merkezli Advance Banking Solution Trading, yine BAE merkezli Freedom Star General ticaret firması ve Türkiye merkezli Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret Anonim Şirketi oldukları kaydedildi.

ABD Hazine Bakanlığı, Ted Teknoloji Geliştirme Hizmetleri Sanayi Ticaret A.Ş. ise ISC’nin Türkiye’deki temsilcisi olarak hizmet verdiğini ve paravan şirketlerle iş birliği içerisinde ABD mallarını ve teknolojisini satın aldığını bildirdi. Açıklamada, yaptırım listesine alınan ve hem Fransa hem de İran vatandaşlığı bulunan ISC çalışanı Pouria Mirdamadi’nin Ted’in faaliyetlerine dâhil olduğu belirtildi.

İstanbul Ticaret Odası’ndaki sicil kaydına göre de şirketin tek yönetim kurulu üyesi olarak bu kişinin adı görülüyor. Ticaret sicil kaydına göre, Ağustos 2019’da 50 bin TL sermayeyle kurulan şirket, bilgi teknolojileri alanında faaliyet gösteriyor. Sicil kaydında şirketin adresi İstanbul Bahçelievler olarak görülüyor.

ABD Hazine Bakanlığı’nın Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Müsteşarı Brian Nelson, yaptığı açıklamada “İran Merkez Bankası, Ortadoğu’yu daha da istikrarsızlaştırmayı amaçlayan iki kilit aktör olan İslam Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü ve Hizbullah’a mali destek sağlanmasında kritik bir rol oynamıştır” dedi.

Brian Nelson, “ABD, İran rejiminin hassas Amerikan teknolojisini ve kritik girdileri elde etmeye yönelik yasadışı girişimlerini engellemek için mevcut tüm araçları kullanmaya devam edecektir” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İYİ Parti’de Sular Durulmuyor: Adana İl Başkanı İstifa Etti

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de sular durulmuyor. İYİ Parti Adana İl Başkanı Azime Kocacık, partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Azime Kocacık, konuya ilişkin sosyal medya hesabında yaptığı açıklamada ise şu ifadelere yer verdi:

“Kıymetli Adanalı Hemşehrilerim, Adanamızın ve Türkiye Cumhuriyeti’nin menfaatlerini düşünerek yürüttüğüm Adana İl Başkanlığı görevimden lüzum görmem sebebi ile ayrılmış bulunmaktayım.

Başkanlık görevim süresince görev sadakatimi hakkaniyetle yerine getirmenin huzurunu taşıdığımı bilmenizi isterim. Bu süreçte desteklerini benden esirgemeyen Genel Başkanımız Sn.Meral Akşener’e ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum.”

İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 38’e düştü

Öte yandan 14 Mayıs Genel Seçimlerinde İYİ Parti’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren 44 milletvekilinden 1’i ihraç edilirken 5’i istifa etti. Buna göre, İYİ Parti’nin Meclis’te bulunan milletvekili sayısı 38’e düştü.

İYİ Parti’de ilk milletvekili istifası Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu’nun istifa ile başladı. Hatipoğlu, 2 Kasım 2023’te partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Hatipoğlu, AK Parti’de Eskişehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi.

İYİ Parti’de ikinci istifa Ankara Milletvekili Adnan Beker’den geldi. Beker, 16 Kasım’da partisinden istifa ettiğini duyurdu. Parti’de üçüncü istifa İYİ Parti 28. Dönem İstanbul Milletvekili ve Kurucular Kurulu Üyesi Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’ndan geldi. Yanıkömeroğlu, partisinin kuruluş amaç ve ilkelerinden bir süredir uzaklaştığını belirterek istifa ettiğini 6 Aralık’ta duyurdu.

15 Aralık’ta ise İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Son milletvekili istifası ise İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’dan geldi. Arslan, 21 Aralık’ta partisinden istifa ettiğini duyurdu. 5 Aralık 2023’te ise İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır partisinden ihraç edildi. Böylelikle İYİ Parti’nin Meclis’teki vekil sayısı 38’e indi.

Son dönemde İYİ Parti’de istifa eden ve görevden alınan diğer önemli isimler ise şöyle:

“İYİ Parti Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım (Görevden alındı),
İYİ Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Fatma Çolak,
İYİ Parti İstanbul İl Başkan Yardımcısı Hakkı Alkan,
İYİ Parti Adıyaman Kurucular Kurulu üyesi olan Mithat Solgun,
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok (Görevden alındı),
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner,
İYİ Parti Niğde İl Başkanı İbrahim Uzun,

İYİ Parti İstanbul İl Teşkilatı Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kıdık,
İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Aylin Anıl Arslan,
İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem,
27’nci dönem İYİ Parti Milletvekili Durmuş Yılmaz
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 6 Meclis üyesi,
2023 Genel seçimlerde İYİ Parti’den Hatay 2. sıra milletvekili adayı olan eski futbolcu Gökhan Zan.

Ayrıca, partide il yönetimlerdeki istifalar ise hala devam ediyor.

Paylaşın

Ankara Seçimi: Cumhur İttifakı’nın Mansur Yavaş Çaresizliği

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, Mansur Yavaş’ın Altındağ’da seçim bürosu açılışındaki katılım ve Yavaş’ın “belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak kadar oy verin, hizmetlerimiz engellenmesin” sözlerinin karşılık bulması Cumhur İttifakı’nı iyice telaşlandırmış gibi.

Tam bu noktada yeni taktiklerin devreye sokulması için AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı’nda siyasetin üst katlarının hareketlendiği bilgileri kulislere düşmeye başladı. Bu taktiklerden birisi var ki genel seçimlerde devreye sokulmuş ve sonuç da alınmış…

Cumhuriyet’ten Sertaç Eş’in haberine göre; Ankara kulisleri hareketli. Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, anketlerde gücünü koruyor ve yükseliyor. Bunu CHP lideri Özel de hissediyor ve Etimesgut’taki konuşmasında “en yüksek oy” vurgusu yapıyor. Belli ki “Az laf çok iş” sloganı da çok yalın, net ve Yavaş’ı tam olarak anlatıyor.

Polatlı’da, Beypazarı’nda, Keçiören’de, Altındağ’da, Gölbaşı’nda Yavaş’ın önerileriyle kapsayıcı isimler CHP’den aday oldu. Mamak’tan da zaten AKP’lilerin pek umudu yok gibi…

Bu ortamda, Yavaş’ın Altındağ’da seçim bürosu açılışındaki katılım, “belediye meclisinde çoğunluğu sağlayacak kadar oy verin, hizmetlerimiz engellenmesin” sözlerinin karşılık bulması Cumhur İttifakı’nı iyice telaşlandırmış gibi. Tam bu noktada yeni taktiklerin devreye sokulması için Cumhur İttifakı’nda siyasetin üst katlarının hareketlendiği bilgileri kulislere düşmeye başladı. Bu taktiklerden birisi var ki genel seçimlerde devreye sokulmuş ve sonuç da alınmış…

Değerlendirme şu: “Mansur Yavaş’ın Cumhur İttifak unsurlarıyla zayıflatılamayacağı artık net. O zaman farklı bir aktör devreye alınmalı.”

Umut o ki, kendisini, “Atatürkçü, milliyetçi, ülkücü” olarak sunmaya çalışan partinin Ankara adayı devreye sokulursa Yavaş biraz zayıflatılabilir. Bu küçük partinin, kitle partilerinin dengeli davranmak zorunda olduğu “yabancılar” konusundaki bilinen karşıt tavrı da dikkate alındığında yapılacak kurgunun işe yaraması umuluyor.

Yavaş’a yönelen kitlenin Cumhur İttifakı’nın adayına oy vermesini sağlayacak dönüşümden umut kesilmiş durumda. O zaman Yavaş’a giden oyların bir kısmının küçük parti adayına, yani boşa yönelmesini sağlamak lazım. Oylar boşa gidecek bile olsa Yavaş’ın bu yöntemle zayıflatılabileceği, oyunun düşürülebileceği düşünülüyor. Hesap tutarsa “oyları azalıyor” söylemi geliştirilecek ve toplum üzerinde bir psikolojik etki için kullanılabilecek.

Ankara kulislerine, bu taktiğin görüşüldüğü üst düzey toplantıların yapıldığı bilgisi de yansıdı. İktidar partisinden üst düzey bir siyasetçi, özellikle Ülkücü taban üzerinde etkili olabilecek soyadı taşıyan bir siyasetçi ve küçük partinin yöneticileri bir araya gelmiş. Görüşler alınmış, değerlendirmeler yapılmış… Küçük parti adayının Yavaş’ın seçmeninden bir parça koparması amacıyla verilecek destekler tartışılmış. Özellikle de Yavaş’ın kitlesine hitap eden tüm televizyon kanallarının dahi devreye sokulabileceği dile getirilmiş.

Amaç net: Yavaş’ın kitlesi biraz küçülsün ki, Cumhur İttifakı’nın adayının varlığı biraz anlam kazansın. Seçime kadar kim bilir daha neler göreceğiz, neler…

Paylaşın

CHP’de İstifalar Devam Ediyor: Parti Yönetimine Sert Eleştiriler

Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa ettiğini duyuran eski Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, “Değişim adına yeşeren umutlarımız ne yazık ki boşa çıkmıştır” dedi ve ekledi:

“Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi, partimizi özüne döndürerek sosyal demokrasi çizgisine oturtacakları, aday belirlenirken ön seçim ve halk anketi yapacakları yönünde Türkiye kamuoyuna verdikleri sözleri tutmamışlardır. Partimizin karar mekanizmalarını istila edenler, yurttaşlarımızın gönlünü kıran, seçmene saygı duymayan yanlış kararlar vermişler, CHP’deki çürümüşlük ayyuka çıkmıştır.”

Bölgede ‘efsane başkan’ olarak anılan Eski Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven, Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) istifa etti. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Özgüven istifasına ilişkin basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Cumhuriyet Halk Partisi’nde değişim adına yeşeren umutlarımız ne yazık ki boşa çıkmıştır. Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimi, partimizi özüne döndürerek sosyal demokrasi çizgisine oturtacakları, aday belirlenirken ön seçim ve halk anketi yapacakları yönünde Türkiye kamuoyuna verdikleri sözleri tutmamışlardır. Partimizin karar mekanizmalarını istila edenler, yurttaşlarımızın gönlünü kıran, seçmene saygı duymayan yanlış kararlar vermişler, CHP’deki çürümüşlük ayyuka çıkmıştır.

Gelinen noktada, başta Özgür Özel olmak üzere, genel merkez yönetiminin yarattığı derin hayal kırıklığı içindeyim. 81 yaşımdayım. Aktif siyasi yaşamımı noktalayalı 11 yıl oldu. Hiçbir kişisel beklentim yok. Şan, şöhret, methiye, ödül, rant hırslarım hiç olmadı. Umudum, partimizde reform hareketinin gerçekleşmesiydi. Umudum, geçmişte Dikili’de hayata geçirdiğimiz ve benden sonra sonlandırılan sosyal belediyecilik uygulamalarının yeniden canlandırılmasıydı. Umudum, tıpkı 1989 yılında başardığımız gibi yerel seçim zaferinin ardından partimizin iktidara gelmesiydi”

CHP Lideri Özgür Özel, Osman Özgüven hakkında ne demişti?

Osman Özgüven’in istifasının ardından gözler bir yandan da CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e çevrildi. Özel, çocukluk ve gençlik yıllarında yaz mevsimlerini Dikili’de geçirdiğini belirterek, “Özgür Özel’de gördüğünüz ne varsa, ilk tohumlar, ilk filizlenmeler Dikili’de olmuştur” demişti. Özel, Osman Özgüven Belgeseli için verdiği röportajda, “Benim adımın onunla aynı cümlede geçmesi bile hak ettiğimden fazlası olur. Biz ancak Osman Özgüven’i rol model kabul eden, ona benzemeye çalışan solcular olabiliriz” ifadelerini kullanmıştı.

16 Aralık’ta Manisa’da gerçekleştirilen CHP Gençlik Kolları Buluşmasında ise Özel, “Yeni dönemde sıradan belediye başkan adayları açıklamıyoruz, suyu bedava veren Osman Özgüvenleri açıklıyoruz” diye konuşmuştu.

Osman Özgüven “hatadan dönün” çağrısı yapmıştı

28 Ocak’ta gerçekleştirilen CHP Merkez Yönetim Kurulu ve Parti Meclisi toplantılarında, mevcut Dikili Belediye Başkanı Adil Kırgöz tek isim olarak yer almış ve tekrar aday gösterilmişti. Tepki gösteren Özgüven, CHP Genel Merkezi’ne Dikili kararının gözden geçirilerek hatadan dönülmesi çağrısı yapmış ancak daha sonraki MYK ve PM toplantılarında bu konu yeniden gündeme alınmamıştı.

Osman Özgüven kimdir?

1943 yılında İzmir’in Dikili İlçesinde dünyaya gelen Osman Özgüven, Ege Üniversitesi’nden inşaat mühendisi olarak mezun oldu. 1984 yılında SODEP’ten Dikili Belediye Başkanı seçilince inşaat malzemeleri sattığı dükkanını kapattı ve etik değerler gereğince ticari faaliyetlerini tamamen sonlandırdı. Dört çocuğu, dört torunu olan Özgüven’in mal varlığı bulunmuyor. Tek gelir kaynağı ise emekli maaşı.

Siyasi yaşamını SODEP, SHP, CHP ekseninde sürdürmüş olan Osman Özgüven, hem Cumhuriyet Halk Partisi’nin hem de Türkiye ve dünyadaki sol kitlelerin saygı duyduğu önemli bir siyaset adamı olarak tanınıyor. Emek, demokrasi, barış mücadelesinin simge isimlerinden Özgüven, 12 Eylül Darbe yönetiminin baskıcı rejimine karşı ilk örgütlü mücadele zeminini Dikili’de oluşturarak adını duyurdu ve tarihe geçen festivaller düzenledi.

1984 – 1994 ve 2004 – 2013 yılları arasında Dikili’deki dört dönem belediye başkanlığı görevinde yerel devrim yaparak tarihe geçti. Sosyal belediyeciliğin ülkedeki en etkili uygulayıcısı oldu. Türkiye ekoloji hareketinin öncüleri arasında yer aldı. İnsan hakları savunucusu olan Özgüven’in en önemli somut başarılarından biri de Türkiye ve Yunanistan halkları arasında on yıllarca ilişkilerin kopuk kalmasından sonra, “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesiyle Ege’deki dostluk kapısını açan önder olmasıydı.

Paylaşın

Erdoğan İle Sisi Görüştü: İlişkilerde Yeni Dönem Mesajları

Recep Tayyip Erdoğan ve Abdulfettah es-Sisi, düzenlenen ortak basın açıklamasında sıcak mesajlar verdiler. Sisi’ye “değerli kardeşim” diye seslenen ve Ankara’ya davet eden Erdoğan, “İki ülke arasındaki köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkartma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz” dedi.

İki ülke ticaret hacmini kısa süre içerisinde 15 milyar dolara çıkarma konusunda mutabık kaldıklarını açıklayan Erdoğan, “Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır ile güç birliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum” diye konuştu.

Sisi ise iki ülke ilişkilerinde yeni bir döneme adım atıldığını söyleyerek, “Yakın zaman içerisinde 15 milyar dolarlık ticaret hedefini gerçekleştirmeyi amaçlıyoruz. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önümüzdeki nisan ayında Türkiye’yi ziyaret etme davetine cevap vermeyi sabırsızlıkla bekliyorum. İki ülke arasında yeni bir sayfa açıyoruz” dedi.

Ankara ile Kahire’nin diplomatik ilişki seviyesini yükseltmesi ve karşılıklı büyükelçi atamasının ardından Sisi’nin 27 Temmuz 2023’te Türkiye’ye geleceği yazılmıştı. Ancak Sisi’nin birkaç hafta boyunca ulusal ve yabancı basında yer verilen bu ziyareti o dönem gerçekleşmemişti.

Mısır’ın başkenti Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda resmî törenle karşılanan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile bir araya geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi’nin tören alanındaki yerlerini almasının ardından top atışı gerçekleştirildi ve iki ülkenin millî marşları çalındı.

Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan tören kıtasını denetledikten sonra tokalaşarak basın mensuplarına poz verdi. Ülkelerin heyetlerinin takdiminin ardından Mısır Cumhurbaşkanı es-Sisi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ikili görüşmeye geçti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Mısır Cumhurbaşkanı Sisi, ortak basın toplantısı öncesinde Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi Toplantıları’nın Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin ortak bildiriyi imzaladı. İki lider ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

Sayın Cumhurbaşkanının nazik davetine icabetle uzun bir sürenin ardından 12 yıl sonra yeniden Kahire’de olmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Şahsıma ve heyetime gösterilen hüsnü kabulden ötürü sayın Sisi başta olmak üzere tüm Mısırlı kardeşlerime şahsım ve heyetim adına teşekkür ediyorum.

Dünkü kazadan dolayı Erzincanlı kardeşlerime buradan geçmiş olsun dileklerimi iletmek istiyorum. Özel bir maden ocağında dün yaşanan toprak kaymasında maalesef 9 işçimiz toprak altında kaldı. Bu 9 kardeşimizi arama kurtarma çalışmaları çok yoğun şekilde devam ediyor.

Çalışmaları koordine etmek üzere İçişleri Bakanımız ile Enerji Bakanımızı Erzincan’a gönderdik. Düzenli olarak kendilerinden bilgi alıyoruz. Bölgede 827 uzman personel bulunuyor. Ayrıca 626 araç, 32 iş makinası, 97 aydınlatma kulesi, 6 drone, 44 jeneratör kaza sahasındaki çalışmalara destek veriyor. İşçilerimize ulaşıncaya kadar çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Mısır’la bin yılı aşan içiçe geçmiş ortak bir tarih ve kültüre sahibiz. Bu köklü mirastan aldığımız güçle Türkiye-Mısır ilişkilerini hak ettiği seviyeye çıkarma gayretindeyiz. Aynı güçlü iradenin Mısır tarafında da olduğunu görüyoruz. Değerli kardeşimizi konsey toplantımızı gerçekleştirmek üzere ilk fırsatta Ankara’ya beklediğimi söyledim.

İlave adımlar hakkında fikir alışverişinde bulunduk. Savunma sanayi çok ciddi potansiyele sahip olduğumuz diğer alan. Mısır savunma sektörüne önemli yatırımlar yapıyor. Mısır’la güçbirliğine giderek ortak projeler geliştireceğimize inanıyorum. Nükleer ve yenilenebilir alanındaki işbirliğini geliştirmeyi değerlendiriyoruz.

Turizm ve kültür alanında mevcut bağları daha da kuvvetlendirmek adına gayret sarfedeceğiz. Kahire’deki Yunus Emre Enstitüsü Türkçe’ye en fazla ilgi gösterilen şube konumundadır. 20 bin Mısırlının Türkçe öğrenmek üzere kurslara kayıt yaptırması memnuniyet vericidir.

İşgal edilmiş Filistin topraklarında yaşanan insanlık dramı gündemimizin ilk sırasında yer aldı. Çocuk ve kadın 28 binden fazla Filistinli kardeşimiz şehit edildi, 70 bine yakın masum yaralandı. Savaşta dahi dokunulmaması gereken cami, kilise, hastane, okul BM binaları bombalandı. Netanyahu yönetimi işgal, yıkım ve katliam politikasını tüm tepkilere rağmen pervasızca sürdürüyor.

Ateşkesin bir an evvel tesisi, insani yardımların engelsiz bir şekilde Gazze’ye sevki önceliğimizdir. Ülkemizden uçak ve gemilerle 34 bin tonun üzerinde yardım malzemesini sevk ettik. Yardımların ulaştırılmasında Mısır makamlarının desteğini özellikle ifade etmek istiyorum. Mısır Kızılay, Sağlık ve Nüfus Bakanlığı ve kurumlara teşekkür ediyorum.

İnsani yardımlarımızın yanısıra refakatçıları dahil 700’den fazla Filistinli kardeşimizi ülkemize getirdik. Gazze içinde bir sahra hastanemizin tesisi için uzmanlarımız çalışıyor. Hastanenin en kısa zamanda faaliyete geçmesi noktasında Mısırlı kardeşlerimizin desteğine güveniyoruz. Gazze halkının topraklarından sürgün ettirilmesi girişimleri bizler için yok hükmündedir. Gazze’nin insansızlaştırılması kabul edilemez.

Mısır’ın bu konudaki dirayetli ve kararlı tutumunu takdirle karşılıyor ve destekliyoruz. Netanyahu yönetimi katliamlarını Gazzeli sivillerin sığındığı son nokta olan Refah’a taşımaktan uzak durmalıdır. İslam dünyası, BM Güvenlik Konseyi başta olmak üzere uluslararası toplum sonu soykırıma varacak bu çılgınlığa izin vermemelidir. Mısırlı kardeşlerimizle işbirliği ve dayanışma halinde olmaya devam edeceğiz. Gazze’nin yeniden toparlanması ve imarı için Mısır’la birlikte çalışmaya hazırız.

Sisi: İlişkileri geliştireceğiz

Mısır Cumhurbaşkanı Sisi’nin konuşmasından öne çıkanlar; Strateji ortaklığı kesinlikle iki ülkenin çok iki merkezli ağırlıklı, barış anlamında, istikrarı ve aynı zamanda refah ve gelişme açısından görüyoruz.

İki ülkenin ciddi anlamda terör ve diğer ekonomik sıkıntıları şu andaki genel bir durum. Burada şu andaki Mısır’la Türkiye arasındaki ilişkilerden ciddi anlamda gurur duyuyoruz. İnsani yardımlar, Gazze’deki yardımları ciddi anlamda önemsiyoruz.

Yardımlar ihtiyaçları karşılamıyor. Sayın Erdoğan’la konuştuğumuzda özellikle ateşkesin yapılması, Batı Şeria’da sukunete ulaşılmasını ve bir an önce Filistin’in ilanını istiyoruz. 1967 anlaşma ve sınırlarına göre başkentin Kudüs olarak ilan edilmesi lazım.

İki ülkenin Libya konusundaki anlaşmasını beyan ettik. Meclis ve askeri açıdan Libya’daki bütünlüğü ve gelişmesiyle alakalı konular. Libya konusunda Türkiye ile işbirliği yapıyoruz. Bölgedeki bütün ilişkileri Türkiye ile beraber bir an önce daha iyi bir seviyeye getireceğiz.

Aynı zamanda yeni gelişmeler ve refah istiyoruz. Son olarak ileride Türkiye ziyareti yapacağım Sayın Erdoğan’ın talebi üzerine. İlişkileri geliştireceğiz.

Mısır ziyareti neden tarihi olarak tanımlanıyor?

Erdoğan’ın yaklaşık 10 yıl boyunca çok ağır ifadelerle eleştirdiği, “diktatör” ve “katil” gibi ifadelerle kamuoyu önünde suçladığı Sisi’nin daveti üzerine Mısır’a gidiyor olması sadece Türkiye-Mısır bağları açısından değil bölgesel açıdan da tarihi bir gelişme olarak görülüyor.

Bu ziyaretin bölgenin iki büyük ve önemli ülkesi arasında yaşanan soğukluğun kesin ve resmi olarak sona ermesi ve yeni bir dönemin başlaması açısından önem ve anlam taşıdığı her iki başkentte de yapılan değerlendirmeler arasında.

Ziyaretin başta İsrail, Kıbrıs Cumhuriyeti, Yunanistan, Libya, Sudan ve diğer Arap dünyasından da yakından izleneceği öngörülüyor.

İki lider arasındaki soğukluk, dönemin Savunma Bakanı Sisi’nin Temmuz 2013’te Mısır Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’ye karşı askeri darbe düzenlemesi ile başladı.

Türkiye, Müslüman Kardeşler hareketine mensup Mursi’nin 2012’de yapılan seçimlerden zaferle çıkmasından büyük memnuniyet duymuş, ideolojik yakınlık içinde olduğu Mursi yönetimiyle ilişkileri güçlendirmek için önemli adımlar atmıştı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel: Türkiye’yi Kucaklamak İçin Yola Çıkıyoruz…

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere sayılı günler kala, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, sosyal medya hesabından bir tanıtım videosu paylaştı.

CHP Lideri Özgür Özel, “Türkiye’yi kucaklamak için yola çıkıyoruz…” notuyla yayınladığı kısa videoda bir kahvehanedeki televizyonda görülüyor. TV’de Özel’in “Biz Türkiye ittifakıyız, biz Türkiye’yi kucaklıyoruz” sözleri duyuluyor.

Video Özgür Özel’in “Sizden bunun için destek istiyoruz” sözleriyle biterken ekranda “Yakında” yazısı beliriyor.

Paylaşın

İYİ Parti’de Aday Krizi: Ankara İl Başkanı Görevden Alındı

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım, aday tanıtım toplantısında yaşanan kriz sonrası görevden alındı.

Konuya ilişkin değerlendirme yapan parti kaynakları, uzun süredir Ankara İl Başkanı Yener Yıldırım ve Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak arasında sorun yaşandığını, yaşanan gerilimin de bunun sonucu olduğunu kaydetti.

İYİ Parti Ankara İl Yöneticilerinden Akif Sarper Önder, İYİ Parti’nin yeni Ankara İl Başkanı olarak atandı.

İYİ Parti Genel Merkezi’ndeki tanıtım toplantısında Etimesgut ilçe örgütü, belirlenen adayın kendi adayları olmadığını belirterek İYİ Parti Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak’ı ve Parti Sözcüsü Kürşat Zorlu’yu protesto etti.

Etimegut ilçe örgütü yöneticileri AK Parti eski ilçe başkanının Etimesgut’ta aday olarak gösterilmesinin kabul edilemeyeceğini ifade etti. Akşener kürsüdeyken gerçekleşen protestoda “Akburak istifa”, “Zorlu istifa”, “Teşkilat istemiyor” sloganları atıldı. İlçe örgütünün tepkilerinin dindirilmeye çalışılması üzerine protesto arbedeye dönüştü.

Teşkilatın protestolarının ardından konuşan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Burada bağıran arkadaşlarımızın ahlaklarını sizin vicdanınıza bırakıyorum. An itibarıyla hepsi bitmiştir” dedi.

Medyascope’un haberine göre gerilim yaşanan bir diğer ilçe de Çubuk oldu. Habere göre Yıldırım, aday tanıtım toplantısında Akşener’e Çubuk Belediye Başkan adayı olarak, ilçe başkanı Halil İbrahim Özdemir’i tanıttı.

Ardından Yerel Yönetimler Başkanı Burak Akburak müdahale ederek belirlenen adayın Korhan Merki olduğunu söyledi. Bunun üzerine tansiyon yükseldi ve bir arbede daha yaşandı.

Paylaşın