Ayşe Kulin Kimdir? Hayatı, Eserleri

7 Eylül 1941 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Ayşe Kulin’in babası inşaat mühendisi ve bürokrat Muhittin Bey (Kulin); annesi, Osmanlı nazırlarından Ahmet Reşit Paşa’nın (Yediç) kızı Hatice Sitare Hanım’dır. Ayşe Kulin, anne ve babasının tek çocuğudur.

Arnavutköy Amerikan Kız Koleji Edebiyat bölümünü bitiren Ayşe Kulin, çeşitli gazete ve dergilerde editör ve muhabir olarak çalışmıştır. Kulin, uzun yıllar televizyon, reklam ve sinema filmlerinde sahne yapımcısı, sanat yönetmeni ve senarist olarak görev yapmıştır.

Hayatına pek çok roman ve hikaye sığdıran Ayşe Kulin hala roman ve hikaye yazmaya devam etmektedir.

Ayşe Kulin birçok biyografik eser ve roman kaleme almıştır. Eserleriyle en çok okunan yazarlar arasına girmeyi başarmıştır. Birçok ödülün sahibi olmuştur.

Kitaplarından büyük bir çoğunluğu senaryolaştırılmış ve beyaz perdeye aktarılmıştır. Ayrıca bazı eserleri de uyarlanarak televizyonda dizi olarak yayınlanmıştır. Üslubu oldukça akıcıdır. Yalın bir anlatımı vardır. Türkçeyi güzel kullandığı için çeşitli çevrelerden övgüler almıştır.

1984 yılında ilk öykü kitabı olan Güneşe Dön Yüzünü yayımlanmıştır. Bu öykü kitabının içinde yer alan Gülizar hikayesi senaryolaştırılmış ve Kırık Bebek adıyla film yapılmıştır. Kırık Bebek filmi Kültür Bakanlığı Ödülüne layık görülmüştür.

1996 yılında Bir Tatlı Huzur adındaki kitabı yayımlanmıştır. Bu eserinde yazar Münir Nureddin Selçuk’un yaşam hikayesi anlatılmıştır. Biyografik tarzda yazılan bir eserdir.

1997 yılında Adı Aylin romanını yayımlamıştır. Bu romanda Aylin Devrimel’in yaşam öyküsü anlatılmıştır. Bu romanı da biyografik roman türünde yazılmıştır.

1998 yılında Geniş Zamanlar kitabını çıkarmıştır. Geniş Zamanlar kitabı senaryolaştırılmış ve 2007 yılında televizyonda dizi olarak yayımlanmıştır.

2001 yılında Köprü adlı romanı yayımlanmıştır. Bu romanında Erzincan valisinin hayat hikayesi anlatılmıştır. Romanda doğu illerinde yaşanan dramın kökenlerine inilmiştir. Cumhuriyet tarihi içerisindeki nedenleriyle birlikte ele alınmıştır. Bu romanı 2006 yılında senaryolaştırılıp dizi olarak aynı adla yayınlanmıştır.

2002 yılında Nefes Nefese adlı romanını çıkarmıştır. Bu romanında yazar İkinci Dünya Savaşında Hitlerin pençesine düşen Musevileri kurtaran Türk diplomatlarından ve Fransız Direniş Hareketinde görev almış bir Türk gencinden esinlenerek yazmıştır. Bu romanı bir aşk öyküsü ile de zenginleştirmiştir.

Ayşe Kulin’in eserleri

Öykü: Güneşe Dön Yüzünü (1984), Geniş Zamanlar (1998), Foto Sabah Resimleri (1998), Bir Varmış Bir Yokmuş (2007).

Roman: Adı: Aylin (biyografik roman 1997), Sevdalinka (1999), Füreya, (biyografik roman 2000), Köprü (2001), Nefes Nefese(2002), Gece Sesleri (2004), Bir Gün (2005), Veda (2008), Umut (2008), Türkan (biyografik roman 2009), Hayat – Dürbünümde Kırk Sene (1941-1964) (biyografik roman 2011), Hüzün – Dürbünümden Kırk Sene (1964-1983) (biyog. roman 2011), Gizli Anların Yolcusu (2011), Bora’nın Kitabı (2012), Dönüş (2013), Hayal (biyografik roman 2014), Handan (2014), Tutsak Güneş (2015), Kanadı Kırık Kuşlar (2016), Kördüğüm (2017), Son (2018), Her Yerde Kan Var (2019).

Diğer: Bir Tatlı Huzur, (biyografi 1996), İçimde Kızıl Bir Gül Gibi (deneme 2002), Babama (otobiyografi 2002), Kardelenler (araştırma 2004), Sit Nene’nin Masalları (çocuk kitabı 2008), Taş Duvar Açık Pencere (derleme 2009) Saklı Şiirler (şiir 2012).

Paylaşın

Ayşe Kilimci Kimdir? Hayatı, Eserleri

10 Şubat 1954 yılında İzmir’in Konak İlçesi’nde dünyaya gelen Ayşe Kilimci, Ankara Sosyal Hizmetler Akademisini bitirdikten sonra 1978’de İçel Çocuk Yuvasına uzman olarak atanır ve memuriyet yolculuğu burada başlar.

Yazarın memuriyet yolculuğu 17 Ağustos 1999’da İstanbul Sosyal Hizmetler Çocuk Esirgeme Kurumu İl Müdürlüğünde İl Müdür Yardımcılığı görevindeyken emekliye ayrılmasıyla sona erer.

Ayşe Kilimci’nin 17 yaşında başladığı öykü çalışmaları aynı yıl Varlık dergisinde yer almıştır. Varlığın yanı sıra çeşitli dergilerde de öyküleri yayınlanmıştır.

Yurt içi ve yurt dışında birçok antoloji, sanat dergisi ve gazetede öyküleri, günlük gazeteler ve sanat dergilerinde yazıları yayımlanan Ayşe Kilimci, Almanya ve İngiltere’deki antolojilerde de yer almıştır.

Hikâyeleri 1972’den itibaren Varlık, Dönemeç, Oluşum, Türk Dili, Yansıma dergilerinde yayımlandı. 1982 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülü Öykü mansiyonunu Sevdadır Her İşin Başı ile, 1990 Abdi İpekçi Dostluk ve Barış Ödülünü Kanadı Gümüşlü Kuş öyküsü ile,

1995 Yunus Nadi Öykü Ödülünü Yeni Moda Aşklar Destanı ile, 1989 Yunus Nadi Ödülünü de Anadilinde Çocuk Olmak ile kazandı. Aktör ile 1999 Haldun Taner Ödülünün, Yıldızları Dinle başlıklı öyküsü Marsilya Akdeniz Kadınlar Forumu 2001 Uluslararası Büyük Öykü Ödülünün ve 2000 yılı Haldun Taner Öykü Birincilik Ödülünün sahibi oldu.

Ayşe Kilimci’nin Eserleri:

Hikaye: Yapma Çiçek Ustaları (1976), Sevdadır Her İşin Başı (1983), Sevgi Yetimi Çocuklar (1987), Gül Bekçisi (1989), Yeni Moda Aşklar Destanı (1997), Mucize Var mıdır Mehmet Abla? (2002).

Çocuk kitapları: Benim Adım Çocuk (1989), Elimizdeki Işık (1990), Çöp Kraliçe (1990), Masal Ektim Umut Biçtim (1991), Dikenci Karga (1991), Kahraman Balkabağı (2003), Nar Masalı (2003), Padişah Çatlatan Horoz (2003), Gül Kız (2003), Merhaba Dünya (2004), Olimpos’ta Bir Kuş Var Mitolojik Masallar (2005).

Röportaj: Anadilinde Çocuk Olmak / Yabancı Dilde Eğitim (1998).

Paylaşın

Ayşegül Devecioğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

1956 yılında Ankara’da dünyaya gelen Ayşegül Devecioğlu’nun ilk romanı Kuş Diline Öykünen, 2004 yılında yayımlanmıştır. 2007 yılında yayımlanan ikinci romanı Ağlayan Dağ Susan Nehir ile Ayşegül Devecioğlu, Orhan Kemal Roman Armağanını kazanmıştır.

Ayşegül Devecioğlu Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde eğitim görmüş ancak eğitimini tamamlamadan ayrılmıştır. Yazar, 1977’de ayrıldığı ODTÜ’nün hayatındaki rolünü şu sözlerle ifade etmiştir: “Dünyanın daha iyi ve insanca bir hale dönüşebileceğine hâlâ inanıyorsam bunda ODTÜ’lü yılların payı büyük”. Üniversite yıllarında Devrimci Yol hareketine katılan Devecioğlu 1976’da Behçet Dinlerer ile evlenmiştir.

Behçet Dinlerer, 23 Kasım 1980’de yakalanmış ve gördüğü işkenceler dolayısıyla 13 Aralık 1980 tarihinde vefat etmiştir. Yazar, kendisiyle yapılan bir söyleşide şu bilgiyi vermiştir: “Eşim Behçet Dinlerer askeri darbenin hemen ardından yakalandı ve dönemin ünlü işkencehanesi olan DAL’da (Derinlemesine Araştırma Laboratuarı) işkencede öldürüldü”.

İstanbul’da yaşamını sürdüren Devecioğlu, Barış ve Demokrasi Partisi’nin Parti Meclisi üyesi olarak politik faaliyetlere katılmıştır. Anayasa Komisyonu üyeliği yapmıştır. Birikim, Bianet ve Özgür Gündem gibi yayın organlarında yazılarını yayımlamaya devam etmektedir.

Ayşegül Devecioğlu, roman ve öykülerinde yabancılaşma, yara, yalnızlık, hayal kırıklığı, yitim gibi temaları sıkça işlemiştir. “Ben edebiyatla kendime bir direniş cephesi kurdum. Bunun ne kadar bilinçli olduğunu bilemem. Daha çok oraya aktım, oraya sığındım, oradan hayata yeniden baktım” diyen yazar, ‘‘1980 öncesinde yaşananları darbe mağdurlarının gözünden değerlendiren’’ eserleri ile tanınmıştır.

Devecioğlu, “12 Eylül diye adlandırılan zaman parçasını hapsolduğu mitten kurtarma arzusu ile”yazmaktadır. “Yazdıklarım o tarihin içinden çıkıyor ve ne yazarsam yazayım o tarihin içinden çıkacak” diyen yazar, roman ve öykülerinin edebi değerini koruyan dil ve kurgu özellikleri ile dikkat çekmektedir. “Onun yazdıkları her ne kadar 12 Eylül öncesi ve sonrasından asla bağımsız olmasa da, üsluplarıyla, dilleriyle ve kurgudaki derinlikleriyle son derece edebi eserlerdir”.

Devecioğlu, 12 Eylül’le birlikte yas ve yitim gibi kavramların anlam taşıdığı toplumsal zeminin kaybolması, anlaşılabilir ve değiştirilebilir dünyanın yerini kaotik, anlaşılması ve dolayısıyla değiştirilmesi mümkün olmayan bir dünya tasavvuruna bırakmasının melankolik bir ruh hali yarattığını savunmaktadır. “Kayıp zamanın kumaşını yeniden dokumak için, çok fazla şeyi anımsatmak zorunda kalmak, o döneme duyulan büyük sorumluluk edebi kaygı taşıyan insan için zorlayıcı” diyen yazar, “toplumun unutmaya eğilimli belleğini uyaran” eserlerinde bugünü ve geleceği geçmiş hesaplaşması üzerinden sorgulamaktadır.

Yazarın “büyük bir travma” olarak tanımladığı 12 Eylül dönemi, Kuş Diline Öykünen adlı romanında anlatılmaktadır. Yazar “otobiyografik karakterli” bu romanı yazma amacını kimliğinin “büyük ölçüde şekillendiği bu kayıp döneme duyduğu bir nevi sorumluluk duygusu, hesaplaşma kaygısı” ile açıklamaktadır.

Roman, “devrime inanan gerçek hayattan kahramanları, tarihsel arka planı, mekân ve atmosfer yaratmaktaki başarısı, güçlü betimlemeleriyle” dönemin önemli eserleri arasında yer almaktadır. Yazarın kendi deneyimleri, tespitleri, anıları, yakın çevresinde tanık oldukları veya dinledikleri, mektuplar metnin kurgusunun gerçeklik ile bağını sağlamlaştırmaktadır. ‘‘Edebi kaygıların geri planda bırakılmaması, metnin yalnızca didaktik olmaması gerektiğini” savunan yazar, gerçeklik-kurmaca dengesi ile içtenlikli bir anlatım sağlamaktadır.

Devecioğlu, “12 Eylül dönemine yalnızca bir yönden değil pek çok açıdan yaklaşır. Bu dönemin uygulamalarının bir toplumun ahlaki değerlerini, sınıfsal yapısını, günlük yaşamını nasıl etkilediğini inceler”. “Ağlayan Dağ Susan Nehir’de gerçekle yalanın iç içe geçtiği bir öyküyü Naciye Abla kurgularken kültürel belleğe dikkat çekmektedir. 12 Eylül döneminde bir süreliğine bir Çingene mahallesinde bulunan ve romanında Çingenelerin dünyasını anlatan Devecioğlu’nun Ağlayan Dağ Susan Nehir adlı kitabı ‘‘anlamak, bakmak, görmek, duymak ve hatırlamak üzerine politik bir metin aynı zamanda”. “Benim anlatıcım, ikinci üçüncü kuşak bir Cumhuriyet ailesinin, pozitivist eğitim almış çokbilmiş bir ferdi.

Saf aklın kamaştırdığı zihniyle çevresinde devinmekte olan farklı bir kültürü sezmeye, anlamaya çalışıyor.” diyen yazar; yaşları, eğitim durumları ve kültürel özellikleri birbirinden farklı karakterlerin ortak acılarda buluşmalarını sağlamaktadır. Romanda Naciye’nin anlattığı masallar, iç içe geçmiş metin katmanlarını oluşturmaktadır. “Bu özellik, Ağlayan Dağ Susan Nehir romanını metinler arası ilişkiler kapsamında değerlendirilen iç anlatı tekniğinin uygulandığı başarılı bir örnek haline getirmiştir”.

Ara Tonlar, geçmişin acı deneyimleri yüzünden yalnızlaşan karakterlerin iç dünyasının zenginliğini ve derinliğini yansıtmayı amaçlayan bir romandır. “Gençlik yıllarında yarım kalmış aşkları arayanların” romanı olan Ara Tonlar da 12 Eylül döneminin izlerini sorgulayan “siyasal bir romandır”, “Dönemi anlatırken tekil olandan ziyade yaygın refleksler ve ruh hallerini yansıttım” romanlarında dilin sınırlarını zorlayan yazar, şiirsel söyleyişi ile dikkat çekmektedir. “Romanları eril dilinin temsilciliğiyle değil, kendiyle bağlantılı, kaygan ve akıcıdır.” dikkat çeker.

“Dünyayı bana göründüğü haliyle dile getiriyorum” diyen yazar, öykü kitaplarında işkence görmüş, tecavüze uğramış kadın karakterleri, yoksul bireyleri, ezen-ezilen çelişkisinin yarattığı çaresizliği, önüne geçilemeyen toplumsal çürümeyi gerçekçi bir bakış açısı ile yansıtmaktadır. Ayşegül Devecioğlu, kitaplarının “toplumsal gerçekçi” diye adlandırılan metinler arasına girmediğinin altını çizmektedir. “Öykü ile hayat arasındaki sınırların çoktan kaybolduğunu” vurgulayan yazara göre, “en bireysel anlatıda hatta bir bireyin değil herhangi bir canlının ya da doğa parçasının ya da bir nesnenin de hikâyesi anlatılsa da burada toplumsalın izi kaçınılmaz olarak vardır”.

“Politika dünyayı anlamlandırma yollarımdan biri ve bakışımı da şekillendiriyor ki bu doğaldır.” diyen Ayşegül Devecioğlu’nun Kış Uykusu kitabında yer alan öykülerin iç dünyasında kendiliğinden büyüdüğünü belirtir. Belirgin hiç bir şey amaçlamadan ortaya çıkmış öykülerde toplumsal ortamı ‘’12 Eylül sonrası Türkiye’de, bütün görünen ve görünmeyen veçheleriyle’’ anlatmaya çalıştığını vurgular. ‘’İnsani-siyasi-toplumsal-ekonomik durumun belirlediği‘’ bir zamanın ve kendi tarihinin ürünü olan öykü kitabında ‘’12 Eylül’le hesaplaşmak gibi bir derdi” nin (Aslan 2009) olduğunu dile getirir.

Başka Aşklar adlı öykü kitabında aşk kavramını yokluk üzerinden ele alan, aşkı ancak “yabancıların ve “ötekilerin satır arasında takip edebileceğimiz hikâyelerinde görebildiğimiz’’ bir eserdir. ‘’Devecioğlu, bu ülkede yaşanan, yaşanmakta olan acıların da uzağında durmayan bir yazar. Başka Aşklar kitabının son iki öyküsünde “Kurşun Memed” ve “Xet”de daha çok ortaya çıkıyor bu durum. ‘Başka Aşklar’, birbirinden farklı gibi görünse de benzer bir duyarlıktan süzülmesiyle benzeşen öykülerden oluşuyor. Aşklar var bu öykülerde evet, ama genelde ya yaşanmamış ya da gizli kapaklı, tek taraflı yaşanıyor’’.

Ayşegül Devecioğlu; Seval Şahin ve Tevfika İkiz tarafından yayına hazırlanıp 2018’de basılan Aşk Mektupları ve 2020’de basılan Yeni/Den Yeni: 19. Yüzyılı Yeniden Yazmak adlı kitaplara öyküleri ile katkıda bulunmuştur.

Devecioğlu’nun roman ve öykülerindeki hüzünlü sese rağmen umudu hep koruduğu görülmektedir. Gerçekliğin acımasız ve keskin yüzü karşısında karakterler daldıkları düşlerle yaşama tutunmaları söz konusudur. İnsanlar düşe dalınca umut uykudan uyanır diyen yazara göre “düşe dalmak hayatı ellerimizle değiştirebileceğimize iman etmektir yeniden” Bu bakımdan yazarın roman ve öyküleri, yansıttıkları karamsar tabloya rağmen geleceğe dair umudu da ifade eden metinlerdir. “Yaşadığımız siyasal hayatların nasıl yazılabileceğini iyi örnekleyen roman ve öyküler” kurgulayan Devecioğlu, bu bakımdan edebiyatımızın önemli kalemleri arasında yer almakta ve yazma serüvenini sürdürmektedir. (Kaynak: yesevi.edu.tr)

Paylaşın

Ayşe Cemile Kimdir? Hayatı, Eserleri

Tarihi ve mimari dokusuyla ünlü Safranbolu’da beklenmedik ve gizemli olaylar yaşayan Hayal adlı anlatıcı konumundaki kadın kahramanın arayış öyküsünü arı bir Türkçe ile anlattığı Zağfiran’da Kırık Beyaz Zamanlar, Ayşe Cemile’nin yayınlanan ilk romanıdır.

Ayşe Cemile’nin ikinci romanı Reddedilenler Kulübü ise en kötü alışkanlıkları yazmak olan reddedilmiş dört insanın yolunun kesişmesini iç içe geçmiş bir kurguyla anlatmaktadır.

16 Ekim 1973 yılında İstanbul’un Fatih ilçesinde dünyaya gelen Ayşe Cemile, İstanbul Vefa Lisesi’ni bitirdi. Yüksek öğrenim görme hakkını işletme eğitiminden yana kullandı. Henüz eğitiminin ikinci yılındayken okulu bırakarak iş hayatına atıldı.

Tarihi ve mimari dokusuyla ünlü Safranbolu’da beklenmedik ve gizemli olaylar yaşayan Hayal adlı anlatıcı konumundaki kadın kahramanın arayış öyküsünü arı bir Türkçe ile anlattığı Zağfiran’da Kırık Beyaz Zamanlar, Ayşe Cemile’nin yayınlanan ilk romanıdır.

Ayşe Cemile’nin ikinci romanı Reddedilenler Kulübü ise en kötü alışkanlıkları yazmak olan reddedilmiş dört insanın yolunun kesişmesini iç içe geçmiş bir kurguyla anlatmaktadır.

Paylaşın

Ayşe Buğra Kimdir? Hayatı, Eserleri

19 Aralık 1951 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Ayşe Buğra, Robert Kolejde (1970) ve Boğaziçi Üniversitesinde (1970-73) okudu. Yüksek öğrenimini Kanada’da tamamladı. Laval Üniversitesi Ekonomi Bölümü mezunu.

Yüksek lisansını Laval Üniversitesinde (Quebec) (1976), doktorasını Mc Gill Üniversitesinde (Montreal) (1981) tamamladı. İstanbul Üniversitesi (1980-81), McGill Üniversitesi Ekonomi Bölümünde (1981-83), Sherbrooke Üniversitesi (1983), Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi Bölümünde (1985-) öğretim görevlisi olarak çalıştı.

Halen Boğaziçi Üniversitesi Atatürk Enstitüsü’nde öğretim üyesi ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Politika Forumu merkezinin kurucu başkanlarından biri. Uzmanlık alanları: iktisadi düşünce tarihi ve iktisat metodolojisi, karşılaştırmalı sosyal politika, gelişme iktisadı.

Prof. Dr. Ayşe Buğra’nın makaleleri La Turquie et le Développement, South Atlantic Quarterly, Middle Eastern Studies, Economics and Philosophy, The International Journal of Middle East Studies, The International Journal of Urban and Regional Research, Journal of Economics and Administrative Studies, Middle East Technical University Studies in Development, Current Anthropology, Interventions Economiques, Manpower and Unemployment Research, Boğaziçi Journal, Review of Radical Political Economics, Our Generation dergilerinde yayımlandı.

Ayşe Buğra’nın eserleri:

Türkçeİktisatçılar ve İnsanlar (1989, 2021), Devlet ve İşadamları (1995, 2021), Devlet-Piyasa Karşıtlığının Ötesinde: İhtiyaçlar ve Tüketim Üzerine Yazılar (2000), Akdeniz’de Kadın İstihdamının Seyri (2014), Vatandaşlık Gelirine Doğru (2021), Yüzyılda Karl Polanyi’yi Okumak -Bir Siyasal Proje Olarak Piyasa Ekonomisi (2021), Sınıftan Sınıfa Fabrika Dışında Çalışma Manzaraları (2021), Türkiye’de Yeni Kapitalizm – Siyaset, Din ve İş Dünyası (Osman Savaşkan ile, 2021), Sosyal Politika Yazıları (2021), Kapitalizm, Yoksulluk ve Türkiye’de Sosyal Politika (2021),

İngilizce: State and Business in Modern Turkey (1994), State Market and Organizational Form (Behlül Üsdiken ile, 1997), Islam in Economic Organizations (1999).

Çeviri: Uluslararası Ticaret Politikası (D. Robertson’dan, 1982), Büyük Dönüşüm (Karl Polany’den, 1986, 2016).

Ödülleri: İktisadi Düşünce Tarihi ve İktisat Metodolojisi, Karşılaştırmalı Sosyal Politika, Gelişme İktisadı gibi konularda araştırmalar yapan Buğra, 1995 yılında Devlet Ve insanlar adlı eseri ile Sosyal Bilimler alanında Sedat Simavi Ödülü’nü kazandı.

2015 yılında ekonomilerde ve küresel düzeyde sosyal politikalar konusundaki araştırmalara katkısı nedeniyle “Celso Furtado Ödülü” olarak da bilinen The World Academy of Sciences (TWAS) Dünya Bilim Akademisi Sosyal Bilimler Ödülü’ne layık görüldü.

2018 yılında ise Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü’nün önerisiyle verilmekte olan Boğaziçi Üniversitesi Aptullah Kuran Üstün Hizmet Ödülünü aldı. 2021 yılı Türkiye P.E.N. Yazarlar Derneği’nin Duygu Asena Ödülü’nü aldı.

Paylaşın

Aytül Uncu Akal Kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Ocak 1952 yılında İzmir’de dünyaya gelen Aytül Uncu Akal, çocukluk ve gençlik yılları İzmir’de geçti. 1971’de Amerikan Kız Kolejini bitirdi. Uzaktan eğitimle Washington International University’den mezun oldu.

Yine aynı üniversitede uzaktan eğitimle ‘eğitim’ dalında yüksek lisans yaptı. Edebiyat hayatına 1973’te Hayat mecmuasında yazdığı “Aklınızda Bulunsun” köşesiyle başladı. Yazar bu güne kadar 2-15 yaş grubundaki çocuklar için yüzden fazla kitap yazdı. Gazete ve dergilerde çocuk edebiyatı ve okuma kültürüne yönelik eleştiri yazıları kaleme aldı.

Bazı eserleri Türkçe ders kitaplarında yer almıştır. Eserleri farklı dillere çevrildi. “The Wuarrelsome Trees” (Kavgacı Ağaçlar) adlı öyküsü, Lines In The Sand adlı antolojiye seçilerek İngiltere’de yayımlandı ve Amerika’da 5. sınıf ders kitabında yer aldı. Matrak Canavarlar dizisinin iki kitabı Almancaya çevrilerek Edition Orient tarafından 2008 yayın programına alındı.

2010 yılında Çocuk ve Gençlik Yayınları Derneği tarafından ALMA ödülüne Türkiye’den aday gösterildi. 2012 yılında Eskişehir Osmangazi Üniversitesinde “Çocuk ve Gençlik Edebiyatında Aytül Akal Sempozyumu” düzenlendi. TEDA projesi kapsamında pek çok eseri farklı dillere çevrilerek yurt dışında da geniş bir okuyucu kitlesine ulaşan yazar, çocuklar için yazmayı sürdürmektedir.

Aytül Uncu Akal, çocuk kitaplarının yanı sıra yaptığı söyleşiler, gazete ve dergilerde yazdığı eleştiri yazıları ile de öne çıkmaktadır. Eserlerinde eğitselliği ön planda tutarak milli değerleri yansıtmayı amaçlar. Uçan Nine, Oğlum Ben Çocukken, Babam Duymasın, Canım Babamın Doğum Günü, Tonton Dedemin Doğum Günü, Kızım Nerdesin vb. eserlerde, ele alınan konuların yanı sıra milli değerlerden olan aile ve akrabalık kavramlarının vurgulandığı görülür.

“Eserlerinde toplumsal kaygıları ve bireysel duyarlılıkları ön plana çıkarmaya çalışan Akal, çocukların ve toplumun genel sorunlarını yansıtan eserler vermiştir. Tüketim toplumu, dengesiz beslenme, savurganlık, çevre kirlenmesi gibi ‘toplumsal dayanışmayı’ gerektiren konular çözüm önerileri ile ve hep oyunsu dilde idealize edilmiştir”. Yazar, çocuk edebiyatı alanında eserler vererek aralıksız bir şekilde yayın hayatını devam ettirmektedir.

Paylaşın

Ayten Durmuş Kimdir? Hayatı, Eserleri

1966 yılında Nevşehir’de dünyaya gelen Ayten Durmuş, Anne – Baba Kitaplığı, Çocuk Bakımı & Ebeveynlik, Çocuk Psikolojisi kategorilerinde eserler yazmış popüler bir yazardır.

Lise eğitimini Nevşehir’de yapan Ayten Durmuş, üniversite eğitimini Selçuk Üniversitesi Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde tamamladı.

Yazmaya öğrencilik döneminde başladı. Bu dönemden itibaren yazı ve şiirleri çeşitli dergilerde yayımlandı. Okul bittikten sonra daha yoğun olarak yazmaya devam etti. Genel konusu insan eğitimidir.

Türkiye’nin şartları sebebiyle aralıklarla devam eden bir meslek hayatı oldu. Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olan yazar, 2000 yılından itibaren, farklı yaş ve konumlardaki insanların eğitimini gündeme alan çalışmalarını ve birikimlerini kitaplaştırmaya başladı.

Yazar eğitimi konu olan her türlü faaliyetine devam etmektedir. Bu konularda konferanslar da vermektedir. Ayten Durmuş, evli ve iki çocuk annesidir.

Ayten Durmuş’un eserleri: Eşiniz Sizden Ne İster?, Geçimsizliğin Çözümü Var, Hayatın Önsözü, Çocuklarınız Sizden Ne İster?, Çocuğumun Mutluluğu İçin, Ergenlik Dönemi, Eğitim Döneminde Yüksek Başarı, Geleneksel ve Modern Hurafeler Kıskacında Kadın

Paylaşın

Aysel Özakın Kimdir? Hayatı, Eserleri

7 Eylül 1942 yılında Şanlıurfa’da dünyaya gelen Aysel Özakın, ilk ve orta öğrenimini İzmir’de tamamladı. Özakın, 1963’te Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Fransız Bölümü’nden mezun oldu ve ardından Nazilli ve Edirne liselerinde Fransızca öğretmenliği yaptı.

Gazi Enstitüsü’nde öğretim elemanı olarak çalışmaya başladı; Gerçeküstücü Akımda Akıl ve Mizah başlıklı tezi ile yüksek lisansını tamamladı. 1971-1974 yılları arasında kazandığı bir bursla Fransa’da bulundu.

Türkiye’ye döndükten sonra İstanbul Atatürk eğitim Enstitüsü’nde Fransızca öğretmeni olarak çalıştı. 1977’de tayini Çanakkale’ye çıkınca görevinden istifa etti.

1979’da İstanbul Devlet Konservatuvarı Franszıca öğretmenliğine atanarak göreve tekrar başladı. İstifa ettiği dönemde de öğretmenlik yaparken de yazarlıktan ve çevirmenlikten vazgeçmedi.

1980’de İstanbul Siyasal Bilgiler Fakültesi’ne öğretim üyesi olarak atandı ve göreve başlamadan önce Yazarlar Sempozyumu’na katılmak üzere çağrıldığı Berlin’e gitti.

12 Eylül 1980’de Türkiye’de yaşanan askeri darbenin ardından siyasi sebeplerden dolayı geri dönemedi. Almanya’dan Türkiye’ye döenemeyen Özakın’ın konservatuvardaki görevine son verildi.

Bu tarihten sonra Almanya’da edebi faaliyletlerini sürdürmeye devam sanatçı, 1987’de ressam ve heykeltıraş Bryan Ingham ile evlenerek İngiltere’de yaşamaya başladı.

Özakın, 1990’lardan sonra yapıtlarını yabancı dillerde yazdı. Yabancı dillerde yayımlanan eserlerinde Anna Ingham, Ada Ingham gibi farklı isimler kullandı.

Güzellik Acısı İngilizce’den Türkçeye çevrilerek 2005’te yayımlanan romanıdır. Almanya, Hollanda, İngiltere, Yunanistan, Fransa romanlarının ve hikayelerinin yayımlandığı ülkelerdir.

1974’te Yeni Adımlar Dergisi’nin düzenlediği Sabahattin Ali Öykü yarışmasında “Küçük Şehrin Soğuk Geceleri” isimli öyküsü ile birincilik ödülünü; 1979’da Alnında Mavi Kuşlar romanı ile Madralı Roman ödülünü kazandı.

Bir çocuk annesi olan Aysel Özakın halen İngilitre’de yaşamaktadır.

Aysel Özakın Eserleri: Gurbet Yavrum (1975) essiz Bir Dayanışma(1976) Alnında Mavi Kuşlar (1978) Genç Kız ve Ölüm (1979) Kanal Boyu (1982) Mavi Maske (1988)

Paylaşın

Aysel Korkut Kimdir? Hayatı, Eserleri

1962 yılında Eskişehir’in Sivrihisar İlçesi’nde dünyaya gelen Aysel Korkut, Karakaya Köyü İlkokulu, İstanbul Çamlıca Kız Lisesi, Eskişehir Cumhuriyet Lisesi ve Trakya Üniversitesi Çanakkale Eğitim Yüksekokulunda öğrenim gördü.

1986 yılında öğretmenliğe başlayan Aysel Korkut, Ankara, Kırıkkale başta olmak üzere on yıl kadar Anadolu’nun çeşitli köy ve şehirlerinde görev yaptı. Aysel Korkut, 1996 – 2001 yılları arasında Belçika’daki çeşitli okullarda Türkçe ve Türk Kültürü dersleri öğretmenliği yaptı.

Aysel Korkut, yurda döndükten sonra da öğretmenlik mesleğine devam etti. Hâlen bu görevini sürdürmektedir.

Aysel Korkut, öğretmenliğinin yanı sıra; çocuklara çevre bilinci kazandırmaya yönelik, doğal yaşamdaki varlıkların konuşturulduğu çeşitli kitaplar da yazdı. Ayrıca, ana sınıfı ve ilköğretim öğrencileri için resimli öykü kitapları yazmakta; yardımcı ders  kitapları hazırlamaktadır.

Bunların yanı sıra bazı dergilerde, eğitim ağırlıklı yazıları ile öykü ve şiirleri; bazı gazetelerde de  resimli çocuk bulmacaları yayınlanmaktadır. Öğretmenlik görevinin yanında yazın hayatını da sürdüren Korkut’un İlkem adlı bir oğlu vardır.

Aysel Korkut’un eserleri:

Orman Kardeşin Mektubu, Sevgili Kuşlar, Tombul Sarı Balık, Çınar Dedenin Bininci Doğum Yılı, Beni Kimse Anlamıyor, Şeker Tavşan, Hani Senin Uçurtman, Boncuklu Günler, Şapkadan Çıkan Masallar Serisi, Kulak Üretme Çiftliği, Uzaylı Savaşa Karşı

Paylaşın

Ayla Oral Kimdir? Hayatı, Eserleri

Şiirlerinde “kadın ruhunun kendine özgü heyecanlarını yansıttığı, dünyanın giderek duyarsız hale gelmesinden yakındığı, özgün buluşlarla, renkli deyimlerle örülü yalın bir dil kullandığı ve özgün buluşlarla şiirimize romantik bir egzotizm kattığı” değerlendirilmesi yapılan Ayla Oral, 1938 yılında İstanbul’da dünyaya gelmiştir.

Ayla Oral’ı yaş öyküsünün birçok noktası hala belirsizliğini korumaktadır. Eğitim hayatına nerede başladığı bilinmese de Kandilli Kız Lisesi’ne eğitim gördüğü ve buradan mezun olduğu bilinmektedir. Üniversite eğitimini alabilmek için Kanada’ya giden Ayla Oral, burada  Kanada Toronto Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde eğitim görmüştür.

Hayatının her döneminde edebiyata ve sanata büyük ilgi duyan Ayla Oral henüz lise yıllarındayken şiir yazmaya başlamış, yazmış olduğu şiirlerle birçok kişinin beğenisini kazanmıştır. Yaşadığı dönemin en büyük gruplarından olan Hisarcılar’ın yazmakta olduğu Hisar adındaki dergide yazmış olduğu şiir, deneme ve eleştirilerini yayınlamıştır. Kanada’da geçirdiği yıllarda İngilizceyi kullanarak yazmış olduğu şiirler olduğu da bilinmektedir.

Amerika’da yayınlanmakta olan ve gurbetçilere hitap eden Türk Evi adındaki gazetede de yazar olarak çalışan Ayla Oral, dil bakımından anlaşılır ve sade bir yapı kullanmıştır. Şiirlerinde serbest ölçüyü kullanan Ayla Oral zaman zaman hece ölçüsünü kullanarak da şiirlerini yazmayı başarmıştır. Ayla Oral yaşadığı dönemdeki sayılı kadın şairlerden olması sebebiyle simgeleşmiş bir edebiyatçımızdır.

Gönül Çeşmesi

Akşamın dökülen gülleri suda
Çapkın yıldızların elleri suda
Dolunay gelindir telleri suda
Gündüz sustun gece söyle gönül çeşmesi

Sonsuzca köprüdür dağ, tepe, bayır
Irmaklar düşünür pınarlar uyur
Susayan ruhları sesinle doyur
Gündüz sustun gece söyle gönül çeşmesi

Hep sana uzanır gölgeden yollar
Üzgün bulutlara özlemin dolar
Gözüne değmeyen çiçekler solar
Gündüz sustun gece söyle gönül çeşmesi

Silinsin bu akşam dünyanın pası
Yeniden tutuşsun kalbin yarası
Dolsun şairlerin sihirli taşı
Gündüz sustun gece söyle gönül çeşmesi

Bitmeyecek

Çok şey var anlatacak, söyleyecek
Bu şiir bitmeyecek…
Bitmeyecek sana adanan
Narçiçeği gülüşler
Gönül rengindeki günbatışları
Rüzgardaki ürkek öpüşler
Yağmurdaki kalp atışları…

Bitmeyecek içimde sana yanan
Karanfil yürekli, zambaktan kızlar
Ay ışığındaki ölümsüz şarkı
Gönlümü gönlüme çizen yıldızlar
Çok sey var anlatacak, söyleyecek
Mevsimler yetmeyecek
Yetmeyecek zaman…
Dünyalar göçecek bir bir
Kaç ömür geçse de aradan
Bitmeyecek bu şiir.

Paylaşın