Deprem Neden Bu Kadar Yıkıcıydı; Sismologlar Nasıl Yorumluyor?

İçişleri Bakanlığı’na bağlı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) internet sitesinde yer alan bilgiye göre, ilk deprem saat 4.17’de, Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde, 7 km derinlikte gerçekleşti. İlk depremden on bir dakika sonra bölge 6,7 büyüklüğünde bir artçı şokla sarsıldı.

Saatler sonra Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde 7.5 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi. Doğu Anadolu Fay hattı üzerinde meydana gelen deprem, Suriye dahil, hat boyunca en az 10 ilde yıkıma yol açtı.

Sismologlara göre Doğu Anadolu Fay hattı 20. yüzyıl boyunca çok az sayıda büyük denilebilecek sismik aktivite gösterdi. İngiliz Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nda araştırma görevlisi olan Roger Musson, “Sadece sismometreler tarafından kaydedilen (büyük) depremlere bakacak olursak, neredeyse boş görünecektir” dedi.

ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu’na göre 1970’ten bu yana bölgede Richter Ölçeği’ne göre 6.0’ın üzerinde sadece üç deprem kaydedildi.

Ancak 1822’de 7.0 şiddetindeki bir depremin bölgeyi vurduğu ve yaklaşık 20 bin kişinin ölümüne neden olduğu tahmin ediliyor.

Kahramanmaraş depremi neden bu kadar şiddetliydi?

Ölçümlere göre dünya genelinde bir yıl içinde 7.0 büyüklüğün üzerinde ortalama 20’den daha az deprem meydana geliyor; bu da Türkiye’deki depremin oldukça şiddetli sarsıntılar arasında yer aldığını gösteriyor.

University College London Risk ve Afet Azaltma Enstitüsü Başkanı Joanna Faure Walker’a göre, 2016 yılında İtalya’nın merkezini vuran ve yaklaşık 300 kişinin ölümüne neden olan 6.2 büyüklüğündeki depremle karşılaştırıldığında, Türkiye depremi 250 kat daha fazla enerji açığa çıkardı.

Bilim insanlarına göre 2013-2022 yılları arasında meydana gelen en ölümcül depremlerden sadece ikisi Türkiye’de 6 Şubat’ta yaşanan depremle aynı büyüklükteydi

Sismologlar Doğu Anadolu Fay hattını bir “çarpma-kayma” fay hattı olarak tanımlıyor.

Reuters’a göre bu tür fay hatlarında, katı kaya plakaları dikey bir fay hattı boyunca birbirlerine doğru itilir ve sonunda biri yatay bir hareketle kayarak bir depremi tetikleyebilecek muazzam miktarda enerjiyi serbest bırakana kadar stres oluşturur.

Kaliforniya’daki San Andreas Fayı ‘dünyanın en meşhur çarpma-kayma fay hattı’ olarak nitelendiriliyor ve bilim insanları bu bölgede de yıkıcı bir depremin “çok gecikmiş olduğu konusunda” uyarıda bulunuyor.

İngiliz gezegen yerbilimci David Rothery, “Yer yüzeyine yakın bir sarsıntı, kaynağında aynı büyüklükte olan daha derin bir depremden daha şiddetli olur” diyor.

Artçı depremler bekleniyor mu?

İlk depremden on bir dakika sonra bölge 6,7 büyüklüğünde bir artçı şokla sarsıldı. Saatler sonra 7.5 büyüklüğünde ikinci bir deprem meydana geldi.

Euronews Türkçe’ye konuşan Fırat Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Feyzi Bingöl, Kahramanmaraş’taki depremlerin 2020’deki Elazığ’da yaşanan afetten sonra beklendiğini söyledi. Ancak Feyzi Bingöl, 9 saat sonra meydana gelen ikinci depremin ise bilim insanlarını şaşırttığını kaydetti.

İngiliz Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nda araştırma görevlisi olan Roger Musson, “Şu anda gördüğümüz şey, aktivitenin komşu faylara yayıldığıdır” diyor ve şu uyarıyı yapıyor: “Sismisitenin bir süre daha devam etmesini bekliyoruz.”

Sismologlara göre 1822’deki ölümcül depremin ardından artçı sarsıntılar bir sonraki yıl da devam etti.

Ölü sayısı ne olabilir?

Nüfusun yoğun olduğu bölgelerde meydana gelen benzer büyüklükteki depremler daha önce dünyanın farklı noktalarında binlerce insanın ölümüne neden oldu.

Örneğin Nepal’de 2015 yılında meydana gelen 7,8 büyüklüğündeki depremde yaklaşık 9 bin kişi hayatını kaybetti.

İngiliz Jeolojik Araştırmalar Kurumu’nda araştırma görevlisi olan Roger Musson, Türkiye’deki deprem için şu değerlendirmeyi yapıyor: Bu hiç de iyi olmayacak. Binlerce (yaşamını yitirenlerin sayısı) olacak, hatta onbinlerce de olabilir.

Paylaşın

Son 20 Yılda Dünya Genelinde Yaşanan En Ölümcül Depremler

Türkiye sabaha karşı Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6’lık depremlerle sarsıldı. Depremler, Türkiye ile Suriye’nin yanı sıra Irak, Mısır, Lübnan, İsrail ve Kıbrıs’ta da hissedildi.

Geniş bir coğrafyada hissedilen ilk ve ikinci depremin ardından pek çok artçı sarsıntı yaşandı. Önceden tahmin edilmesi güç doğal afetlerin başında gelen depremler büyük can ve mal kaybına neden oluyor.

Son 20 yılda meydana gelen ve önemli can kaybına yol açan depremlerden bazıları:

Haiti – 14 Ağustos 2021 : Atlas Okyanusu’ndaki Karayipler’de yer alan Haiti, son yıllarda şiddetli birkaç depremle sarsıldı. En son 2021’de meydana gelen 7,2 şiddetindeki depremde 2 bin 200’den fazla can kaybı yaşandı, 13 binden fazla evi de ya yıkıldı ya da zarar gördü.

Endonezya – 28 Eylül 2018 : Doğal felaketlerin sıklıkla yaşandığı ülkelerden biri olan Endonezya şiddetli sarsıntıların yaşandığı ülkelerin başında geliyor. Ancak Sulawesi adasını 2018 yılında vuran 7,5 büyüklüğündeki deprem ve ardından 1 buçuk metrelik tsunami son yıllarda yaşanan en acı felaketlerden biri olarak hafızalara kazındı. Yaşanan deprem ve tsunami 4 bin 300’den fazla kişinin ölümüne neden oldu.

İran – 12 Kasım 2017 : Deprem felaketinin sıklıkla yaşandığı ülkelerden biri diğeri olan İran’ın Kermanşah bölgesini 2017 yılında 7,3 büyüklüğündeki deprem vurdu. 400’den fazla can kaybının yaşandığı afet, komşu ülke Irak’ta da altı kişinin ölümüne yol açtı.

Meksika – 19 Eylül 2017 : 2017’de Meksika’nın orta kesimlerini vuran 7,1 büyüklüğündeki deprem, 1985’teki binlerce kişinin ölümüne yol açan büyük depremin yarattığı travmayı yeniden hatırlattı. 396 kişi yaşamını yitirdiği deprem başkent Meksiko City’de büyük tahribata neden oldu.

İtalya – 24 Ağustos 2016 : 2016 yılında ülkenin orta kesimlerini vuran 6,2 büyüklüğündeki deprem 3 yüz kişinin hayatına mal oldu. Başkent Roma’nın doğusundaki dağlık bölgede yaşanan felaket sonucu merkez üssüne yakın Accumoli kentinde ve çevresinde toprağın 20 santimetre çekildiği, 16 santimetrelik kayma olduğu duyuruldu.

Ekvador – 16 Nisan 2016 : Güney Amerika’nım Büyük Okyanus kıyısındaki ülkelerinden Ekvador’u 2016 yılında sarsan 7,8 büyüklüğündeki depremde en az 650 kişi yaşamını yitirdi.

Afganistan – 26 Ocak 2015 : Afganistan’da Hindikuş dağlarında meydana gelen ve ülkenin kuzeydoğusu ile komşusu Pakistan’ın kuzeyini sarsan 7,8 büyüklüğündeki deprem en az 400 kişinin yaşamına mal oldu.

Nepal – 25 Nisan 2015 : Yaklaşık 9 bin kişinin yaşamını yitirdiği 7,8 büyüklüğündeki deprem sekiz milyondan fazla kişinin yaşamını alt üst etti.

Çin – 2 Ağustos 2014 : Çin’in güneybatısındaki Yunnan eyaletinde yaşanan 6,3 büyüklüğündeki sarsıntı en az 6 yüz kişinin ölümüne yol açtı.

Pakistan – 24 Eylül 2013 : Pakistan’ı sarsan 7,7 ve 7,8 büyüklüğündeki “ikiz deprem” ülkenin güneybatısındaki Belucistan Eyaletinde büyük yıkıma yol açtı. Felakette en az 8 yüz kişi can verdi.

İran – 11 Ağustos 2012 : İran’ın kuzeybatısındaki Tebriz kenti yakınlarını iki kez sarsan 6,4 ve 6,3 büyüklüğündeki depremlerde en az 3 yüz kişi hayatını kaybetti.

Türkiye – 23 Ekim 2011 : 7,2 büyüklüğündeki Van depreminde 6 yüzden fazla kişi can verdi.

Japonya – 11 Mart 2011 : Ülkenin kuzeydoğusunu vuran 9.0 büyüklüğündeki deprem ve tetiklediği tsunami sonucu 15 bin 690 kişi hayatını kaybetti, 5 bin 70 0 kişi yaralandı.

Yeni Zelanda – 22 Şubat 2011 : Christchurch kentini vuran 6,3 büyüklüğündeki depremde en az 180 kişi yaşamını yitirdi.

Şili – 27 Şubat 2010 : Güney Amerika ülkesi Şili’de meydana gelen 8,8 büyüklüğündeki deprem ve tetiklediği tsunami 5 yüzden fazla kişinin yaşamına mal oldu, yüzbinlerce ev zarar gördü, otoyollar ve köprüler yıkıldı.

Haiti – 13 Ocak 2010  : Başkent Port-au-Prince’i vuran 7,0 büyüklüğündeki depremde en az 316 bin kişi can verdi.

Çin – 12 Mayıs 2008 : Siçuan kentini vuran 7,8 büyüklüğündeki depremde 87 bin 900 kişi yaşamını yitirdi.

Asya – 26 Aralık 2004 : 9,15 büyüklüğündeki deprem Endonezya’nın Sumatra adası yakınlarında meydana geldi ancak sebep olduğu tsunami Endonezya’nın yanı sıra Tayland, Hindistan, Sri Lanka ve bölgedeki birçok ülkeyi etkiledi. 230 binden fazla kişinin yaşamını yitirdiği ya da kaybolduğu felakette köyler ve turizm merkezleri büyük yıkıma uğradı.

Pakistan – 8 Ekim 2005  : Başkent İslamabad’ın kuzeydoğusunu sarsan 7,6 büyüklüğündeki deprem ülkede 73 bin kişinin ölümüne yol açtı. Aynı zamanda Keşmir’i de vuran sarsıntı burada da bin 200’den fazla can kaybına yol açtı.

İran – 26 Aralık 2003 : Ülkenin güneydoğusundaki Kerman eyaletinde yaşanan 6,6 büyüklüğündeki deprem felaketi Bam kentin yerle bir etti ve 31 bin kişinin yaşamına mal oldu.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Türkiye Ve Suriye İçin Yardım Çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye’de Kahramanmaraş, Gaziantep, Şanlıurfa, Diyarbakır, Adana, Adıyaman, Malatya, Hatay, Kilis ve Osmaniye’yi ve Suriye’nin kuzeyini vuran depremler sonrası acil müdahale için harekete geçti.

Depremlerde hayatını kaybedenlerin yakınlarına başsağlığı dileyen Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, 2023 yılı planını açıkladığı genel kurul toplantısının başında, ülkeleri Türkiye ve Suriye’ye “cömert bir şekilde” yardım yapmaya çağırdı.

Guterres, “Birleşmiş Milletler acil müdahaleyi desteklemek üzere harekete geçti. Bu felaketten etkilenen herkese yardım etmek üzere dayanışma içinde birlikte çalışalım.” dedi.

BM kuruluşları seferber oldu

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi de hayatta kalan herkese, mümkün olan her yerde saha ekipleri aracılığıyla yardım sağlamaya hazır olduklarını aktardı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Başkanı Tedros Adhanom Ghebreyesus, acil sağlık ekiplerine yaralılara ve en savunmasız kişilere temel bakım sağlamaları için yeşil ışık yakıldığını söyledi.

BM İnsani Yardım Koordinasyon Ofisinin (OCHA) Twitter hesabından yapılan paylaşımda, “Sert bir kışın zirvesinde, Türkiye ve Suriye’yi vuran depremler karşısında şok olduk. Ekiplerimiz, konuşlanmaya hazır olan Birleşmiş Milletler Afet Değerlendirme ve Koordinasyon Merkezi (UNDAC) acil müdahale ve kurtarma ekipleriyle hasarı değerlendiriyor.” açıklaması yapıldı.

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Suriye hesabından yapılan paylaşımda “UNHCR, Suriye’de ihtiyacı olanlara yardım ve destek sağlamak için BM kuruluşları ve diğer insani yardım aktörleriyle aktif olarak bir müdahale koordine ediyor.” ifadeleri yer aldı.

Gaziantep’te temel yardım malzemeleri hazırlandı

Ankara’dan gelen resmi uluslararası yardım talebinin ardından BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF), acil durum müdahalesini desteklemeye hazır olduğunu kaydetti.

UNICEF İcra Direktörü Catherine Russell, “Kalplerimiz ve düşüncelerimiz yıkıcı depremlerden etkilenen Türkiye ve Suriye’deki çocuklar ve ailelerle birlikte. Sevdiklerini kaybedenlere en derin taziyelerimizi sunuyoruz,” dedi.

BM’nin Uluslararası Göç Örgütü (IOM), Gaziantep’teki deposunda dağıtılmak üzere temel yardım malzemeleri hazırladığını açıkladı.

Depremin vurduğu bölgelerle dayanışma içinde olduğunu söyleyen örgütün Genel Direktörü Antonio Vitorino, “Depremden etkilenenleri desteklemek ve acılarını hafifletmeye yardımcı olmak için bölgedeki hükümetlerle yakın işbirliği içinde çalışacağız.” dedi.

Depremin vurduğu kuzeybatı Suriye’de, çoğunluğu kadın ve çocuk olmak üzere insani yardıma muhtaç yaklaşık 4,1 milyon kişi yaşıyor.

Paylaşın

Yeni Bir Buz Türü Keşfedildi: Suya Bakışımızı Değiştirebilir

University College London (UCL) ve Cambridge Üniversitesi’nden bilim insanları, su hakkındaki düşüncelerimize ışık tutabilecek yeni bir buz formu keşfetti: Dış Güneş Sistemi’ndeki buzlu uyduların içinde bulunabilir.

Bu buz amorf, yani molekülleri sıradan, kristal buzda olduğu gibi düzgün bir şekilde sıralanmak yerine düzensiz bir forma sahip.

Yeni isimlendirilen MDA (orta yoğunluklu amorf buz), diğer buz formlarından daha çok sıvı suya benziyor ve bilim insanlarının H2O’yu daha iyi anlamasını sağlayabilir.

University College London (UCL) ve Cambridge Üniversitesi’ndeki araştırmacılar bu beklenmedik keşfi, “cuma öğleden sonra yaptığınız ve ne olacak diye izlediğiniz deneylerden biri” sırasında yaptı.

Ekip, eksi 200 santigrat dereceye kadar soğutulmuş bir kavanozda, çelik toplarla birlikte sıradan buzları çalkaladı. İşlem küçük sıradan buz parçaları üretmedi ve bunun yerine bilim insanları sıvı suyla aynı yoğunluğa sahip bir buz formu buldu.

Soğuk ortamından dolayı kristal oluşturacak yeterli termal enerjiye sahip olmadığından amorf buz, bilhassa uzayda bulunan ana buz türüdür. Dünya’daysa nadirdir.

İnce beyaz bir toz gibi görünen MDA, Dış Güneş Sistemi’ndeki buzlu uyduların içinde var olabilir.

Jüpiter ve Satürn’den gelen gelgit kuvvetleri de sıradan buz üzerinde topla yapılan deneyde meydana gelenlere benzer kuvvetler sergileyebilir.

Çalışmada buzun, ısınıp yeniden kristalleştiğinde Jüpiter’in Ganymede’si gibi buzla kaplı uydularda tektonik hareketleri ve “buz depremlerini” tetikleme potansiyeline sahip büyük miktarda ısı açığa çıkardığı da bulundu. Bu buz birkaç kilometre kalınlığında olabilir.

University College London’dan Profesör Christoph Salzmann, “Su tüm yaşamın temelidir” diyor ve ekliyor:

“Varlığımız suya bağlı, onu aramak için uzay görevleri düzenlesek de bilimsel açıdan çok az anlaşılmış durumda.

20 kristal buz formunu biliyoruz fakat bugüne kadar yüksek yoğunluklu ve düşük yoğunluklu amorf buzlar diye bilinen sadece iki ana amorf buz türü keşfedilmişti.

Bu bulgu, sıvı su ve onun birçok anormalliğini anlamamız açısından geniş kapsamlı sonuçlar verebilir.”

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Türkiye Genelinde Okullar 13 Şubat’a Kadar Tatil Edildi

Milli Eğitim Bakanı Mahmut Özer “Tüm Türkiye’deki iklim şartlarını göz önüne alarak ve deprem bölgelerindeki çalışmaların çok daha suhuletli olması bağlamında, sadece deprem bölgesindeki iller değil çevresindeki illerin de suhuletli bir şekilde süreçleri yönetmesi için, bugünden itibaren tüm Türkiye’de tüm okullarımızı 13 Şubat’a kadar bir hafta tatil ediyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Bakan Özer, Türkiye genelinde okulların 13 Şubat’a kadar bir hafta süreyle tatil edildiğini açıkladı.

Malatya Doğanşehir’de depremden etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunan Özer, sadece deprem bölgesinde değil deprem çevresindeki illerde yaşayan vatandaşların da hayatlarını kolaylaştırmak için bu kararın alındığını söyledi.

Bakan Özer, okul binalarının depremden etkilenenlere yardım ve yemek sağlamak için yedi gün 24 saat boyunca açık tutulacağını da belirtti:

“Tüm Türkiye’de şu andaki iklim şartlarını göz önüne alarak ve deprem bölgelerindeki çalışmaların çok daha suhuletle olması bağlamında sadece deprem bölgesindeki illerde değil, çevresindeki illerin de suhuletli bir şekilde süreçleri yönetmesi için bugünden itibaren tüm Türkiye’de tüm okullarımızı 13 Şubat’a kadar bir hafta tatil ediyoruz.

Böylece millet olarak, devlet olarak hem süreçleri daha rahat bir şekilde yürütme hem de özellikle bu 10 ilde akrabaları olan diğer illerdeki vatandaşlarımızın erişimini kolaylaştırmak anlamında da bu kararı almış bulunuyoruz ama bu kararı alırken tüm illerimizdeki, özellikle 10 ilimizdeki okullarımızın tamamı vatandaşlarımızın hizmeti için açık tutulacak.

Konaklama, yemek ikramıyla ilgili her türlü hizmet okullarımızda, öğretmenevlerimizde vatandaşlarımıza 7/24 kesintisiz bir şekilde intikal ettirilecek.”

12 ilde üniversitelerde bahar yarıyılı eğitim-öğretim dönemi ertelendi

Öte yandan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı, yurt ve kampüs imkanları ihtiyaç halinde kullanıma sunulmak üzere Antalya, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Karaman, Kayseri, Konya, Mardin, Mersin, Niğde, Sivas, Tunceli’deki yükseköğretim kurumlarında eğitim ve öğretim döneminin, daha sonra açıklanacak bir tarihe kadar ertelendiğini bildirdi.

Yükseköğretim Kurulu’ndan (YÖK) yapılan açıklamada, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen 10 ildeki yükseköğretim kurumlarında, bahar yarıyılı eğitim ve öğretim dönemine ara verildiği anımsatıldı.

Açıklamada, “Yurt ve kampüs imkanlarının ihtiyaç halinde kullanıma sunulmak üzere Antalya, Bingöl, Elazığ, Erzincan, Karaman, Kayseri, Konya, Mardin, Mersin, Niğde, Sivas, Tunceli illerimizdeki yükseköğretim kurumlarında da bahar yarıyılı eğitim ve öğretim dönemi daha sonra açıklanacak bir tarihe kadar ertelenmiştir” bilgisine yer verildi.

Paylaşın

Kahramanmaraş Merkezli 7,7 Ve 7,6’lık Depremler Dünya Basınında

Kahramanmaraş merkezli 7,7 ve 7,6’lık depremler dünya basınında da geniş yer buldu. Depreme ilişkin yapılan haberlerde, depremin geniş bir coğrafyada hissedildiği ve ilk depremin ardından pek çok artçı çok yaşandığı belirtildi.

Haberlerde, depremin Türkiye’de son on yıllarda yaşanan en kötü depremi olduğuna dikkat çekildi. Depremin, Türkiye ile Suriye’nin yanı sıra Irak, Mısır, Lübnan, İsrail ve Kıbrıs’ta da hissedildiği vurgulandı.

Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bu sabah meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem ile bugün13.24’te Maraş’ın Elbistan ilçesinde meydana gelen 7,6’lık deprem dünya basınında da geniş yer buldu.

ABD’nin The New York Times gazetesi, manşetten duyurduğu haberinde, bugün Türkiye saatiyle 14.00 itibariyle, Türkiye ve Suriye’de deprem nedeniyle en az bin 200 kişinin hayatını kaybettiğini yazdı.

ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu’nun (USGS) açıklaması uyarınca depremin büyüklüğünü 7,8 olarak duyuran gazete, sarsıntının Suriye, İsrail ve Lübnan ile birlikte dört ülkede hissedildiğine dikkat çekti

ABD’nin The Wall Street Journal gazetesi de bugün yaşanan depremde Türkiye ve Suriye’de bin 300’ün üzerinde kişinin yaşamını yitirdiğini duyurdu.

Depremin geniş bir coğrafyada hissedildiğini ve ilk depremin ardından pek çok artçı çok yaşandığını belirten gazete, depremin Türkiye’de son on yıllarda yaşanan en kötü depremi olduğuna dikkat çekti.

“Çok tehlikeli” fay hattı üzerinde

İngiltere’nin The Guardian gazetesi de Türkiye ve Suriye’de yüzlerce yurttaşın hayatını kaybettiği depreme geniş yer ayırdı.

Gazete, haberinde, ilk depremin üzerinden henüz 12 saat geçmeden ikinci bir deprem daha yaşandığını duyurdu.

Gazetenin aktardığına göre, Suriye devlet medyası da Maraş’ın Elbistan ilçesinde bugün öğle saatlerinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki ikinci depremin başkent Şam bölgesinde etkili olduğunu açıkladı.

İngiltere’nin BBC haber sitesi de Cumhurbaşkanı ve Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın paylaştığı son bilgilere atıfta bulunduğu haberinde, 912 kişinin hayatını kaybettiğini yazdı.

Depremin Doğu Anadolu fay hattı olarak bilinen hat üzerinde yaşandığını ataran BBC, deprem bilimcilerin son 100 yıl içinde önemli bir hareket olmasa da bu fay hattını “çok tehlikeli” olarak nitelendirdiğine dikkat çekti.

Suriye’de en az 473 ölü

Fransa’nın France 24 haber sitesi, konuyla ilgili haberinde Türkiye ve Suriye’de yüzlerce kişinin hayatını kaybettiğini yazdı.

Depremin bu iki ülke dışında Mısır, Kıbrıs ve Irak’ta da hissedildiğini hatırlatan France 24, Suriye’nin SANA haber ajansına dayandırdığı haberinde, ülkede en az 473 kişinin öldüğünü aktardı.

Fransa’nın Le Monde gazetesi ise diğer yayın kuruluşlarına benzer şekilde büyüklüğünü 7,8 olarak duyurduğu depremin, Orta Doğu’da perşembe gününe (9 Şubat) kadar sürmesi beklenen kar yağışı ve şiddetli fırtına şartlarında meydana geldiğine dikkat çekti.

“İki oğlum göçük altında, onları bekliyorum”

Almanya’nın Die Tageszeitung gazetesi, deprem haberini okuyucularına “Bin 400’den fazla ölü: Yeni depremler” başlığıyla duyurdu.

Maraş’ın Elbistan ilçesinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki depremin Suriye ve Lübnan’da da hissedildiğini kaydeden gazete, Suriye’deki ölü sayısını 547, yaralı sayısını en az bin 600 olarak açıkladı.

Almanya’nın Der Spiegel dergisi, haberi depremzedelerin ağzından bir cümleyle duyurdu: “İki oğlum göçük altında, onları bekliyorum.”

Dergi, haberinde, depremin ardından İtalya’nın tsunami uyarısı yaptığını da hatırlatarak ölü sayısının bini geçtiğini yazdı.

40’tan fazla ülke yardım teklif etti

İsrail’in Haaretz haber sitesi, Türkiye ve Suriye’de etkili olan depremin İsrail’de de hissedildiğini hatırlattığı haberinde, ülkede deprem nedeniyle herhangi bir can kaybı, yaralanma ya da hasar rapor edilmediğini belirtti.

Gazetenin haberine göre, “Türkiye’nin talebi üzerine” İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, tıbbi yardım ve arama-kurtarma ekiplerinin Türkiye’ye gitmesi talimatı verdi. Gazete, 40’tan fazla ülkenin Türkiye’ye yardım açıklamasında bulunduğunu kaydetti.

Yunanistan’ın Ekathimerini haber sitesi, depremi, “Erdoğan, ölü sayısının 912’ye yükseldiğini açıkladı” başlığıyla duyurdu. Erdoğan’ın açıklamalarını paylaşan gazete, Cumhurbaşkanı’nın sözlerine atıfla bugünkü depremin “1939’dan bu yana en büyük felaket” olduğunu yazdı.

Son olarak, Balkan Insight haber sitesi, Türkiye’nin güneyi ile Suriye’nin kuzeyini vuran depremin ardından göçük altında kalanları arama-kurtarma çalışmalarının sürdüğü bilgisini paylaştı. Site, ölü sayısının artabileceği uyarısında da bulundu.

Paylaşın

Dünyadaki Sismik Hareketlilik ‘Aşırı’ Seviyesine Yükseltildi

Suriye’nin yanı sıra Irak, Mısır, Lübnan, İsrail ve Kıbrıs’ta da hissedilen Kahramanmaraş’ın Pazarcık ilçesinde meydana gelen 7,7 büyüklüğündeki deprem ile Elbistan ilçesinde yaşanan 7,6 büyüklüğündeki depremin ardından dünyadaki mevcut sismik hareketlilik “aşırı” düzeyine yükseldi.

Dünyada meydana gelen deprem ve volkan patlaması olaylarını kayıt altına alan Volcano Discovery sitesi, bugün (6 Şubat) itibariyle güncellenmiş “Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi” (GSAL) grafiğini paylaştı.

Son 90 gün içindeki sismik hareketliliği karşılaştırmalı olarak gösteren grafik, 9 Ocak tarihinden sonra dünyadaki sismik hareketliliğin bugün yeniden “aşırı” (extreme) seviyesine yükseldiğini ortaya koydu.

Belirli bir süre içinde dünyada yaşanan tüm depremlerin büyüklüklerinin ortalamasına göre oluşturulan grafiğe göre, 6 Şubat tarihinde Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi, 7,8 ile 8,0 aralığına yükseldi.

Grafikte 7,6’nın üzeri “aşırı” hareketlilik olarak sınıflandırılıyor.

Grafikteki uyarı en son “aşırı” seviyesine yükseldiğinde 9 Ocak 2023’te Endonezya’da 7,6’lık bir deprem meydana gelmişti.

GSAL hakkında

Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi (GSAL), Volcano Discovery için jeolog ve volkan bilimci Tom Pfeiffer tarafından geliştirildi.

Dünyadaki sismik hareketliliği çevrimiçi bir şekilde görselleştiren sistem, belli bir zaman aralığında dünyada yaşanan tüm depremlerin büyüklüklerinin ortalaması alınarak oluşturuluyor. Grafikteki rakamlar, 0’dan 10’a (düşükten aşırıya) sismik faaliyet düzeylerini ortaya koyuyor.

Örneğin, bir gün için verilen “Küresel Sismik Faaliyet Seviyesi” 6,3 ise bu dünyada meydana gelen tüm depremler tek bir deprem olarak yaşansa bu depremin büyüklüğünün 6,3 olacağı anlamına geliyor.

Maraş depremleri: 12 saat içinde 2 deprem

Maraş’ın Pazarcık ilçesinde bugün saat 4.17’de 7,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi.

Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının (AFAD) ilk belirlemelerine göre depremin büyüklüğü 7,4 olarak açıklanırken, ABD Jeoloji Araştırmaları Kurumu (USGS) depremin büyüklüğünü 7,8 olarak duyurdu.

AFAD’ın açıklamasına göre, bugün saat 15.14 itibariyle Maraş merkezli depremlerde yaşamını yitirenlerin sayısının bin 14’e yükseldi.

Öte yandan, bugün saat 13.24’te yine Maraş’ta, Elbistan ilçesinde 7,6 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

AFAD Deprem Risk Azaltma Genel Müdürü Orhan Tatar, “Elbistan merkezli 7,6 büyüklüğünde bir başka deprem meydana geldi. Her ikisi de birbirinden bağımsız, birbirini tetikleyen depremler” dedi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İran’daki Rejim Karşıtı Protestoların Sembol Şarkısına Grammy Ödülü

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestoların sembolü haline gelen Baraye adlı şarkının bestecisi Şervin Hacıpur, Grammy ödülüne layık görüldü.

DW Türkçe’nin aktardığına göre, Şervin Hacıpur’a verilen “sosyal değişim özel başarı” ödülü ABD Başkanı Joe Biden’ın eşi Jill Biden tarafından açıklandı.

Konuşmasında, “Bir şarkının dünyayı birleştirebileceğini, ona ilham kaynağı olabileceğini ve sonunda dünyayı değiştirebileceğini” söyleyen Biden, Baraye’nin Jina Mahsa Amini protestolarının marşı haline gelen şarkıyı, “kadın hakları için güçlü ve şiirsel bir çağrı” olarak nitelendirdi.

Hajipour’un şarkı nedeniyle gözaltına alındığını hatırlatan Biden, “Bu şarkı güçlü temasıyla dünyanın dört bir yanında yankılanmaya devam ediyor: Kadın, yaşam, özgürlük” diye konuştu.

İran’dan çıkış yasağı

25 yaşındaki sanatçı, Farsçada “İçin” ya da “Nedeniyle” anlamına gelen şarkıyı Instagram sayfasında paylaştıktan sonra şarkı, sosyal medyada kısa sürede viral hale gelmiş ve protestoların sembolüne dönüşmüştü.

Rejime karşı propaganda yapmak ve şiddeti teşvik suçlamasıyla karşı karşıya kalan Hacıpur gözaltına alınmış ve günler sonra kefaletle serbest bırakılmıştı. İran’dan çıkışı yasaklanan Hacıpur’un altı yıla kadar hapis cezası alabileceği belirtiliyor.

Hajipour’un Grammy ödülü kazanmasına ilişkin İran hükümetinden henüz bir yorum gelmedi. Şarkıcı, İran’da İnsan Hakları Aktivistleri verilerine göre gösteriler sırasında tutuklanan 19 bin 600 kişiden sadece biri.

En az 527 kişinin ise hükümetin eylemlere şiddetle müdahalesi sonucu hayatını kaybettiği belirtiliyor. İran’ın dini lideri Ayetullah Ali Hamaney, yaklaşan devrim yıl dönümü nedeniyle Pazar günü, aralarında eylemlere katılanların da bulunduğu on binlerce tutuklu ve hükümlü için af ve ceza indirimi açıklamıştı.

Müzik dünyasının Oscar’ı olarak görülen prestijli müzik ödülü dün gece Los Angeles’ta gerçekleşti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal, Geliyorum’ Sözlerine Bahçeli’den Tepki

Tekirdağ’da partisinin düzenlediği mitingde konuşan MHP Lideri Bahçeli, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ‘Ben Kemal Geliyorum’ açıklamasını eleştirerek, “Kılıçdaroğlu can sıkıntısından gece gündüz film izliyor, zıvanadan çıkmış, paralel bir evrene geçmiş” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Merhum Cüneyt Arkın’ın başrolünü oynadığı ve 1976 yılında vizyona giren ‘Hınç’ isimli filmden aşırdığı bir sözü kendisine uyarlayan Kılıçdaroğlu gelse ne yazar gelmese ne yazar. Geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.”

MHP Lideri Bahçeli, ayrıca, 14 Mayıs’ta yapılması öngörülen seçim için henüz adayını açıklamayan Millet İttifakı’na seslendi. “Adayınızı ne zaman açıklayacaksınız?” diye soran MHP lideri, “Bunlar adaysız ve akılsız şekilde siyasi arenada dolaşmakta. ‘Kazanacak aday’ açmazı, zillet partilerini birbirine düşürmüştür. İP, CHP’ye kazan kaldırmıştır. Açıkça görülüyor ki 6’lı Masa ortadan çatlamıştır” şeklindeki iddiasını dile getirdi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Tekirdağ Cumhuriyet Meydanı’nda “Aziz Milletim Sıra Sende” temalı açık hava toplantısında açıklamalarda bulundu. Bahçeli’nin açıklamalarından öne çıkanlar şu şekilde:

” Türk milleti bağımsızlığının ve varlığının bedelini şehit kanlarıyla ödemiştir. Türk ve Türkiye Yüzyılı, Türk milletinin yüksek vasfının kardeşlik ve kader ortaklığının mükafatı ve methiyesi olacaktır. 115 yıldır anayasal çatının ve demokratik arayışların kanadı gibi gösterilen eşitlik ve hürriyet temeller arasındadır. Devletimizin asıl gündemi kuruluşundan itibaren sürekli ilerleyişi gözetmek üzerine kurgulanmıştır. Hiçbir Türk vatandaşı bu ülkenin ötekisi değildir.

Türkiye parmak sallanacak ülke değildir. Küresel oyunlara milli güvenliğimizi tehlikeye atan ablukalara karşı duracağız. Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceği yabancı başkentlerden belirlenemez. Sandık New York’ta, Londra’da kurulmayacak, sayım Brüksel’de yapılamayacak. Zalimler hükmü aziz millete sökmeyecek. Bunlar teslim bayrağı çekmiş siyaset acizleridir. Hiçbir milli konu umurlarında değildir.

Ortak mutabakat metninde FETÖ’cülere af vaadi, Pensilvanya’ya muhabbet, KHK’lılara ümit, PKK’ya açık çek, HDP’ye güvence, söz ve uzatılmış kirli eller vardır.

“Altılı masa ortadan çatlamıştır”

14 Mayıs’ta yapılacak seçimlerine az bir süre kala zillet ittifakının adayı hala yoktur. Kazanacak aday çıkmaz zillet partilerini birbirine düşürmüştür. Kılıçdaroğlu 13 Şubat’ta adayı açıklayabileceklerini söylerken, İP bir şey demektedir. Altılı masa ortadan çatlamıştır. Adayın kim olacağı konusunda kutuplaşma var. Kendi arasında anlaşmaktan mahkumdur. Adaysız şekilde arenada dolaşıyorlar. Kimlerin talimatını gözlüyorsunuz?

Cumhur İttifakı Türk milletinin can evidir. Ele geçirilemez, talan edilemez. Cumhur İttifakı’nın adayı sayın Recep Tayyip Erdoğan’dır.

“Meydan okuyoruz”

Kemal Kılıçdaroğlu, film repliklerinde kendine replik belirleyecek kadar ucuzlamıştır. Sürpriz yumurtadan çıkmış gibidir. Kılıçdaroğlu ‘ben geliyorum’ diyor. Kılıçdaroğlu gelse ne yazar, gelmese ne yazar. Kimin geldiğini 14 Mayıs’ta göreceğiz. Kendisine geleceği varsa göreceği de var diyerek meydan okuyoruz.

Bunlar Batı’dan aferin bekleyen Türkiye karşıtlarıdır. Bunlar Batı’dan takdir ve teveccüh gözleyen Türkiye aleyhtarlarıdır. Onlar aferini Avrupa’da bekleyedursun bize Türk milleti yetecektir.

Küresel medya fitne nöbetindedir. Mukaddesatımıza hakaret eden iblis uşakları provokasyon nöbetindedir. 9 ülkenin konsolosluklarını kapatmaları tek kelime ile rezalettir. ABD öncü rol oynamış, kuklalarını harekete geçirmiştir. Tehdidin kaynağını açıklamaları şeref meselesidir. Madem tehdit var, kaynağı da açıklanmalıdır. Konsoloslukların kapatılması hiçbir kitaba sığmaz. Ne biliyorsanız Türkiye ile paylaşın.

Paylaşın

İran’da On Binlerce Tutuklu Ve Hükümlü İçin Af

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestolarla bağlantılı olanlar dahil on binlerce tutuklu ve hükümlü için af ve ceza indirimi kararı alındı.

Aftan faydalanacak kişi sayısı yargı makamlarının yapacağı değerlendirme sonrası netleşecek.

İran’nin resmi haber ajansı IRNA’ya göre, İran dini lideri Ali Hamaney, Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsin Ejei’inin devrimin 44. yıl dönümü dolayısıyla af ve ceza indirimi çıkarılmasına ilişkin teklifini kabul etti.

Hamaney’in kabul ettiği af teklifi uyarınca, sonuncusu 22 Şubat 2019’da olmak üzere daha önce çıkarılan geniş çaplı aflardan farklı olarak ilk defa yargılama aşamasındaki sanıklar da af ve ceza indiriminden faydalanacak.

Mahsa Amini gösterileri nedeniyle yargılanan ya da hüküm giyenlerin de faydalanacağı af kapsamında, çeşitli suçlardan mahkum olan on binlerce kişi yattıkları cezalar göz önünde bulundurularak serbest bırakılacak ya da cezalarında indirime gidilecek.

Hamaney aleyhine slogan atan, yazı yazan veya sosyal medyada bu tür paylaşımlarda bulunanlar da af kapsamına girecek.

Söz konusu aftan, “yabancılar için casusluk, yabancı istihbarat servisleriyle doğrudan temasta bulunma, muharebe suçu işleme, kasten adam öldürme veya yaralama, askeri veya kamu tesislerini tahrip ve kundaklama, yıkıcı gruplara mensubiyet” gibi suçlardan hüküm giyenler ile ikiden fazla sabıka kaydı bulunanlar faydalanamayacak.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete gelen Mahsa Amini erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlak polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

Devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olduğunu yalanladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Mahsa Amini’nin ahlak polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurdu.

Şu ana kadar Tahran, Senendec, Kerec, Tebriz, Meşhed, Kiş, Kirman, Yezd, Reşt, Bender Abbas, Abadan, Kirmanşah, Erdebil, İsfahan, Urumiye, Kazvin, Zencan, İlam, Mazenderan, Hemedan başta olmak üzere birçok şehirde gösteriler düzenlendi. Birçok noktada eylemciler ile güvenlik güçleri arasında şiddetli arbede yaşandı.

Paylaşın