Uzamış Kovid Sendromunun Dört Ana Biyolojik Nedeni

Dünya çapında en az 65 milyon kişinin uzun Kovid sendromundan muzdarip olduğu ifade ediliyor. Araştırmacılara göre, baş ağrısı, halsizlik, hafıza ve uyku sorunları gibi uzamış Covid sendromunun çoklu semptomları, dört ana biyolojik nedene dayanıyor.

ABD’deki (ABD) Yale Üniversitesi’nden immünolog Akiku Iwasaki, “Ben bu sayının, gerçek tabloya oranla çok düşük olduğunu düşünüyorum” diyor.

Iwasaki, diğer üç bilim insanıyla birlikte Almanya’daki Ulusal Bilimler Akademisi Leopoldina’nın sanal panelinde, Long Covid üzerine yapılan araştırmaların durumu hakkında genel bir değerlendirme yaptı. Panele katılan uzmanlar hemfikir: Virüsle ilgili hâlâ cevap bekleyen pek çok soru var.

Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) 11 Mart 2020’de Kovid 19’u küresel bir pandemi olarak ilan etmesinden bu yana çeşitli aşılar ve ilaç tedavileri geliştirildi. Bu sayede hastalık ilk başlardaki dehşetini büyük ölçüde kaybetti.

Çoğu insan, koronavirüs enfeksiyonu sonrası tamamen iyileşirken, bazıları için ise hastalık, sonu gelmez başka şikayetleri de beraberinde getirdi. İngilizce “Long Covid” şeklinde ifade edilen ve uzamış ya da “post Kovid sendromu” olarak adlandırılan bu sürecin başlıca semptomları arasında kronik halsizlik, baş ağrıları ve hafıza problemlerinin yanı sıra saç dökülmesi ve libido kaybı gibi şikayetler yer alıyor.

65 milyon kişi uzun Covid hastası

Nature Microbiology dergisinde yer alan bir makalede, dünya çapında en az 65 milyon kişinin uzun Kovid sendromundan muzdarip olduğu ifade ediliyor. Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) Yale Üniversitesi’nden immünolog Akiku Iwasaki, “Ben bu sayının, gerçek tabloya oranla çok düşük olduğunu düşünüyorum” diyor.

Iwasaki, diğer üç bilim insanıyla birlikte Almanya’daki Ulusal Bilimler Akademisi Leopoldina’nın sanal panelinde, Long Covid üzerine yapılan araştırmaların durumu hakkında genel bir değerlendirme yaptı. Panele katılan uzmanlar hemfikir: Virüsle ilgili hâlâ cevap bekleyen pek çok soru var.

Uzun Covid sendromuyla ilgili veriler çoğaldıkça Iwasaki ve diğer araştırmacılar, vücutta çok sayıda biyolojik değişikliğe yol açan bir dizi Long Covid semptomunu açıklamak için kullanılabilecek dört ana nedeni tanımlamayı başardı.

SARS-CoV-2 kaybolmuyor

ilk nedeni, koronavirüsün müsebbibi SARS-CoV-2’nin vücutta bulunan rezervuarları tarafından tetiklenen kronik enflamasyon olabilir. Enflamasyon, başta enfeksiyon ve yaralanmalar olmak üzere, vücudun herhangi bir zarara karşı verdiği koruyucu bir yanıt. Virüs kümeleri çoğalmaya devam ettikçe bağışıklık sistemi de sürekli teyakkuz durumda kalır.

Iwasaki, “Hem viral antijenlerin hem de viral RNA’nın, akut enfeksiyondan aylar sonra bile vücutta dolaşmaya devam edebildiğini gösteren bulgular giderek artıyor” diyor.

Covid-19 özbağışıklığı tetikliyor

Akut bir enfeksiyon, artık sadece mücadele edilmesi gereken virüse karşı değil, aynı zamanda vücudun kendi hücrelerine saldıran ve onları yok eden özbağışıklık reaksiyonlarını (otoimmünite) da tetikleyebilir. Iwasaki, bulaşıcı hastalıklar ve otoimmünite arasındaki bu bağlantının iyi bilindiğini söylüyor: “Bu nedenle, otoimmünitenin, uzamış Kovid’in başka bir nedeni olması mümkündür.”

Daha çok Kronik Yorgunluk Sendromu (ME/CFS) olarak bilinen Miyaljik Ensefalomiyelit buna bir örnek olabilir. Çoğu kişinin, uzun süreli yorgunluk olarak hissettiği şey aslında onlarca yıldır var olan ciddi bir nörolojik durum.

Berlin’deki Charité Hastanesi’nde kronik yorgunluk sendromu üzerine araştırmalar yürüten immünolog Carmen Scheibenbogen, “Otoantikorların, ME/CFS’nin gelişiminde rol oynadığına dair kanıtlar olduğunu” söylüyor.

Diğer virüslerin yeniden etkinleştirilmesi

Iwasaki, “Araştırdığımız üçüncü hipotez, Epstein-Barr virüsü (EBV) veya herpes (genital uçuk) virüsleri gibi latent (uyuyan) virüslerin reaktivasyonu” diyor.

Herpes virüsleri, enfeksiyondan sonra vücutta kalır ve bağışıklık sistemi teyakkuzda olduğu sürece herhangi bir soruna yol açmaz. Ancak Kovid 19 tarzı bir enfeksiyon durumundaysa herpes virüsü yeniden uyanabilir.

Iwasaki, araştırmacıların peşinde olduğu dördüncü hipotez hakkında şu bilgiyi veriyor: “Akut korona hastalığı ne kadar şiddetli olursa, uzun Kovid semptomlarının neden olabileceği kalıcı hasar olasılığı da o kadar artar. Bu dört biyolojik süreç ayrı ayrı, sırayla veya birlikte gerçekleşebilir.”

Aşılama, uzamış Kovid riskini azaltıyor

İsrail’in Ramat Gan kentindeki Bar-Ilan Üniversitesi’nden epidemiyolog Michael Edelstein, “Uzun Covid sendromunun önlenmesi, aşı olmak için bir başka neden” diyor. Aşılamanın, hastalığın ciddi seyrini bariz bir şekilde önlediğini ve böylece kalıcı hasar olasılığını azalttığını belirten Edelstein, “Meta-analizler, aşılanmış kişilerde uzun Kovid’e yakalanma riskinin yaklaşık yüzde 25-30 oranında azaldığını gösteriyor” saptamasını yapıyor.

Ancak Edelstein, aşılamanın uzamış Kovid sorununa nihai çözüm olmadığını da kabul ediyor.

Uzun Covid psikosomatik bir hastalık değil

Hastalık ve sonraki süreçle ilgili cevap bekleyen birçok soru olmasına rağmen, uzmanlar bir şüpheyi kesinlikle devre dışı bırakıyor: Uzun Kovid sendromunun semptomları arasında psikolojik bir neden bulunmuyor. Sendromdan etkilenen kişilerin günlük yaşamları üzerinde ağır bir yük oluştuğundan, psikosomatik fenomenler elbette bir sonuç olarak ortaya olabilir. Ama kesinlikle bir sebep teşkil etmiyor.

Iwasaki, kendisinin de katıldığı ve henüz hakem değerlendirmesinden geçmemiş bilimsel bir çalışmanın sonuçları hakkında, “Tanımlanan immünolojik özellikler, uzamış Kovid’i yüzde 96 doğrulukla öngörebiliyor. Ancak psikosomatik faktörlerin, hastalık nedeni olarak gösterilmesi için ortada hiçbir neden yok” diyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İYİ Parti’de ‘Vakit Kaybetmeden Seçim Hazırlıklarına Başlayın’ Talimatı

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları sonrası Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. İl ve ilçe kongrelerini tamamlayan ve olağan büyük kongresini seçim sonrasında yapmayı planlayan İYİ Parti’de, yeni yönetimlerin “vakit kaybetmeden seçime yönelik hazırlıklara başlamalarının” talimatı verildi.

İYİP Genel Sekreteri Uğur Poyraz’ın imzasıyla yayımlanan genelgede üye kayıt ve seçim işlerinde kullanılan İYİP Raporlama ve İletişim Sistemi (İRİS)/Bulut üzerinde 96 bin 327 üyenin mahalle, 14 bin 963 üyenin ilçe bilgisinin seçmen kütüğü ile örtüşmediğinin tespit edildiği kaydedildi.

Sandık görevlendirmelerinde doğru mahalle ve ilçe belirlenmesi için üyelerin bilgilerinin Seçim İşleri Başkanlığı’nca sistem üzerinden güncelleneceği belirtildi.

Cumhuriyet’ten Gamze Kolcu’nun haberine göre, seçim işlerinden sorumlu başkan yardımcılarının belirlenmesinde dikkat edilmesi gereken noktalar ise şöyle sıralandı: “Seçim ve seçim güvenliğine dair işleri İRİS/Bulut üzerinden gerçekleştireceği için bilgisayar okuryazarı olması.

Okul sorumlusu, sandık görevlisi ve müşahit atamalarını gerçekleştireceği için üyelere ve mahalle başkanlarına ulaşabilir olması. Okul sorumlusu, sandık görevlisi ve müşahit eğitimlerinin bütün görevlilere verilmesini sağlayacak zamanı ve emeği ayırabilecek olması.”

Muhalefetin Seçimi kazanma gormülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Millet İttifakının adayı

Öte yandan Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayının bir sürpriz olmazsa önümüzdeki 10 gün içinde belli olması bekleniyor. Henüz görüşmeler tamamlanmadı ama adayın nasıl açıklanacağına dair bir dizi öneri konuşulmaya başlandı.

Adayın belirlendiği toplantının ardından ismin açıklanması ya da sonrasında büyük bir etkinlikle adayın duyurulması gibi seçenekler masada. Adayın belirlenmesinin ardından açıklanma yöntemine de liderler karar verecek ama kesin olan adayın manifestosu ile geleceği.

Altılı Masa kurmayları belirlenen adayın geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulan Ortak Politikalar Belgesi üzerinden en kısa sürede manifestosunu hazırlayacağını, yapılacak büyük bir etkinlikle bu manifestonun kamuoyu ile paylaşılacağını söylüyor.

Paylaşın

Türkiye, Gıda Enflasyonunda Dünya Beşincisi

Dünya genelinde gıda fiyatları düşerken, en yüksek gıda enflasyonu yüzde 285 ile Zimbabve’de görüldü. Afrika ülkesini yüzde 158 gıda enflasyonu ile Venezuela ve yüzde 143 ile Lübnan takip etti.

Gıda enflasyonun yüzde 95 seviyesine ulaştığı Arjantin, dördüncü sırada yer alırken yüzde 77 gıda enflasyonuyla Türkiye ilk beşi tamamladı. İlk 10’da yer alan diğer ülkeler sırasıyla Gana, Sri Lanka, Ruanda, Surinam ve Haiti oldu.

Dünya Bankası, “Gıda Güvenliği” raporunu blog sitesinden yayımladı. 30 Ocak’ göre en yüksek gıda enflasyonu yüzde 285 ile Zimbabve’de görüldü.

Afrika ülkesini yüzde 158 gıda enflasyonu ile Venezuela ve yüzde 143 ile Lübnan takip etti.

T24’ün aktardığına göre; gıda enflasyonun yüzde 95 seviyesine ulaştığı Arjantin, dördüncü sırada yer alırken yüzde 77 gıda enflasyonuyla Türkiye ilk beşi tamamladı. İlk 10’da yer alan diğer ülkeler sırasıyla Gana, Sri Lanka, Ruanda, Surinam ve Haiti oldu.

Gıda krizi daha da kötüleşecek

Raporda, Birleşmiş Milletler Küresel Gıda Fiyatları Endeksi ve gübre fiyatlarındaki düşüşün devam ettiği de bildirildi. Ancak gübre fiyatlarının hâlâ normal seviyelerin üzerinde olduğu uyarısı yapıldı.

Dünya Bankası raporunda, gıda krizinin bazı ülkelerin uygulamaya koyduğu ticareti kısıtlayan kararlarla daha da kötüleştiği vurgusu yapıldı. Aralık ayı itibarıyla 19 ülkenin 23 gıdanın ihracatına engel getirdiği; 8 ülkenin ise ihracatı kısıtlayan 12 önlem karar aldığı belirtildi.

DİSK-AR: Dar gelirlinin gıda enflasyonu yüzde 104,8

Öte yandan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), dar gelirli vatandaşların maruz kaldığı gıda enflasyonunu açıklamıştı.

Açıklamada, TÜİK’in gıda enflasyonu ocak ayında yüzde 71 iken emeklilerin gıda enflasyonunu yüzde 90,5 olarak hesaplanmıştı.

Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 77,1; düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 91,5 olurken, en yoksul yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 104,8 olarak gerçekleşmişti.

DİSK-AR’dan yapılan açıklamada, “Böylece, en yoksul gelir grubu yüzde 114,9 oranında gıda enflasyonu hissederken, en yüksek gelir grubu ise yüzde 57,3 oranında gıda enflasyonu hissetmiş oldu. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor” denilmişti.

Aralık 2002’de yüzde 29,7 olan enflasyon oranının Ocak 2023’te yüzde 57,68 olduğunun anımsatıldığı raporda, şu ifadelere yer verilmişti:

“Böylece AKP hükümeti enflasyonu 28 puan artırdı.

2005’te 114 olan TÜFE, 2023’te 1.203’e yükseldi. 2005’te 112 olan gıda fiyatları endeksi ise 2023’te 1.628’e çıktı.

Böylece 2005’ten bu yana TÜFE 1.089 puan, gıda fiyatları endeksi 1.546 puan arttı. 2005’te yüzde 9,2 olan enflasyon oranı 2023’te yüzde 57,7 oldu. 2005’te yüzde 6,8 olan gıda enflasyonu ise 2023’te yüzde 71’e yükseldi.”

Paylaşın

Muhalefetin Seçimi Kazanma Formülü

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Millet İttifakının adayı

Öte yandan Millet İttifakı’nın ortak cumhurbaşkanı adayının bir sürpriz olmazsa önümüzdeki 10 gün içinde belli olması bekleniyor. Henüz görüşmeler tamamlanmadı ama adayın nasıl açıklanacağına dair bir dizi öneri konuşulmaya başlandı.

Adayın belirlendiği toplantının ardından ismin açıklanması ya da sonrasında büyük bir etkinlikle adayın duyurulması gibi seçenekler masada. Adayın belirlenmesinin ardından açıklanma yöntemine de liderler karar verecek ama kesin olan adayın manifestosu ile geleceği.

Altılı Masa kurmayları belirlenen adayın geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurulan Ortak Politikalar Belgesi üzerinden en kısa sürede manifestosunu hazırlayacağını, yapılacak büyük bir etkinlikle bu manifestonun kamuoyu ile paylaşılacağını söylüyor.

Paylaşın

Cumhur İttifakı’nın İkinci Tur Hesabı: Seçmen Oyunu İstikrardan Yana Kullanır

Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçimler için 14 Mayıs’ı işaret ediyor… İktidar partilerindeki birçok siyasetçiye göre de seçim ikinci tura kalırsa Cumhur İttifakı adayı daha avantajlı olur. İktidar kulislerinde bunun nedeni şöyle açıklanıyor:

“Bizim hedefimiz Meclis başkanını seçmek ve komisyonlarda çoğunluğu elde etmek için 301 milletvekili. Muhalefet ise vaat ettiği parlamenter sisteme geçiş için 360 milletvekiline ulaşmak zorunda. Bizim 301’e ulaşmamız, muhalefetin 360’a ulaşmasından daha kolay. Muhalefete yakın anket şirketleri bile 360 vekil olasılığını göstermiyor.

Bizim 301’i geçtiğimiz, muhalefetin 360’ı yakalayamadığı tabloda cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa seçmen oyunu istikrardan yana kullanacaktır. Bu durumda 2. turda Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak daha kolay olacaktır.”

Cumhurbaşkanlığı ve Meclis seçimleri için ibre 14 Mayıs’ı gösteriyor. Yaklaşık 100 gün sonra gerçekleşecek seçimin sonucuna dair birçok senaryo var. Muhalefet partilerinin birçoğu cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turda bitmesi gerektiğini savunuyor.

Bu görüşte ikinci tur sürecinin “bilinmezlik” taşıması etkili. İktidar partilerindeki birçok siyasetçiye göre de seçim ikinci tura kalırsa Cumhur İttifakı adayı daha avantajlı olur.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, iktidar kulislerinde bunun nedeni şöyle açıklanıyor:

“Bizim hedefimiz Meclis başkanını seçmek ve komisyonlarda çoğunluğu elde etmek için 301 milletvekili. Muhalefet ise vaat ettiği parlamenter sisteme geçiş için 360 milletvekiline ulaşmak zorunda. Bizim 301’e ulaşmamız, muhalefetin 360’a ulaşmasından daha kolay. Muhalefete yakın anket şirketleri bile 360 vekil olasılığını göstermiyor.

Bizim 301’i geçtiğimiz, muhalefetin 360’ı yakalayamadığı tabloda cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa seçmen oyunu istikrardan yana kullanacaktır. Bu durumda 2. turda Cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak daha kolay olacaktır.”

Muhalefetin kazanma formülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan “418 Milyar Dolar” Paylaşımı

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Unutmayın, 418 milyar dolar çok büyük paradır” paylaşımında bulundu. Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını söylemişti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı açıklamada, Hazine’den 418 milyar dolar çalındığını tespit ettiklerini ve bu nedenle suikast tehdidi aldığını belirtmişti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Unutmayın, 418 milyar dolar çok büyük paradır” ifadelerini kullandı.

Ne olmuştu?

31 Ocak 2023 tarihinde partisinin grup toplantısında Kılıçdaroğlu, “Partimizin uzman ekipleri, Hazine’den çalınan paraların peşine düştüğü an. O raporlar geldiğinde paniğe kapıldılar. Devletin hazinesinden çalınan paranın toplamının 418 milyar dolar olduğunu saptayınca karalama kampanyaları ve suikast tehditleri gelmeye başladı. Ben korktum mu! Vız gelir, tırıs gider, Bay Kemal asla ve asla geri adım atmaz! Kaya gibiyiz, sır gibiyiz, yiğit gibiyiz, asla geri adım atmayacağız! Her şeyleriyle gelsinler, bir milim geri adım atmayacağız” demişti.

Ardından konuk olduğu bir televizyon programında da Sayıştay’a gideceğini söyleyen Kılıçdaroğlu, “Biz bir rapor hazırlattık; Türkiye’nin 418 milyar dolar parasının iç edildiğini biliyoruz. Şimdi bizim bütçemizi parlamento kabul eder, bütçenin nerelere harcandığını denetleyen kurum da Sayıştay. Kimin adına denetler? TBMM adına denetler. O zaman TBMM adına denetim yapan kurumun bizim hassasiyetlerimizi dikkate alması gerekir. Sadece bizim değil 85 milyonun hassasiyetlerini dikkate alması gerekir. Sayıştay’ın raporlarını alacağız ve bakacağız. 418 milyar dolar paranın nerelere nasıl iç edildiğini o raporlarda görmek istiyoruz biz. O raporlarla bizim raporları karşılaştıracağız” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Seçimin Sonucu HDP’nin Desteği Belirleyecek

BBC, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlere ilişkin dikkat çeken bir analiz yayınladı. Hazine yardımlarının bulunduğu hesaplara bloke konduğunu, kapatma davası açıldığını ve partinin eski eş genel başkanı Demirtaş’ın 2016’dan beri cezaevinde tutulduğunu hatırlatılan analizde, seçimlerin sonucunu belirleyebilecek olan partinin HDP olduğunu vurguladı.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır milletvekili Hişyar Özsoy ise HDP’nin kapatılmasının söz konusu olabileceğini ama bu durumun seçimleri etkilemeyeceğini söyleyerek “Eğer parti kapatılsa bile halkımız diğer siyasi partileri kullanarak seçimlere girmenin yolarını bulacaktır” dedi.

İngiliz yayın kuruluşu BBC, Türkiye’de yaklaşan seçimleri mercek altına aldı. Artı Gerçek‘in aktardığına göre, 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimler öncesinde ekonomik krizin derinleştiği belirtilen analizde, “Türkiye’deki seçimler: Yaşam pahalılığının ortasında Erdoğan için en büyük sınav” başlığı kullanıldı. BBC, seçimlerin sonucunu belirleyebilecek olan partinin HDP olduğunu vurguladı.

“Çok savunmasız hissediyorum. Sanki bir ormanda hayatta kalmaya çalışıyorum”

Analizde, “Türkiye’de resmi enflasyonun yüzde 57’nin üzerinde olduğu bir ortamda milyonlarca kişinin yaşam pahalılığı ile mücadele ettiği”, ev kiralarının artmasıyla barınma krizi yaşandığı hatırlatıldı.

BBC, 4 bin 500 TL’lik ev kirası iki katına çıkan bir yurttaşın, yeni ev arayışında 30 bin TL’lik kira talepleriyle karşılaştığı yönündeki şikayetlerine de yer verdi. Maaşının aynı oranda artmadığını belirten bu kişi, “Çok savunmasız hissediyorum. Sanki bir ormanda hayatta kalmaya çalışıyorum” dedi.

BBC, Erdoğan’ın seçim öncesinde enerji teşvikleri, asgari ücretin iki katına çıkarılması, emeklilikte yaşa takılanlar gibi ekonomik adımlar attığını hatırlatsa da, pazardaki bir yurttaşın “Bu sene bir anda fakirleştik. Sokaktaki enflasyonun yüzde 600 olduğunu hissediyoruz ama emeklilik maaşlarına sadece yüzde 30 oranında zam yapıldı” şeklindeki sözlerine de yer verdi.

‘Seçimin sonucunu belirleyecek olan…’

Analizde, Erdoğan’ın ekonomi politikalarını tersine çevirmeyi ve Merkez Bankası’nın bağımsızlığını yeniden tesis etmeyi vaat eden Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayının henüz açıklanmadığı da hatırlatıldı.

Masanın adayını büyük ihtimalle CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu olacağını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adının da geçtiğini belirten BBC, “Seçimin sonucunu belirleyecek olan, Türkiye’nin üçüncü büyük partisi” ifadelerini kullandı.

“Cumhurbaşkanını çok büyük ihtimalle HDP’nin desteği belirleyecek”

BBC, HDP’nin Hazine yardımlarının bulunduğu hesaplara bloke konduğunu, kapatma davası açıldığını ve partinin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş’ın 2016’dan beri cezaevinde tutulduğunu hatırlattı.

HDP Eş Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır milletvekili Hişyar Özsoy ise BBC’ye demecinde HDP’nin kapatılmasının söz konusu olabileceğini ama bu durumun seçimleri etkilemeyeceğini söyleyerek “Eğer parti kapatılsa bile halkımız diğer siyasi partileri kullanarak seçimlere girmenin yolarını bulacaktır” dedi.

BBC ise şu yorumu yaptı: “Eğer cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura kalırsa, Türkiye’nin bir sonraki cumhurbaşkanını çok büyük ihtimalle HDP’nin desteği belirleyecek.”

Paylaşın

Yeni Keşfedilen Bir Çift Yıldızlı Sistem Çok Tuhaf Davranışlar Sergiliyor

Gökbilimci André-Nicolas Chené, “Samanyolu’nun en az 100 milyar yıldız ve muhtemelen 100 milyarlarca yıldız daha içerdiğini biliyoruz. Bu olağanüstü çift yıldızlı sistem esasen 10 milyarda bir görülür” diyor ve ekliyor:

“Çalışmamızdan önce, Samanyolu gibi sarmal bir galakside bu türden sadece bir veya iki sistemin bulunabileceği tahmin ediliyordu.”

Yeni keşfedilen ve çok nadir olan bir çift yıldızlı sistem, onu bulan araştırmacılara göre çok tuhaf davranışlar sergiliyor.

Sistem o kadar alışılmadık ki muazzam büyüklükteki Samanyolu galaksimizde ondan sadece yaklaşık 10 tane bulunduğu düşünülüyor.

Bu sistem bir kilonovayı, yani nötron yıldızları çarpıştığında meydana gelen patlamayı tetikleyerek evren boyunca tespit edilebilecek ultra güçlü bir patlamayı harekete geçirmek için tüm koşullara sahip.

NOIRLab’de gökbilimci olan, yeni çalışmanın ortak yazarı André-Nicolas Chené, “Samanyolu’nun en az 100 milyar yıldız ve muhtemelen 100 milyarlarca yıldız daha içerdiğini biliyoruz. Bu olağanüstü çift yıldızlı sistem esasen 10 milyarda bir görülür” diyor:

“Çalışmamızdan önce, Samanyolu gibi sarmal bir galakside bu tüden sadece bir veya iki sistemin bulunabileceği tahmin ediliyordu.”

Bu ikiz yıldızları bulan gökbilimciler, sistemin X-ışınlarıyla parladığını ve kütlesinin büyük olduğunu söylüyor. Fakat bu özellikle olağandışı çünkü gökbilimciler, iki yıldızın birbirlerinin etrafındaki yörüngede “tuhaf bir dairesel” rotada döndüğünü söylüyor.

Sözkonusu sistem olağan ve etkileyici bir patlamadan ziyade, bir yıldız patlamasının yani süpernovanın sönmesiyle oluşmuş gibi görünüyor.

Yıdızların tuhaf yörüngesi sayesinde araştırmacılar, iki yıldızdan birinin “tükenmiş” bir süpernova olduğunu buldu. Bu, yakıtı tükenip çekirdeği çöktüğünde yıldızın nispeten zayıf bir patlama geçirdiği anlamına geliyor.

Bu patlama yıldızları genellikle uzun bir eliptik yörüngeye sokar. Ancak bu yıldızda böyle bir patlama meydana getirmek için bile yeterli enerji kalmadığından iki yıldız bunun yerine dairesel bir yörüngede yakınca hizalanmış.

Zamanla bu iki yıldız, kozmos boyunca güçlü kütleçekimsel dalgalar gönderip gümüş ve altın gibi ağır elementleri arkasında bırakarak birleşecek.

Bu yıldız çifti kendi başına bile yeterince tuhaf. Ancak bilim insanları bunun gibi sistemleri bulmanın kilonovaları daha iyi anlamaya yardımcı olabileceğini umuyor. Bu etkileyici patlamaların evrendeki altının kaynağı olduğu da düşünülüyor.

Chené, “Uzunca bir süre, gökbilimciler nihayetinde bir kilonovaya yol açabilecek kesin koşullar hakkında tahminler yürüttü” diyor:

“Bu yeni sonuçlar en azından bazı durumlarda iki kardeş nötron yıldızının, biri klasik bir süpernova patlaması olmadan meydana gelse bile birleşebileceğini gösteriyor.”

CPD-29 2176 diye bilinen bu çift yıldızlı sistem, Dünya’dan yaklaşık 11 bin 400 ışık yılı uzaklıkta bulunuyor. İlk olarak NASA’nın Neil Gehrels Swift Gözlemevi’nin tespit ettiği sistemin olağandışı doğası, daha sonra Şili’deki 1,5 metre çaplı SMARTS teleskobu kullanılarak yapılan gözlemlerle doğrulandı.

Bulgular, Nature adlı bilimsel dergide dün yayımlanan “A high-mass X-ray binary descended from an ultra-stripped supernova” (Çok düşük maddeli bir süpernovadan türeyen yüksek kütleli bir X-ışını ikilisi) başlıklı yeni bir makalede açıklanıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

ABD, Çin’in ‘Casus’ Balonunu Okyanus Üzerinde Vurdu

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, Başkan Joe Biden’in emri ile Çin’den yola çıkan, Pekin’e ait keşif/gözetleme balonunun, Güney Carolina açıklarında, Atlas Okyanusu üzerinde savaş uçakları tarafından vurularak düşürüldüğünü bildirdi.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Joe Biden ise, gazetecilere yaptığı açıklamada, Amerikan hava sahasına giren Çin’e ait balonun düşürülmesi emrini günler önce verdiğini belirtti. Balonun varlığı konusunda geçen Çarşamba günü bilgilendirildiğini aktaran Biden, mümkün olan en kısa sürede düşürülmesi yönünde emir verdiğini vurguladı.

Pekin yönetimi ise insansız ve sivil misyona sahip olduğunu belirttiği balonun düşürülmesi karşısında rahatsızlığını dile getirirken, “yaşanan olayın uluslararası teamüllerin ciddi biçimde ihlali olduğu” değerlendirmesinde bulundu.

Balonun vurulması operasyonu sırasında Güney Carolina bölgesinde uçuşlar durduruldu. Olayın ardından Çin ve ABD arasındaki ilişkiler gerilirken, Pentagon yaşananların Amerikan egemenliğinin “kabul edilemez bir ihlali” olduğunu ifade etti.

Pentagon henüz operasyona ilişkin bir açıklama yapmazken Çin’in casus balonunun düşürülmesi gerektiği konusunda çok sayıda Kongre üyesinden açıklamalar gelmişti. Konunun ABD’nin egemenlik meselesi haline geldiği tartışmaları yapıldı.

Reuters haber ajansı fotoğrafçısı bir jetin balona yaklaşarak onu vurduğunu vurulma anında bir patlama görüntüsünün ortaya çıkmadığını ardından balonun düşmeye başladığını söyledi.

Balonun vurulduğu an ve düşüşünün Myrtle sahili bölgesinden görülebildiği belirtiliyor. Reuters fotoğrafçısı balonun vurulması esnasında iki askeri jetin olduğunu belirtti.

Çin yönetimi balonun casusluk amacı taşımadığını meteorolojik ölçümler yapmak amacıyla kullanıldığını ve kazara ABD’ye yöneldiğini iddia etti. Ancak bu gelişme üzerine ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Çin’e yapacağı ziyareti erteleme kararı aldı. Konu ABD ve Çin arasında yeni bir gerilim konusu haline geldi.

ABD Savunma Bakanlığı, bir başka Çin casus balonunun da Latin Amerika üzerinde görüldüğünü söyledi ancak tam konum hakkında bilgi vermedi.

Düşürülen balonun enkazı çıkartılıyor

ABD Savunma Bakanlığı, deniz üzerinde düşürülen balonun enkazının çıkarılmasına başlandığını da açıkladı. Bunun ne kadar zaman alacağının bilinmediğini de belirten Bakanlık, enkazın suların sakin olduğu bir bölgede bulunduğunu ve çıkarılmasının kolay olacağını tahmin ettiklerini bildirdi.

ABD’li makamların verdiği bilgiye göre balon ilk olarak 28 Ocak’ta Alaska üzerinde görüldü ve o zamandan bu yana da gözetleniyor. 30 Ocak’ta Kanada, 31 Ocak’ta da ABD’nin Idaho eyaletinde gözlemlenen balonun, ilk olarak tespit edildiği andan itibaren, Çin adına faydalı olabilecek bilgileri toplamasının da engellemeye çalışıldığı aktarıldı.

Balon, ABD’li yetkililere göre hiçbir zaman sivil uçuş sahası için de tehlike arzetmedi. Enkazının çıkarılmasıyla Çin’e ait balonun hangi misyonla uçtuğunun tespit edilmesinin amaçlandığı da kaydediliyor.

Pentagon, geçen Perşembe günü ilk olarak balonun tespit edildiğine dair bilgiyi kamuoyu ile paylaşmış, balonun Montana eyaleti sınırlarında bulunan nükleer başlıklı kıtalararası balistik füzelerin muhafaza edildiği hava üssü yakınlarında da görüldüğünü bildirmişti.

Kolombiya da balon tespit etti

Bu arada Kolombiya da benzer bir balonun kendi hava sahasında tespit edildiğini duyurdu.Kolombiya Hava Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, 17 bin metre yükseklikte, ülkenin kuzeyinde görülen balonun ulusal güvenlik açısından tehlike arzetmediği de bildirildi.

Diğer ülkelerle tespit edilen cismin aydınlatılması meselesinde iş birliği yapıldığı da aktarılırken, Pentagon Sözcüsü Pat Ryder de ikinci bir balonun Latin Amerika hava sahasında görüldüğünü bildirdi. Pekin ise ABD’de görülen dışında bir balonun varlığına dair açıklama yapmadı.

Balonlar genellikle gözetleme amaçlı kullanılan araçlar ve kulanımları yeni değil. Uydulardan farklı olarak balonlar normalde tek bir noktada kalıp, incelenmesi hedeflenen noktaları çok daha yakından büyüteç altına alabiliyorlar ve radarlar tarafından tespit edilmeleri de zor.

Telekomünikasyon kanallarına dair bilgi toplayabilme imkanına sahip balonların rotası ve izleyeceği yol konusundaki teknik imkanları günümüzde oldukça iyi ve rüzgar veya başka hava muhalefeti nedeniyle yörüngesinden çıkma ihtimali de düşük olarak görülüyor.

Paylaşın

HDP’den Kapanmaya Karşı A, B, C Seçenekleri

14 Mayıs’ta yapılması planlanan Cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimine giderken yaşanabilecek en önemli gelişmelerden biri Anayasa Mahkemesi’nin HDP’nin kapatılması talebiyle açılan davada vereceği karar olacak.

HDP’nin 14 Mart’ta yapacağı sözlü savunmanın ardından dosya raportöre gönderilecek. Raportörün hazırlayacağı rapor AYM Başkanına sunulduktan sonra görüşme için gün belirlenecek ve üyeler kararını verecek.

Ancak bu süreç için belirli bir takvim yok. Bu nedenle HDP’li yetkililer seçimin hemen öncesinde alınabilecek karara karşı atacakları adımı tartışmaya başladı.

Hazine hesaplarına geçici bloke kararını “kapatma yönünde bir tutum” olarak yorumlayan yetkililer hazırlıklarını da bu olasılık üzerine yapıyor.

Partide, “Biz her şeye rağmen HDP ile seçime girme eğilimindeyiz. Ama AYM milletvekili listelerinin kesinleşeceği sürece kadar karar vermezse ‘kurbanlık koyun gibi bıçağa başımızı uzatmayız. O zaman kapanma davasıyla ilgili karar çıkmadan da bir başka partiyle seçime girme kararı verebiliriz” şeklinde değerlendirmeler yapılmaya başlandı.

Gazete Duvar’ın Duvar Arkası bölümünde aktardığına göre, bir yetkili de “Kapanmaya karşı A, B, C seçeneklerini konuşurken bu belirsizlik ortamında seçime girilecek parti açısından en uzak seçenek HDP diyebiliriz” yorumu yaptı.

HDP’nin bir başka parti ile seçime girme kararı alması durumunda değerlendireceği ilk seçenek Yeşil Sol Parti olacak. Bu partinin seçime girme yeterliliği almaması durumunda TİP ve Emek Partisi’nin tercih edilebileceği konuşuluyor.

Muhalefetin seçimi kazanma frmülü

Öte yandan Millet İttifakı çalışmalarında en kritik konulara gelindi. Ortak cumhurbaşkanı adayı için 13 Şubat işaret edilirken Meclis seçimleri için de “en çok milletvekili nasıl çıkarılır” formülü çalışılıyor.

Kritik dönemeçte özellikle İYİ Parti yetkililerinden gelen açıklamalar “Masa dağılır mı” sorusuna neden olurken “Açıklamaları kriz olarak nitelendirmek doğru değil, en önemli konuları konuşmaya başladık. Tüm partiler ne kadar belirleyici olabilirim, en çok ne alabilirim diye el yükseltiyor. Bu siyasetin doğasında var. Masadan kimse kalkamaz. Bu masanın sağlamlığından da değil. Kazanmak için birbirimize mecburuz” deniliyor.

Bir siyasetçi de “yüzde 100 kazanmanın formülü”nü, “Masa’dan bir lider cumhurbaşkanı, diğerleri cumhurbaşkanı yardımcısı olarak elini taşın altına koymalı. HDP de aday çıkarmamalı” sözleriyle açıklıyor.

Paylaşın