İYİ Parti Masadan Kalkarak “İntihar Etti”

İYİ Parti Lideri Akşener’in CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylığına karşı çıkarak Altılı Masa’dan ayrıldığına yönelik açıklamasında kullandığı dili yadırgadığını söyleyen Bekir Ağırdır, bu sonuçla İYİ Partinin siyaseten “intihar ettiği”ni belirtti.

Ağırdır, Altılı Masa’dan İYİ Parti’nin çekilmesine karşın seçmenin üçte ikisinin Erdoğan karşısındaki adaya oy vereceğini söyledi.

T24 yazarı ve KONDA Araştırma kurucusu Bekir Ağırdır, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortak adaylığına karşı çıkarak Altılı Masa’dan ayrıldığına yönelik açıklamasında kullandığı dili yadırgadığını söyledi.

Ağırdır, bu sonuçla İYİ Partinin siyaseten “intihar ettiği”ni değerlendirdi. Altılı Masa’dan İYİ Parti’nin çekilmesine karşın seçmenin üçte ikisinin Erdoğan karşısındaki adaya oy vereceğini söyledi.

“Bu sattten sonra Meral Hanımın aday olmaktan başka çaresi yok”

T24 editörü Candan Yıldız’ın sunduğu canlı yayına katılarak Yıldız ve T24 yazarı Murat Sabuncu’nun Meral Akşener’in açıklamalarına ilişkin soruları yanıtlayarak gündemi değerlendirdi. Ağırdır’ın Akşener’in çıkışı ve İYİ Parti’nin kararı sonrasında ortaya çıkan durumla ilgili tespitleri şöyle: .

– Akşener’in artık aday olmaktan başka çaresi yok.

– Akşener ve İYİ Parti 2018 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili seçimlerinde alınan oya ulaşamazlar.

– İkinci tura Kılıçadaroğlu ve Erdoğan kalacak.

– Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş Akşener’in çağrısına karşılık vermeyecek.

– Meral Akşener kötü bir liderlik sınavı veriyor.

Seçmen partiyi izlemeyecek

İYİ Parti’nin “intihar ettiğini” söyleyen Ağırdır, partinin “sosyolojik tabanı ile örgütsel dokusu arasındaki bariz fark”ı giderme çabasındaki Meral Akşener’in “seküler dünyanın içinde olan sol fikriyata yakın durmayan, kendilerince milliyetçi ya da daha geleneksel değerleri olan ama dindarlığı baskın olmayan, ama seküler dünyada da yüzü muasır medeniyet olarak batıya dönük kentli seçmen” ile “örgütsel dokusu”nu oluşturan “MHP’den gelen ülkücüler” arasında kaldığını söyledi.

Ağırdır “Meral Hanım bu örgütsel dokunun aklıyla hareket ediyor olabilir ama seçmeni yüzde 12-13 oy, o seçmenin 3’te 2’si Meral Hanım ve o kadroyla hareket etmeyecek. Tayyip Erdoğan karşısında kim varsa, oraya oy verecek. Meral Hanım ya da İYİ Parti hangi adresi gösterirse göstersin” dedi.

Ağırdır, İYİ Parti’nin bu pozisyonu alması halinde o seçmenin “en az yarısı ya da önemli bir kesimi[nin] orada durmayaca[ğını]” ileri sürdü, ve yönetimin tutumunu bu nedenle “intihar” olarak değerlendirdiğini söyledi.

Ağırdır süreçte duygusal bir boyutun da olabileceğini söyledi: “Bir takım duygusal meseleleri var, anlayabiliyorum hak vermesem de. İstanbul’da İmamoğlu’nun kazandığı, Altılı Masa’nın ‘HDP ile işbirliği yapmıyor’ baskılarına karşılık, ‘Benim de başkanım Ekrem Bey, benim oyumla seçildi’ derken; onun da onore edilme ihtiyacı beklentisi; bunu anlıyoruz. Evet ama bu duygu hali eğer bütün siyasi tarzını ele geçiriyorsa, o zaman yapacak bir şey yok. Hakikaten intihar etti demek lazım.”

Meral Akşener’in tutumu açıklanamaz

Meral Akşener’in Ekrem İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a yaptığı adaylık çağrısın karşılık bulmayacağını düşünen Ağırdır, “Ekrem Bey’in de Mansur Bey’in de […] bir fikri yakınlık içinde olsalar bile […] bu tavırla ve bu biçimde bir ayrılışla yan yana duracağını san[madığını] söyledi.

Ağırıdr, örgütsel doku ve kurumsal akıl açısından “bir arada durmakta zorlana[cağını]” değerlendirdiği altı partinin liderlerinin buna karşın birbirlerine olan yüksek güveni dolayısıyla “paradoksal bir biçimde lider oligarşisi ilk defa işe yaraya[bilecek olduğunu]” söyledi.

Buna karşılık Akşener’in “bu tarzını gerçekten izah edemiyorum, anlayamıyorum” diyen Bekir Ağırdır “Bir başka durum olması gerektiği” kanısında. “Bu kadar duygusallığa ve örgütün basıncına teslim ise, bu basınç daha önce de vardı, 6 ay önce de vardı 12 ay önce de vardı” diyor.

“Meral Hanım kötü bir liderlik sınavı veriyor”

KONDA kurucusu, Akşener’in “yalnızca bu kararıyla değil […] böyle bir meseleyi bu noktaya gelene kadar bekleyerek […] bu noktaya gelene kadar yönetem[eyerek] çok kötü bir [liderlik sınavı ver[diğini]” söyledi. “Mesele de şu ki, İYİ Parti’nin anketelerde o oy oranını görme ihtimali yoktur” diye ekledi.

Söyleşinin tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Mansur Yavaş Ve Ekrem İmamoğlu’ndan Kemal Kılıçdaroğlu’na Destek Mesajı

İYİ Parti Lideri Akşener’in adaylık konusunda çağrı yaptığı CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, sosyal medyadan açıklama yaparak, partinin genel başkanı Kemal Kılıçdaorğlu’na destek verdiler.

Haber Merkezi / ABB Başkanı Yavaş, “Bugüne kadar yaptığımız açıklamalarda Genel Başkanımız Sn. Kemal Kılıçdaroğlu’nun iradesi dışında hareket etmeyeceğimizi belirtmiştik. Aynı çizgideyiz. Temennimiz, Millet İttifakı’nın tüm paydaşlarıyla yoluna devam etmesidir.” dedi.

İBB Başkanı İmamoğlu, “Millet İttifakı halkımızın içinden geçtiği zor bir dönemde ağır bir sorumluluk alarak devleti etkin ve demokratik, toplumu huzurlu ve zengin kılma iradesiyle kurulmuş bir siyasi birliktir. Milletimize çaresiz, umutsuz ve yalnız olmadıklarını göstereceklerine inanıyorum. CHP’nin öz evladı ve Millet İttifakı’nın Belediye Başkanı olarak milletimizin arzu ettiği birlik içinde, ittifak masasında irademizi temsil eden Sayın Kılıçdaroğlu’nun ve Millet İttifakı’nın, eksilmeden çoğalarak büyüyeceğinden şüphem yoktur” ifadelerini kullandı.

“Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir” açıklaması yaptı.

Karamollaoğlu’ndan ‘yola devam’ mesajı

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

“Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu: Dayatma değil istişare var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi.

Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu: Dayatma Değil İstişare Var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Meselemiz tek kişinin iradesinin hâkim olduğu ucube sistemin mantığını benimseyerek cumhurbaşkanlığı makamını asla bir isme endekslemek değildir. Cumhurbaşkanı adayımız kazandığında, hiçbir toplum kesiminin “biz kaybettik” hissine sahip olmayacağı bir ortak akıl ve yönetişim kültürü egemen olacaktır.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in adaylık çıkışının ardından yazılı açıklama yaptı. Davutoğlu’nun açıklaması şöyle:

“Gelecek Partisi olarak bizim için Millet İttifakı bir kişinin cumhurbaşkanlığı, bir partinin iktidarı ya da partilerin grubunun koalisyonu değil, gücünü derin millet vicdanından, 200 yıllık siyasi tarih birikiminden ve tecrübesinden olan bir toplumsal barış projesidir. İktidarın kutuplaştırma stratejisine meydan okuyan, milletimize büyük umut kaynağı olan bu toplumsal barış projesinin aynı kararlılıkla devamı ve başarısı her türlü siyasi hesabın üstündedir.

Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur. Meselemiz tek kişinin iradesinin hâkim olduğu ucube sistemin mantığını benimseyerek cumhurbaşkanlığı makamını asla bir isme endekslemek değildir. Cumhurbaşkanı adayımız kazandığında, hiçbir toplum kesiminin “biz kaybettik” hissine sahip olmayacağı bir ortak akıl ve yönetişim kültürü egemen olacaktır.

Bu kararlılıkla Gelecek Partisi’nin bugüne kadar attığı tüm imzaların arkasında durarak yoluna devam edeceğini vurgular, bu zorlu süreçte omuz omuza emek vermiş herkesi aklıselim içinde davranmaya davet ederim. Milletimiz büyük bir felaketin acısını yaşarken tarihi sorumluluğumuzun bir gereği olarak hiçbir siyasi ikbal düşüncesi içinde olmaksızın yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.”

Karamollaoğlu’ndan ‘yola devam’ mesajı

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

“Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

“Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir” açıklaması yaptı.

Paylaşın

DEVA Partisi: Var Gücümüzle Çalışmaya Devam Edeceğiz

DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “DEVA Partisi olarak, ilk günden itibaren samimiyet ve gayret ile elimizden gelen tüm çabayı ortaya koyduk. Bu iş birliğinin başarılı olmasının; ekonomik krizin derinliğinde boğulan, adalete susamış, onurlu bir şekilde yaşama hakkı elinden alınmış, ağır bir deprem felaketi ile karşı karşıya kalmış halkımızın rahat bir nefes alabilmesinin yegâne yolu olduğu inancıyla hareket ettik.

Haber Merkezi / Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Ali Babacan liderliğindeki Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yayınladı. DEVA Partisi’nin açıklaması şöyle:

12 Şubat 2022 tarihinden bu yana altı siyasi parti olarak, karşılıklı anlayış içinde özgürlükçü demokratik bir hukuk devleti inşa etme hedefiyle önemli adımlar attık. Tüm süreç boyunca yürüttüğümüz çalışmaları; milletimize ve gelecek nesillere adalet, barış, refah ve huzur getireceği inancıyla ortak akıl, istişare ve uzlaşma ile sürdürdük.

En önemlisi de çalışmalarımızı, katılımcılık ve demokrasi kültürünün bir gereği olarak altı siyasi partinin tam mutabakatının esas alındığı bir zemin üzerinde yürüttük. Hiçbir siyasi parti, politik duruşunun ve parti tabanlarının kabul etmeyeceği bir tutuma zorlanmadı. Karşılıklı saygıyı esas alan böyle bir çalışma usulünde tabiatı gereği dayatma söz konusu olmayacağı açıktır. Nezaketi ve hakikati yansıtmayan ve sağduyuya dayanmayan, itham edici açıklamalar doğru olmamıştır.

DEVA Partisi olarak, ilk günden itibaren samimiyet ve gayret ile elimizden gelen tüm çabayı ortaya koyduk. Bu iş birliğinin başarılı olmasının; ekonomik krizin derinliğinde boğulan, adalete susamış, onurlu bir şekilde yaşama hakkı elinden alınmış, ağır bir deprem felaketi ile karşı karşıya kalmış halkımızın rahat bir nefes alabilmesinin yegâne yolu olduğu inancıyla hareket ettik.

Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.”

“Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir” açıklaması yaptı.

Karamollaoğlu’ndan ‘yola devam’ mesajı

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ise, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

Davutoğlu: Dayatma değil istişare var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi.

Paylaşın

“Biz Ülkeyi Siyasal Operasyonlarla Yönetmeye Talip Olmayacağız”

CHP Lideri Kılıçdaroğlu sosyal medya hesabından paylaştığı videolu mesajda, “Biz ülkeyi siyasal operasyonlarla yönetmeye talip olmayacağız, hepimizin sorumluluğu var ve sorumlu davranacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bana gelince, ben bu saatten sonra değişmem. Ben birleştiririm, birleştirmeye de devam edeceğim. Sofra büyümek zorunda. Bunu da kimse durduramaz. Bu sofrada siyasi oyunların, nezaketsizliğin, Erdoğan dilinin yerinin olmaması gerektirdi. Bu sofraya oturanlar böyle oturdu, kalkan da ancak bu sebepten kalkacaktır.”

Kılıçdaroğlu, mesajının devamında, “Umudum, niçin bir araya geldiğimizin farkındalığıyla sakin olmamız… Ben ve partim herhangi bir gerginliğe izin vermeyeceğiz, alet olmayacağız. Biz sorumlu davranmaya devam edeceğiz. Kimseyi geride bırakmayacağız. Türkiye’nin tüm vatandaşları bu sofraya davetli olacak. Halkımız kaygılanmasın. Biz her şekilde Erdoğan’ı da Erdoğan’ın propaganda makinasını da yeneriz, yeneceğiz.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından videolu bir mesaj paylaştı. Kılıçdaroğlu, “Soframızı büyütmeye devam edeceğiz. Sabırla…” notuyla paylaştığı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Biz bu yola çıkarken hep Halil İbrahim sofrasından bahsettik. Çünkü bu sofraya bu ülkenin tüm renklerini davet etmemiz gerekir dedim. Türkiye’nin bütün renklerini birleştire birleştire kazanmak için yola çıktık.

Bu sofraya ‘o oturmasın, bu oturmasın’ diyerek bu ülkeyi toparlayamayız. Birilerini hor görerek, göz ardı ederek Türkiye’yi değiştiremeyiz. Bu Türkiye’yi 20 senedir yaşıyoruz zaten. ‘Erdoğan gitsin, ama Erdoğanizm gelsin’ bu da olmaz. Tarihi sorumluluğumuz var bizim. İttifakımızın diğer ortakları medyaya çıkıp hakaretler etmiyor. İttifaka zarar veren demeçler hiç vermiyor. Hiçbirinin ittifak içinden oy devşirmeye çalıştığını da görmedim.

Biz ülkeyi siyasal operasyonlarla yönetmeye talip olmayacağız, hepimizin sorumluluğu var ve sorumlu davranacağız.

Bana gelince, ben bu saatten sonra değişmem. Ben birleştiririm, birleştirmeye de devam edeceğim. Sofra büyümek zorunda. Bunu da kimse durduramaz. Bu sofrada siyasi oyunların, nezaketsizliğin, Erdoğan dilinin yerinin olmaması gerektirdi. Bu sofraya oturanlar böyle oturdu, kalkan da ancak bu sebepten kalkacaktır.

Umudum, niçin bir araya geldiğimizin farkındalığıyla sakin olmamız… Ben ve partim herhangi bir gerginliğe izin vermeyeceğiz, alet olmayacağız. Biz sorumlu davranmaya devam edeceğiz. Kimseyi geride bırakmayacağız. Türkiye’nin tüm vatandaşları bu sofraya davetli olacak.

Halkımız kaygılanmasın. Biz her şekilde Erdoğan’ı da Erdoğan’ın propaganda makinasını da yeneriz, yeneceğiz.”

Paylaşın

SP Lideri Karamollaoğlu’ndan ‘Yola Devam’ Mesajı

İYİ Parti Lideri Akşener’in çıkışının ardından SP Lideri Karamollaoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in aday çıkışının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yayınladı. Karamollaoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Aziz milletimizin problemlerine çözüm olmak adına, yine aziz milletimizin teşviki ve desteği ile çıktığımız bu kutlu yolculuğu bugüne dek büyük bir kararlılıkla sürdürdük. Millet ittifakı olarak, özellikle son bir buçuk yıldır her konuda beraberce çalışıp, ortak akıl ve istişare ile birçok konuda uzlaşıya vardık.

Dün gerçekleştirdiğimiz son toplantımızda, genel başkanların her birinin altına imza atmasının ardından kamuoyu ile paylaşılan ortak metnimizden de anlaşılacağı üzere; 28. Dönem TBMM ve 13. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ortak Cumhurbaşkanı adayımız ve geçiş süreci yol haritası konusunda ortak bir anlayışa ulaştık.

Bu minvalde; toplantımızda sözleştiğimiz gibi 6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz.”

“Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam ediyoruz”

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir” açıklaması yaptı.

“Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu: Dayatma değil istişare var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi.

Paylaşın

DP Lideri Uysal: İnandığımız Ve Doğru Bildiğimiz Yolda Yürüyoruz

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan DP Lideri Uysal, “Aziz Milletimize bildiriyoruz. Demokrat Parti’nin 1946 yılında başladığı Demokrasi, Adalet ve Hakkaniyet mücadelesinin 77. yılında, merkez sağ siyasetin ve umudun sesi olarak aynı kararlılıkla, aynı inançla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnandığımız ve doğru bildiğimiz yolda, dün olduğu gibi bugün de yürüyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hiçbir vatandaşımızın endişesi olmasın. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir!”

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı bir açıklama yaptı. Uysal’ın açıklaması şöyle:

“21 yıllık AKP yönetiminde süren sistematik çöküşün, on binlerce cana, milyonlarca insanımızın evinden yurdundan olmasına sebep bir neticeyi ortaya çıkardığını deprem vesilesiyle acı bir biçimde bir kez daha gördük. Maliyetini her bir vatandaşımızın ödediği toplumsal, siyasal, ekonomik sorunlar ve ülkemizin karşı karşıya kaldığı meydan okumalar, sorumluluk duygusuyla ortak bir irade koyma ihtiyacını ortaya çıkarmıştı.

Millet İttifakı olarak geçtiğimiz 18 ayı aşkın sürede yaptığımız, ülkemize derinden nefes aldıracak ortak çalışmaların ürünü açıklama ve taahhütlerimizin bugün de aynı kararlılıkla arkasında olduğumuzu Aziz Milletimize bildiriyoruz.

Demokrat Parti’nin 1946 yılında başladığı Demokrasi, Adalet ve Hakkaniyet mücadelesinin 77. yılında, merkez sağ siyasetin ve umudun sesi olarak aynı kararlılıkla, aynı inançla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. İnandığımız ve doğru bildiğimiz yolda, dün olduğu gibi bugün de yürüyoruz.

Ülkemizde her bir vatandaşımız için huzuru, refahı, adalet ve demokrasiyi üretme kararlılığı ve başarmak inancı ile Millet İttifakı olarak çalışmalarımıza devam edeceğimizi bir kez daha Aziz Türk Milletimize beyan ve taahhüt ediyoruz. Hiçbir vatandaşımızın endişesi olmasın. Hep birlikte başaracağız! Yeter! Söz Milletindir!”

Karamollaoğlu’ndan ‘yola devam’ mesajı

Öte yandan Millet İttifakı’nın bileşenlerinden Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “6 Mart Pazartesi günü Saadet Partimizin ev sahipliğinde bir araya geleceğiz. Halkımız müsterih olsun! Bizler, milletimize verdiğimiz sözün arkasındayız! Aynı inanç, azim ve kararlılıkla yolumuza devam ediyoruz” açıklaması yaptı.

“Var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz”

Millet İttifakı’nın bileşenlerinden DEVA Partisi, İYİ Parti lideri Meral Akşener’in açıklamalarına yönelik, “Biz, milletimizin hak ettiği tam demokratik bir yönetim anlayışını hâkim kılmak için ortaya koyduğumuz çalışmaların arkasındayız. Bu tarihi süreçte, hepimize büyük bir sorumluluk düşmektedir. Türkiye’yi içine düştüğü bu karanlık tablodan çıkartmak ve otoriter anlayıştan kurtarmak için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz.” değerlendirmesinde bulundu.

Davutoğlu: Dayatma değil istişare var

İYİ Parti Lideri Akşener’in Millet İttifakı’na yönelik açıklamalarının ardından yazılı açıklama yapan GP Lideri Davutoğlu, “Bütün partilerin fedakâr katkıları ve emekleriyle ortaya koyduğumuz tarihi nitelikteki ortak mutabakat metinleri siyasi yöntem olarak tek aklın değil ortak aklın, dayatmanın değil istişarenin, rekabeti değil uzlaşmanın eseri olmuştur” dedi.

Paylaşın

ABD’den Rusya’ya Uygulanan Yaptırımlar Deliniyor Uyarısı: Türkiye Detayı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Adalet, Ticaret ve Maliye Bakanlıkları, Rusya’ya yönelik yaptırım ve kısıtlamaların aşılması için kullanılan taktikler karşısında dikkatli olma çağrısı yaptı. Açıklamada, yaptırımların delinmesine çalışıldığını gösteren olası ipuçları arasında, paravan şirket kullanımı, takma isimler ve gizlenmiş nakliye bilgileri gibi işaretler olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Bakanlıklar tarafından yapılan açıklamada satışı yasaklı ürünlerin “yasa dışı olarak” Rusya ve Belarus’a yönlendirilmesinde Türkiye, Çin, Ermenistan ve Özbekistan gibi ülkelerin “aktarma noktası” olarak kullanıldığı belirtildi. “Tüm işletmelerin sorumlu şekilde davranıp kontrollere titiz biçimde uymaları gerektiği” ifade edildi.

Ortak açıklamada, “aktörler, Rusya bağlantılı yaptırımlar ve ihracat kontrollerinden kaçınmaya çalışmaya devam ediyor” denildi. Bakanlıklar, söz konusu kişilerin bu amaç doğrultusunda üçüncü tarafların aracı olarak kullanılması gibi yöntemlere başvurduğunu belirtti.

Olası taktikler ve tehlike işaretleri

Açıklamada Rusya yaptırımlarının delinmesine çalışıldığını gösteren bazı olası işaretler şu şekilde sıralandı:

– Müşterinin bir ürünün nihai kullanımı konusunda bilgi vermemesi

– Uluslararası para transferlerinde paravan şirket kullanımı

– Satın alınan malın kurulumu, bakımı gibi hizmetlerin geri çevrilmesi

– IP adresinin müşterinin bildirdiği lokasyon verisiyle örtüşmemesi

– Nakliye talimatlarında son dakika değişiklik yapılması

– Ödemenin daha önce bildirilmeyen üçüncü bir ülke veya şirket üzerinden yapılması

– Şirket ve kurumsal e-mail adresleri yerine şahsi e-mail hesaplarının kullanılması

– İnternette hiç varlık göstermeyen kurumlar üzerinden işlem yapılması

– İşlem belgelerinde değişiklik yapılması

– İç yazışmalardan bilgi çıkarılması

– Yabancı ülkelerdeki paravan şirketlerden ABD banka hesaplarına para transferi ve kaynağını gizlemek amacıyla paranın dağıtımının hızla yapılması.

Rusya-Ukrayna savaşının 24 Şubat 2022 tarihinde başlamasının ardından ABD ve çoğu Avrupa ülkesi koordinasyon içinde Ukrayna’ya askeri destek sağlamaya ve Rusya’ya yönelik çok sayıda yaptırım uygulamaya başladı. Fakat aralarında Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Güney Afrika’nın da olduğu ülkeler bu yaptırımlara katılmadı.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgalini kınayan Türkiye, Kiev’e silahlı İHA tedarik ederek destek verdi. Ancak Ankara aynı zamanda Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımlarına da karşı çıkıyor. Buna karşın Türk hükümeti, uluslararası yaptırımların Türkiye’de etrafından dolaşılmayacağına dair söz verdi.

ABD bir süredir bu ülkeler üzerinden yaptırımların delinmesine göz yummayacaklarına yönelik açıklamalar yapıyor. Özellikle çip ve askeri sanayide kullanılabilecek ürünlerin ticareti takip ediliyor. ABD Ticaret Bakanlığı kısa süre önce aralarında Rusya ve Çin’deki şirketlerin de bulunduğu 90 tüzel kişiliğe yaptırım uygulamıştı.

Uyarı ziyareti

ABD Hazine Bakanlığı Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Hazine Müsteşarı Brian Nelson, geçen ay Ankara ve İstanbul’da gerçekleştirdiği temaslarda, “Türk işletmeleri ve bankaları, yaptırım uygulanan Rus kuruluşlarıyla iş yaparak yaptırım riski ve G7 pazarlarına erişimlerini kaybetme riski ile karşı karşıya kalabilir” uyarısında bulunmuştu.

Nelson, Türk işletmeleri ve bankalarının “Rus askeri-endüstriyel kompleksi tarafından kullanılabilecek potansiyel ikili kullanıma sahip teknoloji aktarımları ile ilgili işlemlerden uzak durmak için ilave önlem almaları” gerektiğini dile getirmişti.

Nelson, Türkiye Bankalar Birliği’ndeki konuşmasında, “Yaptırım risklerini azaltmak için, finansal kurumlar olarak hepinize, özellikle istismara müsait sektörler de dâhil olmak üzere, Rus kurum ve şahısları ile yapılan işlemlerde daha fazla denetim yapma çağrısında bulunuyorum” demişti.

Paylaşın

Şubat Ayında En Az 11 Kadın Öldürüldü

Şubat ayında en az 11 kadın erkekler tarafından öldürülürken, en az dokuz kadının ölümü de basına “şüpheli” olarak yansıdı. En az 40 kadına şubat ayında şiddet uygulanırken, en az iki kız ve oğlan çocuğunu istismar edildi.

Geçen yıl şubat ayında erkekler 22 kadını öldürürken, 78 kadına da şiddet uygulamıştı.

Bianet’ten Evrim Kepenek’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre; erkekler Şubat’ta en az 11 kadını öldürdü.

Şubat’ta en az dokuz kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansıdı. Şubat’ta iki çocuğun ölümü de basına şüpheli olarak yansıdı.

Erkekler, en az 40 kadına şiddet uyguladı, en az iki kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az bir kadını taciz etti. Şubat 2023’te basına yansıyan bir tecavüz vakası oldu.

Cinayet

Erkekler, en az 11 kadını öldürdü; geçen yıl da aynı ay bu sayı 22 idi. Erkekler, kadınların yanındaki iki erkeği de öldürdü.

Erkekler, en az iki kadını koruma kararına rağmen öldürdü.

Erkekler altı kadını “ayrılmak istediği”, “barışmak istemediği” için öldürdü. Erkeklerin beş kadını öldürme “bahanesi” basına yansımadı.

Sekiz kadını kocası, eski kocası, sevgilisi erkekler, bir kadını babası, bir kadını damadı, bir kadını da arkadaşı öldürdü.

Erkekler, üç kadını sokak, park, iş yeri gibi ev dışı alanlardan, yedi kadını ev içinde öldürdü. Erkeklerin bir kadını nerede öldürdüğü bilgisi basına yansımadı.

Erkekler, altı kadını kesici silahlarla, beş kadını ateşli silahla öldürdü.

Taciz

Şubat 2023’de erkekler en az bir kadını taciz etti. Bu sayı geçen yıl aynı ay, yedi idi.

Erkekler, kadını sözlü ve fiziki yollarla taciz etti.

Erkekler bir kadını işyerinde taciz etti. Bir kadını, patronu taciz etti.

Çocuk İstismarı

Erkekler, Şubat’ta en az iki kız ve oğlan çocuğunu istismar etti. Geçen yıl aynı ay bu sayı 26 idi.

Erkekler, bir çocuğu okulda bir çocuğu da sokakta istismar etti. Bir çocuğu öğretmeni istismar ederken, bir çocuğu kimin istismar ettiği bilgisi basına yansımadı.

Cinsel Saldırı/ Tecavüz

Şubat’ta erkekler, basına yansıyan bilgilere göre bir kadına tecavüz etti.

Zihinsel engelli bir kadına tecavüz eden erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Şiddet / Yaralama

Erkekler, Şubat’ta 40 kadına şiddet uyguladı. Geçen yıl da aynı ay bu sayı, 78 idi.

Erkeklerin şiddet uyguladığı en az dört kadın “ağır” hasta olarak hastaneye kaldırıldı. İki kadın depremzedeydi. Erkekler en az altı kadına “koruma kararını” ihlal ederek şiddet uyguladı.

En az 33 kadını kocası, sevgilisi erkekler yaraladı. Beş kadını, abi, baba gibi aile üyeleri yaraladı. İki kadını yaralayan erkeklerin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Erkekler, 12 kadına boşanmak istediği/barışmak istemediği için şiddet uyguladı. Bir kadına “gasp etmek” için şiddet uygulayan erkekler, bir kadını da “izin almadan evden çıktığı” için şiddet uyguladı. Erkeklerin 26 kadına şiddet uygulama bahanesi basına yansımadı.

Erkekler, 33 kadını darp ederek, üç kadını ateşli silahlarla, üç kadını kesici aletlerle yaraladı. Erkekler, bir kadına yakıcı madde attı.

Erkekler, 34 kadını ev içinde, altı kadını ormanlık alan, gazino ve sokak gibi ev dışı alanlarda yaraladı.

Seks İşçiliğine Zorlama

Şubat’ta basına yansıyan seks işçiliğine zorlama vakası olmadı. Basına yansımaması olmadığı anlamına gelmiyor.

Paylaşın

Naci Görür’den İki Bölge İçin 7.4 büyüklüğünde Deprem Uyarısı

İstanbul Teknik Üniversitesi Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümünde öğretim üyesi Prof. Dr. Naci Görür, “Çorum tam Kuzey Anadolu fay hattının üzerinde. Bu kuşağın tamamı, Türkiye’nin tamamı, hatta dünyanın en aktif büyük depremler oluşturabilen kuşağı içerisinde. Bu kuşak aşağı yukarı Bingöl-Karlıova’dan çok büyük ölçüde Marmara Denizi’ne kadar enerjisini tüketti. Büyük deprem üretme enerjisini boşalttı.” dedi ve ekledi:

“Şimdi Marmara’yı bekliyoruz. Bir de Erzincan ile Karlıova arasındaki bu kesimi bekliyoruz. Burada Pülümür’ün olduğu yer aşağı yukarı 7.4 büyüklüğünde belki deprem olabilir. Yedisu fayı üzerinde. Bunu zaten hep söylüyoruz.”

Naci Görür, açıklamasının devamında, “Tunceli-Pülümür 7.4 büyüklüğünde deprem olabilir. Burada en son deprem 1794’te. Dolayısıyla epey zaman geçti. Erzincan depremi buraya muhtemelen enerji de transfer etmiş olabilir. Bu Doğu Anadolu fayındaki hareketler de belli ölçüde burayı biraz etkilemiş olabilir. Endişe ettiğimiz yerlerden biri bu.” ifadelerini kullandı.

Prof. Dr. Naci Görür, FOX TV’de yaptığı açıklamada ‘Endişe ettiğimiz yerler var’ diyerek, deprem uyarısı yaptı. Görür’ün açıklamaları şöyle:

Çorum tam Kuzey Anadolu fay hattının üzerinde. Bu kuşağın tamamı, Türkiye’nin tamamı, hatta dünyanın en aktif büyük depremler oluşturabilen kuşağı içerisinde. Bu kuşak aşağı yukarı Bingöl-Karlıova’dan çok büyük ölçüde Marmara Denizi’ne kadar enerjisini tüketti. Büyük deprem üretme enerjisini boşalttı.

Şimdi Marmara’yı bekliyoruz. Bir de Erzincan ile Karlıova arasındaki bu kesimi bekliyoruz. Burada Pülümür’ün olduğu yer aşağı yukarı 7.4 büyüklüğünde belki deprem olabilir. Yedisu fayı üzerinde. Bunu zaten hep söylüyoruz.

Tunceli-Pülümür 7.4 büyüklüğünde deprem olabilir. Burada en son deprem 1794’te. Dolayısıyla epey zaman geçti. Erzincan depremi buraya muhtemelen enerji de transfer etmiş olabilir. Bu Doğu Anadolu fayındaki hareketler de belli ölçüde burayı biraz etkilemiş olabilir. Endişe ettiğimiz yerlerden biri bu.

‘Umarım 6 Şubat bir milat olur’

Hatalı kentler inşa etmenin en güzel örneği bizim bu deprem bölgeleri. Bunu bütün dünya ders kitabı gibi okuyabilir. Bunların hiçbiri kader değil. Bunları her biri burada bu inşayı, bu yapıyı yaparsanız günün birinde deprem sizi vurabilir. Bunu her yer bilimci burayı gezenler bunu her an söyleyebilirlerdi.

Umarım 6 Şubat gerçek bir milat olur. Bu gerçek bir beka sorunudur. Bu milattır. Eğer olmazsa samimi söylüyorum Türkiye Cumhuriyeti özgür ve bağımsız olarak geleceği olmayan bir devlet durumuna düşer. Eğer durduramazsan bitersin, özgürlüğünü de bağımsızlığını da kaybedersin.

Naci Görür, Türkiye Ulusal Risk Kalkanı Modeli’nin ilk toplantısına davet edildiğini de belirterek, şunları söyledi:

“Evvelsi gün gece 00.20’de, dün de öğleden sonra Cumhurbaşkanlığı Özel Kalemi’nden arandık. Davet edildiğimiz söylenildi. Bizim icap edip etmeyeceğimiz soruldu. Biz devlet başkanımızdan milletimizin can güvenliğini ilgilendiren bir konuda eğer karınca kararınca yapacağımız en ufak katkı varsa emre amade olduğumuzu, depremin siyaset üstü bir konu olduğunu, parti üstü bir konu olduğunu ifade ederek zevkle, halkımız için yapabileceğimiz, önerebileceğimiz bir şey varsa koşa koşa geleceğimiz arz ettik.”

Paylaşın