Kılıçdaroğlu, Önümüzdeki Günlerde Sinan Oğan’la Görüşecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Keml Kılıçdaroğlu’nun önümüzdeki günlerde ATA İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan ile bir araya geleceği öğrenildi.

Ancak CHP kurmayları ikinci tura kalan Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı yarışında Erdoğan’a karşı Oğan’dan gerekli desteği alamayacağı görüşünde.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) seçim süreci ve sonuçlar değerlendirdi. CHP MYK, yaklaşık 2 buçuk saat sürdü.

MYK üyeleri kampanya sürecinde Saadet Partisi dışında alanda diğer partilerin etkin olmadığına dikkat çekti.

Cumhur İttifakı’nın “PKK ile işbirliği propagandasının işe yaradığı, bu durumun seçimlere olumsuz yansıdığı” vurgulandı.

İYİP Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan kalkması süresinin oylarda düşüşe neden olduğunun altı çizildi.

CHP listelerinden aday gösterilen bazı isimlere partililerin tepki göstermesinin de seçime olumsuz olarak yansıdığı belirtildi.

Kılıçdaroğlu, önümüzdeki günlerde Sinan Oğan ile yüz yüze bir görüşme gerçekleştirecek.

Ancak CHP kurmayları ikinci tura kalan Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı yarışında Erdoğan’a karşı Oğan’dan gerekli desteği alamayacağı görüşünde.

Paylaşın

Siyasi Partilerin Hazine’den Alacakları Yardım Payı Değişti

Geçici seçim sonuçlarına göre, barajı aşan partilerden AK Parti 267, CHP 169, MHP 50, HDP 61, İYİ Parti de 44 milletvekili çıkardı. Küçülen hazine yardımı pastasından en fazla payı AK Parti almaya devam edecek ancak payı beşte bir oranında azalacak

Oy oranı 2018’de yüzde 22.65 iken bu yıl yüzde 25.33’e çıkan CHP’nin hazine yardımından alacağı pay artacak.

Seçimde YRP’nin yanı sıra Zafer Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Büyük Birlik Partisi, Memleket Partisi başta olmak üzere baraj altında kalan partilere oy veren yaklaşık 5.5 milyon seçmenin oy verdiği partiler yardım kapsamının dışında kaldı.

Habertürk’ten Ahmet Kıvanç’ın haberine göre, siyasi Partiler Kanunu uyarınca partilere yapılan hazine yardımı, son milletvekili seçimine göre belirleniyor. Barajı aşmış bulunan siyasi partilere o yılki genel bütçe gelirlerinin 5000’de 2’si oranındaki ödenek, ülke barajını aşan partilerin aldıkları oy oranına göre paylaştırılıyor.

Milletvekili seçiminde ülke barajı yüzde 10’dan yüzde 7’ye düşürüldü. Milletvekili seçimlerinde geçerli oyların yüzde 3’ünden fazlasını almış partilere ise barajı aşan en düşük oy almış partiyle orantılı olarak hazine yardımı yapılıyor.

Bu yıl milletvekili seçimi dolayısıyla partilere toplam 5 milyar lira hazine yardımı yapıldı. AK Parti 2 milyar 179.5 milyon, CHP 1 milyar 157.4 milyon, MHP 567.3 milyon, İYİ Parti 509.1 milyon lira hazine yardımı aldı. Önce tedbir konulan, mart ayında ise Anayasa Mahkemesi’nce tedbir kararı kaldırılan HDP’ye ise 598.8 milyon lira hazine yardımı yapıldı.

Vekil başına harcamada CHP önde

Geçici seçim sonuçlarına göre, barajı aşan partilerden AK Parti 267, CHP 169, MHP 50, HDP 61, İYİ Parti de 44 milletvekili çıkardı.

Hazine yardımının milletvekili sayısına bölümüyle hesaplanan vekil başına en düşük harcamayı 6.8 milyon TL ile CHP yaptı. AK Parti 1 vekil için 8.2 milyon, MHP 11.3 milyon lira harcarken, en fazla harcamayı 11.6 milyon lirayla İYİ Parti yaptı. Hazine yardımı HDP’ye yapılmakla birlikte, seçime Yeşil Sol Parti adıyla girildi, vekil başına harcama 9.8 milyon lira oldu.

Pazar günü yapılan seçim sonuçları, barajı aşan partilerin gelecek beş yıl boyunca hazine yardımından alacakları payı da belirleyecek. 2018 seçiminde İYİ Parti yüzde 9.96 oranında oy aldığı için bu partinin aldığı hazine yardımı genel bütçe gelirlerinin 5000’de 2’si oranına dahil edilmiyordu. Bu şekilde hesaplanan tutara ilaveten veriliyordu ve hazinece her yıl yaklaşık yüzde 11 oranında daha fazla hazine yardımı yapılıyordu. Ülke barajı yüzde 7’ye indirildiği için önümüzdeki 5 yıllık dönemde ilave hazine yardımı yapılmayacak. Bundan dolayı yardımı pastası küçülecek.

Küçülen hazine yardımı pastasından en fazla payı AK Parti almaya devam edecek ancak payı beşte bir oranında azalacak. 14 Mayıs seçim sonucu bu yılki yardımlara uygulanmış olsaydı AK Parti’nin ocak ayındaki hazine yardımı 726.5 milyon liradan 597 milyon liraya düşecekti.

Oy oranı 2018’de yüzde 22.65 iken bu yıl yüzde 25.33’e çıkan CHP’nin hazine yardımından alacağı pay artacak. Seçim sonucu bu yılki yardımlara uygulanmış olsaydı CHP’nin hazine yardımı 385.8 milyon lira yerine 425 milyon lira olacaktı.

CHP dışındaki diğer tüm partilerin hazine yardımından alacakları pay azalacak. 14 Mayıs seçim sonucu dikkate alınsaydı bu yılki hazine yardımı MHP’de 189.1 milyondan 169 milyona, HDP’de 199.6 milyon olan yardım Yeşil Sol Parti’de 162.6 milyona, İYİ Parti’de ise 169.7 milyondan 147.7 milyon liraya gerileyecekti.

Gelecek yıl mart ayında yerel seçimler yapılacağı için siyasi partilere 2024 yılında normal yılların iki katı tutarında hazine yardımı yapılacak.

Yeniden Refah Partisi’nin oy oranı yüzde 2.82’de kaldı. Seçim sonuçlarında son anda bir değişiklik olmazsa YRP binde 18 oyluk farkla hazine yardımını kaçıracak. Toplam oyları 1.5 milyon olan YRP’nin hazine yardımı alabilmesi için 100 bin oya daha ihtiyacı bulunuyor.

Diğer taraftan, hazine yardımından yararlanamayan partilerin seçmen sayısı da önceki seçime göre arttı. 2018’deki seçimde Saadet Partisi, HÜDA PAR, Vatan Partisi ve bağımsızlar dolayısıyla yaklaşık 1 milyon seçmenin oy verdiği partiler hazine yardımlarından yararlanamamıştı.

Bu seçimde ise YRP’nin yanı sıra Zafer Partisi, Türkiye İşçi Partisi, Büyük Birlik Partisi, Memleket Partisi başta olmak üzere baraj altında kalan partilere oy veren yaklaşık 5.5 milyon seçmenin oy verdiği partiler yardım kapsamının dışında kaldı.

Paylaşın

Kuzey Koreli Hackerlar Japonya’dan 721 Milyon Dolar Değerinde Kripto Para Çaldı

Kuzey Kore’ye bağlı hacker grupları 2017’den bu yana Japonya’dan 721 milyon dolar kripto para varlığı çaldı. Japonya Dış Ticaret Örgütü’ne göre, Japonya’dan çalınan 721 milyon dolar, Kuzey Kore’nin 2021’deki ihracat değerinden 8,8 kat daha fazla.

Kuzey Kore 2022 yılında 600 milyon ila 1 milyar dolar arasında kripto para çaldı. Bu rakam bir önceki yılın toplamının iki katı.

Japon Nikkei gazetesi, Kuzey Kore ile bağlantılı hacker gruplarının 2017’den beri Japonya’dan 721 milyon dolar değerinde kripto para varlığı çaldığını bildirdi.

Gazete haberini, İngiltere merkezli blok zinciri analiz sağlayıcısı Elliptic tarafından yapılan araştırmaya dayandırdı.

Zira Nikkei adına analizi gerçekleştiren Elliptic, kripto para biriminin işlem gördüğü blok zincirindeki para transferlerini izleyen ve tanımlayan teknolojiye sahip.

Habere göre söz konusu meblağ, küresel çapta yaşanan bu tür kayıpların (çevrimiçi hırsızlık olaylarının) toplamının yüzde 30’una eşit.

G-7 üyesi ülkelerin maliye bakanları ve merkez bankası başkanları, cumartesi günü gerçekleştirdikleri bir toplantının ardından yaptıkları ortak açıklamada, kripto varlıkların çalınması gibi devlet aktörlerinin yasa dışı faaliyetlerinden kaynaklanan (artan orandaki) tehditlere karşı alınacak önlemleri desteklediklerini dile getirmişti.

Gazete adına analizi gerçekleştiren Elliptic’e göre Kuzey Kore, 2017 ve 2022 yılları arasında işletmelerden toplam 2,3 milyar dolarlık kripto para çaldı.

Elliptic, Japonya’nın dışında Vietnam’ın 540 milyon dolar, ABD’nin 497 milyon dolar ve Hong Kong’un 281 milyon dolar kayıp yaşadığını kaydetti.

Araştırmada, Kuzey Kore ile bağlantılı hacker grupların, kripto varlıklarını hedef almak için siber saldırı yöntemlerini kullandığı kaydedildi.

“Pyongyang, füze programını kripto para ile finanse ediyor”

Pyongyang’ın füze programı için kullandığı yabancı para birimini elde etmek için diğer ülkelerin kripto varlıklarını hedef aldığına inanıldığına yer verilen araştırmada, bu durumun Asya’nın güvenliğini tehdit ettiği değerlendirmesinde bulunuldu.

Yine BM Güvenlik Konseyi uzmanlarından oluşan bir panel tarafından 5 Nisan’da yayınlanan bir rapora göre, Kuzey Kore 2022 yılında 600 milyon ila 1 milyar dolar arasında kripto para çaldı.

Bu rakam bir önceki yılın toplamının iki katı.

Elliptic, bu rakamın kendi hesaplamalarına göre 2022 yılı için 640 milyon dolar olduğu bilgisini paylaştı.

Analize göre, Kuzey Kore iki ana siber saldırı türü kullanıyor. Bunlar; bilgisayar korsanlığı ve fidye yazılımı.

Elliptic’in analizi çoğunlukla bilgisayar korsanlığına yoğunlaşıyor. Yani doğrudan kripto para borsalarından varlık çalınması.

Analize göre, fidye yazılımı saldırısının başarılı olup olmayacağı belirsiz. Bu nedenle Kuzey Kore’nin faaliyetlerinin doğrudan borsa saldırılarına odaklandığı öngörülüyor.

Zira başarılı bir saldırı büyük miktarda kripto varlığı getirebilir.

Japonya Dış Ticaret Örgütü’ne göre, Japonya’dan çalınan 721 milyon dolar, Kuzey Kore’nin 2021’deki ihracat değerinden 8,8 kat daha fazla.

Bilgisayar korsanlarının, kripto para piyasalarının hızla genişlediği ve birçok operatörün esnek güvenliğe sahip olduğu için vakalar artarak yaygınlaşıyor.

Konuya aşina bir kaynağa göre, Japonya’daki en az üç kripto para borsasına 2018 ve 2021 yılları arasında Kuzey Koreli bilgisayar korsanları tarafından saldırı düzenlendi.

(Kaaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

DEVA Lideri Babacan: İki Hafta Gecikse De Bahar Gelecek

Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine ilişkin açıklama yapan DEVA Lideri Babacan, “Biz, ortak adayımız Sayın Kılıçdaroğlu’na ilk turda oy vermeyen vatandaşlarımızı da dinleyeceğiz. Bir kere değil, on kere konuşacağız. Hangi mahalle olursa olsun, kaygıları olan, ‘normalleşme’ isteyen tüm vatandaşlarımızı anlayacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu yolda Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir an dahi yalnız bırakmayacağız. Yan yana, omuz omuza, birlikte yürüyeceğiz. Endişeye mahal yok. Milletimiz her zaman demokrasiyi sandıkla güçlendirmiştir, yine güçlendirecektir. Ve 28 Mayıs akşamı, Sayın Kılıçdaroğlu, inşallah, 13. Cumhurbaşkanımız olacaktır.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Ali Babacan ikinci tur Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak açıklama yaptı. Babacan şunları söyledi:

“İnanın gördüğümüz tablo umut dolu, mutluluk dolu günlerin işareti. Kimsenin umudu kararmasın. Önümüzdeki 13 gün daha çok çalışacağız. Sokak sokak, ev ev, dağ-bayır hiç fark etmez, çok çalışacağız. Ulaşamadığımız kapıları çalacağız. Girmediğimiz mahallelere gireceğiz.

Unutmayalım; ilk turda oy kullanmayan yaklaşık 8,5 milyon vatandaşımız var. Yaklaşık 1 milyon oy ise geçersiz sayıldı. Erdoğan’la Kılıçdaroğlu arasındaki fark ise sadece 2,5 milyon civarında.

Biz, ortak adayımız Sayın Kılıçdaroğlu’na ilk turda oy vermeyen vatandaşlarımızı da dinleyeceğiz. Bir kere değil, on kere konuşacağız. Hangi mahalle olursa olsun, kaygıları olan, ‘normalleşme’ isteyen tüm vatandaşlarımızı anlayacağız. Bu yolda Kemal Kılıçdaroğlu’nu bir an dahi yalnız bırakmayacağız.

Yan yana, omuz omuza, birlikte yürüyeceğiz. Endişeye mahal yok. Milletimiz her zaman demokrasiyi sandıkla güçlendirmiştir, yine güçlendirecektir. Ve 28 Mayıs akşamı, Sayın Kılıçdaroğlu, inşallah, 13. Cumhurbaşkanımız olacaktır.”

Ali Babacan sandık çağrısı yaparak şöyle konuştu:

“28 Mayıs’ta yeniden sandık başında olacağız. Demokrasi emek ister. Demokrasi sabır ister. Demokrasi özen ister. 13 gün sonra yine aynı heyecan, aynı umut ve aynı mutlulukla sandık başına gideceğiz. 28 Mayıs seçimlerinin şimdiden ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum. İki hafta gecikse de bahar gelecek, biliyorum.”

Paylaşın

Sinan Oğan: Kırmızı Çizgilerimiz Var

İkinci tur seçimde kimi destekleyeceklerinin kararını vermek için seçmen tabanlarına danışacaklarını kaydeden Sinan Oğan, “Ancak bir takım kırmızı çizgilerimiz var. Terörle mücadele şartı, sığınmacıları gönderme şartı gibi. Bu şartlarımızı biz zaten ilan etmiştik daha önceden” dedi.

Amacının, iki Kürt partisi HDP ve HÜDAPAR’ı Türkiye’nin “siyasi denkleminden” çıkarmak ve Türk milliyetçileriyle laikleri güçlendirmek olduğunu kaydeden Oğan, seçim sonuçlarının bu konuda başarılı olduklarını gösterdiğini belirtti.

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’yla “ilkeleri doğrultusunda” müzakere yapmaya açık olduğunu söyleyen Oğan, “Eğer A ittifakıyla beraber olunacaksa o ittifakla oturulur, bir protokol yapılır ve o protokolde HDP’ye herhangi bir şekilde, hiçbir taviz verilmeyeceği yazılır” dedi.

Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili seçimlerini yüzde 5,2 oy oranıyla üçüncü sırada tamamlayan ATA İttifakı cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci turunda Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu ancak HDP’ye hiçbir taviz vermemeyi kabul etmesi durumunda destekleyeceğini söyledi.

Oğan, elde ettiği yüzde 5,2 oranındaki oyla seçimlerin 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci turunda belirleyici unsur olarak ortaya çıktı. İkinci tur seçimler yüzde 49,5 oranında oy alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu arasında yapılacak.

Bugün Reuters haber ajansına verdiği söyleşide, ikinci tur seçimde kimi destekleyeceklerinin kararını vermek için seçmen tabanlarına danışacaklarını kaydeden Oğan, “Ancak bir takım kırmızı çizgilerimiz var. Terörle mücadele şartı, sığınmacıları gönderme şartı gibi. Bu şartlarımızı biz zaten ilan etmiştik daha önceden” dedi.

55 yaşındaki eski akademisyen, göçmen karşıtı tavrıyla bilinen Zafer Partisi’nin başını çektiği aşırı milliyetçi partilerden oluşan ATA İttifakı’nın adayıydı.

Amacının, iki Kürt partisi HDP ve HÜDAPAR’ı Türkiye’nin “siyasi denkleminden” çıkarmak ve Türk milliyetçileriyle laikleri güçlendirmek olduğunu kaydeden Oğan, seçim sonuçlarının bu konuda başarılı olduklarını gösterdiğini belirtti.

HDP ilk turda Kılıçdaroğlu, İslamcı Kürt parti HÜDAPAR ise Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı destekledi.

Erdoğan ve Kılıçdaroğlu’yla “ilkeleri doğrultusunda” müzakere yapmaya açık olduğunu söyleyen Oğan, “Eğer A ittifakıyla beraber olunacaksa o ittifakla oturulur, bir protokol yapılır ve o protokolde HDP’ye herhangi bir şekilde, hiçbir taviz verilmeyeceği yazılır” dedi.

TBMM’ye ilk kez Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) milletvekili olarak 2011’de giren Sinan Oğan, 2015’te MHP genel başkanı olmak için adım atmış ancak başaramamıştı. Oğan daha sonra MHP’den ihraç edilmişti.

Oğan, dünkü seçimin sonucunun Türkiye’deki ana muhalefetin 6 Şubat’taki yıkıcı depremlere rağmen kamuoyunda yeterli desteği sağlamayı başaramadığını kaydetti.

Muhalefeti eleştiren Sinan Oğan, “Muhalefet, ‘bu sorunları ben çözerim’ güvenini veremiyor. Özellikle de bu depremin altında muhalefet kaldı” şeklinde konuştu ve seçmenlerin iktidar partisi karşısında kendilerine dengeleyici güç rolü verdiğini ifade etti.

Paylaşın

BİSAM Duyurdu: Açlık Sınırı 9 Bin 814 TL

Türkiye’de sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti günlük 327 lira, açlık sınırı ise 9 bin 814 lira oldu. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 33 bin 948 lira olarak gerçekleşti.

Günlük 327 liralık harcama içinde en maliyetli tüketim kalemi 32 lira ile 10-18 yaş arası bir gencin tüketmesi gereken süt ve süt ürünleri miktarı oluşturdu.

Günlük harcamalarda Nisan 2023’de en yüksek maliyet grubunu 114,78 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri grubu oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 70,05 lira oldu.

Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 54,93 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23,4 lira oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 19,19 liralık masraf yapılması gereken ürün grupları oldu. Yumurta için 7,81, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9,13 lira harcama yapılması gerektiği hesaplandı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) Nisan 2023 dönemi için açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı. Buna göre, Türkiye’de sağlıklı ve dengeli beslenmenin maliyeti günlük 327 lira, açlık sınırı ise 9 bin 814 lira oldu.

TÜİK (Türkiye İstatistik Kurumu) harcama gruplarına göre endeks rakamları, 2003 yıllı madde fiyatları ile İstanbul Halk Ekmek, zincir market cari ay internet fiyatları ve BİSAM Beslenme Kalıbı üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı Nisan 2023 için 9 bin 814 lira oldu.

Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 33 bin 948 lira olarak gerçekleşti.

Günlük harcama gereksinimi 327 lira

Günlük 327 liralık harcama içinde en maliyetli tüketim kalemi 32 lira ile 10-18 yaş arası bir gencin tüketmesi gereken süt ve süt ürünleri miktarı oluşturdu.

Günlük harcamalarda Nisan 2023’de en yüksek maliyet grubunu 114,78 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri grubu oluşturdu. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 70,05 lira oldu.

Sebze ve meyve için yapılması gereken günlük harcama tutarı ise 54,93 liraya ulaştı. Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 23,4 lira oldu. Katı yağ ve sıvı yağ ise 19,19 liralık masraf yapılması gereken ürün grupları oldu. Yumurta için 7,81, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 9,13 lira harcama yapılması gerektiği hesaplandı.

Paylaşın

Nisan Ayında Bütçe 132,5 Milyar TL Açık Verdi

Merkezi yönetim bütçesi, nisan ayında 132,5 milyar TL, ocak-nisan döneminde 382,5 milyar TL açık verdi. Bütçe açığı, geçen sene nisanda 50,2 milyar TL, ocak-nisan döneminde 19,4 milyar TL olmuştu. Nisanda bütçe geliri 268 milyar TL olurken, bütçe gideri 400,4 milyar TL oldu.

Haber Merkezi / Ocak-nisan döneminde ise toplam gelir 1 milyon 63 milyar TL, toplam gider 1 milyon 445 milyar TL oldu. Faiz dışı açık, nisanda 98 milyar TL, ocak-nisan döneminde 247,3 milyar TL oldu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, “Nisan 2023 Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleşmeleri” raporunu yayınladı.

Buna göre, nisan ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 400,4 milyar TL, bütçe gelirleri 268 milyar TL ve bütçe açığı 132,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 365,9 milyar TL ve faiz dışı açık ise 98 milyar TL olarak gerçekleşti.

Bütçe Dengesi

Merkezi yönetim bütçesi nisan ayında 50 milyar 167 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Nisan ayında 132 milyar 471 milyon TL açık verdi.

Nisan ayında 31 milyar 33 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2023 yılı Nisan ayında 97 milyar 974 milyon TL faiz dışı açık verdi.

Bütçe Giderleri

Merkezi yönetim bütçe giderleri Nisan ayı itibarıyla 400 milyar 444 milyon TL olarak gerçekleşti. Faiz harcamaları 34 milyar 497 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 365 milyar 947 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 4 trilyon 469 milyar 570 milyon TL ödenekten Nisan ayında 400 milyar 444 milyon TL gider gerçekleşti.

Geçen yılın aynı ayında ise 214 milyar 281 milyon TL harcama yapıldı. Nisan ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 86,9 oranında arttı.

Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 7,6 iken 2023 yılında yüzde 9 oldu. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 87,5 oranında artarak 365 milyar 947 milyon TL olarak gerçekleşti.

Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 7,8 iken 2023 yılında yüzde 9,4 oldu. Nisan ayı bütçe giderlerinin ekonomik sınıflandırma bazında bir önceki yıla göre kıyaslamasını gösteren grafik aşağıda yer aldı.

Bütçe Gelirleri

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Nisan ayı itibarıyla 267 milyar 973 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 232 milyar 704 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 26 milyar 247 milyon TL oldu.

2022 yılı Nisan ayında bütçe gelirleri 164 milyar 114 milyon TL iken 2023 yılının aynı ayında yüzde 63,3 oranında artarak 267 milyar 973 milyon TL olarak gerçekleşti.

Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Nisan ayı gerçekleşme oranı 2022 yılında yüzde 6,4 iken 2023 yılında yüzde 7 oldu.

2023 yılı Nisan ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 70,8 oranında artarak 232 milyar 704 milyon TL oldu. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2022 yılında yüzde 6,2 iken 2023 yılında yüzde 7,3 oldu.

2023 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 1 trilyon 445,2 milyar TL, bütçe gelirleri 1 trilyon 62,7 milyar TL ve bütçe açığı 382,5 milyar TL olarak gerçekleşti. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 1 trilyon 310 milyar TL ve faiz dışı açık ise 247,3 milyar TL olarak gerçekleşti.

Bütçe Dengesi

Merkezi yönetim bütçesi 2022 yılı Ocak-Nisan döneminde 19 milyar 358 milyon TL açık vermiş iken 2023 yılı Ocak-Nisan döneminde 382 milyar 496 milyon TL açık verdi.

2022 yılı Ocak-Nisan döneminde 84 milyar 615 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2023 yılı Ocak-Nisan döneminde 247 milyar 342 milyon TL faiz dışı açık verdi.

Ocak-Nisan dönemi gerçekleşmelerinin bütçe başlangıç ödeneklerine göre gerçekleşme oranlarını gösteren grafik ise aşağıda yer aldı.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 1 trilyon 445 milyar 197 milyon TL olarak gerçekleşti.

Faiz harcamaları 135 milyar 154 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 1 trilyon 310 milyar 42 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Nisan döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 83,9 oranında artarak 1 trilyon 445 milyar 197 milyon TL olarak gerçekleşti.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 92,1 oranında artarak 1 trilyon 310 milyar 42 milyon TL olarak gerçekleşti.

Bütçe Gelirleri Merkezi yönetim bütçe gelirleri Ocak-Nisan dönemi itibarıyla 1 trilyon 62 milyar 701 milyon TL olarak gerçekleşti. Vergi gelirleri 863 milyar 739 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 160 milyar 368 milyon TL oldu.

2022 yılı Ocak-Nisan döneminde bütçe gelirleri 766 milyar 638 milyon TL iken 2023 yılının aynı döneminde yüzde 38,6 oranında artarak 1 trilyon 62 milyar 701 milyon TL olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Nisan dönemi vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 46 oranında artarak 863 milyar 739 milyon TL oldu.

Paylaşın

AB’den 2023 Yılı Türkiye İçin Enflasyon Tahmini: Yüzde 45

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun “Avrupa Ekonomik Tahminleri 2023 İlkbahar” raporunda, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında yüzde 3,5, 2024’te yüzde 4 büyüyeceği, enflasyonun bu yıl yüzde 45, 2024’te yüzde 30,3 olması öngörüldü.

Raporda, Avro Bölgesi’ne ilişkin enflasyon beklentisini 2023 için yüzde 5,6’dan yüzde 5,8’e yükseltti. AB için de enflasyon öngörüsü 2023 yılında yüzde 6,4’ten yüzde 6,7’ye çıkartıldı.

Ekonomik görünüme yönelik aşağı yönlü risklerin arttığına dikkati çekilen raporda, “Daha kalıcı çekirdek enflasyon, hanehalkının satın alma gücünü sınırlamaya devam edebilir.” ifadesi kullanıldı.

Avrupa Birliği (AB) Komisyonu’nun “Avrupa Ekonomik Tahminleri 2023 İlkbahar” raporu yayımlandı.

Raporda, AB ekonomisinin 2023’te yüzde 1, 2024’te yüzde 1,7, Avro Bölgesi ekonomisinin de 2023’te yüzde 1,1 ve 2024’te yüzde 1,6 büyüyeceği öngörüldü. AB Komisyonu’nun bir önceki “Kış” raporunda, 2023’te AB’nin yüzde 0,8, Avro Bölgesi’nin yüzde 0,9 büyüyeceği tahmin edilmişti.

Son raporla birlikte AB ve Avro Bölgesi’nin bu yılki büyüme beklentileri yüzde 0,2 oranında yukarı yönlü revize edilmiş oldu.

AB Komisyonu, Avro Bölgesi’ne ilişkin enflasyon beklentisini 2023 için yüzde 5,6’dan yüzde 5,8’e yükseltti. AB için de enflasyon öngörüsü 2023 yılında yüzde 6,4’ten yüzde 6,7’ye çıkartıldı.

Böylece AB Komisyonu’nun AB ve Avro Bölgesi enflasyon beklentileri de bu yıl için yukarı yönlü revize edildi.

Öte yandan, enflasyonun 2024 yılında AB’de yüzde 3,1, Avro Bölgesi’nde yüzde 2,8 olması öngörüldü. Geçen yıl enflasyon oranı AB’de yüzde 9,2 Avro Bölgesi’nde de yüzde 8,4 seviyesinde ölçülmüştü.

Raporda, bu yıl İsveç’in yüzde 0,5 ve Estonya’nın yüzde 0,4 küçüleceği, Almanya’nın yüzde 0,2, Fransa’nın yüzde 0,7, İtalya’nın yüzde 1,2 ve İspanya’nın yüzde 1,9 büyüyeceği kaydedilirken, enflasyonun da bu yıl Almanya’da yüzde 6,8, Fransa’da yüzde 5,5, İtalya’da yüzde 6,1 ve İspanya’da yüzde 4 olacağı öngörüldü.

Ekonomik görünüme yönelik aşağı yönlü risklerin arttığına dikkati çekilen raporda, “Daha kalıcı çekirdek enflasyon, hanehalkının satın alma gücünü sınırlamaya devam edebilir.” ifadesi kullanıldı.

Dünya gazetesinin aktardığı raporda, finansal stresin artış dönemine girmesinin riskten kaçınmaya yol açabileceği ve bunun borç verme standartlarını belirgin biçimde zorlaştırabileceği kaydedildi.

Genişlemeci mali politika duruşunun enflasyonu daha da artırabileceği belirtilen raporda, “Bankacılık sektöründeki çalkantı veya daha geniş jeopolitik gerilimler küresel ekonomi açısından yeni zorluklar ortaya çıkarabilir.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporda, enerji fiyatlarındaki olumlu gelişmelerin enflasyonun daha hızlı düşmesine ve iç talebe olumlu yansımalara yol açabileceği ancak devam eden Rusya-Ukrayna savaşının kalıcı belirsizlikler ortaya koyduğu belirtildi.

Raporda, Türkiye ekonomisinin 2023 yılında yüzde 3,5, 2024’te yüzde 4 büyüyeceği, enflasyonun bu yıl yüzde 45, 2024’te yüzde 30,3 olması öngörüldü.

Paylaşın

Financial Times: Erdoğan Zorlu Yarışta

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci turan kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında genişçe yer buldu.

Birleşik Krallık merkezli The Financial Times ise “Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı için zorlu yarışta önde gidiyor” başlıklı haberinde, baş başa giden bir yarışın ardından cumhurbaşkanlığı seçiminin ikinci tura kaldığını yazdı.

“100 yıllık tarihin en önemli siyasi kararlarından biri”

Reuters haber ajansı, “Erdoğan 20 yıllık iktidardan sonra önde” diye servis ettiği haberinde, “Ne Erdoğan ne de Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın giderek otoriterleşen yolunun bir kararı olarak görülen bir seçimde 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci turdan kaçınmak için gereken yüzde 50 barajını aşamadı.

Seçim sonucunun Erdoğan’ın iktidar ittifakına parlamentoda çoğunluk vererek ona ikinci turda potansiyel bir avantaj sağladığı belirtilen haberde, “Sonuçlar, siyasi bir yol ayrımındaki ülkede derin kutuplaşmayı yansıtıyor” denildi.

Erdoğan için “Putin’in anahtar müttefiki” denilen haberde, “Cumhurbaşkanının seçimi, ülkenin 100 yıllık tarihindeki en önemli siyasi kararlardan biri ve Türkiye sınırlarının çok ötesinde yankılanacak” ifadeleri kullanıldı.

“Erdoğan ikinci tura hazırlanıyor”

The Washington Post gazetesi, “Türkiye’nin sıkı seçimlerinde Erdoğan olası ikinci tura hazırlanıyor” başlığıyla yayınladığı haberde, Kılıçdaroğlu’nun iktidara yönelik veri akışı engelleme ifadelerine dikkat çekti.

“Erdoğan demokratik kurumları aşındırdı”
“Türkiye’nin sıkı seçim yarışı neden sınırlarının çok ötesinde yankılanıyor?” sorusuyla seçimlerine gündeme taşıyan USA Today, “Erdoğan ülkenin profilini uluslararası alanda yükseltti, ancak demokratik kurumlarını aşındırdı ve ülke ekonomisini sarsan alışılmışın dışında ekonomi politikaları uyguladı. Türkiye dünyanın en büyük gazeteci hapishanelerinden biri” diye yazdı.

“Tarihte ilk kez ikinci tur”

Fransa merkezli Le Monde gazetesi, Türkiye’nin 100 yıllık tarihinde ilk kez ikinci tur seçimlere gideceğini belirtti. Gazete, ikinci tur seçimlerinde ekonomik kriz ve depremler dolayısıyla oluşan rahatsızlığın etkisini süreceğini yazdı.

“Bıçak sırtı seçimler”

CNN International’ın “Erdoğan, Türkiye’deki bıçak sırtı seçimlerinde ikinci tura gidiyor” başlıklı haberinde, “Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin dünyanın büyük bir bölümünü belirsizliğe sürüklediği bir zamanda, önemli bir NATO müttefiki ve bölgesel güç komisyoncusunun kaderini eninde sonunda yüksek bahisli seçim belirleyecek” denildi.

“Erdoğan’a seçmen desteği düştü”

The Telegraph gazetesi ise “Erdoğan ikinci tura kalsa da rakibinin önünde görünüyor” başlıklı haberinde şöyle yazdı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seçmen desteği, yeniden seçimi kesin olarak kazanmak için gereken çoğunluğun altına düştü.”

“Cumhurbaşkanlığı seçimi polisiyeye döndü”

Der Spiegel dergisindeki “İktidar için sinir harbi” başlıklı analizde Erdoğan’ın beklenenden çok oy aldığı yazıldı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin “polisiyeye” döndüğü yazılan analizde, Anadolu Ajansı’nın iktidarın propagandasını yaptığı belirtildi. İkinci tur için de Oğan’ın belirleyici olabileceği kaydedildi.

Paylaşın

Reuters’dan Seçim Sonuçları Yorumu: Derin Kutuplaşmayı Yansıtıyor

14 Mayıs Pazar günü yapılan Cumhurbaşkanlığı ve 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nde, ikinci turan kalan cumhurbaşkanlığı seçimi uluslararası basında genişçe yer buldu.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters, “Erdoğan 20 yıllık iktidardan sonra önde” diye servis ettiği haberinde, “Ne Erdoğan ne de Kılıçdaroğlu, Erdoğan’ın giderek otoriterleşen yolunun bir kararı olarak görülen bir seçimde 28 Mayıs’ta yapılacak ikinci turdan kaçınmak için gereken yüzde 50 barajını aşamadı.

Seçim sonucunun Erdoğan’ın iktidar ittifakına parlamentoda çoğunluk vererek ona ikinci turda potansiyel bir avantaj sağladığı belirtilen haberde, “Sonuçlar, siyasi bir yol ayrımındaki ülkede derin kutuplaşmayı yansıtıyor” denildi.

Erdoğan için “Putin’in anahtar müttefiki” denilen haberde, “Cumhurbaşkanının seçimi, ülkenin 100 yıllık tarihindeki en önemli siyasi kararlardan biri ve Türkiye sınırlarının çok ötesinde yankılanacak” ifadeleri kullanıldı.

“Sıkı denetim mi, demokratik yol mu?”

The Associated Press (AP) seçimlere yönelik analizinde şunları kaydetti: “Sonuçlar, Avrupa ile Asya arasında yer alan ancak Suriye ve İran ile sınır komşusu olan bir NATO müttefikinin Erdoğan’ın sıkı denetiminde mi kalacağını yoksa Kılıçdaroğlu’nun vaat ettiği daha demokratik yola devam edip etmeyeceğini belirleyecek.”

“Erdoğan’a seçmen desteği düştü”

The Telegraph gazetesi ise “Erdoğan ikinci tura kalsa da rakibinin önünde görünüyor” başlıklı haberinde şöyle yazdı: “Cumhurbaşkanı Erdoğan’a seçmen desteği, yeniden seçimi kesin olarak kazanmak için gereken çoğunluğun altına düştü.”

“Tarihte ilk kez ikinci tur”
Fransa merkezli Le Monde gazetesi, Türkiye’nin 100 yıllık tarihinde ilk kez ikinci tur seçimlere gideceğini belirtti. Gazete, ikinci tur seçimlerinde ekonomik kriz ve depremler dolayısıyla oluşan rahatsızlığın etkisini süreceğini yazdı.

“Dikkatler Sinan Oğan seçmeninde”

Politico adlı sitede yayınlanan makalede Kılıçdaroğlu’nun beklentilerin altında kaldığı belirtilerek, “İkinci tur ihtimali, dikkatleri Sinan Oğan’a oy veren yüzde 5’in 28 Mayıs’ta oylarını nereye alacağına odaklayacak. Oğan’ın Kürt partilerine karşı katı bir tutum sergilemesi, HDP’nin desteğine güvenen Kılıçdaroğlu ile uzlaşmayı zorlaştırıyor” denildi.

“Cumhurbaşkanlığı seçimi polisiyeye döndü”

Der Spiegel dergisindeki “İktidar için sinir harbi” başlıklı analizde Erdoğan’ın beklenenden çok oy aldığı yazıldı. Cumhurbaşkanlığı seçiminin “polisiyeye” döndüğü yazılan analizde, Anadolu Ajansı’nın iktidarın propagandasını yaptığı belirtildi. İkinci tur için de Oğan’ın belirleyici olabileceği kaydedildi.

Paylaşın