Bakan Şimşek’ten Faiz Kararı Sonrası Tek Cümlelik Yorum

Merkez Bankası’nın 500 baz puan artışla faizi yüzde 30’a çekmesi sonrası Türkçe ve İngilizce mesaj yayımlayan Bakan Şimşek “Attaining price stability is our priority (Fiyat istikrarı en büyük önceliğimiz)” dedi. 

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), üst üste dördüncü kez faiz yükseltti. Ağustos ayında faizi yüzde 17,5’ten yüzde 25’e çıkaran Merkez, eylülde faizi 500 baz puan artırdı.

Faiz kararına ilişkin değerlendirmede bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından Türkçe ve İngilizce yaptığı paylaşımda, “Attaining price stability is our priority (Fiyat istikrarı en büyük önceliğimiz)” dedi.

Merkez’den parasal sıkılaştırma sürecinin devamı vurgusu

Öte yandan Merkez Bankası’ndan yapılan açıklamada, Kurul’un “dezenflasyonun en kısa sürede tesisi, enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın kontrol altına alınması için parasal sıkılaştırma sürecinin devamına” verdiği vurgulandı.

Enflasyonun Temmuz ve Ağustos aylarında öngörülenin üzerinde gerçekleştiği belirtilen açıklamada, “Yurt içi talepteki güçlü seyir ve hizmet fiyatlarındaki katılık devam ederken, petrol fiyatlarındaki artış ve enflasyon beklentilerinde süregelen bozulma enflasyonda ilave yukarı yönlü baskı oluşturmaktadır” denildi. Bu unsurların enflasyonun yıl sonunda Enflasyon Raporu’ndaki tahminlerin üzerinde olacağına işaret edildi. Merkez Bankası, Temmuz ayında 2023 yılı enflasyon tahminini yüzde 58’e yükseltmiş, 2024 yıl sonu tahminini ise yüzde 33 olarak güncellemişti.

“Son dönemde etkili olan ücret ve kur kaynaklı maliyet yönlü baskılar ile vergi düzenlemelerinin ise enflasyona önemli ölçüde yansıdığı ve aylık enflasyonun ana eğiliminde düşüşün başlayacağı değerlendirilmiştir” denilen açıklamada, Para Politikası Kurulu “parasal sıkılaştırma adımlarının etkisiyle, dezenflasyonu 2024 yılında Rapor’daki patika ile uyumlu şekilde tesis etmekte kararlıdır” ifadesine yer verildi.

Faiz indirme sürecine 27 ay sonra son verilmişti

Merkez Bankası, Hafize Gaye Erkan’ın göreve atanması sonrası faiz indirimi sürecine 27 ay sonra son vermiş, son 3 PPK toplantısında politika faizini yüzde 16,5 artırmıştı.

Politika faizi, Haziran ayında 650 baz puan artışla yüzde 15’e, Temmuz ayında ise 250 baz puan artışla yüzde 17,50’ye yükseltmişti. 24 Ağustos’ta yapılan toplantıda ise politika faizi, piyasa beklentilerinin üzerinde 750 baz puanlık artışla yüzde 17,5’ten yüzde 25’e çıkartılmıştı.

Anadolu Ajansı (AA) Finans’ın 19 ekonomistin katılımıyla yaptığı ankette 500 baz puan artış beklentisi öne çıkmıştı. Anket sonuçlarına göre, 250 ile 600 baz puanlık bir artırım öngören ekonomistlerin politika faizi beklentileri yüzde 27,50 ile yüzde 31, yıl sonu politika faizi beklentileri ise yüzde 35 ile 45 arasında yer alıyordu.

Ekonomistlerin yıl sonu politika faizi beklentilerinin medyanı ise yüzde 36 olmuştu. Reuters anketine katılan 16 ekonomist de Merkez Bankası’ndan 500 baz puanlık artış bekliyordu. Tahminler yüzde 27,5 ile yüzde 31 bandında yer alıyordu.

Bloomberg HT’nin anketine katılan 19 kurumun medyan beklentisi de, politika faizinin bugün 500 baz puan artırılarak yüzde 30’a yükseltilmesi yönündeydi. Eylül ayı faiz anketinde; maksimum beklenti yüzde 30, minimum beklenti ise yüzde 27,5 olmuştu.

Ankette 2023 yıl sonu için medyan faiz beklentisi yüzde 35 seviyesinde gerçekleşmişti. 2023 yıl sonuna ilişkin maksimum beklenti yüzde 40, minimum beklenti ise yüzde 30 olmuştu.

Paylaşın

Kremlin’den Açıklama: İlham Aliyev, Vladimir Putin’den Özür Diledi

Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in Dağlık Karabağ’da ölen Rus askerleri için Vladimir Putin’den özür dilediği bildirildi. Dağlık Karabağ’da Rus Barış Gücünü taşıyan araca ateş açılması sonucu araçtaki askerlerin hayatını kaybettiği açıklanmıştı.

Haber Merkezi / Olayın açığa kavuşturulması için Azerbaycan ve Rusya’nın soruşturma makamlarının bölgede iş birliği içerisinde çalıştığı belirtilmiş ancak ölen asker sayısı ve ateşin kimin tarafından açıldığı hususunda bilgi paylaşılmamıştı.

Kremlin’den yapılan açıklamada, Azerbaycan Cumhurbaşkanı ile Rusya Devlet Başkanı Putin’in bir görüşme yaptığı ve görüşmede İlham Aliyev’in Karabağ’da ölen Rus Barış Gücü askerleri için özür dilediği belirtildi. Görüşmede ayrıca Putin’in İlham Aliyev’den bölgedeki Ermeni halkının güvenlik haklarına saygı duymasını istediği aktarıldı.

Kremlin, iki lider arasında gerçekleşen telefon görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada “İlham Aliev, Rus askerlerin trajik ölümü dolayısıyla özür diledi ve derin taziyelerini ifade etti. Olayla ilgili kapsamlı bir soruşturma yürütüleceğini ve tüm sorumluların gerektiği şekilde cezalandırılacağını söyledi” ifadeleri kullanıldı.

Ateşkes sağlandı

Azerbaycan, Dağlık Karabağ’a Salı günü başlattığı askeri operasyonun ardından Çarşamba günü taraflar arasında ateşkes sağlandığı açıklanmış ve Aliyev de operasyonun “başarıyla” tamamlandığını duyurmuştu. Ateşkes konusunda varılan uzlaşma, bölgedeki ayrılıkçı Ermeni güçlerin feshedilmesini, silahlarını bırakmalarını ve Dağlık Karabağ’ın Azerbaycan’a entegre edilmesini öngörüyor.

Yaklaşık 120 bin nüfuslu bölgede yaşayan Ermenilerin çoğu evlerinden sürülmek veya kalırlarsa Azeri şiddeti ile karşı karşıya kalmaktan kaygı duyuyor. Ermeni medyasında yer alan haberlere göre, son günlerde yaşanan çatışmalarda en az 200 kişi hayatını kaybetti, 400 kişi de yaralandı.

Dağlık Karabağ’da ateşkes ilan edilmesinin ardından, iki tarafı temsil eden heyetler Yevlah kasabasında bir araya geldi. Yaklaşık iki saat sürdüğü belirtilen görüşmenin ayrıntılarına dair henüz resmi açıklama yapılmadı.

Reuters haber ajansının bildirdiğine göre, Rus haber ajansı RIA’ya konuşan bir Ermeni temsilci, görüşmede nihai bir anlaşmaya varılmadığını söyledi. Ajansa konuşan Azeri temsilci de, Azerbaycan ile Karabağ Ermenileri arasındaki tüm sorunların bir toplantıda çözülmesinin beklenemeyeceğini kaydetti.

AB’den güvence talebi

Öte yandan Avrupa Birliği (AB), Dağlık Karabağ bölgesinde yaşayan Ermenilerin hakları ve güvenliği için garanti istedi. AB’li üst düzey bir diplomatın dpa haber ajansına verdiği bilgilere göre, AB Konseyi Başkanı Charles Michel, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile yaptığı telefon görüşmesinde Azerbaycan’ın Ermenilere saygı gösterileceği ve ülkede geleceklerinin olacağı konusunda güvence vermesi gerektiğini söyledi.

Michel’in görüşmede Dağlık Karabağ’ı terk etmek isteyenler için güvenli ve gönüllü ayrılma koşullarının da sağlanması gerektiğini ifade ettiği aktarıldı.

AB’li diplomat, görüşmede Aliyev’in sorunun çözümü için uluslararası arabuluculuğu reddettiğini ve bölgeye düzenledikleri askeri operasyonu savunduğunu aktardı. Azerbaycan’ın, Dağlık Karabağ’ın “tekrar entegrasyonu”nu sürdürmeyi hedeflediğini kaydeden diplomat, ayrıca silahlarını bırakanlar için af çıkarmayı değerlendirdiğini de sözlerine ekledi.

Gelişmeler karşısında AB’nin olası yanıtının ne olabileceği konusunda da Brüksel’de farklı seçeneklerin tartışıldığını ifade eden AB’li diplomat, Azerbaycan hükümetinin kullandığı yöntemin kesinlikle kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Paylaşın

ABD Merkez Bankası Fed’den Faizi Sabit Tutma Kararı

Piyasaların merakla beklediği faiz kararını açıklayan ABD Merkez Bankası Fed, beklentiler dahilinde politika faizini sabit tuttu. Fed Başkanı Jerome Powell, ABD’de yıllık enflasyonu yüzde 2’ye düşürme hedeflerinden geri adım atmadıklarını söyledi.

Jerome Powell, “Ancak bu hedefe ulaşmak için önümüzde uzun bir yol var” dedi. Powell, gerekli görmeleri halinde para politikasında sıkılaşmanın devam edeceğini söyledi.

Fed Başkanı Powell, “Fed faizi enflasyonla mücadelede ne kadar aşama kaydettiğimizi görebilmek için sabit tuttu ve uygun olması durumunda faizleri daha yüksek seviyeye çıkarmaya hazır” diye konuştu.

ABD Merkez Bankası Fed, politika faizini artırmayarak yüzde 5,25 ile yüzde 5,50 aralığında tuttuğunu duyurdu. Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) bu yıl sona ermeden önce 25 baz puanlık bir faiz artışına gidilebileceği öngörüsünde bulundu.

Fed’den yapılan açıklamada kararın, politika yapıcılara “ek bilgiler ve bunların para politikaları üzerindeki sonuçlarını değerlendirme” konusunda zaman verdiği belirtildi. Ayrıca ekonomik aktivitenin “sağlam bir hızla” genişlediğine, güçlü istihdam kazanımları ve düşük işsizlik kaydedildiğine dikkat çekildi.

ABD Merkez Bankası geçen yılın Mart ayından beri 11 kez faiz artırımına gitti. Faiz artırımları enflasyonda kesin bir düşüş görülmesine neden olsa da ABD’de enflasyon halen Banka’nın uzun vadeli hedef olarak belirlediği yılda yüzde 2’lik seviyenin üstünde olmayı sürdürüyor. Bu da yeniden faiz artırımına gitme yönünde banka üzerinde baskı oluşturuyor. ABD’de politika faizi 22 yılın en yüksek seviyesinde bulunuyor.

Fed içerisinde faiz kararlarını alan FOMC, geleceğe yönelik para politikasına dair tahminlerini de güncelledi. Buna göre faiz oranlarına ilişkin medyan tahminini yüzde 5,50 ile yüzde 5,75 arasına çekerek, yıl sonundan önce çeyrek puanlık bir artış olasılığına açık kapı bıraktı.

Uluslararası piyasalarda ise gözler Fed’den sonra bugün İngiltere Merkez Bankası’nın faiz kararına çevrildi. İngiltere Merkez Bankası geçen ay politika faizini Aralık 2021’den bu yana üst üste 14 kez artırarak yüzde 5,25’e çıkarmıştı. Ancak ülkede yıllık enflasyonun Ağustos ayında sürpriz şekilde yüzde 6,7’ye inmesi sonrası Merkez Bankası’nın nasıl bir karar alacağı merak konusu.

Paylaşın

Hazine’nin Borcu 5 Trilyon 880 Milyar Liraya Yükseldi

Merkezi yönetim brüt borç stoku, ağustos sonu itibarıyla 5 trilyon 880 milyar lira oldu. Borç stokunun 2 trilyon 061,6 milyar lira tutarındaki kısmı Türk Lirası, 3 trilyon 818,4 milyar lira tutarındaki bölümü ise döviz cinsi borçlardan oluştu.

Haber Merkezi / Ayrıca, hazine alacakları, nisan sonu itibarıyla 25,2 milyar lira oldu. Alacak stoku içindeki en yüksek payı 10,2 milyar lirayla mahalli idareler oluşturdu.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 31 Ağustos itibarıyla merkezi yönetim brüt borç stoku verilerini açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Merkezi yönetim borç stoku 31 Ağustos 2023 tarihi itibarıyla 5.880 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Borç stokunun 2.061,6 milyar TL tutarındaki kısmı Türk Lirası cinsi, 3.818,4 milyar TL tutarındaki kısmı döviz cinsi borçlardan oluşmaktadır.”

Hazine ve Maliye Bakanlığı, 31 Ağustos itibarıyla Hazine alacaklarına ilişkin verileri de açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Hazine alacak stoku 31 Ağustos 2023 tarihi itibarıyla 25,2 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Hazine alacak stoku içerisinde en yüksek pay 10,2 milyar TL ile Mahalli İdareler’e aittir.

2023 Ağustos ayı sonu itibarıyla Hazine alacaklarından toplam 2,2 milyar TL tahsilat gerçekleştirilmiştir.”

Paylaşın

‘Hrant Dink Davası’nda Tek Tutuklu Sanık İçin Tahliye Kararı

Aralarında Yasin Hayal, Ali Fuat Yılmazer ve Erhan Tuncel’in de bulunduğu 11 sanığın yargılandığı, Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davada, davanın tek tutuklu sanığı Adem Sağlam tahliye edildi. Tahliye kararıyla birlikte davada tutuklu sanık kalmadı.

Haber Merkezi / Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin 2021 yılında karara bağlanan davada, mahkemece haklarında suç duyurusunda bulunulan cinayetin azmettiricilerinden Yasin Hayal, Erhan Tuncel ve eski emniyet müdürleri Ramazan Akyürek ile Ali Fuat Yılmazer’in de aralarında bulunduğu 11 sanığın yargılandığı dava görüldü.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmaya başka suçtan hükümlü ve tutuklu sanıklar Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı. Duruşmada taraf avukatları da hazır bulundu.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Hrant Dink ‘maktul’, 5 kişi müşteki ve aralarında Yasin Hayal, Ramazan Akyürek, Erhan Tuncel ve Ali Fuat Yılmazer’in de bulunduğu 11 kişi ise ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı.

İddianamede Yahya Öztürk ve Adem Sağlam’ın ‘anayasayı ihlal’, ‘belli bir yükümlülüğün ihmaliyle kasten öldürmeye neden olmak’ ve ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ile 22 yıl 6’şar aydan 35’er yıla kadar hapis cezasına çarptırılmaları talep edilirken Ramazan Akyürek, Faruk Sarı ve Ali Fuat Yılmazer’in ‘anayasayı ihlal’ suçundan ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet hapisleri talep edildi.

İddianamede, Yasin Hayal, Zeynel Abidin Yavuz, Tuncay Uzundal, Erhan Tuncel, Ersin Yolcu, Ahmet İskender’in ‘terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme’ suçundan 5’er yıldan 10’ar yıla kadar hapis cezaları talep edildi.

Sanıklar suçlamaları reddetti

Sanık eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek savunmasında suçlamaları reddetti.

Akyürek “Hrant Dink tehditler almaya başlamış ve saldırılara maruz kalmıştı. Yasin Hayal’in hazırlandığı eyleme dair bilgiler Trabzon il emniyet müdürü olduğum zamanda resmi yazıyla paylaşıldığı gibi, istihbarat bilgisi İstanbul İstihbarat dairesiyle paylaşılmıştı. Çok sayıda resmi yazışmalar vardır. Resmi yazıları İstanbul Emniyet Müdürlüğü cevap vermediği gibi umursamamış Dink hakkında koruma kararı almamıştır. Yasin Hayal’in yapacağı eylemi İstanbul Emniyet Müdürlüğü 11 ay önce biliyordu” dedi.

Akyürek, “Hiçbir zaman darbeyle işim olmadı. 9 yıldır cezaevinde olduğum halde 16 yıl öncesinde işlenen bu cinayetin darbeyle ilgisi varsa da bilmiyorum” diyerek beraatını istedi.

Sanık Ahmet İskender ise savunmasında, “Bu iddianameye nereden girdim bilmiyorum. Yasin Hayal benim çocukluk arkadaşımdır. Diğer sanıklarla hiçbir şekilde bağlantım yoktur. Bu olayın arkasında FETÖ olabilir. Yönetim değişirse de kim olur bilmem. İsmimin FETÖ ile anılmasını istemiyorum. Gereğinin yapılmasını arz ederim’’ dedi.

Sanıklardan Adem Sağlam, savunmasında 41 aydır tutuklu olduğunu belirterek, herhangi bir suç işlemediğini ve tutukluluk süresinin de dikkate alınarak tahliyesine karar verilmesini talep etti.

Ara kararını açıklayan mahkeme, sanık Adem Sağlam’ı tutuklu kaldığı süreyi de göz önüne alarak yurt dışına çıkış yasağı ve imza atma şeklindeki adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Böylece bu davada tutuklu sanık kalmadı. Mahkeme ayrıca, sanıklar Faruk Sarı ile Yahya Öztürk’ün yakalama kararlarının da devamına hükmederek, duruşmayı erteledi.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Akşener, Partisinin İzmir Adayını Açıkladı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeye hazırlanan İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener, partisinin milletvekili Ümit Özlale’yi İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olarak açıkladı.

Haber Merkezi / İYİ Parti Lideri Akşener ayrıca, son dönemde CHP kanadından gelen, “O 15 milletvekili olmasaydı İYİ Parti olmazdı” açıklamalarına da tepki göstererek, “Siz nerede olurdunuz? İstanbul olur muydu? Ankara olur muydu? Antalya olur muydu? Adana olur muydu?” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkan Meral Akşener, İzmir’de temaslarını sürdürdü. Zübeyde Hanım Anıt Mezarı’nı, sonrasında da İzmir İl Başkanlığı’nı ziyaret eden Akşener, parti yetkileri ile bir araya geldiği toplantıda konuşma yaptı.

Meral Akşener, İYİ Parti İzmir Milletvekili  Ümit Özlale’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı adayı olduğunu açıkladı: Ümit Özlale kardeşimin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı adaylığını ve inşallah belediye başkanı olacağını ilan ediyorum.

Akşener konuşmasında 2018 seçimleri sürecinde İYİ Parti’nin seçime girebilmesi için  CHP’den 15 milletvekinin geçici olark transfer olması ile ilgili tartışmalara da değinerek şunları kaydetti:

“2018 derhal bir karar alındı. 24 Haziran bir soru işareti. Yani seçimlere hazır mısınız, değil misiniz? Ben dahil bütün arkadaşlara fısıltı halinde bir bilgi geldi. Cumartesi günü YSK toplanacak ve hayır dedirtecek. Yani seçime giremeyeceksiniz. Tekrarlamayacağım, 15 milletvekili meselesi oldu.

Ve o arkadaşlarımıza tekrar teşekkür ediyorum. Hem 15milletvekiline hem Sayın Kılıçdaroğlu’na teşekkür ediyorum. Demokrasiye büyük hizmet ettiler. Ama şunu duyuyoruz. Özellikle son dönemde Cumhuriyet Halk Partisi’nin mensupları, yetkilileri… Hani gazetecimsi arkadaşlardan bahsetmiyorum. Diyorlar ki, “15 milletvekili olmasaydı İYİ Parti olmazdı”. Doğrudur olmazdı.

Peki siz nerede olurdunuz? İstanbul olur muydu? Ankara olur muydu? Antalya olur muydu? Adana olur muydu? Bu ittifaka, ucube sistemin mecbur bıraktığı ittifak sebebiyle pek çok şey yaşadık. Ama o güzel hareket o demokrasinin yanında durma hareketinden herkes kazandı.

Akşener, dün yaptığı açıklamada “Biz ittifak sisteminden vazgeçtik. Türkiye için eğile büküle öldük. Bundan sonra yok. İttifak sistemiyle yol yürümeyeceğiz. Sadece bugün değil 2028’de de kendi başımıza gireceğiz” demişti.

Geçtiğimiz günlerde Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın sorularını yanıtlayan Ümit Özlale, “İzmir CHP’nin kalesi değil. İzmir hiçbir siyasi partinin kalesi olamayacak kadar kadim bir kültüre sahip. O yüzden de ben İzmir profiline çok uygun bir aday olduğumu düşünüyorum. İzmir’i çok iyi yöneteceğimi düşünüyorum.

AK Parti, Milliyetçi Hareket Partisi ve diğer partilerden de oy alacağımı biliyorum. Çünkü ben orada makulü temsil edeceğim. Projelerimle ön plana çıkacağım. Siyaset üstü bir profil olarak İzmirli’nin karşısına çıkacağım. O bakımdan oyları bölmeyeceğim” açıklaması yapmıştı.

Paylaşın

İran’da “İslami Giyim” Kurallarını Sertleştiren Düzenleme Meclis’ten Geçti

İran’da katı giyim kurallarını ihlal edenlere yeni cezalar getiren yasal düzenleme, 201 milletvekilinden 34’ünün “hayır” oyuna karşılık 152 “evet” oyla meclisten geçti. Düzenleme, din adamlarından oluşan Anayasa Koruma Konseyi’ne gönderilecek.

Geçen yıl Eylül ayında Jina Mahsa Amini’nin İslami kurallara uygun giyinmediği gerekçesiyle ahlak polisi tarafından gözaltına alındıktan sonra ölümü ülkede yoğun protestolara yol açmış, kültür, sanat ve spor dünyasından da pek çok ünlü göstericilerle dayanışma göstermişti.

Yasa özellikle kamuoyunda tanınan ünlü kişilere sert cezalar öngörüyor. Bu kişiler yasayı ihlal durumunda 15 yıla kadar meslekten men cezası alabilecek, mal varlıklarının onda birini bulan bölümüne el konabilecek. Ünlüleri hedef alan bu düzenlemenin, kadın hakları için düzenlenen protesto gösterilerine destek veren tanınmış kişilere gözdağı amacı taşıdığı düşünülüyor.

İran Meclisi, kamuya açık yerlerde zorunlu başörtüsü yasası ihlallerine karşı para cezası, bankacılık hizmetlerinin engellenmesi ve adli işlem öngören yasanın deneme amaçlı 3 yıl süreyle uygulanmasını onayladı.

İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre, yargının önerisi üzerine hükümet tarafından hazırlanarak Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin imzasıyla Meclis’e gönderilen, “İffet ve Başörtüsü Kültürünün Desteklenmesi” yasa tasarısı oylamaya sunuldu.

Tasarı, Meclis’te hazır bulunan 201 milletvekilinden 34’ünün “hayır” oyuna karşılık 152 oyla kabul edildi. 7 milletvekili de çekimser oy kullandı. Yasanın 3 yıl süreyle deneme uygulamasına girmesi kararı alındı.

Yasanın yürürlüğe girmesi için son olarak Meclis’ten geçen yasalar hakkında nihai incelemeyi yapan Anayasayı Koruyucular Konseyi (AKK) tarafından da onaylanması gerekiyor.

Hangi yaptırımlar öngörülüyor?

İran’da geçen yıl Jîna Mahsa Amini gösterileri sonrasında yaygınlaşan zorunlu başörtüsü kurallarına yönelik ihlallere karşı koymak için hazırlanan tasarıya göre, başörtüsü kuralına aykırı hareket eden kadınlar ilk aşamada kısa mesaj ve benzeri yöntemlerle uyarılacak.

Uyarıyı dikkate almayan ve başörtüsü kuralını yeniden ihlal edenler için para cezası verilecek.

Ceza bir ay içinde ödenmezse para cezası otomatik olarak kişinin banka hesabından kesilecek.

Herhangi bir nedenle cezaların tahsilinin mümkün olmaması halinde ise söz konusu kişinin tüm banka ve kredi kuruluşlarını kapsayacak şekilde banka kartı çıkarma ve yenileme dahil her türlü bankacılık işlemi yapması yasaklanacak. Cezalara itiraz ise 10 gün içinde yapılabilecek.

Dördüncü kez ihlal halinde para cezasının yanı sıra yargı tarafından söz konusu kişi hakkında dava açılması ve gerekli görülmesi halinde tutuklanması öngörülüyor.

Kanuna aykırı hareket eden işletmeler ise yaptırım düzenlemesi kapsamında geçici süreyle mühürlenebilecek ve devlet tarafından sunulan vergi muafiyetlerinden men edilebilecek.

Sosyal, siyasi, kültürel, sanatsal veya sportif faaliyetlerde bulunan kişilerden yasaya aykırı davrananlar hakkında ihlal sayısına göre, para cezası, mesleki faaliyetlerden men ve son aşamada hapis cezası istemiyle dava açılabilecek.

Paylaşın

TFF Duyurdu: Stefan Kuntz’la Yollar Ayrıldı

Teknik direktör Şenol Güneş’in ardından 20 Eylül 2021 yılında düzenlenen törenle resmen göreve getirilen Stefan Kuntz’la A Milli Futbol Takım’ın yolları tam iki yıl sonra ayrıldı. Kuntz’un A Milli Futbol Takım’ın başında çıktığı son maç Japonya ile Belçika’da oynanan hazırlık karşılaşması oldu. Türkiye, bu maçtan 4-2 mağlup ayrıldı.

Stefan Kuntz, A Milli Futbol Takım’ın başında 20 maça çıktı. Bu karşılaşmaların 16’sı resmî, dördü özel maçtı. Türkiye bu maçlarda 12 galibiyet, üç beraberlik ve beş yenilgi aldı. A Milli Futbol Takımı, 11’i sahasında, sekizi deplasmanda ve biri de tarafsız sahada olmak üzere bu karşılaşmalarda 46 gol atarken 26 gol yedi.

Stefan Kuntz, Türkiye Futbol Federasyonu’nun (TFF) Riva’daki tesislerinde TFF Yönetim Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Toplantının ardından A Milli Futbol Takımlardan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hamit Altıntop ve yöneticilerle vedalaşan Kuntz, kendisini bekleyen araçla tesislerden ayrıldı.

TFF, 60 yaşındaki teknik adamın görevine son verildiğini duyurduğu açıklamada, “TFF Yönetim Kurulu, A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz ile bugün yapmış olduğu değerlendirme toplantısının ardından Sayın Kuntz ile iyi niyet ve profesyonellik çerçevesinde yolların ayrılması konusunda mutabakata varmıştır” ifadelerine yer verdi.

Açıklamada, “Sayın Stefan Kuntz’a, A Milli Futbol Takımımıza yaptığı katkılar için teşekkür eder, bundan sonraki hayatında başarılar dileriz” denildi.

TFF, Kuntz’un görevine son verildiği yönündeki haberleri hafta başında yalanlamıştı. TFF’nin konuyla ilgili açıklamasında, “Bir süredir yazılı, görsel ve dijital medyada yer alan A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz ile ilgili haberler ve iddialar gerçeği yansıtmamaktadır.

Türkiye Futbol Federasyonu sözleşmesi devam eden A Milli Takım Teknik Direktörü Stefan Kuntz’u 20 Eylül Çarşamba günü TFF Başkanı Mehmet Büyükekşi ile toplantı yapmak üzere Riva Hasan Doğan Milli Takımlar Kamp ve Eğitim Tesisleri’ne resmi olarak davet etmiştir” denilmişti.

Paylaşın

Bedava Doğalgaz İle Verdiklerinin Beş Katını Ek MTV İle Geri Aldılar

“40 milyar vatandaşın cebinde kalacak” denilen ücretsiz doğalgaz uygulamasının 12 aylık maliyeti ortaya çıktı. Bir aylık ücretsiz kullanımın toplam bedelinin 1,8 milyar TL, 12 aylık ücretsiz 25 metreküpe kadar olan kullanım bedelinin ise toplam 6 milyar TL’yi bulacağı açıklandı.

Öte yandan bedava doğalgaz ile verdiklerinin, yaklaşık beş katını ek MTV ile geri aldılar. İlk sekiz ayda sadece tütün ürünlerinden 102 milyar lira, alkollü içeceklerden 39 milyar lira vergi topladılar. Seçimden sonra Erdoğan’ın beş kat ÖTV’sini artırdığı akaryakıt ürünlerinden ilk 8 ayda tahsil edilen ÖTV miktarı 75 milyar lira, yıl sonu toplanması hedeflenen rakam 196 milyar lira.

Toplanan vergilere bakılınca, bedava doğalgazın maliyeti devede kulak. Hem halka seçimden önce, ‘40 milyar lira cebinizde kalacak’ diye yanlış bilgi verdiler hem de seçimden sonra bedava doğalgazın acısını misli ile çıkardılar.

T24’ten Eray Görgülü’nün haberine göre CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, iktidarın seçimden önce verdiği bir aylık ücretsiz doğalgaz kullanımı ile sonraki aylarda 25 metreküpe kadar kullanımda bedel alınmayacağına ilişkin taahhüdünü Meclis gündemine taşıdı.

Uygulamanın maliyeti ile ilgili EPDK Başkanı Yılmaz’ın, “40 milyar TL vatandaşın cebinde kalacak” açıklaması yaptığını hatırlatan Ateş, bugüne kadar ortaya çıkan ve bundan sonraki aylarda ortaya çıkacak maliyetin ne kadar olduğunu sordu.

Soru önergesini yanıtlayan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Bayraktar, bir aylık ücretsiz kullanımın toplam bedelinin 1,8 milyar TL, 12 aylık ücretsiz 25 metreküpe kadar olan kullanım bedelinin ise toplam 6 milyar TL’yi bulacağını açıkladı. Bayraktar’ın yanıtını değerlendiren Ateş, “İktidar, seçimden önce kaşıkla verdiğini, seçimden sonra kepçeyle almaya devam ediyor” dedi.

“Verdiklerinin 5 katını ek MTV ile geri aldılar”

İktidarın yerli doğal gaz bulunduğu açıklamasını da hatırlatan Ateş, şunları söyledi: “Tüm abonelere doğal gazı bir ay boyunca bedava yaptılar. Bir yıl boyunca da 25 metreküpe kadar olan doğalgaz harcamalarından ücret alınmayacağını söylediler. Bunu da seçim propagandası olarak kullandılar. Hem Enerji Bakanlığı hem EPDK bu uygulama sayesinde 40 milyar lira gibi bir bedelin vatandaşın cebinde kalacağına dair propaganda yaptı.

Halbuki Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, önergemize verdiği yanıtta, bir aylık ücretsiz kullanımın toplam bedelinin 1,8 milyar lira; 12 aylık ücretsiz 25 metreküpe kadar olan kullanım bedelinin ise 6 milyar lira olacağını itiraf etti. 40 milyar lira halkın cebinde kalacak dediler, maliyet 8 milyar lirayı bile bulmadı.

Bedava doğal gaz uygulaması ile 8 milyar lira bile halka katkı sağlamamışlarken, yaklaşık 36 milyar lirayı anayasaya aykırı olduğu çok açık bir biçimde ortada olan ek MTV ile halkın cebinden aldılar. Bedava doğalgaz ile verdiklerinin, yaklaşık beş katını ek MTV ile geri aldılar. İlk sekiz ayda sadece tütün ürünlerinden 102 milyar lira, alkollü içeceklerden 39 milyar lira vergi topladılar.

Seçimden sonra Erdoğan’ın beş kat ÖTV’sini artırdığı akaryakıt ürünlerinden ilk 8 ayda tahsil edilen ÖTV miktarı 75 milyar lira, yıl sonu toplanması hedeflenen rakam 196 milyar lira. Toplanan vergilere bakılınca, bedava doğalgazın maliyeti devede kulak. Hem halka seçimden önce, ‘40 milyar lira cebinizde kalacak’ diye yanlış bilgi verdiler hem de seçimden sonra bedava doğalgazın acısını misli ile çıkardılar.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’ın Sözlerine Tepki: ‘Dış Güçler’e Şikayet Etmiş

Erdoğan’ın “Ülkemizde ana muhalefet partisi, seçimi kazanırsak mültecileri göndereceğiz diye tehdit etti. Biz ise tam aksi. Biz mültecilere olan ev sahipliğine aynen devam edeceğiz” sözlerine tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Para dilenmek için, yine ülkemizi küçük düşürmüş” dedi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurulu’na katılmak üzere ABD’de bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Ülkemizde ana muhalefet partisi, seçimi kazanırsak mültecileri göndereceğiz diye tehdit etti. Biz ise tam aksi. Biz mültecilere olan ev sahipliğine aynen devam edeceğiz” açıklamasına tepki gösterdi.

“Erdoğan, ABD’ye şirin gözükmek için, bizi ve tüm muhalefeti ‘Dış Güçler’e şikâyet etmiş. Siyasi ve ahlaki meşruiyetini yitirmek, işte tam da budur” diyen Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Erdoğan ABD ziyareti sırasında, kendisini affettirme ve 3-5 Dolar alabilmenin heyecanına kapılmış. Para dilenmek için, yine ülkemizi küçük düşürmüş. Anlaşılan o ki BOP Eş Başkanı olarak ülkemizi mülteci kampına çeviren, mahallelerimizin kimlikleriyle oynayan Erdoğan, ABD’ye şirin gözükmek için bizi ve tüm muhalefeti ‘Dış Güçler’e şikâyet etmiş. Siyasi ve ahlaki meşruiyetini yitirmek, işte tam da budur. ‘Affedilir miyim, 3-5 Dolar koparabilir miyim’ diye kapı kapı dolaşıp bizi şikayet eden bir kişiden, bu ülkeye Cumhurbaşkanı olmaz!”

Paylaşın