DİSK-AR: En Yoksul Gelir Grubunun Gıda Enflasyonu Yüzde 113

DİSK AR’ın raporuna göre, dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 68,8 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 52,4 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 113 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 52,4 oranında kaldı.

Haber Merkezi / Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) 2023 Ekim verilerine ilişkin değerlendirme raporunu yayınladı. Raporda şu ifadeler yer aldı:

“TÜİK verilerine göre TÜFE’deki (2003:100) değişim 2023 Ekim’de bir önceki aya göre yüzde 3,43, on iki aylık ortalamalara göre yüzde 54,26, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 55 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,36 oldu. Sadece dört aylık tüketici enflasyonu yüzde 29,4 oldu. Yılın ikinci yarısı için memur maaşlarına ve emekli aylıklarına yapılan zam eridi. Resmi enflasyondaki tırmanış sürüyor.

TÜİK, Ekim 2023 döneminde gıda enflasyonunu yüzde 71,99 olarak açıkladı. Ancak bu enflasyon halkın hissettiği gerçek enflasyonu yansıtmaktan oldukça uzak bir oran. TÜİK, DİSK tarafından açılan ve kazanılan davaya rağmen yargı kararını uygulamıyor ve madde fiyat listesini açıklamıyor. Madde fiyatları halen karartılmış durumda. Bu nedenle enflasyon oranını hesaplanmasına kaynak teşkil eden madde fiyat listesi görülemiyor.

Resmi ortalama enflasyon oranları düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir.  Bu nedenle DİSK-AR olarak TÜİK’in ham verilerinden yararlanarak emeklilerin, dar gelirlilerin, düşük gelirlilerin hissettiği gıda enflasyonunu yeniden hesaplıyoruz. Yaptığımız hesaplamaya göre gıda enflasyonu ortalama yüzde 72 olarak gerçekleşirken emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 88,4 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 82,1 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 94,1 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 113 olarak gerçekleşti.

Yüksek gelir gruplarının daha düşük enflasyon hissettiği görülüyor. Dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 68,8 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 52,4 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 113 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 52,4 oranında kaldı. Bu durum enflasyonun gelir gruplarına, farklı toplumsal kesim ve sınıflara göre önemli ölçüde farklı hissedildiğini ortaya koyuyor.

TÜFE ve gıda fiyatları endeksi artmaya devam ediyor. 2005 yılında 120 olan TÜFE endeksi, Ekim 2023’te 1.749’a yükseldi. 2005’te 113 olan gıda fiyatları endeksi ise 2023’te 2.484’e yükseldi. Böylece TÜFE 2003’ten bu yana 17,5 ve 2005’ten bu yanda 14,6 kat; gıda fiyatları ise 2003’ten bu yana 25 kat ve 2005’ten bu yana 22 kat arttı. 2005’te yüzde 5,8 olan yıllık enflasyon oranı 2023’te yüzde 61,4 oldu. 2005’te yüzde 3,8 olan yıllık gıda enflasyonu ise 2023’te yüzde 72’ye yükseldi.

Öte yandan son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. Ekim 2005’te TÜFE’den 7 puan eksik olan gıda fiyatları endeksi Ekim 2023’te TÜFE’nin 935 puan üstüne çıktı.”

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Açıklaması: Kontrol Altına Alacağız

Marka Konferansı’na konuşmacı olarak katılan Bakan Mehmet Şimşek yaptığı açıklamada, “Bir yıl içinde enflasyonu ciddi oranda kontrol altına alıp düşüreceğiz, cari açığı kapatacağız” ifadelerini kullandı.

Bakan Şimşek açıklamasının devamında, “Son yıllar zorlu yıllardı, gençlerin ülkemizin kıymetini bilmesi ve potansiyeline inanmalarını istiyoruz, hayat pahalılığını azaltmak, refah seviyesini artırmak için çalışıyoruz, gençlerimiz bize inansın” dedi ve ekledi:

“Yurtdışı buradan göründüğü kadar cazip değil, orada tecrübe kazanmak önemli ama ben yurtdışına gittim ve döndüm, ilk gittiğimde babam bana orada kalmamı ve aileme ve köyüme katkıda bulunmamı telkin etmişti.”

Habertürk, Bloomberg HT ve Show TV’nin medya ortakları olduğu Marka Konferansı’na Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek konuşmacı olarak katıldı.

Online bağlantı ile konferansta açıklamalarda bulunan Bakan Şimşek’in konuşmasından satır başları şu şekilde:

“Ülkeme hizmet için döndüm, ilk kez bakanlık yapmıyorum, daha öncede ülkeme hizmet etme fırsatım olmuştu, şimdi de tek amacım bu başka bir beklentim yok.

Güven inşa etmek istiyorsanız söylemlerin buna uygun olması lazım.

OVP’de hedefleri ortaya koyduk, şimdi uygulama zamanı, şeffaf olmanız lazım, tutmayacağınız sözü vermemeniz lazım, biz bunu yapıyoruz, tutarlı olmak ve dürüstlük çok değerli, biz de bunu yapıyoruz.

Kurala dayalı uluslararası normlara göre politikalar uyguluyoruz, son 5 ayda finans çevrelerinin ilgi gösterdiği bir ülke haline geldik.

Kredi notu görünümümüz iyileşti, daha erken aşamadayız, global finans çevrelerinin desteği sürüyor, bu gelişmeleri yeterli görmüyoruz, daha yolumuz uzun.

Bir yıl içinde enflasyonu ciddi oranda kontrol altına alıp düşüreceğiz, cari açığı kapatacağız. Reformlar ile, fiyat istikrarı ve mali disiplinle Türkiye’nin dünyadaki konumu yükselecek. Daha çok bol oksijenin olduğu ve gençler için cazip bir ülke haline geleceğiz.

Son yıllar zorlu yıllardı, gençlerin ülkemizin kıymetini bilmesi ve potansiyeline inanmalarını istiyoruz, hayat pahalılığını azaltmak, refah seviyesini artırmak için çalışıyoruz, gençlerimiz bize inansın.

Yurt dışı buradan göründüğü kadar cazip değil, orada tecrübe kazanmak önemli ama ben yurt dışına gittim ve döndüm, ilk gittiğimde babam bana orada kalmamı ve aileme ve köyüme katkıda bulunmamı telkin etmişti.

Bu güzel ülkemize hep birlikte hizmet etme fırsatı yakalayacağız.”

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında 3 Bin 826 Çocuk Hayatını Kaybetti

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan İsrail -Filistin savaşı 28. gününde. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenlerin son 24 saatte 166 artarak 9 bin 227’ye yükseldiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerin 3 bin 826’sının çocuk, 2 bin 405’inin kadın olduğu bildirildi. Bakanlığın verilerine göre saldırılar sonucu 23 bin 516 kişi de yaralandı, 2 binden fazla kişi ise kayboldu.

Çatışmalar bu sabah İsrail’in dün kara operasyonunu genişlettiği kuzeyde ve Gazze Şehri’nin beş farklı bölgesinde yaşanıyor. Batı Gazze ise en yoğun saldırıların yaşandığı yer.

İsrail ordusu, Hamas ile çatışmalarında havadan, denizden ve karadan ateş açıyor. Hamas dün İsrail ordusuna karşı tanksavar füzeler kullanarak savaştıkları yönünde açıklama yapmıştı.

Hava saldırıları, Gazze Şehri yakınlarında, özellikle yaklaşık 14 bin kişinin sığındığı El Kudüs Hastanesi’nin çevresinde dün gece boyunca devam etti.

Filistinli bir kaynak, İsrail’in Filistin hedeflerine yönelik hava, kara ve deniz saldırılarını durdurma sözü verdiği günlük bir ateşkes önerisinin bulunduğunu doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’ndan (AWP) aktardığı habere göre kaynak, ajansa teklifin, gündüz sakinliğinin yalnızca 12 saat sürmesi, şafak vakti başlayıp gün batımında sona ermesi ve geri kalan ayrıntılar üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra duyurulacak belirli saatlerde sona ermesini öngördüğünü açıkladı.

Ayrıca haberde söz konusu ateşkesin uygulanma tarihi konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadı ve Hamas’ın önerilen tüm maddelere henüz onay vermediği ifade edildi.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Hamas’ın “yeniden toparlanmasına” yol açacağına ilişkin endişelerden dolayı İsrail ve Hamas arasında ateşkesi desteklemediklerini bildirdi.

ABD’de Temsilciler Meclisi, İsrail’in Hamas’la savaşı için 14.3 milyar dolar yardımı onayladı. Beyaz Saray, Cumhuriyetçilerin liderliğindeki meclisin planında Gazze’ye insani yardımın yer almamasının kriz derinleşirken “vahim bir hata” olduğunu söyledi.

Senato ise Ukrayna ve Gazze için yardımı da içeren kendi tasarısını hazırlamayı planlıyor. Beyaz Saray, açıklamasında “Bu tasarı, acil ulusal güvenlik yardımı sağlamaya yönelik normal, iki partili yaklaşımı bozacaktır” diye yazdı.

Açıklamada, Cumhuriyetçi Parti’nin (GOP) tutumunun “önümüzdeki yıllarda güvenliğimiz ve ittifaklarımız açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağı” ifade edildi.  Beyaz Saray, oylamadan önce özellikle Yahudi Demokratları arayarak tasarıyı reddetmeleri için milletvekillerine doğrudan çağrıda bulunuyordu.

Toplamda sadece iki Cumhuriyetçi tasarıya karşı çıktı. Cumhuriyetçiler, İsrail’in savaş taktikleri hakkında soru soran Demokratları antisemitik olmakla suçluyor.

İsrail Hizbullah hedeflerini de vurdu

İsrail Ordusu, Lübnan’daki Hizbullah mevzilerinden düzenlenen saldırılara yanıt olarak Perşembe akşamı Hizbullah’a ait çok sayıda hedefin vurulduğunu duyurdu. Bu arada Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın, İsrail-Hamas savaşına dair bugün yapacağı konuşma merakla bekleniyor. Uzmanlar, İran tarafından desteklenen Hizbullah’ın İsrail’e resmen savaş ilan edebileceğini belirtiyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Hagari, konuya dair açıklamasında, “İran, temsilcisi aracılığıyla İsrail’i oyalamaya çalışsa da bizim tüm konsantrasyonumuz Hamas’ı yok etmek üzerine” dedi.

İsrail Cumhurbaşkanı: İnsani hukuka uyuyoruz

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, “uluslararası ve insani hukuka uyan bir ülke olarak” Gazze’dekilere hava saldırısı uyarısı içeren 1 milyon bülten attıklarını belirtti. Herzog ayrıca mesajlar gönderildiğini ve aramalar yapıldığını” ifade etti.

Herzog, “Bombalanan bölgeden çıkmalarını istiyoruz. Çıkarsanız biz insani hukuka uygun olarak girebilir ve halkımızı koruyabiliriz” dedi.

Paylaşın

CHP’li 55 İl Başkanından Kurultay Öncesi Kılıçdaroğlu’na Destek

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) hafta sonu yapılacak kurultay öncesi dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. CHP’li 55 il başkanı, Kemal Kılıçdaroğlu’na destek deklarasyonu açıkladı. CHP’li 95 milletvekili ve CHP’nin önceki dönem milletvekillerinden bir grup da kurultayda Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyurmuşlardı.

CHP’de 55 il başkanı “Biz aşağıda imzası bulunan 55 Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanları olarak irademizi ortaklaştırdık” açıklamasında bulundu.

“CHP 38.Kurultayında örgütlerimizde başlayan yenilenme sürecini devam ettireceğine inandığımız, CHP Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı aldık” diyen il başkanları “Toplanan imzalar ve yapılan görüşmeler neticesinde yaklaşık 900 delegenin desteğini aldığını ve Sayın Genel Başkan’ın yeniden seçileceğini görüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Yazılı açıklamanın devamında şunlar ifade edildi: “CHP 38. Kurultayının CHP geleneklerine uygun olarak demokratik bir yarışa sahne olacağına, önce yerel seçimlerde daha sonra genel seçimlerde partimizi iktidara taşıyacak yenilenmiş yönetimini oluşturacağına inancımız tamdır. Örgütlerimizde mahalleden başlayan ilçe ve il örgütlerinde devam eden yenilenme sürecinin Sayın Genel Başkan liderliğinde kesintisiz devam edeceğine inanıyoruz.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin 81 il başkanından 56’sı son bir yıl içerisinde göreve gelmiş, aralarından 49’u son kongrelerde göreve getirilmiştir. Örgüt il başkanlarımızın çok büyük bir kısmı yenilenmiştir. Örgütlerimiz yenilenen örgütleriyle yeni bir heyecanla iktidar yürüyüşüne hazırdır. Yenilenmenin kaynağı ve itici gücü örgütlerdir. 100 yaşını tamamlamış Cumhuriyet’i ikinci yüz yılında demokrasi ile taçlandıracak yenilenecek yönetim kadrolarımızı 38. Kurultayımızda örgütlerin iradesi ile belirleyeceğiz.

Cumhuriyet Halk Partisi; altı okunda ifadesini bulan ilkeleri benimsemiş kadrolara sahiptir. Programında da belirtildiği gibi sol bir partidir ve sosyal demokrasinin evrensel ilkelerinin ışığında mücadelesini sürdürecektir. Parti iç hukukumuzun da örgütlerimizin iradesi ve önerileri doğrultusunda tüzük kurultayıyla yenileneceğini Genel Başkanımız Sayın Kemal Kılıçdaroğlu açık şekilde ifade etmiştir.

İl başkanları olarak önümüzdeki birinci hedef; 2019’da olduğu gibi Genel Başkanımızın önderliğinde görevlerini başarıyla sürdüren ve sosyal belediyeciliği başarı ile temsil eden yerel yönetici sayımızı artırmak ve hizmetlerimizi ülkenin her noktasına yaygınlaştırmaktır. CHP İl Başkanları ve örgütleri olarak , demokratik bir yarışa sahne olacak Kurultay sonrasında 81 İl Başkanı ve il örgütleri birleşerek , güçlenerek çıkacağız. Bir arada iktidar yürüyüşünü başlatacağız.”

CHP’li 95 vekilden Kılıçdaroğlu’na destek

CHP’li 95 milletvekili ve CHP’nin önceki dönem milletvekillerinden bir grup da kurultayda Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleyeceklerini duyurmuşlardı.

95 milletvekili konuya ilişkin yaptıkları açıklamada, “Önümüzdeki birinci hedef, 2019’da olduğu gibi Genel Başkanımızın önderliğinde görevlerini başarıyla sürdürerek, halkçı belediyeciliği temsil eden yerel yönetimlerdeki hizmetlerimizi pekiştirmektir. Odak noktamız, yurdumuzun tüm il ve ilçelerinde partilerimize yeni belediyeler kazandırmaktır” ifadelerine yer verilmişti.

CHP’nin önceki dönem milletvekillerinin konuya ilişkin yaptıkları açıklamada ise, “Kemal Kılıçdaroğlu 36. ve 37. Kurultaylarımızda Cumhuriyeti ikinci yüzyılında demokrasiyle taçlandırma hedefini önümüze koymuştur. Bu hedef kurultaylarımızda oy birliğiyle karar altına alınmıştır. Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu önderliğinde gemiyi güvenli limana yanaştırmak ve 31 Mart Yerel Seçimleri kazanmak hepimizin sorumluluğundadır” denilmişti.

Paylaşın

ABD’den Türkiye, Çin Ve BAE Merkezli 130 Firma Ve Kişiyi Rusya Yaptırımı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Türkiye, Çin ve BAE merkezli 130 firma ve kişiyi Rusya yaptırımları listesine aldığını açıkladı. Türkiye merkezli Berk Türken ve firmaları yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Türken’in yaptırımların arkasından dolanarak malları Türkiye’den Rusya’ya taşımak için ödemeleri ve nakliyeleri ayarladığını söyledi.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ukrayna işgali  sonrası Rusya’nın askeri araç ve ekipmanlara erişimini engellemek amacıyla Türkiye, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli 130 firma ve kişiyi yaptırım listesine aldığını açıkladı.

Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi tarafından uygulanan yaptırımlar, savaş alanında ihtiyaç duyulan ekipmanın tedarikinde Moskova’ya yardım ettiği iddia edilen tedarikçi ve nakliyeciler gibi üçüncü taraf firmalar ve kişileri hedef alıyor.

Buna ek olarak Dışişleri Bakanlığı da, Rusya’nın enerji üretimi ile metal ve madencilik sektörünü hedef alan diplomatik yaptırımlar uyguladı.

Perşembe günü açıklanan yaptırımların hedefinde Rus istihbaratıyla bağlantılı olduğu iddia edilen Türk uyruklu Berk Türken ve firmaları yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Türken’in yaptırımların arkasından dolanarak malları Türkiye’den Rusya’ya taşımak için ödemeleri ve nakliyeleri ayarladığını söyledi.

Havacılık ekipmanı, veri aktarımı için makineler sevk ettiği iddia edilen bir dizi Birleşik Arap Emirlikleri firmasına da yaptırım uygulandı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli ARX Financial Engineering adlı şirket ise, yaptırım altındaki Rus bankası VTB Bank’tan Rus rublesi gönderilip ABD dolarına çevrilmesinde rol oynadığı gerekçesiyle yaptırıma uğradı.

Paylaşın

Hamas’tan Dikkat Çeken Açıklama: İsrail’i Ortadan Kaldırmalıyız

Hamas’ın üst düzey isimlerinden Gazi Hamad,, Tel Aviv yönetiminin bölgede büyük tehlike yarattığını öne sürerek, “İsrail’i ortadan kaldırmalıyız. Bunu söylemekten çekinmiyoruz” dedi.

“İsrail’in bizim topraklarımızda yeri yok” diyen Hamad, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı operasyonda “sonuna kadar haklı olduğunu” savundu.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın Aksa Tufanı operasyonuna, İsrail, Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt vermişti.

Hamas’ın üst düzey isimlerinden Gazi Hamad, “İsrail yok olana kadar saldırıları devam ettireceklerini” söyledi.

Hamad, Lübnan’ın televizyon kanalı LBC International’da 24 Ekim’de yayımlanan konuşmasında, şu ifadeleri kullandı:

İsrail’e bir ders vermeliyiz. Bunu da ikinci ve üçüncü kez saldırarak yapacağız. Aksa Tufanı operasyonu sadece ilk saldırıydı. Bunun ikincisi, üçüncüsü ve dördüncüsü de olacak. Bir bedel ödemek zorunda kalacak mıyız? Evet, biz bunu ödemeye hazırız. Bize şehitler ulusu deniyor ve şehit vermekten gurur duyuyoruz.

“İsrail’in bizim topraklarımızda yeri yok” diyen Hamad, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı operasyonda “sonuna kadar haklı olduğunu” savundu.

Hamad, Tel Aviv yönetiminin bölgede büyük tehlike yarattığını öne sürerek, “İsrail’i ortadan kaldırmalıyız. Bunu söylemekten çekinmiyoruz” dedi.

Hamas militanları operasyonda Gazze Şeridi’ni geçip İsrail tarafına girerek birçok kişiyi rehin almıştı. İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) en son açıkladığı rakamlara göre militanların elinde en az 245 esir var.

Militanlar ayrıca Gazze Şeridi’ne yakın Re’im bölgesindeki Supernova Festivali’ne baskın da düzenlemişti. İsrail, müzik festivaline yapılan saldırılarda 260 kişinin öldürüldüğünü bildirmişti.

Hamad ise açıklamasında bu duruma ilgili “Sivillere zarar vermek istemedik ama sahada bazı karışıklıklar yaşandı” ifadelerini kullandı.

İsrail, Hamas militanlarının saldırılarına Demir Kılıçlar operasyonuyla yanıt vermişti.

Filistin Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı rakamlara göre, İsrail ordusunun bombardımanlarında Gazze’de 3 bin 648’i çocuk, 2 bin 290’ı da kadın 8 bin 796 kişi öldürülürken, yaralananların sayısıysa 22 bin 219’a yükseldi.

İsrail ise Gazze’den düzenlenen saldırılarda 317’si asker 1400 kişinin öldürüldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını duyurdu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa Depremi: Derin Görüş Ayrılıkları

İYİ Parti Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, “Seçim sürecinden bu yana derin görüş ayrılıkları yaşamaktaydım” sözleriyle, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Hatipoğlu, AK Parti ile ittifak açıklamasıyla gündem olmuştu.

İYİ Parti Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklama ile partisinden istifa ettiği duyurdu. Hatipoğlu, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Büyük Türk Milleti’nin bilgisine; Türkiye ve Eskişehir sevdalısı bir insan olarak çıktığım siyaset yolculuğunda, Eskişehir Milletvekili seçildiğim İYİ Parti ile Genel Seçim sürecinden bu yana derin görüş ayrılıkları yaşamaktaydım. Parti içi istişare sürecimizin de sağlıklı yürümemesinden kaynaklı olarak, Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’i de bilgilendirerek İYİ Parti’den istifa ediyorum.”

Nebi Hatipoğlu, katıldığı bir televizyon programında yaptığı açıklamada yerel seçimlerde AK Parti ve MHP ile ittifak yapabileceklerini belirterek, “Biz Eskişehir’de de diğer illerde de seçim döneminde CHP’li beraber ittifak yaptığımız arkadaşlardan ciddi sıkıntılar yaşadık. Mesela Eskişehir’de ‘İYİ Parti milletvekili çıkaramıyor, oyunuz boşuna gitmesin gelin CHP’ye oyunuz verin’ diye çalışmalar yapılmış. Ben kesinlikle Eskişehir’de CHP ile ittifak yapılması taraftarı değilim. Ama tabii ki bir sağ parti ile belirli prensiplerde biz ittifak yapabiliriz. AK Parti, MHP, Saadet Partisi olabilir” ifadelerini kullanmıştı.

İdris Nebi Hatipoğlu kimdir?

1975 yılında Eskişehir’de dünyaya gelen İdris Nebi Hatipoğlu, Bilkent Üniversitesi’nde muhasebe ön lisans eğitimini tamamladı ve Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi’ni bitirdi. Sanayici olan Hatipoğlu, evli ve 3 çocuk babasıdır.

Paylaşın

51 Binden Fazla Türkiye Vatandaşı Avrupa’ya İltica Başvurusu Yaptı

2023 yılının ilk dokuz ayında Avrupa Birliği (AB) ülkelerine ilk kez iltica eden Türkiye vatandaşlarının sayısı 51 bini aştı. Türkiye vatandaşlarının en çok iltica başvurusu yaptığı ülke açık ara Almanya oldu.

İltica sayısında Türkiye vatandaşları Suriyeli ve Afganlardan sonra üçüncü sırada yer alıyor. Temmuz ayında 14 bin 835 Suriye vatandaşı, 8 bin 105 Afgan ve 5 bin 905 Türkiye vatandaşı Avrupa Birliği (AB) ülkelerine iltica etti.

Avrupa ülkelerine iltica eden Türkiye vatandaşlarının sayısı her geçen gün artıyor. 2023 yılı bitmeden eylül ayı itibariyle yıllık bazda tüm zamanların rekoru kırıldı.

Euronews Türkçe’nin aktardığı AB İstatistik Ofisi Eurostat’ın verilerine göre 2023 yılının ilk dokuz ayında AB ülkelerine ilk kez iltica eden Türkiye vatandaşlarının sayısı 51 bini aştı. Eski rekor 2022 yılında 48 bin 615 başvuru ile kırılmıştı.

Türkiye vatandaşlarının en çok iltica başvurusu yaptığı ülke açık ara Almanya oldu. 2023 yılındaki rekor artışta Almanya’ya yapılan başvurular etkili oldu. Geçici verilere göre Almanya 35 binden fazla başvuru ile tüm başvurular içinde yüzde 69 paya sahip.

Eurostat’ın iltica verileri 2008 yılından başlıyor. Bazı ülkelerin bazı yıllara ilişkin verileri eksik. Eksik verileri olan ülkelere göç eden Türkiye vatandaşlarının sayısı oldukça az. Dolayısıyla tüm bunları verilere yansıyan “en az iltica sayısı” olarak kabul etmek gerek.

2008-2015 yılları arasında AB ülkelerine ilk kez iltica eden Türkiye vatandaşlarının sayısı 4 bin civarında seyretti ve 5 binin üzerine çıkmadı. 15 Temmuz darbe girişiminin yaşandığı 2016’dan sonra ise iltica sayısı hızla arttı.

2016’da ilk kez iltica sayısı 10 bin sınırına dayanırken Covid-19 öncesi 2019 yılında bu sayı 23 bini aştı. 2022 yılında ise 48 bin 615 Türkiye vatandaşı ilk kez AB’ye iltica etti.

2023 yılı yaz aylarında ise Almanya’ya rekor seviyede başvuru gerçekleşti. Bu genel toplama da yansıdı. Bazı ülkelerin eylül ayı verileri eksik olmasına rağmen eylül ayı itibariyle 2023 yılında en az 51 bin 415 Türkiye vatandaşı AB ülkelerine ilk kez iltica etti. Sene sonuna kadar bu sayının daha da artmasına kesin gözüyle bakılıyor.

2023 yılında Ocak-Eylül arasında 35 bin 235 Türkiye vatandaşı Almanya’ya ilk kez iltica etti. Bu sayı toplamın yüzde 69’una karşılık geliyor. Bu da 10 iltica başvurusundan 7’sinin Almanya’ya gerçekleşti anlamına geliyor. Eksik verilerin eklenmesiyle bu oran çok az düşebilir.

Almanya’da aylık bazda rekor üstüne rekor

2008 başından bu yana aylık bazda Almanya’ya Türkiye vatandaşlarının yaptığı ilk iltica başvuru sayısı 2023 yılına kadar hiç 5 bine ulaşmamıştı. Kasım 2022’de 4 bin 730 başvuru ile tüm zamanların rekoru kırılmıştı.

2023 yılında ise aylık bazda Almanya başvurularında rekor üstüne rekor geldi. Ağustos 2023’te 5 bin 620 Türkiye vatandaşı Almanya’ya iltica etti. Böylece ilk kez 5 bin sınırı aşıldı. Eylül ayında yeni bir rekor daha geldi. 6 bin 440 başvuru ile 6 bin sınırı da ilk kez geçildi.

2023’te Ocak-Eylül döneminde Almanya’ya 71 bin 840 Suriyeli iltica başvurusu yaptı. Aynı dönemde başvuru yapan Türkiye vatandaşı sayısı ise 35 bin 285 oldu. Ancak Türkiye vatandaşlarının yaptığı başvuru sayısı bu şekilde artmaya devam ederse aylık bazda Türk vatandaşlarının Suriyelileri geçmesi gündeme gelebilir.

Eurostat’ın son paylaştığı bültende iltica sayısında Türkiye vatandaşları Suriyeli ve Afganlardan sonra üçüncü sırada yer alıyor. Temmuz ayında 14 bin 835 Suriye vatandaşı, 8 bin 105 Afgan ve 5 bin 905 Türkiye vatandaşı AB ülkelerine iltica etti.

Paylaşın

Türkiye, Yine “Demokratik Olmayan” Ülkeler Arasında

Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü (IDEA) raporunda, Avrupa içinde “belirgin bir şekilde demokratik olmayan” diye nitelenen Türkiye’nin Avrupa’dan uzaklaştığı ve demokrasi göstergelerinin büyük bölümünde Avrupa ortalamasının çok altında kaldığı belirtildi.

Raporda yer verilen grafikte Türkiye sadece seçimlere katılım göstergesinde Avrupa ortalamasının üstünde, oy kullanma hakkı ve temel refah göstergelerinde ortalamaya yakın seviyede yer alırken sivil özgürlükler, adalete erişim, yerel demokrasi, uygulamaların kestirilebilirliği ve yargı bağımsızlığı göstergelerinde Avrupa ortalamasının çok altında kaldı.

Rapora göre şu an Avrupa’nın yüzde 53’lük bölümü haklar açısından yüksek demokrasi ülkelerinde yaşamasına rağmen düşük performanslı demokrasilerde yaşayanların oranı son on yılda büyük artış gösterdi. 2012 yılında Avrupa’da haklar açısından düşük performans sergileyen ülkelerde yaşayanların oranı yüzde 1 iken bu oran 2022’de yüzde 29’a ulaştı. Bu süreç içinde Türkiye, performans açısından “orta” seviyeden “düşük” seviyeye geriledi.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; Stockholm merkezli Uluslararası Demokrasi ve Seçim Yardımı Enstitüsü (IDEA), dünyada demokrasinin durumuyla ilgili bugün açıkladığı yıllık raporunda ülkelerin yarısında demokrasinin gerilediğine işaret etti.

Rapora göre 2022 yılı, dünyada demokrasisi gerileyen ülkelerin sayısının demokraside gelişme yaşayan ülkelerin sayısını geride bıraktığı üst üste altıncı yıl oldu. Enstitü, bunun demokrasi raporlarının yayımlanmaya başladığı 1975 yılından bu yana en uzun gerileme süreci olduğuna işaret etti.

Raporda ülkelerin demokrasi performansı; temsil, haklar, hukukun üstünlüğü ve katılım olmak üzere dört ana kategori içinde 100’ü aşkın değişken üzerinden değerlendirildi.

Raporda Türkiye’nin de içinde bulunduğu Avrupa bölgesinin halen dünyada demokrasi açısından en yüksek performansı sergileyen bölge olduğu, ancak son beş yılda demokratik ülkelerde de gerileme kaydedildiği bildirildi. Almanya, Avusturya, Lüksemburg, Hollanda, Portekiz ve İngiltere gibi köklü ve güçlü demokrasilerde başta hukukun üstünlüğü ve basın özgürlüğü olmak üzere bir dizi göstergede gerileme yaşandığı kaydedildi.

Türkiye, “orta” seviyeden “düşük” seviyeye geriledi

Raporda Avrupa içinde “belirgin bir şekilde demokratik olmayan” diye nitelenen Türkiye, Azerbaycan, Belarus ve Rusya’nın Avrupa’dan uzaklaştığı ve demokrasi göstergelerinin büyük bölümünde Avrupa ortalamasının çok altında kaldığı belirtildi.

Raporda yer verilen grafikte Türkiye sadece seçimlere katılım göstergesinde Avrupa ortalamasının üstünde, oy kullanma hakkı ve temel refah göstergelerinde ortalamaya yakın seviyede yer alırken sivil özgürlükler, adalete erişim, yerel demokrasi, uygulamaların kestirilebilirliği ve yargı bağımsızlığı göstergelerinde Avrupa ortalamasının çok altında kaldı.

Rapora göre şu an Avrupa’nın yüzde 53’lük bölümü haklar açısından yüksek demokrasi ülkelerinde yaşamasına rağmen düşük performanslı demokrasilerde yaşayanların oranı son on yılda büyük artış gösterdi. 2012 yılında Avrupa’da haklar açısından düşük performans sergileyen ülkelerde yaşayanların oranı yüzde 1 iken bu oran 2022’de yüzde 29’a ulaştı. Bu süreç içinde Türkiye, Belarus ve Rusya performans açısından “orta” seviyeden “düşük” seviyeye geriledi.

Raporda Avrupa ülkelerinde demokratik göstergelerdeki gerilemelere örnekler verilirken 2017’den bu yana Avrupa’nın dünyada en fazla gösteri düzenlenen bölge haline geldiği kaydedildi. Gösterilerin ağırlıklı olarak artan enerji fiyatları, hayat pahalılığı, yolsuzluklar ve hakların korunması alanlarına odaklandığı belirtilirken Belarus, Türkiye ve Rusya’da hükümetlerin protesto gösterilerinin kapsamını güçlü bir şekilde sınırlandırmaya ve çok organize hale geldiğinde bilinçli olarak sivil toplumu baskı altına almaya teşebbüs ettiği kaydedildi.

Raporun sonuç bölümünde, Avrupa’nın çeşitli alanlardaki gerilemelere rağmen demokrasi açısından yüksek performans sergilemeye devam ettiği, “ancak Türkiye, Azerbaycan, Rusya ve Belarus’tan oluşan demokratik olmayan grubun izlediği rotanın, ağırlıklı olarak demokratik bir bölgede liberal olmayan ülkelerin genel istikrarı sarsacak etki yapabileceğini gösterdiği” belirtildi.

IDEA Genel Sekreteri Kevin Casas-Zamora, dünyada demokrasinin durumunu ele alan raporla ilgili yaptığı açıklamada, “Kısacası, demokrasi en olumlu tabiriyle durgun, ancak pek çok ülkede gerileyen bir durumda, yani hâlâ ciddi sorunlarla karşı karşıya” ifadesini kullandı.

“Seçimler, parlamentolar ve bağımsız mahkemeler gibi demokrasinin siperlerinde gözlemlenen zayıflamanın hukukun üstünlüğünün korunmasını ve siyasetçilerden hesap sorulmasını zorlaştırdığını” ifade eden Casas-Zamora, “Ancak yasama gibi pek çok resmi kurum zayıflarken gazetecilerden seçim görevlilerine ve yolsuzlukla mücadele müfettişlerine, daha gayriresmi alanda güçler dengesi için çalışanların otoriter ve popülist eğilimlere karşı başarılı mücadele verebileceği umudunu taşıyorum” dedi.

Paylaşın

Kobani Soruşturması: Eski HDP Milletvekili Hüda Kaya Tutukladı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Kobanî soruşturması kapsamında İstanbul Havalimanı’nda gözaltına alın eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Hüda Kaya tutuklandı.

Hüda Kaya’nın avukatı Zilan Leventoğlu, konuya ilişkin açıklama yaptı. Kaya’nın gözaltına alınmasının haksız, hukuksuz ve keyfi olduğunu savunan Zilan Leventoğlu, şunları söyledi:

“Aylardır ulaşılabilir olmasına ve ikametinde olmasına rağmen Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaçaklık karar verilmiştir.

Hüda Kaya hakkında 27 Eylül’de hukuksuz bir şekilde kaçak kararı alınması akabinde, tarafımızca bu karara itiraz edilmiş, kaçak olmadığı, ikametinde ulaşılabilir olduğu, telefonlarının açık olduğu, her zaman ifadeye hazır olduğu hem sözlü hem yazılı olarak defalarca belirtilmiş olmasına ve yakın tarihlerde İstanbul Cumhuriyet savcılığına gidip ifade vermiş olmasına rağmen, yine kendisinin savcılık kalemi ile görüşüp gerekirse Ankara’ya gelebileceğini, ifade için hazır olduğunu kaçaklık kararının kaldırılması gerektiğini söylemesine rağmen kaçaklık kararı kaldırılmamış, Hüda Kaya’nın ifade vermek istemesi keyfi şekilde engellenmiştir.

Sonuç olarak bugün müvekkilimiz Hüda Kaya saatlerdir havalimanında olmasına, pasaport işlemlerinin sorunsuzca gerçekleşmesine rağmen uçağın kalkmasına 10 dakika kala yine tamamen keyfi bir şekilde çıkışınız mümkün değil denilerek gözaltına alınmıştır.”

Ardından Artı Gerçek’e konuşan Zilan Leventoğlu, gözaltı kararının Kobani Davası dosyasından verildiğini söyledi. Leventoğlu, gözaltına alınış şeklini eleştirdi:

Hüda Kaya Kobani soruşturmasından dolayı alındı. Yakalama kararı o dosyada verildi. Daha önce ulaşılabilir olmasına rağmen kaçaklık kararı verilmişti. Biz de hem yazılı hem sözlü olarak defalarca kez kaçaklık kararına itiraz ettik. ‘Kendisi buradadır’ dedik. Hatta adresini dahi söyledik. Savcı her defasında asla bizimle muhatap olmadı.

Hüda Hanım 2-3 kez, ‘İfade vermek istiyorum, gerekirse Ankara’ya da ifade vermeye gelirim. Yakında yurtdışı seyahatim’ dedi. Hüda Hanımın yurtdışına gideceği biliniyordu. Geçen haftalarda İstanbul Savcılığı’na ifade vermeye gitmişti. Ulaşılabilir olduğu, Türkiye’de olduğu biliniyordu. Havalimanına da 4 saat öncesinden gitti, herhangi bir ifade alma işlemine karşı. Uçağa 10 dakika kala hukuksuzca gözaltına alındı.”

Hüda Kaya Kimdir?

9 Ekim 1960 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Hüda Kaya, uzun yıllar Ürdün, Sudan, Pakistan, İran, Keşmir, Lübnan ile Filistin mülteci kamplarında çalışmalarda bulundu. Bunun yanında Kardelen Eğitim Kültür ve Yardımlaşma Derneği’nin kurulmasında büyük rol oynadı.

Uluslararası Müslüman Kadınlar Birliği’ne de üye olan Kaya, üç dönem Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) İstanbul milletvekili seçildi. Ayrıca Demokratik İslam Kongresi Şura Girişimi Üyeliği de yapmaktadır.

Paylaşın