“Petrolün Varil Fiyatı 150 Doları Aşabilir” Uyarısı

Dünya Bankası Ekonomisti Indermit Gill “Orta Doğu’daki son çatışma, 1970’lerden bu yana emtia fiyatlarında en büyük artışa yol açan olay olan Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin hemen ardından yaşandı” dedi.

Bu savaşın küresel ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerinin hâlâ hissedildiğini belirten Gill, hem petrol hem gaz arzının sekteye uğradığı bir dönemin on yıllardır yaşanmadığını, siyasetçilerin ihtiyatlı olması gerektiğini söyledi.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre; Dünya Bankası, Orta Doğu’daki çatışmaların yayılması durumunda petrolün varilinin 150 doları aşabileceği uyarısında bulundu.

Bu durum, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden yaklaşık 1,5 yıl sonra enerji ve gıda fiyatlarında büyük bir artışa yol açabilir. 90 dolar civarında olan petrolün varil fiyatının düşmesi bekleniyordu.

Fakat Dünya Bankası’nın yeni hazırladığı projeksiyonlardaki kötü senaryoya göre Orta Doğu’daki durum 1970’lerdekine benzer bir petrol krizine yol açabilir.

Arap petrol üreticisi ülkeler Ekim 1973’te, Yom Kippur Savaşı sırasında İsrail’e destek veren ABD ve diğer ülkelere petrol ihracatını kesmiş, bu da fiyatların yükselmesine yol açmıştı.

Dünya Bankası Ekonomisti Indermit Gill “Orta Doğu’daki son çatışma, 1970’lerden bu yana emtia fiyatlarında en büyük artışa yol açan olay olan Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin hemen ardından yaşandı” dedi.

Bu savaşın küresel ekonomi üzerindeki yıkıcı etkilerinin hâlâ hissedildiğini belirten Gill, hem petrol hem gaz arzının sekteye uğradığı bir dönemin on yıllardır yaşanmadığını, siyasetçilerin ihtiyatlı olması gerektiğini söyledi.

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırının ardından başlayan çatışmalar, bölgedeki boru hatlarının etkilenebileceği endişesi nedeniyle doğalgaz fiyatlarını artırmıştı. Petrol fiyatlarında ise benzer bir yükseliş yaşanmamıştı.

Dünya Bankası’nın, Orta Doğu’da çatışmaların yayılmadığı iyimser senaryosunda ise petrolün varil fiyatının 81 dolara düşeceği belirtiliyor.

Dünya Bankası Ekonomisti Ayhan Köse de “Petrol fiyatlarının uzun süre yüksek seyretmesi kaçınılmaz olarak gıda fiyatlarını artırır” dedi ve ekledi: “Ciddi bir fiyat artışı durumunda pek çok gelişmekte olan ülkede gıda enflasyonu artar – ki bu ülkeler zaten daha yüksek bir gıda enflasyonuyla mücadele ediyor.

“2022 sonunda küresel nüfusun neredeyse yüzde 10’unu oluşturan 700 milyon kişi yetersiz besleniyordu.”

Paylaşın

Netanyahu Ateşkesi Reddetti: Şimdi Savaş Zamanı

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, “Pearl Harbor’un bombalanmasından veya 11 Eylül terör saldırılarından sonra ABD nasıl ateşkesi kabul etmediyse, İsrail de 7 Ekim’deki korkunç saldırılar sonrasında Hamas ile çatışmaları durdurmayı kabul etmeyecek” dedi.

Haber Merkezi / Benyamin Netanyahu, “İsrail’e ateşkesi kabul et çağrıları, Hamas’a, terörizme, barbarlığa teslim ol çağrılarıdır. Bu olmayacak… İncil der ki, barışın zamanı var ve savaşın zamanı var. Şimdi savaş zamanı” ifadelerini kullandı.

“Her uygar ulus İsrail’in yanında yer almalı ve ön koşul olmaksızın rehinelerin serbest bırakılmasını talep etmelidir” diyen Netanyahu, “Uygar güçler ile barbar güçler arasında” bir çizgi çektiklerini ifade etti.

Uygar ülkelerin İsrail’e destek vermesini umduğunu belirten Benyamin Netanyahu, “Çünkü İsrail’in mücadelesi sizin mücadeleniz. Çünkü Hamas ve İran’ın oluşturduğu şer ekseni kazanırsa, bir sonraki hedef siz olacaksınız. Bu nedenle İsrail’in zaferi sizin zaferiniz olacak” ifadelerini kullandı. Netanyau, Hamas’ı “tarihin çöplüğüne fırlatacaklarını” da sözlerine ekledi.

Askeri yetkililerin değerlendirmelerine işaret eden Benyamin Netanyahu, İsrail birliklerinin Gazze Şeridi’ne yönelik kara harekatının rehinelerin kurtarılmasını mümkün kılabileceğini söyledi. Netanyahu, “Hamas, baskı olmadığı sürece bunu yapmayacak” dedi.

İsrail Başbakanı Netanyahu, Gazze Şeridi’nde hayatını kaybeden sivillerin sayısının artmasına yönelik eleştirilere de yanıt verdi. Sivillerin İsrail’in çağrısına uyarak, Gazze Şeridi’nin güneyine gitmelerinin sivil kayıplarını önleyeceğini ifade eden Netanyahu “Hiçbir sivil ölmemeli” dedi. İsrail Başbakanı, Hamas’ı da sivillerin güneye gitmesini engellemekle suçladı.

ABD ‘şimdilik’ ateşkes taraftarı değil

İsrail ile Hamas arasındaki savaşta bir ateşkesin “şu an için doğru olmayacağını” ve Hamas’ın “bundan tek kazançlı çıkan taraf olacağını” açıkladı.

Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby ayrıca, Amerikan yönetiminin daha fazla insani yardımın bölgeye ulaşmasına izin vermekten yana olduklarını söyledi. Kirby, “Gazze’yi güney yoluyla terk etmek isteyen insanların tahliyesine yardımcı olmak için de geçici konaklamalardan” yana olduğunu sözlerine ekledi.

“Gazze’nin tüm kesimlerini vurduk”

İsrail Ordusu Sözcüsü Yarbay Jonathan Conricus, ordunun “Gazze Şeridi’nin tüm kesimlerini vurduğunu” belirtti. Conricus “Faaliyetlerimizi Hamas’ın ağırlık merkezi olan Gazze Şeridi’nin kuzeyine yoğunlaştıracağız. Ancak Gazze’nin diğer kesimlerini de vurmaya devam ediyoruz. Komutanlarını avlıyoruz, altyapılarına saldırıyoruz ve önemli bir hedef oldukça vuruyoruz” dedi.

Conricus ayrıca, İsrail’in sivillerin zarar görmemesi için elinden geleni yaptığını iddia ederken, Hamas’ı Gazze’nin en büyük hastanesi olan El Şifa’yı “sığınak olarak kullanmakla” suçladı.

İki hafta önce İsrail Gazze’deki sivillere bölgenin güneyine kaçmaları çağrısında bulunmuştu. İsrail Ordusu güçleri dün 600 bin kadar kişinin bulunduğu düşünülen Gazze Şeridi’nin kuzeyinde daha derinlere girdi. Filistinli görgü tanıklarına göre tanklar güneye doğru kaçış güzergahını kısa bir süre bloke etti.

İsrail Ordusu ayrıca, hava ve karadan saldırılarda son 24 saatte 300 civarında hedefin vurulduğunu açıkladı. İsrail Ordusu, “sayısız Hamas teröristinin öldürüldüğünü” bildirirken, “Terör hücreleri anti tank füzeleri kullandı ve makinalı tüfek ateşi açtı” denildi.

Hamas’ın askeri kanadı İzzeddin El Kasım Tugayları’nın Telegram kanalından yapılan açıklamada ise, Gazze’nin kuzeyinde İsrail Ordusuna ait üç araca baskın yapıldığı belirtildi. Açıklamada, kuzeydeki El Tawam bölgesinde Gazze’nin içlerine doğru girmeye çalışan araçlara anti tank füzeleri atıldığı kaydedildi.

Hamas daha önce de, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Kerem geçiş kapısı yakınlarındaki İsrail askerlerine havan topu saldırısı düzenlendiğini bildirmişti.

Gazze’de can kaybı 8 bin 300’ü aştı

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 8 bin 306’ya ulaştığını açıkladı. Öldürülenlerden 3 bin 457’sinin çocuk, 2 bin 136’sının kadın ve 480’inin de yaşlı olduğu belirtildi.

Dünya Sağlık Örgütü, Gazze’deki hastanelerin elektrik ve ilaç sıkıntısı nedeniyle çok zor şartlar altında faaliyet gösterdiğini belirtiyor. 7 Ekim’den beri Gazze Şeridi’ne dışardan yakıt girişine izin verilmiyor. Hastaneler, barınaklar, fırınlar, su ve kanalizasyon tesislerinin işleyebilmesi için acil yakıta ihtiyaç duyuluyor.

Paylaşın

“2024 Yılında MTV’ye Yüzde 100 Zam Gelecek” İddiası

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TBMM Plan Bütçe Komisyon’da bakanlığının 2024 yılı bütçesini sunarken Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden (MTV) 2023 ve 2024 yılı gelir beklentilerini de açıkladı.

2023 yılından 2 sefer alınan MTV’de toplamda 71 milyar lira gelir beklenirken, 2024 yılında beklenen gelir ise 69 milyar olarak açıklandı. Bu, 2024 MTV’si yüzde 100 oranında zamlanacak iddiasına neden oldu.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın 2024 yılı bütçesinin görüşmelerine başlandı. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bakanlığının bütçesine ilişkin sunum yaptı.

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in haberine göre; Bakan Mehmet Şimşek, çalışan ve emeklileri enflasyona ezdirmeyeceklerini belirterek enflasyonun 2024 yılında yüzde 5.8’e gerilemesini beklediklerini söyledi.

Bakan Şimşek, Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden 2023 ve 2024 yılı gelir beklentilerini de açıkladı. 2023 yılından 2 sefer alınan MTV’de toplamda 71 milyar lira gelir beklenirken, 2024 yılında beklenen gelir ise 69 milyar olarak açıklandı. Bu, 2024 MTV’si yüzde 100 oranında zamlanacak yorumuna neden oldu.

Şimşek’in açıklamalarından satır başları şöyle: Büyüme beklentimiz 2023 yılında yüzde 4,4; 2024 yılında ise yüzde 4’tür. Program dönemi sonunda yüzde 5 büyüme ile milli gelirin 1.3 trilyon doları aşmasını, kişi başı milli gelirin ise 14 bin 855 dolara yükselmesini hedefliyoruz.

Enflasyonu kalıcı olarak düşürmek ve fiyat istikrarını sağlamak için Merkez Bankası parasal duruşunu sıkılaştırmıştır. Politika faiz artışı, seçici kredi ve miktarsal sıkılaştırma tedbirleri ile desteklenmektedir. Önümüzdeki dönemde para, maliye ve gelirler politikası eşgüdüm içerisinde yürütülecek; üretim, rekabet ve verimliliği artırıcı yapısal reformlar hayata geçirilecektir.

OVP’de 2023 yıl sonunda yüzde 65 olarak öngörülen enflasyonun; 2024’te yüzde 33’e, 2025’te yüzde 15.2’ye ve 2026’da yüzde 8.5’e düşmesi beklenmektedir.

Ağustos ayında yıllık 57 milyar dolar olarak gerçekleşen cari açığın, yıl sonunda 4.5 milyar dolara; 2024’te ise 34.7 milyar dolara gerilmesini bekliyoruz.

Çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik. Ezdirmeyeceğiz. Emeklilere 2023 yılı Ocak ve Temmuz aylarında dönemsel zam yaptık. Bayram ikramiyelerini 2 bin TL’ye çıkardık. Kasım ayında tek sefere mahsus 5 bin TL ödeyeceğiz.”

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Dokuz Aylık Dış Ticaret Açığı 87 Milyar 204 Milyon Dolar

2023 yılı Ocak-Eylül döneminde ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 azalarak 187 milyar 204 milyon dolar, ithalat yüzde 1,2 artarak 274 milyar 432 milyon dolar oldu. Başka bir ifadeyle, dokuz aylık dış ticaret açığı 87 milyar 204 milyon dolar.

Haber Merkezi / Ocak-Eylül döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 15 milyar 904 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 11 milyar 7 milyon dolar ile ABD, 9 milyar 156 milyon dolar ile İtalya, 9 milyar 87 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 8 milyar 933 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,9’unu oluşturdu.

Ocak-Eylül döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 34 milyar 705 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 34 milyar 397 milyon dolar ile Çin, 21 milyar 190 milyon dolar ile Almanya, 16 milyar 563 milyon dolar ile İsviçre, 11 milyar 840 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,3’ünü oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dış Ticaret İstatistikleri Eylül 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; İhracat eylül ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,5 azalarak 22 milyar 490 milyon dolar, ithalat yüzde 14,6 azalarak 27 milyar 501 milyon dolar oldu.

Ocak-Eylül döneminde ihracat bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 0,5 azalarak 187 milyar 204 milyon dolar, ithalat yüzde 1,2 artarak 274 milyar 432 milyon dolar oldu.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, eylül ayında %2,3 azalarak 20 milyar 746 milyon dolardan, 20 milyar 260 milyon dolara geriledi. Eylül ayında enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ithalat %1,5 azalarak 20 milyar 598 milyon dolardan, 20 milyar 280 milyon dolara geriledi.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç dış ticaret açığı Eylül ayında 19 milyon dolar olarak gerçekleşti. Dış ticaret hacmi %1,9 azalarak 40 milyar 540 milyon dolar olarak gerçekleşti. Söz konusu ayda enerji ve altın hariç ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 99,9 oldu.

Eylül ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 47,8 azalarak 9 milyar 607 milyon dolardan, 5 milyar 12 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 eylül ayında yüzde 70,2 iken, 2023 eylül ayında yüzde 81,8’e yükseldi.

Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 4,9 artarak 83 milyar 142 milyon dolardan, 87 milyar 228 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Eylül döneminde yüzde 69,3 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 68,2’ye geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, eylül ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,1, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 4,0, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,4 oldu. Ocak-Eylül döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,5, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,5, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Geniş ekonomik gruplar sınıflamasına göre ithalatta, eylül ayında ara mallarının payı yüzde 71,3, sermaye mallarının payı yüzde 14,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 13,7 oldu. İthalatta, Ocak-Eylül döneminde ara mallarının payı %73,5, sermaye mallarının payı yüzde 13,9 ve tüketim mallarının payı yüzde 12,5 oldu.

Eylül ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 746 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 201 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 196 milyon dolar ile Irak, 1 milyar 96 milyon dolar ile İtalya,1 milyar 69 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,1’ini oluşturdu.

İhracatta Almanya İthalatta Çin ilk sırayı aldı

Ocak-Eylül döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 15 milyar 904 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 11 milyar 7 milyon dolar ile ABD, 9 milyar 156 milyon dolar ile İtalya, 9 milyar 87 milyon dolar ile Birleşik Krallık ve 8 milyar 933 milyon dolar ile Irak takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 28,9’unu oluşturdu.

İthalatta Çin ilk sırayı aldı. Eylül ayında Çin’den yapılan ithalat 3 milyar 728 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 134 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 357 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 249 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 175 milyon dolar ile BAE izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 42,3’ünü oluşturdu.

Ocak-Eylül döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 34 milyar 705 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 34 milyar 397 milyon dolar ile Çin, 21 milyar 190 milyon dolar ile Almanya, 16 milyar 563 milyon dolar ile İsviçre, 11 milyar 840 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 43,3’ünü oluşturdu.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre; 2023 Eylül ayında bir önceki aya göre ihracat yüzde 1,7 artarken, ithalat yüzde 6,5 azaldı. Takvim etkilerinden arındırılmış seriye göre ise; 2023 yılı Eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre ihracat yüzde 2,0 artarken, ithalat yüzde 12,7 azaldı.

Teknoloji yoğunluğuna göre dış ticaret verileri, ISIC Rev.4 sınıflaması içinde yer alan imalat sanayi ürünlerini kapsamaktadır. Eylül ayında ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,1’dir. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 4,1’dir. Ocak-Eylül döneminde ISIC Rev.4’e göre imalat sanayi ürünlerinin toplam ihracattaki payı yüzde 94,5’tir. Ocak-Eylül döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ihracatı içindeki payı yüzde 3,6’dır.

Eylül ayında imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 83,6’dır. Yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,5’tir. Ocak-Eylül döneminde imalat sanayi ürünlerinin toplam ithalattaki payı yüzde 80,7’dir. Ocak-Eylül döneminde yüksek teknoloji ürünlerinin imalat sanayi ürünleri ithalatı içindeki payı yüzde 10,2’dir.

Özel ticaret sistemine göre, eylül ayında, ihracat bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0,8 azalarak 20 milyar 452 milyon dolar, ithalat yüzde 14,8 azalarak 25 milyar 723 milyon dolar olarak gerçekleşti. Eylül ayında dış ticaret açığı yüzde 44,9 azalarak 9 milyar 568 milyon dolardan, 5 milyar 271 milyon dolara geriledi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Eylül ayında yüzde 68,3 iken, 2023 Eylül ayında yüzde 79,5’e yükseldi.

Özel ticaret sistemine göre ihracat, Ocak-Eylül döneminde, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2,7 azalarak 170 milyar 172 milyon dolar, ithalat yüzde 0,4 artarak 256 milyar 717 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Ocak-Eylül döneminde dış ticaret açığı yüzde 7,2 artarak 80 milyar 722 milyon dolardan, 86 milyar 545 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Eylül döneminde yüzde 68,4 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 66,3’e geriledi.

Paylaşın

Irak’taki ABD Askeri Üssüne Roketli Saldırı

Irak’ın batısında ABD ve diğer uluslararası askeri güçlerin yer aldığı Ayn el-Esad Hava Üssü’ne roketli saldırı düzenlendiği bildirildi. Saldırıda 4 Katyuşa roketinin kullanıldığı belirtildi.

Haber Merkezi / Saldırının üs içinde maddi veya insan kaybına neden olup olmadığı henüz netlik kazanmadı.

Saldırıyı Irak’taki İslami Direniş örgütü üslendi. Saldırıya ilişkin İslami Direniş”ten yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Irak’taki İslami Direniş Mücahidleri, Deyrizor’un kuzey kırsalındaki Koniko gaz sahasındaki Amerikan işgal üssünü füzelerle hedef aldı ve bu füze hedeflerini doğrudan vurdu.”

Son dönemde hem Irak hem de Suriye’deki Amerikan üsleri füze ve insansız hava araçlarıyla hedef alınıyor. Irak’ta yaklaşık 2 bin 500 ABD askeri bulunuyor.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon) geçen perşembe günü yaptığı açıklamada, ekim ayı başından bu yana Amerikan kuvvetleri ve uluslararası koalisyon güçlerinin Irak ve Suriye’de en az 16 saldırıya maruz kaldığını açıklamıştı.

ABD, İran’ı saldırıların arkasında olmakla suçlamıştı.

Paylaşın

Türkiye, OECD Ülkeleri Arasında İşsizlikte Zirveyi Zorluyor

Ağustos 2023 itibariyle OECD üyeleri arasında işsizlik oranının en yüksek olduğu ülkeler İspanya (yüzde 11,5), Yunanistan (yüzde 10,9) ve Kolombiya (yüzde 9,5) oldu. Türkiye de bu ülkelerin ardından yüzde 92 ile dördüncü sırada.

OECD’de işsizlik ortalaması yüzde 5,9 olurken OECD’de bu oran yüzde 4,8. İşsizlik oranının en düşük olduğu ülke ise yüzde 2,4 ile Güney Kore oldu. Almanya’da yüzde 3 olan işsizlik oranı Fransa’da yüzde 7,3 gerçekleşti.

Türkiye ekonomisi cumhurbaşkanlığı seçimleri sonrası Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığına oturmasıyla “rasyonel zemine” dönmeye çalışıyor. Henüz bu politikaların tesirlerini yansıtan veriler oldukça sınırlı ve Bakan Şimşek’e göre ‘zamana ihtiyaç var’.

Mevcut veriler ise Türkiye açısından çok parlak değil. Türkiye, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) üyeleri arasında istihdam oranının en düşük olduğu ülke. Türkiye aynı zamanda işgücüne katılma oranının en düşük olduğu üçüncü ülke durumunda. İşsizlik oranın da da Türkiye zirveyi zorluyor.

İstihdam, işsizlik ve işgücüne katılım oranlarında Türkiye OECD ve AB üyeleri arasında kaçıncı sırada?

İstihdamda sonuncu sırada

OECD verilerine göre 15-64 yaş arasındaki kişilerde 2023 ikinci çeyrekte Türkiye’de istihdam yüzde 53,6 oldu. Bu oran OECD’de yüzde 70,1; AB’de ise yüzde 70,5. Tüm üyeler içinde Türkiye son sırada.

Zirvede ise yüzde 84,7 ile İzlanda bulunurken ardından Hollanda (yüzde 82,5) ve İsviçre (yüzde 80,7) geliyor. Almanya’da istihdam oranı yüzde 77,5 olurken Fransa’da yüzde 68,5 gerçekleşti.

İşgücüne katılımda sondan üçüncü

Türkiye işgücüne katılma oranında ise OECD üyeleri arasında sondan üçüncü sırada. Türkiye’de 2023 yılının ikinci çeyreğinde işgücüne katılma oranı yüzde 53,3 oldu. Bu oran AB’de yüzde 57,9; OECD’de ise yüzde 60,9 gerçekleşti.

İstihdamda olduğu gibi işgücüne katılım oranı da en yüksek İzlanda’da (yüzde 75,4)Bu oran Birleşik Krallık’ta yüzde 63,6, ABD’de yüzde 62,6 ve Almanya’da yüzde 61,6 oldu.

İşgücüne katılımın Türkiye’den daha düşük olduğu ülkeler ise İtalya (yüzde 49,8) ve Yunanistan (yüzde 52,4) oldu.

İşsizlikte zirveyi zorluyor

Ağustos 2023 itibariyle işsizlik oranının en yüksek olduğu ülkeler İspanya (yüzde 11,5), Yunanistan (yüzde 10,9) ve Kolombiya (yüzde 9,5) oldu. Türkiye de bu ülkelerin ardından yüzde 92 ile dördüncü sırada.

OECD’de işsizlik ortalaması yüzde 5,9 olurken OECD’de bu oran yüzde 4,8. İşsizlik oranının en düşük olduğu ülke ise yüzde 2,4 ile Güney Kore oldu. Almanya’da yüzde 3 olan işsizlik oranı Fransa’da yüzde 7,3 gerçekleşti.

OECD’nin Türkiye verileri Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı resmi verilere dayanıyor.

AK Parti, 12 Haziran 2011 seçim beyannamesinde açıkladığı 2023 ekonomik hedeflerinin oldukça gerisinde kalmıştı. Şimşek yönetimindeki ekonomi yönetimi başta faizler olmak üzere ciddi politika değişikliğine gitti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Dört Milletvekilinin Dokunulmazlık Dosyası TBMM’de: HEDEP 3, İYİ Parti 1

Aralarında HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ında bulunduğu 4 milletvekiline ait dokunulmazlık dosyaları TBMM Başkanlığı’na sunuldu. TBMM Başkanlığı, tezkereleri Anayasa – Adalet Karma Komisyonu’na gönderdi.

Haber Merkezi / Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Eş Genel Başkanı ve Siirt Milletvekili Tuncer Bakırhan, HEDEP Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, HEDEP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan ile İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri TBMM Başkanlığı’na sevk edildi.

TBMM Başkanlığı, tezkereleri TBMM Anayasa Komisyonu ile TBMM Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Anayasa-Adalet Karma Komisyonu’na gönderdi.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

4 Kişilik Bir Ailenin Aylık Ekmek Masrafı 735 TL

Başta dar ve sabit gelirlileri olmak üzere, toplumun tüm kesimlerini etkileyen ve halkın en temel sorunu olarak nitelenebilecek enflasyon, resmi verilerin ötesine geçen bir gerçeklikle günlük yaşam üzerinde etkili olmaya devam etmekte. Yaşanan yüksek enflasyonun önümüzdeki kısa vadeli dönemde de etkili olacağı öngörülmekte.

Haber Merkezi / Dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 13 bin 684 TL’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı olan yani yoksulluk sınırı ise 44 bin 573,3 TL’ye yükseldi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), çalışanların geçim koşullarını ortaya koymak ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla her ay yaptığı Açlık ve Yoksulluk Sınırı Araştırması’nın 2023 yılı ekim ayı sonuçlarını duyurdu. TÜRK İŞ’in açıklaması şöyle:

“Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin ‘gıda için’ yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre yüzde 2,62 oranında gerçekleşti. On aylık değişim oranı ise yüzde 68,30 olarak tespit edildi. Son on iki ay itibariyle değişim oranı yüzde 84,29 oldu. On iki aylık ortalamalara göre değişim oranı ise yüzde 99,96 olarak hesaplandı.

TÜRK-İŞ hesaplamasında temel alınan ve doğrudan piyasadan derlenen fiyatlara göre, gıda ürünlerinde Ekim 2023 itibariyle gözlemlenen değişim harcama gruplarına göre şu şekilde oldu: Süt, yoğurt, peynir grubunda; Süt ve peynir fiyatları geçen ayki seviyesini korurken, yoğurt fiyatları Ekim ayında yüzde 11 arttı.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, yağlı tohum ürünlerinin bulunduğu grupta; Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yağışın iyi olması saman fiyatlarının düşmesi ile et fiyatlarında pek artış gözlemlenmemişti. Özellikle Eylül ve Ekim aylarında et fiyatları biraz yükselişe geçti. Et ve Süt Kurumu’nun (ESK), Ankara Gıda ve İhtiyaç Maddeleri Perakendeciler Derneği bünyesinde faaliyet gösteren marketlerin bir kısmına, Nisan sonu itibariyle ithal edilmiş olan karkas etleri düşük fiyattan vermesi sayesinde dana kıyma 190 TL, kuşbaşı 210 TL’den satılmaya başlanmıştı.

Bu ürünler sırasıyla Ekim ayı itibariyle dana kıyma 289 TL ve dana kuşbaşı 355 TL’den satıldı. Bunun dışında Ankara’da yerel marketlerinden pek çoğunda dana kıyma ortalama 332 TL’den, dana kuşbaşı ise ortalama 369 TL’den reyonlardaki yerini aldı.

Geçen ay tezgahlarda 100 TL’den satılan hamsi bu ay kısmi bir düşüşle 95 TL’den satıldı. Tezgahlarda en çok talep gören deniz balıkları bu ay ortalama 178 TL’den satılmaya devam etti.

Yüzdesel olarak en yüksek artış kuru fasulyede görüldü. Kuru fasulye geçen aya göre ortalama yüzde 24 artış gösterdi. Nohut fiyatları yüzde 10, Yağlı tohumlarda (kuruyemiş) yüzde 8, Yeşil mercimekte yüzde 15, kırmızı mercimekte yüzde 6 artış gözlemlendi. Dana ve kuzu etinde bir önceki aya göre yüzde 2, tavukta ise yüzde 8’lik bir artış oldu. Marketlerde yer alan yumurtanın tanesi ortalama 4,30 TL olarak satılmakta.

“4 kişilik ailenin bir aylık ekmek masrafı 735 lira”

Ekmek ve tahıllar grubunda; Ankara’da 200 gramlık ekmek fiyatı 7 TL’den satılmakta. Böylece geçen ay olduğu gibi 4 kişilik ailenin aylık sadece ekmek masrafı 735 TL’dir. Bu grupta yüzdesel olarak en yüksek artış makarna fiyatlarında görüldü. Ekim ayı içinde Makarna fiyatları yüzde 12 artmış olup pirinç, bulgur, un ve irmik fiyatları ise geçen aya göre sınırlı seviyede arttı.

Taze sebze-meyve grubunda; bu ay sebze fiyatlarında ıspanak ve kıvırcık marulda yüksek fiyat düşüşü gözlemlendi. Geçen ay kıvırcık marul pazar tezgahlarında ortalama 25 TL’den satılırken bu ay ortalama 15 TL’den satıldı. Ispanak fiyatları ise geçen ay ortalama 40 TL’den satılırken bu ay pazar tezgahlarında 15 TL’den satıldı. Semizotu, yeşil soğan, kabak, patlıcan, sivri biber, salatalık ve kara lahana fiyatları tezgahlarda geçen ayki fiyatlarını korudu.

Ekim ayı itibariyle sezonundan kaynaklı tezgahlara ayva, nar ve mandalina giriş yaptı. Ayva ortalama 40 TL fiyatla tezgahlarda yerini alırken, bu ay en düşük fiyatlı meyve 20 TL ile mandalina oldu. Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 26,19 TL, ortalama meyve kg fiyatı 30,53 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 24’ü sebze ve 7’si meyve olmak üzere toplam 31 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 22,55 TL olarak tespit edildi.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; Geçen aya göre yağ fiyatlarında sınırlı seviyede bir artış yaşandı. Zeytinyağı ve Tereyağı fiyatları Ekim ayında yüzde 5 arttı. Ayçiçek yağında ise yüzde 4’lük bir artış gözlemlendi. Ankara’da zeytinyağı fiyatları ortalama 289 TL iken Ayçiçek yağı fiyatları ise ortalama 50 TL olarak raflarda yerini aldı.

Son grup içinde yer alan gıda maddelerinden; bu grupta yüzdesel olarak en yüksek artış yeşil zeytin fiyatlarında görüldü. Yeşil zeytin fiyatı Eylül ayına göre yüzde 13 arttı. Bu grupta yer alan siyah zeytin, çay, pekmez, reçel ve bal fiyatlarında bir değişiklik görülmedi.”

Paylaşın

BM’den Dikkat Çeken Uyarı: Buzullar Eriyor Ve Bunun Geri Dönüşü Yok

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Himalayalar’daki buzulların “rekor seviyede” eridiğine dikkat çekerek “Sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlandırmalıyız. Buzullar eriyor ve bunun geri dönüşü yok. BM’nin iklim planı doğrultusunda ilerlemeliyiz,” dedi.

Guterres, sel ve heyelanların bölgeyi ve bölgede yaşayan insanları ciddi şekilde etkilediğini belirterek “Bu deliliği durdurmalıyız,” dedi. Guterres, iklim krizinin Himalayalar üzerindeki “korkunç etkisine bizzat şahit olduğunu” belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal’ın daveti üzerine Nepal’in Himalaya bölgesini ziyaret etti. Guterre böylece, 1 Ocak 2017’de göreve gelmesinden bu yana ilk kez Nepal’i ziyaret etmiş oldu.

Bianet’te yer alan habere göre; Guterres, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Himalayalar’daki buzulların “rekor seviyede” eridiğine dikkat çekerek “Sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlandırmalıyız. Buzullar eriyor ve bunun geri dönüşü yok. BM’nin iklim planı doğrultusunda ilerlemeliyiz,” dedi.

Guterres, sel ve heyelanların bölgeyi ve bölgede yaşayan insanları ciddi şekilde etkilediğini belirterek “Bu deliliği durdurmalıyız,” ifadelerini kullandı.

Everest Dağı’na giden Guterres, bu dağın eteklerinden, iklim krizinin Himalayalar üzerindeki “korkunç etkisine bizzat şahit olduğunu” belirtti. Guterres, Nepal Başbakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Nepal ve iklim problemlerinden mustarip olan diğer ülkelere yapılan desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.

Katmandu merkezli Uluslararası Entegre Dağ Geliştirme Merkezinin (ICIMOD) yayımladığı rapora göre, Himalaya Dağları’nın buzulları “benzeri görülmemiş oranlarda” eriyor. Sera gazı emisyonlarının hızlı şekilde azaltılmaması halinde 21. yüzyılda Himalaya buzulları, hacimlerini yüzde 80 oranında kaybedebilir.

Himalayalar’da gelecek yıllarda artması öngörülen ani sel, çığ ve buzul taşkınları ile buz kaybının hızlanması bekleniyor. Bu durumun ise dağların çevresinde yaşayan 240 milyon kişinin yanı sıra Hindistan, Pakistan, Çin ve diğer çevre ülkelerdeki 1 milyar 650 milyon insanı olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyor. Buzullar, yaklaşık 2 milyar insanın tatlı su kaynağı olan nehirleri besliyor.

Paylaşın

İsrail’in Gazze’deki Kara Harekatı Genişliyor

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin -İsrail savaşının 24. gününde, İsrail’in Gazze’ye yönelik başlattığı kara harekatı giderek genişliyor.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere Filistinliler arasında ölü sayısının 8.000’i geçtiğini duyurdu. Bakanlık, bu sayıya 3.300’den fazla çocuk ve 2.000’den fazla kadının da dahil olduğunu kaydetti.

Enkaz altında 1.700 kişinin mahsur kaldığı belirtiliyor. İsrail kara harekatını sürdürdükçe bu rakamın daha da hızla artması bekleniyor.

Gazze genelinde 1,4 milyondan fazla insan evlerini terk etti ve neredeyse yarısı BM okullarına ve sığınaklarına akın etti.

İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, kara harekâtı kapsamında Gazze’deki güçlerin “kademeli olarak ilerlediğini” ve Hamas savaşçılarıyla “doğrudan temas” kurulduğunu belirtti.

İsrail , pazar günü “600 Hamas hedefini vurduğunu” duyurdu. İsrail, cumartesi günü “450 Hamas hedefini vurduklarını” açıklamıştı.

İsrail ordusuna ait tanklar, bugün Gazze Şeridi’nin eteklerindeki bir mahalleye girdi ve Gazze’nin kuzeyi ve güneyini birbirine bağlayan Selahaddin yolunu kapattı. Görgü tanıkları, tankların Gazze’nin kuzeyindeki Zeytun mahallesinin eteklerine ulaştığını belirtti.

İsrail ordusu dün akşam Suriye’de bazı hedeflere saldırı düzenlediğini açıkladı. Sosyal medya hesabından bir paylaşımda bulunan ordu, Suriye’deki roket rampalarını hedef aldığını duyurdu.

Bunun, önceki gece İsrail’e düzenlenen roket saldırılarına bir yanıt olarak gerçekleştirildiği belirtildi.

İsrail ordusu, Gazze’de Hamas’ın elindeki esir sayısının 239 olduğunu açıkladı. İsrail Ordu Sözcüsü Daniel Hagari, düzenlediği basın toplantısında, Hamas’ın elindeki esirlerin sayısına ilişkin güncel bilgileri paylaştı.

Gazze’de “alıkonulan” 239 kişinin bulunduğunu ve ailelerine bilgi verdiklerini kaydeden Hagari, bunlar arasında yabancı işçilerin de olduğunu belirtti.

Bu arada Hamas’ın Gazze’deki üst düzey lideri Yehia Sinwar, İsrail’in hapishanelerinde tuttuğu binlerce Filistinlinin tamamını serbest bırakması halinde Filistinli militanların tüm rehineleri serbest bırakmaya “derhal hazır” olduğunu söyledi.

Hizbullah: Bir İsrail İHA’sı düşürdük

Hizbullah, İsrail’e ait bir insansız hava aracını (İHA) düşürdüklerini açıkladı. Bu, 7 Ekim’den bu yana Hizbullah’ın İHA düşürdüğüne dair ilk açıklaması oldu.

Örgüte göre İHA, Lübnan’ın İsrail sınırına beş kilometre uzaktaki Kiyam kentinin semalarında hedef alındı; vurulduktan sonra İsrail’e düştü.

ABD ve İngiltere tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Hizbullah, 7 Ekim’den bu yana 46 savaşçılarının öldürüldüğünü, 43’ünün de yaralandığını duyurdu.

Örgüt İsrail birlikleriyle her gün çatışmaya girdiklerini, bugüne kadar 42 noktada 84 saldırı düzenlediklerini belirtti. İsrail ordusu 7 Ekim’den bu yana yedi askerlerinin öldürüldüğünü açıklamıştı.

BMGK Gazze’yi görüşecek

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) bugün Gazze’deki insani krizi görüşmek üzere olağanüstü toplanacak.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin talebiyle toplanacak olan BMGK’ye, BM’nin Filistinlilere yardım eden örgütü UNRWA da bilgi verecek.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres Cumartesi günü, İsrail’in uluslararası toplumun sağladığı yardımların Gazze’ye geçmesine izin vermek yerine askeri operasyonlarını artırmasını eleştirmişti.

BMGK’de 7 Ekim’den beri yapılan dört ayrı ateşkes çağrısı oylaması ABD veya Rusya’nın vetoları nedeniyle sonuçsuz kalmıştı.

BM bölgeden gelen bilgilere göre, Gazze’nin kuzeyine düzenlenen hava saldırılarının yerleşim yerlerini sistematik bir şekilde yok ettiğini belirtiyor.

Paylaşın