Erdoğan’dan “Gazze” Açıklaması: Batı’nın Tavrı Acizlik, Korkaklıktır

İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İnsan hak ve hürriyetlerini dilinden düşürmeyen Batılı ülkelerin Filistin’de süregelen katliamlar karşısında sessizliğe bürünmeleri utanç vericidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Hastanelerin, okulların, mülteci kamplarının bombalandığı, sivillerin katledildiği, tarihte eşi benzeri görülmemiş barbarlıkla karşı karşıyayız.”

Erdoğan konuşmasının devamında, “Zulüm karşısında susanlar da en az zalimler kadar akan kana ortaktır. Batı’nın şımarık çocuğu gibi davranan İsrail Devleti verdiği zararı tazmin etmek zorunda. Batı’nın tavrı acizlik, korkaklıktır. 36 gündür doğrudan siviller hedef alınıyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Ligi Olağanüstü Ortak Zirvesi’ne katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Zirve’nin yapılacağı Kral Abdülaziz Uluslararası Konferans Merkezi’ne gelişinde Suudi yetkililer karşıladı. Liderler, aile fotoğrafının ardından zirve toplantısına geçti.

Zirvede konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, özetle şu ifadeleri kullandı: “İnsan hak ve hürriyetlerini dilinden düşürmeyen Batılı ülkelerin Filistin’de süregelen katliamlar karşısında sessizliğe bürünmeleri utanç vericidir. Hastanelerin, okulların, mülteci kamplarının bombalandığı, sivillerin katledildiği, tarihte eşi benzeri görülmemiş barbarlıkla karşı karşıyayız.

Zulüm karşısında susanlar da en az zalimler kadar akan kana ortaktır. Batı’nın şımarık çocuğu gibi davranan İsrail Devleti verdiği zararı tazmin etmek zorunda. Batı’nın tavrı acizlik, korkaklıktır. 36 gündür doğrudan siviller hedef alınıyor.”

Paylaşın

Gazze’den İsrail’e 9 Binden Fazla Roket Atıldı

İsrail, 7 Ekim’den bu güne kadar Gazze Şeridi’nden İsrail topraklarına yaklaşık 9.500 roket fırlatıldığını duyurdu. İsrail Ordusu sözcüsü, aralarında Demir Kubbe, David Sling, MIM-104 Patriot ve Arrow’un da bulunduğu ülkenin tüm hava savunma sistemlerinin farklı türdeki hava tehditlerini engellemek üzere etkinleştirildiğini söyledi.

Haber Merkezi / İsrail’in açıklamasına göre, Gazze’den fırlatılan roketlerin yaklaşık yüzde 12’si Filistin yerleşim bölgelerine isabet etti. İsrail askeri sözcüsü, İsrail topraklarına fırlatılan 9 binden fazla roketten 4 bininin, 7 Ekim’de gerçekleştirilen ilk saldırıda atıldığını belirtti.

Gazze’de 32 bin ton patlayıcı kullanıldı

Gazze’deki Hükümet Enformasyon Ofisi, İsrail’in saldırıların başlamasından bu yana Gazze Şeridi’ni yaklaşık 32 bin ton patlayıcı ve 13 binin üzerinde bombayla vurduğunu duyurdu. Bunun da kilometre başına ortalama 87 ton patlayıcı anlamına geldiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, Hükümet Enformasyon Ofisi tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’deki konutların yüzde 50’sinden fazlasının hasar gördüğü, 40 bin konutun ise tamamen yıkıldığı bilgisi verildi.

Gazze’de can kaybı 11 bin 78’e yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı ölü sayısının 11 bin 78’e yükseldiğini açıkladı. Sağlık Bakanlığı’nın açıklamasında, hayatını kaybedenlerden 4 bin 506’nın çocuk olduğu belirtildi. Bakanlık açıklamasında, 27 binden fazla yaralı olduğu bilgisine de yer verdi.

İsrail ise Filistin Sağlık Bakanlığı’nın rakamları abarttığını ifade ediyor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise rakamların güvenilir olduğuna inanıyor.

Gazze’de ölen İsrail askerlerinin sayısı 36’ya yükseldi

İsrail merkezli The Times of Israel Gazetesi, Gazze’deki çatışmalarda bir İsrail askerinin daha öldürüldüğünü bildirdi. Gazete böylece, devam eden kara operasyonlarının başlangıcından bu yana İsrail ordusunda ölenlerin sayısının 36’ya yükseldiğini aktardı.

Paylaşın

Bireysel Kredi Kartı Borçları 1,5 Trilyon Liraya Dayandı

Bankaların bireysel kredi kartı alacakları yüzde 1,3 artışla 1 trilyon 4 milyar 411 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 441 milyar 472 milyon lirası taksitli, 562 milyar 940 milyon lirası taksitsiz borçlardan oluştu.

Öte yandan tüketici kredilerinin tutarı ise 1 milyar 236 milyon lira artışla 1 trilyon 459 milyar 121 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 442 milyar 990 milyon lirası konut, 88 milyar 69 milyon lirası taşıt ve 927 milyar 61 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Son verilere göre 12 bin 612 liraya yükselen açlık sınırının ve 43 bin 623 lira olarak hesaplanan yoksulluk sınırının altında kalan asgari ücret nedeniyle yurttaşlar bankalara borçlanmaya mahkum ediliyor.

Sol Haber’de yer alan habere göre; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından yayımlanan haftalık bülten, yurttaşların geçim sorununu gözler önüne serdi.

Bültene göre, tüketici kredilerinin tutarı 3 Kasım itibarıyla 1 milyar 236 milyon lira artışla 1 trilyon 459 milyar 121 milyon liraya yükseldi. Söz konusu kredilerin 442 milyar 990 milyon lirası konut, 88 milyar 69 milyon lirası taşıt ve 927 milyar 61 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.

Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,3 artışla 1 trilyon 4 milyar 411 milyon liraya yükseldi. Bireysel kredi kartı alacaklarının 441 milyar 472 milyon lirası taksitli, 562 milyar 940 milyon lirası taksitsiz borçlardan oluştu. Söz konusu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 15 milyar 997 milyon lira artarak 1 trilyon 289 milyar 228 milyon liraya çıktı.

Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, bir önceki haftaya göre 1 milyar 892 milyon lira artarak 172 milyar 115 milyon liraya yükseldi. Takipteki alacakların 145 milyar 139 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.

Bankacılık sektörün kredi hacmi 71 milyar 306 milyon lira arttı. Söz konusu dönemde toplam kredi hacmi 10 trilyon 924 milyar 148 milyon liradan 10 trilyon 995 milyar 454 milyon liraya yükseldi.

Paylaşın

İYİ Parti’de Bir İstifa Daha: Yerel Seçimlere Ayrı Girme Kararı Yanlış

İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem, 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ayrı girme kararını yanlış bulduğunu belirterek, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Gün içerisinde, 27’nci dönemde İYİ Parti’den milletvekili seçilen Durmuş Yılmaz da partisinden istifa ettiğini duyurmuştu.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem, partisinden istifa ettiğini duyurdu.  Partisinin yerel seçimlere ayrı girme kararını yanlış bulduğunu belirten Bahadır Erdem, istifa açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“‘2024 yerel seçimlerinde’ aday çıkarma kapsamına tüm illerin alınması ısrarı maalesef İstanbul ve Ankara’nın muhalefette kalmasını riske atmakta ve son dönemde Anayasa hususunda bilinçli olarak yaratılan büyük devlet krizini de göz önüne bulundurduğumuzda hukuk tanımaz AKP rejimi için yeni fırsatlar doğurmaktadır.

Bu çerçevede, İYİ Parti’ye katıldığım günden bu yana hedefi yirmi bir yıldır devam eden bu iktidarı değiştirmek olan, ülkemizde yeniden demokrasi ve hukuk devletinin sağlanmasını amaçlayan bir siyasetçi, bir hoca ve bir hukukçu olarak mevcut kazanımların riske atılmasını kabul etmem mümkün değildir.

İfade etmek isterim ki bütün olanlara rağmen dürüstlüğün, şeffaflığın, vatan ve millet sevgisinin hala siyasette geçer akçe olduğuna ve olması gerektiğine inancımı sürdürmekteyim.”

24 Nisan 1966 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Bahadır Erdem, 1983 yılında TED Ankara Kolejinden mezun oldu. Lisans eğitimini 1987 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde tamamladıktan sonra, yine İstanbul Üniversitesinden Özel Hukuk alanında 1992 yılında yüksek lisans derecesini, 1998 yılında Doktora unvanını aldı.

İYİ Parti’de Genel Başkan Yardımcılığı ve Genel İdare Kurulu üyeliği görevlerini yürüten Erdem, 2009 yılında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Milletlerarası Özel Hukuk Ana Bilim Dalına Profesör kadrosuyla atanmış olup halihazırda görevini sürdürmektedir.

Durmuş Yılmaz’da istifa etti

Eski Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı ve 27’nci dönemde İYİ Parti’den milletvekili seçilen Durmuş Yılmaz, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla İYİ Parti’den istifa ettiğini duyurmuştu.

Gazete Pencere’ye konuşan Durmuş Yılmaz, geniş çaplı açıklama yapmak için bir süre bekleyeceğini ifade ederek Durmuş Yılmaz “Partide taşı elimin altına koymamı gerektiren bütün hayallerim yıkıldı” demişti.

Serbestiyet’e konuşan Yılmaz: “İYİ Parti kurulurken varmak istediğimiz amaçlarla ilgili tüm beklentilerim sıfırlandı. Türkiye’de yeni bir sayfa açacaktık. Hesap verebilir, şeffaf olacaktık. Hukukun dışına çıkmayacaktık. Türkiye’deki herkesin, dağdaki çobanın da hakkını hukukunu koruyacaktık, olmadı. Tam tersi oldu, her şey çöktü” ifadelerini kullanmıştı.

İYİ Parti’de yakın zamanda çok sayıda isim istifa ettiğini açıklamıştı. İYİ Parti eski milletvekili Aytun Çıray, Yavuz Ağıralioğlu, Ahat Andican, Emine Küçükali ve İBB Meclis üyesi Taylan Yıldız da İYİ Parti’den istifa eden isimler arasındaydı.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Enflasyon” Açıklaması: Belini Kırdık

Özbekistan dönüşü medya mensuplarına açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Enflasyonun belini kırdık, etkilerini de önümüzdeki süreçte sileceğiz. Biz hep çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz dedik ve hamdolsun sözümüzü tuttuk” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan dönüşü medya mensuplarına açıklamalarda bulundu. Erdoğan ekonomiye ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Küresel gündemi de meşgul eden enflasyon sorunu ile mücadelede kararlıyız. Enflasyonun belini kırdık, etkilerini de önümüzdeki süreçte sileceğiz. Biz hep çalışanlarımızı ve emeklilerimizi enflasyona ezdirmeyeceğiz dedik ve hamdolsun sözümüzü tuttuk.

Asgari ücrete cumhuriyet tarihinde yapılmamış oranda zam yaptık. Emeklilerimizin maaşlarını artırdık ve onları daha da rahatlatacak çözümleri geliştirdik ve çok yakında uygulayacağız. Biliyorsunuz emeklilerimizi kısa vadede rahatlatacak 5 bin liralık ikramiye ödemelerini de bu ay içerisinde yapmayı planladık.

Aldığımız tedbirlerle yapacağımız ödemelerle emekli ve çalışanlarımızın yanında durduk, bundan sonra da durmaya devam edeceğiz. Asgari ücret konusunun kendi takvimi var biliyorsunuz. İşçilerimizi ara zamla rahatlatmıştık, şimdi de işçi ve işveren kesimini bir araya getirip en makul çözümü bulacağımıza inanıyorum.”

“Hayat pahalılığını çözmekte kararlıyız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Atatürk’ü Anma Töreni’nde yaptığı konuşmada da ekonomiye ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Ekonomide elde ettiğimiz büyük başarıların, son dönemde ortaya çıkan küresel krizlerin ülkemize olumsuz etkileri sebebiyle gölgelendiğinin farkındayız.

İnşallah bu olumsuzlukları önümüzdeki yıldan itibaren kademe kademe ortadan kaldırarak yatırım, istihdam, üretim, ihracat ve cari fazla yoluyla ülkemizi büyütmeye devam edeceğiz. Özellikle enflasyonun yol açtığı hayat pahalılığını çözmekte kararlıyız. Bu süreçte refahı aşınan dar ve orta gelirli kesimlerin kayıplarını telafi etmek de boynumuzun borcudur.”

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa Depremi: Bütün Hayallerim Yıkıldı

27’nci dönemde İYİ Parti’den milletvekili seçilen Durmuş Yılmaz, “Partide taşı elimin altına koymamı gerektiren bütün hayallerim yıkıldı” sözleriyle partisinden istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / İYİ Parti’de yakın zamanda çok sayıda isim istifa ettiğini açıklamıştı. İYİ Parti eski milletvekili Aytun Çıray, Yavuz Ağıralioğlu, Ahat Andican, Emine Küçükali ve İBB Meclis üyesi Taylan Yıldız da İYİ Parti’den istifa eden isimler arasındaydı.

Eski Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Başkanı ve 27’nci dönemde İYİ Parti’den milletvekili seçilen Durmuş Yılmaz, sosyal medyadan yaptığı paylaşımla İYİ Parti’den istifa ettiğini duyurdu.

Gazete Pencere’ye konuşan Durmuş Yılmaz, geniş çaplı açıklama yapmak için bir süre bekleyeceğini ifade ederek Durmuş Yılmaz “Partide taşı elimin altına koymamı gerektiren bütün hayallerim yıkıldı” dedi.

Serbestiyet’e konuşan Yılmaz: “İYİ Parti kurulurken varmak istediğimiz amaçlarla ilgili tüm beklentilerim sıfırlandı. Türkiye’de yeni bir sayfa açacaktık. Hesap verebilir, şeffaf olacaktık. Hukukun dışına çıkmayacaktık. Türkiye’deki herkesin, dağdaki çobanın da hakkını hukukunu koruyacaktık, olmadı. Tam tersi oldu, her şey çöktü” ifadelerini kullandı.

Durmuş Yılmaz kimdir?

1947 yılında Uşak’ın Eşme ilçesinin Karacaömerli köyünde dünyaya gelen Durmuş Yılmaz, ilk ve orta öğrenimini Uşak’ta tamamladıktan sonra lise eğitimini Ankara Tapu ve Kadastro Meslek Lisesinde tamamladı. Muğla’nın Ula ilçesinde harita ve kadastro teknisyeni olarak çalışırken Muğla Turgutreis Lisesinden normal lise diploması aldı.

Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesinde 3 sene hukuk öğrenimini gördü. 1970 yılında Millî Eğitim Bakanlığının açmış olduğu devlet bursu sınavını kazanarak İngiltere’ye Ticaret Bakanlığı adına iktisat öğrenimini için gönderildi. City University of London’da ekonomi dalında lisans, University College, University of London’da lisans üstü eğitim gördü.

1980 yılında Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kambiyo Genel Müdürlüğünde göreve başladı. Dış borç erteleme, döviz kurları ve döviz rezerv yönetimi alanlarında çalıştı. 1993 yılında Döviz İşlemleri Müdürlüğü müdür yardımcısı, 1995 yılında Bankalararası Para Piyasası müdürü, 1996 yılında Ödemeler Dengesi müdürü, 1997 yılında Döviz Risk Yönetimi, Krediler, Döviz ve Efektif Piyasaları ile Açık Piyasa İşlemlerinden sorumlu Piyasalar Genel Müdürlüğü genel müdür yardımcısı, 2002 yılında İşçi Dövizleri genel müdürü oldu. 7 Nisan 2003 tarihinde yapılan Banka Genel Kurulunda Banka Meclisi üyeliğine seçildi ve Mayıs 2003 – Nisan 2006 tarihleri arasında bu görevi sürdürdü.

18 Nisan 2006 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığına atandı. 2009 yılında Euromoney dergisi tarafından “Yılın Merkez Bankası Başkanı” seçildi.[4] Bu görevini, görev süresinin bittiği 13 Nisan 2011 tarihine kadar sürdürdü. Nisan 2011’de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Cumhurbaşkanlığı Ekonomi baş danışmanlığı görevine atandı.

Millî Görüş kökenli olan Yılmaz MHP’den gelen teklif üzerine, 7 Haziran 2015 Türkiye genel seçimlerinde MHP Uşak 1. sıra milletvekili adayı oldu ve seçildi. 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan erken genel seçimlerde tekrar MHP Uşak 1. sıra milletvekili adayı olduysa da seçilemedi.

2018 Türkiye genel seçimlerinde, İYİ Partiden Ankara milletvekili seçildi. Deniz Baykal’ın en yaşlı üye olmasına rağmen sağlık sorunları gerekçesiyle özür beyan etmesi üzerine ikinci en yaşlı üye olarak meclisin geçici başkanı oldu.

Paylaşın

İsrail Başbakanı Netanyahu’dan Gazze Açıklaması: İşgal Etmeye Çalışmıyoruz

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 35. gününde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’la savaşın sona ermesinin ardından Gazze Şeridi’ni ele geçirme, işgal etme ya da yönetme arayışında olmadıklarını söyledi.

Haber Merkezi / İsrail Başbakanı Netanyahu, Amerikan televizyon kanalı Fox News’e verdiği demeçte, militan tehditlerin ortaya çıkmasını önlemek için gerekirse yerleşim bölgesine girmek üzere “güvenilir bir güce” ihtiyaç duyulacağını söyledi.

“Gazze’yi ele geçirmeye çalışmıyoruz, Gazze’yi işgal etmeye çalışmıyoruz ve Gazze’yi yönetmeye çalışmıyoruz” diyen Binyamin Netanyahu, sivil bir hükümete ihtiyaç duyulacağını, ancak İsrail’in 7 Ekim’de Hamas’ın yaklaşık 1.400 kişiyi öldürdüğü saldırıya benzer bir saldırının tekrarlanmamasını da sağlaması gerektiğini söyledi.

“Dolayısıyla, gerekirse Gazze’ye girip katilleri öldürecek inandırıcı bir güce sahip olmalıyız. Çünkü Hamas benzeri bir oluşumun yeniden ortaya çıkmasını engelleyecek olan budur” dedi.

Gazze’de can kaybı 10 bin 812’ye yükseldi

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’na göre, İsrail’in saldırılarında 4 bin 412’si çocuk, 2 bin 918’i kadın olmak üzere 10 bin 812 Filistinli öldürüldü, 26 bin 905 kişi yaralandı. Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler, 181 Filistinliyi öldürdü.

İsrail iseFilistin Sağlık Bakanlığı’nın rakamları abarttığını ifade ediyor, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ise rakamların güvenilir olduğuna inanıyor.

32 bin ton patlayıcı kullanıldı

Gazze’deki Hükümet Enformasyon Ofisi, İsrail’in saldırıların başlamasından bu yana Gazze Şeridi’ni yaklaşık 32 bin ton patlayıcı ve 13 binin üzerinde bombayla vurduğunu duyurdu. Bunun da kilometre başına ortalama 87 ton patlayıcı anlamına geldiğini bildirdi.

Şarku’l Avsat’ın Alemu’l Arabi haber ajansından (AWP) aktardığına göre, Hükümet Enformasyon Ofisi tarafından bugün yapılan açıklamada, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’deki konutların yüzde 50’sinden fazlasının hasar gördüğü, 40 bin konutun ise tamamen yıkıldığı bilgisi verildi.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, Filistinli sivillerin korunması için, günde dört saat bombardımanın durdurulması kararının yanı sıra “yapılabilecek ve yapılması gereken” başka şeyler olduğunu söyledi. Bunun için İsrail’le görüşüldüğünü belirti. Blinken, detay vermedi.

Beyaz Saray Sözcüsü John Kirby gazetecilere yaptığı açıklamada, ABD’nin İsrail’in Gazze’nin kuzeyindeki bölgelerde bombardımana her gün 4 saat ara vereceğini söyledi. John Kirby, aralardan üç saat öncesinden bir duyuru yapılacağını kaydetti.

Kirby, “İsrailliler bize bu ara süresince bu bölgelerde askeri operasyon yapılmayacağını ve bu sürecin bugün başlayacağını söylediler” diye ekledi.

İsrail ordusu daha önce “Gazzeli sivillere insani yardım için taktiksel, bölgesel aralar uyguladığını” söylemiş ve bunun “ateşkes olmadığını” belirtmişti.

İsrail’in bu kararının “önemli bir ilk adım” olduğunu belirten Kirby, “Açıkçası biz bunların ihtiyaç duyulduğu sürece devam etmesini istiyoruz” dedi. Kirby ayrıca şu anda ateşkes zamanı olmadığı yönündeki ABD’nin görüşünü tekrarlayarak böyle bir ateşkesin Hamas’ın 7 Ekim’de “yaptıklarını meşrulaştırmasına” yarayacağını söyledi.

İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, İsrail’in Gazze’de her gün 4 saatlik insani yardım arası vermeyi kabul ettiğini duyurmasının “özellikle ciddi bir hata” olduğunu söyledi. Sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda Ben-Gvir, “[Gazze’de] yaşayanların güneye doğru hareket etmeleri için [insani] koridoru” korurken “savaşmaya devam etmeliyiz” diye yazdı.

“İsrail hastaneleri vuruyor”

Öte yandan İsrail’in bombardımanı devam ediyor. Hamas tarafından kontrol edilen Gazze’de yetkililer İsrail’in Cuma günü hastane yakınlarına en az üç hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı yetkilisi Esref El Kidra yaptığı açıklamada İsrail’in birçok hastaneye aynı anda saldırı düzenlediğini, Gazze’nin en büyük hastanesi olan El-Şifa Hastanesi’nin de hedef alındığını aktardı. İsrail tarafından henüz bir açıklama yapılmadı.

Gazzeli yetkililer El-Şifa hastanesine tahminen 60 bin kişinin sığındığını belirtirken, Rantisi çocuk hastanesi ve Endonezya hastanesinin de gece boyunca ateş altında kaldığını söyledi. Bombardımanda yaralılar olduğu can kaybı bulunmadığı belirtildi. Endonezyalı yetkililer hastanenin hedef alınmasını kınadı.

Gazze’de ölen İsrail askerlerinin sayısı 36’ya yükseldi

İsrail merkezli The Times of Israel Gazetesi, Gazze’deki çatışmalarda bir İsrail askerinin daha öldürüldüğünü bildirdi. Gazete böylece, devam eden kara operasyonlarının başlangıcından bu yana İsrail ordusunda ölenlerin sayısının 36’ya yükseldiğini aktardı.

Paylaşın

Picasso’nun Başyapıtı “Saatli Kadın” 139 Milyon Dolara Satıldı

Pablo Picasso’nun başyapıtı “Saatli Kadın”, New York’taki Sotheby’s müzayedesinde 139,3 milyon dolara satıldı. Eser, sanatçının bugüne kadar satılan resimleri arasında en yüksek ikinci fiyata sahip oldu.

Tablo, müzayedeye çıkmadan önce değeri 120 milyon doların üzerindeydi.

Picasso’nun 1932 yılında yaptığı “Saatli Kadın” tablosunda İspanyol sanatçının yol arkadaşlarından ve ilham perilerinden olan Fransız ressam Marie-Therese Walter yer alıyor.

1973 yılında 91 yaşındayken vefat eden Pablo Picasso’nun ölümünün üzerinden yarım yüzyıl geçmesine rağmen hâlâ modern zamanların en etkili sanatçıları arasında sayılıyor ve yaratıcı bir deha olarak kabul ediliyor.

“Femme a la montre”, Sotheby’s’in bu yıl 102 yaşında ölen New Yorklu sanat hamisi Emily Fisher Landau’nun koleksiyonunda bulunuyordu.

Sotheby’nin empresyonist ve modern sanat başkanı Julian Dawes, Landau’nun oturma odasında asılı olan Picasso tuvalini “her açıdan bir başyapıt” olarak nitelendirdi.

Dawes, eserle ilgili “1932’de yapılan bu resim, neşeli ve tutkulu bir vazgeçmişlikle dolu ama aynı zamanda tamamen düşünülmüş ve kararlı” dedi.

Picasso’nun “altın ilham perisi” olarak kabul edilen Marie-Therese Walter, onun Christie’s’de sergilenecek bir başka eserinde de yer alıyor. ‘Uyuyan Kadın’ın (Femme endormie) 25-35 milyon dolara satılacağı tahmin ediliyor.

Marie-Therese, ayrıca 2021 yılında 103,4 milyon dolara satılan “Femme assise pres d’une fenêtre” adlı eserde de yer aldı.

Picasso’nun 1932 tarihli bir başka tablosu 2010 yılında 106 milyon dolara satıldı. En pahalı Picasso tablosu 179,4 milyon dolara satılan 1955 tarihli “Cezayirli Kadınlar (Versiyon O)” adlı yağlı boya çalışmasıydı.

Bu rekor, Kasım 2017’de Leonardo da Vinci’ye atfedilen “Salvator Mundi” tablosunun 450 milyon dolara satılmasıyla kırıldı.

Paylaşın

Merkez Bankası Toplam Rezervleri 128 Milyar 420 Milyon Dolara Yükseldi

Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam rezervleri, 3 Kasım haftasında bir önceki haftaya kıyasla 1 milyar 860 milyon dolar artışla 126 milyar 560 milyon dolardan 128 milyar 420 milyon dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Öte yandan kur korumalı mevduat hesapları 3 kasım haftası itibariyle 2,92 trilyon liraya geriledi. Son 10 haftada kur korumalı mevduat hesaplarında 447 milyar lira gerileme kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), tarafından Haftalık Para ve Banka İstatistikleri yayımlandı.

Açıklanan istatistiklere göre, 3 Kasım itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri, 1 milyar 532 milyon dolar artışla 83 milyar 944 milyon dolara yükseldi. Brüt döviz rezervler, 27 Ekim’de 82 milyar 412 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.

Söz konusu dönemde altın rezervleri 328 milyon dolar artarak 44 milyar 148 milyon dolardan 44 milyar 476 milyon dolara çıktı.

Merkez Bankası’nın toplam rezervleri, 3 Kasım haftasında bir önceki haftaya kıyasla 1 milyar 860 milyon dolar artışla 126 milyar 560 milyon dolardan 128 milyar 420 milyon dolara çıktı.

Toplam rezervlerde mayıs sonundan 3 Kasım ile biten haftaya kadar geçen sürede artış, 29 milyar 962 milyon dolar olurken, söz konusu artış yüzde 30,4’e tekabül etti. Bu dönemde toplam rezerv, 15 hafta üst üste artarak 1987 başlangıçlı veri tarihindeki en uzun artış rekorunu kaydetmişti.

KKM, 3 trilyon liranın altına indi

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 3 Kasım haftası itibariyle Kur Korumalı Mevduat hesapları toplamı 2,92 trilyon liraya geriledi. Dolar cinsinden KKM büyüklüğü 103,2 milyar dolara düştü.

3 Kasım haftasında KKM hesaplarında düşüş 86,2 milyar TL’ye ulaştı. Son 10 haftada KKM hesaplarında 447 milyar TL gerileme kaydedildi.

KKM hesaplarında düşüş ivmesi devam ederken, ekonomi yönetiminin KKM hesaplarının baskılayan düzenlemeleri de sürdü.

2 Kasım günü açıklanan düzenlemeye göre Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarında zorunlu karşılık oranı yükseltildi ve Döviz deposu için TL türüne ilave zorunlu karşılık oranı getirildi.

Düzenlemeye göre, KKM hesaplarının yoğunlaştığı 6 aya kadar vadelinin zorunlu karşılık oranı 5 puan artırılarak yüzde 30’a yükseltildi. 1 yıla kadar vadeli ile 1 yıl ve daha uzun vadeli olanlar için zorunlu karşılık oranı ise yüzde 5’ten yüzde 10’a çıkarıldı.

TCMB, Eylül ayında KKM hesaplarının yoğunlaştığı 6 aya kadar vadenin zorunlu olarak değişme oranı yüzde 15’ten yüzde 25’e yükseltilmiş, 1 yıl kadar vadeli ve 1 yıl ve daha uzun vadeli olanlar için karşılama oranları yüzde 5 olarak belirtilmişti.

Paylaşın

Erdoğan’dan Gazze Açıklaması: Batılı Ülkeler İsrail’in Katliamını Uzaktan Seyrediyor

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 34. günün geride kaldığını anımsatarak, “İsrail tarafından acımasızca öldürülen 11 bine yakın Gazzelinin yüzde 73’ü kadın ve çocuklardan oluşuyor. Batılı ülkelerin tam desteğini alan İsrail yönetimi, insanlığa dair ne kadar değer varsa hepsini çiğneyerek, okulları, camileri, kiliseleri, hastaneleri, üniversiteleri, sivil yerleşim yerlerini bombalamaya devam ediyor. Çocukları dahi katletmeyi meşrulaştıran bir fanatizmle karşı karşıyayız” dedi.

Sürekli insan hak ve hürriyetlerinden, demokrasiden söz eden Batılı ülkelerin, İsrail’in katliamlarını uzaktan seyrettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkeler ve kuruluşlar, bırakın çocuk katillerini eleştirmeyi, ateşkes çağrısı dahi yapamayacak kadar acziyet içindeler. Mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’i yakanlara, fikir özgürlüğü bahanesiyle göz yumanlar, Filistin bayrağına dahi tahammül edemiyorlar. 7 Ekim’den beri şahit olduğumuz ikiyüzlülük örneklerini arttırmak mümkündür. Gelişmeler, Müslümanlar olarak birliğimizi güçlendirmemiz gerektiğini, bizlere bir kez daha göstermektedir. İnsani ateşkesin sağlanması ve çatışmaların yayılmasının engellenmesi için diplomatik girişimlerimizi sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te düzenlenen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 16. Liderler Zirvesi’nde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, zirvede yer almaktan dolayı bahtiyarlık duyduğunu vurgulayarak dönem başkanlıkları dolayısıyla Türkmenistan Devlet Başkanı Serdar Berdimuhamedov’a teşekkür etti.

Dönem başkanlığını devralan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’e de gösterdiği misafirperverlik için şükranlarını sunduğunu dile getiren Erdoğan, “Zirvemizin ve yapacağımız istişarelerin ülkelerimiz ve bölgemizin istikrarı, refahı için hayırlara vesile olmasını diliyorum” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, küresel düzeyde ciddi sınamalarla karşı karşıya olunan bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti: “Koronavirüs salgınının global ekonomide ve ticarette açtığı yaralar henüz kapanmadı. Akabinde yakın coğrafyamızda patlak veren Rusya-Ukrayna savaşının yıkıcı sonuçlarıyla yüzleştik. Enerji ve gıda fiyatlarındaki aşırı yükselişin tetiklediği enflasyon, son 60-70 yılın zirvesine çıkarak sıkıntıları daha da artırdı. Bu zorluklar karşısında etkin mücadelenin yollarını ararken, işgal edilmiş Filistin topraklarında başlayan çatışmalar, hepimizin yüreğini dağladı.”

Erdoğan, bugün itibarıyla İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 34. günün geride kaldığını anımsatarak, “İsrail tarafından acımasızca öldürülen 11 bine yakın Gazzelinin yüzde 73’ü kadın ve çocuklardan oluşuyor. Batılı ülkelerin tam desteğini alan İsrail yönetimi, insanlığa dair ne kadar değer varsa hepsini çiğneyerek, okulları, camileri, kiliseleri, hastaneleri, üniversiteleri, sivil yerleşim yerlerini bombalamaya devam ediyor. Çocukları dahi katletmeyi meşrulaştıran bir fanatizmle karşı karşıyayız” değerlendirmesinde bulundu.

Sürekli insan hak ve hürriyetlerinden, demokrasiden söz eden Batılı ülkelerin, İsrail’in katliamlarını uzaktan seyrettiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu ülkeler ve kuruluşlar, bırakın çocuk katillerini eleştirmeyi, ateşkes çağrısı dahi yapamayacak kadar acziyet içindeler. Mukaddes kitabımız Kur’an-ı Kerim’i yakanlara, fikir özgürlüğü bahanesiyle göz yumanlar, Filistin bayrağına dahi tahammül edemiyorlar. 7 Ekim’den beri şahit olduğumuz ikiyüzlülük örneklerini arttırmak mümkündür. Gelişmeler, Müslümanlar olarak birliğimizi güçlendirmemiz gerektiğini, bizlere bir kez daha göstermektedir. İnsani ateşkesin sağlanması ve çatışmaların yayılmasının engellenmesi için diplomatik girişimlerimizi sürdürüyoruz.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgeye insani yardım ulaştırmak için de yoğun şekilde çalıştıklarını ifade ederek, “Bugüne kadar 230 tonu aşan 10 uçak dolusu insani yardım malzemesini, Mısırlı kardeşlerimizin de desteğiyle El-Ariş Havalimanı’na sevk ettik. İki sivil insani yardım gemisinin bölgeye gönderilmesiyle ilgili hazırlıklarımız devam ediyor” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde, 15 Kasım’da, İstanbul’da devlet ve hükûmet başkanlarının eşlerinin katılımıyla uluslararası bir toplantı gerçekleştirileceğini kaydederek, böylece Gazzelilerin yaşadığı acıların dindirilmesi için güçlü bir dayanışma sergileneceğini dile getirdi.

Erdoğan, Gazze’de akan kanın durması noktasında Ekonomik İşbirliği Teşkilatı olarak sergileyecekleri duruşun çok önemli olduğunu söyledi. “Filistin davamızın savunulmasında birlikte sesimizin yükseltilmesi çok ama çok mühim” diyen Erdoğan, Charlie Hebdo olayında 25 kişinin öldürüldüğünü, dünya liderlerinin Paris’te hep birlikte yürüyüş yaptıklarını hatırlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şu an 11 bin çocuk, kadın öldürüldü dünya sessiz. Başta Amerika, Batı, hep birlikte sessizler. Çocuk ve kadın. Bunları her gün televizyonlarda izliyoruz. Burada özellikle Ekonomik İşbirliği Teşkilatı olarak hep birlikte Müslümanlar olarak sesimizi bugün çıkartmayacaksak, yükseltmeyeceksek sesimizi ne zaman yükselteceğiz?” diye konuştu.

“Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret Anlaşması’nı artık yürürlüğe koymamız gerekiyor”

Erdoğan, daha şeffaf, daha adil uluslararası ekonomi ve finans sistemine her zamankinden daha çok ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi. Türkiye olarak mevcut konjonktürde uluslararası ekonomik sistemdeki bu aksaklıklara karşı insan odaklı girişimlerini sürdürdüklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

“500 milyonluk nüfusu ve 1,5 trilyon doları bulan toplam geliriyle Ekonomik İşbirliği Teşkilatı, bu açıdan şüphesiz önemli bir konuma sahip. Bununla birlikte teşkilat üyelerinin birbirleriyle ticaretinin sadece 85 milyar dolara tekabül etmesi düşündürücüdür. Bu rakamın bizlere yakışmadığına inanıyorum.

Ticaret hacmimizi, ilk etapta 100 milyar dolar seviyesine çıkartmak için gayretlerimizi artırmalıyız. Ticaretten enerjiye, ulaştırmadan çevreye kadar iş birliği potansiyelimizi güçlendirmeliyiz. 2025 Vizyon Belgemizin de stratejik hedefleri arasında yer alan ve maalesef 20 yıldır hayata geçirilemeyen Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret Anlaşması’nı artık yürürlüğe koymamız gerekiyor. İstanbul’da ev sahipliği yaptığımız Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Ticaret ve Yatırım Bankası Ecobank’ın tüm üyelerin katılımıyla daha faal hâle getirilmesi bu maksada hizmet edecektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, turizm ve seyahat sektöründe de iş birliğini güçlendirmeleri gerektiğini kaydederek, turizm bakanlarınca ekim ayında düzenlenen toplantıda bu konuların geniş şekilde ele alındığını söyledi.

Toplantıda Erzurum’un “Ekonomik İşbirliği Teşkilatı 2025 Yılı Turizm Başkenti” seçilmesine verdikleri destek dolayısıyla teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Sizleri de bu vesileyle medeniyetler kavşağı Erzurum’umuza davet ediyorum” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trans Anadolu Doğal Gaz Boru Hattı (TANAP) başta olmak üzere son yıllarda gerçekleştirdikleri ciddi enerji altyapı yatırımları sayesinde gerek Türkiye’nin gerekse bölgenin enerji arz güvenliğine önemli katkılarda bulunduklarını belirterek, “Ekonomik İşbirliği Teşkilatı ülkeleri olarak birlikte atacağımız adımlarla bu alanda daha fazla rol alabiliriz. Unutmayın, birlikten kuvvet doğar. Bu şiarla enerji alanında yeni teknolojilerin geliştirilmesi, yenilenebilir enerji ve hidrojen gibi daha temiz girişimler için müşterek yatırımlarımızı arttırmamız bu manada faydalı olacaktır” ifadelerini kullandı.

Tüm üyeleri, Türkiye’nin imzaladığı, Bakü’de kurulacak Ekonomik İşbirliği Teşkilatı Temiz Enerji Merkezi Şartı’nı imzalamaya davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, çevre sorunlarının küresel bir tehdit hâline gelmesi karşısında herkesin üzerine düşeni yapması gerektiğini vurguladı.

Eşi Emine Erdoğan’ın öncülüğünde 2017 yılında “Sıfır Atık Girişimi”ni başlattıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, Birleşmiş Milletler (BM) çatısı altında küresel bir girişim hâline gelen bu proje kapsamında son olarak 1 Kasım’da Türkiye’de Sıfır Atık Yüksek Düzeyli Şahsiyetler Danışma Kurulu’nun ilk resmî toplantısını tertiplediklerini anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridor Girişimi’nin değerinin, mevcut gelişmeler karşısında daha fazla arttığını vurguladı. “Hepimizin faydasına olan koridorun işlerliğini, eş güdüm içinde geliştirmeye devam etmeliyiz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları ifade etti:

“Aynı anlayışla Karabağ’dan Afganistan’a kadar ortak coğrafyamızda yaşanan meydan okumalar karşısında da saflarımızı sıkıştırmalıyız. Karabağ’da 30 yılı aşkın süre devam eden işgalin tamamen sona ermesiyle birlikte bölgemizde kalıcı barışa bir adım daha yaklaştığımızı görüyoruz. Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik yükümlülüklerini yerine getirmesi, bu süreci kolaylaştıracaktır. Azerbaycan’ın batı bölgeleriyle Nahcivan’ı birbirine bağlayacak ulaştırma hatlarının en yakın zamanda tesis edilmesinin de stratejik önemi haizdir. Afganistan’da sürdürülebilir istikrarın ve güvenliğin tesisi için de Ekonomik İşbirliği Teşkilatı olarak birlikte çaba sarf etmeliyiz.”

Türkiye olarak kısa süre önce Herat vilayetinde depremle sarsılan Afgan halkına yardımlarını sürdürdüklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, salı günü yaklaşık 510 tonluk gıda, sağlık, giyim ve diğer yardım malzemesi taşıyan iyilik treninin Afganistan’a doğru yola çıktığını söyledi. Erdoğan, “İnşallah bundan sonra da zor zamanlarında tüm kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz” dedi.

“Kıbrıs Türklerinin seslerini duyurmak hepimizin sorumluluğudur”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın gözlemci üyesi olan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, zirvede Cumhurbaşkanı Sayın Ersin Tatar tarafından temsil edilmesi, Kıbrıslı kardeşlerimize reva görülen haksız uygulamalar karşısında önemli bir mesajdır.

Ekonomik İşbirliği Teşkilatı üyeleri olarak gayri hukuki uygulamalarla haksız bir şekilde baskı ve izolasyon altında tutulan Kıbrıs Türklerinin seslerini duyurmak hepimizin sorumluluğudur. Bu doğrultuda burada bir kez daha Kıbrıs Türkleri ile her alanda ilişkilerin tesis edilmesi ve geliştirilmesi çağrımı tekrarlıyorum. Bu yönde adım atan tüm kardeşlerime teşekkür ediyorum. ‘Rabb’im birliğimizi, beraberliğimizi ve dayanışmamızı daim eylesin.’ diyorum.”

Paylaşın