11 Aylık ‘Dış Ticaret Açığı’ Yaklaşık 100 Milyar Dolar

2023 yılı Ocak – Kasım döneminde, ihracat yüzde 0,7 oranında artışla 232 milyar 915 milyon dolar, ithalat ise yüzde 0,5 oranında artışla 332 milyar 752 milyon dolar oldu. Başka bir ifadeyle, 11 aylık dış ticaret açığı, 99 milyar 837 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / 2023 yılı kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre; ihracat yüzde 5,2 oranında artışla 23 milyar 11 milyon dolar, ithalat ise 5,6 oranında azalışla 28 milyar 931 milyon dolar oldu.

Kasım ayında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 750 milyon dolar), Birleşik Arap Emirlikleri (1 milyar 460 milyon dolar) ve Irak (1 milyar 285 milyon dolar) oldu.

Kasım ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeler sırasıyla; Çin (3 milyar 556 milyon dolar), Rusya Federasyonu (3 milyar 530 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 375 milyon dolar) oldu.

Ticaret Bakanlığı, Dış Ticaret İstatistikleri Kasım 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; 2023 yılı Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, yüzde 5,2 oranında artarak 23 milyar 11 milyon dolar, ithalat, yüzde 5,6 oranında azalarak 28 milyar 931 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 1,1 oranında azalarak 51 milyar 942 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 yılı Ocak-Kasım döneminde geçen yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 0,7 oranında artarak 232 milyar 915 milyon dolar, ithalat, yüzde 0,5 oranında artarak 332 milyar 752 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 0,6 oranında artarak 565 milyar 667 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Son 12 aylık dönemde geçen yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 0,9 oranında artarak 255 milyar 814 milyon dolar, ithalat, yüzde 1,4 oranında artarak 365 milyar 364 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 1,2 oranında artarak 621 milyar 178 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 yılı Kasım ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracatın ithalatı karşılama oranı 8,2 puan artarak yüzde 79,5 olarak gerçekleşti. Enerji verileri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 0,7 puan artarak yüzde 90,7 olarak gerçekleşti. Enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranı 5,5 puan azalarak yüzde 95,2 olarak gerçekleşti.

Kasım ayında en fazla ihracat yaptığımız ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 750 milyon dolar), Birleşik Arap Emirlikleri (1 milyar 460 milyon dolar) ve Irak (1 milyar 285 milyon dolar) oldu. İhracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 48,7 oldu.

Kasım ayında en fazla ithalat yaptığımız ülkeler sırasıyla; Çin (3 milyar 556 milyon dolar), Rusya Federasyonu (3 milyar 530 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 375 milyon dolar) oldu. İthalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 59,7 oldu.

Kasım ayında en fazla ihracat yaptığımız ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (8 milyar 959 milyon dolar), Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (4 milyar 908 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (3 milyar 409 milyon dolar) oldu.

Kasım ayında en fazla ithalat yaptığımız ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (8 milyar 904 milyon dolar), Asya Ülkeleri (7 milyar 199 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (5 milyar 627 milyon dolar) oldu.

Kasım ayında Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflamasına göre, en çok ihracat 11 milyar 437 milyon dolarla (yüzde 5,2 artış) “Hammadde (Ara malları)” grubunda yapılırken, bu grubu sırasıyla 8 milyar 176 milyon dolarla (yüzde 2,6 artış) “Tüketim Malları” ve 3 milyar 276 milyon dolarla (yüzde 16,4 artış) “Yatırım (Sermaye) Malları” grupları takip etti.

Kasım ayında Geniş Ekonomik Grupların (BEC) sınıflamasına göre, en çok ithalat 19 milyar 558 milyon dolarla (yüzde 17,5 azalış) “Hammadde (Ara malları)” grubunda yapılırken, bu grubu sırasıyla 4 milyar 885 milyon dolarla (yüzde 31,4 artış) “Yatırım (Sermaye) Malları” ve 4 milyar 468 milyon dolarla (yüzde 39,8 artış) “Tüketim Malları” grupları takip etti.

Kasım ayında sektörlere göre ihracatın payı sırasıyla; İmalat Sanayi sektörü yüzde 93,3 (21 milyar 478 milyon dolar), Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık sektörü yüzde 4,8 (1 milyar 108 milyon dolar), Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörü yüzde 1,3 (308 milyon dolar) oldu.

Kasım ayında sektörlere göre ithalatın payı sırasıyla; İmalat Sanayi sektörü yüzde 81,1 (23 milyar 461 milyon dolar), Madencilik ve Taş Ocakçılığı sektörü yüzde 13,2 (3 milyar 805 milyon dolar), Tarım, Ormancılık ve Balıkçılık sektörü yüzde 3,1 (890 milyon dolar) oldu.

Paylaşın

“AK Parti’nin İstanbul Anketinden Ekrem İmamoğlu Çıktı” İddiası

Yerel seçimler yaklaştıkça, siyasi partiler de seçim çalışmalarına hız verdi. Bu kapsamda Cumhur İttifakı’nın İstanbul için yaptırdığı anketten mevcut başkan Ekrem İmamoğlu’nun adının ilk sırada çıktığı iddia edildi.

31 Mart 2024 Pazar günü yapılması planlanan yerel seçimlerde Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) İstanbul adayının Ekrem İmamoğlu olması neredeyse kesinleşirken AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu Cumhur İttifakı’nın adayı henüz belli değil.

AK Partinin İstanbul için yaptırdığı anket sonuçlarına ulaşan Odatv’nin haberine göre, “İstanbul Başkanı Kim Olsun” sorusuna katılanların yüzde 34,8’i Ekrem İmamoğlu dedi. Yüzde 30’u “Fikrim yok” derken yüzde 11.7 de “Adaya göre” ifadesini tercih etti.

Ankette aday yoklaması yapan AK Parti’de Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, eski Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve İBB Meclisi AK Parti Grup Başkanvekili Tevfik Göksu’nun adı öne çıktı.

İstanbul geneli aday potansiyeli ölçümlerinde yüzde 40 “oy veririm” çıkan Bakan Koca’nın önde olduğu anlaşıldı. Ankette Koca’yı yüzde 29 “oy veririm” ile Murat Kurum takip ederken, yüzde 20 de Tevfik Göksu aldı.

Gençler arasında aday potansiyelinde öne çıkan isim Murat Kurum gözükürken, Kurum’u Fahrettin Koca takip etti. Ancak Murat Kurum adına “tanımıyorum” cevabını verenlerin oranı yüzde 27 iken bu oranın Fahrettin Koca’da yüzde 13 olduğu görüldü.

Paylaşın

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ Hakkında Soruşturma!

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın “halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme” ve “yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” suçlamalarıyla hakkında soruşturma açtığını duyurdu.

Haber Merkezi / Zafer Partisi Lideri Özdağ’ın sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamasında, “13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollamak için siyasi mücadeleye devam edeceğiz. Beni hapse atmakla korkutamazsınız. Bu güzel ülkenin Lübnan ve Suriye olmaması için verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, sosyal medya hesabın kendisi hakkında soruşturma açıldığını duyurdu. Özdağ, karara tepki göstererek şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’de 13 milyon sığınmacı ve kaçak var. Bunlara on milyarlarca dolar harcadık ve harcıyoruz. Erdoğan’ın yanlış politikalarından dolayı ülkemizde emperyalizmin her an istismar edebileceği bir sosyolojik yapı oluştu. Göç enflasyonu azdırdı, pahalılığı ve işsizliği artırdı. Sınırlarımız delik deşik oldu. Gençlerimiz uyuşturucu batağında.

Bir çok gencimiz sığınmacılar tarafından öldürüldü. Suriyeliler Türklerde. 3 kay hızlı artıyor. Bunları söylemek ve 13 milyon sığınmacı ve kaçağı geri yollamak için siyasi mücadeleye devam edeceğiz. Beni hapse atmakla korkutamazsınız. Bu güzel ülkenin Lübnan ve Suriye olmaması için verdiğimiz mücadeleyi kararlılıkla sürdüreceğiz.”

İYİ Parti’den ayrılan Ümit Özdağ, 2021 yılında parti kurma çalışmalarına başladı ve Ayyıldız Hareketi’ni başlattı. 26 Ağustos 2021’de Ümit Özdağ’ın genel başkanlığında Zafer Partisi kuruldu. Özdağ ve Zafer Partisi, halkın sığınmacılar konusundaki şikayet ve düşüncelerini siyasete taşıyarak gündeme getirdi. Hükûmetin sığınmacı politikalarını eleştirdi ve bu konuda parti politikaları açıkladı.

Özdağ, 2023’te yapılacak olan cumhurbaşkanlığı seçimi için Mansur Yavaş’ı adaylığa davet etti. Ancak Mansur Yavaş, bu açıklamaların bilgisinin dışında yapıldığını söyledi. 2023’te Zafer Partisi’nin de içinde bulunduğu ATA İttifakı, cumhurbaşkanlığı seçimi Sinan Oğan’ı aday gösterdi.

Sinan Oğan cumhurbaşkanı adayı olabilmesi için gerekli olan 100.000 imzayı 26 Mart 2023 tarihinde toplamış, böylece Ümit Özdağ’ın daha önceden aday olmasını desteklediği destekleme kararı da son bulmuştur.

2023 Genel seçimlerinde zafer partisi yüzde 2,23 oranıyla toplamda 1 milyon 215 bin 264 kişinin oyunu aldı.[24] Ümit Özdağ bu sonucun ardından Twitter hesabından yaptığı açıklamada “Sevgili Zafer Partililer, Cumhuriyetimizin 100. Yılında Atatürk’ün ruhunu şad edecek bir sonuç alamadığım ve sizleri zafere götüremediğim için hepinizden özür dilerim.” açıklamasında bulunmuştur.

14 Mayıs 2023 seçimlerinden sonra Cumhurbaşkanlığı seçimleri 2. tura kalmış ve ATA ittifakı cumhurbaşkanı adayı Sinan Oğan, 2. tura kalamamıştır. Sinan Oğan, seçimlerden yaklaşık 1 hafta sonra, 2. tur için Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ı destekleme kararı aldı. Aynı gün ATA İttifakı resmen dağıldı.

Özdağ, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı istişareler ve yazılı antlaşma akabinde 24 Mayıs 2023 tarihinde ortak basın toplantısı düzenlemiş ve 2. Tur Cumhurbaşkanlığı seçimleri için millet ittifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu destekleme kararı almıştır.

Paylaşın

‘İnsani Ara’ Sona Erdikten Sonra Gazze’de En Az 200 Kişi Öldürüldü

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı Sözcüsü Eşref el-Kudra, ‘insani ara’nın bitmesinin ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısının 200’e yükseldiğini ve yüzlerce de yaralı olduğunu söyledi.

Haber Merkezi / İsrail, kara, hava ve deniz kuvvetlerinin Gazze’de 200’den fazla hedefi vurduğunu açıkladı. Bu saldırılarda Gazze’nin kuzeyinin yanı sıra Han Yunus ve Refah bölgeleri de dâhil olmak üzere güneydeki yerlerin de hedef alındığı kaydedildi. Gazzeliler bu sefer bölgenin batı kesimine ulaşmaya çalışıyor.

Arabulucu Katar, Gazze’de tutulan 100’den fazla rehinenin ve İsrail hapishanelerinde tutulan 240 Filistinlinin serbest bırakıldığı bir haftalık ateşkesin ardından çatışmalara yeniden ara verilmesi için görüşmelerin devam ettiğini söyledi. Arabulucular, İsrail bombardımanlarının yeniden başlaması nedeniyle sürecin karışık bir durum aldığını belirtiyor.

Cumartesi günü ikinci güne yayılan çatışmalarda aralarında Anadolu Ajansı (AA) kameramanı Muntasır es-Savvaf’ın da aralarında olduğu yaklaşık 200 kişi İsrail hava saldırılarında hayatını kaybetti.

Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Gazze’de 7 Ekim’den bu yana en az 61 gazeteci ve medya çalışanının öldürüldüğünü açıkladı. Öldürülen gazetecilerin büyük çoğunluğu Filistinliydi.

İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, Gazze’de en az 136 İsrailli rehinenin tutulduğunu söyledi. Hagari, rehinelerin çoğunun kadın ve çocuklardan oluştuğunu da belirtti.

Filistin Kızılayı, İsrail güçlerinin Mısır ile Refah sınır kapısı üzerinden Gazze’ye yapılan tüm yardım dağıtımını durdurduğunu söyledi.

İsrail’in Filistinlilerle sivil koordinasyonunu sağlayan kuruluş COGAT, ateşkes kapsamında mutabakata varılan yardımın durdurulduğunu ancak Washington’un talebi üzerine su, yiyecek ve tıbbi malzeme taşıyan “düzinelerce” kamyonun bölgeye ulaştığını söyledi.

Üst düzey bir ABD’li yetkili, ABD’nin güney Gazze’ye yapılacak herhangi bir askeri operasyonda sivillere verilecek zararı en aza indirmek için İsrail ile bir plan üzerinde çalıştığını söyledi.

Son can kaybı haberlerine rağmen Washington’da bir İsrailli yetkili, İsrail’in “çatışmasızlık mekanizması” kullanarak sivillere verilen zararı azaltmak için ABD ve BM ile birlikte çalıştığını söyledi.

BM’den insani ateşkes çağrısı

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths, Gazze’de çatışmaların yeniden başlamasının ardından yaptığı yazılı açıklamayla İsrail ve Hamas’ı çatışmalara son vermeye yeniden çağırdı.

Birleşmiş Milletler, ateşkesin sona ermesinin, Gazze’deki acil insani durumu daha da kötüleştireceğini bildirdi. BM İnsani İşler Koordinasyon Dairesi (OCHA) Sözcüsü Jens Laerke, “Dünyadaki cehennem Gazze’ye geri döndü” dedi.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, yedi günlük geçici ateşkes sonrasında yeniden çatışmaların başlamasından üzüntü duyduğunu, tek çarenin yeniden uzlaşma masasına dönülmesi olduğunu söyledi. Guterres, taraflara daha fazla rehinenin serbest bırakılmasını kolaylaştırmanın bir yolunu hızla bulma çağrısı da yaptı.

Antonio Guterres, “Gazze’de zaten felaket boyutunda olan insani durumu daha da kötüleştirebilecek daha fazla askeri eylem düzenlememe çağrısında bulunuyorum. Sivilleri daha fazla acı çekmekten kurtarmak için insani ateşkes çağrımı yineliyorum’’ dedi.

BM Sözcüsü Stephane Dujarric de, 7 gün süren geçici ateşkes sırasında Mısır ve Filistin Kızılayı ve BM kuruluşlarının desteğiyle, Gazze’ye temel malzemelerin ulaştırılmasında büyük bir artış sağlandığını ancak bunun hala yeterli olmadığını söyledi.

Sözcü Dujarric, “Gazze’ye yönelik yardım artmış olsa da yapılan yardım, giderek artan ihtiyaçları karşılamakta tamamen yetersiz kaldı” dedi.

BM Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder da, bombardıman ve çatışmaların geçici ateşkesin sona ermesinden çok kısa bir süre sonra başladığını belirterek, “çocuklara karşı bir savaş” olarak nitelediği yaşananları kınadı. Elder, “Savaşta yaralanan çocuklar her yerde, yaralı çocuklar hala koridorlarda yatıyor’’ dedi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Turk, İsrailli siyasi ve askeri liderlerin Gazze’ye yönelik askeri saldırıyı genişletmeyi ve yoğunlaştırmayı planladıkları yönünde yaptıkları açıklamalardan derin endişe duyduğunu söyledi.

Turk, savaşan taraflar üzerinde etkisi olan tüm devletleri, insan hakları temelinde ateşkes sağlamak için gösterdikleri çabaları derhal iki katına çıkarmaları çağrısında bulundu.

Volker Turk, “Gazze’deki düşmanlıkların yeniden başlaması bir felakettir. Şiddete derhal son verilmeli. Tüm rehineler derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalı. Filistinliler’in ve İsrailliler’in insan haklarına tam olarak saygı gösterilmeli. Siviller, uluslararası insani hukuka uygun olarak korunmalı’’ dedi.

DSÖ: Çatışmaların yeniden başlamasından endişeliyiz

Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) bölgedeki temsilcisi Dr. Richard Peeperkorn da, Gazze’de yaklaşık 5 bin yatağa ihtiyaç duyulduğunu, ancak sadece 1500 civarında yatağın hazır olduğunu belirtti.

Peeperkorn, şu anda 72 temel sağlık tesisinden yalnızca 51’inin çalışır durumda olduğunu belirterek, “Gazze’deki sağlık sistemi devam eden çatışmalar nedeniyle felce uğradı. Daha fazla hastaneyi veya hastanede bulunan yatak kapasitesini kaybetmeyi göze alamayız” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, İsrail’in Gazze’de saldırılarına yeniden başlamasına ilişkin sosyal medya platformu üzerinden açıklama yaptı.

“Gazze’de çatışmaların yeniden başlamasından son derece endişeliyiz. Sağlık sistemi devam eden çatışmalar nedeniyle felce uğradı” değerlendirmesinde bulunan Ghebreyesus, Gazze’nin, daha fazla hastaneyi veya yatak kapasitesini kaybetmeyi kaldıramayacağını belirtti.

Ghebreyesus, “(Gazze’de) Ateşkese ihtiyacımız var. Kalıcı bir ateşkes. Barışa doğru ilerleyen bir ateşkes” dedi.

Paylaşın

Mansur Yavaş’tan ‘İYİ Parti’ Açıklaması: Takdir Kendilerinin

ABB Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti ile ittifaka ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Şimdiye kadar Millet İttifakı belediye başkanları olarak çalışmalarımızı sürdürdük. Biz yine beraber çalışmayı sürdürmek isteriz ama takdir kendilerinindir, takdir Ankara halkınındır” dedi.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, mart ayında yapılacak yerel seçimlerde yeniden aday olmak için CHP Ankara İl Binası’nda başvuruda bulundu. Mansur Yavaş, başvuru sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Mansur Yavaş’ın yaptığı açıklamalardan öne çıkanlar şöyle: “Seçimlerden önce bir zihniyet değişikliği yapacağımızın ve tarafsız bir şekilde Ankara halkına hizmet edeceğimizin sözünü vermiştik. “Proje nedir?” diye soranlara da aç ve açıkta kimseyi bırakmamak ve Ankara’dan kazandığımız yine Ankara’ya harcamak diye açıklamıştık. Örnek alındık, karşılığında dünya çapında ödüller de aldık. Ankara’nın dürüst bir şekilde yönetileceğini bütün dünyaya göstermeyi amaçladık, bunu yapmaya da devam edeceğiz.

En büyük amacımız beton bloklara değil güneşe, halka öncelik veren yönetimimiz aynı şekilde devam edecek. Artık Belediye Meclisi’nde bugüne kadar gördüğünüz şeyleri görmek istemiyoruz. Çoğunluk alınca demokratik olmayan kararlar almayacağız. Şimdiye kadar topal ördek olarak adlandırıldık ama hiçbir zaman şikayet etmedik. Ankara’yı bize emanet edilen şekilde dünya başkentleriyle yarışır bir kent haline getirmeye devam ediyoruz. Emek veren herkese teşekkür ediyorum, kendimi de Ankara halkına emanet ediyorum.”

“Takdir Ankara halkınındır”

Mansur Yavaş, İYİ Parti ile ittifak konusu üzerine gelen bir soruya da, “Şimdiye kadar Millet İttifakı belediye başkanları olarak çalışmalarımızı sürdürdük. Biz yine beraber çalışmayı sürdürmek isteriz ama takdir kendilerinindir, takdir Ankara halkınındır” yanıtını verdi.

Yavaş, eski ABB Başkanı Melih Gökçek’in henüz görevdeyken belediyeye ait bir konutu ihaleye çıkarıp sonrasında almasıyla ilgili mahkemenin verdiği tahliye kararıyla ilgili soruyu ise şöyle cevapladı:

“Sayın Gökçek’e görevi bırak dedikleri esnadan daha sonra kendi başkanlık yazısıyla oturduğu 4 adet konutun satışına karar vermiş, kendisi de bu karar geçerken başkanlık yapmış Meclis’e. Bu bir suçtur. Yerel mahkeme aleyhimize karar vermişti ancak istinaf tapuların tekrar belediyeye tesciline karar verdi. Yargıtay süreci de var. Bunun için ben soruşturuldum. ‘Niye soruşturdun?’ diye soruşturuldum ama nihayetinde haklı çıktım.

Sadece konut olsa daha iyi. Belediyede yaptığımız incelemde özel kalem adına alınan ev mobilyalarının da Gökçek’in evine gittiğini gördük. Bunu da soruşturuyoruz. Yani sadece evi almamış, eşyaların parasını da belediyeye ödetmiş. Maalesef durum budur. Ankara halkının bir kuruşunun hesabını sormakla görevliyiz. Gerisi yargının işi. Yargıtay işini beklemeden evi tahliye etmesi beklediğim bir davranış. Aslında beklemediğim bir davranış ama olması gereken odur.”

Paylaşın

İsrail Başbakanı Netanyahu ‘Gazze’ Açıklaması: Saldırmaya Devam Edeceğiz

Gazze Şeridi’nde bir haftadır devam eden ‘insani aranın’ bitmesinin ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “tüm güçleriyle” abluka altındaki Gazze Şeridi’ne saldırmayı sürdüreceklerini açıkladı.

Haber Merkezi / İşgalci İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’ye yönelik saldırılarına ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden yazılı bir açıklama yaptı.

İsrail güçlerinin “Gazze’de ilerlediğini” aktaran Binyamin Netanyahu, “Hamas’ın yok edilmesi, Gazze’deki esirlerin tamamının serbest bırakılması” başta olmak üzere tüm hedeflerine ulaşıncaya kadar “tüm güçleriyle” saldırılara devam edeceklerini ifade etti.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, ABD Dışişleri Bakanı Blinken ile görüştükten sonra ofisi tarafından yayınlanan bir videoda “Hamas’ı ortadan kaldırmaya yemin ettik ve hiçbir şey bizi durduramayacak” demişti.

110 rehine ve 240 Filistinli tutuklu serbest kaldı

Katar ve Mısır’ın arabuluculuğunda İsrail ile Hamas arasında çatışmaların geçici olarak durdurulmasına yönelik anlaşma, 24 Kasım Cuma günü, ilk etapta dört günlüğüne yürürlüğe girmişti.

İsrail, ‘insani aranın’, en az 10’ar rehinenin serbest bırakılması durumunda birer gün daha uzatabileceğini açıklamıştı. Dün de Hamas’ın sürenin dolmasına az bir süre kala, serbest bırakılacak kişilerin listesini iletmesiyle ‘insani ara’ bir gün daha uzatılmıştı.

‘İnsani aranın’ 7. gününde Hamas elindeki 8 İsrailli rehineyi daha serbest bırakırken, İsrail de 30 tutukluyu daha bıraktı. Son serbest kalan tutuklulardan 23’ünü çocuk, 7’sinin kadın olduğu açıklandı. ‘İnsani ara’ süresince yapılan rehine ve tutuklu takasında toplamda 80’i İsrailli 110 rehine ve 240 Filistinli tutuklu serbest kaldı.

Reuters haber ajansına konuşan bir kaynak, arabulucu ülkeler Katar ve Mısır’ın hem Hamas hem de İsrail ile, ateşkesin bozulması sonrasında da temasta olduğunu ve görüşmelerin devam ettiğini bildirdi.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, Volker Türk, “İsrail siyasi ve askeri liderliklerinin operasyonları genişletmeyi ve yoğunlaştırmayı planladıklarına işaret eden son açıklamaları çok endişe verici” dedi.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Türk, çatışan taraflar üzerinde etkili olan siyasi otoritelere ateşkesin yeniden sağlanması için çabalarını iki katına çıkarmaları çağrısında bulundu.

Şiddete derhal son verilmesini ve kalan tüm rehinelerin koşulsuz olarak serbest bırakılmasını talep eden Türk, “İşgalci bir güç olarak İsrail’in” Gazze halkına temel ihtiyaç malzemelerini sağlaması çağrısı yaptı.

Hamas, yazılı bir açıklama yaparak bu sabah itibarıyla sona eren geçici ateşkes anlaşmasının uzatılması için yaptıkları tüm tekliflerin İsrail tarafından reddedildiğini bildirdi. Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, ‘insani ara’nın uzatılması ve diğer rehinelerin de serbest bırakılması için gece boyu müzakerelerin sürdüğü ifade edildi.

İsrail ordusu, “Hamas operasyonel duraklamayı ihlal etti ve buna ek olarak İsrail topraklarına doğru ateş açtı. İsrail Savunma Kuvvetleri Gazze Şeridi’nde Hamas terör örgütüne karşı çatışmalara yeniden başladı.” dedi.

Açıklamada savaş uçaklarının Gazze’deki “Hamas terör hedeflerini vurduğu” belirtilirken, AFP muhabirleri bölgenin kuzeyinde ve güneyinde hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi.

Hamas’a yakın bir kaynak AFP’ye yaptığı açıklamada, grubun silahlı kanadının “çatışmaya devam etme” ve “Gazze Şeridi’ni savunma” emri aldığını söyledi.

Uluslararası kuruluşlar, 1,7 milyon insanın evlerini terk etmek zorunda kaldığı tahmin edilen Gazze’ye tıbbi malzeme, gıda ve yakıt ulaştırılması için daha fazla zaman tanınması çağrısında bulundu.

New York Times gazetesi, İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim’de büyük bir saldırı planladığından haberdar olduğunu ancak istihbarat ve askeri yetkililerin planı hayal ürünü olarak nitelendirerek reddettiğini kaydetmişti.

Paylaşın

Dev Bankadan Dolar Tahmini: 2024’te 35,93, 2025’te 41,59 TL

ABD merkezli dev yatırım bankası Citi, doların 2024’te ortalama 35,93, 2025’te ortalaması 41,59 lira olacağını tahmin etti. Banka 2023 yılı için ise doların ortalaması 25,99 lira olacağını öngördü.

Enflasyona ilişkin de değerlendirmede bulunan Citi, enflasyonun 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye düşeceğini tahmin etti.

Birgün’ün aktardığına göre; Citi, bugün yayınladığı raporda, daha sıkı finansal şartlara bağlı olarak Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) büyümesinin yavaşlayacağını öngörürken, bu yıl yüzde 4,2 olmasını beklediği büyüme oranını 2024’te yüzde 0,4’e yavaşlayacağını tahmin etti. 2025 yılı için büyüme oranı beklentisini yüzde 3,5 olarak ortaya koydu.

Citi, Türkiye’de bu yıl yüzde 53,9 olacağını öngördüğü Tüketici Fiyat Endeksi’nin (TÜFE) 2024’te yüzde 62,7’ye yükseleceğini ve 2025’te yüzde 27,7’ye yavaşlayacağını da tahmin etti.

İşsizlik oranının bu yıl yüzde 9,6, 2024’te yüzde 12,4 ve 2025’te yüzde 12,1 olması beklenirken, dolar/TL paritesi için 2024 ortalama 35,93, 2025 ortalaması 41,59 olarak tahmin edildi. Bu yıl için dolar/TL ortalaması 25,99 olarak öngörüldü. Raporda ayrıca 31 Mart 2024’te yapılan yerel seçimlerinin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizliğin olduğu belirtildi.

Citi’nin değerlendirmesi şöyle: “Beklenenden daha güçlü bir büyüme performansı sergilenen bir yılın ardından, 2024 yılında ekonomik faaliyetlerde gözle görülür bir yavaşlama bekliyoruz. Sıkılaşan finansal koşullar ve zayıflayan küresel faaliyetler nedeniyle yumuşayan ihracatın da etkisiyle, bu yıl yüzde 4,2 olarak tahmin edilen GSYH büyümesinin 2024 yılında yüzde 0,4’e gerilemesini bekliyoruz.

Bize göre, Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerin ardından görünümle ilgili büyük bir belirsizlik söz konusu. Seçimlerden sonra yetkililerin normalleşme/sıkılaşma sürecine devam edip etmeyeceği ya da alışılmışın dışında politikalara dönüp dönmeyeceği yatırımcı duyarlılığının şekillenmesinde önemli bir rol oynayacaktır.

Her ne kadar baz senaryomuzda ilk senaryoyu kullansak da, Orta Doğu’daki çatışmalar ve ekonomik faaliyetlerde öngörülen keskin düşüş zaten zorlu olan görünümü daha da karmaşık hale getirebilir.

Ayrıca, 2024 yılında GSYH’nin yaklaşık yüzde 6,5’i olarak öngörülen nispeten yüksek bütçe açığı, yetkililere olumsuz şoklara karşı koymak için sınırlı bir politika alanı bırakmaktadır.

Yabancı yatırımcıların Türk varlıklarına olan düşük maruziyetine rağmen, belirtilen zorlu arka planın, düşük makroekonomik görünürlüğün ve büyük dış finansman gereksinimlerinin para birimi ve tahviller için zorlu bir görünüme işaret ettiğine inanıyoruz.”

Paylaşın

Çalışan Kadınların Yüzde 41’i Asgari Ücret Dahi Alamıyor

Asgari ücret tablosu özel sektörde her geçen gün daha da kötüleşmekte. Özel sektör işçilerinin yüzde 70,4’ü asgari ücretin yüzde 20 komşuluğunda bir ücretle çalışmakta. Özel sektör işçilerinin yüzde 84,5’i ise asgari ücretin yüzde 50 fazlası ve altında bir ücret alabilmekte.

Haber Merkezi / Kayıtdışı çalışan işçilerin ücretleri beklendiği gibi çok daha düşük. Kayıtdışı çalışanlarda 2022 yılında 2 bin 500 TL’nin altında ücret alanların oranı yüzde 40. Başka bir deyişle, kayıtdışı çalışanların yarısına yakını 2 bin 500 TL bile almıyor. Asgari ücret altında çalışanların oranı kayıtdışı çalışanlarda yüzde 83,5.

Kadınların çok büyük bir bölümü asgari ücret ve daha altında ücretlerle çalışmakta. Tahmini 7 milyon kadın çalışanın yüzde 61,4’ü asgari ücretin altı ve asgari ücretin yüzde 20 fazlası ücretler ile çalışmakta. Kadınların yüzde 41’i ise asgari ücret dahi alamamakta.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Asgari Ücret 2024 Araştırması’nı yayımladı. Araştırmada, Merkez Bankası ve DİSK-AR verileri ile çeşitli araştırmalar asgari ücret civarında bir ücretle çalışanların oranının yüzde 50’lerde olduğunu gösterdi.

Milyonlarca işçi asgari geçim için yetersiz olan asgari ücretle geçinmeye çalışırken, işçilerin bir bölümü de yasal asgari ücrete dahi erişemiyor. Asgari ücret ve altında çalışanların oranı tekstil, giyim, deri, mobilya imalatı, gıda, inşaat ve turizm sektörlerinde daha yüksek düzeyde seyrediyor.

Araştırmada; Türkiye’nin, Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip beşinci ülke olduğu belirtildi. Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler Makedonya (359 avro), Arnavutluk (375 avro), Bulgaristan (399 avro) ve Sırbistan (461 avro) olduğu aktarılırken, 2013’te Avrupa’da Türkiye’den düşük asgari ücretli 14 ülkenin olduğu ancak 2023 yılı sonunda sadece 4 ülke kaldığı aktarıldı.

Araştırmaya göre; Türkiye, AB ülkeleri ve ABD arasında en düşük toplu iş sözleşmesi kapsamı oranına sahip iki ülkeden birisi.

ILO verilerine göre, 2019’da Türkiye’de TİS kapsamı yalnızca yüzde 7,4. Bu durum Türkiye’de asgari ücret civarında çalışanların oranını artırırken AB ülkelerinde asgari ücretle çalışanların kapsamını düşürüyor.

Araştırmada, konuya ilişkin, “Asgari ücret kapsamının düşürülmesinin yolu, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılarak toplu pazarlık kapsamının genişletilmesidir. Toplu iş sözleşmesi kapsamını genişletilmesinin bir diğer yolu teşmil mekanizmasının yaygınlaştırılmasıdır” tespitine yer verildi.

Asgari ücretteki artış oranının diğer emek gelirlerine yansımaması, düşük toplu iş sözleşmesi kapsamı ve sendikalaşma oranları ise asgari ücreti ortalama ücret haline getiriyor. Türkiye’de diğer emek gelirleri artışının sınırlı kalması sonucunda asgari ücret ile diğer ücretler arasındaki makas kapanıyor ve asgari ücret civarı ücretle çalışanların oranı artıyor.

Ücretler de asgari ücret düzeyine gerilimeye devam ediyor. 2002 ve 2023 yılları arasında ortalama memur aylığı 20,2 kat, ortalama kamu işçisi ücreti 24,7 kat ve en düşük işçi emekli aylığı 29,2 kat arttı. Ortalama memur maaşı 38,8 kat, en düşük esnaf emekli aylığında 50 kat ve en düşük memur maaşında 57,9 kat artış yaşandı. Buna karşın net asgari ücretteki artış 61,9 kat olarak gerçekleşti. Böylece asgari ücret dışındaki emek gelirlerinin asgari ücrete oranı geriledi.

2002’de asgari ücret altında ücret alanların oranı yüzde 18,5 iken 2022’de bu oran yüzde 33,8’e yükseldi. Asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altı ücret alanlar 2002’de yüzde 27,8 iken 2022’de yüzde 37,5’e, asgari ücretin yüzde 10 fazlası ve altı ücret alanlar 2002’de yüzde 30,7 iken 2022’de yüzde 38,4’e yükseldi.

Asgari ücret AKP iktidarları döneminde kişi başına GSYH’ye göre düşük düzeylerde (yüzde 43-60 bandında) seyretti. 1974’te kişi başına GSYH’nin yüzde 80,6’sı düzeyinde olan asgari ücret 2023’te kişi başına gelirin yüzde 47,4’üne düştü.

“Brüt asgari ücret 2023 yılında ortalama 19.921 TL olmaydı”

Aratırmaya, duruma ilişkin, “Bu gerilemenin anlamı asgari ücretle çalışanların göreli olarak yoksullaşmasıdır. Öte yandan asgari ücretle çalışanların oranının artması nedeniyle bu durum genel olarak ücret artışlarının da kişi başına milli gelir artışının çok altında kaldığını göstermektedir. Eğer asgari ücret kişi başına GSYH’ye paralel olarak artsaydı brüt asgari ücretin 2023 yılında ortalama 19.921 TL olması gerekirdi. Oysa aynı dönemde asgari ücret ortalama brüt 11.711 TL olarak uygulandı” değerlenirmesi yapıldı.

Asgari ücret araştırmasında öne çıkan diğer satırbaşları ise şöyle: Asgari ücret tablosu özel sektörde kötüleşmektedir. Özel sektör işçilerinin yüzde 70,4’ü asgari ücretin yüzde 20 komşuluğunda bir ücretle çalışmaktadır. Özel sektör işçilerinin yüzde 84,5’i ise asgari ücretin yüzde 50 fazlası ve altında bir ücret alabilmektedir.

Kayıtdışı çalışan işçilerin ücretleri beklendiği gibi çok daha düşüktür. Kayıtdışı çalışanlarda 2022 yılında 2 bin 500 TL’nin altında ücret alanların oranı yüzde 40’tır. Başka bir deyişle, kayıtdışı çalışanların yarısına yakını 2 bin 500 TL bile alamıyor. Asgari ücret altında çalışanların oranı kayıtdışı çalışanlarda yüzde 83,5’tir.

Kadınların çok büyük bir bölümü asgari ücret ve daha altında ücretlerle çalışmaktadır. Tahmini 7 milyon kadın çalışanın yüzde 61,4’ü asgari ücretin altı ve asgari ücretin yüzde 20 fazlası ücretler ile çalışmaktadır. Kadınların yüzde 41’i ise asgari ücret dahi alamamaktadır.

Asgari ücret altın karşısında dramatik ölçüde değer kaybetti. Merkez Bankası’nın yıllık ortalama Cumhuriyet altını fiyatlarına göre 2003 yılında asgari ücretin yıllık tutarı ile 25 altın, 2005’te 31 altın alınabilmekteydi. Ortalama altın fiyatları ile yıllık ortalama net asgari ücretle çalışan bir işçi 2023 yılı ortalama Cumhuriyet altını fiyatlarıyla 11,8, günlük kurlarla ise sadece 9,5 Cumhuriyet altını alabilmektedir.

Paylaşın

WSJ’den Dikkat Çeken Yazı: İsrail, Hamas Liderlerini Öldürmeyi Planlıyor

Gazze Şeridi’nde bir haftadır devam eden ‘insani ara’ sona ererken, WSJ konuşan İsrailli yetkililer, istihbarat ajanslarının Türkiye, Lübnan ve Katar’da yaşayan Hamas liderlerini öldürmek için plan hazırlamaya başladığını söyledi.

Yetkililer, Tel Aviv yönetiminin Gazze’deki Hamas liderlerini yakalamak veya öldürmek için operasyon yürüttüğünü de belirterek, “Artık tüm mesele nerede ve nasıl öldürülecekleri” dedi.

İsrail, Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı “Aksa Tufanı” operasyonuna “Demir Kılıçlar” operasyonuyla yanıt vermişti.

Filistin Sağlık Bakanlığı’nın paylaştığı rakamlara göre, İsrail ordusunun bombardımanlarında Gazze’de en az 6 bin 150’si çocuk ve 4 bini de kadın olmak üzere yaklaşık 15 bin kişi öldürülürken, yaralananların sayısıysa 35 bini geçti.

İsrail ise Gazze’den düzenlenen saldırılarda 385’i asker en az 1200 kişinin öldürüldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını duyurdu.

ABD’nin önde gelen gazetelerinden Wall Street Journal (WSJ), İsrail’in savaştan sonra dünyanın farklı yerlerindeki Hamas liderlerini öldürmeyi planladığını yazdı.

Kimliklerinin paylaşılmasını istemeyen İsrailli yetkililer, istihbarat ajanslarının Türkiye, Lübnan ve Katar’da yaşayan Hamas liderlerini öldürmek için plan hazırlamaya başladığını söyledi. Yetkililer, emrin doğrudan Başbakan Binyamin Netanyahu tarafından verildiğini belirtti.

Netanyahu, başkent Tel Aviv’de 22 Kasım’da yaptığı açıklamada, ulusal istihbarat teşkilatı Mossad’a tespit ettikleri yerde Hamas liderlerine karşı harekete geçme emri verdiğini duyurmuştu. İsrail’in sağcı gazetelerinden Jerusalem Post da Netanyahu’nun bu sözleriyle Hamas liderlerinin Gazze dışında, hatta Katar’da bile hedef alınabileceğini ima ettiğini yazmıştı.

WSJ’ye konuşan kaynaklar, yeni operasyon planlarının gizli kalmasını isteyen İsrailli yetkililerin, Netanyahu’nun bu açıklaması karşısında “şaşkınlığa uğradığını” da söyledi.

Haberde, Netanyahu’nun emriyle Mossad’ın 1997’de Hamas’ın eski lideri Halid Meşal’e Ürdün’de suikast düzenlediği fakat saldırının başarısız olduğu hatırlatıldı. Söz konusu yeni operasyon planlarıysa “Netanyahu için ikinci bir fırsat” diye nitelendi.

Yetkililer, Tel Aviv yönetiminin Gazze’deki Hamas liderlerini yakalamak veya öldürmek için operasyon yürüttüğünü de belirterek, “Artık tüm mesele nerede ve nasıl öldürülecekleri” dedi. Netanyahu’nun operasyon emri, İsrail’deki eski istihbarat liderlerinden farklı tepkiler topladı.

Eski Mossad Direktörü Efraim Halevy, Hamas liderlerini öldürmenin sorunu çözmeyeceğini belirterek, “Bu, stratejik bir hedefin gerçekleştirilmesi için değil, intikam almak için atılan bir adım” dedi.

İsrail’in askeri istihbarat ajansı Aman’ın eski lideri Amos Yadlin ise operasyon için “Doğru bir karar. 7 Ekim saldırılarının emrini verenler yargılanmalı ya da ortadan kaldırılmalıdır” ifadelerini kullandı.

“İsrail, Hamas’ın saldırı planlarını en az bir yıldır biliyordu”

ABD’nin tanınmış gazetelerinden New York Times (NYT), İsrail ordusu ve istihbaratının Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı Aksa Tufanı operasyonuna dair önceden bilgi sahibi olduğunu fakat harekete geçmediğini yazdı.

Haberde, İsrail ordusunun ele geçirdiği ve Eriha Duvarı (Jericho Wall) adı verilen belgede, Aksa Tufanı operasyonunun planlarının yer aldığı aktarıldı. Bunlar arasında Gazze Şeridi-İsrail sınırındaki duvarın nasıl aşılacağına ek olarak füze ve drone saldırılarına ilişkin detaylı operasyon planları yer alıyordu.

Ancak İsrail ordusunun, planları öğrendikten sonra Gazze Şeridi yakınındaki güvenlik önlemlerini artırsa da Hamas militanlarının planlarını engelleyecek somut adımlar atmadığı yazıldı.

NYT’nin incelediği e-postalarda, İsrailli yetkililerin planı “hayali senaryo” diye niteleyerek, Hamas’ın saldırı başlatacağına ihtimal vermediği görüldü. Netanyahu’nun ya da ona yakın üst düzey kişilerin söz konusu belgeden haberdar olup olmadığıysa bilinmiyor. Gazeteye konuşan İsrailli yetkililer, belgenin nasıl ele geçirildiğine dair bilgi paylaşmayı da reddetti.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Bilim İnsanları, Var Olmaması Gereken Devasa Bir Gezegen Keşfetti

Bilim insanları, teknik olarak var olmaması gereken devasa boyutta bir gezegen keşfetti. Yıldızının etrafında hızla dönen gezegen, her 3,7 Dünya gününde bir yörüngesini tamamlıyor.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nden Suvrath Mahadevan, “Bu keşif, evren hakkında ne kadar az şey bildiğimizi vurguluyor” dedi ve ekledi: Bu kadar düşük kütleli bir yıldızın etrafında bu kadar büyük bir gezegen beklemezdik.

Independent Türkçe’de yer alan habere göre; Bilim insanları devasa bir gezegen buldu; bu gezegen o kadar büyük ki var olmaması gerekiyordu.

Onu bulan araştırmacılara göre, gezegen yıldızına göre çok büyük görünüyor ve bu nedenle gezegenlerin ve gezegen sistemlerinin nasıl oluştuğuna dair anlayışımızı sorgulamaya neden oluyor.

Gezegen, Dünya’dan 13 kat daha büyük. Güneşimizden 9 kat daha küçük bir yıldızın etrafında dönüyor. Dolayısıyla ikisi arasındaki oran, Dünya ve Güneşimiz arasındakinden 100 kat daha fazla.

İlk kez bu kadar yüksek kütleli bir gezegen, bu kadar düşük kütleli bir yıldızın yörüngesinde görülüyor. Aradaki fark o kadar büyük ki bilim insanları böyle bir gezegenin var olamayacağını düşünüyordu.

Pensilvanya Eyalet Üniversitesi’nden Suvrath Mahadevan, “Bu keşif, evren hakkında ne kadar az şey bildiğimizi vurguluyor” dedi ve ekledi: Bu kadar düşük kütleli bir yıldızın etrafında bu kadar büyük bir gezegen beklemezdik.

Yıldızlar büyük gaz ve toz bulutlarından oluştuğunda, bu malzeme yıldızın etrafında dönen bir disk olarak yıldızla birlikte kalır. Sonrasında bu ekstra maddeden gezegenler oluşup devamında bizimki gibi bir gezegen sistemi kurulabilir.

Ancak bilim, yeni makaledeki LHS 3154 diye bilinen yıldızın etrafındaki diskin, bu kadar büyük bir gezegen oluşturmak için yeterli malzemeye sahip olamayacağını öne sürüyor.

Mahadevan, “LHS 3154 adlı düşük kütleli yıldızın etrafındaki gezegen oluşturan diskin bu gezegeni oluşturmak için yeterli katı kütleye sahip olması beklenmiyordu” dedi.

Ancak orada olduğu için, şimdi gezegenlerin ve yıldızların nasıl oluştuğuna dair anlayışımızı yeniden gözden geçirmemiz gerekiyor.

Bulgu, Science’da yayımlanan “Çok düşük kütleli bir yıldızın yakın yörüngesinde bulunan Neptün kütleli bir ötegezen, oluşum modellerine meydan okuyor” (A Neptune-mass exoplanet in close orbit around a very low mass star challenges formation models) başlıklı yeni bir makalede bildirildi.

Paylaşın