Menemen Enflasyonu Yüzde 58,24

Enflasyon, ENAG verilerine göre, yıllık yüzde 129,27, TÜİK verilerine göre, yıllık yüzde 61,98 arttı. Menemen enflasyonu ise aylık yüzde 3,83 yıllık ise yüzde 58,24 arttı.

Kasım ayı menemen enflasyonu çarliston biberdeki yüzde 11’lik, domatesteki yüzde 5’lik, soğandaki yüzde 7’lik azalışa rağmen yüzde 14’lük yumurta artışının etkisiyle aylık yüzde 3,83 yıllık ise yüzde 58,24 olarak gerçekleşti.

Birgün’ün aktardığına göre; Endeksin yaratıcılarından Doç. Dr. Caner Özdurak, menemen enflasyonun Aralık ayında daha da yükseleceğini belirterek “Fiyatlama davranışlarında ve enflasyon beklentilerinde düzensizlikler hala devam ederken semt pazarları ile market fiyatları arasındaki yakınsama da başka bir destekleyici gösterge diye daha önce söylemiştim.

Özellikle hal fiyatlarıyla pazar fiyatları arasında ciddi ayrışmalar görülüyor. Son olarak kasım ayında domates, biber ve soğan fiyatlarında düşüşler görünse de son haftada gözlemlenen yüksek artışlar Aralık ayında daha da hızlanan bir menemen enflasyonunun habercisi gibi görünüyor” dedi.

Ayrıca Endeks’te kasımda gerçekleşen artışların Haziran – Temmuz 2023 düzeltmelerinden sonraki en yüksek aylık artışlar olarak gözlendi.

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı.

ENAG’ın açıkladığı verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) kasım ayında yüzde 5,58 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde129,27 olarak gerçekleşti. ENAG verilerine göre ekim ayında fiyatı en çok artan sektör yüzde 11.05 ile eğlence ve kültür oldu.

İkinci sırada yüzde 9.18 ile ev eşyası, üçüncü sırada yüzde 8.18 ile gıda ve alkolsüz içecekler yer aldı. Dördüncü sırada yüzde 7,69 ile lokanta ve oteller, beşinci sırada ise 6,82 ile diğer ürünler yer aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kasım ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endekslerini açıkladı. TÜİK verilerine göre; tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım ayında aylık bazda yüzde 3,28 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 61,36’dan yüzde 61,98 seviyesine yükseldi.

TÜİK verilerine göre Kasım’da yıllık üretici enflasyonu yüzde 42,25’e yükseldi. Aylık üretici enflasyonu ise yüzde 2,81’e çıktı. Ekim ayında ise yıllık üretici enflasyonu yüzde 39,39; aylık üretici enflasyonu ise yüzde 1,94’tü.

TÜİK’e göre Ekim ayında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) değişim, 2023 yılı Ekim ayında aylık bazda yüzde 3,43, yıllık bazda ise yüzde 55 olmuştu.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 16 Bine Yaklaştı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 59. gün geride kalırken, Gazze’de israil saldırılarında ölenlerin sayısının 376 artarak 15 bin 899’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, ölenlerin yüzde 70’inin çocuklar ve kadınlardan oluştuğu aktarıldı.

Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi’nde beş kişiden dördünün savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığını tahmin ediyor. Buna göre, 2,2 milyon kişinin yaşadığı Gazze’de 1,8 milyon kişi yerinden edildi.

İsrail, bir hafta süren ateşkesinden sona üç gün süren ağır bombardımanın ardından Gazze’nin güneyinde kara operasyonu başlattı. İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in güneyindeki bulunan askerlere yaptığı açıklamada, Gazze’nin güneyindeki operasyonun kuzeyindeki kadar “güçlü ve kapsamlı” olacağını söyledi.

Daha sonra bir ordu sözcüsü, İsrail’in “kara saldırısını genişletmeye devam ettiğini” doğruladı ve “teröristlerle yüz yüze çatışmalar yaşandığını” söyledi.

İsrail kamu yayın organı Kan tarafından yayınlanan ses kaydında, Şin Bet Başkanı Bar’ın, dünyanın neresinde olursa olsun ele geçirene dek Hamas liderlerinin peşlerini bırakmayacaklarını söylediği duyuldu.

Bar, “Kabine bize bir hedef belirledi. Sokak ağzıyla, Hamas’ı ortadan kaldırmayı. Bu bizim Münih’imiz. Bunu her yerde yapacağız. Gazze’de. Batı Şeria’da, Lübnan’da, Türkiye’de, Katar’da. Birkaç yıl alacak. Ama bunu yapmak için orada olacağız” dedi.

İsrail, 11 vatandaşının öldürüldüğü 1972 Münih Olimpiyatları saldırısının ardından yıllarca çeşitli ülkelerde düzenlediği suikast operasyonlarıyla bu terör eyleminin faillerini ve organizatörlerini hedef almıştı.

Kan’ın haberinde Bar’ın bu sözleri ne zaman ve nerede sarf ettiği belirtilmedi. Kan, Şin Bet Başkanı’nın açıklamalarına Hamas’tan yanıt geldiğini bildirdi.

Kan’ın haberine göre, Şin Bet Başkanı’nın açıklamalarına yanıt veren Hamas, liderlerine yönelik bu tehditlerin, “düşmanda Filistin halkının ve cesur direniş güçlerinin mukavemeti nedeniyle baş gösteren siyasi ve askeri krizi yansıttığını” savundu.

Hamas, bu söylemlerin “örgüt liderlerini korkutmadığını”, ancak “düşmanın üst düzey yetkililerinin bahsettiği kardeş ülkelerin egemenliğini” açık bir şekilde ihlal ettiğini ve bu ülkelerin güvenliğine yönelik tehdit oluşturduğunu bildirdi.

Ateşkese dönük umutlu mesajlar yok

Yeniden geçici bir ateşkes için yürütülen müzakereler ise çökmüşe benziyor. İsrail Cumartesi günü müzakerelerin yürütüldüğü Katar’da Mossad istihbarat servisindeki müzakerecilerini geri çektiğini açıkladı.

Hamas da şu anda müzakerelerin yapılmadığını belirtiyor ve savaş bitene kadar rehinelerin serbest bırakılmayacağını kaydediyor. Örgüt, savaş bitene kadar İsrail’le rehinelere karşı cezaevindeki Filistinliler’in takasının olmayacağını belirtti.

Paylaşın

Cevdet Yılmaz ‘Enflasyon’ Yorumu: 2026 Yılında Tek Haneyi Hedefliyoruz

TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Enflasyonla mücadelede uyguladığımız para ve maliye politikaları sayesinde aylık bazda enflasyondaki düşüşün Temmuz ayından bu yana devam ettiğini görüyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Enflasyondaki düşüş çekirdek göstergelerde ise çok daha belirgindir. Çekirdek enflasyonun takibinde kullanılan C endeksinde Temmuz ayındaki artış yüzde 9,6’dan Kasım ayında yüzde 1,96’ya gerilemiştir. Yıllık çekirdek enflasyon kasım ayında 69,89 ile yatay bir şekilde seyretmiştir.”

Cevdet Yılmaz, açıklamasının devamında, “Enflasyonla mücadelenin karalılıkla devam etmesiyle birlikte açıklanan kasım ayı enflasyon gerçekleşmesi Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz yıl sonu hedefimizle uyumludur. Enflasyonda gelecek yıl ortasından itibaren yıllık bazda belirgin düşüş, 2026 yılında ise tek haneyi hedefliyoruz. Enflasyonun düştüğü ortamda ise istikrar içinde, büyüme ve kalıcı sosyal refah konusunda güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kasım ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endekslerini açıkladı. Buna göre; tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım ayında aylık bazda yüzde 3,28 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 61,36’dan yüzde 61,98 seviyesine yükseldi.

TÜİK’e göre Ekim ayında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) değişim, 2023 yılı Ekim ayında aylık bazda yüzde 3,43, yıllık bazda ise yüzde 55 olmuştu.

TÜİK verilerine göre Kasım’da yıllık üretici enflasyonu yüzde 42,25’e yükseldi. Aylık üretici enflasyonu ise yüzde 2,81’e çıktı. Ekim ayında ise yıllık üretici enflasyonu yüzde 39,39; aylık üretici enflasyonu ise yüzde 1,94’tü.

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı.

ENAG’ın açıkladığı verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) kasım ayında yüzde 5,58 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde129,27 olarak gerçekleşti.

ENAG verilerine göre ekim ayında fiyatı en çok artan sektör yüzde 11.05 ile eğlence ve kültür oldu.

İkinci sırada yüzde 9.18 ile ev eşyası, üçüncü sırada yüzde 8.18 ile gıda ve alkolsüz içecekler yer aldı. Dördüncü sırada yüzde 7,69 ile lokanta ve oteller, beşinci sırada ise 6,82 ile diğer ürünler yer aldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulundu. Cevdet Yılmaz, şunları söyledi:

“Enflasyonla mücadelede uyguladığımız para ve maliye politikaları sayesinde aylık bazda enflasyondaki düşüşün Temmuz ayından bu yana devam ettiğini görüyoruz. Enflasyondaki düşüş çekirdek göstergelerde ise çok daha belirgindir.

Çekirdek enflasyonun takibinde kullanılan C endeksinde Temmuz ayındaki artış yüzde 9,6’dan Kasım ayında yüzde 1,96’ya gerilemiştir. Yıllık çekirdek enflasyon kasım ayında 69,89 ile yatay bir şekilde seyretmiştir. Enflasyonla mücadelenin karalılıkla devam etmesiyle birlikte açıklanan kasım ayı enflasyon gerçekleşmesi Orta Vadeli Program’da öngördüğümüz yıl sonu hedefimizle uyumludur.

Enflasyonda gelecek yıl ortasından itibaren yıllık bazda belirgin düşüş, 2026 yılında ise tek haneyi hedefliyoruz. Enflasyonun düştüğü ortamda ise istikrar içinde, büyüme ve kalıcı sosyal refah konusunda güçlü bir şekilde yolumuza devam edeceğiz.”

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Yorumu: Düşüş Cesaret Verici

TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına ilişkin değerlendirmede bulunan Bakan Mehmet Şimşek, “Kasım ayında da devam eden çekirdek enflasyondaki düşüş cesaret vericidir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “C endeksindeki aylık artışlar önemli ölçüde zayıfladı: Eylül yüzde 5,28 Ekim yüzde 3,72 Kasım yüzde 1,96 Bu, enflasyonda ciddi momentum kaybına işaret ediyor. Yıllıklandırılmış çekirdek enflasyon hedeflerimizle uyumlu. Enflasyonla mücadele süreç işi; programımızı kar.”

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kasım ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endekslerini açıkladı. Buna göre; tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım ayında aylık bazda yüzde 3,28 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 61,36’dan yüzde 61,98 seviyesine yükseldi.

TÜİK’e göre Ekim ayında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) değişim, 2023 yılı Ekim ayında aylık bazda yüzde 3,43, yıllık bazda ise yüzde 55 olmuştu.

TÜİK verilerine göre Kasım’da yıllık üretici enflasyonu yüzde 42,25’e yükseldi. Aylık üretici enflasyonu ise yüzde 2,81’e çıktı. Ekim ayında ise yıllık üretici enflasyonu yüzde 39,39; aylık üretici enflasyonu ise yüzde 1,94’tü.

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı.

ENAG’ın açıkladığı verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) kasım ayında yüzde 5,58 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde129,27 olarak gerçekleşti.

ENAG verilerine göre ekim ayında fiyatı en çok artan sektör yüzde 11.05 ile eğlence ve kültür oldu.

İkinci sırada yüzde 9.18 ile ev eşyası, üçüncü sırada yüzde 8.18 ile gıda ve alkolsüz içecekler yer aldı. Dördüncü sırada yüzde 7,69 ile lokanta ve oteller, beşinci sırada ise 6,82 ile diğer ürünler yer aldı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, TÜİK’in açıkladığı enflasyon oranlarına ilişkin sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu: “Kasım ayında da devam eden çekirdek enflasyondaki düşüş cesaret vericidir.

C endeksindeki aylık artışlar önemli ölçüde zayıfladı: Eylül yüzde 5,28 Ekim yüzde 3,72 Kasım yüzde 1,96 Bu, enflasyonda ciddi momentum kaybına işaret ediyor. Yıllıklandırılmış çekirdek enflasyon hedeflerimizle uyumlu. Enflasyonla mücadele süreç işi; programımızı kar.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den Yerel Seçimler Açıklaması: Gizli Pazarlık Yok

Antalya’da basın mensuplarına açıklamalarda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, yerel seçimlere ilişkin, “Mesela şöyle bir toplam gelecek diye düşüyorum, Saadet ile konuşmam gereken iller, belki o zaman onu oturup tartışırız. Yani böyle bir şey için, şu ilçelerde Demokrat Parti ile, şu ilçelerde Gelecek ile, ilçelerde DEVA ile konuşmak, yoksa bunun artısı ne olur, eksisi ne olur?  Ne teklif edeceğiz? Hani, sadece belediye meclis üyeliği teklif ederek, bir yol yol alabilir miyiz? Yerelde olgunlaşan şeyler olabilir” dedi ve ekledi:

“İsim vermeyim, birçok ilçede İYİ Part ile anlaştık. Onaylarsanız, yerel çözümler üretmiş bile. Akla yatkın geliyor. Ama tabii İYİ Parti’ye onu da söyledim ben.’ Müzakere edebilir miyiz?’. Eğer tabii olursa, yerele de inisiyatif veren, yereli de rahatsız etmeyecek, sizin teşkilatınızın ve bizim örgütümüzün ‘Evet’ diyeceğiniz çözümler hayata geçiririz dedik. Geçmişte AK Parti’nin tavır ettiği gibi, Cumhur İttifakı’nın tasvir ettiği gibi, kapalı ardında gizli işbirliği ve kirli pazarlıklar filan, öyle bir süreç yok ki zaten.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Antalya’da milletvekilleri ile yaptığı kampın ilk gününde, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı. Gazete Pencere’nin aktardığına göre, Özel’in açıklamaları şöyle:

“47 A5 sayfası not tutmuşum. 35 kişi konuştu. Öneriler vardı. Birazcık oryantasyon eğitimi gibi de oldu. (Gündeme gelen konulara ilişkin) Her konu, gündemimiz güneşin altındaki her şey. Her şeyi konuştuk. İttifak, geçmiş seçimlerin analizi, gelecek seçimler. Hemen her konuda, aklınıza gelebilecek her konuda bir şeyler söyledi arkadaşlar. İçlerini döktüler, önerilerini söylediler. Kararlar aldık.

Bundan sonra her hafta bir kapalı grup toplantısı yapıp, geçmişte aslında yapılıyordu ama kesintiye uğramıştı, dış politika sunumu, ekonomi sunumu, savunma sanayi, iç işleri sunumu gibi hem gölge kabinenin sunum yapacağı, arkadaşına soru soracağı kapalı grup toplantılarının düzenli yapılmasına karar verdik. Gölge kabine üyelerinin ilgili milletvekilleri ve ilgili grup danışmanları ile bir araya geleceği masalar kurduk. Whatsapp gruplarını da oluşturuyor arkadaşlar.

Örneğin çevreden sorumlu gölge bakanımız çevre komisyonu üyeleriyle ve çevreden uzman danışmanımı, dışarıdan gönüllü hocalarımız ile hem dijital olarak bir Whatsapp grubunda olacaklar sürekli etkileşimde, hem de örneğin bir kanun teklifi geldiğinde ya da düzenli aralıklarla oturup birlikte çalışacaklar. Gölge kabine ile Meclis grubunun oryantasyonu ve eş güdümüne ilişkin kararlar da aldık.

Mesela yeniden deprem komisyonu kurulmasını önerdi arkadaşlar. Deprem bölgesi ziyaretlerinin daha sistematik olması için yeniden mesleksel dağılımlarla, eskiden vardı, şimdi bazıları yok ya arkadaşların. Deprem komisyonu kurulmasını önerdiler. Bunu doğru bulduk. Gölge kabinenin düzenli sunuş yapmasını, kapalı grup yapmayı önerdiler. Onu kabul ettik.

Bazı konularda, bazı arkadaşların tavırlarının doğrudan bana mal edilebileceği meselesini, böyle bir konu olduğunda doğrudan ikili temas kurma,  kongreden bugüne kadar hiçbir milletvekilini kırmadım, üzmediğimi ben de biliyorum. Bazı arkadaşlar dedi ki ‘Siz değil ama size yakın isimler şöyle yapıyor olabilir mi?’. Orada bir yanlış anlaşılma olabilir filan. Benim üzdüğüm, kırdığım, sözümü tutmadığı var mı diye sordum. Kimse çıkmadı. Ama bazı laf dolaşıyorsa diye, beni arayıp sorun dedim ki laf üremesin diye.

MYK ve gölge bakanlar düzenli bilgi notları oluştursun, danışmanlar sendikalı olsun. Sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri kaldıralım. Kabul ettik. Yani CHP’li milletvekili danışmanlarının önünde en ufak bir tereddüt yaratacak bir düşünce filan yaratmayacaklar, sendikalı olması gereken herkes sendikalı olacak. Meclis’teki kanun görüşmelerinde soru, cevap enstrümanını eskiden şey diye terk etmiştik, soru ve cevap ile zaman kaybetmeyelim, 10 kişiye yerinden söz verilsin.

Bekir Bozdağ söz vermiyormuş. Bolca içtüzük 60’i kullandırmıyormuş. Soru ve cevaba arık girilsin. Çok tali ama önemli bir şey tabii. Siyasetin finansmanı konusunda geçmişte yaptığımız bir çalışma vardı, onu güncelleyerek yeniden ortaya koyalım. Özellikle yerel yönetimler sürecinde. Etkin üyelikle ilgili çalışmaların hızla yapılması. Parti akademisi konusunda gruptaki bilim ve kültür platformunda olmasa da akademisyenlere de parti akademisinde görev verilmesi. Parti akademisi kuruyoruz. Parti okulu onun bir bileşimi  ama çok üretimin olduğu, çok bilim insanlarının olduğu.

Kurumsal hafıza için dijitalleşmeyle ilgili öneri vardı, bir milletvekili katkı sağlayacak. Geçmişte yapıldı, grup başkanvekilleri bir dönem seçildi ama ikinci dönem genel başkan devam ettiriyor. Ben bu yetkiyi kullanmayacağımı, hatta bunu müsait bir zamanda tekrar değiştirebileceğimi söyledim. Yani seçiliyor, 2 yıl sonra yine seçim olmasını. Bu yetkiyi kullanmayacağımı söyledim. Ben önümden kaçırılan her sandıktan mağdur olduğumu söyledim, kimsenin önünden sandığı kaçırmayacağım dedim.

(31 Mart seçimlerine ilişkin soruya) Geçmişte şöyle bir yanlış anlaşılma oldu. Biz yerel yönetimlerle ilgili bir danışma kurulu oluşturduk. Bu kurulun amacı şu, geçmişte yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığı yapan isimleri görevlendirmiştik. Ama bu sanki aday tespit komisyonu gibi kamuoyu düşünüyor bunu. (Basının ‘Murat Karayalçın’nın da adı var mı’ sorusuna) Var, onun da adı var. Murat Karayalçın’ın da adı var. Veli Ağbaba’nın da var, Gökhan Günaydın’ın da, Bihlun Tamaylıgil de, Seyit Torun’un da var. Örneğin bizdeki bir belediye başkanı değişecek, onun zamanlaması ne olmalı? Örneğin dışarıdan bir belediye başkanı transfer ediyor ve adaylaştıracaksınız, bunun zamanlaması ne olacak?

Bazen doğru işler yapmışız, bazen yanlış işler yapmışız. Daha makro konulardı, yoksa adaylarla mülakatla aday tespiti değil o danışma kurulu. Adaylarla mülakat için yarın grup eğitiliyor. Sabahtan 1,5 saat. Boğaziçi (Üniversitesi) sosyolojiden bir arkadaşımız, yani müzakereci ve mülakat yapma eğitimi. Bazı illere 4, bazı illere 2 milletvekili 41 ile giderek, 3 büyükşehir dışında, 3 büyükşehirde bir başka çalışma olacak. Sahada il raporlarını hazırlayacaklar. Antalya’dakini hazırladık. Gökhan Zeybek ile bütün Antalya ilçe başkanları ile prova olarak oturduk, Antalya il raporunu iyi, kötü hazırladık.

Milletvekili de yollayacağız, bir bakacağız bakalım biz ne yapmışız, eğitim alan arkadaşlarımız ne yapmış bakalım? Doğru okuyorlar mı sahayı?  Enine boyuna sorularla bir Antalya fotoğrafı çektik. Şimdi giden milletvekili heyetinin çektiği fotoğrafı karşılaştırıp, verdiğimiz eğitim beklentilerimizi ne düzeyde karşılıyor ona da bakacağız. Milletvekili seçimindeki gibi bütün yetkilerin devredildiği 8’li masa gibi bir şey düşünmüyoruz. Onun yerine belli kaba görevlere göre yetkilendirmeler düşünüyoruz. Ağırlık zaten ölçme ve değerlendirme. Tabi adaylarla mülakat yapacağız, mülakatsız olmaz. Çünkü aday olup olmamasına da parti karar veriyor.

Partinin adaylık başvurusunu kabul ettiği kişiler üzerinden, belediyesi bizde olup da değişiceği yerler, kazanma şansımızın yüksek olduğu yerlerde bütün adayları önce ankete koyacağız, bu adayların biri sivriliyorsa adaylaştıracağız, birkaçı sivriliyorsa kadını adaylaştıracağız, (erkeklerden) birkaçı sivriliyorsa sandık koyacağız ve örgüte soracağız. Siz karar verin diyeceğiz…

Memnuniyet anketini sadece belediye başkanı üzerinden yapıyoruz. Bir memnun musunuz, geçmişte hangi partiye oy verdin, bu pazar seçim olsa bu belediye başkanına oy verir misin?  Değişsin mi, değişmesin mi? Değişirse, CHP’ye oy vermeyi düşünür müsün? Bu gibi sorular var. Bununla mevcut belediye başkanına karar veriyoruz, onu bir daha ankete sokmuyoruz. Düşerse eliyoruz. Yerine kimin geleceğine ikinci raunda karar veriyoruz.

2 tane A planımız var bizim. Bir tanesi kabul ederse, oturup ittifak görüşmelerini yapmak. İYİ Parti kabul etmezse adaylarımızı tespit edip, sahaya çıkmak. İYİ Parti’nin kararı üzerinden bir şey tasarlamıyoruz. İYİ Parti’nin vereceği karardan sonra bir İYİ Parti ile gerginlik, İYİ Parti’nin kararından dolayı hayal kırıklığı, bir soğukluk. Bir şey düşünmüyoruz. İYİ Parti’nin kararını da saygı ile karşılayacağız.

(İYİ Parti’nin olası işbirliği şartlarına ilişkin soruya) Müzakerenin birinci şartıdır, şart veya olasılık tartışmayacağız. Olmayan bir şey üzerinden bir şey söyleyip, bunu yaparsanız sizinle anlaşmayız ya da bunu yapsanız bile biz varız, müzakere tekniğinde uygulanmaması gereken bir şey. Karşı taraftan gelmeyen bir teklifi gelmiş gibi yanıtladığınızda bu müzakere kültürüne zarar verir. Tam bekleme halindeyiz. Pazartesiye kadar bekleme halindeyiz. Çünkü pozisyonlarımız çok net. Onlar dediler ki ‘GİK kararımız var, kaldırmadan görüşemeyiz’. Biz zaten yani, ‘GİK kararını gözden geçirebilir misiniz’ diye ayrıldık. O yüzden şu anda bizim GİK üyelerine kulis yapacak halimiz yok.

Meral Hanım bana ‘Ne teklif ediyorsunuz’ diye sordu, ben de ‘Kararınızı alırsanız, masa kuralım ve başına geçelim. İstanbul, Ankara’dan başlayarak,  11 büyükşehirden başlayarak, Türkiye’yi konuşalım’. Bunun dışında, böyle çok alçak bir şey vermem lazım ya da çok indirgenmiş bir şey söylemem lazım. İkisi de işbirliğinin önünü tıkayabilir. İYİ Parti’nin şöyle bir şeyi olabilir, ‘Şu, şu, şu gibi noktalarda ne diyorsunuz?

Biz bunlara olumlu cevap verirseniz müzakere yaparız’ dese onu müzakere ederiz. Ama ne teklif ediyorsunuz dediklerinde, biz onlara çalışma masası teklif ettik. Çünkü her şey çok kolay değil. Sadece bir ilin seçiminden bahsediyorsak, bir teklif götürürüz. Sırf İstanbul ile ilgili bir teklif götürsem, iş çözülecek mi? Şu olsun, bu olmasın. Sonuçta teoride 81 il, 1271 ilçede konuşacağız.

HEDEP ile görüşecek mi?

HEDEP’in eş genel başkanları bana telefon açmışlardı, tebrik için. Şöyle demişlerdi, ‘Ziyaretinize de gelmek isteriz. Kabul ederseniz’. Ben dedim, ‘Kabul ederiz’. Hatta ‘Meclis’te mi, genel merkezde mi’ dediler. Ben dedim ‘Genel Merkez’de de olur, illa Meclis’te görüşelim diye bir şey yok’ dedim. Halk buluşmaları yapıyorlar, ‘Halk buluşmaları takvimimiz yoğun, sonrasında bir randevu talep edeceğiz’ dediler. Onlar bir ‘Randevu talep edeceğiz’ dedikleri için bekliyoruz.

Diğer partilerle, İYİ Parti’nin durumuna ve saha analizlerine göre, şimdi milletvekillerimiz gitsin. Mesela şöyle bir toplam gelecek diye düşüyorum, Saadet ile konuşmam gereken iller, belki o zaman onu oturup tartışırız. Yani böyle bir şey için, şu ilçelerde Demokrat Parti ile, şu ilçelerde Gelecek ile, ilçelerde DEVA ile konuşmak, yoksa bunun artısı ne olur, eksisi ne olur?  Ne teklif edeceğiz? Hani, sadece belediye meclis üyeliği teklif ederek, bir yol yol alabilir miyiz? Yerelde olgunlaşan şeyler olabilir.  İsim vermeyim, birçok ilçede İYİ Part ile anlaştık.

Onaylarsanız, yerel çözümler üretmiş bile. Akla yatkın geliyor. Ama tabii İYİ Parti’ye onu da söyledim ben.’Müzakere edebilir miyiz?’. Eğer tabii olursa, yerele de inisiyatif veren, yereli de rahatsız etmeyecek, sizin teşkilatınızın ve bizim örgütümüzün ‘Evet’ diyeceğiniz çözümler hayata geçiririz dedik. Geçmişte AK Parti’nin tavır ettiği gibi, Cumhur İttifakı’nın tasvir ettiği gibi, kapalı ardında gizli işbirliği ve kirli pazarlıklar filan, öyle bir süreç yok ki zaten.

Bazı manevra imkanlarını azalttığı, zorlaştırdığı kesin ama yine de elimden geldiği kadar bazı sembol isimlerin, bazı sembol yerlere başvuru yapmalarına teşvik ediyorum. Mesela kadın hareketinin kendini görebileceği, yoksulların kendini görebileceği, bir takım saha çalışmalarında karşılık bulan arkadaşların olacağı ya da toplumun bazı dezavantajlı kesimlerinin belediye başkan adaylığı ya da belediye meclis üyeliği adaylığı ile kendilerini orada hissede bileceği bazı inisiyatifleri tayin etmeye çalışıyoruz ama zamanımız çok dar.

Çok daha iyisini yapabiliriz, kolay değil… Ama böyle birkaç sembolik ve şaşırtıcı hamle yapacağız. Hani söz vermiştim ya, ‘Öyle isimler göreceğiz ki alanında çok iyi, güçlü filan belediye oldu’. Onun gibi. Listelerin bazı yerde dile gelip konuştuğu, adaylıklar ve temaslar ya da işbirliği olacak.

Adayların belirlenmesinde İmamoğlu etkisi

270 istifa diye söylediler, 27. İçinde gassal da varmış, hemşire de varmış, tıp teknisyeni de varmış. Gassal belki Saadet’ten başvuracak, bilmiyoruz. Öyle bizde çok yani. Ama birkaç tane üst düzey yönetici de var. Benim ile temas etmek isteyenler de oldu. İstanbul adaylığı niyetleri olanlar var muhakkak. O kadar net bilmiyorum. Sonuçta herkesin, aday olma hakkı var. Ama yöntem başka. Dediğimiz gibi, çift aşamalı ölçme ve değerlendirme var. Mesela Ekrem Bey bana dedi ki ‘Sizle konuşup konuşamayacağını söyledi’. Konuşmaması gerektiğini söyledim. İstanbul ile ilgili adaylıklarda, İstanbul özelinde il başkanı, Ekrem Bey, Genel Merkez hep birlikte oturup bakacaktır meseleye.

Pazartesiden itibaren gelecek sonuçlar. Gelecek hafta içindeki raporlarda adaylaşacak büyükşehir belediye başkanları çıkarsa onlara birkaç hafta içinde açıklarız elbette ama daha fazla şeyler açıklarız ki bazıları açıklanmadığında da ‘Ben kesin olmuyorum’ diye düşünmemesi lazım. Belki orada bir ilave ölçüm, anket. Çünkü kararı  verirken objektif olacağız. Şunu söylemek lazım, 8 ilde deva ediyorsa pat diye açıklarız ama içlerinden birkaçı olacaksa biraz bekletiriz.

Ben şöyle bir şey yaptım, bu kadar zorlu bir kurultay sürecinin hiç yarasın atlatılması mümkün değil. Sonuçta dünyada konuşulan ve Türkiye’de de, dünyada da Türkiye’nin yüzünü ağartan bir demokrasi şöleniydi bu. Bu kadar kıyasıya bir yarışla, bir Genel Başkanı ile grup başkanının yarıştığı böyle bir yarışta. Bir de yine bir grupla yapıldığında, grupta mutlaka benim de üzüldüğüm şeyler oldu, bizim de üzdüklerimiz olmuş olabilir.

Ben dedim ki ‘Bu salondaki birbirinden özür dilemesi gereken herkes adına özür diliyorum, ben bütün özürleri dilenmiş kabul ediyorum.  Kendi yanımdan bir kırgınlığım yok, kimse kırgınlık sürdürmesin’. Bugün akşamdan itibaren bu, herkes adına herkesten özür dileyip kırıldığımız her şey için de özürleri hepimiz adına kabul ettiğim davranış kısmını herkes uzunca alkışladı.”

Paylaşın

İsrail’den Hamas Liderlerine Gözdağı: Dünyanın Neresinde Olursa Olsun…

Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı Filistin – İsrail savaşında çatışmalar artarak devam ederken, İsrail iç istihbarat teşkilatı Şin Bet’in başkanı Ronen Bar, dünyanın neresinde olursa olsun ele geçirene dek Hamas liderlerinin peşlerini bırakmayacaklarını söyledi.

Haber Merkezi / Şin Bet ve dış istihbarat servisi Mossad’ın, 7 Ekim saldırılarını düzenleyen Hamas mensuplarının yakalanıp öldürülmesi için bir özel harekât merkezi de kurduğunu bildirmişti.

İsrail saldırıları sonucu Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 15 bin 523’e yükseldi. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, 41 bin 316 kişinin yaralandığını duyurdu. Bakanlık daha önce, İsrail saldırılarında öldürülenlerin yüzde 70’nin kadın ve çocuk olduğunu bildirmişti.

Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi’nde beş kişiden dördünün savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığını tahmin ediyor. Buna göre, 2,2 milyon kişinin yaşadığı Gazze’de 1,8 milyon kişi yerinden edildi.

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırılarında çoğu sivil, yaklaşık bin 200 kişinin öldüğü, 240 civarında insanın da rehin alındığı duyurulmuştu.

DW Türkçe’nin Times of Israel’den aktardığına göre, İsrail kamu yayın organı Kan tarafından yayınlanan ses kaydında, Şin Bet Başkanı Bar’ın, dünyanın neresinde olursa olsun ele geçirene dek Hamas liderlerinin peşlerini bırakmayacaklarını söylediği duyuldu.

Bar, “Kabine bize bir hedef belirledi. Sokak ağzıyla, Hamas’ı ortadan kaldırmayı. Bu bizim Münih’imiz. Bunu her yerde yapacağız. Gazze’de. Batı Şeria’da, Lübnan’da, Türkiye’de, Katar’da. Birkaç yıl alacak. Ama bunu yapmak için orada olacağız” dedi.

İsrail, 11 vatandaşının öldürüldüğü 1972 Münih Olimpiyatları saldırısının ardından yıllarca çeşitli ülkelerde düzenlediği suikast operasyonlarıyla bu terör eyleminin faillerini ve organizatörlerini hedef almıştı.

Kan’ın haberinde Bar’ın bu sözleri ne zaman ve nerede sarf ettiği belirtilmedi. Kan, Şin Bet Başkanı’nın açıklamalarına Hamas’tan yanıt geldiğini bildirdi.

Kan’ın haberine göre, Şin Bet Başkanı’nın açıklamalarına yanıt veren Hamas, liderlerine yönelik bu tehditlerin, “düşmanda Filistin halkının ve cesur direniş güçlerinin mukavemeti nedeniyle baş gösteren siyasi ve askeri krizi yansıttığını” savundu.

Hamas, bu söylemlerin “örgüt liderlerini korkutmadığını”, ancak “düşmanın üst düzey yetkililerinin bahsettiği kardeş ülkelerin egemenliğini” açık bir şekilde ihlal ettiğini ve bu ülkelerin güvenliğine yönelik tehdit oluşturduğunu bildirdi.

İsrail, kara operasyonunu genişletti

İsrail, üç gün süren ağır bombardımanın ardından Gazze’nin güneyinde kara operasyonu başlattı. İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in güneyindeki bulunan askerlere yaptığı açıklamada, Gazze’nin güneyindeki operasyonun kuzeyindeki kadar “güçlü ve kapsamlı” olacağını söyledi.

Daha sonra bir ordu sözcüsü, İsrail’in “kara saldırısını genişletmeye devam ettiğini” doğruladı ve “teröristlerle yüz yüze çatışmalar yaşandığını” söyledi.

Bir hafta süren ateşkesin Cuma günü sona ermesinden bu yana İsrail, Gazze’ye yönelik geniş çaplı bombardımanına yeniden başladı. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus sakinleri bunu şu ana kadarki en ağır bombardıman olarak tanımladı.

Yedi günlük ateşkes sırasında, Hamas 110 rehineyi, İsrail de bunun karşılığında hapishanelerinden 240 Filistinliyi serbest bıraktı.

Pazar sabahı İsrail ordusu, Han Yunus’un birçok bölgesinde insanları derhal bölgeyi terk etmeye çağırdı. İsrailli yetkililer, Hamas liderlerinin, savaşın ilk aşamalarında kuzeydeki çatışmalardan kaçan yüzbinlerce insanın sığındığı güneyde saklandığına inanıyor.

Gazze’deki Hamas hükümeti ve Filistinli resmi haber ajansı Wafa, İsrail saldırılarında kuzeydeki Kemal Advan Hastanesi’nin girişinin de vurulduğunu bildirdi.

İsrail ordusu dün savaşın başından beri yaklaşık 10 bin hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığının sözcüsü Eşref el Kudra, “Son birkaç saatte enkaz altından 316 kişi cansız, 664 kişi de yaralı çıkarıldı. Birçok insan da hâlen enkaz altında” dedi.

İsrail ise dün ateşkesin sona ermesinden sonra ilk kez asker kaybettiğini duyurdu. İsrailli iki askerin savaşta öldüğü açıklandı.

Paylaşın

Yerel Seçimler: HEDEP’ten Her Yerde Aday Çıkarma Kararı

HEDEP Sözcüsü Ayşegül Doğan, yerel seçimlere ilişkin yaptığı açıklamada, “MYK’mız ciddiyetle tartışıp değerlendirdi ve Türkiye’nin her yerinde yerel seçimlere adaylarımızla girme eğilimi ortaya çıktı. Bu karar MYK önerisi olarak parti meclisinde değerlendirilecek” dedi ve ekledi:

“Daha önce yaptığımız birinci ve ikinci parti olduğumuz yerlerde aday adayı başvurularımızın 27 Kasım’da başladığını ve 10 Aralık’a kadar süreceğini açıklamıştık. Batı illerinde de komisyonlarımız kuruldu. Aday adayı başvurularını almaya başladık. Yani Türkiye’nin her yerinde yerel seçimlere kendi adaylarımızla girmek için hazırlıklarımız tamamlandı.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Sözcüsü Ayşegül Doğan, partisinin Merkez Yürütüme Kurulu’nun (MYK) yerel seçimlere ilişkin aldığı kararlara ilişkin basın toplantısı düzenledi.

MA’nın aktardığına göre; Türkiye’nin pek çok yerinde yapılan halk toplantılarına ve bu toplantılarda ortaya çıkan taleplere değinen Doğan, bu durumun bu gün de süren MYK toplantısında da gündeme geldiğini ifade etti. Doğan, “En önemli başlık, hiç kuşkusuz bizim partimizde de yerel seçimler başlığıydı. MYK’mız hala devam ediyor. Halkımızın talepleri çerçevesinde MYK’mızın da gündemine gelen ve tartışılan bazı eğilimleri sizlerle paylaşacağım” dedi.

Toplantıda partinin Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın Hakkari’de yaptığı, “Halkımız bizden her yerde seçime adaylarımızla girmemizi istedi” şekildeki açıklamalarını anımsatan Doğan, bu durumun ilgili kurullarda tartışıldığını belirtti.

Bu durumun MYK’da da tartışıldığını dile getiren Doğan, “MYK’mız ciddiyetle tartışıp değerlendirdi ve Türkiye’nin her yerinde yerel seçimlere adaylarımızla girme eğilimi ortaya çıktı. Bu karar MYK önerisi olarak parti meclisinde değerlendirilecek. Daha önce yaptığımız birinci ve ikinci parti olduğumuz yerlerde aday adayı başvurularımızın 27 Kasım’da başladığını ve 10 Aralık’a kadar süreceğini açıklamıştık. Batı illerinde de komisyonlarımız kuruldu. Aday adayı başvurularını almaya başladık. Yani Türkiye’nin her yerinde yerel seçimlere kendi adaylarımızla girmek için hazırlıklarımız tamamlandı” diye konuştu.

“Adayları kent uzlaşısıyla sağlayacağız”

Doğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Yerel seçim stratejimiz kaybettirmek ya da kazandırmak değil kazanmaktır. Neyle nasıl kazanmak? Kent uzlaşısıyla kazanmak. Bu süreçte yapacağımız en önemli şeylerden biri de geliştirdiğimiz yerel seçim ve yerel yönetimler komisyonunun günlerdir hem sahada hem raporlarla hem de araştırmalarla çalıştıkları ve ortaya çıkardıkları yeni bir ön seçim modeli. Bu konuya ilişkin periyodik bir biçimde açıklamalar ve değerlendirmeler yapıyoruz.

Her yerde, yani koşulların olduğu her yerde adaylarımızı ön seçimle belirleyeceğiz. Ön seçimleri her il ve ilçede, katılımcı, ekolojik, cinsiyet özgürlükçü yerel yönetim anlayışımızın barış, özgürlük ve eşitlik talebinin görünür olduğu bir şekilde adeta bir demokrasi şöleni havasında gerçekleşmesini istiyoruz. Bunu da adayları belirlerken kent uzlaşısıyla sağlayacağız.

Kent uzlaşısı ne demek? Yani en geniş mutabakat. Şehirdeki her sesi duymaya çalışmak. Bir aday belirlerken, aday belirlediğimiz yerde en geniş kesimlere ulaşıp her sesi duymaya çalışmak. O sesi de katarak şehri yönetecek insanları belirlemek. Bu da bir ilk. Şöyle bir ilk. Normalde klasik ön seçim modellerinde partilerin üyeleri oy kullanabiliyor. Bizim geliştirdiğimiz ön seçim modelinde yalnızca partimizin üyeleri değil, yalnızca bileşen parti üyeleri de değil, demokratik kitle örgütleri, ailelerimiz, dünden bu yana emek vermiş, yöneticilik yapmış olanlar, bu süreçte sorumluluk alarak bizimle birlikte olabilir ve oy kullanabilir.

Dolayısıyla kent hakkı için emek veren herkesin katılımı ve uzlaşıyla belirleyeceğiz adaylarımızı. Sadece belediye eş başkanları değil belediye meclis üyelerimizi ve il genel meclisi üyelerimizin 3’te ikisini ön seçimle belirleyeceğiz. Heyecanlıyız, kararlıyız, umutluyuz, kazanacağız. Türkiye’nin her yerinde seçime adaylarımızla girmek için hazırlanıyoruz. Kayyımları kalıcı hale getirmeye çalışanlar da bilsinler ki; partimize gönül veren, oy veren ve bunun için ağır bedeller ödeyenler, kayyım rejimine en güçlü cevabı kendilerine ve kentlerine kazandırarak verecekler.”

Paylaşın

İsrail, Kara Operasyonunu Gazze’nin Her Yerine Genişletti

Hamas’ın 7 Ekim’de başlattığı Filistin – İsrail savaşında çatışmalar artarak devam ediyor. Son olarak, İsrail, Gazze’deki kara operasyonunu bölgenin tamamını kapsayacak şekilde genişlettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / İsrail saldırıları sonucu Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısı 15 bin 523’e yükseldi. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, 41 bin 316 kişinin yaralandığını duyurdu. Bakanlık daha önce, İsrail saldırılarında öldürülenlerin yüzde 70’nin kadın ve çocuk olduğunu bildirmişti.

Birleşmiş Milletler, Gazze Şeridi’nde beş kişiden dördünün savaş nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldığını tahmin ediyor. Buna göre, 2,2 milyon kişinin yaşadığı Gazze’de 1,8 milyon kişi yerinden edildi.

Hamas’ın 7 Ekim’deki saldırılarında çoğu sivil, yaklaşık bin 200 kişinin öldüğü, 240 civarında insanın da rehin alındığı duyurulmuştu.

İsrail, üç gün süren ağır bombardımanın ardından Gazze’nin güneyinde kara operasyonu başlattı. İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, İsrail’in güneyindeki bulunan askerlere yaptığı açıklamada, Gazze’nin güneyindeki operasyonun kuzeyindeki kadar “güçlü ve kapsamlı” olacağını söyledi.

Daha sonra bir ordu sözcüsü, İsrail’in “kara saldırısını genişletmeye devam ettiğini” doğruladı ve “teröristlerle yüz yüze çatışmalar yaşandığını” söyledi.

Bir hafta süren ateşkesin Cuma günü sona ermesinden bu yana İsrail, Gazze’ye yönelik geniş çaplı bombardımanına yeniden başladı. Gazze’nin güneyindeki Han Yunus sakinleri bunu şu ana kadarki en ağır bombardıman olarak tanımladı.

Yedi günlük ateşkes sırasında, Hamas 110 rehineyi, İsrail de bunun karşılığında hapishanelerinden 240 Filistinliyi serbest bıraktı.

Pazar sabahı İsrail ordusu, Han Yunus’un birçok bölgesinde insanları derhal bölgeyi terk etmeye çağırdı. İsrailli yetkililer, Hamas liderlerinin, savaşın ilk aşamalarında kuzeydeki çatışmalardan kaçan yüzbinlerce insanın sığındığı güneyde saklandığına inanıyor.

Gazze’deki Hamas hükümeti ve Filistinli resmi haber ajansı Wafa, İsrail saldırılarında kuzeydeki Kemal Advan Hastanesi’nin girişinin de vurulduğunu bildirdi.

İsrail ordusu dün savaşın başından beri yaklaşık 10 bin hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığının sözcüsü Eşref el Kudra, “Son birkaç saatte enkaz altından 316 kişi cansız, 664 kişi de yaralı çıkarıldı. Birçok insan da hâlen enkaz altında” dedi.

İsrail ise dün ateşkesin sona ermesinden sonra ilk kez asker kaybettiğini duyurdu. İsrailli iki askerin savaşta öldüğü açıklandı.

İsrail ile Hamas arasında geçen Cuma günü sona eren ateşkesin ardından çatışmalar yeniden başlamıştı. Katar arabuluculuğundaki ateşkes bir hafta sürmüştü. Ateşkes sırasında Hamas kadın ve çocuk rehineleri serbest bırakırken İsrail’de Filistinli mahkûmlar arasındaki kadın ve çocukları salıvermişti.

Ateşkese dönük umutlu mesajlar yok

Yeniden geçici bir ateşkes için yürütülen müzakereler ise çökmüşe benziyor. İsrail Cumartesi günü müzakerelerin yürütüldüğü Katar’da Mossad istihbarat servisindeki müzakerecilerini geri çektiğini açıkladı.

Hamas da şu anda müzakerelerin yapılmadığını belirtiyor ve savaş bitene kadar rehinelerin serbest bırakılmayacağını kaydediyor. Örgüt, savaş bitene kadar İsrail’le rehinelere karşı cezaevindeki Filistinliler’in takasının olmayacağını belirtti.

Paylaşın

ENAG Açıkladı: Enflasyon Yüzde 129,27

Enflasyon Araştırma Grubu’nun (ENAG) verilerine göre ise kasım ayında enflasyon aylık bazda yüzde 5,58, yıllık bazda artış ise yüzde 129,27 oldu. TÜİK göre, enflasyon aylık bazda yüzde 3,28, yıllık bazda ise yüzde 61,98 arttı.

Haber Merkezi / Akademisyenlerin ve ekonomistlerin bağımsız biçimde oluşturduğu Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), kasım ayı enflasyon verilerini açıkladı.

ENAG’ın açıkladığı verilere göre Tüketici Fiyat Endeksi (E-TÜFE) kasım ayında yüzde 5,58 arttı. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde129,27 olarak gerçekleşti.

ENAG verilerine göre ekim ayında fiyatı en çok artan sektör yüzde 11.05 ile eğlence ve kültür oldu.

İkinci sırada yüzde 9.18 ile ev eşyası, üçüncü sırada yüzde 8.18 ile gıda ve alkolsüz içecekler yer aldı. Dördüncü sırada yüzde 7,69 ile lokanta ve oteller, beşinci sırada ise 6,82 ile diğer ürünler yer aldı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Kasım ayına ilişkin tüketici ve üretici fiyat endekslerini açıkladı.

TÜİK verilerine göre; tüketici fiyat endeksi (TÜFE) Kasım ayında aylık bazda yüzde 3,28 arttı. Yıllık enflasyon ise yüzde 61,36’dan yüzde 61,98 seviyesine yükseldi.

TÜİK verilerine göre Kasım’da yıllık üretici enflasyonu yüzde 42,25’e yükseldi. Aylık üretici enflasyonu ise yüzde 2,81’e çıktı.

Ekim ayında ise yıllık üretici enflasyonu yüzde 39,39; aylık üretici enflasyonu ise yüzde 1,94’tü.

TÜİK’e göre Ekim ayında tüketici fiyat endeksindeki (TÜFE) değişim, 2023 yılı Ekim ayında aylık bazda yüzde 3,43, yıllık bazda ise yüzde 55 olmuştu.

Paylaşın

Hasan Arat, Beşiktaş’ın 35. Başkanı

Hasan Arat, BJK Akatlar Spor Kompleksi’nde gerçekleştirilen Olağanüstü Seçimli Genel Kurul Toplantısı’nda rakibi Serdal Adalı’yı geride bırakarak Beşiktaş’ın 35. Başkanı seçildi.

Haber Merkezi/ Hasan Arat, rakibi Serdal Adalı’ya 16. sandıkta 442’ye 234, 17. sandıkta 370’e 293, 19. sandıkta 324’e 192, 20. sandıkta 348’e 182 ve 21. sandıkta 294’e 211 üstünlük kurdu.

Toplam 21 sandıkta da Serdal Adalı’yı geçen ve kullanılan oyların 7 bin 271’ini alan Hasan Arat, başkanlığa seçildi. Arat, siyah-beyazlı kulübün 35. başkanı oldu.

Hasan Arat, başkanlığa seçilmesinin ardından büyük sevinç yaşadı. Arat, yönetim kurulu üyeleriyle salonda bulunan kongre üyelerini selamladı ve tebrikleri kabul etti.

Serdal Adalı ise 4 bin 557 oy aldı.

Hasan Arat, teşekkür konuşmasında şunları söyledi: “Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile silah arkadaşlarını, Beşiktaşımızın şehitlerini, gazilerini ve Onursal Başkanımız Süleyman Seba’yı saygıyla rahmetle minnetle anıyorum.

Her zaman yanımda olan kıymetli eşime, canım kızıma, canım oğluma teşekkür ederim. Çıktığımız yolda beni yalnız bırakmayan Kongre Üyelerimize, gençlerimize, kadınlarımıza, çocuklarımıza, iş insanlarımıza, taraftarlarımıza ve yönetim kurulumdaki arkadaşlarıma teşekkür ederim.

Kongremize gelemeyen ve buraya gelerek oy veren üyelerimize teşekkür ederim. Serdal Adalı benim kardeşimdir, öyle de kalacaktır. Serdal Adalı büyük Beşiktaşlıdır. Bunu herkes böyle bilmeli.

Herkese kollarımızı açıyoruz. Hep birlikte büyük Beşiktaş’ı oluşturacağız. Beşiktaş size daha yakın olacak. Çocuklarımız Beşiktaşlı olmaktan gurur ve heyecan duyacaklar. Daha fazla kadın kongre üyemiz ve taraftarımız olacak.

46 yıl önce girdiğim Beşiktaş camiasında hayal kuruyordum. Formam buradaki müzede duruyor. Seba’nın ikinci başkanıydım. Allah, şanlı Beşiktaş’a başkan olmayı nasip etti. Hayallerinizi ertelemeyin. Hedefleriniz olsun. Bu hedefler için dürüstçe çalışın. Çok çalıştık, çalışmaya devam edeceğiz.

Büyük Beşiktaş’ın mensupları olarak Atamızın huzuruna Anıtkabir’e gideceğiz. Bana bu onuru yaşatan canım Türkiye’me ve canım Beşiktaş’ıma teşekkür ederim. Yolumuz açık, şansımız bol olsun.”

Hasan Arat kimdir?

1959 yılında Adana’da dünyaya gelen Hasan Arat, liseyi Haydarpaşa Lisesi’nde bitirdi. İstanbul Üniversitesi İşletme Fakültesi’nden mezun oldu. Hasan Arat, yedi yıl boyunca profesyonel basketbol oynadı. Kariyerine Adana Demirspor’da başladıktan sonra 1977’de transfer olduğu Beşiktaş’ta beş yıl forma giydi. Arat, 1996 yılında  Ekonomist Dergisi, Türkiye Milli Prodüktivite Merkezi ve Dünya Gazetesi tarafından “Yılın İş Adamı” ödülüne layık görüldü.

Arat, 1998-2000 yılları arasında Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nde, Süleyman Seba başkanlığındaki yönetim kurulunda ikinci başkanlık görevinde bulundu. İstanbul’un 2020 Olimpiyat Oyunları ve Paralimpik Oyunları’na aday olması sürecini yönetti.

İstanbul’un beşinci olimpiyat adaylığı olan bu süreçte şehrin finale kalması ve gösterilen başarının ardından Hasan Arat, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi Başkan Yardımcısı, Avrupa Olimpiyat Komitesi (EOC) İcra Kurulu Üyesi, Uluslararası Olimpiyat Komiteleri Birliği (ANOC) Pazarlama ve Yeni Finans Kaynakları Komisyonu Üyesi ve Uluslarası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) Finans ve Pazarlama Komisyonu Üyesi ve 2020 Olimpiyat İhale Prosedürü Çalışma Grubunun dokuz üyesinden biri olarak seçilerek uluslararası tanınırlığı olan bir spor yöneticisi haline geldi.

Temmuz 2019’da Polonya’nın Malopolska bölgesinde ve Krakow’da düzenlenecek 2023 Avrupa Oyunları için EOC tarafından Koordinasyon Kurulu Başkanı olarak seçildi ve 2023 Avrupa Oyunları’nın başarı ile tamamlanması nedeniyle fahri vatandaşlık unvanı aldı. Kasım 2019’da Dünya Atletizm Konseyi İcra Kurulu’na kabul edilen Hasan Arat, bu kurumda İcra Kurulu Risk Komitesi Başkanı olarak görev yapmaya devam ediyor.

Hasan Arat, çok yönlü bir gayrimenkul yatırım ve geliştirme şirketi olan Novo Invest’in ortağı ve Yönetim Kurulu Başkanı, Londra ve İstanbul merkezli bir kurumsal finansman ve birleşme&satın alma danışmanlık firması olan Dome Group’un kurucusu ve ortağı, Türkiye ve dünya lüks moda dünyasının önemli kuruluşlarından Beymen Group’un ise Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısıdır.

Arat, Özyeğin Üniversitesi Mütevelli Heyeti Üyeliği, FIBA Holding Yönetim Kurulu Üyeliği, Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü’nün (UNTWO) Bağlı Üyeler Kurulu Başkan Yardımcılığı da dahil olmak üzere çeşitli görevlerde bulunmuştur. Uluslararası Hazır Giyim Federasyonu’nun (IAF) eski başkanı ve mevcut Yürütme Konseyi Üyesidir. Aynı zamanda Basketbol İçin Destek ve Eğitim Vakfı (BİDEV) Yönetim Kurulu Başkanı, Türkiye Eğitim Gönüllüleri (TEGV) Mütevelli Heyeti Üyesi ve Haydarpaşa Eğitim Vakfı Yönetim Kurulu Üyesidir. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Paylaşın