Zafer Partisi Ümit Özdağ’dan İYİ Parti’ye ‘İş Birliği’ Çağrısı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler için İYİ Parti’ye ‘iş birliği’ çağrısı yapan Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, “AKP ve CHP çevresinde şekillenmiş ittifaklara oy vermek zorunda kalan kitleler için Zafer-İYİ Parti ittifakı yeni bir çekim merkezi olacaktır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Zafer Partisi anketlerde % 6.5, İYİ Parti %7.5 görünmektedir. Seçim işbirliği yapılması durumunda bu oranın % 20’yi rahatlıkla bulacağı görülmektedir. Mevcut şartlar altında yapılması gereken geçmişte ve bugün farklı anlayışları ve karşılıklı itirazları erteleyerek, seçmen için yeni bir seçenek ortaya koymaktır.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler için İYİ Parti’ye ‘iş birliği’ çağrısı yaptı. Ümit Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

“İYİ Parti’nin almış olduğu CHP ile ittifak yapmama kararı geç kalmış, doğru bir karardır. Ancak İYİ Parti’nin CHP ile yolları ayırma adımını attığı bu günlerde Cumhur İttifakı en güçlü dönemini yaşamaktadır. Eğer iYİ Parti Zafer Partisi ile seçim işbirliği oluşturmaz ise CHP’den ayrılma adımı Cumhur ittifakına açık destek ile sonuçlanacaktır.

Zafer Partisi’nin İYİ Partiye önerdiği seçim işbirliği Cumhur ittifakının seçim başarısının önündeki tek gerçek engel olacaktır. Zafer Partisi-İYİ Parti seçim işbirliği CHP-AKP ekseninde bölünmüş siyasette gerçek bir üçüncü seçenek ortaya koyacaktır.

AKP ve CHP çevresinde şekillenmiş ittifaklara oy vermek zorunda kalan kitleler için Zafer-İYİ Parti ittifakı yeni bir çekim merkezi olacaktır. Zafer Partisi anketlerde % 6.5, İYİ Parti %7.5 görünmektedir.

Seçim işbirliği yapılması durumunda bu oranın % 20’yi rahatlıkla bulacağı görülmektedir. Mevcut şartlar altında yapılması gereken geçmişte ve bugün farklı anlayışları ve karşılıklı itirazları erteleyerek, seçmen için yeni bir seçenek ortaya koymaktır.”

Dikbayır, İYİ Parti’den ihraç edildi

Öte yandan İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır hakkındaki iddiaları inceleyen partinin disiplin kurulu, Ümit Dikbayır’ın partiden ihracına karar verdi. İhraç gerekçesinin medya aracılığıyla partiyi yıpratmak olduğu belirtildi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ailesi ve özel kalem müdürü Esma Bekar’ın banka hesaplarını yasa dışı yollardan incelettiği iddiası ile geçtiğimiz ay Dikbayır’ın “kesin ihraç” istemiyle disipline sevkini istemişti.

22 Kasım’da İYİ Parti, Disiplin Kurulu’na sevki gerçekleştirilen Ümit Dikbayır hakkında, soruşturma başlatılmasına, savunmasının istenmesine ve tedbir talebinin kabulüne oy birliğiyle karar veriliğini duyurmuştu.

Dikbayır, Meral Akşener’in banka hesaplarını inceletmek ve belediyelerle parasal ilişki kurmak başta olmak üzere dört suçlamadan ötürü kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ümit Dikbayır aynı zamanda milletvekilliği dokunulmazlığının kaldırılması için de TBMM Başkanlığı’na başvurmuştu.

Paylaşın

İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti Aylık 47 Bin 493 Lira

İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti ekim ayında 45 bin 956 lira iken, kasım ayında 47 bin 493 liraya yükseldi. Başka bir ifadeyle İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti aylık olarak yaklaşık yüzde 3.35 arttı.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) kuruluşlarından İstanbul Planlama Ajansı (İPA), “İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti” ekim verilerini açıkladı.

Buna göre; İstanbul’da yaşamanın maliyeti bir önceki aya göre yüzde 3.35, bir önceki yılın Aralık ayına göre ise yüzde 72,10 oranında arttı. Bir önceki yılın Kasım ayına göre ise İstanbul’da yaşam maliyetinin yıllık (son 12 ay) artış oranı yüzde 78,48 olarak gerçekleşti.

Kasım ayında İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti47.493 lira olarak hesaplandı. İstanbul’da ortalama yaşam maliyeti, geçtiğimiz aya göre 1.537 lira arttı.

Hanelerin sık kullandığı bazı ürünlerin bir önceki yılın Kasım ayına göre fiyat artışlarına bakıldığında en çarpıcı fiyat artışlarından birinin yüzde 173,59 artış oranı ile zeytin fiyatlarında yaşandığı görüldü.

İstanbul Planlama Ajansı’nın ekim ayı verileri

İstanbul’da yaşamanın maliyeti ekim ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 76,69, bir önceki aya göre yüzde 3,13, bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 66,53 oranında arttı. İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 45 bin 956 lira olarak hesaplandı.

Hanelerin sık kullandığı bazı ürünlerin bir önceki yılın ekim ayına göre fiyat artışlarına bakıldığında en çarpıcı fiyat artışı zeytinyağında yaşandı. Zeytinyağı fiyatı bir önceki yıla göre yüzde 145,8 artış gösterdi.

Fiyatı en çok artan diğer kalem ise temizlik ürünleri oldu. Temizlik ürünlerindeki artış ise  yüzde 120,47 olarak kayıtlara girdi.

İstanbul’un enflasyonu yüzde 73,89

İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2023 Kasım Ücretliler Geçinme İndeksi ve Toptan Eşya Fiyatları İndeksi verilerini açıkladı.

Buna göre; Kasım ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 3,79, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 2,94 oranında arttı.

2022 Kasım ayına göre 2023 Kasım ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 73,89, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 65,01 oldu.

Kasım 2023’te Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 5,53, Konut Harcamalarında yüzde 4,95, Gıda Harcamalarında yüzde 4,84, Giyim Harcamaları grubunda yüzde 2,48, Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 1,30, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 0,32 ve Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0,15 artış, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde -0,52 azalış izlendi.

Kasım 2023’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; İnşaat Malzemeleri grubunda yüzde 14,39, Mensucat Grubunda yüzde 5,03, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 2,87, Madenler Grubunda yüzde 2,59, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 1,88 artış izlenirken İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde -0,87 azalış izlendi.

Paylaşın

Demirtaş: Kürdüm, Bu Yüzden Yargılanıyorum

“Kamu görevlisine hakaret” iddiasıyla yargılandığı davada konuşan Selahattin Demirtaş, “Kürdüm, Kürt siyasetçiyim ve bu yüzden yargılanıyorum. Türk milliyetçisi Sedat Peker gibi biri olsaydım yargılanmazdım” dedi ve ekledi:

“Irkçı, faşist bir çetenin lideri olmadığım için bugün yargılanıyorum. Yargılanmama sebep olan sözlerimi geri alacak değilim, az bile söylemişim. Beni meclise gönderen halkın acılarını dile getirmezsem asıl o zaman yargılanmalıyım. Yıllardır 12 metre karelik bir alanda sözlerim yüzünden hapis tutuluyorum ancak haklılığımızdan eminim. Kimse bize boyun eğdiremez. Siyasi mücadelemiz Kürt halkı eşit ve özgür olana kadar sürecek.”

Halkların Demokratik Partisi (HDP) eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın 2015-2017 tarihleri arasında aralarında dönemin Başbakanı Davutoğlu’na yönelik sarf ettiği sözleri nedeniyle hakkında “kamu görevlisine hakaret” iddiasıyla açılan ve 10 farklı dosyanın da birleştirildiği davanın 9’uncu duruşması 14’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü.

Demirtaş, duruşmaya tutuklu bulunduğu Edirne Cezaevi’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katılırken, avukatları da hem duruşmada hem de İstanbul, Antalya ve Diyarbakır adliyelerinden SEGBİS ile hazır bulundu. Onlarca yurttaş ise duruşmanın görüldüğü salonun koridorunda bekleyerek destek verdi.

Duruşma kimlik kontrolünün ardından başladı. Duruşmada ilk olarak söz alan Demirtaş’ın avukatları, dava kapsamında 10 savcının, dosyaya baktığını belirtti. Avukatlar ayrıca, bahse konu olan ve suç diye iddia edilen söylem ve eylemlerin geliştiği dönemde müvekkillerinin, milletvekili olduğunu ve bundan kaynaklı da dokunulmazlığının olduğunu ve bu tür eylemlerinden “sorumsuz” olduğunu vurguladı.

MA’nın aktardığına göre; Avukatların ardından söz alan Demirtaş, savcıların dosyaya bakamadığını belirtti. “Bu yargılamada AHİM’in 14. ve 18. maddelerine göre Kürt siyasetçi kimliğime dönük bariz bir ayrımcılık yapıldığını görmekteyiz. Türkiye’nin üçüncü büyük partisinin eş genel başkanına 30 yıllık hapis istenirken lehine tek bir delik toplanmadığı gibi aleyhindeki deliller bilerek çarpıtılmış. Savcı, konuşmalarımı AYM, AHİM, Yargıtay çerçevesinde, o dönemin siyasi atmosferine bakmadan cımbızlamış” diyen Demirtaş, ardından yaptığı konuşmaların olduğu dönemde öz yönetim sürecinin yaşandığı kentlerde, zırhlı araç arkasında iple cansız bedeni çekilen Hacı Lokman Birlik’in, cansız bedeni çürümeye terk edilen Taybet Ana’nın bedenini ve cansız bedeni günlerdir buzdolabında bekletilen Cemiila Çağırga gibi katledilen ve işkence edilen çok sayıda kişinin fotoğrafını mahkeme heyetine gösterdi.

“Kürdüm, Kürt siyasetçiyim ve bu yüzden yargılanıyorum”

“Korumamız gereken şey bu alçaklar değil insanlık onurudur” diyen Demirtaş, “Kürdüm, Kürt siyasetçiyim ve bu yüzden yargılanıyorum. Türk milliyetçisi Sedat Peker gibi biri olsaydım yargılanmazdım. Irkçı, faşist bir çetenin lideri olmadığım için bugün yargılanıyorum. Yargılanmama sebep olan sözlerimi geri alacak değilim, az bile söylemişim. Beni meclise gönderen halkın acılarını dile getirmezsem asıl o zaman yargılanmalıyım. Yıllardır 12 metre karelik bir alanda sözlerim yüzünden hapis tutuluyorum ancak haklılığımızdan eminim. Kimse bize boyun eğdiremez. Siyasi mücadelemiz Kürt halkı eşit ve özgür olana kadar sürecek” dedi.

Demirtaş’ın ardından duruşmaya ara veren mahkeme duruşmayı, 15 Mayıs’a erteledi.

Paylaşın

Türkiye, Eğitimde OECD Ortalamasının Altında

PISA 2022 araştırmasına göre; Türkiye’nin matematikteki puanı sabit kaldı, okumada 10 azaldı, fende ise 8 arttı. Türkiye her üç alanda da PISA 2018 araştırmasına göre daha üst sıralarda yer aldı.

PISA, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı anlamına geliyor. Çalışma, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yürütülüyor.

PISA 2022 araştırmasına katılan ülke sayısı 2018’den bu yana 79’dan 81’e yükseldi. 2022 değerlendirmesinde, OECD genelinde öğrencilerin seviyelerinde benzeri görülmemiş bir düşüş görüldüğü belirtiliyor.

Güçlü performans gösterenler arasında Çin’e bağlı Makao, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve Estonya var. Hepsi, üç ana kategorinin her birinde ilk 10’da yer alıyor.

PISA, Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı anlamına geliyor. Çalışma, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından yürütülüyor.

Okuma kategorisinde Singapur’u takip eden ülkeler; İrlanda, Japonya, Güney Kore, Tayvan, Estonya, Makao, Kanada, ABD ve Yeni Zelanda. Türkiye okumada 36. sırada.

2018’e göre bir sıra önde olan İngiltere 13. sırada. Çoğu Avrupa ülkesi ise orta sıralarda bulunuyor. Latin Amerika ülkeleri arasında en üst sırada yer alan Şili ise 37. sırada. Son üç sırada Fas, Özbekistan ve Kamboçya var.

Matematik sıralamasında Singapur’un ardından ikinci sırada yer alan Macau’yu Tayvan, Hong Kong, Japonya, Güney Kore, Estonya, İsviçre, Kanada ve Yeni Zelanda izliyor. Sonraki 10 sırayı (10. ila 20. sıralar arası) Avrupa ülkeleri alırken Türkiye 39. sırada yer alıyor.

Fende Singapur’u sırayla Japonya, Makao, Tayvan, Güney Kore, Estonya, Hong Kong, Kanada, Finlandiya ve Avustralya izliyor. İngiltere ve ABD 15’inci ve 16’ncı sırada yer alırken, çoğu Avrupa ülkesi yine orta sıralarda.

Son sonuçlar, katılımcı öğrencilerin performansının 2018’e kıyasla okumada 10 puan, matematikte ise neredeyse 15 puan düştüğünü gösteriyor.

PISA’ya göre bu, “bir yıllık öğrenimin dörtte üçüne eşdeğer ancak bu düşüşün nedeni yalnızca kısmen Covid-19’a atfedilebilir.”

Okuma ve fen alanlarındaki puanlar pandemi öncesi de düşüşteydi. PISA değerlendirmesi, 2000 yılında başladı ve her üç yılda bir tekrarlanıyor. Ancak OECD’ye göre 2021 değerlendirmesi, “Covid sonrası zorlukları yansıtmak için” 2022’ye ertelendi.

PISA testlerine kimler katıldı?

Her ülke veya bölgede sınava girecek öğrenci sayısı nüfusun büyüklüğüne göre değişiyor. 2022 değerlendirmesine yaklaşık 700 bin öğrenci katıldı.

Tunus yıllardır teste katılan tek Afrika ülkesiydi. Ancak 2018’den beri değerlendirmede yer almıyor. Çin’in Şangay şehri ilk olarak 2009’da PISA’ya katıldı.

Bu kenti 2015’te Pekin, Jiangsu ve Guangdong izledi. 2018’de Guangdong’un yerini Zhejiang aldı. Çin bir önceki testte her üç kategoride de en iyi performansı sergileyen ülke oldu ancak son tura katılmadı.

PISA, 2022’de erkeklerin matematikte kızlardan 9 puan daha iyi performans gösterdiğini ancak OECD ülkeleri genelinde kızların okumada erkekleri ortalama 24 puan geride bıraktığını açıkladı.

Matematik performansındaki cinsiyet farkı, çoğu ülkede 2018 ile 2022 arasında değişmedi çünkü her iki cinsiyetin performansı da düştü.

Öğrencinin geçmişi açısından PISA, göçmen olmayan öğrencilerin çoğu ülkede (ama hepsinde değil) tüm alanlarda göçmen öğrencilerden daha iyi performans gösterme eğiliminde olduklarını tespit etti.

PISA testleri nasıl yapılıyor?

PISA testlerindeki soruların üçte ikisi çoktan seçmeli, geri kalan üçte ikisi ise açık uçlu sorular. Her okulda yalnızca az sayıda öğrenci aynı soruları yanıtlıyor.

Bunun nedeni, PISA’nın kapsamlı bir dizi beceri ve yeteneği ölçmek istemesi. Bu nedenle tek bir çocuğun cevaplayabileceğinden daha fazla soru (yaklaşık 4,5 saatte) hazırlanıyor ve bu sorular farklı sınav kağıtlarına bölüştürülüyor.

PISA daha sonra her öğrencinin potansiyelini tahmin etmek için istatistiksel bir model kullanıyor. Ayrıca her öğrencinin yanıtlarından, diğer tüm soruları yanıtlamış olsalardı nasıl bir performans sergileyeceklerini tahmin ediyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

CHP Lideri Özgür Özel: Milletimizle İttifak Yapacağız

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, İYİ Parti’nin CHP’nin yerel seçimlerde “iş birliği” önerisini reddetmesine ilişkin, “Bundan sonra ittifak arayışımızı toplumsal tabana yayacağız” dedi ve ekledi:

“İstanbul’a ihanet edenler İstanbul’a geri dönmesin diye, Ankara’yı parsel parsel satanlar dönüp kaldıkları yerden devam etmesin diye, Tayyip bey helikoptere binip Arap şeyhlerine arsalarımızı pazarlamasın diye bütün milletimizle ittifak yapacağız. Bu yol, yürüyüş bizim tek başımıza yürüyeceğimiz bir yol değildir. Bütün milletimizi ranta, talana karşı halkçı belediyecilikte birleşmeye davet ediyorum.”

Enflasyon rakamlarına ilişkin de konuşan CHP Lideri Özel, “TÜİK’e göre yüzde 62, ENAG’a göre yüzde 129. İktidar seçimden önce enflasyonu düşüremeyince gaz etkisiyle düşürmeye çalışmış ve 25 m3 yardım yapmıştı. TÜİK bunu doğalgaz fiyatını 0’a indirip enflasyonu düşürmüştü. TÜİK bu ay hesabında doğalgazın m3 fiyatına yüzde 478 zam hesaplamış. Enflasyona sadece 1.21 puanlık katkı yapmış. Nasıl çarpıtma yapıldığı ortada. TÜİK, allem ediyor kallem ediyor enflasyonu yüzde 62 olarak belirliyor” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM’deki grup toplantısında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Özgür Özel’in açıklamaları şöyle:

“Yurtlarda yaşananlar devam ediyor. Bir yandan asansör kazaları şimdi trafik kazası. Diğer yanda yemekten zehirlenmeler. Gölge Kabinemizde Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan sorumlu Genel Başkan Yardımcımız bir çalışma yaptı. 10 milletvekilimizi görevlendirdik. Heyetler halinde Türkiye’nin dört bir yanından KYK yurtlarını denetlemek, öğrencilerle görüşmek üzere bir komisyon oluşturduk. Ortaya çıkan sorunlar çözülene kadar bu işin üzerinde duracaklar. Bir şikayet hattı ilan edeceğiz. Yurtlarda usulüne uymayan ne varsa ihbar edilecek. Bir gerçek var.

Neden bu yurtlarda yemek kalitesi düştü? Neden asansör kazaları peşi sıra geliyor? Çünkü bu iktidar bilerek ve isteyerek pek çok yatırıma imkan, para buldu. Köprü, yol bıraktı. Müteahhitlere otoyollar yaptırdı ama yurt yaptırmadı. Çünkü öğrencilerimiz bir takım cemaatlerin, tarikatların çaresizce kucağına düşsün, gencecik zihinler bunlar tarafından ‘kindar’ nesiller olarak yetiştirilsin diye. CHP bu oyunu biliyor. Bu meselenin üstüne kararlılıkla gidiyor. Bunun peşini bırakmayacağız.

Samsun’da yaşanan trafik kazasında AKP’nin Artvin Gençlik Kolları Başkanı Doğukan İslamoğlu ve yanında Tolgahan Topuz ve Nuhçevan Çevik hayatlarını kaybettiler. Taziye dileklerimizi aktardık. Allahtan rahmet diliyorum. Hafta sonu hep birlikte Manavgat’taydık. Kurultay tartışmalarını geride bıraktığımız, bütün dünyaya örnek olan bir demokrasi şöleninden sonra biz oturduk ve bundan sonraki yerel yönetim stratejimizi ve geleceği konuştuk.

Bugün tarihi bir günün yıl dönümü. 5 Aralık 1934’te TBMM’de bir kanunu düzenleme yapıldı. Bu düzenleme ile kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verildi. Bu düzenlemeden sonra Meclis’e 18 kadın milletvekili girdi. O gün ilk kararla birlikte 18 kadın girdi. Aşamalar kaydedildi. Bugün 600 vekilden 119’u kadın. Yüzde 19.8. Hayatın yarısı kadın, Meclis’in yüzde 19’u kadın. Maalesef CHP de ortalamanın bir tık altında.

Bizim övünebilmemiz için bu Meclis’te ve her tarafta kadının eşit temsilini savunmamız ve hayata geçirmemiz gerekiyor. Kurultaya giderken gençlik dedik yaş ortalaması 43 olan bir Meclis kurduk. Daha çok kadın dedik çok sayıda kadın göreve geldi. O görevlendirmeyi Tayyip bey 17 erkek, 1 kadın diye yaptı. Bizim iktidarımızda adı Kadın ve Eşit Temsil Bakanlığı olacaktır. Ancak AKP tarafından kadına verilen mesaj; “senin yerin ailedir, evdir. Ekonomi, İçişleri senin işin değildir” Hayatın yarısı kadındır, yarısı erkektir.

Ülkeyi yıllardır yöneten, doğru düzgün yasalar hazırlamak yerine torba yasalar hazırlayan iktidar yine Meclis’i bütçe görüşmelerinden önce bir torba kanunla meşgul etti. Torba kanunlara karşıyız. Torba kanunda öyle bir madde var ki bütün itirazlara rağmen 7 yıl önce BDDK’yı Ankara’dan İstanbul’a taşıdılar. Şimdi o kurulun üyelerine şimdi 30 bin, yılbaşından sonra 42 bin olacak şekilde ilave ödenek koyuyorlar.

Gerekçe, İstanbul’da geçinemiyorlarmış. Ben bunu ev kiralarının fırladığı yerlerde çalışan bütün kamu çalışanları için söylemiştim. İstanbul’daki bütün memurlar eşit ama BDDK’cılar daha eşit. Diğerleri daha az eşit. Adres ve kapsam yanlış. Buradan AKP Genel Başkanına sesleniyorum. O maddeyi geri çekin. Hep birlikte o maddeyi düzenleyelim. İstanbul’da, büyükşehirlerimizde kira sorunu yaşayan tüm memurlara ve işçilere kira yardımı yapmaya varsan bir buradayız hodri meydan.

Emeklilerin en az asgari ücret kadar ücret almasına, bu 5 bin liranın her ay alınması gerektiğini söyledik. AKP ve MHP buna yanaşmıyor. Bütün emeklilere Devlet Bahçeli’yi ve Recep Tayyip Erdoğan’ı şikayet ediyorum.

CHP’nin tarihinde övündüğü çok şey olduğu gibi bugünde övündüğü çok şey var. Bunlardan bir tanesi temiz belediyecilik, dürüst, sosyal ve yeşil belediyecilik. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız, kendisi son 25 yıldır Muğla’ya hizmet etti. Türkiye’nin dünyadaki ekonomik durumu ortada. İktidar bugünlerde Türkiye’nin kredi notunu B’ye çıkardığı için övünüyor. Dünyada çeşitli notlar var. Bu kredi notlarında verebileceği en yüksek not AAA ve Türkiye’de bir kurumun notu AAA.

O kurum Muğla Büyükşehir Belediyesi. İyi mali disiplin, çalmamakla, çaldırmamakla oluyor. Bu kredileri almış da -çünkü devletten bir şey alabildikleri yok- ne yapmış? Son 10 yılda sadece 642 km kanalizasyon hattı yapmış. Osman başkan döneminde yapılan bütün yolların uzunluğu 3 bin kilometre Muğla’dan Hollanda’ya kadar. Erdoğan prompterdan yatay mimari okur, yandaşlara gökdelenleri diktirir sonra ‘Ben bu şehre ihanet ettim’ der.

Muğla’da dört kattan fazlasına imar verilmemiş. Osman Gürün devam etse devam eder ama bize ‘Ben Muğla’ya hizmet ettim. Siz bundan sonraki süreçte gençler, kadınlar diyorsunuz. Ben bundan sonra Muğla’nın ağabeyi olarak bayrağı teslim ediyorum’ diyor. Çanakkale’de Türkiye’nin ilk AB destekli Katı Atık Yönetim Yatırımı yapılmış 2019’da. 2048’e kadar devam edecek. Ülgür Gökhan’a teşekkür ediyorum.

Antalya’da 2,6 milyon kişi yazıyor. Oysa 16 milyonu yabancı 10 milyonu yerli 26 milyon turist geliyor. Yani, 1 kişilik destek görüyor yerel yönetimler 10 kişilik hizmet yapıyor. Bu durumda 26 milyon kişinin atık suyunu bu bütçe ile arıtamıyorsunuz. Devletin buna destek olması lazım. Kültür ve Turizm Bakanı destek oluyor, onların çevreye duyarlılığı yok, ben yapıyorum diyor. Bir evrak getiriyorlar, belediye başkanının önüne koyuyorlar. Arıtmayı yaparım yoksa seni sorumlu tutarım, imza at, 25 yıl atık su bedeli benim diyorlar.

Oysa amorti etmesi için 5 yıl yetiyor. Yani Muğla’nın, Antalya’nın, Aydın’ın atık su bedelini, sırf belediye başkanlarının çevre duyarlılığı ve gerçekte yapması için onların sırtına yüklediği için o kentin 25 yıllık atık su bedelinin üstüne çöküyorlar. Belediyede kalsa 5 yıl sonra Muğla, Antalya, Aydın o şehre harcayacak ama o parayı hortumluyorlar. Neden o kentin gelirlerine çöküyorsun?

Belediye Başkan adaylarımıza da şunu söyleyeyim. Artık illerindeki kampanyalara katkı sağlayacaklar ama iyi mali disiplin altyapı ile ilgili projeler yazılırken mutlaka sayın Osman başkanımız ve Ülgür Gökhan gönüllü danışmandır. Bir kavuşma var. Tanju Özcan, birlikte görev yaptığımız Bolu’ya hizmet eden belediye başkanımız geçen hafta aramıza döndü. Hoş geldiniz.

6 Şubat, 10 ilimizi etkisi altına alınan büyük bir depremi yaşadık. Yarın 10’uncu ayı. Dün Gemlik merkezli bir deprem oldu İstanbul’da da hissedildi. Yine unutulan gerçek herkesin yüzüne geldi. Yaz aylarında Çevre Bakanı Özhaseki “Gerekirse yazın çalışıp, gerekli düzenlemeleri yapacağız” demişti. Yazın bu konuda kapımızı çalan olmadı. Ekim’de bir şeyler yaptılar ama son derece yetersiz. Depreme dirençli bir kent yaratmak açısından son derece yetersiz. Kentsel dönüşüme de hizmet etmeyen bir anlayış var.

“Biz, dirençli kentleri üretmek için var gücümüzle çalışıyoruz”

Sınıfsal bir ayrımcılık yapıldığına dair çok ciddi eleştiriler var. Ezbere ve zenginleri kayıran, yoksulları dışlayan bir çalışma yapılıyor. İstanbul depremi yaklaşıyor. Bu konuda merkezi yönetim ne yapıyor? Süleyman Soylu’nun başını iki elinin altına alıp yere çöktüğü görüntü hariç kayda değer hiçbir şeyden haberdar değiliz. Çevre Bakanı da İstanbul’un sorununa bakmak Hatay’da Maraş’ta Malatya’da çadırda yaşayan depremzedelere çözüm üretmek yerine Kayserispor’un priminin pazarlığını yapıyor. Biz, dirençli kentleri üretmek için var gücümüzle çalışıyoruz.

Dün enflasyon rakamları açıklandı. TÜİK’e göre yüzde 62, ENAG’a göre yüzde 129. İktidar seçimden önce enflasyonu düşüremeyince gaz etkisiyle düşürmeye çalışmış ve 25 m3 yardım yapmıştı. TÜİK bunu doğalgaz fiyatını 0’a indirip enflasyonu düşürmüştü. TÜİK bu ay hesabında doğalgazın m3 fiyatına yüzde 478 zam hesaplamış. Enflasyona sadece 1.21 puanlık katkı yapmış. Nasıl çarpıtma yapıldığı ortada. TÜİK, allem ediyor kallem ediyor enflasyonu yüzde 62 olarak belirliyor.

CHP Genel Başkanı olarak seçildiğim günden itibaren tüm muhalefetin bir araya gelerek yerel seçimlerde iş birliği yapmasını savundum. İttifak kelimesini kullanmadım çünkü o kelime yoruldu ve yıprandı. Kentler bazında hem de yereldeki CHP’nin örgütlerinin ve diğer partilerin örgütlerinin olgunlaştırdığı çözümler karşılıklı kazandıran çözümler olabilir. Bunun için hem bütün topluma hem de siyasi muhataplarımıza çağrılar yapıyoruz. 30 Kasım günü bu kapsamda İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i heyetimizle birlikte ziyaret ettik.

Sayın Akşener’e 81 ilde aday çıkarma noktasındaki GİK kararından haberdar olduğumuzu, bu kararın gözden geçirilebilir olup olmadığını, mümkünse bunun bir kez daha gözden geçirilmesini önerdim. Müzakereler sırasında ‘Ne teklif ediyorsunuz’ diye sorulduğunda ‘Bir masa kuralım, konuşalım. İş birliği yapalım. En iyi sonucu alalım. Birbirimize ve Türkiye’ye kazandıralım’ dedik.

Kendileri bunu GİK’e götüreceklerini söylediler ve dün görüşüldü. GİK’in kararı tek başına girmeleri yönünde oldu. Alınacak her iki karara da saygılıyız demiştim, bu saygıyı muhafaza ediyoruz. İYİ Parti, CHP’nin geçmişte çok önemli ittifaklar yaptığı, çok kıymet verdiğimiz bir partidir. Ben yakasında güneş gördüm mü ‘İyi bir insanlar karşılaştık’ derim. Çünkü İYİ Parti’nin seçmeleri gerçekten iyi insanlar. Bütün örgütümüzden talebim şudur. Eski dosttan düşman olmaz. Sakın İYİ Parti bir karar verdi diye sıkıntımız olduğunu düşünmeyin.

Bundan sonra ittifak arayışımızı toplumsal tabana yayacağız. İstanbul’a ihanet edenler İstanbul’a geri dönmesin diye, Ankara’yı parsel parsel satanlar dönüp kaldıkları yerden devam etmesin diye, Tayyip bey helikoptere binip Arap şeyhlerine arsalarımızı pazarlamasın diye bütün milletimizle ittifak yapacağız. Bu yol, yürüyüş bizim tek başımıza yürüyeceğimiz bir yol değildir. Bütün milletimizi ranta, talana karşı halkçı belediyecilikte birleşmeye davet ediyorum.”

Paylaşın

Türkiye’de Her 10 Öğrenciden 3’ü Dışlanmış Hissediyor

PISA (Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı ) 2022 araştırmasında Türkiye’de yaklaşık her on öğrenciden üçü okulda kendini yalnız, dışlanmış gibi ve okula ait değilmiş gibi hissettiğini bildirdiği tespit edildi. 

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Her on öğrenciden yedisi ise kendini okula ait hissettiğini, diğer öğrenciler tarafından sevildiğini ve diğer öğrencilerle kolaylıkla arkadaşlık kurduğunu bildirdi.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı (OECD) tarafından üçer yıllık dönemler hâlinde gerçekleştirilen Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı (PISA) araştırması, 15 yaşındaki öğrencilerin modern toplumda yerlerini alabilmeleri için gereken temel bilgi ve becerilere ne ölçüde sahip olduklarını ölçmeyi hedefliyor.

PISA 2022 uygulamasında Türkiye 81 ülke arasında 39’uncu, 37 OECD ülkesi arasında 32’nci sırada yer aldı. Türkiye, PISA 2018’e katılan 79 ülke arasında 42, 37 OECD ülkesi arasında 33’üncü sırada yer almıştı.

Temel olarak öğrencilerin matematik okuryazarlığı, fen okuryazarlığı ve okuma becerileri alanlarındaki becerilerini değerlendiren PISA’nın 2022 araştırmasında ağırlıklı alan olarak matematik okuryazarlığı belirlendi. PISA 2022 uygulaması 37’si OECD üyesi olmak üzere toplam 81 ülkenin katılımıyla gerçekleştirildi

Türkiye’nin 2003 yılından beri katıldığı PISA araştırmasının 2022 raporuna göre katılımcı 81 ülkenin matematik alanındaki ortalama puanı 438, 37 OECD ülkesinin ortalama puanı 472 ’olurken Türkiye’nin matematik alanındaki ortalama puanı 453 olarak ölçüldü.

Türkiye bu puanla Yunanistan, Şili, Meksika, Kosta Rika ve Kolombiya olmak üzere beş OECD ülkesinin de olduğu toplam 42 ülkeden daha yüksek performans gösterdi.

Türkiye fen alanında 81 ülke arasında 34’üncü, OECD ülkeleri arasında 29’uncu sırada yer alırken okuma becerileri alanında ise sırasıyla 36’ncı ve 30’uncu oldu.

COVID-19 salgınından dolayı 2021 yılı uygulaması bir yıl ertelenerek 2022 yılında yapılan PISA sonuçlarına göre Türkiye’de matematik alanında öğrencilerin yüzde 61,3’ü, fen alanında yüzde 75,3’ü ve okuma becerileri alanında yüzde 70,7’si asgari performans düzeyine ulaştı.

Üst performans düzeyindeki öğrenci oranları ise matematik alanında yüzde 5,4, fen alanında yüzde 4, okuma becerileri alanında yüzde 1,9 oldu.

Araştırmada Türkiye’de yaklaşık her on öğrenciden üçü okulda kendini yalnız, dışlanmış gibi ve okula ait değilmiş gibi hissettiğini bildirdiği tespit edildi. Her on öğrenciden yedisi ise kendini okula ait hissettiğini, diğer öğrenciler tarafından sevildiğini ve diğer öğrencilerle kolaylıkla arkadaşlık kurduğunu bildirdi.

Türkiye’de 15 yaş grubundaki öğrencilerin yüzde 67’si her gün ya da hemen hemen her gün ebeveynleriyle birlikte öğle yemeği ya da akşam yemeği yediğini bildirdi.

Yaklaşık iki öğrenciden biri ise her gün ya da hemen hemen her gün ebeveynlerinin kendileriyle sadece konuşarak zaman geçirdiğini ve okulda ne yaptığını sorduğunu söylerken her 10 öğrenciden bir veya ikisi ise ebeveynleriyle bu deneyimleri hiç veya hemen hemen hiç yaşamadığını bildirdi.

Paylaşın

ABB Başkanı Yavaş’tan İYİ Parti’nin ‘Ret’ Kararına İlişkin İlk Açıklama

ABB Başkanı Mansur Yavaş, İYİ Parti’nin CHP’nin yerel seçimlerde “iş birliği” önerisini reddetmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Biz partilerin aldığı kararlara karışmıyoruz, saygı duyuyoruz” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in “31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimde ittifak değil iş birliği yapalım” teklifi İYİ Parti Genel İdare Kurulu’nda (GİK) reddedildi.

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, toplantı sonrasında genel merkez binasında basın açıklamasında bulundu. Kürşad Zorlu, konuşmasında şunları söyledi:

“İYİ Parti, Cumhuriyetin yeni 100. yılında yeni bir aydınlığı müjdeleyecektir. Bu birkaç günlük süreçte Genel Başkanımız yetkili kurullarımızla istişarelerde bulunarak by görüşleri GİK’e sunmuştur. Tüm yönleriyle mesele irdelenmiş. GİK kurulumuz seçimlere hür bir şekilde bağımsız girme kararı almıştır.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener toplantının ardından, Genel Merkez ek binasından ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Akşener, CHP’nin yerel seçimlerde iş birliği önerisine Genel İdare Kurulu’ndan hayır kararı çıktığını söyledi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener başkanlığında, partinin genel merkez ek binasında yapılan Başkanlık Divanı Toplantısı yaklaşık 3 saat sürdü. Toplantıya, başkanlık divanı üyelerinin yanı sıra İYİ Parti milletvekilleri ve Merkez Disiplin Kurulu üyeleri katıldı.

GİK üyeleri, 13 Eylül 2024 günü yapılan toplantıda alınan kararın arkasında dururken İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in de tam yetkili kılınmasına karar verdi. Oylamada, 35 GİK üyesi red 14 GİK üyesi ise olumlu oy kullandı.

Siyaset gündeminin ilk sırasına yerleşen bu gelişme üzerine Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’tan da bir açıklama geldi.

Habertürk TV Ankara Temsilcisi Fevzi Çakır’a konuşan ABB Başkanı Mansur Yavaş, “Biz partilerin aldığı kararlara karışmıyoruz, saygı duyuyoruz. Ankara’da 4 milyon 200 bin seçmen var ve hepsinin oylarına talibiz. Ankara için hizmet ve proje üretmeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

2023 Yılında 12 Milyon 500 Bin Yeni İcra Dosyası

CHP Manisa Milletvekili Bakırlıoğlu, “1 Ocak- 1 Aralık 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı 12 milyon 591 bini buldu. Geçen yıl ilk 11 ayında bu sayı 7 milyon 816 bindi. Geçen yılın aynı dönemine göre; dosya sayısındaki artış oranı yüzde 61. 12,5 milyon yeni dosya bugüne kadar ki en yüksek dosya sayısı” dedi ve ekledi:

“Bu bir rekor. Çünkü 2015 yılından bu yana bir yılda icra dairelerine gelen en yüksek dosya sayısı 9,3 milyon. 2022 yılında yapılan yasal düzenleme ile aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan vazgeçilmesinin etkisiyle 14 milyon 88 bin dosya da ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Buna rağmen 2023 yılında devreden dosya sayısı 24 milyon 229 bin. Ve 2023 yılında 12,5 milyon yeni dosyanın eklenmesi ülkede ekonomik krizin geldiği vahim durumu ortaya koymaktadır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, ekonomi gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakırlıoğlu, 2023 yılında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısında rekor artışın ekonomik krizin boyutunu gösteren en önemli göstergelerden birisi olduğunu söyledi.

Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, “1 Ocak- 1 Aralık 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı 12 milyon 591 bini buldu. Geçen yıl ilk 11 ayında bu sayı 7 milyon 816 bindi. Geçen yılın aynı dönemine göre; dosya sayısındaki artış oranı yüzde 61. 12,5 milyon yeni dosya bugüne kadar ki en yüksek dosya sayısı” dedi ve ekledi:

“Bu bir rekor. Çünkü 2015 yılından bu yana bir yılda icra dairelerine gelen en yüksek dosya sayısı 9,3 milyon. 2022 yılında yapılan yasal düzenleme ile aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan vazgeçilmesinin etkisiyle 14 milyon 88 bin dosya da ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Buna rağmen 2023 yılında devreden dosya sayısı 24 milyon 229 bin. Ve 2023 yılında 12,5 milyon yeni dosyanın eklenmesi ülkede ekonomik krizin geldiği vahim durumu ortaya koymaktadır.”

İcra dosyalarındaki artışın bir nedeni de vatandaşın bankalara olan ve ödeyemediği borçları olduğunu aktaran Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, “Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 24 Kasım 2023 tarihi itibariyle 2 trilyon 523 milyar liradır. Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları alacaklarında yılbaşından bu yana ise 12,8 milyar liralık artış yaşandı” ifadelerini kullandı.

‘İcra dosya sayısı katlanarak artacak’

Yüksek enflasyon, artan döviz kuru ve yüksek faizlerle birlikte toplumun tüm kesimlerinin alım gücünün düştüğüne dikkat çeken Bakırlıoğlu, şunları söyledi: “Vatandaşlar bu yıl ocak-ekim döneminde bireysel krediler ve kredi kartı borç bakiyeleri için bankacılık sektörüne 282,1 milyar lira faiz ödediler. Bankalara ödenen faiz geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 91,1 oranında artış kaydetti. Bu kadar faiz yükü altında borçların ödenmesi mümkün görünmüyor. Böyle giderse gelecek yıl icra dosyası sayısı katlanarak artacaktır.”

Paylaşın

CHP’nin İş Birliği Önerisini Reddeden İYİ Parti’de İstifa

Eski Antalya İl Başkanı Ahmet Aydın, “‘Kendimizi tartacağız’ diye çıkılan 2024 Yerel Seçimleri yolunda bu politika nedeniyle fazlasıyla zayıflayacağımız açıktır. Kendimizi tartma seçiminin yerel seçim olduğu düşüncesinde değilim” sözleriyle partisinden istifa etti.

Daha öncede, Ankara milletvekili Adnan Beker, Mesut Yılmaz, Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Aylin Anıl Arslan, parti kurucularından Taylan Yıldız, eski Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem, İYİ Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, parti kurucularından Aydın Adnan Sezgin, eski Ankara İl Başkanı Faruk Köylüoğlu, İYİ Parti 27. Dönem Antalya Milletvekili Hasan Subaşı da istifa eden isimlerdendi.

Eski İYİ Parti Antalya İl Başkanı Ahmet Aydın, partisinin CHP’nin yerel seçimlerde “iş birliği” önerisini reddetmesinin ardından istifa kararı aldı. Aydın, sosyal medya hesabından istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Siyasetin sermayesi insandır, kazanımı ise gönüllerdir. Siyasal yapı ve siyasetçi sermayesinin ve kazanımını hunharca harcamamalıdır. Zira siyasetin temel mantalitesi 1’i 2 yapma, yakalanan sinerjiyle de 2’yi 5 yapabilme gayretidir. Bir aday partisinin  ideolojik duruş veya yapısından ziyade kendi diyalektiğiyle belirli bir seviyede seçmen çekebilir. Hülasa bu husus siyasetçinin halka dokunabilme kabiliyeti ve ortaya koyduğu sinerji ile de alakalıdır.

Zira mevzu o’dur ki Cumhuriyet Halk Partisi ile uyum içerisinde yürüttüğümüz yerel yönetim programımızın olumsuz bir noktaya taşınmasına, ne aklım ne de yüreğim razı gelmiyor.

‘Kendimizi tartacağız’ diye çıkılan 2024 Yerel Seçimleri yolunda bu politika nedeniyle fazlasıyla zayıflayacağımız açıktır. Kendimizi tartma seçiminin yerel seçim olduğu düşüncesinde değilim. Bugüne kadar şahsıma yapılan her türlü haksızlığı sineye çektim, çığırtkanlık, isyankârlık yapmadım. Yaşanılanlara bütün Antalya şahittir.

Lakin ilkeme, ülküme ve ülkeme haksızlık edilmesine göz yummam mümkün değildir diyerek; Genel Seçimden bu yana sürdürülen yanlış politikaların ortağı olmamak ve ülkemizin geleceği açısından içinde bulunduğu darboğaza rağmen yeni bir darboğaza sürüklememek, yeniden umut yaratmaya katkıda bulunmak üzere sorunu tabanda çözmek adına çalışmalar yapmak amacıyla, bugün itibarıyla 2015 Kasım ayından beri mücadele verdiğimiz İYİ Parti’den istifa ediyorum.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti’den CHP’nin ‘İş birliği’ Teklifine Ret

Genel İdare Kurulu (GİK) toplantısı sonrası İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, “İYİ Parti, Cumhuriyetin yeni 100. yılında yeni bir aydınlığı müjdeleyecektir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi /”Bu birkaç günlük süreçte Genel Başkanımız yetkili kurullarımızla istişarelerde bulunarak bu görüşleri GİK’e sunmuştur. Tüm yönleriyle mesele irdelenmiş. GİK kurulumuz seçimlere hür bir şekilde bağımsız girme kararı almıştır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel’in “31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimde ittifak değil iş birliği yapalım” teklifinin karara bağladığı İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK), toplantısı sona erdi.

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, toplantı sonrasında genel merkez binasında basın açıklamasında bulunuyor. Kürşad Zorlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

“İYİ Parti, Cumhuriyetin yeni 100. yılında yeni bir aydınlığı müjdeleyecektir. Bu birkaç günlük süreçte Genel Başkanımız yetkili kurullarımızla istişarelerde bulunarak by görüşleri GİK’e sunmuştur. Tüm yönleriyle mesele irdelenmiş. GİK kurulumuz seçimlere hür bir şekilde bağımsız girme kararı almıştır.”

Bu arada İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener toplantının ardından, Genel Merkez ek binasından ayrılırken gazetecilerin sorularını yanıtladı. Akşener, CHP’nin yerel seçimlerde iş birliği önerisine Genel İdare Kurulu’ndan hayır kararı çıktığını söyledi.

GİK toplantısı 3 saat sürdü

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener başkanlığında, partinin genel merkez ek binasında yapılan Başkanlık Divanı Toplantısı yaklaşık 3 saat sürdü. Toplantıya, başkanlık divanı üyelerinin yanı sıra İYİ Parti milletvekilleri ve Merkez Disiplin Kurulu üyeleri katıldı.

GİK üyeleri, 13 Eylül 2024 günü yapılan toplantıda alınan kararın arkasında dururken İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in de tam yetkili kılınmasına karar verdi. Oylamada, 35 GİK üyesinin red 14 GİK üyesinin ise olumlu oy kullandığı öğrenildi.

Paylaşın