Yerel Seçimler: AK Parti’de İstanbul İçin 4 İsim Öne Çıktı

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde aday belirleme çalışmaları hız kazandı. AK Parti’nin İstanbul için yaptırdığı temayül yoklamasında 4 isim öne çıktı.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın AK Parti kaynaklarından edindiği bilgilere göre eski bakanlar Murat Kurum ve Adil Karaismailoğlu ile Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu, en çok tercih edilen isimler oldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, partinin yaptırdığı kamuoyu araştırmalarını da dikkate alarak yapacağı değerlendirmeler sonrası, partisinin İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan Adayını en geç 30 Aralık’ta kamuoyuna açıklayacağı belirtiliyor. AK Parti kulislerinde özellikle Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’ın adaylık için şansı yüksek görülüyor.

Erdoğan’ın başkanlığında AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nda yapılan temayül yoklamasına; İstanbul’daki ilçe belediye başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları, parti teşkilatlarında ilçelerden sorumlu yönetim kurulu üyeleri ve milletvekilleri olmak üzere 348 kişi katıldı.

Temayül yoklamasına katılan partililere form dağıtılarak, İBB Başkan Adayı olarak görmek istedikleri üç ismi yazmaları istendi. İlçe belediyeleri için ise iki farklı form hazırlandı.

AK Parti’de olmayan belediyeler için de büyükşehirde olduğu gibi 3 isim istenirken, AK Parti’de olan ilçelerde mevcut belediye başkanı için “Devam etsin mi, değişsin mi?” sorusu yöneltildi. “Değişsin” diyenlerden de, yine aday olarak görmek istedikleri 3 isim önerisi alındı.

AK Parti kaynaklarının verdiği bilgiye göre toplantıda bir konuşma yapan Erdoğan, Ekrem İmamoğlu yönetimindeki İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin son 5 yılını “kayıp yıllar” olarak nitelendirdi.

Erdoğan, parti örgütlerinin yöneticilerine, “Biz kendi işimize bakacağız, daha çok çalışacağız. Sokağınızın, mahallenizin beklentlerini iyi analiz edin, doğru yöntemler belirleyin” talimatı verdi. Erdoğan’ın, “Sadece büyükşehir olarak düşünmeyin; ilçe belediyesi, belediye meclis üyesi, hepsi bir bütün olarak düşünün ve öyle çalışın” dedi.

AK Parti kaynakları, halen İstanbul Milletvekili olan eski Çevre, Şehircilik ve İklim Murat Kurum ve halen Trabzon Milletvekili olan eski Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu ile Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan ve Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’nun temayül yoklamasında en çok tercih edilen isimler olmasının, sürpriz olmadığını söylüyor.

Parti kulislerinde, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın da isimleri İBB başkan adaylığı için konuşuluyordu. Ancak AK Parti kurmaylarına göre temayül yoklamasında bu iki isim çok tercih edilmedi. Buna neden olarak, Ali Yerlikaya ve Fahrettin Koca’nın bakan olarak başarılı bulunmaları ve görevlerini sürdürmeleri yönündeki genel eğilim gösteriliyor.

Hangi isimler şanslı görülüyor?

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarını belirlerken, temayülden çıkan isimlerin yanı sıra, kamuoyu araştırmalarını da dikkate alacağı belirtiliyor. Bu çerçevede AK Parti AR-GE ve Eğitim Başkanlığı tarafından farklı kamuoyu şirketlerine yaptırılan anketler bu hafta Erdoğan’ı sunulacak.

Son kararı Erdoğan verecek olsa da, AK Parti kulislerinde adaylık için en şanslı görülen isimler, Mehmet Ergün Turan ve Adil Karaismailoğlu. Her iki ismin de Karadenizli, hatta Trabzonlu olması, İstanbul’da Karadenizli nüfusun yüksek olması nedeniyle avantaj olarak görülüyor. Bu konuda temayülün yanı sıra, kamuoyu araştırmalarının da belirleyici olacağı ifade ediliyor.

AK Parti içinde bazı kesimler, “popüler” isimlerden ziyade, belediyecilik hizmetiyle öne çıkan isimlerin aday yapılması gerektiğini savunuyor. Bu görüşü savunanlar, İstanbul’un bundan sonraki gündeminin “deprem önlemleri” ve bu çerçevede kentsel dönüşüm olacağına dikkat çekerek, eski Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı da olan Fatih Belediye Başkanı Mehmet Ergün Turan’a daha çok şans tanıyor.

Erdoğan’ın, temayül yoklaması ve kamuoyu araştırmalarının sonuçlarına göre Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile yapacağı görüşmenin ardından partisinin İBB Başkan Adayını netleştirmesi bekleniyor.

AK Parti kurmayları, MHP ve Yeniden Refah Partisi (YRP) ile yapılacak ittifak görüşmeleri doğrultusunda, 29 ya da 30 Aralık’da hem büyükşehir, hem de ilçe belediye adaylarının açıklanabileceğini söylüyor.

AK Parti’nin, İstanbul’da yüzde 4-5 oyu olduğu iddiasındaki YRP’yle ittifak arayışı da sürüyor. İktidar partisi kaynakları, İstanbul’da, YRP’ye belediye meclis üyelikleri önerildiğini söylüyor.

MHP’nin yüzde 10 oyu olmasına karşın, 2 ilçe belediyesinin bu partiye bırakıldığına dikkat çeken AK Parti kurmayları, “Yüzde 4’ün karşılığı da belediye meclis üyeliğidir. Ama muhalefette olup da kesin kazanacaklarını iddia ettikleri bir ilçe varsa verelim. Mesela Kartal’ı kesin kazanacağız, diyorlarsa verelim. Ama bunun için elimizde sağlam veriler olması gerekir” görüşünü dile getiriyor.

Paylaşın

Resmi Gazete’de Yayınlandı: Bazı İllerde Oy Verme Saatleri Değişti

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde, bazı illerde oy verme saatlerinde değişikliğe gidilerek, oy verme başlangıç ve bitiş saatleri 07.00- 16.00 olarak belirlendi:

Haber Merkezi / “Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş, Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır, Kilis.”

Bu iller haricinde kalan diğer illerde oy verme saatleri 08.00- 17.00 olarak açıklanırken, seçmen listelerinin 4 Ocak 2024 perşembe günü saat 08.00’de askıya çıkarılacağı ve 17 Ocak 2024 çarşamba günü saat 17.00’de askıdan indirileceği de duyuruldu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin bazı kararları Resmi Gazete’de yayınlandı. Açıklanan kararlara göre;

“298 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde belirtilen hükümler çerçevesinde, oy verme süresi Kurulumuzca incelenmiş, güneşin doğuşuna ve batışına ilişkin değerlendirmelere göre, Mahalli İdareler Genel Seçimlerinde oy verme günü olan 31 Mart 2024 Pazar günü itibarıyla oy verme süresinin korunması kaydıyla bütün yurtta illere göre güneşin doğuş ve batış saatlerindeki farklılıklar dikkate alınarak, aşağıda adları yazılı illerde oy verme süresinin başlangıç ve bitiş saatlerinin 298 sayılı Kanun’un 89’uncu maddesinde belirtilen saatlerden ayrı ve farklı olarak belirlenmesine karar verilmesi gerekmiştir.

Adıyaman, Ağrı, Artvin, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Erzincan, Erzurum, Gaziantep, Giresun, Gümüşhane, Hakkari, Kars, Malatya, Kahramanmaraş, Mardin, Muş. Ordu, Rize, Siirt, Sivas, Trabzon, Tunceli, Şanlıurfa, Van, Bayburt, Batman, Şırnak, Ardahan, Iğdır ve Kilis illerinde oy vermenin başlangıç ve bitiş saatlerinin 07.00-16.00 olarak belirlenmesine, yukarıda adları yazılı illerin dışında kalan diğer illerde oy vermenin başlangıç ve bitiş saatlerinin 08.00-17.00 olarak belirlenmesine 19/12/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Mahalli İdareler Genel Seçimleri için güncelleştirme yapılmak amacıyla askıya çıkarılacak muhtarlık bölgesi askı listelerinin; Seçmen Kütüğü Genel Müdürlüğünce Adres Kayıt Sisteminden alınan Türkiye’de ikamet eden ve seçmen niteliğini taşıyan kişilere ait 1 Ekim 2023 tarihindeki kayıtların, gerekli işlemler yapıldıktan ve seçmen kütüğüne dönüştürüldükten sonra askıya çıkarılan listeler olduğuna, muhtarlık bölgesi askı listelerinin 4 Ocak 2024 Perşembe günü saat 08.00’de askıya çıkarılmasına ve 17 Ocak 2024 Çarşamba günü saat 17.00’de askıdan indirilmesine 19 / 12 / 2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.”

Paylaşın

İYİ Parti’de Bir İstifa Daha: Cumhuriyet Ve Atatürk İlkeleri Vurgusu

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” kararı alan İYİ Parti’de Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve eski Ankara İl Başkanı Mesut Özarslan, partisinden istifa ettiğini duyurdu:

Haber Merkezi / “Aziz Türk Milleti’ne hizmet etme arzusunu muhafaza ederek, Cumhuriyet ve Atatürk ilkeleri ışığında vatanımızın birliği, dirliği ve refahı için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğim.”

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” kararı alan İYİ Parti’de istifalar devam ediyor. İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve eski Ankara İl Başkanı Mesut Özarslan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla istifasını duyurdu.

Mesut Özarslan, istifasına ilişkin yaptığı açıklamada şunları ifade etti: 25 Ekim 2017’de Yüce Türk Milleti’ne umut olmak için ülkemizin her kesiminden milliyetçi ve demokrat arkadaşlarımızla bir araya gelerek Genel Başkanımız Sayın Meral AKŞENER Hanımefendi önderliğinde çetin yolları aşarak büyük bir mücadele ile İYİ Parti’yi kurduk.

İYİ Parti çatısı altında geçirdiğim süre boyunca; Kurucular Kurulu Üyeliği, Ankara Kurucu İl Başkanlığı, Genel İdare Kurulu Üyeliği, Teşkilat Başkan Yardımcılığı ve daha birçok görevi üstlenmiş olmanın sorumluluğuyla partimizin yükselmesi, gelişmesi ve bürokraside aldığım görevlerde partimizi ve dava arkadaşlarımı layıkıyla temsil etmek için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım.

Birlikte gerçekleştirdiğimiz projeler, yürüttüğümüz kampanyalar, sarf ettiğimiz çaba, gösterdiğimiz özveri, samimiyet ve destekleri için Genel Başkanıma, İYİ Parti üyelerine, tüm teşkilatlarına, genç arkadaşlarıma ve Ankaralı hemşehrilerime teşekkürü borç bilirim.

Medya üzerinden şahsım hakkında imâ edilen kumpaslara ilişkin olayların bu noktaya nasıl evrildiğini halâ anlamış değilim. Ancak kamuoyu bilsin ki; inandığım değerlere olan sadakatimle Genel Başkanımın talimatları haricinde kendi başıma her hangi bir görüşme ve hareket içerisinde olmadığımı beyan ederek, İYİ Parti üyeliğimden istifa ediyorum.

Aziz Türk Milleti’ne hizmet etme arzusunu muhafaza ederek, Cumhuriyet ve Atatürk ilkeleri ışığında vatanımızın birliği, dirliği ve refahı için kararlılıkla çalışmaya devam edeceğim.

Paylaşın

Putin’den “Ukrayna” Açıklaması: Görüşmelere Hazırız

Ukrayna’ya ilişkin açıklamalar yapan Rusya Lideri Vladimir Putin, “Rusya’ya karşı saldırganca bir tutum izleyen Ukrayna’da, Avrupa’da ve ABD’de müzakere mi istiyorlar? Bırakın istesinler. Ama biz ancak kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda görüşmeler yaparız” şeklinde konuşan

Rusya Lideri Putin, Ukrayna’da ilhak ettikleri bölgelere atıfta bulunarak “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” ifadesine de vurgu yaptı.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; Savunma Bakanı Sergey Şoygu ve Bakanlığın üst düzey yöneticileri ile salı günü bir araya gelen Putin, Ukrayna’ya ilişkin açıklamalar yaptı.

“Rusya’ya karşı saldırganca bir tutum izleyen Ukrayna’da, Avrupa’da ve ABD’de müzakere mi istiyorlar? Bırakın istesinler. Ama biz ancak kendi ulusal çıkarlarımız doğrultusunda görüşmeler yaparız” şeklinde konuşan Putin, Ukrayna’da ilhak ettikleri bölgelere atıfta bulunarak “Bizim olandan vazgeçmeyeceğiz” ifadesine de vurgu yaptı.

Rusya’nın Avrupa’da savaş planlamadığını vurgulayan Putin, konuşmasında ABD’yi de kendi çıkarları için Avrupa’yı sömürmekle suçladı.

Ukrayna’ya yönelik savaşı yine “özel askeri operasyon” olarak nitelendiren Putin, konuşmasında “Özel askeri operasyondaki hedeflerimizden vazgeçmeyeceğiz” dedi.

Rus savunma sanayisinin Batı’nınkinden daha hızlı olduğunu ileri süren Putin, nükleer güç konusunda gelişmeyi sürdüreceklerini ve savaşa hazır düzeyde tutacaklarını söyledi.

Ukrayna’daki savaşın Rusya’nın savunma alanındaki eksiklerini ortaya çıkardığını ifade eden Putin, daha fazla insansız hava aracına, daha iyi hava savunmasına ve modern uydu iletişim sistemine ihtiyaçları olduğunu belirtti.

Rusya Devlet Başkanı Putin barış görüşmelerine hazır olduklarını geçen hafta düzenlediği geleneksel yıl sonu basın toplantısında da dile getirmiş, bunun ancak Ukrayna “Nazilerden arındığı, silahsızlandığı ve tarafsız bir statüye sahip olduğu zaman” gerçekleşebileceğini söylemişti.

Putin, Mart 2022’de Ukrayna ile İstanbul’da yapılan görüşmelere atıfta bulunarak, bu görüşmelerde Ukrayna’nın silahsızlandırılması konusunda mutabakat sağlandığını, ancak sonradan karşı tarafın tavır değiştirdiğini ifade etmişti.

Batılı gözlemciler ise Putin’in ABD’de gelecek yıl Kasım ayında yapılacak başkanlık seçimleri sonrasında Ukrayna’da barış görüşmelerine hazır olacağını savunuyor.

Rusya, uluslararası hukuk açısından Ukrayna’ya ait olan toprakların yüzde 17,5’ini kontrol ediyor. 2014 yılında Kırım’ı ilhak eden Rusya, Şubat 2022’de Ukrayna’ya saldırmasının ardından dört bölgeyi daha topraklarına kattığını ilan etmişti.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Her Yerde Seçimlere Tek Giriyoruz

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin açıklamada bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Buradan ilan ediyorum. Her yerde seçimlerde tek başına giriyoruz” dedi ve ekledi:

“Her ilçede tek başına giriyoruz. Bunun sonuçlarına olumsu sizindir, başarısızlık olduğu taktirde o sorumluluk benimdir. Hepimiz ona göre çalışacağız. Bedel ödememi istemiyorsanız çalışacaksınız.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Uşak Teşkilat Buluşması’nda konuştu. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Akşener, İstanbul ve Ankara olmak üzere tüm ilçe ve illerde seçime tek başına gireceklerini söyledi.

Meral Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 120 gün kaldığı Pınarhisar Cezaevi sürecini hatırlatarak İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu için “Erdoğan öğrendi, İmamoğlu da öğrenecek” dedi. Akşener İmamoğlu’nun siyasi yasak aldığı davanın ardından İstanbul Saraçhane’deki desteğine de vurgu yaptı.

Akşener İmamoğlu’nun siyasi yasak aldığı davayla ilgili İstanbul Saraçhane’deki destek açıklamalarını da hatırlattı ve şöyle konuştu: Dün bir aydınlanma yaşadım, çok enteresan. Sayın Erdoğan bilir, İmamoğlu da öğrenecek. Ben Erdoğan hapse giderken ordaydım. Herkesin kaçtığı bir zamanda ordaydım. Çoluğu çocuğuyla ilgilenen bendim. Evinin önündeki polis noktası kaldırırken bendim. Gece yarısı arayan, televizyonlara çıkıp konuşan bendim.

Ama en ağır hakaretleri işiten de ben oldum. Ama Allah büyük. Ben Allah’a hep güvendim, inandım sen doğru ol yeter ki. Aynı şekilde, Saraçhaneye ikinci kere gittim. Bugün sövenler o gün rahmetli anama kadar götürdüler işi. Ne yaptım boynumu eğdim, kazanalım diye ağzımı açmadım. Ne yaptım bu arkadaşları o masaya götürdüm, o masan kovuldum ve ikisi de kabul etmediler. Benim değil, milletin istediğini kabul etmediler. Şimdi dün benim içim bir milattır.

Türkiye’nin geldiği yeri kimse konuşmuyor diyen  Akşener, “Bu sistemle Kandil’den ya da İmralı’dan destek almadan Cumhurbaşkanı seçilmeyi imkansız hale getirdiler. Biz ne dedik İstanbul ve Ankara’da beraber olunur, bu ucube sistemden değişir. Bunu yabamdık. Hür ve müstakil olarak özgür ve bağımsız olarak seçimlere girmeye karar verdik. Yav bu nasıl iştir söylenmedik söz kalmadı. İlk defa Türkiye’yi bir konuda birleştirmişmişiz. Ne mutlu bize. Önce bana sövmek konusunda sonra da birleşmişler” dedi.

“Her yerde seçimlere tek giriyoruz”

“Buradan ilan ediyorum. Her yerde seçimlerde tek başına giriyoruz” diyen Akşener “Her ilçede tek başına giriyoruz. Bunun sonuçlarına olumsu sizindir, başarısızlık olduğu taktirde o sorumluluk benimdir. Hepimiz ona göre çalışacağız. Bedel ödememi istemiyorsanız çalışacaksınız” ifadelerini kullandı.

“Bağımsız bir Türkiye için hayatında ne verebiliyorsa veren gençlerdik. Pek çok haksızlık ve işkencelere uğradık. Ama bu ülkeyi satan muhbirlik yapan kimse çıkmadı. Benim abim MHP Kocaeli İl Başkanıydı 80 ihtilaline kadar. İhtilal olduktan sonra Karabük sanıkları geldi. Ranza telleri ile sağı solu birbirine karıştırarak atarladır. Ranza teli ile işkence görmüş arkadaşlarım vardı. O işkencelere rağmen ‘Kanım aksa da zafer İslam’ derlerdi. Bugünün çakmalarına duyurulur. Bilir misiniz canlı canlı saçın yanması nedir? Bilir misiniz baş parmağımızın bir tahta arasına veya demirin arasına sıkıştırılmasını…”

Paylaşın

Moody’s’ten Merkez Bankası İçin ‘Sınırlı’ Faiz Artışı Beklentisi

ABD merkezli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s, Merkez Bankası’ndan (TCMB) faiz artırımlarına ara vermeden önce 2 sınırlı faiz artışı daha bekliyor.

Türkiye’nin kredi notuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını duyuran Moody’s, halihazırda Türkiye’nin kredi notunu “B3” ve not görünümünü “durağan” olarak değerlendiriyor.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s Türkiye için ‘Kredi Görüşü’ raporu yayımladı.

Sadece abonelerle paylaşılan raporda “Kredi görüşümüz, olumlu bir senaryoda bile toparlanması zaman alacak kurumsal ve yönetişim gücündeki erozyona karşı ekonomik gücü ve ılımlı borcu yansıtmaktadır” ifadesi kullanıldı.

Türkiye’de manşet enflasyonun hala yüksek olduğu, önümüzdeki aylarda da yükselmeye devam edeceği öngörüldü. Büyümede sert bir yavaşlamanın yeni bir politika değişimi riskini artırabileceği uyarısı yapıldı.

Raporda “Cari dengedeki iyileşme ve artan rezervler kredi görünümü açısından olumlu. Sıkı para politikası sürdürülebilir ve maaş artışları TCMB’nin hedefi ile uyumlu gerçekleşirse kredi görünümü iyileştirilebilir” ifadesi yer aldı.

Kurum, Türkiye ekonomisinin 2023’te yüzde 4, 2024’te yüzde 2,5, 2025’te yüzde 3 büyümesini bekliyor. Ortalama enflasyonun bu yıl yüzde 53,5, 2024’te yüzde 58,9, 2025’te yüzde 39,1 olması bekleniyor.

Cari işlemler açığının GSYH’ye oranının da bu yıl yüzde 4,7, 2024’te yüzde 3,4, 2025’te yüzde 3 olması öngörülüyor.

BloombergHT’nin aktardığına göre; Moody’s Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’ndan (TCMB) faiz artırımlarına ara vermeden önce daha sınırlı 2 faiz artışı bekliyor.

Raporda, ortodoks politikaların 2021’deki gibi kısa vadeli olması durumunda kredi görünümünün negatife çekilebileceği belirtildi.

Türkiye’nin kredi notuna ilişkin değerlendirme yapılmadığını duyuran Moody’s, halihazırda Türkiye’nin kredi notunu “B3” ve not görünümünü “durağan” olarak değerlendiriyor.

Paylaşın

DEVA Partisi’nde İstifa Depremi: Hayalimdeki Parti Bu Değildi

Partisi’nden istifa eden DEVA Partisi Genel Sekreteri Sanem Oktar, “Siyasete girme sebeplerim hâlâ geçerliliğini koruyor ancak dört yılın sonunda tanık olduklarım beni hayal kırıklığına uğrattı. Hayalimdeki DEVA Partisi bu değildi” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Bir yolda yürümek için önce yoldaş olmak gerektiğini gördüm. Düzeltmek için gösterdiğim çabaların da yetersiz kaldığını fark ettim. Değişim için daha fazla heyecan duyan arkadaşlarımıza, gençlere alan açmanın kan değişiminin doğru olduğuna inandığım için benim için çok zor olan bu ayrılma kararını aldım.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Sekreteri Sanem Oktar, partisinden ayrıldığı duyurdu. Sanem Oktar, sosyal medya hesabından paylaştığı istifa açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Aralık 2019’da Sayın Ali Babacan’nın daveti üzerine kurucularından biri olduğum Demokrasi ve Atılım Partisi’nden (DEVA) ayrıldığımı kamuoyuyla paylaşmak isterim. Bu dört yıllık zaman diliminde Cumhuriyetimizin demokrasiyle taçlandırılması hedefine katkı sağlayan Sayın Ali Babacan’a, tüm kuruculara ve üyelere, ekip arkadaşlarıma, şu an partide devam etsin ya da etmesin yolu DEVA Partisi’nden geçen herkese teşekkür ederim.

Ben iş dünyasından ve kadın hareketinden gelen birisiyim. Siyasete girmek için üç öncelikli sebebim vardı. Birincisi; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi değişmeliydi. Doğru olan, Türkiye’nin parlamentodan yönetilmesiydi. İkincisi; Türkiye kendisine ait özgürlükçü, şeffaf ve katılımcı bir sistem kurabilmeliydi. Yürütme erkinin yargı ve yasama karşısında orantısız bir şekilde artan ağırlığı karşısında demokrasimizi ve Cumhuriyetimizi ancak siyaset yaparak savunabilirdik.

Üçüncüsü ise kadınlarla ilgili. Biz toplumun yarısıyız ama fırsatlara eşit şekilde ulaşmıyoruz. Başta şiddet olmak üzere gündelik hayatta hâlâ çok sayıda problem yaşıyoruz. Kadınların siyasette ve iş hayatında, toplumun her alanında etkin bir şekilde temsil edilmesi ve yer almasıydı. Bu süreçte hem Deva Partisi’nin ülke sorunlarına yönelik politikalarının oluşturulmasında hem de 6’lı masanın bir araya gelmesi, birlikte çalışması, ülkenin yönetilmesi için politikaların oluşturulması ve anlatılması için canla başla ve büyük bir umutla tüm arkadaşlarımla birlikte çalıştım. Bana ne yapıyorsun diyenlere de ‘yangını söndürmek için yola çıkmış bir karıncayım, bir damla su taşıyorum’ dedim.

Eğer 14 Mayıs seçimlerinde kazanan Millet ittifakı olsaydı, Türkiye’ye özgün bir model uygulanacak ve sorunlarımız azalacaktı, öyle ummuştuk. Ama olmadı. Siyasete girme sebeplerim hâlâ geçerliliğini koruyor ancak dört yılın sonunda tanık olduklarım beni hayal kırıklığına uğrattı. Hayalimdeki DEVA Partisi bu değildi. Bir yolda yürümek için önce yoldaş olmak gerektiğini gördüm. Düzeltmek için gösterdiğim çabaların da yetersiz kaldığını fark ettim.

Değişim için daha fazla heyecan duyan arkadaşlarımıza, gençlere alan açmanın kan değişiminin doğru olduğuna inandığım için benim için çok zor olan bu ayrılma kararını aldım. Cumhuriyetimizin demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti niteliğini tam anlamıyla kazanması için mücadele eden tüm muhalif dostlarıma, ifade ve basın hürriyetlerinin can çekiştiği bir ortamda çalışan cesur basın mensuplarına, değerli düşünce insanlarına ve tüm DEVA Partisi gönüldaşlarına kolaylıklar diliyorum. DEVA Partisi için en iyi dileklerimle…”

Sanem Oktar kimdir?

1970 yılında İzmir’de dünyaya gelen Sanem Oktar, İzmir Bornova Anadolu Lisesi ve Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden mezun oldu .1997 yılında ilk şirketini kurdu.  Daha sonraki yıllarda iletişim ve pazarlama alanında farklı şirketler kurdu ve sattı.

CRM danışmanlığı, sosyal medya, dijital pazarlama ve veri tabanına dayalı pazarlama alanında geniş deneyime sahip olan Oktar, şirketlerin marka ve hizmetlerine yönelik pazarlama planları hazırladı ve uyguladı. Özellikle verimliliğe ve karlılığa yönelik projelerde hizmet verdiği firmaların ekipleri ile birlikte çalıştı. İçinde bulunduğu projelerle yurtiçi ve yurtdışı birçok ödül aldı.

Sanem Oktar, 2005 yılında kurulan Doğrudan Pazarlama İletişimcileri Derneği’nin (DPİD) 12 kurucu üyesinden biri oldu ve 2007-2009 yıllarında DPİD Yönetim Kurulu Başkanı olarak görev yaptı.

2010 yılından beri Türkiye Kadın Girişimciler Derneği’nde (KAGİDER) kadının güçlenmesi konusunda pek çok projede yer almış ve Mayıs 2015-1017 KAGIDER Başkanlık görevi ardından 2017-2019 dönemi için de KAGIDER başkanı seçilmiştir. Türkiye’nin G20 Dönem Başkanlığında kurulan Kadın20 (W20) Açılım Grubu Organizasyon Komitesi üyesidir. Halen KAGIDER Onur Kurulu üyesidir.

2010 yılında KAGIDER, Garanti Bankası ve Ekonomistin düzenlediği Türkiye Kadın Girişimcisi yarışmasında ilk 10 kadın girişimcisinden biri oldu.2016 yılında Women to Watch Fark Yaratan Kadınlar, 2019 yılında Amerika’da yayınlanan Enterprising Women (Girişimci Kadınlar) dergisinin verdiği Yılın Girişimci Kadınları 2019 Ödülleri’nin sahipleri arasında yer aldı.

Kendisini seri girişimci olarak tanımlayan Sanem Oktar, melek yatırımcı olarak farklı şirketlerde yatırımlarına devam etmektedir. İyi derece İngilizce bilmektedir. Sanem Oktar evli, iki kız çocuğu annesidir.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Akşener’e İsim Vermeden Yanıt

İYİ Parti Lideri Meral Akşener’e isim vermeden yanıt veren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yıllarca her oyunu denediler. Bir günümüz bile krizsiz geçmedi. Zannediyorlar ki biz bunları yıldırırız. Biz pes etmeyeceğiz siz pes edeceksiniz. Biz bunlara fırsat vermeyeceğiz” dedi ve ekledi:

“Şimdi de yeni bir oyunla karşı karşıyayız. Omuz omuza mücadele ettiğimiz aynı masayı paylaştığımız birlikte iş ürettiğimiz aynı kaseden çorba içtiğimiz dostlarımızı bize karşı kışkırtıyorlar. Bunu üzülerek takip ediyorum.”

İmamoğlu sözlerine, “Sayıları az da olsa bir kısım dostlar oyuna geliyorlar, bazen hadlerini aşan cümleler kurabiliyorlar. Başından beri biz ne dedik eski dosttan düşman olmaz. Kulaklarımızı kötü sözlere tıkayacağız. Benim Allah’ın bir lütfu, kötü sözleri kulağım hiç duymuyor” şeklinde devam etti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Kurtköy Yaşam Merkezi’nin temel atma töreninde, partisine operasyon çekildiğini, bunun da bir savaş ilanı olduğunu söyleyen Meral Akşener’e isim vermeden cevap verdi.

Akşener’e üstü kapalı yanıt veren İmamoğlu, “Bizim elimizi tutan tutar, tutmayanın kendi takdiri. Kalbimizi kırsalar da biz kalp kırmayacağız. Elimizi itseler de elimizi uzatmaya devam edeceğiz” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Yıllarca her oyunu denediler. Bir günümüz bile krizsiz geçmedi. Zannediyorlar ki biz bunları yıldırırız. Biz pes etmeyeceğiz siz pes edeceksiniz. Biz bunlara fırsat vermeyeceğiz.

Şimdi de yeni bir oyunla karşı karşıyayız. Omuz omuza mücadele ettiğimiz aynı masayı paylaştığımız birlikte iş ürettiğimiz aynı kaseden çorba içtiğimiz dostlarımızı bize karşı kışkırtıyorlar. Bunu üzülerek takip ediyorum.

Sayıları az da olsa bir kısım dostlar oyuna geliyorlar, bazen hadlerini aşan cümleler kurabiliyorlar. Başından beri biz ne dedik eski dosttan düşman olmaz. Kulaklarımızı kötü sözlere tıkayacağız. Benim Allah’ın bir lütfu, kötü sözleri kulağım hiç duymuyor.”

İYİ Parti Lideri Akşener ne demişti?

Akşener, partisinin Uşak İl Başkanlığı’nı ziyaretinde, CHP ile ittifak yapılmamasını eleştiren ve İYİ Parti’den istifa eden İBB Grup Başkanvekili İbrahim Özkan’a ismini vermeden yüklendi ve şunları söyledi:

“Genel Başkan’ın haberi yok, belediye meclis üyesi diplomasi yapıyor parti adına. Mesela Ankara’yı paylaşmışlar, İstanbul’u bilmiyorum isimlerine kadar. Mesela Polatlı’ya eski Ankara İl Başkanımız, GİK üyemiz Yetkin Öztürk gelecekmiş. Ama bunlar CHP’den aday olacakmış. Ben öyle anladım konuşmadan. Daha ilginci de Gölbaşı’na da Yakup Odabaşı gelecekmiş. Hiçbirinden haberim yok.

Bu ne demek biliyor musunuz? Bir siyasi partinin içişlerine karışmak demektir. Biz bunu 1997’de Doğru Yol Partisi’nde yaşadık. Ben bu konuda idmanlıyım. Şu an itibariyle savaş ilanı olarak kabul ediyorum. Varım, buyursunlar.”

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 20 Bine Yaklaştı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 74. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybının 20 bine yaklaştığını açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı’nın sosyal medya hesabından paylaşılan verilere göre bugüne kadar 19 bin 667 kişi öldü ve 52 bin 856 kişi yaralandı.

Öte yandan ABD’de uydu üzerinden yapılan bir araştırma, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nden düzenlediği saldırılarda 100 binden fazla binanın ya tamamen yıkıldığını ya da oturulamaz hale gelip tahrip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, toplam 102 bin 733 ila 129 bin 219 arasında bina ya tamamen yıkıldı ya da tahrip oldu. Araştırma, bu da bölgedeki üç binadan en az birinin ya yıkıldığını ya da tahrip olduğunu ortaya koyuyor. Uydu görüntüleri, İsrail’in tahliye edilmesini istediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinin güneye oranla daha fazla tahrip olduğunu teyit ediyor.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, uluslararası toplum üyelerini Gazze’de “sürdürülebilir” bir ateşkesi desteklemeye çağırdı.

Türk, hem insan hakları hem de insani gerekçelerle yapılan ateşkes çağrısının “gün geçtikçe daha yüksek sesle dile getirildiğini ve bu çağrıya kulak verilmesi gerektiğini” söyledi. Gazze Şeridi’nde on binlerce insanın yerinden edildiğini belirten Türk, İsrail güçlerinin tahliye emirlerinin kafa karıştırıcı ve çelişkili olduğunu söyledi.

Volker Türk, “Askeri operasyonlar her geçen gün daha da yaklaşırken, Filistinliler Gazze-Mısır sınırına kadar kitlesel bir göçle giderek daha küçük alanlara sıkışmaya zorlanıyor” dedi ve ekledi: Gazze’de gidebilecekleri hiçbir yer kalmadı.

Birleşmiş Milletler (BM) Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) Sözcüsü James Elder ve Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Sözcüsü Margaret Harris, Gazze Şeridi’ndeki duruma dair Cenevre’de açıklamalarda bulundu.

Aralık ayı başında Gazze Şeridi’ni ziyaret eden Elder durumu “felaket” olarak nitelendirerek, her beş çocuktan dördününyeterli yiyeceğe sahip olmadığını ve özellikle küçük çocuklar arasında ishal gibi hastalıkların çok yaygın olduğunu belirtti. Yaralı çocukların hayatını yitirmesi sebebiyle kızgın olduğunu da ifade eden Elder, çocukları ağır hasta olan ailelerin sadece “umudu ve kirli suyu” olduğunu belirtti.

İsrail güvenlik güçlerinin sivilleri koruma sözü verdiğini hatırlatan BM Sözcüsü, ancak gerçeklerin tamamen farklı göründüğünü ifade etti ve “İkiyüzlülüğün empatiyi bastırması sebebiyle kızgınım” ifadesini kullandı.

Elder bölgede faaliyette olan en önemli hastanelerden biri olan Nasır’ın 48 saat içinde iki kez bombalandığını aktararak, buradaki kurbanlardan birinin saldırılarda evi yıkılan, anne babası ile iki erkek kardeşi ölen ve bir bacağını kaybederek hayatta kalan 13 yaşındaki Dina adlı bir kız çocuğu olduğunu, bu çocuğun da Nasır Hastanesi’ne isabet eden bir bomba sonucu hayatını yitirdiğini dile getirdi.

DSÖ’nün verdiği bilgilere göre Gazze Şeridi’nde 36 hastaneden sadece sekizi kısmen faaliyet gösteriyor. Yaralılar hastanelerde yoğun bakımda bile yerde yattığı için hastane personelinin hareket etmekte zorlandığı belirtiliyor.

DSÖ Sözcüsü Margaret Harris yaptığı açıklamada, hastanelerde gerekli tıbbi malzemelerin de bulunmadığını belirterek, doktorların, ağır yaralıların öncelikle ağrı kesici değil su ve yemek istediğini aktardığını belirtti. Harris, “Dünyanın bu durumun böyle devam etmesine izin vermesi inanılır gibi değil” ifadelerini kullandı.

Rehine görüşmeleri sürüyor

İsrail’in en yakın müttefiklerinden Fransa, İngiltere ve Almanya, ateşkes için yapılan küresel çağrılara hafta sonunda katıldı. İsrail’de protestocular Hamas’ın elinde bulunan çok sayıda rehinenin serbest bırakılması için Hamas ile müzakere çağrısında bulundu.

ABD Merkezi İstihbarat Örgütü (CIA) Direktörü William Burns Pazartesi günü Varşova’da İsrail istihbarat teşkilatı Mossad’ın başkanı ve Katar Başbakanı ile biraraya geldi. Görüşme, geçici ateşkesten ve aracılık ettikleri bir anlaşmayla 100 kadar rehinenin serbest bırakılmasından bu yana bu üçlünün bilinen ilk toplantısı oldu.

Ancak ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcüsü John Kirby görüşmelerin “başka bir anlaşmanın yakın olduğu bir noktada” olmadığını söyledi. İsrail ordusu Gazze’ye yönelik kara saldırısında 131 askerinin öldüğünü açıkladı.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog, ülkenin ‘Hamas’ın elindeki rehineleri kurtarmak ve Gazze’ye daha fazla insani yardım sağlamak amacıyla yabancıların aracılık ettiği yeni bir ateşkese girmeye hazır olduğunun’ sinyalini verdi.

Yetkileri büyük ölçüde sembolik olan Herzog, büyükelçilerle yaptığı toplantıdaki konuşmasında “İsrail, rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için ikinci bir insani duraklamaya ve ek insani yardıma hazır,” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener’den Rest: Bu Bir Savaş İlanıdır

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararının ardından istifaların peş peşe geldiği İYİ Parti’de Genel Başkan Akşener, “Partimize kurumsal operasyon olduğu ortaya çıktı” dedi ve ekledi:

“Ben bu arkadaşın diplomasisinden haberdar değilim. Ama diplomasi yapılan kişilerle konuşabilme yeteneğine sahibim. Genel Başkanın haberi yok. Belediye Meclis üyesi diplomasi yapıyor parti adına.  Bu, bir siyasi partinin içişlerine karışmak demektir. Şu an itibariyle bir savaş ilanı olarak kabul ediyorum. Varım, buyursunlar. Ben idmanlıyım.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Uşak İl Başkanlığı’nda partisinde yaşanan istifalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Akşener, özetle şunları ifade etti:

“Benim bilgim yok, teşkilat başkanı, yerel yönetimler başkanı onun bilgisi yok neye göre yapılmış. Bir başka soru daha var. İlk defa -ben böyle komplo işlerine pek inanmam da- partimize yönelik kurumsal bir operasyon olduğu ortaya çıktı dün.

En ilginci bu. Çünkü bu diplomasiyi yapan arkadaşımızın yaptığı diplomasiden haberdar değilim, ama diplomasi yapılan kişilerle konuşabilme yeteneğine sahibim. Nasıl oluyor bu iş. Genel Başkan’ın haberi yok, belediye meclis üyesi diplomasi yapıyor parti adına.

Ankara’yı paylaşmışlar, İstanbul’u bilmiyorum isimlerine kadar. Mesela Polatlı’ya eski Ankara İl Başkanımız, GİK üyemiz Yetkin Öztürk gelecekmiş. Ama bunlar CHP’den aday olacakmış… Ben öyle anladım konuşmadan. Daha ilginci de Gölbaşı’na da Yakup Odabaşı gelecekmiş. Hiçbirinden haberim yok.

Bu ne demek biliyor musunuz? Bir siyasi partinin içişlerine karışmak demektir. Biz bunu 1997’de Doğru Yol Partisi’nde yaşadık. Ben bu konuda idmanlıyım. Şu an itibariyle savaş ilanı olarak kabul ediyorum. Varım, buyursunlar.”

Paylaşın