HRW: Meta, Filistin Yanlısı İçeriklere Sansür Uyguluyor

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), sosyal medya platformu Meta’nın Filistin yanlısı içeriklere sistematik sansür uyguladığını duyurdu. HRW, 60 ülkede binin üzerinde Meta sansürü vakasının belgelediğini açıkladı.

Sansürlenen içerikler arasında Filistin’i destekleyen barışçıl ifadeler ve Filistinlilerin insan hakları hakkında kamuya açık tartışmalar da yer aldı.

Onlarca vakada Filistinlilerin ölümleri ve çektikleri acıları belgeleyen ve haber değeri taşıyan gönderiler Meta tarafından kaldırıldı. Meta bu gönderileri kaldırmasını “şiddet içeren içerik, nefret söylemi, çıplaklık” gibi gerekçelerle açıkladı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), sosyal medya devi Meta’nın Gazze’deki savaş boyunca Filistinlilerin seslerini sistematik olarak susturmaya yönelik sansür uyguladığına ilişkin bir rapor yayımladı.

Sol Haber’in aktardığına göre; raporda Facebook ve Instagram’ın sahibi olan Meta şirketinin Filistin yanlısı içerikleri, “hatalı içerik yönetimi politikaları, kötü uygulama ya da hükümet etkisiyle” ya yayından kaldırdığı ya da baskıladığı belirtildi.

HRW yetkilisi Deborah Brown rapora ilişkin yaptığı açıklamada, Meta’nın Filistin’i destekleyen içeriklere sansür uygulamasının, halihazırda Filistinlilerin sesini boğan zalimlik ve baskı ortamının daha da ağırlaşmasına yol açtığını belirtti.

Sosyal medyanın, insanların yaşadıklarına tanıklık etmeleri ve hak ihlallerine karşı seslerini yükseltmeleri için önemli bir platform olduğunu kaydeden Brown, Meta’nın uyguladığı sansürün Filistinlilerin çektiği acıların daha da görünmez kılınmasıyla sonuçlandığını ifade etti.

İnsan Hakları İzleme Örgütü 60 ülkede binin üzerinde Meta sansürü vakasını belgelediğini duyurdu. Sansürlenen içerikler arasında Filistin’i destekleyen barışçıl ifadeler ve Filistinlilerin insan hakları hakkında kamuya açık tartışmalar da yer aldı.

Onlarca vakada Filistinlilerin ölümleri ve çektikleri acıları belgeleyen ve haber değeri taşıyan gönderiler Meta tarafından kaldırıldı. Meta bu gönderileri kaldırmasını “şiddet içeren içerik, nefret söylemi, çıplaklık” gibi gerekçelerle açıkladı.

Filistin’i destekleyen yüzlerce içerikse Meta tarafından “tehlikeli örgütler ve kişiler” politikası gerekçesiyle baskılandı ya da kaldırıldı. Raporda, Meta’nın bu politikasını, “İsrail ve Filistinli silahlı gruplar arasındaki çatışmalara ilişkin meşru ifadeleri geniş ölçüde kısıtlamak için” kötüye kullandığı ifade edildi.

Başka bir dizi vakada da Meta, Filistinlilere destek veren kullanıcıların hesaplarını ya sildi, ya askıya aldı, ya da onlara haber vermeksizin gönderilerinin görünülürlüğünü kısıtladı veya gizledi.

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa: Meclis’teki Sandalye Sayısı 38’e Düştü

Partisinden istifa ettiğini duyuran İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan, “14 Mayıs 2023 seçimi sürecinde yapılan ön seçim; gençlerin siyaset yapmasına, partimizin demokratik usullerle aday göstermesine öncülük yaptı. Bizleri daha gayretli çalışmamız hususunda motive ederek halkımızla kaynaşmamızı sağladı. Bu sebeple İYİ Parti’nin siyasi varlığını devam ettirmesi en büyük arzumdur” dedi ve ekledi:

“14 Mayıs seçimi sonuçları üzerinden başlayan siyasi ittifak tartışmaları, yaklaşan 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde partilerin tutumları ve gösterecekleri adaylar üzerinden devam etmektedir. Seçimlerde iktidar medyasının kara propagandası adaylarımızı, yöneticilerimizi olumsuz yönde etkilemiştir. Seçim sürecinde yaşanan olumsuzlukları değerlendirmeye alan İYİ Parti 31 Mart 2024 yerel seçimlerine ittifaksız girme yönünde bir irade beyan etmiştir.”

Arslan açıklamasının devamında, “Partimiz iradesini beyan etmesine rağmen ben mevcut siyasi ve sosyal gerçeklikten hareketle sürecin başından itibaren Ankara özelinde partimizin tabanının iradesini, beklentilerini karşılayacak sağduyulu bir kararın alınması için çaba sarf ettim. Partimizin yetkili organları ve Genel Başkanım Sayın Akşener’in bilgisi dâhilinde partimizin kazanımlarını koruyacak şekilde Ankara’da iş birliğinin devam ettirilmesi gerektiğini, Ankara’nın diğer illerden farklı olduğunu anlatarak alınacak kararın Ankara için olumlu sonuçlanması için samimi bir şekilde çaba gösterdim.”

CHP’den gelen “işbirliği” teklifini reddetmesinin ardından istifalarla gündemden düşmeyen İYİ Parti’de Ankara Milletvekili Yüksel Arslan partisinden istifa ettiğini duyurdu. Yüksel Arslan, istifa kararına ilişkin sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“İYİ Parti, Türk siyasetinde ortaya çıkan derin boşluğu doldurmak, seçmenin iradesinin en doğru şekilde parlamentoya yansımasını sağlamak amacıyla kurulmuştur. Ülkemizde demokrasinin kökleşip kurumsallaşmasını ve kamu kaynaklarının etkin, verimli bir şekilde kullanılıp devletimizin daha güçlü olmasını, hizmetlerin herkese eşit, adil bir şekilde ulaşmasını isteyen insanlarımızın sesi, sözü olmak amacıyla siyaset sahnesinde güçlü bir şekilde yerini almıştır.

Emperyalist istila ve işgale karşı 100 yıl önce verdiğimiz İstiklal mücadelesini zaferle sonuçlandırarak Türk milletinin yeniden tarihin öznesi olmasını sağlayan Türk milliyetçilerinin Türkiye Büyük Millet Meclisinde etkin, aktif bir şekilde temsil edilmelerini sağlayan İYİ Parti; tabanından en üst kademesine kadar vatansever, samimi, dürüst, çalışkan ve sorumluluk sahibi insanların partisidir. Benim de İYİ Parti’de bulunma nedenim budur.

14 Mayıs 2023 seçimi sürecinde yapılan ön seçim; gençlerin siyaset yapmasına, partimizin demokratik usullerle aday göstermesine öncülük yaptı. Bizleri daha gayretli çalışmamız hususunda motive ederek halkımızla kaynaşmamızı sağladı. Bu sebeple İYİ Parti’nin siyasi varlığını devam ettirmesi en büyük arzumdur.

14 Mayıs seçimi sonuçları üzerinden başlayan siyasi ittifak tartışmaları, yaklaşan 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde partilerin tutumları ve gösterecekleri adaylar üzerinden devam etmektedir. Seçimlerde iktidar medyasının kara propagandası adaylarımızı, yöneticilerimizi olumsuz yönde etkilemiştir. Seçim sürecinde yaşanan olumsuzlukları değerlendirmeye alan İYİ Parti 31 Mart 2024 yerel seçimlerine ittifaksız girme yönünde bir irade beyan etmiştir.

Partimiz iradesini beyan etmesine rağmen ben mevcut siyasi ve sosyal gerçeklikten hareketle sürecin başından itibaren Ankara özelinde partimizin tabanının iradesini, beklentilerini karşılayacak sağduyulu bir kararın alınması için çaba sarf ettim. Partimizin yetkili organları ve Genel Başkanım Sayın Akşener’in bilgisi dâhilinde partimizin kazanımlarını koruyacak şekilde Ankara’da iş birliğinin devam ettirilmesi gerektiğini, Ankara’nın diğer illerden farklı olduğunu anlatarak alınacak kararın Ankara için olumlu sonuçlanması için samimi bir şekilde çaba gösterdim.

Görüş ve düşüncelerimi paylaşırken Ankara Büyükşehir Belediyesinin de 5 yıldır   Millet İttifakı’nın belediyesi gibi çalıştığını, bu süreçte İYİ Parti Ankara İl Başkanlığımızın ve 21 ilçe başkanımızın Sayın Mansur Yavaş’ı desteklediklerini anlattım. Aynı zamanda 14 Mayıs seçimleri sırasında Genel Başkanım Sayın Akşener’in miting yaptığı 42 vilayette kürsüye Sayın Mansur Yavaş ile çıktığını ve “namuslu, dürüst, çalışkan belediye başkanı” diye övgü ile bahsettiğini hatırlattım.

Öyle ki partimizin 6 Aralık 2023 tarihinde yapılan TBMM Grup Toplantısı sonrasında Genel Başkanım Sayın Meral Akşener ile yaptığım görüşmede Sayın Akşener’in, “CHP’den somut bir teklifle gelinmediğini ve Mansur Bey’e karşı menfi bir tutum içinde olmadığını…” söylemesi üzerine, kendilerine “Konunun taraflarıyla bu diyaloğu paylaşabilir miyim?” diye sordum. Onay vermeleri üzerine yaptığımız konuşmayı ilgili taraflarla paylaştım ve atmaları gereken adımlar hususunda oluşan görüşlerimi ifade ettim.

Sayın Genel Başkanımızın Uşak’ta yaptığı toplantıda kullandığı ifadeler sonrasında Ankara ile ilgili de seçim iş birliği zeminin ortadan kalktığı kanaatine vardım. Benim özel gayretlerimin “partime zarar vermek, kumpas kurmak, operasyon çekmek” şeklinde itham edilmesi üzüntü vericidir. Ayrıca partimize hizmet etmek için yaptığım samimi gayretler, bizlere güvenerek oy veren kardeşlerimin yanı sıra teşkilat yöneticilerimiz, milletvekillerimiz ve Sayın Genel Başkanımız tarafından da bilinmektedir.”

Paylaşın

Bakan Şimşek, Tek Haneli Enflasyon İçin Tarih Verdi: 2026

Meclis’teki bütçe görüşmelerinde açıklamalarda bulunan Bakan Mehmet Şimşek, “Orta Vadeli Programın ana hedefi enflasyonda kalıcı düşüşü sağlamak. Kararlıyız enflasyonu kalıcı olarak düşüreceğiz. Enflasyonda ivme kaybı çok net ortadadır” dedi ve ekledi:

“Enflasyonu önümüzdeki yıl yüzde 36’ya 2026 yılında ise tek haneli seviyelere düşürmeyi hedefliyoruz. Gelecek sene yüzde 4 büyüme hedefimiz var. Peki bu büyüme istihdam yatıyor mu? Rakamlara baktığımızda görüyoruz ki istihdam artmış, işsizlik tek hanelere düşmüştür. Bir diğer amacımız cari açığı kalıcı olarak aşağılara çekmektir.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu’ndaki bütçe görüşmelerinde açıklamalarda bulundu.

Enflasyonu düşürmekte kararlı olduklarını belirten Bakan Şimşek, şu ifadeleri kullandı: Orta Vadeli Programın ana hedefi enflasyonda kalıcı düşüşü sağlamak. Kararlıyız enflasyonu kalıcı olarak düşüreceğiz. Enflasyonda ivme kaybı çok net ortadadır. Enflasyonu 2026 yılında tek haneli seviyelere düşürmeyi hedefliyoruz.

Gelecek sene yüzde 4 büyüme hedefimiz var. Peki bu büyüme istihdam yatıyor mu? Rakamlara baktığımızda görüyoruz ki istihdam artmış, işsizlik tek hanelere düşmüştür. Bir diğer amacımız cari açığı kalıcı olarak aşağılara çekmektir.

Sermaye piyasalarını enflasyon düştükçe güçlendireceğiz. Yeşil ve dijital dönüşümü hızlandırıyoruz. Önümüzdeki dönem her şeye rağmen tasarruf harcamalarımızı devam ettireceğiz. Borçlanma maliyetlerimiz geriledi, ‘Orta Vadeli Program’ işliyor. Çalışanlarımızı, emeklilerimizi enflasyona ezdirmedik.

Türkiye’nin risk priminin 400 baz puandan daha fazla düştüğünü belirten Bakan Şimşek, TL varlıklara uluslararası yatırımcı ilgisinin arttığını belirtti. Mehmet Şimşek yatırımcı ilgisinin daha da artacağını belirterek “Piyasada arzuladığımızdan daha fazla kaynak akışı var” ifadesini kullandı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 20 Bini Aştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 75. gününde, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı 20 bini aştı. Hayatını kaybedenlerin yaklaşık 8 bininin çocuk ve 6 bin 200’ünün kadın olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı da 52 bin 586’ya yükseldi. Yıkılan bina enkazları altında da henüz ulaşılamayan binlerce ceset bulunduğu tahmin ediliyor.

Öte yandan ABD’de uydu üzerinden yapılan bir araştırma, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nden düzenlediği saldırılarda 100 binden fazla binanın ya tamamen yıkıldığını ya da oturulamaz hale gelip tahrip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, toplam 102 bin 733 ila 129 bin 219 arasında bina ya tamamen yıkıldı ya da tahrip oldu. Araştırma, bu da bölgedeki üç binadan en az birinin ya yıkıldığını ya da tahrip olduğunu ortaya koydu. Uydu görüntüleri, İsrail’in tahliye edilmesini istediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinin güneye oranla daha fazla tahrip olduğunu teyit etti.

İsrail’in yeni bir ateşkes anlaşmasına hazır olduğunu açıklamasının ardından Hamas lideri İsmail Heniye, bir dizi görüşmede bulunmak üzere Mısır’a gitti. Bir Hamas kaynağı, üst düzey bir heyete liderlik eden Heniye’nin Mısır istihbarat şefi ve diğer yetkililerle görüşmeler yapacağını söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “Savaşı sonuna kadar sürdürüyoruz. Hamas ortadan kalkana, zafere ulaşana kadar devam edecek. Duracağımızı düşünenler gerçeklikten kopmuş durumda” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, “Kendimize belirlediğimiz Hamas’ın ortadan kaldırılması, rehinelerimizin serbest bırakılması ve Gazze tehdidinin ortadan kaldırılması hedeflerinin tamamına ulaşana kadar mücadeleyi durdurmayacağız,” dedi.

Binyamin Netanyahu, “Hamas’a ateşle, cehennem ateşiyle saldırıyoruz. Bugün dahil her yerde, yakın ve uzaktaki destekçilerine de saldırıyoruz. İlkinden sonuncusuna kadar tüm Hamas teröristleri ölü adamlardır. Onların sadece iki seçeneği var teslim olmak ya da ölmek” sözlerini kullandı.

Netanyahu’nun açıklamaları, Hamas lideri İsmail Haniye’nin çarşamba günü Mısır’da çatışmaların durdurulması konusunda görüşmelere başladığı güne denk geldi.

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi.

Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü.

Paylaşın

Erdoğan’dan Sisi’ye Tebrik Telefonu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Mısır Devlet Başkanı Sisi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, İsrail’in Filistin topraklarındaki saldırıları ve Gazze’ye insani yardım ulaştırma gayretleri ele alındı.

Haber Merkezi / Erdoğan, görüşmede, İslam ülkelerinin kalıcı ateşkesi sağlamak için başlatılan çalışmaları birlik içerisinde devam ettirmesinin önemli olduğunu ifade etti.

Görüşmede, yeniden Mısır Devlet Başkanı seçilen Sisi’ye başarılar dileyen Erdoğan, yeni dönemin Türkiye-Mısır ilişkileri açısından hayırlara vesile olması temennisini dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mısır Devlet Başkanı Abdülfettah es-Sisi ile telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmeye ilişkin İletişim Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Görüşmede, İsrail’in Filistin topraklarındaki saldırıları ve Gazze’ye insani yardım ulaştırma gayretleri ele alındı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan görüşmede, İslam ülkelerinin kalıcı ateşkesi sağlamak için başlatılan çalışmaları birlik içerisinde devam ettirmesinin önemli olduğunu vurguladı.

Görüşmede, yeniden Mısır Cumhurbaşkanlığı görevine seçilen Sisi’ye başarılar dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan yeni dönemin Türkiye-Mısır ilişkileri açısından hayırlara vesile olması temennisini dile getirdi.”

Paylaşın

DEM Parti: AKP Hileyle İrademizi Gasp Etmeye Çalışıyor

Partisinin genel merkezinde açıklama yapan DEM Parti Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, “AKP’yi demokratik bir seçim yarışına davet ediyoruz, mert bir seçim yarışına davet ediyoruz” dedi ve ekledi:

“Asıl çağrıyı AKP’ye yapmayacağım. Çünkü AKP bildiği şeyi yapıyor. Hilelerle seçim sonuçlarını manipüle etmeye çalışıyor. Ben halklarımıza bir çağrı yapmak isterim; AKP hile ile hurda irademizi gasp etmeye çalışıyor. Lütfen buna izin vermeyin. AKP sizin oylarınızla değil, taşıdığı memurlar askerler ve korucu aileleri ile belediye başkanı belirlemek istiyor. Buna izin vermeyin. Halkın gücünü AKP’ye de bütün halk düşmanlarına gösterin.”

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Batman Milletvekili ve Yerel Yönetimlerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Rüştü Tiryaki, partisinin genel merkezinde taşınan seçmenlere ilişkin açıklama yaptı.

Tiryaki, Iğdır, Kars, Diyarbakır’ın Kulp, Hazro, Mardin’in Savur, Dargeçit, Batman’ın Hasankeyf, Gercüş, Hakkari Çukurca, Şemdinli, Yüksekova, Şırnak merkez, Uludere, Silopi ilçeleri ile Muş’ta birçok adrese seçmen kaydedildiğini söyledi.

Seçim güvenliğine dair DEM Parti seçmenine seslenen Tiryaki, “AKP’yi demokratik bir seçim yarışına davet ediyoruz, mert bir seçim yarışına davet ediyoruz” diyen Tiryaki, “Asıl çağrıyı AKP’ye yapmayacağım. Çünkü AKP bildiği şeyi yapıyor. Hilelerle seçim sonuçlarını manipüle etmeye çalışıyor. Ben halklarımıza bir çağrı yapmak isterim; AKP hile ile hurda irademizi gasp etmeye çalışıyor. Lütfen buna izin vermeyin. AKP sizin oylarınızla değil, taşıdığı memurlar askerler ve korucu aileleri ile belediye başkanı belirlemek istiyor. Buna izin vermeyin. Halkın gücünü AKP’ye de bütün halk düşmanlarına gösterin” dedi.

Tiryarki, taşınan seçmen profiline dair bilgi de verdi ve seçmenin büyük çoğunluğunun erkeklerden ve askerlerden oluştuğunu söyledi.

Tiryaki’nin verdiği örneklerden bazıları şöyle: “HDP’nin bin 514 farkla kazandığı Iğdır merkezinde seçim sonucunu etkilemek için bakın AKP ne yapmış; Pir Sultan Abdal mahallesi, 831. Sokak, No:5, bu adres yeni bir adres. Bu adrese tam bin 450 seçmen kaydedilmiş. Bunların yalnızca 5 tanesi, 14 Mayıs seçimlerinde Iğdır merkezinde oy kullanmış. Bin 445 seçmen Iğdır merkeze dışarıdan getirilmiş.

Konaklı Mahallesindeki Kazım Karabekir Caddesi üzerinde bulunan 220 numaralı adrese 6 ay önce toplam 743 erkek seçmen kaydedilmiş. Adres sorgulama sisteminde söz konusu adres İl Emniyet Müdürlüğü olarak geçiyor. Bir işyeri. Bu işyerine 743 erkek seçmen kaydedilmiş. Adres olarak belirtilmeyecek yerden bahsediyoruz. 2023 seçimlerinde yurtdışı seçmen kütüğüne kayıtlı bin 186 seçmen, 2024 yerel seçimlerinde oy kullanabilmeleri için Iğdır merkeze kaydedilmiş. Bu da yeni bir şey. Adeta bir seyyar seçmenden bahsediyoruz. Güvenlik görevlilerini, jandarmayı, polisi bir seyyar seçmen gibi bir dönem yurt dışına, bir dönem istedikleri şehirlere, köylere, ilçelere, kasabalara taşıyan bir siyasi iktidar var.

Siirt merkezde en az 6 bin şüpheli seçmen tespit edilmiş. Hayali seçmenden bahsetmiyorum. Bunların her birisi seçmen. Fakat seçimlerde adresleri Siirt merkeze nakledilmiş binlerce kişiden bahsediyoruz. Yeni mahalle, Cengiz Topel caddesi, No: 40; Bu adrese Mayıs 2023 seçimlerinde 10 tane seçmen kaydedilmiş. Şimdi ne kadar artmış? Yüzde 20 bin 890 artmış, yani 2 bin 99 kişi kaydedilmiş. Bunlardan yalnızca 10 tanesi Siirt merkez seçmeni. Diğerlerinin tamamı dışarıdan getirilmiş kişiler.

Doğan mahallesi Abdurrahman Kavak caddesi, No: 75; Burası da adres sorgulama sisteminde Emniyet Müdürlüğü Özel Hareket Şube Müdürlüğü olarak geçiyor. Emniyet Müdürlüğü Özel Hareket Şube Müdürlüğü’nde 7 olan seçmen sayısı bin 989’a yükselmiş.

AKP, 2019 yılında Şırnak Belediyesi’ni 8 bin 500 oyla kazanmış. Yanına bir parantez açmak gerekiyor. Şırnak’ta ahırlara bile seçmen kaydı yaptırılmıştı. Biz bunların hepsini belgeledik, YSK’ya başvurduk ama sonuç alamadık.

2023 Mayıs seçimlerinde Şırnak merkezi kazanamayacağını anlayan AKP, bu mühendisliği bir başka biçimde sürüyor. Yeşilyurt Mahallesi, Şehit Tümgeneral Erdoğan Aydın caddesi; adres sorgulama sisteminde burası askeri alan. Seçmen taşınan en yoğun alandır. Bu yerleşkeye kayıtlı seçmen 752.

Yüzde bin 600 artışla şu anda 5 bin seçmene ulaşmıştır. Bu seçmenlerin 4 bin 368’i yeni kayıtlı seçmen. Hiçbiri Şırnaklı değil. 4 bin 368’li yeni seçmen garip bir şekilde AKP’nin seçimi hiçbir şekilde kazanamayacağını bildiği Silopi ve Cizre’den Şırnak merkeze getirilmiş.

AKP, Hakkari Çukurca’yı 2019 seçimlerinde 94 oyla kazanmış. Aslında büyük bir rakam. AKP Çukurca’yı olağan koşullarda kazanamayacağı için inanılmaz seçmen taşımış. Çukurca Yeşilçeşme mahallesinin yalnızca yüzde 15’i Hakkarililerden oluşuyor. Bu mahallede seçmen yalnızca 801’i Hakkârili. Üstelik bu adreslerden bir tanesi No :6/2.

14 Mayıs seçimlerinde tek bir tane seçmeni olan bir adres. Adı soyadı bizde. Buradaki seçmen artışı yüzde 92 artarak, 923’e ulaşmış. 923 tane yeni seçmen kaydedilmiş. Yine bir başka adresteki 67 seçmen sayısı bin 224’e çıkmış. Yüzde bin 726 artış olmuş. Bir başka adres 501 seçmeni bin 455’e ulaşmış. Yüzde yüz 90’lık bir artış olmuş. Bunlara AKP adına biri konuşacaktır. Ama şunu bilsinler ki her adresi bütün ayrıntıları ile biliyoruz ve bunlara itirazlarımızı yapacağız. Polis evi, askeri yer, emniyet özel hareket yeri diyerek kurtulamayacaklar.

Kulp ilçesinde 2019 yerel seçimlerinde HDP belediyeyi bin 757 oy ile kazanmış. Turgut Özal mahallesi, Turgut Özal Bulvarı, No:103; Adres sorgulama sisteminde Jandarma Misafirhanesi olarak gözüküyor. 6 ay önce böyle bir misafirhane kayıtlarda yoktu.  Ekim 2023 itibariyle bu adrese bin 62 tane seçmen kaydedilmiş. Bunlardan sadece 13 tanesi 14 Mayıs seçimlerinde Kulp’ta oy kullanmış. Kulp’a gelen, Kulp’ta olmayan toplam 2 bin 100 seçmenin bin 49’u bu adrese kaydedilmiş. Misafirhanede bulunan askerlerin 572 tanesi de kazanma ihtimalinin olmadığı düşündüğü Lice’den Kulp’a getirilmiş kişilerden oluşuyor.”

“Kazanan biz olacağız, kazanan halkımız olacak”

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, polis ve askerlerin gezici seçmen olarak kaydedilmesine dair sanal medya hesaplarında yaptıkları paylaşımlarla tepki gösterdi.

Hatimoğulları, sosyal medya hesabında yaptığı paylaşımda şunları belirtti: “İktidar ölülere bile oy kullandırın talimatıyla başladığı yolda seyyar seçmenle Kürt halkının iradesini gasp etmek istiyor. Bunların hile ve hurdalarını bir araya getirsek fizana yol olur. Sadece birkaç örnek vermek istiyorum:

Siirt İl Emniyet Müdürlüğü Özel Harekât Şube Müdürlüğü olarak görünen bu adresin Mayıs seçimlerindeki seçmen sayısı 7 iken %28314,29 artarak 1.989 olmuştur. Şırnak’ta askeri alandaki bir yerleşkeye kayıtlı seçmen sayısı Mayıs 2023’te 752 iken %692 artışla şu anda 5.956 seçmene ulaşmıştır. Bu seçmenlerin 4.368’i yeni kayıtlı seçmendir ve hiçbiri Şırnaklı değildir. Yine Şırnak’ta polisevi olarak görünen adreste Mayıs seçiminde seçmen sayısı 14 iken %3514 artarak 506 olmuştur. 506 kişinin yalnızca 10’u daha önce Şırnak merkez seçmenidir.

Kars’ta orduevi olarak görünen adresin Mayıs 2023 seçimlerindeki seçmen sayısı 13 iken %23015,38 artarak 3.005 olmuştur ve bu 3.005 kişiden yalnızca 10 tanesi daha önceden Kars Merkez seçmenidir. Emniyet, jandarma ve güvenlik bürokrasisini seferber edip hile ve usulsüzlüğe başvurarak Kürt halkına ve iradesine düşman hukukuyla yaklaştıklarını bir kez daha gösteriyorlar.

Bu hukuksuzluğa karşı halkın hakkını savunacağız. Tek bir şüpheli seçmene bile izin vermeyecek şekilde itirazlarda bulunacağız. Siz halkın iradesini çalmak için hilelere devam edin. Biz halkın gönlündeyiz ve size boyun eğmeyecek, kazanacağız.”

Bakırhan ise sosyal medya hesabına yaptığı paylaşımda şu ifadeleri kullandı: “Her türlü devlet imkanını kullanarak, halkın iradesine kayyım atayarak Kürt kentlerindeki iflasını engelleyemeyen iktidar şimdi de seçmen kaydırmayla sonuç almaya çalışıyor.

Sadece İdil’deki tek bir hanede beş olan seçmen sayısını bin 450’ye çıkararak, Iğdır’da Emniyet Müdürlüğü’ne ait bir adrese 743 seçmen ekleyerek hukuksuzlukta çığır açtınız.

Siirt Kurtalan’da misafirhane olarak görünen adreste Mayıs 2023 seçimlerinde 13 seçmen kayıtlıyken şu anda 1.003 seçmen kaydedilmiş. 1.003 seçmenin 994’u önceki seçimde Kurtalan seçmeni değildi. Bunun gibi birçok yerde hile ve usulsüzlük yaptığınızı biliyoruz. Ensenizde olacağız. Bu hile ve usulsüzlük irade hırsızlığıdır. Vicdanınız olsa kuruyup giderdi. Ahlakınız olsa çürür, kokardı. Sizin pusulanız hile, usulsüzlük; bizim pusulamız halktır! Ne yaparsanız yapın. Kazanan biz olacağız. Kazanan halkımız olacak.”

Paylaşın

TÜSİAD’dan ‘Cemaat Ve Tarikat’ Açıklaması: Eğitim Sisteminde Yer Olmamalı

Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in tarikat ve cemaatler ile protokol yapıldığını ve yapılmaya devam edileceği yönündeki sözlerine ilişkin açıklama yapan TÜSİAD, açıklamasında “cemaat ve tarikatlara eğitim sisteminde yer olmaması gerekir” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / TÜSİAD’ın açıklamasının devamında, “Eğitim sisteminde çağdaş eğitimle bağdaşmayan konuların gündemde olmasının ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ile uyuştuğunu söylemek mümkün değildir. Milyonlarca öğrenci, veli, öğretmen, iş, emek, teknoloji dünyası ve akademi gibi çok geniş bir çevreyi etkileyen eğitim alanında bilime dayalı politikalar uygulanması esas olmalıdır” denildi.

Türkiye Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD), Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in “Tarikat ve cemaatlerle protokol yapmaya devam edeceğiz” sözlerinin ardından bugün bir açıklama yayınladı. TÜSİAD’ın eğitimle ilgili gündem konuları hakkında yaptığı açıklama şöyle:

“Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, ekonomik ve sosyal kalkınmayı başarmış, demokratik laik bir hukuk devleti olan Türkiye için çağdaş bir eğitim seferberliğine ihtiyacımız var.

Müfredatı 21. yüzyıl becerilerine uygun hale getirmek, gençlerimize çağın gerektirdiği yetkinliklerin kazandırılması ve katma değeri yüksek bir ekonomi açısından büyük önem taşıyor. Kimseyi geride bırakmadan her bir öğrencinin kaliteli bir eğitime ulaşmasını sağlamak önceliğimiz olmalı. Çağımızda genç kuşaklarımızı ezberciliğe değil eleştirel ve yaratıcı düşünceye dayanan bir eğitimle buluşturmalıyız. Gelecekte özgür düşünen bireylere hem toplumsal yaşamda hem de iş yaşamında her zamankinden daha çok ihtiyaç duyacağız. Kalkınmanın her boyutunda koyduğumuz iddialı hedeflerin gerçekleşmesi de bunu gerektiriyor.

Ülkemizin bu yöndeki ihtiyacı ve yakın geçmişte yaşanan acı tecrübeler dikkate alındığında cemaat ve tarikatlara eğitim sisteminde yer olmaması gerekir. Eğitim sisteminde çağdaş eğitimle bağdaşmayan konuların gündemde olmasının ülkemizin ekonomik ve sosyal kalkınma hedefleri ile uyuştuğunu söylemek mümkün değildir. Milyonlarca öğrenci, veli, öğretmen, iş, emek, teknoloji dünyası ve akademi gibi çok geniş bir çevreyi etkileyen eğitim alanında bilime dayalı politikalar uygulanması esas olmalıdır.”

Paylaşın

İYİ Parti’de Sular Durulmuyor: Bir İstifa Daha

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de Prof. Dr. Esergül Balcı, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Balcı, istifa açıklamasında, “Türkiye, artık aydınlıkla karanlık arasındaki uçurumun kenarındadır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / Bu nedenle ülkemizin ne çelişkili politikalara ne de “kaybet- kaybettir” tarzındaki yaklaşımlara tahammülü yoktur. Ömrünü Cumhuriyet ve Devrimlerine adamış bir ‘Cumhuriyet Kadını’ olarak, aynı ilkelere bağlı şekilde siyasi-sosyal vb. çalışmalarımı sürdürme kararlılığındayım. Bu ilkelerin gerçekleşmesine engel olduğu izlenimi veren, bir siyasi yapı ve anlayışın içinde yer almam mümkün değildir.

28 Mayıs seçimlerinde sonra istifalar, görev almalar ve parti içi krizle sürekli gündeme gelen İYİ Parti’de son olarak Prof. Dr. Esergül Balcı, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Balcı, istifa kararına ilişkin yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı.

“Sevgili Dostlar, 2018’de hazırladığımız ‘Tarikat Raporu’ nedeniyle, üniversitede yaşadığım baskı ve yıldırma sonrası, mesleki hayatım boyunca sürdürdüğüm Türkiye’nin aydınlanma mücadelesini, siyasi düzlemde daha etkin olarak sunabilmek adına, emekliye ayrılmak zorunda kaldım.

Eğitim Politikaları alanındaki çalışmalarıma devam etmek ve bu çalışmaların politik alanda uygulanmasını sağlamak amacıyla; ülkemizde her alanda ortaya çıkan olumsuzlukların giderilmesinde başarılı olacağı ümidiyle, İYİ Parti’de görev aldım. Bu nedenle, davet üzerine İzmir’den Ankara’ya taşındım. Akademik çalışmalarımın yanı sıra partinin bana verdiği görevleri de yerine getirdim.

Bugün geldiğimiz aşamada; partide kuruluş amacı dışında politikalar oluşturulmakta, kararlar alınmakta ve uygulanmaktadır. Türkiye, artık aydınlıkla karanlık arasındaki uçurumun kenarındadır. Bu nedenle ülkemizin ne çelişkili politikalara ne de “kaybet- kaybettir” tarzındaki yaklaşımlara tahammülü yoktur.

Ömrünü Cumhuriyet ve Devrimlerine adamış bir ‘Cumhuriyet Kadını’ olarak, aynı ilkelere bağlı şekilde siyasi-sosyal vb. çalışmalarımı sürdürme kararlılığındayım. Bu ilkelerin gerçekleşmesine engel olduğu izlenimi veren, bir siyasi yapı ve anlayışın içinde yer almam mümkün değildir.

Bu bağlamda, ayrıca partiye katkı yapabilme amacımın gerçekleşmeyeceğini ve buna olanak verilmeyeceğini de fark etmiş bulunmaktayım. Söz konusu gerekçelerle, İYİ Parti’den istifa ettiğimi kamuoyu ile paylaşmak isterim. Saygılarımla.”

İYİ Parti’nin eğitim politikaları alanındaki çalışmalarında görev alan Prof. Dr. Esergül Balcı, 2018 yılında üniversitede görev yaptığı dönemde tarikatlar raporunu hazırlamıştı.

Paylaşın

İmamoğlu Ve Yavaş’tan Meral Akşener’e ‘Korkaklar’ Yanıtı

Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu, kendilerini ‘korkaklıkla’ suçlayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e yanıt verdiler. Mansur Yavaş, “Bu bir Genel Başkan’ın hadi çık ortaya demesi ile yapılabilecek bir şey değildir” dedi.

Haber Merkezi / Ekrem İmamoğlu ise, “Dün konuşmamda ifade ettiğim tariflerimle ya da ilişki tanımlamalarımla ben o defteri kapattım. İşime ve önüme bakıyorum. Süreçte şu anda ifade edebileceğim başka bir şey yok. Ben çünkü gerçekten yoğun bir iş takvimiyle meşgulüm. Eski dost düşman olmaz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı ile ilgili Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB) Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu kastederek “çıkın millet sizi istiyor aday olun dedik ama korktular”  açıklamasına Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu’ndan tepki geldi.

Tarihi Ulus Hali’nin Açılış Töreni’nin ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Yavaş, Akşener’in sözlerini, “Benim aday olmamı istiyorsa belki o şekilde önümü açabilirdi” şeklinde değerlendirdi.

Yerel seçimlere vurgu yaparak önceliğinin Ankara olduğunu söyleyen Yavaş, şunları kaydetti: Akşener’in, Kılıçdaroğlu’nun aday olacağına dair çok söylemi oldu. Keşke bunu son ana bırakmadan farklı bir karar alınsaydı, benim aday olmamı istiyorsa belki o şekilde önümü açabilirdi. Korkaklıkla suçlanmak açıkçası zoruma gidiyor. Korkak falan değilim. Önceliğimiz kesinlikle ama kesinlikle Ankara’dır.

Ataköy- İkitelli Metro Hattı Test Sürüşü sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Meral Akşener’in ifadelerine yönelik sorulara yanıt verdi.

İmamoğlu, “Ben dün söyleyeceğimi söyledim. Dün konuşmamda ifade ettiğim tariflerimle ya da ilişki tanımlamalarımla ben o defteri kapattım. İşime ve önüme bakıyorum. Süreçte şu anda ifade edebileceğim başka bir şey yok. Ben çünkü gerçekten yoğun bir iş takvimiyle meşgulüm. Eski dost düşman olmaz. Biz bugün yaşananların tarifini dün yaptığım gibi anlayın lütfen.

Onun dışında küçük küçük detaylar üzerinden konuşmayı artık uygun görmüyorum. Geçmişe hiç dönmeye vaktimiz yok. Geleceğe bakıyoruz. Geleceğe dönük şu anda 16 milyon İstanbullu hatta bütün ülke bizim yaptığımız işlere ve başarılarımıza odaklanmış durumda. Biz Türkiye’nin geleceğinin imza altına alındığı, tariflendiği şehirlerde yöneticileriz. Ben de Mansur Bey de hepimiz artık geleceğe odaklanmış bir biçimde yolumuza devam ediyoruz” diye konuştu.

İYİ Parti Lideri Meral Akşener ne demişti?

İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlığı seçimlerinin İYİ Parti işbirliğiyle kazanıldığını savunan Akşener,  bugün gelinen noktada hür ve müstakil olarak seçimlere girmeye kararı verdiklerini belirtmiş ve bu kararı aldıktan sonra hakaret ve iftiralarla karşı karşıya kaldıklarını söylemişti.

Cumhurbaşkanı Seçimi öncesi Altılı Masa’ya iki isim önerdiğini ancak masadan kovulduğunu savunan Akşener, sözlerini şöyle sürdürmüştü:

“Saraçhane’ye ikinci kere gittim. Bugün sövenler o gün rahmetli anama kadar götürdüler işi. Ne yaptım, boynumu eğdim, kazanalım diye ağzımı açmadım. Millet bu arkadaşları istiyor diye o masaya götürdüm, o masadan kovuldum. İkisi de korktu, kabul etmedi. Ben değil milletin istediğini kabul etmediler. Dün benim için bir milattır. Bugüne kadar hiçbir siyasi partinin iç işlerine ahlaki olarak karışmadık. 30 yıllık siyasi hayatımda hiç bunu yapmadım. Kongre yaptılar, üstümüze kaldı. Bana ne kardeşim sizin kongrenizden. Kim kazanırsa kazansın. Çünkü biz onların müstemlekesi olmuşuz onların kafalarında, öyle bir dünya yok.

Dün anlatılanlara baktığımda sözler veriliyor, insanlar istifa ettiriliyor… Bu bir savaş ilanıysa kabulümdür, can baş üstüne. Çok küçümsemişler bizi. Şimdi sağdan soldan herkesi birleştirmişiz. Ezeli düşman olanları bile kanka olmuş durumda. Onlar hep, biz tek. Canımız sağ olsun, bakalım, görelim ne yapacağız. Ben de şu masanın üstüne kellemi koydum, ister tekme atın yere düşsün ister tekrar buraya koyun sizin elinizde, siz bilirsiniz.”

Paylaşın

Gazze Şeridi’nde Yeni “İnsani Ara” Sinyali

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 74. gününde, hem İsrail hem de Hamas Gazze Şeridi’nde yeni bir insani ateşkese prensipte hazır oldukları mesajını verdi.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi.

İsrail ile Hamas arasında Gazze’deki savaş sürerken, taraflar yeni bir insani ateşkese sıcak baktıklarının sinyalini verdi. İsrail Cumhurbaşanı Isaac Herzog dün akşam yaptığı açıklamada, “rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için ülkesinin yeni bir insani araya ve ilaveten insani yardıma hazır olduğunu” söyledi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasını görüşmek üzere bugün Mısır’a gitmesi bekleniyor. Hamas’a yakın çevrelerden alınan bilgiye göre Katar’da yaşayan Haniye bugün “üst düzey” Hamas heyeti ile birlikte Mısır’da görüşmeler yapacak. Haniye’nin Mısır İstihbarat Servisi Şefi Abbas Kemal’le de bir görüşme yapması planlanıyor.

Mısır’daki görüşmelerin amacı, “tutukluların serbest bırakılması ve Gazze Şeridi’ne yönelik kuşatmanın sona ermesi için bir uzlaşma hazırlamak amacıyla saldırılar ve savaşın durdurulması” olarak açıklandı. Bunun yanı sıra görüşmelerde Gazze Şeridi’ne yardımların gönderilmesi, İsrail Ordusu’nun Filistin bölgelerinden çekilmesi ve Filistinliler’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yeniden dönebilmesi gibi konular da gündemde olacak.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

İsrailli yetkililerin verdiği bilgiye göre Hamas’ın elinde halen 129 İsrailli rehine bulunuyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Salı günü rehinelerin aileleriyle yaptığı görüşmede, “Tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak bizim görevimiz” açıklamasını yaptı.

“İsrail bir hafta ateşkes önerdi” iddiası

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi. Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Bu arada İsrail’le savaşan bir diğer Filistinli örgütü İslami Cihad, İsrailli iki rehinenin Gazze Şeridi’nde olduğunu gösteren bir video yayınladı. Söz konusu iki rehine videoda rehinelerin serbest bırakılması için İsrail’e baskı yapılması çağrısında bulunuyor.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü. İsrail’in bu saldırılara misilleme olarak Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılarda ise Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre 19 bin 660’dan fazla Filistinli yaşamını yitirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM şartının 99. maddesini işleterek 6 Aralık’ta BMGK’ye mektup göndermişti.

Bu mektubun ardından 8 Aralık’ta BMGK’da yapılan oylamada Gazze’de acil insani ateşkes talep edilen karar tasarısı ABD tarafından veto edilmişti. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 13 Aralık’ta yapılan oylamada, Gazze Şeridi’nde acil ateşkes çağrısı yapan karar tasarısı 153 ülkenin oyuyla kabul edilmişti. ABD ve İsrail dahil 10 ülke ret oyu kullandı, 23 ülke çekimser kalmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın