İran Devrim Muhafızları Komutanı, İsrail Saldırısında Öldü

İsrail tarafından Suriye’nin başkenti Şam yakınlarında düzenlenen bir hava saldırısında, İran Devrim Muhafızları Ordusu’ndan Tuğgeneral Razi Musavi, hayatını kaybetti.

Haber Merkezi / Tuğgeneral Razi Musavi’nin, ABD tarafından 2020’de öldürülen Devrim Muhafızları Komutanı Kasım Süleymani’nin yardımcısı olduğu belirtiliyor. İran, geçtiğimiz gülerde de Suriye’deki Devrim Muhafızları üyelerinin ikisinin ölümünden İsrail’i sorumlu tutmuştu.

İran’ın Şam Büyükelçisi Hüseyin Ekber, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, Musavi’nin Büyükelçilik’te diplomat olarak görev yaptığını ve işten eve döndükten sonra İsrail füzeleriyle vurulduğunu söyledi.

Musavi’nin öldürülmesi, İran devlet destekli ajanslar tarafından kamuoyuna ‘son dakika gelişmesi’ olarak duyuruldu.

İran resmi devlet ajansı İRNA haberinde, “Devrim Muhafızları’nın Suriye’deki en deneyimli danışmanlarından biri olan General Razi Musavi, birkaç saat önce Siyonist rejimin Şam’ın güneyindeki Seyyide Zeynep bölgesine düzenlediği saldırıda öldürüldü” ifadelerine yer verdi.

İran devlet televizyonu da normal haber yayınını keserek Razi Musavi’nin öldürüldüğünü duyurdu ve Musavi’yi Devrim Muhafızları’nın Suriye’deki en eski danışmanlarından biri olarak tanımladı.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, Musavi’nin suikast sonucu öldürülmesinin İsrail’in zayıflığının bir göstergesi olduğunu söyledi. İran medyası, Reisi’nin “Bu saldırı, Siyonist rejimin bölgedeki umutsuzluğu ve zayıflığının göstergesi; bunun bedelini mutlaka ödeyecekler” dediğini bildirdi.

İran Devrim Muhafızları’nın açıklamasında da, İsrail’in tuğgeneral rütbesi sahibi Musavi’yi öldürmenin bedelini ödeyeceği kaydedildi. Devrim Muhafızları, devlet televizyonunda okunan açıklamada, “Hiç şüphesiz, gaspçı ve acımasız Siyonist rejim bu suçun bedelini ödeyecek” ifadesini kullandı.

Axios haber sitesi, İsrailli bir yetkiliye dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun, Tahran’ın saldırıya vereceği olası bir cevaba hazırlandığını duyurdu. Ancak İsrail, Suriye ve Lübnan gibi ülkelerde gerçekleştirdiği İran’la bağlantılı saldırılara ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmıyor.

İran, Suriye’de hükümeti desteklemek amacıyla Irak, Afganistan ve Pakistan’da binlerce Şii milisi eğitmeleri ve örgütlemeleri için yüzlerce Devrim Muhafızı’nı “danışman” gönderiyor. Lübnan Hizbullahı da Suriye’deki İranlı ordu komutanlarıyla yakın işbirliği yapıyor.

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den, Erdoğan Ve Bahçeli’ye Yanıt

Erdoğan ve Bahçeli’nin kendisine yönelik eleştirilerine yanıt veren CHP Lideri Özgür Özel, “Manisa’ya birisi gövde gösterisi yapmaya gitmiş lafını utanarak ve ürpererek dinledim. Ne gövde gösterisi ya. Bu kadar kalpsizlik olur mu? Şehit cenazesine gidiyoruz” dedi ve ekledi:

“Buna gövde gösterisi dediği, bir elini şehidin tabutunun üstüne koyup bir eline mikrofon alıp orada siyasi söylemlerde bulunmaktır. Şehit cenazesine gitmek ne zaman gövde gösterisi olmuştur. Sonrasından bildirilmiş kıtalarla, çevre ilçelerden, komşu illerden topladıklarını oraya götürüp bize karşı slogan attırmak marifet mi şehit cenazesinde? Buna kim karar versin, cenazeye gitmek mi gövde gösterisi orada sövgü gösterisi yapmak mı? Hangisi milleti inceltiyor.”

Özel açıklamasının devamında ise, “Şehit ailesi konuşmuş. Ne diyor şehit ailesi, protestoları kınıyor, ‘Özgür Özel bizimde ailemizin evladı’ diyor. Daha söyleyecek başka bir şey var mı ? Birazcık utanma olmaz mı insanda. Şehit ailesi diyor ki ‘yaşananlardan utandık, yaşananları kınıyoruz. Üç beş kişiyi toplamışlar getirmişler bağırtıyorlar’ diyor” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin kendisine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Özel, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Manisa’ya birisi gövde gösterisi yapmaya gitmiş lafını utanarak ve ürpererek dinledim. Ne gövde gösterisi ya. Bu kadar kalpsizlik olur mu? Şehit cenazesine gidiyoruz. Buna gövde gösterisi dediği, bir elini şehidin tabutunun üstüne koyup bir eline mikrofon alıp orada siyasi söylemlerde bulunmaktır. Şehit cenazesine gitmek ne zaman gövde gösterisi olmuştur.

Sonrasından bildirilmiş kıtalarla, çevre ilçelerden, komşu illerden topladıklarını oraya götürüp bize karşı slogan attırmak marifet mi şehit cenazesinde? Buna kim karar versin, cenazeye gitmek mi gövde gösterisi orada sövgü gösterisi yapmak mı? Hangisi milleti inceltiyor. Şehit ailesi konuşmuş. Ne diyor şehit ailesi, protestoları kınıyor, ‘Özgür Özel bizimde ailemizin evladı’ diyor. Daha söyleyecek başka bir şey var mı ? Birazcık utanma olmaz mı insanda. Şehit ailesi diyor ki ‘yaşananlardan utandık, yaşananları kınıyoruz. Üç beş kişiyi toplamışlar getirmişler bağırtıyorlar’ diyor. Bunun ailemizle ilgili yok. ‘Özgür Özel de ailemizin evladı’ diyor.

Ben Manisa’nın evladıyım. Ne Manisa’da ne de 81 ilin herhangi bir yerinde bu tür davranışların yapılmasını asla doğru bulmam. Bizim elimiz armut toplamaz, Erdoğan’a aynı şekilde cevap mı verelim. Aynı şekilde cevap verecek olursak camilerin avluları, siyasi protesto mekanına dönüşürse bundan cumhurbaşkanı olarak hoşnut mu olacak. Biz gençlik   kollarımızı götürüp aynı sloganları attıramaz mıyız? Marifet mi bu. Marifet, böyle durumlarda aile ile duygu bağını kurabilmekte, marifet ne kadar üzgün kızgın olsa da  metaneti koruyabilmektir. Erdoğan’ın bu açıklamasını duyduysa sayın Bahçeli Erdoğan’ı da dinlemeye gitmez artık.”

“Genel başkanımıza ve bizlere o saldırıyı yapanlar…”

Öte yandan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Sözcüsü Deniz Yücel, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında ortak bildiri ve milli yas polemiğine ilişkin açıklamalarda bulundu. Yücel’in açıklamalarından satır başları şöyle:

“Şehit cenazesinde Şehidimizin aziz hatırasına saygısı olmayan bir avuç kendini bilmezin çıkardığı provokasyonun amacının ne olduğunu biliyoruz. Bu provakasyona Manisa’dan katılanların parti aidiyetleri dikkat çekiyor. Hepsi tek tek tespit ediliyor. Şehidimizin ailesi, yakınları provokasyona izin vermedi… Onlar Genel Başkanımızın arayarak yapılanlardan büyük üzüntü duyduklarını ilettiler.

Genel başkanımıza ve bizlere o saldırıyı yapanlar korkak ve karanlık güçlerin elinde maşa olmuş kullanışlı aparatlardır. Bu ve benzeri provokasyonlar bizi doğru bildiğimizi yapmaktan ve söylemekten alıkoyamaz. Kolay siyasete alışan ve CHP’den yükselen itiraz karşısında ne yapacağını şaşıran Ömer Çelik, aklınca bizi eleştirmiş; CHP’nin terör karşısında kendi bildirisini yayınlamasından rahatsız olup, ortak bildiriye imza atmaması utanç vericidir demiş.

Sen önce Savunma Bakanınıza, 24 saatte 12 evladımızı neden şehit verdik, onun hesabını sor. Sonra Bakanınıza, Mehmetçiğimiz sınırda canını dişine takmış teröristlerle çatışıp şehit olurken, şimdiye kadar yayınlanan bildirilerden, atılan imzalardan sonra ne yapıldı? Kaç evladımız şehit düştü? Onu sor. Utanç verici olan nedir biliyor musun Ömer Çelik, çözüm sürecinde karakollara “Terör örgütü PKK’yı görmezden gelin, müdahale etmeyin” talimatı vermektir.

Utanç verici olan, Alçak Terör örgütü PKK’yı muhatap alıp Oslo’da masaya oturmaktır. Sonrasında da, “Biz görüşmedik Devlet görüştü” demek yüzsüzlüktür, pişkinliktir, utanmazlıktır! Mehmetçiği bile bile, ölüme gönderen ellerden çıkmış bildirilere, bizim mürekkebimizin tek bir damlası bile düşmeyecek.”

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa Furyası Devam Ediyor: Akşener, Aday Göstermişti

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de istifalar devam ediyor. Son olarak, İBB Belediye Meclis Üyesi Akın Gürkan sosyal medya hesabından istifa ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in yerel seçimde Tuzla için aday gösterdiği Gürkan, istifa açıklamasında, “Parti içinde gerçekleşen kumpaslar ve kişisel ikbal hırslarından uzaklaşarak Yüce Türk Milletinin hizmetinde çalışmalarıma devam edeceğimi beyan ederim” dedi.

Akın Gürkan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajında şunları belirtti: “Saygı ve teamüller, çok kıymetli seçmenler, basın mensupları ve Büyük Türk Milleti. Ülkemizin birtakım eller ile içeriden devşirilen güçler vasıtasıyla Atatürk İlkelerinin ışığından karanlıklara doğru hızla sürüklendiği bir dönemde tüm işlerimi bırakarak Vatan için siyasete girme sorumluluğunu her Türk evladı gibi üstlendim.

Milletimizin aydınlık yarınlarına umut olacağını düşündüğüm İYİ Parti’de Genel Başkanımız Sayın Meral Akşener’in liderliğinde bilgim ve birikimim doğrultusunda bana tevdi edilen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirerek görevimi alnımın akıyla tamamladım. Anadolu’nun birçok yerinde gerek alt yapı gerek üst yapı hizmetleri ile ülkeme ve insanlarıma büyük katkılar sağladım.

Köklü aile geleneğinden gelen biri olarak yaşamımın büyük kısmını Tuzla’da geçirdim. Tuzlalıların bana yönelttiği büyük teveccühle yine Tuzla’dan Belediye Başkan Adayı olmak üzere partime başvuruda bulundum. Tuzlalıların yoğun isteklerinin parti üst kademesi tarafından değerlendirilmesi sonucu İYİ Parti Genel Başkanı Sayın Meral Akşener’in tensipleriyle İYİ Parti Tuzla Belediye Başkan Adayı olarak seçim çalışmalarıma başladım. Tüm bu olumlu gelişmeler yaşanırken; teamüller gereği atamayla İYİ Parti Meclis Grup Başkan Vekili olmuş Sayın İbrahim Özkan kendi sebeplerini öne sürerek istifa etti.

Bu istifanın ardından Grup Başkan vekilliği pozisyonu boş kaldı. Aynı gün yapılacak grup başkan vekilliği seçimi için, İYİ Parti İstanbul Yerel Yönetimlerden sorumlu İl Başkan Yardımcısı Nurettin Sağırkaya İBB’ye gelerek benim ve iki arkadaşımın belediye başkan adaylığı olduğu için, grup başkan vekili adayı olamayacağını söyledi ve ‘seçin birini gitsin’ dedi. Ben bu olayın yaşandığı gece İl Başkan Yardımcısı Nurettin Sağırkaya’yı arayarak tıpkı, ilk günden bu güne kadar yapılan uygulamalar gibi Grup Başkan Vekili’nin atama usulüyle yapılmasını, aksi takdirde tüzüğün 56. maddesi gereği seçim yapılmasının zorunlu olduğunu ve bu durumun da bir kargaşaya yol açabileceğini kendisine ilettim.

Nurettin Bey bu konuyu İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun’a ilettiğini onun da ‘akşamı bekleyelim’ cevabını verdiğini öğrendim. Aynı gece benimle beraber diğer İBB Meclis üyelerinin de aynı konuyla ilgili Yücel Coşkun’u ve Nurettin beyi aradığını da daha sonra öğrendim. Fakat İl Başkanı Yücel Coşkun hiçbir hamle yapmayarak konuyu adeta sürüncemede bıraktı. Kimse aday olmayınca Sayın İbrahim Özkan tekrar aday olmak istedi fakat ben bunun doğru olmayacağını belirterek seçim kararı alınacak toplantıyı terk ettim.

Ardından yapılan toplantı sonrası seçim kararı alınmış ve tüzüğün 56. Maddesi gereği İbrahim Özkan tekrar Grup Başkan Vekili olarak seçilmiştir. Benim ise tüm bu toplantı kararı alma ve seçim yapma sürecinde farklı toplantı ve televizyon programlarında olduğum kamera ve televizyon görüntülerinde sabittir. Ardından tüzüğün 56. Maddesi gereği kanuna uygun olarak Suat Sarı ve ben hariç yapılan oylamada Sayın İbrahim Özkan’ın Grup Başkan Vekili seçildiği grup karar defteri herkesin imzası bulunduğu şekilde önüme getirildi. Yasaya aykırı bir işlem yapılmadığı için ben de grup kararını imzaladım.

“Derin bir hayal kırıklığı…”

İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun’un her şeyden bir gün önce haberinin olmasına rağmen ve tüm bu olayların önüne geçebilme fırsatı varken her hangi bir eylemde bulunmamıştır. Teamülleri uygulayarak ivedilikle bir Grup Başkan Vekili atayacağına, kargaşa çıkmasını beklemiş, ardından da genel merkez ve televizyonlarda kendisinin oylama yapılacağından haberinin olmadığını doğru olmayan bir şekilde beyan etmiştir.

Ardından tüm meclis üyelerini tedbirli olarak ihraç istemiyle İl disiplin kuruluna sevk ederek bir komplonun ikinci aşamasını icra etmiştir. Genel merkezimize ve Genel Başkanımıza gereken tüm bilgilendirmeleri yaptıktan sonra hakkımda verilecek kararı saygı ve sükûnetle beklerken, Sayın İbrahim Özkan’ın katıldığı bir haber programına bağlanan İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun hakkımda gerçek dışı beyanlarda bulunmuştur. Parti içinde ilerleyen ve gizli kalması gereken parti içi disiplin sürecini ifşa etmiştir.

Hatta o kadar ileri gitmiştir ki şahsımın onur ve haysiyetini hedef alarak bizzat Genel Başkanımız tarafından Tuzla sakinlerinin istekleri de göz önüne alınarak ilan edilen Belediye Başkan adaylığından, seçime bir hafta kala, başka bir parti lehine çekileceğimi düşündüğü iftirasında bulunmuştur. Yaşamı boyunca haysiyeti ve şerefi için var olan ben Akın Gürkan ve aile bireylerim bu iftiralar ve saldırılar karşısında büyük bir şok ile derin bir hayal kırıklığı yaşadığımızı belirtmek isterim.

Haklı olmamıza rağmen; partimize olan saygımızdan ve aldığımız terbiye gereği parti içi disiplin süreçlerini büyük bir gizlilikle takip ederken, bizatihi partimizin İl Başkanı tarafından uğradığım bu haksız iftira ve yapılan kumpaslardan dolayı bu kadar emek verdiğim partimden ayrılma kararı almış bulunmaktayım. Parti içinde gerçekleşen kumpaslar ve kişisel ikbal hırslarından uzaklaşarak Yüce Türk Milletinin hizmetinde çalışmalarıma devam edeceğimi beyan ederim. Saygım ve teamüllere olan inancımdan dolayı daha fazla haksızlığa uğramadan, İYİ Parti’den istifa ettiğimi kamuoyuna saygı ile duyururum. Yaşasın Yüce Türk Milleti.”

Akın Gürkan kimdir?

İlkokulu Ankara Keçiören Çizmeci İlkokulu’nda, ortaokulu Ankara Atatürk Lisesi‘nde okuyan Akın Gürken, 9 Eylül Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümünü okudu.

1989 yılında üniversiteyi bitirdi ve özel bir firmada şantiye şefliği yaptı. Sırasıyla; İller Bankası’na ait Iğdır Arıtma İnşaatı, Van(Erciş) İçme Suyu İnşaatı, Ağrı(Merkez) İçme Suyu ve Ağrı (Merkez) Kanalizasyon İnşaatları, Beyşehir Kanalizasyon İnşaatı, Zonguldak Yenice İçme Suyu İnşaatı gibi firmanın muhtelif işlerini bitirdim. Daha sonra kendi firmasını kurdu.

1993 yılı ile yine İller Bankası’nın, Köy Hizmetleri’nin, Özel İdarelerin ve belediyelerin muhtelif içme suyu, kanalizasyon,  yol ve bina işlerini yaptı. 2000’li yıllarda kurduğu proje ofisinde hala proje üretip inşaatlar yapmaktadır.

Paylaşın

Bahçeli, TBMM Genel Kurulu’nu Terk Etti

DEM Parti sözcüleri kürsüye çıktığında TBMM Genel Kurulu’nu terk eden MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Anayasa Mahkemesinin yapması gerekeni yapıyorum bugün” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Genel Kurulu, bütçenin tümü üzerindeki görüşmeler için TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ başkanlığında toplandı.

Bütçe görüşmelerini takip etmek için Genel Kurul’a gelen Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) sözcüleri kürsüye çıktığında salondan ayrıldı.

Kuliste gazetecilerin konuya ilişkin sorusu üzerine MHP Lideri Bahçeli, “CHP’yi de takip etmeyeceğim. Arkadaşlarım da takip etmeyecekler. Anayasa Mahkemesinin yapması gerekeni yapıyorum bugün” ifadelerini kullandı.

Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmeler sonrası AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi imzasıyla ortak bildiri yayımlanmıştı. DEM Parti ve CHP ortak bildiriyi imzalamamıştı. CHP, üç grup başkanvekilinin imzasıyla ayrı bir bildiri yayımlamıştı.

Paylaşın

Açlık Sınırı 16 Bin 483 Liraya Yükseldi: Bir Ayda 835 Lira Arttı

2024 yılında uygulanacak asgari ücret için görüşmeler devam ederken, aralık ayında dört kişilik bir ailenin açlık sınırı bir önceki aya göre 835 lira daha artarak 16 bin 483 liraya yükseldi. Açlık sınırı 2023 yılının tümünde 7 bin 424 lira arttı.

Haber Merkezi / Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise aralıkta bin 791 lira daha artarak 46 bin 837 liraya yükseldi.

Birleşik Kamu İş Konfederasyonu’nun Ar-Ge birimi KAMU-AR, Aralık 2023 açlık ve yoksulluk araştırması sonuçları açıklandı. Buna göre, açlık sınırı aralıkta bir önceki aya göre 835 lira artarken, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 956 lira yükselerek 30 bin 354 liraya çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre bin 791 lira arttı. 2023 yılının tümünde açlık sınırı 7 bin 424 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 13 bin 298 lira arttı. Yoksulluk sınırı ise 20 bin 713 liralık artış gösterdi.

Ankara’da en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et, balık, yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar aralıkta bir önceki aya göre 279 lira, yıllık olarak ise 2 bin 145 lira artarak 4 bin 537 lira oldu. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 11 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 128 liralık artışla 356 liraya yükseldi.

Bir önceki aya göre 53 lira artarak 3 bin 725 liraya çıkan süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada 2023 yılının tümünde ise bin 270 liralık artış oldu. Meyve için harcanması gereken para aralıkta 50 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 843 lira artarak bin 499 lira oldu. Sebze harcaması ise önceki aya göre 421 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise bin 124 lira artarak 2 bin 281 liraya kadar çıktı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama aralıkta 45 lira artarak bin 409 liraya yükselirken, pirinç ve bulgur harcamaları 52 lira azalarak 673 liraya indi. Yağ için yapılması gereken harcama ise 4 lira artarak 458 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama aralıkta önceki aya göre 18 lira artarak bin 72 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 473 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2.800, yetişkin kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre 2023 yılı sonunda açlık sınırı yetişkin erkek için 4 bin 813 lira, yetişkin kadın için 3 bin 778 lira, çocuk için 2 bin 748 lira ve genç için de 5 bin 149 lira oldu.

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini ‘yoksunluk hissi duymadan’ karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da aralıkta 30 bin 354 liraya yükseldi.

Yoksulluk sınırı 46 bin 837 lira

Aralıkta dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları bin 602 liraya inerken, barınma (kira dâhil) harcamaları 6 bin 574 liraya yükseldi, ev eşyası harcamaları 3 bin 951 lira, sağlık harcamaları bin 260 lira oldu. Ulaştırma harcamaları 9 bin 438 liraya, haberleşme harcamaları bin 63 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 960 liraya, eğitim harcamaları 683 liraya, tatil-otel harcamaları 3 bin 94 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar bin 729 liraya çıktı.

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise aralıkta bin 791 lira daha artarak 46 bin 837 liraya yükseldi. Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 20 bin 713 lira olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Babacan’dan Yerel Seçimler Açıklaması: Kimi Yerlerde İşbirliğine Açığız

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, “Yerel yönetimlerde kimi yerlerde işbirliği modellerine açığız” dedi.

“İşbirliği olabilecek il ve ilçelerdeki adayları açıklamayı şu an için öteliyoruz” diyen Ali Babacan, “bir işbirliği olacaksa karşılıklılık ilkesine dayanarak olması lazım” ifadelerini kullandı.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, gazetecilere gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Yerel seçimlere değinen Babacan, “Biz DEVA olarak kendi adaylarımızla hazırlanıyoruz” ifadelerini kullandı.

“İlk grup adaylarını açıkladık” diyen Babacan, perşembe günü ikinci grup adaylarını açıklayacaklarını söyledi. Babacan, şehircilik ilkelerini belirlediklerini ve adaylara etik ilkelerini imzalattıklarını söyledi. Babacan, “Yerel seçimlerde kendi adaylarımızı gösterme imkanımız olacak ama aynı zamanda merkezi hükümete de yerel seçimler mesaj verme imkanı taşıyor” dedi. Yüzde 52’lik kesim içinde 15-20 puanlık kesimin Erdoğan’a uyarı verebileceğini söyleyen Babacan, sarı ve kırmızı kartlarının ceplerinde olduğunu söyledi ve “bu seçim sarı kart, genel seçim kırmızı kart gösterme seçimi” ifadelerini kullandı.

“Yerel yönetimlerde kimi yerlerde işbirliği modellerine açığız” diyen Ali Babacan, kendi teşkilatlarında farklı yerlerden bu tür talepler geldiğini söyledi. Babacan, “genel merkezler arasında ise böyle bir görüşme ve mutabakat yok” dedi. CHP’nin yeni yönetiminin “işbirliği ne kadar kötü oldu” vurgusu yaptığını söyleyen Babacan, “CHP açısından işbirliği artık kolay olmayabilir” dedi. CHP’nin seçim ittifakını kendi içinde birkaç kez konuştuğunu ancak parti kurullarından olumsuz görüş çıktığını söyleyen Babacan, “Bu saatten sonra pozisyon değiştirmeleri kayda alınır olmaz” dedi.

“İşbirliği olabilecek il ve ilçelerdeki adayları açıklamayı şu an için öteliyoruz” diyen Babacan, “bir işbirliği olacaksa karşılıklılık ilkesine dayanarak olması lazım” ifadelerini kullandı. Babacan, “Az sayıda il ve ilçede işbirliği yapabiliriz” derken, “günün birinde genel merkezler arasında işbirliği rüzgarı eserse konuşuruz ama ben ortamın çok uygun olduğunu düşünmüyorum” ifadeleriyle Türkiye genelinde bir seçim ittifakı beklemediklerini söyledi.

İktidar ile ne yerelde ne genelde bir işbirliği görüşmesi olmadığını söyleyen Babacan, “olması da mümkün değil” ifadelerini kullandı. Babacan, kendi ayrılık gerekçelerinin çok güçlü olduğunu ifade etti. Babacan, çok sayıda belediye başkanı, çok sayıda meclis üyesi çıkarmak ve oy yüzdelerini artırmak istediklerini söyledi. Türkiye için başarı kriteri olarak bir oy yüzdesi açıklamalarının doğru olmadığını söyledi. Babacan, “Türkiye’nin her yerinde iddiayla ortaya çıkıyoruz” dedi.

Paylaşın

Hamas’tan “5 Bin İsrail Askerini Vurduk” İddiası

Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki sorumlusu Yahya Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail ordusunun en çok arananlar listesinde en üst sıralarda yer alan Sinvar’ın, Gazze Şeridi’ndeki yer altı tünellerinde saklandığı tahmin ediliyor.

8 bin civarında Hamas üyesinin öldürüldüğünü savunan İsrail’in verisi de bağımsız kaynaklarca doğrulanamıyor.

Hamas kaynaklarına göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 20 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 51 binden fazla kişi de yaralandı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2,2 milyon insanın neredeyse tamamı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Yahya Sinvar, örgütün lideri İsmail Haniye ve diğer üst düzeyde isimlere yazdığı mektupta, İsrail’e karşı yürütülen savaşta zaferden emin ifadeler kullandı. Sinvar mektubunda, örgütün silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın İsrail ordusuna karşı “Şiddetli, acımasız ve eşi benzeri görülmemiş bir savaş sürdürdüğünü” yazdı.

İsrail güçlerinin ağır can ve askeri malzeme kaybı yaşadığını öne süren Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti. Sinvan’ın ortaya attığı bu sayılar, İsrail’in açıkladığı verilerle büyük oranda çelişiyor. İsrail ordusu Hamas’ın 7 Ekim saldırısından sonra Gazze’ye yönelik başlatılan harekatta şimdiye kadar 150 civarında asker kaybettiğini duyurmuştu.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail’den bugüne kadar çatışmalarda zarar gören veya imha edilen araçlarla ilgili bir veri paylaşılmadı. Mektubunda Hamas’ın silahlı kanadığının İsrail’in şartlarını kabul etmeyeceğini belirten Sinvar’ın, bu ifadesi ile Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelere tepki gösterdiği düşünülüyor.

Hamas lideri Haniye geçtiğimiz günlerde olası yeni bir ateşkes ile rehine ve tutuklularının serbest bırakılması konularını görüşmek üzere Kahire’deydi. Basına yansıyan bazı haberlere göre Katar’da sürgünde yaşayan Haniye ile, savaşın sona ermesinden sonra Gazze Şeridi’nin nasıl yönetileceği konusu da Kahire’de ele alındı.

Gazze’deki Hamas liderliği ve diğer direniş grupları kalıcı bir ateşkes olmadan esir takasına karşı olduklarını duyurmuştu.

Mısır’ın önerdiği ateşkes planı neleri öngörüyor?

Mısır’ın planına göre, ilk aşamada 3 veya 4 haftaya kadar uzatılabilecek şekilde 2 haftalık ateşkesin öngörüldüğü, bu aşamada kadınlar, çocuklar, yaşlı erkekler ve hastalar olmak üzere 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı ifade edildi.

Buna karşılık İsrail’in aynı kategoriden alıkoyduğu 120 Filistinliyi serbest bırakması, söz konusu süre boyunca “ateşkes sağlanması” ve “İsrail tanklarının Gazze’den çekilerek insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının” hedeflendiği ifade edildi.

İkinci aşamada, Filistinli gruplar arasında görüşmeler sağlanarak, “Batı Şeria ve Gazze’de teknokrat bir hükümetin kurulmasının” ele alınacağı öne sürüldü.

Üçüncü ve son aşamanın ise “kapsamlı bir ateşkesin” sağlanmasının ardından, Gazze’deki İsrailli esirlerin tamamının salıverilmesi, buna karşılık sayısı daha sonra belirlenecek şekilde Filistinli esirlerin de serbest bırakılmasını içerdiği belirtildi.

Haberde, “Bu aşamada İsrail, güçlerini Gazze Şeridi’nden çekecek ve bölgenin kuzeyinde yerlerinden edilmiş Gazzelilerin evlerine dönmelerine izin verecek” ifadelerine yer verildi.

Gazze’de en kanlı gecelerden biri yaşandı

Hamas’ın kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, dün gece Gazze Şeridi’nde en kanlı gecelerden biri yaşandı ve 100’den fazla kişi kişi hayatını kaybetti. İsrail’in saldırılarının Hristiyan dünyasının Hz. İsa’nın doğumunu kutladığı Noel gününde de devam ettiğini, özellikle de Gazze’nin merkezindeki El Bureyc’e yönelik saldırıların yoğunlaştığını aktardı.

Hamas kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkilisi sözcüsü Eşref El Kidra, İsrail’in Gazze’nin merkezindeki El Magazi mülteci kampına yönelik hava saldırısında en az 70 kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunun ise kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Sağlık yetkilileri, El Bureyc ve El Nuseyrat yakınında ev ve yolların vurulduğu saldırılarda da sekiz kişinin öldüğünü aktardı.

Sağlık yetkilileri ayrıca Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yönelik İsrail hava saldırısında da 23 kişinin hayatını kaybettiğini, böylelikle gece düzenlenen İsrail saldırılarında ölen Filistinliler’in toplam sayısının 100’ü aştığını söyledi.

İsrail ordusu, Magazi olayıyla ilgili iddiaları incelediğini ve sivillere verilen zararı en aza indirmek istediğini açıkladı. Hamas, yoğun sivil nüfusun olduğu bölgelerde faaliyet gösterdiği ya da sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Filistin Kızılayı, El Magazi saldırısında yaralananların hastanelere taşınırken çekilen görüntülerini yayınladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin merkezindeki ana yolları bombalayarak ambulansların ve acil durum araçlarının geçişini engellediğini kaydetti. İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlediği ayrı bir hava saldırısında ise sekiz Filistinli’nin öldüğü bildirildi.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim’de kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 674 Filistinli öldürüldü, 54 bin 36 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 156’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 489 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Paylaşın

Vatandaşın Bankalara Borcu 2 Trilyon 619 Milyar Liraya Yükseldi

CHP Milletvekili Şeref Arpacı, bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi” dedi ve ekledi:

“Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Denizli Milletvekili Şeref Arpacı, 8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Evrensel’in aktardığına göre; Şeref Arpacı, vatandaşların bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borçlarının kredi faizlerindeki rekor yükselişe rağmen büyüdüğünü söyledi.

CHP’li Şeref Arpacı, icra dairelerindeki yeni dosya sayısının geçen yıla göre yüzde 59,4 artarak 13 milyon 369 bini bulduğunu dile getirdi.

Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar liraya yükseldiğini belirten Arpacı, “Söz konusu haftada tüketici kredilerinde 1,2 milyar liralık azalış, kredi kartı borç bakiyesinde ise 6,9 milyar liralık artış yaşandı. Yıl başından bu yana ise tüketici kredileri yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya, kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi.

Bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacakları ise söz konusu haftada 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldi, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandı. Merkez Bankasının hazırladığı Finansal İstikrar Raporuna göre, varlık yönetim şirketlerinin kontrolünde ise 41 milyar liralık batık tüketici kredisi alacağı bulunuyor. Dolayısıyla vatandaşların faizleri ve icra masrafları hariç 84 milyar liraya yakın icralık kredi borcu bulunuyor. Bu arada vatandaşların TOKİ’ye de 59 milyar liralık taksitli konut borcu bulunuyor” dedi.

Arpacı şöyle devam etti: “Risk Merkezinin verilerine göre bu yılın ilk 11 aylık döneminde 15 bin 22 gerçek ve/veya tüzel kişiye ait 135 bin 872 çek bankalara ibraz edildiğinde karşılıksız çıktı. Karşılıksız çıkan çek sayısının geçen yıla göre yüzde 18,3 oranında arttığı bu dönemde, karşılıksız çıkan bu çeklerin parasal tutarı ise yüzde 175,1 oranında artarak 50,6 milyar liraya kadar yükseldi.

1 Ocak- 22 Aralık 2023 tarihleri arasında icra dairelerine gelen yeni dosya sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 59,4 oranında artarak 13 milyon 369 bini buldu. İcra dairelerine bu yıl geçen yıla göre 4 milyon 981 bin daha fazla yeni dosya geldi. Aynı dönemde, aboneliklerden kaynaklanan icradaki bazı alacaklardan yasayla vazgeçilmesinin de etkisiyle 15 milyon 24 bin dosya da ya sonuçlandırıldı ya da işlemden kaldırıldı. Dolayısıyla UYAP üzerinden açılan ve icra dairelerinde derdest bulunan dosya sayısı 22 Aralık itibarıyla 21 milyon 569 bin oldu.”

Paylaşın

Erdoğan: Kefenimizi Giyerek Çıktığımız Yolda…

Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni’nde konuşan Erdoğan, “Biz tüm kalbimizle şuna inanıyoruz; tarihe mührünü günü kurtarma peşinde olanlar değil, ileriyi düşünenler vurur. 40 yıllık siyasi mücadelemizin amacı aziz milletimize layıkıyla hizmet edebilmektir. Kefenimizi giyerek çıktığımız yolda haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında, Kuzey Irak’ta yaşanan gelişmeler sonrası AK Parti, MHP, İYİ Parti ve Saadet Partisi tarafından yayınlanan ortak bildiriye imza atmayan CHP’ye de tepki göstererek, “Terörle yol yürüyenlere, terör örgütlerini maşa olarak kullananlara, iradesini Kandil’deki alçaklara teslim edenlere, 3-5 oy alacağız diye bölücü hainlere kapıkulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız. Teröriste terörist dememek için 40 takla atan siyasi bukalemunların maskelerini indirmekte kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sabiha Gökçen Havalimanı 2. Pist Açılış Töreni’nde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Sabiha Gökçen Havalimanı, hizmete girdiğinden beri uçuş merkezi haline geldi. Bugün Anadolu Yakası ile birlikte çevre illere de hizmet veriyor. Türkiye genelindeki iş ve piyasaların gelişimi açısından son derece kritik roller üstleniyor. İlk etapta 2009 yılında yap-işlet-devret modeliyle yeni terminal binasını devreye aldık. 2010 yılında İstanbul Teknoloji Geliştirme bölümü devreye girdi.

Sabiha Gökçen Havalimanı’nın trafiği sürekli artıyor. 2021 yılında 181 bin uçuşla 25 milyon yolcuyu ağırladı. 2022’de bu sayı 31 milyona ulaştı. 2023’ün ilk 11 ayında 208 bin uçuşla yolcu sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 21’lik artışla 34 milyona yükseldi. İstanbul ve Antalya havalimanlarının ardından en çok trafik olan 3. havalimanı. Sene sonunda 37 milyonu aşmasını öngörüyoruz. 2. pist için 2012 yılında karar aldık. Toplam 970 milyon doları bulan yatırım tutarıyla 2. pisti tamamladık.

Trafik kapasitesini 2’ye katlayacak pistin uzunluğu 3540 metredir. Ayrıca 3 paralel taksi yolu vardır. Apronlarla havalimanımız rakiplerine göre çok ileri özelliklere sahiptir. 1520 metre uzunluğunda TEM bağlantı tünelini inşa ettik. Havalimanımızda tüm bu bağlantılarla birlikte 19 bin m2 kapalı alana bağlı üst yapı tesislerini de yeniledik. Maksimum kapasite için yeni pistimizi iniş, eski pistimizi kalkış amaçlı kullanacağız. Kullanım kapasitesi 2 katına çıkacak. Yeni pistle yıllık 85 milyondan fazla yolcuyu ağırlayacak kapasiteye ulaşılacak.

Şu an bulunduğumuz bölgede havalimanı kurulmasına öncülük eden 8. Cumhurbaşkanımız Turgut Özal’ı rahmetle yad ediyorum. Rabbim Türkiye için hayal kuran, çalışan, gayret gösteren herkesten razı olsun diyorum. Rahmetli Özal siyasi hayatı boyunca haksız eleştirilerin muhatabı olmuştur. Türkiye’nin çeyrek asırlık hedefleri doğrultusunda attığı adımlarla merhum Özal hedef alınmıştır. ‘Ne gerek var’ eleştirisi en çok maruz kaldığı eleştirilerdendi. Yapılan hizmeti millete lüks gördükleri için bunu ifade ediyorlardı. Ortaya hiçbir hizmet ortaya koyamayanlar sürekli engel çıkardılar. 2002 yılında ülkeyi yönetme sorumluluğunu üstlendiğimizde benzer sabotaj girişimleriyle karşılaştık.

“Tarih bizi haklı, onları haksız çıkarmıştır”

Parayı betona gömüyorlar dediler. Yola, köprüye, tünele, baraja, hastaneye ne gerek var dediler. Yolla karın mı doyar diyerek kendilerini komik duruma düşürdüler. Uçak inmeyen yere havalimanı yaptılar dediler. Arşivlere baktığınızda her devasa eserde bu çapsızlığı muhakkak görürsünüz. Türkiye’de muhalefetin tarihi sadece seçim hezimetlerinin değil, aynı zamanda icraat düşmanlığının tarihidir. Her projeye çamur atmak CHP ve siyasi akrabalarının milli sporudur. Tarih bizi haklı, onları haksız çıkarmıştır.

Eleştirilerinin safsatadan, kötü niyetten ibaret oldukları ortaya çıkmıştır. CHP’nin sabık genel başkanının uçak bile inmiyor dediği Sabiha Gökçen Havalimanımız bu sene sonunda 37 milyon yolcu ağırlayacak. 2030’da ise bu rakam 63 milyona yaklaşacak. Engellemek için Gezi olayları dahil sokak terörüne başvurdukları İstanbul Havalimanı, Avrupa ve dünyanın en iyi havalimanlarından biri olarak gösteriliyor. Aynı durum Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu olmasaydı bugün İstanbul trafiği çok daha kötü olurdu.

Türkiye’de 70 yılda pek çok şey değişmiş, bunların halka yönelik tavırlarında hiçbir düzelme olmamıştır. Biz son 21 yılda neyi başardıysak, istemezükçü zihniyete rağmen başardık. Aktif havalimanımızı 26’dan 57’ye, yolcu kapasitemizi 55 milyon yolcudan 337 milyon yolcuya çıkardık. Uçuş noktamızı 130 ülkede 343 noktaya yükselttik. Dünyada ulaşamadığımız hiçbir nokta kalmayacak diyerek Türkiye’yi en geniş uçuş ağına sahip ülkeler arasına soktuk. Projelerimize yenilerini ekliyoruz. Çukurova, Yozgat, Bayburt-Gümüşhane’de çalışmalarımız devam ediyor. Antalya Havalimanı’nın kapasite artırmaya yönelik çalışmalarımız hızla sürüyor. 35 milyonluk kapasiteyi 80 milyona çıkarıyoruz. 2022 Aralık ayında Esenboğa Havalimanımızın KÖİ ihalesini gerçekleştirdik. 1 kuruş harcamadan 300 milyon euroluk yatırım yapıyoruz.

“Halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz”

Tamamlandığında 30 milyon yolcuya yükselecek ve 3. pistine kavuşacak. Hatay Havalimanı onarımına yönelik ihaleyi de kısa süre önce gerçekleştirdik. 21 Kasım’da çalışmalara başlandı. 14 kilometre çevre güvenlik duvarıyla sel taşkınlarına karşı koruyacağız. Hedeflerimiz doğrultusunda ilerlemeyi sürdüreceğiz. Biz tüm kalbimizle şuna inanıyoruz; tarihe mührünü günü kurtarma peşinde olanlar değil, ileriyi düşünenler vurur. 40 yıllık siyasi mücadelemizin amacı aziz milletimize layıkıyla hizmet edebilmektir. Kefenimizi giyerek çıktığımız yolda haktan ve halktan başka hiçbir güç tanımıyoruz.

Darbecisinden, vandalına, teröristinden 5. kol kuvvetine kadar saldıranların heveslerini kursaklarında bıraktık. İçinde bulunduğumuz süreçte de aynısını yapacağız. Ne Kandil, ne de Suriye’deki terörün bizi engellemesine müsaade etmeyeceğiz. Terörle ülke siyasetinin şekillendirildiği eski Türkiye geride kalmıştır. Türkü, Kürdü, Arabı, Alevisi ve Sünnisiyle 85 milyonun kardeşliğine nifak sokulmasına kesinlikle izin vermeyiz. Terörle bizi yıldıracaklarını düşünenlere; 21 yılda her yolu denediniz fakat bizim kutlu yolculuğumuza set çekemediniz. Türkiye Yüzyılı’nın inşasına da engel olamayacaksınız. Defalarca hüsrana uğradınız, inşallah yine kaybedeceksiniz. Rezil ve zelil olmaktan kurtulamayacaksınız.

Kim olduğunuzu çok iyi biliyoruz. Ömrümüz yettiğince aziz milletimizin desteği bizimle olduğu müddetçe sizinle mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Terörle yol yürüyenlere, terörü maşa olarak kullananlara, 3-5 oy alacağız diye bölücülere kapı kulu olanlara meydanı asla bırakmayacağız. Teröriste terörist dememek için kırk takla atanların maskesini indireceğiz. Rabbim yolumuzu bahtımızı açık etsin diyorum. Vatanımızın bekası için can veren kahraman askerlerimizi rahmetle yad ediyorum. Kahramanca görev yapan tüm mehmetçiklerimize şükran sunuyorum. Şehitlerimizin ailelerine, yakınlarına tekrar başsağlığı diliyorum.”

Paylaşın

Türkiye, Dünyada En Yüksek Faiz Uygulayan Dördüncü Ülke

8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirme yapan CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin yüzde 42,5 faiz oranıyla Zimbabve, Arjantin ve Venezuela’dan sonra dünyada yüksek faiz uygulayan dördüncü ülke konumunda olduğunu söyledi.

CHP’li Gürer, Türkiye’nin yıllık enflasyon oranında Venezuela, Lübnan, Arjantin ve Sudan’dan sonra yüksek enflasyona sahip beşinci ülke olduğuna da dikkat çekti.

Ömer Fethi Gürer, vatandaşların bir hafta içinde bankalara 5,6 milyar lira daha borçlandığını ve aynı hafta içinde tahsil edilemediği için icra takibi başlatılan borç miktarının ise 1 milyar liraya yakın olduğunu belirtti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, 8-15 Aralık haftasına ait ekonomik veriler üzerinden değerlendirmelerde bulundu. T24’ün aktardığına göre; Gürer, ekonomik kriz, artık vatandaşın iliklerine kadar işlediğini belirtti.

Halkın bankalar ve finans kuruluşlarına olan bireysel kredi ve kredi kartı borç bakiyesinin, kredi faizlerindeki rekor yükselişe rağmen büyümesini sürdürdüğüne işaret eden Gürer, “Bankaların bireysel kredi ve kredi kartları nedeniyle vatandaşlardan olan alacaklarının bakiyesi 8 – 15 Aralık haftasında 5,6 milyar lira daha artarak 2 trilyon 619 milyar lira oldu” dedi.

Yılbaşından bu yana tüketici kredilerinin yüzde 36,1 oranında artarak 1 trilyon 525 milyar liraya yükseldiğini aktaran Gürer, “Kredi kartı borç bakiyesi ise yüzde 141,2 oranında artarak 1 trilyon 94 milyar liraya yükseldi” değerlendirmesinde bulundu.

Miktar 1 milyar lira daha arttı

Gürer, bankaların zamanında tahsil edilemediği için icra takibine aldıkları vatandaşlardan olan alacaklarının 8-15 Aralık haftasında 1 milyar liraya yakın artarak 45,4 milyar liraya yükseldiğini, yılbaşından bu yana ise 15,1 milyar liralık artış yaşandığını ifade etti.

“Mutfakta yangın var” diyen CHP Milletvekili Ömer Fethi Gürer, Türkiye’nin yıllık enflasyon oranında Venezuela, Lübnan, Arjantin ve Sudan’dan sonra yüksek enflasyona sahip beşinci ülke olduğuna da dikkat çeken Gürer, yüzde 42,5 faiz oranıyla Zimbabve, Arjantin ve Venezuela’dan sonra dünyada yüksek faiz uygulayan dördüncü ülke konumunda olduğunu söyledi.

Paylaşın