NYT: Putin, Ateşkes İçin Nabız Yokluyor

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in eylül ayından bu yana ateşkes için nabız yokladığı iddia edildi. Rus güçlerinin sahada yeniden ilerleme sağlaması durumunda Putin’in ateşkes konusundaki fikrini değiştirebileceği de öne sürüldü.

Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov, “Sunduğunuz tezler kavramsal olarak doğru değil” derken, Putin’in geçtiğimiz günlerde yaptığı Rusya’nın savaş hedeflerinin değişmediği yönündeki konuşmasını işaret etti. Peskov, “Putin gerçekten de müzakereye hazır. Bunu söyledi. Rusya hazır olmayı sürdürecek, özellikle de kendi hedeflerini gerçekleştirmek için” diye konuştu.

ABD merkezli New York Times (NYT) gazetesi, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in kamuoyu önünde Ukrayna’daki hedeflerine ilişkin kararlı bir imaj çizse de, arka planda ateşkes teklifi yaptığını öne sürdü.

Haberde Putin’in eylülden bu yana, aracılar yoluyla, cephe hattındaki çatışmaları durduracak bir ateşkese açık olduğu yönünde mesajlar yolladığı iddia edildi.

New York Times, Putin’in ateşkes için mesaj gönderdiği iddiasını Kremlin’e yakın iki Rus eski yetkiliye ve Rus liderin elçilerinden gelen mesajları alan Amerikalı ve uluslararası yetkililere dayandırdı.

Gazeteye konuşan Amerikalı yetkililer, Rusya’nın ilk olarak 2022 sonbaharında bir ateşkes anlaşması için nabız yokladığını öne sürdü. Kaynaklar, Putin’in o dönem Rusya’nın el geçirdiği topraklardan memnun olduğunu ve bu mesajın Washington’a iletildiğini aktardı.

Gazete, Kremlin yönetiminin kamuoyuna savaşa devam mesajı verse de, Ukrayna’da zafer ilan ederek savaşı bitirmek istediğini öne sürdü. Geçen sonbaharda Rus yetkililerle bir araya gelen bir uluslararası yetkili NYT’ye yaptığı açıklamada, “Görüşmelerde, ateşkes müzakerelerine hazır olduklarını söylüyorlar. Savaş sahasında oldukları yerlerde kalmak istiyorlar” ifadesini kullandı.

Haberde, daha önce işgal edilen tüm toprakları geri kazanmayı vadeden Ukrayna yönetiminin böyle bir anlaşmayı kabul edip etmeyeceğinin belirsiz olduğuna dikkat çekildi. Gazeteye konuşan Rus eski yetkililer, Rus güçlerinin sahada yeniden ilerleme sağlaması durumunda Putin’in ateşkes konusundaki fikrini değiştirebileceğini söyledi.

Eski bir üst düzey Rus yetkili konuyla ilgili NYT’ye yaptığı açıklamada, “Şu anki pozisyonlarda kalmayı gerçekten istiyor. Ancak bir metre bile geri çekilmeye razı değil” ifadelerini kullandı.

New York Times’ın konuyla ilgili ulaştığı Kremlin Sözcüsü Dimitri Peskov ise, yolladığı sesli mesajda, “Sunduğunuz tezler kavramsal olarak doğru değil” derken, Putin’in geçtiğimiz günlerde yaptığı Rusya’nın savaş hedeflerinin değişmediği yönündeki konuşmasını işaret etti.

Peskov, “Putin gerçekten de müzakereye hazır. Bunu söyledi. Rusya hazır olmayı sürdürecek, özellikle de kendi hedeflerini gerçekleştirmek için” diye konuştu.

Gazeteye konuşan ABD’li yetkililer, Putin’in pozisyonunun son dönemde değiştiğini ve Rus liderin artık Zelenski hükümetinin değişmesini talep etmediğini vurguladı. ABD’li yetkililer Putin’in ateşkes anlaşmasıyla Ukrayna topraklarının yaklaşık yüzde 20’sinin Rusya kontrolünde kalmasını sağlamaya çalıştığını savundu.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

“Kiraya Yüzde 25 Zam Sınırı Kalkıyor” İddiası

Konut kiralamalarında kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024 yılında bitecek olan düzenlemenin, önümüzdeki dönemde kaldırılacağı öne sürüldü.

Sözcü yazarı Nedim Türkmen, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in basına kapalı olarak yaptığı toplantıda, konut kiralarındaki yüzde 25 zam zorunluluğu uygulamasının kaldırılacağını söylediğini yazdı.

Nedim Türkmen, “Paylaşacağım notlar, toplantıda yer alan üç arkadaşımdan aldığım bilgilerdir” diyerek Şimşek‘in üç gün önce basına kapalı olarak iş ve finans dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekli toplantıya ilişkin kulis bilgileri verdi.

Sözcü yazarı Türkmen’in “Basına kapalı toplantıdan yansıyanlar” başlıklı yazısının ilgili bölümünde şu ifadeler yer aldı:

“Bugün sizlerle; Sayın Şimşek‘in üç gün önce basına kapalı olarak iş ve finans dünyası temsilcileri ile yaptığı yemekli toplantıda, kendisine yöneltilen sorulara verdiği yanıtlardan çıkarttığım önemli konuları paylaşmak istiyorum (Paylaşacağım notlar, toplantıda yer alan üç arkadaşımdan aldığım bilgilerdir).

Sayın Cumhurbaşkanımızın uyguladığımız programa tam desteği var. İster inanın ister inanmayın. Zaten ben seçim sonrasına yönelik beklentilerinizi de anlamlandıramıyorum. Seçim sonrası da bu program aynı şekilde sürecektir, sabır ve kararlılıkla bunu uygulayacağız.

Konut kiralamalarında kira artış oranını %25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024’te bitecek olan düzenlemeye, önümüzdeki dönemde ihtiyaç duyulmayacak ve süre uzatılmayacak. Bir kişinin birinci evine farklı, ikinci evine farklı vergi ve evin değerine göre farklı vergi gibi uygulamaları planlıyoruz.”

Yüzde 25 kira zammı sınırının kaldırılacağı yalanlandı

Öte taraftan Dezenformasyonla Mücadele Merkezi tarafından yapılan açıklamada, “Bazı basın yayın organlarında yer alan, ‘Bakan Şimşek, yüzde 25 kira zammı sınırının kaldırılacağını açıkladı’ iddiası manipülasyon içermektedir” denildi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, basına kapalı bir toplantıda iş ve finans dünyası temsilcileri ile bir araya gelmiştir. Konut kiralamalarında kira artış oranını yüzde 25 ile sınırlayan ve 1 Temmuz 2024’te sona erecek olan düzenlemeye ilişkin sorulan soruya yanıt olarak Bakan Şimşek, düzenlemenin sona ermesine yakın yeniden gözden geçirileceğini ifade etmiştir.

Bahse konu haberlerde iddia edildiği gibi konut kira artışlarında düzenlemeyle ilgili henüz bir karar alınmamış olmakla beraber, Bakan Şimşek’in kamuoyuna resmi bir açıklaması da bulunmamaktadır.

Paylaşın

2023 Yılında Avrupa Birliği’ne İlticalarda Rekor Artış

2023 yılının ilk on ayında Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan sığınma başvuru sayısı 937 bin oldu. Bu da önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 22 artış anlamına geliyor.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; 2023 yılında Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan sığınma başvurularında büyük oranda artış kaydedildi.

Avrupa Birliği (AB) İltica Ajansı Direktörü Nina Gregori, Alman yayınevi grubu Funke Medya’ya yaptığı açıklamada 2023’teki iltica sayılarının toplamda bir milyonun üstünde olduğunu söyledi. Gregori, sadece Ekim ayında 123 bin yeni sığınma basvurusu sağladığını, bu sayının da, son yedi yılda, bir ayda kaydedilebildiğini ve yüksek rakam olduğunu belirtti.

Avrupa Birliği’ne (AB) yapılan iltica sayılarında azalma beklenmediğini de belirten Gregori, bunun aksine artacağından yola çıktıklarını söyleyerek, “Etrafımızdaki bütün dünya giderek daha da istikrarlı olmayan bir hal alıyor. 2024 yılında ve daha sonra da korunma arayan sığınmacı sayıları azalmayacak, hatta 2024 zorlu bir sene olacak” dedi.

Funke Medya Grubu’nun AB İltica Ajansı’na dayandığı Ekim 2023’e göre sonuç itibarı ile Birlik üyelerinin yapılan sığınma başvuru sayısı resmi olarak 937 bin oldu . Bu da önceki yılın aynı özelliklerine göre yüzde 22 artış anlamına geliyor.

Paylaşın

AK Partili Vekiller Erdoğan’ı Övgüye Boğdu

TBMM’deki bütçe görüşmeleri sırasında kürsüye çıkan AK Partili milletvekillerinin büyük kısmı bakanlıkların bütçe sunumundan aldıkları yatırım, icraat bilgileri ve verileri içeren konuşmalar yaptı. Neredeyse tek bir eleştiri ya da öneri içermeyen konuşmalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan için övgü yarışına girildi.

Öte yandan bütçe görüşmelerinde, yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve gelmesinin ardından ekonomideki “olumlu gelişmeleri” anlattı, “Ekonomimiz büyüdükçe, refahımız arttıkça daha adil bir şekilde paylaşacağız” dedi. Şimşek’in konuşması AK Parti milletvekillerince yoğun alkış alınca muhalefet partilerinden uyarı geldi.

Meclis Genel Kurulu’nda on günü geçen bütçe görüşmelerinde her siyasi parti grubu adına bir saat süren konuşmalar yapıldı. Konuşma sürelerinin milletvekillerine dağılımı her partide farklı oldu. En çok milletvekiline sahip olan AK Parti grubunda 1 saat, 10-12 milletvekili arasında paylaştırıldı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; 4-5 dakikalık konuşmalar için kürsüye çıkan AK Partili milletvekillerinin büyük kısmı bakanlıkların bütçe sunumundan aldıkları yatırım, icraat bilgileri ve verileri içeren konuşmalar yaptı. Neredeyse tek bir eleştiri ya da öneri içermeyen konuşmalarda Cumhurbaşkanı Erdoğan için övgü yarışına girildi.

Meliha Akyol, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde eser ve hizmet siyasetimize tüm gücümüzle devam edeceğiz”, Ömer Oruç Bilal Debgici, “Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yirmi bir yıldır neyin sözünü verdiysek bir bir yerine getirdik, neyi hayal ettiysek milletimizin hizmetine sunduk”, Celalettin Köse, “Erdoğan liderliğinde, AK Parti hükûmetleri döneminde ülkemizde âdeta reform niteliğinde dev yatırımlar hayata geçirilmiştir”,

Mustafa Oğuz, “Erdoğan’ın liderliğinde gerçekleştirdiğimiz reformlar ve yaptığımız yatırımlar sayesinde dün hayal denilen birçok proje bugün gerçek olmuştur”, Kaan Koç, “Cumhurbaşkanımız liderliğinde geçen son yirmi bir yıl içerisinde ulaşımda, özellikle kara yollarında tam bir devrim gerçekleştirdik”, Adem Çalkın, “Ülkemizde temel hak ve hürriyetlerin korunması ve demokratik adımlar konusunda cumhuriyet tarihimizin en köklü adımları Cumhurbaşkanımız Erdoğan liderliğinde AK Parti iktidarı döneminde atılmıştır”,

Zehranur Aydemir, “Her bir projenin arkasında güçlü bir irade, büyük bir vizyon ve sistematik çalışma var. Bu irade ve vizyonun sahibi Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır”, Nilhan Ayan, “Yaparsa AK Parti yapar, yaparsa Recep Tayyip Erdoğan yapar, yaparsa Cumhur İttifakı yapar”, Mahmut Rıdvan Nazırlı, “Recep Tayyip Erdoğan Gazze konusundaki hassasiyetinin sadakasını verse herkese yeter” Mesut Bozatlı, “Cumhurbaşkanımızın hafızalarımızdan silinmeyen cümlesinde dediği gibi, AK Parti’mizin kurulup iktidara gelmesiyle Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmadı”,

Seda Sarıbaş, “Sözlerime, arşivi milletin ve devletin hafızası olarak tanımlayan Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bir cümlesiyle başlamak istiyorum: “Hafızası olmayan milletler nereden geldiklerini, bugün nerede durduklarını ve nereye gideceklerini asla bilemezler” sözleri dikkat çeken övgülerden sadece birkaçı oldu.

“Ülkeyi batırdınız, onu mu alkışlıyorsunuz?”

2014 yılı bütçe görüşmelerinde, yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek göreve gelmesinin ardından ekonomideki “olumlu gelişmeleri” anlattı, “Ekonomimiz büyüdükçe, refahımız arttıkça daha adil bir şekilde paylaşacağız” dedi. Şimşek’in konuşması AK Parti milletvekillerince yoğun alkış alınca muhalefet partilerinden uyarı geldi.

İYİ Parti Grup Başkanı Erhan Usta, “Sayın Bakan, AK Parti Grubunun alkışlarına bakmayın. Geçen yıl da aynı şekilde Nebati’yi alkışlıyorlardı” diye uyarırken Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya da, “Bu alkışlara güvenmeyin. Sizden önce de başkasını alkışlıyorlardı” dedi. CHP Milletvekili Cavit Arı ise alkışlayanlara, “Neyi alkışlıyorlar? Ülkeyi batırdınız, onu mu alkışlıyorsunuz? Emekliyi batırdınız, onu mu alkışlıyorsunuz?” sözleriyle tepki gösterdi.

Paylaşın

Yerel Seçimler: DEM Parti’de Gündem Büyükşehirler

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, partilerinde seçim çalışmaları hız kazandı. DEM Parti’nin büyükşehirlerde aday gösterip göstermeyeceği ise henüz netleşmiş değil.

Parti yetkilileri, Adana, Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Aydın ve İstanbul gibi büyükşehirlerin masada tartışıldığını, buralarda aday çıkarıp çıkarmama adımı henüz karar altına alınmasa da önemli bir aşamaya gelindiğini paylaştı.

Parti yetkilileri, büyükşehirlerde aday çıkartılması kararı alınması halinde kimlerin aday gösterileceğinin de tartışıldığını ifade etti. Ön seçimlerin yapılmayacağı batı kentlerde halkın talepleri doğrultusunda hareket edileceğini belirten parti yetkilileri, bu şehirler için halk toplantılarında ortaya çıkan raporları, araştırma ile önerileri tekrardan önlerine koyduklarını dile getirdi.

Yerel seçimde Türkiye’nin batısındaki 27 ilçede aday çıkaracağını duyuran DEM Parti’nin büyükşehirlerde aday gösterip göstermeyeceği ise henüz netleşmiş değil. DEM Parti’nin, büyükşehirlerde aday çıkartıp çıkartmayacağına dair tartışmalar sürerken, Mezopotamya Ajansı‘nın görüştüğü parti kaynakları büyük şehirlerde aday çıkarıp çıkarmamanın henüz karar altına alınmadığını ancak önemli bir aşamaya geldiğini aktardı.

Parti yetkilileri, ayrıca büyükşehir belediyeleri için ismi geçenler arasında siyasetçi Ahmet Türk’ün olduğunu da ekledi.

Mayıs ayında yapılan genel seçimlerin ardından halk toplantıları düzenleyen Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), buradan çıkan eleştiriler ve öneriler doğrultusunda yeni dönem politika ve mücadele hattını belirledi.

Birinci ve ikinci olarak çıkılan tüm illerde 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde gösterilecek adaylarını ön seçim ile belirleme kararı alan partinin, hem büyükşehirlerde hem diğer il ve ilçelerde gösterilecek adaylarını Kent Uzlaşısı olarak adlandırılan model kapsamında halk belirleyecek.

DEM Parti’nin 4 Aralık’ta toplanan Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında batı kentlerinde de aday çıkarma eğilimi ortaya çıktı. Bu eğilim, 16 Aralık’ta bir araya gelen Parti Meclisi (PM) toplantısında da destek gördü. Parti Meclisi, bu konudaki nihai kararın MYK ve Eş Genel Başkanlar tarafından verilmesini uygun gördü.

Sonrasında yeniden toplanan parti MYK’si, Mersin, Adana, Aydın, Antalya, Konya, Kocaeli, Manisa, Çanakkale, Tekirdağ, İzmir ve İstanbul’da olmak üzere 27 ayrı ilçede aday çıkarmayı kararlaştırdı. Batıdaki diğer iller ve ilçeler için nasıl bir yol izleneceği sorusunun yanıtı ise henüz netleşmiş değil.

Parti kaynakları, Adana, Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Aydın ve İstanbul gibi büyükşehirlerin masada tartışıldığını, buralarda aday çıkarıp çıkarmama adımı henüz karar altına alınmasa da önemli bir aşamaya gelindiğini paylaştı.

İsimler üzerinde tartışmalar yürütüldü

Parti yetkilileri, büyükşehirlerde aday çıkartılması kararı alınması halinde kimlerin aday gösterileceğinin de tartışıldığını ifade etti. Ön seçimlerin yapılmayacağı batı kentlerde halkın talepleri doğrultusunda hareket edileceğini belirten parti yetkilileri, bu şehirler için halk toplantılarında ortaya çıkan raporları, araştırma ile önerileri tekrardan önlerine koyduklarını dile getirdi. Bu doğrultuda ise aday gösterilebilecek bazı isimler üzerinde tartışmalar yürütüldü.

Öyle ki batıdaki büyükşehirlerde gösterilebilecekler adaylar konusundaki bu tartışmalarda Ahmet Türk, Filiz Kerestecioğlu, Züleyha Gülüm, Rıdvan Turan’ın yanı sıra hali hazırda milletvekili olan Sırrı Süreyya Önder, Sırrı Sakık, Meral Danış Beştaş, Saruhan Oluç ve Ali Bozan’ın isimleri öne çıktı.

Parti yetkilileri, söz konusu isimler üzerinde tartışma yürütülse de aday çıkarıp çıkarmama konusundaki nihai kararın parti tarafından kamuoyu ile paylaşılacağını belirtti.

Paylaşın

Erdoğan: 31 Mart’ta İstanbul’un Fetret Devrini Kapatacağız

“Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı”nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşa hizmet etmek yerine farklı hayallere kapılan, fırsat buldukça belediyeye uğrayan, zihni ve kalbi sürekli başka yerlerde olan idarecilerin şehirlerini çok kısa sürede nasıl geriye götürdüklerini 2019 yılında el değiştiren belediyelerde çok acı bir şekilde hep beraber tecrübe ettik” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Özellikle Fatih’in emaneti bu güzel şehrin son 5 yılının temel atmama törenleriyle, ‘Engelleniyoruz’ yalanlarıyla nasıl heba edildiğinin, nasıl boşa harcandığının hepimiz şahidiyiz. Bunun için 31 Mart seçimleri çok önemli. İstanbul’un hizmet ve eser hasretinin dinmesi için 31 Mart, kritik bir eşik. İnşallah 31 Mart’ta İstanbul’un fetret devrini kapatacak, irtifa kaybına son verecek, hak ettiği hizmetlerle yeniden buluşmasını sağlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda düzenlenen “Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı”na katılarak bir konuşma yaptı. Yüzyılın Dönüşümü İstanbul Programı buluşmasına vesile olan herkese teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün İstanbul’u depreme hazırlama noktasında tarihî nitelikte adımları eş zamanlı olarak atmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, nisan ayında şehrin en acil ihtiyaçlarında olan kentsel dönüşümle ilgili özgün bir projeyi kamuoyu ile paylaştıklarını hatırlatarak, şunları dile getirdi: “Kentsel dönüşümde Yarısı Bizden adını verdiğimiz kampanyamıza İstanbullu kardeşlerimiz çok yoğun teveccüh gösterdi. Kampanyaya bugüne kadar 1 milyon 233 bin bağımsız bölüm için başvuru yapıldı. Yarısı Bizden kampanyasıyla toplamda 350 bin konutun dönüşümünü gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Kampanyamız kapsamında her bağımsız bölüm için toplamda 1,5 milyon liralık destek vereceğiz. Bunun 100 bin lirası kira desteği olmak üzere 800 yüz bin lirası hibe, 700 bin lirası çok uygun şartlarda kredi şeklinde verilecektir. Kredilerin ödenmesi evler tamamlandıktan sonra başlayacak ve ilk yılı faizsiz olarak tahsil edilecektir.”

Kalan yıllarda kredi maliyet oranının da TEFE’nin yarısı kadar olacağını aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Vatandaşımız alacağı bu 1,5 milyon liralık destekle inşallah evini yapacak, yeni yuvasında güvenli, huzurlu, mutlu bir şekilde oturacaktır” şeklinde konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyaya başvurup yüzde 100 anlaşmaya varan bağımsız bölüm sayısının 71 bini aştığını kaydederek, “Yine başvuru yapıp yüzde 50 ve üzerinde mutabakat oluşan bağımsız bölüm sayısı ise 158 bine ulaştı. Bu insanlarımız da aralarındaki pürüzleri giderip, anlaşma sağlayabilirse kampanyadan faydalanma imkânına kavuşacaklardır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Marmara Kentsel Dönüşüm Hizmet Ofisi’ne canlı bağlantı yaparak 100 binadaki 500 kişiyle ilk sözleşmelerini imzalayacaklarını söyledi. Böylelikle toplamda 350 bin konutu dönüştürmeyi amaçlayan “Yarısı Bizden Kampanyası”nı “bismillah” diyerek fiilen başlatmış olacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampanyanın İstanbul’a ve İstanbullulara şimdiden hayırlı, uğurlu olmasını diledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün atacakları bir diğer kritik adımın “İstanbul Kentsel Dönüşüm Yıkım Programı”nın başlatılması olduğunu ifade ederek, şöyle konuştu: “Şehrimizdeki kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında toplam 17 yapıda yer alan 261 bağımsız bölümün yıkımını gerçekleştireceğiz. Bugün ayrıca, Bağcılar’da 371, Gaziosmanpaşa’da 1096, Tuzla’da 3 farklı noktada 1570 olmak üzere toplam, 3 bin 37 konutun temellerini atıyoruz. Dolayısıyla bugünkü programımızda imza, yıkım ve yapım dâhil tüm aşamalarıyla İstanbul’da ‘Yüzyılın Dönüşümü” projemize start veriyoruz. Bu projelerde emeği geçen tüm bakanlarımızı ve ilgili kurumlarımızı canı gönülden tebrik ediyorum.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, buradan özellikle yüzde 50 oranlarında anlaşma sağlamış vatandaşları, henüz “evet” dememiş komşularını da ikna etmek suretiyle bir an evvel “Yarısı Bizden Kampanyası”nda yer almaya davet ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 6 Şubat’ta yaşanan Kahramanmaraş merkezli şiddetli sarsıntıların, millet olarak kendilerine deprem gerçeğini tekrar hatırlattığını belirterek, “50 binden fazla canımızı toprağa verdiğimiz, 11 ilimizdeki 14 milyon insanımızı doğrudan etkileyen, böylesine büyük bir afetten sonra artık hiçbir şeyin eskisi gibi olması düşünülemez” ifadelerini kulandı.

Devlet ve vatandaş olarak deprem konusunu önceliklerin en başına almaları gerektiğine işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Yakın zamanda Marmara Bölgesi’nde meydana gelen depremler, çalışmalarımızı daha da hızlandırmamız gerektiğini gösteriyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bir hususa özellikle dikkati çekmek istediğini belirterek, şunları söyledi: “Depreme karşı hazırlık yapmak bizim için tercihten öte zorunluluktur. Çünkü coğrafi olarak biz depremle burun buruna yaşayan bir ülkeyiz. Ülkemiz topraklarının yüzde 66’sı, nüfusumuzun ise yüzde 71’i deprem açısından riskli alanlarda yer alıyor. Son bir asırda 6 ve üzeri büyüklükte 230’dan fazla depreme maruz kaldık. Bu depremlerde 130 bini aşkın kardeşimiz vefat etti. Sadece insani açıdan değil, ekonomik açıdan da çok ağır bedeller ödedik. 17 Ağustos Marmara depreminin ekonomimiz üzerindeki menfi etkilerini yıllarca hissettik. Son olarak 6 Şubat depremlerinin Türk ekonomisine maliyeti 104 milyar dolardan fazladır. Her deprem sonrasında madden ve manen toparlanmak için yıllarımızı harcadık.”

Bunların depremin mali yükü olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Toprak altında yitirdiklerimizin kalbimizde açtığı yaralarsa muhtemelen hiç kapanmayacaktır. Yarım kalan umutlar, enkaza dönen evlerin hafızalarda bıraktığı tortular özellikle depremzedelerimizin yüreğini yakmaya devam edecek” ifadelerini kullandı.

“Deprem riskini bir an olsun aklımızdan çıkaramayız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, hâl böyleyken hiç kimsenin depremi hafife alma, deprem gerçeğine gözlerini kapama gibi bir lüksünün olamayacağını vurgulayarak, “Bu topraklarda yaşamaya devam edeceksek, ki biz buna inanıyoruz, böyle deprem riskini bir an olsun aklımızdan çıkaramayız. Bunu unutmak demek, Allah korusun 17 Ağustos ve 6 Şubat benzeri felaketlerle yeniden karşılaşmak demektir” dedi.

Teşhisi doğru koymanın tedavinin yarısı, sorunla yüzleşmenin ve kabullenmenin de çözümün ilk adımı olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Dolayısıyla depremle mücadeleyi önce zihinlerde başlatmamız gerekiyor. ‘Deprem değil, çürük, sağlıksız, dayanıksız bina öldürür’ ilkesini tamamen özümsemeden hiçbir yere varamayız” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, tartışmasız bir şekilde Türkiye’nin birincil meselesinin yapı stokunun süratle yenilenmesi olduğunu belirterek, “Bu sebeple başta İstanbul olmak üzere 81 vilayetimize yapacağımız en büyük iyiliğin kentsel dönüşüm hamleleri olduğuna inanıyoruz. Aynı şekilde bu çabaları dinamitleyenler de ülkeye ve millete ihanet ediyor demektir. Bunu sadece biz değil esas rakamlar söylüyor” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatandaşlara fikir vermesi için bazı istatistikleri paylaşmak arzusunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Türkiye genelinde 31 milyon konut ve 5 milyon ticari alandan oluşan 36 milyon bağımsız bölüm bulunuyor. Bunların 6 milyonu şu anda risk altında. 2 milyonunun ise acilen dönüşmesi lazım. Bu gerçeklerin ışığında göreve geldiğimiz andan itibaren bu meseleye özel önem ve öncelik verdik. 2012 yılında tarihimizde ilk defa kentsel dönüşüm yasasını çıkardık. Toplam 2 milyon 200 bin bağımsız bölümün dönüşümünü tamamladık. Kentsel dönüşüm çalışmaları için 480 milyar liralık kaynak harcadık. 400 bin bağımsız bölümün dönüşümü halen devam ediyor. TOKİ başkanlığımız vasıtasıyla 1 milyon 300 binden fazla konut ürettik. Milyonlarca vatandaşımızı gecekondu denilen sağlıksız yapılardan kurtararak modern, güvenilir, dayanıklı yuvalarına kavuşturduk.”

Yalnızca kentsel dönüşüm ve sosyal konut projeleriyle 13 milyonu aşkın insanın hayatına dokunduklarını ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bilhassa 6 Şubat depremlerinde TOKİ’nin depreme karşı mücadelede ne kadar hayati, ne kadar kritik bir rol oynadığı ortaya çıkmıştır. Yıllardır CHP zihniyetinin acımasızca eleştirdiği TOKİ binalarımız, tekniği ve inşaatıyla deprem imtihanını alnının akıyla vermiştir” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, TOKİ tarafından yapılan binalarda hiçbir sıkıntı ve can kaybı yaşanmadığını söyledi.

“Muhalefete ve medyadaki kalemşörlerine rağmen TOKİ’mize böyle bir misyon yükleyerek milyonlarca konut ürettiğimiz için bugün hamdediyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bundan sonra da TOKİ’nin lokomotifliğinde, Türkiye’nin konut stokunu yenilemeye devam edeceklerini vurguladı.

Kentsel dönüşüm ihtiyacının had safhada olduğu illerin başında İstanbul’un geldiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle konuştu: “İstanbul’da 6 milyon konut ve 1,5 milyon ticari alandan oluşan toplam 7,5 milyon bağımsız bölüm yer alıyor. Bunların 600 bini süratle dönüştürülmek zorunda. Şehrimizde 2012 yılından itibaren 800 bin bağımsız bölümün dönüşümünü gerçekleştirdik. 170 bin 941 bağımsız bölümün dönüşümü ise devam etmektedir. İstanbul genelinde yürütülen kentsel dönüşüm çalışmaları için toplamda 128 milyar lira tutarında kaynak kullandık. Hedefimiz, 5 yıl içerisinde İstanbul’da 600 bini acilen olmak üzere toplam 1,5 milyon riskli bağımsız bölümü dönüştürmektir.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu amaçla alanında uzman isimlerin görüşünü de alarak kapsamlı yol haritası hazırladıklarını belirterek, bu yol haritasının ana başlıklarından birini mevzuatta yapılması gereken düzenlemelerin teşkil ettiğini söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, kısa süre önce yürürlüğe giren Kentsel Dönüşüm Kanunu’yla, hızlı dönüşüm için gereken hukuki zemini oluşturduklarını dile getirerek, “Yasayla ilgili muhalefetin gündeme getirdiği iddialar tamamen safsatadır. Tamamen bühtandan ibarettir. CHP ve aynı zihniyete sahip çevreler, her zaman olduğu gibi iş yapmanın değil yine takoz koymanın, hizmeti engellemenin peşindeler çünkü kanunla ne vatandaşın evine el konulması ne insanımızın mülkiyet hakkının ihlal edilmesi gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir” diye konuştu.

Düzenlemenin yegane amacının, keyfi sebeplerle tıkanan kentsel dönüşüm sürecini çabuklaştırmak, bu meseleye süratle çözüm bulmak olduğunu vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: “Buradan bir kez daha vatandaşlarımızı muhalefetin ve marjinal örgütlerin yalanlarına itibar etmemeye çağırıyorum. Ülkenin ve milletin hayrına olan her işe saldırmaktan başka hiçbir vasıfları olmayan bu çapsızların kentsel dönüşüm meselesini rantsal dönüşüm yalanıyla sabote etmesine kesinlikle izin veremeyiz. Kendileri lüks binalarda yaşarken benim İstanbullu kardeşime dayanıksız, çürük, çirkin yapıları reva görenlere eyvallah edemeyiz. Onlar istemese de İstanbul’la birlikte diğer şehirlerimizin kentsel dönüşüm sürecini başarıyla tamamlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yol haritasının bir diğer başlığının da şehirdeki rezerv alanlar olduğuna dikkati çekerek, “İstanbul’da belirlenen rezerv alanlara 400 bin konut inşa ederek dönüşüm çalışmalarını hızlandıracağız. Bugün ilk sözleşmelerini imzaladığımız ‘Yarısı Bizden Kampanyası’yla 350 bin konutun dönüşümünü sağlayacağız” dedi.

Bunlara ilaveten il genelinde 100 bin sosyal konut inşa edeceklerini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kentsel dönüşüm seferberliğimiz sayesinde elbette vatandaşlarımızın da desteğiyle inşallah şehrimizin çehresini tamamen değiştireceğiz. Zihninde soru işaretleri, kalbinde tereddüt olan her bir kardeşimizi güvenli, modern, estetik ve yaşanabilir evlere mutlaka kavuşturacağız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yunus Emre’nin “Ol imaret eylemez, sen viran olmayınca” mısrasını hatırlatarak, şöyle konuştu: “Yani sen viran olmazsan, sen çabalamazsan, sen koşturmazsan ortaya ne imar çıkar ne imaret çıkar ne de eser çıkar. Asıl mesele dert sahibi olmak. Bir dava, ideal, ülkü peşinde koşmaktır. Bir derdi olmayan, bir meselesi, bir davası olmayanların çözüm peşinde, eser peşinde, hizmet ve yatırım peşinde koşması zaten beklenemez. Bizi parti, ittifak ve hükûmet olarak rakiplerimizden ayıran temel vasfımız, ülkeye ve millete hizmet aşkıyla viran olmamızdır. Hangi görüşten, kökenden, gelir grubundan olursa olsun milletimizin derdi bizim derdimiz, bizim meselemizdir.”

Sadece kendilerine oy verenlerin değil 85 milyonun tamamının sorumluluğunu yüreklerinde hissettiklerini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Aziz milletimizin teveccühüyle geldiğimiz tüm makamları siyasi sıçrama tahtası olarak değil ülkemize hizmet etme vasıtası olarak gördük. 40 yılı aşan siyasi hayatımızın hiçbir safhasında şov peşinde koşmadık, millete karşı görevlerimizi en güzel şekilde ifa etmeye çalıştık. İnsanımızın da bizim bu gayretlerimizi görmüş olması, işte bizi 20 yıldır bu makamda tutmasını sağlamıştır. Benim milletim bizim çabalarımızı takdir etti, samimiyetimize inandı, bize ve hükûmetimize güvendi, itimat etti. Bu güvenin bir neticesi olarak son 21 yılda girdiğimiz 17 seçimin hepsinde milletimiz bizden desteğini, duasını asla esirgemedi. Şimdi ne kaldı? Şurada 3,5 ay kaldı, 3,5 ay gece gündüz mütevazı olarak kapı kapı dolaşmak suretiyle ana kademe, kadın kolları, gençlik kolları olarak yol yürümeye var mıyız? Yeniden İstanbul diyor muyuz?”

“Milletimizin tüm kesimleriyle aramızda kurulan bu gönül bağını siyasetteki en büyük sermayemiz olarak görüyoruz” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, ileriki dönemde karşılıklı güvene dayanan bu ilişkiyi daha da güçlendireceklerini söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Başkaları gibi meydanlarda bol keseden atıp tutup göreve gelince bunları unutanlardan, verdiği sözlerin üzerine beton dökenlerden olmayacağız” dedi.

Yerel yönetimle merkezi hükûmet arasındaki vizyon, ufuk, ideal ve inanç birlikteliğinin önemini herkesin çok iyi bildiğini anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları dile getirdi: “Vatandaşa hizmet etmek yerine farklı hayallere kapılan, fırsat buldukça belediyeye uğrayan, zihni ve kalbi sürekli başka yerlerde olan idarecilerin şehirlerini çok kısa sürede nasıl geriye götürdüklerini 2019 yılında el değiştiren belediyelerde çok acı bir şekilde hep beraber tecrübe ettik. Özellikle Fatih’in emaneti bu güzel şehrin son 5 yılının temel atmama törenleriyle, ‘Engelleniyoruz’ yalanlarıyla nasıl heba edildiğinin, nasıl boşa harcandığının hepimiz şahidiyiz. Bunun için 31 Mart seçimleri çok önemli. İstanbul’un hizmet ve eser hasretinin dinmesi için 31 Mart, kritik bir eşik. İnşallah 31 Mart’ta İstanbul’un fetret devrini kapatacak, irtifa kaybına son verecek, hak ettiği hizmetlerle yeniden buluşmasını sağlayacağız.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İstanbul’a kendini vakfedecek, İstanbul’dan başka hiçbir şeyi gözü görmeyecek, İstanbul’u payidar etmekten başka bir hedefi olmayacak, İstanbul’u emanet bilip ona layıkıyla sahip çıkacak, tüm kalbiyle bu şehri sevecek, bu şehrin insanlarını kucaklayacak, hasılı Fatih’in yadigarı olan aziz İstanbul’a şehreminiliği yapmayı en büyük şeref payesi bilecek adayımızı yakında açıklayacağız” diye konuştu.

“Yeniden İstanbul” hedefiyle hep beraber yola revan olacaklarını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hiçbir insanımızı ötekileştirmeden, kimseye hor, hoyrat davranmadan, kimseyi ayırmadan, ayrımcılık yapmadan milletimizin tüm fertlerini birleştirmek, bütünleştirmek, kardeşlik hukukunu yüceltmek için sabırla, tevazuyla ve kararlılıkla 31 Mart akşamına kadar çalışacağız” diye konuştu.

Paylaşın

İBB Başkanı İmamoğlu: Bu Dönem Gitmeye Niyetimiz Yok

Katıldığı bir etkinlikte yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan İBB Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Belediye Başkanı seçimle gelir, seçimle gider. Bizim bu dönem gitmeye niyetimizi yok onu söyleyeyim de” dedi ve ekledi:

“Biz önce sizin gönlünüzdeki sevgi ve saygıya talibiz, oy sonradan gelir. Bize vereceğiniz her oy bizi daha da güçlendirir. Ben sizin emanetçinizim sizin her kuruşunuza sahip çıkacağım. Bizim bütçemiz bereketli bütçe, israfa, ranta, parayı çarçur etmeye son.

Bu şekilde işimize son gaz devam edeceğiz. İstanbul için başta deprem meselesi için daha büyük hedefler koyacağız. Yeni dönemde yüzbinlerce yurttaşımızı güvenli konutlarına kavuşturmak için kolları sıvadık, bu göreve talip olduğumu bir kez daha söylüyorum.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, KİPTAŞ Kartal Kaper Sitesi yer belirleme kura töreninde açıklamalarda bulundu. İmamoğlu, yerel seçimler ve olası İstanbul depremine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Bu hızla devam edersek 80 yıl da geçse İstanbul’u depreme hazırlayamayacağımızı gördük. Başka yöntemler devreye aldık. Bu işler böyle olmayacak hızlı olmak zorundayız. Ama hızlı olmak hata yapmak demek değildir. Ben her birinizin yuvasının sağlam olmasıyla kafamı yastığa daha rahat koyabiliriz.

Bir kanuna, hukuksal zemine ihtiyacımız var. Bütün kurum ve kuruluşların birlikte çalışmasına ihtiyacımız var. Kamu bankaları kapılarına sonuna kadar açmalı. Bu işin partisi, siyaseti olmaz. Ben bunu görüyorum ve ayıplıyorum ama bunun üstesinden geleceğiz.

Kiptaş, sabit taksitle sosyal konut üreten tek kurum oldu. Hızlı tarama yöntemini bakanlığa da önerdik ama önemsiz buldular. 113 bin yapıyı ziyaret ettik, 35 bine yakınında inceleme yapma zorunluluğu doğdu. Seçim dönemi iş açıklayan, proje açıklayan, finans kaynaklarını açıklayan anlayıştan utanıyorum.

İstanbul Belediye Başkanlığı kimin? 16 milyon İstanbullunun. Belediye Başkanı seçimle gelir, seçimle gider. Bizim bu dönem gitmeye niyetimizi yok onu söyleyeyim de… Biz önce sizin gönlünüzdeki sevgi ve saygıya talibiz, oy sonradan gelir. Bize vereceğiniz her oy bizi daha da güçlendirir. Ben sizin emanetçinizim sizin her kuruşunuza sahip çıkacağım.

Bizim bütçemiz bereketli bütçe, israfa, ranta, parayı çarçur etmeye son. Bu şekilde işimize son gaz devam edeceğiz. İstanbul için başta deprem meselesi için daha büyük hedefler koyacağız. Yeni dönemde yüzbinlerce yurttaşımızı güvenli konutlarına kavuşturmak için kolları sıvadık, bu göreve talip olduğumu bir kez daha söylüyorum.”

Paylaşın

Şimşek’ten ‘Enflasyon’ Açıklaması: Bir Süre Daha Yüksek Seyredecek

3. Finansın Geleceği Zirvesi’nin kapanışında konuşan Bakan Mehmet Şimşek, “Çok hızlı bir şekilde programa baktığımız zaman geleneksel para politikasında sıkılaşma söz konusu. Seçici kredi sıkılaşması da söz konusu. Bir de miktarsal sıkılaştırma var” dedi ve ekledi:

“Bununla birlikte tabii ki gelirler politikası ayağında da hedef enflasyonla ilişkili bir yaklaşım vardı. Bunun sayesinde biz inanıyoruz ki önümüzdeki dönemde enflasyon yıllık bazda 2026 sonunda tekrar tek haneye inmiş olacak. Şu anda enflasyon bu sene için yüzde 65 civarında. Gelecek sene yüzde 36’ya, bir sonraki sene yüzde 14’e ve nihayetinde tek haneye inecek.”

Şimşek, açıklamasının devamında, “Ama aylık bazda özellikle de çekirdek enflasyona bakarsanız son 3 ayda bir trend var. Bu trend oldukça net. Aylık enflasyonda bir ivme kaybı var ve şu an için çok rahat bir şekilde şunu söyleyebilirim; enflasyondaki ivme kaybı, 2024 yıl sonu hedefimizle aynı patikaya oturmuş durumda. Çekirdek enflasyondaki trend, 2024 yıl sonu hedefi olan yüzde 36 ile uyumlu. Para politikası gecikmeli çalışıyor, para politikasında bugün attığımız adımların gecikmeli etkisi gelecek sene devreye girecek, özellikle yılın ikinci yarısında…” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İstanbul’da düzenlenen 3. Finansın Geleceği Zirvesi’nin kapanışında Orta Vadeli Program (OVP) ve enflasyon hedeflerine yönelik sunum gerçekleştirdi. Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Şimşek’in konuşmasından satır başları şu şekilde;

“Çok hızlı bir şekilde programa baktığımız zaman geleneksel para politikasında sıkılaşma söz konusu. Seçici kredi sıkılaşması da söz konusu. Bir de miktarsal sıkılaştırma var. Bununla birlikte tabii ki gelirler politikası ayağında da hedef enflasyonla ilişkili bir yaklaşım vardı. Bunun sayesinde biz inanıyoruz ki önümüzdeki dönemde enflasyon yıllık bazda 2026 sonunda tekrar tek haneye inmiş olacak. Şu anda enflasyon bu sene için yüzde 65 civarında. Gelecek sene yüzde 36’ya, bir sonraki sene yüzde 14’e ve nihayetinde tek haneye inecek.

Ama aylık bazda özellikle de çekirdek enflasyona bakarsanız son 3 ayda bir trend var. Bu trend oldukça net. Aylık enflasyonda bir ivme kaybı var ve şu an için çok rahat bir şekilde şunu söyleyebilirim; enflasyondaki ivme kaybı, 2024 yıl sonu hedefimizle aynı patikaya oturmuş durumda. Çekirdek enflasyondaki trend, 2024 yıl sonu hedefi olan yüzde 36 ile uyumlu. Para politikası gecikmeli çalışıyor, para politikasında bugün attığımız adımların gecikmeli etkisi gelecek sene devreye girecek, özellikle yılın ikinci yarısında…

Temmuz ayında önemli bir mali konsolidasyona gittik. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim artık aralık ayının sonuna gelmiş durumdayız. Muhtemelen Türkiye’nin bu seneki bütçe açığı OVP’de öngördüğümüzün çok altında olacak. Büyük ihtimalle bu sene bütçe açığı yüzde 5,5 civarlarında, deprem hariç açık ise yüzde 3’ün altında olacak

2024 yılında 2,2 trilyon TL vergiden vazgeçiyoruz, biz buna vergi harcaması diyoruz, bunu da ülkemizin kalkınması için yapıyoruz. Reel sektörü üretime ve yatırıma teşvik etmek noktasında, çeşitli vergi destekleri de sunuyoruz. 2024 yılında AR-GE faaliyetlerini ve yatırımları teşvik etmek için 530 milyar lira vergiden vazgeçiyoruz. Asgari ücrete kadar ücretlerden gelir vergisi alınmamasının 2024 yılındaki maliyeti de toplam 630 milyar liradır.”

“‘Dijital dönüşüm olacak, gelin yatırım yapın’ dedik”

Küresel doğrudan yatırımların milli gelire oranının yüzde 2’nin üstüne çıkacağına inandığını dile getiren Şimşek, böylece gelecek dönemde cari işlemler açığını borç yaratmayan kaynaklarla finanse etme imkanının oluşacağını ifade etti.

Bakan Şimşek, OVP’nin başarılı bir şekilde çalıştığına dikkati çekerek, şu değerlendirmede bulundu: “Bakın risk primimiz düştü, bu çok önemli. Şu anda ülke risk primimiz (CDS) 284 seviyesinde. Hedefimiz gelecek sene ülke risk primimizin 200 baz puanın altına düşmesidir. Kurdaki dalgalanmalar azaldı, ülkemize yönelik yabancı yatırımcı ilgisi arttı, bankaların ve reel sektörün dış borç çevirme oranları yükseliyor. Düşen cari açık ve artan sermaye girişleri ile brüt rezervler mayıs ayına göre 44,1 milyar dolar yükseldi.

Bana ‘Çok ülke dolaştınız, Türkiye’ye para gelmedi.’ dediler. Ben de dedim ki ‘Yurt dışı seyahatlerimde kimseden para istemedim.’ ‘Türkiye’nin acil dış kaynağa ihtiyacı var, gelin bize para verin.’ demedik. Programımızı anlattım, ‘Dijital dönüşüm olacak, gelin yatırım yapın.’ dedik. ‘Yeşil dönüşüm olacak, gelin yatırım yapın.’ dedik. Yurt dışı seyahatlerimde Türkiye ekonomisinin büyüme potansiyelinden ve sunduğu fırsatlardan bahsettim.”

Paylaşın

Gazze’de 136 Birleşmiş Milletler Çalışanı Öldürüldü

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri António Guterres, Gazze’de 75 günde 136 BM çalışanının öldürüldüğünü açıkladı. “BM tarihinde daha önce böyle birşey yaşanmamıştı” diyen Guterres,  “Çalışanlarımızın çoğu şiddet yoluyla evlerinden sürüldü” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / BM Genel Sekreteri António Guterres, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada hayatını kaybeden BM çalışanları ile Gazze’deki sivillere insani yardım için ölümü göze alarak destek veren binlerce gönüllünün çabası karşısında saygıyla eğildiğini de belirtti.

BM Genel Sekreteri Guterres, ayrıca İsrail’in Hamas ile mücadelede izlediği çizgiye yönelik eleştirilerini de tekrarladı.

“İsrail’in bu savaşı yürütme biçimi Gazze’de insani yardım dağıtmanın önünde büyük engeller oluşturuyor” ifadesini kullanan António Guterres, bölgeye insani yardımın ulaşabilmesi için güven içinde çalışabilecek insani yardım görevlilerine ihtiyaç olduğunun da altını çizdi.

İsrail’in hava ve kara saldırıları devam ediyor

New York’ta BM Güvenlik Konseyi’nin Gazze’ye daha fazla insani yardım çağrısında bulunan bir karar tasarısını dün kabul etmesinin ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik hava ve kara saldırıları devam ediyor.

Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat mülteci kampına düzenlenen saldırıda en az 18 kişinin öldüğü bildirildi. Bureyc mülteci kampında da insanlara, kara harekâtını sürdüren İsrail ordusu tarafından güneye gitmeleri emredildi.

Filistin resmi haber ajansı Wafa, Gazze’nin merkezindeki Nuseyrat’ta bir eve düzenlenen hava saldırısında en az 18 kişinin öldüğünü ve onlarca kişinin yaralandığını açıkladı.

Bir hava saldırısının da Gazze’nin kuzeyindeki Cibaliye’de bir su arıtma tesisini tahrip ettiği belirtildi. Nuseyrat’a yakın Bureyc sakinlerine “kendi güvenlikleri için derhal bölgeyi terk etmeleri” ve güneye, Deyr el-Belah şehrine doğru hareket etmeleri emredildi.

New York’ta BM Güvenlik Konseyi’nin oylanan tasarısı, ABD’nin veto tehdidi nedeniyle savaşın derhal durdurulması çağrısında bulunmaktan uzak kaldı. Gazze’ye insanai yardımların artırılmasına yönelik dünkü oylamada ABD ve Rusya çekimser oy kullandı.

Rakamlarla İsrail – Filistin savaşı

7 Ekim’de başlayan savaş 2007’de Hamas’ın Gazze’de kontrolü elde etmesinin ardından iki taraf arasında yaşanan savaşların açık ara en ölümcül ve en yıkıcı olanı olarak kayıtlara geçmiş durumda.

Hamas’ın İsrail’e 7 Ekim’de saldırmasının ardından İsrail Gazze’ye binlerce hava saldırısı düzenledi ve kara harekatı başlattı. Kasım sonlarında sadece bir hafta boyunca ateşkes sağlandı.

Ateşkes sırasında Hamas elindeki İsrailli rehinelerden bazılarını, İsrail’de cezaevindeki Filistinlilerden bir kısmını serbest bıraktı. 7 Ekim’den bu yana İsrail saldırılarında yaşamını yitiren Filistinililerin sayısı 20 bini aştı.

Gazze’de binlerce Filistinli yaşamını yitirirken, Batı Şeria’da da yüzlercesi hayatını kaybetti. İsrail, 7 Ekim sonrası Batı Şeria’daki baskınlarını arttırdı.

Batı Şeria’da İsrail baskınlarında 301 Filistinli yaşamını yitirdi. Hamas saldırılarında yaşamını yitiren İsrailli sayısı 1200.

İsrail’in Gazze’ye yönelik kara harekatının başlamasından bu yana ise 139 asker hayatını kaybetti. 7 Ekim’den bu yana Gazze’de İsrail saldırılarında 53,320 Filistinli yaralandı. Yaralanan İsrailli sayısı 6,184.

Gazze ve Lübnan sınırında evlerini terk etmek zorunda kalan İsraillilerin sayısı 250 bin. 2,3 milyon insanın yaşadığı Gazze’de ise 1,9 milyon Filistinli evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Gazze’de rehin tutulan İsrailli sivil ve asker sayısı 129. 110 rehine ise ya serbest bırakıldı ya da kurtarıldı. Bir haftalık ateşkes sırasında İsrail cezaevlerinden serbest bırakılan Filistinlilerin sayısı ise 240.

5,405 yarım kamyonu Gazze’ye giriş yapabildi. Gazze’den İsrail’e 11,500 roket fırlatıldı. Gazze’de İsrail ordusunda vurulan hedef sayısı ise 22 binden fazla.

Paylaşın

DEP Partili Sırrı Süreyya Önder Taburcu Edildi

Tansiyon yüksekliği ve ritim bozukluğu nedeniyle hastanede müşahede altına alınan DEM Parti Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder, genel sağlık durumunun iyiye gitmesiyle taburcu edildi.

Haber Merkezi / Meclis’te görüşülen Cumhurbaşkanlığı bütçesi sırasında tansiyon düşmesi sebebiyle hastaneye kaldırılan Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Meclis Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder taburcu edildi.

Bilkent Hastanesi’ne kaldırılan Önder’e tansiyon yüksekliği tanısı ve inme riski tetkikleri yapılarak, tansiyon yüksekliği ve ritim bozukluğu nedeniyle holter takıldı. Önder, genel sağlık durumunun iyiye gitmesi ile hastaneden taburcu edildi.

Sırrı Süreyya Önder kimdir?

7 Temmuz 1962’de Adıyaman’da dünyaya gelen Sırrı Süreyya Önder, 1960’lı yıllarda Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) Adıyaman kurucusu ve il başkanı olan babası sirozdan vefat edince sekiz yaşındayken annesi ve dört kardeşi ile dedesinin evine taşındı.

Bu dönemde bir fotoğrafçıda çırak olarak çalışmaya başladı. Pek çok farklı işte çalışan Önder,önce Maraş Katliamı protestosu, 12 Eylül, açlık grevi gibi protesto ve eylemler nedeniyle birkaç kez cezaevine girdi.

İlk yönetmenlik deneyimini BKM tarafından çekilen, senaryosunu da kendisinin yazdığı Beynelmilel adlı film oldu. 2012 yılında F Tipi Film’in yönetmenlerinden biri oldu. İtirazım Var filminde senarist olarak yer aldı.

BirGün gazetesinde köşe yazıları yazarak gazeteciliğe başladı. Daha sonra Radikal ve Özgür Gündem gazetelerinde yazılar yazdı.

Halkların Demokratik Partisi (HDP) siyasi partisine katıldığı Haziran 2015 genel seçimlerinde ve Kasım 2015 genel seçimlerinde Ankara milletvekili seçildi. 2023 yılında Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi’nden (DEM Parti) İstanbul milletvekili seçildi.

Paylaşın