Bir Aylık Dış Ticaret Açığı 6 Milyar 173 Milyon Dolar

2024 yılı ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre; ihracat yüzde 3,6 oranında artışla 20 milyar 28 milyon dolar, ithalat yüzde 22,0 oranında azalışla 26 milyar 201 milyon dolar oldu. Başka bir ifadeyle dış ticaret açığı 6 milyar 173 milyon dolar.

Haber Merkezi / Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 764 milyon dolar), ABD (1 milyar 223 milyon dolar) ve Irak (1 milyar 99 milyon dolar) oldu.

Ocak ayında en fazla ithalat yapılan ülkeler sırasıyla; Rusya Federasyonu (3 milyar 990 milyon dolar), Çin (2
milyar 892 milyon dolar) ve Almanya (1 milyar 919 milyon dolar) oldu.

Ticaret Bakanlığı, ocak ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı.

Buna göre; ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre; ihracat yüzde 3,6 oranında artışla 20 milyar 28 milyon dolar, ithalat yüzde 22,0 oranında azalışla 26 milyar 201 milyon dolar oldu. Dış ticaret hacmi, yüzde 12,7 oranında azalarak 46 milyar 229 milyon dolar olarak gerçekleşti.

İhracatın ithalatı karşılama oranı 18,9 puan artarak yüzde 76,4 olarak gerçekleşti. Enerji verileri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 21,5 puan artarak yüzde 94,8 olarak gerçekleşti. Enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranı 9,0 puan artarak yüzde 99,8 olarak gerçekleşti.

Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 764 milyon dolar), ABD (1 milyar 223
milyon dolar) ve Irak (1 milyar 99 milyon dolar) oldu. Ocak ayında ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam
ihracat içerisindeki payı yüzde 47,1 oldu.

Ocak ayında en fazla ithalat yapılan ülkeler sırasıyla; Rusya Federasyonu (3 milyar 990 milyon dolar), Çin (2
milyar 892 milyon dolar) ve Almanya (1 milyar 919 milyon dolar) oldu. Ocak ayında ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 58,7 oldu.

Ocak ayında en fazla ihracat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (8 milyar 340 milyon dolar), Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (3 milyar 687 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (2 milyar 787 milyon dolar) oldu.

Ocak ayında en fazla ithalat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (7 milyar 911 milyon dolar),
Diğer Avrupa Ülkeleri (6 milyar 28 milyon dolar) ve Asya Ülkeleri (5 milyar 876 milyon dolar) oldu.

Paylaşın

İmamoğlu Mu Kurum Mu Önde? Araştırmacı Bekir Ağırdır Açıkladı

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, seçimlere ilişkin değerlendirmelerde gelmeye devam ediyor. Son olarak araştırmacı Bekir Ağırdır, İstanbul seçimleri için dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.

Seçimlerde ilgi ve gerilimin odağının İstanbul olacağını belirten Bekir Ağırdır, Gazete Oksijen’deki yazısında, “Son iki aydır yayınlanan araştırmalar hâlâ iktidar yandaşı ve karşıtı bloklar arası seçmen geçişinin olmadığını, iktidar blokunun ülkede yüzde 42-44, İstanbul’da yüzde 40-42 aralığında olduğunu gösteriyor. Aynı araştırmalarda İmamoğlu önde ve CHP’nin 10-12 puan üstünde görünüyordu. Şimdi iki ay önceki avantajının kaybolduğunu ve yarışın başa baş başladığını söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

Ağırdır, yazısında, “İmamoğlu yarışa önde ve neredeyse CHP oyundan 10-12 puan daha yüksekten başlıyor gibi görünüyordu. Fakat şimdi İyi Parti adayı Buğra Kavuncu, Zafer Partisi adayı Azmi Karamahmutoğlu, Saadet Partisi adayı Birol Aydın’ın partilerinin oylarından İmamoğlu’na gidecek oyları en aza indireceği muhakkak. DEM Parti’nin de oldukça yüksek profilli bir aday çıkarması bekleniyor. CHP’nin adaylık sürecindeki umutsuzluk çoğaltan tutumu ve tercihleri de dikkate alındığında CHP oyunun artmasını beklemek gerçekçi değil” ifadelerini kullandı.

Bekir Ağırdır, yazısının devamında, “Muhalefetteki bu dağılmaya ve yıkıcı karşılıklı söylemlere bakılınca İmamoğlu’nun iki ay önceki kağıt üzerindeki avantajının kaybolduğunu ve İmamoğlu-Kurum yarışının baş başa yakın bir noktadan başladığını söyleyebiliriz” değerlendirmesinde bulundu.

Bekir Ağırdır, buna karşılık AK Parti kanadındaki durumu da şöyle değerlendirdi: Erdoğan ve iktidar blokunun oyun planı net. İktidarın, devletin, kamu bütçesinin, medyanın ve teknolojiyi kullanma maharetinin tüm gücüyle seçimlere ve özellikle de İstanbul seçimlerine yüklenecek. Bu uğurda yapabileceği her şeyi, hukuka uygun-değil, ahlaka uygun-değil bakmaksızın yapmaktan kaçınmayacak.

İktidar ülke genelindeki yüzde 52-48’lik dengeyi kendi lehine daha da açmak istiyor. Bunu başarırsa hem Can Atalay kararında görüldüğü gibi önündeki tüm kurumsal ve toplumsal barajları aşmak konusunda daha cüretkâr davranacak hem de arzuladığı büyük sağ koalisyonu-konsolidasyonu sağlamak için bugünün muhalefette görünen sağ partilerine karşı psikolojik baskı gücünü elde edecek.

Paylaşın

Otomotivde Sıkılaşan Kredi Koşullarına Rağmen Talep Soğumuyor!

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı, ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 56,6 oranında artarak 79 bin 701 adet oldu. Aynı dönemde otomobil satışları geçen yıla göre yüzde 71,7 oranında, hafif ticari araç pazarı ise yüzde 15,1 oranında arttı.

Haber Merkezi / Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 131,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 147,1 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 82,9 arttı.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), “Otomobil ve Hafif Ticari Araç Pazarı Ocak 2024” verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 56,6 oranında artarak 79.701 adet olarak gerçekleşti. Otomobil satışları, ocak ayında geçen yıla göre yüzde 71,7 oranında artarak 64.041 adet, hafif ticari araç pazarı yüzde 15,1 artarak 15.660 adet oldu.

Otomobil ve hafif ticari araç pazarı 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 131,2 arttı. Otomobil pazarı, 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 147,1 artış gösterdi. Hafif ticari araç pazarı, 10 yıllık ocak ayı ortalama satışlara göre yüzde 82,9 arttı.

Otomobil pazarı segmentlere göre; Pazarın yüzde 89,6’sını vergi oranları düşük olan A, B ve C segmentlerindeki araçlar oluşturdu. C segmenti otomobiller 40.279 adetle yüzde 62,9 pay, B segmenti otomobiller 16.862 adetle yüzde 26,3 pay aldı

Otomobil pazarı gövde tiplerine göre; Gövde tiplerine göre değerlendirildiğinde ise en çok tercih edilen gövde tipi SUV otomobiller (yüzde 52,6 pay, 33.705 adet) oldu. SUV otomobilleri, yüzde 30,3 pay ve 19.407 adet satış ile Sedan, yüzde 15,3 pay ve 9.827 adet satış ile H/B otomobiller takip etti

Otomobil pazarı motor tipine göre; Benzinli otomobil satışları 41.212 adetle yüzde 64,4 pay, hibrit otomobil satışları 10.206 adetle yüzde 16 pay, dizel otomobil satışları 8.055 adetle yüzde 12,6 pay, elektrikli otomobil satışları 3.973 adetle yüzde 6,2 pay ve otogazlı otomobil satışları 541 adetle yüzde 0,8 pay aldı.

Elektrikli otomobil pazarı elektrik motor gücüne göre; 160 kW altındaki elektrikli otomobil satışları yüzde 453,1 artarak yüzde 84,2 pay, 160 kW üstü elektrikli otomobil satışları yüzde 34,5 artarak yüzde 15,8 pay aldı.

Otomobil pazarı motor hacmine göre; 1600cc altındaki otomobil satışları yüzde 56,5 artarak yüzde 76,9 pay, 1600-2000cc aralığındaki otomobil satışları yüzde 31,5 artarak yüzde 0,7 pay, 2000cc üstü otomobil satışları yüzde 65,9 artarak yüzde 0,2 pay aldı.

Otomobil pazarı emisyon seviyelerine göre; 100-120 gr/km arasındaki otomobiller 20.867 adetle yüzde 32,6 pay, 120-140 gr/km arasındaki otomobiller 15.169 adetle yüzde 23,7 pay aldı.

Otomatik şanzımanlı otomobiller; 55.902 adetle yüzde 87,3 pay alırken, manuel şanzımanlı otomobiller 8.139 adetle yüzde 12,7 pay aldı

Hafif ticari araç pazarı gövde tipine göre; Van gövde tipi yüzde 71,1 pay ve 11.136 adet ile en çok tercih edilen gövde tipi olurken; Kamyonet gövde tipi yüzde 14,4 pay ve 2.249 adetle 2. sırada yer aldı.

Paylaşın

CHP’den Anayasa Mahkemesi’ne Can Atalay Başvurusu

CHP, milletvekilliği düşürülen Can Atalay için AYM’ye başvurdu: Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi yok hükmündedir. 15 gün içinde karar Meclis’e gönderilmeli.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türkiye İşçi Partisi (TİP) Hatay Milletvekili Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, başvuru sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Günaydın, şunları ifade etti:

“Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesi yok hükmündedir. 15 gün içinde karar Meclis’e gönderilmeli. Kurtulmuş bugüne kadar neden bu kararı okumadı? Tek hakimli bir üst yazı ile üst derece kararı temyiz merciine yollamış ve Yargıtay 3. Dairesinin genel başkanı bir yazı ile kararı TBMM’ye iletmiş bu karar da okunmuştur. Bu durum açıkça Anayasa’nın başlangıç hükümleri ila 2. 6. Ve 153. Maddesine aykırıdır.

Bunun yanında meclis başkan vekilliği yapan Bekir Bozdağ’ın tarafsızlığını yitirdiği ortaya çıkmıştır. Danışma kurulunda parti grup başkanvekillerine saat 14.55te kararın okutulacağı ifade edilirken, AKP’nin grup başkanvekili öğleden önce bir televizyon kanalında kararı okutacaklarını ifade etmiştir. Dolayısıyla meclis AKP tarafından mı yoksa tarafsız olması gereken meclis başkanvekiliyle yönetilmektedir? Anayasanın 2,6, 153. Maddeleri uyarınca milletvekilliğinin düşürülmesi için tezkere okutması hükmünün yok sayılmasını ve bunun tespit edilmesini AYM’den talep ediyoruz.

Ayrıca Meclis iç tüzüğünün eylemli olarak ihlal edilmesi sonucu oluşan parlamento kararının da Anayasa’ya aykırı olduğu açıktır. Bu nedenle de parlamento kararının iptal edilmesini ve yürütmesinin durdurmasını da talep ediyoruz. Biz AYM’nin daha önceki kararlarına uyarlı olarak, hem yok hükmünde sayılma hem de iptal ve yürütmenin durdurmasına yönelik taleplerimizi olumlu karşılamasını ve kararı TBMM’ye göndermesini bekliyoruz.”

Ne olmuştu?

Gezi Davası’nda Osman Kavala ile birlikte yargılanan sekiz sanıktan biri olan Atalay, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 26 Nisan 2022’de darbeye teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 25 Nisan 2022’de verdiği karara ilişkin temyiz incelemesini 23 Eylül 2023’te tamamladı ve Atalay’ın yasama dokunulmazlığı bulunduğu gerekçesiyle yargılamada durma kararı verilmesi ve tahliye edilmesi talebini reddetti.

Karar üzerine dava, Atalay’ın bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. 12 Ekim’de bir üyenin dosyaya hazırlanamadığını beyan etmesi gerekçesiyle Atalay’ın bireysel başvurusunu erteleyen AYM, cezaevinde tutuklu bulunan Atalay’ın ‘seçilme hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği’ haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin Atalay hakkında verdiği kararını reddetti. Davayı yeniden değerlendiren AYM, Atalay’a karşı ikinci kez hak ihlali yapıldığı yönünde karar aldı ve Atalay’a 100 bin TL manevi tazminat ödenmesi, mahkumiyet kararının infazının durdurulması ve tahliyesi için kararın İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine oybirliğiyle hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin ikinci hak ihlali kararına uyulmaması yönünde hüküm verdi ve kararında, AYM kararının “hukuki değerinin olmadığı”nı belirtti. Yargıtay’ın AYM’nin kararını tanımayarak mahkeme üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması hukuk tartışmalarını alevlendirmişti.

Paylaşın

ABD’den İran’a Misilleme Hazırlığı

Suriye sınırına yakın Ürdün’de bir insansız hava aracı saldırısında üç ABD askeri hayatını kaybetmesi sonrası Beyaz Saray, misilleme olarak Suriye ve Irak’taki İran hedeflerini vurma planını onayladı.

Haber Merkezi / Saldırıya yanıtının ne olacağı üzerine değerlendirmeler yapılırken, ABD Başkanı Joe Biden’a, ülkesindeki şahin siyasetçilerden İran topraklarındaki hedeflerin vurulması çağrısı da geldi.

ABD Başkanı Biden, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada “İstediğim şey bu değil” mesajı verdi ve İran topraklarına yönelik bir misilleme yapılmayacağını ima etti.

Beyaz Saray yapacağı misillemeyi Suriye ve Irak topraklarındaki İran bağlantılı hedeflerle sınırlı tutacak.

Irak’ta konuşlu İslami Direniş adlı bu grubun, İran Devrim Muhafızları tarafından silahlandırıldığı, finanse edildiği ve eğitildiğine inanılıyor.

Ürdün’deki saldırıda ölen üç ABD askerinin cenazelerinin cuma günü Delaware Hava Kuvvetleri üssüne geri gönderilmesi bekleniyor. Beyaz Saray Başkan Biden’ın törene katılacağını açıkladı.

Haberler İran’ın da benzer bir gerilimi engellemek için adım attığına işaret ediyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), üst düzey subaylarını Suriye’den çekme kararı aldı.

İran’ın üst düzey subaylarını geri çekme kararı, Orta Doğu’da zaten oldukça yüksek olan tansiyonun içine doğrudan çekilmek istememesinden kaynaklanıyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Suriye’de devam eden iç savaşta Devlet Başkanı Beşar Esad’a yardım etmek için 10 yıl önce bu ülkeye geldi.

Rusya da 2015 yılında hava kuvvetlerini Suriye’ye konuşlandırarak Beşar Esad’ı desteklemişti. Analistlere göre İran’ın Suriye’deki varlığının zayıflaması, Rusya’nın işine yarayabilir.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu: Murat Kurum’un Önceliği İstanbul Değil Erdoğan

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, AK Parti’nin İstanbul adayı Murat Kurum’un İBB Başkanı seçilmesi halinde İstanbul’u yönetme iradesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olacağını söyledi.

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat Depremi’nin birinci yılı yaklaşırken İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu İstanbul’daki deprem hazırlıkları kapsamında uluslararası basınla biraraya geldi.

VOA Türkçe’den Hilmi Hacaloğlu’nun aktardığına göre; Türkiye’nin en büyük kentinde 1 milyon 300 bin bağımsız bölümü bulunan yaklaşık 200 bin binanın riskli ve çok riskli yapılar olduğunu söyleyen İmamoğlu bu binalarda yaklaşık 3 milyon kişinin yaşadığını belirtti.

Art Feshane’de düzenlenen toplantıda konuşan İBB Başkanı, “Üzüntü verici bir durumu paylaşmak isterim. Kapısını çaldığımız ve hızlı tarama sistemi ile birlikte evlerini test etmek istediğimizi söylediğimiz yapıların sadece yüzde 35’i kapılarını bize açtı yani yüzde 65’i bizi yapılarına sokmadı. Durumla yüzleşme konusunda tereddütleri olan, ‘binamız riskli ise ben ne yapabilirim’ kaygısıyla bunu reddeden bir toplumla karşı karşıyayız. Hani derler ya ‘bir musibet bin nasihatten evladır‘ diye. 6 Şubat depreminden hemen sonra da büyük bir taleple karşılaştık” dedi.

İmamoğlu deprem hazırlıkları kapsamında 18,8 milyar bütçeyle 52 projenin tamamlandığını, bununla beraber 66 projenin sürdüğünü, 70 projenin de hazırlık aşamasında olduğunu dile getirdi.

Toplantının soru cevap kısmında ise yaklaşan yerel seçimler öne çıktı. Son dönemde Selahattin Demirtaş’ın eşi Başak Demirtaş’ın isminin DEM Parti adayı olarak öne çıkması hakkında doğrudan bir değerlendirme yapmayan İBB Başkanı, DEM Parti’nin “kent uzlaşısı” kavramına benzer “şehir uzlaşması” ile İstanbul İttifakı’nın seçimi kazanacağına inandığını söyledi.

İmamoğlu asıl rakibinin AK Parti adayı Murat Kurum değil Cumhurbaşkanı Erdoğan olduğu ima ederek, kendisine karşı siyaset geliştirenlerin Erdoğan’a yol açacaklarını savundu.

“2019’da iki partili bir ittifakla seçime gittik biz. Bugün sadece ikiden bire düştük. Elbette ki biz şu anki süreçte kiminle yarıştığımızı biliyoruz hangi yapıyla yarıştığımızı biliyoruz. Ben de kiminle yarıştığımı biliyorum. O bakımdan bu mesele böyle yürürken kulvarlar böyle çizilmişken başka türlü yine bu kulvar mücadelesini veren adayların ya da temsil edildikleri ettikleri partilerin ya da partilerin liderlerinin de şu anda sadece Ekrem İmamoğlu üzerinden bir yerel yönetim süreci konuşmalarını ya da bu şekilde bir gündem yaratmalarını biraz ilgiyle biraz şaşkınlıkla takip ediyorum.” diyen İmamoğlu, “2019’da bir ‘şehir ittifakı’, bir ‘şehir uzlaşması’ndan bahsederek yola çıkmıştım. Bugün artık güçlü bir İstanbul ittifakı vardır ve bunun da duygusu bu şehrin korunmasıdır. İstanbul ittifakının bir seçimi daha İstanbul’da kazanacağına da yürekten inanıyorum” diye ekledi.

İBB Başkanı, Murat Kurum’la ilgili bir soruya “kendisi ile aramızda bir nezaket ve saygı ilişkisi var” cümlesiyle başladıktan sonra AK Parti İstanbul adayının Çevre ve Şehircilik Bakanı olduğu dönemde Kanal İstanbul konusunda çok kararlı sözler söylediğini dile getirdi.

İmamoğlu, “Biz İstanbul’da ortaya koyduğumuz tavırla en başta Kanal İstanbul gibi bir baş belası işi bu şehrin başından uzak tuttuk ve başlayamadılar. Bu kapsamda bugün Sayın Kurum’a ‘İstanbul’un gündeminde olmayan bir konu bizim de gündemimizde olmaz’ dedirtebiliyorsak ki sekiz on ay önce hararetle nasıl ağız dolusu cümleler kurduğunu görürseniz aslında bizim nerede durduğumuzu görürsünüz” dedi.

Murat Kurum en son 27 Ağustos 2022’de “Kanal İstanbul Projesi’ni tabi ki iptal etmedik. İmar planları yürürlükte. Gurur projemizi adım adım hayata geçiriyoruz” paylaşımında bulunmuştu.

İmamoğlu sonrasında arka arkaya verdiği örneklerle Murat Kurum’un İBB Başkanı seçilmesi halinde İstanbul’u yönetme iradesinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olacağını iddia etti.

İBB Başkanı, “Sayın Bakan’la müsilaj meselesi ile ilgili işbirliği zemininde ortak toplantılar yaptık. Bu ortak toplantıların ilkinde muhtemelen benim konuşmamdan endişe etti ki, ‘Ya arkadaşlar müsilajla ilgili çözümü konuşacağız ne olur Kanal İstanbul gibi başka meseleleri bu sürecin içine katmayalım’ demiştir. Kanal İstanbul’un gerçekleşmesi halinde Marmara Denizi’nin öleceği nettir. Ona rağmen böyle bir talep açmıştır. İstanbul meselelerine duyarlılığının önünde Sayın Cumhurbaşkanı’nın ne istediği ne istemediği daha öncelikli meselesidir. İSKİ’de bizim yönetim kurulu üyelerimizin olurunu bakanlık verir. Bizim İSKİ’de yazdığımız yönetim kurulu taleplerinin hiçbirine onay yazısı gelmemiştir. Bir ismin atamasına bile siyasi onay alamadıkları için onay verememişlerdir” dedi.

İmamoğlu’ndan bir eleştiri de Erdoğan’a

İBB Başkanı’nın gazetecilerle paylaştığı bir başka ilginç olay ise İstanbul İtfaiyesi hakkında idi. İmamoğlu, İstanbul’un ihtiyaç duyduğu itfaiye eri kapasitesinden Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın onay vermemesi nedeniyle mahrum kaldığını söyledi.

İmamoğlu, “Depremi konuşuyoruz. Afetle ilgili mücadelede acilen yeni yetişen güçlü bir itfaiye ordusuna ihtiyacımız var. 3 bin 500 itfaiye talebimizi sunduk. Ancak bu talebimizin 750’si bize onaylandı gönderildi. Niye biliyor musunuz? İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Ekrem İmamoğlu döneminde itfaiye eri almasın. Bir itfaiye erinin eğitimlerini tamamlayıp işe başlatılması bir yıl sürüyor. O insanın gerçekten kudretli bir personele dönüşmesi en az beş yıl. Acil ihtiyacımız olduğunu önceki dönemki Valimiz şimdiki İçişleri Bakanımızla görüşmüştük. O da biliyor” dedikten sonra Kurum’a, “Bu onayları bile veremeyen kişinin iradesinden, yetkisinden ne kadar özgün davranabileceğine kadar 16 milyon İstanbullu’nun belediye başkanı olabileceğinin cevabını topluma vermesi lazım” diyerek meydan okudu.

Paylaşın

Suudi Arabistan “Süper Kupa” İçin Yaptığı Ödemeleri Geri İstiyor

Suudi Arabistan federasyonu Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) gönderdiği mektup ile, Süper Kupa için şu ana kadar ödemiş olduğu 4,5 milyon avroyu geri istedi.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Ocak başında söz konusu para için “Federasyon isterse iade edeceğiz […] Hak ve hukuk olarak aldığımız parayı iade etmeliyiz diye düşünüyorum.” demişti.

Galatasaray ve Fenerbahçe arasında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da oynanması beklenen Süper Kupa maçının ertelenmesine yol açan kriz sürüyor.

Sabah gazetesinin haberine göre Suudi Arabistan federasyonu Türkiye Futbol Federasyonu’na (TFF) gönderdiği mektupla, şu ana kadar ödemiş olduğu 4,5 milyon avroyu geri istedi.

İtalya Süper Kupası da Suudi Arabistan’da

Bu arada Perşembe gecesi Riyad’da Napoli ve İnter futbol takımları arasında oynanan İtalya Süper Kupa finalinde Napoli’yi 1-0 yenen Inter kupanın sahibi oldu.

TFF’nin Galatasaray ve Fenerbahçe Kulüpleriyle anlaşarak Süper Kupa finalini Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın El Evvel stadyumunda oynanması için yaptığı düzenlemeye göre, Suudi Arabistan, iki kulübe toplam 108 milyon TL para ödülü dağıtacak, kupayı kazanacak takım 65 milyon TL, diğer finalist 43 milyon TL ödülün sahibi olacaktı.

29 Aralık’ta oynanması planlanan maç öncesinde her iki takım taraftarları arasında maçın Suudi Arabistan’da oynanmasına yönelik hoşnutsuzluklara karşın kulüpler maç günü Riyad’a gelmişlerdi.

Ancak, maç öncesinde Galatasaraylılar’ın ısınmak için sahaya Atatürk tişörtleriyle çıkma isteklerinin Suudi Arabistan Futbol Federasyonu tarafından kabul edilmemesi, Fenerbahçe Kulübünün, Atatürk’ün “Yurtta Sulh Cihanda Sulh” sözünün yer aldığı pankartla sahaya çıkma isteğinin de reddi üzerine iki takım sahaya çıkmayı kabul etmeyerek, Riyad’dan dönmüşlerdi.

Takımlar, daha sonra maçın Türkiye’de geç bir tarihte oynanması konusunda anlaşmaya varmışlardı.

Perşembe günü Riyad’dan gelen haberlere göre, Suudi yetkililer, bugüne kadar yaptıkları 4,5 milyon avroluk ödemeyi TFF’den geri istedi.

Bu paranın yüzde 20’si TFF’ye, yüzde 80’i kulüplere verilmişti.

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç, Ocak başında söz konusu para için “Federasyon isterse iade edeceğiz […] Hak ve hukuk olarak aldığımız parayı iade etmeliyiz diye düşünüyorum.” demişti.

Paylaşın

KKM Hesapları 2,5 Trilyon Liranın Altına İndi

Kur korumalı mevduat (KKM) hesapları, 26 ocak ile biten haftada 2,46 trilyon liraya geriledi. Aynı haftada, Merkez Bankası (TCMB) brüt döviz rezervleri 1 milyar 212 milyon dolar azalışla 89 milyar 154 milyon dolara geriledi.

Haber Merkezi / Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), 26 ocak ile biten haftaya ilişkin verileri açıkladı.

Buna göre, yüzde 1,76’lık düşüş kaydedilen kur korumalı mevduat (KKM) hesaplarından toplamından net çıkış 44,1 milyar lira ile iki haftanın en yüksek seviyesinde gerçekleşti. kur korumalı mevduat (KKM) hesapları 2,46 trilyon lira olarak izlendi.

Ekonomi yönetimi kur korumalı mevduatlara karşı düzenlemelerine yeni bir kararla devam etmişti. Son alınan kararla 1 Ocak’tan itibaren TL dönüşümlü kur korumalı mevduat açılmayacağı bildirilmişti.

Merkez Bankası rezervleri 137 milyar 161 milyon dolara geriledi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB), haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı. Buna göre, 26 Ocak haftasında Merkez Bankası’nın (TCMB) toplam brüt rezervi 930 milyon dolar azalışla 137 milyar 161 milyon dolara geriledi.

Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervleri 47,7 milyar dolardan 48 milyar dolara çıkarken, döviz rezervi 90,4 milyar dolardan 89,1 milyar dolara geriledi. Bankanın net uluslararası rezevleri 30,68 milyar dolar oldu.

Merkez Bankası’nın (TCMB) brüt döviz rezervi 22 Aralık haftasında 145,5 milyar dolarla rekor düzeye çıkmıştı.

Paylaşın

“‘Akşener, Alevi-Kürt Bir Cumhurbaşkanı Seçtirir Miyim?’ Demiş” İddiası

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, hakkında dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı. İddiada, Akşener’in, “Sizce ben Alevi-Kürt bir Cumhurbaşkanı seçtirir miyim? Siyasi çizgim buna izin verir mi! Asla!” dediği ifade edildi.

halktv.com yazarı Ayşenur Arslan, “Sizce Ben Alevi-Kürt Bir Cumhurbaşkanı Seçtirir Miyim?” başlıklı yazısında, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, hakkında dikkat çeken iddialarda bulundu. Ayşenur Arslan’ın yazısının ilgili kısmı şöyle:

Son iki yazım, beklediğimin ötesinde yankı getirdi. İlkinde “Erdoğan’a kazandırma cephesi” ve oyun planlarını yazmıştım. Yazı üzerine arayanların anlattıklarıyla da “Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’na kazandırmama kararı ve TAYYİP ABİSİ hakkında düşündüklerini” kaleme almıştım.
O yazı üzerine yine telefonlarım susmadı.

İçlerinden biri -yine adı bende saklı- öyle şeyler anlattı ki, onları yazmak da şart oldu.
Telefondaki kişi şahsen tanıdığım bir isim değil, önce onu belirteyim. Ama yakasında AKP rozetiyle Meclis’e giden önemli bir siyasetçi. Epeydir o cepheden uzak olsa da anlaşılan siyasetten kopmamış. Belki de bu nedenle 2023 seçimine 2 ay kadar kala Akşener’i ziyarete gitmiş.

O görüşmede Meral Akşener -not aldım- şöyle demiş:
“Sizce ben Alevi-Kürt bir Cumhurbaşkanı seçtirir miyim? Siyasi çizgim buna izin verir mi! Asla!”
Ziyaretçisi “Peki aklınızda başka bir isim var mı” diye sormuş. Akşener de güzel güzel anlatmış:
“İlhan (Kesici) Abi olabilir. Ama o da Abdullah Gül gibi yemeği önüne hazır ister. Bir de Hikmet (Çetin) Bey düşünülebilir. Her halükarda Kemal (Kılıçdaroğlu) Bey’in olmayacağı kesin.”

Neden yazdım bunu?
Uzun yıllardır sahnelenen oyunun sonuna geldik. Birazdan perde kapanacak.
Adı bende saklı olanların ya da bugüne kadar gölgelerden hiç çıkmayanların.. Tanıdıklarımın tanımadıklarımın artık öne çıkma zamanı geldi. KONUŞUN.. ANLATIN.. BU ÜLKE ELDEN GİDERKEN VE BUNA KARŞI ÇABALAMAKTAN BAŞKA SUÇU OLMAYANLAR HAPİSLERDE ÇÜRÜTÜLÜRKEN SUSMAYIN!

Akşener’in, -zaten bildiğimiz üzere- Bahçeli’nin, -tam aksini iddia ederken perde arkasında başka politikalar güden- Erdoğan’ın Alevi düşmanı olup olmadığını anlayalım. Kürtler’e aslında ne gözle baktıklarını bilelim.
Ve gelecekte bizi / ülkemizi nelerin beklediğini fark edelim.

Akit Gazetesi geçenlerde CHP’ye kin kusan manşetinde “Ülkenin asli unsuru dindarlar” diyordu. Kastedilen elbette “her dinin inananı” değil, biliyoruz. Akit ve “benzerleri için asli unsur “Sünni müslümanlar”.
Kutuplaşma, “siyasi tutumların merkezden uzaklaşıp aşırı uçlara doğru ayrışması” ise, bunun bu ülkede hangi fay hatları üzerinde yürüyeceğini biliyoruz, değil mi!

Akit, iktidar ve destekçilerinin bilinçaltını dışa vurmuş.
Eğer kendinizi sünni müslüman olarak tanımlamıyorsanız..
Dahası, o çizginin iktidar tarafından makbul görülen bir tarikat veya cemaatine mensup değilseniz..
Dolayısıyla muhtemelen oyunuzu Reis’e vermiyorsanız..
Ülkenin asli unsuru değilsiniz. ÖTEKİSİNİZ!

Erdoğan.. Bahçeli.. Erbakan’ı, Destici’si, Oğan’ı ile ortakları.. Ve artık fark ediyoruz ki Akşener.. GELECEĞİMİZ İÇİN PUSLU BİR PLANI UYGULAMAYA SOKTULAR. Bunu açığa çıkaracak, komploları ifşa edecek her ses çok değerli. O nedenle “KONUŞUN” diyorum.

Belli ki Akşener kapalı kapıların arkasında rahat rahat konuşmuş. Her ziyaretçisine Kılıçdaroğlu ve Aleviler-Kürtler hakkındaki düşüncelerini sakınmadan anlatmış.
Bunları, şimdi değilse ne zaman öğreneceğiz?

Yazının tamamı için TIKLAYIN

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Kürşad Zorlu, Ayşenur Arslan’ın Meral Akşener hakkındaki iddialarına da yanıt verdi. Ayşenur Arslan, Akşener’in 2 ay önce bir siyasetçi ile görüşmesinde Kılıçdaroğlu’nu kastederek “Sizce ben Alevi-Kürt bir Cumhurbaşkanı seçtirir miyim? Siyasi çizgim buna izin verir mi! Asla!” dediğini, AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan ise ‘abi’ diyerek bahsettiğini öne sürmüştü. Zorlu, iddialarla ilgili hukuki sürecin başlatıldığını vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bu yazıyı yazan kişinin yanlış hatırlamıyorsam sözlerini çarpıtması neticesinde televizyon programı durdurulmuştu. Bir defa şunu söyleyeyim; çok çirkin. Bu iddiaları kesinlikle reddediyoruz. Bakın ben operasyon siyaseti demiştim. Operasyon siyasetinin yanında bir de yakın geçmişte, propagandist gazetecilik eklendi.

Bu şekilde kadro tamamlandı. Ancak biz bu konuda kararlıyız… Bütün bu tutarı adımları İYİ Parti atıyorken, üçüncü yolu açma irademizden dolayı bize acımasızca saldıran propagandist gazetecilik anlayışı milletimizce de dikkatle takip ediliyor. Ama biz bunlardan çekinmiyor ve korkmuyoruz.”

Paylaşın

Devlet Bahçeli’nin Başdanışmanı Görevden Alındı

Sosyal medya hesabından açıklama yapan MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, “Siyasi ve Yerel İşlerden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Sözlü, başdanışmanlık görevinden alınmış olup, tedbirli olarak merkez disiplin kuruluna sevk edilmiştir” dedi.

Haber Merkezi / Semih Yalçın, açıklamasında ayrıca, “Yerel seçim çalışmaları sırasında parti disiplini ve politikalarına aykırı davranışlar sergilemeleri nedeniyle Adana ilinin Karaisalı, Saimbeyli ve Yumurtalık ilçe başkanlıkları kapatılmıştır” ifadelerini kullandı.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Semih Yalçın, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Yerel seçim çalışmaları sırasında parti disiplini ve politikalarına aykırı davranışlar sergilemeleri nedeniyle Adana ilinin Karaisalı, Saimbeyli ve Yumurtalık ilçe başkanlıkları kapatılmıştır. Aynı gerekçeyle, Siyasi ve Yerel İşlerden Sorumlu Genel Başkan Başdanışmanı Hüseyin Sözlü, başdanışmanlık görevinden alınmış olup, tedbirli olarak merkez disiplin kuruluna sevk edilmiştir.”

Paylaşın