Resmi Gazete’de Yayımlandı: Merkez Bankası’nın Yeni Başkanı Fatih Karahan

Hafize Gaye Erkan’ın görevinden affını istemesi sonrası Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) yeni başkanı olarak Fatih Karahan atandı. Atama kararı Resmi Gazete’de yayımlandı.

Haber Merkezi / Fatih Karahan, Hafize Gaye Erkan döneminde Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcılığı görevini yürütüyordu.

Hafize Gaye Erkan, bu akşam istifasını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sunduğunu açıklamıştı. Erkan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Kamuoyunun malumu olduğu üzere son dönemde şahsıma yönelik büyük bir itibar suikasti kampanyası düzenlenmiştir” demiş ve şöyle devam etmişti:

“Bu süreçten ailem ve dahası henüz bir buçuk yaşına bile girmemiş günahsız evladımın daha fazla etkilenmemesi için, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilk günden beri şerefle yürüttüğüm görevimden affımı talep etmiş bulunuyorum.”

Hafize Gaye Erkan’ın istifa kararı sonrası açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, şu ifadeleri kullanmıştı:

“Merkez Bankası eski Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan’ın aldığı karar tamamen şahsidir ve kendi takdirleridir. Aldığı bu kararı saygı ile karşılıyor ve ülkemize sunduğu kıymetli hizmet ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.”

Fatih Karahan kimdir?

1982 yılında Eskişehir’de doğan Fatih Karahan, 2006 yılında Boğaziçi Üniversitesi Matematik ve Endüstri Mühendisliği bölümlerinden mezun oldu. 2012 yılında Pennsylvania Üniversitesi’nde Ekonomi alanında yüksek lisans ve doktorasını tamamladı.

Çalışma hayatına 2012 yılında New York Merkez Bankası’nda ekonomist olarak başlayan Karahan, 2022 yılına kadar anılan kurumda İşgücü ve Ürün Piyasası Çalışmaları Başkanı ve para politikası danışmanı olarak görev yaptı.

Columbia Üniversitesi ve New York Üniversitesi’nde yarı zamanlı öğretim görevlisi olarak da görev yapan Karahan, 2022’de Amazon’da kıdemli ekonomist olarak çalışmaya başladı. Karahan, Kasım 2022’de Amazon’da Başekonomist görevine atandı.

Karahan, 28 Temmuz 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na atandı. Karahan, Hafize Gaye Erkan’dan görevi devralarak 3 Şubat 2024’te yeni Merkez Bankası Başkanı oldu

Paylaşın

İYİ Parti’de İstifa Furyası Devam Ediyor

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere “hür ve müstakil” girme kararı alan İYİ Parti’de istifalar devam ediyor. Son olarak İYİ Parti Küçükçekmece İlçe Başkanı Fatma Çolak, beş yıldır sürdürdüğü görevinden ve partisinden istifa etti.

Sözcü’nün haberine göre Fatma Çolak, İYİ Parti İstanbul İl Başkanlığı’na gönderdiği yazıda şunları kaydetti: Küçükçekmece İlçe kurucusu olduğum, 02.05.2018 tarihinden bugüne kadar Küçükçekmece İlçe Başkanlığı yaptığım görevimden ve İYİ Parti’den 02.02.2024 tarihi itibari ile gördüğüm lüzum üzerine istifa etme kararı almış bulunmaktayım. Gereğini bilgilerinize arz ederim.

İYİ Parti’nin milletvekili sayısı 38’e düştü

Öte yandan 14 Mayıs Genel Seçimlerinde İYİ Parti’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne giren 44 milletvekilinden 1’i ihraç edilirken 5’i istifa etti. Buna göre, İYİ Parti’nin Meclis’te bulunan milletvekili sayısı 38’e düştü.

İYİ Parti’de ilk milletvekili istifası Eskişehir Milletvekili İdris Nebi Hatipoğlu’nun istifa ile başladı. Hatipoğlu, 2 Kasım 2023’te partisinden istifa ederek AK Parti’ye geçti. Hatipoğlu, AK Parti’de Eskişehir Belediye Başkan Adayı olarak gösterildi.

İYİ Parti’de ikinci istifa Ankara Milletvekili Adnan Beker’den geldi. Beker, 16 Kasım’da partisinden istifa ettiğini duyurdu. Parti’de üçüncü istifa İYİ Parti 28. Dönem İstanbul Milletvekili ve Kurucular Kurulu Üyesi Ayşe Sibel Yanıkömeroğlu’ndan geldi. Yanıkömeroğlu, partisinin kuruluş amaç ve ilkelerinden bir süredir uzaklaştığını belirterek istifa ettiğini 6 Aralık’ta duyurdu.

15 Aralık’ta ise İYİ Parti İstanbul Milletvekili Salim Ensarioğlu, partisinden istifa ettiğini duyurdu. Son milletvekili istifası ise İYİ Parti Ankara Milletvekili Yüksel Arslan’dan geldi. Arslan, 21 Aralık’ta partisinden istifa ettiğini duyurdu. 5 Aralık 2023’te ise İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır partisinden ihraç edildi. Böylelikle İYİ Parti’nin Meclis’teki vekil sayısı 38’e indi.

Son dönemde İYİ Parti’de istifa eden ve görevden alınan diğer önemli isimler ise şöyle:

“İYİ Parti Adıyaman Kurucular Kurulu üyesi olan Mithat Solgun,
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Zeki Üçok (Görevden alındı),
İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Ece Güner,
İYİ Parti Niğde İl Başkanı İbrahim Uzun,
İYİ Parti İstanbul İl Teşkilatı Kurucu Yönetim Kurulu Üyesi Ali Kıdık,
İYİ Parti Sağlık Politikaları Başkan Yardımcısı Aylin Anıl Arslan,
İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi Bahadır Erdem,
27’nci dönem İYİ Parti Milletvekili Durmuş Yılmaz
İYİ Parti İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Grup Başkanvekili İbrahim Özkan ve beraberindeki 6 Meclis üyesi,
2023 Genel seçimlerde İYİ Parti’den Hatay 2. sıra milletvekili adayı olan eski futbolcu Gökhan Zan.

Ayrıca, partide il yönetimlerdeki istifalar ise hala devam ediyor.

Paylaşın

Erdoğan: Bay Kemal’e Cüzzamlı Muamelesi Yaptılar

Sivil Toplum Kuruluşları Bursa Buluşması Programı’nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “8 ay öncesine kadar Türkiye’yi birlikte yönetmekten bahsedenler bugün birbirlerine demediklerini bırakmıyor. 8 ay öncesinde 85 milyonu kucaklaştırmaktan dem vuranlar bugün sabah akşam kavga ediyorlar” dedi ve ekledi:

“Millete umut diye açıkladıkları Cumhurbaşkanı adayını siyasetten emekli ettiler. Bay Kemal’e cüzzamlı muamelesi yaptılar. Kendi aralarında paylaşım kavgasına tutuştular. Gün geçmiyor ki milletçe yüzümüzü kızartacak bir skandala, bilhassa gençlerimizin siyaset kurumuna yönelik zedeleyen ayak oyununa şahit olmayalım.”

Erdoğan, açıklamasının devamında, “Gerçekten üzüntü verici günlerden geçiyoruz. Bizim kanaatimize göre ortaya saçılanlar buzdağının sadece görünen kısmıdır. Turpun büyüğü aslında heybededir. Tamamen siyaset mühendisliği ürünü bir proje olan 6’lı Masa kurgusunun organizatörleri eninde sonunda ortaya çıkacaktır” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Sivil Toplum Kuruluşları Bursa Buluşması Programı’nda açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Hangi siyasi görüşe sahip olursa olsun milletimizle iletişim halinde olmaya çalışıyoruz. İstişareyi siyaset tarzının merkezine yerleştirmiş kadro olarak toplumumuzun farklı kesimleriyle yakın diyalog içinde olmaya özen gösterdik. Seçim dönemlerini halkımızla gönül köprülerimizi güçlendirme vasıtası haline dönüştürmeyi arzu ediyoruz. Sokağa, çarşıya, pazara tüm dikkatimizle kulak veriyoruz. Gençlerimizle daha sık bir araya geleceğiz.

Hanım kardeşlerimizi daha sık dinleyeceğiz. Milletin gündemiyle, siyaset ve hükümetin gündemini birbirine rapt ederek ülkemize hizmet mücadelesini sürdüreceğiz. 40 yıllık siyasi hayatımızın en önemli prensibi budur. Milletimiz için varız, milletimizle birlikte varız. Milletimizin olmadığı hiçbir yede biz de olmayız. Milletimizin sevinci mutluluk kaynağımız ise derdi ve tasası da öncelikli meselemizdir. Vatandaşımızın her problemine çözüm üretmeyi boynumuzun borcu görüyoruz.

Türkiye’nin otomobili ve ilk milli elektrikli araç markası TOGG’a kulp takanlar bu yatırımımızdan da rahatsızlıklarını dile getirmişlerdi. Muhalefet yapmayı hizmete, esere düşmanlık gören bu kifayetsiz muhterisleri kendi sığ dünyasıyla baş başa bırakıyoruz. ‘Bunlar elektriksiz araç üretemezler, üretseler dahi satamazlar’ diyerek proje aşamasından itibaren tıpkı Devrim otomobilinde yaptıkları gibi diri diri mezara gömmek istedikleri TOGG Allah’a hamdolsun rakiplerini kıskandırmaya, hazımsızları da rahatsız etmeye devam ediyor. Batarya fabrikamızın da şimdiden hayırlı olmasını diliyorum.

Bugüne kadar bizleri asla yalnız bırakmayan Bursa, 14-28 seçimlerinde yine güçlü bir duruş sergiledi. Şahsımıza olan teveccühünü net bir şekilde ortaya koydu. Cumhur İttifakı olarak da yüzde 51 oy oranıyla ipi yine biz göğüsledik. Bursa iktidara gelmek için Kandil ve Pansilvanya’dan medet umacak kadar ihtiraslarının kurbanı olanlara geçit vermedi. Bursa bir kez daha güven ve istikrar dedi.

Seçimlerden bu yana yaşananlara baktığımızda Bursalı kardeşlerimizin ne kadar doğru, isabetli, basiretli bir tercih yaptıklarını net bir şekilde görebiliyoruz. 8 ay öncesine kadar Türkiye’yi birlikte yönetmekten bahsedenler bugün birbirlerine demediklerini bırakmıyor. 8 ay öncesinde 85 milyonu kucaklaştırmaktan dem vuranlar bugün sabah akşam kavga ediyorlar.

Millete umut diye açıkladıkları Cumhurbaşkanı adayını siyasetten emekli ettiler. Bay Kemal’e cüzzamlı muamelesi yaptılar. Kendi aralarında paylaşım kavgasına tutuştular. Gün geçmiyor ki milletçe yüzümüzü kızartacak bir skandala, bilhassa gençlerimizin siyaset kurumuna yönelik zedeleyen ayak oyununa şahit olmayalım. Gerçekten üzüntü verici günlerden geçiyoruz. Bizim kanaatimize göre ortaya saçılanlar buzdağının sadece görünen kısmıdır. Turpun büyüğü aslında heybededir. Tamamen siyaset mühendisliği ürünü bir proje olan 6’lı Masa kurgusunun organizatörleri eninde sonunda ortaya çıkacaktır.

“Milli birlik ve beraberliğin bozulmasına müsaade etmeyeceğiz”

Biz elbette siyasi rakiplerimizin kendilerini böyle bir duruma düşürmesini arzu etmeyiz. Hele hele toplumumuzun belli kesimlerinde yayılan karamsarlık dalgasını demokrasimiz adına ürkütücü buluyoruz. Muvafık veya muhalif fark etmeksizin siyaset kurumunun ana görevi topluma umut aşılamaktır. Biz böyle bir tablonun oluşmaması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Kendini muhalif olarak vatandaşımızı da kucaklayarak, onların da sesine kulak vererek milli birlik ve beraberliğin bozulmasına müsaade etmeyeceğiz.

Rabbim dayanışmamızı ve muhabbetimizi daim etsin diyorum. Bizde koltuklar, makamlar, payeler, unvanlar amaç değil; milletimize en güzel, başarılı şekilde hizmet etmek için araçtır. Biz buralara birileri gibi siyasi kariyer amacıyla çıkmadık. Meseleye bu zaviyeden bakanlarda kırgınlık, küskünlük olmaz. Rehavete asla ve asla kapılmaz. Ülkeye hizmet mücadelesini devam ettirmek ancak bu şekilde mümkündür. Siz bize destek olarak çok kritik seçimde bize olan inancınızı gösterdiniz.

Bugüne kadar nasıl emanetinize sahip çıktıysak inşallah bundan sonra da emanetinizi namusumuz bilip asla yere düşürmeyeceğiz. Bursa’ya son 21 yılda yaptığımız yatırımları en iyi siz biliyorsunuz. Muhalefetin iradesindeki belediyeler ile Cumhur İttifakı’nın yönetimindeki belediyeler arasındaki fark gece ile gündüz arasındaki fark gibidir.

Bizde yarı zamanlı belediye başkanlığı olmaz. Hemşehrilerini yüz üstü bırakan belediye başkanları olmaz. Bizde seçmenini sadece seçimden seçime hatırlayan belediye başkanı olmaz. Bugün Bursa’da AK Parti ve Cumhur İttifakı’nın hizmet ve eser siyasetini devam ettirecek belediye başkanı adaylarımızı sizlerin takdirine sunduk. Her biri kendi alanında yetkin ve ehil isimlerden oluşan gerçekten güçlü bir kadro kurduk.

Bugüne kadar bizim mahçub etmeyen Bursa 31 Mart seçimlerde bir kez daha inanıyorum ki tarih yazacaktır. İnşallah sizlerin desteğiyle iktidarla belediyeler ele le verip şehrimizi hedefleriyle ulaştırmaya devam edeceğiz. Rabbim yolumuzu açık etsin diyorum. Bir kez daha soframızı teşrifleriniz için sizlere teşekkür ediyorum, sevgi ve saygılarımı sunuyor, hepinizi Allah’a emanet ediyorum, kalın sağlıcakla.”

Paylaşın

Şimşek’ten Merkez Bankası Başkanı’nın İstifasına İlişkin İlk Açıklama

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın istifa kararı almasının ardından açıklama yapan Mehmet Şimşek, ekonomi programının aynı şekilde devam edeceğini belirtti:

Haber Merkezi / “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen ekonomi programımız, kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi ekibimize ve uyguladığımız programımıza desteği ve güveni tamdır.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın istifa kararı almasının ardından açıklama yaptı. Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen ekonomi programımız, kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi ekibimize ve uyguladığımız programımıza desteği ve güveni tamdır.

Merkez Bankası eski Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan’ın aldığı karar tamamen şahsidir ve kendi takdirleridir. Aldığı bu kararı saygı ile karşılıyor ve ülkemize sunduğu kıymetli hizmet ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Önerim doğrultusunda yeni atanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı ve ekibine başarılar diliyorum. Bu çerçevede ekip olarak güçlü işbirliği ve koordinasyon içinde fiyat istikrarı hedefimize emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz. Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”

Hafize Gaye Erkan: İtibar suikastı

8 Haziran 2023’te Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı görevine getirilen Hafize Gaye Erkan, sosyal medya hesabı üzerinden görevinden affını talep ettiğini duyurdu. Son dönemde hakkında çıkan iddiaları “itibar suikastı” olarak nitelendiren Hafize Gaye Erkan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kamuoyunun malumu olduğu üzere 8 Haziran 2023 tarihinden bu yana Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı görevini sürdürmekteyim. Her bir karış toprağı için bedel ödenmiş bu topraklarda doğmuş, büyümüş, eğitim görmüş bir vatan evladı olarak, bu kutsal görev şahsıma tevdi edildiğinde kişisel koşullarımı hiç önemsemeden ülkeme geldim ve görevimin başına geçtim.

O dönemde de daha yaşını doldurmamış bir evladın annesi olarak böyle yoğun bir görevi sürdürmenin zorluklarının elbette farkındaydım. Devletimize ve milletimize hizmet edebilmek adına bugüne kadar yorulmadan gece gündüz görevimin başında yer aldım. Gelinen noktada ekonomi programımız meyvelerini vermeye başlamıştır. Rezervlerimizdeki artış, ekonomik veriler ile enflasyonun ana eğilimine dair göstergeler bu başarının kanıtıdır.

Tüm bu olumlu gelişmelere karşın kamuoyunun malumu olduğu üzere son dönemde şahsıma yönelik büyük bir itibar suikasti kampanyası düzenlenmiştir. Bu süreçten ailem ve dahası henüz bir buçuk yaşına bile girmemiş günahsız evladımın daha fazla etkilenmemesi için, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilk günden beri şerefle yürüttüğüm görevimden affımı talep etmiş bulunuyorum.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilk kadın başkanı olma gururunu yaşamama vesile olan Sayın Hazine ve Maliye Bakanımıza ve yaklaşık 9 aydır bu görevi beraber sürdürdüğüm, gece gündüz demeden her biri büyük bir özveriyle çalışan mesai arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

Hasseten Amerika’da özel sektörde geçen 22 yıllık yöneticilik ve bankacılık tecrübemden sonra, evladıma da bırakacağım en büyük miras olan ülkeme ve milletime hizmet etme imkanını bana sunan ve görev sürem boyunca desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımıza şükran ve minnetlerimi arz ediyorum.”

Paylaşın

TİP’ten Anayasa Mahkemesi’ne Can Atalay Başvurusu

Türkiye İşçi Partisi (TİP), vekilliği düşürülen Can Atalay için Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu. Başvuruda; Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi işleminin yokluğunun tespiti ve iptali istendi.

Haber Merkezi / Türkiye İşçi Partisi (TİP), Can Atalay’ın vekilliğinin düşürülmesinin yok hükmünde olduğunun tespit edilmesi istemiyle Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

Türkiye İşçi Partisi (TİP) cezaevindeki Can Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesinin iptali için bugün Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Can Atalay ve TİP Genel Başkanı Erkan Baş adına avukatları aracılığıyla Yüksek Mahkemeye yapılan başvuruda; Atalay’ın milletvekilliğinin düşürülmesi işleminin yokluğunun tespiti ve iptali istendi.

Sol Haber’in edindiği bilgilere göre, başvuru dilekçesinde; Meclis’te Yargıtay’ın 3 Ocak 2024 tarihli kararının okunduğu belirtildi ancak bu karar ile ilgili “Mecliste okunan Yargıtay’ın 03.01.2024 tarihli kararı milletvekilliğinin düşmesine esas olabilecek Can Atalay ile ilgili ‘kesin hüküm içeren’ bir karar değil, AYM’nin ikinci ihlal kararının uygulanmama kararıdır” denildi.

Dilekçede; “Açıkça yanlış bir karar okunarak milletvekilinin düşürülmesi yok hükmündedir” değerlendirmesinin yapıldığı öğrenildi.

Can Atalay hakkında, Anayasa Mahkemesi’nin ikinci ihlal kararı sonrasında da İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından karara uyulmaması ve karar verilmemesinin; dosyanın Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderilmesinin ve Dairenin 3 Ocak kararı ile Anayasa Mahkemesi kararına uymayarak yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilmemesinin ve cezanın infazının devamına neden olunmasının; Anayasanın 83 ve 67 maddelerinin ve kişi özgürlüğü ve güvenliğinin düzenlendiği 19. maddesinin ihlali olduğu ifade edildi.

Anayasa Mahkemesi’ne sunulan dilekçede; şu değerlendirmeler yapıldı: Anayasa Mahkemesi 25.10.2023 tarihli kararında, milletvekili seçilmiş olması nedeniyle infazın durdurulmasına ve bulunduğu cezaevinden salıverilmesinin sağlanmasına karar verdiğine ve yine Anayasa Mahkemesi 21.12.2023 tarihli kararı ile bir kez daha infazın durdurulmasına ve bulunduğu cezaevinden salıverilmesinin sağlanmasına karar verdiğine göre, ortada; tutmayı sona erdirmeyi zorunlu kılan, Anayasa Mahkemesi tarafından verilmiş ve uyulması zorunlu olan yargısal bir karar vardır. AYM’nin TBMM’nin milletvekilliği düşürme işleminin yokluğunu tespit ederek iptaline kararı vermesi gerekmektedir.

Ne olmuştu?

Gezi Davası’nda Osman Kavala ile birlikte yargılanan sekiz sanıktan biri olan Atalay, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, 26 Nisan 2022’de darbeye teşebbüse yardım suçundan 18 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı.

Yargıtay 3. Ceza Dairesi, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesinin 25 Nisan 2022’de verdiği karara ilişkin temyiz incelemesini 23 Eylül 2023’te tamamladı ve Atalay’ın yasama dokunulmazlığı bulunduğu gerekçesiyle yargılamada durma kararı verilmesi ve tahliye edilmesi talebini reddetti.

Karar üzerine dava, Atalay’ın bireysel başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi’ne taşındı. 12 Ekim’de bir üyenin dosyaya hazırlanamadığını beyan etmesi gerekçesiyle Atalay’ın bireysel başvurusunu erteleyen AYM, cezaevinde tutuklu bulunan Atalay’ın ‘seçilme hakkı ile kişi hürriyeti ve güvenliği’ haklarının ihlal edildiğine hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin Atalay hakkında verdiği kararını reddetti. Davayı yeniden değerlendiren AYM, Atalay’a karşı ikinci kez hak ihlali yapıldığı yönünde karar aldı ve Atalay’a 100 bin TL manevi tazminat ödenmesi, mahkumiyet kararının infazının durdurulması ve tahliyesi için kararın İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine oybirliğiyle hükmetti.

Ancak Yargıtay 3. Ceza Dairesi, AYM’nin ikinci hak ihlali kararına uyulmaması yönünde hüküm verdi ve kararında, AYM kararının “hukuki değerinin olmadığı”nı belirtti. Yargıtay’ın AYM’nin kararını tanımayarak mahkeme üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması hukuk tartışmalarını alevlendirmişti.

Paylaşın

Ocak Ayında Her Gün Bir Kadın Öldürüldü!

2024 yılının ilk atında 31 kadın öldürüldü. Öldürülen 31 kadının 11’i evli olduğu erkek, 5’i eskiden evli olduğu erkek, 3’ü birlikte olduğu erkek, 3’ü tanıdığı biri, 3’ü akrabası, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si babası, 1’i oğlu, 1’i tanımadığı biri tarafından öldürüldü.

Haber Merkezi / Kadınların 19’u evinde, 7’si sokakta, 2’si eğlence mekanında, 2’si kamusal alanda, 1’i arabada  öldürülürken, öldürülen kadınların 19’u ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 2’si boğularak öldürüldü. 1 kadının nasıl öldüğü tespit edilemedi.

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), Ocak 2024 Raporu’nu yayımladı. Rapora göre, ocak ayında 31 kadın öldürüldü, 21 kadın şüpheli  şekilde ölü bulundu.

Öldürülen 31 kadından 6’sı boşanmak istemek, barışmayı reddetmek, evlenmeyi reddetmek, ilişkiyi reddetmek gibi kendi hayatına dair karar almak istemesi bahanesi ile, 1’i ekonomik bahanelerle, 1’i annesini koruduğu için öldürüldü. 23’ünün ise hangi bahaneyle öldürüldüğü tespit edilemedi.

Kadınların yüzde 35’i evli olduğu erkek tarafından öldürüldü: Ocak ayında 31 kadının 11’i evli olduğu erkek, 5’i eskiden evli olduğu erkek, 3’ü birlikte olduğu erkek, 3’ü tanıdığı biri, 3’ü akrabası, 2’si eskiden birlikte olduğu erkek, 2’si babası, 1’i oğlu, 1’i ise tanımadığı biri tarafından öldürüldü.

Kadınların yüzde 61’i evlerinde öldürüldü: Ocak ayında kadınların 19’u evinde, 7’si sokakta, 2’si eğlence mekanında, 2’si kamusal alanda, 1’i arabada öldürüldü.

Kadınların yüzde 61’i ateşli silah ile öldürüldü: Bu ay öldürülen kadınların 19’u ateşli silahlarla, 9’u kesici aletle, 2’si boğularak öldürüldü. 1 kadının nasıl öldüğü tespit edilemedi.

Ocak ayında gerçekleşen 31 kadın cinayetinin 11’inde öldürülen kadınların yanında failler başkasını öldürdü veya yaraladı.

Paylaşın

Merkez Bankası Başkanı Görevden Affını Talep Etti

8 Haziran 2023’te Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanlığı görevine getirilen Hafize Gaye Erkan, sosyal medya hesabı üzerinden görevinden affını talep ettiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Son dönemde hakkında çıkan iddiaları “itibar suikastı” olarak nitelendiren Hafize Gaye Erkan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Kamuoyunun malumu olduğu üzere 8 Haziran 2023 tarihinden bu yana Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanlığı görevini sürdürmekteyim. Her bir karış toprağı için bedel ödenmiş bu topraklarda doğmuş, büyümüş, eğitim görmüş bir vatan evladı olarak, bu kutsal görev şahsıma tevdi edildiğinde kişisel koşullarımı hiç önemsemeden ülkeme geldim ve görevimin başına geçtim.

O dönemde de daha yaşını doldurmamış bir evladın annesi olarak böyle yoğun bir görevi sürdürmenin zorluklarının elbette farkındaydım. Devletimize ve milletimize hizmet edebilmek adına bugüne kadar yorulmadan gece gündüz görevimin başında yer aldım. Gelinen noktada ekonomi programımız meyvelerini vermeye başlamıştır. Rezervlerimizdeki artış, ekonomik veriler ile enflasyonun ana eğilimine dair göstergeler bu başarının kanıtıdır.

Tüm bu olumlu gelişmelere karşın kamuoyunun malumu olduğu üzere son dönemde şahsıma yönelik büyük bir itibar suikasti kampanyası düzenlenmiştir. Bu süreçten ailem ve dahası henüz bir buçuk yaşına bile girmemiş günahsız evladımın daha fazla etkilenmemesi için, Sayın Cumhurbaşkanımızdan ilk günden beri şerefle yürüttüğüm görevimden affımı talep etmiş bulunuyorum.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın ilk kadın başkanı olma gururunu yaşamama vesile olan Sayın Hazine ve Maliye Bakanımıza ve yaklaşık 9 aydır bu görevi beraber sürdürdüğüm, gece gündüz demeden her biri büyük bir özveriyle çalışan mesai arkadaşlarıma teşekkürü bir borç biliyorum.

Hasseten Amerika’da özel sektörde geçen 22 yıllık yöneticilik ve bankacılık tecrübemden sonra, evladıma da bırakacağım en büyük miras olan ülkeme ve milletime hizmet etme imkanını bana sunan ve görev sürem boyunca desteklerini hiçbir zaman esirgemeyen Sayın Cumhurbaşkanımıza şükran ve minnetlerimi arz ediyorum.”

Mehmet Şimşek’ten açıklama

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in, Merkez Bankası Başkanı Hafize Gaye Erkan’ın istifa kararı almasının ardından açıklama yaptı.

Yazılı açıklamasında ekonomi programının aynı şekilde devam edeceğini belirten Şimşek, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yürütülen ekonomi programımız, kesintisiz ve kararlılıkla devam etmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın ekonomi ekibimize ve uyguladığımız programımıza desteği ve güveni tamdır” dedi.

Erkan’a teşekkür eden Şimşek, “Merkez Bankası eski Başkanı Sayın Hafize Gaye Erkan’ın aldığı karar tamamen şahsidir ve kendi takdirleridir. Aldığı bu kararı saygı ile karşılıyor ve ülkemize sunduğu kıymetli hizmet ve katkılarından dolayı teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Yeni Merkez Bankası Başkanının önerisi doğrultusunda atanacağını belirten Mehmet Şimşek, açıklamasını şöyle sonlandırdı:

“Önerim doğrultusunda yeni atanacak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı ve ekibine başarılar diliyorum. Bu çerçevede ekip olarak güçlü işbirliği ve koordinasyon içinde fiyat istikrarı hedefimize emin adımlarla ilerlemeye devam edeceğiz.”

Paylaşın

İran’dan Batı’ya Gözdağı: Karşılık Veririz

ABD, Irak ve Suriye’deki İran hedeflerine yönelik saldırı planlarını hazır hale getirirken, İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ülkesinin bir savaş başlatmayacağını ama ülkesine karşı zorbalık yapmaya çalışana güçlü karşılık vereceğini söyledi.

Haber Merkezi / İran Cumhurbaşkanı Reisi, “Önce, Amerikalılar bizimle konuşmak isteyince askeri seçeneğin masada olduğunu söylediler. Şimdi de İran’la çatışma istemediklerini belirtiyorlar.

İran İslam Cumhuriyeti’nin askeri gücü bölgede hiçbir ülkeye tehdit değil ve olmamıştır. Tersine, bölge ülkelerinin dayanacağı ve güvenebileceği güvenlik sağlar” ifadelerini kullandı.

ABD, Ürdün’de Amerikan askerlerinin hedef alındığı saldırıda kullanılan insansız hava aracının İran’da üretildiğini değerlendiriyor.

Suriye sınırına yakın Ürdün’de bir insansız hava aracı saldırısında üç ABD askeri hayatını kaybetmesi sonrası Beyaz Saray, misilleme olarak Suriye ve Irak’taki İran hedeflerini vurma planını onayladı.

Saldırıya yanıtının ne olacağı üzerine değerlendirmeler yapılırken, ABD Başkanı Joe Biden’a, ülkesindeki şahin siyasetçilerden İran topraklarındaki hedeflerin vurulması çağrısı da geldi.

ABD Başkanı Biden, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada “İstediğim şey bu değil” mesajı verdi ve İran topraklarına yönelik bir misilleme yapılmayacağını ima etti. Beyaz Saray yapacağı misillemeyi Suriye ve Irak topraklarındaki İran bağlantılı hedeflerle sınırlı tutacak.

ABD’nin Irak’ta 2 bin 500, Suriye’de 900 Ürdün’de ise 3000 civarında askeri bulunuyor.

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon’a göre İran destekli milisler, 17 Ekim’den bu yana Irak ve Suriye’deki Amerikan birliklerinin bulunduğu üslere 150’den fazla saldırı düzenledi. Roketler ve tek yönlü saldırı uçaklarıyla yapılan saldırıların büyük çoğunluğu önlendi.

Haberler İran’ın da benzer bir gerilimi engellemek için adım attığına işaret ediyor. İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), üst düzey subaylarını Suriye’den çekme kararı aldı.

İran’ın üst düzey subaylarını geri çekme kararı, Orta Doğu’da zaten oldukça yüksek olan tansiyonun içine doğrudan çekilmek istememesinden kaynaklanıyor.

İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), Suriye’de devam eden iç savaşta Devlet Başkanı Beşar Esad’a yardım etmek için 10 yıl önce bu ülkeye geldi.

Rusya da 2015 yılında hava kuvvetlerini Suriye’ye konuşlandırarak Beşar Esad’ı desteklemişti. Analistlere göre İran’ın Suriye’deki varlığının zayıflaması, Rusya’nın işine yarayabilir.

Bu arada İran’ın desteklediği Iraklı Nujaba adlı grup, bölgedeki Amerikan güçlerine saldırmaya devam edeceğini açıkladı. Örgüt, Gazze savaşı sona erene ve Amerikan askerleri Irak’tan çekilene kadar saldırıların süreceğini belirtti.

Paylaşın

Kuzey Kore’den 10 Gün İçinde Dördüncü Seyir Füzesi Denemesi

Kuzey Kore olarak bilinen Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC), 10 gün içinde dördüncü seyir füzesi denemesini gerçekleştirdi. Son füze atışlarının ayrıntıları henüz ortaya çıkmadı.

Kuzey Kore, son seyir füzesi salvosuna 24 Ocak’ta yeni Pulhwasal-3-31 füzesini test ederek başlamış, bunu 26 Ocak’taki bir başka deneme izlemişti. Hwasal-2 sistemlerini de 30 Ocak’ta test etmişti.

Son füze denemesi, Güney Kore’nin özel operasyon kuvvetleriyle ABD Özel Harekat Komutanlığı’nın eğitimini tamamladığını açıklamasının ardından geldi.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; Güney Kore ordusu cuma günü Kuzey Kore tarafından batı kıyılarındaki sulara birden fazla seyir füzesi ateşlendiğini söyledi.

Bu Kuzey Kore’nin 10 günden kısa bir süre içinde gerçekleştirdiği 4. seyir füzesi denemesi oldu. Füzelerin fırlatılması, Kuzey Kore lideri Kim Jong-un’un “savaş hazırlıklarını hızlandırmak” için ülkenin deniz kuvvetlerini güçlendirme çağrılarını yinelemesinden saatler sonra gerçekleşti.

Güney Kore Genelkurmay Başkanlığı, Cuma günü yerel saatle 11.00 (TSİ 05.00) sularında gerçekleşen füze atışlarını hâlâ incelediklerini söyledi.

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang, son seyir füzesi salvosuna 24 Ocak’ta yeni Pulhwasal-3-31 füzesini test ederek başlamış, bunu 26 Ocak’taki bir başka deneme izlemişti. Hwasal-2 sistemlerini de 30 Ocak’ta test etmişti.

Son füze atışlarının ayrıntıları henüz ortaya çıkmadı.

Kuzey Kore devlet medyası KCNA’in haberine göre Kim, askeri yetkililerle çevrelenmiş bir şekilde tersaneyi ziyaret ederek “üretim süreçleri ve gemi inşa sahasındaki” ilerlemeyi denetledi.

KCNA, Kim’in Nampo diye de bilinen bir askeri gemi inşa üssü olan Nampho tersanesini ziyareti sırasında “Deniz kuvvetlerinin güçlendirilmesi savaş hazırlıklarının ilerletilmesinde en önemli konu” dediğini aktardı.

Devlet medyası, Kuzey Kore yönetiminin kararlaştırdığı yeni bir “devasa plan” için lidere çeşitli savaş gemisi inşaatlarıyla ilgili brifing verildiğini bildirdi.

Washington ve Seul tarafından Pyongyang’ın Moskova’ya mühimmat ve topçu silahları gönderdiği yönünde yapılan iddiaların ardından, yeni füze testi dalgası analistler arasında Kuzey Kore’nin Rusya’yla savunma ortaklığıyla bağlantılı olabileceği yönünde endişeleri artırdı.

Güney Koreli yetkililer, Kim’in Namph’taki askeri teftişiyle ilgili bilgileri muhtemelen ilk kez Kuzey Kore devlet medyasının ifşa ettiğini söyledi.

Ülkenin doğusundaki Sinpo tersanesi, ordunun denizaltı gibi gelişmiş donanma araçları inşa ettiği ana merkez olmaya devam ediyor.

Güney Kore Birleşme Bakanlığı sözcüsü Kim Inae, “Kuzey Kore askeri tehditleri rutin hale getirerek Güney Kore halkında güvensizlik duygusu yaratmaya, hükümetlerine olan güveni sarsmaya ve Kore Yarımadası’ndaki krizi çözmek için taleplerinin kabul edilmesini sağlayacak bir ortam yaratmak için uluslararası dikkati çekmeye çalışıyor” dedi.

Son fırlatma, cuma günü Güney Kore’nin özel operasyon kuvvetleriyle ABD Özel Harekat Komutanlığı’nın eğitimini tamamladığını açıklamasının ardından geldi.

Güney Kore ordusu, kendi özel operasyon birlikleri ve ABD’nin yeşil berelilerinin ülkenin başkenti Seul yakınlarındaki bir bölgede 10 gün süren bir tatbikat gerçekleştirdiğini açıklamıştı. Bu; ABD, Güney Kore ve Japonya ordularının katıldığı son birleşik tatbikattı.

Kuzey Kore bu tatbikatlara öfkeyle tepki göstererek kendi füze denemelerini başlattı ve hatta Washington’a ültimatomlar verdi.

Paylaşın

Erdoğan, CHP’yi Hedef Aldı: Halini Görüyorsunuz

Partisinin Bursa aday tanıtım toplantısında konuşan Erdoğan, CHP’nin halini görüyorsunuz. Herkes bir köşe başına yapışmanın derdinde. Düne kadar ittifak içinde oldukları partileri bile gözleri görmüyor” dedi ve ekledi:

“Şehirlerin hali umurlarında değil. Kendi arkadaşlarına bu derece hoyratça davrananların o şehirlerde yaşayanlara şefkatle yaklaşması mümkün mü?”

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin Bursa İlçe Belediye Başkan Adayları Tanıtım Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şöyle:

“Bursa her şeyden önce kuruluşun şehridir. Sanayinin, ticaretin lokomotif şehri Bursa’nın çalışkanlığını ülkemize ve milletimize anlatmaya gerek bile yoktur. Biz de son 21 yıldır Bursa’yı hak ettiği eser ve hizmetlere kavuşturmak için gece gündüz çalıştık ve bu yolda yürüyoruz.

Elbette hala eksiklerimiz var. Hep söylediğimiz gibi biz bugüne kadar şehrimize kazandırdığımız eser ve hizmetlerimizin asıl bundan sonra yapacaklarımızın bir girizgahı olarak kabul ediyoruz. İnşallah Bursamıza bir kez daha geldiğimizde bu çalışmalarımızı sizlerle paylaşacağız. Bursa altyapı ve üstyapısıyla Bursa, Türkiye Yüzyılı şehirlerimizin en başlarında yer alıyor.

Ülkemizin ve şehirlerimizin önüne koyacakları, hiçbir projeleri olmayanların sırf AK Parti’ye ve Cumhur İttifakı’na kaybettirmek için gösterdikleri çabayı üzüntüyle izliyoruz. Biz rakiplerimizle eser, hizmet ve icraat noktasında yarışmak istiyoruz. Konu eser ve hizmet olduğunda üstümüze kimseyi tanımayız.

Her ki bu hususta bizden daha iyisini yapabileceğini iddia esiyorsa buyursun çıksın ortaya. Ama şehri için hiçbir hayali olmayanların sırf komşunun iki gözü çıksın mantığıyla yaptıkları cinlikleri de asla tasvip ediyoruz.

Biz Türkiye Yüzyılı peşinde koşarken kendi yıldızlarını parlatmaktan başka gayesi olmayanlara milletimizin gerekli cevabı vereceğinden şüphemiz yok. CHP’de herkes bir köşe kapma peşinde. CHP’nin gözü düne kadar ittifak olduğu partileri bile görmüyor. Çiğneyip geçiyor. Ne ülkenin hali ne şehirlerin durumu umurlarında değil. Kendi arkadaşlarına ve müttefiklerine bu şekilde hoyratça davrananların şehirlerimize şefkat göstermesi mümkün mü?

AK Parti ve Cumhur İttifakı olarak biz sorumluluğumuzun sadece bugüne değil, asıl yeni nesillere olduğunun bilinciyle adımlarımızı atıyoruz. İnsanlarımızın her adımında hep yanında olacak isimlerle şehirlerimizin hizmetine talibiz. Belediye Başkanlarımızın gözü hep sizin, bizim gözümüz de hep onların üzerinde olacak. Bizim en büyük yoldaşımız hiç şüphesiz milletimizin bizati kendisidir.

“Milletimizin huzuruna çıkardığımız adayların her biri…”

Tabii bir de siyasi mücadelemizde birlikte ter döktüğümüz, kimi yarım asrı bulan, kimi yakın tarihlerde başlayan yol arkadaşlıklarımız var. Türkiye için ne yaptıysak milletimiz için neyi başardıysak hepsinin mücadelesini onlarla verdik, aldığımız neticelere onlarla ulaştık. Milletimizin huzuruna çıkardığımız adayların her biri de yol arkadaşımızdır. Bu uzun hizmet maratonunda yolda kalanlar, yolunu kaybedenler olmuştur, bundan sonra da olacaktır.

Milletimiz nasıl bizi vesayetle mücadelede, terörle mücadelede, darbecilerle mücadelede, ekonomik tetikçilerle mücadelede yalnız bırakmadıysa inşallah Türkiye Yüzyılı yürüyüşümüzde de yalnız bırakmayacaktır.

31 Mart’tan sonraki sandık buluşmamız 2028 Mayıs’ında olacak. Dolayısıyla önümüzde orta ve uzun vadeli programlarımızı hayata geçirebileceğimiz uzunca bir süre var. AK Parti olarak biz iç ve dış gelişmeler ne olursa olsun ülkemizi hedeflerinden koparmama azmi ile hareket ediyoruz.

Rüzgârın önünde savrulan kuru yapraklar misali kendi iradeleri dışında sürekli rota değiştirenlerin başlarına neler geldiğini bölgemizdeki çok sayıda örnekten biliyoruz, görüyoruz. Türkiye’yi de bu hale getirmek istiyorlar ama başaramadılar. Mayıs seçimlerinde bunun için çok uğraştılar. 31 Mart’ta istismar edebilecekleri bir sonuç almayı umuyorlar. Milletimiz seçimini gerçek belediyecilikten yaparak heveslerini bir kez daha kursaklarında bırakacaklar.”

Paylaşın