TÜİK Duyurdu: Hizmet Enflasyonu Yüzde 37,15

Hizmet enflasyonu, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,24, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 18,60, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,91 arttı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Hizmet Üretici Fiyat Endeksi (H-ÜFE) Nisan 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; Hizmet enflasyonu, nisan ayında bir önceki aya göre yüzde 4,24, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 18,60, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 37,15 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 51,91 arttı.

Hizmet enflasyonu, nisan ayında bir önceki yılın aynı ayına göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 31,28, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 41,47, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 43,04, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 40,74, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 41,73, idari ve destek hizmetlerde yüzde 41,82 arttı.

Hizmet enflasyonu, nisan ayında bir önceki aya göre, ulaştırma ve depolama hizmetlerinde yüzde 4,30, konaklama ve yiyecek hizmetlerinde yüzde 3,96, bilgi ve iletişim hizmetlerinde yüzde 3,29, gayrimenkul hizmetlerinde yüzde 10,09, mesleki, bilimsel ve teknik hizmetlerde yüzde 2,55, idari ve destek hizmetlerde yüzde 4,77 arttı.

Paylaşın

TCDD’nin Borcu 5,5 Milyar Lirayı Aştı

26 dağıtıp makam sağlamak  olan AKP, liyakatsiz kadrolaşmalar ile TCDD’yi de borç batağına batırdı” dedi.

TCDD kadrolarının, “Demiryolu güvenliğini bile sağlamaktan aciz kadrolar” olduğunu savunan Karasu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulaştırma Bakanlığı’nda 21/b ile kapalı kapılar ardında yapılan, eşe dosta verilen ihalelerin ardı arkası hiç kesilmiyor. TCDD Genel Müdürü olarak görev yapan, sonra ticarete atılan İsa Apaydın’ın aldığı ihaleleri hatırlayalım.

2016 yılında çıkarılan kanun ile ikiye bölünen Türkiye Cumhuriyeti Devlet Demiryolları (TCDD), 2025 yılının ilk dört ayında borç rekoru kırdı. Bölünmenin yaşandığı 2016 yılında 1,6 milyar TL olan TCDD’nin Hazine borcunun 30 Nisan 2025 tarihi itibarıyla astronomik boyutlara ulaştığı öğrenildi.

1 Mayıs 2013 tarihinde çıkarılan, “6461 Sayılı Türkiye Demiryolu Ulaştırmasının Serbestleşmesi Kanunu”nun yasalaşmasından kısa bir süre sonra TCDD, ikiye bölündü. Kanun kapsamında 14 Haziran 2016’da, TCDD Taşımacılık Anonim Şirketi faaliyete başladı.

Muhalefet, “Özelleştirmenin yolunu açmak için” TCDD’nin bölündüğünü savunurken kurum, yıllar itibarıyla adeta borç batağına saplandı. 2016 yılında 1 milyar 600 milyon 773 bin TL olan TCDD’nin Hazine borcunun, 2024 yılının sonunda 4 milyar 733 milyon 197 bin TL’ye dayandığı tespit edildi. 2025’in ilk ayını 4 milyar 790 milyon 272 bin TL borç ile kapatan kurumun toplam Hazine borcu, 30 Nisan 2025 itibarıyla 5 milyar 561 milyon 806 bin TL’ye fırladı. TCDD’nin Hazine borçlarının yıllara göre dağılımı da çarpıcı tabloyu gözler önüne serdi.

2024’te 36,5 milyar TL zarar ettiği belirlenen, Nisan 2025 itibarıyla 5,5 milyar TL’lik Hazine borcuna imza atan TCDD’nin 2010-2025 döneminde ihalesiz gerçekleştirdiği alımlarım sayısı ve maliyeti de dikkati çekiyor. Muhalefetin, “AKP’nin arka bahçesi haline getirildiği” gerekçesiyle eleştirdiği kurumun, 7,5 milyar TL tutarındaki 576 bin alımı, İhale Kanunu’na tabi olmadan, doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirdiği belirtiliyor.

TCDD’nin Hazine borçlarının yıllara göre dağılımı da çarpıcı tabloyu gözler önüne serdi. Kurumun Hazine borcu, bazı yıllara göre şöyle sıralandı:

2016: 1 milyar 600 milyon TL
2018: 2 milyar 386 milyon TL
2020: 3 milyar 369 milyon TL
2024: 4 milyar 733 milyon TL
2025 (Ocak-Nisan): 5 milyar 561 milyon TL

“AKP borca batırdı”

CHP Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ulaş Karasu, TCDD’nin borçlarına yönelik BirGün’den Mustafa Bildircin‘e değerlendirdi. Kurumun, Cumhuriyetin en önemli kurumlarından biri olduğunun altını çizen Karasu, “Ancak kurum, AKP’nin elinde her yıl zarar eden bir kuruma dönüştü. Tek misyonu eşe dosta İhaleler dağıtıp makam sağlamak olan AKP, liyakatsiz kadrolaşmalar ile TCDD’yi de borç batağına batırdı” dedi.

TCDD kadrolarının, “Demiryolu güvenliğini bile sağlamaktan aciz kadrolar” olduğunu savunan Karasu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ulaştırma Bakanlığı’nda 21/b ile kapalı kapılar ardında yapılan, eşe dosta verilen ihalelerin ardı arkası hiç kesilmiyor. TCDD Genel Müdürü olarak görev yapan, sonra ticarete atılan İsa Apaydın’ın aldığı ihaleleri hatırlayalım.

Açılışının üzerinden geçen 14 ayda toprak kaymalarının yaşandığı Sivas YHT hattında, ‘İklim değişikliğine bağlı altyapı iyileştirmesi işi’ için 3,4 milyar TL’ye verdikleri ihaleyi hatırlayalım. Bin 80 günde bitirilecek dedikleri İzmir-Ankara YHT hattını hatırlayalım. Tam yedi bakan eskitti bu proje. Milletin cebinden milyarlar aktarıldı ama hala bitmedi. Pamukova’yı, Çorlu tren facialarını hatırlayalım. Tüm bunlarla TCDD’nin itibarını da güvenirliğini de yerle bir etti bu iktidar.”

Paylaşın

Lokanta Ve Otel Fiyatları İki Yılda Yüzde 178 Arttı

Eurostat verilerine dayanarak hazırlanan “Lokanta ve Oteller Fiyat Endeksi”ne göre; Türkiye’de lokanta ve otel fiyatları sadece iki yılda yüzde 178 oranında artarak 277,64’e yükseldi.

Türkiye, 2024 yılının ilk çeyreğinde yabancı ziyaretçi sayısında ve turizm gelirlerinde yeni rekorlara ulaşmasına rağmen, uzmanların dikkat çektiği yapısal bir riskle karşı karşıya: Pahalılık algısı.

Prof. Dr. Hakan Kara ve ekonomist İnan Mutlu’nun kamuoyuyla paylaştığı grafikler, Türkiye’nin artık sadece yerli değil, yabancı turistler için de pahalı bir ülkeye dönüştüğünü ortaya koyuyor.

Prof. Dr. Hakan Kara’nın Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine dayanarak paylaştığı grafikte, 2024’ün Ocak-Nisan döneminde Türkiye’ye gelen yabancı ziyaretçi sayısının yaklaşık 10-11 milyon seviyesinde olduğu görülüyor. Bu, pandemi sonrası dönemin en yüksek ilk çeyrek verilerinden biri.

Ancak Kara bu verilerle birlikte şu uyarıda bulundu: “Pandemiden bu yana ilk kez turist sayısı düşüyor. Turistler Türkiye’yi pahalı buluyor.”

Ekonomist İnan Mutlu tarafından Eurostat verilerine dayanarak hazırlanan “Lokanta ve Oteller Fiyat Endeksi” grafiği, Türkiye’deki fiyat artışının boyutunu gözler önüne seriyor.

Grafiğe göre: Nisan 2023’ü baz alan endekste, Türkiye’de lokanta ve otel fiyatları sadece iki yılda %178 oranında artarak 277,64’e yükseldi. Aynı dönemde Yunanistan’daki artış sadece %12 ile sınırlı kaldı (endeks: 111,70).

Mutlu, bu veriyi şu sözlerle değerlendirdi: “Türkiye artık yabancı turistler için bile pahalı. Dövizin bu kadar artmadığı düşünüldüğünde, fiyatlardaki yükseliş çok daha dikkat çekici.”

Mutlu, bu yaz Türk turistlerin Yunan adalarına yeniden yönelmesini beklediklerini belirtirken, uzmanlar Türkiye’nin yabancı turistler açısından da fiyat-performans avantajını kaybettiğini vurguluyor.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları 378 Milyar Dolara Yükseldi

Mart ayı itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyrek sonuna göre yüzde 3,1 oranında artışla 377,9 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,1 oranında azalışla 648,0 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Mart 2025 raporunu açıkladı.

Buna göre; Mart ayı itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki çeyrek sonuna göre yüzde 3,1 oranında artışla 377,9 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 2,1 oranında azalışla 648,0 milyar dolar oldu. Böylelikle, aynı dönemde Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu yükümlülükleri 25,2 milyar ABD doları azalarak -270,1 milyar dolar oldu.

Varlık kalemleri yıl sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 3,0 oranında artarak 73,3 milyar dolar, portföy yatırımları kalemi yüzde 6,8 artarak 4,2 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 5,7 oranında artarak 143,8 milyar dolar oldu. Rezerv varlıklar kalemi yüzde 0,9 oranında artarak 156,5 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri yıl sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi, BIST 100 endeksindeki azalış ile döviz kurlarındaki artışın etkisiyle, 2024 yıl sonuna göre yüzde 9,2 oranında azalışla 165,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 3,6 oranında azalarak 120,2 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 2,1 oranında artarak 362,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Paylaşın

Türkiye’de Evlenmenin Ortalama Maliyeti 1 Milyon Lira

Düğün organizasyonu, gelin ve damatlık, nişan yüzüğü, beyaz eşya, yatak odası ve oturma odası, küçük ev aletleri, çeyiz paketleri vesaire derken evlenmenin maliyeti 1 milyon lirayı aşıyor.

Türkiye’de yılda ortalama 550 bin çift evlenirken, yükselen maliyetler nedeniyle düğün yapmak her geçen gün daha da zorlaşıyor.

Fotoğraf çekimlerinden düğün salonu kiralarına, takılardan ikramlara kadar toplam harcama 1 milyon TL’yi aşıyor. Sadece fotoğraf ve albüm hizmetleri için ödenen tutar 35 bin TL’den başlarken, davetli sayısı arttıkça bu rakam katlanıyor.

Ekonomim’in haberine göre; yükselen düğün giderlerine karşı Afyonkarahisar Valiliği dikkat çekici bir karar aldı. Yeni uygulamaya göre, kentte yapılacak düğünlerde geline yalnızca dört bilezik, iki yüzük ve bir çift küpe takılmasına izin verilecek.

Ayrıca gelin ve damada birden fazla kıyafet alınamayacak, “dürü” adı altında hediyelik dağıtılmayacak, hamam organizasyonları yapılmayacak ve üç gece süren düğünler bir geceyle sınırlandırılacak. Misafirlere ikram da sadece bir günle sınırlı olacak.

İstanbul’da düğün salonu kiraları 5 saat için 500 bin TL’ye kadar çıkarken, bu nedenle daha ekonomik bir alternatif olarak mesire alanları tercih ediliyor. Şile’deki bir mesire alanında 50 kişilik pasta ve içecekli organizasyonun fiyatı 200 bin TL’den başlarken, fotoğraf ve video çekimi bu fiyata dahil edilmiyor.

İstanbul’un Zeytinburnu ilçesinde açık ve stüdyo çekimi dahil ortalama düğün fotoğrafı paketi 35-40 bin TL iken, Etiler gibi lüks semtlerde bu rakam 100 bin TL’yi buluyor. Fotoğrafların dijital teslimi için ekstra 10 bin TL talep edilebiliyor.

Maliyetleri düşürmek isteyen bazı çiftler, sosyal medyada yayılan “düşük bütçeyle evlilik” akımına katılarak, bijuteri takılarla ve beyaz elbiselerle sade düğünler yapmayı tercih ediyor. Bu yaklaşım sayesinde toplam harcamalarını 2 bin TL gibi düşük bir seviyeye indiren gelinler de bulunuyor.

Öte yandan Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği, halka açık alanlarda yapılan müzik yayınları için telif ücreti talep etmeye başladı. Düğün başına 65 TL olarak belirlenen telif bedeli, yıllık bazda salon işletmecilerinden 6 bin 500 TL olarak tahsil edilecek.

Artan düğün maliyetleri karşısında bazı illerde kamu otoriteleri tasarruf tedbirleri devreye alırken, çiftler de bütçelerine uygun çözüm arayışlarına yöneliyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Beklentisi 43,70 Lira

Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu dolar kuru tahminini nisan ayında 43,60 lira iken, mayıs ayında 43,70 liraya çıktı. Bankanın, yıl sonu büyüme beklentisi ise nisan ayında yüzde 3 iken, mayıs ayında yüzde 2,9’a geriledi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın (TCMB), yıl sonu enflasyon beklentisi nisan ayında yüzde 29,98 iken, mayıs ayında yüzde 30,35’e yükseldi. Bankanın, 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi ise 17,77 oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs Ayı Piyasa Katılımcıları Anketini açıkladı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 29,98 iken, bu anket döneminde yüzde 30,35 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 25,56 iken, bu anket döneminde yüzde 25,06 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 17,69 iken, bu anket döneminde yüzde 17,77 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 46,00 iken, bu anket döneminde yüzde 49,00 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı üç ay sonrası beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 39,24 iken, bu anket döneminde yüzde 42,96 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 43,60 TL iken, bu anket döneminde 43,70 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 45,85 TL iken, bu anket döneminde 46,62 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2025 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,0 iken, bu anket döneminde yüzde 2,9 olarak gerçekleşti. GSYH 2026 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 3,8 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Türkiye, Sahte Ürün Ticaretinde İkinci Sırada

Küresel sahte ürün trafiğinde önemli bir aktör konumunda olan Türkiye, sahte ürün ticaretinde Çin’in ardından ikinci sırada yer aldı. Tüm dünyada el konulan sahte ürünlerin yüzde 45’i Çin menşeli.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ile Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi’nin 2024 yılında yayımladığı ortak rapor, 2020–2021 dönemine ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Karar’ın aktardığı rapora göre, Türkiye, sahte ürün ticaretinde Çin’in ardından ikinci sırada yer aldı.

Tüm dünyada el konulan sahte ürünlerin yüzde 45’inin Çin menşeli olduğu belirtilirken, Hong Kong’un bu ticaretteki payı da artış gösterdi. Türkiye ise her ne kadar önceki yıllara kıyasla ele geçirilen sahte mallar açısından daha düşük paya sahip olsa da, küresel sahte ürün trafiğinde hâlâ önemli bir aktör konumunda.

Raporda, Türkiye’nin coğrafi konumu, gelişmiş lojistik altyapısı ve bölgesel ticaret ağı nedeniyle, sahte ürünlerin menşe ülkesi olmasa bile bu ürünlerin sevkiyatında ve geçişinde sıklıkla kullanıldığı vurgulandı. Türkiye, Hong Kong ve Lübnan ile birlikte sahte ürün ihracatına yatkın ülkeler arasında “yüksek risk grubunda” yer aldı.

Sahte ürün ticaretinde en çok karşılaşılan kategoriler arasında giyim, ayakkabı, deri ürünleri ve saatler öne çıkarken; sağlık ve güvenlik açısından risk barındıran sahte ilaçlar, kozmetikler, oyuncaklar ve gıda maddeleri de ciddi bir sorun olarak öne çıkıyor. Bu ürünlerin, doğrudan tüketicilerin sağlığını tehdit etmesi, konunun sadece ekonomik boyutla sınırlı olmadığını gösteriyor.

Raporun dikkat çeken bir diğer başlığı ise çevrimiçi sahtecilik faaliyetlerinin ulaştığı boyut oldu. Sahte ürünlerin giderek daha fazla e-ticaret platformları üzerinden pazarlanması, geleneksel denetim mekanizmalarının etkisini sınırlarken, tüketiciye ulaşma hızını artırıyor. Pop-up reklamlar ve sahte markalarla donatılmış sosyal medya içerikleri üzerinden yapılan satışlar, özellikle bilinçsiz alıcılar için büyük risk oluşturuyor.

Raporda, büyük uluslararası markaların gümrük denetimlerini destekleme yönünde artan etkisinin, küçük ve yerel üreticilerin ürünlerinin daha kolay hedef haline gelmesine neden olabileceği yönünde uyarılar yer aldı. Bu durum, fikri mülkiyet haklarının korunmasında adaletin sağlanması ve tüm ölçeklerdeki işletmelerin eşit derecede korunması gerektiği yönündeki çağrıları da beraberinde getiriyor.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: İnşaat Maliyetleri Yüzde 23,23 Arttı

TÜİK’in açıkladığı verilere göre; İnşaat maliyetleri, mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,53 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre ise yüzde 23,23 arttı.

Haber Merkezi / İnşaat malzeme maliyetleri ise mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,95 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,80 arttı. İşçilik maliyetleri de mart ayında bir önceki aya göre yüzde 0,80 artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 31,72 arttı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İnşaat Maliyet Endeksi Mart 2025 verilerini açıkladı.

Buna göre; İnşaat maliyet endeksi, mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,53, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,23 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,95, işçilik endeksi yüzde 0,80 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 18,80, işçilik endeksi yüzde 31,72 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,45, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 23,60 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 2,0, işçilik endeksi yüzde 0,54 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 19,68, işçilik endeksi yüzde 30,77 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 1,79, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 22,05 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 1,82, işçilik endeksi yüzde 1,74 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 16,14, işçilik endeksi yüzde 35,22 arttı.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Döviz Satışı 57 Milyar Dolara Çıktı

Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’tan bu yana Merkez Bankası’nın sattığı döviz miktarının 57 milyar dolar olduğunu açıkladı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, MB’nin rezervlerini eritmesiyle ilgili eleştirilere ”Rezerv iç ve dış şoklara karşı bir tampondur. Rezervler kullanılmak üzere biriktirilir” yanıtını vermişti.

Ekonomistler, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı 19 Mart’tan bu yana Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) dövizi baskılayabilmek için yaklaşık 57 milyar dolar satış yaptığını hesapladı.

Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara’nın aktardığına göre, Merkez Bankası (TCMB) 18 Mart’tan bu yana net 57 milyar dolarlık döviz satışı gerçekleştirdi. Bu satışlar, 2024 yılı başından itibaren gözlenen döviz alımlarını tamamen silerken, rezervlerin ciddi şekilde zayıflamasına neden oldu.

Haftalık bazda bakıldığında, nisan ayında Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz satışları 15 milyar dolara kadar çıktı. Kara’nın yayımladığı grafiklerde, satışların martta sert başladığı, nisanda doruğa ulaştığı ve mayıs başı itibarıyla kademeli olarak azalmaya başladığı görülüyor. Kara, “Belki bir teselli olarak döviz satışlarının giderek azaldığını söyleyebiliriz” değerlendirmesini yaptı.

Bu tabloya karşılık, Merkez Bankası’nın (TCMB) altın rezervleri kritik bir dengeleyici unsur olarak öne çıktı. Ekonomist İris Cibre’nin analizine göre, eğer TCMB 2023 Mayıs ayındaki altın rezerv seviyesini bugün de korumasaydı, net döviz pozisyonu 3 milyar dolar daha ekside olacaktı. 2020’den bu yana 7,4 milyon ons altın alımı yapılırken, ons fiyatındaki artış sayesinde rezervlere 54,6 milyar dolarlık katkı sağlandığı belirtildi.

İris Cibre, altın rezervlerinin önemini “Kısaca, altın biriktirmemiş olsak yanmışız…” sözleriyle vurguladı.

Merkez Bankası (TCMB), 25 nisan ile biten haftaya ilişkin para ve banka istatistiklerini yayınlamıştı. Verilere göre 25 nisan haftasında brüt rezervleri 5,5 milyar dolar seviyesinde azalarak 141 milyar dolar düzeyine gerilemişti.

Net rezerv ise 38,6 milyar dolardan 35 milyar dolara gerilemişti. Swap hariç net rezervlerde 19 mart sonrası görülen düşüş ivmesi devam etmişti.

Paylaşın

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu: Polisiye Tedbirlerle Vergi Gelirleri Arttırılamaz

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, “Her işletmenin, her fabrikanın kapısına vergi memuru koyarak, polisiye tedbirler alarak, vergi gelirleri arttırılamaz. Hakkaniyet de sağlanamaz” dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “kayıt dışı üretim ve satışla mücadele” adı altında bütün OSB’lerin, hallerin ve büyükşehirlerin giriş çıkışına vergi memuru koyacakları yönündeki açıklamasına ilişkin sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.

TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu, paylaşımında “Vergi denetimine karşı değiliz. Kayıt dışı ekonomiyle mücadeleyi destekliyoruz. Vergi sistemi adil ve şeffaf olmalı. Girişimcinin çalışma şevkini kırmamalı. Her işletmenin, her fabrikanın kapısına vergi memuru koyarak, polisiye tedbirler alarak, vergi gelirleri arttırılamaz. Hakkaniyet de sağlanamaz” ifadelerini kullandı.

Mehmet Şimşek ne demişti?

Mehmet Şimşek, “İnceleme başlatmadığımız hiçbir kesim yok. Önce çok büyüklerden başladık. Kayıt dışı üretim, satış yapanlar. Biz denetim yapıp ceza kesmek istemiyoruz ama arkadaşlarla da konuştuk. Ekipler güçlendirilecek. Bütün OSB’lerin giriş çıkışlarına, bütün hallerin giriş çıkışlarına vergi memurları koyacağız. Bütün büyükşehirlerin giriş ve çıkışlarına, ana arterlerine kalıcı maliyecileri koyacağız” demişti.

Paylaşın