Okula Başlama Maliyeti Geçen Yıla Göre Yüzde 126 Arttı

Eğitim-İş Bursa Şube Başkanı Yeliz Toy, “Okul öncesinde geçtiğimiz yıl eğitime başlama maliyeti 7 bin 626 TL iken bu yıl 17 bin 234 TL’ye yükselmiştir. İlkokulda ise geçtiğimiz yıl okula başlama maliyeti 12 bin 500 TL iken, bu yıl 28 bin 295 TL’ye ulaşmış durumdadır” dedi ve ekledi:

“Ortaokulda 13 bin 304 TL olan okula başlama maliyeti bu yıl 30 bin 6 TL’ye, lisede ise geçen yıl 13 bin 717 TL olan okula başlama maliyeti bu yıl 31 bin TL’ye ulaşmış durumdadır. Kırtasiyeler, internet alışveriş platformları ve mağazalardan topladığımız fiyatlara göre kırtasiye ürünlerindeki artış oranı yüzde 92 ile yüzde 318 oranları arasında değişim göstermiştir.”

2023-2024 eğitim öğretim yılının başlamasına sayılı günler kaldı. Yeni dönem için hazırlık yapan aileler ise kırtasiye malzemeleri, ek kaynak kitapları, okul kıyafeti, servis hizmeti gibi eğitim ihtiyaçları nedeniyle büyük bir ekonomik yük ile karşı karşıya… Ekonomik kriz ve yoksulluk ile mücadele eden veliler, bu yük karşısında çaresiz.

Halk Tv’de yer alan habere göre, Eğitim-İş Bursa Şubesi, okula başlama maliyetini araştırdı. Buna göre, maliyetlerde yüzde 126 oranında artış oldu.

Şube Başkanı Yeliz Toy yaptığı açıklamada, “Okul öncesinde geçtiğimiz yıl eğitime başlama maliyeti 7 bin 626 TL iken bu yıl 17 bin 234 TL’ye yükselmiştir. İlkokulda ise geçtiğimiz yıl okula başlama maliyeti 12 bin 500 TL iken, bu yıl 28 bin 295 TL’ye ulaşmış durumdadır. Ortaokulda 13 bin 304 TL olan okula başlama maliyeti bu yıl 30 bin 6 TL’ye, lisede ise geçen yıl 13 bin 717 TL olan okula başlama maliyeti bu yıl 31 bin TL’ye ulaşmış durumdadır. Kırtasiyeler, internet alışveriş platformları ve mağazalardan topladığımız fiyatlara göre kırtasiye ürünlerindeki artış oranı yüzde 92 ile yüzde 318 oranları arasında değişim göstermiştir” dedi.

Okul forması fiyatlarında 3 kat, ayakkabı fiyatlarında ise 2 kat artış olduğunu söyleyen Toy, “Öğrencilerin servis ücretleri de henüz güncel fiyatlar belirlenmemiş olsa da şubat ayında servislere yapılan ara zam sonrası akaryakıta gelen yüzde 180’lik zam nedeniyle en az bu oranda yükselecektir” diye konuştu.

Gizli tarife oluşturuldu

“Çocuklarına nitelikli bir eğitim olanağı sağlamak için adres bölgesi dışındaki okulların kapısını çalan veliler 20 bin TL ile 60 bin TL arasında değişen bağış adı altında kayıt ücretleri ile karşı karşıya kalmaktadırlar” diyen Toy, şöyle konuştu:

“Tüm çocuklara nitelikli eğitim olanağı sunmakla sorumlu olan Milli Eğitim Bakanlığı, az sayıdaki nitelikli eğitim ortamına sahip okulun boş kalan kontenjanlarını ticaret ürünü gibi satmaktadır. Parası olanın nitelikli eğitimi devletten satın aldığı bir gerçeklikte Anayasamızdaki eğitimin parasız olduğu temel kuralı da tamamen boşa çıkarılmıştır.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın geçtiğimiz yıl kamuoyuna her okula ihtiyacı kadar ödenek gönderileceğini duyurmasına rağmen gönderilen ödenekler okulların ihtiyaç duyduğunun çok altında kalmıştır. Güvenlik, temizlik, bakım -onarım, personel gibi ihtiyaçlarını karşılayamayan okul idareleri boş kalan kontenjanları bağış adı altındaki kayıt ücretleri ile satışa çıkarmıştır.

Okula başlama maliyeti, kayıt ücretleri ve diğer maliyetler yoksulluğun daha fazla yaygınlaştığı bu ekonomik kriz ortamı, çocukların okuldan uzaklaşması ya da açık öğretim programlarına geçişlere neden olarak örgün eğitimi olumsuz etkileyecektir. Temel bir insan hakkı olan eğitim hakkının güvence altına alınması için Milli Eğitim Bakanlığı’nca gerici vakıf ve derneklere aktarılan milyarlarca TL’lik tutarın, aylık geliri yoksulluk sınırının altında kalan milyonlarca yoksul aileye eğitime başlama desteği olarak aktarılması gerekmektedir.

Bu koşullar altında okula başlayan ve aylık geliri yoksulluk sınırının altında kalan ailelerin her bir öğrencisi için en az 30 bin TL eğitime başlama desteği verilmesi gerekmektedir. Ekonomik krizin faturasını çocuklarımız ödememelidir.”

Paylaşın

“Akaryakıt Fiyatları Sonbaharda 50 Lirayı Bulabilir” İddiası

CHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Akın, benzin ve motorinin fiyatları üç ayda ikiye katlandığını belirterek, mevcut ekonomi verilerinin bu artışın daha da süreceğini gösterdiğini ifade etti. Akın, “Türk lirasında değer kaybı sürdükçe akaryakıt fiyatları daha da zamlanacak. Özellikle önümüzdeki sonbahar döneminde akaryakıt fiyatlarının 50 lirayı bile geçebileceği belirtiliyor” dedi.

ANKA’da yer alan habere göre; Akaryakıt zamlarının; başta ulaşım ve nakliye olmak üzere bütün sektörlerde üretim maliyetlerinin artmasına ve enflasyonun da yükselmesine neden olduğunu vurgulayan Akın açıklamasında şunları söyledi:

“Seçimin yapıldığı 14 Mayıs’ta benzinin litre fiyatı 19 lira 81 kuruş; motorinin litre fiyatı ise 18 lira 58 kuruş olarak pompaya yansıyordu. AK Parti iktidarı seçim öncesi Gabar’da bulunan petrol ile akaryakıt ürünlerinde yerli üretimin artacağı ve fiyatların ucuzlayacağı yönünde algı da yarattı. Ancak bugün gelinen noktada bütün sektörlerde temel bir girdi olan akaryakıt fiyatları seçimden bu yana üç ayda durmadan artıyor.

Benzin ve motorinin fiyatları üç ayda ikiye katlandığını söyleyen Akın, mevcut ekonomi verilerinin bu artışın daha da süreceğini gösterdiğini ifade ederek “Türk lirasında değer kaybı sürdükçe akaryakıt fiyatları daha da zamlanacak. Özellikle önümüzdeki sonbahar döneminde akaryakıt fiyatlarının 50 lirayı bile geçebileceği belirtiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Artışın en büyük nedeni Türk lirasındaki değer kaybı”

“Akaryakıt fiyatlarındaki artışın nedeninin uluslararası piyasaların etkisi olduğu” görüşünün gerçeği yansıtmadığını belirten Akın, “Türkiye’de akaryakıt fiyatlarında belirleyici olan brent petrolün fiyatı 14 Mayıs’ta 78 dolar düzeyindeyken, bugün 84 dolara işlem görüyor. Başka bir deyişle brent petrol fiyatındaki artış yüzde 7,6 oranıyla sınırlıyken, Türkiye’deki akaryakıt fiyatı neredeyse yüzde 100 oranında arttı. Bu veriler dikkate alındığında akaryakıt fiyatlarındaki artışın en büyük nedeninin Türk lirasındaki değer kaybı olduğu ortaya çıkıyor” dedi.

Akaryakıt zamlarının başta ulaşım ve nakliye olmak üzere bütün sektörlerde temel bir girdi olduğu için üretim maliyetlerinin artmasına neden olduğuna dikkat çeken Akın, sözlerini “Üretim maliyetlerinin artması çarşı, pazar ve raf fiyatlarına da zam olarak yansıyor. Başka bir deyişle akaryakıt zamları enflasyonda domino etkisi yaratacak. Litrede yaklaşık 6 liralık artış Temmuz 2023’te tarihi bir enflasyona neden olmuştu. Şimdi ağustos ayında da yapılan akaryakıt zamları enflasyonu daha da yükseltecek” diyerek bitirdi.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Kur Korumalı Mevduat’ı Azaltacak Düzenleme

Vadesi gelen Kur Korumalı Mevduat (KKM) hesaplarını standart Türk Lirası (TL) mevduata dönüştürme hedefi getirildi. Bu konudaki kriterleri tutturamayan bankalar ek menkul kıymet tesisine mecbur olacak.

Öte yandan döviz ve kıymetli maden mevduatına uygulanan zorunlu karşılık oranları artırıldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Türk lirası (TL) mevduatları artıracak, Kur Korumalı Mevduat’ı (KKM) azaltacak düzenlemeye gitti.

Resmi Gazete’de yayımlanan dört farklı tebliğe göre Merkez Bankası yabancı para mevduattan KKM’ye dönüşüm hedefi uygulamasına ve TL payına göre ilave/indirimli menkul kıymet tesis uygulamasına son verdi.

Değişiklikle, vadesi gelen kur korumalı mevduat hesaplarını standart TL mevduata dönüştürme hedefi getirildi. Bu konudaki kriterleri tutturamayan bankalar ek menkul kıymet tesisine mecbur olacak.

Öte yandan döviz ve kıymetli maden mevduatına uygulanan zorunlu karşılık oranları artırıldı.

Vadesiz, ihbarlı ve 1 aya kadar vadeli döviz hesapları için zorunlu karşılık oranı yüzde 29 oldu. 3 ay, 6 ay ve 1 yıla kadar vadeli döviz hesabı zorunlu karşılık oranı yüzde 25 oldu. 1 yıl ve daha uzun vadeli döviz hesabı zorunlu karşılık oranı ise yüzde 19 oldu.

Düzenlemeyle ne amaçlanıyor?

Yapılan düzenlemelerle TL mevduatlar artarken, kur korumalı hesaplardan TL mevduata geçiş sağlanarak KKM’nin azaltılması gözetiliyor. Böylece TL vadeli mevduat hesapları desteklenerek makro finansal istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlanması amaçlanıyor.

Bu kapsamda, Merkez Bankası’nca kur koruma desteği sağlanan hesaplardan TL hesaplara geçiş ve belli oranda kur korumalı hesapların yenilenmesinin hedeflenmesine, kur koruması bulunmayan TL payı seviyesinde artış hedefine geçildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’ndan (TCMB) Kur Korumalı Mevduat’a (KKM) ilişkin yapılan açıklama şu şekilde:

Sadeleşme süreci kapsamında yabancı para mevduattan kur korumalı mevduata dönüşüm hedefi uygulamasına ve TL payına göre menkul kıymet tesis ve zorunlu karşılık uygulamasına son verilmiştir.

Yapılan düzenlemelerle Türk lirası mevduatlar artarken, kur korumalı hesaplardan Türk lirası mevduata geçiş sağlanarak kur korumalı mevduatın azaltılması gözetilmektedir.

Böylece, Türk lirası vadeli mevduat desteklenerek makro finansal istikrarın güçlendirilmesine katkı sağlanması amaçlanmaktadır.

Bu kapsamda, Merkez Bankasınca kur koruma desteği sağlanan hesaplardan Türk lirası hesaplara geçiş ve kur korumalı hesapların belli oranda yenilenmesinin hedeflenmesine, Kur koruması bulunmayan Türk lirası payı seviyesinde artış hedefine geçilmesine, karar verilmiştir.

Sadeleşme süreci ve kur korumalı mevduatın Türk lirası mevduata geçişine ilişkin adımlar Para Politikası Kurulu’nun ilan ettiği ilkeler doğrultusunda devam edecektir.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan KKM için yatırımcılara “yeni bir finansal alternatif” sunduklarını söylemişti.

Kur korumalı mevduatların büyüklüğü Ağustosa ayı itibarıyla 117 milyar dolar seviyesine çıktı. Bu banka mevduatlarının yaklaşık yüzde 25’lik kesimine karşılık geliyor.

Reuters KKM karşılıkları için, TL’de seçim sonrası yaşanan düşüşe bağlı olarak Merkez Bankası’nın Haziran ve Temmuz aylarında 11 milyar dolar ödediğini aktarıyor. Dövize çevrilebilir mevduat uygulamasının maliyeti Hazine tarafından karşılandı.

“Bunu gerçekleştirmek kolay olmayacak”

Ekonomist Kerim Rota Merkez Bankasının bu kararını değerlendirdi. Rota’nın açıklamaları şöyle:

“1.5 yıl boyunca tasarrufları başka ülkenin paralarına endeskleyen bir ürünü gözümüzün içine baka baka “Liralaşma” diye satmaya çalıştılar. Bu kanaldan TCMB’ye gelen dövizden çok daha fazlasını seçim uğruna geri sattılar. Buna yatırım yapan bireyler ve şirketlere vergi muafiyeti sağladılar.

KKM’ye Hazine ve TCMB’den şimdiye dek tahminen 700 Milyar TL üzerinde nakit aktarım yaptılar. Bunun yardımıyla ömrü uzatılan ölçüsüz negatif reel faiz nedeniyle dünyanın en yüksek 5.enflasyonuna maruz kaldık. Enflasyonun çok altında faizlerle verilen kredilere ulaşabilenlere vahşi bir servet aktarımı yapıldı.

Yine bu nedenle son dönemde dünyada konut ve kira fiyatları reel olarak en çok artan ülke haline geldik. Muhtemelen gelir ve servet dağılımı en çok bozulan ülkelerden biri olduk. Bugün yayınlanan tebliği KKM ve ölçüsüz negatif reel faizin verdiği zarardan kademeli dönüş niyeti beyanı olarak okumak gerekir. KKM ve negatif reel faizden dönüş niyeti doğru olsa da bunu gerçekleştirmek kolay olmayacak.

Tasarruf sahibi ve yatırımcının paramıza karşı öyle bir güven kaybı oluştu ki, bunun sadece iki ürün arasındaki faiz farkı ile geri kazanılması kolay değil. Öncelikle Haziran ayında sözü verilen şeffaflık ve öngörülebilirlik sözlerinin arkasında durmak gerekir.“

Paylaşın

TOBB Duyurdu: Kapanan Şirket Sayısı Yüzde 30 Arttı

Temmuz ayında, kapanan şirket sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 30,3 kapanan kooperatif sayısı yüzde 17,1 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 86,5 arttı. Temmuz ayında, Bayburt ve Ardahan’da hiç şirket kurulmadı.

Haber Merkezi / Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), temmuz ayında ilişkin kapanan ve kurulan şirket verilerini açıkladı.

Buna göre; 2023’ün ilk 7 ayında, 2022’in ilk 7 ayına göre kurulan şirket sayısı yüzde 1,8 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 16,4 oranında azalmış olup kurulan kooperatif sayısı yüzde 71,5 arttı. 2023’ün ilk 7 ayında, 2022’in ilk 7 ayına göre kapanan şirket sayısı yüzde 0,1 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 23,8 oranında artmış olup kapanan kooperatif sayısında yüzde 3,9 azalış oldu.

Temmuz 2023’te, Temmuz 2022’ye göre kurulan şirket sayısı yüzde 11,7 kurulan kooperatif sayısı yüzde 133,1 oranında artmış olup kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 19,7 azaldı. Temmuz 2023’te, kapanan şirket sayısı 2022 yılının aynı ayına göre yüzde 30,3 kapanan kooperatif sayısı yüzde 17,1 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 86,5 artış oldu.

Bir önceki aya göre kurulan şirket sayısı yüzde 1,1 oranında azalmış olup kurulan kooperatif sayısı yüzde 24,2 kurulan gerçek kişi ticari işletme sayısı yüzde 1,6 arttı. Bir önceki aya göre kapanan şirket sayısı yüzde 10,7 kapanan kooperatif sayısı yüzde 25,4 kapanan gerçek kişi ticari işletme sayısında yüzde 4,8 artış gerçekleşti.

Temmuz  ayında Bayburt ve Ardahan’da hiç şirket kurulmadı

Temmuz 2023’te kurulan toplam 9.608 şirket ve kooperatifin yüzde 85,2’si limited şirket, yüzde 11,8’i anonim şirket, yüzde 2,9’u ise kooperatiftir. Şirket ve kooperatiflerin yüzde 36,7’si İstanbul, yüzde 11,2’si Ankara, yüzde 6,5’i İzmir’de kuruldu. Bu ay Bayburt ve Ardahan’da şirket kuruluşu gerçekleşmedi.

2023 yılında toplam 74.726 şirket ve kooperatif kurulmuştur. Bu dönemde kurulan toplam 64.270 limited şirket, toplam sermayenin yüzde 74,3’ünü, 8.721 anonim şirket ise yüzde 25,7’sini oluşturmaktadır. Temmuz ayında kurulan şirketlerin sermayelerinin toplamı, Haziran ayına göre yüzde 28,1 oranında artmıştır.

Temmuz 2023’te şirket ve kooperatiflerin 3.181’i ticaret, 1.381’i inşaat ve 1.347’si imalat sektöründe kurulmuştur. Temmuz 2023’de kurulan gerçek kişi ticari işletmelerinin; 469’u inşaat, 429’u toptan ve perakende ticaret motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 117’si imalat sektöründedir.

Bu ay kapanan şirket ve kooperatiflerin; 717’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 284’ü imalat, 251’i inşaat sektöründedir. Bu ay kapanan gerçek kişi ticari işletmelerinin 1.150’si toptan ve perakende ticaret, motorlu taşıtların ve motosikletlerin onarımı, 395’i inşaat,  264’ü imalat sektöründedir.

Temmuz 2023’te kurulan 282 Kooperatifin 197’si Konut Yapı Kooperatifi 48’i İşletme Kooperatifi, 11’i Tarımsal Kalkınma Kooperatifi olarak kuruldu. Temmuz 2023’te kurulan 975 yabancı ortak sermayeli şirketin 585’i Türkiye, 54’ü İran, 36’sı Rusya Federasyonu ortaklı olarak kuruldu.

Kurulan 975 yabancı ortak sermayeli şirketin 104’ü anonim, 871’i limited şirkettir. 2023 yılında kurulan şirketlerin 1.023’ü Belirli bir mala tahsis edilmemiş mağazalardaki toptan ticaret, 349’u İkamet amaçlı olan veya ikamet amaçlı olmayan binaların inşaatı ve 348’i Gayrimenkul acenteleri faaliyetleri sektöründe kuruldu. Kurulan yabancı ortak sermayeli şirketlerin toplam sermayelerinin %67,1’ini yabancı sermayeli ortak payını oluşturdu.

Paylaşın

Merkez Bankası 2023 Büyüme Beklentisini Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Ağustos ayında 2023 büyüme tahminini 3,7 olarak sabit tuttu. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,3’den yüzde 4’e düşürdü.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 43,82’den yüzde e 59,46’a yükseldi, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 33,21’den 42,01’e yükseldi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 19,04’ten yüzde 22,54’e yükseldi.

Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 28,46’dan 29,82’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 lira iken, bu anket döneminde 34,58 lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Ağustos ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,82 iken, bu anket döneminde yüzde 59,46 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 33,21 iken, bu anket döneminde yüzde 42,01 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 19,04 ve yüzde 22,54 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 18,94 iken, bu anket döneminde yüzde 19,34 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,17 iken, bu anket döneminde yüzde 19,19 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 28,46 TL iken, bu anket döneminde 29,82 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 TL iken, bu anket döneminde 34,58 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,3 iken, bu anket döneminde yüzde 4,0 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası, Yıl Sonu Enflasyon Beklentisini 59,46’ya Yükseltti

Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 43,82’den yüzde e 59,46’a yükseldi, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 33,21’den 42,01’e yükseldi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 19,04’ten yüzde 22,54’e yükseldi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 28,46’dan 29,82’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 lira iken, bu anket döneminde 34,58 lira olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası’nın 2023 büyüme tahmini ise 3,7 olarak sabit kaldı. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,3’den yüzde 4’e düşürdü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Ağustos ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,82 iken, bu anket döneminde yüzde 59,46 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 33,21 iken, bu anket döneminde yüzde 42,01 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 19,04 ve yüzde 22,54 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 18,94 iken, bu anket döneminde yüzde 19,34 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,17 iken, bu anket döneminde yüzde 19,19 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 28,46 TL iken, bu anket döneminde 29,82 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 TL iken, bu anket döneminde 34,58 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,3 iken, bu anket döneminde yüzde 4,0 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Yıl Sonu Dolar Kuru Beklentisi 29,82’ye Yükseldi

Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 28,46’dan 29,82’ye yükseldi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 lira iken, bu anket döneminde 34,58 lira olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 43,82’den yüzde e 59,46’a yükseldi, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 33,21’den 42,01’e yükseldi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 19,04’ten yüzde 22,54’e yükseldi.

Merkez Bankası’nın 2023 büyüme tahmini ise 3,7 olarak sabit kaldı. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,3’den yüzde 4’e düşürdü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Ağustos ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre; Katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 43,82 iken, bu anket döneminde yüzde 59,46 oldu. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 33,21 iken, bu anket döneminde yüzde 42,01 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 19,04 ve yüzde 22,54 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 18,94 iken, bu anket döneminde yüzde 19,34 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 19,17 iken, bu anket döneminde yüzde 19,19 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (Dolar/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 28,46 TL iken, bu anket döneminde 29,82 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 31,42 TL iken, bu anket döneminde 34,58 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,3 iken, bu anket döneminde yüzde 4,0 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Türkiye’nin Yurt Dışı Varlıkları Yüzde 4,8 Azaldı

Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, Haziran sonu itibarıyla, 2022 yıl sonuna göre yüzde 4,8 oranında azalarak 293,5 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 10,4 oranında azalışla 546,4 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Haziran 2023 raporunu açıkladı.

Buna göre, 2023 Haziran sonu itibarıyla, Uluslararası Yatırım Pozisyonu (UYP) verilerine göre, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, 2022 yıl sonuna göre % 4,8 oranında azalışla 293,5 milyar dolar, yükümlülükleri ise % 10,4 oranında azalışla 546,4 milyar dolar oldu.

Türkiye’nin yurt dışı varlıkları ile yurt dışına olan yükümlülüklerinin farkı olarak tanımlanan net UYP, 2022 yıl sonunda -301,6 milyar dolar iken 2023 Haziran sonunda -252,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Varlıklar alt kalemleri incelendiğinde, rezerv varlıklar kalemi 2022 yıl sonuna göre yüzde 15,7 oranında azalışla 108,6 milyar dolar, diğer yatırımlar kalemi yüzde 2,0 oranında artışla 123,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer yatırımlar alt kalemlerinden bankaların Yabancı Para ve Türk Lirası cinsinden efektif ve mevduatları yüzde 11,6 oranında artışla 50,2 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler alt kalemleri incelendiğinde, doğrudan yatırımlar (sermaye ve diğer sermaye) piyasa değeri ile döviz kurlarındaki değişimlerin de etkisiyle 2022 yıl sonuna göre yüzde 37,7 oranında azalışla 118,0 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Portföy yatırımları 2022 yıl sonuna göre yüzde 8,2 oranında azalışla 85,6 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 21,8 oranında azalışla 22,5 milyar dolar olurken, yurt dışı yerleşiklerin mülkiyetindeki DİBS stoku yüzde 29,1 oranında azalışla 0,9 milyar dolar, Hazine’nin tahvil stoku (yurt içi yerleşiklerce alınan tahvil stoku düşüldükten sonra) ise yüzde 4,8 artışla 43,9 milyar doları seviyesinde gerçekleşti.

Aynı dönemde, diğer yatırımlar 2022 yıl sonuna göre yüzde 4,7 oranında artarak 342,9 milyar dolar oldu. Yurt dışı yerleşiklerin yurt içi yerleşik bankalardaki Yabancı Para mevduatı, 2022 yıl sonuna göre yüzde 0,6 oranında artarak 41,9 milyar dolar olurken, TL mevduatı % 5,3 oranında artarak 14,9 milyar dolar oldu.

Bankaların toplam kredi stoku yüzde 4,8 oranında artarak 59,7 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin toplam kredi stoku yüzde 0,1 oranında azalarak 100,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Paylaşın

Özel Sektörün “Yurt Dışı Kredi Borcu” 154,6 Milyar Dolar

2023 haziran ayı sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı kredi borcu, 154,6 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Kredi borcu vadeye göre incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcunun 3,9 milyar dolar azalarak 145,8 milyar dolar olduğu gözlemlendi.

Haber Merkezi / Özel sektörün yurt dışından sağladığı kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 676 milyon dolar artarak 8,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği kayıtlara geçti.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcu Gelişmeleri Haziran 2023 raporunu açıkladı.

Buna göre; Haziran sonu itibarıyla, özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, 2022 yıl sonuna göre 3,2 milyar dolar azalarak 154,6 milyar dolar oldu. Vadeye göre incelendiğinde, 2022 yıl sonuna göre, uzun vadeli kredi borcunun 3,9 milyar dolar azalarak 145,8 milyar dolar; kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 676 milyon dolar artarak 8,8 milyar dolar düzeyinde gerçekleştiği gözlendi.

Borçluya göre dağılıma bakıldığında, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, bir önceki yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmalarının 8 milyon dolar arttığı, tahvil ihracı biçimindeki borçlanmalarının ise 1,5 milyar dolar azalışla 12,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Aynı dönemde, bankacılık dışı finansal kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları 40 milyon dolar azalmış, tahvil stoku ise 1,2 milyar dolar azalarak 1,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Söz konusu dönemde, finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmalarının 315 milyon dolar azaldığı, tahvil stokunun ise 902 milyon dolar azalarak 8,6 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, 2022 yıl sonuna göre bankaların kredi biçimindeki borçlanmaları 33 milyon dolar artışla 5,1 milyar doları; finansal olmayan kuruluşların kredi biçimindeki borçlanmaları ise 495 milyo dolar artışla 1,6 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Alacaklıya göre dağılım incelendiğinde, uzun vadeli kredi borcuna ilişkin olarak, Haziran sonu itibarıyla tahvil hariç özel alacaklılara olan borç, bir önceki yıl sonuna göre 1,3 milyar dolar artarak 103,7 milyar dolar olarak gerçekleşti. Kısa vadeli kredi borcuna ilişkin olarak ise, tahvil hariç özel alacaklılara olan borcun bir önceki yıl sonuna göre 198 milyon dolar artarak 7,7 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiği gözlendi.

Döviz kompozisyonuna bakıldığında, 145,8 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli kredi borcunun yüzde 59,0’ının dolar, yüzde 36,4’ünün Euro, yüzde 1,9’unun Türk lirası ve yüzde 2,7’sinin ise diğer döviz cinslerinden oluştuğu ve 8,8 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli kredi borcunun ise yüzde 39,1’inin dolar, yüzde 38,2’sinin Euro, yüzde 15,6’sının Türk lirası ve yüzde 7,1’inin diğer döviz cinslerinden oluştuğu görüldü.

Sektör dağılımı incelendiğinde, Haziran sonu itibarıyla, 145,8 milyar dolar tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun yüzde 34,7’sini finansal kuruluşların, yüzde 65,3’ünü ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu. Aynı dönemde, 8,8 milyar dolar tutarındaki kısa vadeli toplam kredi borcunun yüzde 76,1’ini finansal kuruluşların, yüzde 23,9’unu ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturdu.

Özel sektörün yurt dışından sağladığı toplam kredi borcu, Haziran sonu itibarıyla kalan vadeye göre incelendiğinde, 1 yıl içinde gerçekleştirilecek olan anapara geri ödemelerinin toplam 42,5 milyar dolar tutarında olduğu gözlendi.

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Konut Fiyatları Yüzde 95,9 Arttı

Konut fiyatları, haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 4,8 oranında artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 95,9, reel olarak ise yüzde 38,0 oranında artış kaydetti.

Haber Merkezi / İstanbul, Ankara ve İzmir’de konut fiyatları haziran ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 4,0, 5,6 ve 4,9 oranlarında artarken, bir önceki yılın aynı ayına göre, sırasıyla yüzde 85,1, 106,0 ve 100,0 oranlarında artış kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), Konut Fiyat Endeksi (KFE) Haziran 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 4,8 oranında artan KFE, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 95,9, reel olarak ise yüzde 38,0 oranında artış kaydetti.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyatlarındaki gelişmeler değerlendirildiğinde, haziran ayında bir önceki aya göre, sırasıyla yüzde 4,0, 5,6 ve 4,9 oranlarında artış gözlendi. Konut fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 85,1, 106,0 ve 100,0 oranlarında artış gösterdi.

Öte taraftan TÜİK’in temmuz ayı verilerine göre; Türkiye genelinde konut satışları temmuz ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,7 artarak 109 bin 548 oldu. Konut satışlarında İstanbul 15 bin 724 konut satışı ve yüzde 14,4 ile en yüksek paya sahip oldu.

Satış sayılarına göre İstanbul’u 9 bin 688 konut satışı ve yüzde 8,8 pay ile Ankara, 5 bin 203 konut satışı ve yüzde 4,7 pay ile İzmir izledi. Konut satış sayısının en az olduğu iller sırasıyla 27 konut ile Ardahan, 40 konut ile Hakkâri, 91 konut ile Tunceli oldu.

Ayrıca, Merkezi İngiltere’de bulunan emlak danışmanlık firması Knight Frank 2023 yılına ait Global Konut Fiyat Endeksi’ni yayınladı. Küresel konut fiyatlarının 2015’ten bu yana en yavaş yükselişini yaşadığı 2023 ilk çeyreğinde Türkiye, en yüksek artışın yaşandığı ülke oldu.

Türkiye’de konut fiyatlarının 12 aylık yükselişi yüzde 132,8 olarak kayıtlara geçerken, bu yılın ilk çeyreğindeki artış yüzde 22,2 oldu. 150 şehri kapsayan konut fiyatları araştırmasında da Ankara, İzmir ve İstanbul, dünyada konut fiyatlarının en hızlı yükseldiği iller olarak kayıtlara geçti. Yılın ilk çeyreğinde konut fiyatları Ankara’da yüzde 135,3, İzmir’de yüzde 133 ve İstanbul’da yüzde 127,3 oranında arttı.

Paylaşın