Pakistan, 200 Binden Fazla Afganistanlı Sığınmacıyı Sınır Dışı Etti

“Şimdiye kadar 200 binden fazla Afgan sığınmacı ülkesine iade edildi” diyen Pakistan İçişleri Bakanı Bugti, sınır dışı işlemlerini Pakistan’ın Afganistan sınırındaki iki eyaleti olan Belucistan ve Hayber Pahtunhva’daki sınır kapılarından sorunsuz biçimde gerçekleştiğini belirtti.

Pakistan hükümetinin verdiği sayılara göre ülkede yaşayan Afgan sığınmacıların sayısı yaklaşık 4 milyon 400 bin. 1 milyon 700 bin civarında sığınmacının ise geçerli izin belgeleri olmadan ülkede ikamet ettikleri kaydediliyor.

Afgan sığınmacılara “gönüllü geri dönüş” için verilen sürenin 1 Kasım tarihinde dolması üzerine Pakistan hükümeti, sığınmacıları sınır dışı etme işlemlerini hızlandırdı. Pakistan İçişleri Bakanı Senatör Sarfraz Bugti Alman haber ajansı dpa’ya yaptığı açıklamada, “Şimdiye kadar 200 binden fazla Afgan sığınmacı ülkesine iade edildi” dedi.

Pakistan İçişleri Bakanı Bugti, sınır dışı işlemlerini Pakistan’ın Afganistan sınırındaki iki eyaleti olan Belucistan ve Hayber Pahtunhva’daki sınır kapılarından sorunsuz biçimde gerçekleştiğini belirtti.

Pakistan hükümetinin verdiği sayılara göre ülkede yaşayan Afgan sığınmacıların sayısı yaklaşık 4 milyon 400 bin. 1 milyon 700 bin civarında sığınmacının ise geçerli izin belgeleri olmadan ülkede ikamet ettikleri kaydediliyor.

Pakistan hükümeti, belgesi olmayan ya da yasa dışı olarak bulunan Afgan sığınmacıların ülkelerine iade edileceğini geçen ay duyurmuştu. Bu adım, Birleşmiş Milletler (BM), Batılı ülkeler ve uluslararası insan hakları grupları tarafından eleştirilmişti. Pakistan hükümetinin ikamet izni olmayan sığınmacılara gönüllü geri dönüş için verdiği süre 1 Kasım tarihinde doldu.

Taliban’ın yönetimde olduğu Afganistan’da İçişleri Bakanlığı Cuma akşamından Cumartesi sabahına kadar geçen sürede, “zorla sınır dışı edilen” yaklaşık 57 bin Afgan vatandaşının ülkeye girdiğini açıkladı.

Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütü, sınır dışı edilmesi beklenenler arasında yaklaşık 200 Afgan gazetecinin de bulunduğunu duyurdu. Örgüt gazetecilerin Afganistan’a iade edilmeleri halinde hayatlarının da tehlike altına gireceğini kaydetti. Taliban’ın 2021 yazında ülkede iktidara gelmesinin ardından çok sayıda gazeteci ülkeyi terk etmiş ve Pakistan’a sığınmıştı.

Pakistan kararını ülkeye sınır ötesinden gelen saldırılarla ilişkilendirip, İslamcı militanların düzenlediği saldırıların ve suç olaylarının ülke güvenliğini bozduğunu ileri sürüyor. Afganistan ise bu suçlamaları reddediyor. Taliban hükümetinde başbakan görevini üstlenen Molla Hasan Ahund sınır dışı işlemlerine karşı çıkarak “Bu tüm prensiplere yüzde yüz aykırı, gelin yüz yüze konuşalım” dedi.

Paylaşın

İsrail – Filistin Savaşı: Gazze’ye Can Kaybı 9 Bin 488’e Yükseldi

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonuyla başlayan İsrail – Filistin savaşının 29. gününde, İsrail saldırılarında Gazze’de hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı en az 9 bin 488’e yükseldi.

Bakanlık, hayatını kaybedenlerin 3 bin 900’ünün çocuk olduğunu açıkladı. Bakanlık ayrıca, ölenlerin 2 bin 500’ünün kadın olduğu bilgisini de paylaştı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’deki ‘Aksa Tufanı’ saldırısıyla başlayan İsrail saldırılarında hayatını kaybeden Filistinliler hakkında son bilgileri paylaştı.

Gazete Duvar’ın Reuters haber ajansının aktardığına göre, Sağlık Bakanlığı, son 29 gün içinde İsrail’in saldırılarında Gazze’de hayatını kaybedenlerin sayısının en az 9 bin 488’e yükseldiğini bildirdi. Bu kişilerin 3 bin 900’ünün çocuk olduğu açıklandı. Açıklamada, ölenlerin 2 bin 500’ünün kadın olduğu bilgisi de paylaşıldı. Bakanlık açıklamasında, “Enkaz altında 1250’si çocuk 2 bin 200 kişi bulunduğu yönünde kayıp ihbarı aldık” denildi.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin El Kassam Tugayları, 7 Ekim sabahı İsrail’e yönelik ‘Aksa Tufanı’ isimli kapsamlı saldırı düzenlemiş, İsrail ordusu da Gazze Şeridi’ne yoğun hava bombardımanı başlatmıştı. İsrail, Gazze’den düzenlenen saldırılarda 315’i asker 1400’den fazla İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin yaralandığını duyurdu.

İsrail’e göre, Gazze’ye kara operasyonlarının başladığı 31 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ndeki çatışmalarda ölen asker sayısı 25’e yükselirken, Kassam Tugayları’nın elinde 242 İsrailli rehine bulunuyor. İşgal altındaki Batı Şeria’da da bir İsrail askeri öldü. Batı Şeria ve Kudüs’te İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimciler 144 Filistinliyi öldürdü.

İsrail ordusu ile Hizbullah arasında 8 Ekim’den bu yana yaşanan çatışmalarda ise 56 Hizbullah mensubu ile dört İsrail askeri öldü.

Paylaşın

Nepal’de 6,4 Büyüklüğünde Deprem: En Az 143 Ölü, Yüzlerce Yaralı

Büyük bölümü Himalayaların eteklerinde yer alan Güney Asya ülkesi Nepal’de meydana gelen 6,4 büyüklüğündeki depremde en az 143 kişi hayatını kaybetti, yüzlerce kişi de yaralandı.

Haber Merkezi / Dünyanın en aktif tektonik bölgelerinden birinde yer alan Nepal’de, 2015 yılının nisan ayında meydana gelen 7.8 büyüklüğündeki depremde 10 bine yakın kişi hayatını kaybetmişti.

Depreme ilişkin açıklama yapan yetkililer, ölü sayısının artmasının beklendiğini ve birçok köyle iletişimin kesildiğini belirtti.

Nepal Ulusal Sismoloji Merkezi, depremin yerel saatle 23.47’de ülkenin Karnali eyaletinin Jajarkot bölgesinde meydana geldiğini bildirdi. Merkez, depremin 100 km derinlikte olduğunu aktardı.

Öte yandan Hindistan Ulusal Sismoloji Merkezi, depremin başkent Yeni Delhi dahil olmak üzere kuzey Hindistan’ın diğer bölgelerinde de hissedildiğini açıkladı.

Hindistan Ulusal Sismoloji Merkezi, “Deprem: 6,4, 03-11-2023, 23:32:54 IST, Enlem: 28,84 ve Boylam: 82,19, Derinlik: 10 Km” açıklamasında bulundu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Jeolojik Araştırma Kurumu, depremin büyüklüğünün 5,6 olduğunu açıkladı. Almanya Yer Bilimleri Araştırma Merkezi (GFZ), depremin 10 km (6,2 mil) derinlikte 6,2 büyüklüğünde olduğunu belirtti.

6,4 büyüklüğündeki deprem, Nepal’de bir ay içinde meydana gelen üçüncü şiddetli deprem olarak kayıtlara geçti. 2 Ekim’de ülkeyi 6,2 büyüklüğünde bir deprem vurmuştu.

Dünyanın en aktif tektonik bölgelerinden birinde yer alan Nepal’de, 2015 yılının nisan ayında meydana gelen 7.8 büyüklüğündeki depremde 10 bine yakın kişi hayatını kaybetmişti.

Paylaşın

Pakistan’da Bombalı Saldırı: 5 Ölü, 22 Yaralı

Pakistan’ın başkenti İslamabad’ın yaklaşık 350 kilometre güneybatısındaki Dera İsmail Han’da polis devriyesini hedef alan bombalı saldırıda en az beş kişi hayatını kaybetti. Saldırıda 21 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Haber Merkezi / Polis yetkilisi Muhammed Adnan, bombanın Dera İsmail Han kentinde bisiklete yerleştirilen bombanın bir polis devriyesinin yakınında patlatıldığını söyledi.

Pakistan Başbakanı Anvarul Hak Kakar, saldırıda hayatını kaybedenlerin yakınlarına taziyelerini iletti. Kakar, “Kolluk kuvvetlerinin fedakarlıkları sayesinde teröristlerin kötü niyetlerini boşa çıkarıyoruz” diye ekledi.

Saldırıyı henüz üstlenen olmazken, geçen yılın kasım ayında ateşkesini sona erdiren Tehrik-i Taliban Pakistan (Pakistan Taliban Hareketi, TTP) sık sık güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar düzenliyor.

Örgüt, geçtiğimiz temmuz ayında, Belucistan’ın Zhob ve Sui bölgesinde düzenledikleri saldırıda Pakistan Ordusuna bağlı 12 askeri öldürmüştü.

Pakistan’ın güneybatısında yer alan Belucistan, ülkenin en büyük eyaleti. Batıdan İran, kuzey ve kuzeybatıdan Afganistan, kuzeydoğudan Hayber Pahtunhva, doğudan Pencab ve Sind eyaletleri ile çevrilidir. Güneyde Umman Denizine 1062 kilometrelik kıyısı vardır. Eyalet bugünkü sınırlarıyla 1 Temmuz 1970’te oluşturulmuştur.

Paylaşın

Netanyahu’dan Geçici Ateşkes Açıklaması: Rehineler Serbest Bırakılmalı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşının 28. gününde açıklamada bulunan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, bir ateşkes için Hamas’ın tüm rehineleri serbest bırakmasını şart koştu.

Haber Merkezi / İsrail Başbakanı Netanyahu, “İsrail, rehinelerin geri dönüşünü içermeyen bir geçici ateşkes anlaşmasını reddediyor” dedi.

Başta ABD olmak üzere bir kısım uluslararası kamuoyu İsrail’e, insani yardım dağıtımı için İsrail’e saldırılara ara vermesi çağrısı yaparken, Türkiye’nin de içinde olduğu çok sayıda ülke “acil ateşkes” çağrısı yapıyor.

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenlerin son 24 saatte 166 artarak 9 bin 227’ye yükseldiğini duyurdu.

Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerin 3 bin 826’sının çocuk, 2 bin 405’inin kadın olduğu bildirildi. Bakanlığın verilerine göre saldırılar sonucu 23 bin 516 kişi de yaralandı, 2 binden fazla kişi ise kayboldu.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA) Direktörü Philippe Lazzarini, Gazze Şeridi’nde artan ölü sayısı karşısında artık tali hasardan söz etmenin mümkün olmadığını belirtti.

Lazzarini, Gazze’deki duruma ilişkin Perşembe günü yaptığı açıklamada, “Gazze Şeridi’nden yeni döndüm. Yürek parçalayıcıydı. İnsanlar ateşkes talep ediyor. Bu trajedinin sona ermesini istiyorlar. İnsani yardım çalışmalarımdaki en üzücü günlerden biriydi” dedi.

Lazzarini, yakıt yetersizliği, devam eden bombardıman, altyapının hasar görmesi ve iletişim ağlarındaki aksaklıklar nedeniyle insani yardımın çok zor olduğunu belirtti. Gazze Şeridi’ndeki yaklaşık 625 bin öğrencinin eğitime erişime bulunmadığını kaydeden Lazzerini, eğitim tesislerinin yüzde 40’tan fazlasının hasar gördüğünü de sözlerine ekledi.

ABD’den “iki devletli” çözüm açıklaması

ABD Dışişleri Bakanı Anthony Blinken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Tel Aviv’de bir araya geldikten sonra bir basın toplantısı düzenledi. Blinken, güvenli bir İsrail’in gerçek olabilmesi için Filistin halkının da kendi devleti olması gerektiğini söyledi.

İki devletli çözümün barış için “tek yol” olduğunu savunan Blinken, bölge ülkelerine yapacağı ziyaretlerin ana amacının gerginliği azaltmak ve yayılmasını engellemek olacağını söyledi. Bakan Blinken Filistinli sivillerin korunması için daha fazla çaba gösterilmesi gerektiğini de kaydetti.

İsrail’in “asla tek başına kalmayacağı” yönündeki ABD politikasını tekrarlayan Blinken, saldırılara insani ara verilmesi konusunun da İsrail yönetimi ile konuşulduğunu söyledi. Blinken, Gazze’deki hastanelere yakıt ulaştırılması için bazı yollar üzerine anlaşıldığını da kaydetti.

Hasan Nasrallah: Siyonistlerle mücadele…

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarından sonra Lübnan Hizbullah’ının lideri Hasan Nasrallah ilk kez açıklamalarda bulundu.

Nasrallah sözlerine öldürülen sivilleri anarak başladı. Nasrallah “Eğer tam meşruiyete sahip bir savaş istiyorsak Siyonistlerle mücadele savaşı kadar insani, ahlaki ve dini açıdan tam anlamıyla meşru bir mücadele bulamayacağız” şeklinde konuştu.

İsrail Başbakanı Netanyah, Hizbullah lideri Nasrallah’a cevap verdi: Kuzeydeki düşmanımıza söylüyorum: Bizi yanlış anlama. Bir hata sana hayal bile edemeyeceğin bir şekilde pahalıya mal olur.

Paylaşın

Hizbullah Lideri Nasrallah: Gazze’deki Savaşın Sorumlusu ABD

Filistin – İsrail savaşının 28. gününde açıklamada bulunan Lübnan Hizbullah’ı lideri Hasan Nasrallah, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği’nin de aralarında bulunduğu uluslararası kuruluşların Filistin’de yaşananlara sırtını döndüğünü ve Gazze’deki savaşın sorumlusunun doğrudan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) olduğunu söyledi. 

Konuşmasında Filistin meselesine dair dört konuya vurgu yapmak istediğini belirten Nasrallah, bunları şu şekilde sıraladı; Birincisi, çocuklar dahil binlerce Filistinli İsrail’in elinde tutuklu. İkincisi, Kudüs. Mescid-i Aksa’da geçen haftalarda neler oldu? Üçüncüsü, Gazze’de iki milyonu aşkın insan, toplama kamplarında yaşıyor. Dördüncüsü de Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerinin varlığı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları öncülüğündeki Filistinli direniş grupları ile İsrail güçleri arasındaki çatışmalar 28’inci gününde devam ederken, Lübnan Hizbullah’ı lideri Hasan Nasrallah, cuma namazı sonrası çatışmalarla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; konuşmasında doğrudan Washington’a mesajlar veren Lübnan Hizbullah’ı lideri Nasrallah, şu ifadeleri kullandı:

“Bölgedeki cephelerin genişlemesini önlemek isteyen herkes Gazze Şeridi’ne yönelik saldırganlığı durdurmalıdır. Amerikalılara, bölgesel bir savaşı önlemek isteyen herkesin Gazze’ye yönelik saldırganlığı durdurmak için acele etmesi gerektiğini söylüyorum. ABD’ye, Gazze’ye yönelik saldırıyı durdurabileceğinizi çünkü bunun sizin saldırınız olduğunu söylüyorum.

Biz savaşa zaten 8 Ekim’de girdik. Sınırda olup bitenlere tarafsız bir gözle bakarsanız, bunun çok önemli ve anlamlı olduğunu görürüz. Lübnan cephesinde yaşananlar Temmuz Savaşı’nda (2006) bile yaşanmamıştı. Sınırdaki operasyonlarımız düşman araçlarını, askerlerini ve ekipmanlarını hedef almaktadır. Lübnan’daki İslami Direniş, ekim ayından bu yana bir savaş yürütüyor ve bu daha önceki savaşlardan farklı.

Operasyonlarımız düşmanı kuvvetlerini (Lübnan sınırında) sınırda tutmaya ve daha fazlasını harekete geçirmeye zorladı. Lübnan Cephesi, Gazze’ye saldırmak için kullanılacak güçlerin büyük bir bölümünü burada tutmaya mecbur etti. İşgal ordusunun lojistik güçlerinin yaklaşık üçte biri Lübnan sınırına yönlendirildi. Sınırdaki operasyonlar düşman liderliğinde ve hatta Washington’da endişe ve korku durumu yarattı.”

Cuma namazı sonrası başkent Beyrut’ta toplanan binlerce kişiye hitap eden ve dünyanın yakından takip ettiği konuşmasına “Savaşta hayatını kaybedenlere ölüler demeyin, Kuran’a göre onlar diridirler. Şehit yakınlarına da üzülmeyin, gurur duyun diyoruz.” diye başladı.

Filistinlilerin yaşadıklarına uluslararası toplumun ve kuruluşların ve sırtını döndüğünü dile getiren Nasrallah, “Avrupa Birliği, Birleşmiş Milletler, İslam İşbirliği Teşkilatı ve Arap Birliği, Filistin’de neler olduğuna dair tamamen gözlerini kapattılar. Kimse parmağını bile kıpırdatmadı.” dedi.

“Kendimizi feda etmeye hazırız.” ifadesini kullanan Hizbullah lideri, “Televizyonlardan Gazze halkını izliyoruz. Enkazın altında bile vatan için kendimizi feda etmeye hazırız diyorlar. Cesaret, sabır… Aynı durum Batı Şeria halkı için de geçerli.” şeklinde konuştu.

İsrail’de 7 Ekim’de hayatını kaybeden yerleşimcilerin İsrail askerlerince öldürüldüğünü ileri süren Hizbullah lideri, “İşgal güçleri yerleşim yerlerini geri almaya gittiğinde, yerleşimcilere karşı katliam yapanlar kendileriydi. Dünya, Hamas tarafından öldürüldüğü iddia edilen sivillerin çoğunun aslında İsrail ordusu tarafından öldürüldüğünü anlayacak” iddiasında bulundu.

Konuşmasında Filistin meselesine dair dört konuya vurgu yapmak istediğini belirten Nasrallah, bunları şu şekilde sıraladı; Birincisi, çocuklar dahil binlerce Filistinli İsrail’in elinde tutuklu. İkincisi, Kudüs. Mescid-i Aksa’da geçen haftalarda neler oldu? Üçüncüsü, Gazze’de iki milyonu aşkın insan, toplama kamplarında yaşıyor. Dördüncüsü de Batı Şeria’daki Yahudi yerleşim birimlerinin varlığı.

Nasrallah, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu dört mesele için büyük bir şey olmalıydı ki siyonist rejimi, Washington’ı, Londra’yı ve dünyayı sallamalıydı. İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’deki saldırısını bu meseleler tetikledi. Diğer Filistinli gruplar Hamas’ı destekledi. Şok edici bir sürpriz operasyondu. Kararın alınması ve harekete geçilmesi yüzde yüz Filistinlilerin kararıydı.

Hiçbir bölgesel ya da küresel mesele ile ilgili değildi. Hepiniz izliyorsunuz ki cesaretli ve kahramanca bir operasyondu. İsrail üzerinde siyasi ve diplomatik ve deprem etkisi yarattı. Operasyon, bu oluşumun (İsrail) bugünü ve geleceği üzerinde etkileri olacak stratejik sonuçlar doğurdu.”

“İsrail, Aksa Tufanı’nın ilk gününden itibaren Amerika’dan silah ve para istedi.” diyen ve Tel Aviv yönetimini ‘zayıf’ diye nitelendiren Nasrallah, “Aksa Tufanı operasyonu, İsrail’in zayıf, güçsüz, kırılgan ve bir örümcek ağından daha zayıf olduğunu ortaya koydu. Amerika’nın İsrail’i kucaklamakta, desteklemekte ve arkasında durmakta gösterdiği hız, bu varlığın zayıflığını ve başarısızlığını gösterdi.” dedi.

İran’ın, İslam Devrimi’nden bu yana ‘direniş hareketlerini’ açıktan desteklediğini kaydeden Nasrallah, bununla birlikte Tahran’ın, Lübnan ve Filistin’deki hareketlere hiçbir şeyi empoze etmediğini söyledi.

Açıklamaları sık sık tekbirlerle kesilen Nasrallah, konuşmasının sonunda Washington’a ‘tehditlerinin anlamsız’ olduğu çıkışında bulundu.

Nasrallah, “Güneydeki operasyonlarımıza devam edersek ABD’nin İran’ı bombalayacağına dair mesajlar aldık. Bu tehditleriniz bizi korkutmaz ve bizi tehdit ettiğiniz filolarınızla karşı karşıya gelmeye ve mücadeleye hazır olduğumuzu söylüyoruz. Irak’tan, Afganistan’dan ve diğer ülkelerden nasıl aşağılanmış bir şekilde çıktınız?” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında 3 Bin 826 Çocuk Hayatını Kaybetti

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan İsrail -Filistin savaşı 28. gününde. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in saldırılarında hayatını kaybedenlerin son 24 saatte 166 artarak 9 bin 227’ye yükseldiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerin 3 bin 826’sının çocuk, 2 bin 405’inin kadın olduğu bildirildi. Bakanlığın verilerine göre saldırılar sonucu 23 bin 516 kişi de yaralandı, 2 binden fazla kişi ise kayboldu.

Çatışmalar bu sabah İsrail’in dün kara operasyonunu genişlettiği kuzeyde ve Gazze Şehri’nin beş farklı bölgesinde yaşanıyor. Batı Gazze ise en yoğun saldırıların yaşandığı yer.

İsrail ordusu, Hamas ile çatışmalarında havadan, denizden ve karadan ateş açıyor. Hamas dün İsrail ordusuna karşı tanksavar füzeler kullanarak savaştıkları yönünde açıklama yapmıştı.

Hava saldırıları, Gazze Şehri yakınlarında, özellikle yaklaşık 14 bin kişinin sığındığı El Kudüs Hastanesi’nin çevresinde dün gece boyunca devam etti.

Filistinli bir kaynak, İsrail’in Filistin hedeflerine yönelik hava, kara ve deniz saldırılarını durdurma sözü verdiği günlük bir ateşkes önerisinin bulunduğunu doğruladı.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’ndan (AWP) aktardığı habere göre kaynak, ajansa teklifin, gündüz sakinliğinin yalnızca 12 saat sürmesi, şafak vakti başlayıp gün batımında sona ermesi ve geri kalan ayrıntılar üzerinde anlaşmaya varıldıktan sonra duyurulacak belirli saatlerde sona ermesini öngördüğünü açıkladı.

Ayrıca haberde söz konusu ateşkesin uygulanma tarihi konusunda henüz bir anlaşmaya varılmadı ve Hamas’ın önerilen tüm maddelere henüz onay vermediği ifade edildi.

ABD Savunma Bakanlığı (Pentagon), Hamas’ın “yeniden toparlanmasına” yol açacağına ilişkin endişelerden dolayı İsrail ve Hamas arasında ateşkesi desteklemediklerini bildirdi.

ABD’de Temsilciler Meclisi, İsrail’in Hamas’la savaşı için 14.3 milyar dolar yardımı onayladı. Beyaz Saray, Cumhuriyetçilerin liderliğindeki meclisin planında Gazze’ye insani yardımın yer almamasının kriz derinleşirken “vahim bir hata” olduğunu söyledi.

Senato ise Ukrayna ve Gazze için yardımı da içeren kendi tasarısını hazırlamayı planlıyor. Beyaz Saray, açıklamasında “Bu tasarı, acil ulusal güvenlik yardımı sağlamaya yönelik normal, iki partili yaklaşımı bozacaktır” diye yazdı.

Açıklamada, Cumhuriyetçi Parti’nin (GOP) tutumunun “önümüzdeki yıllarda güvenliğimiz ve ittifaklarımız açısından yıkıcı sonuçlar doğuracağı” ifade edildi.  Beyaz Saray, oylamadan önce özellikle Yahudi Demokratları arayarak tasarıyı reddetmeleri için milletvekillerine doğrudan çağrıda bulunuyordu.

Toplamda sadece iki Cumhuriyetçi tasarıya karşı çıktı. Cumhuriyetçiler, İsrail’in savaş taktikleri hakkında soru soran Demokratları antisemitik olmakla suçluyor.

İsrail Hizbullah hedeflerini de vurdu

İsrail Ordusu, Lübnan’daki Hizbullah mevzilerinden düzenlenen saldırılara yanıt olarak Perşembe akşamı Hizbullah’a ait çok sayıda hedefin vurulduğunu duyurdu. Bu arada Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’ın, İsrail-Hamas savaşına dair bugün yapacağı konuşma merakla bekleniyor. Uzmanlar, İran tarafından desteklenen Hizbullah’ın İsrail’e resmen savaş ilan edebileceğini belirtiyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Hagari, konuya dair açıklamasında, “İran, temsilcisi aracılığıyla İsrail’i oyalamaya çalışsa da bizim tüm konsantrasyonumuz Hamas’ı yok etmek üzerine” dedi.

İsrail Cumhurbaşkanı: İnsani hukuka uyuyoruz

İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, “uluslararası ve insani hukuka uyan bir ülke olarak” Gazze’dekilere hava saldırısı uyarısı içeren 1 milyon bülten attıklarını belirtti. Herzog ayrıca mesajlar gönderildiğini ve aramalar yapıldığını” ifade etti.

Herzog, “Bombalanan bölgeden çıkmalarını istiyoruz. Çıkarsanız biz insani hukuka uygun olarak girebilir ve halkımızı koruyabiliriz” dedi.

Paylaşın

ABD’den Türkiye, Çin Ve BAE Merkezli 130 Firma Ve Kişiyi Rusya Yaptırımı

Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Türkiye, Çin ve BAE merkezli 130 firma ve kişiyi Rusya yaptırımları listesine aldığını açıkladı. Türkiye merkezli Berk Türken ve firmaları yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Türken’in yaptırımların arkasından dolanarak malları Türkiye’den Rusya’ya taşımak için ödemeleri ve nakliyeleri ayarladığını söyledi.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre; Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Ukrayna işgali  sonrası Rusya’nın askeri araç ve ekipmanlara erişimini engellemek amacıyla Türkiye, Çin ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli 130 firma ve kişiyi yaptırım listesine aldığını açıkladı.

Hazine Bakanlığı Yabancı Varlıklar Kontrol Ofisi tarafından uygulanan yaptırımlar, savaş alanında ihtiyaç duyulan ekipmanın tedarikinde Moskova’ya yardım ettiği iddia edilen tedarikçi ve nakliyeciler gibi üçüncü taraf firmalar ve kişileri hedef alıyor.

Buna ek olarak Dışişleri Bakanlığı da, Rusya’nın enerji üretimi ile metal ve madencilik sektörünü hedef alan diplomatik yaptırımlar uyguladı.

Perşembe günü açıklanan yaptırımların hedefinde Rus istihbaratıyla bağlantılı olduğu iddia edilen Türk uyruklu Berk Türken ve firmaları yer alıyor.

ABD Hazine Bakanlığı, Türken’in yaptırımların arkasından dolanarak malları Türkiye’den Rusya’ya taşımak için ödemeleri ve nakliyeleri ayarladığını söyledi.

Havacılık ekipmanı, veri aktarımı için makineler sevk ettiği iddia edilen bir dizi Birleşik Arap Emirlikleri firmasına da yaptırım uygulandı.

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) merkezli ARX Financial Engineering adlı şirket ise, yaptırım altındaki Rus bankası VTB Bank’tan Rus rublesi gönderilip ABD dolarına çevrilmesinde rol oynadığı gerekçesiyle yaptırıma uğradı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 9 Bini Aştı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonunun ardından başlayan Filistin – İsrail savaşının 27. gününde, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 9 bin 61’e yükseldi.

Haber Merkezi /  Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, hayatına kaybedenlerden 3 bin 760’ının çocuk, 2 bin 326’sının kadın olduğunu kaydetti. Bakanlık açıklamasında, 32 binden fazla kişinin de yaralandığını da belirtti.

Sınır Tanımayan Doktorlar (MSF) örgütü, Refah Sınır Kapısı’nın yaralılara ve yabancı ülke vatandaşlarına açılmasına ve Mısır tarafına geçişler olmasına rağmen hâlâ 20 binden fazla yaralının Gazze Şeridi’nden çıkamadığını açıkladı.

Bir kısım ağır yaralının ve 22 uluslararası MSF çalışanının sınır kapısından geçtiğini belirten örgüt açıklamasında, “Ne var ki, Gazze’de hâlâ ablukadan dolayı sağlık hizmetlerine ancak sınırlı erişimi olan 20 binden fazla insan var” ifadesini kullandı.

Gazze’den ayrılmak isteyenlere daha fazla bekletilmeden izin verilmesi gerektiğini savunan MSF, bu kişilerin geri dönüşlerine de olanak tanınması gerektiğini ifade etti.

Açıklamada, MSF’nin Filistin personelinin hâlâ bölgede hizmet verdiği kaydedilerek, bir başka uluslararası ekibin de “koşullar izin verir vermez” bölgeden ayrılan ekibin yerini almak için beklediği ifade edildi.

Birleşmiş Milletler ve diğer insani yardım örgütleri, 2 milyon 400 bin nüfuslu Gazze Şeridi’nde gıda, yakıt ve ilaç eksikliğinde emsalsiz bir felaket yaşandığına dikkat çekiyor.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail bombardımanında hayatını kaybedenlerin sayısının 8 bin 786’ya çıktığını açıklamıştı. Bakanlığın verilerine göre öldürülenlerin 3 bin 648’i çocuk.

İsrail, bir tabur komutanının öldürüldüğünü doğruladı

İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki Hamas savunma hattını kırdığını ve bölgenin merkezindeki mevzilerin kontrolünü ele geçirdiğini söyledi.

Hagari, açıklamasında, “Askerlerimiz, Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki Hamas savunma hatlarını tahrip etmeye ve merkezi bölgeleri kontrol altına almaya devam ediyor. Faaliyetlerimizi yoğunlaştırarak kendimize belirlediğimiz plan ve hedefler doğrultusunda ilerlemeye devam ediyoruz. Avaşın her safhasında avantaja sahibiz. Savaş alanındaki birliklerimize sürekli mühimmat ve koruyucu ekipman tedariki devam ediyor” dedi.

Tuğgeneral Itzik Cohen’den alıntı yapan Haaretz’in dünkü haberinde, İsrail Savunma Kuvvetleri’ne bağlı 162. Tümen’e ait birliklerin Gazze şehrinin kapılarına yaklaştığı bildirilmişti.

İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcü Birimi yaptığı açıklamada 53. Tabur Komutanı Yarbay Salman Habaka‘nın Gazze Şeridi’nin kuzeyindeki çatışmada öldürüldüğünü doğruladı.

İsrail’in kuşatma altındaki bölgeye yönelik askeri harekâtını genişletmesinden bu yana öldürülen toplam asker sayısı 18’e yükseldi. Salman Habaka‘nın şu ana kadar ölen en rütbeli İsrail askeri olduğu iddia edildi.

Refah Sınır Kapısı’ndan geçişler başladı

Refah Sınır Kapısı’ndan yaralı ve yabancı pasaportlu kişilerin geçişi Çarşamba günü başladı. Mısır Dışişleri, ülkeye kabul edilecek yabancı pasaportlu sayısının 7 bin civarında olacağını kaydediyor.

Mısır Dışişleri Bakan Yardımcısı İsmail Hayrat, 60’tan fazla ülke vatandaşlığı olan yaklaşık 7 bin kişinin Gazze’den çıkarılacağını söyledi. Mısır’da Refah Kapısı yakınlarında kurulan sahra hastanesine de daha fazla yaralı kabul edileceği aktarılıyor.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Gazze’de Can Kaybı 8 Bin 796’ya Çıktı

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonu ile başlayan Filistin – İsrail savaşı 26. gününde, Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırılarında en az 8 bin 796 kişinin öldüğünü açıkladı. Bakanlık öldürülenlerin 3 bin 648’inin çocuk olduğunu kaydetti.

Haber Merkezi / Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan ateşkes çağrısı yaptı. Fidan “bazı ülkelerin Gazze’deki kıyıma aleni destek vermesi, şiddeti teşvik etmesinin” kabul edilemeyeceğini söyleyerek, şunları kaydetti:

“Gazze’deki insanlık dramının bölge ülkelerini de etkisi altına alacak bir savaşa dönüşmesini istemiyoruz. Bu nedenle bölge içi ve bölge dışı tüm aktörleri, kalıcı ve adil barışı teşvik etmeye çağırıyoruz. Bu bölgenin aktörleri olarak bölge sorunlarımızın çözümünü başkalarına havale etmemeliyiz.”

Abdullahiyan da savaş bir an önce durdurulmazsa tarafların kontrolünden çıkabileceğini söyleyerek, bunun sorumluluğunun “ABD, İsrail ve savaş suçlarını destekleyenlerde” olacağını belirtti.

İran Dışişleri Bakanı, “Gazze’de kadınlara ve çocuklara karşı saldırılar devam ederse, sonuçları çok ağır olacaktır ve destekleyenler bunun bedelini ağır ödeyeceklerdir” derken, durumun böyle devam etmesi halinde “direniş gruplarının başka sürpriz saldırılar düzenleyebileceğine” işaret etti.

Refah Kapısı açıldı

Katar’ın arabuluculuğunda Mısır, İsrail ve Hamas arasında varılan anlaşma sayesinde, bazı ağır yaralıların ve yabancı pasaport sahiplerinin Gazze’den Mısır’a geçişine izin veriliyor.

Mısır ile İsrail arasındaki Refah kapısında bekleyen ambulanslar sınırdan geçiş yapmaya başladı. Mısır basını çarşamba günü 80’den fazla yaralı Filistinlinin tedavi için Gazze’den Mısır’a getirileceğini bildirdi. Ambulansların Mısır tarafından Refah sınır kapısından geçtiği görüldü. Yaralıların sınırın yakındaki Şeyh Züveyd kasabasında kurulan sahra hastanesine götürülmesi bekleniyor.

Gelen bilgilere göre sınırdan öncelikle ağır yaralıların, ardından yabancı uyruklunun geçişine izin verilecek. Filistinli yetkililer 400’den fazla yabancı pasaport sahibinin Gazze’den ayrılmasına izin verileceğini belirtti. Gazze’de toplam 7 bin kadar yabancı uyruklunun bulunduğu sanılıyor.

Gazze’de geçişler ve sınırlardan sorumlu makamlar Refah kapısından geçmesine izin verilecek ,yabancıların isimlerinin yer aldığı bir liste yayınladı. Listede Avusturya, Japonya, Bulgaristan, Endonezya, İngiltere ve Avustralya vatandaşlarının ismini bulunduğu belirtildi.

Hamas: Bazı esirleri serbest bırakacağız

İzzettin El Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, katıldığı bir televizyon yayınında “Aracılara önümüzdeki birkaç gün içinde belirli sayıda yabancıyı serbest bırakacağımızı bildirdik” açıklamasını yaptı.

Ebu Ubeyde televizyonda yaptığı konuşmada İsrail’e yönelik tehditlerini de sürdürdü. Sözcü, “Gazze düşmanlar, onların askerleri ile siyasi ve askeri liderleri için bir mezarlık ve bataklık olacak” ifadesini kullandı.

“Gazze’de halk sağlığı felaketi an meselesi”

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yaptığı açıklamada, aşırı kalabalık, kitlesel yerinden edilme ve altyapının zarar görmesi nedeniyle Gazze’de bir “halk sağlığı felaketinin” an meslesi olduğunu bildirdi.

DSÖ sözcüsü Christian Lindmeier, gazetecilere verdiği demeçte, “Kitlesel yerinden edilme, aşırı kalabalık, su ve sanitasyon altyapısının zarar görmesi ile ortaya çıkan halk sağlığı felaketi an meselesi” ifadesini kullandı.

BM Çocuklara Yardım Fonu da (UNICEF), Gazze’de normal seviyenin yüzde 5’i oranında su tüketimi nedeniyle dehidrasyona bağlı bebek ölümleri riski uyarısında bulundu.

UNICEF Sözcüsü James Elder, Gazzeli çocukların temiz su olmadığı için tuzlu su içtiklerini ve bu nedenle hastalandıklarını dile getirdi.

Kentteki çocuk ölümlerinden endişe duyduklarını ve “Gazze’nin çocuklar için mezarlığa dönüştüğünü” belirten Elder ayrıca, Gazze’de 940 çocuğun kayıp olduğunun bildirildiğini ve bazılarının enkaz altında kaldığının düşünüldüğünü kaydetti.

“Sivillerin korunması esasına saygı gösterilmeli”

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hamas ve İsrail arasındaki çatışmaların arasında kalan sivillerin korunması için çağrıda bulunarak tarafları “ölçülü ve ihtiyatlı” olmaya çağırdı. Sivillerin korunmasının önemini vurgulayan Guterres, bu esasa iki tarafın da saygı göstermesi gerektiğini söyledi.

BM Genel Sekreteri, “Uluslararası insancıl hukuk, görmezden gelinemeyecek net kurallar ortaya koyuyor. Bu, bir alakart menü değil ve seçmece bir biçimde uygulanamaz” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği terör eylemlerini şiddetle kınadığının bir kez daha altını çizen Gutaress, “Sivillerin öldürülmesi, yaralanması ve kaçırılmasının hiçbir bir meşruiyeti olamaz. Hamas tarafından tutsak olarak tutulan rehinelerin derhal ve koşulsuz salıverilmesi çağrısında bulunuyorum” diye konuştu.

BM Genel Sekreteri Gazze’de sivillerin öldürülmesini de kınadığını belirterek, “Öldürülenlerin üçte ikisinin kadın ve çocuklar olduğu yönündeki haberlerden dehşete düştüğünü” söyledi. Guterres, gerilimin Gazze’yi de aşmasından duyduğu endişeyi de dile getirdi.

Paylaşın