Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölenlerin Sayısı 14 Bini Aştı

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının 14 bin 128’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, ölenlerin 5 bin 840’ının çocuk, 3 bin 920’sinin ise kadın olduğu belirtildi. Bakanlık, 33 bin kişinin de yaralandığını aktardı.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada artık net bir rakam verilemeyeceği, çünkü çatışmalar nedeniyle cesetlere ulaşılamadığı belirtilmişti.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Yakın Doğu’daki Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı, Gazze’de yaklaşık 1,7 milyon insanın yerinden edildiğini duyurdu.

Kuruluş, 19 Kasım itibarıyla Gazze’deki tesislerinde ülke içinde yerinden edilmiş 930.000 kişinin barındığını açıkladı. Açıklamada, barınakların halihazırda aşırı kalabalık olduğu ve yeni gelenler için yer kalmadığı da eklendi.

Dünya Sağlık Örgütü’nden (DSÖ) yapılan açıklamada bir örgüt çalışanının Gazze’de altı aylık bebeği, eşi ve iki kardeşi ile birlikte öldürüldüğü belirtildi.

DSÖ Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı paylaşımda “Çalışma arkadaşlarım ve ben yıkılmış durumdayız. Bugün bizden birini Gazze’de kaybettik” ifadelerini kullandı.

DSÖ Genel Sekreteri hayatını kaybeden DSÖ personeli Dima Elhac’in fotoğrafıyla paylaştığı mesajda, “Acımızı tarif edecek kelime bulamıyorum” dedi ancak ailenin nasıl yaşamını yitirdiğine ve kimin sorumlu olduğuna dair detay vermedi. Tedros 7 Ekim’den bu yana BM Filistin Mülteciler Yardım Kurumu (UNRWA) çalışanı 108 kişinin öldürüldüğünü aktardı.

Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü (MSF) Gazze’nin kuzeyindeki El Avde Hastanesi’ne düzenlenen saldırıda ikisi kendi mensubu olmak üzere üç doktorun yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Örgütten yapılan yazılı açıklamada “MSF El Avde ile ilgili olarak çatışan taraflara düzenli olarak işlevde olan bir hastane olduğuna ve görev yapan personelinin bulunduğuna dair bilgi paylaşımında bulundu” denilerek “İsrailli yetkilerle GPS koordinatları da dün paylaşılmıştı” ifadeleri kullanıldı.

MSF hayatını kaybeden doktorlarını Dr. Mahmut Ebu Nucayla ve Dr. Ahmet El Sahar olarak açıkladı. Dr. Ziya El Tatari’nin de hayatını kaybettiği bildirildi.

MSF açıklamada olayı “korkunç” olarak tanımlarken, “Doktorların hastane yataklarının yanında öldürülmelerini görmek trajik olmanın da ötesinde ve bunun şimdi sona ermesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

4 günlük ateşkes sağlandı

Ayrıca İsrail hükümeti, Gazze’ye kaçırılan yaklaşık 50 rehinenin serbest bırakılmasını sağlayacak anlaşmayı onayladı. Anlaşmanın tüm ayrıntıları resmi olarak kamuoyuna açıklanmadı. Hamas, yaklaşık 240 kişiyi rehin almıştı.

“Rehineler aşamalar halinde serbest bırakılacak” açıklamasını yapan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “ABD Başkanı Biden anlaşmanın geliştirilmesine yardım etti, anlaşma orduya hazırlık fırsatı verecek. Savaş devam ediyor, hedefe ulaşana kadar devam edecek” ifadelerini kullandı.

Gazetecilere bilgi veren İsrail hükümetinden bir yetkili, anlaşmanın 12-13 kişilik gruplar halinde çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 50 İsrail vatandaşının serbest bırakılmasının beklendiğini söyledi.

İsrail, rehinelerin serbest bırakılmasına karşılık savaşın başladığı 7 Ekim’den bu yana ilk kez en az dört günlük bir ateşkes yapmayı kabul etti.

İsrail ayrıca, Filistinli kadın ve çocuklardan oluşan bir grup mahkumu serbest bırakmayı kabul etti. İsrail, konuya ilişkin bir sayı vermekten kaçınsa da Hamas, bu rakamı 150 olarak açıkladı.

Haftalardır yürütülen müzakerelere arabuluculuk eden Katar, ateşkesin ne zaman başlayacağına dair açıklamanın 24 saat içinde yapılacağını belirtti. ABD’li yetkililer, Hamas’la yapılan görüşmelerde Mısır’ın da önemli bir rol oynadığını belirtti.

Katar, İsrail, Hamas ve ABD’den yetkililerin son günlerdeki açıklamalarında ateşkes anlaşmasında sona yaklaşıldığı belirtiliyordu.

Varılan anlaşmanın ardındanABD Başkanı Joe Biden da Katar ve Mısır liderlerine bu süreçte gösterdikleri “kritik liderlikten” dolayı teşekkür etti.

Biden, anlaşma kapsamında serbest bırakılacak ABD vatandaşlarının aileleriyle yeniden buluşacak olmasından duyduğu mutluluğu dile getirdi. AFP’nin haberine göre, üst düzey bir ABD’li yetkili serbest bırakılacak 50 kişi arasında üç Amerikan vatandaşının bulunduğunu söyledi.

Ateşkes anlaşmasıyla ilgili Rusya’dan da açıklama geldi. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova “Moskova, İsrail ve Hamas arasında dört günlük insani ara için varılan anlaşmayı memnuniyetle karşılamaktadır” açıklamasında bulundu.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hayatını Kaybeden Gazeteci Sayısı 50’yi Geçti

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Lübnan devlet ajansı, İsrail’in ülkenin güneyine düzenlediği hava saldırısında 3 kişinin öldüğünü duyurdu. Yaşamını yitirenlerin ikisinin gazeteci ve birinin de sivil olduğu kaydedildi. 

Bu son olayla birlikte Filistin – İsrail savaşında hayatını kaybeden gazetecilerin sayısı 50’yi geçti. Gazetecileri Koruma Komitesi, 19 Kasım tarihinde yaptığı açıklamada Filistin – İsrail savaşında savaşında hayatını kaybeden gazetecilerin sayısının 48’e çıktığını duyurmuştu.

Komite, hayatını kaybeden gazetecilerin 43’ünün Filistinli, dördünün İsrailli ve birinin Lübnanlı olduğunu bildirmişti.

Lübnan Başbakanı Necip Mikati, gazetecilere yönelik saldırıdan İsrail’i sorumlu tutarken saldırının İsrail’in basını susturma girişimi olduğunu savundu. Mikati, “Bu saldırı İsrail’in suçlarının sınır tanımadığını ve İsrail’in suçlarını ve saldırılarını haber yapan basını susturmayı hedeflediğini gösteriyor” şeklinde konuştu. İsrail ordusu olayın detaylarının araştırıldığını duyurdu.

İsrail ile Hizbullah arasında çatışmaların yaşandığı İsrail – Lübnan sınırının Lübnan tarafında, 13 Ekim’de de bir gazeteci grubunun vurulduğu İsrail saldırısında Reuters kameramanı İssam Abdallah hayatını kaybederken biri ağır, altı gazeteci yaralanmıştı.

RSF’nin olay yerinde canlı çekilen görüntüler üzerinde yaptığı inceleme, görgü tanığı ifadeleri ve balistik uzmanlarının analizlerine dayandırdığı araştırmanın bulguları kamuoyuyla paylaşılmış, medya mensuplarının bölgedeki varlıklarının bilindiği ve üzerlerinde “Press” yazılı yelek ve kaskların bulunduğuna vurgu yapılmıştı.

Raporda, İsrail ordusunun gazetecileri Hizbullah militanı sanarak yanlışlıkla hedef almasının da mümkün görünmediği kaydedilmişti.

13 Ekim’deki saldırıdan dört gün önce, 9 Ekim’de Al Jazeera televizyonuna çalışan gazeteciler de Lübnan’ın güneyinde Dahayra köyünde benzer bir saldırıya hedef olmuştu. RSF’e konuşan görgü tanığı gazeteciler, üzerinde ‘Press’ yazılı araçları yakınına bir bomba düştüğünü, saldırıdan önce üzerlerinde bir İsrail helikopterinin uçtuğunu anlatmıştı.

Hamas: İsrail ile ateşkes anlaşmasına yakınız

Gazze’de yönetimi elinde bulunduran Hamas, İsrail ile ateşkes anlaşmasına yakın olduklarını bildirdi. Hamas lideri İsmail Haniye, yardımcısı aracılığı ile yaptığı açıklamada, Tel Aviv ile ateşkes anlaşmasına “ulaşmaya yakın” olduklarını, cevaplarını da bu konuda ara buluculuk yapan Katar’a ilettiklerini belirtti.

Filistinli grubun siyasi büro üyesi ve Haniye’nin yardımcısı İzzet el Rişk, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği demeçte, “Artık top Katar’da. İsrail ile beklenen ateşkes anlaşmasını Katarlı ara bulucular duyuracaklar. Anlaşmanın detayları ilerleyen saatlerde açıklanacak.” ifadelerini kullandı.

“Gazze’de sağlık trajedisi yaklaşıyor”

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) İsrail ablukası altında bulunan Gazze’de ‘gerçek bir sağlık trajedisinin’ yaklaşmakta olduğu konusunda uyardı.

UNICEF sözcüsü James Elder, Cenevre’de salı günü düzenlediği basın toplantısında  abluka nedeniyle yakıt ve su kıtlığı yaşanan Gazze’de salgın hastalık riskine dikkat çekti. “Yeterli yakıt yoksa, sanitasyon hizmetlerinin çöktüğünü göreceğiz” diyen UNICEF sözcüsü Elder, durumu ‘gerçek bir trajedi’ olarak niteledi.

“İsrailli rehineler için müzakereler son aşamada”

Katar, Hamas’ın 7 Ekim saldırısında kaçırdığı İsrailli rehinelerin serbest bırakılması için yapılan görüşmelerde ‘son aşamaya’ gelindiğini açıkladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da rehinelerin dönüşleri için yapılan görüşmelerde ilerleme kaydedildiğini ifade etti.

Hamas’ın 7 Ekim saldırısında alıkoyduğu yaklaşık 240 İsrailli rehinenin serbest bırakılması için Katar arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sürüyor. İsrail’in Gazze saldırıları sürerken  Katar Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Majed Al-Ansari, “Hiçbir zaman bir anlaşmaya bu kadar yaklaşmamıştık” diyerek  müzakerelerin “son aşamaya” ulaştığını ifade etti.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ‘uluslararası barış konferansı’ çağrısı yaptı

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, İsrail ile Hamas arasında yaklaşık 2 aydır süren savaşın sonlandırılması için uluslararası barış konferansı düzenlenmesi çağrısında bulundu. Çevrimiçi düzenlenen BRICS ülkeleri zirvesinde salı günü konuşan Şi, Filistin sorununa kalıcı çözüm bulunmadan Orta Doğu’da barışın tesis edilemeyeceğini ifade etti.

Rehinelerin serbest bırakılması ve sivillere yönelik şiddetin son bulmasını isteyen Şi, acil ateşkes ilan edilmesini talep etti. Çin Başkanı Şi, barış konferansı düzenlenmesi için uluslararası organizasyonlara çağrı yaptı.

Anlaşmanın içeriği

AFP, çatışmaların beş günlüğüne durdurulmasını içeren anlaşma kapsamında 50 ile 100 arasındaki İsrailli ve yabancı rehinenin serbest bırakılacağını, bu kişiler arasında askeri personel bulunmayacağını bildirdi.

Ajans, karşılığında da aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 300 Filistinlinin İsrail’deki cezaevlerinden salıverileceğini belirtti. Hamas ve İslami Cihad kaynaklarına göre, anlaşma uyarınca 300 tır gıda ve tıbbi yardımın da Gazze’ye girmesine izin verilecek.

Reuters’a konuşan, İsrail-Hamas görüşmelerine ilişkin bilgi sahibi bir kaynak, Gazze’deki rehinelerin serbest bırakılması ve çatışmalara ara verilmesini öngören anlaşmaya yönelik görüşmelerin ‘nihai aşamalarında’ olduğunu söyledi. Kaynak, görüşmelerde sonuca varmaya ‘hiç olmadıkları kadar yakın olduklarını’ söyledi.

Kaynağın paylaştığı bilgilere göre, anlaşma, tarafların uzlaşmasıyla hayata geçirilmesi durumunda, Hamas’ın elindeki yaklaşık 50 rehineye karşılık İsrail’de hapishanelerde bulunan kadın ve çocukların serbest bırakılmasını da sağlayacak.

Gazze’de can kaybı 13 bini aştı

İsrail’in Gazze’ye düzenlediği saldırılarda ise çoğu sivil ve çocuk, 13 bin 300’den fazla Filistinli öldürüldü. Altı haftadır İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde yaşanan su, gıda, ilaç ve yakıt sıkıntısı da giderek büyüyor.

“Gazze’deki Filistinlileri Batı ülkeleri alsın”

İsrail İstihbarat Bakanı, Gazze’de savaş nedeniyle evlerinden ayrılmak zorunda kalan Filistinlileri Batı ülkelerinin alması önerisini getirdi. Gila Gamliel, söz konusu öneriyi Jerusalem Post gazetesine yazdığı yazıda ortaya koydu.

Haaretz gazetesinde yer alan habere göre, İsrail’in Washington Büyükelçiliği Amerikalı gazetecilere bu yazı ile ilgili bir açıklama yaptı. Büyükelçilik açıklamasında söz konusu önerinin hükümetin görüşü olmadığı vurgulanıyor.

Açıklamada, Bakan Gila Gamliel’in savaş kabinesi üyesi olmadığı bu nedenle “karar verme süreçlerinin de dışında olduğu” savunuldu.

Paylaşın

“İsrail, Gazze’de Günde 15 Tank Kaybediyor” İddiası

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında 45. gün geride kalırken İran İslam Devrim Muhafızları Ordusu komutanı Hüseyin Selâmi, İsrail’in Gazze’de her gün en az 15 tank ve çok sayıda zırhlı araç kaybettiğini iddia etti.

Haber Merkezi / Hüseyin Selâmi, İsrail’in Filistin direniş güçlerinin yıpratma ve saldırılarına maruz kaldğını ve İsrail2in her gün çok sayıda askerini kaybettiğini sözlerine ekledi. İsrail’in ahlak testinde de başarısız olduğunu kaydeden Hüseyin Selâmi, bu savaşta Filistinlilerin galip geleceğini öne sürdü.

Gazze’de can kaybı 13 bini aştı

Öte yandan Gazze’de İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 13 bini aştı. Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerden 5 bin 500’ünün çocuk, 3 bin 500’ünün kadın olduğunu belirtti.

Bakanlık, 30 binden fazla yaralının olduğu, yaralıların yüzde 75’inin kadınlar ve çocuklar oluşturduğunu vurguladı. Bakanlık ayrıca, 6.000’den fazla kişinin de kayıp olduğu bildirildi.

Birleşmiş Milletler İnsani  Yardım Ofisi (OCHA), Gazze’deki mevcut insani durumu belirten kısa bir rapor yayınladı. OCHA, Gazze’deki tüm konutların en az yüzde 45’inin yıkıldığını veya hasar gördüğünü açıkladı.

Ateşkes çalışmaları

Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile başkent Doha’da basın toplantısı düzenledi. AB yetkilisi Borrell ile Gazze’de ateşkesin sağlanmasını ele aldıklarını belirten Al Sani, görüşmede ayrıca “Gazze’de gerçekleşen soykırım, aç bırakma ve zorla yerinden etme” gibi uygulamaları da görüştüklerini söyledi.

Savaşın durmasının yardımların girişi için insani koridorların açılmasının önemine işaret eden Al Sani, “Önceliklerimizin başında, derhal ateşkes, Gazze Şeridi’ne yönelik tüm intikam ve ayrım gözetmeyen saldırılar, soykırım, açlık ve zorla yerinden etme uygulamalarının sona ermesi ve Gazze’ye uzun yıllardır uygulanan haksız kuşatmanın son bulmasıdır.” dedi.

Hamas ile İsrail arasındaki esir takasının yakında olacağına işaret eden Al Sani, “Hamas ile İsrail arasında bir esir takası için önümüzde sadece küçük zorluklar kaldı.” diye konuştu.

Al Sani, Gazze’ye uygulanan ablukanın kırılması ve burada tutulan İsrailli rehineler konusunu da ele aldıklarını aktararak, uluslararası topluma İsrail’in Gazze’de işlediği katliamlara karşı bir duruş sergileme çağrısı yaptı.

İsrail ordusunun abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını yaklaşık bir buçuk aydır sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, uluslararası toplumun durdurmaktan aciz kaldığı söz konusu saldırıların Gazze’de yol açtığı insani, ahlaki ve hukuki felaketin büyümeye devam ettiğine dikkati çekti.

Filistin Yönetimi, Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya ve Ürdün dışişleri bakanlarından oluşan bir heyeti Pekin’de ağırlayan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, “Orta Doğu’da barışı mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis etmek için birlikte çalışalım. Uluslararası toplum acilen harekete geçmeli ve bu trajedinin yayılmasını önlemek için etkili tedbirler almalı” dedi.

Pekin’in “Arap ve Müslüman ülkelerin iyi bir dostu ve kardeşi” olduğunu belirten Yi, aralarında İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri’nin de bulunduğu delegelere “Gazze’de insani bir felaket yaşanıyor. Gazze’deki durum dünyadaki tüm ülkeleri etkilemekte, insanlığın doğru ve yanlış anlayışını sorgulamaktadır” diye konuştu.

Yi, “Arap ve Müslüman ülkelerin meşru haklarını ve çıkarlarını her zaman kararlılıkla savunduk ve Filistin halkının meşru ulusal haklarını ve çıkarlarını geri kazanma çabalarını her zaman kararlılıkla destekledik. Çin bu ihtilafta adalet ve hakkaniyetin yanında yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 13 Bini Aştı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında 45. gün geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı 13 bini aştı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, hayatını kaybedenlerden 5 bin 500’ünün çocuk, 3 bin 500’ünün kadın olduğunu belirtti.

Bakanlık, 30 binden fazla yaralının olduğu, yaralıların yüzde 75’inin kadınlar ve çocuklar oluşturduğunu vurguladı. Bakanlık ayrıca, 6.000’den fazla kişinin de kayıp olduğu bildirildi.

Birleşmiş Milletler İnsani  Yardım Ofisi (OCHA), Gazze’deki mevcut insani durumu belirten kısa bir rapor yayınladı. OCHA, Gazze’deki tüm konutların en az yüzde 45’inin yıkıldığını veya hasar gördüğünü açıkladı.

Ateşkes çalışmaları

Katar Dışişleri Bakanı Al Sani, Avrupa Birliği Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell ile başkent Doha’da basın toplantısı düzenledi. AB yetkilisi Borrell ile Gazze’de ateşkesin sağlanmasını ele aldıklarını belirten Al Sani, görüşmede ayrıca “Gazze’de gerçekleşen soykırım, aç bırakma ve zorla yerinden etme” gibi uygulamaları da görüştüklerini söyledi.

Savaşın durmasının yardımların girişi için insani koridorların açılmasının önemine işaret eden Al Sani, “Önceliklerimizin başında, derhal ateşkes, Gazze Şeridi’ne yönelik tüm intikam ve ayrım gözetmeyen saldırılar, soykırım, açlık ve zorla yerinden etme uygulamalarının sona ermesi ve Gazze’ye uzun yıllardır uygulanan haksız kuşatmanın son bulmasıdır.” dedi.

Hamas ile İsrail arasındaki esir takasının yakında olacağına işaret eden Al Sani, “Hamas ile İsrail arasında bir esir takası için önümüzde sadece küçük zorluklar kaldı.” diye konuştu.

Al Sani, Gazze’ye uygulanan ablukanın kırılması ve burada tutulan İsrailli rehineler konusunu da ele aldıklarını aktararak, uluslararası topluma İsrail’in Gazze’de işlediği katliamlara karşı bir duruş sergileme çağrısı yaptı.

İsrail ordusunun abluka altında tuttuğu Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarını yaklaşık bir buçuk aydır sürdürdüğünü vurgulayan Al Sani, uluslararası toplumun durdurmaktan aciz kaldığı söz konusu saldırıların Gazze’de yol açtığı insani, ahlaki ve hukuki felaketin büyümeye devam ettiğine dikkati çekti.

Filistin Yönetimi, Suudi Arabistan, Mısır, Endonezya ve Ürdün dışişleri bakanlarından oluşan bir heyeti Pekin’de ağırlayan Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, “Orta Doğu’da barışı mümkün olan en kısa sürede yeniden tesis etmek için birlikte çalışalım. Uluslararası toplum acilen harekete geçmeli ve bu trajedinin yayılmasını önlemek için etkili tedbirler almalı” dedi.

Pekin’in “Arap ve Müslüman ülkelerin iyi bir dostu ve kardeşi” olduğunu belirten Yi, aralarında İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri’nin de bulunduğu delegelere “Gazze’de insani bir felaket yaşanıyor. Gazze’deki durum dünyadaki tüm ülkeleri etkilemekte, insanlığın doğru ve yanlış anlayışını sorgulamaktadır” diye konuştu.

Yi, “Arap ve Müslüman ülkelerin meşru haklarını ve çıkarlarını her zaman kararlılıkla savunduk ve Filistin halkının meşru ulusal haklarını ve çıkarlarını geri kazanma çabalarını her zaman kararlılıkla destekledik. Çin bu ihtilafta adalet ve hakkaniyetin yanında yer almaktadır.” ifadelerini kullandı.

İsrail Başbakanı Netanyahu’dan sansür hazırlığı

Öte yandan İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun ‘savaş kabinesi’ oturumlarında yapılan görüşmelerin basına sızmasına karşı harekete geçmeye hazırlandığı iddia edildi.

The Jerusalem Post’un haberine göre, Netanyahu’nun kararı, 7 Ekim’den bu yana süren çatışmalar sırasında basına yansıyan ve hükümet içindeki tartışmalara işaret eden haberlerin ardından geldi. N12 kanalının 19 Kasım’da kabine toplantısında konuşulanlardan aktardığına göre, Netanyahu, yeni bir yasal düzenleme yaparak kabine toplantılarından basına yansıyan konuşma ve tartışmaların yayınlanmasını sansürlemeye hazırlanıyor.

Bu süreçte basına yansıyan haberler, Ulusal Birlik partisinden Knesset (Meclis) üyesi Gadi Eisenkot’un faşist Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ve Maliye Bakanı Bezalel Smotriç ile tartışmalarını ortaya koymuştu.

Bu haberlerden birine göre, Eisenkot, uluslararası savaş hukukuna göre Gazze’den kimin sorumlu olduğunu sormuştu. Ben-Gvir bu soruya, “Şunu keser misin? Uluslararası hukuka ilişkin üç açıklaman var. Neden devam ediyorsun?” yanıtını vermişti. Buna karşılık, Eisenkot, Ben-Gvir’e susmasını söylemiş ve onunla konuşmadığını belirtmişti.

Başka bir habere göre de Eisenkot rehinelerin serbest bırakılmasının sağlanmasının ‘savaşın ana amacı’ olmadığını söylemiş, Smotriç buna tepki göstermişti. Maliye Bakanı, “Yine bunu söylüyorsun” demiş, Başbakan Netanyahu ise “Karar verdiğimiz şey bu değil. Ana amaç bu değil. Amaç Hamas’ı yenilgiye uğratmak” diye konuşmuştu.

Savaş kabinesinin görüşmelerinden İsrail basınına sızdırılan bir diğer konuşma ise Gazze’ye insani yardım olarak yakıt gönderilmesi ile ilgiliydi. Smotriç, Ben-Gvier, Enerji Bakanı Israel Katz, Ulaştırma Bakanı Miri Regev ve devlet bakanları Gideon Sa’ar ve Benny Gantz’ın Gazze’ye yakıt geçişine izin verilmesine itirazları üzerine, Netanyahu, bunun ‘ABD’den gelen yardımın devamı için gerekli olduğunu’ söylemişti.

Paylaşın

İran, Gazze’deki Savaşın Genişleyebileceği Uyarısını Yineledi

İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emirabdullahiyan, Siyonist rejimin bölgeye yönelik saldırganlığını durdurmaması halinde Gazze’deki savaşın genişleyebileceği konusunda bir kez daha uyardı.

Birleşik Krallık merkezli uluslarasası ekonomi gazetesi The Financial Times’a konuşan Hüseyin Emirabdullahiyan, “İran savaşın yayılmasını istemiyor ancak ABD ve İsrail’in bölgede benimsediği yaklaşım, Gazze halkına karşı işlenen suçlar ve Batı Şeria’daki durum durdurulmazsa her ihtimal değerlendirilebilir ve daha geniş bir çatışma kaçınılmaz olabilir” dedi ve ekledi: Savaş zaten bölgede genişledi.

“Şifa Hastanesi ‘ölüm bölgesi'”

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze’deki Şifa Hastanesi’ni “ölüm bölgesi” olarak tanımladı. DSÖ liderliğindeki Birleşmiş Milletler (BM) ekibi, İsrail ordusu tarafından işgal edilip tahliye edildikten sonra hastanede bir saat boyunca incelemelerde bulundu.

Ekip, bombardıman ve silah ateşine dair kanıtlar gördüklerini ve hastanenin girişinde 80 kişinin kalıntılarının bulunduğu belirtilen bir toplu mezar gözlemlediklerini söyledi.

İsrail ordusunun birkaç gün önce baskın düzenleyip arama yaptığı hastaneden dün yüzlerce kişinin yürüyerek çıktığını gösteren görüntüler yayınlanmıştı. İsrail ordusu son günlerde “Hamas’ı hedef alan operasyon” olarak tanımladığı harekat kapsamında hastaneye baskınlar düzenledi; ancak Hamas’ın hastane altındaki tünelleri merkez olarak kullandığı iddiasını destekleyecek somut kanıtlar sunmadı.

İsrail, operasyonlarını genişletti

Ayrıca İsrail ordusu, Gazze’nin kuzeyindeki operasyonlarını genişlettiğini duyurdu. Ordu, “Askerlerimiz son 24 saatte Zaytun ve Cibaliye bölgelerinde faaliyetler gerçekleştirdi ve bilinçli olarak sivil bölgelerden kendilerine patlayıcı fırlatan teröristlerle karşılaştı” açıklamasında bulundu.

İsrail ordusu, “Bu süreçte bazı Hamas mensuplarını etkisiz hale getirdik ve çok sayıda terörist altyapısını hedef aldık” dedi.

ABD ve İsrail ateşkes iddialarını yalanladı

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve ABD’li üst düzey yetkililer Washington Post’un Hamas ile kısa süreli bir ateşkes konusunda anlaştığı iddialarını yalanladı.

Washington Post konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberinde İsrail, ABD ve Hamas’ın beş günlük ateşkes karşılığında Gazze’de rehin tutulan kadın ve çocukları serbest bırakılmasını öngören bir anlaşma taslağı üzerinde uzlaştığını haberleştirmişti.

Bu bilgiyi şimdilik yalanlayan Başbakan Netanyahu iddialarla ilgili yaptığı açıklamada, “Şu hususu açıklığa kavuşturmak isterim: Şu ana kadar herhangi bir anlaşma yapılmamıştır. Ancak size şu sözü vermek istiyorum: Bir şey olduğunda size haber vereceğiz.”

Aynı yönde bir açıklamada bulunan bir Beyaz Saray sözcüsü de İsrail ve Hamas’ın geçici ateşkes konusunda henüz bir anlaşmaya varmadığını, ancak ABD’nin anlaşma için çalışmaya devam ettiğini vurguladı.

Washington Post cumartesi günü 6 sayfalık anlaşma taslağını yayınlamış, rehinelerin serbest bırakılmasının birkaç gün içinde başlayabileceğini ileri sürmüştü. Habere göre anlaşma uyarınca tüm taraflar en az 5 gün süreyle çatışmaları durduracak ve Hamas’ın elindeki toplam 240 rehineden en az 50’si her 24 saatte bir grup halinde serbest bırakılacak.

Paylaşın

WP’den “Gazze İçin 5 Günlük Ateşkes Anlaşmasına Varıldı” İddiası

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşına dair ABD’nin önde gelen gazetelerinden Washington Post (WP) dikkat çeken bir iddia öne sürdü.

Gazete, ABD’nin arabuluculuğunda Gazze’de 5 günlük ateşkes anlaşmasına vardığını yazdı. ‘Ateşkes’ iddiasını yalanlayan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Rehinelerle ilgili olarak birçok asılsız söylenti, birçok yanlış rapor var. Şunu açıkça belirtmek isterim ki şu an itibariyle bir anlaşma yapılmadı” ifadelerini kullandı.

Washington Post gazetesi, İsrail ile Hamas’ın ABD’nin arabuluculuğunda 5 günlük ateşkes anlaşmasına vardığını iddia etti. 5 günlük ara karşılığında, Gazze’de tutulan kadın ve çocukların serbest bırakılması konusunda anlaşma sağlandığı ileri sürüldü. Ancak Tel Aviv ve Washington yönetimleri, söz konusu haberi yalanladı.

Washington Post, altı sayfalık anlaşmanın bir parçası olarak ‘başlangıçta her 24 saatte bir 50 veya daha fazla rehinenin küçük gruplar halinde serbest bırakılacağını’ yazmıştı. Gazete, ateşkesin aynı zamanda önemli miktarda insani yardımın da Gazze’ye girmesine izin vermeyi amaçladığını belirterek, anlaşma taslağının Katar’da haftalarca süren görüşmeler sırasında hazırlandığını da aktarmıştı.

‘Ateşkes’ iddiasını yalanlanan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, “Rehinelerle ilgili olarak birçok asılsız söylenti, birçok yanlış rapor var. Şunu açıkça belirtmek isterim ki şu an itibariyle bir anlaşma yapılmadı” ifadelerini kullandı. Netanyahu, anlaşma sağlandığı takdirde kamuoyuna duyurulacağını da belirtti.

Beyaz Saray sözcüsü ise, İsrail ve Hamas’ın geçici ateşkes konusunda henüz anlaşmaya varmadığını dile getirdi. Yetkili,  ABD’nin anlaşmaya varmak için çalışmaya devam ettiğini söyledi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Afrin’de Bombalı Saldırı: 3 Ölü, 7 Yaralı

Suriye’nin kuzeybatısında yer alan Afrin kentinde düzenlenen bombalı saldırıda 3 kişi hayatını kaybederken, en az 7 kişide yaralandı. Bölgeden gelen bilgilere göre ölü sayısı daha da artabilir.

Haber Merkezi / Suriye’nin kuzeybatısında yer alan Afrin kentinde Suriye Milli Ordusu (SMO) Askeri Polis kontrol noktasında bomba yüklü bir kamyonla saldırı düzenlendi.

Saldırıda ilk belirlemelere göre, 3 kişi hayatını kaybederken, en az 7 kişide yaralandı. Bölgeden gelen bilgilere göre ölü sayısı daha da artabilir.

Öte yandan saldırıyı henüz üstlenen olmadı.

Suriye İç Savaşı sırasında, 2012 yazında Suriye hükûmeti bölgeden çekildi ve ardından yönetim PYD’nin eline geçti. Ocak 2014’te PYD tarafından tek taraflı olarak ilan edilen Rojava Anayasası’na göre, de facto statüdeki üç kantondan biri hâline geldi Afrin Kantonu’nun idari merkezi oldu.

20 Ocak 2018 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri, Türkiye destekli Özgür Suriye Ordusu’nun desteği ile ilçedeki PYD ve YPG’ye karşı Zeytin Dalı Harekâtı adlı askeri bir operasyon başlattı. Harekâtın 58. gününe denk gelen 18 Mart 2018’de ele geçirildi.

Not: Görsel temsili.

Paylaşın

Filistinlilerin Çoğu İsrail’le Bir Arada Yaşayamayacaklarına İnanıyor

Yeni yapılan bir ankete göre, Filistinlilerin yaklaşık yüzde 90’ı Gazze’deki askeri harekatın boyutu göz önüne alındığında “İsrail ile birlikte yaşamanın giderek imkansızlaştığına” inanıyor.

Haber Merkezi / Ankete katılanların yüzde 98’i, İsrail’i “asla unutmayacağını ve asla affetmeyeceğini” belirtti.

Arap Araştırma ve Geliştirme Dünyası (AWRAD) tarafından Filistinliler arasında yapılan bir ankete göre, ankete katılanların yaklaşık yüzde 90’ı Gazze’deki askeri harekatın boyutu göz önüne alındığında, “İsrail ile birlikte yaşamanın giderek imkansızlaştığına” inanıyor.

31 Ekim ile 7 Kasım tarihleri ​​arasında 688 Filistinli ile yüz yüze gerçekleştirilen ankette, katılımcıların yüzde 98’inin İsrail’i “asla unutmayacağını ve asla affetmeyeceğini” belirttiği ortaya çıktı.

Ankete katılanların yüzde 100’ü Gazze’de “güvenli alan” olmadığını söylerken, yüzde 65’i İsrail’in saldırılarını yalnızca Hamas’a karşı değil, “tüm Filistinlilere karşı bir savaş” olarak görüyor.

Ankete katılanların yüzde 48’i, evlerinin yıkıldığını ya da kısmen hasar gördüğünü söylerken, yüzde 90’ı ateşkesi desteklediğini belirtti. Ankete katılanların yüzde 91’i ise İsrail ordusunun açıkladığı bilgilere güvenmediklerini söyledi.

AWRAD, ankette örnekleminin farklı sosyoekonomik kökenden insanları içerdiğini, kadın ve erkeklerin eşit temsil edildiğini açıkladı.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırıları sonucu Gazze’de en az 12 bin kişinin öldüğü, bunların 5 bininin çocuk olduğunu açıkladı. Bakanlık açıklamasına, 200 sağlık personelinin de öldüğünü ekledi.

Avrupa Mülteciler ve Sürgünler Konseyi, yaklaşık 1,6 milyon kişinin, yani Gazze’de yaşayan 2,3 milyon kişinin yaklaşık yüzde 70’inin yerinden edildiğini duyurdu.

Paylaşın

Almanya Başbakanı’na Genelev Daveti: Size Uzmanlığımızı Sunmak…

Almanya Seks İşçileri Birliği, Başbakan Olaf Scholz’a hitaben yaptığı açıklamada, “Size uzmanlığımızı sunmak ve sizi Berlin’deki bir genelevi gezmeye ve tartışmaya davet etmek istiyoruz” ifadelerine yer verdi.

Sendika, insan kaçakçılığı, cinsel istismar ve sömürünün kabul edilemezliği konusunda Şansölye’nin tutumunu paylaştığını ancak çalışanlarının iddia edildiği gibi bunu yapmadığını, gerçekte ‘iyi ve değerli hizmetler sunduğunu’ belirtti.

Sputnik Türkçe’de yer alan habere göre; Alman Seks İşçileri Birliği, Almanya Başbakanı Olaf Scholz’u fuhuş sorunlarına birlikte çözüm bulmak üzere bir geneleve davet etti.

Scholz daha önce Federal Meclis’teki bir tartışmada fuhuşun azaltılması gerektiğini, para ile seks yapmanın ‘normal bir durum olarak görülmemesi gerektiğini’ ve kadınların bedenlerini erkeklere satma ihtimalinin bir feminist olarak kendisini her zaman kızdırdığını söylemişti.

Alman Seks İşçileri Birliği internet sitesinde Scholz’a hitaben yapılan açıklamada, “Size uzmanlığımızı sunmak ve sizi Berlin’deki bir genelevi gezmeye ve tartışmaya davet etmek istiyoruz” denildi.

Sendika, insan kaçakçılığı, cinsel istismar ve sömürünün kabul edilemezliği konusunda Şansölye’nin tutumunu paylaştığını ancak çalışanlarının iddia edildiği gibi bunu yapmadığını, gerçekte ‘iyi ve değerli hizmetler sunduğunu’ belirtti.

Paylaşın

Irak Ve Suriye’deki ABD Üslerine 58 Saldırı Düzenlendi

ABD Savunma Bakanlığı Pentagon, salı gününden bu yana Irak ve Suriye’de konuşlu ABD kuvvetlerine üç kez saldırı düzenlendiğini ve 17 Ekim’den bu yana ABD birliklerine yönelik toplam saldırı sayısının 58’e çıktığını açıkladı.

Haber Merkezi / Pentagon Basın Sözcüsü Yardımcısı Sabrina Singh, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, “17 Ekim’den bu yana Irak ve Suriye’de konuşlu askerlerimize Suriye’de 31, Irak’ta 27 yaklaşık 58 saldırı düzenlendi” dedi.

Singh açıklamasının devamında, Suriye ve Irak’taki ABD üslerine düzenlenen 55 saldırıda 59 ABD personelinin çeşitli şekillerde yaralandığını söyledi.

Pentagon’un daha güçlü, daha etkili bir cevap vermeden önce bir askerin öldürülmesini bekleyip beklemediği sorusuna ise Singh, “Bir şeyin harekete geçmesini beklemiyoruz. Biz… karşılık verdik ve eğer daha fazla saldırı olursa, kesinlikle kendi seçeceğimiz yer ve zamanda karşılık vereceğiz” şeklinde cevap verdi.

ABD, Suriye’nin doğusundaki Deyrizor Valiliği’nde İran’ın İslam Devrim Muhafızları Birliği (IRGC) ve İran destekli milislerin bulunduğu bölgelere misilleme amaçlı hava saldırıları düzenledi. Saldırılar, ABD üslerinin dronlar tarafından hedef alınmasının ardından gerçekleşti.

İran destekli milislerin, Suriye ve Irak’taki ABD birliklerine yönelik saldırıları, Hamas’ın sürpriz saldırısının ardından başlayan İsrail – Filistin savaşının ardından başladı.

Paylaşın