ABD Maliye Bakanı Yellen: Dünya İki Ülke İçin Yeterince Büyük

ABD Maliye Bakanı Janet Yellen, ABD’yle Çin’in önemli anlaşmazlıkları olduğunu vurgulayarak, Başkan Biden’la kendisinin iki ülke arasındaki ilişkiyi güç çatışması çerçevesinde görmediklerini, dünyanın iki ülkenin gelişimi için yeterince büyük olduğuna inandıklarını kaydetti.

Washington dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkileri düzeltmek için bir süredir çaba harcıyor. Yellen’dan önce de Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen ay Pekin’i ziyaret etmişti.

ABD’nin iklim temsilcisi John Kerry’nin de bu ay içinde Pekin’i ziyaret etmesi bekleniyor. ABD, Başkan Biden’la Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında bir görüşme için çaba harcıyor.

ABD Maliye Bakanı Janet Yellen, Çinli yetkililerle yaptığı görüşmeleri “doğrudan” ve “yapıcı” olarak niteledi ve “dünyanın iki ülkenin gelişimi için yeterince büyük olduğunu düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Yellen Çinli yetkilerle dört günlük ziyareti sırasında toplam 10 saat görüştü.

Yellen ABD’ye hareket etmeden önce ABD Büyükelçiliği’nde temaslarıyla ilgili bir basın toplantısı düzenledi.

Amerika’yla Çin’in bir dizi konuda anlaşmazlık içinde olduğunu kaydeden Yellen, ziyaretinin iki ülke arasındaki ilişkiyi daha güvenli hale getirmek için yürütülen çabaları ileriye taşıdığına inandığını belirtti.

ABD’yle Çin’in önemli anlaşmazlıkları olduğunu vurgulayan Yellen bununla birlikte Başkan Biden’la kendisinin iki ülke arasındaki ilişkiyi güç çatışması çerçevesinde görmediklerini, dünyanın iki ülkenin gelişimi için yeterince büyük olduğuna inandıklarını kaydetti.

İki ülke ilişkileri, Tayvan, ABD’nin gelişmiş teknoloji ihracat yasağı gibi konular nedeniyle son dönemde gerilmiş durumda.

Washington dünyanın en büyük iki ekonomisi arasındaki ilişkileri düzeltmek için bir süredir çaba harcıyor.

Yellen’dan önce de Dışişleri Bakanı Antony Blinken geçen ay Pekin’i ziyaret etmişti.

ABD’nin iklim temsilcisi John Kerry’nin de bu ay içinde Pekin’i ziyaret etmesi bekleniyor.

ABD, Başkan Biden’la Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında bir görüşme için çaba harcıyor.

Bu görüşmenin Yeni Delhi’de Eylül ayında yapılacak G-20 Zirvesi’nde ya da Ekim ayında San Francisco’daki Asya-Pasifik Ekonomi toplantısında olabileceği kaydediliyor.

Yellen basın toplantısında ziyaretinin amacının Çin’in yeni ekonomi takımıyla ilişkileri derinleştirmek, yanlış anlama riskini azaltmak ve iklim değişikliği gibi konularda iş birliğinin yolunu açmak olduğunu belirtti.

“Sanırım bazı ilerlemeler kaydettik” diyen Janet Yellen iki ülkenin hem kendilerinin hem de dünyanın yarına olacak şekilde sağlıklı ekonomik ilişkiye sahip olabileceğini düşündüğünü vurguladı.

Yellen, personel seviyesinde iletişimin artmasını beklediğini de kaydetti.

Ziyaretle ilgili basın mensuplarını bilgilendiren Maliye Bakanlığı’ndan bir yetkili de Yellen’ın ziyaretiyle ilişkilerde önemli bir gelişmenin beklenmediğini ama iki ülke arasındaki iletişimin yeniden sağlanması açısından çok başarılı bir ziyaret olduğunu belirtti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

IŞİD Lideri Usame El Muhacir Suriye’nin Doğusunda Öldürüldü

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) Lideri Usame El Muhacir’in 7 Temmuz’da Suriye’nin doğusunda düzenlenen operasyonda öldürüldüğünü bildirdi.

CENTCOM, tarafından yapılan açıklamada, “IŞİD’in bölge genelinde yenilgiye uğratılması konusunda kararlı olduğumuzu açıkça ifade ettik. IŞİD sadece bölge için değil, bölgenin çok ötesinde bir tehdit oluşturmaktadır” ifadelerine yer verdi.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) IŞİD liderlerinden Usame El Muhacir’in Suriye’nin doğusunda düzenlenen insansız hava aracı (İHA) saldırısıyla öldürüldüğünü duyurdu.

CENTCOM, saldırının 7 Temmuz Cuma günü MQ-9 Reaper tipi İHA’larca gerçekleştirildiğini belirtti.

CENTCOM açıklamasında aynı İHA’ların saldırıdan önce Suriye’de yaklaşık iki saat boyunca Rus uçaklarınca taciz edildiği bildirildi. Açıklamada, saldırıda sivil can kaybı yaşanmadığı, bir sivilin yaralandığına dair haberlerinse incelendiği ifade edildi.

Bu operasyonla IŞİD’in mağlup edilmesi doğrultusundaki kararlılıklarını bir kez daha gösterdiklerini belirten CENTCOM komutanı Michael Kurilla, söz konusu terör örgütünün “sadece bu bölgede değil, bu bölgenin dışında da bir tehdit olmayı sürdürdüğünü” söyledi.

Associated Press’e konuşan bir ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi ise El Muhacir’in Suriye’nin doğusunda değil, kuzeybatıdaki Halep bölgesinde öldürüldüğünü söyledi.

ABD’li yetkili, Suriye’nin genellikle doğusunda faaliyet gösteren El Muhacir’in Halep’te motosikletle seyir hâlindeyken öldürüldüğünü ifade etti. Yetkili, Amerikan İHA’larının Rus uçaklarınca taciz edildikleri sırada da El Muhacir’in peşinde olduklarını belirtti.

ABD ordusunun öldürülen kişinin El Muhacir olduğunu nasıl doğruladığı henüz bilinmiyor.

Suriye’deki son topraklarını 2019’da kaybeden IŞİD’in bu ülkede Türkiye destekli muhaliflerin kontrolündeki bölgelerde saklanan liderlerine yönelik ABD operasyonları son bir yıl içinde yoğunlaştı.

ABD, IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’nin 2019 yılında öldürülmesinin ardından bu örgütün hayatta kalan ve birçoğu yurt dışında saldırılar planlandığı düşünülen liderlerini hedef almaya başlamıştı.

Paylaşın

İran’da 2 Kişi Halka Açık Alanda İdam Edildi

İran’da 13 kişinin yaşamını yitirdiği ve 23 kişinin yaralandığı Şah Çerağ Türbesi saldırısının faili oldukları iddiasıyla 2 kişi hakkında verilen idam cezası halka açık alanda infaz edildi.

Haber Merkezi / İran Yargıtayı 24 Mayıs’ta yaptığı açıklamada, Muhammed Ramiz Reşidi ve Naim Haşimi’nin idam cezasına çarptırıldıklarını duyurmuştu.

Yargıtay, Reşidi ve Haşimi’nin İran Ceza Hukuku’na göre idam cezasına çarptırılmalarının gerekçesi olan “Allah’a isyan, devlete savaş açmak ve yeryüzünde bozgunculuk çıkartma” suçlarının sabit görüldüğüne hükmetmişti.

Şiraz’daki Şah Çerağ Türbesi’ne 26 Ekim 2022’de düzenlenen silahlı saldırıda 13 kişi hayatını kaybetmiş, 30 kişi yaralanmıştı. Saldırıyı, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) üstlenmişti.

İran medyasında yer alan habere göre, iki kişi, türbeye yapılan saldırıdan önce komşu ülke Afganistan’da IŞİD’lilerle temas kurarak saldırının organize edilmesine yardım ettiklerini itiraf etmişti.

6 ayda 354 kişi idam edildi

Öte taraftan Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, İran’da 2023 yılının ilk 6 ayında 354 kişiyi idam edildiğini duyurmuştu.

İran İnsan Hakları Örgütü, İran hükümetini ülke çapındaki protestoları bastırmak ve protestocular arasında korku uyandırmak için ölüm cezasını artırmakla suçlamıştı.

Örgüt ayrıca, Ocak – Haziran 2023 döneminde gerçekleştirilen infaz sayısının Ocak – Haziran 2022 dönemine göre yüzde 36 daha fazla olduğunu bildirmişti.

İdam edilen 354 kişiden 206’sı uyuşturucu bağlantılı suçlardan idam cezasına çarptırılmıştı. Ayrıca, 6 kadın idam edilmişti. İki kişinin de idam cezası halka açık alanda infaz edilmişti.

İran İnsan Hakları Örgütü Direktörü Mahmud Amiri Moghadam, 2023’ün ilk altı ayında gerçekleştirilen infazlarla ilgili olarak, “İran hükümeti, toplumda korku uyandırmak ve protestoları önlemek için infazlar gerçekleştirdi” demişti.

Paylaşın

Zelenski’den “NATO Üyeliği” Açıklaması: Somut Adımlar Bekliyoruz

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, NATO üyeliğine ilişkin yaptığı açıklamada, “Net bir sinyalden, davet yönünde bazı somut şeylerden bahsediyoruz. Bu motivasyona ihtiyacımız var. İlişkilerimizde dürüstlüğe ihtiyacımız var” dedi.

Volodimir Zelenski,, 2008 NATO zirvesinde kabul edilen askeri ittifakın kapısının “açık kalacağı” ve Ukrayna’nın eninde sonunda üye olacağı şeklindeki düzenlemenin yeterli olmadığını vurguladı.

“Kapının açık olduğu” mesajının yeterli olmadığını dile getiren Volodimir Zelenski,, ülkesinin NATO üyeliği konusunda “net bir sinyale ihtiyacı olduğu” görüşünü yineledi.

Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski Litvanya’da yapılacak NATO zirvesine günler kala ülkesinin ittifaka bir an önce üye olması talebini tekrarladı.

Zelenski Prag ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ittifak üyelerinden gelecek haftaki zirvede ülkesinin üyeliği yönünde somut adımlar beklediğini ifade etti.

Ukrayna Cumhurbaşkanı, Rusya’ya karşı 17 aydır savaşan ülkesinin NATO kapısının sadece açık olduğuna dair açıklamalardan daha fazlasına ihtiyacı olduğunu söyledi.

Ukrayna, 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak zirvede NATO’dan savaş sona erdiğinde askeri ittifaka katılabileceğine dair net mesajlar bekliyor.

Ukrayna ittifaka mümkün olduğunca çabuk katılmak istiyor ancak NATO üyeleri bu adımın ne kadar hızlı atılması gerektiği konusunda bölünmüş durumda. Bazı üye ülkeler Ukrayna’nın NATO üyeliğine, ittifakı Rusya ile aktif bir savaşa yaklaştırabileceği gerekçesiyle mesafeli.

Zelenski, Çek mevkidaşı Petr Pavel ile dün akşam düzenlediği basın toplantısında, “Net bir sinyalden, davet yönünde bazı somut şeylerden bahsediyoruz. Bu motivasyona ihtiyacımız var. İlişkilerimizde dürüstlüğe ihtiyacımız var” dedi.

“‘Kapı açık’ demek yeterli değil”

Ukrayna lideri, 2008 NATO zirvesinde kabul edilen askeri ittifakın kapısının “açık kalacağı” ve Ukrayna’nın eninde sonunda üye olacağı şeklindeki düzenlemenin yeterli olmadığını vurguladı.

“Kapının açık olduğu” mesajının yeterli olmadığını dile getiren Zelenski, ülkesinin NATO üyeliği konusunda “net bir sinyale ihtiyacı olduğu” görüşünü yineledi.

Çek Cumhuriyeti’nin eski Genelkurmay Başkanı ve 2015-2018 yılları arasında NATO Genel Sekreteri’nin baş askeri danışmanı olarak görev yapan Çek Cumhurbaşkanı Petr Pavel ise, şöyle konuştu:

“Ukrayna’nın savaş biter bitmez NATO’ya katılma müzakerelerine başlamasının Çek Cumhuriyeti’nin çıkarınadır. Bu aynı zamanda bizim güvenliğimizin, bölgesel istikrarın ve ekonomik refahın da çıkarınadır.”

Pavel, Mayıs ayında Reuters’a verdiği mülakatta Ukrayna’nın NATO ve Avrupa Birliği’ne girmek için desteğe ihtiyacı olduğunu ancak her ikisine de katılmanın uzun bir süreç olacağını söylemişti.

Paylaşın

İzlanda’da 24 Saatte 2 Bin 200 Deprem Meydana Geldi

İzlanda Meteoroloji Araştırma Merkezi, ülkenin başkenti Reykjavik çevresinde son 24 saatte 2 bin 200 deprem meydana geldiğini duyurdu. Merkez, bu durumun devam etme ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.

Haber Merkezi / İzlanda Meteorolojik Araştırma Merkezi, son 24 saatte Reykjavík bölgesinde 2.200 deprem meydana geldiğini bildirildi. Depremlerin çoğu orta şiddette (Richter ölçeğine göre 4.1) rapor edildi.

Depremler, ülkenin güney kesimlerinde geniş çapta hissedildi. Depremlerin, yakında bir volkanik patlamanın olabileceğine ilişkin işaret olarak kabul ediliyor.

İzlanda’da yaklaşık 130 aktif yanardağ ve hareketsiz yanardağ var. Adanın altında yaklaşık 30 aktif yanardağ sistemi var.

Avrasya ve Kuzey Amerika tektonik levhaları arasında kalan İzlanda’da depremler ve volkanik hareketlilikler sıkça görülüyor. Bu nedenle bilim insanları, İzlanda’daki depremleri kesinlikle korkutucu olarak tanımıyor.

2010 yılında Eyjafjallajokull yanardağında gerçekleşen son patlamada, yüz binlerce uçuş iptal edilmiş ve bölgedeki insanlar evlerinden tahliye edilmişti.

İzlanda’da 2021 ve 2022’de de volkanik patlamalar yaşandı. Meteorologlar Reykjavík’teki depremlerin mutlaka izlenmesi gerektiğini söylüyor.

İzlanda’nın başkenti Reykjavik yakınlarında bulunan ve ağustos ayı başında aktif hale gelen Fagradalsfjall Yanardağı yerli ve yabancı binlerce turist için yeni bir cazibe merkezi haline geldi.

Paylaşın

İsveç’ten Bir İlk: PKK’ya Finansman Sağlamaya Hapis Cezası

NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılımı için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekleyen İsveç’te bir ilk. PKK’ya finansman sağlamaya çalışmaktan suçlu bulunan bir kişi dört buçuk yıl hapis cezasına çarptırdı.

Haber Merkezi / Mahkemenin kararı Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında Perşembe günü Brüksel’de yapılan kritik toplantı sırasında geldi. İsveç’in NATO üyeliğinin ele alındığı toplantı NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in ev sahipliğinde gerçekleşiyor.

Hapis cezasına çarptırılan 40’lı yaşlarındaki Kürt kökenli Türkiye vatandaşı, Ocak ayında Stockholm’deki bir restoranın önünde silahla ateş ettikten ve etrafına tehditler savurduktan sonra tutuklanmıştı.

Mahkemenin yargıcı Mans Wigen, “Bölge mahkemesi Türkiye kökenli Kürt’ü Stockholm’deki bir Kürt iş insanını PKK’ya para ödemesi için silah zoruyla gasp etmeye çalıştığı gerekçesiyle hapis cezasına çarptırdı” dedi.

Wigen, “Gasp teşebbüsü PKK’nın Avrupa’da yürüttüğü kapsamlı bir bağış programı çerçevesinde gerçekleştirildi, buna şantaj da dahildi” ifadesini kullandı. Mahkemenin açıklamasına göre, yapılan incelemeler sonucunda gasp girişiminin amacının “PKK’ya para sağlama” olduğu tespit edildi.

Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Avukat İlhan Aydın, “Müvekkilim sonuçtan memnun değil. Bölge Mahkemesi’nin özellikle terörün finansmanı ve nitelikli gasp teşebbüsü konusundaki kararına katılmıyoruz. Mahkemenin kararın itiraz edeceğiz” dedi.

Türkiye kökenli kişi, Stockholm’deki bir restoranın önünde silah sıkıp tehditler savurduğu için geçen Ocak ayında tutuklanmış ve 21 Haziran’da da ilk kez hakim önüne çıkmıştı.

İsveç’te yeni Terörle Mücadele Yasası 1 Haziran’da yürürlüğe girmişti. Yeni yasa kapsamında “terör faaliyetlerinde bulunanlara” 4-8 yıl arasında hapis cezası verilebilecek, “terör örgütü lideri olarak tanımlanan kişlşiler” 25 yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilecek.

Ayrıca “terör örgütlerini finanse eden veya destekleyen kişilerin” gözaltına alınmaları ve yargılanmaları yönelik olarak, ilgili mercilerin yetkileri artırıldı.

İsveç gelecek hafta Litvanya’da yapılacak NATO zirvesi öncesi ittifaka üye olmak istiyor. Ancak NATO üyeleri Türkiye ile Macaristan, İsveç’in ittifaka katılmasına henüz yeşil ışık yakmadı.

Ankara Stockholm’den terör örgütleri ve mensuplarına karşı daha sert tutum takınmasını ve terör örgütü üyelerini Türkiye’ye iade etmesini istiyor.

Türkiye’nin, NATO üyeliğine “teröre destek verdiği” gerekçesiyle veto koyduğu İsveç’in, haftaya Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılacak NATO zirvesinde ittifaka katılması için kulisler hızlandı.

ABD Başkanı Joe Biden’ın, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile dün Washington’da yaptığı görüşmenin ardından, Türkiye, İsveç ve Finlandiya Dışişleri Bakanları ile istihbarat şefleri bugün Brüksel’de üst düzey bir toplantı için biraraya geliyor.

Gözler, Nisan ayında Türkiye’nin vetosunu kaldırmasının ardından tam üyeliği onaylanan Finlandiya’dan sonra, İsveç’in NATO’ya girişine yeşil ışık yakılıp yakılmayacağı sorusuna çevrildi.

Genel Sekreter Jens Stoltenberg’in, NATO karargahındaki buluşmanın ardından düzenleyeceği basın toplantısıyla sonucu değerlendireceğini açıklaması, İsveç’in NATO’ya kabul edilmesi yönündeki beklentileri arttırdı.

Bugünkü toplantı, Haziran 2022’de Madrid’de yapılan NATO zirvesinde Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında imzalanan Üçlü Mutabakat Muhtırası çerçevesinde yapılıyor.

Fidan, Kalın ve Kılıç katılıyor

NATO’nun geleceği açısından önemli kararların alınacağı kritik Vilnius zirvesinden bir hafta önce yapılan toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç temsil ediyor.

Paylaşın

İsveç’te İncil, Tevrat Ve Kuran Yakmak İçin 3 Başvuru

İsveç’in başkenti Stockholm’de polisin Kur’an yakma eylemine izin vermesinin ardından, farklı dinlerin kutsal kitaplarını yakmak için ikisi başkent Stockholm’de biri Helsingborg kentinde olmak üzere üç başvuru yapıldığı açıklandı.

Iraklı sığınmacı Salvan Momika, İsveç’in başkenti Stockholm’de bir caminin önünde Kur’an’ı yakmıştı. Aşırı sağcı Stram Kurs partisi lideri Rasmus Paludan’ın 21 Ocak’ta Türkiye’nin Stockholm Büyükelçiliği önünde Kuran yakarak gerçekleştirdiği eylem Türkiye ve İsveç arasında da gerilime neden olmuştu.

İsveç kamu yayıncısı STV’nin haberine göre başvurulardan birinde Yahudilerin kutsal kitabı Tevrat ile Hristiyanların kutsal kitabı İncil’in birlikte yakılması için izin talep edildi.

Stokholm’deki caminin önünde Kuran yakmak için yapılan başvuruda “mümkün olan en kısa sürede” notuyla başvuru yapıldı. 50’li yaşlarında bir kadının yaptığı başvuruda eyleme ilişkin saat bildirilmedi.

STV’ye konuşan kadın, geçen haftaki Kuran yakma eyleminden sonra bu eylemi kararlaştırdığını ve yalnızca kendisine ait olan başvurunun arkasında durduğunu belirtti. Helsingborg kentinde ise 30’lu yaşlarda bir erkek 12 Temmuz günü kent meydanında Kuran yakmak için izin istedi.

Başkentteki bir diğer eylem başvurusu 15 Temmuz için yapıldı. 30’lu yaşlarda bir erkek tarafından yapılan başvuruda İsrail’in Stokholm Büyükelçilik binası önünde hem Tevrat hem de İncil yakılması için izin istendi.

Başvuruyu yapan kişi, eylemin geçen haftaki Kuran-ı Kerim yakma eylemine tepki olduğunu ve “ifade özgürlüğü” adına sembolik bir toplantı olacağını ifade etti.

İsrail’in Stokholm Büyükelçisi Ziv Kulman başvurulardan endişe duyduğunu belirtti. Sosyal medyadan tepkisini paylayan büyükelçi “Kuran da olsa, tevrat ya da herhangi bir kutsal kitap, nefret dolu bir eylemin durdurulması gerektiği açıktır.” dite yazdı.

Stokholm polisi başvuruları teyit etti

Stokholm polisinin her iki başvurunun da alındığını teyit ettiği bildirildi, ancak henüz karara dair bilgi açıklanmadı.

Polisten yapılan açıklamada her başvurunun bireysel olarak düzenlemelerle uyumlu olarak gerekli koşulları yerine getirip getirmediğinin değerlendirileceğini belirtti.

Helsingborg’daki başvuruyla ilgili olarak da Kuzeybatı Skane bölge polis amiri “Bizim görüşümüz, bunun belirli bir dine yönelik olmayabileceği, ancak ifade özgürlüğünün ve şu anda devam etmekte olan tartışmanın bir parçası olduğu yönündedir.” diye konuştu.

Eski İsveç Başbakanı Carl Bildt, sosyal medyadan STV’nn haberine atıf yaparak “Bunun devam etmesi halinde ortaya çıkabilecek durumun ciddiyetini hafife almak akıllıca olmayacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.

STV haberinde, ülkede daha önce izin verilen Kuran-ı Kerim yakma eylemlerinin İsveç’in NATO’ya üyelik sürecini geciktirdiği yorumuna da yer verdi.

İsveç Dışişleri Bakanlığı, geçen haftaki Kuran yakma eylemini kınamış, Dışişleri bakanı Tobias Billström de eylemi “islamofobik eylemler” olarak tanımlamıştı.

Geçen haftaki eylem ayrıca Papa Francis’in de tepkisini toplamış, İslam dünyasında öfkeye neden olan eylem üzerine Birleşmiş Milletler acil toplantı yapma kararı almıştı.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: Biden’dan Dikkat Çeken Açıklama

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson’la görüşen ABD Başkanı Joe Biden, “ABD’nin İsveç’in NATO üyeliğini tamamen, tamamen desteklediğini tekrarlamak isterim. Bunun önemi çok açık. İsveç ittifakımızı daha da güçlü hale getirecek ve NATO içinde sahip olduğumuz aynı ilkelere sahip. NATO’ya üye olmanızı sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.

Haber Merkezi / ABD’nin hemen hemen her konuda İsveç ile aynı görüşte olduğunu vurgulayan ve ortak demokratik değerlerin altını çizen Joe Biden, İsveç’in Ukrayna halkının Rusya işgaline karşı kendilerini savunması konusundaki çabalarından da övgüyle söz etti.

İsveç Başbakanı Ulf Kistersson da ABD Başkanı Biden’a daveti için teşekkür etti ve Biden’ın NATO üyeliği konusundaki desteğini takdirle karşıladıklarını belirtti.

Kristersson, “İsveç ve ABD’nin çok sayıda değer ve öncelikleri paylaştığını düşünüyorum. Buna Ukrayna savaşını nasıl ele alacağımız da dahil. Liderliğiniz ve kurmak için uğraştığınız transatlantik birlik için teşekkür ediyorum. İsveç’in NATO üyeliğine verdiğiniz güçlü desteği takdir ediyorum. Bizim için anlamı çok büyük. Ortak korumayı amaçlıyoruz. Ancak katkıda bulunabileceğimiz şeyler olduğunu da düşünüyoruz” diye konuştu.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden gelecek hafta Vilnius’ta düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ile Beyaz Saray’da bir araya geldi.

İki lider görüşme öncesinde ortak açıklama yaptı. Biden, NATO’ya katılımına Türkiye ve Macaristan’ın henüz onay vermediği İsveç’in üyeliğine desteğini yineledi.

Gelecek hafta düzenlenecek NATO zirvesine hazırlık yaptıklarını hatırlatan Biden, “Bir kez daha tekrarlamak istiyorum: ABD, İsveç’in NATO üyeliğini tamamen destekliyor” dedi.

İsveç’in ittifakı güçlendireceğini ifade eden Biden, İsveç’in NATO’ya üye olmasını “sabırsızlıkla” beklediğini de sözlerine ekledi.

Başkan Biden’a desteği için teşekkür eden Başbakanı Kristersson, “İsveç’in NATO’ya kabulü için verdiğiniz güçlü desteğe çok değer veriyoruz” şeklinde konuştu. NATO üyeliği ile “ortak koruma” aradıklarını belirten Kristersson, aynı zamanda NATO’nun güvenliği için katkı sağlayacaklarını düşündüğünü ifade etti.

Kristersson, Biden ile yaptığı görüşme sonrasında ise “Gelecek hafta Vilnius’ta yapılacak zirve İsveç’in katılımı için kesinlikle uygun bir zaman ancak Türkiye’nin kararlarını sadece Türkiye alabilir” görüşünde ABD Başkanı ile hemfikir olduklarını söyledi.

Brüksel’de, İsveç’in NATO üyeliği görüşülecek

İsveç, Türkiye ve NATO temsilcileri bugün Brüksel’deki NATO karargahında bir araya gelerek İsveç’in üyeliğini görüşecek. Toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil edecek.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile telefon görüşmesinde “İsveç’in terörle mücadele mevzuatındaki değişikliğin doğru yönde bir adım olduğunu fakat PKK yanlılarının gösterilerine izin verilmesi nedeniyle bu adımın boşa çıktığını” söylemişti.

NATO’da İsveç’in üyeliğine onay vermeyen yalnızca Türkiye ve Macaristan kaldı. Avrupa Birliği’nin geri kalanına kıyasla Rusya ile daha iyi ilişkileri olan Macaristan daha önce, Türkiye’nin onay vermesi durumunda kendilerinin de İsveç’in üyeliğini onaylayacağını açıklamıştı.

İsveç, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından Finlandiya’yla birlikte NATO üyeliğine başvurmuş fakat iki ülke de Türkiye’nin engeline takılmıştı.

İskandinav ülkelerini PKK’ye destek olmakla suçlayan Türkiye, Stockholm ve Helsinki hükümetleriyle bir üçlü muhtıra imzalamış ve üyeliklerin ancak bu muhtırada verilen sözler yerine getirildiğinde mümkün olacağını belirtmişti.

Türk hükümeti bu yıl Finlandiya’nın verdiği vaatleri yerine getirdiğini açıklayarak üyeliğini onaylamış, fakat İsveç’in hl atması gereken adımlar olduğunu belirtmişti.

İsveç’in yeni terörle mücadele kanunun 1 Haziran’da yürürlüğe girmesinin ardından ülkede ilk defa bir kişi PKK’ye yardım için haraç toplamakla suçlanmış, Ankara bunu olumlu bir adım olarak karşılamıştı. Öte yandan İsveç’te bir kişinin Kuran yakmasına izin verilmesi iki ülke arasında gerilime yol açmıştı.

Paylaşın

İsrail, Cenin’den Çekildi: 12 Ölü, Yüzlerce Yaralı

İsrail’in Batı Şeria’nın Cenin bölgesine düzenlediği saldırılar sona erdi. İsrail’in Cenin kentinde ve Cenin Mülteci Kampı’nda iki gün boyunca havadan ve karadan düzenlediği saldırılarda 12 Filistinli yaşamını yitirdi.

İsrail, iki gün süren operasyonun resmen sona erdiği ve askerlerin bölgeden ayrıldığı duyuruldu. Binden fazla askerin katıldığı operasyonun gece saatlerinde sonlanmasının ardından kampı terk edenler karanlıkta yerleşkelerine dönmeye başladı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, (BMGK) Filistin’deki durumu görüşmek için 7 Temmuz’da toplantı yapacak.

Filistin ile İsrail yönetimi arasında 1995’te imzalanan “İkinci Oslo Anlaşması” çerçevesinde Batı Şeria A, B ve C bölgelerine ayrıldı. Batı Şeria’nın yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin yönetimi, idari ve güvenlik olarak Filistin’e, yüzde 21’lik “B bölgesi”nin idari yönetimi Filistin’e güvenliği ise İsrail’e devredilirken, yüzde 61’ini kapsayan “C bölgesi”nin idare ve güvenliği İsrail’e bırakılmıştı.

İsrail ordusu Cenin mülteci kampına Pazartesi gününün ilk saatlerinde bir insansız hava aracıyla saldırmaya başlamıştı. İsrailli yetkililer bu saldırının, Hamas da dahil olmak üzere farklı silahlı grupların bir araya gelerek oluşturduğu Cenin Tugayları’nın “komuta merkezin” yapıldığını söylemişti.

İlerleyen saatlerde ise insansız hava araçlarının saldırıları sürerken İsrail ordusu mülteci kampına girerek içerdeki silahlı Filistinlilerle çatışmaya başladı.

Salı günü Cenevre’de bir basın toplantısı düzenleyen Birleşmiş Milletler, hava ve kara saldırılarının boyutu nedeniyle endişe duyduklarını, özellikle böylesine yoğun nüfuslu bir yere yapılan hava saldırılarının sivillere zarar verme riski olduğunu aktardı. BM’ye göre saldırılar nedeniyle kampa elektrik ve su verilemiyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı saldırılarda hayatını kaybedenler arasında 17 yaşında iki çocuk ve 16 yaşında bir çocuk olduğunu açıkladı. Bakanlık 100’den fazla Filistinli’nin yaralandığını ve 20’sinin durumunun ağır olduğunu da ekledi.

Filistin Kızılayı ise aralarında hasta ve yaşlıların da olduğu yaklaşık 3 bin kişinin gece çatışmalar sürerken kamptan ayrılmasına izin verildiğini söyledi.

Cenin merkezinde ise bir hastane yakınında Filistinli protestocular bir askeri araca taş attı. Araç ise göz yaşartıcı gazla karşılık verdi.

Sınır Tanımayan Doktorlar, İsrail ordusunun pek çok noktada yolları buldozerlerle kullanılamaz hale getirdiğini ve bu yüzden sağlık çalışanlarının araçlarını bırakıp yürümek zorunda kaldığını aktardı.

Cenin son dönemde hem İsrail işgaline ve bunun getirdiği kısıtlamalara karşı hem de Filistin yönetiminin yetersizliğine öfkeli olan genç militanların sayıca artışta olduğu bir kent. Geçen yıl da Filistinlilerin İsraillilere yönelik saldırılarının ardından bu kente operasyonlar düzenlenmişti.

Netanyahu’dan açıklama

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, operasyonun amacını “Cenin geçen aylarda İsrailli erkek, kadın ve çocuklara yönelik sinsi saldırıların düzenlendiği terörizmin yuvası haline geldi. Buna son vereceğiz” sözleriyle açıklamıştı.

Netanyahu, Pazartesi akşamı yaptığı açıklamada İsrail birliklerinin militanların komuta merkezlerini yıktığını ve silah depoları ile fabrikalarına el koyduğunu belirtmişti.

Netanyahu, “İsrail kendini savunma hakkını sağlamak için tüm çabayı gösterirken, İsrailli askerler de sivillerin ölümünü engellemek için çaba gösteriyor” şeklinde konuştu. Netanyahu, askeri operasyonun “görevi tamamlamak” için gerektiği kadar süreceğini söylemişti.

Abbas, İsrail ile güvenlik koordinasyonu askıya aldı

İsrail ordusunun Cenin’e yönelik saldırısına tepki olarak, Filistin Özerk Yönetimi Başkanı Mahmud Abbas İsrail tarafı ile iletişimi ve güvenlik alanındaki koordinasyonu askıya aldığını açıklamıştı.

Pazartesi akşamı yapılan yazılı açıklamada, Filistin Özerk Yönetimi’nin önde gelen isimleri ile Abbas’ın yaptığı toplantıda söz konusu alındığı belirtildi. Abbas, daha önce sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada da, İsrail’in saldırısına “yeni bir savaş suçu” sözleriyle tepki göstermişti.

Filistin Özerk Yönetimi, daha önceki saldırılar sırasında da İsrail tarafı ile güvenlik alanındaki koordinasyonun askıya alındığını açıklamış, ancak bu tam olarak hayata geçirilmemişti.

Terör saldırılarının önlenmesi ve Filistin Özerk Yönetimi kontrolü altındaki bölgelerde büyük çaplı operasyonların koordinasyonu için iki taraf da karşılıklı olarak istihbarat bilgilerini paylaşıyor.

ABD’den İsrail’e destek

İsrail ile Filistinliler arasında yaşanan gerilim uluslararası toplumda da kaygılara neden oluyor. ABD,İsrail’in kendini savunma hakkına vurgu yaparken, güvenlik koordinasyonun sürdürülmesi çağrısında bulunmuştu.

Dışişleri Bakanlığı sözcüsü “İsrail’in güvenliğini ve Hamas, İslami Cihat ve diğer terörist gruplara karşı halkını savunma hakkını destekliyoruz” dedi. Sözcü, “can kaybını önlemek için gereken bütün önlemleri” alma çağrısı da yapmıştı.

Batı Şeria’da son aylarda İsrail ve Filistinliler arasında yaşanan şiddet arttı. Bu yılında başından beri bölgede en az 185 Filistinli, 25 İsrailli, bir Ukraynalı ve bir İtalyan yaşamını yitirmişti.

İsrail, Filistin toprağı olan Batı Şeria’yı 1967’deki Altı Gün Savaşı’nda işgal etmişti. Filistinliler Batı Şeria, Gazze ve Doğu Kudüs’ü kapsayan topraklarda bir devlet kurmayı hedefliyor.

Paylaşın

İran, 6 Ayda 354 Kişiyi İdam Etti

İran, 2023 yılının ilk 6 ayında 6’sı kadın 354 kişiyi idam etti. İdam edilen 354 kişiden 206’sı uyuşturucu bağlantılı suçlardan idam cezasına çarptırıldı. İki kişinin idam cezası halka açık alanda infaz edildi.

Haber Merkezi / Norveç merkezli İran İnsan Hakları Örgütü, İran’da 2023 yılının ilk 6 ayında 354 kişiyi idam edildiğini duyurdu.

İran İnsan Hakları Örgütü, İran hükümetini ülke çapındaki protestoları bastırmak ve protestocular arasında korku uyandırmak için ölüm cezasını artırmakla suçladı. 

Örgüt ayrıca, Ocak – Haziran 2023 döneminde gerçekleştirilen infaz sayısının Ocak – Haziran 2022 dönemine göre yüzde 36 daha fazla olduğunu bildirdi.

İdam edilen 354 kişiden 206’sı uyuşturucu bağlantılı suçlardan idam cezasına çarptırıldı. Ayrıca, 6 kadın idam edildi. İki kişinin de idam cezası halka açık alanda infaz edildi.

İran İnsan Hakları Örgütü Direktörü Mahmud Amiri Moghadam, 2023’ün ilk altı ayında gerçekleştirilen infazlarla ilgili olarak, “İran hükümeti, toplumda korku uyandırmak ve protestoları önlemek için infazlar gerçekleştirdi” dedi.

Paylaşın