Gazze’de İsrail Saldırılarında En Az 108 Gazeteci Yaşamını Yitirdi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 275 gündür sürdürdüğü saldırılarda en az 108 gazeteci ve medya çalışanının yaşamını yitirdiği açıklandı. Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 38 bin 153’e yükseldi.

Haber Merkezi / Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Gazze’de 7 Ekim’den bu yana en az 108 gazeteci ve medya çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı. CPJ, İsrail saldırılarında şu ana kadar 108 gazeteci ve medya çalışanının öldüğünü bildiren inceleme yayınladı. Bu durum, CJP’nin 1992 yılında veri toplamaya başlamasından bu yana gazeteciler için en ölümcül dönem oldu.

CPJ Program Direktörü Carlos Martinez de la Serna, “Gazze’deki savaş başladığından beri gazeteciler, habercilikleri için en yüksek bedeli, hayatları ile ödüyorlar. Koruma, ekipman, uluslararası varlık, iletişim veya yiyecek ve su olmadan dünyaya gerçeği anlatmak için hala hayati önem taşıyan işlerini yapıyorlar. Her gazeteci öldürüldüğünde, yaralandığında, tutuklandığında veya sürgüne gitmeye zorlandığında, gerçeğin parçalarını kaybediyoruz” dedi.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 55 artarak 38 bin 153’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 123 artarak 87 bin 828’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Hamas’ın Gazze’de dokuz aydır devam eden savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ABD planının önemli bir bölümünü kabul etmesinden beş gün sonra iki Hamas yetkilisi, ateşkes önerisine İsrail’den yanıt beklediğini söyledi. Reuters’a konuşan ve adlarının açıklanmasını istemeyen iki Hamas yetkilisinden biri, kendi yanıtlarını arabuluculara ilettiklerini ve İsrail’in yanıtını beklediklerini ifade etti.

Filistin bölgesi için üç aşamalı plan Mayıs sonunda ABD Başkanı Joe Biden tarafından sunulmuştu. Görüşmeler Katar ile Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülüyor. Plan savaşı sona erdirmeyi ve Hamas’ın elinde bulunan yaklaşık 120 İsrailli rehineyi serbest bırakmayı amaçlıyor.

Ateşkes görüşmeleri hakkında bilgi sahibi olan bir başka Filistinli yetkili de İsrail’in Katarlılar’la görüştüğünü söyledi. Adının açıklanmasını istemeyen yetkili Pazar günü Reuters’a verdiği demeçte “Hamas’ın yanıtını görüştüler ve İsrail’in cevabını birkaç gün içinde vereceklerine söz verdiler” dedi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu müzakerelerin bu hafta devam edeceğini söyledi ancak ayrıntılı bir takvim vermedi.

Gazze’yi kontrol eden Hamas, İsrail’in bir anlaşma imzalamadan önce kalıcı bir ateşkes taahhüt etmesi yönündeki kilit talebinden vazgeçti. Görüşmelerin özel olması nedeniyle isminin açıklanmaması koşuluyla Cumartesi günü Reuters’a konuşan Hamas’tan bir kaynak, altı haftalık ilk aşama boyunca müzakerelerin bu amaca ulaşmasına izin vereceğini söyledi.

Paylaşın

Türkiye, Kişisel Veri İhlalinde 19. Sırada

2004 – 2024 yılları arasında dünya genelinde 17.2 milyar kişisel veri ihlalinin kayıtlara geçerken Türkiye’de de aynı dönem içerisinde 107.1 milyon kez kişisel veri ihlali yapıldığı belirlendi.

Türkiye, kişisel veri sızıntısına en çok maruz kalan 19. ülke olurken, ABD ilk sırada yer aldı. ABD’yi sırasıyla Rusya ve Çin takip etti.

Hollanda merkezli sanal özel ağ (“Virtual Private Network” – VPN) servisi Surfshark, Türkiye’nin veri sızıntısına en çok maruz kalan 19. ülke olduğunu raporladı.

Surfshark’ın resmi internet sitesinde yayınlanan rakamlara göre, Türkiye’de yaşayan insan sayısından daha fazla ihlale rastlanıldı.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi” başlıklı, 2022 tarihli çalışmasına göre 85.279.553 kişinin yaşadığı ülkede, 2004-2024 yılları arasında 107.138.741 kez kişisel veri ihlali yapıldığı belirtildi.

Surfshark’ın raporu, sadece 2024 yılının ilk ayında 974.225 ihlalin kayıtlara geçtiğini gösteriyor.

Buna göre, 2024’ün Ocak-Mart aylarını kapsayan ilk çeyreğinde, 2023’ün Ekim-Aralık aylarındaki son çeyreğine kıyasla kişisel veri ihlalinde yüzde 631’lik artış yaşandığı, ortalama 100.000 kişide 48.454 ihlalin görüldüğü vurgulandı.

Türkiye’de yakın dönemde gündeme gelen toplu veri ihlalinin yaşandığı vakalar, Ocak 2020’de 684.138 ihlalin kayıtlara geçtiği Zoosk, Haziran 2020 tarihli, 18.240.847 vakanın görüldüğü Wattpad ve son olarak Mayıs 2023’te 2.411.223 kişinin veri ihlaline neden olan CraftRise adlı etkileşimli oyun sunucusunda yaşananlardı.

Her üç örneğin de tekil olarak Türkiye’nin kişisel veri ihlalinde 19’uncu sırada olmasında pay sahibi olduğu biliniyor.

Surfshark’ın periyodik olarak güncellediği veriler, tek bir e-posta ile birden fazla uygulamaya, sayfaya, foruma kaydolan bir kişinin birden fazla defa ihlale maruz kalabileceğini kanıtlıyor.

Bunun sağlaması ise, 2004-2024 yılları arasında dünya genelinde 17.2 milyar kişisel veri ihlalinin kayıtlara geçmiş olması. Yani tek bir e-posta adresinin 3 kez ihlale maruz kalmış olabileceği düşünülüyor.

Türkiye’nin 19’uncu sırada olduğu kişisel veri ihlali listesinin ilk sırasında 3.44 milyarı geçkin ihlalin yaşandığı Amerika Birleşik Devletleri (ABD), ikinci sırada 2.42 milyarı geçkin ihlalle Rusya, üçüncü sırada ise 1.08 milyar ihlalle Çin bulunuyor.

Listenin en altında ise Fransa’nın Karayiplerdeki özerk statüde bulunan deniz aşırı toprağı Saint Barthelemy adası var.

2009’daki sayımda nüfusunun 7.448 olduğu öğrenilen ada topluluğunda, 2004’ten 2024 yılına kadar olan ki 20 yıllık süreçte 9.586 kişisel veri ihlali yaşandığı tespit edildi.

Nüfus-İhlal oranlaması düşünüldüğünde, listenin 231’inci basamağında bulunan Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC – Kuzey Kore) ön plana çıkıyor.

2018’deki sayıma göre 25.549.604 insanın yaşadığı ülkede bugüne dek sadece 86.538 kişisel veri ihlali yapıldığı düşünülüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

AK Parti’de “Sistem Değişimi Şart” Eleştirileri

31 Mart’ta yapılan yerel seçimlerde ikinci parti konumuna gerileyen AK Parti’de kabinedeki sınırlı değişim partililerin beklentisini karşılamadı. “Kişiler değil sistem değişimi şart” dikkat çekti.

Çevre Şehircilik ve İklim Bakanı Mehmet Özhaseki’nin yerine Murat Kurum, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yerine Kemal Memişoğlu’nun atanması AK Partililerin beklentisini karşılamadı. Seçim sonrası büyük ölçekli bir yenilenme istenen partide Kabine’nin oluşumuna dair eleştiriler yükselmeye başladı.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Parti kulislerinde Cumhurbaşkanlığı sisteminde revizyon ihtiyacını dile getiren isimlerin sayısı artarken bakanlarla ilgili, “Kişiler değil sistem değişimi şart. Cumhurbaşkanlığı sisteminde bakanlar Meclis dışından geliyor. Büyük kısmının siyasi geçmişi yok. Atanmasını da görevden alınmasını da tek bir irade belirliyor. O da sadece o iradeye göre hareket ediyor. Onun onayını, rızasını alma çabası içinde oluyor. Sokağa, seçmene, teşkilata göre değil sadece Cumhurbaşkanına göre hareket ediliyor. Burada bir değişiklik yapılması gerek” değerlendirmeleri dikkat çekti.

Erdoğan ile Özel yeniden görüşebilir: Yerel seçim sonrası başlayan ‘normalleşme-yumuşama’ sürecinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile CHP Genel Başkanı Özgür Özel yaklaşık 40 gün içinde iki görüşme gerçekleştirdi. İlk olarak Özel’in randevu talebiyle gerçekleşen daha sonra Erdoğan’ın iade-i ziyareti ile devam eden sürecin seçmen nezdinde olumlu karşılandığı biliniyor.

Yapılan ölçümlerde hem AK Parti tabanında hem de CHP tabanında normalleşmeye büyük ölçüde olumlu bakıldığı görülüyor. Liderlerin de seçmenin beklentileri doğrultusunda kimi tartışmalar, polemikler yaşasalar da süreci tamamen bitirecek bir adımdan kaçınacağı kaydediliyor. CHP’de parti yöneticileri önümüzdeki süreçte farklı nedenlerle Erdoğan ile görüşmeler olabileceğini, Erdoğan’ın da bunu reddetmeyeceği değerlendirmesi yapıyor.

Paylaşın

CHP’den Emekliler Tepkisi: Simit Ayran Alamayacak Duruma Geldiler

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Temmuz TÜİK enflasyon oranlarından sonra emeklilere yapılacak zam açıklandı. Ancak kök maaşı 8 bin lira ve altında kalan emeklilerimizin maaşlarına zam gelemeyecek. Emeklimiz iktidar en düşük emekli maaşı ile ilgili düzenleme yapmazsa yıl sonuna kadar 10 bin lira ile geçinmeye çalışacak” dedi ve ekledi:

“Durum o kadar kötü ki, emeklimiz bir öğünde simit-ayran alamayacak duruma geldi. Çünkü simit ve küçük su 10, ayran 15 lira her yerde. Bir öğüne 35 lira veremeyen emekli; 3 harfli marketlerden 3 lira 75 kuruşa çubuk kraker, 2 lira 75 kuruşa su, 6 liraya ayran alarak öğünü 12,5 liraya getirmek zorunda kalıyor. Ama iktidara göre maaşları iyi, bir sorun yok! AKP’nin emeklimize reva gördüğünü hayat işte bu.”

CHP İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Temmuz TÜİK enflasyon oranlarından sonra emeklilere yapılacak zamlara dair açıklama yaptı. Evrensel’in aktardığına göre, İlgezdi, iktidarın emeklileri bir simide dahi muhtaç ettiğini söyleyerek, “her yerde bir simit, bir su 10 TL, ayran ise 15 TL. Emekli bir öğününe 35 TL veremeyecek durumda” dedi.

Mevcut hayat pahalılığında emekliler için durumun bilinenden kötü olduğunu ifade eden İlgezdi, “Temmuz TÜİK enflasyon oranlarından sonra emeklilere yapılacak zam açıklandı. Ancak kök maaşı 8 bin lira ve altında kalan emeklilerimizin maaşlarına zam gelemeyecek. Emeklimiz iktidar en düşük emekli maaşı ile ilgili düzenleme yapmazsa yıl sonuna kadar 10 bin lira ile geçinmeye çalışacak. Durum o kadar kötü ki, emeklimiz bir öğünde simit-ayran alamayacak duruma geldi. Çünkü simit ve küçük su 10, ayran 15 lira her yerde. Bir öğüne 35 lira veremeyen emekli; 3 harfli marketlerden 3 lira 75 kuruşa çubuk kraker, 2 lira 75 kuruşa su, 6 liraya ayran alarak öğünü 12,5 liraya getirmek zorunda kalıyor. Ama iktidara göre maaşları iyi, bir sorun yok! AKP’nin emeklimize reva gördüğünü hayat işte bu” diye ifade etti.

Emeklinin artık dengeli ve sağlıklı beslenmediğini anlatan İlgezdi, “Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek, bir gününü ayırsa emeklinin halini görecek. Hani çok uzaklara da gitmemize gerek de yok. Ankara’da bakanlığa yakın bir parka gidelim. Emeklinin öğlen simit bile alamadığını, simitten bile tasarruf yapmak zorunda kaldığını görmesini sağlayalım” dedi.

“Olan emekliye ve emekçiye oluyor”

Emeklinin 10 lira ile geçinemediği gibi, asgari ücretlinin zam alamayacağı için durumunun çok kötü olacağını hatırlatarak devam eden CHP’li İlgezdi, “Asgari ücret ocak ayından bugüne 3 bin 850 lira eridi. Buna rağmen AKP yetkilileri temmuzda ara zam yapılmayacağını açıkladı. Enflasyon farkı vermeyen, refah payını emekçi unutsun diyen AKP, yine ülkemizin bütün zenginliğini garanti ödemelere, yandaşlara, lüks ve şatafata harcıyor. Olan emekliye ve emekçiye oluyor” diye anlattı.

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Erdoğan’a “Akraba Ataması” Yanıtı: Önce Kendilerine Baksınlar

Erdoğan’ın, başta İBB olmak üzere CHP’li belediyelerde dost, ahbap atamaları yapıldığına ilişkin açıklamasına yanıt veren Ekrem İmamoğlu “Vallahi Cumhurbaşkanı hangi duyguyla bunu söyledi bilmiyorum” dedi ve ekledi:

“Ama dost, akraba işine girersek acaba devlet kademeleri veya yakın çevresinde işe girmemiş ya da dibinde durmayan dostu, akrabası var mı bilmiyorum. Önce kendilerine bir baksınlar.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Silivri Gazitepe Köyü’nde çiftçilerle birlikte buğday hasadına katıldı, ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Artı Gerçek’in aktardığına göre, Ekrem İmamoğlu, “Silivri’deyiz tarım hasadımız hayırlı olsun. Bereketi bol olsun. Çiftçimiz zorda. Fiyatların düşük olması, maliyetlerin yüksek olması ama biz 4 yılı aşan programlarımızda çiftçimizin yanında olduğumuz ile ilgili çokça konumuz var. Burada bugün dikimini desteklediğimiz hasadı Gaztepe köyünde Silivri ve Çatalca Belediye Başkanlarımızla mutluyuz çiftçimizin bereketi bol olsun” diye konuştu.

İBB şirketi KİPTAŞ tarafından 2019’dan önce Mevlüt Uysal döneminde 200 kişiye indirimli ev satıldığı iddiasının sorulması ve konuyla ilgili Sayıştay raporunda bir tespit yapıldığının anımsatılması üzerine İmamoğlu şunları söyledi:

“Evet var. O döneme dair zaten bir kısım işlemler yapıldı. Ama yine bu detaylar üzerinden süreci irdelemeye devam edeceğiz. Zaten birçok konuda aslında yaptığımız hukuki girişimlerimiz var. Yani sadece KİPTAŞ’ta değil birçok birimimizde. Ama biliyorsunuz ki özellikle bu tür konularda ama bakanlık ama diğer kurumlarda birçok hukuki girişimlerimiz ne yazık ki hem karşılıksız bırakıldı. Hatta soruşturma yapma ve bunun gibi birtakım yetkilerimizin elimizden alındığını bütün kamuoyu biliyor. Aynı şeyleri tekrar etsek de etmesek de süreç böyle. Ama işin peşini bırakmadığımızı milletimiz bilsin”

“Önce kendilerine baksınlar”

İmamoğlu, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başta İBB olmak üzere CHP’li belediyelerde ahbap atamaları yapıldığına ilişkin iddiasına da yanıt vererek “Vallahi Cumhurbaşkanı hangi duyguyla bunu söyledi bilmiyorum. Ama dost, akraba işine girersek acaba devlet kademeleri veya yakın çevresinde işe girmemiş ya da dibinde durmayan dostu, akrabası var mı bilmiyorum. Önce kendilerine bir baksınlar” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

EURO 2024: Türkiye, Hollanda Engelini Aşamadı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) Çeyrek Final maçında Türkiye ile Hollanda, Berlin Olimpiyat Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Sahadan 2-1 mağlup ayrılan Türkiye, turnuvaya veda etti.

Haber Merkezi / Clement Turpin’in düdük çaldığı karşılaşmada Hollanda’nın gollerini 70. dakikada Stefan De Vrij ve 76. dakikada Cody Gakpo, Türkiye’nin golü ise 35. dakikada Samet Akaydın kaydetti.

Hollanda’nın yarı finaldeki rakibi İngiltere oldu.

Türkiye EURO 2024’te F Grubu’nda Gürcistan’ı 3-1, Çek Cumhuriyeti’nin 2-1 yendi; Portekiz’e yenildi, grubu 6 puanla Portekiz’in averajla gerisinde ikinci sırada tamamladı. Türkiye son 16 turunda Avusturya’yı 2-1 yenerek çeyrek finale kaldı.

Hollanda ise D Grubu’nda Polonya’yı 2-1 yendi, Fransa’yla 0-0 berabere kaldı, Avusturya’ya 3-2 yenildi. Grubu üçüncü sırada tamamlayan Hollanda, en iyi üçüncüler arasından kaldığı son 16 turunda Romanya’yı 3-0 mağlup ederek çeyrek finale yükseldi.

Türkiye Avrupa Futbol Şampiyonası’nda daha önce 2000’de çeyrek final, 2008’de ise yarı final oynamıştı. Hollanda ise bu turnuvayı 1988’de kazandı; 1976’da üçüncü oldu; 1992, 2000 ve 2004’te yarı final; 1996 ve 2008″te de çeyrek final oynadı.

Türkiye ve Hollanda daha önce 14 kez karşı karşıya geldi. Bu mücadelelerin altısını Hollanda, dördünü Türkiye kazandı. Dört maç ise berabere sonuçlandı. İki takım, EURO 2024 çeyrek final maçıyla ilk kez büyük bir turnuvada karşı karşıya geldi.

Türkiye ve Hollanda arasında oynanan son maçlar bir hayli gollü geçti. 2022 Dünya Kupası Elemeleri’nde İstanbul’da oynanan maçı 4-2 kazanan Türkiye, Amsterdam’daki karşılaşmadaysa rakibine 6-1 yenildi. Türkiye, EURO 2024’te ikinci turda elediği Avusturya’ya da son maçında 6-1 mağlup oldu.

Goller:

35. dakikada Hakan Çalhanoğlu’nun sol kanattan kullandığı köşe vuruşunu Hollanda savunması uzaklaştırmaya çalıştı. Savunmadan dönen topu kontrol eden Arda Güler, ceza sahasının sağ tarafından arka direğe doğru ortasını gönderdi. Müsait durumdaki Samet Akaydın, düzgün bir kafa vuruşuyla topu ağlarla buluşturdu: 0-1

70. dakikada sağ taraftan kullanılan kornerde Depay, ceza sahası içindeki Schouten ile paslaştı. Depay’ın, Schouten’den aldığı pasla ceza alanına gönderdiği ortaya penaltı noktası yakınlarındaki De Vrij’in kafa vuruşunda meşin yuvarlak filelerle buluştu: 1-1

76. dakikada Hollanda atağında sağ kanatta topla buluşan Dumfries’in yerden ceza sahasına ortasında arka direkte savunmada Mert Müldür’ün ters dokunuşu ağlara gitti: 2-1

Stat: Berlin Olimpiyat

Hakemler: Clement Turpin, Nicolas Danos, Benjamin Pages

Hollanda: Verbruggen, Dumfries, De Vrij, Van Dijk, Ake (Van de Ven dk. 73), Schouten, Simons, Reijnders (Veerman dk. 73), Bergwijn (Weghorst dk. 46), Gakpo, Depay

Türkiye: Mert Günok, Mert Müldür (Zeki Çelik dk. 82), Samet Akaydin (Cenk Tosun dk. 82), Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu, Kaan Ayhan (Semih Kılıçsoy dk. 89), Salih Özcan (Okay Yokuşlu dk. 77), Hakan Çalhanoğlu, Arda Güler, Kenan Yıldız (Kerem Aktürkoğlu dk. 77), Barış Alper Yılmaz

Goller: Samet Akaydin (dk. 35) (Türkiye), De Vrij (dk. 70), Gakpo (dk. 76) (Hollanda)

Kırmızı kart: Bertuğ Yıldırım (dk. 90+6) (Türkiye)

Paylaşın

Evren Hakkında Çığır Açan Keşif

Yaklaşık 130 bin galaksiye ait görüntüleri inceleyen bilim insanları, evrene dair anlayışımızı değiştirebilecek yeni kanıtlara ulaştı. Bilim insanları, karanlık madde teorisinin gerçek olmayabileceğini öne sürdü.

Çalışmada yer alan araştırmacı Tobias Mistele, “Ya karanlık madde haleleri düşündüğümüzden çok daha büyük ya da kütleçekime dair anlayışımızı temelden gözden geçirmemiz gerekiyor” dedi.

Bilim dünyası bir yandan karanlık madde teorisini destekleyecek daha güçlü kanıtlar ararken, bir yandan da farklı teorilerle evrendeki tuhaf durumlara açıklık getirmeye çalışıyor.

Bilim insanları galaksilerin merkezinden uzaktaki cisimlerin, daha düşük bir kütleçekim kuvvetine maruz kalmasından dolayı daha yavaş hareket etmesi gerektiğini düşünüyor.

Öte yandan bugüne kadar yapılan gözlemlerde, uç kısımlardaki yıldızların da merkezdekilere yakın hızlarda döndüğü görüldü. Bu durumu karanlık madde teorisiyle açıklayan gökbilimciler, bu görünmez maddenin yarattığı kütleçekim kuvvetinin yıldızları etkilediğini öne sürüyor.

Bu teoriye göre galaksilerin merkezinden 300 bin ışık yılı mesafeye uzanan, hale şeklinde karanlık madde kümeleri var. Bundan daha uzağa gidildiğinde yıldızların daha yavaş hareket etmeye başlaması gerekiyor.

Fakat The Astrophysical Journal Letters adlı hakemli dergide yakın zamanda yayımlanan bir makalede merkezden 1 milyon ışık yılı uzaktaki yıldızların, mevcut karanlık ve görünür madde teorileriyle açıklanamayacak hızlarda dönmesi gerektiği öne sürüldü.

Avrupa Güney Rasathanesi’nin Şili’deki VLT Tarama Teleskobu tarafından çekilen yaklaşık 130 bin galaksiye ait görüntüleri inceleyen araştırmacılar, kütleçekimsel merceklenme denen bir olgudan yararlandı.

Kütleçekimsel merceklenme, galaksiler gibi büyük kütleli cisimlerin, uzak bir kaynaktan gelen ışığı bükmesini ifade ediyor. Merceklenmeye dair incelemeler, galaksinin hem görünür madde hem de çok daha yüksek miktarda olduğu varsayılan karanlık madde miktarına dair fikir veriyor.

Bilim insanları kütleçekimsel merceklenme verilerine dayanarak galaksilerin merkezinden 1 milyon, hatta belki 3 milyar ışık yılı ötedeki yıldızların, görünür ve karanlık madde miktarıyla açıklanamayacak hızda dönmesi gerektiğini öne sürdü.

Bulgular ya karanlık maddenin daha yüksek miktarda olması gerektiğine ya da bu teorinin temelden yanlış olduğuna ve galaksilerdeki hareketlerin farklı şekilde açıklanabileceğine işaret ediyor.

Çalışmanın yazarlarından Tobias Mistele, “Bu keşif mevcut modellere meydan okuyor” diyor: Ya karanlık madde haleleri düşündüğümüzden çok daha büyük ya da kütleçekime dair anlayışımızı temelden gözden geçirmemiz gerekiyor.

Galaksilerin uç kısımlarındaki tuhaf hareketleri karanlık maddeye gerek kalmadan açıklayan seçenekler arasında Değiştirilmiş Newton Dinamiği (Modified Newtonian Dynamics / MOND) teorisi var. Bu teoriye göre Isaac Newton’ın kütleçekim yasası sadece bir noktaya kadar geçerli ve yüksek dönme hızlarında farklı türde bir davranış devreye giriyor.

Makalenin ortak yazarı Stacy McGaugh, gözlemlerin bu teoriyle açıklanabileceğini düşünüyor.

Bilim dünyası bir yandan karanlık madde teorisini destekleyecek daha güçlü kanıtlar ararken, bir yandan da farklı teorilerle evrendeki tuhaf durumlara açıklık getirmeye çalışıyor.

Avrupa Uzay Ajansı’nın geçen yıl fırlatılan Euclid Uzay Teleskobu’nun daha iyi kütleçekimsel merceklenme verileri sağlaması bekleniyor. Teleskobun gözlemleri galaksilerin uç kısımlarındaki gizemin aydınlatılmasına katkı sunabilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Özel’den AB Açıklaması: Kağıt Üzerinde Bırakılmasını Kabul Edemeyiz

Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi toplantısında konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi, Avrupa’nın bir parçası olan Türkiye’yi ortak değerlerimiz olan demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün öncüsü yapmak iddiasındadır. Bu iddianın sahipleri olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği tam üyelik hedefinin kağıt üzerinde bırakılmasını kabul edemeyiz. İktidar yolculuğumuz bu hedefimizin de yolculuğunun ta kendisidir” dedi.

Dünyada aşırı sağın yükseldiğini, ancak bunun sol ve sosyal demokrasinin gerileyeceği anlamına gelmemesi gerektiğini ifade eden CHP Lideri Özel, “Sosyalist Enternasyonal üyesi partiler olarak vatandaşlarımızın sorunlarına çözüm getirecek politikaları üretebilecek kapasiteye ve tarihsel birikime sahibiz. İnsanlarımıza bunu daha iyi anlatıp onları aşırı sağın yanıltıcı ve akıl çelici söylemlerine karşı uyarmak ve uyandırmak hepimizin elimizde. Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak 31 Mart seçimlerinde bunu başarabildik. Solun en önemli ve değişmez ilkelerinden birisi olan ‘değişim’ prensibi ile vatandaşlarımıza sosyal demokrasinin çağın şartlarına ayak uydurabileceğini ve gerçek sorunlarına kalıcı çözümler üretebileceğini gösterdik” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Romanya’nın başkenti Bükreş’te düzenlenen Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi toplantısına katıldı. Özel, burada yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Seçimden bu yana geçen sürede yapılan tüm anketlerde partimiz Türkiye’nin birinci partisi olarak ölçülmektedir. Önümüzdeki hafta bir parlamento seçimi yapılsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz sorusuna verilen cevaplarda Cumhuriyet Halk Partisi parlamentoda da yerel seçimlerdeki başarıyı tekrarlayabilecek güçte ölçülmektedir. Partimiz, mevcut hükümete sadece muhalefet etmemekte, sorunları doğru tespit edip doğru çözümler üreterek halkın faydasına olan ve takdir gören bir tutumu da sürdürmektedir.

Ülke çapında işçinin, çiftçinin, emeklinin, gençlerin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunları yakından takip ediyoruz. Seçimlerin üzerinden geçen 3 ayda, halkın sorunlarının çözümü için hükümetle ve diğer partilerle sürekli görüşme ve müzakere halindeyiz. Sorunları anlattık, çözüm önerilerimizi sunduk. Ancak bunlardan bir sonuç almadığımızda, üç ay içerisinde Türkiye’nin beş büyük şehrinde beş önemli konuda beş büyük miting yaptık. Her mitinge artan katılım, Türkiye’de şimdiden ki henüz genel seçimlerin üzerinden sadece bir yıl geçti ve dört yıllık bir süresi olmasına rağmen iktidarın, erken seçim tartışmalarını başlatmış durumda.

“Yeni bir ekonomik düzeni kurmanın liderliğini yapmalıyız”

Bir yandan da yerel yönetimlerimizde, vatandaşlarımıza, ucuz, erişilebilir, etkin ve sürdürülebilir hizmetleri sunmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Sosyalist Enternasyonal Avrupa Komitesi olarak yeni bir ekonomik düzeni kurmanın liderliğini yapmalıyız. Neoliberalizmin yarattığı eşitsizlikleri ortadan kaldırmak, yeni istihdam alanları yaratmak ve yeni iş alanlarının gerektirdiği yeşil, dijital, kapsayıcı becerileri yenilenmiş eğitim ve fırsat eşitliği ile sağlamak… Bizlerin parçası olduğu Avrupa’nın liderliğini yaptığı sosyal devlet anlayışını bir kez daha çağa uyumlayarak ayağa kaldırmanın reçetesini yazmak bizlerin öncülüğünde olmalıdır.

Partimiz, dış politikada da etkinliğini her geçen gün artırmaktadır. Partimizin sahip olduğu 1,5 milyon üye, aldığı 17,5 milyon oy ile Avrupa’nın hem en köklü hem de en büyük sosyal demokrat partilerinden birisi konumundadır. Avrupa kıtasının en doğu ucunda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu seçim başarısı, Avrupa’nın en batısındaki İngiltere’deki seçim başarısıyla birlikte hepimiz açısından çok önemli bir kilometre taşı olmuştur. Cumhuriyet Halk Partisi, yükselen sağ popülizm karşısında daha dirençli, daha dayanışmacı ve örgütlü bir siyaseti önermekte, Avrupa’daki sol, sosyal demokrat ve sosyalist partilerle iş birliğini güçlendirmeyi hedeflemektedir.

Ortak sorunlarımıza, sosyal adaletsizlik, iklim krizi, savaşlar ve kitlesel ve düzensiz göçe ortak çözümler üretmek için ilerici, demokrat tüm siyasi partilerin arasındaki dayanışmanın artırılması ve güçlendirilmesi gereklidir. Komitemize düşen görevlerin birisi de bu olacaktır. Bu noktada Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel yönetimlerdeki tecrübelerimizi ve başarılarımızı kardeş partilerimizle paylaşmaya, bu konularda iş birliği yapmaya hazır olduğumuzu dile getirmek isterim. Cumhuriyet Halk Partisi, Avrupa’nın bir parçası olan Türkiye’yi ortak değerlerimiz olan demokrasinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün öncüsü yapmak iddiasındadır. Bu iddianın sahipleri olarak Türkiye’nin Avrupa Birliği tam üyelik hedefinin kağıt üzerinde bırakılmasını kabul edemeyiz. İktidar yolculuğumuz bu hedefimizin de yolculuğunun ta kendisidir.

“Yolumuz zor, mücadelemiz çetin ve yapmamız gereken çok iş var”

Dünya her geçen gün daha da belirsiz ve istikrarsız bir hale gelmekte. Özellikle Ortadoğu ve Karadeniz gibi Türkiye’nin komşu olduğu bölgelerde artan çatışmalar, toplumlarımızı önemli oranda kaygılandırmaktadır. Cumhuriyet Halk Partisi olarak yoldaşlarımızla Ukrayna’daki savaş ve Filistin’deki katliama daha yakın bir iş birliği ve ortak zeminde hareket etmek için elimizden geleni yapmaya hazır olduğumuzu bir kez daha bildirmek isteriz. Bu vesileyle İspanya, İrlanda ve Norveç’in Filistin devletini tanımalarından dolayı duyduğum memnuniyeti bir kez daha belirtmek isterim. Yolumuz zor, mücadelemiz çetin ve yapmamız gereken çok iş var.

Bizim sosyal demokratlar olarak bu çetin yolda mücadeleye ara vermek ve dinlenmek gibi bir lüksümüz yoktur ve olmayacaktır. Ben şahsen ve partim adına Türkiye’de bu mücadeleyi başaracağımıza inanıyorum ve diğer bütün kardeş partilerin de benzer başarılara imza atmasını gönülden temenni ediyorum. Yarın Fransa’da oy kullanacak olan ve sözümüze değer veren tüm Fransız vatandaşı olan Türkleri bir kez daha aşırı sağa karşı sandık başına gitmeye ve oylarını demokrasiden yana kullanmaya davet ediyorum. Biz dinlenmeden bu yolda yürümeye devam edeceğiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, partimiz ve ülkemizin kurucusu liderimizin dediği gibi ‘Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla ve asla yorulmazlar.’”

Paylaşın

İktidardan Sığınmacılar İçin “Yeni Açılım” Hazırlığı

AK Parti Strateji Kurulu’na düzensiz göçmenlerle ilgili bilgi veren İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Kayıt dışı göçle mücadele konusunda yeni açılımlar olacak. Şimdi yeni bir uygulama başlattık” dedi.

Kayseri’de uç veren ve daha sonra Hatay, Gaziantep, Antalya gibi kentlerde de meydana gelen sığınmacı karşıtı olayla iktidar içinde de hareketlenmeye neden oldu.

Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan, “Göçmen krizi büyüyor: Hükümet sıkıştı, yeni önlemler gelecek” başlıklı yazısında AK Parti Genel Merkezi’nde bu konuya ilişkin yapılan toplantıya ait bilgileri paylaştı.

AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala’nın başkanlığında yapılan toplantıda İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın yapılan çalışmaları ve alınması planlanan yeni kararları açıkladığını aktaran Babacan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

Son dönemde yapılan kaçak göçmen operasyonlarıyla ilgili bilgi veren Yerlikaya, sığınmacıların tamamını kayıt altına aldıklarını iddia etti. Yerlikaya, “Ama bunlar zaman zaman mobilize olabiliyorlar. Bu nedenle 2023’te ilk olarak İstanbul’da Mobil Göç Noktası uygulaması başlatmıştık. Şu anda, 200’e yakın mobil göç noktamız var. Bugüne kadar 700 binden fazla bu yolla kimlik sorgulaması yapıldı” dedi.

Yerlikaya, yaşanan sorunların ardından önümüzdeki süreçte yeni planlamalar yapılacağını anlattı. Bakan, “İş dünyasından da bazı talepler söz konusu. Türkiye’de bulunan sığınmacıların kayıtlı olarak çalıştırılmasını istiyorlar. Bununla ilgili bazı çalışmalar olacak. Bunun yanı sıra kayıt dışı göçle mücadele konusunda yeni açılımlar olacak. Şimdi yeni bir uygulama başlattık. Türkiye’de kayıt altında bulunan sığınmacıların bildirdikleri adreslere gidiliyor. Verdikleri adreslerde bulunamayanlara yardımlar kesilecek, sınır dışı edilecekler” dedi. Bakan şu verileri paylaştı:

“Bunlardan düzensiz göçmen olan 100 bine yakını geri gönderme merkezlerine yollandı. Türkiye’de 3 milyon 100 bin civarında geçici koruma altındaki Suriyeli bulunuyor. İkamet izniyle kalanlar 1 milyon 100 bin civarında. 235 bin uluslararası koruma kapsamında yabancı var. Bunlarla birlikte düzenli göç dediğimiz kayıtlı 4 milyon 500 bine yakın yabancı var. “

Göçmen kaçakçılığı organizatörlerine yönelik olarak 7 bin 600 civarında operasyon yapıldığı, 2016’dan bu yana 700 bin civarındaki Suriyeli sığınmacının ülkesine döndüğü bilgisi paylaşıldı. Ayrıca, operasyonlarda 12 bin 500 kaçak göçmenin gözaltına alındığını, bunların 4 bin 500’ünün tutuklandığı, sınır dışı edilenlerin sayısının 149 bine ulaştığı aktarıldı.

Paylaşın

Bebek Solunum Sıkıntısı Sendromu Nedir? Nedenleri, Belirtileri, Teşhisi, Tedavisi

Bebek solunum sıkıntısı sendromu, prematüre bebekleri etkileme eğiliminde olan bir akciğer rahatsızlığıdır. Başlıca semptomlar arasında nefes almada zorluk ve çökmüş akciğerler bulunur ve potansiyel olarak mekanik ventilasyon veya pozitif son ekspirasyon basıncı (PEEP) gerekebilir.

Haber Merkezi / Bebek solunum sıkıntısı sendromu, prematüre yenidoğanda oksijen alımının azalmasıyla karakterizedir. Akciğerlerdeki alveoler (hava hücresi) kanallarını kaplayan berrak bir zar bulunur ve akciğer ıslatıcı maddelerin veya emülgatörlerin (sürfaktan) azaltılmış miktarlarıyla ilişkilidir. Sürfaktan, alveoler zarları stabilize eden lesitin bazlı bir lipoproteindir. Bu sürfaktan eksik olduğunda, nefes almak zorlaşır ve bir akciğerin çökmesine yol açabilir. Etkilenen bebek, nefes almaya devam etmek için mekanik veya fiziksel bir tür ventilasyona yerleştirilmelidir.

Bebek solunum sıkıntısı sendromu, bebeklerin olgunlaşmamış akciğerlerinde doğal bir akciğer ıslatıcı maddenin (sürfaktan) bulunmamasından kaynaklanır. Sürfaktan normalde doğum öncesi yaşamın geç dönemlerinde geliştiğinden, genellikle yaklaşık 26-36 haftalık gebelik yaşına sahip çok erken doğan bebeklerde bulunmaz. Bu, akciğerlerin alveollerinin (hava hücreleri) düzgün çalışmamasına ve solunum zorluklarına ve akciğerlerin çökmesine neden olabilir.

Surfaktan protein-B (SP-B) eksikliği, anormal bir pulmoner surfaktan B geninin neden olduğu nadir bir bebek solunum sıkıntısı sendromu türüdür. Bu tip bebek solunum sıkıntısı sendromu otozomal resesif kalıtımı takip eder. Resesif genetik bozukluklar, bir birey her iki ebeveyninden de aynı özellik için aynı anormal geni miras aldığında ortaya çıkar.

Bir birey bir normal gen ve bir hastalık geni alırsa, kişi hastalık için taşıyıcı olacaktır, ancak genellikle semptomlar göstermeyecektir. Taşıyıcı iki ebeveynin de kusurlu geni geçirmesi ve dolayısıyla etkilenen bir çocuğa sahip olması riski her hamilelikte %25’tir. Ebeveynleri gibi taşıyıcı olan bir çocuğa sahip olma riski her hamilelikte %50’dir. Bir çocuğun her iki ebeveyninden de normal genler alması ve o belirli özellik için genetik olarak normal olması şansı %25’tir. Risk erkekler ve kadınlar için aynıdır.

Bebek solunum sıkıntısı sendromunun tedavisi, pozitif son ekspiratuvar basınç (PEEP) gibi mekanik veya fiziksel solunum desteğinden oluşur. Diğer tedavi semptomatik ve destekleyicidir.

Exosurf Neonatal (kolfosceril palmitat), Ağustos 1990’da ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) tarafından bebek solunum sıkıntısı sendromunun tedavisi için onaylanan sentetik bir akciğer yüzey aktif maddesidir. Tedavi, yüksek riskli bebeklere doğumdan 30 dakika sonra verilen tek bir dozdan oluşur. Yüzey aktif maddeler, akciğerleri ve hava yollarını (bronkopulmoner alan) yıkamak (lavajlamak) için kullanılan yüzey temizleme maddeleridir. Bu sentetik akciğer yüzey aktif maddesi formu Burroughs Wellcome tarafından üretilmektedir.

Abbott Labs tarafından geliştirilen Survanta (beractant) başka bir pediatrik yüzey aktif maddedir ve sığır dokularından elde edilir. Bu ürünle tedavi edilen bebeklerde de büyük bir iyileşme vardır. Surfaktan TA ve Human Surf, bebeklerde solunum sıkıntısı sendromunun tedavisi için FDA tarafından onaylanmıştır. FDA ayrıca Dey Lab’ın akciğer yüzey aktif maddesi olan Curosurf Intratracheal Suspension’ı (poractant alfa) bebeklerde solunum sıkıntısı sendromunun tedavisi için onayladı.

Paylaşın