Yabani Pirinç Ve Kızılcıkla Kavrulmuş Kabak, Malzemeleri, Hazırlanışı

Yabani pirinç ve kızılcıkla kavrulmuş kabak, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 30 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

4 su bardağı küp küp doğranmış kış kabağı
2 çay kaşığı kanola yağı, ikiye bölünmüş
1 su bardağı doğranmış soğan
1 su bardağı taze kızılcık
4 su bardağı pişmiş yabani pirinç

Çeyrek su bardağı kıyılmış ceviz
Bir küçük portakal, soyulmuş ve dilimlenmiş
Yarım yemek kaşığı kıyılmış maydanoz
Çeyrek çay kaşığı kekik
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Fırını önceden 200 derecede ısıtın. Bir kasede kabakları ve 1 tatlı kaşığı kanola yağını karıştırın ve bir fırın tepsisine dizin ve fırına sürün, 40 dakika veya pişene kadar kızartın. Pirinci paket üzerindeki talimatlara göre pişirin.

Bir tavada soğanları kalan 1 çay kaşığı kanola yağı ile kavurun, kızılcıkları ekleyin ve 1 dakika kadar daha soteleyin. Geriye kalan tüm malzemeleri, pirinç ve balkabağını da tavaya ekleyin, 4 ila 5 dakik kadar daha soteleyin. Yemeği sıcak servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Kırmızı Fasulye Ve Hindi Çili, Malzemeleri, Hazırlanışı

Misafirlerinize veya aileniz için iyi bir yemek tarifi mi arıyorsunuz? Kırmızı fasulye ve hindi çili aradığınız yemek tarifi olabilir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 60 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

250 gr domates sosu konservesi
250 küp doğranmış domates konservesi
450 gr kıyma hindi
250 gr fasulye konservesi
250 gr nohut konservesi
1/2 sarı soğan, doğranmış
2 orta boy kabak, doğranmış

1 su bardağı havuç, doğranmış
2 diş sarımsak, doğranmış
3 yemek kaşığı acı biber tozu
2 çay kaşığı kimyon
3 çay kaşığı kekik
2 çay kaşığı kırmızı toz biber
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Büyük bir tencerede zeytinyağını orta ateşte ısıtın ve soğanı, sarımsağı, kabağı ve kıymayı ekleyin, hindi kızarana kadar pişirin.

Her iki kutu fasulyeyi de bir süzgece alıp yıkayın ve fasulyeleri, domates sosunu, domatesleri, havuçları ve baharatları ekleyin, ateşi kısın ve yaklaşık 30 dakika kadar daha pişirin. Damak tadınıza göre ilave baharatlar ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun…

Paylaşın

Brokoli Ve Makarna, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sağlıklı ve lezzetli hafif bir yemek tarifimi arıyorsunuz, brokoli ve makarnayı deneyin. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. 

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 120 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

200 gr tam buğday makarnası
3 yemek kaşığı yeşil soğan (doğranmış, arpacık soğanı olarak da bilinir)
2 su bardağı brokoli çiçeği
1/2 çay kaşığı nane
1/2 çay kaşığı kekik
1/2 çay kaşığı karabiber
1 kutu haşlanmış domates (az sodyumlu, 500 gr)
2/3 yemek kaşığı parmesan peyniri (rendelenmiş)

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Makarnayı paket üzerindeki talimatlara göre pişirin (yağ ve tuz eklemeyin) ve suyunu süzün. Orta boy bir tavaya yapışmaz pişirme spreyi sıkın; soğan ve brokoliyi orta ateşte 3 dakika soteleyin.

Baharatları (ama parmesan peynirini eklemeyin) ve domatesleri ekleyin; iyice pişirin. Sebze karışımını makarnanın üzerine dökün ve üzerine parmesan peyniri serpin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Balkabağı Turtası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sevdikleriniz için iyi bir tatlı tarifi mi arıyorsunuz? Balkabağı turtası, aradığınız çorba tarifi olabilir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 40 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

1 su bardağı öğütülmüş zencefilli kurabiye (yaklaşık 16 kurabiye)
500 gr balkabağı püresi konservesi
Yarım su bardağı yumurta beyazı
Yarım su bardağı şeker
2 çay kaşığı balkabağı turtası baharatı (veya tarçın, zencefil ve karanfilden oluşan kendi karışımınız)
300 gr buharlaştırılmış yağsız süt kutusu

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Fırını önceden 180 dereceye ısıtın. 22,5 cam turta tepsisini hafifçe bitkisel pişirme spreyi ile yağlayın ve öğütülmüş kurabiyeyi tepsiye eşit şekilde yayın.

Geri kalan malzemeleri orta boy bir kasede pürüzsüz hale gelene kadar karıştırın ve dikkatlice tepsiye dökün ve ortasına bıçak batırdığınızda temiz çıkana kadar, yani yaklaşık 45 dakika kadar pişirin. Sekiz dilime bölün ve soğumaya bırakın. Afiyet olsun…

Paylaşın

Zafer Partisi Lideri Özdağ’dan “Erken Seçim” Mesajı

Partisinin 3. kuruluş yıl dönümünde konuşan Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, “Boş tencere bütün iktidarları götürür ve bugün tencere boştur. Boş tencereye rağmen baskı politikalarıyla iktidarda kalamazsınız, yapsanız yapsanız, tencereyi patlatırsınız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Onun için biz iktidara buradan büyük bir sakinlik içerisinde, büyük bir soğukkanlılık içerisinde ülke ve kendileri için doğru olanı yapmalarını öneriyoruz. Bu israf ekonomisinden derhal vazgeçip bunu halka gösterecekler, sarayın ışıkları sönecek, sarayın uçakları satılacak ve yandaşlardan vergi alınacak. Esnaf rahat bırakılacak. Ancak böyle bir ortamda gidilecek bir erken genel seçim Türkiye’nin bu sokakları alev alev yakan öfkesini yatıştıracak ve vatandaşa umut verecektir.”

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, partisinin 3. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla genel merkezde partililere hitap etti. Ümit Özdağ’ın konuşması şöyle: “26 Ağustos 2021’de Zafer Partisi’ni sizlerle birlikte kurarak yola çıktık ve bugün üçüncü yılımızı doldurduk. Bu üç yıl içerisinde zor bir mücadele verdik ve bu mücadelenin üçüncü yılda önemli bir aşamaya ulaşmış olduğunu görüyoruz.

Üç yıl önce örtülü istila konusunda kimse konuşmazken mevcut sistem partileri iktidarıyla muhalefetiyle bu örtülü istilayı bu yeni kavimler göçünü kabullenmiş, Türk halkının bu işgale karşı direnmesini engellemek için değişik masallar anlatırken Zafer Partisi tek başına Türk milletine ve Türk devletine karşı kurulan bu işgal ve işgalin peşinden getirilmesi hedeflenen Türkiye’nin iç çatışmaya sürüklenme komplosuna karşı çıktı.

Bütün ambargolara bütün Zafer Partisi’ni etkisizleştirme, kuşatma, tutuklama tehdidi, tutuklama girişimlerine rağmen yılmadan doğru olanları Türk milletine güçlü bir sesle ve kararlılıkla anlattı. Geldiğimiz noktada Zafer Partisi’nin haklılığını bütün Türk milletinin gördüğünü memnuniyetle müşahede ediyoruz.

Anketlerde de Zafer Partisi’nin sığınmacı ve kaçaklara yönelik uygulamayı önerdiği politikaların nasıl büyük bir destek aldığını tespit ediyoruz. Üç sene önce Devletler hukukuna aykırı bu insanları geri yollayamayız diyen siyasi partilerin şimdi biz de gönüllü olanları yollayacağız noktasına geldiklerini tespit ediyoruz.

Tabi biliyoruz ki kimse gönüllü gitmez. Gönüllü yollayacağız diyenler aslında yollamayacağız diyenler. Ama bunu Türk milletine Zafer Partisi’nden korktukları için söyleyemiyorlar artık ve biz bu sahte tavrı bundan sonra deşifre etmeye, kararlılıkla deşifre etmeye devam edeceğiz.

Ancak, Zafer Partisi sadece 13 milyon sığınmacıyı, kaçağı vatanlarına geri yollayacak parti değildir. Zafer Partisi aynı zamanda Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bize emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’ni milli üniter ve laik bir devlet olarak 21. yüzyılda çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmayı hedefleyen partidir.

Zafer Partisi Atatürk’ten taviz vermeyen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gerçek partisidir. Biz, Mustafa Kemal Atatürk’ün aziz mirasını reddedip sonra biz “Atatürk’ün partisiyiz” diye seçim dönemlerinde ortaya çıkanlar gibi Atatürk’ün düşmanlarını bağırlarına basıp biz onlara “vatan haini diyemeyiz” diyenler gibi davranmıyor. Biz, Cumhuriyet’in düşmanlarına Mustafa Kemal Atatürk’ten aldığımız feyzle Mustafa Kemal Atatürk nasıl davrandıysa öyle davranıyoruz, öyle davranmaya da devam edeceğiz.

Zafer Partisi, FETÖ terör örgütü ile net, açık bir mücadele içerisinde olan, bünyesinde FETÖ’cü barındırmayan, tahammül etmeyen tek partidir aynı zamanda.

Zafer Partisi üçüncü yıla çalışmalarında girerken güçlü kadrosuyla her geçen gün daha etkili bir şekilde Türkiye’nin yaşamış olduğu ekonomik krizi neoliberal paradigma dışında nasıl aşacağını devlet planlama teşkilatını nasıl kuracağını, planlı kalkınma sürecini nasıl başlatacağını, Türkiye’yi tarım ve hayvancılıktan başlayan yeni bir ekonomik atılım süreci içerisine nasıl sokacağını, imalat sanayinin nasıl yeniden yapılandırılacağını anlatan, ortaya kalkınma projesi koyan, ekonomiyi sadece döviz, borsa, kur endeksi dışında konuşan ve kalkınma programı olan tek partidir.

Partimiz şimdi Kasım ayında yapmayı hedeflediğimiz kongreye doğru hazırlıklarını sürdürmekte. İlçe kongrelerimiz devam ediyor. Çok yakında il kongrelerimiz başlayacak ve bu kongrelerden aldığımız güç ve hızla büyük kurultayımızı gerçekleştireceğiz. Partimize bu kurultayda çok önemli, ciddi, Türkiye’yi şaşırtacak, sistem partilerini şaşırtacak katılımlar olacak. Hemen kongre sonrasında Erken seçim için çalışmalarımızı daha hızlı bir şekilde sahaya taşıyacağız.

Değerli arkadaşlar, değerli Zafer Partililer, seçimlerin 2028 yılında yapılmayacağı çok daha önce gerçekleşeceği artık net bir şekilde gözüküyor. Son aylarda Anadolu’da, tarlalarda, pazarlarda, atölyelerde, esnafla iç içe çok zaman getirdik. Korkunç bir toplumsal muhalefet ve tepki var.

Buradan iktidarı uyarıyoruz. Tarlalar yanıyor. Geçen sene 4 liraya, bu sene 5 liraya domatesi satmak zorunda kalan ama sattığı domatesin 25 liraya 30 liraya büyükşehirlerde, süpermarketlerde satıldığını gören çiftçi kızgın, öfkeli. 17 bin liralık asgari maaşla, ücretle geçinmeye çalışan milyonlar büyük bir öfkeyi temsil ediyorlar. 12 bin 500 lira maaşla geçinmesi değil, hayata tutunmaya zorlanan 16 milyon emekli, dul ve yetim büyük bir öfke içerisinde.

Bu ekonomik kriz, iktidarın bu adaletsiz israfa dayanan ve dolaylı vergilerle sabit gelirli ve dar gelirlilerin sırtına daha fazla binen politikalarıyla aşılamaz. Bir tarafta Ferrari alıp vergi ödemeyenler, öbür taraftan devletten milyarlarca dolarlık ihale alıp vergi ödemeyenler, öbür tarafta asgari ücretle geçinmek zorunda olup bebeğine süt alıp vergi ödeyen anneler.

“Bu sosyal patlamayı engellemenin yolu…”

Türkiye’nin önüne, Türk halkının önüne koyduğu Mehmet Şimşek modeli çökmeye mahkumdur ama bu çöküş aynı zamanda yeni bir sosyal patlamanın da habercisidir. Çünkü vatandaş artık bu krizin sonunda tünelin ucunda bir ışık beklemiyor görmüyor. Bu sosyal patlamayı engellemenin yolu erken seçim sürecini başlatmaktır.

Vatandaş öfkesini sokağa değil, sandığa yönlendirmelidir. Yoksa bu öfke iktidar öfkesi, muhalefet öfkesi değil, bu öfke tencerenin ortaya çıkardığı öfkedir. Rahmetli Süleyman Demirel’in şu sözünü unutmayalım.

Boş tencere bütün iktidarları götürür ve bugün tencere boştur. Boş tencereye rağmen baskı politikalarıyla iktidarda kalamazsınız, yapsanız yapsanız, tencereyi patlatırsınız. Onun için biz iktidara buradan büyük bir sakinlik içerisinde, büyük bir soğukkanlılık içerisinde ülke ve kendileri için doğru olanı yapmalarını öneriyoruz. Bu israf ekonomisinden derhal vazgeçip bunu halka gösterecekler, sarayın ışıkları sönecek, sarayın uçakları satılacak ve yandaşlardan vergi alınacak. Esnaf rahat bırakılacak. Ancak böyle bir ortamda gidilecek bir erken genel seçim Türkiye’nin bu sokakları alev alev yakan öfkesini yatıştıracak ve vatandaşa umut verecektir.

Biz de değerli arkadaşlar, değerli Zafer Partililer önümüzdeki sonbahardan itibaren yani birkaç gün sonradan itibaren Bütün ilçe teşkilatlarımız, il teşkilatlarımız ile birlikte, genel merkez organlarımızla birlikte sahada olacağız, pazarda olacağız, tarlada olacağız, AVM’lerde olacağız, çarşılarda olacağız, sendikaları ziyaret edeceğiz.

Yani dar gelirli, sabit gelirli, Yurttaşlarımızla, üreticimizle, köylümüzle, işçimizle birlikte olacağız. Ve Zafer Partisi’nin ekonomi projelerini onlara anlatacağız. Türkiye büyük bir ekonomik kalkınma hamlesini gerçekleştirebilir. Türkiye zengin bir ülkedir. Ama Türk halkı soyulan bir halktır. Bu soygunu nasıl durduracağımızı anlatacağız. Ve nasıl tekrar üretime geçeceğimizi anlatacağız. Çiftçiye, ziraatteki, hayvancılıktaki lobilerin nasıl Türk tarımını baltaladıklarını anlatacağız. Türk köylüsüne aktarılması gereken kaynakların nasıl yabancı çiftçilere ve aracılara aktarıldığını anlatacağız.

Türkiye’de kimlerin vergi vermediğini anlatacağız. Bunları resmi evraklarla yapacağız. Kur korumalı mevduat hesabından nasıl 1 trilyon 235 milyar TL faiz geliri elde edenlerin 1 kuruş vergi ödemediğini Türk halkına anlatacağız. 3 seneden bu yana Türk halkının nasıl bir işgale maruz kaldığını anlattık ve anlatmakta çok büyük bir başarı sağladık. Şimdi, daha kısa sürede Türk halkına nasıl bir soygun yaşandığını ve bu soyguna nasıl son verildiğini hep birlikte anlatacağız. Bu mücadeleyi birlikte verdik. Yeni katılımlarla birlikte vermeye ve ilerlemeye devam edeceğiz. Zafer, inşallah büyük Türk Milletinin olacak.”

Paylaşın

Pakistan’da Silahlı Saldırılar: En Az 60 Ölü

Pakistan’ın Belucistan eyaletinin özgürlüğü için mücadele eden Belucistan Kurtuluş Ordusu militanlarının polis karakolları, demiryolu hatlarına ve otoyollara düzenlediği saldırılar ve güvenlik güçleri ile çıkan çatışmalarda 60’tan fazla kişi öldü.

Haber Merkezi / Belucistan Kurtuluş Ordusu (BLA) yaptığı açıklamada, savaşçılarının sivil giyimli askerleri hedef aldığını ve kimlikleri tespit edildikten sonra vurulduklarını bildirdi. Ancak Pakistan İçişleri Bakanlığı, ölenlerin masum vatandaşlar olduğunu duyurdu.

Pakistan İçişleri Bakanı Muhsin Naqvi yaptığı açıklamada “Bu saldırılar Pakistan’da anarşi yaratmak için yapılmış bir plandır” dedi ve güvenlik güçlerinin Pazar ve Pazartesi günü saldırıların ardından düzenlediği operasyonlarda 12 militanı öldürdüğünü sözlerine ekledi.

Pakistan ordusu, büyük bir otoyolda otobüs ve kamyonları hedef alan saldırıların en büyüğünün ardından çıkan çatışmalarda 14 asker ve polis ile 21 militanın öldürüldüğünü açıkladı. Bu rakama İçişleri Bakanlığı’nın öldüğünü doğruladığı 12 militanın dahil olup olmadığı hemen belli olmadı.

Yerel yetkililer, silahlı kişilerin yolcuların kimliklerini kontrol ettikten sonra birçoğunu vurduğu ve araçları ateşe verdiği otoyol saldırılarında en az 23 kişinin öldüğünü söyledi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif güvenlik güçlerinin misilleme yapacağına ve sorumluları adalete teslim edeceğine dair söz verdi.

BLA, Pakistan’ın güneybatısında yer alan ve Afganistan ve İran’la sınırı bulunan Belucistan’ın bağımsızlığını istiyor. Belucistan’ın on yılardır zengin gaz ve mineral kaynaklarının sömürdüğünü ileri süren BLA merkezi hükümete karşı mücadele eden birkaç etnik isyancı grubun en büyüğü.

BLA, Belucistan’daki önemli altyapı projelerini ve güvenlik noktalarını sıklıkla hedef alsa da, diğer bölgelerde de saldırılar düzenledi.

Belucistan, Pakistan’ın coğrafi olarak en büyük, nüfus olarak en küçük eyaletidir ve batıda İran’la, kuzeyde Afganistan’la komşudur. Belucistan’ın güneyde, Körfez’in Hürmüz Boğazı petrol nakliye hattından çok uzakta olmayan uzun bir Arap Denizi kıyısı vardır.

Paylaşın

Enerji İçeceklerinde Hangi Bileşenlere Dikkat Etmelisin?

Son dönemde, çocuklar, ergenler ve gençler arasında oldukça popüler olan enerji içecekleri, zihinsel uyanıklığı ve fiziksel performansı artıran içecekler olarak tanıtılır.

Haber Merkezi / Enerji içecekleri sağlıklı bir tercih mi? Öncelikle enerji içeceklerinin bileşenlerini göz önünde bulundurmak çok önemlidir:

Kafein: Kafein, enerji içeceklerindeki birincil uyarıcıdır. Çok fazla kafein kalp çarpıntısına, kalp atış hızının artmasına ve yüksek tansiyona yol açabilir.

Taurin: Taurin, kafeinle birleştiğinde uyarıcı etkilerini artırarak kalp atış hızını ve kan basıncını artırabilir.

Guarana: Bu, ayrı olarak listelenmemiş olabilecek ek kafein içerir. Toplam kafein içeriği bu bileşenle artar.

Ginseng: Bu bileşen genel olarak güvenli kabul edilir. Ancak, güvenlik ve etkililik üzerine araştırmalar sınırlıdır. Ginseng tüketmeden önce sağlık uzmanınıza danışın.

Şeker: Yüksek şeker seviyesi obeziteye ve kalp hastalığı risk faktörüne katkıda bulunabilir ve kan şekeri seviyesinde ani yükselmelere neden olabilir.

B vitaminleri: B vitaminleri birçok vücut fonksiyonunu desteklemede önemli bir rol oynamasına rağmen, enerji içecekleri genellikle olması gerekenden fazlasını içerir. Çok fazla B vitamini, özellikle karaciğer veya böbrek fonksiyonu bozuk olanlar için toksisite riskini artırır.

Yapay tatlandırıcılar: Düşük kalorili şeker alternatifi olarak kullanıldığında kalp sağlığı açısından risk oluşturabilirler .

Sağlıklı enerji içeceği için ipuçları

Enerji içeceği tüketiyorsanız veya enerji desteğine ihtiyacınız varsa, sağlığınızı korumak için yapabileceğiniz bazı şeyler var:

İçindekileri bilin: Daha sağlıklı tercihler yapmak için enerji içeceğindeki içerikleri anlayın. Bazı içerikler, genel sağlığınız ve özellikle kalbiniz için iyi olmayabilir.

Başka enerji artışlarına bakın: Daha enerjik hissetmenin daha sağlıklı yolları var. Yeterince uyumak, sağlıklı yiyecekler tüketmek ve susuz kalmamak, daha enerjik olmanıza yardımcı olabilir.

Nasıl hissettiğinize dikkat edin: Enerji içeceklerinin sizi gergin, kaygılı veya alışılmadık hissettirdiğini fark ederseniz, içmeyi bırakmanız en iyisi olabilir.

Sağlık uzmanınıza danışın: Enerji içeceklerinin sizin için güvenli olup olmadığından emin değilseniz, özellikle kalp rahatsızlığınız veya yüksek tansiyonunuz varsa, sağlık uzmanınıza danışın.

Unutmayın, enerji içecekleri hızlı bir çözüm gibi görünse de, göz ardı edilmemesi gereken potansiyel risklerle birlikte gelir.

Paylaşın

Türkiye, AHİM’den Osman Kavala İçin Ek Süre Talep Etti

Türkiye’nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nde (AHİM) Gezi Parkı Davası’nda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Osman Kavala kararı için ek süre talep ettiği öğrenildi.

“Gezi Parkı Davası” kapsamında tutuklu yargılanan iş insanı Osman Kavala 25 Nisan 2022 yılında “Türkiye Hükümetini Ortadan Kaldırmaya veya Görevini Yapmasını Engellemeye Teşebbüs Etme” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm edildi. Kavala’nın cezası 28 Eylül 2023’te Yargıtay 3. Ceza Dairesi, tarafından onandı.

Gerçek Gündem’den Tuğba Özer’in haberine göre; AİHM, Türkiye’ye 1 ay kadar süre tanırken, Türkiye’nin 16 Eylül’e kadar savunmasını tamamlaması gerekiyor. Kavala’nın serbest bırakılması yönündeki karara uymayan Türkiye’nin bu tarihe kadar savunmasını mahkemeye iletmesi bekleniyor.

Öte yandan Kavala’nın 2019 ihlal kararı gereği serbest bırakılmaması sebebi ile Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi Türkiye hakkında ‘ihlal prosedürü’ başlatmıştı

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), 18 Ekim 2017’de gözaltına alındıktan sonra 1 Kasım 2017’de Gezi Parkı davası kapsamında tutuklanan iş insanı Osman Kavala ile ilgili hak ihlali kararı vermişti. Mahkeme, bu durumun sona erdirilmesi için AİHS’in 46. Maddesinin 4. fıkrası uyarınca Kavala’nın derhal serbest bırakılması gerektiğine hükmetmişti.

AİHM’nin ihlal kararına rağmen serbest bırakılmaması üzerine avukatları 18 Ocak 2024’de AİHM’e tekrar başvurdu. 6,5 yıldır cezaevinde bulunan Kavala’nın yaptığı ikinci başvuruyu öncelikli olarak inceleme kararı alan mahkeme başvuruyu 21 Mart 2024’te Türkiye’ye iletti. Türkiye’den savunmasını 16 Temmuz 2024 tarihine dek mahkemeye sunması istenmişti.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Osman Kavala’nın 18 Ocak 2024 tarihinde yaptığı ikinci başvuruya öncelik verdiğini bildirerek Türk Hükümeti’nin cevaplamasını istediği soruları açıkladı. Kavala’nın hukuk temsilcileri tarafından yapılan açıklamaya göre mahkeme, başvurunun incelenmesi için Türk Hükümeti’nden 16 Temmuz 2024’e kadar savunmasını iletmesini beklediğini duyurdu.

Paylaşın

AK Parti’den Dijital Oyunları Kısıtlama Sinyali

AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, çevrim içi oyun platformlarına erişim engeli getirilip getirilmeyeceğine ilişkin “Bu platformların faydası olduğu kadar, zararlarının da olduğu ve gerçekten bizim gençlerimizi çalmak istediği, toplumu farklı bir şekilde yönlendirmek istediği çok net olarak ortada” dedi ve ekledi:

“Dediğim gibi parti olarak her türlü yasağa karşıyız, engellemeye karşıyız, sansüre karşıyız ama son tahlilde de her zaman söyledim, devletimizi de sokakta bulmadık. Devletimizin de bu ulus aşırı dijital şirketlere karşı korunması noktasında her türlü tedbiri alacağız. Hani gönül ister ki bu ağlar gerçekten kurallara uysunlar; çocuğun korunması, ailenin korunması, toplumun korunması, toplumun ruh sağlığı bakımından gerekli adımları atsınlar.”

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Dijital Mecralar Komisyonu Başkanı ve AK Parti Hatay Milletvekili Hüseyin Yayman, dijital bağımlılık ve çevrim içi oyun platformlarıyla ile ilgili konuştu. Yayman, dijital bağımlılığın gençlerin geleceğini çalma noktasına geldiğini savundu.

DHA’da yer alan habere göre; Eskişehir’deki bıçaklama olayına işaret eden Yayman şöyle konuştu: Dünyada da bu çok tartışılmaktadır. Özellikle Amerika’daki okul baskınlarında, öğrencilerin oyun platformlarına üye olup oradan kendilerine kahraman olarak belirledikleri şahsiyetleri taklit etmek suretiyle arkadaşlarını katlettiğini, öğretmenlerini gözünü kırpmadan öldürdüğünü hep beraber gördük. Türkiye’de de maalesef bunun yanlış uygulamalarına zaman zaman şahit oluyoruz. En son Eskişehir’de yaşadığımız olay, fazla söze gerek bırakmadı.

Burada gerçekten dijital okuryazarlık meselesi çok önemli. Çocuklarımızın nitelikli zaman geçirmesi gerekiyor. Muhakkak ama muhakkak bu bilgisayarda geçirdikleri, oyunlarda geçirdikleri sürelerin kısıtlanması gerekiyor. Bu çok önemli, gerçekten hayati bir konu; çünkü Türkiye’de bu oyun meselesi, bir milli güvenlik sorununa dönüşmüş durumda ve bu noktada bizim gençlerimizi korumamız lazım.

Yayman, gençlerin sağlıklı bir ruh haline kavuşması ve belirli hobilere sahip olmasının önemine dikkat çekerek, “Önümüzdeki dönemde dijital bağımlılık konusunda uzmanları çağıracağız. TBMM’de uzmanları dinleyeceğiz ve komisyonumuzda bir farkındalık oluşturmak istiyoruz. Milli Eğitim Bakanlığı’yla da görüşmek suretiyle okullarda artık müfredata dijital okur-yazarlığın konulması ve tüm ekosistemde; veliler, anne-babalar, öğretmenler, Milli Eğitim Bakanlığı ve tüm paydaşların birlikte hareket etmesi ve bir çerçevenin, topluluk kuralları benzeri bir etik kodların belirlenmesi noktasında tekliflerimiz, çalışmalarımız olacaktır” diye konuştu.

“Türkiye bağımsız bir hukuk devletidir”

Yayman, mahkeme kararıyla erişime kapatılan çevrim içi oyun platformu Roblox ile ilgili kamuoyunda yanlış algı oluştuğunu ileri sürerek şunları söyledi: Kamuoyunda şöyle bir algı var; bu açıldı, kapatıldı. Bunun açılması ya da kapatılması hiç kimsenin elinde değildir. Türkiye bağımsız bir hukuk devletidir, sosyal hukuk devletidir ve anayasayla verilmiş olan haklar ve yükümlülükler vardır. Anayasamız özellikle gençlerin korunması, ailenin korunması konusunda çok önemli maddeler içeren ve çok önemli düzenlemeler içeren bir anayasadır. Dolayısıyla burada bir platformun açılması ya da kapanması tamamen bağımsız mahkemeler yoluyla olan bir düzenlemedir.

Roblox’la ilgili de bildiğiniz gibi Adana’da bir mahkemede yargıçlar karar verdi ve bu karar, şu anda da yürürlükte. Dolayısıyla başta oyun platformları olmak üzere tüm sosyal mecraların olumlu yönlerinin öne çıkması gerektiğini düşünüyoruz. Güvenlik-özgürlük dengesinin doğru biçimde kullanılması ve buna uygun olarak gençlerimizin korunması, ailenin korunması, kadının korunması, şiddetin önüne geçilmesi, nefret suçlarının önüne geçilmesi, ötekileştirmenin önüne geçilmesi gerekiyor.

Yayman, çevrim içi oyun platformlarına erişim engeli getirilip getirilmeyeceğine ilişkinse şunları kaydetti: Böyle durumlarla karşılaşır mıyız bilmiyoruz; ama şunu aslında bilenler biliyor. Bu platformların faydası olduğu kadar, zararlarının da olduğu ve gerçekten bizim gençlerimizi çalmak istediği, toplumu farklı bir şekilde yönlendirmek istediği çok net olarak ortada. Dediğim gibi parti olarak her türlü yasağa karşıyız, engellemeye karşıyız, sansüre karşıyız ama son tahlilde de her zaman söyledim, devletimizi de sokakta bulmadık.

Devletimizin de bu ulus aşırı dijital şirketlere karşı korunması noktasında her türlü tedbiri alacağız. Hani gönül ister ki bu ağlar gerçekten kurallara uysunlar; çocuğun korunması, ailenin korunması, toplumun korunması, toplumun ruh sağlığı bakımından gerekli adımları atsınlar.

Paylaşın

Ukrayna Savunması Çökebilir: Rusya, Kritik Şehri Almaya Çok Yakın

Ukrayna ordusu Kursk harekatında ilerleyişini sürdürürken Rusya da doğu cephesinde stratejik öneme sahip Pokrovsk’a yaklaşıyor. Rus ordusunun, şehre 10 kilometreden daha kısa bir mesafede olduğu bildirildi.

Pokrovsk, Ukrayna ordusunun askeri merkezleri arasında önemli bir ikmal yolu üzerinde yer alıyor. Donetsk bölgesinin halen Kiev kontrolü altındaki kısmında Ukrayna savunmasının bel kemiğini oluşturuyor.

ABD merkezli Military Watch Magazine sitesinin haberinde, Ukrayna ordusunun, ABD’nin gönderdiği M1 Abrams tanklarının yaklaşık üçte ikisini 6 ay içinde kaybettiği savunuluyor.

Amerikan ordusunun Ukrayna’ya tedarik ettiği 31 tanktan yaklaşık 20’sinin, bu yıl ocak ila nisanda gerçekleşen çatışmalarda Rus askerleri tarafından imha edildiği öne sürülüyor.

Haberde, Ukrayna ordusunun Rus toprağı Kursk’a 6 Ağustos’ta başlattığı harekatta, Sovyet döneminden kalma T-80’lerin yanı sıra Britanya üretimi Challenger 2, Alman yapımı Leopard ve ABD üretimi M1 Abrams tanklarını kullandığı bildiriliyor.

M1 Abrams’ların genellikle doğu cephesindeki Donetsk Oblastı’nda yer alan Avdiyivka’da kullanıldığı fakat son harekatla bunların Kursk’ta da görüldüğü ifade ediliyor. 22 Ağustos’ta düzenlenen bir saldırıda Amerikan tanklarından birinin yok edildiği savunuluyor.

Ukraynalıların, M1 Abrams’ları patlayıcılara karşı daha dayanıklı hale getirmek amacıyla ek zırhlarla donattığı ancak Rus askerlerinin yarı otomatik lazer güdümlü tanksavar füzesi Kornet’lerle bunları etkisiz hale getirebildiği iddia ediliyor.

Haberde, Ukrayna’nın kullandığı ve imha edilen Leopard’ların yerine Avrupa Birliği ülkelerinden yeni tanklar gönderilebileceği belirtilirken, ABD’nin yeni Abrams tankı göndermeyi planladığına dair bir işaret olmadığına dikkat çekiliyor.

Diğer yandan Amerikan medya kuruluşu CNN’in mayıstaki haberinde, M1 Abrams’ların Ukrayna cephesinde beklenen performansı gösteremediği yazılmıştı.

Haberde, tanesi yaklaşık 10 milyon dolar değerindeki M1 Abrams’ların, Amerikan ordusu tarafından Irak işgalinde kullanıldığı fakat aracın zırhının modern silahlara karşı güçsüz kaldığı ifade edilmişti.

Ukrayna ordusu Kursk harekatında ilerleyişini sürdürürken Rusya da doğu cephesinde stratejik öneme sahip Pokrovsk’a yaklaşıyor.

CNN, Rus ordusunun şehre 10 kilometreden daha kısa bir mesafede olduğunu ve binlerce kişinin Pokrovsk’u terk ettiğini yazıyor.

Pokrovsk, Ukrayna ordusunun askeri merkezleri arasında önemli bir ikmal yolu üzerinde yer alıyor. Donetsk bölgesinin halen Kiev kontrolü altındaki kısmında Ukrayna savunmasının bel kemiğini oluşturuyor.

Pokrovsk yetkililerinden Serhiy Dobriyak, günde yaklaşık bin kişinin şehri terk ettiğini belirtiyor. Dobriyak, yetkililerin çocuklu aileleri tahliye ettiğini de söylüyor.

Rusya Savunma Bakanlığı’nın cumartesi yaptığı açıklamada, Kursk harekatında Ukrayna’nın toplamda 5 bin 500 askeri ve 71’i tanktan oluşan 100’den fazla askeri aracı kaybettiği savunulmuştu. Kiev ise kayıplara dair bilgi paylaşmıyor.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın