İsrail Hizbullah’ı 100 Jetle Vurdu; Hizbullah 320 Roketle Karşılık Verdi

İsrail, saldırı hazırlığında olduğu belirtilen Hizbullah hedeflerini 100 savaş uçağıyla vurduğunu, Hizbullah ise, İsrail’e 320’den fazla roket fırlattığını ve bir dizi askeri hedefi imha ettiğini açıkladı.

Haber Merkezi / Hizbullahı lideri Hasan Nasrallah, İsrail’in Güney Lübnan’a yönelik saldırılarında “tüm kırmızı çizgileri aştığını” belirtti. Nasrallah, Hizbullah’ın, İsrail rejimine karşı misilleme operasyonlarında sivilleri hedef almadığını da sözlerine ekledi.

İsrail savaş uçakları pazar sabahı Lübnan’da Hizbullah hedeflerini bombaladı. İsrail ordusundan yapılan açıklamaya göre eş zamanlı olarak 100 savaş uçağının katıldığı operasyonda 40’dan fazla roket fırlatma noktası imha edildi.

İsrail’in Hizbullah’tan önce gerçekleştirdiği “önleyici” operasyona rağmen Lübnan’dan İsrail’e onlarca roket ve insansız hava aracıyla (İHA) saldırı yapıldı.

Örgüt eylemin, geçtiğimiz haftalarda Beyrut’ta İsrail hava saldırısı sonucu ölen üst düzey Hizbullah komutanlarından Fuad Şükür’ün intikamı almaya yönelik olduğunu duyurdu. Hizbullah İsrail’in kuzeyinde 11 askeri tesisi 320 roket ve çok sayıda İHA ile hedef aldıklarını öne sürdü.

İsrail ordu sözcüsü Hizbullah roketlerinin İsrail’de çok az zarara yol açtığını söyledi. Patlayıcı yüklü İHA’lardan birinin İsrail’in kuzeyinde otoyola isabet ettiği görülürken, saldırılarda bir kadının hafif şekilde yaralandığı açıklandı. Lübnan’da ise İsrail saldırıları sonucu üç Hizbullah savaşçısının öldüğü bildirildi.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi sözcülerinden Sean Savett, Başkan Joe Biden’ın İsrail ve Lübnan’daki durumu yakından izlediğini bildirdi. Savett, “Şu aşamada, Amerikalı yetkililer İsrailli muadilleriyle sürekli temas halinde. İsrail’in kendini savunma hakkına verdiğimiz desteği ve bölgede istikrar için yürüttüğümüz çabaları desteklemeyi sürdüreceğiz” açıklaması yaptı.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, son gelişmeler üzerine güvenlik kabinesini acil toplantıya çağırırken, Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın, saldırıları Tel Aviv’deki IDF askeri üssünden yönettiği bildirildi.

Gallant aynı zamanda ülke çapında 48 saatlik olağanüstü hal ve “özel durum” ilan etti. İsrail’in Tel Aviv Ben Gurion Havalimanı da pazar sabahı erken saatlerde geçici olarak kapatıldı.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu, Kabine toplantısının başında yaptığı konuşmada, ordunun “kuzey İsrail’i hedef alan binlerce roketi” ortadan kaldırdığını söyledi ve İsrailliler’i İç Cephe Komutanlığı’nın direktiflerine uymaya çağırdı.

Netanyahu, “Ülkemizi savunmak, kuzeyde yaşayanları güvenli bir şekilde evlerine geri döndürmek ve basit bir kuralı sürdürmeye devam etmek için her şeyi yapmaya kararlıyız: Bize kim zarar verirse, biz de ona zarar veririz” dedi.

Nasrallah: İsrail tüm kırmızı çizgileri aştı

Nasrallah, bu sabah gerçekleştirilen İsrail – Hizbullah misilleme saldırılarından sonra Lübnan medyasına bir konuşma yaptı. Nasrallah, İsrail’in Beyrut’un güneyine yönelik saldırıda “tüm kırmızı çizgileri” aştığını söyledi.

Nasrallah, Hizbullah’ın, İsrail rejimine karşı misilleme operasyonlarında sivilleri hedef almadığını da sözlerine eklerken Tel Aviv yakınlarındaki Glilot askeri casus üssünü hedef almaya karar verdiklerini bildirdi.

İsrail, geçen ekim ayında Gazze Şeridi’nde girdiği savaşın başlangıcından bu yana Lübnan merkezli grupla çatışmaya devam ediyor.

Öte yandan bu çatışmaların bölgesel bir savaşa dönüşeceği yönündeki endişe temmuz ayında Hamas’ın Siyasi Büro Şefi İsmail Haniye’nin Tahran’da ve Şükr’ün de Beyrut’ta öldürülmesinden sonra daha da arttı. Her iki suikasttan da İsrail sorumlu tutuluyor.

İsrail ve Hizbullah arasındaki en son kapsamlı savaş 2006’da yaşanmıştı ve iki taraf da bir ilerleme kaydedemeden çatışmalara son verildi. Ancak Şii militan örgütün askeri kapasitesinin o tarihten bu yana arttığı bildiriliyor.

ABD ve İsrail istihbaratına göre Hizbullah’ın elinde 150 bini aşkın füze bulunuyor ve bunların bazıları İsrail’in tamamını vurabilecek kapasitede. Örgüt aynı zamanda İsrail’in hava savunma sistemlerini aşabilecek SİHA’lar ve güdümlü füzelere sahip oldu.

Dünyanın en güçlü ordularından birine sahip İsrail de kapsamlı ve çok kademeli bir füze savunma sistemine sahip. Ülkenin hava savunmasına ABD öncülüğündeki bir koalisyon da destek veriyor.

Son olarak ABD, bu yıl başında İran’dan atılan yüzlerce füzeyi havada imha etmek amacıyla İsrail hava savunmasına destek vermişti. ABD son haftalarda bölgedeki askeri varlığını da arttırmaya başladı.

İsrail kapsamlı bir savaş durumunda ezici yanıt verme uyarısında bulunuyor. Böyle bir savaşın Hizbullah’ın faal olduğu Beyrut’un güneyi ve Güney Lübnan’daki sivil altyapısına ağır hasar verebileceği ve iki taraftan yüzbinlerce kişinin evlerini terk etmesine yol açabileceği bildiriliyor.

İran Hizbullah’ın en büyük destekçisi olarak, geçen ay Tahran’da Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’ye düzenlenen suikasta karşı İsrail’e misilleme yapacağını duyurmuştu. İran bombalı saldırıdan İsrail’i suçluyor, ancak İsrail saldırıyı üstlendiğine yönelik hiçbir açıklama yapmadı.

Paylaşın

Tarihin En Korkunç İnfaz Yöntemlerinden “Lingchi”

Tarihin en korkunç infaz yöntemlerinden biri olan lingchi, 10. yüzyıldan 1905’e kadar, vatana ihanet veya baba katili gibi ağır suçlar için Çin İmparatorluğu’nda uygulandı.

Haber Merkezi / Sadece bir cezalandırma değil, aynı zamanda başkaları için bir mesajda içeren lingchi, suçlunun bedeninin yavaşça parçalanması ile uygulanan, acımasız bir infaz yöntemiydi.

İnfazı uygulayan kişi veya cellat, suçluyu halka açık bir yerde tahta bir direğe bağlar ve ardından ölene kadar suçlunun bedenini kesmeye başlardı. Cellat, isterse suçlu öldükten sonra da kesmeye devam ederdi.

Kesme işlemi genellikle göğüste başlar, daha sonra kollara ve bacaklara geçilirdi. Kesme işlemi genellikle başın kesilmesi veya kalbe bıçak saplanmasıyla sonlanırdı.

Lingchi’nin kökeni Tang Hanedanlığı (MS 618-907) dönemine kadar gidiyor, ancak Song (960-1279), Ming (1368-1644) ve Qing (1644-1912) hanedanlıkları döneminde çok tercih edilen bir ceza yöntemi değildi.

Lingchi, vatana ihanet, toplu cinayet, baba katli, kardeş katli veya bir efendinin veya işverenin öldürülmesi gibi en iğrenç suçları işlediği düşünülen suçlular için uygulanıyordu.

Örneğin: Kayıtlar, 182 kadına saldıran bir seri tecavüzcünün, imparatoru öldürme planı ortaya çıkan kraliyet sarayındaki 16 hizmetçinin Lingchi’ye mahkum edildiğini gösteriyor.

Lingchi, aynı zamanda politik bir araç olarak da kullanıldı. Örneğin; Geç Ming ve erken Qing hanedanlıkları döneminde ünlü bir bilgin ve bilim insanı olan Fang Yizhi, yöneticileri eleştirdiği için, 1665 yılında Lingchi cezasına çarptırıldı.

Lingchi’nin son olarak 1905 yılında uygulandı. Efendisini öldürdüğü iddia edilen Fu Zhuli, lingchi cezasına mahkûm edildi.

Fu Zhuli’nin fotoğraflarının Batı medyasına yer alması uluslararası bir krize neden oldu. O dönemde, Çin’i yöneten Qing hanedanı uygulamayı kaldırdı ve Lingchi bir daha uygulanmadı.

Paylaşın

Hatimoğulları’ndan Erdoğan’a Yanıt: Simülasyonda Yaşıyor

Erdoğan’ın “İnsanımızın kökeninden, dilinden dolayı ötekileştirildiği günler geride kaldı” sözlerine yanıt veren DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, “Sanırsın kendi iktidarında değil, simülasyonda yaşıyor” dedi.

Haber Merkezi / Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, Erdoğan’ın Bitlis’teki konuşmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Tülay Hatimoğulları, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Her konuşmasında hakareti ağzından eksik etmeyen Erdoğan Bitlis’te ‘İnsanımız kökeninden, dilinden, inancından dolayı ötekileştirilmiyor.’ demiş! Hakkını isteyen işçiyi düşman, Kürtçe halay çeken anneyi düşman, kendi yaşam tarzında ısrar eden kadınları düşman ilan eden Erdoğan sanırsın kendi iktidarında değil, simülasyonda yaşıyor.

Ne diyor Erdoğan? Bölgenin geri kalmışlığı bitti. Erdoğan’a önerimizdir. İllerin sosyo – gelişmişlik haritasına baksın, kayyım atama haritasına baksın. Bir de Şark Islahat Planı’na baksın. Kimin, hangi zulümle yoksul bırakıldığını görür.

Geri kalan bölge halkı ve Türkiye halkları değil, AKP – MHP ittifakının zihniyetidir. 21. yüzyılda hala bir halkın iradesini yok sayan, eşit yurttaşlar olarak görmeyen, dilini-kültürünü ötekileştiren siyaset geri kalmıştır, çağ dışıdır.

Bir de utanmadan yasadışı faaliyetler bahanesiyle kayyım atamanın sınırlarını çiziyor. Yasa dışı iş yapan arıyorsan DEM Parti’ye değil, mafya-çete düzeninin hamisi olan ortağın MHP’ye bak. Belediyeleri batıran kayyımlara bak. Tek bir kuruş vergi ödemeyen şirketlere bak.

Kimsenin şüphesi olmasın. AKP – MHP iktidarına rağmen yasanın sınırlarını mafya-çete düzeninin değil, demokrasinin, adaletin ve eşitliğin çizdiği bir ülkeyi Türkiye’nin emekçileri, yoksulları, ötekileştirilenleri olarak hep birlikte kuracağız.”

Erdoğan ne demişti?

Erdoğan bugün Ahlat’ta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştı: “Bu topraklardaki kardeşlik hukuku tarihimizin hiçbir döneminde mezhebe, meşrebe, etnik kökene göre belirlenmedi. Birlik, beraberlik ve kardeşlik hukukumuzu ortak kadere, ortak imana, ortak geçmiş ve geleceğe göre şekillendirdik.

Bin yıllık yol, mücadele ve kader arkadaşları olarak şimdi de istikbale yürüyoruz. Herkes şunu anlasın, ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde 85 milyon biriz, beraberiz. Türk, Kürt, Arap, Zaza, Laz, Çerkez, Sünni, Alevi, hepimiz bu topraklar üzerinde biriz, beraberiz, kardeşiz.”

Paylaşın

Suriye İle Normalleşme: Esad, “Egemenlik” Şartını Yineledi

Suriye Halk Meclisi’nde konuşan Devlet Başkanı Beşar Esad, “Egemenlik ve uluslararası hukuk, ilişkilerin onarılması konusunda ciddi olan tüm tarafların ilkeleriyle tutarlıdır ve terörle mücadele her iki tarafın da ortak çıkarıdır” dedi ve ekledi:

“Komşu ülkenin topraklarını oradan çekilmek için işgal etmedik, teröre desteğimizi durdurmak için de destek vermedik … Çözüm açık sözlü olmak ve kibri değil hatayı tespit etmektir… Gerçek nedenlerini göremediğimiz bir sorunu nasıl çözebiliriz? İlişkiyi yeniden tesis etmek için öncelikle bu ilişkinin bozulmasına neden olan sebeplerin ortadan kaldırılması gerekir ve biz hiçbir hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz.”

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Halk Meclisi’nde yaptığı konuşmada Türkiye ile ilişkiler konusunda açıklamalarda bulundu. Türkiye ile ilişkileri düzeltme çabalarının ‘şimdiye kadar somut bir sonuç getirmediğini’ dile getiren Esad, başta Rusya olmak üzere arabulucu rolünü üstlenen İran ve Irak’ın uzlaşı çabalarına değindi.

“Girişimler, arabulucuların ciddiyetine ve isteğine rağmen, bahsetmeye değer hiçbir sonuç vermedi” ifadelerini kullanan Esad, şöyle devam etti: “Bir ilişkiyi yeniden tesis etmek, önce onun yıkımına yol açan nedenleri ortadan kaldırmayı gerektirir.”

‘Egemenlik’ şartını bir kez daha yineleyen Esad, Türkiye’nin Suriye’deki askeri varlığını sona erdirmesi gerektiğini belirtti. SANA’nın aktardığına göre Esad, “Egemenlik ve uluslararası hukuk, ilişkilerin onarılması konusunda ciddi olan tüm tarafların ilkeleriyle tutarlıdır ve terörle mücadele her iki tarafın da ortak çıkarıdır” dedi ve şu ifadeleri ekledi:

“Çözüm açık sözlü olmak ve kibri değil hatayı tespit etmektir. Gerçek nedenlerini göremediğimiz bir sorunu nasıl çözebiliriz? İlişkiyi yeniden tesis etmek için öncelikle bu ilişkinin bozulmasına neden olan sebeplerin ortadan kaldırılması gerekir ve biz hiçbir hakkımızdan vazgeçmeyeceğiz. Herhangi bir müzakere sürecinin başarılı olması için güvenilecek bir referansa ihtiyacı vardır. Daha önceki toplantılarda sonuç alamamanın nedenlerinden biri de referans eksikliğidir. Suriye, Türkiye’nin işgal ettiği topraklardan çekilmesi ve teröre verdiği desteği durdurması gerektiğini sürekli vurguluyor.”

Suriye Devlet Başkanı, son olarak “Türk yetkililerin açıklamaları asılsızdır, kriterimiz egemenliktir” dedi.

Geçtiğimiz ay Ankara-Şam ilişkilerindeki ‘normalleşme’ sürecine yönelik konuşan Erdoğan, Esad ile olası bir görüşme için ‘her an’ davette bulunabileceklerini söylemişti. Erdoğan, Beşar Esad’ın Türkiye ile ilişkileri düzeltmek adına bir adım attığı anda ‘karşılık vereceklerini’ söylemiş ve şu ifadeleri kullanmıştı:

“Şimdi öyle bir noktaya geldik ki Beşar Esad şu anda Türkiye ile ilişkileri düzeltme noktasında bir adım attığı anda biz de ona karşı o yaklaşımı gösteririz. Çünkü biz dün Suriye ile düşman değildik ki biz Esad ile ailece görüşüyorduk”.

Normalleşmede ilk adım 28 Aralık’ta atıldı

Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Suriyeli mevkidaşı Faysal Mikdad, Suriye’de savaşın başladığı 2011 yılından bu yana dışişleri bakanları düzeyinde ilk kez resmi görüşme için Moskova’da bir araya gelmişti.

Toplantıda ilişkilerin normalleştirilmesinin yanı sıra Suriye’deki iç savaştan kaçarak Türkiye’ye sığınan 3,7 milyon Suriyeli mültecinin ülkelerine gönüllü geri dönmeleri konusunun da ele alınacağı kaydedilmişti.

Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde konuyla ilgili yer alan açıklamada “Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin normalleştirilmesi hakkında görüş alışverişinde bulunulması, terörle mücadele, siyasi süreç, sığınmacıların gönüllü, güvenli ve onurlu dönüşleri de dahil olmak üzere insani konuların ele alınması planlanmaktadır” denilmişti.

Ankara ile Şam arasındaki normalleşme sürecinde Rusya’nın da girişimleriyle ilk somut adım bakanlar düzeyinde 28 Aralık’ta atılmıştı.

Moskova’da 28 Aralık 2022’de Türkiye, Rusya ve Suriye savunma bakanları ve istihbarat başkanlarının katılımıyla yapılan üçlü toplantıda Suriye krizi, mülteci sorunu ve Suriye topraklarında bulunan tüm terör örgütleri ile ortak mücadele çabaları ele alınmıştı.

İlk görüşmede Şam yönetiminin, Türkiye’den, topraklarından çekilmesini ve Özgür Suriye Ordusu’nu (ÖSO) “terörist” olarak tanınmasını istediği ancak bu taleplerin Türkiye tarafından geri çevrildiği bildirilmişti.

Nisan başında dışişleri bakan yardımcıları düzeyinde yapılan toplantıya İran da katıldı. Türkiye, Suriye, Rusya ve İran savunma bakanları ve istihbarat başkanlarının katıldığı 25 Nisan’da yapılan toplantı, Ankara ile Şam arasında başlatılan normalleşme sürecinde yeni bir adım olmuştu.

Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Türkiye “Suriye topraklarında her şekliyle terör örgütleri ve tüm aşırılıkçı gruplarla mücadele, Suriyeli mültecilerin topraklarına dönmelerine yönelik çabaların yoğunlaştırılması”na vurgu yaptı ve tarafların “Suriye’nin toprak bütünlüğüne saygılı olduklarını teyit” ettikleri belirtilmişti.

Suriye ise “Türk birliklerinin Suriye’den çekilmesi” talebini yinelemişti.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 28 Aralık toplantısı öncesinde Suriye’nin kuzeyindeki YPG güçlerine yönelik olası kara operasyonuyla ilgili açıklamada bulunurken, “Biz şu an itibarıyla Suriye, Türkiye, Rusya üçlü olarak bir adım atalım istiyoruz.

Bunun için de önce istihbarat örgütlerimiz bir araya gelsin, ardından savunma bakanlarımız bir araya gelsin, daha sonra dışişleri bakanlarımız bir araya gelsin. Onların yaptığı görüşmelerden sonra da biz liderler olarak bir araya gelelim. Bunu da Sayın Putin’e teklif ettim. O da buna olumlu baktı. Böylece bir dizi görüşmeler zincirini başlatmış olacağız” şeklinde konuşmuştu.

Erdoğan’ın açıklamalarının ardından Rus medyasına yansıyan haberlerde, Moskova’nın Türkiye tarafından önerilen üçlü diplomasi mekanizması fikrine sıcak baktığı belirtilmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Kasım ayında Suriye Devlet Başkanı Esad ile görüşebileceğinin sinyalini vermiş ancak Esad, Türkiye Suriye’nin kuzeyindeki askerlerini çekmeyi kabul etmediği müddetçe Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmeyeceğini söylemişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Washington’da yaptığı basın toplantısında Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’a Suriye ile normalleşme gündemi kapsamında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşme talimatı verdiğini söylemişti.

Washington dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Erdoğan yol haritasının muhataplarıyla birlikte Fidan’ın oluşturacağını bildirmişti. “Suriye’nin toprak bütünlüğünün bizim de çıkarımıza olduğunu her fırsatta dile getiriyoruz. Suriye’de inşa edilecek hakkaniyetli bir barış, en çok bize fayda sağlayacak” diyen Erdoğan, bu inşa sürecinin en önemli adımı da Suriye ile yeni bir dönem başlatmaktan geçtiğini söylemişti.

Şu ana kadar bu sürecin olumlu istikamette geliştiğini ve yakın zamanda somut adımlar atılmasını beklediklerini ifade eden Erdoğan, ABD ve İran’ın da bu süreci desteklemesi gerektiğine dikkat çekmişti. Bu süreci baltalamak isteyenlere karşı da “hazırlıklı oldukları” mesajını vermişti.

Erdoğan, “Suriye’nin bir ve bütün olarak yeni bir gelecek inşa etmesi için oluşacak iklimden kimsenin rahatsızlık duymaması temel beklentimizdir. Bu süreci terör örgütleri zehirlemek için elinden geleni yapacaklardır. Provokasyonlar tertipleyip oyunlar kuracaklardır. Tüm bunların farkındayız ve hazırlıklıyız” demişti.

16 Temmuz’da yapılan kabine toplantısının ardından açıklamalarda bulunan Erdoğan, Beşar Esad’a isim vermeden çağrıda bulunarak, “Karşılıklı saygı ve müşterek menfaatler temelinde daha önce karşımızda konumlanan ülkelerle dahi ilişkilerimizi güçlendirdik. Tüm bunları malum çevrelerin körüklediği eksen tartışmasına rağmen başardık” demiş ve eklemişti:

“Dostlarımızın sayısını çoğaltmaya büyük önem veriyoruz. Büyük güçler arasındaki paylaşım kavgasının hızlandığı bir dönemde dış siyasette yeni denklemler kurmamız Türkiye için tercihten öte ihtiyaçtır. Bu açılımlara komşularımızla birlikte diğer ülkelerin de muhtaç olduğunu görüyoruz. Bunun için sıkılı yumrukların açılmasında fayda olduğunu görüyoruz.”

Paylaşın

Fenerbahçe’den Rizespor’a Farklı Tarife

Süper Lig’in üçüncü hafta maçında Rizespor ile Fenerbahçe, Rize Şehir Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Turgut Doman’ın yönettiği karşılaşmadan Fenerbahçe, 5 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Fenerbahçe’ye galibiyeti getiren golleri 15, 60 ve 64. dakikalarda Fred, 53. dakikada Edin Dzeko ve 66. dakikada Aliqulov (k.k) kaydetti.

Fenerbahçe, bu galibiyet ile ligde puanını 7’ye çıkardı. Rizespor ise 4 puanda kaldı.

Ligin bir sonraki haftasında Fenerbahçe, Alanyaspor’u ağırlayacak. Rizespor ise Kasımpaşa’yı konuk edecek.

Goller:

16. dakikada Tadic’in sağ kenardan orta alana verdiği pasta topla buluşan Fred’in, ceza sahası dışından çektiği sert şutta kaleci Gökhan Akkan’ın müdahalesi yeterli olmadı, meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 1-0.

53. dakikada topla buluşan Edin Dzeko, ceza sahası içerisine girerek sağ çaprazdan çektiği şut ile meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu. 0-2

61. dakikada Saint Maximin’in ara pasıyla topu önüne alan Fred’in sol çaprazdan şutunda meşin yuvarlak filelerle buluştu. 0-3

65. dakikada ceza sahası içerisinde kadar sokulan Edin Dzeko’nun vuruşunda topu kaleci Gökhan Akkan çeldi. Pozisyonun devamında seken topa Fred’in bekletmeden vuruşuyla meşin yuvarlak filelerle buluştu. 0-4

66. dakikada gelişen Çaykur Rizespor atağında topla buluşan Dusan Tadic’in vuruşunda top Çaykur Rizesporlu Khusniddin Alikulov’a çarparak filelerle buluştu. 0-5

Stat: Rize

Hakemler: Turgut Doman, Süleyman Özay, Serkan Çimen

Rizespor: Gökhan Akkan, Muhammet Taha Şahin (Eray Korkmaz dk. 67), Attila Mosci, Khusniddin Alikulov, Halil İbrahim Pehlivan (Mithat Pala dk. 79), İbrahim Olawoyin, Giannis Papanikolaou (Amir Hadziahmetovic dk. 61), David Akintola, Dal Varesanovic (Seyfettin Anıl Yaşar dk. 67), Altin Zeqiri (Martin Minchev dk. 61), Ali Sowe

Fenerbahçe: Dominik Livakovic, Mert Müldür, Çağlar Söyüncü (Becao dk. 70), Alexander Djiku, Jayden Oosterwolde, İsmail Yüksek, Fred (Levent Mercan dk. 80), Dusan Tadic (Cengiz Ünder dk. 78), Sebastian Szymanski, Saint-Maximin (İrfan Can Kahveci dk. 70), Edin Dzeko (Youssef En-Nesyri dk. 70)

Goller: Fred (dk. 16, 61 ve 65), Edin Dzeko (dk. 53), Khusniddin Alikulov (dk. 66 k.k.) (Fenerbahçe)

Paylaşın

Bakırhan: AKP – MHP İktidarını Göndereceğiz

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Erdoğan’ın Ahlat’ta yaptığı konuşmasına verdiği yanıtta, Hey Maşallah! Sanırsın, her gün insanlar Kürtçe şarkı söylediği ve halay çektiği için tutuklanmıyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sanırsın bir takımın formasını giydiği için lince uğramıyor, tutuklanmıyor. Sanki, Siirt’te bir düğünde anneye ev hapsi, 3 kızına tutuklama kararı Kürtçe şarkı eşliğinde halay çektiği için değil, bir banka soygununda yakalandığı için verilmiş.”

Bakırhan, ayrıca, “Ama Erdoğan merak etmesin. Bu söylediklerini hayata geçirecek tek parti DEM Parti’dir. Demokratik, eşit, özgür bir ülke için AKP-MHP iktidarını göndereceğiz. Birlikte yaşamı kuracağız” ifadelerini kullandı.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, Erdoğan’ın Bitlis’teki konuşmasıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Bakırhan sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Cumhurbaşkanı Erdoğan Bitlis’te adeta BM İyi Niyet Temsilcisi gibi konuşmuş. ‘İnsanımızın kökeninden, inancından, dilinden dolayı ötekileştirildiği günler artık geride kalmıştır’ demiş.

Aman dikkat! Bu sözleri söyledikten sonra küçük ortağından bir subliminal mesaj daha gelebilir. Kendisine önerimiz var. Ülkeye bir ayna tutsun ve ülkedeki sokağın sesini dinlesin, ırkçı – ayrımcı siyaset sahiplerinden kendini kurtarsın!

Erdoğan öyle bir tablo çizmiş ki sanırsın, 2028 yılındayız. AKP – MHP iktidarı yok. Kürt meselesi demokratik temelde çözülmüş, Alevilerin eşit yurttaşlık talebi yerine getirilmiş ve ibadet sorunu çözülmüş, herkes anayasal olarak eşit yurttaş kabul edilmiş.

Erdoğan ve ortağının siyasette tek fonksiyonu var: Hakikati inkâr etmek! Bu söyledikleri, gerçeklikten kopuş değil, bilinçli şekilde ülkeyi yoğun bakımda tutmaktır!

Hey Maşallah! Sanırsın, her gün insanlar Kürtçe şarkı söylediği ve halay çektiği için tutuklanmıyor. Sanırsın bir takımın formasını giydiği için lince uğramıyor, tutuklanmıyor. Sanki, Siirt’te bir düğünde anneye ev hapsi, 3 kızına tutuklama kararı Kürtçe şarkı eşliğinde halay çektiği için değil, bir banka soygununda yakalandığı için verilmiş.

Ama Erdoğan merak etmesin. Bu söylediklerini hayata geçirecek tek parti DEM Parti’dir. Demokratik, eşit, özgür bir ülke için AKP – MHP iktidarını göndereceğiz. Birlikte yaşamı kuracağız.”

Erdoğan ne demişti?

Erdoğan bugün Ahlat’ta yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullanmıştı: “Bu topraklardaki kardeşlik hukuku tarihimizin hiçbir döneminde mezhebe, meşrebe, etnik kökene göre belirlenmedi. Birlik, beraberlik ve kardeşlik hukukumuzu ortak kadere, ortak imana, ortak geçmiş ve geleceğe göre şekillendirdik.

Bin yıllık yol, mücadele ve kader arkadaşları olarak şimdi de istikbale yürüyoruz. Herkes şunu anlasın, ay yıldızlı al bayrağın gölgesinde 85 milyon biriz, beraberiz. Türk, Kürt, Arap, Zaza, Laz, Çerkez, Sünni, Alevi, hepimiz bu topraklar üzerinde biriz, beraberiz, kardeşiz.”

Paylaşın

Yaşa Bağlı 5 Yaygın Rahatsızlık Ve Önlenme İpuçları

Yaşlandıkça vücudunuz çeşitli sağlık sorunları riskini artırabilecek çok sayıda değişikliğe uğrar. Bu nedenle yetişkinlerin yaklaşık yüzde 95’i en az bir kronik hastalığa sahiptir.

Haber Merkezi / Ancak daha sağlıklı yaşam tarzı seçimleri, yaşa bağlı birçok hastalığı önleyebilir. İşte yaşa bağlı beş yaygın rahatsızlık ve bunların nasıl önlenebileceğine dair ipuçları:

Kalp hastalığı: Kalp hastalığı yaşlı yetişkinler arasında önde gelen ölüm nedeni olmaya devam ediyor, ancak riski düşürmenin etkili yolları var. Kalp hastalığı geliştirme riskini önemli ölçüde azaltmak sekiz adımı kapsar:

Daha iyi beslenme,
Fiziksel aktivite,
Kilo yönetimi,
Kolesterol kontrolü,
Kan şekeri yönetimi,
Kan basıncı yönetimi,
Tütün ürünlerinin bırakılması,
Sağlıklı uyku.

Osteoporoz: Vücut yaşlandıkça bir dizi değişikliğe uğrar, bundan kaynaklı bazı değişiklikler de beklenir. Ancak kemik zayıflaması (osteoporoz) yaşlanmanın kaçınılmaz bir parçası değildir. Riski azaltmak için atılacak adımlar vardır.

Osteoporoz, özellikle kalçada, omurgada ve bileklerde kırık riskini artırır. Kemikleri güçlü tutmak için yeterli kalsiyum ve D vitamini tüketilmesi çok önemlidir.

Yürüme, koşma ve direnç antrenmanı gibi ağırlık taşıma egzersizleri de kemikleri güçlü tutmak için aynı derecede önemlidir.

Menopozdan sonra, kemikleri koruyan östrojen kaybı nedeniyle kadınlar osteoporoz açısından daha yüksek risk altındadır.

Bilişsel gerileme: Bilişsel gerilemeyi önlemek beyni aktif ve meşgul tutmayı içerir. Bulmacalar, okuma ve yeni beceriler öğrenme gibi zihinsel egzersizler beyin işlevini canlandırabilir. Sosyal etkileşim de beyin için aynı derecede önemlidir.

Antioksidanlar, omega-3 yağ asitleri ve diğer beyin sağlığına yararlı besinler açısından zengin bir beslenme bilişsel sağlığı destekleyebilir. Düzenli fiziksel aktivite ayrıca beyne giden kan akışını destekler ve bilişsel gerileme riskini azaltır.

Artrit: Artrit, özellikle osteoartrit, eklem ağrısı ve sertliğine neden olan yaygın bir yaşa bağlı rahatsızlıktır. Artriti önlemenin kesin bir yolu olmasa da, kilo gibi bazı risk faktörleri kontrol dahilindedir.

Yüzme, yoga ve yürüyüş gibi düşük etkili aktiviteler de dahil olmak üzere düzenli egzersiz, eklemleri esnek ve kasları güçlü tutar. Güç antrenmanı, etraflarındaki kasları güçlendirerek eklem sağlığını destekler.

Beslenmeye gelince; yağlı balıklar, kuruyemişler, meyveler gibi besinler iltihabı azaltabilir.

Tip 2 diyabet: Tip 2 diyabet yaygın bir rahatsızlık olsa da, 45 yaşından sonra çok daha yaygındır, ancak bazı yaşam tarzı değişiklikleri, bu hastalığa yakalanma şansını azaltabilir. Rafine karbonhidratlar ve ilave şekerler sınırlandırılırken, bol lif, yağsız protein ve sağlıklı yağlar içeren dengeli bir beslenmeye odaklanılmalı.

Düzenli egzersiz sağlıklı kan şekerini desteklemede de önemlidir. Fiziksel aktivite insülin duyarlılığını iyileştirir ve kan şekeri seviyesini kontrol etmeye yardımcı olur.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a Yanıt: Tükenmişlik Sendromu

CHP Lideri Özgür Özel, Erdoğan’ın, Ahlat’ta yaptığı konuşmada, “Provokatör marjinal” dediği TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın Meclis’te saldırıya uğramasının ardından muhalefetin gösterdiği tepkiyle ilgili eleştirisine de yanıt verdi.

Ahmet Şık’ın konuşmasındaki üslubu kendisinin de eleştirdiğini belirten Özgür Özel, “Alpay Özalan denen organizmaya neden bir şey söylemiyor? Kürsüye saldırıyor, kan akıtıyor, kadına şiddet uygulanmasına ön ayak oluyor, her şeyi başlatıyor. Ahmet Şık’ın sözü ağırdı, bazı kelimeleri Meclis’e yakışmadı. Alpay Özalan Türkiye’ye yakışmıyor. Biz Özalan’ı milli takımda oynarken milli gururumuz olarak görürdük, Erdoğan’ın partisinde milli utancımıza dönüştü. Buradan özeleştiri yapması gereken kişinin eleştiriye yeltenmesini tükenmişlik sendromuna bağlıyorum” dedi.

Erdoğan Ahmet Şık’a dair şunları söylemişti: “Gazi Meclisin adabına yakışmayacak şekilde provokatörlük yapan bir marjinale kimlerin kol kanat gerdiğini hep birlikte takip ettik. Milletin Meclisinde milletin kürsüsünde millete hakaret eden, milli iradeye hakaret eden, dilinden kin ve nefret akan bu provokatörü ellerinden gelse demokrasi havarisi ilan edeceklerdi.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Erdoğan’ın partisine yönelik eleştirilerine yanıt verdi. Özgür Özel, Erdoğan’ın Bitlis’te İBB’ye yönelik sözlerine “O İstanbul’a geldiğinde 261 hançer saplandı” sözleriyle yanıt verdi. Özel, TBMM’deki Can Atalay oturumunda AK Partili Alpay Özalan’ın TİP’li Ahmet Şık’a saldırısı hakkında yaptığı yorum için de “Alpay Özalan denen organizmaya neden bir şey söylemiyor” dedi.

Karakucak güreşleri için Ankara Keçiören’i ziyaret eden Özel, Erdoğan’ın Vaniköy’de geçmişte yapı ruhsatı verilen ve yenileme sırasında İBB tarafından mühürlenen inşaat üzerinden sarf ettiği “İstanbul’un en nadide çevre hazinesini para babalarına peşkeş çekiyorlar. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım, akraba çiftliğine çevirdiler” sözlerine “O İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda İstanbul’da 4 gökdelen vardı, bugün 265 gökdelen var. İstanbul’un bağrına 261 hançer sapladı” dedi.

“Alpay Özalan Türkiye’ye yakışmıyor”

Özel, Erdoğan’ın, “Provokatör marjinal” dediği TİP Milletvekili Ahmet Şık’ın Meclis’te saldırıya uğramasının ardından muhalefetin gösterdiği tepkiyle ilgili eleştirisine de yanıt verdi.

Ahmet Şık’ın konuşmasındaki üslubu kendisinin de eleştirdiğini belirten Özgür Özel, “Alpay Özalan denen organizmaya neden bir şey söylemiyor? Kürsüye saldırıyor, kan akıtıyor, kadına şiddet uygulanmasına ön ayak oluyor, her şeyi başlatıyor. Ahmet Şık’ın sözü ağırdı, bazı kelimeleri Meclis’e yakışmadı. Alpay Özalan Türkiye’ye yakışmıyor. Biz Özalan’ı milli takımda oynarken milli gururumuz olarak görürdük, Erdoğan’ın partisinde milli utancımıza dönüştü. Buradan özeleştiri yapması gereken kişinin eleştiriye yeltenmesini tükenmişlik sendromuna bağlıyorum” dedi.

Paylaşın

Erdoğan’dan CHP’ye Sert Sözler: Gösteriş Müptelası Elitistler

Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin anma etkinliklerinde yaptığı konuşmada, Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) yüklendi ve CHP yöneticilerini “gösteriş müptelası elitistler” olarak tanımladı.

Erdoğan, “Meydanlara söz verdikleri halde binlerce belediye işçisini gelir gelmez kapı dışarı ettiler. Halkçılık maskesinin arkasından Avrupa başkentlerinde halkın paralarıyla keyif çatan gösteriş müptelası bir elitizm çıktı” dedi.

“Yıllarca çevre üzerinden bize ders vermeye kalktılar, şimdi İstanbul’un en nadide çevre hazinesini para babalarına peşkeş çekiyorlar. Sabah akşam güya liyakat üzerinden ahlak tüccarlığı yapıyorlardı. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım-akraba çiftliğine çevirdiler” diyen Erdoğan, kendi partisinin uzun yıllardır sıklıkla muhatap olduğu “nepotizm” suçlamasını ana muhalefete yöneltti.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Malazgirt Zaferi’nin 953. yıl dönümü kutlama törenleri kapsamında Bitlis’in Ahlat ilçesinde düzenlenen etkinliğe katılarak bir konuşma yaptı.

Erdoğan, konuşmada, “Yasakların, baskıların, yokluk ve yoksullukların olduğu o eski günler artık bir daha gelmemek üzere tamamen geride kalmıştır” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca, “Zorlu mücadeleler neticesinde çok ağır bedeller ödeyerek elde ettiğimiz kazanımlarımızı kimsenin elimizden almasına müsaade etmeyiz. Belini kırdığımız, nefesini kestiğimiz, sınırlarımız içinde artık fıkırdayamaz hale getirdiğimiz terör tehdidinin tekrar hortlatılmasına izin vermeyiz,” diye ekledi.

“Hukuk ve demokrasi içinde, anayasal zeminde şehirlerimize hizmet için çalışanlarla herhangi bir sorunumuz yoktur ve olamaz. Ama eski günleri özleyenlere, çatışmayı, terörü, gerilimi, şiddeti, baskıyı özleyenlere bizi eski karanlık günlere tekrar çekmek isteyenlere ise asla eyvallah etmeyiz.”

Cumhurbaşkanı yaptığı konuşmada ayrıca, geçtiğimiz günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) çatısı altında yaşanan kavgaya da değindi ve lideri olduğu Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) İzmir Milletvekili Alpay Özalan’ın saldırdığı Türkiye İşçi Partisi (TİP) İstanbul Milletvekili Ahmet Şık’ı “provokatör” olarak nitelendirdi.

Erdoğan, “Gazi Meclis’in adabına yakışmayacak şekilde provokatörlük yapan bir marjinale kimlerin kol kanat gerdiğini hep birlikte takip ettik. Milletin Meclisi’nde, milletin kürsüsünde millete hakaret eden, milli iradeye hakaret eden, dilinden kin ve nefret akan bu provokatörü ellerinden gelse demokrasi havarisi ilan edeceklerdi,” ifadelerini kullandı.

“Gösteriş müptelası elitistler”

Cumhurbaşkanı konuşmasında ana muhalefet Cumhuriyet Halk Partisi’ne (CHP) de yüklendi ve CHP yöneticilerini “gösteriş müptelası elitistler” olarak tanımladı.

“Meydanlara söz verdikleri halde binlerce belediye işçisini gelir gelmez kapı dışarı ettiler. Halkçılık maskesinin arkasından Avrupa başkentlerinde halkın paralarıyla keyif çatan gösteriş müptelası bir elitizm çıktı” diyen Erdoğan, CHP üst yönetiminin Paris 2024 Yaz Olimpiyatları’nda Türk sporcuları desteklemek için Fransa’nın başkentine seyahat etmelerine değindi.

“Yıllarca çevre üzerinden bize ders vermeye kalktılar, şimdi İstanbul’un en nadide çevre hazinesini para babalarına peşkeş çekiyorlar. Sabah akşam güya liyakat üzerinden ahlak tüccarlığı yapıyorlardı. Göreve geldikleri belediyeleri 3 ayda hısım-akraba çiftliğine çevirdiler” diyen Erdoğan, kendi partisinin uzun yıllardır sıklıkla muhatap olduğu “nepotizm” suçlamasını ana muhalefete yöneltti.

Paylaşın

Şakşuka, Malzemeleri, Hazırlanışı

Şakşuka, 60 dakikada hazırlayabileceğiniz, restoran kalitesinde lezzetli bir yemek. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! Ortalama 60 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2-4 yemek kaşığı zeytinyağı
225 gr yağlı kıyma (kuzu)
1 adet büyük soğan (ince dilimlenmiş)
1 adet dolmalık biber (sarı, turuncu veya kırmızı) (dilimlenmiş)
1 adet yeşil dolmalık biber (dilimlenmiş)
Kosher tuzu
3 diş sarımsak (ince dilimlenmiş)
2 tatlı kaşığı öğütülmüş kimyon
Çeyrek su bardağı biber salçası
3 su bardağı doğranmış domates
4 – 6 adet yumurta
Maydanoz veya kişniş

Hazırlanışı;

Malzemeleri hazırlayın, başlayalım… Döküm tavada 2 yemek kaşığı zeytinyağını orta ateşte ısıtın. Kıymayı ekleyin ve yaklaşık 5 dakika kavurun, tuzu ekleyin karıştırın ve bir tabağa alın. Aynı tavanın içinde kalan kıymanın yağına 1-2 yemek kaşığı daha yağ ekleyin ve kısık ateşte ısıtın.

Soğanı, dolmalık biberleri ve tuzu ekleyin, yumuşayıncaya kadar yaklaşık 15 dakika kadar soteleyin. Sarımsakları ve kimyonu ekleyip 1 dakika daha soteleyin. Salça ve domates sosunu tavaya ekleyin ve yaklaşık 1-2 dakika daha soteleyin.

Tavaya kıyma harcını ekleyin ve malzemeler birbirine karışana kadar yaklaşık 15 dakika kadar pişirin ve tavayı ateşten alın. Tavada 4 – 6 çukur açın ve çukurlara yumurtaları kırın. Önceden 200 derecede ısıttığınız fırına tavayı sürün. Yumurtalar kıvama gelene kadar yaklaşık 10 – 15 dakika kadar pişirin. Maydanoz veya kişniş ile servis edebilirsiniz. Afiyet olsun.

Paylaşın