Fırında Tatlı Patates Ve Brüksel Lahanası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sağlıklı ve lezzetli bir meze veya hafif bir yemek tarifi mi arıyorsunuz? Fırında tatlı patates ve brüksel lahanası deneyin. Verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 60 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

600 gr tatlı patates
250 gr brüksel lahanası
4 yemek kaşığı sızma zeytinyağı
2 yemek kaşığı tuzsuz tereyağı
Tuz ve karabiber

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Fırını önceden 200 derecede ısıtın. Tatlı patatesleri soyup 3,5 cm’lik küpler halinde doğrayın. Brüksel lahanalarının uçlarını kesin ve dıştaki sarı yaprakları ayıklayıp yıkayın. Brüksel lahanalarını dikey olarak ikiye kesin.

Bir buhar sepeti kullanarak, brüksel lahanalarını yaklaşık 5 dakika buharlayın. Pişip pişmediğini kontrol etmek için bir bıçak kullanın. Buhar sepetini tamamen soğuyana kadar buza koyun, brüksel lahanalarını süzün. Tereyağını 25 cm’lik küpler halinde kesin, orta ateşte bir tencereye koyun ve kahverengi olana kadar eritin, soğutun.

Orta boy bir kapta tatlı patatesleri ve ikiye bölünmüş brüksel lahanalarını, zeytinyağı, kızarmış tereyağı, tuz ve karabiberle birleştirin, iyice karıştırın, yağlanmış fırın tepsisine aktarın. 35 ila 40 dakika kızartın, sebzeleri eşit şekilde kızartmak için tavayı ara sıra sallayın. Kızartma işlemi bittikten sonra üzerine tuz serpin. Sıcak servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Doğru Multivitamin Nasıl Seçilir?

Multivitaminler, genellikle antioksidanlar ve amino asitler gibi diğer besinlerle birlikte farklı vitamin ve minerallerin kombinasyonunu içeren beslenme takviyeleridir.

Haber Merkezi / Multivitaminler, beslenme alışkanlığında eksik olabilecek bir dizi besini sağlamak ve bağışıklık fonksiyonu, kemik sağlığı ve enerji metabolizması gibi çeşitli bedensel işlevleri desteklemek için tasarlanmıştır.

Multivitamin türleri:

Genel multivitaminler: Bunlar en yaygın multivitamin türüdür ve genel sağlığı desteklemek için geniş bir yelpazede besin sağlamak üzere tasarlanmıştır.

Cinsiyete özel multivitaminler: Bu multivitaminler, erkekler veya kadınlar için özel olarak formüle edilmiştir ve her cinsiyetin kendine özgü besin ihtiyaçlarını dikkate alır.

Yaşa özel multivitaminler: Yaşa özel multivitaminler, çocuklar, yetişkinler ve yaşlılar gibi farklı yaş gruplarının özel besin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanmıştır.

Doğum öncesi multivitaminler: Bu multivitaminler özellikle hamile kadınlar için formüle edilmiştir ve fetal gelişim ve sağlıklı gebelik için gerekli olan folik asit, demir ve diğer besinleri yüksek seviyelerde içerir.

Spor multivitaminleri: Bu multivitaminler sporcular ve aktif bireyler için tasarlanmıştır ve enerji metabolizmasını ve kas iyileşmesini desteklemek için B vitaminleri ve antioksidanlar gibi daha yüksek düzeyde besin maddeleri içerebilir.

Doğru multivitaminleri seçmek:

İçindekiler: Geniş bir yelpazede temel vitamin ve minerallerin yanı sıra antioksidanlar ve amino asitler gibi diğer besinleri de içeren bir multivitamin arayın. Gereksiz katkı maddeleri veya dolgu maddeleri içeren multivitaminlerden kaçının.

Besin ihtiyaçları: Farklı kişilerin farklı besin ihtiyaçları vardır, bu nedenle özel ihtiyaçlarınızı karşılayan bir multivitamin takviyesi seçmek önemlidir. Örneğin, hamileyseniz, hamile olmayan birine göre daha yüksek folik asit ve demir seviyelerine ihtiyacınız olabilir. Veya erkekler için en iyi multivitamini arıyorsanız, gelişmiş enerji ve dayanıklılık için D vitamini, B12 ve Çinko içeren bir takviyeye ihtiyacınız olabilir.

Kalite ve saflık: Saflık ve etkinlik açısından üçüncü tarafça test edilmiş bir multivitamin takviyesi arayın. Bu, güvenli ve etkili olan yüksek kaliteli bir ürün aldığınızdan emin olmanıza yardımcı olabilir.

Dozaj: Her bir besin maddesinin önerilen günlük alım miktarını (RDA) sağlayan bir multivitamin seçtiğinizden emin olun. Herhangi bir besinden çok fazla almaktan kaçının, çünkü bu zararlı olabilir.

Form: Alması kolay ve yaşam tarzınıza uyan bir multivitamin formu seçin. Örneğin, hap yutmakta zorluk çekiyorsanız, sizin için en iyi multivitamin tabletleri çiğnenebilir olanlar olacaktır. Alternatif olarak, sıvı bir multivitamin formunu tercih edebilirsiniz.

İlaçlarla etkileşimler: Reçeteli ilaçlar kullanıyorsanız, multivitamin takviyesine başlamadan önce sağlık uzmanınızla görüşmeniz önemlidir. Bazı takviyeler ilaçlarla etkileşime girebilir ve bu da tehlikeli olabilir.

Multivitaminlere kimlerin ihtiyacı var?

Besin eksikliği olan kişiler: Besin eksikliğiniz varsa, bir multivitamin takviyesi günlük besin ihtiyaçlarınızı karşılamanıza yardımcı olabilir. Örneğin, düşük demir seviyeniz varsa, demir içeren bir multivitamin bu boşluğu doldurmanıza yardımcı olabilir.

Hamile ve emziren kadınlar: Hamile veya emziren kadınların besin gereksinimleri artmıştır ve daha yüksek seviyelerde folik asit, demir ve diğer temel besinleri içeren doğum öncesi veya doğum sonrası multivitamin takviyesi almaktan fayda görebilirler.

Yaşlı yetişkinler: Multivitamin takviyesi almak, yaşlı yetişkinlerin vücutlarının ihtiyaç duyduğu tüm temel vitamin ve mineralleri aldığından emin olmaya yardımcı olabilir.

Vejetaryenler ve veganlar: Vejetaryen veya veganlar, özellikle B12 vitamini olmak üzere besin eksikliği riski altında olabilir. Bu tür kişiler için en iyi multivitamin, vejetaryenlerin ve veganların bu temel besinden yeterli miktarda aldıklarından emin olmaya yardımcı olabilecek B12 vitamini içeren multivitamin olacaktır.

Belirli tıbbi rahatsızlıkları olan bireyler: Bazı tıbbi rahatsızlıklar besin emilimini engelleyebilir veya besin gereksinimlerini artırabilir. Örneğin, çölyak hastalığı veya Crohn hastalığı olan bireyler besinlerden besin emiliminde zorluk çekebilir ve doğru multivitaminleri almaktan fayda görebilir.

Multivitaminlerin faydaları:

İyileştirilmiş besin alımı: Birçok kişi ihtiyaç duyduğu tüm besinleri sadece beslenmelerinden almaz. Doğru multivitaminleri almak boşlukları doldurmanıza ve vücudunuzun düzgün çalışması için ihtiyaç duyduğu tüm temel vitamin ve mineralleri aldığınızdan emin olmanıza yardımcı olabilir.

Artan enerji: Multivitamin takviyelerinde yaygın olarak bulunan B vitaminleri, enerji üretimi için önemlidir. B vitaminleri içeren bir multivitamin takviyesi almak, enerji seviyelerini artırmaya ve yorgunluğu azaltmaya yardımcı olabilir.

Daha güçlü bağışıklık sistemi: C, D ve E vitaminleri ile çinko ve selenyum güçlü bir bağışıklık sistemi için önemlidir. Bu besinleri içeren bir multivitamin takviyesi almak bağışıklık fonksiyonunu desteklemeye ve hastalık ve enfeksiyon riskini azaltmaya yardımcı olabilir.

Cilt, saç ve tırnak sağlığı: Birçok multivitamin takviyesi, sağlıklı cilt, saç ve tırnaklar için önemli olan biotin içerir. Biotin içeren bir multivitamin takviyesi almak, cildinizin, saçınızın ve tırnaklarınızın sağlığını ve görünümünü iyileştirmeye yardımcı olabilir.

Kronik hastalık riskinin azalması: Bazı çalışmalar, multivitamin takviyesi almanın kalp hastalığı ve bazı kanser türleri gibi kronik hastalık riskini azaltmaya yardımcı olabileceğini bulmuştur. Ancak bu alanda daha fazla araştırmaya ihtiyaç vardır.

Paylaşın

Metabolizma: Kilo Vermenin Anahtarı Mı?

Bazı kişilerin istedikleri her şeyi yiyip asla kilo alamamalarına karşın bazı kişilerin de birkaç kilo bile vermekte zorlanmalarının nedenini hiç merak ettiniz mi?

Haber Merkezi / Cevap metabolizmada yatıyor; vücudun yiyecekleri ve sıvıları enerjiye dönüştürdüğü süreç.

Metabolizma her gün ne kadar kalori yaktığınızı ve dolayısıyla ne kadar kilo verdiğinizi etkiler. Peki metabolizma nedir ve siz nasıl çalışmasını sağlayabilirsiniz?

Bazal metabolizma hızı (BMR): Bu, vücudunuzun sadece hayati fonksiyonlarınızı devam ettirmek için dinlenme halinde yaktığı kalori miktarıdır. BMR’niz kas kütlesi, vücut boyutu, cinsiyet ve yaş gibi faktörlere bağlıdır.

Gıda işleme: Bu, vücudunuzun yiyecekleri sindirmek, emmek, taşımak ve depolamak için yaktığı kalori miktarıdır.

Fiziksel aktivite: Bu, yürüme, egzersiz yapma, oyun oynama veya ev işleri yapma gibi herhangi bir hareket sırasında vücudunuzun yaktığı kalori miktarıdır.

Farklı kişilerin farklı metabolizma hızları vardır, bu da kalorileri farklı hızlarda yaktıkları anlamına gelir. Bazı kişilerin hızlı bir metabolizması vardır, bu da dinlenme ve aktivite sırasında daha fazla kalori yaktıkları anlamına gelir. Bu, kilo vermelerini veya sağlıklı bir kiloyu korumalarını kolaylaştırabilir.

Bazı kişilerinde yavaş bir metabolizması vardır, bu da dinlenme ve aktivite sırasında daha az kalori yaktıkları anlamına gelir. Bu, kilo vermelerini veya kilo almalarını engellemelerini zorlaştırabilir.

Kilo vermek için metabolizma nasıl artırılır?

Kilo vermek istiyorsanız, kalori açığı oluşturmanız gerekir, bu da tükettiğinizden daha fazla kalori yakmanız gerektiği anlamına gelir. Bunu yapmanın bir yolu, metabolizmanızı artırarak dinlenme ve aktivite sırasında daha fazla kalori yakmanızdır.

Metabolizmanızı artırmanın en etkili yolu, özellikle güç antrenmanı olmak üzere fiziksel aktivitenizi artırmaktır. Güç antrenmanı kas kütlesi oluşturur, bu da BMR’nizi artırır ve gün boyunca daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur.

Güç antrenmanının yanı sıra, yiyeceklerin termik etkisini (TEF) artırabilen belirli yiyecek ve içecekleri yiyerek ve içerek metabolizmanızı da hızlandırabilirsiniz. TEF’inizi artırabilen bazı yiyecek ve içecekler protein açısından zengin yiyecekler, baharatlı yiyecekler, yeşil çay ve kahvedir.

Yaşam tarzı değişiklikleriyle metabolizmanızı nasıl iyileştirebilirsiniz?

Metabolizmanızı iyileştirmenin bir diğer yolu da hormonlarınızı, uykunuzu ve stres seviyenizi etkileyebilecek bazı yaşam tarzı değişiklikleri yapmaktır. Bu faktörler metabolizmanız ve kilo kaybınız üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilir. Metabolizmanızı iyileştirebilecek bazı yaşam tarzı değişiklikleri:

Uyku kalitenizi iyileştirin: Uyku, metabolizma ve hormon düzenlemesi için hayati önem taşır. Uyku eksikliği BMR’nizi düşürebilir, iştahınızı artırabilir, insülin duyarlılığınızı azaltabilir ve bilişsel işlevlerinizi bozabilir. Gecede yedi ila dokuz saat uyumayı hedefleyin.

Stresi azaltın ve hormonları dengeleyin: Stres, iştahınızı, kan şekeri seviyenizi artırabilen ve yağ depolamasını teşvik edebilen bir hormon olan kortizol üretimini artırarak metabolizmanızı etkileyebilir.

Stres ayrıca uyku kalitenizi ve ruh halinizi bozabilir. Stresi azaltmak ve hormonları dengelemek için nefes egzersizleri veya diğer rahatlama tekniklerini uygulamaya çalışın.

Paylaşın

Tavuk Ve Mantar Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Pek çok salata çeşidi olduğu doğrudur, bu salataların çoğu çok hafif ve yalnızca başlangıç ​​veya garnitür olarak servis edilebilir. Tavuk ve mantar salatası ise hem hafif bir yemek hem de salata olarak servis yapılabilir.

Haber Merkezi / Ortalama 40 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

150 gr tavuk eti
6 – 7 adet mantar
1 yemek kaşığı kızartma yağı
70 gr sert peynir
120 gr konserve ananas
Servis için 2-3 dal taze ot
2 yemek kaşığı mayonez
3 tutam şeker
3 tutam baharat

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Tavuğu (göğüs yapabilirsiniz) tuzlu suda baharatlarla birlikte kaynatın, sonra soğutun, tavuğu küçük parçalara bölüp salata kasesine koyun. Bir konserve açacağı kullanarak bir ananas konservesini açın, küçük küpler halinde kesin, salata kasesine yerleştirin.

Mantarları iyice yıkayın ve gerekirse temizleyin, küçük parçalar halinde kesin. Bir çorba kaşığı kızartma yağını bir tavada ısıtın. Mantarları tavaya koyun ve kısık ateşte 5 dakika karıştırarak kızartın, tuzlayın ve baharat serpin (birkaç tutam öğütülmüş karabiber kullanabilirsiniz), salata kasesine aktarın.

İstediğiniz sert peyniri kullanabilirsiniz. Peyniri kaba veya ince rende üzerine rendeleyin veya küçük küpler halinde kesip salata kasesine ekleyin.

Salatayı hafifçe tuzlayın, baharatlı bir tat için biraz baharat ekleyip ardından mayonez ekleyip karıştırın. Özgün bir sunum için her türlü mutfak formunu kullanabilirsiniz. Bunlardan birini kullanarak salatayı bir tabağa koyun, sıkıştırın ve ardından formu dikkatlice çıkarın. Servis yaparken salatayı taze otlarla süsleyebilirsiniz. Afiyet olsun…

Paylaşın

Jalapeno Ve Kişnişli Humus, Malzemeleri, Hazırlanışı

Jalapeno kişnişli humus, herkesin mutlaka tatması gereken bir lezzettir. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir. Öyleyse hemen verilen adımları takip edin ve bu kolay tarifi sevdikleriniz için yapın! 

Haber Merkezi / Ortalama 40 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

4 su bardağı konserve nohut
1/4 su bardağı doğranmış jalapeno
1 demet kişniş
1/2 su bardağı tahin
6 diş sarımsak
1/4 su bardağı limon suyu
1 çay kaşığı tuz
1 yemek kaşığı esmer şeker
2 su bardağı sızma zeytinyağı

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Tüm malzemeleri bir mutfak robotunda püre haline getirin ve nispeten pürüzsüz olana kadar karıştırın. Eğer kıvamı çok koyu olursa, azar azar su ekleyerek kıvamını ayarlayın. Afiyet olsun…

Paylaşın

Yeşil Biber Soslu Balkabağı Çorbası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Balkabağı, mutfakta harika performans alabileceğiniz, sayısız lezzetli yemek hazırlayabileceğiniz bir meyvedir. Bunlardan biri de yeşil biber soslu balkabağı çorbasıdır.

Haber Merkezi / Ortalama 40 dakikada hazırlayacağınız bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

1/4 su bardağı yağsız ekşi krema
1/4 su bardağı taze kişniş yaprağı
1 kutu (100 gr) doğranmış yeşil biber
1 kutu (500 gr) katı paket balkabağı
1 kutu (500 gr) sebze suyu

1/2 su bardağı su
1 çay kaşığı öğütülmüş kimyon
1/2 çay kaşığı acı biber tozu
1/4 çay kaşığı sarımsak tozu
1/8 çay kaşığı kırmızı toz biber

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım… Yeşil biberleri, ekşi kremayı ve kişnişi mutfak robotunda veya blenderda pürüzsüz hale gelene kadar karıştırın.

Balkabağını, suyu, sebze suyunu, kimyonu, acı biber tozunu, sarımsak tozunu ve kırmızı biberi orta boy bir tencerede birleştirin, yeşil acı biber karışımının çeyreğini ekleyin, kaynayana kadar bekleyin ve ateşi orta seviyeye düşürün. Ara sıra karıştırarak 5 dakika boyunca kapağı açık şekilde pişirin.

Servis kaselerine bölün. Her porsiyonun üzerine kalan yeşil acı biber karışımından küçük parçalar koyun ve isteğe göre ekşi krema ekleyin. Kaşığın ucunu karışımların içinden geçirerek karıştırın. Afiyet olsun…

Paylaşın

Avrupa Basını Galatasaray’ı Manşetlerine Taşıdı: Drama

UEFA Şampiyonlar Ligi’nde Young Boys’a elenen Galatasaray’ı manşetine taşıyan Voetbal International, bu sonucun Galatasaray için kaos ve dramayı beraberinde getirdiğini belirtti:

El Mundo Deportivo ise Galatasaray’ın elenmesine ilişkin yaptığı haberde şu ifadelere yer verdi: “Young Boys, Galatasaray’ı eledi ve Türk futbolunu Şampiyonlar Ligsiz bıraktı. İki hafta önce Jose Mourinho’nun liderliğindeki Fenerbahçe de, Lille karşısında Şampiyonlar Ligi’ne veda etmişti.”

UEFA Şampiyonlar Ligi play-off Turu rövanş maçında Galatasaray, Young Boys’u konuk etti. Rams Park’ta dolu tribünler önünde oynanan mücadele İsviçre ekibinin 1-0’lık üstünlüğüyle sona erdi.

İlk maçtan 3-2 mağlup ayrılan Galatasaray, bu sonucun ardından UEFA Şampiyonlar Ligi’ne erken veda etti. Sarı-kırmızılı takımın vedası Avrupa basınında büyük ses getirdi.

İsviçre basınından TIO’da yer alan haberde, “Galatasaray’ı ehlileştiren Young Boys, Şampiyonlar Ligi’ne kaldı. Patrick Rahmen’in öğrencileri İstanbul’da yoğunluk, cesaret ve kompaktlık açısından muhteşem bir performans sergiledi, tüm övgüyü hak etti” ifadeleri kullanıldı.

Blick’te yer alan haberde Young Boys’un turu hak ettiği vurgulandı: “Young Boys, İstanbul’da hak ederek turladı ve şimdi yeni Şampiyonlar Ligi’ni keşfedecek. Patrick Rahmen’in oyuncuları, kulübün tarihindeki en büyük başarılardan birine imza atarak Rams Park’taki yanardağı söndürmeyi başardı.”

Young Boys turu geçmeyi hak etti

İtalya basınından La Gazetta dello Sport’ta yer alan haberde Galatasaray’ın kadrosundaki Mauro Icardi’ye dikkat çekildi: “Şampiyonlar Ligi’nde sürpriz: Icardi’nin Galatasaray’ı Young Boys’a elendi. İsviçre ekibi karşılaşmanın sonunda turu geçmesini hak ederek kutladı.”

İspanyol basınından El Mundo Deportivo’da, Fenerbahçe’nin de Şampiyonlar Ligi’ne veda ettiği hatırlatıldı: “Young Boys, Galatasaray’ı eledi ve Türk futbolunu Şampiyonlar Ligsiz bıraktı. İki hafta önce Jose Mourinho’nun liderliğindeki Fenerbahçe de, Lille karşısında Şampiyonlar Ligi’ne veda etmişti.”

Uruguay basınından El Observador’da yer alan haberde Fernando Muslera’nın gördüğü kırmızı kart ön plana çıkarıldı. Fernando Muslera’nın rakibine korkunç bir tekme attığı ifade edildi.

El Observador’un haberinde, “Fernando Muslera korkunç bir tekme attı. Young Boys’un Fransız futbolcusu kollarını Galatasaray taraftarına dönük açınca Muslera ona tekme attı ve direkt kırmızı kart gördü” denildi.

ABD’de yayın yapan CBS Sports Golazo’da, “Türkiye’de delilik! Young Boyslu oyuncu Virginius’un son dakikalarda gelen golü sonrası Galatasaray kalecisi Fernando Muslera deliriyor ve kırmızı kart görüyor” ifadeleri kullanıldı.

Hollanda basınından Voetbal International’ın haberinde ise bu sonucun Galatasaray için kaos ve dramayı beraberinde getirdiği belirtildi: “Galatasaray için kaos ve drama. Türkiye şampiyonu play-off’larda İsviçreli Young Boys’a mağlup oldu, Şampiyonlar Ligi’ne katılamadı.”

(Kaynak: Cumhuriyet)

Paylaşın

Galatasaray, Yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde Devam Edecek

UEFA Şampiyonlar Ligi play – off turu rövanş maçında Galatasaray ile Young Boys, Ali Sami Yen Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Young Boys, karşılaşmadan 1 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Norveçli hakem Espen Eskas’ın yönettiği karşılaşmada Young Boys’un golünü 87. dakikada Alan Virginius kaydetti.

Young Boys, bu sonuçla Şampiyonlar Ligi’nin 36 takımlı yeni formatındaki lig aşamasına adını yazdırdı. Galatasaray ise, yoluna UEFA Avrupa Ligi’nde devam edecek.

Galatasaray, Wankdorf Stadyumu’nda oynanan ilk karşılaşmadan 3-2 mağlup ayrılmıştı. İlk maçta Galatasaray’ın gollerini 66. ve 72. dakikada Michy Batshuayi, Young Boys’un gollerini ise 4. ve 45+4. dakikada Joel Monteiro ve 86. dakikada Filip Ugrinic kaydetmişti.

Karşılaşmadan dakikalar

32. dakikada Ziyech’in ceza sahasına yaptığı ortada Batshuayi, kafayla Icardi’ye pas attı. Icardi’nin kafa vuruşunda meşin yuvarlak kaleci Keller’de kaldı. 35. dakikada sağ taraftan Icardi’nin ortasında arka direkte Kerem Aktürkoğlu’nun yaptığı vuruşta meşin yuvarlak kaleci Keller’de kaldı.

41. dakikada ceza sahası dışı sol çaprazdan Colley’in kullandığı serbest vuruşta meşin yuvarlak az farkla üstten auta gitti. 51. dakikada Monteiro ceza alanı sağ çaprazından yaptığı vuruşta uzak köşeyi düşündü. Meşin yuvarlak az farkla dışarı gitti.

56. dakikada kullanılan serbest vuruşta Kaan Ayhan arka direkte topu ağlara gönderdi. Pozisyonun tamamlanması sonrası ofsayt bayrağı kalktı. 62. dakikada köşe vuruşunda meşin yuvarlağa iyi yükselen Ganvoula’nın kafa vuruşunda top direkten döndü.

63. dakikada ceza sahası için topu önünde bulan Galatasaray’da Batshuayi, rakibini geçip şutunu çekti, top direğin yanından auta çıktı. 71. dakikada Mauro Icardi’nin pasında Kerem Aktürkoğlu kaleciyle karşı karşıya kaldı. Kerem’in plasesinde kaleci Keller topu kornere çeldi. 87. dakikada hızlı gelişen atakta Alan Virginius topu ağlarla buluşturdu (0-1).

Paylaşın

CHP Tüzük Kurultayı: İktidara Hazırlık

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, önümüzdeki hafta sonu yapılacak CHP Tüzük Kurultayı’na ilişkin, ‘iktidara hazırlık’ olduğunu dile getirdi. İmamoğlu, kurultayı ‘ortak akıl şenliğine’ dönüştürmek istediklerini ifade etti.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel ve İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İl Danışma Kurulu toplantısında konuştu. Toplantıda ilk konuşan Ekrem İmamoğlu,

“CHP’nin tarihsel önemini ve değerini çok iyi bilen vatandaşlarımız, partimizin halkçı ve icraatçı yönünü yaşayarak bir süreci görme fırsatı buldular. Partimizin yerel yönetim başarıları iftira ve hurafelerle CHP’yi karalamaktan başka hiçbir meziyet olmayanları, toplumun karşısında değersizleştirdi.

CHP’nin büyük bir cesaretle kendini yenileme mücadelesi siyasetteki bozulma ve çürümeyi daha da görünür hale getirdi. Kendi içinde doğru dürüst bir siyasi rekabet yaşamayan, parti içi demokrasiden nasibini almamış yapıların ekonomi, adalette yaşanan krizlerin temel neden olduğunu milletimiz bu süreçte daha iyi gördü ve anladı. Vatandaşlarımız, CHP ile birlikte yeni bir yola görmeye hazır olduklarını net bir şekilde gösterdiler.

Birbirimize vakit ayıralım konuşalım halleşelim helalleşelim konuşalım ama bütün bu konuşmalar kendi içimizde ve aramızda suhuleti sağlamak iş birliğini oluşturmak adına kaliteli bir süreç şekliyle ilerlesin. Kamuoyuna farklı yönleriyle yansıyarak milletimizin temel gündemini sağa sola esnetecek bir biçimde gündemi meşgul etmemesini diliyorum.

Danışma kurulu toplantılarının karşılığını verdiğini düşünüyorum. CHP olarak en güzel tüzük kurultayını bu haftadan başlayarak partimizin kuruluş yıl dönümüne kadar gidecek süreci en iyi şekilde hazırlayacağımızı düşünüyorum. Bu konuda sayın genel başkanımız Özgür Özel’e inanıyorum. Bu hazırlık bir iktidar hazırlığı. Halktan uzak gündemlere ayıracak tek bir dakikamız yoktur. Yolumuz açık olsun. İl Danışma Kurulu toplantımız yeni heyecanlara vesile olsun. Yolumuz iktidar yolu olsun. CHP değişecek, Türkiye değişecek.

Ekrem İmamoğlu’nun ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel, toplantıda açıklamalarda bulundu: “Partilerin tüzükleri demokratik olmadan söylenecek sözlerin hiçbir önemi yok. Kurultay delegelerimiz sokağı duydu. Eğer CHP değişirse Türkiye değişecek söylemine destek verdiler. Kurultaydan aldığımız güçle ve ortaya koyduğumuz büyük emekle 31 Mart seçimlerine gittik ve İstanbul’daki her üç belediyeden ikisini kazanan, bütün yıpratmalara rağmen büyükşehiri büyük farkla kazanan, nüfus olarak Türkiye’nin yüzde 65’ini yöneteceğimiz seçim başarısını elde ettik.

Biz kurucu partiyiz diye devletin sahibi değiliz. Devleti 22 yıldır likayatsizce yönetenler, yıpratanlar, perişan edenler bir yanda dururken günü geldiğinde sanki her şeyin sorumlusu bizmişiz gibi kendilerini geri çekmelerine izin vermeyeceğiz. Biz kendinden emin, milletine sahip çıkan bir anlayışla altı oktaki her ilkeyi bu çağda olması gerektiği gibi, geçmişini sahiplenip bugününe doğru yorumlayıp hep birlikte ilerleyeceğiz.

CHP bu yüzyılda kimin için siyaset yaptığını bilerek, faturayı ödemesi gerekenlere ödetmek için bu yürüyüşü nasıl yapacağımızı mutabakatla belirleyip milletin önüne koyacağız. Biz bu kararlılıktayken bizim karşımızda çaresizce ama birtakım kurnazlıklarla bizi başka tartışmaların içine çekmeye çalışanlar var. Bu tartışmalara eski reflekslerle katılanlara bir şey demiyorum ama bu kötü niyetin bir parçası olmaya kalkanların bu ülkenin hak ettiği CHP iktidarıyla kesişen bir duyguları olmadığı açıktır.

CHP’ye yönelik eleştirileri de yanıtlayan Özel, “CHP’yi kurduğu ülkeyi bölücü gibi göstermeye çalışmak, aslında yoksulluğu örtmek büyük ihmallerin sorumluluğunu almamaya çalışmaktan başka bir şey değil. Kim CHP’nin seçimden beri yaptığını doğru bulmuyorsa bilse iyi olur, CHP Türkiye’nin birinci partisidir” ifadelerini kullandı.

“Hep birlikte bu ülkeyi yönetmeye geliyoruz”

‘Normalleşme’ süreci üzerinden gelen eleştirilere ve parti içindeki tartışmalara da değinen CHP lideri, şunları söyledi: “Normalleşme bugüne kadar muhalefeti eksik yapmaya yol açacak hiçbir unsuru içermedi. Normalleşme, milletin tümüne sesini duyurmaktır. Yaptıkları tek bir yanlışa sessiz kalmamak, ezdikleri tek bir karıncayı yalnız bırakmamaktır. Bütün çalışma arkadaşlarımın bu oyuna gelmeyecek dirayette olmasını istiyorum. Sabırla, umutla, kararlılıkla, özgüvenle ilerliyoruz. Siyasi partiler arasındaki en demokratik en katılımcı tüzüğü yapacağız.

Birileri bekliyor ki tartışacağız. Birileri bekliyor ki kendi içimize düşüp onların yakasını bırakacağız. Milletin meselelerini konuşmayı, Türkiye’nin gerçek gündemini takip etmeyi, siyasetin gerçek gündemini belirlemeyi bırakacağız. Bekliyorlar ki birbirimize düşeceğiz ve onları kötü yönetimlerine rağmen sorumluluklarıyla baş başa bırakacağız. Yok öyle yağma! Biz biriz, beraberiz, kararlıyız; hep birlikte bu ülkeyi yönetmeye geliyoruz.

CHP demokratikleşecek Türkiye demokratikleşecek. CHP değişecek, Türkiye değişecek. Türkiye’deki insanların umudu değişecek. Türkiye 100 yıl önce olduğu gibi bütün dünyanın gelişimine biretle baktığı bir ülke olacak. Bu ülkeye demokrasiyi, cumhuriyeti, çok partili sistemi biz getirdik. İktidarı alanın yargıyı, basını tüm kurumları ele geçirdikleri bir süreci bu ülkenin yaşamasına engel olamadık. Sorumluluğumuzun farkındayız. Kimsenin ele geçiremediği bir medya oluşturmak, yargı sistemi kurmak için bu ülkenin 100 yıl sonra tekrar bize ihtiyacı var.”

Paylaşın

Bahçeli, Yine CHP’yi Hedef Aldı: Yüksek Düzeyli Tehdit

Yerel seçimlerde en çok oyu alarak Türkiye’nin birinci partisi olan CHP’yi hedefine koyan MHP Lideri Devlet Bahçeli, “Tarihimizi karıştırmak ve yaşanmış hadiseleri saptırmak ancak ve ancak güncellenmiş Bizans senaryosu, Türk ve İslam düşmanlarının alçak kurgusu olarak adlandırılacaktır. DEM’lenen CHP’nin siyasi pozu ve pozisyonu yüksek düzeyli tehdittir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Gelişmelerin başkaca bir izah ve ifade tarzı maalesef çok zordur. 953 yıl önce Anadolu’nun Müslüman Türk milletinin vatanı olmasını hala hazmedemeyen, derin yaralarını bir türlü kapatamayan, uğradıkları yenilginin acısını asla unutamayan iç ve dış düşman çevrelerin siyasetten, medyadan, üniversitelerden, iş aleminden, sanattan, aydınlardan ve sivil toplum kuruluşlarından devşirdikleri kuklalarla üzerimize gelmeleri, milli hassasiyetlerimizi tahriş etmeleri gün geçtikçe şiddetlenmektedir.”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Malazgirt Savaşı’nın 953’üncü, Büyük Taarruz’un 102’inci yıldönümü nedeniyle bir açıklama yaptı. Devlet Bahçeli’nin açıklaması şu şekilde:

“Ağustos ayı, birbiriyle iç içe geçen, birbirine eklemlenen, varoluş onurumuzu belgeleyen, farklı zamanlarda tezahür eden tarihi başarılarımızı tescilleyip istikbalin yol haritasını temin eden zaferler ayıdır. Tarih bir bütün olup herhangi bir dönemine dudak büküp bir başka dönemini sivriltmek takdiri ve tasvibi mümkün olmayan zafiyettir. Özellikle tarihten husumet çıkarmanın, tarihi şahsiyet ve vakıalar arasında kategorik ayrımcılık yapmanın çok tehlikeli sonuçları doğacaktır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk ile Sultan II.Abdülhamid’i kutuplaştıran menfur zihniyetlerin hızını alamayıp bu kutuplaşmayı Sultan Alparslan’a kadar taşımaya cüret etmesi sadece cehaletin değil aynı şekilde faili oldukları siyasi ve ideolojik cellatlığın komplosudur. Malazgirt Zaferi ile Büyük Taarruzu rekabete tutuşturmak, Türk tarihinin iki şerefli sayfasını karalamak, Muş ile Afyonkarahisar arasına nifak saçmak şerefli, sorumlu ve vicdanlı bir tavır değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi yöneticileri ile birlikte candaş, yandaş ve fondaş zillet medyası deyim yerindeyse zıvanadan çıkmış, hezeyandan hezeyana sürüklenmeye başlamışlardır. Cumhuru ve Cumhuriyet’i ayrıştırma partisine dönüşen CHP’nin Türk tarihine bakışı haçlı emellerinin bakışıyla neredeyse bire bir aynıdır. 26 Ağustos’ta Malazgirt Zaferi’ne rakip olarak Büyük Taarruzu göstermek, iki taraflı cephe oluşturmak tarihe, millete ve milli mukadderata vahim bir saygısızlık ve saldırganlıktır.

Hacı Bektaşi Veli’yi anma törenlerinde etnik ve mezhebi bölücülüğü DEM’lenerek kamçılayan CHP’nin aynı tutumu 26 Ağustos münasebetiyle ve daha da ilerleterek sergilemesi utanç duyulacak bir rezalettir. Bölücülük CHP’nin siyasetine iyice sinmiş ve sirayet etmiştir. Esasen Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün eserlerine, emanetlerine ve erdemli mücadelesine hakaretamiz davranan, bunun da ötesinde savaş açan karanlık odağın hamisi bugünkü CHP yönetimidir.

Ecdadımız arasına fitne yaymaya kalkışmak hafıza ve haysiyet kaybı yaşayan işbirlikçi ve ilkesiz güruhun dış güdümlü operasyonudur. Elbette Türk milleti bu oyuna gelmeyecektir. Malazgirt Meydanı’nda Bizans’ı ezip Anadolu’nun kapılarını açan yüksek iradeyle Büyük Taarruzu başlatıp hitamında müstevlileri Dumlupınar’da yerle yeksan eden irade aynıdır ve bu irade Türk milletine mahsustur. Tarihimizi karıştırmak ve yaşanmış hadiseleri saptırmak ancak ve ancak güncellenmiş Bizans senaryosu, Türk ve İslam düşmanlarının alçak kurgusu olarak adlandırılacaktır.

DEM’lenen CHP’nin siyasi pozu ve pozisyonu yüksek düzeyli tehdittir. Gelişmelerin başkaca bir izah ve ifade tarzı maalesef çok zordur. 953 yıl önce Anadolu’nun Müslüman Türk milletinin vatanı olmasını hala hazmedemeyen, derin yaralarını bir türlü kapatamayan, uğradıkları yenilginin acısını asla unutamayan iç ve dış düşman çevrelerin siyasetten, medyadan, üniversitelerden, iş aleminden, sanattan, aydınlardan ve sivil toplum kuruluşlarından devşirdikleri kuklalarla üzerimize gelmeleri, milli hassasiyetlerimizi tahriş etmeleri gün geçtikçe şiddetlenmektedir.

Ancak Sultan Alparslan’ın sancağını inançla tutan, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden sevdayla yürüyen aziz milletimiz bu şiddeti göğüslemeye, yörüngesi kaymış taşeronların heveslerini kursaklarında bırakmaya hiç kuşkusuz mahir ve muktedirdir. Ruhen mezbeleye dönüşen ve zilletin çukuruna düşen siyasi kapkaççı anlayışa hatırlatırım ki, vatan demek imara açılmış arazi, hibe edilmiş arsa, ikram edilmiş toprak parçası demek değildir.

Bir coğrafyayı vatan yapan, bir mücadeleden ve muhabereden vatan çıkaran sayısız ve birbiriyle eklemlenmiş zincirleme hadiseler silsilesi vardır. Vatan bir zaman aralığının, bir tarih anının tesadüfi mahsulü olmayıp; mazisi uzun yıllara yayılmış meşakkatli bir arayışın, imrenilecek bir amacın inanç ve irfanla serpilmiş mahsulüdür. Bir toprağa vatan unvanı veren, vatan aşısı vuran elbette uğrunda gösterilen fedakârlıklar, maziyi atiyle kenetleyen yüksek şuur ve bunların da fevkinde şehitlerin muazzam feragatidir.

Hamd olsun bu fedakârlık bilinci, bu feragat kültürü büyük Türk milletinde fazlasıyla merbut ve mevcuttur. Anadolu’nun vatanlaşması öncelikle akılla bezenmiş bir hazırlığın, ahlakla bilenmiş bir haysiyetin, imanla billurlaşan büyük bir hedefin hayranlıkla anılacak mükafatıdır. 953 yıl evvel bu topraklarda kahramanlık korkaklığı yere sermiştir. 953 yıl evvel bu topraklarda Hakk’ın sesi batılın nefesini kesip atmıştır.

Malazgirt’te, tarihin rotası, beşeriyetin yörüngesi, medeniyetler arasındaki gerilimin ana kulvarı değişim, hatta dönüşüm göstermiştir. Bu nedenle asırlardır muhasım odakların Türk milletine karşı beslediği intikam duygusu hiç bitmemiş, hiç de azalma emaresi göstermemiştir. Malazgirt ovasında Bizans ölümcül bir darbe almakla kalmamış, İstanbul’un kapıları Efendimizin müjdesine mazhar olan aziz milletimize açılmıştır.

Anadolu coğrafyasının adalete susamışlığı, huzur ve kardeşliğe muhtaçlığı Malazgirt Zaferi’yle son bulmuş, 30 Ağustos Dumlupınar Zaferi’yle de teyit edilmiştir. Anadolu’nun fethi yalnızca silahın, savaşın, cenk meydanlarındaki başarının, kahramanca çarpışmanın eseri görülemez, görülmemelidir. Şayet kazanılmış zaferler onu hazmedecek, kaldıracak, adım adım ileriye taşıyacak fazilet, merhamet, dirayet, irade ve insaniyetle perçinlenmezse kalıcı olmaz, olamaz.

Her büyük zafer layık olmayanlar için ağır bir yüktür. Nitekim CHP ve DEM’lenen ortakları için tarihi zaferlerimiz yük olarak değerlendirilmekte, bu yüzden tahribine niyet edilmektedir. Türk milleti elde ettiği zaferleri kanının son damlasına, alın terinin son zerresine kadar hak etmiş muzaffer bir millettir. Bu nedenle hem tarih yapmış, hem de tarih yazmıştır. Türk milleti tarihten çekilip alındığında geriye yalnızca masal yığını, kuru kuruya anlatılan yavan olaylar ve anılar geçidi kalacaktır.

“Türk milletinin gücünü sınamaya cüret edenlere…”

Malazgirt aynı zamanda gönüllerin, aynı zamanda özlemlerin, aynı zamanda ümitlerin fethidir. Türk milleti fetihle birlikte kutlu varlığına bir daha kapanmamak üzere bir istikbal sayfası aralamıştır. Bu sayfa tertemizdir, nice fani ömrün marifetiyle pekişmiştir. 30 Ağustos 1922 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları işgali reddederek tarihimizin şanlı zaferlerine yenisini eklemişler, Türk milletinin gücünü sınamaya cüret edenlere tarihi bir ders vermişlerdir.

Malazgirt Zaferi’yle birlikte Büyük Taarruz; Türk milletinin var olma azminin yüreklerde çınarlaştığı birbirini tamamlayan iki ayrı milat olmuş ve tarihteki ayrıcalıklı yerlerini almışlardır. Ne büyük bir tevafuktur ki, Anadolu’yu vatan yapan muhteşem zaferle, bu tarihten tam 851 yıl sonra aynı gün başlayan ve 30 Ağustos’ta zaferle sonuçlanan Büyük Taarruz son yurdumuzu karanlıktan aydınlığa taşıyan, Anka Kuşu’nu küllerinden doğuran, Türk tarihini birbirine bağlayan muazzez nitelikli kader ve kavşak eşikleridir.

Geride kalan onca süre sahip olunan vatanın stratejik önemine uygun olarak kendi jeopolitiğini ve beşeri zenginliğini geliştirmiştir. Selçuklu’dan Osmanlı’ya, oradan da Cumhuriyetimize köklü bir maddi ve manevi veraset olarak intikal etmiştir. Vatanı korumak; vatan kurmak, vatan kurtarmak kadar şerefli bir görevdir. Aziz Türk milletinin ruh kökü olan Cumhur İttifakı bu şerefe müstahaktır ve vatanı sonuna kadar koruyacak, işbirlikçilere ve ihanet cephesine göz açtırmayacaktır.

Türk vatanında aklı kalanlar, Türk milleti üzerinde hesap yapanlar unutmasınlar ki, Sultan Alparslan’ın ahfadı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün anıları heybetle ve heyecanla ayaktadır. Terör örgütlerini kullanarak zehir saçanlara, 953 yıllık fütuhat mirasının rövanşını alabilmek için zulmü rehber edenlere Malazgirt’teki Bizans İmparatoru’nun pespaye durumunu, İzmir’de denize dökülen müstevlilerin kepaze hallerini dikkatle hatırlatmak isterim.

Bilinmelidir ki, 953 yıldır üzerinde yaşadığımız bu kutsal topraklar; muzaffer atalarımızın emaneti olup, muhafaza ve müdafaası her türlü mülahazanın üzerinde tutulması gereken bir vatan sorumluluğudur. Bu hazineyi yağmaya heves edenler ağır sonuçlarına her seviyede katlanacaklardır. Dün içimize fitne sokmaya çalışan tekfurlara, Türk milletini yok etmeye kararlı güçlere nasıl cevap verilmişse, bugün de bu büyük milletin iradesinin yeniden şahlanarak hak edenlere Osmanlı’nın şamarını indireceği muhakkaktır.

Türkiye Cumhuriyeti yaşayacak, Türk ve Türkiye Yüzyılının destanı yazılacak, Türk vatanı sonsuza kadar var olacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle; Malazgirt Zaferi’nin 953’üncü yıldönümünde büyük ecdadımız Sultan Alparslan’ı ve cesur neferlerini; Büyük Taarruz’un ve 30 Ağustos Zaferi’nin 102’üncü yıldönümünde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Milli Mücadele kahramanlarımızı, aziz şehitlerimizi saygıyla, şükranla, rahmetle anıyorum. Zaferlerimiz kutlu olsun diyorum.”

Paylaşın