E-sigaralar Neden Zararlıdır?

E-sigaralar, buharlaştırıcılar veya elektronik sigaralar, kullanıcıların soluduğu bir aerosole özel bir sıvıyı ısıtmak için bir pil kullanır. E-sigarada kullanılan sıvı genellikle nikotin içerir.

Haber Merkezi / E-sigaralarda kullanılan tütün, propilen glikol, kanserojenler akrolein, diasetil, nikel, kalay, kurşun, kadmiyum, benzen ve daha fazlası gibi ağır metaller içerir.

E-sigaralar, bazı uyuşturucu maddeleri iletmek için de kullanılsalar da, genellikle bağımlılık yapan nikotin içerir. Nikotin, hem kısa vadeli hem de uzun vadeli sağlık sorunlarına yol açabilir. Nikotin, 25 yaşına kadar devam eden beyin gelişimine zarar verebilir.

E-sigaralar, nikotin veya başka bir tat ve kimyasal içeren bir sıvıyı ısıtarak, kullanıcının akciğerlerine çektiği aerosolü üretir.

Aerosoller nikotin, kansere neden olan kimyasallar, nikel, kalay, kurşun gibi ağır metaller, uçucu organik bileşikler (VOC) ve ciddi akciğer hastalıklarıyla bağlantılı bir kimyasal olan diasetil gibi tatlandırıcılar içerir.

Ocak 2018’de, 800 farklı araştırmanın incelenmesine dayanan bir araştırma yayınladı. Araştırmada, e-sigara tüketen gençlerin öksürük ve hırıltı riskinin arttığına ve astım alevlenmelerinde artışa dair orta düzeyde kanıt bulunduğu belirtildi.

Başka bir araştırmada ise, e-sigaralardaki iki temel bileşenin, propilen glikol ve bitkisel gliserinin, hücreler için toksik olduğunu ortaya koydu.

E-sigaralar ayrıca, akciğer hasarına ve KOAH’a neden olabilen yabani otları öldürmek için kullanılan bir herbisit olan akrolein içerirler.

Paylaşın

Avrupa Birliği’nden Türkiye İle İş Birliğini Gözden Geçirme Kararı

Avrupa Birliği (AB) sözcüsü Markus Lammert, “Son dönemde yaşanan endişe verici gelişmeler nedeniyle, Türkiye ile olan ilişkilerimizi dikkatli bir şekilde yeniden değerlendirmemiz gerekiyor” dedi.

Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, seçilmiş belediye başkanlarının yaygın bir şekilde görevden alınmasını da içeren “demokratik gerileme” olarak nitelendirdiği durumun ardından Türkiye’ye bir inceleme heyeti göndermeye hazırlanıyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 23 Mart’ta tutuklanmasının ardından Türkiye’deki durum uluslararası kamuoyunun dikkatini çekti.

Avrupa Birliği (AB) sözcüsü Markus Lammert, “Son dönemde yaşanan endişe verici gelişmeler nedeniyle, Türkiye ile olan ilişkilerimizi dikkatli bir şekilde yeniden değerlendirmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. Ancak Lammert, Türkiye’nin stratejik açıdan önemli bir ortak olmaya devam ettiğini de vurguladı.

AB yetkilisi Lammert, “Türkiye’yi Avrupa değerlerine bağlı görmek istiyoruz” dedi ve “Hukukun üstünlüğü ile ilgili endişelerimizi dile getirmeye devam edeceğiz” diye ekledi.

Öte yandan Avrupa Konseyi Yerel ve Bölgesel Yönetimler Kongresi, seçilmiş belediye başkanlarının yaygın bir şekilde görevden alınmasını da içeren “demokratik gerileme” olarak nitelendirdiği durumun ardından Türkiye’ye bir inceleme heyeti göndermeye hazırlanıyor.

Avrupa Konseyi, 2016’dan bu yana görevden alınan ve yerlerine genellikle hükümet tarafından belirlenen kayyumların atandığı, çoğu muhalefet partilerinden 150’ye yakın seçilmiş belediye başkanıyla ilgili olarak geçen hafta acil bir oturum düzenledi.

Kongre Başkanı Marc Cools, İmamoğlu’nun tutuklanmasına ilişkin olarak, “Adaletle hiçbir ilgisi yok, her şey siyasetle ilgili,” dedi.

Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına karşı Türkiye genelinde yüzbinlerce kişi haftalardır protesto gösterileri düzenlerken, AB, Ankara ile ilişkilerinde dengeli bir politika izlemeye çalışıyor. Bir yandan Avrupa devletleri Türkiye’den demokratik değerlere uyum sağlamasını talep ederken, diğer yandan ekonomik bağlarını güçlendirmeyi hedefliyor.

Perşembe günü, 6 yıl aradan sonra Brüksel ve Ankara arasında üst düzey ekonomi görüşmeleri gerçekleştirilecek. Bu toplantıya, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de katılması bekleniyor.

Ancak bu görüşmeler, Türkiye’deki son gelişmelerin gölgesinde gerçekleşecek.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Merkür’ün Nasıl Oluştuğu Gizemi Çözülmüş Olabilir

Güneş sisteminin en küçük ve en içteki gezegeni olan Merkür, ilk bakışta Dünya’nın uydusu Ay’a çok benziyor, ancak kendine özgü jeolojisi ve oluşum tarihi var.

Haber Merkezi / Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre; Merkür, benzer büyüklükteki iki dev kayalık gövdenin çarpışmasından birkaç milyar yıl sonra oluştu.

Bilim insanları uzun zamandır Merkür’ün nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyorlar. Brezilya, Almanya ve Fransa’daki bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma bu soruya ışık tuttu.

Brezilya’daki Ulusal Gözlemevi’nden Patrick Franco, benzer büyüklükteki iki kayalık cismin Merkür’e benzer bir gezegen oluşturup oluşturamayacağını araştıran yeni bir araştırmaaya öncülük etti.

Araştırmada, Dünya’nın kütlesinin sadece yüzde 10’undan biraz fazla kütleye sahip bir ana gövde, Proto Merkür ve yüzde 30 demir bileşimi kullandılar.

Bilim insanları, simülasyonlarda çeşitli miktarlarda demir içeren çeşitli boyutlardaki ikincil gövdelerle deneyler gerçekleştirdiler.

Bilim insanları ayrıca, iki gövde arasındaki çarpma hızlarını, karşılıklı kaçış hızının 2,8 ila 3,8 katı arasında değiştirdiler. Kaçış hızı, bir cismin birincil gövdenin yörüngesinden kaçması veya onunla temas etmesi için gereken minimum hızdır.

Bilim insanları, bu parametreler dahilinde, milyarlarca yıl önce erken Güneş Sistemi’nde meydana gelebilecek çarpışma senaryoları üzerinde deneyler gerçekleştirdiler.

Sonunda Merkür’ün benzer büyüklükteki kayalık bir cismi çarpıp kaçma çarpışmasında sıyırıp geçtiği ve bunun da dış malzemesinin çoğunu kaybetmesine yol açtığı bir düzenek keşfettiler.

Bu simülasyonda, Merkür’ün kütlesine yüzde 5’lik bir farkla uyan ve yüzde 65 – 75 demirden oluşan bir çekirdek bırakan, Merkür’ün şu anki yüzde 70 değerine uyan bir gezegen oluşturdu.

Bilim insanları, bunun, böyle bir çarpışmanın bugün bildiğimiz gezegeni oluşturduğuna dair güçlü bir kanıt olduğunu belirttiler.

Sonuç olarak araştırma, Merkür’ün benzer büyüklükteki iki dev kayalık cismin çarpışması sonucu oluştuğunu söylüyor.

Paylaşın

“Boykot” Çağrısı İçin Kim Ne Dedi?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası sonrası CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in yaptığı boykot çağrısı, üniversite öğrencilerinin çağrısıyla yeni bir boyut kazandı.

Haber Merkezi / Başta CHP olmak üzere muhalefet partilerinin bir bölümü üniversite öğrencilerinin boykot çağrısına destek verirken, iktidar ve iş dünyasından boykot çağrısına sert tepkiler geldi.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, üniversite öğrencilerinin 2 Nisan’da tüketim yapmama yönündeki sosyal medya çağrılarına destek vereceğini açıkladı.

Özel, 1 Nisan akşamı yaptığı paylaşımda “Öğrencilere, annelere, babalara, kardeşlere yapılan bu zulme karşı gençlerin başlattığı tüketim boykotunu gönülden destekliyorum. Herkesi bu boykota katılarak tüketimden gelen güçlerini kullanmaya davet ediyorum” dedi.

Boykot çağrılarına tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise ilk çağrıyı yapan Özgür Özel’i hedef aldı. Çelik, sosyal medya paylaşımında “Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece kendisine zarar verecektir. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot edecektir” ifadelerini kullandı.

Özel’in geldiği noktanın siyasi muhalefet değil Türkiye’yi topyekun tehdit etmek olduğunu savunan Çelik, “CHP’nin tüm dinamiklerini esir alarak kurultayda kendi genel başkanlığını korumak için toplumsal ve ekonomik hayatı hedef almaktadır. Özgür Özel’in yeteneksiz siyasi performansı, siyasi tarihimizdeki en büyük ‘siyasi fanatizm’ ve ‘sosyal bölücülük’ olarak kayda geçmiştir” ifadelerini kullandı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabı üzerinden ekonomik boykot çağrısı hakkında paylaşım yaptı. Yerlikaya, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi de ‘boykot’ diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek? Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? ‘Demokratik hak’ kalkanı gölgesinde istenen bu mu? Unutulmasın ki, bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır.

Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir! Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz ‘Boykotla değil, üretimle büyürüz!'”

Ticaret Bakanı Ömer Bolat da “Boykot çağrısı yapanlara karşı ticaretinde maddi kaybı olanların tazminat davası açabileceğini” söyledi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’dan da, “Sokak ve boykot çağrıları ile toplumsal huzuru ve ekonomik istikrarı hedef alan bir muhalefet kaybetmeye mahkumdur” açıklaması geldi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ise, “İstihdam oluşturan girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin ekmeğiyle, helal kazancıyla oynamaya çalışanlar asla amacına ulaşamayacaktır” ifadesini kullandı.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerin hedef haline getirilmesi ve boykot yanlış. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalı” dedi.

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Genel Başkanı Orhan Aydın, “Süreci bu boyuta çekmek, ülke ekonomisini hedef almak bir duruş değil aksine akıl tutulmasıdır” dedi. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, “Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunması gerektiğini” söylerken “ticaret durdurulmamalı” çağrısı yaptı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, “Türkiye’nin yerli ve bağımsız ekonomisinin ürünü ve istihdam kaynağı olan şirketlerine saldırılamaz” dedi. Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, boykot çağrılarının “Yerli ve milli sermayeyi zayıflatmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişim” olduğunu savundu.

İstanbul Sanayi Odası (İSO) Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan, “Ülkemizde ticari hayatı sekteye uğratacak, üretim hayatında olumsuz sonuçlar doğuracak çağrılar konusunda dikkatli ve duyarlı olunmalıdır” dedi.

Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) ise boykota destek açıklaması yaptı.

RTÜK Başkanı Şahin’den medyaya “boykot” uyarısı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, sosyal medya hesabı üzerinden ekonomik boykot çağrısı hakkında paylaşım yaptı. Ebubekir Şahin, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Millî ekonomiyi hedef alan boykot çağrılarıyla, Türkiye’nin değerleri ve kazanımları sarsılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu büyük millet; kendi emeğine, üretimine ve değerlerine sahip çıkmaya devam edecektir. Toplumda itibar kaybeden bazı çevrelerin, manipülatif söylemlerle birlik ve beraberliğimizi zedeleme çabaları asla amacına ulaşamayacaktır.

Millî ve manevi hassasiyetlere saygılı yayıncılığı teşvik etmeye devam edecek, ülkemizin güçlü medya yapısını koruma kararlılığımızı sürdüreceğiz. Boykot çağrısında bulunan, boykota destek veren kanallar ve yayınlar izleme değerlendirme uzmanlarımızca takip edilmekte olup, gereği yapılacaktır. Milletimizin ortak değerlerine zarar vermek isteyenler, her zaman kaybetmeye mahkûmdur.”

Soruşturma başlatıldı

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk olarak öğrencilerin başlattığı 2 Nisan Çarşamba gününe yönelik ekonomik boykot kampanyası hakkında Salı günü akşam saatlerinde soruşturma açıldığını duyurdu.

Yazılı açıklamada, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda ‘boykot’ çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan şahıslara yönelik re’sen ‘nefret ve ayrımcılık’ ile ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlarından soruşturma başlattı” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den “Boykot” Açıklaması: Listemizin Arkasındayız

CHP Lideri Özgür Özel, genel boykot çağrılarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Boykot bir anaysal haktır. Yapan yapar, uyan uyar. Biz Saraçhane’deki listemizin arkasındayız” dedi ve ekledi:

“Biz bugün kendi ilan ettiğimiz boykotun dışında 301 öğrenci arkadaşımızın tutuklu olması dolayısıyla üniversite öğrencilerinin bugün yaptığı boykot çağrısına destek verdi. ‘Bizim için birgün’ dediler biz de destek verdik. Bugün ne sonuç alınacak her beraber göreceğiz. Biz boykotyap.net’i takip edelim.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Trabzon’da usta sanatçı Volkan Konak’ın cenaze töreninin ardından basın mensuplarına konuştu.

BirGün’ün aktardığına göre; Gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Özel, Volkan Konak hakkında rezil sözler sarf eden Çatalca Müftüsü’ne tepki gösterirken AKP’li Cumhurbaşkanı Erdoğan’a “Sen bi koltuğu işgal ediyorsun ama iktidarda değilsin. Alma o herifi (Çatalca Müftüsü) görevden. Alma ki ona bakan seni görsün. Ölünün arkasından konuşan birini görsün” sözleriyle yüklendi.Boykot çağrısını yayanlar hakkında başlatılan soruşturmaya ilişkin bir soruyu yanıtlayan CHP lideri, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı iyice endazeyi kaçırdı, şuurunu kaybetti. Ne yaptığı belli değil. Boykotun bir anayasal hak olduğu net. Bu boykotu Türkiye siyasetine yakın dönemde en çok taşıyan parti AK Parti” dedi.

Bugün yapılan genel boykot hakkında da konuşan Özgür Özel, şunları söyledi: “Boykot bir anaysal haktır. Yapan yapar, uyan uyar. Biz Saraçhane’deki listemizin arkasındayız. Biz bugün kendi ilan ettiğimiz boykotun dışında 301 öğrenci arkadaşımızın tutuklu olması dolayısıyla üniversite öğrencilerinin bugün yaptığı boykot çağrısına destek verdi. ‘Bizim için birgün’ dediler biz de destek verdik. Bugün ne sonuç alınacak her beraber göreceğiz. Biz boykotyap.net’i takip edelim.

Bu bir sürekli boykot kararı değil. Sürekli boykot yaptığımız, başta Doğuş Grubu olmak üzere. A Haber, CNN ve yandaş kanallar ile bu kanalların sahipleri. Örneğin Demirören Grubu. Biz ATV’yi boykot ediyoruz. ATV’nin elinde olmayan bir yerden maçı açar dinleriz. Biz bu akşam Fenerbahçe-Galatasaray maçını izlemek için ATV’ye bakmayacağız tabii ki. Çok izlenirse çok kazanacaklar. Ekrem Başkan’a bu kadar iftiralar atan, her fırsatta bize küfredenlerin reytinglerini güçlendirmek istemiyoruz. Bu akşam ATV’ye reklam veren firmaların da gönlümüzde yeri olmayacak. Dün akşam boykota karşı cumhurbaşkanı yardımcısı, bakanlar, TOBB Başkanı olmadık açıklamalar yaptılar. AK Parti’nin fişlemelerinin tamamını Saray’ın önünde bidonla yakarım. O fişlemelerin hepsini bulacağım Saray’ın önünde gençlerle yakıp kutlayacağız. Kimse korkmasın. Bugünkü sistemin aparatları korksun. Hepsiyle hesaplaşacağız.”

Sosyal medya hesabından boykota destek verdiği için rol aldığı ‘Teşkilat’ dizisinden çıkartılan Aybüke Pusat’a destek veren Özel, açıklamalarına şöyle devam etti: “Aybüke Pusat’ın hemen bugün ekmeğiyle oynamışlar. Bizzat ben sahip çıkacağım. Hangi dizide oynarsa rekorlar kırdırtacağız. Onlara sahip çıkmak bizim işimiz. Psikolojik üstünlük artık bugünün muhalefetinde, yarının iktidarındadır. Ahlaki üstünlük zaten bizde. Psikolojik üstünlük bizde. Bugün boykota katılırız, yarın yine o esnafın gönlünü alırız. Çoğunluk enerjisi bizde, bütün muhalefette. Bu iktidara yol görünmüştür, geri sayım başlamıştır. Bugünkü iktidar sahipleri 19 Mart’tan beri cuntanın başı.”

“Biz makul ve haklı çoğunluğuz”

Son olarak dün telefonla katıldığı yayında boykot çağrısı yapanlar için ‘azgın azınlık’ diyen Ticaret Bakanı Ömer Bolat’a da yanıt veren Özel, “Azgın azınlık sizsiniz. Bir avuçsunuz. Siz ikinci parti olmuştunuz. Son anketlerde fark da açılıyor. Daha da beter olacaksınız. Azgın azınlık, bükemediği bileği kırmaya çalışan bir ekiple karşı karşıyayız. Biz makul ve haklı çoğunluğuz” diye konuştu.

Paylaşın

İçişleri Bakanı Yerlikaya’dan “Boykot” Paylaşımı: Darbe Girişimi

Sosyal medya hesabı üzerinden ekonomik boykot çağrısı hakkında paylaşım yapan İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir!” dedi.

Haber Merkezi / İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınması ve tutuklanmasıyla başlayan protestoları destekleyenler bugün ülke genelinde boykot çağrısı yaptı.

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, sosyal medya hesabı üzerinden ekonomik boykot çağrısı hakkında paylaşım yaptı. Yerlikaya, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi de ‘boykot’ diyorlar. Peki kim, kimi boykot edecek? Milletimiz; kendi esnafını, çiftçisini, yerli ve milli ürünlerini, üreticilerini, öz sanayisini boykot edecek, öyle mi? ‘Demokratik hak’ kalkanı gölgesinde istenen bu mu? Unutulmasın ki, bu çağrı ekonomik bağımsızlığımıza yönelik bir sabotajdır.

Bu boykot çağrısı, binlerce insanın ekmeğiyle oynamak demektir! Bu çağrı milli ekonomimize suikasttır! Kendi insanımızın ekmeğini küçültmektir. Ekonomimize bir darbe girişimidir! Oysa biz ‘Boykotla değil, üretimle büyürüz!'”

Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Özgür Özel, 22 Mart’ta yaptığı açıklamada, protestoları haberleştirmeyen medyayı eleştirerek bunun devam etmesi durumunda “tüketimden gelen güçlerini” kullanacaklarını söyledi ve boykot sinyali vermişti:

“Bana diyor, çok telefon geliyormuş yukarıdan. Aşağıdan telefon getireceğim size, aşağıdan, milyonlardan, 10 milyonlardan. Sizi izleyenlerin yüzde 70’i bize oy veriyor. Ya tarafsız olun ya bundan sonra karşı tarafınızdayız.”

Bu açıklamadan iki gün sonra da Özgür Özel, bazı şirketlerin adını açıklayarak bu şirketlere boykot çağrısı yaptı. Özel’in boykot çağrısı yaptığı şirketlerin isimlerinin yer aldığı boykotyap.com sitesi iki gün yayında kaldıktan sonra engellendi. Bunun üzerine boykotyap.net sitesi açıldı.

RTÜK Başkanı Şahin’den “boykot” uyarısı

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, “boykot çağrısında bulunan, boykota destek veren kanal ve yayınların takip edildiğini” belirterek “Gereği yapılacak” dedi. Sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Şahin, boykot çağrılarıyla “Türkiye’nin değer ve kazanımlarının sarsılmaya çalışıldığını” savunarak, şöyle dedi:

“Boykot çağrısında bulunan, boykota destek veren kanallar ve yayınlar izleme değerlendirme uzmanlarımızca takip edilmekte olup, gereği yapılacaktır. Milletimizin ortak değerlerine zarar vermek isteyenler, her zaman kaybetmeye mahkumdur.”

Ebubekir Şahin mesajında, “Milli ve manevi hassasiyetlere saygılı yayıncılığı teşvik etmeye devam edecek, ülkemizin güçlü medya yapısını koruma kararlılığımızı sürdüreceğiz” ifadelerini de kullandı.

RTÜK geçtiğimiz günlerde, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasıyla başlayan protesto gösterilerini canlı yayınlarla aktardıkları gerekçesiyle Sözcü TV, Halk TV, NOW TV ve Tele1 kanallarına para cezasından ekran karartmaya uzanan cezalar vermişti.

Paylaşın

Sosyal Medyada “Boykot Çağrısı Yapanlar” Hakkında Soruşturma

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ekonomik boykot kampanyası hakkında soruşturma açıldığını duyurdu. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ilk çağrıyı yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef aldı.

Haber Merkezi / Ömer Çelik, sosyal medya paylaşımında “Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece kendisine zarar verecektir. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot edecektir” ifadelerini kullandı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, ilk olarak öğrencilerin başlattığı 2 Nisan Çarşamba gününe yönelik ekonomik boykot kampanyası hakkında Salı günü akşam saatlerinde soruşturma açıldığını duyurdu.

Yazılı açıklamada, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, sosyal medya yayın organlarında halkın bir kesiminin ekonomik etkinlikte bulunmasını engellemeye yönelik, kamuoyunda ‘boykot’ çağrıları olarak bilinen ayrıştırıcı söylemler ve bu söylemleri yayan şahıslara yönelik re’sen ‘nefret ve ayrımcılık’ ile ‘halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçlarından soruşturma başlattı” ifadelerine yer verildi.

Boykot çağrılarına tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik ise ilk çağrıyı yapan CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i hedef aldı. Çelik, sosyal medya paylaşımında “Özgür Özel’in Türkiye’nin kazanımlarına zarar vermek için yürüttüğü faaliyet sadece kendisine zarar verecektir. Vatandaşlarımız bu sahte siyaseti ve saldırgan siyasetçileri boykot edecektir” ifadelerini kullandı.

Özel’in geldiği noktanın siyasi muhalefet değil Türkiye’yi topyekun tehdit etmek olduğunu savunan Çelik, “CHP’nin tüm dinamiklerini esir alarak kurultayda kendi genel başkanlığını korumak için toplumsal ve ekonomik hayatı hedef almaktadır. Özgür Özel’in yeteneksiz siyasi performansı, siyasi tarihimizdeki en büyük ‘siyasi fanatizm’ ve ‘sosyal bölücülük’ olarak kayda geçmiştir” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, üniversite öğrencilerinin 2 Nisan’da tüketim yapmama yönündeki sosyal medya çağrılarına destek vereceğini açıklamıştı.

Özel, 1 Nisan akşamı yaptığı paylaşımda “Öğrencilere, annelere, babalara, kardeşlere yapılan bu zulme karşı gençlerin başlattığı tüketim boykotunu gönülden destekliyorum. Herkesi bu boykota katılarak tüketimden gelen güçlerini kullanmaya davet ediyorum” demişti.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasının ardından Özgür Özel, 22 Mart’ta yaptığı açıklamada, protestoları haberleştirmeyen medyayı eleştirerek bunun devam etmesi durumunda “tüketimden gelen güçlerini” kullanacaklarını söyledi ve boykot sinyali vermişti:

“Bana diyor, çok telefon geliyormuş yukarıdan. Aşağıdan telefon getireceğim size, aşağıdan, milyonlardan, 10 milyonlardan. Sizi izleyenlerin yüzde 70’i bize oy veriyor. Ya tarafsız olun ya bundan sonra karşı tarafınızdayız.”

Bu açıklamadan iki gün sonra da Özgür Özel, bazı şirketlerin adını açıklayarak bu şirketlere boykot çağrısı yaptı.

Özel’in boykot çağrısı yaptığı şirketlerin isimlerinin yer aldığı boykotyap.com sitesi iki gün yayında kaldıktan sonra engellendi. Bunun üzerine boykotyap.net sitesi açıldı.

Paylaşın

Son Beş Yılda, Et fiyatları Yüzde 1.230 Arttı

2020 yılında ortalama 32,35 lira olan dana karkas etin kilogram fiyatı, 2025 yılı itibarıyla 432 liraya ulaştı. Başka bir ifadeyle et fiyatlarını beş yılda yüzde 1.230 oranında arttı.

Türkiye’de et fiyatları son beş yılda tarihi seviyelerde artış göstererek dar gelirli ve emeklilerin sofrasından hızla uzaklaştı. Tarım ve hayvancılık politikalarında yaşanan yapısal sorunların yanı sıra maliyet baskıları ve arz yetersizliği, et fiyatlarını 2020’ye göre yüzde 1.230 oranında artırdı. Bu artış, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olarak da derinleşiyor.

Nefes Gazetesi’nin haberine göre, 2020 yılında ortalama 32,35 liradan olan dana karkas etin kilogram fiyatı, 2025 yılı itibarıyla 432 liraya ulaştı. Söz konusu artışla birlikte et, temel gıda maddesi olmaktan çıkarak, toplumun geniş kesimleri için erişilemez hale geldi.

Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat), 2023 yılı verilerini “Doğru Dürüst Yemek” başlığıyla kamuoyuna sundu. Türkiye, “İki günde bir etli yemek, tavuk veya balık tüketmeye ekonomik gücü yetmeyenler” sıralamasında yüzde 39,1 ile 36 Avrupa ülkesi arasında ilk sırada yer aldı. Türkiye’yi bu alanda Romanya (yüzde 23,2), Bulgaristan (yüzde 19,9) ve Slovakya (yüzde 17,8) izledi.

Et ve Süt Kurumu’nun 2023 yılı Sektör Raporu’na göre, dünyada kişi başına en yüksek kırmızı et tüketimi 44,4 kilo ile Uruguay’da, onu Arjantin izliyor. Dünya ortalaması 28,5 kilo iken, Türkiye’de bu oran 2022 verilerine göre yalnızca 18,44 kilo. Bu oran, hem beslenme yetersizliği hem de gelir adaletsizliğine dair çarpıcı bir gösterge olarak değerlendiriliyor.

Mart ayında da yükselişini sürdüren et fiyatları, Ramazan Bayramı öncesinde birçok haneye et girmemesine neden oldu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin yayımladığı 28 Mart tarihli “Ramazan Sonu ve Mart Ayı Üretici-Market Fiyatları” raporuna göre, şubat ayında 644,37 TL olan dana eti fiyatı, mart sonunda 692,12 TL’ye çıkarak %7,4 oranında arttı.

Uzmanlar, artan fiyatlar karşısında özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin protein kaynaklarına erişiminde büyük sıkıntılar yaşandığına dikkat çekiyor. Sağlıklı ve dengeli beslenme için vazgeçilmez olan etin, artık yalnızca yüksek gelir gruplarının düzenli tüketebildiği bir ürün haline gelmesi, halk sağlığı açısından da ciddi riskler barındırıyor.

Paylaşın

Anubis: Antik Mısır’ın Yeraltı Dünyası Tanrısının Sırları

Anubis’in Mısır hiyerogliflerindeki adı “Inpu” veya “Anpu”dur (Yunanca “Anubis” sonradan ortaya çıkmıştır). Anubis’in unvanları arasında “Mumyalamanın Efendisi”, “Nekropolün Koruyucusu” ve “Kutsal Toprakların Tanrısı” bulunur.

Haber Merkezi / Anubis’in çakal başlı tasviri, çakalların mezarlıkların çevresinde dolaşmasından gelmektedir. Bu hayvanlar, Mısırlılar için hem ölümle hem de vahşi doğanın koruyuculuğuyla ilişkilendirilirdi.

En yaygın anlatıya göre, Anubis, Osiris ile Nephthys’in (Set’in karısı) gayrimeşru oğludur. Nephthys, Osiris’ten hamile kalır ve bebeği (Anubis’i) terk eder; onu İsis bulup büyütür. Başka bir anlatıda, Anubis’in annesi çakal tanrıça Anput veya inek tanrıça Hesat’tır.

Anubis’in mitolojideki en önemli rolü, Osiris efsanesinde ortaya çıkar. Osiris, kardeşi Set tarafından öldürülüp parçalara ayrıldığında, Anubis devreye girer. İsis ve Nephthys ile birlikte Osiris’in bedenini toplar, parçalarını birleştirir ve onu mumyalar.

Bu olay, Anubis’i mumyalama sanatının mucidi yapar. Ayrıca Osiris’in öbür dünyanın hakimi haline gelmesine yardım eder, böylece kendisi de Osiris’in yardımcısı konumuna yerleşir.

Anubis, Duat’taki (öbür dünya) “Kalbin Tartılması” töreninde merkezi bir figürdür. Ölen kişinin kalbini Ma’at’ın tüyüne karşı tartar. Kalp hafifse (dürüst bir yaşamın göstergesi), ruh Osiris’in huzur dolu Aaru’suna geçer. Kalp ağırsa (günahlarla doluysa), Ammit tarafından yutulur.

Anubis burada bir yargıç değil, adaletin uygulayıcısıdır; nihai karar Osiris’indir.

Bazı mitlerde Anubis, Set’e karşı Osiris’in intikamını almak için İsis ve Horus’a yardım eder. Set’in kaotik doğasına karşı Anubis, düzeni ve ölünün korunmasını temsil eder.

Antik Mısır Eski Krallık’ta (MÖ 2686-2181) Anubis, öbür dünyanın birincil tanrısıydı. Mezar metinlerinde ve piramit yazıtlarında sıkça anılır.

Orta Krallık’tan (MÖ 2055-1650) itibaren Osiris öbür dünyanın hakimi olunca, Anubis onun yardımcısı konumuna geçti. Bu, Anubis’in rolünün değiştiğini değil, Osiris’in hikayesinin popülerleştiğini gösterir.

Anubis’in siyah rengi, ölümün karanlığını değil, Nil’in verimli toprağını ve yeniden doğuşu simgeler. Anubis, ellerinde sıkça bandajlar, kutsal yağlar veya “ankh” (yaşam anahtarı) ile tasvir edilir.

Anubis’in ana tapınma merkezi Cynopolis’ti (Yunanca “Çakallar Şehri”). Ancak Mısır genelinde mezarlıklarda ve mumyalama alanlarında ona adanmış sunaklar yaygındı.

Mumyalama yapan rahipler, Anubis maskeleri takarak ritüelleri gerçekleştirirdi; bu, tanrının ruhsal varlığını temsil ederdi.

Halk arasında Anubis, korkutucu bir tanrıdan çok, ölüleri koruyan ve adil bir geçiş sağlayan bir figür olarak sevgi ve saygı görmüştür.

Anubis’in Öbür Dünyadaki Rolü

Anubis, ölen kişinin bedenini öbür dünyaya hazırlamakla görevliydi. Mitolojiye göre, Osiris’i Set tarafından öldürüldükten sonra mumyalayan ilk tanrı Anubis’ti. Bu nedenle mumyalama sanatının mucidi ve koruyucusu olarak kabul edilir.

Ölen kişinin bedeninin çürümesini önlemek ve ruhun (Ka ve Ba) bedene geri dönebilmesini sağlamak için mumyalama sürecini denetlerdi. Bu, Mısırlılar için öbür dünyada sonsuz yaşamın temellerinden biriydi.

Anubis, ölen kişinin ruhunu öbür dünyaya, yani Duat’a (Mısır’ın yeraltı dünyası) götüren rehberdi. Çakal başlı olması, bu rolüyle bağlantılıdır; çünkü çakallar mezarlıkların etrafında dolaşır ve ölümle ilişkilendirilirdi.

Ruhun Duat’taki karmaşık yollarında kaybolmasını önler, onu yargılama salonuna kadar eşlik ederdi.

Anubis’in öbür dünyadaki en bilinen görevi, “Kalbin Tartılması” törenidir. Bu törende: Ölen kişinin kalbi, Ma’at’ın tüyüne (adalet, doğruluk ve düzeni simgeleyen tüy) karşı bir terazide tartılır.

Anubis, teraziyi ayarlar ve tartım işlemini yönetir. Eğer kalp tüyden hafifse (ki bu, kişinin dünyada dürüst ve ahlaklı bir yaşam sürdüğünü gösterir), ruh Osiris’in yönettiği Aaru’ya (sonsuz huzurun olduğu yer) geçer.

Eğer kalp tüyden ağırsa (günahlarla doluysa), ruh Ammit adlı yaratık (aslan, timsah ve su aygırı karışımı bir canavar) tarafından yutulur ve yok olur.

Anubis burada tarafsız bir gözlemci ve uygulayıcıdır; yargıç Osiris’tir, ancak Anubis süreci başlatır ve sonuçları uygular.

Anubis, mezarları ve ölülerin huzurunu korurdu. Hırsızlar veya kötü ruhlar tarafından rahatsız edilmemeleri için ölülerin başında nöbet tutardı.

Tapınaklarda ve mezar yazıtlarında “Nekropolün Efendisi” veya “Kutsal Toprakların Bekçisi” gibi unvanlarla anılır.

Zamanla Osiris, öbür dünyanın hakimi olarak Anubis’in yerini aldı, ancak Anubis onun yardımcısı ve uygulayıcısı olarak kaldı. Osiris yargıyı verirken, Anubis lojistik ve ritüel rollerini üstlenirdi.

Bazı mitlerde Anubis, Osiris ve Nephthys’in oğlu olarak görülür, bu da onu öbür dünya hiyerarşisinde önemli bir konuma yerleştirir.

Anubis’in siyah rengi, ölümün karanlığını değil, Nil’in verimli siyah toprağını ve dolayısıyla yeniden doğuşu simgeler. Bu, onun öbür dünyada sadece bir son değil, aynı zamanda bir başlangıç vaat ettiğini gösterir.

Çakal formu, vahşi doğadaki gözlemci ve koruyucu doğasını yansıtır.

Antik Mısır’dan Sonra Anubis

Antik Mısır uygarlığı, MÖ 31’de Roma İmparatorluğu tarafından ilhak edildiğinde (Kleopatra’nın ölümüyle), Mısır’ın yerel dinî gelenekleri ve tanrıları, özellikle Hellenistik ve Roma etkileriyle dönüşmeye başladı. Anubis de bu süreçten etkilendi:

Mısır, Büyük İskender’in fetihlerinden sonra Hellenistik dünyanın bir parçası oldu (MÖ 332). Bu dönemde, Yunanlar Anubis’i kendi tanrılarıyla eşleştirmeye çalıştı. Anubis, Yunan mitolojisindeki yeraltı tanrısı Hades veya rehber tanrı Hermes ile ilişkilendirildi.

Özellikle Hermes’le birleşimi, “Hermanubis” adlı bir figürün ortaya çıkmasına yol açtı. Hermanubis, hem rehberlik (psychopomp) hem de ölümle ilgili özellikler taşıyan bir tanrı olarak tapınıldı.

Çakal başlı tasviri yumuşatıldı; daha insanî bir formda, elinde bir asa veya anahtar tutarken betimlendi.

Roma İmparatorluğu Mısır’ı ele geçirdiğinde, Anubis kültü Roma dinine entegre edildi. Romalılar, egzotik Mısır tanrılarına ilgi duyuyorlardı ve Anubis, İsis ve Osiris gibi tanrılarla birlikte Roma’ya yayıldı. Özellikle İsis kültüyle bağlantılı olarak tapınaklarda yer aldı.

MS 4. yüzyılda Hristiyanlık Roma İmparatorluğu’nun resmî dini olduğunda, Anubis gibi pagan tanrıların tapınımı azaldı, ancak sembolizmi tamamen yok olmadı. Ölüm ve öbür dünya rehberi rolü, Hristiyan azizlerden Aziz Christopher (yolcuların koruyucusu) veya Aziz Mikail (ruhları cennete taşıyan melek) gibi figürlere dolaylı yansımış olabilir.

Anubis, Mısır’dan sonra popüler kültürde yeniden canlandı. 19. yüzyılda Mısırbilim (Egyptology) çalışmalarıyla birlikte, Anubis batı dünyasında gizemli ve karizmatik bir figür haline geldi.

Bugün filmlerde (örneğin The Mummy), kitaplarda ve video oyunlarında sıkça görülüyor. Çakal başlı, gizemli ölüm tanrısı imajı, modern sanatta hâlâ güçlü bir sembol.

Anubis’in Mısır Dışındaki İzleri

Mısır’ın komşu kültürlerinde Anubis’in doğrudan bir kopyası olmasa da, ölümle ilişkilendirilen köpek/çakal figürleri farklı mitolojilerde görülebilir (örneğin, Fenike veya Nubia kültürlerinde).

Orta Çağ ve Rönesans’ta, Anubis’in mumyalama bilgisi simyacılar için gizemli bir ilham kaynağı oldumuştur.

Paylaşın

Sindirim Sistemine Zarar Veren Kötü Alışkanlıklar

Sindirimi iyileştirmek ve yiyeceklerin hazmını kolaylaştırmak için yemek sırasında ve sonrasında bazı maddelerden uzak durmak, bazı içecekleri tüketmek gerekiyor.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle, sindirim sistemine zarar verebilecek kötü alışkanlıklar, günlük yaşamda farkında olmadan yapılan ve uzun vadede ciddi sorunlara yol açabilen davranışlardır.

Sindirim sorunlarına yol açan kötü alışkanlıklar arasında şunlar yer alır:

Düzensiz ve hızlı yemek yeme: Yemekleri yeterince çiğnemeden hızlıca yutmak, sindirimi zorlaştırır ve mideye fazladan yük bindirir. Bu, hazımsızlık ve şişkinliğe neden olabilir.

Aşırı işlenmiş gıdaların tüketimi: Fast food, şekerli içecekler ve paketli gıdalar gibi işlenmiş ürünler, lif bakımından fakir olduğundan bağırsak hareketlerini yavaşlatır ve kabızlığa yol açabilir.

Az su tüketmek: Su, sindirimin temel bileşenlerinden biridir. Yetersiz hidrasyon, bağırsakların düzgün çalışmasını engeller ve sert dışkıya neden olabilir.

Geç saatlerde yemek yeme: Gece geç saatlerde ağır yemekler yemek, mide asidinin yemek borusuna kaçmasına (reflü) ve sindirim sisteminin dinlenememesine sebep olabilir.

Aşırı alkol ve kafein tüketimi: Alkol mide zarını tahriş edebilir, ülser riskini artırabilir. Fazla kafein ise mide asidi üretimini artırarak gastrit veya reflüyü tetikleyebilir.

Sigara içmek: Sigara, mide asidi üretimini artırır, yemek borusu sfinkterini zayıflatır ve reflüye yol açar. Ayrıca bağırsak florasına zarar verebilir.

Hareketsiz yaşam tarzı: Fiziksel aktivite eksikliği, bağırsak hareketlerini yavaşlatır ve sindirim sisteminin verimliliğini düşürür.

Stres ve anksiyete: Kronik stres, sindirim sistemini doğrudan etkileyerek iştah kaybı, mide krampı veya irritabl bağırsak sendromu (IBS) gibi sorunlara neden olabilir.

Yetersiz lif alımı: Sebze, meyve ve tam tahıl gibi lifli gıdaları az tüketmek, bağırsak sağlığını bozar ve kabızlık riskini artırabilir.

Öneriler:

Yemekleri yavaş yiyin ve iyi çiğneyin.
Dengeli bir diyetle lif alımını artırın.
Bol su için ve düzenli egzersiz yapın.
Stresi yönetmek için rahatlama tekniklerini deneyin.

Paylaşın