EURO 2024: Belçika 3 Puanı 2 Golle Aldı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) E Grubu maçında Belçika ile Romanya, Cologne Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Belçika, karşılaşmadan 2 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Polonyalı hakem Szymon Marciniak’ın düdük çaldığı maçta Belçika’ya galibiyeti getiren golleri 2. dakikada Youri Tielemans ile 80. dakikada Kevin De Bruyne kaydetti.

Bu skorla birlikte Belçika, ilk galibiyetini aldı ve puanını 3 yaptı. İlk maçını kazanan Romanya 3 puanda kaldı. Grubun diğer ekipleri Slovakya ve Ukrayna’nın da üçer puanı bulunuyor.

Grubun son maçlarında Belçika, Ukrayna ile karşılaşacak. Romanya ise Slovakya ile gruptan çıkma mücadelesi verecek.

Maça hızlı başlayan Belçika, 2. dakikada Romelu Lukaku’nun pasında topla buluşan Youri Tielemans’ın golüyle 1-0 öne geçti. Bu gol ilk yarının da skoru oldu. 63. dakikada Lukaku’nun attığı gol ofsayt gerekçesiyle iptal edildi.

80. dakikada kaleci ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda Kevin De Bruyne topu ağlara göndererek farkı 2’ye çıkardı. İlerleyen dakikalarda başka gol olmayınca Belçika, sahadan 2-0 galip ayrıldı.

Stat:Cologne

Hakemler: Szymon Marciniak, Tomasz Listkiewicz, Adam Kupsik (Polonya)

Belçika: Casteels, Castagne, Faes, Vertonghen, Doku (Dk. 72 Carrasco), Tielemans (Dk. 72 Mangala), Onana, Theate (Dk. 77 Debast), De Bruyne, Lukebakio (Dk. 56 Trossard), Lukaku

Romanya: Nita, Ratiu (Dk. 90 Sorescu), Draguşin, Burca, Bancu, Marius Marin, Man, Razvan Marin (Dk. 68 Olaru), Stanciu, Mihaila (Dk. 68 Hagi), Draguş (Dk. 81 Alibek)

Goller: Dk. 2 Tielemans, Dk. 80 De Bruyne (Belçika)

Paylaşın

EURO 2024: Türkiye, Portekiz Engelini Aşamadı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu ikinci maçında Türkiye ile Portekiz, BVB Dortmund Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Portekiz, sahadan 3-0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Felix Zwayer’in düdük çaldığı karşılaşmada Portekiz’in gollerini 21. dakikada Bernardo Silva, 29. dakikada Samet Akaydin (Kendi kalesine) ve 56. dakikada Bruno Fernandes attı.

Bu sonucun ardından Türkiye, F grubunda ikinci maçlar sonunda 3 puanla ikinci sırada yer aldı. Portekiz ise 6 puanla grupta birinci sırada yer aldı. Portekiz, gruptan çıkmayı garantiledi.

Türkiye, F Grubu’ndaki üçüncü maçında 26 Haziran Çarşamba günü Çekya ile karşı karşıya gelecek. Portekiz ise gruptaki bir sonraki maçında aynı gün Gürcistan ile karşılaşacak.

Goller

22. dakikada Portekiz öne geçti. Soldan gelişen atakta Leao’nun yerden ortasında savunmadan seken top, penaltı noktasının sağındaki Bernardo Silva’nın önünde kaldı. Bu oyuncunun gelişine şutunda top filelere gitti: 0-1.

29. dakikada Portekiz ikinci golü buldu. Kaleci Altay’ın topa çıktığı sırada savunmada Samet Akaydın’ın hatalı geri pasında meşin yuvarlak çizgiyi geçti: 0-2.

56. dakikada sağ kanattan savunma arkasına atılan topu alıp ceza sahasına giren Ronaldo, kaleciyle karşı karşıya pozisyonda pasını sol çaprazda müsait pozisyondaki Bruno Fernandes’e aktardı. Bu oyuncunun boş kaleye vuruşunda meşin yuvarlak ağlarla buluştu. 0-3

Stat: BVB Dortmund

Hakemler: Felix Zwayer, Stefan Lupp, Marco Achmüller

Türkiye: Altay Bayındır, Zeki Çelik, Samet Akaydin (Merih Demiral dk. 75), Abdülkerim Bardakcı, Ferdi Kadıoğlu, Kaan Ayhan (İsmail Yüksek dk. 58), Hakan Çalhanoğlu, Orkun Kökcü (Yusuf Yazıcı dk. 46), Yunus Akgün (Arda Güler dk. 70), Kerem Aktürkoğlu (Kenan Yıldız dk. 58), Barış Alper Yılmaz

Portekiz: Diogo Costa, Joao Cancelo (Nelson Semedo dk. 68), Ruben Dias, Pepe (Antonio Silva dk. 83), Nuno Mendes, Joao Palhinha (Ruben Neves dk. 46), Vitinha (Joao Neves dk. 88), Bruno Fernandes, Bernardo Silva, Rafael Leao (Pedro Neto dk. 46), Cristiano Ronaldo

Goller: Bernardo Silva (dk. 21), Samet Akaydin (dk. 28 k.k.), Bruno Fernandes (dk. 56) (Portekiz)

Paylaşın

EURO 2024: Gürcistan İle Çekya Puanları Paylaştı

2024 Avrupa Futbol Şampiyonası (EURO 2024) F Grubu maçında Gürcistan ile Çekya, Volkspark Staduyumu’nda karşı karşıya geldi. Karşılaşma 1-1’lik eşitlikle sona erdi.

Haber Merkezi / Alman hakem Daniel Siebert’in düdük çaldığı maçta Gürcistan’ın golünü 45+4. dakikada Georges Mikautadze, Çekya’nın golünü ise 59. dakikada Patrik Schick kaydetti.

Gürcistan ile Çekya, tarihlerinde ilk kez karşı karşıya geldi. Çekoslovakya dağıldıktan sonra katıldığı turnuvalarda en iyi derecesini EURO 1996’da final oynayarak elde eden Çekya, EURO 2004’te yarı final, EURO 2012 ve 2020’de ise çeyrek final gördü.

Gürcistan ise Avrupa Şampiyonası’na ilk kez katılıyor. Grubun bir sonraki maçında Çekya ile A Milli Futbol Takımımız karşılaşırken, Gürcistan ise güçlü Portekiz ile karşılaşacak.

Maça Çekya etkili ataklarla başladı. 23. dakikada Çekya’nın Hlozek ile bulduğu gol, VAR’da kontrol edilerek elle oynama gerekçesiyle iptal edildi. Gürcü kaleci Mamardashvili, birçok kritik pozisyonlarda kalesinde geçit vermedi. Gürcistan VAR uyarısı sonrası penaltı kazanırken, Georges Mikautadze topu filelere göndererek takımını 1-0 öne geçirdi.

Karşılıklı ataklarla başlayan ikinci yarıda Patrik Schick 59. dakikada beraberlik golünü kaydetti. Kullanılan köşe vuruşu sonrası Ondrej Lingr’ın kafa vuruşunda arka direğe açılan top direkten dönerken Schick göğsüyle topu filelere gönderdi. Karşılaşma bu sonuçla sona erdi.

Stat: Volkspark

Hakemler: Daniel Siebert, Jan Seidel, Rafael Foltyn (Almanya)

Gürcistan: Mamardashvili, Kverkvelia (Dk. 82 Gvelesiani), Kashia, Dvali, Tsitaishvili (Dk. 62 Lochoshvili), Davitashvili (Dk. 62 Chakvetadze), Mekvabishvili, Kochorashvili, Kakabadze, Kvaratskhelia (Dk. 82 Lobjanidze), Mikautadze (Dk. 88 Kvilitaia)

Çekya: Stanek, Holes, Hranac, Krejci, Coufal, Provod (Dk. 81 Barak), Soucek, David Jurasek (Dk. 81 Sevcik), Cerny (Dk. 55 Matej Jurasek), Hlozek (Dk. 55 Lingr), Schick (Dk. 68 Chytil)

Goller: Dk. 45+4 Mikautadze (Gürcistan), Dk. 59 Schick (Çekya)

Paylaşın

Mahsa Amini Protestolarında Destek Veren Rapçinin İdam Cezası Bozuldu

İran’da ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden “Mahsa Amini” protestolara şarkılarıyla destek veren Toomaj Salehi hakkındaki idam cezası bozuldu.

Haber Merkezi / Toomaj Salehi ilk olarak Ekim 2022’de protestolara kamu önünde destek veren açıklamalarından sonra gözaltına alınmış ve birçok suçla itham edilmişti. 2022’deki protestolardan önce de konser vermesi yasak olan Toomaj Salehi, şarkılarını sosyal medyadan paylaşıyordu.

Toomaj Salehi’nin avukatı Amir Raesian, İran Yüksek Mahkemesi’nin Salihi’nin idam kararını bozduğunu ve yeniden yargılanmasına karar verdiğini duyurdu.

Salehi, CBC News adlı haber kanalıyla yaptığı bir röportajda düzeni eleştiren videolar yayımlamanın “zor olduğunu ve kendisini rejim güçleri için bir hedef haline getirdiğini” söylemişti. Salehi, İranlıların “korkunç bir yerde yaşadığını” ve “gücüne, parasına ve silahlarına tutunmak için tüm ülkeyi öldürmeye hazır olan bir mafya ile baş etmeye çalıştığını” belirtmişti.

Ne olmuştu?

İran’ın Sakız kentinden başkent Tahran’a akrabalarını ziyarete giden 22 yaşındaki Jîna Mahsa Amini, erkek kardeşinin kullandığı aracı durduran ahlâk polisince gözaltına alınmıştı. Kardeşine, nasihat edilip serbest bırakılacağı söylenerek götürülen genç kadının, gözaltına alındıktan iki saat sonra komaya girdiği ve kaldırıldığı hastanede öldüğü ortaya çıktı.

İran devlet televizyonu Amini’nin dövüldüğü iddialarını yalanlayarak, polisin genç kadını “nasihat etmek ve eğitmek” üzere karakola götürdüğünü ve orada kalp krizi geçirdiğini söyledi. Amini’nin akrabaları, kadının herhangi bir kalp rahatsızlığı olmadığını açıkladı.

Devlet televizyonu bir polis karakolunda Amini olduğu söylenen bir kadının oturduğu koltuktan bir yetkiliyle konuşmak üzere kalktıktan sonra yere düştüğünü gösteren güvenlik kamerası kayıtları yayınladı. Ancak, görüntülerden kadının Amini olduğu doğrulanamadı.

Amini’nin dövülerek öldürüldüğü yolunda sosyal medyada yayılan iddialarını reddeden Tahran emniyeti ise konuyla ilgili açıklamasında, “Ayrıntılı araştırmalara göre, Amini’nin araca alınması sonrasında ve tutulduğu karakolda fiziksel bir temas olduğunu” reddetti.

Ancak, İran’ın yarı resmi Fars haber ajansı, Amini’nin ahlâk polisince dövülmesi nedeniyle komaya girdiğini duyurmuştu.

Amini’nin gözaltında hayatını kaybetmesinin ardından başlayan ve kent kent yayılan  protestolar kısa süre içerisinde ülkenin her yerine yayılmıştı. Aylar süren protestolarda 71’i çocuk en az 600 kişi İran polisi tarafından öldürülmüş, onlarca kişi idam edilmiş, en az 20 bin kişi gözaltına alınmıştı.

İran’da kadınlara nasıl muamele yapılıyor?

İran, Afganistan’daki Taliban rejimi dışında kamusal alanda başörtüsü takmayı zorlayan tek ülke.

İranlı kadınların eğitime tam erişimi var, ev dışında çalışıyor ve kamu görevlerinde bulunuyorlar. Ancak, başörtüsü takmanın yanı sıra uzun, bol elbiseler de dahil olmak üzere halka açık yerlerde “mütevazı” giyinmeleri gerekiyor. Evli olmayan erkek ve kadınların birbirine yakın durması ve teması yasak.

1979 İslam Devrimi’nden sonraki günlere dayanan kurallar, “devletin her kademesinde yolsuzluk ve rüşvet gibi durumların aleniyet kazandığı ülkede” ahlak polisi tarafından uygulanıyor.

Resmi olarak Rehberlik Devriyesi olarak bilinen bu birimler, halka açık alanlarda geziyor ve hem erkeklerden hem de kadınlardan oluşuyor.

Uygulama, bir noktada ahlak polisini aşırı saldırgan olmakla suçlayan ve nispeten ılımlı olan eski Cumhurbaşkanı Hassan Ruhani döneminde yumuşatıldı. 2017 yılında kadınların kıyafet kurallarını ihlal ettikleri için tutuklanmayacağı sadece uyarılacağı açıklandı.

Ancak geçen yıl seçilen sert görüşlü Reisi yönetiminde, ahlak polisinin ajanları farklı bir uygulamaya geçti.

BM insan hakları ofisi, son aylarda genç kadınların yüzlerine tokat atıldığını, coplarla dövüldüklerini ve polis araçlarına alındıklarını söylüyor.

Paylaşın

AK Parti’de “Vergi Paketi” Kavgası: Mehmet Şimşek’i Zora Sokup…

Radikal düzenlemelerinin yer aldığı 104 sayfalık son vergi paketinin, AK Parti içindeki gruplar arasında kızışan kavga nedeniyle sızdırılmış olabileceği ifade ediliyor.

Bunun nedeni olarak da özellikle koltuklarından olmak istemeyen, yerel seçimindeki başarısızlığın faturasını tümüyle Bakan Şimşek’in ısrarıyla seçim öncesi popülist kararların alınamamasına bağlayan mevcut parti yöneticileri gösteriliyor.

Bir süredir bu yöndeki tavırlarını sürdüren mevcut yöneticilerin, özellikle iş dünyası tarafından tepki çekmesi muhtemel vergi düzenlemeleri nedeniyle, Bakan Şimşek’i zora sokup, maddelerin uygulanmasını önlemek için bunu yapmış olabilecekleri belirtiliyor

10haber yazarı ve ekonomi gazetecisi Erdal Sağlam, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a mayıs ayında yapılan 104 sayfalık vergi paketini basına sızdıranların Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’ten memnun olmayan ve yıpratmaya çalışan AKP’li isimler olduğunu yazdı.

Sağlam, bugünkü “Vergi paketinin tamamı sızdı, sebebi AKP içindeki kavga” başlıklı yazısında, “Radikal vergi düzenlemelerinin yer aldığı son vergi paketinin, AKP içinde gruplar arasında kızışan kavga nedeniyle sızdırılmış olma ihtimali bir hayli yüksek görünüyor” ifadelerini kullandı.

Erdal Sağlam “Sızmanın doğrudan bu AKP’liler tarafından, ya da onların 104 sayfalık sunumu gönderdiği bazı iş insanlarının kanalıyla olma ihtimali bir hayli yüksek görünüyor. Bunun nedeni olarak da özellikle koltuklarından olmak istemeyen, yerel seçimindeki başarısızlığın faturasını tümüyle Bakan Şimşek’in ısrarıyla seçim öncesi popülist kararların alınamamasına bağlayan mevcut parti yöneticileri gösteriliyor” ifadelerine yer verdi.

“Bakan Şimşek’i zora sokup”

Erdal Sağlam, “Bir süredir bu yöndeki tavırlarını sürdüren mevcut yöneticilerin, özellikle iş dünyası tarafından tepki çekmesi muhtemel vergi düzenlemeleri nedeniyle, Bakan Şimşek’i zora sokup, maddelerin uygulanmasını önlemek için bunu yapmış olabilecekleri belirtiliyor” diye yazdı.

Taslakta bazı maddelerin değiştirilmesine kesin gözüyle bakıldığını belirten Sağlam, “Öğrendiğimiz kadarıyla taslakta yurt dışına çıkış harcı olarak 3 bin TL alınmasının önerildiği, ancak tartışmalar sonucunda bunun 1500 liraya inmesinin kararlaştırıldığını biliyoruz. Bunun gibi başka tartışmalı maddeler de taslakta yer alıyor. Bunun içinde bahşişlerden vergi alınması, kuryelerin vergi kapsamına alınması gibi maddeler bulunuyor” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Milyarder Aileye İşçi Sömürüsünden Hapis Cezası

İngiltere’nin en zenginlerinden Prakash Hinduja ile eşi, oğlu ve gelini, Cenevre’deki göl kenarındaki lüks villalarında çalıştırdıkları ve çoğunluğu okuma yazma bilmeyen işçileri sömürdükleri gerekçesiyle hapis cezasına çarptırıldı.

2007’de benzer suçlamalarla hakim karşısına çıkan Hinduja ailesinin endişe duyduğu diğer konulardan birinin de ayrı bir vergi davası olduğu biliniyor.

Kararını resmi sosyal medya hesabında yaptığı bir paylaşımla yorumlayan Hintli milletvekili Sagarika Ghose, “Hindistan’da sahip olmadığımız ama çaresizce ihtiyaç duyduğumuz şey: Kanun önünde eşitlik” ifadelerini kullandı.

İsviçre Ceza Mahkemesi, göç ederek geldikleri İsviçre’de yaşayan ve İngiltere’nin en zenginlerinden olan Hinduja ailesinin dört mensubunu işçi istismarından mahkum etti. Kamal Hinduja, eşi, oğlu ve gelini; işçilerin pasaportlarına el koymayı, dışarı çıkmalarını yasaklamayı ve günde 18 saate kadar çalıştırmayı da içeren bir dizi istismardan ötürü hüküm giydi.

Savcılar, evde çalıştırılan Hint asıllı işçilerin çok az, ya da hiç tatil yapmadığını, Hinduja ailesinin verdiği davetler sırasında geç saatlere kadar çalıştığını, işçilerin bodrum katında, bazen yerdeki bir şilte üzerinde uyuduğunu ve Kamal Hinduja’nın evde bir tür “korku iklimi” tesis ettiğini ifade ettiler.

Mahkeme, 79 yaşındaki Prakash Hinduja’ya, eşi Kamal’a, oğlu Ajay’a, gelini Namrata’ya dört ila dört buçuk yıl arasında hapis cezası verdi. Diğer taraftan aileye yöneltilen insan kaçakçılığı suçlamaları mahkeme tarafından reddedildi.

İşçilerin çoğunlukla okuma yazma bilmeyen Hintlilerden oluştuğu ve ücretlerini İsviçre frangı olarak değil, Hint Rupisi olarak aldıkları ve bu paraların İsviçre’den erişimlerinin olmadığı Hint bankalarına yatırıldığı da dava dosyasına girdi. Çalışanların aylık kazancı 220 ila 400 İsviçre Frangı (8.080 ila 14.694 Türk Lirası) aralığındaydı.

Hinduja ailesini temsil eden avukatlar ise davayı temyize taşıyacaklarını açıkladılar. Kamal Hinduja’nın avukatı Robert Assael, insan kaçakçılığı suçlamalarına yönelik mahkemenin sanıkların lehine aldığı karardan ötürü memnuniyet duyduğunu, ancak aynı memnuniyetin hapis cezasında geçerli olmadığını söyledi.

“Müvekkillerimizin sağlığı çok kötü, onlar yaşlı insanlar,” diyerek ailenin neden mahkemeye gelmediğini açıklayan avukat, anne Kamal Hinduja’nın yoğun bakımda olduğunu, ailesinin de ona refakat ettiğini belirtti.

Davada beşinci sanık olarak tanınan işletmenin sorumlusu Najib Ziazi ise 18 ay ertelenmiş hapis cezasına çarptırıldı.

Bununla beraber, İsviçre Ceza Mahkemesi’nin kararını resmi sosyal medya hesabında yaptığı bir paylaşımla yorumlayan Hintli milletvekili Sagarika Ghose, “Hindistan’da sahip olmadığımız ama çaresizce ihtiyaç duyduğumuz şey: Kanun önünde eşitlik” ifadelerini kullandı.

Prakash Hinduja, üç kardeşiyle birlikte bilgi teknolojileri, medya, enerji, gayrimenkul ve sağlık hizmetleri gibi sektörlerde faaliyet gösteren bir holdinge liderlik ediyor. Forbes dergisine göre Hinduja ailesinin net serveti 18.6 milyar euro civarında.

2007’de benzer suçlamalarla hakim karşısına çıkan Hinduja ailesinin endişe duyduğu diğer konulardan birinin de ayrı bir vergi davası olduğu biliniyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Özel’den “Normalleşme” Açıklaması: Yanlışa Doğru Diyecek Halimiz Yok

Yazıhan’da düzenlenen Halk Buluşması’nda açıklamalarda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “22 yıllık AKP iktidarının yükünü sırtlanacak halimiz yok, yanlışına doğru diyecek halimiz yok” dedi.

Özgür Özel, Mehmet Şimşek ile yapılacak görüşmeye ilişkin ise, “Pazartesi soracağız Mehmet Şimşek’e, önceliğin vatandaş mı, yandaş mı?” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Malatya’nın Yazıhan ilçesinde düzenlenen Halk Buluşması’nda açıklamalarda bulundu. Özel’in açıklamalarından başlıklar şöyle:

“Kazanılan belediyeler kadar kazanılamayanlara da bakmak lazım. Bu şu demek; CHP artık üzerindeki cam tavanı aşmıştır. Malatya’da Veli Ağbaba ile yüzde 39 oy aldık. Artık Malatya iyi gün dostunu, kötü gün dostunu görmüştür. Kazanacağımızı gördük. Ulaş Karasu bana dedi ki; ‘Bir dahaki sefere de alacak bir büyükşehir kalsın, Malatya’yı da bir dahaki sefere alırız’ dedi.

Bu seçimlerde Yazıhan’ı kazanma ihtimaliniz yok dediler ama biz adayımızı Veli Ağbaba’dan dinledik. ‘Abdulvahap Göçer bu işi halleder’ dediler. Şahmurat Başkanı ve Abdulvahap Başkanı hepinizi birden birbirine emanet ediyorum.

Bu partide bundan sonra bir yol yürüyüşü var. Abdulvahap Göçer’in cebinde bir anahtar var. Bir dahaki seçimde iktidar olacak anahtar Başkanın cebindedir. El ele omuz omuza hep beraber çalışıp Atatürk’ün partisini ilk seçimlerde iktidar yapacağız.

Malatya’da sadece İsmet İnönü’yü anmak olmaz. Turgut Özal’ı da anmak lazım. 1980 darbesinden sonra askerler millete istikamet dayatırken devleti karşısında bulmasına rağmen 4 eğilimi birleştirerek girdiği mücadelede başarılar kazandı. Çok farklı düşündüğümüz noktalar vardı ama Malatya’nın evladı Turgut Özal’a da Allah’tan rahmet diliyoruz.

Dün Diyarbakır-Mardin arasında çıkan yangınlarda ölen 12 evladımız var. Türkiye’nin her yerinde orman yangınları sürüyor. Bu meseleye artık TBMM’nin el koyması gerekir. Bunun için çalışacağız.

Kayısının memleketi Malatya’da üreticiye bir dokunup bin ah işitiyorsun. Kuru kayısı üreticide 140 TL, pazarda 300, markette 370 lira. Geçen sene bahçede kuru kayısı 100 liraydı. 1 senede mazot, gübre, işçilik ikiye katladı fiyat sadece yüzde 40 artmış. Marketteki fiyat ikiye katlıyor ama buradaki fiyat yüzde 40. Üzümde de, fındıkta da, kayısıda da böyle. Kayısının hakkını aramak için ne gerekiyorsa onu yapacağız.”

“Vatandaş mı yandaş mı?”

Özel, CHP’nin 30 Haziran’da Kocaeli’de ‘Geçinemiyoruz Mitingi’ düzenleyeceğini de duyurarak herkesi davet etti.

CHP’nin ekonomiden sorumlu gölge bakanı Prof. Dr. Yalçın Karatape’nin önümüzdeki pazartesi günü Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile yapacağı görüşme hakkında da konuşan Özel, “Şimşek’e parayı nereden bulabileceklerini gösterecek. Pazartesi soracağız Mehmet Şimşek’e, önceliğin vatandaş mı yandaş mı? Müteahhitten yana mısın, Yazıhanlı kayısı üreticisinden mi yana mısın?” diye konuştu.

Normalleşme tartışmalarına da yanıt veren Özel, “22 yıllık AKP iktidarının yükünü sırtlanacak halimiz yok, yanlışına doğru diyecek halimiz yok” dedi.

CHP üyesi Şerafettin Bahadır’ın dün Kayseri Pınarbaşı’nda silahlı saldırıya uğramasına ilişkin de konuşan Özel, “Seçim seçimde kaldı, başkanımız herkesi kucaklayacak. Hala daha birileri gerilim yaratmak derdinde. Savunmasız bir adama 5 kişi saldırmak ne güçtür ne cesarettir, ne kabadayılıktır olsa olsa acizliktir, zavallılıktır” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

ABD’den Hizbullah’a Karşı İsrail’e Tam Destek

ABD, Hizbullah’la savaş durumunda İsrail’e tam destek güvencesi verdi. İsrail, Hizbullah’ın, Hayfa limanı da dahil olmak üzere çeşitli yerlerdeki askeri ve sivil bölgeleri göstere görüntüleri yayınlamasının ardından, Hizbullah’la savaşa girmeye hazır olduğunu duyurmuştu.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 101 artarak 37 bin 551’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 169 artarak 85 bin 911’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail Stratejik İşler Bakanı Ron Dermer ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Tzachi Hanegbi, bu hafta Washington’da ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Beyaz Saray Ortadoğu Koordinatörü Brett McGurk’le bir araya geldi.

Amerikan medya kuruluşu CNN, görüşmede İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmalar, İran ve Gazze’de ateşkes müzakereleri dahil çeşitli konuların ele alındığını aktardı. Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen Amerikalı üst düzey yetkililer, toplantıda Hizbullah’la topyekun savaş çıkması halinde Joe Biden yönetiminin Tel Aviv’e tam destek vereceğinin iletildiğini belirtti.

İsrail-Lübnan sınırındaki gerginliğin düşürülmesi için farklı senaryolar üzerinde fikir alışverişi yapıldığı da aktarıldı. Bu kapsamda çatışmalar nedeniyle yerlerinden edilen Lübnanlıların ve İsraillilerin evlerine dönmelerine dair görüşmeler gerçekleştirildiği ifade edildi.

CNN’in 20 Haziran’daki haberinde de geniş kapsamlı bir savaş başlaması halinde Biden yönetiminin İsrail’e savunma desteği vereceği belirtilmişti. Ancak ABD’nin bölgeye asker konuşlandırmayı düşünmediği aktarılmıştı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de düzenlediği Aksa Tufanı’yla başlayan Gazze savaşında, Hizbullah ve İsrail arasındaki çatışmalar da son dönemde yoğunlaştı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, çarşamba günkü açıklamasında topyekun savaş halinde “hiçbir kural ve sınır tanımayacaklarını” söylemişti.

İsrail ordusu da Lübnan’da askeri harekat düzenlenmesine yönelik operasyonel planların onaylandığını açıklamıştı. Nasrallah ayrıca savaş durumunda İsrail’e destek vermeleri halinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) vuracaklarını da söylemişti.

Bu tehdidin ardından GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, olası savaş halinde İsrail’e destek sağlamayacaklarını duyurmuştu. İsrail-Lübnan sınırındaki çatışmalarda toplamda en az 347 Hizbullah mensubu, 63 Lübnanlı sivil, 19 Emel Hareketi, 13 Hamas, 15 İslami Cihad mensubuyla 14 İsrail askeri ve 10 İsrailli sivil öldürüldü.

İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) paylaştığı rakamlara göre 7 Ekim’den bu yana Hizbullah’la çatışmalar nedeniyle Lübnan sınırındaki en az 53 bin İsrailli evlerini terk etti. Lübnan Sağlık Bakanlığı da İsrail sınırındaki en az 94 bin sivilin saldırılar sebebiyle yerinden edildiğini bildirdi.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Doğurganlık Hızını Artırmak İçin Düğmeye Basıldı

2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı 2023 yılında 1,51’e gerilerken, iktidar da doğurganlık hızını artırmak için harekete geçti. Aile Bakanlığı, “çalışan annelere destek paketini” de içeren bir dizi düzenleme için düğmeye bastı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’deki azalan doğum oranlarını “varoluşsal bir tehdit, felaket” olarak nitelendirmiş, “Azalan doğum oranları dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de alarm veriyor. Bu konuda yeni uygulamaları devreye alacağız,” demişti.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 yılı doğum istatistiklerine göre, Türkiye’de doğurganlık hızı ciddi şekilde geriledi. 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı, yani bir kadının hayatı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı, geçtiğimiz yılda 1,51’e düştü.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türkiye’de doğum oranlarının “alarm vermeye başladığı” açıklamasının ardından Aile Bakanlığı devreye girdi ve “çalışan annelere destek paketini” de içeren bir dizi düzenleme için düğmeye basıldı.

Hürriyet gazetesinden Ebru Karatosun’un haberine göre, Aile Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş geçtiğimiz haftalarda doğum izninin bir yıla çıkarılmasıyla ilgili atılabilecek adımlar üzerine iktidar Adalet ve Kalkınma Partisi’nin (AK Parti) strateji ekibine bir sunum yaptı.

Karatosun’un haberine göre, AK Parti kurmayları bu sürecin yalnızca doğum izni ile sınırlı kalmaması gerektiğini belirterek, dünya genelindeki örnekler de göz önünde bulundurularak ikinci ve üçüncü çocuğa kademeli devlet desteği verilmesi gerektiğini ifade etti.

Toplantıda ayrıca, kreş veya kira desteği ya da kadının özlük hakkı ile beraber maaşında yapılabilecek bazı düzenlemeler de konuşuldu. Haberde ayrıca, AK Parti kurmaylarının konuyla ilgili daha derli toplu bir çalışma yapılmasının gerekliliğini vurguladıkları aktarıldı.

Kurmaylar, “Sadece doğum izni değil, kadınlarımız çocuk sahibi olmak istiyor. Kreş desteği, çalışan desteği, kira desteği. Kadın çalışıyor, çocuk sahibi olmak istiyor ama bakıcıların maaşı 30.000 – 40.000 liradan aşağı değil,” ifadelerini kullanırken “ikinci, üçüncü çocuğa destek verilmesi gerektiğini” de vurguladılar.

“Biraz üzerinde çalışmamız lazım. Aile Bakanlığı’nın bir sürü bütçesi var. Sadece doğum iznini uzatmak değil, 0-3 yaş dediğimiz gelişim evresi de önemli.”

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2023 yılı doğum istatistiklerine göre, Türkiye’de doğurganlık hızı ciddi şekilde geriledi. 2001 yılında 2,38 olan doğurganlık hızı, yani bir kadının hayatı boyunca dünyaya getirdiği ortalama çocuk sayısı, geçtiğimiz yılda 1,51’e düştü.

TÜİK’in açıkladığı veriler durumun ciddiyetini ortaya koyarken, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son iki kabine toplantısında azalan doğum oranlarına değinmesi de dikkatleri konuya yöneltmişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan yaptığı açıklamalarda, Türkiye’deki azalan doğum oranlarını “varoluşsal bir tehdit, felaket” olarak nitelendirmiş, “Azalan doğum oranları dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de alarm veriyor. Bu konuda yeni uygulamaları devreye alacağız,” demişti.

Azalan doğum oranları geçtiğimiz haftalarda yapılan Merkez Karar Yürütme Kurulu (MKYK) toplantısında da gündeme gelmişti. Doğum izninin dört aydan bir yıla çıkartılması önerilen MKYK’da Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Bu konuda asla klasik maliye olarak hareket etmeyeceğiz. Bize ne düşerse varız” demişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 37 Bin 551’e Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 101 artarak 37 bin 551’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 169 artarak 85 bin 911’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Gazze’de yaşayanların aşırı sıcak nedeniyle karşı karşıya olduğu ciddi sağlık risklerine dikkat çekti. Dünya Gıda Programı (WFP) da Gazze’de ciddi bir halk sağlığı krizi yaşanacağı endişelerini yineledi.

İsrail – Hizbullah gerilimi

Öte yandan İsrail Dışişleri Bakanı Yisrael Katz, Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) gerilimin tırmanmasını önleme çalışmalarına rağmen, Hizbullah ile topyekûn bir savaş kararının yakında alınabileceği uyarısında bulundu.

Dışişleri Bakanı Katz, örgütün lideri Seyyid Hasan Nasrallah’ın Çinli ve Hintli şirketler tarafından işletilen Hayfa limanlarına zarar verme tehditlerinin ardından, “Hizbullah ve Lübnan’a karşı oyunun kurallarını değiştirmeye karar verme anına çok yaklaşıyoruz” dedi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) New York’taki genel merkezinde düzenlenen Güvenlik Konseyi’ne katılan BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Cuma günü toplantıdan sonra kameraların karşısına geçti ve “Lübnan’ın yeni bir Gazze olmasını bölge ve dünya halklarının kaldıramayacağını” belirtti.

Guterres, İsrail ile Lübnan’ı birbirinden ayıran Mavi Hat’ta yaşanan gerilime dikkat çekerek, sorunların barışçıl yollarla çözülmesi gerektiği tavsiyesinde bulundu. Guterres ayrıca, İsrail ve Lübnan Hizbullahı’nın topyekun savaş yaklaşıyormuş gibi söylem üretmesine dikkat çekti.

BM Genel Sekreteri, yanlış bir hesaplama veya aceleci bir hareketin neden olacağı tahmini bir felakete karşı tarafların, Güvenlik Konseyi’nin 1701 sayılı kararını uygulama noktasında karşılıklı taahhütte bulunmalarını ve düşmanca tutumun derhal sona erdirilmesini istedi.

“Artık akıl ve mantıklı davranma zamanıdır” diyen Guterres, askeri gerilimin arttığı bir senaryoda Lübnan ve İsrail halklarının daha fazla acı çekeceğini, bölgenin daha fazla yıkıma uğrayacağını söyledi.

İsrail’in Gazze’yi işgali sonrası Lübnan Hizbullahı ile ülkenin kuzeyindeki Mavi Hat’ta yaşanan gerilimde bugüne dek Lübnan’da 313’ü Hizbullah üyesi olmak üzere 479 kişi, İsrail tarafında da 15 askeri personel ve 11 sivil hayatını kaybetti.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Dairesi (OHCHR), İsrail güçlerinin Gazze’deki savaş sırasında savaş hukukunun temel ilkelerini defalarca ihlal etmiş ve Gazze Şeridi’ndeki askeri operasyonlarında siviller ile savaşçılar arasında ayrım yapmamış olabileceğini kaydetti.

OHCHR, İsrail’in yüksek sayıda can kaybına ve sivil altyapının tahrip edilmesine neden olan altı saldırısını değerlendirdiği raporunda, İsrail güçlerinin “ayrım, orantılılık ve saldırıda tedbir ilkelerini sistematik olarak ihlal etmiş olabileceğini” belirtti.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, “Sivillerin zarar görmesini önleyecek ya da en azından, en aza indirecek savaş araç ve yöntemlerinin seçilmesi gerekliliği, İsrail’in bombalama kampanyasında sürekli olarak ihlal edilmiş gibi görünüyor” dedi.

İsrail’in Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilciliği, olası savaş hukuku ihlallerine ilişkin raporu, “olgusal, yasal ve metodolojik açıdan kusurlu” olarak nitelendirdi. İsrail diplomatik misyonu, “OHCHR en iyi ihtimalle kısmi bir olgusal tabloya sahip olduğundan, yasal sonuçlara ulaşmaya yönelik her türlü girişim, doğası gereği kusurludur” dedi.

Raporda, 7 Ekim ve 2 Aralık tarihleri arasında düzenlenen ve BM İnsan Hakları Dairesi’nin bu saldırılarda kullanılan silah türlerini, araçları ve yöntemleri değerlendirebildiği altı operasyonun ayrıntıları yer alıyor.

BM İnsan Hakları Dairesi Sözcüsü Ravina Shamdasani, “Özellikle bu saldırılardan bazılarının üzerinden yaklaşık sekiz ay geçmesine rağmen henüz güvenilir ve şeffaf soruşturmalar göremediğimiz için bu raporu şimdi yayınlamanın önemli olduğunu düşündük” dedi.

“Öncelikle İsrailli yetkilileri doğru, düzgün ve şeffaf soruşturmaların yapılmasını sağlamak için adım atmaya çağırıyoruz” diyen Shamdasani, şeffaf soruşturmaların yapılmaması halinde “bu konuda uluslararası eyleme de ihtiyaç duyulacağını” sözlerine ekledi.

Paylaşın