OECD, Türkiye’nin Enflasyon Ve Büyüme Tahminini Yükseltti

OECD, Türkiye için 2021 sonu manşet enflasyon tahminini yüzde 16’dan yüzde 17,8’e yükseltirken, 2022 enflasyon beklentisini de yüzde 12,8’den 15,7’e çıkardı. Kurum, ayrıca,  Türkiye için 2021 büyüme tahminini yüzde 5,7’den yüzde 8,4’e çıkarırken, 2022 için büyüme tahminini yüzde 3,4’ten 3,1’e düşürdü.

Haber Merkezi / Ekonomik Kalkınma ve İş Birliği Örgütü (OECD), “Ara Dönem Ekonomik Görünüm” raporunu yayınladı.

OECD, yayınladığı raporda, Türkiye için 2021 sonu manşet enflasyon tahminini yüzde 16’dan yüzde 17,8’e yükseltirken, 2022 enflasyon beklentisini de yüzde 12,8’den 15,7’e çıkardı. Kurum, ayrıca,  Türkiye için 2021 büyüme tahminini yüzde 5,7’den yüzde 8,4’e çıkarırken, 2022 için büyüme tahminini yüzde 3,4’ten 3,1’e düşürdü.

OECD, raporunda, dünya ekonomisinin yeni tip koronavirüs (Kovid 19) krizinin en ağır dönemi olan geçen yıl yaşadığı yüzde 3,4 daralmadan sonra bu yıl yüzde 5,7 büyüyeceğini tahmin ederken, hükümetleri ekonomilerine sağladıkları destek konusunda esnek davranma ve yakın gelecekteki görünüm belirsiz kalmaya devam ederken destekleri geri çekmeme çağrısında da bulundu.

Fitch Ratings ve Moody’s

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye için bu yılki büyüme beklentisini Eylül ayında yaıymladığı raporla yüzde 7,9’dan yüzde 9,2’ye çıkarmıştı. Moody’s ise, Türkiye ekonomisi için 2021 yılı büyüme tahminini yüzde 5’ten yüzde 6’ya yükseltmişti.

 

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Can Kaybı 269

Açıklanan son Kovid 19 verilerine göre, son 24 saatte 279 bin 63 Kovid-19 testi yapıldı, 19 bin 391 kişinin testi pozitif çıktı, 269 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Nihai çözüm, aşı! Aşılarımızı hemen yaptıralım. Tedbirlerde çocuklarımız kadar hassas olalım” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre 279 bin 63 test yapıldı, 19 bin 391 yeni vaka tespit edildi. 24 bin 289 kişi de sağlığına kavuşurken corona nedeniyle bugün 269 kişi hayatını kaybetti.

Güncel tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Yeni vaka sayımız 19 bin 39 Kovid-19 sebebiyle bugünkü can kaybımız 269. Okullar yarın açılıyor. Yedi yaşındaki çocuklarımız sınıflarında maskeli olacak. Hepimize büyük sorumluluk düşüyor. Nihai çözüm, aşı! Aşılarımızı hemen yaptıralım. Tedbirlerde çocuklarımız kadar hassas olalım” ifadelerini kullandı.

Aşılamada son durum

Güncel verilerde, salgına karşı devam eden aşılama çalışmalarıyla ilgili son bilgiler de yer alıyor. Buna göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 79.83, ikinci doz ortalaması yüzde 61.69, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 97 milyon 113 bin 297 oldu.

Şenol Güneş: Rakibimiz Hollanda

Cebelitarık maçından sonra düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulunan A Milli Takım Teknik Direktörü Şenol Güneş, “Üç puan önemli ama rakibimiz bu değil Hollanda, o maça hazırlanacağız” ifadelerini kullandı. Güneş, “Bizim hesabımız bu maç için bitti, Hollanda maçına çıkıp o maçı kazanmak, en kötü berabere kalarak avantajlı dönmek istiyoruz” dedi.

Haber Merkezi / Şenol Güneş, Cebelitarık maçından sonra düzenlenen basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Üç puanın önemli olduğunu ama daha önemlisinin Hollanda ile oynanacak maç olduğunu söyleyen Güneş, şöyle devam etti:

“Bizim için de üç puana ihtiyacımız olan bir maçtı, iyi başladık, hızlı başladık. Kaçan penaltıya rağmen iyi oynadık. Rakibin direnci 60. dakikaya kadar devam edebiliyor, hızlı kontra atağa çıkan De Barra ile bunu kullanmaya çalışan bir takım. Zaman zaman o çıkışlara izin verdik. Onun dışında daha iyi oynadık, haliyle iyi oyuncularımız var, pozisyonları bulduk. Bugün hatalarımıza rağmen 6-7 yapabilirdik onu yapmadık. İlk yarıda gol gelseydi farkı bir düşüncemiz vardı. Bazı oyuncuları sahaya sürmeyebilirdik, skor erken gelmeyince bu değişiklileri yapmak zorunda kaldık. Giren oyuncular golleri attı. Oyuncu kalitemiz, oyuncu arzusu onlara üstün gelecekti, bu da sahaya yansıdı. Dinlenmesi gereken bazı oyuncularımız vardı onları dinlendirmek istedik ama oyun olumsuz gidince sahaya koymak durumunda kaldık. Üç puan önemli ama rakibimiz bu değil Hollanda, o maça hazırlanacağız.”

Deneyimli teknik adam ilk 11’de sahaya çıkan bazı oyuncuların performanslarının eleştirilmesi hakkında ise şöyle konuştu:

“Hepsi bizim oyuncumuz bunlara şans vermek, görmek gerek. Onlar içinde en fazla olumsuz etkileneni Enes oldu. Çünkü penaltıyı atamadı. Suni çimde daha önce oynamıştı Andorra maçında, iyi de oynamıştı, orada da penaltı olmuştu atmıştı, burada atamadı. Oyun başındaki penaltı onu daha da zor duruma düşürdü. Bazı oyuncular karakterleri sebebiyle daha içine kapanık oluyor, bu da özgüven kaybını arttırıyor, baya sahada silik kaldı. Benim beklentimin de altında kaldı. Getafe’de koşan arayan, hücumda etkili olmasa bile rakibi rahatsız eden oyuncu coşkusu bugün onda yoktu. Diğer oyuncular elinden geleni gösterdiler, becerisizlikleri yanlışları değerlendirilir. Efecan’ı beğendim, gayet iyi oynadı, görevini iyi yaptı. Tek tek oyuncuları muhakeme yapmak doğru değil, çünkü rakibimizin gücü de belli. Bazı oyuncular oyun içinde daha çok yapabilirdi. Bunlar eksikti ama ne kadar istekli olursa olun, rakibin gücü oranında konsantrasyon düşüp çıkabiliyor.”

“Hollanda maçı farklı olacaktır

“Bizim hesabımız bu maç için bitti, Hollanda maçına çıkıp o maçı kazanmak, en kötü berabere kalarak avantajlı dönmek istiyoruz.” diyen Şenol Güneş, şu ifadeleri kullandı:

“Bir puan öndeyiz, rakiple berabere kalırsak 1 puan geride tutuyoruz. Norveç bize gelecek. Kazanırsak kayıp puanları telafi edeceğiz. Bu yarışın ilk devresini kapattık, son maçta 3 golle 3 puan alarak ilk yarıyı lider bitirdik. Bir Hollanda ve Norveç maçında çok daha huzurluyduk, stres yoktu, Avrupa Şampiyonası’nda bir özgüven kaybı olduğu bir gerçektir. Karakter olarak iyi niyetli olan oyuncularımızın sonuçtan kaynaklanan güven kaybı olduğunu görebiliyorum. Dediğim gibi Enes’in bundan daha iyi oyuncu olduğunu biliyorum ama şu an oynayacak durumda görünüyor. Hele penaltı kaçırdıktan sonra sahada yok gibiydi. Buna benzer başka oyuncular var. Bu maçtaki oyunu çok iyi olsa da Hollanda maçı farklı olacaktır. Asıl değerlendirme Hollanda maçında olacaktır. Karadağ bizden aldığı puanla yarışta varmış gibi gözüktü Hollanda yenilgisiyle tamamen geride kaldı. 11 puanla ilk yarıyı lider kapatıyoruz. Oyundan eksikleri yine konuşacağız, eldeki en iyi kadroyla sahaya çıkacağız.”

Güneş, bazı aksilikler yaşadıklarının da altını çizerek, şunları kaydetti:

“Bazı oyuncularımız geç geldi, hala gelemeyen var. Ozan Tufan hala gelemedi, belki yarın Hollanda’ya gelecek. Daha önce sarı kartları olan Cengiz, Hakan’ı hiç koymayı düşünmüyordum. Cengiz’i bir ara atacaktık, suni çim koymayalım dedik. Sakat, cezalı oyuncumuz yok, sadece Zeki’nin ufak rahatsızlığı vardı çıkarken. Çağlar, Cengiz, Hakan’ın da sarı kart sınırında. Bu maçı geride bıraktık. Geçen maçta daha iyi oynadık, daha farklı kazanacağımız maçı 2-2 bitirdik, o hatalarımızı da konuşuyoruz tabii. Herkesin gördüğü hatayı biz de görüyoruz. Halil İbrahim yeni geldi, oynayabilirdi ama oynadığı maç sayısı az. Transfere bağlı durumlar var, yeni transfer oldu, oradan Türkiye’ye geldi. Çağlar’ı bile soru işareti olarak gördük, 3-4 gündür çalışıyor ama yeni geldi. Yine gelecek Ozan Tufan var, Ozan Kabak iyi çalıştı ama hiç maç yapmadı. Elde oynayan, bizimle çalışan Enes var, Kerem de kendi takımında oynuyor. Efecan’ın beklentime göre daha etkili olduğunu düşünüyorum. Çok dinamikti, çok gayretliydi ama orada Cengiz var elimizde. Başlangıçta skoru farklı yakalasaydık, başka oyuncuları koymayı düşünüyorduk.”

Milli Takım Teknik Direktörü, Efecan Karaca’nın ikinci yarıda sol bekte görev yapmasıyla ilgili gelen bir soruyu ise “Efecan tecrübeli bir oyuncu. Orada da rakibi iyi kapattı. Devre arasında üç oyuncu değişikliği yapmak zorunda kaldık. Yapacağımız hamleyi dördüncü beşinci oyuncu değişikliğini düşünerek dikkatli yapmak zorundaydık. Rıdvan’ı daha önce alabilirdik ama oyunun gidişi kötü olursa Cengiz’i alırsam başka hamle şansımız kalmayacaktı. Efecan’ı oraya çektik, baktım iyi oynadı, devam etti. Bu arada goller geldi.” şeklinde yanıtladı.

“Üç kalecinin durumunu anlattım ama yanlış değerlendirildi”

Şenol Güneş, “Bu maçta Uğurcan’a görev verdiniz? Kaleci tercihinizi etkileyen neydi?” sorusuna da “Üç kalecimiz de iyi kaleci. Bunu kamuoyu da söylüyor. Üç kalecinin durumunu anlattım ama yanlış değerlendirildi. Mert başlangıçta bu takımın direk oynayan kalecisiydi. Başakşehir’de son dönemi sıkıntılı geçirdi e sonra transfer yaptı. İki tane genç kalecimiz var, bunlar da var ve geliyor. Hangisi olur o olur, bu olur Uğurcan ile Avrupa Şampiyonası’nı geçirdik, tüm oyuncularda olumsuzluklar oldu. Sezon başına baktığınızda ikisi de iyi gidiyor. Böyle bir şansı Altay’a vermek istedik, bu maçta da tekrar Uğurcan’a şans verdik. Uğurcan daha önce suni çimde oynamıştı. Uğurcan’dan memnunum, Altay’dan da memnunum, son maçta yediğimiz gol etkileyebilir ama genel olarak ne Altay’dan ne de Uğurcan’dan milli takım vazgeçemez. Aynı şey Mert için de geçerli. Maçına göre değişebilir.” yanıtını verdi.

Türkiye, Cebelitarık’ı Rahat Geçti

2022 FIFA Dünya Kupası Elemeleri G Grubu beşinci maçında Cebelitarık’la deplasmanda karşılaşan Türkiye, sahadan 3-0 galip ayrılarak gruptaki liderliğini sürdürdü. Türkiye’ye galibiyeti getiren golleri, 54. dakikada Halil Dervişoğlu, 65. dakikada Hakan Çalhanoğlu ve 83. dakikada Kenan Karaman kaydetti.

Haber Merkezi / G Grubu’nda günün diğer maçlarında Norveç deplasmanda Letonya’yı 2-0 mağlup ederken Hollanda evinde Karadağ’ı 4-0 yendi. Türkiye, 7 Eylül Salı günü Hollanda ile saat 21.45’te deplasmanda karşı karşıya gelecek.

Goller;

54. dakikada milli takım öne geçti. Hakan Çalhanoğlu’ndan aldığı pasla ceza sahasında topla buluşan Halil, sol ayağıyla sert vurdu, meşin yuvarlak ağlara gitti: 0-1.

65. dakikada milli takım farkı 2’ye yükseltti. Efecan’la paslaşan Hakan Çalhanoğlu, rakip ceza sahasına yaklaştı, ceza yayı önünden çok sert vurdu ve topu köşeden ağlara yolladı: 0-2.

83. dakikada milli takım 3. golünü buldu. Mert Müldür’ün sağ kanattan ceza sahasına yaptığı ortada penaltı noktası üzerinde topu kontrol eden Kenan Karaman dönerek vurdu ve meşin yuvarlağı ağlarla buluşturdu: 0-3.

Stat: Viktoria

Hakemler: Kristo Tohver, Silver Koiv, Sten Klaasen (Estonya)

Cebelitarık: Coleing, Britto (Dk. 34 Pons), Mouelhi, Chipolina, Torrilla, Valarino, Wiseman, Sergeant, Hernandez (Dk. 69 Coombes), De Barr (Dk. 73 Styche), Ronan

Türkiye: Uğurcan Çakır, Zeki Çelik (Dk. 46 Hakan Çalhanoğlu), Çağlar Söyüncü (Dk. 81 Rıdvan Yılmaz), Kaan Ayhan, Mert Müldür, Taylan Antalyalı (Dk. 46 Kenan Karaman), Yusuf Yazıcı, Orkun Kökçü, Efecan Karaca, Kerem Aktürkoğlu (Dk. 66 Merih Demiral), Enes Ünal (Dk. 46 Halil Dervişoğlu)

Goller: Dk. 54 Halil Dervişoğlu, Dk. 65 Hakan Çalhanoğlu, Dk. 83 Kenan Karaman (Türkiye)

Sarı kartlar: Dk. 3 Britto, Dk. 36 De Barr (Cebelitarık), Dk. 16 Orkun Kökçü (Türkiye)

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Can Kaybı 245

Açıklanan son Kovid 19 verilerine göre, son 24 saatte 290 bin 186 Kovid-19 testi yapıldı, 17 bin 912 kişinin testi pozitif çıktı, 245 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Tabloya her gün bakın. İhmal edilen tedbirleri hatırlamanıza yardımcı olur. Ertelemişseniz aşıyı gündeme almanızı sağlar” dedi.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre son 24 saatte 290 bin 186 test yapıldı, 17 bin 912 yeni vaka tespit edildi, 12 bin 175 kişi de sağlığına kavuşurken, 245 kişi hayatını kaybetti.

“Tabloya her gün bakın”

Güncel tabloyu sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, “Tabloya kaç kişi bakacak? Salgın gündemiyle yaşamaya alıştık. Salgının gerektirdiği tedbirler konusundaysa alışkanlıklar sıkı değil. Tabloya her gün bakın. İhmal edilen tedbirleri hatırlamanıza yardımcı olur. Ertelemişseniz aşıyı gündeme almanızı sağlar” dedi.

Aşılamada son durum

Güncel verilerde, salgına karşı devam eden aşılama çalışmalarıyla ilgili son bilgiler de yer alıyor. Buna göre, birinci doz Türkiye ortalaması yüzde 76.81, ikinci doz ortalaması yüzde 58.84, birinci, ikinci ve üçüncü doz toplamı ise 92 milyon 710 bin 374 oldu.

Trafiğe Kaydı Yapılan Taşıt Sayısı Yüzde 15,8 azaldı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ‘Temmuz 2021 Motorlu Kara Taşıtları’ verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 15,8 azalırken bir önceki aya göre yüzde 12,1 arttı.

Haber Merkezi / Temmuz ayında 116 bin 988 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı. Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 54,0’ını otomobil, yüzde 24,3’ünü motosiklet, yüzde 14,7’sini kamyonet, yüzde 3,7’sini traktör, yüzde 2,5’ini kamyon, yüzde 0,5’ini minibüs, yüzde 0,2’sini otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonette yüzde 55,6, otomobilde yüzde 21,8, minibüste yüzde 14,8, kamyonda yüzde 10,9 artarken özel amaçlı taşıtlarda yüzde 56,5, traktörde yüzde 30,2, otobüste yüzde 15,5 ve motosiklette yüzde 10,0 azaldı.

Temmuz ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı kamyonda yüzde 52,4, kamyonette yüzde 6,0 artarken, özel amaçlı taşıtlarda yüzde 83,0, otobüste yüzde 57,9, minibüste yüzde 25,9, otomobilde yüzde 23,9, motosiklette yüzde 8,6 ve traktörde yüzde 6,5 azaldı.

Temmuz ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 54,3’ünü otomobil, yüzde 16,3’ünü kamyonet, yüzde 14,7’sini motosiklet, yüzde 8,0’ını traktör, yüzde 3,5’ini kamyon, yüzde 2,0’ını minibüs, yüzde 0,9’unu otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

666 bin 610 adet taşıtın devri yapıldı

Temmuz ayında devri (1) yapılan taşıtların yüzde 69,9’unu otomobil, yüzde 15,8’ini kamyonet, yüzde 7,3’ünü motosiklet, yüzde 2,6’sını traktör, yüzde 1,9’unu kamyon, yüzde 1,9’unu minibüs, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Temmuz ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 15,2’si Fiat, yüzde 13,4’ü Renault, yüzde 9,7’si Volkswagen, yüzde 8,8’i Hyundai, yüzde 7,3’ü Toyota, yüzde 5,7’si Dacia, yüzde 5,2’si Skoda, yüzde 4,0’ı Honda, yüzde 3,9’u Opel, yüzde 3,2’si Mercedes-Benz, yüzde 3,0’ı Peugeot, yüzde 2,7’si Kia, yüzde 2,6’sı Citroen, yüzde 2,3’ü BMW, yüzde 2,2’si Audi, yüzde 2,1’i Seat, yüzde 1,8’i Ford, yüzde 1,6’sı Nissan, yüzde 1,6’sı Volvo, yüzde 0,9’u Suzuki ve yüzde 2,9’u diğer markalardan oluştu.

724 bin 277 adet taşıtın trafiğe kaydı yapıldı

Ocak-Temmuz döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 37,4 artarak 724 bin 277 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 15,7 azalarak 23 bin 909 adet oldu. Böylece Ocak-Temmuz döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 700 bin 368 adet artış gerçekleşti.

Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan 406 bin 408 adet otomobilin yüzde 60,6’sı benzin, yüzde 25,8’i dizel, yüzde 8,3’ü elektrikli veya hibrit olup yüzde 5,3’ü LPG yakıtlıdır. Temmuz ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 13 milyon 501 bin 223 adet otomobilin ise yüzde 37,9’u dizel, yüzde 36,1’i LPG, yüzde 25,1’i benzin yakıtlı olup, yüzde 0,5’i elektrikli veya hibrittir. Yakıt türü bilinmeyen(2) otomobillerin oranı ise yüzde 0,3’tür.

En fazla 1401-1500 silindir hacimli otomobil kaydı yapıldı

Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan 406 bin 408 adet otomobilin yüzde 30,9’u 1401-1500, yüzde 25,8’i 1300 ve altı, yüzde 20,8’i 1301-1400, yüzde 15,3’ü 1501-1600, yüzde 6,2’si 1601-2000, yüzde 0,7’si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

Ocak-Temmuz döneminde trafiğe kaydı yapılan 406 bin 408 adet otomobilin yüzde 40,7’si beyaz, yüzde 28,0’ı gri, yüzde 10,5’i mavi, yüzde 8,0’ı kırmızı, yüzde 6,5’i siyah, yüzde 2,1’i turuncu, yüzde 1,2’si kahverengi, yüzde 0,6’sı sarı, yüzde 0,4’ü yeşil renkli iken yüzde 2,1’i diğer renklerdedir.

IMF İle Bir Anlaşma İmzalandı Mı? Bakanlık açıkladı

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını nedeniyle üye ülkeleri desteklemek amacıyla çıkardığı 650 milyar dolarlık SDR tahsisatından Türkiye’ye düşen payıyla ilgili açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanlığı, açıklamasında “IMF ile bir anlaşma imzalanmamış ya da program ilişkisine girilmemiştir” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / 650 milyar dolarlık tahsisattan Türkiye’nin payına düşen miktarın 6,3 milyar dolar olduğu belirtilen açıklamada ayrıca, “SDR tahsisatı tutarı uluslararası rezervlerimizde yer almakla birlikte, Bakanlığımızın TCMB nezdindeki hesaplarında takip edilecektir” ifadelerine yer verildi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, IMF’nin koronavirüs salgını nedeniyle üye ülkeleri desteklemek amacıyla çıkardığı 650 milyar dolarlık SDR tahsisatından Türkiye’ye düşen payıyla ilgili açıklama yaptı. Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle;

“Basın yayın organlarında IMF SDR (Special Drawing Rights – Özel Çekme Hakkı) tahsisatına ilişkin gerçeği yansıtmayan bilgilerin yer aldığı ve tezvirat yapıldığı görülmektedir.

Ülkemiz 1947 yılından bu yana IMF üyesi olup, bahse konu kuruluşta yüzde 0,98 sermaye payına sahiptir.

“Koşulsuz rezerv desteği”

IMF, 23 Ağustos 2021 tarihinde Kovid salgını nedeniyle üye ülkeleri desteklemek amacıyla toplam 650 milyar ABD Doları tutarında SDR tahsisatı, başka bir ifadeyle koşulsuz rezerv desteği sağlamıştır.

SDR tahsisatları üye 190 ülkeye kota payları oranında yapılmaktadır. Örneğin bu son tahsisatla  ABD’ye 112,9 milyar ABD Doları, Almanya’ya 36 milyar ABD Doları, Güney Afrika’ya 4,15 milyar ABD Doları tutarında rezerv imkânı sağlanmıştır. Türkiye’ye ise, IMF’deki kota payına karşılık gelmek üzere 6,3 milyar ABD doları tahsis edilmiştir.

“Tüm üye ülkelerin kullanımına açılmış bir  kaynaktır”

IMF ile bu konuda bir anlaşma imzalanmamış ya da program ilişkisine girilmemiştir. Bu imkân, tüm üye ülkelerin kullanımına açılmış bir  kaynaktır.

SDR tahsisatı tutarı uluslararası rezervlerimizde yer almakla birlikte, Bakanlığımızın TCMB nezdindeki hesaplarında takip edilecektir. SDR tahsisatına ilişkin bilgilere IMF’nin internet sitesinden ulaşılabilmektedir.”

CHP’den İstanbul Sözleşmesi’nin fesih kararının iptali için Danıştay’a başvuru

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararına karşı daha önce kadın örgütleriyle yaptıkları başvuruyu bugün de tüm CHP grubu adına yaptıklarını duyurdu. Türkiye, Cumhurbaşkanı Kararı ile İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılmıştı.

Haber Merkezi / CHP, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararının yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’a başvurdu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca ile Grup Başkanvekili Özgür Özel, başvurunun ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundular.

Açıklamasında “Danıştay’a bu kararın yok sayılması, iptali ve yürütmesinin durdurulması yönünde üç talepli başvurumuzu az önce yaptık” diyen Özel,  özetle şunları söyledi;

“İlk olarak usul yönünden bu kararın yok olduğunu iddia ediyoruz ve bu yokluğun tespitini istiyoruz. İkincisi yapılan işlemin tamamen anayasaya aykırı olduğunu tüm yönleriyle delillendiriyor ve anayasaya aykırılık yönünden iptal etmesini istiyoruz. İstanbul Sözleşmesi’nden çekilindi onun yarattığı olumsuz iklimin hem şiddeti uygulayanlarda hem de kanunları uygulama yükümlülüğü olanlarda yarattığı, kadınlar aleyhine olumsuz etkiyi de hepimiz görüyoruz. Yılın ilk üç ayında 88 kadının katledildiği bir ülkede, AKP İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmeye çalışıyor. Bu yüzden de Danıştay’dan ivedilikle bu Cumhurbaşkanlığı Kararı’nın yürütmesinin durdurmasını istiyoruz. AKP’nin yaptığı tek iyi iş ne diye sorsanız İstanbul Sözleşmesi’ni söylerdik. 19 yıldır yaptıkları en iyi işten geri dönüyorlar. Coğrafi ev sahibi, ilk kabul eden ülke olduğumuz, üzerine titrediğimiz bu önemli meseleden AK Parti’nin bu şekilde çekiliyor olması elbette sadece kadınların meselesi değildir. Bu Türkiye’yi seven tüm yurttaşların meselesidir. İstanbul Sözleşmesi’ni savunmak hayatı savunmaktır. Bu savunmaya hep birlikte, omuz omuza, gururla, inatla devam edeceğiz. Bir aydır partimizin hukukçularının yürüttüğü titiz çalışma sonucunda CHP Grubu olarak, bu sözleşmeye istisnasız tüm milletvekillerinin oy verdiği bir grup olarak, sözleşmeden çekilme yetkisinin TBMM’de olduğunu bir kez daha vurgulayarak, Danıştay’a bu kararın yok sayılması, iptali ve yürütmesinin durdurulması yönünde üç talepli başvurumuzu az önce yaptık.”

“İstanbul Sözleşmesi hala yürürlüktedir”

Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca da İstanbul Sözleşmesi’nden çekilme kararıyla “Kadın beyanı esastır” ilkesine uyulmadığını belirterek şöyle konuştu:

“Bugün, İstanbul Sözleşmesi’nden bir gece yarısı Cumhurbaşkanlığı kararı ile çıkılması sonrasında CHP örgütleri olarak başlattığımız mücadelenin bir başka aşamasındayız. Bu sadece bir kadın meselesi olmayıp, toplumun kadın erkek tüm bireylerini ilgilendiren bir mesele olduğu mesajını da vermek istedik. İstanbul Sözleşmesi hala yürürlüktedir. İstanbul Sözleşmesi, TBMM’de yürürlüğe girmiştir. Bu kanun yürürlükte olduğu sürece Cumhurbaşkanının bir kararname ile sözleşmeden çekiliyorum demesi hukuk literatüründe yok hükmündedir. İstanbul Sözleşmesi 18 yaşından küçük çocuklarımızın zorla evlendirilmesinin önüne geçen bir sözleşmedir.”

İstanbul Sözleşmesi

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan uluslararası insan hakları sözleşmesidir.

Sözleşme, Avrupa Konseyi tarafından desteklenmektedir ve taraf devletleri hukukî olarak bağlar. Sözleşmenin dört temel ilkesi; kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir. Kadına karşı şiddeti bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan, bağlayıcı nitelikte ilk uluslararası düzenlemedir. Tarafların sözleşme kapsamında vermiş oldukları taahhütler, bağımsız uzmanlar grubu GREVIO tarafından izlenmektedir.

2020 yılında 177 bin işçi Kod-29 bahanesiyle işten çıkarıldı!

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR), 2020 yılında 176 bin 662 işçinin Kod-29 nedeniyle işten çıkarıldığını açıkladı. Açıklamada işten çıkarılanların 34 bin 145’in kadın ve 142 bin 517’sinin ise erkek işçi olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / DİSK-AR, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgını nedeniyle işten çıkarmanın yasak olduğu 2020 yılında 176 bin 662 işçinin Kod-29 gerekçesiyle işten çıkarıldığını açıkladı.

Açıklamada işten çıkarılanların 34 bin 145’in kadın ve 142 bin 517’sinin ise erkek işçi olduğu belirtildi. Açıklanan verilere göre, Kod-29 ile işten çıkarılanların sayısı ayda ortalama 14 bin 772 ve günde ortalama 491 kişi oldu.

DİSK-AR tarafından yapılan açıklama şöyle;

Kamuoyunda “Kod-29” olarak bilinen ve işçinin iş sözleşmesinin işveren tarafından İş Kanunu’nun 25-II maddesinde yer alan “Ahlak ve iyi niyet kurallarına uymayan haller ve benzerleri” gerekçesi ile feshedilmesi çalışma yaşamının kanayan bir yarasıdır.

Bilindiği gibi Sosyal Güvenlik  Kurumu (SGK) işten çıkarma veya ayrılma kodlarına ilişkin verileri yayımlamıyor. DİSK-AR tarafından CİMER başvurusu ile SGK’den elde edilen verilere göre 2020 yılında 176 bin 662 işçi Kod-29 nedeniyle işten çıkarıldı. 34 bin 145 kadın ve 142 bin 517 erkek işçi Kod-29 bahanesiyle işten çıkarıldı. Böylece Kod-29 ile işten çıkarılanların sayısı ayda ortalama 14 bin 772 ve günde ortalama 491 kişi oldu.

Kod-29 ile işten çıkarılan işçiler kıdem tazminatı ve ihbar öneli/tazminatı alamıyorlar.  Ayrıca Kod-29’dan çıkarılan işçiler İşsizlik Sigortası Fonu’ndan işsizlik ödeneğinden yararlanamıyor.

İşverenlerin uzun yılardır, işçilerin kıdem ve ihbar tazminatı haklarını gasp etmek için başvurdukları bu yöntem, Covid-19 döneminde uygulanan işten çıkarma yasağını delmek için de kötüye kullanılıyor. İş Kanunu’nun 25-II maddesi işten çıkarma yasağının istisnalarından birini oluşturuyor.

Ekonomist Özgür Demirtaş: Kayış koptu maalesef

Ünlü ekonomist Özgür Demirtaş, sosyal medya hesabından TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamları üzerine yaptığı değerlendirmede, “Üretici enflasyonu %31.20… Kayış koptu maalesef. Elbette tüketiciye yansıyacak…” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Ünlü ekonomist Özgür Demirtaş da sosyal medya hesabından Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Mart ayı enflasyon verilerini değerlendirdi. Demirtaş, “Üretici enflasyonu %31.20… Kayış koptu maalesef. Elbette tüketiciye yansıyacak…” dedi.

TÜİK, Mart ayı Tüketici Fiyat Endeksi verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre enflasyon martta yüzde 1.08 artarken, yıllık bazda yüzde 16.19’a yükseldi.

Verilere göre, mart ayı itibarıyla 12 aylık ortalamalar dikkate alındığında, tüketici fiyatları yüzde 13.18, yurt içi üretici fiyatları yüzde 17.04 arttı.

TÜİK’in konuya ilişkin açıkladığı veriler şöyle;

2021 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,08, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3,71, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 16,19 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde  13,18 artış gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 7,43 ile giyim ve ayakkabı, %8,01 ile haberleşme ve yüzde 8,33 ile eğitim oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 24,85 ile ulaştırma, yüzde 23,64 ile ev eşyası ve yüzde 21,49 ile çeşitli mal ve hizmetler oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı Mart ayında ulaştırma grubunda değişim gerçekleşmedi. En az artış gösteren diğer ana gruplar yüzde 0,54 ile ev eşyası ve yüzde 0,70 ile konut oldu. Buna karşılık, 2021 yılı Mart ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 3,70 ile sağlık, yüzde 2,77 ile eğitim ve yüzde 2,60 ile lokanta ve oteller oldu.

Mart 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 93 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 35 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 287 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de 2021 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 1,26, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 3,73, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 17,49 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 13,25 artış gerçekleşti.