Aksaray: Koca Köprü

Koca Köprü; Aksaray’ın Gülağaç İlçesi, Demirci Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Demirci-Gülağaç arasında, Karasu Deresi üzerinde inşaa edilmiştir.

Köprü üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren bir kitabe bulunmamaktadır. Ancak 1041 / 1631 tarihli bir arsa satış kaydında, arsanın sınırları zikredilirken, köprü de zikredilmektedir.

Sağlam olan köprü hemen yanında yer alan modern köprü nedeni ile aktif olarak kullanılmamaktadır. Yolunun uzunluğu 21.50 m., genişliği de 3.40 m.’dir. Kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanan yolu iki yöne eğimli köprüler grubundandır.

Köprünün yolu sonradan düzleştirilmiştir. Yapı yuvarlak kemerli beş göze sahiptir. Köprünün orta gözü büyük olup 3.80 m. genişliğindedir. Menba yönünde gözler arasına denk gelen yerlerde üçgen formunda üç tanesi sağlam bir tanesi oldukça harap olmuş dört adet sel yaran bulunmaktadır.

Gözlerden kenarlarda olanları yarı yerine kadar toprakla dolmuştur. Büyük gözün kuzeydoğusundaki gözü 2.95 m., güneybatısındaki gözü ise 3.20 m., diğer iki göz de 2.00 m. genişliğindedir. Düzgün kesme ve kaba yonu taş malzemeden inşa edilmiştir.

Aksaray: Bekar Sultan Türbesi

Bekar Sultan Türbesi; Aksaray’ın Gülağaç İlçesi, eski adı Nenezi, yeni adıyla Bekar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Turasan Dede Türbesi olarak da adlandırılmaktadır. Kümbetin üstünde kim tarafından ve kimin için ne zaman yaptırıldığının gösteren bir kitabe mevcut değildir. Bundan dolayı da tarihlendirme hususunda çeşitli tartışmalar bulunmaktadır.

Kümbet, tarlalarının arasında harap bir halde iken son zamanlarda restore edilmiştir. Soyguncular tarafından içi kazılmış ve ayrıca külahın uç kısmı ile külahın güneybatı kısmı bal toplamak için köylüler tarafından dinamitlenerek yıkılmış. Son restorasyonda yıkılan bu yerler tamir edilmiştir.

Kaide ve gövdesi kırmızımtrak renkte düzgün kesme taştan, mukarnaslı korniş, kubbe ve külah ise tuğla malzemeden inşa edilmiştir. Kümbet tek katlı olup içten ve dıştan sekizgen planlı, içten kubbe dıştan ise sekizgen piramidal bir külahla örtülüdür. Sekizgen gövde taştan kare bir kaide üzerinde yükselmektedir.

Giriş kapısı batı cephesinde olup sivri kemerlidir. Dıştan ters “U” biçiminde dolanan bir bordür ile sınırlandırılarak dikdörtgen bir çerçeve içine alınmıştır. Kapı içten dikdörtgen bir niş içine alınmıştır. Yapı içten sekizgen bir plan arz etmekte olup duvarlar, tromplar ve kubbe içi bugün bir kısmı dökük olsa da tamamen beyaz sıvalıdır.

 

Aksaray: Sofular Eski Camii

Sofular Eski Camii; Aksaray’ın Gülağaç İlçesi, Sofular Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapı üzerinde kitabeler yer almaktadır. İnşaa tarihi silinmiştir. Köylülerden alınan bilgiye göre eski cami olan kaya oyma mekan, 1954 yılında Demircili ustalar tarafından genişletilerek günümüzdeki yapı ortaya çıkmıştır. Cami sağlam olup ibadete kapalıdır. Doğu ve kuzeydoğudan ana kayaya bitişik haldedir. Doğu-batı yönünde dikdörtgen planlı olup 17.65 X 14.65 m. ölçülerindedir.

Düzgün kesme taş malzemeden inşa edilmiştir. Caminin cepheleri genelde sade olup pencere düzenlemesi iki katlıdır. Güney cephede doğudaki tek kat ve üst seviyede olmak üzere üç adet, batı cephede üçerden altı adet, kuzey cephede ise bir tanesi üstte ve giriş kapısının üstünde olmak üzere üç tane düz lentolu pencere iç mekanı aydınlatmaktadır.

İç mekan, iki sıra halindeki payeye oturan kemerlerin taşıdığı ve kuzey-güney yönünde uzanan üç adet beşik tonoz ile örtülüdür. Tonozlar içten dörder adet atkı kemeri ile desteklenmiştir. Dıştan düz dam örtüye sahiptir. Caminin minaresi bulunmamaktadır. Ancak, caminin güneybatısında ve yerde tespit edilen çokgen sütun parçalarından yapının bir zamanlar köşk minareye sahip olduğu anlaşılmaktadır.

Harime giriş kuzey cephedeki düz lentolu kapı ile sağlanmaktadır. Harim bir tanesi eski cami olmak üzere iki mekandan oluşmaktadır. mevcut iç mekan 20.60 X 12.60 m. ölçülerindedir. Eski mekan harimin kuzeydoğusunda olup tamamen kaya oyma tarzında olup kuzey-güney yönünde uzanan düzgün olmayan dörtgen bir forma sahiptir. 8.65 X 3.95 m. ölçülerindedir.

Kıble duvarının ortasındaki mihrap yarım daire formundan bir nişe sahiptir. Kavsarası yatay oluk silme şeklinde olup beş sıra halinde düzenlenmiştir. Niş dıştan yuvarlak kemer formunda kaval ve oluk silmelerle sınırlandırılmıştır. Yuvarlak kemer dıştan dörtgen bir silme ile dikdörtgen bir görünüme dönüştürülmüştür. Orijinal minberi bulunmamaktadır

Aksaray: Camiliören Camii

Camiliören Camii; Aksaray’ın Gülağaç İlçesi, Camiliören Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapı üzerinde kim tarafından ve ne zaman yaptırıldığını gösteren herhangi bir kitabe yoktur. Cami, etrafı ihata duvarı ile kuşatılmış bir bahçe inindedir. Kuzey-güney yönünde uzanan dikdörtgen planlı cami 17.70 X 12.30 m. ölçülerindedir. Yapı düzgün kesme taş malzemeden inşa edilmiştir. Kuzeyinde son cemaat yeri, son cemaat yerinin üstünde ise köşk minaresi bulunmaktadır. Sağlam olan cami ibadete açıktır.

Caminin cepheleri sade olup sarı boyalıdır. Cephelerdeki tek hareketlilik son cemaat yerine açılan kuzeydoğu ve kuzeybatıda birer adet, harime açılan, güney cephede iki adet pencere iç mekanları aydınlatmaktadır. Kuzeybatı cephedeki kapı açıklı ile pencereler düz lentoludur. Kuzey cephe, kuzeyindeki mekan nedeniyle sağır bırakılmıştır.

Harim, doğu-batı yönünde uzanan iki adet beşik tonoz ile örtülüdür. Beden duvarının köşelerinde tonozlar duvarın köşesine uygun bir şekilde köşeli olarak verilmiştir. Tonozlar içten iki adet atkı kemeri ile desteklenmiştir. Dıştan ise düz dam örtülüdür. Son cemaat yeri ise üç bölümlü olup orta kısmı kaburgalı çapraz tonoz, yan kısımlar da ikişer atkı kemeri ile desteklenen sivri beşik tonoz ile örtülmüştür. Dıştan ise kaburgalı tonoz kubbe şeklinde belirgin iken diğer kısımlar düz dam şeklindedir.

Caminin son cemaat yerinin orta kısmının üstünde köşk minaresi yükselmektedir. Minare köşeleri pahlı kare kesitli dört sütun üzerindeki dört adet yuvarlak kemere oturan bir konik külahla sonlanmaktadır. Minareye çıkış ise son cemaat yerinin batısındaki bir merdivenle sağlanmaktadır. Kuzeybatı cephedeki düz lentolu kapıdan son cemaat yerine geçilmektedir. Son cemaat yeri doğu-batı yönünde uzanan dikdörtgen planlıdır. 10.60 X 4.70 m. ölçülerindedir. Batı duvarındaki düz lentolu, doğu duvarındaki basık kemerli iki adet pencere iç mekanı aydınlatmaktadır.

Kıble duvarının ortasında yarım daire formunda niş, yuvarlak kemer kavsaralıdır. Nişi ters “U” şeklinde bir kaval silme kuşatmaktadır. Niş en dışta iki yandan yarım daire şeklinde bire sütunce ile sınırlandırılmıştır. Sütunceler kare başlıklı olup profilli bir konsolu taşımaktadır. Nişin içinde düğüm yapmış bir perde motifi, kavsarasında ise istiridye kabuğu yivini anımsatan bir süsleme görülmektedir. En dıştaki sütuncelerin önde silindirik formda birer taş şamdana yer verilmiştir.

Güneybatı köşedeki minber taş malzemedendir. Süpürgelik ve geçit kısmı ahşap malzeme ile kapatılmıştır. Aynalık kısmında saplı ve yapraklı iki adet gül motifi görülmektedir. En dıştan çiçek, kıvrık dal ve yaprak desenli bitkisel süslemeli bir bordür aynalığı sınırlandırmaktadır. Yuvarlak kemerli köşk dört sütun üzerinde yükselmektedir. Köşkün üstünde konik külah yer almaktadır. Minber kapısı üç dilimli kemer biçimindedir. Üzerinde basit bitkisel bezemeler vardır.

Aksaray: Demirci Camii

Demirci Camii; Aksaray’ın Gülağaç İlçesi, Demirci Kasabası, Eski Cami Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Yapı üzerinde cami hakkında bilgi veren iki adet kitabe vardır. İlk kitabe “Hakkı Usta ve 1286 / 1869” ifadeleri yer alır almaktadır. Diğer kitabe ise caminin genişletmesine aittir olup Cemal Usta tarafından 1934 yılında gerçekleştirilmiştir. Kitabelere göre, XVIII. yy sonu, XIX. yy başlarında yapılmış olmalıdır.

Meyilli bir arazi üzerinde olup iki katlı, minareli bir yapıdır. Güney ve batıdan komşu yapılara bitişiktir. Doğu-batı yönünde uzanan ve düzgün olmayan dörtgen bir plana sahip yapı mihraba dikey sahınlardan oluşmaktadır. 18.05 X 12.75 m. ölçülerindedir. Beden duvarlarında moloz ve kesme taş malzemeler kullanılmıştır.

Cami güney ve batıdan komşu yapılara bitişik olmasına karşın sadece güney cephesinde ve üst kısımda düz lentolu üç adet pencere; doğu cephede düz lentolu iki adet, kuzeydoğuda ve kuzey cephelerde ise birer adet düz lentolu pencere iç mekan aydınlatmaktadır.

İç mekan, altı adet paye ile taşınan dört adet beşik tonozla örtülüdür. Tonozlar içten ikişer adet atkı kemeri ile desteklenmiştir. Dıştan ise düz dam şeklinde örtülmüştür.

Caminin iki adet minaresi vardır. Orijinal minare köşk minare tipinde olup yapının üstünde ve güneydoğu köşede yer almaktadır. Taş minare, yivlenmiş kare kesitli dört sütun üzerine oturan kaş kemer üzerinde yükselen bir alemden oluşmaktadır. Sonradan eklenen minare ise caminin kuzeybatısında olup silindirik gövdeli ve tek şerefelidir.

Harime giriş kuzey cephenin doğusundaki basık kemerli kapıdan sağlanmaktadır. Giriş kapısından altı basamaklı bir merdivenle iç mekana çıkılmaktadır. Doğu-batı yönünde uzanan düzgün olmayan dörtgen planlı yapı 16.05 X 10.75 m. ölçülerindedir. Harim doğu-batı yönünde düzenlenmiş iki sıra halindeki üçerden dört adet payeye oturan sivri kemerlerin taşıdığı mihraba dikey uzanan dört sahından oluşmaktadır.

Kıble duvarının ortasında mihrap yarım daire formunda ve geometrik bezemeli kavsaralıdır. Niş içi sade bırakılmıştır. Kavsarada ise, yatay sılanmış basit geometrik motifler vardır. Niş, dıştan basık kemer şeklinde profilli sade silmelerle kuşatılmıştır.

Nişin her iki yanında kara altlık üstünde silindirik formda birer şamdan görülmektedir. Güneybatı köşedeki minber ahşap malzemeden olup sonradan eklenmiştir. Kıble duvarında yarım daire şeklindeki hafif nişin önünde dikdörtgen şeklinde bir ahşap vaaz kürsüsü görülmektedir.

İç mekanın kuzeyinde ahşap mahfil vardır. Kuzeydeki ahşap merdivenle mahfile çıkılmaktadır. Mahfil orijinal üç sahını kaplayacak şekildedir. Doğudaki son sahın içinde mahfil bulunmamaktadır.

 

Aksaray: Güvercin Kayası

Güvercin Kayası; Akaray’ın Gülağaç İlçesi, Çatalsu Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. İlçe merkezinden Çatalsu Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür.

Anadolu’daki kale kent modelinin öncüsü olan Güvercin Kayası, Melendiz su kıyısında 7 bin yıllık geçmişiyle Anadolu tarihine ışık tutuyor. Günümüzde Mamasın Baraj Gölü içinde yüksek bir kaya kütlesinin üzerine konuşlanmış yerleşme, MÖ 5200-4750 yıllarına tarihlenmektedir. Yerleşme, çevredeki eski göç yollarına da hakim konumdadır.

Güvercin Kayası’nda arkeolojik kazı çalışmaları 1996 yılında başlarken, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Prehistorya Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Sevil Gülçur başkanlığında uluslararası bir ekiple sürdürülmektedir. Orta Kalkolitik Dönem’den bugünlere ulaşan Güvercin Kayası, İç Anadolu’da ”kale kent’‘ olarak tanımlayabileceğimiz yerleşme türünün bilinen ilk ve en eski öncü örneğidir.

Ancak düzenli bir köy olarak tanımlanabilecek bu yerleşmenin buluntuları, çok daha sonraları kurulacak Anadolu modeli kentlerin nasıl evrimleştiği konusunda çok önemli bilgiler sağlamaktadır. Kazılar sırasında ele geçen damga mühürler ve bazı çanak çömlek de yerleşmenin uzak bölgelerle, özellikle de Doğu Anadolu-Kuzey Mezopotamya ile olan ilişkilerine işaret etmektedir.

Köy, kayalığın zirve düzlüğünü kuzeyden kapatan sur duvarlarıyla iç kale ve aşağı yerleşme olarak ikiye ayrılmıştır. Ağır bir yangınla sonlanan iç kale konutları, aşağı yerleşme konutlarına göre daha büyük ve buluntular açısından da daha zengindir. Önceden planlanarak yaşama geçirilen mimarisi, günümüz sıra evlerini anımsatmaktadır. Yerleşme düzeni kayalığın doğal yapısıyla uyumlu, sokaklarla birbirinden ayrılan, konut adaları içinde düzenlenmiş, dar uzun, 20-30 metrekarelik tek odalı evleri yansıtmaktadır.

Duvarlarını ortaklaşa kullanan bu evlerin arka bölümünde bir ailenin ihtiyacı olan zahirenin saklandığı kiler bölmesi yer almaktadır. Çifte kulesi ile kayalığın zirve düzlüğünü teras ve yamaç konutlarından ayıran sur duvarı sınıfsal ayrışmanın başladığının somut örneğidir. Zirve düzlüğünü güneyden ve batıdan çeviren sarp kayalık da doğal bir koruma hattı niteliğindedir.

Ekonomileri, tarım ve hayvancılığa dayanmaktadır. Başlıca tarım ürünleri buğday ve arpa, evcil hayvanlarıysa koyun, keçi ve sığırdır. Çanak çömlek üstüne kabartma olarak işlenmiş stilize hayvan başları, karşıdan bakıldığında bir boğanın başını anımsatan çift gözlü öğütme sekileri hayvanların köy yaşamındaki hem ekonomik hem de kült yaşamı açısından önemini vurgulamaktadır.

Kazılardan elde edilen hayvan kemikleri ala geyik, ulu geyik, karaca, yaban sığırı, yaban koyunu, yaban keçisi, atgiller ve hatta arslan gibi yırtıcıların da çevrede yaşadığını belgelemektedir. Bizleri geçmişimize ait pek çok konuda aydınlatan Güvercin Kayası, günümüzde de Mamasın Barajı Gölü ve çevresinde barındırdığı canlı yaşamı ile bütünleşmektedir.

Aksaray: Narlıgöl

Narlıgöl; Akaray’ın Gülağaç İlçesi, Sofular Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Sofular Köyü’ne günün belirli saatlerinde toplu taşıma araçları ile ulaşmak mümkündür.

Kalsiyum, sodyum ve bikarbonat açısından çok zengin olduğu için çeşitli hastalıklara iyi geldiği belirtilen Narlıgöl (Acıgöl) termal suyu, yerli ve yabancı turistler tarafından keşfedilmeyi bekliyor. Dört mevsim farklı doğal güzellikleri ile ziyaretçilerini büyüleyen krater gölü Narlıgöl, 65 derece sıcaklıktaki suyu sayesinde termal turizm potansiyeliyle de dikkat çekiyor.

Özellikle sedef başta olmak üzere romatizmal ve cilt hastalıklarının tedavisine uygun olan şifalı suyun kan dolaşımı, kalp, damar, tansiyon ve nörolojik hastalıklara da iyi geldiği düşünülüyor. Ayrıca uygun dozda kullanılması helyoterapi imkânı da sunuyor. Son yıllarda Narlıgöl, su seviyesinin azalmasına bağlı olarak kalp şeklini alırken, eşsiz ve romantik görüntüsüyle ziyaretçilerini kendisine hayran bırakmaktadır.

 

Aksaray: Aşıklı Höyük

Aşıklı Höyük; Akaray’ın Gülağaç İlçesi, Kızılkaya Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Aşıklı Höyük avcı, toplayıcı ve göçerlerin yerleşik hayata geçtiği Orta Anadolu’da bilinen ilk köydür. Aşıklı halkı, esas olarak avcı ve toplayıcı bir topluluk olmanın yanı sıra ilk tarım topluluklarındandır.

Mimarlık tarihi açısından Anadolu’nun geleneksel bitişik düzendeki dörtgen planlı kerpiç mimarisinin en eski örneği Aşıklı Höyük’te izlenir. Tıp tarihi açısından bir ilk de burada gerçekleşmiş ve genç bir kadına dünyadaki ilk beyin ameliyatı yapılmıştır. Ameliyat izlerinin bulunduğu kafatası ve Aşıklı Höyük’ten çıkarılan diğer buluntular Aksaray Müzesi’nde sergilenmektedir.

Araştırmalar, Aşıklı halkının yerleşik hayata geçtikten sonra tarımla uğraşmaya başladığını göstermektedir. Daha önce yabani halde toplanan tahıllar ve bitkiler, Aşıklı sakinleri tarafından ilk kez tarıma alınmıştır. Arpa, buğday, mercimekgillerin hem yabani hem tarıma alınmış türleri karbonlaşmış tabakalar halinde kazılar sırasında ortaya çıkarılmıştır.

Kazılarda bulunan hayvan kalıntıları, yoğun ve bilinçli avcılık yapan yerleşiklerin en sık avladıkları hayvanların koyun, keçi, yaban sığırı, domuz, kızıl geyik, alageyik ve karaca olduğunu göstermektedir. Bölgenin jeolojik oluşumundan kaynaklanan ve volkanik cam adıyla bilinen obsidyen, Aşıklı halkının avcılık, kasaplık, post ve deri işçiliği gibi her türlü günlük faaliyetlerini yürütmelerini sağlayan aletlerin ve silahların hammaddesi olmuştur.