ABD Başkanı Biden’dan ‘İstanbul Sözleşmesi’ açıklaması

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin açıklama yapan ABD Başkanı Joe Biden, “Bu, küresel çapta kadına karşı şiddete son vermeyi amaçlayan uluslararası hareket için cesaret kırıcı bir geri adım.” dedi. Biden, açıklamasının devamında, “Kadınların şiddete uğramadıkları toplumlar yaratabilmek için daha fazlasını yapmalıyız” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Joe Biden, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesine ilişkin yazılı bir açıklama yaptı Biden, çekilmeyi ‘derin bir hayal kırıklığı ve cesaret kırıcı bir geri adım’ olarak niteledi. Biden, yaptığı yazılı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi olarak bilinen Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nden aniden ve temelsiz yere çekilme kararı derin bir hayal kırıklığı yaratıyor. Dünya çapında, bu sözleşmeyi ilk imzalayan ülke olarak Türkiye’deki kadın cinayetlerindeki artış da dahil, ev içi şiddet vakalarında artışa tanıklık ediyoruz. Ülkelerin, kadınlara karşı şiddete son vermeye bağlılıklarını güçlendirmeleri ve yenilemeleri gerekir, kadınları korumayı ve saldırganlardan hesap sormayı amaçlayan uluslararası sözleşmelerden çekilmeleri değil. Bu, küresel çapta kadına karşı şiddete son vermeyi amaçlayan uluslararası hareket için cesaret kırıcı bir geri adım.”

ABD Başkanı Biden, “Kadınların şiddete uğramadıkları toplumlar yaratabilmek için daha fazlasını yapmalıyız” dedi.

İstanbul Sözleşmesi kararı

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden ayrıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasını taşıyan kararda şu ifadeler yer aldı:

“Türkiye Cumhuriyeti adına 11/5/2011 tarihinde imzalanan ve 10/2/2012 tarihli ve 2012/2816 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile onaylanan Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nin Türkiye Cumhuriyeti bakımından feshedilmesine, 9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 3’üncü maddesi gereğince karar verilmiştir.”

İstanbul Sözleşmesi

Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi ya da bilinen adıyla İstanbul Sözleşmesi, 45 ülke ve Avrupa Birliği tarafından imzalanan, kadına yönelik şiddet ve aile içi şiddeti önleme ve bununla mücadelede temel standartları ve devletlerin bu konudaki yükümlülüklerini belirleyen Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan uluslararası insan hakları sözleşmesidir.

Sözleşme, Avrupa Konseyi tarafından desteklenmektedir ve taraf devletleri hukukî olarak bağlar. Sözleşmenin dört temel ilkesi; kadına yönelik her türlü şiddetin ve ev içi şiddetin önlenmesi, şiddet mağdurlarının korunması, suçların kovuşturulması, suçluların cezalandırılması ve kadına karşı şiddet ile mücadele alanında bütüncül, eş güdümlü ve etkili işbirliği içeren politikaların hayata geçirilmesidir. Kadına karşı şiddeti bir insan hakkı ihlali ve ayrımcılık türü olarak tanımlayan, bağlayıcı nitelikte ilk uluslararası düzenlemedir. Tarafların sözleşme kapsamında vermiş oldukları taahhütler, bağımsız uzmanlar grubu GREVIO tarafından izlenmektedir.

ABD ve AP’den ‘HDP ve Gergerlioğlu’ açıklaması

HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekiliğinin düşürülmesi ve Yargıtay tarafından HDP hakkında AYM’de açılan kapatma davası sonrası ABD ve AP’den konuya ilişkin açıklamalar geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Price, “Türkiye’deki olayları yakından takip ediyoruz” açıklamasında bulunurken, AP’nin Türkiye konusundaki iki önemli ismi, Türkiye’yi kendi Anayasa’sındaki değerlere uymaya çağrısında bulundu.

Haber Merkezi / HDP Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun vekiliğinin düşürülmesi ve Yargıtay Başsavcılığı tarafından Halkların Demokratik Partisi (HDP) hakkında Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) açılan kapatma davası sonrası ABD ve Avrupa Parlamentosu’ndan (AP) konuya ilişkin açıklamalar geldi.

AP Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor ve TBMM-AP Karma Parlamento Komisyonu (KPK) Eş-Başkanı Sergey Lagodinsky, Gergerlioğlu’nun milletvekilliğinin düşürülmesini ortak bir bildiriyle kınayarak Türkiye’ye Anayasa’sını anımsatırken, ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Ned Price, yaptığı yazılı açıklamada, HDP’nin kapatılmasına ilişkin süreci de yakından izlediklerini, bu adımı ‘Türk seçmeninin iradesini haksız yere yok saymak’ ve ‘Türk demokrasisinin altını oymak’ olarak nitelendirdi.

Sözcü Price, “Türk hükümetine, Anayasa’da yer alan güvencelere ve Türkiye’nin uluslararası yükümlülüklerine paralel olarak ifade özgürlüğüne saygı göstermesi çağrısında bulunuyoruz” ifadelerini kullandı.

“Türk yetkilileri, Anayasası ile aynı çizgide olduğunu savundukları değerlere, Avrupa standartlarına bağlılıklarına ve Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere uymaya çağırıyoruz.” diyen Nacho Sanchez Amor ve Sergey Lagodinsky, kısa süre önce açıklanan İnsan Hakları Eylem Planı’nı da anımsattıkları bildirileri şöyle:

“İnsan hakları ve hukukun üstünlüğü”

“Cumhurbaşkanı’nın insanlık onuru, insan hakları ve hukukun üstünlüğünü merkezine alan İnsan Hakları Eylem Planını sunmasından sadece iki hafta sonra, Gergerlioğlu’nun Parlamento’dan azledilmesi, gerçekliğin sancılı bir kontrolüdür. Yapılanlar, söylenenden daha önemlidir ve özellikle de bu konuda, herhangi bir yasal reform vaadinden ve AB’ye yönelik iyi niyet söylemlerinden daha yüksek sesle çıkmaktadır.”

Gergerlioğlu’nun, bir sosyal medya paylaşımı nedeniyle milletvekilliğinin düşürülmesi ve tutuklanacak olmasının ciddi bir insan hakları ihlali olduğunu belirten parlamenterler ortak açıklamalarında, “Bu adım, Türkiye’nin parlamenter demokrasisine güveni daha da zedelemiştir” dedi.

Bildiride, Gergerlioğlu’nun ateşli bir insan hakları savunucusu olduğu ve “asılsız gerekçelerle, keyfi şekilde mahkum ve hapsedilmiş kişilerin sesini duyurduğu” belirtildi. “Hedef alınması ve yargılanması tesadüf değil” diyen iki parlamenter, Gergerlioğlu ile dayanışmalarını vurgularken demokrasi isteyen sivil toplum kuruluşları ve Türk vatandaşlarını desteklemeye devam edeceklerini belirtti.

TBMM Genel Kurulu’nda, HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu hakkında mahkemece verilen ve kesinleşmiş cezaya ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi okunmuştu. Genel Kurul’da okunan tezkerenin ardından Gergerlioğlu’nun milletvekilliği düşmüştü. Gergerlioğlu, ‘terör örgütü propagandası yapmak’ suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası almıştı. Gergerlioğlu’nun cezası, Yargıtay 16. Ceza Dairesi tarafından onanmıştı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Bekir Şahin, Halkların Demokratik Partisinin (HDP) kapatılması istemiyle Anayasa Mahkemesi’nde (AYM) dava açmıştı. HDP, Eş Genel Başkanlar Pervin Buldan ve Mithat Sancar imzasıyla bir açıklama yayımlayarak karara sert tepki göstermişti.

Trump’la ilişkisi olduğunu iddia eden Stormy Daniels: En kötü 90 saniyem

Amerikalı porno yıldızı Stormy Daniels, 2006 yılında ABD Eski Başkanı Donald Trump ile cinsel ilişkiye girdiği iddiasından bahsederken, “en kötü 90 saniyem” dedi.

HABER MERKEZİ / 2006 yılında Eski ABD Başkanı Donald Trump ile cinsel ilişkiye girdiği iddia eden porno yıldızı Stormy Daniels, bunun en kötü 90 saniyesi olduğunu söyledi. ABD Eski Başkanı Trump ise Daniels’in bu iddiasını yalanladı.

Daniels, Donald Trump’ın eski avukatı Michael Cohen ile konuşurken yaptığı yorumda, Trump ile seks yapmayı beklemediğini iddia ederek, “Odadan nasıl kaçacağımı düşündüm” dedi. Daniels, “Onu kesinlikle geçebileceğimi düşündüm” diye de ekledi.

Stormy Daniels kimdir?

1979 yılında Stephanie Clifford adıyla Louisiana’da doğdu. Oyuncu olarak girdiği porno film endüstrisinde, daha sonraları yönetmenlik ve metin yazarlığı yapmaya başladı.

ABD’nin ünlü filmleri Kırk Yıllık Bekar (The 40-Year-Old Virgin) ve Kaza Kurşunu (Knocked Up) gibi filmlerde oynadı. Yüzünü Maroon Five müzik grubunun ‘Wake Up Call’ şarkı klibinden de hatırlayabilirsiniz.

Henüz 4 yaşındayken Daniels’in anne-babası ayrılmış, Daniels’i annesi büyütmüştür. Lisedeyken okul gazetesinde editörlük yapan Daniels, 4-H kulübünde başkanlık yapmıştır. 2003 yılında porno aktörü Pat Myne ile evlenmişler, 2005 yılında da evlilikleri bitmiştir.

17 yaşında Baton Rouge’da erotik dansçılık yapmaya başlamıştır. Bir erkekle oynadığı ilk film Haziran 2002’dedir. Ondan önceki filmleri kız-kız tarzındadır.

ABD’den ‘güvenli bölge’ açıklaması: Türkiye’nin endişelerini giderebiliriz

ABD Genelkurmay Başkanı Joseph Dunford, ABD Dış İlişkiler Konseyi’nde yaptığı konuşmada, uriye’deki güvenli bölgenin kontrolünün Ankara tarafından sağlanmasının Türkiye ile ABD’nin ortak çıkarlarına hizmet etmeyeceğini belirterek, Türkiye’nin endişelerini giderebileceklerini söyledi.

Konuşmasında, “Türkiye’nin Suriye ile olan sınırı ile ilgili meşru endişeleri var. Onlarla sürekli diyalog halindeyiz, son haftalarda çok fazla çalışıyoruz. Suriye’de ortak operasyon merkezi kurulması konusunda anlaşıldı” diyen Dunford, Ankara’nın Suriye’deki güvenli bölgeyi kendi başına kontrol etmesinin ikili çıkarlar için faydalı olmayacağını belirtti.

Konuşmasının devamında “Suriye’ye kendilerinin gitme olasılığı var, ama bu ortak çıkarlarımız için faydalı olmaz” diyen ABD Genelkurmay Başkanı Dunford, Demokratik Suriye Güçleri’ne (DSG) IŞİD’le mücadelede destek verdiklerini belirterek “Şu anki durumda DSG’nin IŞİD’den kalanlarla etkin mücadele edebilmek için koalisyonun desteğine ihtiyacı var. Teröristlerden kurtarılan bölgelerde güvenliğin sağlanabilmesi için yerel güçlerin eğitilmesi önemli” ifadelerini kullandı.

Suriye’de Fırat’ın Doğusu’nu kontrol eden Suriye Demokratik Güçleri’nin büyük bir bölümünü oluşturan YPG Türkiye tarafından PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak kabul ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, konuya ilişkin yaptığı son açıklamada, “Eylülün son haftasına kadar Fırat’ın doğusundaki güvenli bölge oluşumunu kendi istediğimiz şekilde fiilen başlatmakta kararlıyız” dedi.

Öte yandan Fırat’ın Doğusu’nu kontrol eden Suriye Demokratik Konseyi’nin Eş Başkanı İlham Ahmed, Associated Press’e yaptığı açıklamada, güçlerinin bir kısmının Türkiye sınırından ufak çaplı geri çekilmesiyle birlikte, Suriye’nin Kuzeydoğusu’nda olası bir “güvenli bölge” için iyi bir başlangıç yapıldığını söyledi.

YPG, sınırdaki bazı noktalardan birliklerini ve ağır silahlarını çekti

Suriye’de Fırat’ın Doğusu’nu kontrol altında tutan YPG’nin (Halk Koruma Birlikleri veya Halk Savunma Birlikleri) sınırındaki bazı noktalardan birliklerini ve ağır silahlarını çektiği iddia edildi.

Reuters ve AFP’de yer alan haberlere göre YPG, sınırdaki bazı noktalardan birliklerini ve ağır silahlarını çekti.

AFP, Türkiye ile ABD arasında yapılan güvenli bölge anlaşmasının ardından Kürt güçlerin çekilmeye başladığını belirtti. AFP’ye bilgi veren kaynaklar, çekilmenin cumartesi günü başladığını ve ilk adımların Rasulayn bölgesinde atıldığını söyledi.

Reuters’a açıklama yapan bir Kürt kaynak ise, Tel Abyad ve Rasulayn’dan çekilmenin geçtiğimiz günlerde başladığını söyledi. Kaynak, bu hamlenin YPG’nin diyalog yoluyla çözüme ulaşma konusunda ciddi olduğunu gösterdiğini belirtti.

Türkiye ve ABD bu ay başında Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge kurulması konusunda anlaşmaya varmıştı.

Türkiye’nin YPG’yi, PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak görüyor ve bu yapıyla ilişkili DSG gibi örgütlerin de ‘terör örgütü’ olarak kabul edilmesini istiyor. Ancak, Başta ABD olmak üzere Batılı güçler, Ankara’nın bu tezini kabul etmiyor. Ankara, ayrıca YPG’ye silah verilmesine de sert bir şekilde karşı çıkıyor.

Doris Day, 97 yaşında hayata veda etti!

Şarkıcı, oyuncu, yapımcı ve hayvan hakları aktivisti Doris Day, 97 yaşında hayata veda etti.

ABD’li oyuncu ve şarkıcı Doris Day’in yaşamını yitirdiği duyuruldu. Day, 97 yaşındaydı. Aynı zamanda sıkı bir hayvansever olarak da bilinen Day’in ölümünü, kendi adına kurulan hayvan hakları kurumu duyurdu.

Kurum, yaşına göre oldukça sağlıklı olan Day’in son zamanlarda ciddi bir zatürre teşhisi konulduğunu açıkladı. Day’in Kaliforniya’daki evinde hayatını kaybettiği belirtildi.

​3 Nisan 1922’de Ohio, Cincinnati’de dünyaya gelen ve gerecek adı Doris Mary Ann Kappelhoff olan sanatçı, kariyerine 1939’da bir grupta şarkıcı olarak başladı, ancak 1945’te ilk kaydı olan ‘Sentimental Journey’i kaydettikten sonra tanındı.

Sanatçı, 1938 yılında geçirdiği bir kaza sonrasında bir daha dans edemeyeceğini öğrenince şarkı söylemeyi öğrenmişti. Day’in, 1956 tarihli ‘Que Sera, Sera’ (Whatever Will Be, Will Be) şarkısı dünya çapında hit oldu.

Müzikhol ve büyük orkestralarla çalışan Doris Day, 1948’den itibaren, beyazperdeye de geçti ve birçok filmde oynadı. Day 1960 yılında Pillow Talk adlı filmdeki rolüyle En İyi Kadın Oyuncu Oscarı’na aday gösterildi. ABD’li ikon, yaklaşık 50 yılını eğlence sektörüne adadı.

Mars’ın uydusu Phobos, ilk kez dolunay formunda görüntülendi

ABD Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) tarafından gönderilen ve 2001 yılından beri Mars’ın yörüngesinde bulunan Odyssey aracı, Mars’ın uydusu Phobos’u ilk kez dolunay formunda görüntülemeyi başardı.

Odyssey’in kızılötesi kameraları tarafından yakalanan görüntülerde, dolunay ısı dereceleri nedeniyle gökkuşağı renklerinde birer ‘şeker’ gibi görünüyor.

Dolunayı yakalamak için 2017 yılından beri gözlem yapan bilim insanları, bulguların Phobos’un hangi materyallerden oluştuğunu saptamaya yardımcı olmasını umuyor.

Odyssey  projesinde çalışan bilim insanı Jeffrey Plaut, “Yeni görüntüler bir çeşit sıcaklık hedef merkezi; merkezinde en sıcakken dışarı çıkıldıkça soğuyor” dedi.

Mars’ın iki uydusundan biri olan Phobos, diğer uydu Deimos’dan daha büyük ve Kızıl Gezegen’e de daha yakın konumda bulunuyor. Phobos, yaklaşık 7 saatlik dönüş hızıyla, bir Mars günü içinde iki kere doğup batabiliyor.

ABD’de bir öğrenci sınıf arkadaşını öldürdü

ABD’de bir öğrenci kavga ettiği sınıf arkadaşını silahla vurarak öldürdü. Sınıf arkadaşını vuran öğrenci gözaltına alınırken, öğrencilerin isimleri açıklanmadı.

ABD’nin North Carolina’da bulunan Butler Lisesi’nde bir öğrenci kavga ettiği sınıf arkadaşını silahla vurdu.

Arkadaşının silahlı saldırısına uğrayan öğrenci hastaneye kaldırıldı. Hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen silahlı saldırıya uğrayan öğrenci hayatını kaybetti.

Sınıf arkadaşını vuran öğrenci gözaltına alınırken, öğrencilerin isimleri açıklanmadı.

 

 

 

Beyaz Saray Sözcüsü: Trump, Türkiye’ye çok öfkeli

Beyaz Saray Sözcüsü Sarah Sanders, Beyaz Saray’da yaptığı açıklamada, Rahip Brunson’un serbest bırakılmamasından dolayı ABD Başkanı Trump’ın Türkiye’ye çok öfkeli olduğunu söyledi.

“Başkan Trump’ın rahip Brunson, elçilik çalışanları ve diğer Amerikan vatandaşlarının serbest bırakılmamasından dolayı hayal kırıklığına uğradığı” belirten Sözcü Sanders, Türkiye’de tutuklu bulunan diğer ABD vatandaşlarının da serbest bırakılmadığına dikkat çekti.

“Türkiye’ye doğru şeyi yapmaları ve bu bireyleri serbest bırakmaları konusunda çağrılarımızı sürdüreceğiz” diyen Sanders, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın, Türkiye’nin Washington Büyükelçisi Serdar Kılıç ile Beyaz Saray’da gerçekleştirdiği görüşmesine de değindi.

Beyaz Saray Sözcüsü, Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’ın görüşmede Büyükelçi Serdar Kılıç’a konuyla ilgili endişelerini anlattığını bildirdi.