Merkez Bankası’nın 2023 Büyüme Tahmini Yüzde 3,7

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 2023 yılı büyüme tahmini 3,5’tan 3,7’ye yükseldi. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,4’den yüzde 4,6’ya yükseltildi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi 37,77’den yüzde 37,17’ye gerilerken, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 31,02’den yüzde 29,84’e geriledi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,54’ten 17,74’e yükseldi.

Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,15’ten 23,09’a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 lira iken, bu anket döneminde 24,61 lira olarak gerçekleşti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,77 iken, bu anket döneminde yüzde 37,17 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,02 iken, bu anket döneminde yüzde 29,84 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,54 ve yüzde 17,74 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,73 iken, bu anket döneminde yüzde 9,21 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,15 TL iken, bu anket döneminde 23,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 TL iken, bu anket döneminde 24,61 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Kısa Vadeli Dış Borç 161,4 Milyar Dolara Yükseldi

Buna göre kısa vadeli dış borç stoku mart sonunda yüzde 8,7 artışla 161,4 milyar dolar oldu. Bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 8,2 artarak 66 milyar dolar olurken diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,4 artışla 56 milyar dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Mart sonu itibariyle orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku ise 203,3 milyar dolar oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri Mart 2023 verilerini açıkladı. TCMB tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Mart sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stoku, 2022 yıl sonuna göre yüzde 8,7 oranında artışla 161,4 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 8,2 oranında artarak 66,0 milyar ABD doları olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,4 oranında artarak 56,0 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,3 oranında artarak 10,9 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 6,9 oranında artarak 21,7 milyar ABD doları, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 0,5 oranında artışla 16,9 milyar ABD doları olarak gerçekleşti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre %25,8 oranında artışla 16,5 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,2 oranında artarak 49,7 milyar ABD doları seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,9 oranında artarak 31,8 milyar ABD doları olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 4,0 oranında artarak 90,3 milyar ABD doları oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 13,7 oranında artarak 84,8 milyar ABD doları, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 3,4 oranında artarak 75,6 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti.

2022 yıl sonunda 676 milyon ABD doları olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Mart sonu itibarıyla 904 milyon ABD doları olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 45 milyon ABD doları olarak gerçekleşti.

2023 Mart sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 46,0’ı ABD doları, yüzde 25,0’ı Euro, yüzde 11,5’i TL ve yüzde 17,5’i diğer döviz cinslerinden oldu.

2023 Mart sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 203,3 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleşti.

Söz konusu stokun 17,1 milyar ABD dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün %21,0, Merkez Bankası’nın yüzde 19,3,  özel sektörün ise yüzde 59,7 oranında paya sahip olduğu gözlendi.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Döviz Stoku Dip Noktada: Eksi 72,7 Milyar Dolar

TCMB’nin toplam rezervlerindeki düşüş de geçtiğimiz hafta sürdü. Bankanın brüt rezervi geçen 800 milyon dolarlık düşüşle 114,1 milyar dolara, swap hariç net rezervi de 700 milyon dolarlık düşüşle -53,4 milyar dolara geriledi.

Swap dahil net rezerv ise geçtiğimiz hafta 0,4 milyar dolarlık artışla 6,8 milyar dolara yükseldi. Swap ve Hazine döviz mevduatı hariç TCMB’nin net döviz pozisyonu ise 10 Mayıs’ta -72,7 milyar dolarla tarihsel dip noktasına vardı.

Yılbaşından 5 Mayıs’a kadar olan dönemde brüt rezerv 14,7 milyar dolar, net rezerv 20,8 milyar dolar, swap hariç net rezerv 10 milyar dolar eksildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) kasadan altın satışları 9 haftadır artarak sürüyor. Bankanın brüt altın stoku rezervi bu dönemde 146,5 ton azaldı. Seçimlere doğru altın ithalatının kısıtlanması nedeniyle yurt içi altın talebi TCMB kasasından karşılanmıştı.

Sözcü Gazetesinin haberine göre, 3 Mart-5 Mayıs arasındaki son dokuz haftada bankanın brüt altın rezervi 146,5 ton düşüşle 697,5 tona, swap dahil net altın rezervi 137,2 ton düşüşle 476,2 tona, swap hariç net altın rezervi ise 133,2 ton düşüşle 425,2 tona geriledi.

Bankanın son haftalık altın satış kayıtlarına göre de yalnızca 28 Nisan-5 Mayıs haftasında brüt altın rezervi 30,6 ton azaldı. Swap dahil altın rezervindeki düşüş 31,2 ton, swap hariç net altın rezervindeki düşüş ise 30,8 ton oldu.

“Altın ithalatını sınırlamak için”

TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, geçtiğimiz hafta Enflasyon Raporu toplantısında sorulan bir soruyu yanıtlarken altın fiyatlarının iç piyasada dünya fiyatlarının çok üzerine çıkması üzerine düzenleyici bir önlem olarak altın satışına başladıklarını açıklamıştı.

Kavcıoğlu 6 Şubat depremleri sonrasında “[…] vatandaşın yanlış yönlendirilmesi sonrası” altın talebinin ve altın ithalatının arttığını, altının Türkiye’de dünyaya kıyasla 20-30 dolar fazla fiyatla satılır hale geldiğini, bunun üzerine “TCMB’nin kendi rezerv gücüyle” piyasaya girdiğini belirtmişti.

Kavcıoğlu “İthalatta herhangi bir yasaklama yok ama piyasaya destek olduğumuz için ithalat artıracak bir talep yok. Cari dengeye olumlu bir katkı oldu. Gelişmelere göre ithalat olabilir, biz de devam edebiliriz. İthalat iki aydır çok düşük seviyelere geriledi. cari dengeye olumlu katkı” demişti.

“Brüt altın rezervinde düşüş” olarak kaydedilen 146,5 ton altının değeri 5 Mayıs itibarıyla 9,6 milyar dolar tutuyor.

Altın ve döviz piyasasının kalbi olarak bilinen İstanbul  Kapalıçarşı’daysa seçimlere günler kala TCMB’nin halen altın satışlarını sürdürdüğü bildiriliyor.

Döviz stokları da düşüyor 

TCMB’nin toplam rezervlerindeki düşüş de geçtiğimiz hafta sürdü.

Bankanın brüt rezervi geçen 800 milyon dolarlık düşüşle 114,1 milyar dolara, swap hariç net rezervi de 700 milyon dolarlık düşüşle -53,4 milyar dolara geriledi. Başka bir deyişle TCMB’nin kasasına halen döviz bulunmuyor.

Swap dahil net rezerv ise geçtiğimiz hafta 0,4 milyar dolarlık artışla 6,8 milyar dolara yükseldi.

Swap ve Hazine döviz mevduatı hariç TCMB’nin net döviz pozisyonu ise 10 Mayıs’ta -72,7 milyar dolarla tarihsel dip noktasına vardı.

Yılbaşından 5 Mayıs’a kadar olan dönemde brüt rezerv 14,7 milyar dolar, net rezerv 20,8 milyar dolar, swap hariç net rezerv 10 milyar dolar eksildi.

TCMB “sözlü talimatla” bankaların döviz satışını yasakladı

14 Mayıs’a günler kala, döviz piyasasında da olağanüstü gelişmeler gözleniyor.

TCMB sözlü talimatıyla bankaların 11-12 Mayıs’ta kurumsal müşterilerine spot piyasadan döviz satışları kısıtlanırken, artan talep nedeniyle Kapalıçarşı’da kurlarda sert artış görüldü. Kapalıçarşıda dolar 21 TL üzerini gördü.

TCMB’nin sözlü talimatını Millet İttifakı’nın ekonomi uzmanlarından eski bankacı Kerim Rota, Twitter hesabından duyurdu..

Rota açıklamasında hükümetin “[…] yanlış politikalar nedeniyle ortaya çıkan ödemeler dengesi krizini seçim sonrasına ertelemek için artık günü birlik yasaklardan medet umar halde” olduğunu yazdı.

“Tek amaçları da seçime kadar iktidar partisine destek vermek. Bu uğurda enflasyonun vatandaşları ezmesi, rezervlerimizin erimesi, gelir ve servet dağılımının daha da bozulması onlar için önemli değil.

“Muhtemeldir ki 15 Mayıs sabahı iktidar partisi seçimi kaybedince kurların nereye gideceği, ödemeler dengesinin nasıl sağlanacağı da umurlarında olmayacak.”

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Cari Açık 54 Milyar Dolara Yükseldi

Türkiye ekonomisi mart ayında 4,48 milyar dolarlık cari açık verirken, 12 aylık cari açık ise 54,2 milyar dolar oldu. Şubat ayında 12 aylık cari açık 55,4 milyar dolarla 10 yılın zirvesini görmüştü.

Haber Merkezi / Mart döneminde ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6,3 milyar dolar olurken, hizmetler dengesi kaynaklı girişler ise 3,09 milyar dolar seviyesinde oldu. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2,07 milyar dolar.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Mart ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini yayımladı. Merkez Bankası’ndan ödemeler dengesine ilişkin yapılan açıklama şöyle:

“Mart ayında cari işlemler hesabı 4 milyar 484 milyon dolar açık kaydedildi. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 1 milyar 372 milyon dolar fazla verildi.

Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 6 milyar 298 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Hizmetler dengesi kaynaklı girişler 3 milyar 88 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2 milyar 67 milyon dolar oldu.

Birincil gelir dengesi kalemi 1.354 milyon dolar net çıkış, ikincil gelir dengesi kalemi ise 80 milyon dolar net giriş kaydedildi.

Finans Hesabı

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 238 milyon dolar olarak kaydedildi.

Portföy yatırımları 1 milyar 33 milyon dolar tutarında net çıkış kaydetmiştir. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 256 milyon dolar net satış ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 36 milyon dolar net alış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, Genel Hükümet 750 milyon dolar net borçlanma gerçekleştirmişken, bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 805 milyon dolar ve 745 milyon dolar net geri ödeme yapıldı.

Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 1 milyar 442 milyon dolar net azalış kaydedildi.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 610 milyon dolar ve Türk lirası cinsinden 147 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 757 milyon dolar net artış kaydedildi.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, Genel Hükümet ve bankalar sırasıyla 8 milyon dolar ve 7 milyon dolar net kullanım, diğer sektörler ise sırasıyla 464 milyon dolar net geri ödeme gerçekleşti.

Resmi rezervlerde bu ay 264 milyon dolar net azalış oldu.”

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Swap Hariç Eksi 29 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) bugün yayımladığı verileri derleyen Londra merkezli haber ajansı Reuters, bankanın net döviz rezervlerinin 6,3 milyar dolara düştüğünü yazdı.

Bu, son 20 yılın en düşük seviyesine çok yakın. Rezervler en son Temmuz 2022’de 6,07 milyar dolara düşerek rekor kırmıştı. Ajansa göre swap harici net döviz rezervleri ise eksi 29 milyar dolar civarında.

Merkez Bankası’nın (TCMB) net rezervi 28 Nisan haftasında 6,3 milyar dolara gerileyerek Temmuz 2022 sonrası en düşük seviyeyi gördü.

TCMB verilerine göre, 28 Nisan haftasında brüt rezerv 116,1 milyar dolardan 114,8 milyar dolara geriledi. Merkez Bankası’nın döviz rezervi geçen hafta 1,5 milyar dolar artarak 68,4 milyar dolara yükseldi.  Altın rezervlerindeki düşüş ise devam etti. Merkez Bankası’nın altın rezervi 49,2 milyar dolardan 46,4 milyar dolara geriledi.

TCMB’nin net uluslararası rezervi ise 8,2 milyar dolardan 6,3 milyar dolara kadar gerileyerek Temmuz 2022 sonrası en düşük seviyeye geldi. Swap hariç net rezerv ise 3,2 milyar dolar daha gerileyerek eksi 52,7 milyar dolar oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası Rezervleri Swap Hariç Net Eski -49,5 Milyar Dolar

Merkez Bankası’nın net rezervi 3,7 milyar dolarlık düşüşle 8,3 milyar dolara gerilerken, swap hariç net rezerv de 3,2 milyar dolarlık düşüşle -49,5 milyar dolar oldu. Net rezervde son 9 ayın en düşük seviyesine ulaşıldı.

Haber Merkezi / 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri öncesinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) rezervlerinde dikkat çeken düşüş geçen hafta da devam etti.

Bankanın brüt rezervi geçen hafta 5,4 milyar dolarlık düşüşle 116,1 milyar dolara geriledi. Bu rakam, son beş ayın en düşük seviyesi oldu.

Bankanın net rezervi 3,7 milyar dolarlık düşüşle 8,3 milyar dolara gerilerken, swap hariç net rezerv de 3,2 milyar dolarlık düşüşle -49,5 milyar dolara geriledi. Net rezervde son 9 ayın en düşük seviyesine ulaşıldı.

20 Nisan itibarıyla TCMB’nin rezervlerinde yurt içi bankalardan aldığı 33,8 milyar dolarlık, yabancı merkez bankalarından aldığı 24 milyar dolarlık döviz ve altın bulunuyor.

TCMB’nin swap ve Hazine dövizi hariç net döviz pozisyonu da 26 Nisan’da -67,5 milyar dolarla tarihi düşük seviyeye geriledi ve brüt rezervdeki düşüşün bu hafta da devam ettiğine işaret etti.

TCMB’nin altın rezervi de son haftalarda hızla geriliyor. 3 Mart 2023 tarihi itibarıyla 844 ton olan TCMB’nin brüt altın rezervi, 20 Nisan’da 768,3 tona kadar geriledi. 7 haftalık düşüş 71,7 ton, 20 Nisan haftasındaki düşüş 28,1 ton oldu.

TCMB son yıllarda altın rezervini dünyada en çok artıran merkez bankaları arasında yer alıyordu ancak mart başından itibaren tablo değişti.

Öte yandan, yurt içi yerleşiklerin yabancı para mevduatı geçen hafta 907 milyon dolar artışla 188,8 milyar dolara yükseldi. Parite etkisinden arındırılmış veride ise artış 1,9 milyar dolar oldu.

Bunun 839 milyon dolarlı gerçek kişilerden, 1,1 milyar dolarlı şirketlerden kaynaklandı. Kur korumalı mevduat hacmi de geçen hafta 89,2 milyar TL’lik artışla 1 trilyon 980 milyar TL’ye ulaştı.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası, Politika Faizini Yüzde 8,5 Seviyesinde Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), politika faizini yüzde 8,5 seviyesinde tuttu. Şubat ayında yapılan toplantıda politika faizini 50 baz puan düşüren TCMB, geçtiğimiz ay da faizi sabit tutmuştu.

Haber Merkezi / Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 14 Mayıs Seçimleri öncesindeki son Para Politikası Kurulu (PPK), TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu başkanlığında toplandı. Toplantı sonrasında politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 8,5 düzeyinde sabit tutulduğu açıklandı.

Karar metninde şu ifadeler yer aldı:

“Yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişeleri sürmekte, birbirini takip eden banka iflaslarının tetiklediği finansal istikrarı tehdit eden koşulların oluştuğu gözlenmektedir.

Türkiye’nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici enflasyonu yüksek seviyelerini sürdürmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir.

Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerindeki ayrışma devam etmekle birlikte, takas anlaşmaları ve yeni likidite imkânları ile finansal istikrarı öncelikleyen eşgüdümlü adımlar atılmaktadır. Finansal piyasalar, merkez bankalarının faiz artırım döngülerini yakında sonlandıracağını beklentilerine yansıtmaktadır.

Asrın felaketi öncesindeki öncü göstergeler 2023 yılının ilk çeyreğinde iç talebin dış talebe kıyasla daha canlı olduğuna ve büyüme eğiliminde artışa işaret etmekteydi. Depremin üretim, tüketim, istihdam ve beklentiler üzerindeki etkileri kapsamlı bir şekilde değerlendirilmektedir. Depremin yakın vadede ekonomik aktiviteyi etkilemesi beklenmekle birlikte, orta vadede Türkiye ekonomisinin performansı üzerinde kalıcı bir etkide bulunmayacağı öngörülmektedir.

Öncü göstergeler deprem bölgesinde ekonomik faaliyetin beklenenden hızlı toparlandığını göstermektedir. Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı yüksek seyrederken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı yılın tüm aylarına yayılarak devam etmektedir. Bunun yanında, iç tüketim talebi, enerji fiyatlarındaki yüksek seviye ve ana ihracat pazarlarındaki zayıf iktisadi faaliyet cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır. Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir.

Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir. Kurul, 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma Stratejisi metninde belirttiği üzere, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edecek ve fonlama kanalları başta olmak üzere tüm politika araç setini liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirecektir. Kurul, yaşanan felaketin etkilerinin en düşük seviyelere indirilmesi ve gerekli dönüşümün desteklenmesi amacıyla uygun finansal koşulların oluşmasını önceliklendirecektir.

Uygulanan bütüncül politikaların desteğiyle enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler görülmeye başlanmakla birlikte, depremin yol açtığı arz-talep dengesizliklerinin enflasyon üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması deprem sonrasında daha da önemli hale gelmiştir.

Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul, para politikası duruşunun fiyat istikrarı ve finansal istikrarı koruyarak deprem sonrası gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu görüşündedir. Depremin 2023 yılının ilk yarısındaki etkileri yakından takip edilecektir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. TCMB, fiyat istikrarının kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması için Liralaşma Stratejisi’ni tüm unsurlarıyla uygulayacaktır.

Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Beklentisi 23,15 TL

Merkez Bankası’nın Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yıl sonu dolar/TL beklentisi 23,15 olurken, 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi 23,52’den 24,08’e çıktı. Ankette yıl sonu enflasyon beklentisi ise yüzde 37,77 oldu.

Haber Merkezi / Ankette yıl sonu cari işlemler açığı beklentisi, 37,8 milyar dolara yükseltilirken, yıl sonu büyüme beklentisi ise yüzde 4,4’te sabit kaldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), reel ve finansal sektör temsilcileri ile profesyonellerden oluşan 40 katılımcıyla gerçekleştirdiği 2023 yılı Nisan ayı Piyasa Katılımcıları Anketi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,72 iken, bu anket döneminde yüzde 37,77, 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,63 iken, bu anket döneminde yüzde 31,02, 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,91 ve yüzde 17,54 oldu.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,50 iken, bu anket döneminde yüzde 8,73’e yükseldi. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 oldu.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 22,91 TL iken, bu anket döneminde 23,15 TL, 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 23,52 TL iken, bu anket döneminde 24,08 TL’ye yükseldi.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 3,5
olurken, GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise yine bir önceki anket döneminde ve bu anket döneminde yüzde 4,4 oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası Açıkladı: Konut Fiyatları Yüzde 141.5 Arttı

Türkiye genelinde konut fiyatları şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 8,4, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 141,5, reel olarak ise yüzde 56,3 oranında arttı.

Haber Merkezi / Konut fiyatları, İstanbul, Ankara ve İzmir’de ise sırasıyla yüzde 138,3, 142,1 ve 142,6 oranında yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat 2023 Konut Fiyat Endeksi (KFE) verilerini açıkladı.

Buna göre, şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 8,4 oranında artan Konut Fiyat Endeksi, bir önceki yılın aynı ayına göre nominal olarak yüzde 141,5, reel olarak ise yüzde 56,3 oranında arttı.

TCMB’den yapılan açıklamaya göre, Türkiye’deki konutların kalite etkisinden arındırılmış fiyat değişimlerini izlemek amacıyla hesaplanan Konut Fiyat Endeksi (KFE) (2017=100), 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre yüzde 8,4 oranında artarak 767,9 seviyesinde gerçekleşti.

Açıklamada şöyle denildi:

“Bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 141,5 oranında artan KFE, aynı dönemde reel olarak yüzde 56,3 oranında artış göstermiştir.

İstanbul, Ankara ve İzmir’in konut fiyat endekslerindeki gelişmeler değerlendirildiğinde, 2023 yılı Şubat ayında bir önceki aya göre, sırasıyla 7,6, 9,5 ve 9,6 oranlarında artış gözlenmiştir.

Endeks değerleri bir önceki yılın aynı ayına göre, İstanbul, Ankara ve İzmir’de sırasıyla yüzde 138,3, 142,1 ve 142,6 oranlarında artış göstermiştir.”

Paylaşın

Merkez Bankası Duyurdu: Kısa Vadeli Dış Borç 196,3 Milyar Doları Aştı

Kısa vadeli dış borç stoku, şubat ayının sonunda geçen yılın aynın ayının sonuna göre yüzde 3,1 artarak 153,1 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde vadesine 1 yıldan az kalan dış borç stoku ise 196 milyar doları aştı.

Haber Merkezi / Bu dönemde bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4 artışla 63,4 milyar dolar, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,2 yükselişle 55,9 milyar dolar oldu.

Şubat sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 44,5’i dolar, yüzde 25,5’i euro, yüzde 11,8’i TL ve yüzde 18,2’si diğer döviz cinslerinden oluştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Şubat ayı Kısa Vadeli Dış Borç İstatistikleri Gelişmeleri’ni paylaştı.

Buna göre, şubat sonu itibarıyla kısa vadeli dış borç stoku 2022 yıl sonuna göre yüzde 3,1 oranında artışla 153,1 milyar dolar olarak gerçekleşti. Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 4,0 oranında artarak 63,4 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 2,2 oranında artarak 55,9 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti.

Bankaların yurt dışından kullandıkları kısa vadeli krediler, 2022 yıl sonuna göre değişim göstermeyerek 10,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Banka hariç yurt dışı yerleşiklerin döviz tevdiat hesabı yüzde 0,2 oranında azalarak 20,2 milyar dolar, yurt dışı yerleşik bankaların mevduatı da yüzde 2,6 oranında azalışla 16,4 milyar dolar olarak gerçekleşti. Ayrıca, yurt dışı yerleşiklerin TL cinsinden mevduatları geçen yıl sonuna göre yüzde 22,1 oranında artışla 16,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Diğer sektörler altında yer alan ithalat borçları, 2022 yıl sonuna göre yüzde 1,4 oranında artarak 49,8 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Borçlu bazında incelendiğinde, tamamı kamu bankalarından oluşan kamu sektörünün kısa vadeli borcu 2022 yıl sonuna göre yüzde 9,5 oranında artarak 31,6 milyar dolar olurken, özel sektörün kısa vadeli dış borcu yüzde 1,0 oranında artarak 87,7 milyar dolar oldu.

Alacaklı bazında incelendiğinde, özel alacaklılar başlığı altındaki parasal kuruluşlara olan kısa vadeli borçlar yıl sonuna göre yüzde 4,6 oranında artarak 78 milyar dolar, parasal olmayan kuruluşlara olan borçlar yüzde 1,3 oranında artarak 74,1 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. 2022 yıl sonunda 676 milyon dolar olan kısa vadeli tahvil ihraçları, 2023 Şubat sonu itibarıyla 891 milyon dolar olarak gerçekleşti. Aynı dönemde resmi alacaklılara olan kısa vadeli borçlar 109 milyon dolar olarak gerçekleşti.

2023 Şubat sonu itibarıyla, kısa vadeli dış borç stokunun döviz kompozisyonu yüzde 44,5’i dolar, yüzde 25,5’i euro, yüzde 11,8’i TL ve yüzde 18,2’si diğer döviz cinslerinden oluştu.

2023 Şubat sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç verisi kullanılarak hesaplanan kalan vadeye göre kısa vadeli dış borç stoku, 196,3 milyar dolar düzeyinde gerçekleşti. Söz konusu stokun 17,2 milyar dolarlık kısmı, Türkiye’de yerleşik bankaların ve özel sektörün yurt dışı şubeleri ile iştiraklere olan borçlarından oluşmaktadır. Borçlu bazında değerlendirildiğinde, toplam stok içinde kamu sektörünün yüzde 22,1, Merkez Bankası’nın yüzde 17,2, özel sektörün ise yüzde 60,7 oranında paya sahip olduğu gözlendi.

Paylaşın