Goldman Sachs, Türkiye Tahminlerini Revize Etti: Faiz Yüzde 40’a Çıkabilir

Mehmet Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasının geleneksel para politikalarına dönüşün bir işareti olarak yorumlanırken, ABD merkezli yatırım bankası Goldman Sachs da Türkiye’ye ilişkin tahminlerini revize etti.

Goldman Sachs, Mehmet Şimşek’in Maliye Bakanı, Hafize Gaye Erkan’ın da Merkez Bankası Başkanı olarak atanmasının yeni yönetimde para ve mali ayarlamalara ihtiyaç duyulduğu anlayışının yaygın olduğuna işaret ettiğini belirtti.

Türkiye’ye ilişkin bir dizi tahminini revize eden banka, ekonominin istikrara kavuşturulmasının “döviz kurunda büyük ve süreksiz bir ayarlama gerektireceğini” kaydetti.

Bankanın ekonomistlerinden Clemens Grafe, müşterilerine gönderdiği bir bilgi notunda, her ne kadar bu aşamada para politikasının çerçevesi bilinmese de, “tamamen ortodoks politika yapıcılığın” döviz kurunun önceden ayarlanmasına izin vereceğini ve repo faizini ekonomideki faiz oranlarını sabitleyecek bir seviyeye yükselteceğini yazdı.

“Bize göre bu durum, ortodoks bir politika yapıcının faiz oranlarını mevduat faizlerinin mevcut seviyesi olan yüzde 40’a yükselteceğini göstermektedir.” diyen Grafe, döviz kuru ve enflasyon beklentisi istikrara kavuşmasının ardından, yıl sonunda faiz oranları hızla, büyük ihtimalle yüzde 25 civarına düşürülebileceğini de ifade etti.

Banka, ayrıca Türkiye’nin daha önce yüzde 2,9 olarak belirlediği yıllık gayrisafi milli hasıla tahminin yüzde 2,3’e düşürdü.

Dolar/TL beklentisi 28 seviyesinde

Öte yandan ABD merkezli yatırım bankası Morgan Stanley, Türk ekonomisine ilişkin bir raporunda, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in açıklamaları doğrultusunda Türk lirasında değer kaybı ve yüksek faiz oranlarıyla daha konvansiyonel politikalar beklediğini bildirdi.

Morgan Stanley, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini haziran ayında yüzde 20, ağustos ayında ise yüzde 25’e yükselteceği tahminini paylaştı.

Raporda Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasının geleneksel para politikasına dönüşün bir işareti olduğu belirtildi. Seçimlerin ardından Türk lirasında değer kaybı ve finansal koşullarda sıkılaşma beklediğini belirten kurum ekonomistleri, para biriminde sert değer kaybı beklemediklerini, dolar/TL’ye ilişkin yıl sonu tahminlerinin 28 civarında olduğunu ifade etti.

Merkez Bankası’ndan 2 yıldan uzun süre sonra ilk kez bu ay faiz artışı beklediklerini açıklayan kurum ekonomistleri, şu ifadeleri kullandı:

“Şimşek’in Hazine ve Maliye Bakanlığı’na atanmasının ve TCMB yönetiminde beklenen değişikliklerin yapılmasının ardından politika faizinde normalleşme bekliyoruz.

Para politikasında kademeli bir normalleşmenin tercih edileceğini düşünüyoruz. 22 Haziran’da gerçekleşecek toplantıda politika faizinin yüzde 8,5’ten yüzde 20’ye yükselmesini, Ağustos ayında da yüzde 25’e çıkabileceğini öngörüyoruz.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Rezervleri Net Eksi 5,7 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistiklerini açıkladı. Buna göre, Merkez Bankası’nın brüt rezervi, geçen hafta 2 milyar dolar artarak 100,4 milyar dolara yükseldi.

Haber Merkezi / Altın rezervi 41,9 milyar dolardan 42,2 milyar dolara; döviz rezervi ise 56,5 milyar dolardan 58,2 milyar dolara çıktı. 2022 sonuna göre bakıldığında ise Merkez Bankası’nın brüt rezervi yüzde 21,9, döviz rezervi yüzde 29,7, altın rezervi ise yüzde 7,8 azaldı.

TCMB’nin net rezervi, geçen hafta eksi 4,4 milyar dolardan eksi 5,7 milyar dolara geriledi. Böylece Merkez Bankası’nın net rezervi en düşük seviyeyi gördü.

Net rezerv 3 haftadır negatif bölgede yer alıyor. Merkez Bankası’nın swap harici net rezervi ise 2 Haziran haftasında 0,7 milyar dolar daha azalarak eksi 61,2 milyar dolar seviyesinde.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Enflasyon Açıklaması: Bedelsiz Doğalgaz Detayı

Mayıs ayında yıllık enflasyon temel mal ve hizmetlerde yükselirken, enerjide belirgin olmak üzere diğer gruplarda gerilediğini belirten Merkez Bankası, “Mayıs ayında, meskenlere doğal gazın bedelsiz olarak sunulması tüketici enflasyonu üzerinde belirgin bir düşürücü etki oluşturmuştur” dedi.

Haber Merkezi / Doğalgazın seçim öncesi ücretsiz sunulmasının enflasyon üzerinde “belirgin” bir etki yarattığını belirten Merkez Bankası, “Enerji fiyatları mayıs ayında yüzde 21,00 ile yüksek bir oranda gerilemiş, grup yıllık enflasyonu 28,16 puanlık düşüşle yüzde -6,97 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, konut abonelerine mayıs ayında bedelsiz olarak kullandırılan doğal gaz belirleyici olmuştur. Ek olarak, uluslararası petrol fiyatlarının son dönemdeki ılımlı seyri yurtiçi akaryakıt fiyatlarını (yüzde -6,22) olumlu etkileyerek aylık düşüşe katkı sağlamıştı” değerlendirmesini yaptı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs ayı Fiyat Gelişmeleri Raporu’nu yayımladı. Raporda şu ifadeler kullanıldı:

“Mayıs ayında tüketici fiyatları yüzde 0,04 oranında artmış, yıllık enflasyon 4,09 puan azalarak yüzde 39,59’a gerilemiştir (Grafik 1 ve Tablo 1). Mayıs ayında meskenlere doğal gazın bedelsiz olarak sunulması aylık tüketici enflasyonu üzerinde 2,4 puan düşürücü etki oluşturmuştur. Yıllık değişim oranı B endeksinde 0,32 puan düşüşle yüzde 47,70, C endeksinde 1,14 puan artışla yüzde 46,62 olmuştur.

Alt grupların yıllık tüketici enflasyonuna katkıları incelendiğinde, bu dönemde enerji, gıda ve alkolsüz içecekler, alkol-tütün-altın gruplarının katkıları sırasıyla 4,12, 0,58 ve 0,31 puan azalmış, temel mallar ve hizmet gruplarının katkıları sırasıyla 0,37 ve 0,55 puan artmıştır.

Mevsimsellikten arındırılmış verilerle incelendiğinde, aylık artışlar önceki aya kıyasla B ve C endeksinde yükselmiştir. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mal ve hizmetlerde bir önceki aya göre yükselirken, işlenmiş gıdada yatay seyrederek ılımlı görünümünü korumuştur.

Hizmet fiyatları mayıs ayında yüzde 4,60 oranında yükselmiş, grup yıllık enflasyonu 1,33 puan artışla yüzde 59,95 olmuştur. Bu dönemde yıllık enflasyon ulaştırma grubunda gerilerken diğer alt gruplarda yükselmiştir. Lokanta-otel fiyatlarındaki yüzde 7,10 oranındaki aylık artışta gerek gıda fiyatlarının etkilediği yemek hizmetleri gerekse konaklama hizmetleri fiyatlarındaki yükselişler etkili olmuştur. Mayıs ayında kira alt grubunda aylık artış yüzde 5,15 ile güçlenmiş, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 71,43 oranına yükselmiştir.

Diğer hizmetler alt grubu fiyatlarındaki artışta kişisel ulaştırma araçlarının bakım onarımı, eğitim ve sağlık hizmetleri öne çıkmıştır. Haberleşme fiyatları görünümünde internet ve telefon görüşme ücretlerinde devam eden yükselişler belirleyici olmuştur. Ulaştırma hizmetleri aylık enflasyonu havayolu ile yolcu taşımacılığı ücretlerindeki artışa karşın karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle ılımlı gerçekleşmiş, bu grupta yıllık enflasyon yüzde 39,34’e gerilemiştir.

Temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,91 puan artışla yüzde 35,07 olmuştur. Mayıs ayında yıllık enflasyon giyim ve ayakkabı ile dayanıklı mal alt gruplarında yükselirken, diğer temel mallarda gerilemiştir.

Dayanıklı mal fiyatları (altın hariç) aylık bazda yüzde 3,48 oranında artmış, alt grup yıllık enflasyonu 1,80 puan yükselerek yüzde 39,27 olarak gerçekleşmiştir. Aylık bazda alt grup fiyat artışını otomobil (yüzde 6,37) kalemi sürüklerken, elektrikli ve elektriksiz aletler (yüzde 0,88) ile mobilya (yüzde 0,55) kalemlerinde fiyatlar daha ılımlı bir şekilde yükselmiştir.

Giyim ve ayakkabı alt grubu fiyat artışında (yüzde 9,96) yazlık ürünlerin endekse giriş ayının nisan ayından mayıs ayına kaymasının etkisi hissedilmiştir. Diğer temel mallarda fiyatlar yüzde 1,03 ile ılımlı bir şekilde yükselirken, alt grup yıllık enflasyonu 4,01 puan düşüşle yüzde 39,32 seviyesine gerilemiştir.

Enerji fiyatları mayıs ayında yüzde 21,00 ile yüksek bir oranda gerilemiş, grup yıllık enflasyonu 28,16 puanlık düşüşle yüzde -6,97 seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu gelişmede, konut abonelerine mayıs ayında bedelsiz olarak kullandırılan doğal gaz belirleyici olmuştur. Ek olarak, uluslararası petrol fiyatlarının son dönemdeki ılımlı seyri yurtiçi akaryakıt fiyatlarını (yüzde -6,22) olumlu etkileyerek aylık düşüşe katkı sağlamıştır.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları mayıs ayında yüzde 0,71 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,40 puan azalarak yüzde 52,52 olmuştur. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 3,31 puan artışla yüzde 56,01’e ulaşırken, işlenmiş gıdada 6,40 puan düşüşle yüzde 51,35 seviyesine gerilemiştir.

Mevsimsellikten arındırılmış veriler bu dönemde sebze fiyatlarında daha belirgin olmak üzere taze meyve ve sebze fiyatlarında artışa işaret etmiştir. Taze meyve ve sebze dışı işlenmemiş gıda grubunda patates ile tavuk eti fiyatlarındaki yükselişler dikkat çekerken, kırmızı et fiyatlarının artışı yavaşlamakla birlikte sürmüştür.

İşlenmiş gıdada aylık enflasyon (yüzde 1,08) et fiyatlarındaki görünüme istinaden işlenmiş et ürünleri (yüzde 5,97) öncülüğünde devam etmiştir. Ekmek ve tahıl ürünleri fiyat artışlarındaki yavaşlama mayıs ayında da sürmüştür.

Yurt içi üretici fiyatları mayıs ayında yüzde 0,65 ile sınırlı bir artış kaydetmiş, yıllık enflasyon 11,35 puan azalarak yüzde 40,76 olmuştur. Ana sanayi gruplarına göre yıllık enflasyon alt grupların tümünde düşüş kaydederken, aylık bazda enerji fiyatları yüzde -6,67 ile azalış eğilimini sürdürmüştür.

Aylık fiyat gelişmeleri sektörler bazında incelendiğinde, rafine edilmiş petrol ürünleri ile elektrik-gaz imalatı sektörlerinde fiyatlar düşerken, ağaç ve mantar ürünleri, motorlu kara taşıtları, gıda, fabrikasyon metal ve mobilya sektörleri fiyat artışları ile öne çıkmıştır.”

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Rezervleri Erimeye Devam Ediyor: Net Eksi 4,4 Milyar Dolar

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Haftalık Para ve Banka İstatistiklerini yayımladı. Buna göre, Merkez Bankası’nın brüt rezervi Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ikinci turunun yapıldığı 26 Mayıs haftasında 3,1 milyar dolar azalarak 98 milyar 458 milyon dolara geriledi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın brüt rezervi 10 ay sonra ilk kez 100 milyar doların altına indi. TCMB’nin döviz rezervi geçen hafta 2,3 milyar dolar azalarak 56 milyar 519 milyon dolara, altın rezervi ise 800 milyon dolarlık düşüşle 41 milyar 939 milyon dolara geriledi.

2022 sonuna göre bakıldığında ise Merkez Bankası’nın döviz rezervi yüzde 31,83 oranında azaldı. Döviz rezervi, 82,9 milyar dolardan 56,5 milyar dolara düştü.  Altın rezervi ise yıl sonuna göre yüzde 8,53 oranında azaldı.

Geçen hafta 21 yıl sonra ilk kez negatif bölgeye geçen Merkez Bankası’nın net uluslararası rezervi, 26 Mayıs haftasında eksi 0,2 milyar dolardan eksi 4,4 milyar dolara geriledi. Swap harici net rezerv ise eksi 60,3 milyar dolardan eksi 60,5 milyar dolara geriledi.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Net Rezervleri 21 Yıl Sonra Negatifte

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) 18 Mayıs haftasına ilişkin “Haftalık Para ve Banka İstatistikleri”ni yayımladı. Banka’nın brüt rezervi geçen hafta 3,5 milyar dolar gerileyerek 101 milyar 590 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın döviz rezervi geçen hafta 2 milyar dolar azalarak 58 milyar 825 milyon dolara geriledi. Altın rezervi ise 1,6 milyar dolarlık düşüşle 42 milyar 765 milyon dolara geriledi.

2023’te Merkez Bankası’nın döviz rezervi 24,1 milyar dolar (yüzde 29,04), altın rezervi ise 2,9 milyar dolar (yüzde 6,73) azaldı.

Merkez Bankası’nın net rezervi geçen hafta 2,5 milyar dolar daha gerileyerek eksiye düştü. TCMB’nin net rezervi eksi 0,2 milyar dolar seviyesinde.

Böylece Merkez Bankası’nın net rezervi 2002’den sonra ilk kez eksiye düştü. Swap harici net rezerv de gerileyerek eksi 60,3 milyar dolar olarak hesaplandı.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası Politika Faizini Yüzde 8,5’ta Sabit Tuttu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), piyasa beklentilerine paralel olarak politika faizini yüzde 8,5’te sabit tuttu. Banka, şubat ayında 50 baz puanlık faiz indiriminin ardından mart ve nisan aylarını pas geçerek politika faizinde değişikliğe gitmemişti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası, 2022 yılında ilk faiz indirimini ağustos ayında gerçekleştirmişti. Banka, politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 13’e çekmişti.

Ardından eylül ayında 100, ekim ve kasım aylarında ise 150’şer baz puanlık faiz indirimleri gelmişti. Aralık ve ocak aylarını pas geçen Merkez Bankası, şubatta 50 baz puanlık faiz indirimiyle politika faizini yüzde 8,5’e çekmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Piyasası Kurulu (PPK), tarafından yapılan açıklamada şu ifadeler yer aldı:

“Para Politikası Kurulu (Kurul), politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının yüzde 8,5 düzeyinde sabit tutulmasına karar vermiştir.

Yakın dönemde iktisadi faaliyete ilişkin açıklanan veriler tahmin edilenden daha olumlu seviyelerde gerçekleşmesine rağmen, jeopolitik risklerin ve faiz artışlarının da etkisi ile gelişmiş ülke ekonomilerinde resesyon endişeleri sürmekte, birbirini takip eden banka iflaslarının tetiklediği finansal istikrarı tehdit eden koşulların oluştuğu gözlenmektedir.

Türkiye’nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici enflasyonu yüksek seviyelerini sürdürmektedir. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir.

Ülkeler arasında farklılaşan iktisadi görünüme bağlı olarak gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerindeki ayrışma devam etmekle birlikte, takas anlaşmaları ve yeni likidite imkânları ile finansal istikrarı öncelikleyen eşgüdümlü adımlar atılmaktadır. Finansal piyasalar, merkez bankalarının faiz artırım döngülerini yakında sonlandıracağını beklentilerine yansıtmaktadır.

Asrın felaketi öncesindeki öncü göstergeler 2023 yılının ilk çeyreğinde iç talebin dış talebe kıyasla daha canlı olduğuna ve büyüme eğiliminde artışa işaret etmekteydi. Güncel veriler deprem bölgesinde ekonomik faaliyetin beklenenden hızlı toparlandığını göstermekte, orta vadede depremin Türkiye ekonomisinin performansı üzerinde kalıcı bir etkide bulunmayacağı belirginleşmektedir.

Büyümenin kompozisyonunda sürdürülebilir bileşenlerin payı yüksek seyrederken, turizmin cari işlemler dengesine beklentileri aşan güçlü katkısı yılın tüm aylarına yayılarak devam etmektedir. Bunun yanında, iç tüketim talebinde devam eden artış, enerji fiyatlarındaki yüksek seviye ve ana ihracat pazarlarındaki zayıf iktisadi faaliyet cari denge üzerindeki riskleri canlı tutmaktadır.

Cari işlemler dengesinin sürdürülebilir seviyelerde kalıcı hale gelmesi, fiyat istikrarı için önem arz etmektedir. Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir. Kurul, 2023 Yılı Para Politikası ve Liralaşma Stratejisi metninde belirttiği üzere, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını kararlılıkla kullanmaya devam edecek ve fonlama kanalları başta olmak üzere tüm politika araç setini liralaşma hedefleriyle uyumlu hale getirecektir.

Kurul, yaşanan felaketin etkilerinin en düşük seviyelere indirilmesi ve gerekli dönüşümün desteklenmesi amacıyla uygun finansal koşulların oluşmasını önceliklendirecektir.

Uygulanan bütüncül politikaların desteğiyle enflasyonun seviyesinde ve eğiliminde iyileşmeler devam etmekle birlikte, depremin yol açtığı arz-talep dengesizliklerinin enflasyon üzerindeki etkileri yakından izlenmektedir. Sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması deprem sonrasında daha da önemli hale gelmiştir.

Bu çerçevede Kurul, politika faizinin sabit tutulmasına karar vermiştir. Kurul, para politikası duruşunun fiyat istikrarı ve finansal istikrarı koruyarak deprem sonrası gerekli toparlanmayı desteklemek için yeterli olduğu görüşündedir. Depremin 2023 yılının ilk yarısındaki etkileri yakından takip edilmektedir.

TCMB, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda enflasyonda kalıcı düşüşe işaret eden güçlü göstergeler oluşana ve orta vadeli yüzde 5 hedefine ulaşıncaya kadar elindeki tüm araçları kararlılıkla kullanmaya devam edecektir. TCMB, fiyat istikrarının kalıcı ve sürdürülebilir bir şekilde kurumsallaşması için Liralaşma Stratejisi’ni tüm unsurlarıyla uygulayacaktır.

Fiyatlar genel düzeyinde sağlanacak istikrar, ülke risk primlerindeki düşüş, ters para ikamesinin ve döviz rezervlerindeki artış eğiliminin sürmesi ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesi yoluyla makroekonomik istikrarı ve finansal istikrarı olumlu etkileyecektir. Böylelikle, yatırım, üretim ve istihdam artışının sağlıklı ve sürdürülebilir bir şekilde devamı için uygun zemin oluşacaktır.

Kurul, kararlarını şeffaf, öngörülebilir ve veri odaklı bir çerçevede almaya devam edecektir. Para Politikası Kurulu Toplantı Özeti beş iş günü içinde yayımlanacaktır.”

Paylaşın

Merkez Bankası, Kredi Kartı Ve Nakit Avans Kararını Geri Çekti

Kredi kartından nakit avans kullanımına getirdiği sınırlamayı kaldıran Merkez Bankası, bankalara gönderdiği talimatta bireysel ve kurumsal kredi kartı kullanımlarında bir sıkıntı bulunmadığı ifade etti.

Yeni kararla birlikte kredi kartlarında makro ihtiyati tedbir uygulaması ile birlikte nakit avans çekiminde menkul kıymet tesisi şartı da kaldırıldı.

Çok sayıda banka, dün kredi kartlarından nakit avans çekilmesini durdurmuştu. Müşteriler kredi kartlarından aylık yüzde 1,36 faizle kredi çekebiliyordu. Tüketici kredilerinin faizlerinin daha yüksek olması nedeniyle kredi ihtiyacı olanlar bunları kredi kartlarından karşılıyordu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), menkul kıymet düzenlemesinde, 15 bin liraya kadar kredi kartı nakit avans ve kuyum harcamalarına getirdiği istisna düzenlemesini, kamuoyunda oluşan tepkiler sonrasında geri çekti.

Merkez Bankası’nın düzenlemesi sonrasında dün binlerce kullanıcı, bankaların kendilerine sağladığı nakit avans imkanından faydalanamadı.

Bu konu sosyal medyada ağırlıklı bir gündem olunca TCMB’nin bu uygulamasına, iktidar partisi içinden de çok tepkiler yükseldi.

Özellikle AK Parti Merkez Yönetim Kurulu üyesi ve eski İstanbul Milletvekili Metin Külünk’ün “Bu doğrudan seçim öncesi finansal operasyon kokmaktadır. Bu hatadan dönülmelidir. Merkez Bankası’nın göndermiş olduğu, menkul kıymet tesisine ilişkin uygulama talimatlarındaki değişiklik hükümleriyle birlikte kredi işlemleri, tamamen bankalar nezdinde durdurulmuş vaziyettedir. Piyasaları durdurmaya ne hakkınız var? İflas kapısını açmaya ne hakkınız var?” şeklindeki sözleri çok tartışıldı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı TCMB’nin düzenlemesini televizyonda savunmuştu

Ancak dün Habertürk televizyonunda Kübra Par’ın sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eleştirilere rağmen düzenlemeyi savunmuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın “Dar gelirli vatandaşları uzaktan yakından ilgilendiren bir durum değil. Limiti elli bin TL’nin üzerindeki kredi katlarında, yoğun olarak altın ya da döviz alma gibi ekonomiye katkı vermeyen yastık altı diye ifade ettiğimiz ekonominin dışına kaynağını taşıyan bir mekanizmanın çalıştığını görünce, bu düzenlemeyi yaptılar” demesine rağmen TCMB geri adım atarak düzenlemeden vazgeçti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Net Döviz Rezervleri 21 Yılın En Düşük Seviyesinde

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) net döviz rezervi, 12 Mayıs itibarıyla 2,3 milyar dolara geriledi. Rezervler 6 Şubat’taki depremlerin ardından düşüşe geçmişti.

Haber Merkezi / Reuters’ın, bugün yayımlanan ve geçen haftanın verilerini içeren Merkez Bankası haftalık raporundan derlediği verilere göre net döviz rezervi bir haftada 4,45 milyar dolar düştü.

2002 başından beri yayımlanan resmi verilere göre net rezervler en son 2002’nin ilk aylarında negatif olmuştu. Net döviz rezervine diğer ülkelerle yapılan swap anlaşmaları da dahil.

Reuters’a göre bunlar çıkarıldığında net rezervler eksi 36,86 milyar dolar seviyesinde.

Brüt ve net döviz rezervi nedir?

Ekonomist Mahfi Eğilmez, brüt ve net döviz rezervi arasındaki farkı şu şekilde açıklıyor: Merkez Bankası, döviz rezervlerinin tamamının sahibi değil.

TCMB’nin rezervlerinin bir bölümü bankaların Merkez Bankası’nda tutmak zorunda olduğu zorunlu karşılıklardan oluşuyor. Bunları bir çeşit emanet döviz olarak görmek mümkün.

TCMB’nin son yıllarda rezerv opsiyon mekanizması aracılığıyla, TL mevduatlar karşılığında alması gereken zorunlu karşılıkları dövizle yatırma esnekliği tanımasıyla bu döviz rezervlerindeki emanet tutarda artış oldu.

Döviz rezervlerinin bir bölümünün emanet olması nedeniyle Merkez Bankası’nın döviz rezervlerinin toplamı brüt döviz rezervlerini gösteriyor. Merkez Bankası’nda emanet olarak duran miktarlar düşüldüğünde net döviz rezervine ulaşılıyor.

Net döviz rezervi nasıl hesaplanıyor?

Net döviz rezervi, TCMB verilerinde aktif kısımda yer alan dış varlıklardan, pasif kısımda bulunan toplam döviz yükümlülüklerini çıkardıktan sonra elde edilen rakamın o günün kuruna bölünmesiyle hesaplanıyor.

Formül şu şekilde: Net Rezerv = (Dış Varlıklar – toplam döviz yükümlülükleri) / Dolar-TL kuru

Swap hariç net rezerv ne demek?

Ekonomist Eğilmez’e göre net rezerv miktarı, swap işlemleriyle elde edilmiş (emanet) dövizleri de kapsadığı için bu rakam tam olarak net rezervi ifade etmiyor.

Bu yüzden net döviz rezervini emanet dövizleri çıkararak görebilmek için bu miktardan swap karşılığı elde edilmiş döviz tutarını düşmek gerekiyor. Swap hariç net rezerv ise şu şekilde hesaplanabiliyor:

Swap hariç net rezerv = Net rezerv – Swap işlemleri toplamı

Uluslararası rezerv nedir?

TCMB’nin (Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası) tanımına göre uluslararası rezervler; ülkelerin para otoriteleri tarafından kontrol edilen, kullanıma hazır, birbirlerine çevrilebilme özelliği bulunan ve uluslararası ödeme aracı olarak kabul edilen varlıklar.

Uluslararası rezerv olarak sayılan varlıklar şunlar:

  • Konvertibl (birbirlerine dönüştürülebilir) döviz varlıkları (euro, ABD doları, İngiliz sterlini vb.)
  • Uluslararası standartta altın
  • Özel Çekme Hakları
  • Uluslararası Para Fonu (IMF) Rezerv Pozisyonu

TCMB, rezervleri nasıl saklıyor?

Merkez Bankası, rezervlerin yönetiminde ülke menfaatine öncelik verdiğini aktarıyor. Bu amaçla, uluslararası rezervleri, anaparanın korunması ve gerekli likiditenin sağlanması için düşük riske sahip yatırım araçlarında değerlendiriyor.

Merkez Bankası, rezerv yönetimi sırasında karşılaşılabilecek risklerin belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kabul edilebilir sınırlar içinde tutulabilmesi için risk yönetim stratejisi uyguluyor. Ayrıca elindeki rezervlerin seviyesini, düzenli aralıklarla internet sitesinde yayımlıyor.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Enflasyon Beklentisi Yüzde 37

Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi 37,77’den yüzde 37,17’ye gerilerken, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 31,02’den yüzde 29,84’e geriledi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,54’ten 17,74’e yükseldi.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,15’ten 23,09’a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 lira iken, bu anket döneminde 24,61 lira olarak gerçekleşti.

Merkez Bankası’nın 2023 büyüme tahmini ise 3,5’tan 3,7’ye yükseldi. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,4’den yüzde 4,6’ya yükseltildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,77 iken, bu anket döneminde yüzde 37,17 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,02 iken, bu anket döneminde yüzde 29,84 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,54 ve yüzde 17,74 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,73 iken, bu anket döneminde yüzde 9,21 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,15 TL iken, bu anket döneminde 23,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 TL iken, bu anket döneminde 24,61 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Merkez Bankası’nın Yıl Sonu Dolar Kuru Beklentisi Belli Oldu

Merkez Bankası’nın yıl sonu dolar kuru beklentisi 23,15’ten 23,09’a geriledi. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 lira iken, bu anket döneminde 24,61 lira olarak gerçekleşti.

Haber Merkezi / Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon beklentisi 37,77’den yüzde 37,17’ye gerilerken, 12 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 31,02’den yüzde 29,84’e geriledi. Banka’nın 24 ay sonrası için enflasyon beklentisi ise yüzde 17,54’ten 17,74’e yükseldi.

Merkez Bankası’nın 2023 büyüme tahmini ise 3,5’tan 3,7’ye yükseldi. Banka 2024 büyüme beklentisi de yüzde 4,4’den yüzde 4,6’ya yükseltildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Piyasa Katılımcıları Anketi’nin Mayıs ayı sonuçlarını yayımlandı.

Buna göre, katılımcıların cari yıl sonu tüketici enflasyonu (TÜFE) beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 37,77 iken, bu anket döneminde yüzde 37,17 olmuştur. 12 ay sonrası TÜFE beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 31,02 iken, bu anket döneminde yüzde 29,84 oldu. 24 ay sonrası TÜFE beklentisi ise aynı anket dönemlerinde sırasıyla yüzde 17,54 ve yüzde 17,74 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların BİST Repo ve Ters-Repo Pazarı’nda oluşan cari ay sonu gecelik faiz oranı beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 8,73 iken, bu anket döneminde yüzde 9,21 oldu. TCMB bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı cari ay sonu beklentisi bir önceki anket döneminde olduğu gibi bu anket döneminde de yüzde 8,50 olarak gerçekleşti.

Katılımcıların cari yıl sonu döviz kuru (ABD Doları/TL) beklentisi bir önceki anket döneminde 23,15 TL iken, bu anket döneminde 23,09 TL oldu. 12 ay sonrası döviz kuru beklentisi ise bir önceki anket döneminde 24,08 TL iken, bu anket döneminde 24,61 TL olarak gerçekleşti.

Katılımcıların GSYH 2023 yılı büyüme beklentisi bir önceki anket döneminde yüzde 3,5 iken, bu anket döneminde yüzde 3,7 olarak gerçekleşti. GSYH 2024 yılı büyüme beklentisi ise bir önceki anket döneminde yüzde 4,4 iken, bu anket döneminde yüzde 4,6 olarak gerçekleşti.

Paylaşın