Finlandiya’ya NATO Vizesi

Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö ile birlikte düzenlediği basın toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Finlandiya’nın üçlü muhtıradaki taahhütlerini yerine getirmek için samimi adımlar attığını gördük. Finlandiya’nın NATO’ya katılım protokolünün, Meclisimizdeki onay sürecini başlatmaya karar verdik” dedi.

Haber Merkezi / “Finlandiya’nın deprem sırasında uzattığı yardım eli ve gönderilen yardımlar için teşekkür ediyorum” diye konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye NATO’nun “açık kapı” politikasının güçlü savunucuları arasında yer aldığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Finlandiya ile birlikte NATO’ya üyelik başvurusu yapan İsveç’i ise “teröristlere kucak açmakla” suçladı.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö ise basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a teşekkür etti, “NATO üyeliğimiz konusunda ifade ettiğiniz haberleri almak bizi çok memnun ediyor” dedi.

Niinistö, “Bir komşumuz da var, İsveç. Kendileri iyi insanlar, iyi bir halk. Finlandiya’nın NATO üyeliği İsveç olmadan tamamlanamaz. Çünkü ortak çıkarlarımız var. İki komşu ülkeyiz, Baltık Denizi’nde kıyımız var” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinistö ile Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde görüştü. Görüşme sonrası iki lider basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Erdoğan’ın açıklamaları şöyle: “Türkiye ve Finlandiya tarihi olarak iyi ilişkiler içinde bulunan iki dost ülkedir. 1924 yılında imzalanan anlaşmayla tesis edilen ilişkiler daha da güçlenmiştir. Finlandiya hükümeti ile halkının gösterdiği dayanışma için bir kez daha teşekkür ediyorum. Görüşmelerimizde Türkiye-Finlandiya ilişkilerini geliştirmekteki ortak niyeti teyit ettik.

Geçen yıl ikili ticaret hacmimiz 2 milyar doları geride bıraktı. Orat hedefimiz ilk etapta 3 milyar Dolar daha sonra da 5 milyar dolara ulaşmak. Ekonomik ve ticari ilişkilerimizi çeşitlendirmeye hazırız. Görüşmelerimizde ikili ilişkilerin yanı sıra bölgesel ve küresel mevzuları ele aldık. Finlandiya’nın Türkiye’nin AB üyeliğine verdiği güçlü desteği önemsiyoruz.

Türkiye dünyanın eli en kanlı yapıları ile mücadele ediyor. Bölgemizin geleceğinde hiçbir terör örgütünün yeri olmadığına inanıyoruz. Ülkemizin bekasına kasteden örgütlerin kökünü kazımakta kararlıyız. NATO’nun genişleme sürecini bu gerçekler çerçevesinde değerlendiriyoruz. Finlandiya ve İsveç’in katılım müzakerelerinin başlatılmasına Madrid’de yapılan zirvede onay vermiştik.

İmzalanan 3’lü mutabakat ile Türkiye’nin haklı isteklerini kayıt altına almıştık. Finlandiya’nın samimi adımlar attığını gördük. Güvenlik kaygılarımızın giderilmesi hassasiyetine binaen Finlandiya’nın NATO’ya katılım protokolünün Meclisimizdeki onay sürecini başlatmaya karar verdik. NATO, Finlandiya’nın üyeliğiyle daha da güçlenerek bu sayede küresel güvenlik ve istikrarın muhafazasında inanıyorum ki etkin rol oynayacaktır.

Ülkemizin sürecin ilerletilmesi hususu ilkelerinin ve iyi niyetinin artık daha net görüldüğü kanaatindeyim. Sürecin nasıl ilerleyeceği İsveç’in atacağı adımlarla doğrudan bağlantılı olacaktır.”

“Ortak çıkarlarımız var”

Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö’nün açıklamaları ise şöyle:

“Davetiniz için ve aynı zamanda ev sahipliği için teşekkür ederim. Uzun, kapsamlı ve derin görüşmeler için teşekkür etmek istiyorum. Hepimiz burada Türkiye’de son derece devasa bir afetin yaşandığını gördük. Dün Kahramanmaraş’ı ziyaret etme imkanı buldum. Bu ziyaretimin sonucunda şunu ifade etmek isterim; gerçekten depremin neticeleri şoke edici. Aynı zamanda sizlerin son derece verimli şekilde bölgede çalıştığını gördük.

Uluslararası pekçok insan deprem bölgesine ulaşmış ve yardım götürmüş. Bu da bizler için umut yeşertiyor diye düşünüyorum. Gerçekten çok üzücü afet ve felaket yaşandı. İnsanlar ortak payda için çalışmanın ne derece önemli olduğunu gördüler. Bence bunu örnek olarak uluslararası arenada örneklerini çoğaltabiliriz.

Jeopolitik açıdan son derece tehlikeli zamanlarda yaşıyoruz. Özellikle sayın Cumhurbaşkanı şahsınıza teşekkürlerimi iletmek isterim. Bence siz her yerde herkesle, dünyanın her yerinde görüşebilen, konuşabilen çok az kişiden birisiniz. Belki de sadece siz yapabilen tek kişisiniz.

NATO üyeliğimiz konusunda ifade ettiğiniz haberleri almak bizi çok memnun ediyor. Bugün atılan imza TBMM’nin onay sürecini başlattığına dair çok önemli bir gösterge. Tüm Finlandiyalılar için önemli haber bu. Aynı zamanda milletvekillerimizin yüzde 95’i geçtiğimiz bahar döneminde NATO üyeliği başvurumuzu destekledi.

Sizlere çok teşekkür ediyoruz. Bir komşumuz da var İsveç. Tabii kendileri elbette ki iyi insanlar, çok iyi halk, ilişkilerimiz çok iyi. Sadece bunun için söylemiyorum. Fnilandiya’nın NATO’ya üyeliği İsveç olmadan tamamlanamaz. Çünkü ortak çıkarlarımız var. Baltık denizinde sınırlarımız var. İki komşu ülkeyiz. Umut ediyorum 32 üye ülke olur ittifaka.”

Soru-Cevap

Soru cevap bölümünde Finlandiya’nın neyi farklı yaptığına yönelik soruya Erdoğan “Öncelikle bizim İsveç’e karşı farklı bir yaklaşımımız yok. Ancak İsveç teröristlere kucak açtı. Stockholm Caddesi sürekli olarak Türkiye’deki PKK/YPG/PYD uzantılarıyla bu caddelerde sürekli gösteriler oluyor. Sayın Başbakana da bunları söyledik. 120 civarında teröristin listesini verdik. Bu teröristleri bize verin dedik. Sayın Başbakan iyi bir insan. Ama bu teröristleri bize vermediler, veremediler.

Tabii bu teröristleri bize veremeyince, vermeyince bizim de İsveç’e olumlu yaklaşmamız mümkün değil. Finlandiya’da tabii bu tür şeyler yok. Bu tür eylemler olmadığı için de Finlandiya’yı İsveç’ten ayırmak durumda kaldık ve olumlu yaklaşımımızı bugün attığımız imzayla gösterdik. Süratle Dışişleri Bakanlığı’ndan yazı bana geldi. Ben de şu anda yazıyı parlamentomuza gönderdim. Bundan sonrası komisyon, oradan da genel kurula gidecek. Temenni ederim ki seçim öncesi yetiştirmek” yanıtını verdi.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Niinistö ise aynı soruya, “Belki cevabı İngilizce versem daha iyi olur. Finlandiya, Madrid’de geçen yaz üzerinde mutabık kalldığımız herşeyi yerine getirdi. Bizim idari yetkililerimiz o tarihten itibaren Madrid’deki o tarihten itibaren her zaman temasta kaldılar. Anladığım kadarıyla karşılıklı anlayış seviyemiz daha da arttı. Hukuk sistemini daha iyi anlayabildiler.

Gerçekleştirilen faaaliyetleri daha iyi anladılar. Mesela terörle mücadele konusunda. Bu da Türk dostlarımızı ikna etti diye düşünüyorum. Takvim konusuna gelecek olursak, burada aslında sayın Cumhurbaşkanı anlaşmayı veya belgeyi başvurumuzu Meclis’e gönderen belgeyi imzaladığında gerçekten bizim için önemli andı. Umuyoruz ki, Meclis’in yeterince vakti olur ve bu konuda verimli çalışma gerçekleştirilir” dedi.

Paylaşın

“Erdoğan Ekonominin Başına Mehmet Şimşek’i Getirecek” İddiası

AK Parti’den üst düzey bir yetkili, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirmeyi hedeflediğini kaydederek “Şimşek’in yaklaşımını ve başarısını tüm Türkiye biliyor. Göreve gelirse ekonomi politikalarında radikal değişim kaçınılmaz olacaktır, bürokrasi ve kabine üyelerinin kendisiyle uyum içinde çalışması gerekecektir” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir başka kaynak ise AK Partinin yanı sıra muhalefetin de Mehmet Şimşek’le ilgilendiğini belirterek altılı masadaki üç partinin Şimşek ile birlikte çalışmak istediğini kaydetti.

Reuters haber ajansı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski maliye bakanı Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirme ve ekonomi politikalarında AK Partinin ilk yıllarındaki ilkelere dönüş planı yaptığını bildirdi.

Reuters’a konuşan AK Partili bir hükümet yetkilisi, ekonomiye yaklaşımın 2002 seçim manifestosundakine benzer olacağını belirterek “Başka bir deyişle AK Parti özüne dönüyor” dedi. Serbest piyasa ekonomisinde küresel ekonomidekine paralel ilke ve uygulamaların, ekonomi programının öncelikleri arasında yer aldığını belirten yetkili, tasarı üzerindeki çalışmaların nihai aşamaya geldiğini de sözlerini ekledi.

Reuters’a konuşan ve ismi verilmeyen AK Parti’den üst düzey kaynaklar, seçim manifestosu çerçevesinde hazırlanan ekonomik program taslağında tartışmalı “Yeni Ekonomi Modeli”ne referans yapılmayacağına da işaret etti.

Erdoğan’ın düşük faize dayalı “Yeni Ekonomi Modeli” ile Merkez Bankası 2021’de 500 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirmiş, bu politika Ukrayna savaşı nedeniyle tırmanan enflasyona rağmen 2022’de de sürdürülmüştü.

Üst düzey bir AK Parti’li yetkili de ekonomi programında, uygulamadaki “Yeni Ekonomi Modeli”ne bir atıfta bulunulmayacağını, enflasyonla mücadele, kamuda hesap verilebilirlik, ihalelerde şeffaflık gibi AK Parti’nin daha önceleri savunduğu ilkelere vurgu yapılacağını kaydetti.

“Erdoğan Şimşek’i istiyor”

Seçim manifestosu için Erdoğan’dan son onayın beklendiğini belirten yetkili, şimdiye kadar Erdoğan’ın herhangi bir karşı görüş bildirmediğine dikkat çekti ve “Eğer kabul ederse hem kabinede hem de ekonomi yönetiminde radikal değişiklikler olacak” dedi.

Yetkili, Erdoğan’ın Mehmet Şimşek’i ekonominin başına getirmeyi hedeflediğini de kaydederek “Şimşek’in yaklaşımını ve başarısını tüm Türkiye biliyor. Göreve gelirse ekonomi politikalarında radikal değişim kaçınılmaz olacaktır, bürokrasi ve kabine üyelerinin kendisiyle uyum içinde çalışması gerekecektir” dedi.

Konuyla ilgili bilgi sahibi bir başka kaynak ise AK Parti’nin yanı sıra muhalefetin de Şimşek’le ilgilendiğini belirterek altılı masadaki üç partinin Şimşek ile birlikte çalışmak istediğini kaydetti. Reuters’a daha önce konuşan, altılı masadan dört üst düzey kaynak ise, Millet İttifakı’nın, eski başbakan yardımcısı Ali Babacan’ı seçimlerin kazanılması durumunda ekonomiden sorumlu Cumhurbaşkanı Yardımcısı yapmayı planladıklarını söylemişti.

Haberde, AK Parti hükümetlerinde ekonomiden sorumlu devlet bakanı, maliye bakanlığı ve başbakan yardımcılığı görevlerinde bulunan Şimşek’in uluslararası finans çevrelerinde saygın bir isim olduğuna işaret edildi. Reuters, iddialarla ilgili olarak bilgisine başvurduğu AK Parti’nin de Mehmet Şimşek’in de bir değerlendirmede bulunmadığını bildirdi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

MHP, Cumhurbaşkanı Adayı Olarak Erdoğan’ı Gösterme Kararı Aldı

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), TBMM’de basına kapalı yaptığı grup toplantısında, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13. cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine kadar verdi.

Haber Merkezi / 14 Mayıs 2023 Pazar günü yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri için Meclis’te cumhurbaşkanı aday gösterme süreci devam ediyor.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 13. cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesine kadar verdi.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grubu, İsmet Yılmaz başkanlığında TBMM’de yaptığı toplantıda Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak gösterilmesine karar vermişti.

AK Parti’de Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığı için milletvekillerinden imza toplanmıştı.

Erdoğan, iki dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmektedir. 10 Ağustos 2014 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi. 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubu da pazartesi günü toplanarak, daha önceden Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi için grup kararı alacak.

İtiraz için 2 gün

Resmi Gazete’de yayımlanan seçim takvimine göre 28 Mart’ta Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve saat 08.00 itibarıyla itiraz süreci başlayacak.

İtirazlar 29 Mart çarşamba günü saat 17.00’de sona erecek ve itirazlar Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından incelenmeye başlanacak.

Paylaşın

Dikkat Çeken Analiz: Erdoğan’ın 20 Yıllık İktidarı Sona Erebilir

14 Mayıs tarihinde yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimleri dış basının gündeminde de yer alıyor. Daily Mail’de yayımlanan bir analizde Erdoğan’ın, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve Kılıçdaroğlu karşısında 10 puan geride olduğu belirtildi.

Analizin devamında, 14 Mayıs’ı birçok kişinin Türkiye’nin tarihindeki, ‘en önemli seçim’ olarak gördüğü ifade edilerek, Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sona erebileceği belirtildi.

İngiltere’de en çok okunan gazetelerden biri olan Daily Mail, seçimlere yönelik dikkat çeken bir analiz habere yer verdi.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından arama kurtarma ve yardım çalışmalarındaki başarısızlık nedeniyle çöken destek nedeniyle seçimler öncesinde tehlikeli bir duruma geldiği değerlendirmesi yapıldı.

Chris Jewers tarafından kaleme alınan analizde, Erdoğan’ın üçüncü kez iktidarda kalmak istediğine vurgu yapılarak, anketlere de dikkat çekildi.

Erdoğan’ın, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu karşısında 10 puan geride olduğu belirtildi. 14 Mayıs’ı birçok kişinin Türkiye’nin tarihindeki, ‘en önemli seçim’ olarak gördüğü ifade edilerek, Erdoğan’ın 20 yıllık iktidarının sona erebileceği belirtildi.

Haberde, Türkiye’de depremlerin yanı sıra Suriye’den gelen milyonlarca sığınmacı ve hayat pahalılığı krizinin de önemli gündemler olduğu kaydedildi.

Paylaşın

14 Mart Seçimleri: Erdoğan’dan “Büyükşehirler” Hamlesi

14 Mayıs’ta yapılacak seçimler yaklaştıkça liderlerdin de seçim stratejileri netleşmeye başlıyor. AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Kabinedeki bakanları büyükşehirlerden aday göstereceğim” dediği öne sürüldü.

Cumhuriyet’te yer alan habere göre; Erdoğan’ın İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar gibi isimleri depremlerden en çok etkilenen Kahramanmaraş, Adıyaman ve Hatay için “milletvekili adayı olarak düşündüğü” ileri sürüldü. Erdoğan’ın bu seçimlerde “büyükşehirleri riske atmak istemediği” de belirtiliyor.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı kabinesindeki “tartışmalı bazı isimleri” milletvekili yaparak, gelecek dönem için bu isimlere “dokunulmazlık zırhı kazandırmak istediği” iddia edilirken bakanların özellikle büyükşehirlerde kamuoyuna “Güçlü isimlerle seçimlere giriyoruz mesajını vermek istediğinin” altı çiziliyor.

Öte yandan Erdoğan’ın grup başkanvekilleriyle yaptığı görüşmede, milletvekillerine “Aday olsunlar” talimatını verdiği de ifade ediliyor. Ancak mevcut milletvekillerinden birçoğunun liste dışı kalacağı da belirtiliyor. “Listede yer bulamayacağını düşenen bazı vekillerin başvuruda bulunmayacağı” değerlendirilirken Erdoğan’ın bu seçimlerde “3 dönem kuralını da uygulayacağına” dikkat çekiliyor.

Üç dönem kuralı

Son olarak AK Parti Seçim İşleri Başkanı Ali İhsan Yavuz, “3 dönem vekillik yapmışlardan da başvuru alınabilecek” açıklamasında bulunmuştu. Ancak parti yönetimininde aktif görev alanlar dahil parti içinde bu kurala takılan 76 isim bulunuyor.

Bu isimler arasında eski Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Öznur Çalık, eski Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı ve AK Partili Mehmet Özhaseki, AK Partili Hamza Dağ, Ali İhsan Yavuz ve eski bakan Cevdet Yılmaz da yer alıyor.

Erdoğan’ın, grup başkanvekilleriyle yaptığı toplantıda da “Üç dönem kuralının uygulanıp uygulanmayacağına” yönelik grup başkanvekillerinin sorusu üzerine “Kuralı uygulayacağım. Ancak bunun istisnaları da olacak” dediği de kaydedildi.

Paylaşın

AK Parti Grubu, Genel Başkanları Erdoğan’ı Cumhurbaşkanı Adayı Gösterdi

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) grubu, İsmet Yılmaz başkanlığında TBMM’de yaptığı toplantıda Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olarak gösterilmesine karar verdi.

Haber Merkezi / AK Parti Grup Başkanı İsmet Yılmaz konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Anayasa’nın 101’inci maddesine göre, Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu’nun 7’nci ve 8’inci maddesine göre, Siyasi Partiler Kanunu’nun 27’nci maddesine göre ve Türkiye Büyük Millet Meclisi AK Parti Grup İç Yönetmeliği’ne göre Cumhurbaşkanımız, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı bugün AK Parti Grubu tarafından Cumhurbaşkanı adayımız olarak bildirilmesine grup toplantısına katılan bütün milletvekillerinin oy birliğiyle karar verilmiştir” dedi.

İsmet Yılmaz, “Yüksek Seçim Kurulu’na ne zaman götürmeyi planlıyorsunuz?” sorusuna “Önümüzdeki hafta inşallah” yanıtını verdi.

AK Parti’de Recep Tayyip Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığı için milletvekillerinden imza toplanmıştı.

Erdoğan, iki dönemdir cumhurbaşkanlığı görevini sürdürmektedir. 10 Ağustos 2014 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde ilk turda 12. Cumhurbaşkanı seçildi. 24 Haziran 2018 Pazar günü yapılan cumhurbaşkanlığı seçiminde yeniden Cumhurbaşkanı seçildi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubu da pazartesi günü toplanarak, daha önceden Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak açıklanan Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun 13. Cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilmesi için grup kararı alacak.

İtiraz için 2 gün

Resmi Gazete’de yayımlanan seçim takvimine göre 28 Mart’ta Cumhurbaşkanı geçici aday listesi Resmi Gazete’de yayımlanacak ve saat 08.00 itibarıyla itiraz süreci başlayacak.

İtirazlar 29 Mart çarşamba günü saat 17.00’de sona erecek ve itirazlar Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından incelenmeye başlanacak.

Paylaşın

Esad’dan Erdoğan’la Görüşme İçin Suriye’den Askerlerin Çekilmesi Şartı

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme için ‘Suriye’den askerlerin çekilmesi’ şartını yineledi. Erdoğan ile görüşmeye hazır olduğunu ancak bunun için Türkiye’nin askerlerini Suriye’nin kuzeyinden çekmesini şart koşan Esad, Ankara’nın ‘terörizme verdiği tüm desteği kesmesi’ gerektiğini de söyledi. 

“Erdoğan’la bir görüşmenin gerçekleşebileceği tek senaryo bu” diyen Suriye Devlet Başkanı, “Suriye’deki savaşın nihai olarak sona ermesine yol açmayacaksa, böyle bir toplantının ne yararı olabilir?” ifadelerini kullandı.

Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, resmi ziyarette bulunduğu Moskova’da, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya geldi. Şam-Ankara ilişkilerinin de masaya yatırıldığı görüşmenin ardından Rusya basınına açıklamalarda bulunan Esad, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşme olasılığına ilişkin konuştu.

Esad, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olası bir görüşme için ‘Suriye’den askerlerin çekilmesi’ şartını yineledi. Erdoğan ile görüşmeye hazır olduğunu ancak bunun için Türkiye’nin askerlerini Suriye’nin kuzeyinden çekmesini şart koşan Esad, Ankara’nın ‘terörizme verdiği tüm desteği kesmesi’ gerektiğini de söyledi.

“Erdoğan’la bir görüşmenin gerçekleşebileceği tek senaryo bu” diyen Suriye Devlet Başkanı, “Suriye’deki savaşın nihai olarak sona ermesine yol açmayacaksa, böyle bir toplantının ne yararı olabilir?” ifadelerini kullandı.

Öte yandan, Ukrayna savaşında Rusya’ya desteğini de yineleyen Esad, ‘Suriyelilerin çoğunun Rusya’nın Ukrayna operasyonunu desteklediğini’ dile getirdi.

Reuters’ın RIA Novosti’den aktardığına göre, “Suriye’deki Rus varlığını genişletmenin iyi bir şey olduğunu düşünüyoruz” diyen Esad, Rus ordusunun Suriye’deki varlığının ‘geçici ya da sadece terörle mücadeleye odaklı olmaması gerektiğini’ söyledi.

Suriye Devlet Başkanı, “Terörle mücadele günümüzün meselesi ama geçici bir mesele. Rus ordusunun herhangi bir ülkedeki varlığı geçici olmamalı” dedi.

Putin – Esad arasında gerçekleşen görüşmeye dair Kremlin’den yapılan yazılı açıklamada iki liderin ifadelerine yer verildi.

Putin, iki ülkenin sürekli iletişim halinde olduğunu ve iki ülke arasındaki ilişkilerin ilerlediğini belirterek şöyle dedi: “Ortak çabalarımız sosyoekonomik ve iç siyasi durumun istikrara kavuşmasını mümkün kılıyor. Ancak Suriye halkı yıkıcı bir deprem gibi çok ciddi bir sorunla daha karşı karşıya kaldı. Tabii ki, bu durumu ağırlaştırıyor. Gerçek dostların yaptığı gibi biz de size destek olmaya çalışıyoruz.

Bildiğiniz gibi hem Acil Durumlar Bakanlığı’ndan hem de Suriye’de bulunan Silahlı Kuvvetlerden temsilcilerimiz de deprem yardım çalışmalarına katkı sağlıyor. Ancak her şeye rağmen ilişkilerimiz ilerliyor, ekonomi de dahil. Geçen yıl ticarette yüzde 7’lik bir artış kaydettik. Önümüzdeki yıl ülkelerimiz arasındaki diplomatik ilişkilerin 80’inci yılını kutlayacağız.”

Daha sık görüşmeliyiz

Esad da Moskova’da olmaktan mutlu olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: “Her iki taraftan farklı yetkililer sürekli görüşmeye devam ediyor. Ancak uluslararası arenada devam eden çeşitli değişiklikler nedeniyle, nasıl ilerleyeceğimizi anlamak için muhtemelen daha sık görüşmeliyiz. Öncelikle size ve Acil Durumlar Bakanlığı aracılığıyla faaliyet gösteren ve depremin ardından bize yardımcı olan Rusya Federasyonu’nun tüm bakanlıklarına teşekkür etmek istiyorum.

Farklı bakanlıklarımız arasında son üç gün içinde gerçekleştirilen görüşmelerin sonuçlarından çok memnunum. Bunların son birkaç yılın en iyi toplantıları olduğuna inanıyorum. Bu sefer elde ettiğimiz sonuçların, finansal ve ekonomik bağlarımızı pratikte daha da geliştirmemize yardımcı olacağını düşünüyorum.”

Suriye Devlet Başkanlığı ofisinden yapılan açıklamada ise görüşmede iki liderin siyasi ve ekonomik gelişmelerin yanı sıra ikili ilişkileri, ortak iş birliğini, bölgesel ve uluslararası gelişmeleri ele aldığı belirtildi. Ayrıca, iki liderin Ukrayna’daki “Rus askeri operasyonunu” da ele aldığı ve Esad’ın, Rusya-Ukrayna savaşında Moskova yönetimine desteklerini yinelediği ifade edildi.

Öte yandan ziyaret kapsamında Esad rejiminin Dışişleri Bakanı Faysal Mikdad ile Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Savunma Bakanı Ali Mahmud Abbas ile Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu ayrı görüşmeler gerçekleştirdi.

Paylaşın

Erdoğan’dan Finlandiya’nın NATO Üyeliğinin Seçimler Öncesi Onaylanabileceği Sinyali

AK Parti Meclis Grup Toplantısı’nın ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye, Finlandiya’nın NATO üyeliğinin seçimler öncesinde onaylanabileceği sinyali verdi.

Erdoğan, Finlandiya’nın NATO üyeliğine ilişkin soruya, “Süreç neyse o süreci işleteceğiz. Üstümüze düşen görevi yapacağız. Verdiğimiz sözü tutacağız. Cuma günü gelsin, Sayın Cumhurbaşkanı ile bir görüşüp verdiğimiz sözün gereğini yerine getireceğiz” şeklinde yanıt verdi.

Erdoğan’ın açıklamaları öncesinde Reuters’in konuştuğu iki üst düzey yetkili de Türkiye’nin Finlandiya’nın NATO üyeliğini 14 Mayıs seçimlerinden önce onaylamayı planladığını söyledi.

Reuters’e konuşan Türk yetkililer TBMM kapanmadan önce Finlandiya’nın NATO üyeliği konusundaki oylamanın yapılmasının planlandığını ifade etti.

Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasındaki NATO görüşmeleri Ankara tarafından Stockholm’de Kur’an yakılması üzerine Ocak ayında askıya alınmıştı. “Üçlü Muhtıra” çerçevesinde kurulan “Daimi Ortak Mekanizma” toplantısının üçüncüsü, iki ay aranın ardından 9 Mart tarihinde Brüksel’deki NATO karargahında yapılmıştı.

Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, görüşmeler sonrası yaptığı açıklamada, “Türkiye’nin güvenlik kaygılarının giderilmesiyle ilgili adım atılmalı” dedi.

Kalın, İsveç ve Finlandiya’nın NATO sürecinin birlikte mi ayrı ayrı mı işleyeceği konusundaki hız, kapsam ve genel çerçevenin bu ülkelerin atacağı adımlara bağlı olduğunu söyledi.

İsveç, 2022’de “terörle mücadelede güvenlik güçlerinin alanını daha da açmak için” anayasada değişikliğe gitmişti.

1 Ocak 2023’de yürürlüğe giren anayasa değişikliklerinin ardından “terörle mücadeleyi ilgilendiren” birçok yasada da uyum çalışması yapılmıştı.

Finlandiya Cumhurbaşkanı Sauli Niinisto, Cuma günü iki günlük bir ziyaret için Türkiye’ye gelecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ile bir araya gelecek olan Niinisto’nun gündeminde deprem sonrası yeniden inşa çalışmalarının yanı sıra “Finlandiya ve İsveç’in NATO’ya üyelik başvuruları” var. Niinisto’ya ziyaretinde Dışişleri Bakanı Pekka Haavisto da eşlik edecek.

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson da dün Finlandiya’nın ülkesinden önce NATO’ya üye olması ihtimalinin arttığını kabul etmişti.

İki ülke, Temmuz ayında Litvanya’nın Vilnius kentinde yapılacak NATO zirvesine kadar ittifaka üye olmak istiyor.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Kılıçdaroğlu” Yorumu: İnşallah Kendisine Gereken Koltuğu Vereceğiz

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan Erdoğan, “Altı parti bir araya gelip güya seçim ittifakı kurdular. Amaç neydi, seçim ittifakının gereği olarak Cumhurbaşkanı adayını belirlemek ve milletvekili listelerinde çerçeve çizmek. Cumhurbaşkanı adayı dediğiniz kişi millete karşı söyleyecek sözü olan kişidir. Ben bir tane Başkan Yardımcısı atadığımda ‘nasıl yönetilecek’ demişti” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Altılı Masa’nın etrafında toplananlara bir şeyler dağıtılacak. Yeteri sayıda başkan yardımcısı olması lazım. Zannediyor ki benim milletim gafil, bu asil millet bunları unutmaz gereğinin cevabını 14 Mayıs’ta verir.”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Altılı koalisyon aylar boyunca Cumhurbaşkanı adayını belirleyemeden toplanır dağılırken, ‘Yıpranmasın diye açıklamıyoruz’ dediler. Bu toplantılarda öyle bir kavga çıktı ki demokrasi tarihimizde eşi benzeri yok. Nedeni ve nasılı bizi ilgilendirmeyen bu rezil kavganın ardından CHP’nin iki büyükşehir belediye başkanını da işin içine katarak zar zor adaylarını ilan ettiler.

Sonunda Bay Bay Kemal birilerini öne sürmek, arkasına saklanmak yerine karşımıza çıkacak, bizimle er meydanında yarışacak cesareti gösterdi. 14 Mayıs’a kadar altılı koalisyonun adayıyla demokratik şekilde yarışacak inşallah kendisine gereken koltuğu vereceğiz.” ifadelerini kullandı.

AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bu sabah Şanlıurfa ve Adıyaman’da yaşanan sel felaketinde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum.

Bakanlarımız, ekiplerimiz çalışmaları koordine etmektedir. Rabbim beterinden korusun. Türkiye 6 Şubat sabahına son bir asrın en büyük felaketiyle uyandı.

Türkiye 6 Şubat sabahına son bir asrın en büyük felaketiyle uyandı. Devlet ve millet olarak felaket haberini alır almaz deprem bölgesine koştuk.

Bakanlarımız felaketten birkaç saat sonra depremin vurduğu şehirlere ulaşarak çalışmaları koordine etmeye başladı.

AFAD’dan madencilere kadar ülkemizdeki tüm arama-kurtarma ekiplerini, 90 ülkeden gelen arama-kurtarma ekiplerini, belediyelerimizi, askerlerimizi, polislerimizi, jandarmamızı, bekçilerimizi, gönüllülerimizi ihtiyaç duyulacak kim varsa bölgeye yönlendirdik.

35 bini aşkın personeli bölgeye yönlendirdik. Her sınıftan 18 bin iş makinesiyle on binlerce kamyon ve TIR’la her türlü malzemesiyle ülkemizin ve milletimizin tüm imkânlarını seferber ettik.

Ancak yıkım öylesine büyüktü ki her binaya tek arama-kurtarma personeli göndersek hepsine yetişmek mümkün değildi.

Türkiye bu depremde dünyada bugüne kadar görülen en büyük arama-kurtarma ekibini bir araya getirmiştir.

Buna rağmen yıkıntılar altında kalan vatandaşlarımız ve yakınları serzenişlerinde sonuna kadar haklıdır. Acılarını yürekten paylaşıyor, kollarımızı ve kalbimizi kendilerine açıyoruz.

Bize düşen acıları paylaşmak, maddi kayıpların telafisini yapmaktır. Depremzede vatandaşlarımız da yeni bir gelecek kurma çalışmalarında yanımızda yer almaktadır.
Bu sevginin hakkını verecek, insanlarımıza mahcup olmayacağız.

Hep beraber Türkiye Yüzyılı’nın inşasını sürdüreceğiz. Ölenleri geri getirmek elimizde değil. Geride kalan vatandaşlarımızı hayata bağlamak için yapılacakların yapılmasının gayretindeyiz.

14 milyon insanımızın gıda ve barınma ihtiyaçlarını karşılamak için hızlı ve etkin bir koordinasyon kurduk. Milletimiz asrın dayanışmasını gösterdi. Kurduğumuz tahliye köprüleri ve kendi imkanlarıyla 3 milyonu aşkın insanımız bölge dışına gitti.

Otelleri, misafirhaneleri, yurtları, boş evleri bu depremzedelerin barınmaları için hizmete açtık. Deprem bölgesinde kalan 2,4 milyon insanımıza da 433 bin çadırda ve kısa sürede sayıları 100 bine çıkacak konteynerlerde barınma imkanı sağladık.

Depremde hasar gören yol, su, elektrik, haberleşme altyapısını kısa sürede hizmet verebilir hale getirdik. Yolları trafiğe açık tutarak yardımların gelişini ve depremzedelerin tahliyesini kolaylaştırdık.

Bir hususun altını çizmek isterim. Geçtiğimiz günlerde deprem bölgesinde yaşarken, başka illere taşınan ve nüfus kayıtlarını oraya aldıran vatandaşlarımız için bir Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayınladık.

Adres kayıtlarını gittikleri yerlere aldıran vatandaşlarımızın depremle ilgili haklarında kayba uğramayacaklarını güvence altına aldık. Oy kullanabilmeleri için ikamet kayıtlarını oraya aldırmaları gerekiyor.

Yıkılan şehirlerimizi 1 yıl içinde ayağa kaldırma sözümüz var. 1 yıl için de 391 bin konut, toplamda da 650 bin konut yaparak hak sahiplerine teslim etmeyi planlıyoruz.

Van, Bingöl, Elazığ, Malatya, İzmir depremlerinde, Bartın, Kastamonu, Giresun sel felaketlerinde bu konutları sahiplerine veren bir iktidarız.

Zemini sağlam yerlerde kuracağız yerleşim yerlerinin yanında tarihi ve kültürel dokuyu koruma altına alacak şekilde planlama yapıyoruz.

Şu anda kazmalar vuruldu, inşaatlar başladı. TOKİ’nin kurumsal birikimi ve inşaat sektörünün kapasitesi konutları yapmaya fazlasıyla yeterli.

20 yılda hizmete sunduğumuz 1 milyon 180 bin toplu konut ve 3,3 milyon kentsel dönüşüm projesi sözümüzü tutacağımızın teminatıdır.

Biz kentsel dönüşümden bahsediyoruz, ama siz kendinizi rantsal dönüşüm olarak tanımlıyorsunuz o ayrı konu.

Biz kendimizi asla ortada dolaşıp sadece konuşan, ezberlerini, kinleri tekrarlayan deprem turistleriyle kıyaslayamayız. İlk günden beri gündemimiz deprem yaralarının sarılması olacak diyoruz.

Birileri bu sözü yanlış anlamış. Biz Hatay’ıyla, Kahramanmaraş’ıyla, Malatya’sıyla deprem bölgesine insanlarımızla dertleşmeye, çalışmaları takibe, gereken talimatları vermeye gideriz. Bundan sonra da il ve ilçeleri ziyaret edecek, yapılan her işi yerinde göreceğiz.

Millet İttifakı adayı Kılıçdaroğlu’na tepki

Biz deprem bölgesine insanlarımızla dertleşmeye, tespitlerimiz doğrultusunda gereken talimatları vermeye gideriz. Bundan sonra da atılan her adımı bizzat yerinde görecek, depremzedelerle buluşmayı sürdüreceğiz.

Bu zatın seçim kampanyasını deprem yıkıntıları önünde yapmasını bir kenara bırakalım, gece gündüz orada çalışan bakanlarımıza, valilerimize iftira atmasına ne diyeceğiz. Yarısı yalan yarısı yanlış bir konuşma depremde evi yıkılan hangi kardeşimizin yüreğini rahatlatır?

Bu zatın söylediği yalanlar defalarca yüzüne vuruldu. Depremin sorumlusu kim sorusunu sorabilecek kadar hayattan kopuk birisine ne desek boş.

Bunların derdi ne bu ülke ne bu millet. Biz bir yılda şehirlerimizi ayağa kaldırmanın derdindeyiz. Tek başına bu tablo bile kimin nerede durduğunu göstermeye yeterlidir.

Bunların her işi aynı. Bir yıl önce 6 parti bir araya gelip seçim ittifakı kurdular. Toplandılar dağıldılar… Amaç seçim ittifakının gereği olarak aday belirlemek ve milletvekili listelerindeki işbirliğinin çerçevesini çizmek.

Seçim takvimi başlayınca cumhurbaşkanı adayı dediğiniz kişi millete karşı söyleyeceği olan kişidir. Kaç yardımcın olacak diye soruyorlar?

Ben bir tane başkan yardımcısı atadığımda ülke nasıl yönetilecek demişti. Birden 1500’e kadar başkan yardımcısı atanabilirmiş. Altılı masanın etrafında toplananlara bir şeyler dağıtılacak. Yeteri kadar başkan yardımcısı olması lazım.

Türkiye gibi pek çok gündemi olan bir ülkede bu sözün iki aya sığdırılması mümkün değil. Altılı masa toplanıp dağılırken yıpranmasın diye açıklamıyoruz dediler. Şimdi yardımcısını da yıpranmasın diye açıklamıyorlar. Topu taca atacak yer kalmayınca bu isimleri açıklamak için bir araya gelecekler.

Bu toplantıda öyle bir kavga çıktı ki masanın altı üstüne geldi. Biri masadan kalktı, sonra tekrar oturdu veya oturtuldu.

Yapılan tehditlerin çetelesini tutanlar epeyce kalın bir dosya sahibi olmuşlardır. Bu rezil kavganın ardından CHP’nin iki büyükşehir belediye başkanını da işin içine katarak zar zor adaylarını ilan ettiler.

Erkenden açıklansa pek bir yıpranacak bir isim çıktı. Sonunda birilerinin arkasına çıkmak yerine er meydanına çıkma cesaretini gösterdi.

Demokratik bir şekilde yarışarak kendisine gereken koltuğu vereceğiz. EYT’lilerle ilgili kanunu çıkardık. Siyasette gerek yok ise de bu durum kendisine örnek olur diye düşünüyorum.

Türkiye’nin otomobili Togg. Ne diyordu? Fabrika yerinde. Türkiye’nin otomobili Togg yarından itibaren ön sipariş almaya başlıyor.

Yarın Türk Devletleri Teşkilatı toplantısını Ankara’da yapıyoruz. Cuma günü Finlandiya Cumhurbaşkanı geliyor, cumartesi Çanakkale’deyiz.

Deprem bölgesindeki imar ve ihya faaliyetlerini sürdürürken, 500 bin toplu konut, 50 bin işyeri projelerimizin kura çekimleri devam ediyor. Plan ve programdan sapmaya mahal vermiyoruz.

Gençlerimizin heyecanları ve umutları vizyonumuzun, programlarımızın ana taşıyıcısıdır. Hak, hakkaniyet ölçüleri içinde maddi kalkınmayı manevi ruhla teçhiz ederek hedeflerimize ulaşacağız.

Tüm kardeşlerimden 14 Mayıs’a kadar çalışmalarını bekliyorum. Herhangi bir kazaya asla meydan veremeyiz.

Önümüz Ramazan. Bu mübarek ayı hem bereket hem feyzinden istifade edeceğimiz hem de 85 milyon insanımızla gönül köprülerini güçlendireceğiz.

14 Mayıs’a birileri Necip Fazıl’a enteresan yakıştırmalar yapıyor. 14 Mayıs’a o veciz ifadesiyle pekleşerek, kenetlenerek hazırlanacağız.”

Paylaşın

Dikkat Çeken Analiz: Erdoğan, Seçimi İlk Turda Kaybedebilir

AFP’de yayımlanan bir analizde AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimin ilk turunda kaybedebileceğini öne sürüldü.

“Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor, ancak hala çok sağlam bir seçmen tabanına sahip” denilen analize göre, “Kampanya sürecinde seçmenleri bir araya getirmek için kontrolü altındaki basına güvenecek. Muhalefeti itibarsızlaştırmak için muhalefet içindeki bölünmeleri öne çıkarmaya çalışacak.”

Fransa merkezli uluslararası haber ajansı Agence France-Presse’te (AFP) Cyrielle Cabot tarafından yayımlanan bir analizde Erdoğan’ın seçimleri ilk turda kaybedebileceğinin altı çizildi. Öte yandan analizde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğu’nun otoriter ve kavgacı olarak görünen Erdoğan karşısında çok farklı bir imaja sahip olduğu belirtilirken halkın bu tür normallikler istediği de ifade edildi.

Analizde öne çıkan yerler şöyle:

“Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçim kampanyası 10 Mart’ta resmen başladı ve üçüncü kez aday olan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan artık en büyük rakibinin kim olduğunu biliyor. 74 yaşındaki Kemal Kılıçdaroğlu, gözlemciler tarafından genellikle ‘Erdoğan’ın zıt kutbu’ olarak tanımlanıyor.”

“Kamuoyu yoklamaları ise ‘seçimin başa baş geçeceğini’ ve ‘Erdoğan’ın, 2003’te iktidara gelmesinden bu yana en belirsiz seçimi’ olduğunu söylüyor.”

‘Kılıçdaroğlu, Erdoğan’dan çok farklı bir imaja sahip’

“Öte yandan pek çok kişi ‘Kılıçdaroğlu’nu ‘karizma eksikliği’ nedeniyle eleştiriyor; İstanbul veya Ankara belediye başkanının aday gösterilmesini tercih ediyor. Didier Billion’a göre, bazıları tarafından karizma eksikliği olarak görülen bu durum, kampanya sırasında bir avantaja dönüşebilir. Kılıçdaroğlu, otoriter ve kavgacı olarak görülen Recep Tayyip Erdoğan’dan çok farklı bir imaja sahip. Halk bu tür bir normallik istiyor.”

“HDP Eş Başkanı Mithat Sancar’ın Pazartesi günü yaptığı, ‘aday çıkarmayabiliriz’ açıklamasına da değinen ve bunu ‘Kılıçdaroğlu’na yönelik açık bir destek’ olarak tanımlayan Denizeau’ya göre, ‘İttifak seçimi ilk turda kazanabilir. Ancak HDP’nin teklifi, zafer durumunda olan Kürtlere verilecek garantilere bağlı. Kılıçdaroğlu’nun ne önereceğini önümüzdeki günlerde göreceğiz.”

‘Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor’

“Erdoğan her zamankinden daha zayıf görünüyor, ancak hala çok sağlam bir seçmen tabanına sahip” diyen Denizeau’ya göre ise “Kampanya sürecinde seçmenleri bir araya getirmek için kontrolü altındaki basına güvenecek. Muhalefeti itibarsızlaştırmak için muhalefet içindeki bölünmeleri öne çıkarmaya çalışacak.”

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomik kriz ve 6 Şubat depremindeki yönetimine yönelik ağır eleştiriler nedeniyle kırılgan bir durumdayken, “Muhalefet bir program oluşturmakta zorlanıyor.”

Didier Billion’a göre, ortak paydaları Erdoğan’ı devirmek, başkanlık rejimine son vermek ve parlamenter demokrasiye dönmek olan muhalefet, söz ekonomik ve sosyal politikalara geldiğinde seçim sonrasını işaret ediyor ve uzlaşma olacağı sözünü veriyor.

Paylaşın