Mehmet Şimşek, IMF Başkan Yardımcısı İle Görüştü

Uluslararası Para Fonu (IMF) – Dünya Bankası Bahar Toplantıları kapsamında Washington’da bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, IMF Başkan Yardımcısı Gita Gopinath ile görüştü.

IMF Başkan Yardımcısı Gopinath, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda görüşmeyle ilgili, “Türkiye Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Türkiye ve dünyanın ekonomik görünümü üzerine mükemmel sohbet” yorumunda bulundu.

Görüşmenin detayları ile ilgili Gita Gopinath ya da Mehmet Şimşek’ten bir açıklama gelmedi.

Öte yandan IMF Avrupa Dairesi Direktörü Alfred Kammer, “Türkiye’de yeni bir IMF programına ihtiyaç olduğunu düşünüyor musunuz? Bu konuda Türk yetkililerle görüşmeler yapılıyor mu?” sorusunu yanıtladı.

Türkiye’de hayata geçirilen reform programını çok desteklediklerini ifade eden Kammer, “Biz de Türkiye’deki ekonomi ekibinin uyguladığı programı tavsiye ederdik. Hayır, Türkiye’yi desteklemeye yönelik herhangi bir IMF programı konusunda bir görüşme yok” dedi.

Kammer, “Türkiye’de cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra ekonomi politikasında yapılan değişikliği nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu politikanın kalıcı olacağına inanıyor musunuz?” şeklindeki bir başka soru üzerine, Türkiye’de uygulanan programın kırılganlığı daha da azaltmasının, enflasyonu zaman içerisinde kalıcı olarak düşürmesinin ve yatırımlar için uygun ortamı yaratmasının beklendiğini söyledi.

Türkiye’de 2023 yılı ortalarında ekonomi politikasında değişikliğe gidildiğine ve parasal alanda ciddi boyutta sıkılaşmayla yeni politikaların hayata geçirildiğine dikkat çeken Kammer, mali alanda da, depremden kaynaklı artan harcamaları karşılamak dahil mali konsolidasyonun başlatıldığını belirtti.

“Bu alanda bazı başarıları zaten görüyoruz” diyen Kammer, dezenflasyon tarafında başarıların tam olarak görülmesinin daha uzun zaman alacağını, ancak bu politika ortamı sayesinde Türkiye’deki kırılganlıkların azaldığını kaydetti.

Kammer, dün Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le görüştüğünü ve Şimşek’in, “reformların devreye sokulduğunu, bunun uzun vadeli bir program olduğunu ve kendisiyle Merkez Bankası’nın bu programı icra edeceğini” söylediğini aktardı.

Alfred Kammer, “Bu programın kırılganlığı daha da azaltması, enflasyonu zaman içinde kalıcı olarak düşürmesi ve yatırımlar için uygun ortamı yaratması bekleniyor, ki böylece büyüme modelinde değişim olur ve büyüme yeniden dengelenir” diye konuştu.

Öte yandan IMF, toplantıda sunduğu Avrupa için görünüm raporunda İtalya ve Fransa’nın borçlarını kontrol altında tutmak için harcamalarını planladıklarından daha hızlı kısmaları gerektiğini belirtti. Almanya içinse büyümeyi canlandırmak için harcamaları arttırması tavsiyesinde bulundu.

IMF’nin raporunda Belçika, Fransa ve İtalya örnekleri verilerek “Nispeten yüksek borç seviyelerine sahip gelişmiş Avrupa ekonomileri, yetkililerin mevcut politikaları kapsamında öngörülenden daha önemli ve önden yüklemeli mali düzenlemeler uygulamalı.” denildi.

IMF’nin Avrupa direktörü Alfred Kammer, “piyasaya güçlü bir sinyal” göndermek ve yaşlanan nüfus, iklim değişikliği ve artan askeri harcamalar gibi uzun vadeli zorluklar için kaynakları serbest bırakmak amacıyla kemer sıkma politikasının öne çekilmesini tavsiye etti.

Uluslararası Para Fonu, orta ve uzun vadeli finansman baskılarının 2050 yılına kadar Avrupa’nın gelişmiş ekonomilerinin GSYH’sinin yüzde 5,5’ine ulaşacağını öngörüyor.

Mehmet Şimşek’in katıldığı toplantıların sonunda dünya ekonomisine ilişkin raporlar yayımlanacak. IMF’nin ülke ve bölgelere ilişkin ayrıntılı istatistiklerini içeren veri bankası da güncellencek.

Geçtiğimiz Ekim ayında yapılan son toplantıdan çıkan verileri soL’daki köşesinde değerlendiren iktisatçı Prof. Korkut Boratav, kapsamlı bir ekonomik dönüşümün tasarlandığını söylemişti.

Boratav, IMF’nin öngördüğü senaryonun “sermayenin tahakkümünü bu kez yeniden uluslararası ortama ve 2028’e taşımayı” hedeflediğini belirtmişti.

IMF programlarının Türkiye’de daha önce iktidar değişikliklerinde belirleyici rol oynadığını hatırlatan Boratav, şu değerlendirme bulunmuştu:

“IMF, 2023-2028 döneminde Türkiye ekonomisinin durgunlaşarak kendine özgü bir istikrara ulaşacağını beklemektedir. Temel varsayım, geçmiş yedi yılda neoliberal ilkeleri çiğnemiş olan ‘aykırı’ politikalardan geleneksel reçeteye dönüştür. ‘Sağduyulu bir ekonomiye geçiş’, parasal ve malî disiplin yöntemleriyle gerçekleşecektir.”

Paylaşın

Mehmet Şimşek: Yapısal Reformları Hızlandıracağız

Mehmet Şimşek, kamu maliyesi alanında Merkez Bankası’nı destekleme konusunda kararlı olduklarını vurgulayarak, “Programı güçlendireceğiz, ileriye dönük yapısal reformları hızlandıracağız” dedi.

Mehmet Şimşek, “Türk varlıklarına çok güçlü bir ilgi var. Halkı enflasyonun düşeceğine ikna etmemiz gerekiyor” dedi. Şimşek, piyasanın enflasyon beklentilerinin ise gelecek 12 ayda yaklaşık yüzde 36 civarında olduğunu belirtti.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF) tarafından düzenlenen Küresel Görünüm Forumu’nda Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Enflasyonun düşürülmesinin öncelikli hedef olduğunu söyleyen Bakan Şimşek, OVP’nin “güçlü ve güvenilir” bir çerçeveye sahip olduğunu söyledi.

Mehmet Şimşek, “Program, fiyat istikrarını ve kamu maliyesi disiplinini yeniden sağlamayı aynı zamanda cari açığın azaltılması gibi diğer bazı makroekonomik zorlukları da ele almayı amaçlıyor. Nihai hedef sürdürülebilir yüksek büyüme oranı ve herkes için refah sağlamak” dedi.

Kısa vadede en önemli zorluğun yüksek enflasyon olduğunu belirten Bakan Şimşek, “Maliye politikasıyla merkez bankasının enflasyonla mücadele çabalarını desteklemeye devam edeceğiz” diye konuştu. Şimşek, programın temel amaçlarının fiyat istikrarının sağlanması, rekabetçilik ile verimliliğin artırılması ve yapısal reformlar olduğunu anlattı.

Türkiye’de geçen yıl meydana gelen depremlerin bütçede büyük bir açığa neden olduğunu anımsatan Mehmet Şimşek, açığın azaltılmasına yönelik önemli tedbirler aldıklarını kaydetti. Türkiye’nin ana ticaret ortaklarının büyüme beklentilerindeki iyileşmenin dış talebi destekleyeceğini belirten Şimşek, “Cari açık program hedeflerimizin ötesinde daralıyor” diye konuştu.

Bakan Şimşek, aylık enflasyonun yavaşladığını ve yıllık enflasyonun ise bu yılın ikinci yarısından itibaren düşmeye başlayacağını kaydetti. Şimşek, “Enflasyonun düşürülmesi öncelikli hedefimiz. Bunun işaretlerini zaten aydan aya görüyoruz, ancak yıllık bazdaki eğilimi yılın ikinci yarısında göreceğiz. 2026 yılına kadar enflasyonun tek haneli rakamlara indiğini görmek istiyoruz ve o zamana kadar oldukça kapsamlı yapısal reformları uygulamaya koyacağız” diye konuştu.

Mehmet Şimşek, yatırımcılarla çok sayıda toplantı yaptıklarını belirterek, “Yatırımcıların Türkiye’ye bakış açısı geçen seneye göre değişti. Geçen yıl yatırımcıların ortodoks politikalardan geri adım atılması, programın uygulanmaması ihtimali konusunda şüpheleri vardı. Bu yıl bu konuda neredeyse hiç soru gelmedi. Yani programın sürekliliğine dair soru gelmiyor, artık sorular daha çok programın detaylarına ilişkin oluyor” dedi.

Kamu maliyesi alanında Merkez Bankası’nı destekleme konusunda kararlı olduklarını vurgulayan Mehmet Şimşek, “Programı güçlendireceğiz, ileriye dönük yapısal reformları hızlandıracağız.” dedi. Bakan Şimşek, “Türk varlıklarına çok güçlü bir ilgi var. Halkı enflasyonun düşeceğine ikna etmemiz gerekiyor” diye konuştu. Bakan Şimşek, piyasanın enflasyon beklentilerinin ise gelecek 12 ayda yaklaşık yüzde 36 civarında olduğunu belirtti.

“2028’e kadar seçim yok”

Türkiye’de Haziran 2028’e kadar seçim olmadığına işaret eden Bakan Şimşek, bunun da program sonuçlarını almak için siyasi istikrar açısından bolca zaman vereceğini söyledi. Mehmet Şimşek, Türkiye ekonomisinin dayanıklı olduğunu belirterek, ülkede canlı bir özel sektör ve güçlü girişimcilik kültürü bulunduğunu vurguladı.

Türkiye’nin emsal ülkelerle karşılaştırıldığında uzun vadede avantajları olduğuna dikkati çeken Bakan Şimşek, küresel borçluluğun büyümenin önünde hız kesen bir faktör olduğunu ve Türkiye’nin borcunun gayrisafi yurt içi hasılasına oranının gelişmekte olan ülke ortalamasına kıyasla düşük seyrettiğini kaydetti.

Mehmet Şimşek, ticaretteki parçalanmalara değinerek, jeostratejik rekabet ve jeopolitik gerginliklerin parçalanmalara neden olduğunu anlattı. Türkiye’nin bundan faydalanabilecek en iyi adaylardan biri olduğunu vurgulayan Şimşek, Avrupa, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya ile yakın ilişkilerden bahsetti.

Yeşil dönüşümün Türkiye’nin en büyük önceliklerinden biri olduğuna dikkati çeken Bakan Şimşek, geçen yıl itibarıyla kurulu güç kapasitesinin yüzde 55’inin rüzgar, güneş ve hidroelektrik enerjiye dayandığını, inşaatı devam eden nükleer santralin de devreye gireceğini kaydetti.

Mehmet Şimşek, fosil yakıtlara bağımlılığın giderek azaldığına işaret ederek, “Yeşil dönüşüm ile rekabet gücü ve üretkenliği artırmaya yardımcı olacak yatırımlar yoluyla Türk ekonomisini karbondan arındırmaya kararlıyız” diye konuştu.

Paylaşın

Şimşek’ten ‘Erdoğan’ Açıklaması: Yalan Haberlerle…

Erdoğan ile aralarındaki ilişkinin kopma derecesine geldiği iddialarına cevap veren Mehmet Şimşek, “Bir süredir yalan haberlerle kasıtlı bir şekilde gündem oluşturulmaya çalışılıyor” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bizim derdimiz memlekete hizmet, gündemimiz yoğun. Bu zor coğrafyada ülkemizin sorunlarını çözmek, potansiyelini ve performansını artırmak için yapacak çok işimiz var. Enflasyonu düşürmek, cari açığı azaltmak, bütçe disiplini tesis etmek ve yapısal sorunları çözmek konusunda kararlıyız.”

Şimşek, açıklamasının devamında “Cumhurbaşkanımızın başından beri tam destek verdiği programımızı daha da güçlendireceğiz. Programımız hedeflerine ulaştığında, vatandaşlarımızın refahı da kalıcı olarak artacaktır” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından hakkında çıkan iddialara yanıt verdi. Şimşek’in yalan haberlere karşı uyarıda bulunduğu açıklaması şu şekilde:

Bir süredir yalan haberlerle kasıtlı bir şekilde gündem oluşturulmaya çalışılıyor. Bizim derdimiz memlekete hizmet, gündemimiz yoğun. Bu zor coğrafyada ülkemizin sorunlarını çözmek, potansiyelini ve performansını artırmak için yapacak çok işimiz var.

Enflasyonu düşürmek, cari açığı azaltmak, bütçe disiplini tesis etmek ve yapısal sorunları çözmek konusunda kararlıyız. Cumhurbaşkanımızın başından beri tam destek verdiği programımızı daha da güçlendireceğiz.

Programımız hedeflerine ulaştığında, vatandaşlarımızın refahı da kalıcı olarak artacaktır. Vatandaşlarımızdan istirhamım; üretilen dedikodulara itibar etmeyiniz ve politikalarımız ile ilgili bizden duymadığınız hiçbir haber veya söylentiye lütfen inanmayınız.”

Öte yandan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi (DMM), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek arasında kriz ortaya çıktığı iddiasının doğru olmadığını bildirdi.

DMM’den yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi: “Bazı basın yayın organlarında yer alan, ‘Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Bakan Şimşek arasında kriz ortaya çıktı ve kriz küresel sistemin devreye girmesiyle çözüldü’ iddiası doğru değildir.

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek arasında iddia edildiği gibi herhangi bir gerginlik yaşanmamıştır. Ülkemiz ekonomisinde yol haritasını belirleyen Orta Vadeli Program ve 12’nci Kalkınma Planı, bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kararlılıkla sürdürülmeye devam edecektir.”

Paylaşın

Dünya Bankası’ndan Alınacak Krediyle İlgili Dikkat Çeken İddia: Bizimki IMF’yi Sevmiyor

Mehmet Şimşek’in Dünya Bankası’ndan alınacak 35 milyar dolar krediyle ilgili “Neden IMF değil de Dünya Bankası” sorusuna Erdoğan’ı kastederek, “Bizimkini biliyorsunuz IMF’yi sevmiyor, IMF sözünü duymak bile istemiyor, ondan hoşlanmıyor” yanıtı verdiği iddia edildi.

IMF ile olumsuz görüşlerin kaynağının Külliye’deki ekonomistler olduğunu da belirten Mehmet Şimşek’in, “Külliyedekilerin kafaları bu işlere aslında basmıyor. Hep Cumhurbaşkanını yanlış yönlendiriyorlar, hatta kandırıyorlar. Bu ekonomik tablonun nedeni de bu aslında” dediği de aktarıldı.

Gazeteci Sedat Bozkurt, bugün Kısa Dalga’da yayımlanan yazısında, 31 Mart yerel seçimleri öncesi Ankara’nın Yenimahalle ilçesinde Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile esnaf arasında geçen diyalogu gündeme taşıdı.

Bozkurt, yazısında Mehmet Şimşek’in Dünya Bankası’ndan alınacak 35 milyar dolar krediyle ilgili “Neden IMF değil de Dünya Bankası” sorusuna Erdoğan’ı kastederek, “Bizimkini biliyorsunuz IMF’yi sevmiyor, IMF sözünü duymak bile istemiyor, ondan hoşlanmıyor. Bizimkilerin IMF’ye bakışı hep olumsuz o nedenle kaynak arayışında Dünya Bankası’nı tercih ediyoruz” yanıtını verdiğini iddia etti.

Mehmet Şimşek’in IMF ile olumsuz görüşlerin kaynağının Külliye’deki ekonomistler olduğunu da net bir biçimde aktardığını yazan Sedat Bozkurt, Şimşek’in “Külliyedekilerin kafaları bu işlere aslında basmıyor. Hep Cumhurbaşkanını yanlış yönlendiriyorlar, hatta kandırıyorlar. Bu ekonomik tablonun nedeni de bu aslında” dediğini belirtti.

Sedat Bozkurt’un yazısının ilgili bölümü şöyle: “Ankara Yenimahalle’de AKP için Belediye Başkanlığı seçim çalışmalarına katıldı. Toplantıda AKP’lilerin yanı sıra GİMAT üyeleri de var. Türkiye’nin en büyük gıda ve ihtiyaç maddeleri toptancıları sitesidir GİMAT. Mekânı bilmiyorum. Ama katılımcı sayısı hayli fazla. Yalanlanma ihtimalini böylece azaltalım.

Bakan Şimşek ilk olarak 6 Eylül’de duyurusu yapılan Dünya Bankası’ndan gelecek 35 milyar doları tekrar burada dillendiriyor. Arkasından da açıklama ihtiyacı duyarak, “neden IMF değil de Dünya Bankası” sorusuna Erdoğan’ı kastederek, “Bizimkini biliyorsunuz IMF’yi sevmiyor, IMF sözünü duymak bile istemiyor, ondan hoşlanmıyor. Bizimkilerin IMF’ye bakışı hep olumsuz o nedenle kaynak arayışında Dünya Bankası’nı tercih ediyoruz” yanıtını veriyor. Bu açıklamanın ardından kendisinin gülerek sorduğu soru herkesi güldürüyor: “Aranızda gazeteci yok değil mi?”

IMF ile olumsuz görüşlerin kaynağının Külliye’ deki ekonomistler olduğunu da net bir biçimde aktarıyor Şimşek, “Külliyedekilerin kafaları bu işlere aslında basmıyor. Hep Cumhurbaşkanını yanlış yönlendiriyorlar, hatta kandırıyorlar. Bu ekonomik tablonun nedeni de bu aslında” diyerek. Bu arada Şimşek’in “külliyedeki ekonomistler” için kullandığı ve onları hafife alan (kesinlikle hakaret değil) tanıma net ulaşamadığım için ben de yazamıyorum. Külliyedeki kadro ile Şimşek’in arasındaki “stresi” de bu açıklamalar net bir biçimde ortaya koyuyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

“Şimşek, Emekliye Neden Zam Verilmediğini Açıkladı” İddiası

AK Parti MYK üyelerinin, emekliler için neden gerekli adımların atılamadığı sorulduğunda Bakan Şimşek’in, ‘Bunu yapmak için Türkiye’nin yurtdışından yüzde 50’den fazla faizle borçlanması gerekecekti. Böyle yaparsak gelecek nesilleri ipotek altına alacaktık. Buna izin veremezdik’ dediği iddia ediliyor.

Bakan Şimşek’in ayrıca, “Seçim sonuçlarında sadece ekonomi etkili değil. Örneğin memura çok iyi zam verdik ama karşılığı olmadı. Ankara örneği ortada. Memur şehri 1,5 milyon memur var ama Mansur Yavaş yüzde 60 oyla kazandı…” dediği öne sürüldü.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, AK Parti MYK’sinde emeklilere neden zam yapılmadığını anlattı. Gazete Pencere yazarlarından Nuray Babacan‘ın aktardığına göre Şimşek “Bunu yapmak için Türkiye’nin yurtdışından yüzde 50’den fazla faizle borçlanması gerekecekti” dedi.

Babacan’ın yazısının ilgili bölümü şöyle: “Edindiğimiz bilgiye göre, bu toplantılarda Şimşek maaş artışları ve emeklilerle ilgili neden düzenleme yapılmadığıyla ilgili soruların muhatabı oldu. Verdiği yanıtlar ilginç:

‘Seçim sonuçlarında sadece ekonomi etkili değil. Örneğin memura çok iyi zam verdik ama karşılığı olmadı. Ankara örneği ortada. Memur şehri 1,5 milyon memur var ama Mansur Yavaş yüzde 60 oyla kazandı…’

Saptaması haksız değil. AKP’nin ilçeler dahil tüm şehirdeki oy toplamı bir milyon 48…

Diğer bir saptaması ise emeklilere yönelik düzenlemeyle ilgili. Bakan Şimşek’in MYK üyeleri, emekliler için neden gerekli adımların atılamadığı sorulduğunda, ‘Bunu yapmak için Türkiye’nin yurtdışından yüzde 50’den fazla faizle borçlanması gerekecekti. Böyle yaparsak gelecek nesilleri ipotek altına alacaktık. Buna izin veremezdik’ dediği iddia ediliyor.

O nedenle artık Şimşek’in mazereti kalmadı. Özellikle kamu maliyesi açısından uygulayacağı politikalar konusunda önünde engel yok. Bakalım, bakanlıklar, bürokrasi en önemlisi de Cumhurbaşkanlığı Sarayı’na bu tasarruf önlemlerini uygulatabilecek mi?”

Paylaşın

Şimşek’ten Dikkat Çeken ‘Cari Açık’ Mesajı

Cari açığa ilişkin açıklama yapan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Cari açığı milli gelire oran olarak yüzde 2,5’in altına çekerek rezerv birikimi sağlayacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Büyümedeki dengelenmenin katkısıyla azalan cari açık ve Döviz ihtiyacımız ile artan dış kaynak girişi makro finansal istikrarımızı güçlendiriyor.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından dış ticaret verilerine ilişkin açıklamalar yaptı. Şimşek açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“2024 yılı ilk çeyreğinde yıllık dış ticaret açığındaki iyileşme 14,3 milyar dolara ulaştı. Bu yıl OVP’de öngördüğümüz 34,7 milyar doların oldukça altında cari açık bekliyoruz.

Cari açığı milli gelire oran olarak yüzde 2,5’in altına çekerek rezerv birikimi sağlayacağız. Büyümedeki dengelenmenin katkısıyla azalan cari açık ve Döviz ihtiyacımız ile artan dış kaynak girişi makro finansal istikrarımızı güçlendiriyor.”

Ocak – Mart döneminde dış ticaret açığı 20,4 milyar dolar

2024 yılının ilk 3 aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 3,6 oranında artarak 63 milyar 656 milyon dolar, ithalat, yüzde 12,6 oranında azalarak 84 milyar 128 milyon dolar oldu. Başka bir ifadeyle 3 aylık dönemde dış ticaret açığı 20 milyar 472 milyon dolar oldu.

Öte yandan ihracat Mart’ta geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 4,1 azalarak 22 milyar 578 milyon dolar olarak gerçekleşti. İthalat ise yüzde 5,7 oranında azalarak 30 milyar 95 milyon dolar oldu.

Paylaşın

Şimşek’ten ‘Seçim Yenilgisinin Nedeni Ekonomi’ Yorumlarına İtiraz

Mehmet Şimşek’in AK Parti Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısında, “Günah keçisi sadece ekonomi değil. Ekonominin yanında seçim yenilgisinin altında sosyolojik ve siyasal nedenler de var. Uyguladığımız ekonomi politikasında esas hedefimiz yüksek enflasyon ile mücadele. Enflasyon aşağı düşmeden alımgücü artmaz” çıkışı yaptığı belirtildi.

Öte yandan toplantıda kurmaylarına “kibir hastalığı” uyarısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, “partisinde bir değişim yaşanabileceğinin de sinyalini verdiği” ve süreçte yalnızca AKP’nin yönetiminde ve kabinede değil, AKP’nin il ve ilçe teşkilatlarında da “değişimin olabileceği” konuşuluyor. AKP kulislerinde, “Cumhurbaşkanımız, seçimde sorumlu herkese faturayı kesecek” değerlendirmeleri de yapılıyor.

AKP’nin yerel seçimlerdeki yenilgisi sonrası MYK önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıya, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de katıldı. Seçim yenilgisinin nedenlerine ilişkin toplantıda yapılan değerlendirmelerde, “yenilginin en önemli nedeninin ekonomi olduğuna” yönelik söylemlere Bakan Şimşek’ten itiraz geldiği belirtiliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu‘nun haberine göre, Şimşek’in, toplantıda, ekonomi politikasına ilişkin sunum yaptığı ve gelecek dönem hedeflerini anlattığı ifade edilirken, yerel seçimlerde alınan sonucun tek nedeninin “ekonomiye bağlamayacağını” dile getirdiği kaydediliyor. Büyükşehirlerde ve illerde seçim yenilgisinin “farklı nedenlere dayandığını” söyleyen Şimşek’in, bu nedenlerden “yalnızca birinin ekonomi olduğu” savunusunu yaptığı kaydediliyor.

Şimşek’in, toplantıda, “Günah keçisi sadece ekonomi değil. Ekonominin yanında seçim yenilgisinin altında sosyolojik ve siyasal nedenler de var. Uyguladığımız ekonomi politasında esas hedefimiz yüksek enflasyon ile mücadele. Enflasyon aşağı düşmeden alımgücü artmaz. Gerek asgari ücrete gerekse emeklilere yönelik düzenlemeler yapıldı. Ancak bu düzenlemeler ‘geçici rahatlık’ sunuyor. Biz, uyguladığımız politakanın sonucunu en geç iki yıl içinde almayı hedefliyoruz. İki yıl içinde enflasyonda düşüş görülebilecek ve bu da rahatlama sağlayacak” açıklamasını yaptığına işaret ediliyor.

Şimşek’in toplantıda şimdiye dek uygulanan ekonomi yönetiminin “aynen devam etmesi gerektiği ve ancak bu şekilde bir sonuç alınabileceği” değerlendirmesinin ardından da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “Şimşek’e destek verdiği” ve “Ekonomi politikasına devam. Enflasyon hedefi gerçekleştirilmeli, toplum rahatlatılmalı” yanıtını verdiği iddia ediliyor.

‘Değişim’ bekleniyor

Öte yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın toplantıda kurmaylarına “kibir hastalığı” uyarısını da yaparak, “Buradan başlayarak; il, ilçe, belde teşkilatlarına, belediye başkanlarımıza, milletvekillerimize, hatta bürokrasiye uzanan bir sıkıntıyla karşı karşıyayız. Oysa milletin sinesinden doğmuş bir siyasi partinin en büyük düşmanı vatandaşla arasına duvarlar örmesidir. Hangi konumda olursa olsun bu partide hiç kimsenin ‘layüsel’ olmadığını milletimize göstereceğiz” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın, bu sözlerle “partisinde bir değişim yaşanabileceğinin de sinyalini verdiği” ve süreçte yalnızca AKP’nin yönetiminde ve kabinede değil, AKP’nin il ve ilçe teşkilatlarında da “değişimin olabileceği” konuşuluyor. AKP kulislerinde, “Cumhurbaşkanımız, seçim yenilgisinde sorumluluğu olan herkese faturayı kesecek” değerlendirmeleri de yapılıyor.

Bakan Şimşek, dün sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “enflasyonla mücadelede kararlılık mesajı” verdi. Mart ayı enflasyon verilerine ilişkin değerlendirmede bulunan Şimşek, “Aylık enflasyon, öngörümüz doğrultusunda mart ayında geriledi. Para politikasındaki ilave sıkılaşma talepteki dengelenmeye önemli katkı sağlarken dış finansman imkânlarının daha da artması makro finansal istikrarı güçlendirecektir.

Deprem hariç harcama kontrolüyle sıkılaşacak maliye politikası ile birlikte tüm bu gelişmeler enflasyon beklentilerinin çıpalanmasını sağlayacak ve dezenflasyon sürecini destekleyecektir. Birincil önceliğimiz olan fiyat istikrarı hedefimize ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapacağız” dedi.

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyon Mesajı: Hedefimize Ulaşana Kadar…

Mehmet Şimşek, enflasyon rakamlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Birincil önceliğimiz olan fiyat istikrarı hedefimize ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapacağız” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / TÜİK’in açıkladığı verilere göre, enflasyon mart ayında yüzde 3,16, yıllık enflasyon ise yüzde 68,50 oldu. ENAG’ın açıkladığı verilerine göre, enflasyon mart ayında yüzde 5,68 artarken, yıllık enflasyon ise yüzde 124,63 oldu.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, enflasyon rakamlarının açıklanması sonrasında sosyal medya hesabı üzerinden bir açıklama yaptı.

Şimşek “Aylık enflasyon öngörümüz doğrultusunda mart ayında geriledi. Para politikasındaki ilave sıkılaşma talepteki dengelenmeye önemli katkı sağlarken dış finansman imkanlarının daha da artması makro finansal istikrarı güçlendirecektir” dedi.

“Deprem hariç harcama kontrolüyle sıkılaşacak maliye politikası ile birlikte tüm bu gelişmeler enflasyon beklentilerinin çıpalanmasını sağlayacak ve dezenflasyon sürecini destekleyecektir” diyen Şimşek “Birincil önceliğimiz olan fiyat istikrarı hedefimize ulaşana kadar ne gerekiyorsa yapacağız” ifadelerini kullandı.

Mart ayında gelen enflasyon verisi Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz politikasına nasıl karar vereceğini belirlemesi açısından önemli.

Şubat ayında politika faizini yüzde 45’te sabit tutan TCMB, Mart ayında beklenmedik bir şekilde faizi yüzde 50’ye çıkarmıştı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 36.

TÜİK’e göre enflasyon yüzde 68,50

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,16, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 15,06, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 68,50 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 57,50 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,10 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,07 ile eğitim oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla mart ayında bir önceki aya göre azalan ana grup yüzde -0,02 ile alkollü içecekler ve tütün oldu. Buna karşılık, mart ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 13,08 ile eğitim oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan mart ayı itibarıyla, 14 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 8 temel başlığın endeksinde değişim olmadı. 121 temel başlığın endeksinde ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, 2024 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 3,14, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 14,86, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 71,89 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,61 olarak gerçekleşti.

ENAG’a göre enflasyon yüzde 124,63

Bağımsız ekonomistler ile akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) açıkladığı enflasyon verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mart ayında yüzde 5,68 arttı. TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 124,63 olarak gerçekleşti.

ENAG’a göre Türkiye İstatistik Kurumunun alt grupları gösterge alındığında lokanta ve otellerde aylık yüzde 0,31, haberleşmede aylık yüzde 0,64’lük düşüş kaydedildi. Çeşitli mal ve hizmetlerde ise aylık yüzde 8,61, eğlence ve kültürde yüzde 10,13, ulaştırmada yüzde 3,01, ev eşyasında yüzde 7,98, konutta yüzde 8,74, giyim ve ayakkabıda yüzde 10,32, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 10,06’lık artış kaydedildi.

Paylaşın

Şimşek’ten Seçim Sonrası İlk Mesaj: Kararlılıkla Devam Edeceğiz

Seçim sonrası ilk açıklamasını yapan Mehmet Şimşek, “Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Programımızı (OVP) güçlendirerek kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Mehmet Şimşek, açıklamasının devamında, “OVP’de açıklanan takvime uygun olarak hayata geçireceğimiz yapısal reformlar ile ekonomide dönüşümü gerçekleştirerek verimlilik ve rekabet gücü artışı sağlayacağız. Böylece sürdürülebilir büyüme amacımıza ulaşarak sağlayacağımız kalıcı refah artışı toplumun tüm kesimlerince paylaşılacaktır” ifadelerini kullandı.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabından açıklamalarda bulundu. Şimşek, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Mahalli seçim sonuçları milletimiz ve ülkemiz için hayırlı olsun. Eylül 2023’te açıkladığımız Orta Vadeli Programımızı (OVP) güçlendirerek kararlılıkla uygulamaya devam edeceğiz. Ana hedefimiz olan enflasyonu kalıcı olarak tek haneye düşürmek için sıkı para, seçici kredi ve gelirler politikasına ilaveten kamuda harcama kontrolü yaparak tasarrufu ön planda tutacağız.

OVP’de açıklanan takvime uygun olarak hayata geçireceğimiz yapısal reformlar ile ekonomide dönüşümü gerçekleştirerek verimlilik ve rekabet gücü artışı sağlayacağız. Böylece sürdürülebilir büyüme amacımıza ulaşarak sağlayacağımız kalıcı refah artışı toplumun tüm kesimlerince paylaşılacaktır. Başarıya giden yol azim, kararlılık ve sabır ister. Azimliyiz, kararlıyız, başaracağız.”

TÜSİAD VE TOBB’dan hükümete “ekonomi ve yapısal reformları odaklanılması” çağrısı

Öte yandan Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği’nden (TÜSİAD), yapılan yazılı açıklamada, Mahalli İdareler Genel Seçimlerinin sonuçlarına ilişkin değerlendirmeler yer aldı.

Demokrasinin temel unsurlarından yerel yönetim seçimlerinin geride bırakıldığı belirtilen açıklamada, şu ifadeler kullanıldı: “Görevlerine başlayacak belediye başkanlarımızı ve yerel yöneticilerimizi kutluyoruz. Yerel yönetimlere kentlerde tüm vatandaşlarımız için yaşam kalitesinin iyileştirilmesi, iyi yönetişim ve etkin hizmet sunumuna yönelik çalışmalarında başarılar diliyoruz.

Başta afet yönetimi olmak üzere tüm konularda merkezi yönetim ile yerel yönetimler arasında işbirliğinin güçlendiği bir dönem olmasını temenni ediyoruz. Yerel seçimlerin ardından ekonomimizi, demokrasimizi ve hukuk sistemimizi güçlendirecek yapısal reformlara hızla odaklanarak daha gelişmiş, saygın, adil ve çevreci Türkiye hedefine ulaşmak üzere el birliğiyle çalışmalıyız.”

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, yaptığı yazılı açıklamayla Mahalli İdareler Genel Seçimleri’nin sonuçlarını değerlendirdi.

Sonuçların ülke ve millete hayırlı olmasını temenni eden Hisarcıklıoğlu, “Yerel seçimlerin geride kalmasıyla, 4 yıllık seçimsiz bir dönem ülkemiz için önemli bir fırsattır. Ekonomide atılacak çok adım, yapılacak çok iş var, tüm gücümüzle enflasyonla mücadeleye odaklanmalıyız. Enflasyonla mücadele, para ve maliye politikası eş güdümünde daha başarılı olacaktır. Fiyat istikrarı ve finansal istikrar ile öngörülebilirlik güçlenecektir. Böylece teknoloji içeriği ve katma değeri yüksek yatırımlar artacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Hisarcıklıoğlu, ülkenin üretim gücünün korunması ve firmaların sürdürülebilirliğinin zarar görmemesinin önemine işaret ederek, yapısal reformlar konusunda etkin ve kararlı adımlar atılması gerektiğini aktardı.

Paylaşın

Bakan Şimşek Açıkladı: Dünya Bankası’ndan 1,5 Milyar Dolar Kredi Aldık

Türkiye’nin dış kaynak akışına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Türkiye’nin ekonomi yol haritasına duyulan güven, dış kaynak akışının bu yıl da tüm hızıyla sürmesini sağladı” dedi ve ekledi:

“Dünya Bankası ile yürüttüğümüz verimli işbirliği kapsamında 3 ayrı proje finansmanı için 1,5 milyar dolar temin ettik. Söz konusu kaynak, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve işletmelerin yeşil dönüşüm sürecinin desteklenmesi amaçları için kullanılacak.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye’nin dış kaynak akışına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Gazete Pencere’nin aktardığına göre; Dış finansman kuruluşlarından, ülkedeki kurumlara proje finansmanı kapsamında kaynak sağlamaya devam ettiklerini vurgulayan Şimşek, son olarak Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasının (EBRD) deprem bölgesi için açıkladığı 1,5 milyar Euroluk finansman paketi kapsamında 500 milyon Euroluk desteğe yönelik mutabakat zaptının imzalandığını anımsattı.

EBRD’nin ardından Dünya Bankasından da 3 proje için destek sağlandığı bilgisini veren Şimşek, “Türkiye’nin ekonomi yol haritasına duyulan güven, dış kaynak akışının bu yıl da tüm hızıyla sürmesini sağladı. Dünya Bankası ile yürüttüğümüz verimli işbirliği kapsamında 3 ayrı proje finansmanı için 1,5 milyar dolar temin ettik. Söz konusu kaynak, Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin sağlanması ve işletmelerin yeşil dönüşüm sürecinin desteklenmesi amaçları için kullanılacak.” diye konuştu.

Şimşek, finansmanı Dünya Bankasından sağlanacak yaklaşık 1,5 milyar dolar tutarındaki 3 projenin Bankanın İcra Direktörleri Kurulu tarafından onaylandığına dikkati çekerek söz konusu projelere ilişkin bilgi verdi.

Bu kapsamda ilk olarak Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası AŞ (TKYB) ve Türkiye Sınai Kalkınma Bankası AŞ (TSKB) tarafından yürütülecek “Türkiye Dağıtık Enerji İçin Piyasa Geçişinin Hızlandırılması Projesi” kapsamında TKYB ve TSKB’ye yaklaşık 697 milyon dolar kaynak sağlanacağını belirten Şimşek, “Projeyle şirketlerin güneş panelleri ve batarya yoluyla elektrik depolama sistemlerine yönelik yatırımları desteklenecek. Böylece oluşturulacak ekonomik büyüklüğün 1 milyar doları geçmesi bekleniyor.” ifadesini kullandı.

Şimşek, böylece yenilenebilir enerji yatırımlarının teşvik edilerek Türkiye’nin enerji arz güvenliğinin destekleneceğine dikkati çekerek, “İkinci olarak, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından kalkınma ajansları aracılığıyla yürütülecek ‘Türkiye Sosyal Kapsayıcı Yeşil Geçiş Projesi’ için yaklaşık 400 milyon dolar tutarında kredi sağlanacak. Projeyle yeşil geçişten olumsuz etkilenmesi beklenen sektörlerin desteklenmesi hedefleniyor.” dedi.

“416,7 milyon dolar kredi sağlanacak”

Bakan Şimşek, son olarak TKYB tarafından yürütülecek “Türkiye Endüstriyel Emisyon Azaltım Projesi” için TKYB’ye 200 milyon Euro ve 200 milyon dolar olmak üzere yaklaşık 416,7 milyon dolar tutarında kredi sağlanacağını bildirdi. Şimşek, şunları kaydetti:

“Projeyle KOBİ’lere uygun koşullu finansman sağlanarak daha yeşil üretim sistemlerine geçişleri desteklenecek. Ülkemizin 2053 net sıfır emisyon ve yeşil kalkınma hedefleri doğrultusunda gerekli enerji dönüşümünün gerçekleştirilmesi, yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımının artırılması ve kapsayıcı yeşil dönüşümün sağlanması için Dünya Bankası ile güçlü işbirliğimizi kararlılıkla sürdürüyoruz. Cari dengeyi gözetirken kaynaklarımızı daha üretken ve verimli alanlara yönlendirmeye devam edeceğiz.”

Öte yandan, Şimşek, geçen yıl uluslararası kuruluşlar, hükümet kuruluşları, ihracat kredi kuruluşları ve ticari kreditörlerden Türkiye’deki çeşitli sektörlere sağlanan dış kaynak tutarının 8,8 milyar dolara ulaştığını belirterek, “Sağlanan bu kaynaklar, hem Türkiye’ye hem de şeffaflık, tutarlılık, hesap verebilirlik ve öngörülebilirlik ilkelerini esas alan programımıza duyulan güvenin bir göstergesidir” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın