Kur Korumalı Mevduatın Kamuya Maliyeti 194 Milyar TL’yi Buldu

2021 yılı sonunda, doların yükselişini durdurmak için uygulamaya alınan Kur Korumalı Mevduatın (KKM), kamuya maliyeti her geçen gün katlanarak artıyor… KKM uygulamasının kamuya maliyeti 194 milyar lirayı buldu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) grubunun ekonomi raporunda kur korumalı mevduat (KKM) uygulamasının yarattığı fatura hesaplandı. Bu yıl ocak-eylül döneminde merkezi yönetim bütçesinden, iç ve dış borçlar için 207.1 milyar lira faiz ödendiğine dikkat çekildi.

KKM’ler için bütçeden ödenen ancak bütçede faiz olarak sınıflandırılmayıp cari giderlere atılan ödemelere ilişkin 84.9 milyar liralık faizle birlikte bu dönemde yapılan gerçek faiz ödemesinin ise 292 milyar liraya ulaştığı belirtildi.

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır’ın haberine göre; bütçeden hem kamu borçları hem de KKM’ler için ödenen toplam faiz, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 105.2 oranında arttı. Raporda, 2022 bütçesinden faiz ödemeleri için başlangıçta 240 milyar lira ayrıldığı ancak Merkez Bankası’nın (MB) faiz indirimleriyle birlikte Hazine’nin faiz yükünün giderek arttığı, ayrılan kaynağın 330 milyar liraya yükseldiği belirtildi.

Raporda, “KKM’lerin para kompozisyonuna göre mevduatların yüzde 51’inin döviz veya altından dönen mevduatlardan, yüzde 49’unun ise TL mevduatlardan oluştuğu biliniyor. Açıklanmamakla birlikte MB’nin de eylül sonuna kadar 90 milyar lira civarında KKM için ödeme yaptığı da tahmin ediliyor” denildi.

Raporda, Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin, sürekli KKM’nin dolarizasyonu kırdığını ve TL  mevduatları artırdığını ileri sürdüğüne işaret edilerek şöyle denildi:

“Ancak MB, şirketlerin kur riskini hesaplarken bu mevduatları ‘döviz varlığı’ olarak kabul ediyor. Bu açıdan KKM’nin ekonomideki dolarizasyon eğilimini kırmayıp aksine artırdığını ve riskin Hazine ve MB’nin üzerine yıkıldığını görüyoruz. TL mevduatı gibi gözüken aslında döviz kuruna endekslenen 76 milyar dolarlık bir mevduatın dövize geçme potansiyeli bulunduğu hesaplanıyor.”

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatın 7 Aylık Maliyeti 84,9 Milyar TL’ye Ulaştı

Kur korumalı mevduatın merkezi yönetim bütçesine 7 aylık maliyeti 84.9 milyar TL’ye ulaştı. BDDK tarafından 7 Ekim tarihli en son verilerde kur korumalı TL mevduat ve katılma hesabı 1 trilyon 422.6 milyar TL olarak açıklandı.

Haber Merkezi / Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan Merkezi Yönetim Bütçe verilerine göre, eylül ayında dövizden dönüşümler hariç kur korumalı mevduatın bütçeye yükü 9 milyar 292,8 milyon TL olarak belirlendi.

Böylelikle Mart ayından bu yana toplam maliyet 84 milyar 899,4 milyon TL’ye yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) tarafından 7 Ekim tarihli en son verilerde kur korumalı TL mevduat ve katılma hesabı 1 trilyon 422,6 milyar TL olarak açıklandı.

Kısa Vadeli Dış Borçta Rekor Kırıldı

2022 Ağustos ayı sonu itibarıyla, orijinal vadesine bakılmaksızın vadesine 1 yıl veya daha az kalmış dış borç stoku 185,9 milyar dolar oldu. Böylelikle kısa vadeli dış borç stokunda rekor kırıldı.

Türkiye’de kısa vadeli dış borç stoku Ağustos sonu itibarıyla, 2021 yıl sonuna göre yüzde 13,6 oranında artışla 138,1 milyar dolar olarak gerçekleşti.

Bu dönemde, bankalar kaynaklı kısa vadeli dış borç stoku yüzde 8,2 oranında artarak 55,6 milyar dolar olurken, diğer sektörlerin kısa vadeli dış borç stoku yüzde 15,4 artışla 50,9 milyar dolara çıktı.

Bütçe, Eylül’de 2022’nin en yüksek açığını verdi

Ayrıca, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın verilerine göre, merkezi yönetim bütçesi eylül ayında 78.6 milyar TL açık verdi. Böylelikle 2022 yılının en yüksek aylık açığı kaydedildi.

Eylülde bütçe harcamaları 285.6 milyar TL olurken, genel bütçe giderleri de 206.9 milyar TL’de kaldı. Eylülde faiz dışı denge 45.5 milyar TL açık verdi.

Ağustos ayında bütçede 3.6 milyar TL’lik fazla kaydedilmişti. 2022 yılı Ocak-Eylül döneminde merkezi yönetim bütçe giderleri 2.02 trilyon TL, bütçe gelirleri 1.97 trilyon TL ve bütçe açığı 45.5 milyar TL olarak gerçekleşti.

Son 12 ayın tablosuna bakıldığında ise bütçe açığının 176.6 milyar TL’ye çıktığı görüldü.

Merkezi yönetim bütçesi 2021 yılı Eylül ayında 23 milyar 586 milyon TL açık vermiş iken 2022 yılı Eylül ayında 78 milyar 627 milyon TL açık vermişti. aynı yıl eylül ayında 9 milyar 478 milyon TL faiz dışı açık verilmiş iken 2022 yılı Eylül ayında 45 milyar 511 milyon TL faiz dışı açık verilmişti.

Paylaşın

‘Nas’ Gitti, ‘Kur korumalı Mevduat Farkı’ Geldi

Dünya genelinde Merkez Bankaları yaşanan ekonomik krizi hafifletmek için faiz yükseltirken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 13’ten yüzde 12’ye çekmesinin tartışmaları devam ediyor. 

Çok değil bir yıl öncesine kadar birçok Batı ülkesinde faizler – 0,25 ile – 0,75 arasında seyrediyordu.

Pandemi ve 24 Şubat’ta başlayan Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle enerji ve gıda fiyatlarındaki artışla beraber enflasyon oranlarının artması üzerine birçok ülkenin merkez bankası arka arkaya faiz artırmaya başladı.

Bunların başında ise Amerika Birleşik Devletleri geldi. FED 5 defa faiz artırdı. Artık ABD’de politika faizinin oranı 3,25.

Benzer faiz artışları sürerken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ise ısrarlı bir şekilde faiz indirimi yapıyor.

“Nas ortada olduğuna göre, sana bana ne oluyor” demişti

İlk başlarda faizi düşürmenin nedeni Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ortaya koyduğu tavırdı.

Erdoğan 19 Aralık 2021’de Dolmabahçe Sarayı’nda düzenlenen “İlim Yayma Akademi Ödülleri Töreni”nde yaptığı açıklamada, “Neymiş efendim, faizleri düşürüyormuşuz. Benden başka bir şey beklemeyin. Bir Müslüman olarak naslar neyi gerektiriyorsa onu yapmaya devam edeceğim. Hüküm bu” dedi.

İki gün sonra bu sefer de partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda, faiz oranlarına dair tartışmalara yorum yapan Erdoğan, “Faizle mücadelemi sonuna kadar sürdüreceğim ve enflasyonla mücadelemi de sürdüreceğim. Şunu bir defa bilmemiz lâzım: Bu konuda nas ortada. Nas ortada olduğuna göre, sana bana ne oluyor?” ifadelerini kullandı.

Önce “nas” talimatı şimdi de KKM farkı

Erdoğan’ın açıklamaları “talimat” olarak algılandı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da politika faizini düşürmeye başladı.

Faiz düşürüldükçe döviz yükseldi. “Düşecek” denilen enflasyon ise artış trendine girdi.

Ağustos 2021’de yüzde 19 olan politika faizi önce 18’e ardından da Aralık 2021’de 14’e düşürüldü.

Ocak 2022’ye gelindiğinde faiz oranı 14’e çekilirken enflasyon oranı ise yüzde 48,69’a çıktı.

Ocak ile temmuza kadar 14’te tutulan politika faizi ağustosta 13, eylülde ise 12’ye çekildi.

Daha önce faiz indirilirken “nas”ı dikkate alanların artık yeni bir gerekçesi var gibi.

Zira 21 Aralık 2021’de dövize yapılan müdahaleden sonra bilindiği gibi vatandaş “kur korumalı TL vadeli mevduat” hesaplarına yönlendirilmişti.

Vatandaşı dövizdeki artış karşısında zarara uğramaması için ise aradaki farkın hazine tarafından karşılanacağı belirtilmişti.

Bunun üzerine birçok mevduat sahibi, birikimlerini açılan KKM hesaplarına yatırmaya başladılar.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin verdiği bilgiye göre ise bugüne kadar KKM hesaplarında biriken para miktarı 1 trilyon 307 milyar 6 milyon lirayı buldu.

Aralıktan bu yana ise faiz + kur farkı nedeniyle hazineden milyarlar ödendiği ifade ediliyor.

Tüm müdahalelere rağmen dövizdeki yükseliş durmayınca hazineden daha fazla para çıkmaması için artık faiz indirimine gidilerek ödenecek farkın düşürülmesi amaçlandığı ifade ediliyor.

Ekonomistler bu konuda Independent Türkçe’den Adem Demir’e değerlendirmelerde bulundu.

“Kurdaki artış nedeniyle kayıpları olmuyor” 

Ekonomist Doç. Dr. Oğuz Demir’e göre faiz indiriminin rasyonel bir açıklaması yok artık. Ayrıca bunun nedenini de ekonomistler de artık bilmiyor olabilir.

Faiz düştükçe KKM hesaplarında birikimi olanların hak kaybına uğramadıklarını hatırlatan Demir, “Çünkü, eğer kurda bir değişiklik olmazsa politika faizinin 3 puan üstün kadar faiz ödeniyor” dedi.

“Diyelim faiz yüzde 15. Yüzde 15 + kur farkı. Kur artarsa hesap sahipleri fark alır” diyen Demir, “Kur hiç değişmezse elde ettikleri faiz düşmüş olur. Ancak şu ana kadar hep kur artışı kadar aldıkları için gelir elde etmiş oldular” ifadelerini kullandı.

Doç. Dr. Oğuz Demir, şunları kaydetti: “Örneğin bir vatandaş parasını 3 aylık mevduata koyuyor. Normalde kur değişmezse 3 ayda alacağı faiz yüzde 4,5’tu. Şimdi ise yüzde 3,5’a indi. Ama kur yükseldiği için değişim kadar, fark almış oluyor. Bu yüzden kur korumalı mevduat faizinin bir önemi kalmamış oluyor. Kur sabit kalırsa kayıp olabilir ancak kur şu an istikrarlı bir yere oturmuş gibi gözükmüyor.”

“KKM öyle bir tezgah ki zenginler, servetlerine servet katıyor” 

İktisatçı Serkan Özcan ise “kur korumalı TL vadeli mevduat hesabı tam bir tezgah.

Özcan, bu konudaki savını şöyle açıkladı: “Bu hesaba para yatıranların kayıpları olmuyor. Sürekli kazanıyorlar. KKM öyle bir tezgah ki kur düşerse kaybetmiyor, yükselirse ki yükseliyor daha fazla kazanıyorlar.”

“Ülke hazinesi yanlış uygulanan para politikaları sonuçlarını hafifletebilmek için öyle bir şey oluşturdu ki parası olanlar hiçbir şekilde kaybetmiyor” diyen Özcan “Kur düştüğü zaman faizlerini alıyorlar, yükseldiğinde de döviz farklarını alıyorlar. Öyle bir sistem oluşturmuşlar ki zenginin hiç kaybetmiyor. Bu sistemde ülkenin bir avuç zengini, servetine servet katıyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Hayallerin çok olumsuz sonuçlarıyla karşı karıyayız” 

Serkan Özcan, mevcut iktidarın enflasyonla mücadele etmediği görüşünde. Özcan’a göre bütün dünyanın enflasyonu; üretim, yatırım ve istihdamın önündeki en büyük engel görüp olana göre mücadele ediyor.

Özcan, şunları kaydetti: Bizde ise maalesef bir inat ve ısrar uğruna sonuçları anlaşılamayacak bir biçimde bir cari ekonomik politikası takip ediliyor. Faizlerin indirilmesine devam edilmesi konusunda hükümetin son günlerde kaynağı açıklanamayan yurtdışından para girişlerine umut bağladığını düşünüyorum. Ama bu umut ve hayallerin çok olumsuz sonuçlarını yaşama riskiyle karşı karşıyayız.

“MB faizi alet çantasından çıkarıp attı”

Ekonomist Mustafa Sönmez, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın faizi ekonomik bir araç olmaktan çıkardığını söyledi.

Diğer ülkelerde merkez bankalarının faizleri ekonomik dengeler aracı olarak kullandığını vurgulayan Sönmez, “Öncelikle de enflasyonu önlemede bir araçtır” dedi.

Türkiye’de enflasyon yükselirken faizin düşürüldüğünü dünyadaki diğer ülkelerin ise bunun tersini yaptığını anımsatan Sönmez, “Türkiye’de enflasyonu önlemek gibi bit kaygı yok. Daha çok seçimlere doğru ekonomiyi canlı götürme kaygısı ön planda. Bunun için faizleri, düşürdüler” diye konuştu.

Enflasyonla faiz arasında şu anda 68 puanlık bir fark olduğuna dikkati çeken Mustafa Sönmez, şunları ifade etti: MB faizi alet çantasından çıkarıp attı. Artık işe yaramıyor. Enflasyon yüksekken faizi indirmek birazda siyasi bir mesaj. KKM hesaplarında birikimleri olan vatandaşların kayıplarına gelinde, çok zarar etmiş olmuyorlar. Hatta birikimler artıyor.  Çünkü KKM’de taban MB faizi + 3 puandır. KKM başladığında faiz 14 idi. + 3 daha toplamda 17 yapıyordu. Bu 12’ye indirildiği için 12 + 3 olunca 15’e düşmüş oldu. Yani bir azalma oldu denilebilir ama dövizdeki artış sürdüğü için zarar etmiyorlar.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat’a Hazine’den 75 Milyar TL Aktarıldı

Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan Kur Korumalı Mevduat (KKM) için ağustos ayında 15 milyar Türk Lirası (TL) ödeme yapıldı, bu yıl yapılan toplam ödeme tutarı ise 75.61 milyar TL’ye ulaştı.

Haber Merkezi / Öte yandan ağustos ayında bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 108,8 artışla 305 milyar 930 milyon liraya, bütçe giderleri yüzde 186 artarak 302 milyar 343 milyon liraya yükseldi. Böylelikle bütçe, ağustosta 3 milyar 586 milyon lira fazla verdi.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, ağustos ayına ilişkin bütçe gerçekleşmeleri raporunu açıkladı. Bakanlıktan yapılan açıklama şöyle:

“2022 yılı ağustos ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 302,3 milyar TL, bütçe gelirleri 305,9 milyar TL ve bütçe fazlası 3,6 milyar TL olarak gerçekleşmiştir. Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 279,7 milyar TL ve faiz dışı fazla ise 26,2 milyar TL olarak gerçekleşmiştir.

Merkezi yönetim bütçesi 2021 yılı ağustos ayında 40 milyar 837 milyon TL fazla vermiş iken 2022 yılı ağustos ayında 3 milyar 586 milyon TL fazla vermiştir.

2021 yılı ağustos ayında 54 milyar 494 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2022 yılı ağustos ayında 26 milyar 233 milyon TL faiz dışı fazla verilmiştir.

Merkezi yönetim bütçe giderleri ağustos ayı itibarıyla 302 milyar 343 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz harcamaları 22 milyar 647 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 279 milyar 696 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 2 trilyon 831 milyar 472 milyon TL ödenekten ağustos ayında 302 milyar 343 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 105 milyar 703 milyon TL harcama yapılmıştır.

ağustos ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 186 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 7,9 iken 2022 yılında yüzde 10,7 olmuştur.

Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 203,9 oranında artarak 279 milyar 696 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 7,9 iken 2022 yılında yüzde 11,2 olmuştur.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri ağustos ayı itibarıyla 305 milyar 930 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Vergi gelirleri 271 milyar 858 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 29 milyar 464 milyon TL olmuştur.

2021 yılı ağustos ayında bütçe gelirleri 146 milyar 539 milyon TL iken 2022 yılının aynı ayında yüzde 108,8 oranında artarak 305 milyar 930 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin ağustos ayı gerçekleşme oranı 2021 yılında yüzde 13,3 iken 2022 yılında yüzde 12 olmuştur.

2022 yılı ağustos ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 107,3 oranında artarak 271 milyar 858 milyon TL olmuştur. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 14,2 iken 2022 yılında yüzde 12,4 olmuştur.”

Paylaşın

Mevduat: Türk Lirası’nda Bitlis, Dövizde Aksaray Zirvede

Türk Lirası (TL) mevduata ilginin kur korumalı mevduatla (KKM) birlikte kısmen arttığı görülürken, TL’nin toplam mevduat içindeki payının en yüksek olduğu il Bitlis; döviz mevduatındaysa Aksaray liste başı.

Dünya’dan Barış Erkaya’nın Fintürk verilerinden aktardığına göre, mevduat tarafında dolarizasyonda kağıt üzerinde bir miktar gevşeme dikkat çekiyor. Fintürk verilerine göre 2012 yılının sonunda TL mevduatların toplam tasarruf mevduatları içerisindeki oranı yüzde 50’nin üzerinde olan şehir sayısı sadece 7 iken (yani kalan 74 şehirde toplam tasarruf mevduatının yarısından fazlası DTH’ta tutuluyorken) 2022 ilk yarıyıl sonuçlarına göre bu sayı 25’e çıktı. Özetle söylemek gerekirse artık her üç şehirden birinde DTH’tan daha fazla TL mevduat tutuluyor.

KKM etkisi

Fakat elbette bu dönem Kur Korumalı Mevduat ürününün hayatımıza girdiği bir döneme işaret ediyor. Yani her ne kadar mevduat TL’de görünse de getirisi doların performansına bağlı. Yani yine dolarize bir gelir… Peki hangi şehirlerde bu eğilim yüksek?

Ülkenin doğusunda özellikle KKM etkisinin yüksekliği görülüyor. TL Mevduat oranının en yüksek olduğu şehir Bitlis. Bitlis’teki tasarruf mevduatlarının yüzde 62’si TL mevduatlardan oluşuyor. Onu yüzde 60 ile Ardahan, yüzde 59.56 ile Şanlıurfa, yüzde 59.48 ile Kars, yüzde 57 ile Siirt izliyor.

DTH ağırlığı yüksek şehirler

Döviz tevdiatın daha ağır bastığı şehirlere baktığımızda ise elbette ilk sırada yurtdışından yapılan mevduatlar zirvede. Aksaray, Nevşehir, Yozgat, İstanbul, Kütahya, Kayseri, Kırşehir, Bingöl, Karaman gibi şehirlerde hala DTH oranı çok yüksek.

Fakat bu şehirlerin bazıları son altı ayda TL mevduat oranı en hızlı yükselen şehirler sıralamasında da yer alıyor. Iğdır’da 2021 sonunda yüzde 32 olan TL mevduat oranı 2022 Haziran ayında yüzde 41’e çıkmış. Gaziantep’te yüzde 36’dan yüzde 45’e, Uşak’ta yüzde 31’den yüzde 40’a, Çorum’da yüzde 35’ten yüzde 44’e, Niğde’de yüzde 44’ten yüzde 53’e yükseliş var.

Sıralamanın kalanında Nevşehir, Trabzon, Kayseri, Hatay, Bilecik gibi şehirler bulunuyor. TL mevduatın son altı ayda en az arttığı ya da KKM’den yola çıkarsak Kur Korumalı Mevduata en az rağbet gösteren şehirler arasında ise Bingöl, Hakkari, Artvin, Kilis, Karabük, Rize, Elazığ, Manisa, Kırklareli sıralamanın üst sıralarında yer alıyor.

DTH cazibesi kalır mı?

Yani toplam tabloya bakıldığında KKM, birçok şehri etkisi altına almış ve bireysel yatırımcıların TL mevduata yönelimi artırmış olsa da hala çok ciddi bir DTH ağırlığı dikkat çekiyor. Diğer yandan benzer bir tablonun 2022’nin kalanında devam edip edemeyeceği cevabı en merak edilen sorulardan biri. 30 Aralık 2021, yani analizin başlangıç noktasında dolar kuru 13.17 TL seviyesinde.

Bitiş noktası olan 30 Haziran 2022’de ise 16.7 TL. Yani aradan geçen altı ayda doların getirisi yüzde 27. Benzer bir getirinin sağlanabilmesi için Haziran sonunu baz alırsak doların gelmesi gereken seviye 21.2 TL seviyeleri. Şu ana kadarki getirisi altıncı aydan itibaren yüzde 9 seviyelerinde. Aynı cazibenin yaşanıp yaşanmayacağı doların bundan sonraki günlerde yaşanacak seyriyle alakalı olacak.

Paylaşın

“Kredi Faizine Üst Sınır Geliyor” İddiası

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankalar Birliği ile yakın temas fırsatı bulan sanayicilerin şikayet konusu olan “kredi faizlerinde üst sınır olmaması” sorunu ile ilgili çalışma yapıldığı belirtiliyor.

Halktv.com.tr’de Nuray Tarhan’ın haberine göre, kulislerde bu yönde söylentiler yayıldı. Özellikle Gaziantep’te faaliyet gösterenler olmak üzere sanayiciler bu konunun çözüme kavuşacağını son günlerde sık sık dile getirmeye başladı.

Sanayicilerin TCMB ve Bankalar Birliği yetkilileri ile görüşmelerinde bu konudaki rahatsızlıklarını dile getirdikleri de söylenenler arasında. Kur korumalı mevduatta (KKM) yıllık faizin yüzde 17’yle sınırlanmasını örnek gösteren sanayicilerin tepkilerini kendi aralarında da “Madem mevduatta azami faizi yüzde 17 yapmayı biliyorsunuz, bunu kredi faizinde neden uygulamıyorsunuz?” şeklinde dile getirdiği belirtiliyor.

Bunun üzerine TCMB ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) da bunun üzerine düzenleme yapmak için çalışma başlattığı, iddialar arasında.

‘Kredi faizleri otomatikman düşer’

Ekonomist ve bankacılık uzmanı Erol Taşdelen, kamu bankalarının da içinde bulunduğu piyasa yapıcı bankaların ortalama faizinin üzerinde olmayacak şeklinde düzenleme yapılması halinde reel piyasanın olumlu karşılayacağını belirtti.

Erol Taşdelen, “Böylece bankaların keyfi kredi faiz uygulamalarının da önü kesilir. Örneğin, Ziraat, Halkbank ve Vakıfbank aynı zamanda piyasa yapıcı banka olduğu için kredi faizleri otomatikman düşer. Diğer bankalar da itiraz edemez” dedi.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduata Geçen Şirketlere Kredi Kolaylığı

Bankaların döviz mevduatlarını, Kur Korumalı Mevduata (KKM) dönüştürme hedeflerini gerçekleştirebilmek için KKM’ye geçen şirketlere kredi kolaylığı sağladığı öğrenildi.

Dünya gazetesinden Şebnem Turhan’ın bankacılık kaynaklarına dayandırdığı haberine göre bankalar, ticari kredi başvurusunda bulunan müşterilerine döviz mevduatını KKM’ye dönüştürmesi durumunda bunu teminat olarak kabul edeceğini bu yöntemi izlediğinde ise avantajlı kredi faizi oranları vereceğini belirtiyor.

Döviz mevduatını KKM’ye çeviren müşterilerine kamu bankaları yüzde 14, özel bankalar ise yüzde 17-18 ticari kredi faizi uygulamaya başladı. Bu durum da bankalar arası döviz mevduatı geçişini hızlandırdı.

Döviz mevduatını KKM’ye döndürdüğünde bunu kredi için teminat kabul eden bankalar mevduat faizi uygulaması konusunda da avantajlı durumda bulunuyor. Öyle ki dövizden KKM’ye dönüşen hesaplarda bankacılık sektörü güncel TL mevduat faiz oranı yüzde 22-23 seviyesinde olsa bile yüzde 17’den fazla faiz uygulayamıyor. Yönetmelik gereği KKM faizi politika faizi olan yüzde 14’ün üç puan üzerine kadar verilebiliyor.

Aradaki kur farkı da Merkez Bankası tarafından karşılandığı için bankalar bu sistemle faiz oranlarını da güncel faizden daha düşük olarak müşterisine sunabiliyor. Böylelikle hem dövizden dönüşüm hedefinin tutturulması kolaylaşıyor, hem kredi ile kaynak yaratılmış oluyor hem de düşük faiz oranları ile maliyetleri de azalmış oluyor.

TCMB 30 Haziran’da zorunlu karşılık ve ihbarlı döviz hesaplarında uygulanan yüzde 1,5 seviyesindeki komisyon oranının yüzde 5 seviyesine yükseltilmesine karar vermişti.. Ayrıca, dönüşüm oranı gerçek ve tüzel kişiler için ayrı ayrı yüzde 10’a ulaşamayan bankalardan iki katı oranında komisyon alınması uygulamasının kaldırıldığı aktarılmıştı.

KKM nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca, her gün saat 11.00’de dolar, euro ve sterlin üzerinde alış kuru duyurulmaktadır.

Kur dönüşüm miktarı miktarı oranlanırken vade nihayetindeki TCMB dolar, euro ve sterlin alış kuru ile ilk zamanda yürürlükte olan TCMB USD, EUR ve GBP alış kuru arasındaki oransal ayrım göz önünde bulundurulacaktır.

KKM TL Hesabı ile alakalı bütün tediyeler Türk Lirası cinsinden yapılır. Açılışta her zaman TCMB tarafından duyurulan USD, EUR ve GBP döviz kuru dikkate alınır.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir.

Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduatın Bütçeye Maliyeti 60 Milyar TL’yi Aştı

Hazine ve Maliye Bakanlığı, Temmuz ayına ilişkin merkezi yönetim bütçe verilerini yayımladı. Açıklanan verilere göre bütçe 64 milyar TL açık verdi. Verilere göre bütçe iki ay üst üste açık vermiş oldu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından dövizden dönen hesaplara ödenen tutar hariç kur korumalı mevduatta 5 aylık maliyet ise 60 milyar TL’yi aştı.

Bloomberg HT’nin haberine göre kur korumalı mevduatta Temmuz ayı en maliyetli ay olarak kayıtlara geçti.

Merkezi yönetim bütçesi Temmuz ayı sonuçlarına göre TCMB tarafından dövizden dönen hesaplara ödenen tutar hariç kur korumalı mevduatta kur farkı olarak bütçeden tasarruf sahiplerine ödenen tutar 23,4 milyar TL oldu.

Böylelikle 5 ayda toplam maliyet 60,6 milyar TL olarak kaydedildi. 5 Ağustos haftası itibariyle kur korumalı mevduat 1,17 trilyon TL’ye yükseldi.

Bütçe iki ay üst üste açık verdi

Açıklanan verilere göre bütçe iki ay üst üste açık vermiş oldu. Buna göre Temmuz’da bütçe gelirleri, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 106,7 artışla 196 milyar 980 milyon liraya, bütçe giderleri yüzde 85 artarak 260 milyar 999 milyon liraya yükseldi.

Faiz dışı denge Temmuz’da 47,3 milyar TL açık verdi, faiz dışı denge Haziran’da 18,3 milyar TL açık vermişti.

Faiz hariç bütçe giderleri, temmuzda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 108 artarak 244 milyar 305 milyon liraya ulaştı. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı yüzde 9,8 olarak hesaplandı.

Haziran’da 152,6 milyar TL olan vergi gelirleri bu dönemde 168,8 milyar TL’ye yükseldi.

KKM nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca, her gün saat 11.00’de dolar, euro ve sterlin üzerinde alış kuru duyurulmaktadır.

Kur dönüşüm miktarı miktarı oranlanırken vade nihayetindeki TCMB dolar, euro ve sterlin alış kuru ile ilk zamanda yürürlükte olan TCMB USD, EUR ve GBP alış kuru arasındaki oransal ayrım göz önünde bulundurulacaktır.

KKM TL Hesabı ile alakalı bütün tediyeler Türk Lirası cinsinden yapılır. Açılışta her zaman TCMB tarafından duyurulan USD, EUR ve GBP döviz kuru dikkate alınır.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir.

Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Paylaşın

Kur Korumalı Mevduat Servet Transferine Yaradı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, doların Aralık 2021 tarihinde 18 TL’yi aşması üzerine “müjde” olarak duyurduğu Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemine ilişkin veriler ortaya çıkmaya devam ediyor.

Sistemin duyurusu ile birlikte 12 TL’ye kadar inen dolar yeniden 18 TL’yi bulurken, geride kalan 7 ayda KKM’ye para yatıranların servetleri de katlandı. KKM’deki para 29 Temmuz itibarıyla bir trilyon 134 milyar TL’ye ulaştı.

Halkın bütçesinden zenginlerin servetlerine KKM ile aktarılan paralar, BirGün yazarı Bahadır Özgür’ün sosyal medya paylaşımıyla bir kez daha gündeme geldi.  Özgür’ün Twitter hesabından paylaştığı belgeye göre, bir ticari firma 11 Şubat tarihinde 16 milyon 675 bin dolarını çeşitli bankalarda TL’ye çevirdi ve 226 milyon 88 bin TL olarak KKM’ye yatırdı. Aradan geçen 6 ayda kurdaki değişiklik nedeniyle firma, Hazine’den 73 milyon 519 bin TL aldı.

‘AKP’nin KKM ile nasıl ciddi bir servet transferi yaptığının somut örneği’

Kamuoyu Aydınlatma Plartformu’nda (KAP) “Özel Durum Açıklaması (Genel)” ifadeleriyle yer alan paylaşım, servet transferini bir kez daha ortaya koydu. Gazeteci Bahadır Özgür de “AKP’nin KKM ile nasıl ciddi bir servet transferi yaptığının somut örneği…” yorumunda bulundu.

KKM nedir?

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nca, her gün saat 11.00’de dolar, euro ve sterlin üzerinde alış kuru duyurulmaktadır. Kur dönüşüm miktarı miktarı oranlanırken vade nihayetindeki TCMB dolar, euro ve sterlin alış kuru ile ilk zamanda yürürlükte olan TCMB USD, EUR ve GBP alış kuru arasındaki oransal ayrım göz önünde bulundurulacaktır. KKM TL Hesabı ile alakalı bütün tediyeler Türk Lirası cinsinden yapılır. Açılışta her zaman TCMB tarafından duyurulan USD, EUR ve GBP döviz kuru dikkate alınır.

KKM hesabı nasıl açılır?

Kur Korumalı Mevduat Hesabı, hali hazırda müşterisi olduğunuz bankanın mobil internet bankacılığı ya da bankanın uygulamaları üzerinden açılabilir. Aynı zamanda bank şubesine giderek KKM hesabı başvurusunda bulunabilirsiniz. Kur Korumalı Mevduat TL hesabı açtırmak için müşterisi olduğunuz banka önemli değildir. Dilediğiniz bankada bu işlemi gerçekleştirebilirsiniz.

Paylaşın

Milyonerlerin Serveti Yüzde 339 Arttı

CHP’li Veli Ağbaba, BDDK verilerini inceledi ve başkanlık sisteminde zenginlerin artan servetini ortaya koydu. Buna göre milyonerlerin bankalardaki serveti, başkanlık sistemiyle yüzde 339 artarken; milyoner sayısı da yüzde 323 artış gösterdi.

Türkiye’de emeğiyle yaşayan yurttaşlar derin bir yoksulluğa itilirken, AKP iktidarının geçen yılın sonunda uygulamaya aldığı Kur Korumalı Mevduat (KKM) sistemi ile bu yılın ilk 6 ayında 150 bin 305 yeni milyoner yaratıldı. 2021 Aralık ayı itibarıyla hesaplarında bir milyon TL ve üzeri parası olanların milyonerlerin sayısı 521 bin 609 kişi iken KKM ile aradan geçen 6 ay içerisinde bu sayı 671 bin 914 kişiye çıktı.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) aylık bankacılık sektörü verilerini inceleyen Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı ve Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, rakamları açıkladı.

Milyonerlerin sayısı ve servetleri katlandı

4 yıllık Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde yaşanan gelir eşitsizliğinin milyoner sayısını da artırdığına dikkat çeken Ağbaba, bu 4 yılda milyoner sayısının yüzde 323, milyonerlerin mevduatlarının ise yüzde 339 oranında arttığını kaydetti. Verilere göre, 2018 Haziran ayında bankalarda bir milyon TL ve üzeri hesaba sahip olan kişi sayısı 158 bin 482 kişi iken, 2022 Haziran ayı itibarıyla bu sayı 671 bin 914 kişiye yükseldi.

Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre, aradan geçen 4 yılın ardından milyonerler toplam mevduat değeri 4 trilyon 490 milyar TL’yi buldu. Haziran 2018’de milyonerlerin toplam mevduat değeri ise bir trilyon 22 milyar TL idi.

KKM’ye dikkat çekti

CHP’li Veli Ağbaba, “Resmi verilerde dahi 17 milyondan fazla kişi yoksulluk koşullarında yaşarken, asgari ücret açlık sınırının altında son 4 yıldır demir atmışken, tek adam sisteminin 4 yılı sonunda milyoner sayısı yüzde 323 oranında arttı” ifadelerini kullandı.

Bolluk ve refah diye sunulan tek adam sistemi 4 yılın sonunda asgari ücretliyi, memuru, çiftçiyi, emekliyi, esnafı açlık ve yoksulluğa mahkum ederken yeni zenginler yarattığını belirten Ağbaba, “Yoksuldan alıp zengine veren Kur Korumalı Mevduat sistemi ise bu yılın ilk 6 ayında 150 bin yeni milyoner yarattı” diye konuştu.

Paylaşın