Dört Milletvekilinin Dokunulmazlık Dosyası TBMM’de: HEDEP 3, İYİ Parti 1

Aralarında HEDEP Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ve İYİ Parti Milletvekili Lütfü Türkkan’ında bulunduğu 4 milletvekiline ait dokunulmazlık dosyaları TBMM Başkanlığı’na sunuldu. TBMM Başkanlığı, tezkereleri Anayasa – Adalet Karma Komisyonu’na gönderdi.

Haber Merkezi / Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (HEDEP) Eş Genel Başkanı ve Siirt Milletvekili Tuncer Bakırhan, HEDEP Grup Başkanvekili ve Antalya Milletvekili Hakkı Saruhan Oluç, HEDEP Şanlıurfa Milletvekili Ömer Öcalan ile İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan’ın dokunulmazlıklarının kaldırılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri TBMM Başkanlığı’na sevk edildi.

TBMM Başkanlığı, tezkereleri TBMM Anayasa Komisyonu ile TBMM Adalet Komisyonu üyelerinden oluşan Anayasa-Adalet Karma Komisyonu’na gönderdi.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

Akşener: Koltuk Peşinde Pazarlıklarımız Olmadı

Partisinin altıncı kuruluş yıldönümünde açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Birileri gibi koltuk döşemesi eskitmedik. Kalkılınca oturulabilir diye asla kalkmadılar. Birileri gibi sırça köşklere kapanmadık. Birileri gibi milletimize üstten bakmadık” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bize salon vermediler sokakta yürüdük, yeri geldi kürsümüz bile olmadı ama pes etmedik sandalye tepelerine çıktık yine de milletimizle buluştuk.”

Akşener konuşmasının devamında, “Yalanlara, iftiralara göğüs gerdik. Bizim yapışıp kaldığımız koltuklarımız olmadı. Bizim hiç koltuk peşinde pazarlıklarımız olmadı. Bir taraf nankör ilan ederken diğer taraf cahil olarak niteliyor” ifadelerini kullandı.

“Haksızlığa, soykırıma, zalimliğe, mezalime son verin”

Gazze’de yaşananlara da tepki gösteren Akşener, “Katil Netanyahu’nun yanında duranlar derhal bu haksızlığa, soykırıma, zalimliğe, mezalime son verin. Türkiye’yi yönetenlere sesleniyorum; miting yapmak güzeldir, keşke bir hafta önce bir hafta önce yapsaydınız. İç politika malzemesi haline getirmek günahtır ayıptır. Türkiye’nin sağduyulu biçimde Gazze mezalimine son vermesini sağlamaktır” dedi.

Akşener, “Bu ülkede bizi ABD’nin, İsrail’in yanında konumlandırmaya çalışan ahmaklar. Bu ülkede sizin yönetiminizde Uygurları söylediğim için, onların sesi olduğum için bu ülkede Çin Büyükelçisi tarafından tehdit edilen tek kişi benim” diye konuştu.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin altıncı kuruluş yıldönümünde açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamalarından öne çıkan satırlar şöyle:

“Bugün; Türkiye’nin kaderini, şahsi hırslarına bağlayanlara karşı; Türk milletinin iradesini, hiçe sayanlara karşı; Cumhuriyet değerlerimizi, yok etmeye çalışanlara karşı; 85 milyon adına gösterdiğimiz, millî ve demokratik duruşun, 6’ncı yıl dönümündeyiz. Evet. İYİ Parti bugün, 6 yaşında! “6 ay dayanmaz.” diyenlere inat; dimdik ayaktayız ve 6 yaşındayız! Dağılmamızı, parçalanmamızı, yok olmamızı isteyenlere inat; kocaman bir aileyiz ve 6 yaşındayız! Pes etmemizi, sinmemizi, vazgeçmemizi bekleyenlere inat, ilk günkü azim ve cesaretimizle, bugün, burada, bu salondayız ve 6 yaşındayız! Biz, bu 6 yılı, hiç de kolay geçirmedik.

Birileri gibi, yan gelip yatmadık; memleketimizi, köşe bucak gezdik. Birileri gibi, koltuk döşemesi eskitmedik; yağan kara, kavuran sıcağa aldırmadan, ayakkabılarımızı eskittik. Birileri gibi, sırça köşklere kapanmadık; ev ev, dükkan dükkan dolaştık, dert dinledik. Birileri gibi, milletimize üstten bakmadık; çilesine ortak olduk… Bize salon vermediler, sokaklarda yürüdük. Elektriklerimizi kestiler, fener ışığında toplandık.

Mikrofonlarımızı aldılar, megafondan konuştuk. Yeri geldi, kürsümüz bile olmadı; ama pes etmedik, meyve kasalarına, sandalye tepelerine çıktık, yine de milletimizle buluştuk. “Herkes duyacak, herkes bilecek; Milletin gerçekleri, daha fazla saklanamaz!” dedik. “Milletin sesi, daha fazla bastırılamaz!” dedik. “Milletin derdi, daha fazla çözümsüz kalamaz!” dedik.

Biz İYİ Parti’yi, bundan tam 6 yıl önce; Yozlaşmış bir iktidarla, tükenmiş bir muhalefet arasına sıkıştırılan milletimize, nefes aldırmak için kurduk. Geri geri koşanların; Statükodan beslenenlerin; Koltuğuna yapışıp kalanların; Türkiye’ye verecek hiçbir şeyleri olmadığını, bildiğimiz için kurduk.

Türk Devleti; suni kayıkçı kavgalarının, üzerinde şımarıkça yapılacağı bir mecra değildir. Çünkü biz, devletimize kavuşmak için; Kadınıyla, erkeğiyle, Yaşlısıyla, genciyle, Atamızın liderliğinde, hep birlikte, çok çetin bir mücadele verdik. O yüzden de, bugün; birilerinin gelip; bu mücadeleyi değersizleştirerek; devletimizi yozlaştırmasına da, düşmanlaştırmasına da, izin vermeyiz! Asla da izin vermeyeceğiz!

Aziz milletim; Hemen her değerimiz üzerinden, böylesine keskin bir kutuplaşmanın olduğu yerde; iki tarafın da ortaklaştığı, belki de tek alan ise, millet kavramı… Çünkü iki taraf da milleti; söz dinlemesi, uslu durması ve kendisine itaat etmesi gereken, bir insan topluluğu olarak görüyor. Bir tarafa oy verdiği sürece, o taraf için makbul olan insanlarımızı; bir itirazını dile getirdiğinde, veya diğer tarafa, oy vermeye kalktığında; bir taraf; hain, nankör ve hatta terörist ilan ederken; diğer taraf ise; cahil, ahlaksız veya onursuz olarak yaftalıyor. Hâlbuki millet; bu toprakların harcı, temeli, direğidir! Hürdür ve hiç kimsenin de, tapulu malı değildir!

“Memleketimizi, bu kaostan, çıkarmak istiyoruz!”

Biz; milletimizin birlik ve beraberliğine, zarar verme pahasına; kendi çıkar ve emelleri doğrultusunda, değerlerimizi yozlaştıran; kavramların içini boşaltan; ve kendilerine göre yeniden tanımlayan; bu iki anlayışı da, reddediyoruz! Türk milletini, sığ ve suni tartışmalar üzerinden, iki kutuptan birini seçmeye zorlayan; faydasız siyaseti de reddediyoruz! İçinde, milletin olmadığı ajandaları dayatıp; Bizi; Devlet geleneklerimizle, Cumhuriyet değerlerimizle, milletimizi, muasır medeniyetler seviyesine ulaştırma hedefimizden, alıkoymaya çalışan, basiretsiz siyaseti de reddediyoruz! Biz, memleketimizi, bu kaostan, çıkarmak istiyoruz! Biz, milletimizi, bu ayrışmadan, kurtarmak istiyoruz!

Biz, bu ülkeyi, hakkıyla yönetmek istiyoruz! İşte o nedenle, bugün buradan, İYİ Parti olarak; Milletimizin, siyasetteki yeni düzen talebini, karşılamak üzere açtığımız, yeni yoldaki, vizyonumuzu gösteren, Demokratik Millî Yükseliş Beyannamemizi, tüm Türkiye’ye, ilan ediyoruz! Değerli dava arkadaşlarım; Medeniyet; İnsanın, tarih boyunca yaptıklarını, İnsanı, insan yapan değerleri, sanatı, teknolojiyi ve beraberinde gelen, “güç” artışını da, kapsayan bir kavramdır.

Biz de, İYİ Parti olarak; hür ve millî siyaset anlayışımız gereği; Cumhuriyetimizin yeni yüzyılının, en medeni, en müreffeh millet olarak, varlığımızı yüceltecek; memleketimizi, muasır medeniyetler seviyesine ve ötesine taşıyacak; Demokratik Millî Yükseliş Yüzyılı olması hedefiyle, bu yola çıkıyoruz.

Bu çerçevede ortaya koyduğumuz, Demokratik Millî Yükseliş Vizyonumuzla amacımız: Türkiye Cumhuriyeti devletini; küresel düzeyde barış, huzur ve istikrarın güvencesi olan; “dünya lideri bir ülke” yapmaktır. Türk milletini; küresel işleyişin mimarı, İslam ahlakının timsali, insanlık değerlerinin koruyucusu olarak; kudret ve adalet sahibi, aktif bir beşerî güç yapmaktır. Hakka, adalete, hürriyete, eşitliğe, refaha, mutluluğa ve milli birliğe dayalı unsurlarıyla; öncü, dinamik ve imrenilen bir, medeniyet toplumu yapmaktır.

İnsanlarımızın; millî ve evrensel değerleri taşıyan, millet iradesine ve demokrasiye saygılı, ahlakı ve maneviyatı yüksek, gelişime, yeniliğe ve adil rekabete açık, barışı ve dostluğu esas alan, tutkulu, inanmış ve güvenilir bireyler olarak, yeni yüzyıla, damga vurmalarının, önünü açmaktır.

Bu çerçevede, İYİ Parti olarak; milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı kimliğimizle; millî siyaset anlayışımızın, bir sonucu olarak ortaya koyduğumuz; Demokratik Millî Yükseliş Vizyonumuza, ulaşmamızı sağlayacak, iki temel zeminimiz var. Bunlardan biri; dinamik, toplumsal zeminimiz; yani, mensubu olduğumuz milletimizdir. Güçlendirmemiz gereken normlar, değerler, kurumlar ve uygulamalardır. Ve milletçe bizi birbirimize bağlayan, dilek, ülkü ve iktisat birliğinden neşet eder.

Diğer zeminimiz ise; statik ve toplumla ilgili olmayan, fiziki zemindir. Yani vatanımız, coğrafyamız, demografimiz, uluslararası ilişkilerimizdir.

Demokratik ve Millî Yükselişimizin temelleri de, bu iki zemin üzerinde yükselecek, 8 prensibe dayanıyor.

Nedir onlar?

1- Dünya arenasında, tam bağımsız ve egemen bir kudret olarak var olacak; milli varlığımızı, bekamızı her daim koruyacağız.

2- Milli hâkimiyetimizde, sürekliliği sağlayacak; Milli çıkarlarımız aleyhindeki, tüm güçlere ve tehditlere, her an ve her daim, direneceğiz.

3- Askeri ve jeopolitik güçler arasında, etkin olacak; küresel dengelerin kurucusu ve kollayıcısı olarak, Türk Barışı’nı egemen kılacağız.

4- Sanayide sektörel millî şampiyonlar çıkartacak; Türkiye’yi öncelikle, bölgesel bir güç haline getireceğiz.

5- Stratejik bilim ve teknoloji dikeylerinde, dünyada öncü ülke olacağız.

6- Küresel ticaret, yatırım ve sermaye piyasalarında, güçlü ve sürekli güçlenen bir konuma geleceğiz.

7- Milletlerarası kurum ve standartlarda, güçlü ve baskın bir konuma ulaşacak; hakka, adalete, hürriyete, eşitliğe, refaha, mutluluğa ve milli birliğe dayalı, bir büyük medeniyet toplumu olarak, insanlığa örnek olacağız.

8- Elbette bunun için de, insan odaklı ve insan mutluluğunu esas alan, yeni bir siyaset anlayışını, ülkemizde hakim kılacağız.

Demokratik Millî Yükselişimizle birlikte; Demokrasinin öznesi de, yüklemi de, millet olacak! Siyaset, kişisel çıkar odaklarının hapsettiği, kör kuyudan çıkacak! Üstünlerin hukukunun değil, hukukun üstün olduğu, yeni bir düzen gelecek! Devletin kudreti olan yasama, yürütme ve yargı; yeniden, millî hâkimiyet ilkesiyle bütünleşecek! Milletin verdiği yetkiyle, emanet aldığı devleti, şahsi ganimeti olarak gören anlayış, tarih olacak! “Devlet benim” diyenlerin yerini, millet iradesini, her makamdan üstün görenler alacak! Millî demografimizi ve kültürümüzü tehdit eden, sığınmacı istilası geride kalacak! Ve, tüm bunları gerçekleştirmek için; biz, İYİ Parti olarak; Her daim, millî düşünüp, küresel davranacağız!

Yeni dünya düzeninde, millî alaka, millî karakter, millî kültür ve millî menfaatten oluşan, millî güç vasfımızın, küresel boyutunu da, dikkate alarak, kutup başı olma gücümüze, mutlaka kavuşacağız. Türkiye’nin iyi ve cesur insanları! Cumhuriyetimizin, yok sayılan değerlerini, yeni yüzyılda da, ilelebet yaşatmak, bizim elimizde! Devletimizin, zarar gören itibarını kurtarmak, bizim elimizde! Milletimizin, bastırılan sesini duyurmak, bizim elimizde! Kutuplaşmadan, ayrışmadan, düşmanlaşmadan bıkan, milletimizle birlikte, yeni bir yol açmak, bizim elimizde! Türkiye’nin, Demokratik Millî Yükselişini gerçekleştirmek, bizim elimizde!

Türkiye’nin, Demokratik Millî Yükselişini gerçekleştirmek, bizim elimizde! Bugüne kadar; çok emek verdik, çok mücadele ettik, çok çalıştık. Ama, millet yolunda, bu kutlu sancağı taşımaktan, bir gün olsun yorulmadık. Bir gün olsun, vaz geçmedik! Bir gün olsun, pes etmedik! Yürekten gelen her sözün, tesiri olduğunu biliyoruz! Samimiyetle dokunulan her kalbin, açık olduğunu biliyoruz! Ve inanılarak atılan her adımın, sonuç alacağını da biliyoruz.

İşte bu yüzden; Bugün de, aynı inançla, yol yürümeye devam edeceğiz! Her zamankinden, daha çok emek vereceğimiz; Daha çok mücadele edeceğimiz; Ve daha çok çalışacağımız; çetin bir sürece giriyoruz. Şu andan itibaren, geçireceğimiz her günü, yarın seçim varmış gibi geçireceğiz! Sıkılmadık el, çalmadık kapı, dinlenmedik dert bırakmayacağız! Memleket sevdasına adanmış gönüllerimizle; Birbirinden yetenekli, birbirinden liyakatli kadrolarımızla; 81 ilimizin her birini yönetmeye, muktedir adaylarımızla; Türkiye’nin dört bir yanında olacağız!”

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Netanyahu Terörüne Göz Yummaya Devam Edenler

İsrail, abluka altında tuttuğu Gazze’ye yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırırken, İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Netanyahu terörüne göz yummaya devam edenler, hiç şüphesiz ki tarihe bir utanç vesikası olarak geçecekler” dedi.

Haber Merkezi / Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşının 22. günü, İsrail, abluka altında tuttuğu Gazze’ye yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener paylaşımında, Gazze’de gün geçtikçe büyüyen zulmün, bu geceki kara harekatıyla artık geri dönülmez bir boyut kazandığını vurguladı.

Akşener, “Uluslararası tüm normların hiçe sayıldığı böylesi bir vahşete engel olamayan uluslararası toplum, bu saatten sonra insan haklarını nasıl savunacak? Nasıl demokratik değerler, nasıl barış diyebilecek? Netanyahu terörüne göz yummaya devam edenler, hiç şüphesiz ki tarihe bir utanç vesikası olarak geçecekler. Uluslararası güvenliğin bir krize terk edilmemesi için tüm devletleri acilen bu terörü durdurmak üzere birleşmeye davet ediyorum” ifadesini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saldırılarını yoğunlaştıran İsrail yönetimine tepki göstererek şu ifadeleri kullandı:

“Dış dünyayla bağlantısı koparılan Gazze, ağır bir bombardıman altında… Gazze’de masumlar katlediliyor, yetmezmiş gibi, İsrail Başbakanı hala hastaneleri hedef gösteriyor. Bu gece, bu katliama sessiz kalan herkesin eline masum kanı bulaşır. Dünya, ya bu katliama dur diyecek ya da ortak olacak, bunun ortası yok! Dualarım mazlum Filistin Halkı için…”

SP Lideri Karamollaoğlu, “2 milyondan fazla insandan haber alınamıyor. Bugüne kadar İsrail’in Gazze’deki soykırımına seyirci kalan Batı ülkeleri artık insanlık suçuna karşı İsrail’in bu soykırımına engel olmalıdırlar” dedi ve ekledi:

“Aksi takdirde tarih onları da bu soykırımının ortağı olarak anacaktır. İslam dünyası ise Türkiye öncülüğünde bu gece izzet ve onurunun karanlığın içinde boğulduğunu izlemek yerine harekete geçmeli, tüm dünyaya ve işgalcilere Filistin’in sahipsiz olmadığını göstermelidir.”

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, sosyal medya hesabından, “Ey Müslüman ayağa kalk. Ey insanlık ayağa kalk. Gazze’de katledilen insanlıktır. İsrail devlet terörü uygulayarak kadın çocuk demeden masum sivilleri katlediyor, dünya seyrediyor, yeter, yeter” paylaşımında bulundu.

İsrail, Gazze’ye yönelik saldırılarını yoğunlaştırdı

İsrail Savunma Güçleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, Gazze’ye yönelik saldırıları yoğunlaştırdıklarını belirterek, “Hava Kuvvetleri çok kapsamlı bir şekilde yer altındaki hedeflere saldırı düzenliyor ve terörist altyapıyı hedef alıyor. Son günlerde düzenlediğimiz hücum faaliyetlerinin devamı olarak bu akşam kara birliklerinin operasyonlarını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant da Hamas’ın Gazze’deki tünellerini yok etmek amacıyla planladıkları kara harekatının uzun süreceğini ve zorlu olacağını belirtmiş, bakanın sözleri ucu açık bir savaşa işaret ettiğinden endişeleri arttırmıştı.

Gazze’de kontrolü elinde bulunduran Hamas, İsrail’in kara operasyonlarını genişleteceği açıklaması ile ilgili olarak, “Arap, Müslüman ülkeleri ve uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya, bu suçları ve insanlarımıza karşı katliam dizisini durdurmaya çağırıyoruz” açıklaması yapmıştı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Gazze’nin kuzeyinde İsrail ordusu ile çatıştıklarını açıkladı. Hamas açıklamasında Gazze’nin kuzeyinde yer alan Beyt Hanun ve merkezde yer alan Bureij’de İsrail güçleri ile “şiddetli çatışmaların” yaşandığını aktardı.

Paylaşın

Akşener: Bugün Hala Cumhuriyetle Problemi Olanlar Var

Partisinin TBMM grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Meral Akşener, “Bugün maalesef 100 yıl sonra bile hala cumhuriyetimizle problemi olanlar var. Ne yapsak da cumhuriyetin 100. yılını güme getirsek acaba diyenler var” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Dün her 29 Ekim’de yatak döşek olanlar vardı, bugün ise Atatürksüz 29 Ekim kutlayanlar var. Duydukları büyük üzüntü nedeniyle Cumhuriyet’in 100. yılının kutlanmasını yanlış bulup engellemeye çalışanlar var. Utanmadan neler neler söyleniyor şu an, hem de milletin seçtiği bazı vekil ağzından, yazıklar olsun!”

Filistin’deki insani krize tepki gösteren ve ABD’nin tutumunu eleştiren İYİ Parti Lideri Akşener, “Gazze’de, savaş suçu işleniyor. Gazze’de, insanlık suçu işleniyor. Gazze’de, terör suçu işleniyor. Ve savaş diye ambalajlanan, bu devlet terörüne karşı en büyük tepkiyi vermesi gereken, ABD Başkanı, ‘büyük demokrat’ Biden, Netanyahu’ya, destek üzerine destek yağdırıyor. Sözde demokrasinin beşiği Amerika, sözde eşitliğin, özgürlüğün sembolü Amerika, yüzyılın en vahşi sivil katliamına, düpedüz sponsor oluyor. Gerçekten ibretlik.” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM grup toplantısında konuştu. Meral Akşener’in konuşmasından satır başları şu şekilde:

“İktidar maalesef dış politikadaki her malzemeyi iç politikaya malzeme etmeye devam ediyor. Bunun bir örneği de İsveç’in NATO’ya üyeliği. Sayın Erdoğan daha önce bu konuda ‘Ey İsveç, boşuna uğraşma’ demişti. Gelinen son noktada iktidar katılım protokolünü imzaladı. Önce esip gürlediler, sonra imzayı çaktılar. Biz Rahip Brunson konusunda da bunu yaşamadık mı? Biz sorumlu muhalefet olarak bir çağrıda bulunuyoruz. NATO’nun genişlemesine karşı değiliz. Bunun için derhal Gazi Meclisimizde bir görüşme talep ediyoruz.

Gelin demokratik süreçleri çalıştıralım, kararları birlikte alalım. İYİ Parti olarak Türk milliyetçiliğini ırkçılık olarak gösterenlerle sonuna kadar mücadele edeceğiz. Benim dokunulmazlığım da yok. Buradan bir kez daha iktidara sesleniyorum; Türk milliyetçiliği, binlerce yıllık şanlı mazimizin, Türk’ün tarih boyunca verdiği kutlu mücadelenin, nice büyük zaferlerin günümüzde yankılanan nihai sonucudur. Türk milliyetçiliği, kutlu bir yoldur. Türk milliyetçiliği bir suç sayılacaksa, biz de Türk milliyetçisiyiz. Biz de suçluyuz. Bu suçun ortakları olmaktan onurluyuz. Gelin bizi de tutuklayın. Tutuklayın da görelim, hodri meydan. Benim dokunulmazlığım da yok.

Gazze’de teröre karşı savaş iddiasıyla yola çıkan İsrail’in sivilleri bile hedef alan gaddarlığı hız kesmeden devam ediyor. Tüm insani değerleri hiçe sayan bu eylemler karşısında her fırsatta sözde insan hakları şampiyonluğuna soyunan bilindik ülkeler ise üç maymunu oynayıp katil Netanyahu’nun günahlarına utanmadan ortak olmaya devam ediyorlar. İsrail Gazze’yi adeta bir ateş talimi alanına çevirdi. Hamas’ın terör saldırılarında binden fazlası sivil olmak üzere bin 400 İsrail vatandaşı hayatını kaybetmiştir.

“Gerçekler tüm çıplaklığıyla konuşulmalıdır”

İsrail’in karşı saldırılarında ise 4 binden fazla sivil Filistinli hayatını kaybetti. Ölen sivillerin bin 400’ü ise ne acıdır ki çocuktu. Bin 700 günahsız çocuk Netanyahu terörünün kurbanı oldu. O bombalar, masum insanları öldürdü. O bombalar, hastanede yeni doğmuş bebekleri öldürdü. Bir çatışma ancak bu kadar onursuz, bu kadar şerefsiz olabilirdi. Bir devlet insanı ancak bu kadar vicdansız olabilirdi. Ama dünya yaşananlara bu kadar kayıtsız kalamaz, kalmamalıdır. İnsanlık suçu işleyenlere karşı sergilenen diplomatik ve demokratik nezaket derhal rafa kaldırılmalıdır. Gerçekler tüm çıplaklığıyla konuşulmalıdır.

O gerçek de Netanyahu bir savaş suçlusudur, bir bebek katilidir. Sivilleri, çocukları öldüren Netenyahu terörüyle, müzik festivalinde gençleri tarayan Hamas terörü aynı şeydir. Sıfatına bakılmadan, hak ettiği gibi, bir katil gibi, bir terörist gibi muamele görmelidir. Gazze’de savaş suçu işleniyor. Gazze’de insanlık suçu işleniyor. Gazze’de terör suçu işleniyor ve savaş diye ambalajlanan bu devlet terörüne karşı en büyük tepkiyi vermesi gereken ABD Başkanı büyük demokrat Biden, Netanyahu’ya destek üzerine destek yağdırıyor.

Türkiye’nin 100 yıllık diplomasi birikiminde, Gazi Mustafa Kemal Atatürkümüzün şekillendirdiği temel bir ilke vardır; her şartta ülkemizin güvenliğini amaçlayan ve hiçbir milletin aleyhinde olmayan barış yanlısı bir duruş bizim daimi ilkemizdir. Bu ilkeyi korumak da devlet insanlarının asli görevidir. İşte bu yüzden devlet insanı kafasına göre racon kesemez. Ancak bugün görüyorum ki bu ilkeden ve devlet insanlığında bir haber olanlar var maalesef. ‘Mehmetçik Gazze’ye’ diye slogan atan şuursuz bir zihniyetin dolduruşuna gelenler var.

Üstelik bu dolduruşu ‘milliyetçilik’ diye pazarlayanlar da var. Milliyetçilik bu değildir, milliyetçilik önce kendi vatanına kendi milletine kendi evladına sahip çıkmaktır. Başka anaların doğurduğu çocukların sırtından çağrılar yapıp, kabadayı pozları vererek milliyetçi olunmaz. Bu arkadaşlar Gazze’yi de bir vatan olarak görüyorlarsa ve vermiş oldukları 24 saatlik mühlet ile Netanyahu’yu durduramadıklarına göre; buyursunlar görevlerinden istifa edip Gazze’ye gitsinler.

Sosyal medyada sergiledikleri bu vatanperverliklerini daha da gösterip buyursunlar Gazze’ye gitsinler. Kınalı kuzularımızın, Mehmetçiğimizin sırtından kahramanlık taslamasınlar. Kendilerine eşlik edecek arkadaşlarını toplayıp süratle Gazze’ye gitsinler. Öyle geniş zaman kipleriyle atılan yüksek desibelli ama eylemden uzak tiratlarla bu işler olmaz. Sadece her şey ucuzlar. Çünkü büyük sözlerin hakkı, büyük eylemlerle verilir. Koyarsın canını cebine, gereğini yaparsın.

“Cumhuriyetle problemi olanlar var”

Bugün maalesef 100 yıl sonra bile hala cumhuriyetimizle problemi olanlar var. Ne yapsak da cumhuriyetin 100. yılını güme getirsek acaba diyenler var. Dün her 29 Ekim’de yatak döşek olanlar vardı, bugün ise Atatürksüz 29 Ekim kutlayanlar var. Duydukları büyük üzüntü nedeniyle Cumhuriyet’in 100. yılının kutlanmasını yanlış bulup engellemeye çalışanlar var. Utanmadan neler neler söyleniyor şu an, hem de milletin seçtiği bazı vekil ağzından, yazıklar olsun!

29 Ekim’de geçtim mitingi, fener alayına bile mesafeli dururken 28 Ekim’de Filistin mitingi yapanlar var. Hiç utanmadan, cumhuriyetin karşısında Filistin’de yaşanan mezalimi dikmeye kalkanlar var. Kardeşim başka gün mü bulamadınız? Bir hafta sonra yapsanız incileriniz mi dökülürdü?”

Paylaşın

“İYİ Parti İle AK Parti Yerel Seçimler İçin Anlaştı” İddiasına Yalanlama

İYİ Parti ile AK Parti’nin 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler için anlaştı iddialarına İYİ Parti kanadından yalanlama geldi: Bu iddiaların ciddiye alınacak bir yanı yok. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil.

İYİ Parti Sözcüsü ve Medya İlişkileri Başkanı Prof. Dr. Kürşad Zorlu, Başkanlık Divanı toplantısı ardından basın toplantısı düzenledi.

Gazze’de yaşananlar sonrası milli yas dolayısıyla ertelenen İYİ Parti’nin 6. kuruluş yıl dönümü etkinliğinin 28 Ekim Cumartesi günü Ankara Atatürk Spor Salonu’nda düzenleneceğini belirten Zorlu, “Bunun bizim için önemli bir yanı var. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’ndan bir gün önce büyük Atatürk, Çankaya Köşkü’nde “Efendiler yarın Cumhuriyeti ilan edeceğiz” demişti. Ve artık Cumhuriyetimizin ikinci asrına adım atmaya kısa bir süre kaldı. Bu vesileyle Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Milli Yükseliş’in coşku ve kararlılığını hep birlikte göstereceğimiz buluşmamıza vatandaşlarımızı davet ediyoruz” dedi.

Cumhuriyet’in 100. yılı kutlamalarının sönük ve amacından uzak bir şekilde gerçekleştiğini savunan Zorlu, İletişim Başkanlığı’nın açıkladığı programın kutlamadan ziyade anma etkinliği olduğuna dikkat çekti. Kutlamaların bir kanun çerçevesinde gerçekleşmesi için hazırladıkları kanun teklifinin AK Parti ve MHP oylarıyla reddedildiğini hatırlatan Zorlu, “Kanun teklifimiz kabul edilseydi kutlamalar ülke sathında 23 Ekim saat 13.00’de başlayacak ve 30 Ekim saat 24.00’te sona erecekti. Cumhuriyetimizin 100. yılına yakışan da buydu. Onlar bilmiyor ya da hatırlamak istemiyorlar ancak Cumhuriyet’in 10. yıl dönümü için 11 Haziran 1933’te 1305 sayılı kutlama kanunu çıkarılmıştı. Onuncu Yıl Marşı da burada doğmuştur” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Toplumsal Politikalar Başkanlığı tarafından Gazze’ye ulaştırmak üzere, Genel Başkan Meral Akşener’in himayesinde bir yardım çalışması başlattıklarını açıklayan Zorlu, “Dış ilişkiler başkanlığımız ve ayrıca Balıkesir Milletvekilimiz Turhan Çömez de süreci hızlandırmak üzere görüşmelere başlamıştır. Partimizin Gençlik Kolları ve İstanbul İl Başkanlığı da bu ilde toplanmak üzere yardımların toplanmasını koordine edecek. Bu kapsamda bir kargo uçağı kiralamak üzere THY ile görüşme halindeyiz. Mısır üzerinden karayolu ile, Refah Kapısı’na ulaşımın imkanları da araştırılmaktadır. Şartların uygun olması durumunda Gazze’de bir sahra hastanesi kurabilmek için koordinasyon çalışmalarımız sürmektedir. AFAD ile görüştük. Kendilerinin cevaplarını bekliyoruz” diye ekledi.

İYİ Parti – AK Parti anlaştı iddiası

Eski İzmir Milletvekili Aytun Çıray’ın, yerel seçimlere yönelik İYİ Parti’nin AK Parti ile anlaştığına dair iddiası sorulan Zorlu, “Bu iddiaların ciddiye alınacak bir yanı yok. Böyle bir şey kesinlikle söz konusu değil. Bu iddiayı ortaya atanlara şu soruyu sormak isterim: CHP’nin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı belli mi? Bu konuda bazı kafa karışıklıkları var. Bu konuyu daha fazla irdelemelerini tavsiye ediyorum” dedi.

Genel Başkan Meral Akşener’in, geçtiğimiz haftaki grup toplantısı sonrası bir gazeteciye verdiği cevap ardından bazı meslek örgütlerinin kınama mesajları yayımladıkları hatırlatılan Zorlu, “Bir yanlış anlaşılma olduğu kanaatindeyim. Genel Başkanımızın gazetecilik mesleği ile bu görevi yapan sizler gibi emektarlarla hiçbir sorunu olamaz. Aksine çok daha önem verdiğini yakından bilen biri olarak söylüyorum. Arkadaşımızın “gizli” ifadesi ile yönlendirme gayesine karşı gösterilmiş bir tepkiydi. Ancak son noktada, bu yemek konusunda, Ankara adaylığı ile seslendirilen iddialar tamamen gerçek dışıdır. Son derece nezaket çerçevesinde gerçekleştirilmiş bir yemektir” yanıtını verdi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul’da Altılı Masayı oluşturan partilerin il ve ilçe yöneticileriyle bir araya geldiğine yönelik haberler hatırlatılan Zorlu, “Bizim hiçbir yetkilimiz, temsilcimiz bahsedilen toplantıda yer almadı. Herhangi bir davet de tarımıza gönderilmemiştir” dedi.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Bahçeli’nin “Gazze” Çağrısına İYİ Parti’den Yanıt: Mehmetçiğimizden Uzak Durun

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına isim vermeden yanıt veren İYİ Partili Bahadır Erdem, “Mehmetçiğimizden uzak durun! Ordumuz Misakı Milli’yi başarıyla koruyarak sözde değil özde Milliyetçiliğini fazlasıyla yapıyor 100 yıldır!” dedi.

Haber Merkezi / İYİ Parti Genel İdare Kurulu (GİK) Üyesi Bahadır Erdem, Gazze’de İsrail-Filistin arasında olası ateşkesin 24 saat içinde olmaması durumunda Türkiye’nin ‘süratle devreye girmesi gerektiğini’ söyleyen  MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye isim vermeden yanıt verdi.

Bahadır Erdem, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Siyasi populizm uğruna Türk askerinin canını, kanını Gazze’de akıtmak isteyen bir zihniyeti ne bu ülkenin devlet aklı kabul eder, ne de millet içine sindirir! Uygur Türkleri katledilirken susan sözde “Milliyetçi” zihniyet memleketimizi ortadoğu bataklığına sokmak istiyorsa buyursun en önden alalım kendilerini. Mehmetçiğimizden uzak durun! Ordumuz Misakı Milli’yi başarıyla koruyarak sözde değil özde Milliyetçiliğini fazlasıyla yapıyor 100 yıldır!”

MHP Lideri Devlet Bahçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, İsrail’in Filistin’in Gazze Şeridi’ndeki katliamlarına tepki göstererek şu ifadeleri kullanmıştı: “Eğer 24 saat içinde ateşkes sağlanamazsa, mazlumların üzerine bombalar bırakılmaya ısrarla devam ederse, Türkiye süratle devreye girmeli, tarihi, insani ve inanç sorumluluğunun gereği her neyse yapmalıdır.

Gazze’yi koruma ve kollama misyonunu üstlenmek bize ecdadımızın mirasıdır. Türkiye Cumhuriyeti, Gazze’yi yüzü gülen çocukların şehri, kardeşlerimizin huzur ve güven içinde yaşayacağı bir İslam beldesi yapmaya hazırdır, muktedirdir.”

Davutoğlu ve Karamollaoğlu’ndan Bahçeli’ye destek

Bahçeli’nin “Gazze’ye müdahale” çağrısına Gelecek Partisi (GP) Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’ndan destek gelmişti.

GP Lideri Davutoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Günlerdir algı yönetimi ve provokatif çıkışlar ile Gazze’de yaşanan katliamı perdelemeye çalışanlara rağmen, bu insanlık suçuna dur demek adına atılan her adımı ve yapılan her çağrıyı desteklediğimiz gibi; Sayın Devlet Bahçeli’nin Gazze ve Filistinli kardeşlerimiz için dile getirdiği ifadeleri de takdirle karşılıyor, destekliyorum” ifadelerini kullanmıştı.

SP Lideri Temel Karamollaoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Sayın Devlet Bahçeli’ye Filistin konusunda gösterdiği hassasiyetten dolayı teşekkür ediyorum. Tarihimizin, inancımızın ve insanlığımızın gereği olan çağrısını destekliyorum” demişti.

Paylaşın

İYİ Parti’de Akşener Sonrası Senaryolar Konuşuluyor!

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeye karar veren İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener’in yerel seçimlerde yüzde 8’in altında oy alması durumunda istifa etmesinin sürpriz olmayacağı öne sürüldü. Partide Akşener sonrasına dair de birçok senaryo konuşulmaya başlandığı iddia edildi.

İYİ Parti seçim yenilgisinin ardından ittifaktan ayrılıp “Hür ve Müstakil” yeni bir yola çıktığını açıkladı. Yerel seçimlere ülke genelinde kendi adayları ile girme kararı alan İYİ Parti’nin bu tutumu tartışma konusu oldu.

İYİ Parti’nin “kazanacak aday” söylemi, masadan kalkması gibi adımlarla seçim sürecine büyük zarar verdiğini anlatan bir CHP’li yöneticiye göre bu tutum nedeniyle İYİ Partililerin yüzde 30’u cumhurbaşkanlığı seçiminde Kılıçdaroğlu’na oy vermedi. CHP’li birçok siyasetçi de İYİ Parti’nin yerel seçim tutumunu “Öfkeyle yapılan yanlış iş” olarak değerlendiriyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Akşener’i İYİ Parti kulislerinde de eleştiren birçok isim var. Akşener’in yerel seçimlerde yüzde 8’in altında oy alması durumunda istifa etmesinin sürpriz olmayacağını söyleyen bir partiliye göre Akşener sonrasına dair de birçok senaryo konuşulmaya başlandı.

Akşener’in bırakması durumunda bazı milletvekillerinin AK Parti’ye, belki birkaç milletvekilinin de CHP’ye gideceği, MHP’den gelenlerin ise partide kalıp kurultayı gerçekleştireceği kaydediliyor. “Peki MHP’ye geçiş olmaz mı” sorusuna ise, “Kurultay sonrası MHP ile bütünleşme trafiği başlar. Katılma değil de birleşme şeklinde bir süreç işler” yorumu yapılıyor.

İYİ Parti

İYİ Parti, 25 Ekim 2017 yılında Milliyetçi Hareket Partisi’nden (MHP) ayrılan tanınmış isimler tarafından kuruldu. Partinin kurucusu ve genel başkanı Meral Akşener ile ilk genel başkan yardımcısı Koray Aydın, parti kurulmadan önce MHP’nin yönetiminde görev aldı.

MHP’nin 2017 anayasa referandumunda ‘Evet’ oyu çağrısı ve partinin genel başkanı Devlet Bahçeli’nin yerine başka bir genel başkan getirmek için düzenlenen bir kurultayın ardından tanınmış MHP üyeleri arasında yeni parti fikri ortaya çıktı.

Siyasi yorumculara göre parti genel olarak etnik milliyetçiliğe karşı ılımlı sivil milliyetçiliği destekliyor. Parti kendisini siyasi yelpazenin merkezinde olarak tanımlar ve Avrupa Birliği ile Türkiye’nin yakın ilişkilere sahip olduğu olumlu bir gündemi savunuyor, Türkiye’nin Batı Bloku’nun bir parçası olmaya devam etmesi gerektiğini vurguluyor. Üçüncü taraf kaynaklar, partiyi siyasi yelpazenin merkez sağında veya sağ kanadında olarak tanımlıyor.

Parti, özellikle parlamenter sistem ve yargının ve diğer kurumların bütünlüğünü koruması konusuna büyük önem veriyor. Parti, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) hükümetine muhalif olan sağcı seçmenler için “alternatif bir kapı” olarak yorumlanıyor.

Paylaşın

“İYİ Parti İle AK Parti İzmir İçin Anlaştı” İddiası

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız gireceğini açıklayan İYİ Parti’nin İzmir için AK Parti ile anlaştığı öne sürüldü: AK Parti İzmir’de aday çıkarmayacak.

İYİ Parti’den istifa eden eski milletvekili Aytun Çıray, gazeteci Nevşin Mengü’nün YouTube kanalında konuk olduğu programda yerel seçimlere dair konuştu.

Aytun Çıray, çok güvendiği bir kaynağının kendisine, İYİ Parti ile AKP arasında bir anlaşmadan bahsettiğini, “İYİ Parti’nin Türkiye’nin her yerinde aday çıkarmak şartıyla, İzmir’de AKP’nin aday çıkarmama ihtimali tartışılıyor” dediğini aktardı.

Çıray, şunları kaydetti: “İYİ Parti’nin istediği gibi davranma hakkına kimse bir şey diyemez ama Türkiye çapında aday çıkarmaları en çok CHP’ye zarar verecektir. Çok güçlü bir liderlik sergiliyorsanız sizin vaadiniz ittifakla seçim kazanmak olmamalı. Bu aşamadan sonra kurulacak bir ittifak da işe yaramaz. Meral Hanım, ‘kazanacak aday’ sürecine benzer bir süreç yürüttü.

CHP, örseleniyor. İYİ Partili vekil tarafından HDP’ye, PKK’ya yakın olmakla yorumlandı. Bir başka vekil, biz MHP ve AKP ile ittifak yapmalıyız dedi. İYİ Partili bir vekil, İzmir’de bir STK’nın başkanına gidip, başka şeyler teklif etti. ‘İster AKP’den ister bizden aday ol, destek vereceğiz’ dedi.

Bir süreç yürüyor ve muhalefet açısından iyi bir süreç yürümüyor. Muhalefetin seçime giderken kendi içindeki açıklaması Tayyip Bey’i kurtarıyor. Ankara, İstanbul’u muhalefet alır. Bilinçli CHP seçmeni ve İyi Parti seçmeni, İstanbul’da Ankara’da CHP’ye oy verir.”

Paylaşın

Akşener Duyurdu: Bütün İl Ve İlçelerde Aday Çıkaracağız

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girmeyi planlayan İYİ Parti’de genel başkan Meral Akşener, “Bütün il ve ilçelerde adaylarımızı çıkararak biz kaç kiloyuz, boyumuz kaç, milletimiz bize nasıl bakıyor?” dedi.

Haber Merkezi / Meral Akşener konuşmasının devamında, “Biz bu ülkeyi yönetmek istiyoruz. İçinde bulunduğu kaostan çıkarmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, yerel seçim çalışmaları kapsamında Düzce’ye ziyarette bulundu. Partililerle bir araya gelen Akşener, burada yaptığı konuşmada yerel seçimlere ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi bizim yapmaya çalıştığımız şey şu; kimseyi kazandırma ya da kimseye kaybettirmek gibi bir niyetimiz yok. Biz kendimiz kazanmak için yola çıkıyoruz. Bütün il ve ilçelerde adaylarımızı çıkararak biz kaç kiloyuz, boyumuz kaç, milletimiz bize nasıl bakıyor?

Çünkü hem 2018’de, hem 2023’te bu millet bize yüzde 10 civarında, gözümün önünden ayrılma, seni takip ediyorum dedi. Ama milletimiz bir şey daha dedi. Arkadaşlarımızın eline vuruldu. Terörist elini sıkan elle yan yanasınız diye. Buna istediğiniz kadar cevap vermeye gayret edin, doğru dürüst cevap verilemedi. Çünkü bu duygusal bir şey.

Aç yatarım, ülkemi böldürmem, aç yatarım şunu yaptırmam diyen bir milletin haslet bu. Bu hasletin tahrik edildiği, tedirgin edildiği bir meselede, sonuçta her şeye rağmen bizi göz önünde tuttu, yok etmedi, ama buna rağmen de gel buyur sen yönet demedi. Bunlardan ders çıkardık. Biz bu ülkeyi yönetmek istiyoruz. İçinde bulunduğu kaostan çıkarmak istiyoruz.”

Meral Akşener, İYİ Partinin Düzce belediye başkan adayının Mehmet Keleş, Düzce’nin Akçakoca belediye başkan adayı olarak İYİ Parti Akçakoca ilçe başkanı Av. Behcet Alkan Lokum, Gölyaka ilçesi belediye başkan adayı olarak da Bekir Akbulut olduğunu açıkladı.

Paylaşın

Yerel Seçimler: İYİ Parti Adaylarını Herkesten Önce Açıklamaya Hazırlanıyor

31 Mart 2024’te yapılması planlanan seçimlere ittifaksız girmeyi hedefleyen İYİ Parti, gerek iktidar, gerekse muhalefet kanadından gelen “ittifak” tartışmalarının önünü ise belediye başkan adaylarını diğer partilerden önce açıklamaya hazırlanıyor.

Seçim takvimine göre siyasi partilerin genel olarak adaylarını Şubat ayında ilan etmesi beklenirken, İYİ Parti, adaylarını Aralık ayı başında ilan etmeyi planlıyor.

Adaylık için çok sayıda başvuru olduğunu, adaylarını erken açıklanmasının bir “ivme kazandıracağını” savunan İYİ Parti kurmayları, Ankara ve İstanbul adaylarının açıklanmasının, “daha sonraya bırakılması” gibi bir durum olmayacağını, tüm adayların aynı anda açıklanabileceğini ifade ediyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Genel Başkanı Meral Akşener’in, partisinin altıncı kuruluş yıldönümü nedeniyle cumartesi günü düzenlenecek etkinlikte açıklayacağı “Milli Yükseliş Beyannamesi” ile de ittifak tartışmalarına son noktayı koyacağı belirtiliyor.

İttifak tartışmalarının önünü kesmek için de Ankara ve İstanbul dahil, partinin belediye başkan adaylarının, en geç Aralık başında kamuoyuna açıklanması için çalışma yürütülüyor. 2019 yerel seçimlerinde CHP’ye ittifak teklifi götüren İYİ Parti, içinde yer aldığı Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimi kaybetmesinin ardından, yerel seçimlere “tek başına girme” kararı aldı.

Ancak, eski ittifak ortağı CHP, 4-5 Kasım’da yapılacak olan 38. Olağan Kurultay’dan sonra, yerel seçim işbirliği için İYİ Parti’nin kapısını çalmaya hazırlanıyor. CHP’de “değişimciler”, CHP’deki yönetim değişikliğinin; Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’na destek verenler ise taban baskısının, Akşener’in tutumunu esneteceğini düşünüyor.

CHP’deki beklentinin tersine, İYİ Parti yönetimi, “ittifak tartışmaları”nın önünü kesecek daha net adımlar atmaya hazırlanıyor. Bu çerçevede Akşener, Cumartesi günü partisinin altıncı kuruluş yıldönümü nedeniyle düzenlenecek etkinlikte, partisinin yeni vizyonunu, “Milli Yükseliş Beyannamesi” adı altında ilk kez kamuoyuna açıklayacak.

İYİ Parti kurmayları, yerel seçimlere tek başına girme kararının ilk sinyalini 26 Ağustos’ta Afyonkarahisar’da verdiğini ve sonrasında kararı Genel İdare Kurulu’ndan geçirdiğine dikkat çekerek, “Aslında, Cumartesi günü yapacağı açıklamanın sinyalin orada vermişti. Kararlardan hiçbir geri adım olmadı, olmayacak. Cumartesi günü, ittifak konusunda daha net, keskin ifadeler duyacaksınız” görüşünü dile getiriyor.

Akşener’in açıklayacağı Milli Yükseliş Beyannamesi’nin aynı zamanda, partinin yeni siyaset anlayışının nasıl olacağına dair bir gösterge niteliğinde olacağı ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da geçen haftaki grup toplantısında, “Milletinin bekası ve istiklali uğrunda verdiğimiz mücadeleye katılmak isteyen herkese, Cumhur İttifakı’nın kapısının tabii ortaklarımızın rızası şartıyla açık olduğunu belirtmek isterim” çağrısı yapmış, gazetecilerin “Çağrınız İYİ Parti’ye miydi?” sorusuna, “Katılmak isteyen herkese kapımız açık. İYİ Parti’ye de olabilir” yanıtı vermişti. Akşener’in yanıtı ise “Gelin, siz de aynı bizim gibi 81 ilde kendi adaylarınızla seçime girin” olmuştu.

Kulisleri hareketlendiren görüşme

Ancak İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, AKP’li eski TBMM Başkanı Cemil Çiçek ve eski İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu ve eski CHP Milletvekili Sinan Aygün’le, Aygün’e ait TOGO kulelerinde yemekte bir araya gelmesi kulisleri hareketlendirdi. Kulislerde bu görüşmenin, “ittifak arayışı” çerçevesinde yapılıp yapılmadığı sorusunu da akıllara getirdi.

Gazeteci Barış Yarkadaş ise Akşener’in, Aygün’e belediye başkan adaylığı teklifi götürdüğü iddiasını dile getirdi, ancak bu iddia parti yönetimi tarafından yalanlandı. Görüşmenin, geçtiğimiz günlerde rahatsızlanan Akşener’in, kendisini arayan Aksu ve Çiçek’e teşekkür mahiyetinde gerçekleştiği ifade edildi.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuşan parti kurmayları, görüşmenin Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin “yıkım kararı” aldırdığı TOGO kulelerinde gerçekleşmesine ilişkin ise “Buradaki yemeğin asıl teması Çiçek- Aksu, Akşener buluşması olmasıdır. Bu iki isim Sinan Aygün’le de arada bir görüştüğü için onun davetiyle orada bir araya geldiler. Buluşmanın TOGO kulelerinde olması önemsiz bir detay” değerlendirmesi yaptı.

Akşener’in, Erdoğan’a verdiği yanıtı anımsatan parti yöneticileri, “AKP ile ittifak gündemimiz yok, böyle bir konu hiç konuşulmadı” görüşünü dile getirdi.

İYİ Partililer, gerek iktidar, gerekse muhalefet kanadından gelen veya gelebilecek ittifak önerlerine kapalı olduklarını ısrarla vurgularken, “geri adım atacakları” yönündeki söylemlerin ise “algı yaratmaya dönük bir iletişim stratejisi” olduğunu savunuyor.

İYİ Parti, gerek iktidar, gerekse muhalefet kanadından gelen “ittifak” tartışmalarının önünü ise belediye başkan adaylarını diğer partilerden önce açıklamaya hazırlanıyor. Seçim takvimine göre siyasi partilerin genel olarak adaylarını Şubat ayında ilan etmesi beklenirken, İYİ Parti, adaylarını Aralık ayı başında ilan etmeyi planlıyor.

Adaylık için çok sayıda başvuru olduğunu, adaylarını erken açıklanmasının bir “ivme kazandıracağını” savunan İYİ Parti kurmayları, Ankara ve İstanbul adaylarının açıklanmasının, “daha sonraya bırakılması” gibi bir durum olmayacağını, tüm adayların aynı anda açıklanabileceğini ifade ediyor.

Paylaşın