Gazze’de İsrail Saldırılarında En Az 4 Bin 137 Kişi Hayatını Kaybetti

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşının 14. gününde, Gazze Sağlık Bakanlığı sözcüsü Eşref el-Kudra gazetecilere yaptığı açıklamada şu ana kadar İsrail saldırıları nedeniyle bin 661’i çocuk olmak üzere 4 bin 137 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.

Haber Merkezi / 13 bin 260 kişi yaralanırken 4 binden fazla kişiden ise haber alınamıyor. Yedi büyük hastane ve 21 sağlık merkezinin şu anda kullanılamadığını belirten Kudra 46 sağlık çalışanının hayatını kaybettiğini 23 ambulansında tamamen imha edildiğini açıkladı.

Filistin Sağlık Bakanlığı, Batı Şeria’nın Tulkerim kentindeki Nur Şems Mülteci Kampı’nda İsrail güçleriyle yaşanan çatışmalarda 5’i çocuk 13 kişinin öldüğünü duyurdu. Bu da, İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim’de başlayan savaşın ardından, Batı Şeria’da ölen Filistinlilerin sayısını 81’e çıkardı. Çatışma, aynı zamanda bir İsrail askerinin ölümüne ve birinin de yaralanmasına neden oldu.

“Filistinli çocukları ve diğer sivilleri büyük bir risk altında”

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Kordinasyoon Ofisi çatışmadaki tüm taraflarla görüşmelerin ileri aşamaya geldiğini ve Gazze’ye insani yardım sevkiyatının kısa süre içerisinde başlayacağını duyurdu. BM sözcüsü Jens Laerke “Tarafların yöntemler konusunda uzlaşma noktasına yaklaştığı ve ilk teslimatların yarın ya da ertesi gün başlayacağı haberleri ümit verici” ifadelerini kullandı.

İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), İsrail’in 11 Ekim’de Gazze’nin suyunu keserek 600 bin insanı temiz sudan yoksun bıraktığını duyurdu. HRW’nin, X sosyal platform hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail’in Gazze Şeridi’ne uyguladığı ablukasıyla Filistinli çocukları ve diğer sivilleri büyük bir risk altında bıraktığı kaydedildi.

İsrail’in 11 Ekim’de Gazze’nin suyunu keserek 600 bin insanı temiz sudan yoksun bıraktığı aktarılan açıklamada, su, yakıt ve elektrik girişine izin vermemenin insanların hayatlarını tehlikeye attığı ifade edildi. Açıklamada, İsrail’in hukuksuz Gazze ablukasının çocuklar için ölümcül olduğu kaydedildi.

“Acilen gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacımız var”

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’ye “hızlı ve engelsiz insani erişim” talebinde bulundu; İsrail ile Hamas arasındaki savaşın 13. gününde “acil insani ateşkes” çağrısı yaptı. Guterres, “Uluslararası insani hukuka saygı gösterilmelidir. Acilen gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacımız var, hem de çok fazla ve sürdürülebilir bir şekilde ihtiyacımız var” dedi.

İsrail ordusu ve Hamas’ın sorumluluğunu reddettiği Gazze’deki hastaneye yönelik saldırıya değinen Guterres, “Sivillerin korunması esastır. Hastanelere, okullara ya da BM altyapısına yönelik saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır” şeklinde konuştu.

Hamas’ın saldırılarına atıfta bulunan Guterres, “Bu saldırılar ne kadar dehşet verici olursa olsun, Hamas kontrolündeki bölgede yaşayan 2.4 milyon Filistinlinin toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri, “Hamas rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmalı ve İsrail Filistinlilere hızlı ve engelsiz insani yardım erişimini garanti etmelidir” dedi.

Avrupa Parlamentosu Gazze’deki hastane saldırısı sonrası “insani duraklama” çağrısında bulunan bir karar tasarısını kabul etti.

Avrupa Komisyonu bu hafta başında Gazze’ye insani yardım malzemesi taşıyan iki uçağın Mısır sınırına doğru yola çıkacağını duyurdu. Salı günü AB liderlerinin olağanüstü toplantısının ardından konuşan Ursula von der Leyen, Komisyon’un “(AB) yardımlarımızın Gazze’ye girmesini sağlamak için Mısırlı yetkililerle temas halinde olduğunu” kaydetti. .

Hamas’tan “bölgesel savaş” uyarısı

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, İsrail’in Gazze’ye yönelik süren saldırıların bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısında bulundu. Heniyye, yayımladığı video kaydında, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan cephesinde İsrail’le yaşanan çatışmalar ile siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

ABD ile bazı Avrupa ülkelerinin, manevi destek için İsrail’e ziyaretlerde bulunduğunu anımsatan Heniyye, Washington yönetiminin tüm bu çabalarına rağmen “Gazze’ye saldırılar konusunda İsrail’e bölgesel ve uluslararası destek sağlama ve Araplara, tehciri kabul ettirme”de başarılı olamadığını belirtti.

Tüm baskılara rağmen Arap ve İslam ülkelerinin Filistinlilerin tehcir edilmesi konusundaki tavrının çok net olduğunu kaydeden Heniyye, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliğinin toplantılarında da bunun vurgulandığını ifade etti.

Başta Mısır olmak üzere Arapların ve İslam ülkelerinin tehcire karşı duruşunu öven Heniyye, bu duruşun desteklenmesi çağrısı yaptı. Heniyye, ABD yönetiminin, diğer cepheleri saf dışı bırakma ve insanları İsrail’in yalanlarına inandırma konusunda da başarılı olamadığını aktardı.

Hamas lideri, “Gazze’ye yönelik bu vahşi saldırıların, yıkımın ve kan dökmenin devam etmesi durumunda, bunun, bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısı yaptıklarını” kaydetti.

Geçen günlerde Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini söyleyen Heniyye, bu görüşmelerde, “çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini ve işgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getirdi.

Heniyye son olarak, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını cuma günü “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

Paylaşın

İnsan Hakları İzleme Örgütü’nden Batı’ya İkiyüzlülük Suçlaması

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşının 14. gününde, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), ABD ve müttefiklerini İsrail’in Gazze’deki eylemlerini eleştirmemekle suçladı.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; New York merkezli HRW’nin program direktör yardımcısı Tom Porteous, Washington ve birkaç istisna hariç Avrupa başkentlerinin İsrail’in 7 Ekim’den sonra Gazze’de gerçekleştirdiği eylemlere karşı sessiz kaldığını belirtti.

Porteous, “Nerede Gazze’ye 16 yıldır uygulanan ve savaş suçu niteliğindeki toplu cezalandırmaya varan ablukanın acımasızca sertleştirilmesine yönelik açık bir kınama?” diye sordu. HRW yetkilisi, “Bırakın hesap verme çağrısını, İsrail’in Gazze’ye saldırılarında uluslararası normlara saygı göstermesine yönelik açık ve dolambaçsız bir çağrı dahi yok” diye ekledi.

Porteous, sivillerin korunmasına yönelik uluslararası insani hukukun gereklerinin herkese uygulanmak üzere belirlendiğini hatırlattı. Porteous, İsrailli liderleri de “bu yoğun nüfuslu bölgedeki mahalleleri enkaza çeviren bombardımanı yoğunlaştırma talimatı verirken bile Gazze’de sivil ve savaşçı arasındaki hayati önemi bulandırmaya çalışmakla” suçladı.

Yaşananları Batı’nın Rusya’nın Ukrayna’yı işgali karşısındaki tutumuyla da karşılaştıran Porteous, “Batılı devletlerin ikiyüzlülüğü ve çifte standardı açıkça ortada” dedi.

HRW yetkilisi, bu durumun insan hakları gruplarının ve bazı devletlerin “dünyanın dört bir yanında çatışmaların ortasında kalan sivillerin korunmasına yönelik normları standardize etmek ve güçlendirmek” için yıllardır itinayla sürdürdüğü çalışmalara da zarar verdiğini belirtti.

İsrail, AB ve ABD’nin terör örgütleri listesindeki Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği ve yüzlerce İsrailli’nin öldürülüp onlarcasının da rehin alındığı saldırıların ardından Gazze’yi havadan vurmaya başlamıştı. Gazze’ye su, gıda, elektrik ve yakıt tedarikine izin vermeyen ve bölgeye yönelik ablukayı tüm rehineler serbest bırakılana dek sürdüreceğini duyuran İsrail, olası bir kara harekâtı için hazırlıklarını da sürdürüyor.

Hamas’ın kontrolündeki Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığının verdiği bilgilere göre, İsrail saldırılarında şu ana kadar en az 3 bin 785 kişi hayatını kaybetti. İsrail ise Hamas saldırıları sonucunda bin 400’ü aşkın vatandaşının yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: Hamas’tan “Çözüm” Açıklaması

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini belirterek, bu görüşmelerde, çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini söyledi.

İşgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getiren Heniyye, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını, “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, yayımladığı video kaydında, Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da İsrail’le çatışmalar ile siyasi gelişmeleri değerlendirdi.

Bianet’tin aktardığına göre; ABD ile bazı Avrupa ülkelerinin, manevi destek için İsrail’e ziyaretlerde bulunduğunu anımsatan Heniyye, “Washington yönetiminin tüm bu çabalarına rağmen Gazze’ye saldırılar konusunda İsrail’e bölgesel ve uluslararası destek sağlama ve Araplara, tehciri kabul ettirmekte başarılı olamadığını” belirtti.

Tüm baskılara rağmen Arap ve İslam ülkelerinin Filistinlilerin tehcir edilmesi konusundaki tavrının çok net olduğunu kaydeden Heniyye, Körfez İşbirliği Konseyi (KİK), İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ve Arap Birliğinin toplantılarında da bunun vurgulandığını ifade etti.

Başta Mısır olmak üzere Arapların ve İslam ülkelerinin tehcire karşı duruşunu öven Heniyye, bu duruşun desteklenmesi çağrısı yaptı. Heniyye, “ABD yönetiminin, diğer cepheleri saf dışı bırakma ve insanları İsrail’in yalanlarına inandırma konusunda da başarılı olamadığını” söyledi.

Hamas lideri, “Gazze’ye yönelik bu vahşi saldırıların, yıkımın ve kan dökmenin devam etmesi durumunda, bunun, bölgesel bir savaşa dönüşebileceği uyarısı yaptıklarını” kaydetti.

Geçen günlerde Arap ve İslam dünyasından pek çok yetkiliyle bir araya geldiklerini söyleyen Heniyye, “bu görüşmelerde, çözümün ancak işgalin son bulması ve başkenti Kudüs olan bağımsız Filistin devletinin kurulmasıyla mümkün olduğunu dile getirdiklerini ve işgalci komutanların işledikleri suçlardan ötürü yargılanmasını ve Gazze’ye bir an evvel yardımların ulaştırılmasını talep ettiklerini” dile getirdi.

Heniyye son olarak, Filistin halkı ile Arap ve İslam dünyasını bugün “Gazze’ye saldırılar dursun, tehcir ve alternatif vatana hayır” sloganıyla sokağa inmeye çağırdı.

İsmail Haniye kimdir?

1980’lerden bu yana hareketin bir parçası olan İsmail Haniye, Hamas’ın lideri olarak kabul görüyor. İsrail, Haniye’ye 1989 yılındaki ilk Filistin ayaklanması sırasında üç yıl hapis cezası verdi.

1992 yılında hapisten çıkarıldı ve İsrail ile Lübnan arasındaki sahipsiz topraklara sürüldü. Beraberinde birçok Hamas lideri de bulunuyordu.

Sürgün sonrası Gazze’ye geri döndü. 1997 yılında Hamas’ın ruhani liderinin ofisinin yönetimine getirildi ve örgüt içindeki pozisyonunu güçlendirdi.

Haniye 2006 yılında, Hamas’ın seçim zaferi sonrasında, Filistin yönetimi lideri Mahmud Abbas tarafından başbakanlığa getirildi. Ancak bir yıl sonra, El Fetih ile Hamas arasında Gazze’de yaşanan ve bir hafta süren kanlı güç savaşının sonunda görevden alındı.

Haniye görevden almayı “anayasaya aykırı olduğunu” savunarak kabul etmedi. Hükümetinin “Filistin halkına karşı olan ulusal sorumluluklarından vazgeçmeyeceğini” söyleyerek Gazze’yi yönetmeye devam etti.

2017 yılında Hamas’ın siyasi liderliğine getirildi. 2018 yılında ABD Dışişleri Bakanlığı Haniye’yi terörist olarak tanımladı. 61 yaşındaki Haniye son birkaç yıldır Katar’da yaşıyor.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Gazze’de Acil Ateşkes Çağrısı

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 13. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, Gazze’ye “hızlı ve engelsiz insani erişim” talebinde bulundu ve “acil insani ateşkes” çağrısı yaptı.

Haber Merkezi / Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şukri ile Kahire’de düzenlenen basın toplantısında konuşan Guterres, “Uluslararası insani hukuka saygı gösterilmelidir. Acilen gıda, su, yakıt ve ilaca ihtiyacımız var, hem de çok fazla ve sürdürülebilir bir şekilde ihtiyacımız var” dedi.

İsrail ordusu ve Hamas’ın sorumluluğunu reddettiği Gazze’deki hastaneye yönelik saldırıya değinen Guterres, “Sivillerin korunması esastır. Hastanelere, okullara ya da BM altyapısına yönelik saldırılar uluslararası hukuka aykırıdır” şeklinde konuştu.

Hamas’ın saldırılarına atıfta bulunan Guterres, “Bu saldırılar ne kadar dehşet verici olursa olsun, Hamas kontrolündeki bölgede yaşayan 2.4 milyon Filistinlinin toplu olarak cezalandırılmasını haklı gösteremez” ifadelerini kullandı.

BM Genel Sekreteri, “Hamas rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmalı ve İsrail Filistinlilere hızlı ve engelsiz insani yardım erişimini garanti etmelidir” dedi.

Refah sınır kapısı yardım için açılacak

Mısır’da devlet medyası, Gazze’ye ulaştırılacak yardımların beklediği Refah sınır kapısının Cuma günü “birkaç saatliğine” açılacağını aktardı. Mısır ile Gazze arasındaki sınır kapısının açılmasıyla yardım kamyonlarının Filistin tarafına geçmesi bekleniyor.

Sınır kapısında 100’den fazla yardım kamyonu bekliyor ancak dün 20 kadar kamyonun geçişiyle ilgili anlaşma sağlandığı belirtilmişti.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus Cenevre’de yaptığı açıklamada, tırların insani yardım malzemeleri ile yüklü olduklarını ve hareket etmeye hazır vaziyette beklediklerini belirtti. Tedros, “Mısır ve Filistin’deki Kızılay kuruluşları ile birlikte, sınır geçişi açıldığında, umarız ki yarın, yardım malzemelerini Gazze Şeridi’ne götürmeye hazırız” diye konuştu.

“Malzemelerin kısa sürede geçişine izin verilmezse Gazze’de bir trajedi yaşanmasından endişe ediyoruz” diye konuşan Tedros yardım malzemelerinin altı gün önce sınır bölgesine gittiğini vurgulayarak, geçişin olup olmayacağıyla ilgili tedirginliğini de dile getirdi. Tedros, “Ancak son günlerdeki tecrübelerimiz nedeniyle geçişin olup olmayacağı konusunda aynı zamanda endişeliyiz” dedi.

Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi’nden (OCHA) yapılan açıklamaya göre, DSÖ’nün beş yardım tırı hazır durumda. DSÖ Genel Direktörü Tedros, 40 ton malzemenin de önümüzdeki haftaya kadar bölgeye erişeceğini söyledi.

Tedros bu malzemeler arasında, aralarında hamilelerin de olduğu toplam 300 bin kişi için ilaçlar, kronik hastalar için ilaçlar, ağır yaralıların tedavisinde kullanılan malzemeler ve diğer tıbbi gereçler olduğunu belirtti.

Tedros aynı zamanda İsrail’e çağrıda bulunarak, Gazze’ye gönderilecek acil insani yardım malzemeleri listesine akaryakıtın da alınmasına izin vermesini istedi. “İsrail’in, Mısır’dan Gazze’ye su, gıda ve ilaç girişine engel olmayacağını açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz” diyen Tedros, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Akaryakıt aynı zamanda hastane jeneratörleri, ambülanslar ve su arıtma tesisleri için gerekiyor. Ve İsrail’e akaryakıtı, Gazze’ye girişine izin verilen hayati malzemelere eklemesi çağrısında bulunuyoruz.”

DSÖ Acil Yardımlar Direktörü Michael Ryan ise Cenevre’de yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ne “her gün insani yardımın gitmesi” gerektiğini söyledi. Ryan, 20 tırın şu anda Gazze’deki acil durum için son derece yetersiz olduğunu ifade etti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Direktörü Martin Griffiths, günde yaklaşık 100 kamyona ihtiyaç duyulduğunu belirtti. Kahire’deki Dünya Gıda Programı’ndan Abeer Etefa, 20 kamyonun “iyi bir başlangıç” olacağını ancak “hiçbir şekilde yeterli olmadığını” söyledi.

Gazze’deki durumun “korkunç” olduğunu ve iki milyonluk nüfusun “çaresiz, yardıma muhtaç” olduğunu söyleyen Etefa, bu ilk planın “sistemi test etmenin bir yolu” olduğuna inanıyor.

AP’den “insani duraklama” çağrısı

Avrupa Parlamentosu (AP), Gazze’deki hastane saldırısı sonrası “insani duraklama” çağrısında bulunan bir karar tasarısını kabul etti.

Avrupa Komisyonu bu hafta başında Gazze’ye insani yardım malzemesi taşıyan iki uçağın Mısır sınırına doğru yola çıkacağını duyurdu. Salı günü AB liderlerinin olağanüstü toplantısının ardından konuşan Ursula von der Leyen, Komisyon’un “(AB) yardımlarımızın Gazze’ye girmesini sağlamak için Mısırlı yetkililerle temas halinde olduğunu” kaydetti.

Gazze’de en az 3,785 Filistinli öldürüldü

Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, İsrail ile Hamas arasında 7 Ekim’de başlayan savaştan bu yana Gazze Şeridi’nde en az 3,785 Filistinlinin öldürüldüğünü duyurdu. Ölenler arasında en az 1.524 çocuğun da bulunduğunu belirten bakanlık, 12 bin 493 yaralının olduğunu açıkladı.
Paylaşın

“Hamas Politbürosunun İlk Kadın Üyesi Öldürüldü” İddiası

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşının 13. gününe girerken, İsrail basını, Hamas politbüro üyesi Cemile Abdallah Taha el-Şanti’nin öldürüldüğünü ileri sürdü.

Haber Merkezi / Hamas Kadın Hareketi’nin kurucularından olan 68 yaşındaki Shanti, geçtiğimiz yıllarda Hamas politbürosuna atanmıştı.

Hamas ve silahlı kanadı Kassam Tugayları tarafından dün yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze’ye yönelik hava saldırılarında Hamas’ın üst düzey komutanlarından Ayman Nofal’in öldüğünü açıklanmıştı. Nofal’ın yanı sıra, Fouad Abu Btihan, Teysir İbrahim ve Vaiz Vail ez-Zerid’in de İsrail’in hava saldırılarında öldüğü duyurulmuştu.

Can kaybı binlerle ifade ediliyor…

Öte yandan El-Ehli Baptist Hastanesine düzenlenen ve 471 kişinin hayatını kaybettiği saldırının ardından İsrail, Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarına devam ediyor.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 3 bin 478 kişinin öldüğü, yaralı sayısının ise 12 bini aştığı bildirildi.

Gazze’deki Sağlık Bakanlığından yapılan açıklamada, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırıları sonucu hastanelere ulaşan bilgilere yer verildi.

İsrail’in saldırılarında Gazze’de ölenlerin sayısının 3 bin 478’e yükseldiği belirtilen açıklamada, yaralı sayısının ise 12 bini aştığı kaydedildi.

İsrail güçlerinin bu süre zarfında işgal altındaki Batı Şeria’da da 62 Filistinliyi öldürdüğü aktarılan açıklamada, Batı Şeria’da yaralananların ise 1300 olduğu paylaşıldı.

İsrail resmi devlet televizyonu KAN, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne kara operasyonu yapmak için hazırlıklarını tamamladığını duyurdu. KAN’ın haberinde, Gazze sınırı bölgesinde üç günden bu yana İsrail ordusu ile Filistinli gruplar arasında herhangi bir çatışma yaşanmadığı belirtildi.

İsrail, 7 Ekim’deki saldırının ardından, Gazze Şeridi etrafına yığdığı güçlerin bir askeri güç olarak Hamas’ı tamamen bitirmek amacıyla bölgeye gireceği işaretini veriyor.

300 binden fazla yedek asker silah altına alındı. Gazze sınırının İsrail tarafındaki “Kibbutz” denilen çiftlikler Merkava tankları, toplar ve savaş giysilerini kuşanmış, ağır silahlı binlerce piyadeyle dolduruldu.

İsrail istihbaratı kötü bir ay geçirdi. İsrail iç istihbarat servisi Şin Bet, Hamas saldırısının gelişini öngöremeninin sorumluluğunu üstlendi. Gazze’de Hamas ve İslami Cihat komutanlarını takip eden bir muhbir ve casus ağına sahip olmaları gerekiyordu.

Paylaşın

800’den Fazla Akademisyenden, “Gazze’de Soykırımı Önleyin” Çağrısı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 13. gününde, 800’den fazla akademisyen, İsrail tarafından Gazze Şeridi’ndeki Filistinlilere karşı soykırım gerçekleştirilme olasılığına karşı uluslararası topluma uyarıda bulunan bir bildiri yayınladı.

Bildiriye imza atan akademisyenler arasında, holokost ve soykırım çalışmaları uzmanları, uluslararası hukuk ve Uluslararası Hukuka Üçüncü Dünya Yaklaşımları (TWAIL) akademisyenleri yer alıyor.

‘Gazze Şeridi’nde daha önce var olan koşulların, son dönemde (şiddet ve çatışmalarda) yaşanan tırmanışın öncesinde, halihazırda soykırım tartışmalarını beraberine getirdiğini’ hatırlatan imzacılar, açıklamada şu ifadelere yer verdi:

“Uluslararası hukuk, çatışma ve soykırım çalışmaları akademisyenleri olarak, İsrail güçleri tarafından Gazze Şeridi’nde Filistinlilere karşı soykırım suçu işlenebileceğine yönelik uyarıda bulunmak zorunluluğudayız. Bunu bu suçun ağırlığının bilincinde olarak öyle kolayca yapmıyoruz; mevcut durum bunu talep ediyor.”

‘Akademisyenlerin yıllar içinde Gazze’daki ablukanın bir soykırımın başlangıcı ya da ağır çekim bir soykırıma eşdeğer olabileceği uyarısında bulunduğuna’ işaret eden 801 akademisyen, “Ancak İsrail’in 7 Ekim 2023’te Gazze Şeridi’ne başlattığı mevcut askeri harekat, büyüklüğü ve şiddeti açısından, dolayısıyla Gazze toplumu için sonuçları açısında daha önce eşi görülmemiş bir durum teşkil ediyor” ifadelerini kullandı.

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de siviller de dahil İsrail’e yönelik saldırılarını hatırlatan akademisyenler, ‘Gazze şeridinin o günden bu yana İsrail güçlerinin aralıksız ve ayrım gözetmeyen bombardımanına maruz kaldığının’ altını çizdi. İsrail Savunma Bakanı Yoav Galant’ın Gazze’ye akaryakıt, elektrik, su ve diğer temel ihtiyaçların girişini de yasaklayacak şekilde ‘topyekûn abluka’ uygulanacağını açıkladığına işaret edilen açıklamada, “Bu terminoloji, kendi içinde halihazırda yasadışı olan ve soykırımcı bir ablukanın, düpedüz yıkıcı bir saldırı olarak şiddetlenmesine işaret ediyor” denildi.

İsrailli yetkililerin 12 Ekim’de ‘bunun pek çok insan için pratikte imkansız olduğunu bilmelerine rağmen’ Gazze’nin kuzeyinde yaşayan 1,1 milyon Filistinliden bölgenin güneyine geçmesini istediğini hatırlatan akademisyenler, ‘güvenli rota’ olarak adlandırılan yolu kullanarak bölgeden ayrılmaya çalışan Gazzelilerin de İsrail’in hava saldırılarının hedefi olduğunu ve en az 70 kişinin bu şekilde yaşamını yitirdiğini kaydetti. Açıklamada ayrıca “İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’teki tüm Filistin toplumuna karşı şiddet, gözaltı, yerinden etme ve yıkım da artış gösterdi” uyarısında bulunuldu.

Savunma Bakanı Gallant’ın Filistinliler için kullandığı “Biz hayvansı insanlarla savaşıyoruz ve ona göre davranıyoruz” ifadelerini de hatırlatan imzacılar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“İsrailli yetkililer tarafından 7 Ekim’den bu yana yapılan açıklamalara bakılırsa, Gazze’deki Filistinlilerin öldürülmesi ve yaşam için gerekli olan temel koşulların sınırlandırılmasının ötesinde, Gazze Şeridi’ne yönelik devam eden ve olması muhtemel İsrail saldırılarının olası bir soykırımcı niyetle yapıldığına ilişkin emareler de var. İsrailli siyasi ve askeri figürlerin kullandığı dil, soykırım ve soykırıma teşvik ile ilişkilendirilebilecek söylem ve mecazları yeniden üretiyor gibi görünüyor. Filistinlilere yönelik insan olmaktan çıkaran tarifler yaygın.”

‘Soykırıma teşvike ilişkin kanıtların İsrail kamuoyu söyleminde de mevcut olduğunu’ kaydeden akademisyenler, “Filistinli insan hakları örgütleri, Yahudi sivil toplum grupları, Holokost ve soykırım çalışmaları akademisyenleri ve diğerleri şimdi Gazze’deki Filistinli toplumuna karşı olması yakın bir soykırım konusunda uyarıyor. Gazze Şeridi’nde soykırım yapılması konusunda ciddi bir riskin varlığının altını çiziyoruz” dedi.

“İsrail’in daha fazla soykırıma teşvikten…”

‘Devletlere soykırım suçunu önleme yönünde yasal görevleri uyarınca soykırımcı eylemleri bireysel ve toplu olarak engellemek için somut ve anlamlı adımlar atma’ çağrısında bulunan 801 akademisyen, “Filistin halkını korumalı ve İsrail’in daha fazla soykırıma teşvikten ve Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi’nin 2’nci maddesi tarafından yasaklanan eylemlerden kaçınmasını sağlamalılar” dedi.

Devletlerin Birleşmiş Milletler’in (BM) ilgili kurumlarının harekete geçmesi için bu kurumlara çağrı yapması gerektiğini de belirten imzacılar, BM’nin tüm ilgili organlarına seslenerek ‘Filistin halkını soykırımdan korumak için derhal müdahalede bulunma, gerekli soruşturmaları başlatma ve gerekli uyarı prosedürlerini başlatma’ çağrısında bulundu.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Gazze’deki Hastane Katliamı; Erdoğan, Milli Yas Kararını Duyurdu

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsrail’in gerçekleştirdiği ve en az 500 kişinin hayatını kaybettiği Gazze’deki hastane saldırısı nedeniyle 3 günlük ulusal yas ilan edildiğini duyurdu.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Türkiye olarak Filistinli kardeşlerimizin yaşadığı büyük acıları yüreğimizde hissediyoruz. Çoğu çocuk ve masum sivillerden oluşan binlerce şehidimize duyduğumuz saygının bir gereği olarak ülkemizde 3 günlük millî yas ilan edilmiştir” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kamu kurum ve kuruluşlarına gönderdiği yas kararında şu ifadelere yer verildi: İsrail tarafından sivillere yönelik olarak gerçekleştirilen ve son olarak 17 Ekim 2023 tarihinde bir hastaneye yapılan saldırılar sonucu hayatını kaybeden ve yaralananlardan dolayı Filistin halkının acılarını paylaşmak maksadıyla üç gün süreyle milli yas ilan edilmesi ile bütün yurtta ve dış temsilciliklerimizde 21 Ekim 2023 Cumartesi günü güneşin batışına kadar bayrakların yarıya çekilmesi uygun görülmüştür. Bilgilerini ve gereğini rica ederim.

Milli yas (ulusal yas) nedir?

Ulusal yas veya millî yas, bir ülkenin halkının büyük bölümü tarafından yerine getirilen yas tutma ve anma eylemlerinin gerçekleştirildiği günlerdir. Bu günler; o ülkeden veya başka bir yerden önemli bir kişinin veya kişilerin ölümü, cenazesi veya bunların yıl dönümü nedeniyle hükûmetler tarafından ilan edilir.

Ayrıca, bir ülkede gerçekleşen doğal afet, facia, kaza, savaş veya terör saldırısı sonrasında da ulusal yas ilan edilebilir. Bayrakların yarıya indirilmesi ve saygı duruşu yaygın olarak gerçekleştirilen bir ritüeldir.

TBMM’de grubu bulunan altı siyasi partiden ortak bildiri

Öte yandan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) grubu bulunan altı siyasi parti, hastane saldırısını kınayan ortak bir bildiri yayınladı. Bildiride, “İnsanlık suçu olan bu saldırıları en şiddetli biçimde kınıyoruz” ifadelerine yer verildi.

AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin, CHP Grup Başkanvekili Burcu Köksal, Yeşiller ve Sol Parti Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, MHP Grup Başkanvekili Levent Bülbül, İYİ Parti Grubu Temsilcisi Dursun Ataş ve Saadet Partisi Grup Başkanvekili İsa Mesih Şahin tarafından imzalanan ortak bildiride, Filistin ve İsrail’deki gelişmelerin dikkatle izlendiği belirtilerek “Gazze’de hastanelerin hedef alınması sonucunda, yüzlerce Filistinlinin hayatını kaybetmesinden ve bir o kadarının da yaralanmasından derin üzüntü duyuyoruz” denildi.

“İsrail’in Gazze halkına karşı uluslararası hukuka ve uluslararası insancıl hukuka aykırı saldırılarını artırarak sürdürmesini esefle karşılıyoruz” denilen bildiride, dünya parlamentoları, uluslararası toplum ve kuruluşları saldırılara karşı tutum ve inisiyatif almaya çağrıldı.

Paylaşın

ABD’den Skandal Açıklama: Hastane Saldırısının Arkasında İsrail Yok

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 12. gün geride kalırken, ABD, Gazze’deki hastaneye düzenlenen ve 400’den fazla Filistinlinin ölümüne yol açan saldırının arkasında İsrail’in olmadığını açıkladı.

Haber Merkezi / Beyaz Saray, hava fotoğrafları ve iki Hamas üyesi arasında geçtiği iddia edilen ve İslami Cihad’ın füzesinin yanlışlıkla ateşlendiğini itiraf eden bir telefon görüşmesini de içeren kanıtların, El Ehli hastanesine düzenlenen saldırının arkasında İsrail’in olmadığını gösterdiğini belirtti.

Öte yandan Amerika Birleşik Devletleri (ABD)  İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Netanyahu havalimanında karşıladı. Biden her iki liderle sarılarak selamlaştı. Hamas karşısında İsrail’e koşulsuz destek veren ABD Başkanı Joe Biden, Gazze’de el Ehli Hastanesi’nde meydana gelen patlamanın İsrail tarafından kaynaklanmamış gibi göründüğünü söyledi.

İsrail ve Hamas arasındaki savaşta İsrail’e desteğini göstermek için Tel Aviv’e giden Biden burada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmede “Gördüklerime göre, bu [patlama] diğer ekip tarafından yapılmış gibi görünüyor, sizin tarafınızdan değil,” ifadelerini kullandı.

Ayrıca İsrail, insani durumun felaket boyutuna ulaştığı Gazze Şeridi’nde halka Mısır’dan yardım sevkiyatı yapılmasına izin verileceğini açıkladı. Başbakan Benyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, İsrail’in ABD Başkanı Joe Biden’ın Gazze Şeridi’nin güneyindeki sivil halka gıda, su ve ilaç sağlanması çağrısına karşı çıkmayacağı belirtildi.

Açıklamada İsrail’in “Hamas’a ulaşmadığı sürece” Mısır’dan yardım sevkiyatına izin vereceği kaydedilirken, Hamas tarafından kaçırılan rehinelerin tamamı serbest bırakılana kadar İsrail topraklarından Gazze’ye yardım sevkiyatı yapılmayacağı belirtildi.

Hastane saldırısında 471 öldü

Filistin Sağlık Bakanlığı dün akşam vurulan Gazze’deki El Ehli Hastanesi’den 471 kişinin öldürüldüğünü ve 314 kişinin de yaralandığını açıkladı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı sözcüsü Dr Aşraf El Kudra, hastanenin İsrail tarafından vurulduğunu savundu.

El Kudra İsrail’in Gazze’ye yönelik 11 gündür devam eden saldırılarında 3 bin 478 kişinin öldürüldüğünü ve 12 bin 65 kişinin yaralandığını belirtti.

Filistin Sağlık Bakanı Mai al-Kaila, 7 Ekim’den bu yana 11 gündür devam eden İsrail saldırılarında öldürülenlerin sayısının 3 bin 300’e ulaştığını açıkladı. Buna göre 13 bin kişi de yaralandı.

Gazze’deki en eski hastaneydi

İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırısıyla gündeme gelen ve yaklaşık 500 kişinin yaşamını yitirdiği Gazze’deki el-Ehli Baptist Hastanesi, 1882’den beri bölgede hizmet veriyor. El-Ehli Baptist Hastanesi, Anglikan Kilisesi’nin Kilise Misyoner Topluluğu (CMS) aracılığıyla 1882’de kuruldu.

ABD merkezli Güneyli Baptist Toplumu’nun 1954 ila 1982’de işlettiği hastanenin yönetimi, daha sonra Filistin Anglikan Piskoposluğuna devredildi. E​​​​​l-Ehli Baptist Hastanesi, Gazze’deki en eski hastane olarak biliniyor.

BMGK, Hamas ve İsrail arasındaki savaşı kınayan kararı reddetti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Brezilya tarafından sunulan ve Hamas ile İsrail arasındaki savaşı ve özellikle de Hamas’ın “terör saldırılarını” kınayan karar tasarısını reddetti.

Konsey’in 15 üye ülkesinden 12’si lehte oy kullanırken, aralarında Rusya’nın da bulunduğu iki ülke çekimser kaldı. Beş daimi üyeden biri olan ABD’nin aleyhte oy kullanması kararın reddedilmesi için yeterli oldu.

Paylaşın

İsrail’den Mısır Üzerinden Gazze’ye Yardıma İzin

Hamas’ın silahlı kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 12 gün geride kalırken, İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan yazılı açıklamada, “İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki nüfusa yönelik Mısır’dan gelecek yardımları gıda, su ve ilaç olduğu sürece engellemeyeceği” belirtildi.

Haber Merkezi / İsrail Başbakanlık Ofisi’nden yapılan açıklamada ayrıca, “rehineler evlerine dönmediği sürece İsrail topraklarından Gazze Şeridine harhangi bir insani yardıma izin verilmeyeceği” de vurgulandı. Gazze Şeridi’nde yönetimi elinde bulunduran Hamas, İsrail’den kaçırdığı yaklaşık 200 kişiyi rehin tutuyor.

Birleşmiş Milletler’in (BM) tahminine göre, halihazırda Gazze’de yaşayan toplam 2,4 milyon kişinin yaklaşık bir milyonu, İsrail’in çağrısı üzerine güneye sığındı.

Bölgeye yardım malzemesi taşıyan kamyonlar ise Gazze Şeridi’nin güneyine sınırı olan Mısır’ın Sina Yarımadası’ndaki Refah sınır kapısı kapalı olduğu için bekletiliyor. İsrail tarafından kontrol edilmeyen tek geçiş noktası olan Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki Refah kapısı Mısır tarafından açılmıyor. Mısır’ın sınırı açmama gerekçelerinden biri İsrail ordusunun sınır kapısını bombalama ihtimali.

İsrail Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği operasyonun ardından Gazze’yi havadan vurmaya başlamıştı. Gazze’ye su, gıda, elektrik ve yakıt tedarikine izin vermeyen ve bölgeye yönelik ablukayı sürdüreceğini duyuran İsrail, olası bir kara harekâtı için hazırlıklarını da sürdürüyor.

Filistinli yetkililer, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği hava saldırılarında şu ana kadar 3 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. İsrail ise Hamas saldırıları sonucunda bin 400’ü aşkın vatandaşının yaşamını yitirdiğini açıkladı.

Öte yandan ABD Başkanı Joe Biden, Gazze’deki hastane katliamının ardından İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve acil durum hükümeti yetkilileri ile görüştü. ABD Başkanı görüşmelerin ardından Tel Aviv’de basın toplantısı düzenledi.

Biden, ABD’nin İsrail’e desteğini sürdüreceğini yineledi ve itidal çağrısı yaptı ve “İsrail’in yanında durmaya devam edeceğiz. Hamas’ın saldırıları rasyonelleştirilemez” dedi. İsrail ile abluka altında tuttuğu Gazze’ye “Mısır üzerinden insani yardım gönderilmesine izin verilmesi için bir anlaşma sağlandığını” söyleyen Biden, insanı yardım için 100 milyon dolarlık bütçe ayrıldığını belirtti.

Paylaşın

ABD Başkanı Biden’dan İsrail’e Koşulsuz Destek

ABD Başkanı Joe Biden, “Dün gece hastanedeki patlamadan sonra yaşanan büyük can kaybından ‘öfke ve üzüntü'” duyduğunu vurguladı. ABD Başkanı, “şu andaki kanıtların Gazze’deki bir terör örgütü tarafından fırlatıldığını gösterdiğini” söyledi.

Haber Merkezi / ABD Başkanı Biden, “Gazze halkının gıda, su, ilaç ve barınmaya ihtiyacı olduğunu ve yardımların Hamas’a değil, sivillere gitmesinin kritik önemde olduğunu” belirtti.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD)  İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ve Netanyahu havalimanında karşıladı. Biden her iki liderle sarılarak selamlaştı.

Hamas karşısında İsrail’e koşulsuz destek veren ABD Başkanı Joe Biden, Gazze’de el Ehli Hastanesi’nde meydana gelen patlamanın İsrail tarafından kaynaklanmamış gibi göründüğünü söyledi.

İsrail ve Hamas arasındaki savaşta İsrail’e desteğini göstermek için Tel Aviv’e giden Biden burada İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile yaptığı görüşmede “Gördüklerime göre, bu [patlama] diğer ekip tarafından yapılmış gibi görünüyor, sizin tarafınızdan değil,” ifadelerini kullandı.

İsrail, İslami Cihad’ı sorumlu tuttu

İsrail ordusu, Gazze’de 500’den fazla kişinin öldüğü hastane saldırısının İslami Cihad’ın başarısız roket fırlatma girişiminden kaynaklandığını öne sürdü. Ordu Sözcüsü Daniel Hagari çarşamba günü yaptığı açıklamada, karadan, denizden veya havadan hastaneyi hedef alan bir saldırılarının olmadığını söyledi.

Saldırıdan İslami Cihad’ı sorumlu tutan sözcü basın toplantısında, “Hepinizle paylaştığımız kanıtlar, Gazze’de hastanedeki patlamanın başarısız bir İslami Cihad roketinin atılmasından kaynaklandığını doğruluyor” dedi

Delillerini savunan Hagari, “Bu profesyonel analiz, hepsi çapraz referanslı olan istihbarata, operasyonel sistemlere ve hava görüntülerine dayanıyor.” ifadelerini kullandı.

Hastane saldırısında 471 öldü

Filistin Sağlık Bakanlığı dün akşam vurulan Gazze’deki El Ehli Hastanesi’den 471 kişinin öldürüldüğünü ve 314 kişinin de yaralandığını açıkladı. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı sözcüsü Dr Aşraf El Kudra, hastanenin İsrail tarafından vurulduğunu savundu.

El Kudra İsrail’in Gazze’ye yönelik 11 gündür devam eden saldırılarında 3 bin 478 kişinin öldürüldüğünü ve 12 bin 65 kişinin yaralandığını belirtti.

Filistin Sağlık Bakanı Mai al-Kaila, 7 Ekim’den bu yana 11 gündür devam eden İsrail saldırılarında öldürülenlerin sayısının 3 bin 300’e ulaştığını açıkladı. Buna göre 13 bin kişi de yaralandı.

BMGK, Hamas ve İsrail arasındaki savaşı kınayan kararı reddetti

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK), Brezilya tarafından sunulan ve Hamas ile İsrail arasındaki savaşı ve özellikle de Hamas’ın “terör saldırılarını” kınayan karar tasarısını reddetti.

Konsey’in 15 üye ülkesinden 12’si lehte oy kullanırken, aralarında Rusya’nın da bulunduğu iki ülke çekimser kaldı. Beş daimi üyeden biri olan ABD’nin aleyhte oy kullanması kararın reddedilmesi için yeterli oldu.

Uluslararası kurumlardan saldırıya kınama

Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Gazze’de hastanenin bombalanmasıyla ilgili, “Çok fazla ölü var. Bu, orada yaşayan insanlar için sahadaki dramatik durumu gösteriyor.” dedi.

Birleşmiş Milletler (BM), Gazze’deki El Ehli Vaftiz Hastanesi’ne yönelik saldırıyı şiddetle kınayarak, siviller ve sağlık tesislerine yönelik saldırıların sonlandırılması çağrısında bulundu

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), Gazze’deki El Ehli Vaftiz Hastanesine yapılan saldırıyı güçlü şekilde kınadı. DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, X sosyal medya platformundan el-Ehli Baptist Hastanesine yönelik saldırıya ilişkin paylaşımda bulundu.

Ghebreyesus, “İlk haberler yüzlerce ölü ve yaralı olduğuna işaret ediyor. Sivillerin ve sağlık hizmetlerinin derhal korunması için çağrıda bulunuyoruz.” ifadelerini kullandı. Direktör Ghebreyesus, Gazze’nin kuzeyindeki hastanelerin tahliye talebinin (İsrail tarafından yapılan) geri alınmasını talep ettiklerini kaydetti.

Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü, “İsrail’in Gazze Şehrinde hastaları tedavi eden ve yerinden edilmiş Gazzelilere ev sahipliği yapan hastanenin bombalaması karşısında dehşete düştük. Yüzlerce insanın öldürüldüğü bildiriliyor. Bu bir katliamdır. Kesinlikle kabul edilemez” açıklaması yaptı.

Paylaşın