İran, Bu Yıl İkinci Uydusunu Yörüngeye Fırlattı

İran, Chamran-1 araştırma uydusunu yörüngeye fırlattığını duyurdu. İran Elektronik Sanayii (SAIran) tarafından tasarlanıp inşa edilen uydu 550 kilometre yüksekliğe konuşlandırıldı.

Bu, İran’ın bu yılki ikinci başarılı uydu fırlatışı oldu. İran, ocak ayında, uzaya üç uyduyu başarıyla fırlattıklarını açıklamıştı.

İran, Devrim Muhafızları tarafından inşa edilmiş bir roketle bir araştırma uydusunu yörüngeye gönderdi. İran devletine bağlı IRNA haber ajansı, Chamran-1 adlı uydunun 60 kilogram ağırlığında olduğunu ve 550 kilometre yüksekliğe başarıyla ulaşarak konuşlandırıldığını bildirdi.

Uydunun ana görevinin uzay araştırmalarında kullanılacak donanım ve yazılımları test etmek olduğu belirtiliyor. Kara istasyonlarının da uydudan sinyaller alabildiği ifade ediliyor. Iran Front Page haber sitesine göre uydunun kendisi İran Bilim ve Teknoloji Bakanlığı Havacılık ve Uzay Araştırma Enstitüsü’nün işbirliğiyle tasarlandı.

Katı yakıtla çalışan Qaem-100 roketleri, Devrim Muhafızları’nın havacılık bölümü tarafından tasarlanıp üretiliyor. Katı yakıtların yaygın örnekleri arasında odun, kömür, turba, kömür, heksamin yakıt tabletleri, kuru gübre, odun peletleri, mısır, buğday, pirinç, çavdar ve diğer tahıllar yer alıyor. Katı yakıtlar, roketlerde itici olarak kullanılıyor.

İranlı yetkililer, bu roketlerin üst üste 13 uydu fırlatması gerçekleştirdiğini dile getirdi.

Ülke uzun süredir uydu fırlatmayı planlıyordu. Bu son gelişme, eski Eski Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin mayıs ayında helikopterinin düşmesiyle ölmesinin ardından göreve gelen ve daha reformcu bir figür olarak görülen yeni Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan dönemindeki ilk fırlatma niteliğinde.

Ocak ayında İran, uzaya üç uyduyu başarıyla fırlattıklarını açıklamıştı. Öte yandan Batılı yetkililer, söz konusu uydu fırlatmalarını, Tahran’ın balistik füzelerini iyileştirme çabalarının bir parçası olarak değerlendiriyor.

ABD daha önce İran’ın uydu fırlatmalarının Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararına aykırı olduğunu savunmış ve Tahran’ı nükleer silah taşıyabilen balistik füzelerle ilgili hiçbir faaliyette bulunmamaya çağırmıştı. BM’nin İran’ın balistik füze programıyla ilgili yaptırımları geçen ekim ayında sona ermişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İsrail’den Almanya’ya İran Uyarısı

Almanya’nın İran’a ihracatında yaşanan artışı değerlendiren İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, “İran, Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta kullanılmak üzere Rusya’ya dron ve füze gönderiyor. Almanya’dan elde edilen teknoloji ve bilgi birikimi burada belirleyici bir rol oynayabilir” uyarısında bulundu.

Tahran ile Moskova arasındaki iş birliğinin son aylarda daha da arttığını dile getiren Prosor, “Ben İran’a ne tür mallar gönderildiğinin çok iyi denetlenmesinin, Almanya’nın güvenlik çıkarları açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

Almanya’nın İran’a ihracatı 2024’ün ilk yarısında, sertleştirilen yaptırımlara rağmen arttı. Reuters haber ajansının, Federal İstatistik Dairesi verilerine dayandırdığı haberine göre, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 11,6 artan ihracatın büyüklüğü 632 milyon euroya ulaştı.

Sadece Haziran ayında, Almanya’nın İran’a sattığı mal ve hizmetlerin 2023’ün Haziranı’na kıyasla yüzde 4 arttığı bildiriliyor. Almanya’nın genel ihracatında ise Ocak-Haziran 2024 döneminde, bir yıl öncesi ile karşılaştırıldığında yüze 1,6 düşüş yaşandı.

Almanya’nın İran’a ihracatında yaşanan artışı değerlendiren İsrail’in Berlin Büyükelçisi Ron Prosor, “İran, Ukrayna’ya karşı sürdürdüğü savaşta kullanılmak üzere Rusya’ya dron ve füze gönderiyor. Almanya’dan elde edilen teknoloji ve bilgi birikimi burada belirleyici bir rol oynayabilir” uyarısında bulundu.

Tahran ile Moskova arasındaki iş birliğinin son aylarda daha da arttığını dile getiren Prosor, “Ben İran’a ne tür mallar gönderildiğinin çok iyi denetlenmesinin, Almanya’nın güvenlik çıkarları açısından önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Ron Prosor ayrıca, Almanya’nın ihracatının suistimal edilmemesi için, İran Devrim Muhafızları’nın da Berlin tarafından bir an önce terör örgütleri listesine alınması gerektiğini savundu.

Avrupa Birliği yaptırımları

İran’ın Ukrayna Savaşı’nda Rusya’ya verdiği destek nedeniyle Avrupa Birliği (AB) Tahran’a uyguladığı ekonomik yaptırımları, geçen yılın Temmuz ayında sertleştirmişti. AB’ye üye ülkelerin devlet ve hükümet başkanları ayrıca, İsrail’e doğrudan saldıran İran’a yönelik yaptırımları geçen Nisan ayında bir kez daha sertleştirme kararı almıştı.

Almanya İran’a 2023 senesinde 1,2 milyar euro değerinde ihracat yaparken aynı zaman zarfında İran’dan ithalatı 245,1 milyon euro civarında oldu. Böylece 2022’ye kıyasla Almanya’nın ihracatı yüzde 24,2, ithalatı ise yüzde 18 azalmıştı. İran’a satılan Alman malları arasında ilk üç sırayı makineler, ilaç sanayii ürünleri ve kimyasal mamüller alıyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

ABD’den İran’a “İsrail” Tehdidi

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby, bir saldırı olasılığını tahmin etmenin zor olduğunu ancak ABD”nin İran’ın açıklamalarını ciddiye aldığını söyledi. Kirby, ABD’nin İran’ın herhangi bir saldırısında İsrail’i savunmaya kararlı olduğunu ifade etti.

ABD’nin Orta Doğu’da iki uçak gemisi saldırı grubunun yanı sıra bir de F-22 savaş uçağı filosu bulunuyor. ABD’nin Orta Doğu’da farklı ülkelerde bir çok askeri üssüde yer almakta.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, ABD’nin İran’ın herhangi bir saldırısında İsrail’i savunmaya kararlı olduğunu ve Gazze’de olası bir ateşkes anlaşmasından umutlu olduğunu söyledi.

John Kirby, Salı günü İsrail’in Kanal 12 televizyonuna yaptığı açıklamalarda, bir saldırı olasılığını öngörmenin zor olduğunu ancak Beyaz Saray’ın İran’ın açıklamalarını ciddiye aldığını kaydetti. Kirby, “İstedikleri takdirde hala bir saldırı düzenlemeye hazır olduklarına inanıyoruz, bu nedenle de bölgede askeri gücümüzü arttırdık” dedi.

İran’a verdikleri mesajın tutarlı olduğunu ve öyle kalacağını söyleyen Kirby, “Birincisi, bunu yapmayın. Bunu tırmandırmak için hiçbir neden yok. Potansiyel olarak bir tür topyekun bölgesel savaş başlatmak için hiçbir neden yok. İkincisi, eğer iş bu noktaya gelirse İsrail’i savunmaya hazır olacağız” diye konuştu.

İran, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin geçen ay Tahran’ı ziyareti sırasında öldürülmesinden sorumlu tuttuğu İsrail’e sert bir karşılık vereceğini tekrarlıyor. İsrail ise saldırıyla ilgisi olduğunu ne doğruladı ne de reddetti.

ABD, Ortadoğu’da iki uçak gemisi taarruz grubunun yanı sıra bir F-22 savaş uçağı filosu da bulunduruyor. ABD’nin Orta Doğu’da farklı ülkelerde bir çok askeri üssüde yer almakta.

Kirby, bu gücün “İsrail’in savunmasına yardımcı olmak ve bölgedeki ABD birliklerini ve tesislerini korumak için yerinde tutmalarını gerektiğini düşündükleri sürece” kalacağını söyledi.

Gazze’de 10 aydır devam eden savaşı sona erdirecek ve kalan 108 İsrailli rehineyi geri getirecek olası bir ateşkes anlaşması konusunda iyimserliğini koruyan Kirby, sürecin “yapıcı” olduğunu ve ilerleyen günlerde Doha’da daha fazla görüşme yapılmasını dört gözle beklediğini de kaydetti.

Kirby, iki tarafı da suçlamaktan kaçınarak, bir anlaşmanın İsrail ve Hamas’ın uzlaşmasını ve liderliğini gerektireceğini söyledi.

“Taraflar hala temasta ve bu iyi bir şey” diyen Kirby, “Çalışma gruplarıyla başka bir aşamaya geçmiş olmamız kötü bir şey değil. Bu, tarafların hala konuşmaya devam ettiği anlamına geliyor. Bu da son birkaç ayrıntıyı da halledip ilerleyebileceğimize dair hala umut olduğu anlamına geliyor. Hamas hala bu çalışma grubu görüşmelerinde temsil ediliyor ve bu iyi bir şey. Kimse süreçten tamamen kopmuş değil” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

İran’dan İsrail’e “Misilleme Ölçülü Olacak” Mesajı

İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Hamas lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da öldürülmesine ilişkin ülkesinin misilleme planlarına bir kez daha değinerek, “ölçülü ve iyi hesaplanmış olacak” dedi.

Haber Merkezi / Abbas Erakçi, ayrıca “Biz bölgesel tırmanıştan korkmuyoruz ancak İsrail’in aksine onun peşinde de değiliz” ifadelerini kullandı.

İsrail ile Lübnan Hizbullahı arasında hafta sonu yaşanan karşılıklı saldırıların ardından, bölgede yeni hafta gergin ama nispeten daha sakin başlarken, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, ülkesinin 31 Temmuz’da Tahran’da Hamas lideri İsmail Haniye’nin öldürülmesinin ardından İsrail’e karşı misilleme yapmayı planladığını belirterek, bunun “ölçülü ve iyi hesaplanmış” olacağını duyurdu.

İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani ile yaptığı telefon görüşmesinde de konuyu belirttiğini ifade eden Abbas Erakçi, “Biz bölgesel tırmanıştan korkmuyoruz ancak İsrail’in aksine onun peşinde de değiliz” ifadelerini kullandı.

İsrail, Tahran’da İran cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan için düzenlenen yemin törenine katıldıktan saatler sonra öldürülen İsmail Haniyeh’in suikastına karıştığını ne doğruladı ne de yalanladı. İran ve Hamas, Haniyeh’in öldürülmesinden İsrail’i sorumlu tuttu misilleme yapmaya yemin etti.

Tahran, nisan ayında, İsrail tarafından Şam’daki İran konsolosluk binasının hedef alınması sonrası, İsrail’e karşı füze ve insansız hava aracı saldırısı düzenlemişti.

Hizbullah’ın İsrail topraklarına yönelik geniş kapsamlı füze saldırısı ve sonrasında İsrail’in Lübnan’da Hizbullah hedeflerini vurmasının ardından, bölgedeki güçlerden şiddet sarmalının büyümemesi için temkinli açıklamalar yapıldı.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, örgütün üst düzey komutanı Fuat Şükür’ün geçen ay öldürülmesine misilleme olarak gerçekleştirdiği yaylım ateşinin “planlandığı gibi” tamamlandığını söyledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Bakanlar Kurulu toplantısında yaptığı konuşmada “Hizbullah’a sarsıcı ve ezici darbeler vuruyoruz. Bu, kuzeydeki durumu değiştirme ve halkımızı güvenli bir şekilde evlerine döndürme yolunda atılmış bir başka adım. Ve tekrar ediyorum, bu son sözümüz değil” dedi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 71 artarak 40 bin 405’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise 112 artarak 93 bin 468’e çıktı.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

“İran, İsrail’e Misilleme Yapmayı Erteleyecek” İddiası

İran’ın Hamas lideri İsmail Haniye ve Hizbullah komutanlarından Fuad Şükür suikastlerinden sorumlu tuttuğu İsrail’e yönelik misillemeyi ertelediği iddia edildi.

Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye, 31 Temmuz’da Tahran’da düzenlenen suikastte hayatını kaybetmişti. Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Fuad Sükür, Beyrut’ta İsrail’in düzenlediği bir hava saldırısında yaşamını yitirmişti.

Daha öncede Umman’ın arabuluculuğunda üst düzey bir ABD heyetinin gizlice Tahran’a gittiği ve İsmail Haniye suikastına doğrudan veya dolaylı olarak karıştığı düşünülen 10 Mossad ajanının ismini İran’a verdiği öne sürülmüştü.

New York Times’ta yer alan habere göre; ABD’li, İranlı ve İsrailli yetkililer İran’ın Tahran’da üst düzey Hamas liderine düzenlenen suikast nedeniyle İsrail’e karşı planladığı misillemeyi erteleyerek arabuluculara Gazze Şeridi’ndeki savaşı sona erdirecek bir ateşkes için zaman tanımasının beklendiğini ifade etti.

Üst düzey ABD’li, İsrailli, Mısırlı ve Katarlı yetkililer, İsrail ve Hamas arasında kalan anlaşmazlıkları çözmek amacıyla Katar’ın başkenti Doha’da bir araya geldi. Görüşmeler sona ererken ABD, Mısır ve Katar’dan yapılan ortak açıklamada her iki tarafa da bir “köprü kurma önerisi” sunulduğu belirtildi. Bu üç hükümetten üst düzey yetkililerin önümüzdeki hafta sonundan önce Kahire’de yeniden bir araya gelmesi bekleniyor. Bu zaman çizelgesinin İran’ın değerlendirmelerini değiştirip değiştirmeyeceği net değil.

İki haftayı aşkın bir süredir bölge, Hamas’ın siyasi kanadının lideri İsmail Haniye ve İran’ın desteklediği Lübnanlı silahlı grup Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükür’ün öldürülmesine İran’ın öncülüğünde yapılacak misillemeyi merakla bekliyordu. İran ve Hizbullah’ın intikam yeminleri bölgesel topyekûn savaş korkularını artırdı.

Görüşmelerin ilk gününün sona ermesinin ardından Katar Başbakanı Muhammed bin Abdulrahman Al Sani, İran Dışişleri Bakanı Ali Bagheri Kani’yi aradı. İki İranlı yetkiliye ve telefon görüşmesi hakkında bilgi sahibi olan üç yetkiliye göre Al Sani, Doha’daki ateşkes görüşmeleri göz önüne alındığında İran’ı herhangi bir gerilimden kaçınmaya teşvik etti.

Beş İsrailli yetkiliye göre İsrail istihbaratı Hizbullah ve İran’ın roket ve füze birimlerindeki teyakkuz seviyesini düşürdüğünü değerlendirdi. Yetkililer, İsrail’in artık İran’ın öncülüğündeki (halihazırda birkaç kez ertelendiği anlaşılan) yanıtın daha sonraki bir tarihte gerçekleşeceğine inandığını söyledi. Yetkililer, olayların akışkanlığı göz önüne alındığında değerlendirmelerinin hızla değiştiği konusunda uyarıda bulundular.

İstihbarat yetersiz ve sık sık değişiyor; İran ve Hizbullah’ın da durumu sürekli değerlendirdiği biliniyor. Katar Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada Al Thani’nin Doha’daki görüşmelerin sona ermesinin ardından Bagheri Kani ile tekrar görüştüğü belirtildi. Bakanlık, her iki üst düzey yetkilinin de “bölgede sükûnet ve gerilimin azaltılması” ihtiyacını vurguladığını belirtti.

Geniş çaplı bölgesel çatışma korkusu

Daha geniş çaplı bir bölgesel çatışma korkusu, İsrail’in Gazze’de on binlerce Filistinlinin ölümüne ve yerleşim bölgesinin büyük bir bölümünün tahrip olmasına neden olan saldırısının yol açtığı yıkımı daha da derinleştirme tehdidinde bulunuyor. İsrailli yetkililere göre Hamas’ın İsrail’in güneyine düzenlediği ve yaklaşık 1.200 kişinin ölümüne, 250 kişinin de Gazze’ye kaçırılmasına yol açan geniş çaplı sürpriz saldırının ardından İsrail savaşı başlattı.

İsrail ve Hamas, Gazze’de Filistinli tutuklular için tutulan 115 canlı ve ölü rehinenin kademeli olarak serbest bırakılmasını öngören üç aşamalı bir ateşkes anlaşması üzerinde aylardır aralıklarla müzakere ediyor. Anlaşmanın şartlarına göre İsrail Gazze’deki güçlerini geri çekecek ve her iki taraf da nihayetinde kalıcı bir ateşkese varacaktı.

İsrail ve Hamas arasındaki bazı kilit anlaşmazlık noktaları, defalarca yapılan görüşmelere rağmen çözüme kavuşturulamadı. Hamas, İsrail Başbakanı Netanyahu’nun oyalama taktiği olarak nitelendirdiği son müzakere turuna katılmayı reddetti. Ancak konuyla ilgili bilgi sahibi yetkililere göre Hamas yetkilileri, zirvede önemli bir ilerleme kaydedilmesi halinde arabulucularla görüşmeye istekli olduklarını dile getirmişlerdi.

Netanyahu son haftalarda İsrail’in anlaşma şartlarını sertleştirdi ve Hamas’ın yeniden silahlanmasını önlemek için İsrail askerlerinin Mısır sınırının Gazze tarafında kalmasını istedi. Geçtiğimiz birkaç gün içinde Batılı diplomatlar İsrail ve İran arasında beklenen gerilimi önlemek amacıyla defalarca bölgede mekik dokudular. İngiltere ve Fransa dışişleri bakanları, devam eden ateşkes görüşmelerinin yanı sıra İsrail ve Hizbullah arasında topyekûn savaşı önleme girişimlerini görüşmek üzere İsrail’e geldi.

Lübnan devlet medyasına göre, Beyrut’ta Lübnanlı yetkililerle bir araya gelen Mısır Dışişleri Bakanı Badr Abdelatty, Gazze’de ateşkesin bölgedeki “tırmanışı durdurmanın temeli” olduğunu söyledi. ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ise İsrail-Hamas savaşının 10 aydan uzun bir süre önce başlamasından bu yana bölgeye dokuzuncu ziyaretini gerçekleştireceğini açıkladı. İsrail başbakanlık ofisinden yapılan açıklamada Netanyahu’nun Blinken ile görüşeceği belirtildi.

(Kaynak: gazeteoksijen.com)

Paylaşın

ABD, Haniye’nin Suikastına Karışan Mossad Ajanlarını İran’a Bildirdi

Umman’ın arabuluculuğunda üst düzey bir ABD heyetinin gizlice Tahran’a gittiği ve İsmail Haniye suikastına doğrudan veya dolaylı olarak karıştığı düşünülen 10 Mossad ajanının ismini İran’a verdiği iddia edildi.

ABD’nin amacının, son dönemde İsrail bağlantılı suikastlar nedeniyle yaşanan gerginliği azaltmak olduğu öne sürüldü.

Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye, 31 Temmuz’da Tahran’da düzenlenen suikastte hayatını kaybetmişti. Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Fuad Sükür, Beyrut’ta İsrail’in düzenlediği bir hava saldırısında yaşamını yitirmişti.

Ortadoğu’da devam eden gerilimin ardından, ABD’li üst düzey bir güvenlik heyetinin Çarşamba günü, Umman’ın arabuluculuğunda İran’ı yatıştırmak amacıyla bilgi paylaşmak üzere gizlice Tahran’a gittiği iddia edildi.

Fox News’in Kuveyt merkezli Al Jarida gazetesine dayandırdığı haberde, ABD’li heyet İran ile İsrail arasındaki bölgede gerilimi azaltmak amacıyla Tahran’a mesaj iletmek için gönderildi.

Heyet, İran’a doğrudan ya da dolaylı olarak Hamas’ın üst düzey yetkilisi İsmail Haniye’nin suikastına karıştığına inanılan 10 Mossad ajanının isimlerini içeren bir liste iletti.

Heyetin, İran’ın dini Lideri Ayetullah Ali Hamaney’e, ABD Başkanı Joe Biden yönetiminin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu tarafından İsmail Haniye ve Fuad Şükrü’ye düzenlenen suikastlar konusunda “bilgisiz bırakıldığını” iletmek üzere gönderildiği iddiası yer aldı.

Haberde, ABD’li heyetin geçen hafta perşembe günü Türkiye üzerinden Kerec’deki Payam Havalimanı’na indiği ve İranlı yetkililerle iki saatlik bir toplantı yaptıktan sonra tekrar Türkiye’ye döndüğü iddiaları yer aldı.

Fox News’in haberi yayından kaldırılırken, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi iddiaları yalanladı.

Hamas lideri İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da, Hizbullah’ın üst düzey komutanlarından Fuad Şükrü’ün Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta suikaste uğradı. Art arda yaşanan suikastlerin ardından Orta Doğu’daki gerilim daha da tırmandı.

İran, Tahran’daki suikastin karşılığı olacağını söylerken, İsrail tarafı ise, Hamas militanlarının 7 Ekim’deki saldırısına misilleme olarak “savaşın fitilini ateşleyen” liderlerin öldürüleceği sözünü vermişti.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

İran’da Kadın Mücadelesine Karşı “İdam Cezası” Politikası

Kadın hakları aktivisti Rouhi Shafii, İran’daki kadın mücadelesine herkesin sahip çıkması gerektiğini belirterek, “Kadınları gözaltı ve ölümle korkutmaya çalışıyorlar” dedi ve ekledi:

“Ama bu hiçbir işe yaramayacaktır. Maalesef dünyanın her yerinde insanlar balık hafızalı ve yaşananları çok çabuk unutuyorlar. Sesimizi yükselttiğimizde bize destek oluyorlar, kavgamız sessizliğe büründüğünde ise susuyorlar.”

İran İnsan Hakları Örgütü’nün Temmuz ayında yayımladığı insan hakları ihlalleri raporuna göre, 1 ayda 55 tutsak idam edildi. İdam kararlarının çoğu, başörtüsü kurallarına uymadığı gerekçesiyle katledilen Jına Mahsa Amini’nin ardından başlayan “Jin, jiyan, azadi” direnişi gerekçesiyle verildi. Rapora göre, Temmuz ayında en çok Güney Horasan ve Rezevi Horasan eyaletlerindeki cezaevlerinde idamlar gerçekleştirildi. Yine kısa bir süre önce kadın hakları savunucusu Pexşan Ezizi ve Şerife Muhammedi’ye de idam cezası verildi.

Göç Sonrası Şiddete Karşı Uluslararası Koalisyonu (ICAVI) kurucusu ve Namus Cinayetini Durdur Kampanyası üyesi Rouhi Shafii, tutsaklara verilen idam cezalarını değerlendirdi.

İran rejiminin toplumu tekleştirmek istediğini belirten Shafii, bu politikasını da özellikle kadınlar üzerinden yürüttüğünün altını çizdi. Shafii, “İranlı kadınlar, Ortadoğu’da giyinme özgürlüğünü, üniversitede eğitim fırsatını, seçimlerde oy kullanma hakkını ve istedikleri işe girme özgürlüğüne sahip ilk kadınlar oldular. Ancak İran’ın dini lideri Ali Hamaney ve destekçileri, buna tahammül edemedi ve tıpkı Taliban gibi, ilk hedefleri kadınlar oldu. İranlı eğitimli ve ne istediğini bilen kadınların, Hamaney ve taraftarları ile yıllardır süregelen bu mücadelesi, Jına Mahsa Amini’nin katledilmesinin ardından ortaya çıkan ‘Jin, jiyan, azadi’ hareketinden çok önce başladı” diye konuştu.

“Jin, jiyan, azadi”nin yıllardır süregelen baskı ve şiddetin karşısında duran kadın mücadelesinin devamı olduğunu söyleyen Shafii, İran’daki kadın mücadelesine herkesin sahip çıkması gerektiğini belirtti. Shafii, “Kadınları gözaltı ve ölümle korkutmaya çalışıyorlar. Ama bu hiçbir işe yaramayacaktır. Maalesef dünyanın her yerinde insanlar balık hafızalı ve yaşananları çok çabuk unutuyorlar. Sesimizi yükselttiğimizde bize destek oluyorlar, kavgamız sessizliğe büründüğünde ise susuyorlar” dedi.

“İranlı kadınlar, Ortadoğu’daki tüm kadınların özgürlüğünün öncüsü olacak”

İran rejiminin bir “kukla rejimi” olduğunu söyleyen Shafii, İran’da özgürlük için mücadele veren kadınların dünya kadınlarının özgürlüğüne öncülük edeceğini vurguladı. Shafii, “İranlı cesur kadınlar, ülkemizi işgal eden dinci rejime karşı mücadeleyi hiçbir zaman bırakmadı. Kadınlar şimdi ise içeride ve dışarıda yeniden toplanıp taleplerini yerine getirmeye hazırlanıyor. Zaten zorunlu başörtüsü takmama hakkını da kazandılar ve her türlü tehdit, para cezası ve hapis cezasına rağmen büyük şehirlerin sokaklarında özgürce yürüyorlar. Sizi temin ederim ki İranlı kadınlar, Ortadoğu’daki tüm kadınların özgürlüğünün öncüsü olacaktır” ifadelerini kullandı.

(Kaynak: Mezopotamya Ajansı)

Paylaşın

İran, İsrail’i Vurmama Şartını Açıkladı

Hamas Siyasi Büro Lideri İsmail Heniyye’nin Tahran’da öldürülmesine ilişkin konuşan üst düzey İranlı yetkililer, yalnızca ateşkes görüşmelerinden çıkacak bir anlaşmanın İran’ı İsrail’e yanıt vermekten alıkoyacağını belirtti.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani ise, İngiltere, Almanya ve Fransa’nın “İran’ın İsrail’e karşılık vermemesi” talebini içeren ortak açıklamasını “küstahça” bir girişim olarak nitelendirdi.

İran, Hamas lideri İsmail Heniyye’nin geçen ay Tahran’da öldürülmesinin ardından İsrail’e doğrudan saldırı hazırlıklarını sürdürüyor.

Birleşik Krallık merkezli haber ajansı Reuters’a konuşan üç üst düzey İranlı yetkili, yalnızca ateşkes görüşmelerinden çıkacak bir anlaşmanın İran’ı İsrail’e yanıt vermekten alıkoyacağını belirtti. İran, Heniyye’nin ölümünden İsrail’i sorumlu tutarken, İsrail ise olayla ilgili herhangi bir doğrulama yapmadı.

Geçen ay, Heniyye ve Hizbullah komutanı Fuad Şükür’ün öldürülmesinin ardından Ortadoğu’da geniş çaplı bir savaş riski arttı. İran’ın Batılı ülkeler ve ABD ile son günlerde yoğun diyaloglar yürüttüğü belirtildi. Bu diyaloglar, İran’ın tepkisini nasıl dengeleyeceği konusunda görüşmeleri içeriyor.

ABD’nin Türkiye büyükelçisi, Washington’un İran’ı gerginliği azaltmaya ikna etmek için Ankara’dan yardım istediğini doğruladı. Üç bölgesel gücün, Gazze ateşkes görüşmeleri öncesinde gerilimi tırmandırmaktan kaçınmak için diyalog yürüttüğü bildirildi.

“Küstahça bir girişim”

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, İngiltere, Almanya ve Fransa’nın “İran’ın İsrail’e karşılık vermemesi” talebini içeren ortak açıklamasını “küstahça” bir girişim olarak nitelendirdi. İran resmi haber ajansı IRNA’ya göre Kenani, 3 Avrupa ülkesinin yayınladığı ortak açıklamaya yanıt verdi.

İsrail’in Gazze’de işlediği insanlık suçlarına dikkati çeken Kenani, şu ifadeleri kullandı: “İran, ulusal güvenliğini savunma konusunda kararlıdır. Almanya, Fransa ve İngiltere başta olmak üzere Batılı ülkeler İsrail’in Filistin halkına uyguladığı savaş suçları ve soykırımı durdurmaya yönelik etkili çaba harcaması gerekirken Siyonist rejimi desteklemektedirler.”

Söz konusu 3 ülkenin, İran’ı, tanınan haklarını kullanmaktan vazgeçmeye çağırmasının uluslararası siyaset ve hukuka uymayan “küstahça” bir girişim olduğunu dile getiren Kenani, bu tarz yaklaşımların bölgede alenen terör suçu işleyen İsrail’i cesaretlendirmekten başka bir işe yaramayacağını ifade etti.

Kenani, şöyle devam etti: “Eğer adı geçen ülkeler (İngiltere, Almanya ve Fransa) gerçekten bölgede barış ve istikrar arıyorlarsa, İsrail’deki ayrımcı ve ırkçı rejimin savaş çığırtkanlığı ve maceracılığına kesin olarak karşı durmalıdır. Gazze’ye karşı savaşı, savunmasız Filistin halkının, kadın ve çocukların korkunç şekilde öldürülmesini derhal durdurmalıdır.”

İngiltere, Fransa, Almanya, ABD ve İtalya’nın dün yaptığı ortak yazılı açıklamada, İsrail’in İran karşısında kendini savunmasına tüm desteğin devam edeceği belirtilerek, “İran’a İsrail’e yönelik askeri saldırı tehditlerine son vermesi çağrısında bulunuyoruz” ifadeleri kullanılmıştı. Açıklamada, bu tür bir saldırının bölgesel güvenlik üzerinde ciddi sonuçlar doğuracağının altı çizilmişti.

Paylaşın

ABD, İran’ın Misillemesi İçin Tarih Verdi: Bu Hafta Olabilir

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, İran’ın İsmail Haniye ve Fuad Şükür suikastlerine cevabının “bu hafta olabileceğini” ancak “İran ya da vekilleri tarafından bir saldırı olursa bunun neye benzeyeceğini şu anda kestirmenin zor olduğunu” söyledi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı Heniyye, 31 Temmuz’da İran’ın başkenti Tahran’da suikasta uğramıştı. İran ve Hamas saldırının arkasında İsrail’in olduğunu belirtmiş, Tahran, Tel Aviv yönetimine karşılık vereceğini kaydetmişti. Hizbullah komutanlarından Fuad Şükür, Lübnan’ın başkenti Beyrut’ta düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybetmişti.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin güdümlü bir füze denizaltısını Ortadoğu’ya gönderdi ve USS Abraham Lincoln uçak gemisi taarruz grubuna bölgeye daha hızlı gitmesi talimatı verdi.

Savunma Bakanlığı tarafından Pazar günü açıklanan bu hamleler, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Haniye’nin Tahran’da ve üst düzey bir Hizbullah komutanı Fuad Şükür’ün Beyrut’ta öldürülmesinin ardından bölgede yükselen gerilimi yatıştırmaya yardımcı olabilecek bir ateşkes anlaşmasına varmaları için Hamas ve İsrail’e baskı yaptıkları bir dönemde geldi.

Yetkililer bu cinayetler nedeniyle İran ve Hizbullah’ın misilleme saldırılarına karşı tetikte beklerken, ABD de bölgedeki varlığını güçlendiriyor.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, İran’ın cinayetlere cevabının “bu hafta olabileceğini” ancak “İran ya da vekilleri tarafından bir saldırı olursa bunun neye benzeyeceğini şu anda kestirmenin zor olduğunu” söyledi.

ABD ve müttefiklerinin “önemli bir dizi saldırıya” hazırlandığını söyleyen Kirby, “İsrailli muhataplarımızla olası zamanlama konusunda aynı endişe ve beklentileri paylaşıyoruz. Bu hafta olabilir” dedi.

John Kirby, “Başkan, iş o noktaya varırsa İsrail’i savunmaya yardımcı olacak kapasiteye sahip olduğumuzdan emin” dedi; ancak kimsenin böyle bir tırmanışı görmek istemediğini kaydetti. Kirby gazetecilere ABD’nin son günlerde bölgesel güç pozisyonunu arttırdığını söyledi.

Pentagon Sözcüsü Tümgeneral Pat Ryder yaptığı açıklamada Austin’ın günün erken saatlerinde İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ile görüştüğünü ve Amerika’nın “İsrail’i savunmak için mümkün olan her adımı atma taahhüdünü yinelediğini ve tırmanan bölgesel gerilimler ışığında ABD’nin Ortadoğu’daki askeri güç duruşu ve kabiliyetlerinin güçlendirildiğini” belirtti.

Asya Pasifik’te bulunan USS Abraham Lincoln, Ortadoğu’dan ABD’ye dönmeye başlaması planlanan USS Theodore Roosevelt uçak gemisi taarruz grubunun yerini almak üzere bölgeye gönderilmişti. Austin geçen hafta Lincoln’ün ay sonuna kadar Merkez Komutanlığı bölgesine ulaşacağını söylemişti.

Son emrin ne anlama geldiği ya da Lincoln’ün Ortadoğu’ya ne kadar daha hızlı gideceği henüz netlik kazanmadı. Lincoln’de, yine uçak gemilerinde bulunan F/A-18 savaş uçaklarının yanı ıra F-35 savaş uçakları da bulunuyor.

Ryder, USS Georgia güdümlü füze denizaltısının bölgeye ne kadar çabuk ulaşacağı hakkında da bilgi vermedi. Ryder, Austin ve Gallant’ın İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarını ve sivillerin zarar görmesini azaltmanın önemini de ele aldıklarını söyledi.

Görüşme, İsrail’in Cumartesi günü erken saatlerde Gazze’de okula dönüştürülen bir sığınağı vurarak en az 80 kişinin ölümüne ve yaklaşık 50 kişinin yaralanmasına neden olan hava saldırısından bir gün sonra gerçekleşti. İran, Hamas lideri İsmail Haniye’nin geçen ay Tahran’da öldürülmesi nedeniyle İsrail’i misilleme yapmakla tehdit ediyor. İsrail suikastın sorumluluğunu ne doğruluyor ne de reddediyor.

Gazetecilere konuşan Kirby ayrıca herhangi bir saldırının zamanlamasının 15 Ağustos’ta yeniden başlaması planlanan Gazze’deki rehine-ateşkes görüşmelerini etkileyebileceğini belirtti. Kirby, Perşembe günü tüm tarafların görüşmelere katılması gerektiğini kaydetti.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

“İran, ABD Seçimlerine Siber Saldırı İçin Hazırlanıyor” İddiası

İran’ın, yapay zeka teknolojisi kullanarak hem demokrat hem de cumhuriyetçi ABD seçmenlerini hedef alan haber siteleri kurduğu, içerikleri kopyaladığı ve kutuplaştırıcı siyasi mesajlar yaydığı öne sürüldü.

İran ise ABD başkanlık seçimlerine müdahale etme ya da siber saldırı düzenleme iddialarını reddetti. İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu ise, İran’ın siber kabiliyetlerinin saldırıya değil savunmaya yönelik olduğunu bildirdi.

Microsoft Cuma günü yaptığı açıklamada, İran’ın yaklaşan Amerika Birleşik Devletleri (ABD) seçimlerini etkilemeyi amaçlayan siber faaliyetlerini hızlandırdığını söyledi.

Teknoloji devi şirket, İranlı aktörlerin aylardır sahte haber siteleri oluşturduğunu, aktivistleri taklit ederek kutuplaşmayı tetikleyerek, potansiyel olarak seçmenleri etkilemek için zemin hazırladığını tespit etti.

Microsoft’un en son tehdit istihbarat raporu, İran’ın küresel etkileri olması muhtemel yaklaşan seçimler için taktiklerini nasıl geliştirdiğini gösteriyor.

Raporda, ABD istihbarat yetkililerinin açıkladıklarının bir adım ötesine geçilerek İranlı gruplara ve geçmiş eylemlerine dair spesifik örnekler verildi. Ancak İran’ın kaos yaratmanın ötesinde bir niyeti olup olmadığı belirtilmedi.

İran ise ABD başkanlık seçimlerine müdahale etme ya da siber saldırı düzenleme iddialarını reddetti.

Microsoft’un raporunda ayrıca Rusya ve Çin’in de ABD’deki siyasi kutuplaşmadan nasıl faydalandıkları ve bu seçim yılında kendi “bölücü mesajlarını” nasıl ilerlettikleri de açıklandı.

Raporda, Kasım ayındaki seçimlerin yaklaşmasıyla artmasını beklediği ve İran’ın son dönemdeki faaliyetlerine ilişkin dört örnek tespit edildi.

İlk örnek olarak, İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı bir grubun, Haziran ayında bir kimlik avı e-postasıyla üst düzey bir ABD başkanlık kampanyası yetkilisini hedef aldığı belirtildi.

Bu olaydan günler sonra, İranlı grubun eski bir başkan adayına ait bir hesaba giriş yapmaya çalıştığı ancak başarılı olamadığı belirtilirken, şirket hedef alınan kişileri bilgilendirdi.

Bir başka örnekte ise İranlı bir grubun, ABD haber siteleri gibi görünen web siteleri oluşturarak siyasi yelpazenin karşıt taraflarındaki seçmenleri hedef aldığı saptandı.

Sahte haber sitelerinden birinde, ABD başkan adayı Donald Trump’a “deli” denildi ve uyuşturucu kullandığı ima edildi.

İran’ın Birleşmiş Milletler (BM) misyonu yaptığı açıklamada İran’ın siber kabiliyetlerinin saldırıya değil savunmaya yönelik olduğunu bildirdi.

Misyonun açıklamasında “İran, altyapısını, kamu hizmet merkezlerini ve endüstrilerini hedef alan çok sayıda saldırgan siber operasyonun kurbanı olmuştur. İran’ın siber yetenekleri savunmaya yöneliktir ve karşı karşıya olduğu tehditlerle orantılıdır. İran’ın siber saldırı başlatmak gibi bir niyeti ya da planı yoktur. ABD başkanlık seçimleri İran’ın müdahale etmediği bir iç meseledir” denildi.

Microsoft raporundaki bulgular, ABD istihbarat yetkililerinin seçim öncesinde yabancı aktörlerin asılsız iddialar yaymaya kararlı olduğuna ilişkin son uyarılarıyla örtüşüyor.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın