Sağlık otoriteleri, son yıllarda dünya genelinde artış gösteren hipertansiyon vakalarına dikkat çekerek aşırı tuz tüketiminin bu artıştaki kritik rolüne vurgu yapıyor.
Haber Merkezi / Uzmanlara göre günlük hayatta farkında olmadan tüketilen fazla tuz, kan basıncını yükselterek kalp ve damar sağlığını olumsuz etkiliyor.
Tuzun içeriğindeki sodyum, vücudun sıvı dengesini sağlamak için gerekli olsa da aşırı alındığında damar duvarlarında baskıya neden oluyor. Bu baskı zamanla kan basıncını artırarak hipertansiyona yol açabiliyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), yetişkinlerin günlük tuz tüketimini en fazla 5 gramla sınırlandırması gerektiğini vurgularken, birçok ülkede bu miktarın 2–3 katına çıkıldığı belirtiliyor.
Türkiye’de yapılan çeşitli araştırmalar da ortalama tuz tüketiminin önerilen sınırların üzerinde olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, özellikle ekmek, peynir, salam-sucuk gibi işlenmiş et ürünleri, fast food ve paketli atıştırmalıkların günlük sodyum alımını önemli ölçüde artırdığına dikkat çekiyor.
Yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları arasındaki bağlantı
Hipertansiyon, kalp-damar hastalıkları için en önemli risk faktörlerinden biri olarak kabul ediliyor. Kontrolsüz yüksek tansiyon; kalp krizi, inme (felç), böbrek yetmezliği ve damar hasarına kadar pek çok ciddi sağlık sorununa yol açabiliyor. Uzmanlar, “Tansiyon hastalarının büyük çoğunluğunda tuz tüketimi ideal seviyenin üzerinde” diyerek tuz kısıtlamasının tedavide hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Gizli tuz tehlikesi
Birçok kişi sadece yemeklere eklenen tuzun dikkat edilmesi gereken ana kaynak olduğunu düşünse de hazır gıdalar ve işlenmiş ürünler görünmeyen yüksek tuz içerikleriyle risk oluşturuyor.
Paketli hazır çorbalar,
Kraker, cips gibi atıştırmalıklar,
Turşu, konserve ürünler,
Hazır soslar,
Şarküteri ürünleri,
bu gizli tuz kaynaklarının başında geliyor.
Beslenme uzmanları, özellikle market alışverişlerinde ürün etiketlerinin dikkatle incelenmesi ve “sodyum miktarı” bölümünün kontrol edilmesi gerektiğini söylüyor.
Tuz tüketimini azaltmak için öneriler
Uzmanların önerdiği bazı basit değişiklikler, günlük tuz alımını önemli ölçüde azaltabiliyor:
Yemeklerde tuz yerine limon, sarımsak, karabiber, kekik, biberiye gibi baharat ve aromatik otlar kullanmak
Ev yemeklerinde tuz miktarını kademeli olarak azaltmak
Restoran ve hazır yemek siparişlerinde “az tuzlu” talebinde bulunmak
İşlenmiş gıdaları mümkün olduğunca sınırlamak
Sofradan tuzluğu kaldırarak yemek sırasında ekstra tuz kullanımını engellemek
Uzmanlara göre tuz tüketiminin %30 oranında azaltılması bile kan basıncında fark edilir bir düşüş sağlayabiliyor.
Kardiyoloji ve halk sağlığı uzmanları, tuz tüketiminin azaltılmasının yalnızca bireysel bir tercih değil, toplum genelinde desteklenmesi gereken bir halk sağlığı politikası olduğunu belirtiyor. Okullardan restoranlara kadar geniş bir çerçevede tuz kullanımının azaltılmasına yönelik programların hipertansiyonla mücadelede büyük fark yaratabileceği ifade ediliyor.
Sonuç olarak sağlık profesyonelleri, “Tuz tüketimini kontrol altına almak, yüksek tansiyonla mücadelenin en etkili ve en kolay adımlarından biridir” diyerek toplumun bu konuda bilinçlenmesinin hayati önemde olduğunu vurguluyor.








































