Lahana Salatası, Malzemeleri, Hazırlanışı

Her zaman sağlıklı ama lezzetli yemek tarifleri arayan biriyseniz, bu lahana salatası tam size göre. Bu lezzetli tarif başlı başına sağlıklı bir yemektir. İster yemeklerinizin yanında salata olarak, isterseniz tek başına atıştırmalık olarak tüketebilirsiniz. Kalorisi oldukça düşüktür ve protein yüklüdür, bu da onu kilo kaybı için ideal kılar. 

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 1 su bardağı filizlenmiş maş fasulyesi
  • 1 orta boy salatalık
  • 1 küçük soğan
  • Gerektiği kadar tuz
  • Arzuya göre limon suyu
  • 1/2 su bardağı filizlenmiş siyah nohut
  • 1 orta boy domates
  • 1 küçük sarı dolmalık biber
  • 1/2 çay kaşığı karabiber

Hazırlanışı;

Maş fasulyesini ve siyah nohutu iyice filizlenene kadar 1-2 gün suda bekletin. Ardından,  yumuşak hale getirmek için haşlayın. Ondan sonra onları büyük bir kaseye ekleyin.

Ardından sebzeleri soyun ve doğrayın; salatalığı, domatesi, soğanı ve dolmalık biberi küp küp doğruyoruz. Sebzeleri de kaseye ekleyin ve iyice karıştırın.

Ondan sonra gerektiği kadar tuz, karabiber ve limon suyu ekleyin. İyice karıştırın ve salatanız servise hazır. Afiyet olsun…

Paylaşın

Peynirli Tavuk Salata, Malzemeleri, Hazırlanışı

Peynirli Tavuk Salata, tüm sağlık düşkünleri için mükemmel bir tarif. Bu tarif, tavuk ve peynir şeklinde bol miktarda protein içerirken, ayrıca sebzelerle dolu olduğu için sağlıklı karbonhidratlara sahiptir. Sağlıklı olmanın sıkıcı olduğu gerçeğini görmezden gelin ve bu tarifi mutlaka deneyin. 

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 600 gram tavuk göğsü
  • 3/4 su bardağı sade yoğurt
  • 8 adet yeşil zeytin
  • 4 yemek kaşığı taze soğan
  • 1 su bardağı marul
  • Karabiber (isteğe göre)
  • Pul biber (isteğe göre)
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
  • 1 su bardağı parmesan peyniri
  • 12 siyah zeytin
  • 12 çeri domates
  • 1 su bardağı soğan
  • Gerektiği kadar tuz
  • Kekik
  • 1/2 su bardağı sızma zeytinyağı

Hazırlanışı;

Yağı bir ızgara tavasında ısıtın ve üzerine haşlanmış tavuk göğsü parçalarını ekleyin. Çevirerek parçaların rengi açık altın kahverengiye dönene kadar pişirin. Ardından parçaları bir tabağa aktarın.

Bir kaseye yeşil zeytini, siyah zeytini, çeri domatesi, marulu, soğanı ve yoğurdu alın; tüm malzemeleri iyice karıştırın. Ardından zeytinyağını ve limon suyunu ekleyin ve tekrar karıştırın.

Şimdi kaseye ızgara tavuk parçalarını ekleyin. Ardından damak zevkinize göre tuz ve karabiber ekleyin. Üzerine biraz taze soğan serpin ve kaseyi bir kenara koyun.

Ondan sonra bir kaseye rendelenmiş parmesan peynirini alın ve fırında eritin. Eridikten sonra peyniri tavuk salatasının üzerine dökün. Salatanız neredeyse hazır. Salatanın üstüne pul biber ve kekik ekleyin. İşte şimdi hazır. Afiyet olsun…

Paylaşın

Çikolatalı Mısır Gevreği, Malzemeleri, Hazırlanışı

Bir tatlı için can atıyor musun? Endişelenmene gerek yok seni düşündük. İşte seni mutlu edecek lezzetli bir tarif. Çikolatalı mısır gevreği hiç zaman alıcı değildir; herkesin mutlaka tatması gerek bir lezzettir. Öyleyse şimdi bu tarifi deneyin.

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 260 gram marshmallow
  • 320 gram Belçika çikolatası
  • 3/4 su bardağı mısır gevreği
  • 4 yemek kaşığı renkli sprinkles (küçük pasta süsleme şekerlemeleri)

Hazırlanışı;

Bir tencereye marshmallowları ekleyin ve eritin; tavaya yapışmaması için sürekli karıştırmaya özen gösterin. Ardından marshmallowlar eridikten sonra, mısır gevreklerini ekleyin; iyice karıştırın.

Tarifin adı çikolatalı mısır gevreği olduğuna göre doğranmış Belçika çikolatası küplerini ekleyip iyice karıştırın; çikolata küplerin boyutunun küçük olduğundan emin olun.

Karışımı şimdi bir fırın tepsisine veya normal tabağa aktarabilirsiniz. Karışım eşit bir şekilde yayıldıktan sonra üzerine renkli malzemeler serpin ve yaklaşık 20-25 dakika soğumaya bırakın. Çikolatalı mısır gevreği servise hazır. Afiyet olsun

Paylaşın

Tereyağlı Sarımsaklı Mantar, Malzemeleri, Hazırlanışı

Her gün mantar yemeyi seviyor musunuz? Cevabınız evet ise, bu tereyağlı sarımsaklı mantar tarifini deneyin. Restoranlarda yiyebileceğiniz alışılagelmiş mantar tariflerinden oldukça farklıdır. Gösterişli bir yemek gibi görünebilir ama tam tersine yapımı çok kolay. 

Haber Merkezi / Minimum malzeme ve biraz da tereyağlı sarımsak aromasıyla bu tarif, tüm yemek severlerin mutlaka denemesi gereken bir tarif. Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

  • 1/4 su bardağı tereyağı
  • 525 gram düğme mantarı
  • 3 yemek kaşığı maydanoz
  • Gerektiği kadar tuz
  • Karışık otlar
  • 5  çay kaşığı sızma zeytinyağı
  • 1 ve çay kaşığı kekik
  • 1 ve yemek kaşığı sarımsak
  • İsteğe göre karabiber
  • 1/3 su bardağı soğan

Hazırlanışı;

Yapışmaz bir tava alın ve tereyağını ısıtın. Ardından zeytinyağını ekleyip karıştırın. Tereyağı eriyip zeytinyağı ile karıştıktan sonra doğranmış soğanları ekleyin. Soğanlar yarı saydam hale gelene kadar soteleyin.

Ardından mantarları ekleyin; yaklaşık 5 dakika pişirin; mantarlar altın kahverengiye dönmeli. Ondan sonra kekiği, maydanozu, sarımsağı, tuzu ve karabiberi ilave edin. Her şey iyice karışana kadar soteleyin.

Baharatların aroması mantarlara karışınca ateşten alın; tabağa aktarın. Üstüne biraz maydanoz ve tercih edeceğiniz otlar ile tatlandırın. Afiyet olsun…

Paylaşın

Yumurtalı Somon Füme, Malzemeleri, Hazırlanışı

Kahvaltıda normal omlet yemekten sıkıldınız mı? Merak etmeyin bu çırpılmış yumurta tabağı, özel bir somon füme ve krem ​​peynir aromasına sahip. Bu üç malzeme bu tarifi eşsiz kılıyor. Normal kahvaltınızı bir kenara bırakın ve bu tarifi yapmayı deneyin. 

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

Hazırlanışı;

Bir kasede 3 yumurtayı kırın ve ardından kremayı, karabiberi ve tuzu ekleyin. Tüm malzemeleri gerçekten güzelce çırpın. Çırpılmış yumurta yapmak için tereyağını bir tavada ısıtın. Ardından az önce hazırladığımız karışımı ekleyin.

Yumurta hazır olduğunda, doğranmış ıspanak yapraklarını ekleyin. Karıştırın ve ardından füme somonu ekleyin. Bir dakika kadar karıştırın.

Ardından yumurtalara krem ​​peynir ekleyin ve iyice karıştırın. Peynir, yumurta karışımına iyice karışmalıdır. Yaklaşık bir dakika pişirin ve sonra bir tabağa aktarın. Yumurtalı somon füme, biraz sarımsaklı ekmek ile servise hazır. Baharat olarak kekik de ekleyebilirsiniz. Afiyet olsun…

Paylaşın

Meyveli Raita, Malzemeleri, Hazırlanışı

Pürüzsüz ve kremsi raita, yemeğinizi sağlıklı hale getirmek için ihtiyacınız olan tek şey.  Mayveli raita her türlü ana yemekle giden iyi bir lezzettir. Ananas, nar, muz ve üzüm ile yapılan bu raita, denemeniz gereken bir tattır. Tercihinize göre meyve ekleyebilir ve raitayı daha da besleyici hale getirebilirsiniz. 

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

Hazırlanışı;

Büyük bir kaseye yoğurdu ekleyin. Ardından siyah tuzu, şekeri, kimyonu ve kırmızı biberi ekleyin. Bir kaşık veya çatal kullanarak, iyice karışana kadar çırpın.

Ondan sonra doğranmış üzümü, muzu, ananası ve narı ekleyin. Pürüzsüz bir raita yapmak için iyice karıştırın. Karıştırma işi bittiğinde meyveli raitanız servise hazır. Afiyet olsun…

 

Paylaşın

Pesto Soslu Parmesanlı Cips, Malzemeleri, Hazırlanışı

Pesto Soslu Parmesanlı Cips, lezzetli atıştırmalıklar arıyorsanız denemek için kolay ve lezzetli bir tarif. Normal cipsler yemekten sıkıldıysanız bu cipsleri mutlaka yapmalısınız. Pesto sosu, makarna, salata ve atıştırmalık yiyecekler için harika bir sostur.

Haber Merkezi / Pesto sosunu sıfırdan yaptık ama önceden hazırlanmış pesto sosu da kullanabilirsiniz. Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

Hazırlanışı;

Bademleri orta ateşte bir tavada kavurun ve kenarda bekletin. Bademler soğuduktan sonra fesleğeni, 1/2 su bardağı parmesanı, limon suyunu, sarımsağı ve tuzu karıştırın. Karıştırırken, zeytinyağını yavaş yavaş eklemeye devam edin ve kalın bir sos oluşturun.

Fırınınızı önceden 180 derecede ısıtın. Bir kapta 2 su bardağı parmesan peynirini, az önce hazırlamış olduğunuz pesto sosunu, tuzu ve karabiberi karıştırın. Karışımı kaşıkla yağlanmış muffin kalıbına yayın.

Karışımı 8 dakika ya da peyniriniz eriyene ve kenarları gevrekleşmeye başlayana kadar pişirin. Fırından alıp soğumaları için bir kenarda bekletin ve yemeye hazır hale getirin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Serkan Türk kimdir? Hayatı, Eserleri

1977 yılında Trabzon’da dünyaya gelen Serkan Türk, yükseköğrenimini işletme dalında tamamladı. 1993 yılından itibaren çeşitli radyo kanallarında yöneticilik ve yayıncılık yapan Serkan Türk’ün şiir ve öyküleri Almanca, Azerice, Bulgarca, Felemenkçe ve İngilizceye çevrilip yayımlandı.

Haber Merkezi / Değişik edebiyat dergilerinde deneme ve öyküleri yayımlan Serkan Türk, arkadaşları Arzu Alkan ve Ercan Yılmaz ile birlikte Trabzon’da Ada dergisini çıkaranlar arasında yer aldı. Berlin merkezli Freitext adlı dergi ile iki yıl boyunca ortak çalışmalar yaptı. Uzak Yaz , Rüzgârlı Camlar, Tanrı’nın Yalnız Kırları, Bak Önümüzde Yeni Bir Mevsim ve Uyurgezer Bir Gölge, Serkan Türk”ün okura ulaşan öykü kitapları oldu. Yazarın, Her şeyin Güzel Olma Nedenleri, İçimiz Çölse Biri Geçmiştir ve Uzun Ruhlu Bir Cüce adlı üç de şiir kitabı bulunmaktadır.

Ausgang adlı bir romanı da bulunan yazarın doğduğu ve yaşadığı şehri anlattığı Güneşli Bayır’ın yanı sıra, Türk sinemasının 100. yılına denk gelen Yüzyıllık Perde adını verdiği 53 yazarın kişisel hikâyeleriyle bir filmi anlattığı proje kitabını hazırlamıştır. Radyo programcılığı, iletişim ve yaratıcı yazarlık dersleri veriyor. sadece Şiir dergisinin editörlüğünü yapıyor. Edebiyatburada adlı internet sitesini yönetiyor ve YouTube üzerinden edebiyat odaklı programlar hazırlayıp sunuyor.

“Çöl ve Kir”

bıraktığım, sustuğum, sırt döndüğüm
ne varsa benimle geliyor

içeriye açılan kapılar vardır
orada dururum birinin önünde
bakarım dönecek anahtarlara
kilitlere,
açılacak olana

tuhaf bir belirsizlik çöker akşamla
bir salyangoz yürür yeniden
aynı serin yaprakların arasında

hem ağrısısın içimin
hem istediği şenlik,

döndüm dersin
yakasını düzeltirken gömleğimin
kiriyle karşılaşmış kalbim sevinir
söz edersin tozundan kumundan ayaklarından

içimiz çölse biri geçmiştir

“Geçen Kış”

babamı bahçeye gömdük geçen kış
en güzel yerlere bakıyor şimdi dedim
tepeleri göstererek arkadaşlarına

öyle birden bire uçtu
kuşlarımdı, yolunmuştu göğüm
alçaktı, tavandı ve yalnızlıktı sonra
gökkuşağı yağmurundu
açılmış bir zarftı sözün saflığı: ölüm

iki kirazda güzelleştirebilirdi
yetinmekti kurtaran bizi yalnızlıktan
çok ağlama diyordum kendime
sen de çok ağlama boşalttığın odalarda

o gün içimi nereye bıraktım
yıkasınlar götürsünler bütün gölgelikleri
her yerde aynı zamansızlık
dökülür perdeler akşamlara

babamı bahçeye gömdük geçen kış
en güzel yerlere bakıyor şimdi dedim
ağlayan soran arkadaşlarına

“Son Yürüyüş”

ben kendimle nereye taşınsam
orası gecenin köründe sana gelir
geçmiyordum, geçemiyordum senden,
kararlı bir gül gibi batmıştım dikenlerine
sanki kocaman kulağıydım evrenin

her ayrılıkta bütün sesler bende birikti

çok alıştım ulumasına içimdeki köpeklerin
hepsinin bağı çözüldü yalnızlıktan
kimi karıştı ilerideki çalılığına bahçenin
kimi ayın peşinden gitti sızlanarak benim yerime
orada başladı çöl ve uğultusu rüzgârın
gülün sesine bülbülün kokusuna karışarak
ateş böcekleri söndürürdü karınlarındaki fenerleri
her gece acılarımı ehilleştirdim tenimde

yüzüne baktım yıldızlarını dinledim
göğsünün alçalıp yükselmesi bir deniz
ikimiz aynı okula gitmişiz çocukken
o yüzden benziyoruz birbirimize
yolunu uzatıyoruz evlerin

allah biliyor gönlümüz bazen şen
bulduğumuza şükrediyorum birbirimizi
ama bazen dünyam küçük dar oda
zehir zıkkım kara bulutlar yağıyor üzerime

sen beton evlerin arasında yittin
kentin batısına doğru son yürüyüşümüz oldu bu
ben kendimle nereye taşınsam
orası gecenin köründe senden gelir

Paylaşın

Serkan Özer kimdir? Hayatı, Eserleri

1981 yılında Malatya’nın Hekimhan İlçesi’nde dünyaya gelen Serkan Özer, ilk ve orta öğrenimimi Hatay’ın Samandağ İlçesi’nde tamamladı. Lisan eğitimini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde Sınıf Öğretmenliği okuyarak tamamladı.

Haber Merkezi / Yüksek Lisansını Eğitim Yönetimi ve Denetimi Alanında yapan Serkan Özer, bir süre sınıf öğretmenliği yaptıktan sonra İstanbul Başakşehir’de bir devlet okulunda halen yöneticilik görevi yapmaktadır.

Üniversite yıllarında arkadaşlarıyla çıkardığı Çekçeko adlı fanzinde şiirleri yayımlandıktan sonra ilk şiirini 2003 yılında Nikbinlik dergisinde yayımlanmıştır. Daha sonralarında Varlık, Akatalpa , Yarabandı, Budala, Eliz Edebiyat, Çini Kitap,Şiirden, Islık, Kaçak Yayın, İspinoz, İmlasız, Bireylikler, Mühür, Taflan, İmgelem Çocukları, Lacivert, Üvercinka,  gibi dergilerde şiirleri yayımlanan Özer’in şiirleri şiir yıllıklarında da yer almıştır.

2003-2004 yıllarında Yarabandı adında arkadaşlarla kısa süreli de olsa bir dergi çıkarma deneyimi olan Serkan Özer’in 2020 yılında Koş Kişot adlı kitabı yayımlanmıştır.

“Koş Kişot”

kusursuz bir sürgüne yollamıştım seni yaralanma diye.
o zamanlarda en sevdiğim renk maviydi. şimdilerde koyusu.
tekrar acılarla çıkaramadım yokuşlarda yükümü, ağırdım.
içine Çanakkale dolan her sokak benim olmuştu ayazlarda.

umutsuz olma demişlerdi kuraklıklarda! olmadım sandım!
yürümedim ki bileyim tadını ayak parmak uçlarımın sancısını.
kaçırdılar gözlerimi bir odada birden çok kayıplarım mevcutken.
benim için dağılan yollardan birleşen yarınlardan umarsızdım.

gözlerimin kızardığını gören çocuklar deniz yüzlü olanlardı.
onlar da benim gibi hazır değillerdi geniş omuzlu korkulara.
eyvallah demeyi öğrendiğim günlerin hepsinde kanım sessiz.
ağır da olamadım sağır da, hep yalınayak bastım karmaşaya.

iyi bilirdim yalnızlıktan gülmemeyi, kesik kesik düşler ardında.
söyleyemediğim acıyı da söylenmiş gibi yaptım, keyifliydi.
sonunu bitiremediğim laflarda aynı şiirden bedenimin sızısı.
yüzümü astığımdan beri koş kişot!

“Ebemkuşağında At Gezintisi”

İhsan Üren’e

benim bir atım var İhsan Amca!
tek kişilik
olacağı bu
ben buyuruyorum açılıyor
saçlarının tokası

ebemkuşağı dolanıyor başımda
unuttum amca
yağmur yağmıştı az evvel
onu da yazacaktım sana
yoksa çıkmaz ebemkuşağı
öyle olur ya hep
(ben dolaşamam kuşaksız)

benim bir akordeonum var İhsan amca
ama Madam Anahit’inkinden değil!
kendimden bir parça

bir anı şarkısından nakarat
son durakta inemeyen çocuğun şapkası hüznünden
evimin penceresinden kaçmış
mor kelebekler cinsinden

demiştim ya kuşaktan evvel
benim bir atım var diye
ama ne yılkısı var
ne de gemi
tek kişilik üstüne üstelik

ben buyuruyorum açılıyor
saçlarının tokası.

“Keyfe Keder Darbuka Dümbelek”

I

yarı açık uyandın! yalnızlık favorin çay yoktu.
aşk içinde parmak oynatmadan şahını aldılar.

aslı varken hayaline giden, yola bakan, kül yutan,
her taşın altında dünü arayan, geçilmez kale, mühürlü kapıydın.

düşünde balık görür yüce sıfır ile köşe başını tutar,
üstü körlenmiş şansını yel ile kovalardın! zaman bekçindi.

vurdular iskeleni, vapur, gemi, bin bir deniz.
darbukalarla dalga , güneyden dönerken astalavista bebek!

körebelerin kuşattığı şiirsiz okuma bayramlarında,
fiillerin de olmalıydı! onlar hiç olmadılar.

II

yüzü kapalı toprağa çöktün. kim sana uğradı kim öğündü?
isteyen görebilirdi seni, sana göre karaydı aşk.

davullar çalıyordu cep pasajında.
çektin çeşni yabancıları, düşsün dediklerin yaşadı.

illa ki büyüdün! aşk içinden çıkarken.
büyüdün illa ki, yalandan kalp krizi de geçirdin.

uyumsuzluk mu? o sözlükte yoktu! olamazdı da.
sorsalar cevaplayamazdın dilin ağrısını.

su çizgisinden başka çizgisi olamayanlardan,
keyfe keder darbuka dümbelek nikahsız düğündün.

Paylaşın

Serkan Ozan Özağaç kimdir? Hayatı, Eserleri

26 Temmuz 1981 yılında Hatay’ın İskenderun İlçesi’nde dünyaya gelen Serkan Ozan Özağaç, günümüz şiirinin önemli genç şairlerindendir. İlk ve ortaöğrenimini İskenderun’da tamamlayan şair, sırasıyla Marmara Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Université Lumieré Lyon 2 ve Paris’te Sorbonne’da öğrenim gördü.

Haber Merkezi / Fransa’daki öğrenimini yarıda bırakarak İstanbul’a geri dönen Özağaç’ın ilk şiiri 2000 yılında Milliyet Sanat dergisinde yayımlandı. Ardından Varlık, Kitap Zamanı, Türk Dili, Sanat Adam, Uç, Ada, Güzel Yazılar, Kitap-lık, Yasakmeyve ve Granada gibi dergilerde şiir ve yazılar kaleme aldı. İlk şiir kitabı Ağrılar, 2003 yılında C Yayınlarından çıktı. Serkan Ozan Özağaç’ın yayımlanmış şiir kitaplarının yanı sıra editörlüğünü yaptığı kitaplar ile bir çeviri kitabı bulunmaktadır.

İlk şiir kitabı olan Ağrılar Kitabı (2003) ile edebiyat dünyasına hızlı bir giriş yapan Serkan Ozan Özağaç, 2012 yılında Gül Ayetleri adlı şiir kitabını 2015 yılında ise Marie Sophie adlı şiir kitaplarını yayımlar. Şairin ilk yapıtı olan Ağrılar Kitabı (2003); acı çekme motifinin kutsal kitaplardan, Batı şiirinden ve geleneksel/ modern Türk şiirinden gelen geniş bir birikimle yeniden yorumlanması bağlamında dikkat çeker.

Serkan Ozan Özağaç’ın edebî kişiliğinin oluşmasında Baudelaire’in etkisi vardır. Şairin ifadesiyle ‘hayatın bir ıztırap deryası olduğu gerçeğine’ Baudelaire’i okuyarak vâkıf olur. Serkan Ozan Özağaç’ın Marie Sophie adlı şiir kitabında şiirler birbirinin devamı niteliğindedir. Eserde genç şair, Marie Sophie’yi varlıktan çok yokluktan meydana gelen ya da mahiyetinin yokluk olmasını arzuladığı bir kadın olarak tasvir eder.

“Derin Yazgı”

Duvarlar, korkular, bu soğuk odaların uzağında
Bir bahçe durur, sessiz! Rüzgarı hayalimize düşen
Gideriz… Yol alır birden Aşk’lar yeni iklimlere
Kimin kalbinden savrulur, o gül; hüzne dönüşen?

Yaz da bitti! Dönelim, aradığımız belki bir liman
İşte! Mevsimler arkasından bir tekne mi görünür?
Ki ağlaşır yüzümüze değdikçe dalgalar
Bizimdir, derin sularda çırpınan acılı ömür!

Sen ve ben, karanlığın baktığı sulardan geçerek
Başka yerde olmak isteriz; vücudumuzdan ötede!
Ama Mutluluk ve Haz, kalpteki kayalardan da yüksek
– Döneriz yazgımıza, tekrar gidebilmek’çin düşlere

 

Paylaşın