Bekir Ağırdır: Kimlik Siyasetinin Yerini Sınıf Siyaseti Aldı

Yoksulluk, gelir dağılımında eşitsizlik ve geçinme başlıklarının daha çok ön plana çıkmasıyla beraber kimlik siyasetinin ve gündeminin yerini sınıf siyasetinin aldığını söyleyen KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır, “İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlikler arttığı için yeniden sınıfsal gerilimler gündeme geldi. Özetle kimlik geriliminin yerini, sınıfsal gerilim aldı.” dedi.

KONDA Araştırma, Civil Rights Defenders (CDR) için hazırladığı Ekim 2021 tarihli “Türkiye Toplumunda İnsan Hakları Algısı ve Farkındalığı” raporunu dün İstanbul, Taksim’de düzenlenen basın toplantısıyla paylaştı.

Türkiye’deki insan hakları ihlallerini, ayrımcılık türlerini ve Türkiye’nin insan hakları alanındaki faaliyetlerini ortaya koyan raporun sunumunu KONDA Araştırma Genel Müdürü Bekir Ağırdır yaptı.

Civil Rights Defenders Temsilcisi Ivana Randjelovic de kuruluşun araştırma kapsamında amaçladıklarını ve faaliyet alanlarını özetledi:

“Özellikle Avrupa’daki baskıcı toplumlarda siyasi hakların geliştirilmesine odaklanarak hukuk ve ifade özgürlüğü alanlarındaki hak ihlallerini ve bu alanlardaki insan hakları faaliyetlerini güçlendirmeyi hedefliyoruz.

“Benzer çalışmaları dört kıtada yürütüyoruz. Türkiye’dekine benzer bir çalışmayı ise tüm Balkan ülkelerinde sürdürüyoruz. Özellikle azınlık haklarının geliştirilmesi, ifade özgürlüğü ve ağ kurma konularında çalışmalarımıza özenle devam ediyoruz.”

“Bu sorunlar böyle gider”

Araştırmanın sonuçlarına göre, Türkiye’de en fazla siyasetçiler (yüzde 56) ve medya (yüzde 32) insan haklarını ihlal ediyor.

Türkiye’nin insan hakları alanındaki sorunlarını mevcut hiçbir partinin çözemeyeceği algısı toplum geneline hakim.

Toplumun yüzde 15’i AKP’nin, yüzde 9’u CHP’nin, yüzde 7’si İyi Parti’nin insan hakları sorununu çözebileceğini düşünüyor.

Ancak yüzde 38 gibi daha çarpıcı bir sonuç Türkiye’nin insan hakları alanında bir gelişme kaydedemeyeceğini ifade ederek “Bu sorunlar böyle gider” diyor.

En önemli üç hak

Topluma göre en önemli üç insan hakkı şöyle: Yaşama hakkı, ifade ve düşünce özgürlüğü ve iyi bir eğitime erişim hakkı. En az önem atfedilen üç hak ise: Örgütlenme, protesto, toplantı ve gösteri hakkı.

LGBTİ+’lar: İki kişiden birine uzak

Ayrımcılık yasağı, yasa önünde eşitlik, yasalar tarafından eşit derecede korunma gibi haklar Anayasa’yla korunsa da süregelen politikalar ve toplumun eksik ya da yanlış bilgilendirilişi yurttaşlar arasındaki ayrımcılığı körüklüyor.

Yurttaşlara yöneltilen ayrımcılık temelindeki sorular, ayrımcılığın sürdürülen politikalarla ilgisini açıkça ortaya koyuyor.

Araştırmanın sonuçlarına göre toplumun yüzde 50’si kendini LGBTİ+’lara uzak hissediyor. Her iki kişiden birinin kendini uzak hissettiği LGBTİ+’lar, toplumun kendini en uzak hissettiği kesim.

Kadınlar, yoksullar, Kürtler

Toplumda en çok haksızlığa uğradığı düşünülen gruplar ise şöyle: Kadınlar, yoksullar, Kürtler ve gençler.

Kadınlarla toplumun hiçbir uzaklık problemi yokken toplumun yarısının onların haklarının ihlal edildiğini belirtmeleri çarpıcı.

“Yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlikler arttı”

Bekir Ağırdır, toplumun Türkiye’ye insan hakları konusunda 5 üzerinden 2.7 puan verdiğini, 2012’de bu oranın 2.9 olduğunu söylüyor.

“Rapor kapsamında öne çıkan iki başlık toplumun muhatap olarak hâlâ siyasileri ve siyaseti işaret etmesiyle, bilgi eksikliği/eğitim düzeyi.

“Sorunun kaynağı olarak da çözümün adresi olarak da toplum, siyaseti işaret ediyor. Ülkenin kadim problemleri içinden baktığımızda dahi toplumun hâlâ serinkanlı bir yerden siyasetten çözüm beklediğini görüyoruz. Ki bunun önemli olduğunu düşünüyorum.”

Ağırdır, yoksulluk, gelir dağılımında eşitsizlik ve geçinme başlıklarının daha çok ön plana çıkmasıyla beraber kimlik siyasetinin ve gündeminin yerini sınıf siyasetinin aldığını söylüyor.

“Son on yılda kimlikler, yaşam tarzı gibi başlıklar tüm araştırmalarımızda öne çıkmıştı ve bu seçimlere de yansımıştı. Bugüne dek kimliklerimizden ötürü, bir nevi kimlik sayımına benzer şekilde oy kullanıyorduk.

“Ama 2019’dan beri KONDA olarak takip ettiğimiz şu oldu: İşsizlik, yoksulluk, gelir dağılımındaki eşitsizlikler arttığı için yeniden sınıfsal gerilimler gündeme geldi. Özetle kimlik geriliminin yerini, sınıfsal gerilim aldı.”

Ağırdır’a göre toplum, Türkiye’nin demokrasi ve insan hakları konularındaki zaaflarının farkında. İfade özgürlüğünün ne denli gerekli olduğunun da.

Toplumun, insan hakları ihlallerinin bilincinde olması, mevcut hükümeti bundan sorumlu görüp eleştiriyor olması ve insan haklarını ihlal eden partilerden oyunu esirgeyeceğini belirtmesinin muhtemel bir seçimde önemli bir unsur olacağını işaret ediyor.

(Kaynak: bianet)

Paylaşın

Onur Behramoğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

1975 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Onur Behramoğlu, Marmara Üniversitesi siyaset bilimi ve uluslararası ilişkiler bölümünden mezun olduktan sonra Yeditepe Üniversitesi’nde işletme üzerine yüksek lisans yaptı.

Haber Merkezi / İlk şiirleri Yasakmeyve dergisinde yayımlandıktan sonra 2006 yılında ilk kitabını çıkardı. 2. Kitabını 2013 yılında çıkaran şairin şiirleri İbranice, Bulgarca, Rusça, Azerice, Hollandaca, İngilizceye çevrildi. Şiiri edebiyat değil başkaldırı olarak gördüğü için hiçbir ödüle katılmamayı tercih ediyor.

“Bir Savcının Anıları”nın yazarı Namık Kemal Behramoğlu’nun oğlu, Ataol Behramoğlu ve Nihat Behram’ın yeğenidir.

Eserleri;

Asit ya da İksir, 2006
Senden Öğrendiğim Şarkılar, 2013

Katıldığı yurt dışı etkinlikleri;

Moskova Uluslararası Şiir Festivali, Rusya, Mayıs 2010
Şiir Çeviri Atölyesi – Düzenleyen: Helicon, SocietyforAdvancement of Poetry in Israel, İsrail, Eylül 2012
Bulgar Yazarlar Birliği’nin 100. Kuruluş Yıldönümü Kutlaması ve 10. Uluslararası Yazarlar Toplantısı, Bulgaristan, Eylül 2013
Türk Şiiri Semineri – Düzenleyen: Balkan Kültür Enstitüsü, Bulgaristan, Eylül 2013
Sha’ar 13. Uluslararası Şiir Festivali, İsrail, Kasım 2013

“Gelgit”

öfke büyüktür akşam vakitlerinde
otursa çin halk cumhuriyeti
davransa…recep oğlu osman nevres

belki venezuela

öfke büyüktür açılır kapanmaz parantez
ölümün aralık kapısına
lirik kafiye olur
bahçede kedi yavrulasa

hırsızı rüzgâr bir evde
yaprağı eksik papatya

majesteleri
kraliyet ailesinin seçkin mensupları
leş gibi nobel kokuyor dünya
dilimin altında binlerce böcek
tarifi zor değil uzun yoldan
gözümün karasına tırmanan

annenin sütünü tükür
kendini müjdele

akşam vakitlerinde dedim akşam vakitlerinde
öfke büyüktür
gelmeyin üstüme ama gitmeyin de

Paylaşın

Onur Akyıl Kimdir? Hayatı, Eserleri

23 Ağustos 1980 yılında İzmir’de dünyaya gelen Onur Akyıl, Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde yaşadı. İlk ve orta öğrenimden sonra, 2008’de Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sahne Sanatları Bölümü Dramatik Yazarlık Ana Sanat Dalı Dramaturgi Eleştiri Ana Bilim Dalından “Bernard Marie Koltes Oyunlarında Tematik Bağdaşım” adlı teziyle mezun oldu.

Haber Merkezi / Hâlen aynı okulda yüksek lisans çalışmalarını sürdürmektedir. Onur Akyıl, İzmir-İstanbul hattında yaşamını sürdürmektedir. 1999’da ilk şiiri yayımlandı. Bu tarihten günümüze birçok dergide şiir, öykü ve eleştiri çalışmaları yayımladı. BirGün gazetesi ve Şiirden dergisinde şiir ve şiir sorunları üzerine yazıları, şiir incelemeleri yazmaktadır.Rıfat Ilgaz Jüri Özel Ödülü 2006, Ergün Günçe Övgüye Değer 2008, Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü 2008, Nihat Akkaraca Öykü Ödülü 2013, Necati Cumalı Şiir Ödülü’ne (2014) layık görüldü.

Birçok ulusal ve uluslararası festivale katılan sanatçının; Vietnam Mektubu (2008), Unutacak Kimse Yok (2014), Yalnızlık Yengen Olur (2014), isimli üç kitabı yayınlandı. Bunlarla birlikte birçok tematik kitap çalışmasına da katkı sundu. Şiirsel anlatımı feda etmeden lirik hikâyeler anlatan Onur Akyıl; Dün Gece Çok Gençtim (2016) kitabındaki kahramanları, kentlerin ara sokaklarında her gün rastlanan, tanıdık ve yaşama sevinciyle, şiirle doludur.

Proleterler İçin ‘Patafizik Dersleri (2009) hikayesinde ise; bir saatçi dükkânına tamire getirilen bir guguklu saatin içinden çıkan Ulyanov’u yutan Mihailin hikâyesini anlatır. Şiirlerinde sosyal konulara ağırlık veren ve serbest ölçüde şiirler yazan Onur Akyıl’ın, Vietnam Mektubu (2008) adlı şiir kitabı; emperyalizmin özgürlükleri kıskaca aldığı, halkların uzun mücadelelerle kazandığı mevzileri ve ekonomik hakları gasp ettiği küreselleşme döneminde unutulmuş, hatta gözden düşürülmüş temalara cesur bir geri dönüşün şiiridir.

“Vişne lekesi”

bir konuğum sadece: erkek ve yorgun
ten durgun; en kestirme yol günah: merhaba şehir
-artık ay büyürse yalandır-
ikiye katlanmış bir evin içinde çocuklar
anneler ve babalar kadar katılaşır
içindeki prens ölür öpülüp durdukça:
nereden kapansa kapı sen biraz dışarıda
kirli bir tabak gibi bırakır kalbini
yol yorgunu her şeyi bilen yazdan yapılma acı
birisi öldürülmüş gibi erkenden sabah
gözlerin küser kendiliğinden anlasan
uyanmazsın: perdeleri çektikçe bir aydınlık
aynanda çekirge sürüsü
yeni örgütlenmiş bir anlam:
bundan daha yalnız olamazsın

istediğin sessizlikse önce kalbimi durdur
sözün acısı: vişne lekesi

“Basmane enternasyonal”

gece ve milena cesaret ister, yalnızlıktan ve
sarhoşluktan daha başka şeyler bekler diğer
kadınlar.

basmane enternasyonal, bütün merkez komiteler
sarhoş, yarın ihtilal olmayacak ama bir ihtimalin yönü
değişebilir. kendimizi vurmak için, en sevdiğimiz, tek
sevdiğimiz şiiri unutabiliriz, her şeyi ama her şeyi
kaybetmiş olabiliriz, bir ip boynumuza sessizce
yerleşir, bildikleri gibi unutabilirler bizi, bir köşede kaç çiçek
durmadan bize açabilir.

alnımızdaki boşluk aşktan olmalı, vurulmak için insan
bir yeri saklamalı teninde. ihtilal insanın gizidir, eğer
gerçekten bir parça inandıysak hayata, son anda yeniden
hayat.

gece ve milena cesaret ister, okumadığımız hiçbir insan
kanamalı yeryüzünde: düşünmediğimiz hiçbir boşluk.

“Kavil”

anladım onları; bir şehir işte bütün bildikleri,
yalnızca onların şehri, evlerine gittikleri bir şehir.

ne hatırası mümkün değil en fazla bir gökyüzü uzanılmış
bekleşen yapraklar altında elleri yüzleri ve dalgınlıklarıyla
uzağa gitmekti aslında, buluştular, kavuştular belki de, gördüm
bütün bu güzel şeyleri, yapayalnız; tanrıya şaşırıyorum. çünkü
hani şu susmak, anladığımız birbirimizi; unutmaksa.
korkuncu oydu, insanca her şey; insan yok. karanfil nerde; açışmda:
bir özlemi bileyerek nereye baktım, ne yana gittim, dönmüşüm;
yalnızca sabahları bir inanç yağmuru, perdeleri tutuşturup.
olsun diye açınca ben de ağzımı, tüten su. ne iyi yanlışım.

yazgısı onların beni topraktan sökmek, adımı bilmek, ihbar etmek,
gülün rengi kırmızı ne kadar kaçsam kırmızı, beni de bir eve bir gün
öğleden sonra parkıarında, eşliğinde ıslıkların.

anladım onları; bir şehir işte bütün bildikleri,
yalnızca onların şehri, evlerini bize vermedikleri bir şehir.
ki bir evimiz olsa yalnızca uyuruz güzel güzel; anmayız:
anılanlar hep yeniden ölür.

taptaze çiğdem; kavil.

Paylaşın

Onat Kutlar Kimdir? Hayatı, Eserleri

25 Ocak 1936 yılında Antalya’nın Alanya İlçesi’nde dünyaya gelen Onat Kutlar, 11 Ocak 1995 bombalı bir saldırıda hayatını kaybetti. Kutlar, ilk ve orta öğrenimini memleketi Gaziantep’te tamamladı. İstanbul Hukuk Fakültesi’ndeki öğrenimini son yıl yarıda bıraktı, felsefe öğrenimi için Paris’e gitti.

Haber Merkezi / Türkiye’ye döndükten sonra Doğan Kardeş Dergisi’nde çalıştı. 1965’te Türk Sinematek Derneği’ni ve Yeni Sinema dergisini kurdu. 1965-1976 yılları arasında, Türkiye’ye dünya sinemasının kapılarını açan Türk Sinematek Derneği’ni yönetti.

Yusuf ile Kenan, Hazal ve Hakkâri’de Bir Mevsim adlı yurtdışı ve yurtiçi festivallerde çok ödüllü filmlerin senaryolarına imzasını attı. 1985’te Berlin Film Festivali’nde jüri üyeliği yaptı. İstanbul Film Festivali Düzenleme Kurulu’nda ve İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı İcra Kurulu’nda görev yaptı. 1994 yılında Fransız hükümetince verilen L’Ordre des Arts et des Lettres ödülüyle onurlandırıldı.

Eserleri;

İshak (öykü, 1959)
Sinema Bir Şenliktir (deneme, 1984)
Yeter ki Kararmasın (deneme, 1985)
Bahar İsyancıdır (deneme,1986)
Peralı Bir Aşk İçin Divan (şiir, 1981)
Unutulmuş Kent (şiir, 1986)

Senaryoları;

Hakkâri’de Bir Mevsim (senaryo, Ferit Edgü ile birlikte, 1983)
Hazal (1979)
Yusuf ile Kenan (1979)

“Oramar”

Telefon direğinde bir yeni yaprak
Yaralı, gergin bir dişi tayın yelesi
Kiraz çalgısının dalıydı sesin
Bir bahar vuruşuyla titreyen

Unutma bana ve tüm yeryüzüne
Yepyeni sevinçler vereceksin
Bir tek kiraz yesen çekirdeğini
Karnının tarlasına eken sen

Kale yollarından geçtik yıllardır
Bir düş ülkesine ulaşmak için
Bırak bütün düşlerini ırmağa
Adı senin olan yere gel hemen

“Unutulmuş kent”

Vermeme olanak yok bana verdiklerini
Ama ayrılırken bir hesaplaşma da gerekli
Geçmiş bunca güzellikten bir anı olarak
Ben seni alayım istersen sen de beni

“Yedi küçük fotoğraf”

Çok tenha bir kumsala çekilmiş
Bir dilim taze kavun sandalı
Masanın ayağından sular geçiyor

Çıplak memeni okşayan rüzgâr
Bir turunç kokusuyla sarıyor
Buğulu kadehe bakan yüzümü

İkindi güneşi bir pencerenin
İşlemeli demirine vuruyor
İçerdeki kuşlar dağılsın diye

“Aptal” diyor “durma orda yanarsın”
Gölgeye çağırıyor tales eşeğini
Zeytinin dibinde bir ufacık kız

Bir bakır mangaldan iki istavrit
Gizlice göz kırpıyor kedilere
Defneler yaprak kabartıyor

Balıkçılar ağ atıyor durgun denizin
Dibini ışıtan mor yıldızlara
Ve akşam da onlara ağ atıyor

Alıp götürecek ay görününce
Herkes sevdiğini yer yatağına
Yeryüzü sevişince değişiyor

Paylaşın

Meteoroloji’den Sağanak Yağış Ve Kuvvetli Rüzgar Uyarısı

Meteoroloji Genel Müdürlüğü (MGM), aralarında İstanbul, İzmir, Bursa, Muğla, Trabzon ve Rize’nin de bulunduğu bir çok il için sağanak, Ege, Akdeniz, Marmara ile Karadeniz için ise kuvvetli rüzgar uyarısında bulundu. MGM, sağanak yağışın ve kuvvetli rüzgarın etkili olacağı yerlerdeki vatandaşlara olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalı çağrısı da yaptı.

Haber Merkezi / MGM tarafından yapılan son değerlendirmelere göre; Ülkemiz genelinin parçalı ve çok bulutlu Marmara’nın batısı, Kıyı Ege, Batı Akdeniz, Doğu Anadolu’nun doğusu, Bursa, Yalova, Manisa, Denizli, Uşak, Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinin yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Yağışların; sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak, Doğu Anadolu’nun doğusunda karla karışık yağmur ve kar şeklinde olması bekleniyor. Yağışların; Kıyı Ege’de yerel olmak üzere kuvvetli, Muğla çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olacağı tahmin ediliyor. Gece ve sabah saatlerinde iç ve doğu kesimlerde yer yer pus ve sis bekleniyor.

Hava sıcaklığının kuzey ve iç kesimlerde 2 ila 4 derece artacağı, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacağı tahmin ediliyor. Rüzgarın ise genellikle güneyli yönlerden hafif, ara sıra orta kuvvette Ege, Batı Akdeniz’in batısı, Marmara’nın güney ve batısı ile Batı Karadeniz’in batısında kuvvetli yer yer fırtına şeklinde (50-70 km /saat yer yer 90 km/saat) esmesi bekleniyor.

Bölgelerimizde hava durumu ise şöyle;

Marmara Bölgesi

Marmara Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, gece saatlerinden sonra Edirne çevreleri ve Çanakkale’nin batısı ile zamanla Trakya kesimi, Çanakkale, Balıkesir, Bursa, Yalova ile İstanbul’un Avrupa Yakası’nın sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; gece saatlerinden itibaren güney ve batı kesimlerinde güneyli yönlerden kuvvetli yer yer fırtına şeklinde (50-70 km/saat yer yer 90 km/saat) eseceği bekleniyor.

Ege Bölgesi

Ege Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, akşam saatlerinden sonra Kıyı Ege zamanla Bölge genelinin (Afyonkarahisar ve Kütahya dışında)yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Sağanak ve gök gürültülü sağanak şeklinde gerçekleşmesi beklenen yağışların yerel olmak üzere Kıyı Ege’de kuvvetli, Muğla çevrelerinde yer yer çok kuvvetli olması bekleniyor. Rüzgarın; gece saatlerinden itibaren kıyı kesimleri ile zamanla bölge genelinde güneyli yönlerden kuvvetli yer yer fırtına şeklinde (50-70 km/saat yer yer 90 km/saat) eseceği tahmin ediliyor.

Akdeniz ve İç Anadolu Bölgesi

Akdeniz Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, yarın (Cuma) öğle saatlerinden sonra batısının sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın; yarın (Cuma) sabah saatlerinden itibaren Batı Akdeniz’in batısında güneyli yönlerden kuvvetli yer yer fırtına (50-70 km/saat yer yer 90 km/saat) eseceği tahmin edilirken, İç Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yarın (Cuma) sabah saatlerinde yer yer pus ve sis bekleniyor.

Karadeniz Bölgesi

Batı Karadeniz’in parçalı ve az bulutlu, batı kesimlerinin zamanla çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor. Yarın (Cuma) sabah saatlerinde iç kesimlerinde yer yer pus ve sis beklenirken, Orta ve Doğu Karadeniz’in parçalı ve çok bulutlu, Trabzon, Rize ve Artvin çevrelerinin sağanak ve yer yer gök gürültülü sağanak yağışlı geçeceği tahmin ediliyor.

Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi

Doğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve çok bulutlu, bölgenin doğusunun karla karışık yağmur ve kar yağışlı geçeceği tahmin ediliyor. Yarın (Cuma) sabah saatlerinde yer yer pus ve sis beklenirken, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin parçalı ve az bulutlu, kuzey ve doğusunun yer yer çok bulutlu geçeceği tahmin ediliyor.

Paylaşın

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi’nde Adını Son 16’a Yazdırdı

Galatasaray, UEFA Avrupa Ligi E Grubu’ndaki son maçında İtalya temsilcisi Lazio ile deplasmanda 0-0 berabere kaldı. Bu sonuçla grubu lider tamamlayan sarı-kırmızılar, UEFA Avrupa Ligi’nde adını doğrudan son 16 turuna yazdırdı.

Haber Merkezi / Galatasaray grubunda 12 puan topladı. Rakibi Lazio ise 9 puan kazanarak grubunu ikinci tamamladı ve Avrupa Ligi play-off’larına kaldı.

Galatasaray, 6 maç sonunda 3 galibiyet ve 3 de beraberlik elde etti. Bu maçlarda 7 gol atan Galatasaray, 3 de gol yedi.

Gruptaki ilk maçında evinde Lazio’yu 1-0 yenen Galatasaray, Fransa’da Marsilya ile 0-0 beraber kaldı, Rusya’da ise Lokomotif Moskova’yı 1-0 yendi.

Karşılaşmadan dakikalar;

12. dakikada Kerem Aktürkoğlu sağ merkezden ceza sahası dışından kaleyi yokladı ve top üstten auta çıktı. 15. dakikada Pedro’nun ceza sahası dışından şutu çerçeveyi bulmadı.

40. dakikada Lazio ceza yayı yakınından tehlikeli bir serbest vuruş kazandı; ancak Milinkovic Savic’in vuruşu barajdan döndü. 42. dakikada Galatasaray gole yaklaştı. Van Aanholt’un sağdan kullandığı köşe atışında top doğrudan Lazio kalesine giderken, Zaccagni ve kaleci Strakosha topu gol çizgisinden uzaklaştırdı.

44. dakikada gelişen Lazio atağında, Zaccagni’nin ceza sahası içinde soldan penaltı noktasına ortaladığı topa Immobile vuruş yaptı. Top az farkla üsten dışarı çıktı. 56. dakikada Lazio’da Basic’in 25 metreden çektiği şut az farkla auta çıktı.

86. dakikada Felipe Anderson, topu ceza yayındaki Luis Alberto’ya çıkardı. İspanyol oyuncunun çektiği şutta top, kalenin sağından az farkla dışarı gitti. 90+3. dakikada Lazio ceza sahası içindeki karambolde Emre Kılınç vuruşunda gole yaklaştı ama topu ağlara gönderemedi.

Stat: Roma Olimpiyat

Hakemler: Carlos del Cerro Grande, Juan Carlos Yuste Roberto Alonso Fernandez (İspanya)

Lazio: Strakosha, Hysaj (Dk. 63 Lazzari), Luiz Felipe, Acerbi, Marusic, Milinkovic-Savic, Lucas Leiva (Dk. 73 Cataldi), Basic (Dk. 73. Luis Alberto), Pedro (Dk. 63 Felipe Anderson), Immobile, Zaccagni

Galatasaray: Muslera, Yedlin, Nelsson, Marcao, Van Aanholt, Feghouli (Dk. 63 Morutan), Taylan Antalyalı, Berkan Kutlu (Dk. 88 Luyindama), Kerem Aktürkoğlu (Dk. 88 Mustafa Muhammed), Babel (Dk. 63 Emre Kılınç), Diagne (Dk. 69 Ömer Bayram)

Paylaşın

Demirtaş’tan Erdoğan’a Miting Yanıtı: Hodri Meydan

Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, kendisine ”Senin tabanının şu anda miting yapacak mecali kaldı mı?” diyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt verdi. 

Haber Merkezi / Selahattin Demirtaş, sosyal medya hesabı üzerinden verdiği yanıtta, “Erdoğan, miting yapmıyorum diye merak etmiş. HDP zaten meydanlarda. Yine de çok istiyorsan haydi! İki saat için çıkayım, tek bir megafonla Yenikapı’ya gideyim. Ertesi gün de sen, devletin tüm imkanlarıyla aynı meydana çık. Bir kişi eksik toplayan siyaseti bıraksın. Var mısın?” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ne demişti?

Erdoğan, Katar ziyareti dönüşünde Demirtaş’ın muhalefete yedi bölgede yedi ortak miting yapma çağrısıyla ilgili şöyle demişti:

“Diğer taraftan Edirne’de cezaevindeki zat bunlara diyor ki ‘Bir araya gelin, birlikte mitingler yapın.’ Bunu söyleyeceğine sen bir tane miting yap bakalım orada. Sen önce kendi tabanına bir sinyal ver bakalım. Senin tabanının şu anda miting yapacak mecali kaldı mı? Biz tabi bunlarla muhatap olacak durumda değiliz. Eğer hala bunlar oradan idare ediliyorsa, benim milletimin özellikle bu konudaki tavrı çok açık, net ortaya çıkacaktır ve ortadadır. Milletim teröristlere veya terörizme asla taviz vermeyecektir”

Paylaşın

Fenerbahçe, Avrupa’da Yoluna Konferans Ligi’nde Devam Edecek

Fenerbahçe, UEFA Avrupa Ligi D Grubu’nun 6. ve son haftasında Eintracht Frankfurt’u Şükrü Saraçoğlu’nda konuk etti. Karşılaşma karşılıklı atılan gollerle 1 – 1 berabere sonuçlandı. UEFA Avrupa Konferans Ligi play-off turunda devam etmesi geçen hafta kesinleşen Fenerbahçe, 6 puanla grup maçlarını bitirdi. 

Haber Merkezi / Fenerbahçe’nin golünü 42. dakikada Mergim Berisha kaydederken, konuk ekibin golü ise 29. dakikada Sow’dan geldi. Gruptan lider çıkması daha önce kesinleşen Eintracht Frankfurt 13 puanla grup maçlarını bitirdi.

Grubun diğer maçında Belçika takımı Antwerp ile Yunanistan temsilcisi Olympiacos karşı karşıya geldi. Maçtan 1-0’lık galibiyetle ayrılan Antwerp gruptaki ilk galibiyetini aldı. Antwerp grubu 5 puanla son sırada tamamlarken, Olympiacos ise 9 puanla ikinci sırayı aldı.

Fenerbahçe’nin Konferans Ligi play-off’larındaki rakibi 13 Aralık’ta çekilecek kura ile belli olacak. Konferans Ligi play-off’larında Konferans Ligi gruplarını ikinci sırada bitiren 8 takımla, Avrupa Ligi gruplarını üçüncü sırada bitiren takımlar karşı karşıya gelecek. İki ayaklı oynanacak maçlar sonrasında da play-off’ları kazanan 8 takım ile birlikte Konferans Ligi gruplarını ilk sırada bitiren 8 takım turnuvada son 16’yı belirleyecek.

Karşılaşmadan dakikalar

3. dakikada Eintracht Frankfurt atağında ceza sahası içinde topu önünde bulan Borre’nin şutunda kaleci Berke meşin yuvarlağı iki hamlede kontrol etti. 10. dakikada Eintracht Frankfurt atağında Kostic’in soldan ortasına penaltı noktası civarında Kamada’nın kafa vuruşunda Berke topu kontrol etti.

29. dakikada Eintracht Frankfurt öne geçti. Kostic’in ara pasında penaltı noktası civarında topla buluşan Sow’un yerden plasesinde top filelere gitti (0-1). 42. dakikada Fenerbahçe beraberliği yakaladı. İrfan Can’ın sağdan ortasında savunmanın uzaklaştıramadığı top penaltı noktası civarında Berisha’nın önünde kaldı. Berisha’nın gelişine şutunda top ağlarla buluştu (1-1).

61. dakikada İrfan Can’ın kullandığı serbest vuruşta top kaleci Trapp’ta kaldı. 65. dakikada Berisha’nın pasında ceza yayı önünde topla buluşan Zajc’ın bekletmeden yaptığı vuruşta meşin yuvarlak kaleci Trapp’ta kaldı. 74. dakikada ceza sahasında çalımlarla topu önüne çeken Lammers’in şutunda top az farkla auta gitti.

Stat: Şükrü Saraçoğlu

Hakemler: Srdjan Jovanovic, Uros Stojkovic, Milan Mihajlovic (Sırbistan)

Fenerbahçe: Berke Özer, Serdar Aziz, Kim Min-jae, Szalai, Nazım Sangare, Zajc (Dk. 76 Meyer), Sosa (Dk. 72 Gustavo), Novak (Dk. 72 Osayi-Samuel), İrfan Can Kahveci (Dk. 76 Rossi), Pelkas (Dk. 82 Muhammed Gümüşkaya), Berisha

Eintracht Frankfurt: Trapp, Hasebe, N’Dicka, Tuta, Chandler (Dk. 69 Costa), Jakic (Dk. 69 Rode), Sow (Dk. 78 Hrustic), Kostic, Kamada, Hauge (Dk. 69 Lammers), Borre (Dk. 60 Paciencia)

Goller: Dk. 29 Sow (Eintracht Frankfurt), Dk. 42 Berisha (Fenerbahçe)

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Bakan Koca’dan Aşı Çağrısı

Kovid 19’da son 24 saatte 19 bin 696 yeni vaka tespit edilirken, 195 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Bu olumlu durumu sürdürmek ve kayıplarımızı azaltmak için eksik aşıları tamamlamalı tedbirden taviz vermemeliyiz.” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 350 bin 522 test yapılırken, 19 bin 696 yeni vaka tespit edildi. 195 kişi hayatını kaybederken, 27 bin 263 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; Salgın son 6 haftada benzer günlük vaka sayılarıyla seyretti. Avrupa’da görülen ani artışlar ülkemizde görülmedi. Bu olumlu durumu sürdürmek ve kayıplarımızı azaltmak için eksik aşıları tamamlamalı tedbirden taviz vermemeliyiz.

Verilerde, aşılamada önde giden illere de yer verildi. Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en çok aşılamanın gerçekleştirildiği Ordu’yu Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale,  Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın takip etti.

Bakanlığın tablosuna göre Türkiye’de en az aşılamanın gerçekleştirildiği Şanlıurfa’yı sırasıyla Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt takip etti.

Paylaşın

Avrupa’da En Fazla Asgari Ücretli Çalışan Oranı Türkiye’de

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın 2014 verilerine göre Türkiye’deki kayıtlı işçilerin yüzde 40’dan fazlası asgari ücretle çalışıyor. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) asgari ücretle çalışan işçi sayısını açıklamıyor. Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi sayısına ilişkin en son bilgi 2014 yılına ait.

2010 yılı verilerine göre Avrupa’da asgari ücretle çalışan işçi oranının en yüksek olduğu ülke açık ara Türkiye. Kayıt dışı çalışanlar ve asgari ücret primi tanımı hesaba katıldığında Türkiye’deki oran yüzde 40’tan daha yüksek. Hükümet ise asgari ücretle çalışan işçi sayısını açıklamıyor. Muhalefet partilerinin bu konudaki soru önergeleri de hükümet tarafından yanıtlanmıyor.

24. Dönem MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri’nin dönemin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e verdiği soru önergesine verilen cevaba göre 2014 Temmuz ayı itibariyle asgari ücretle çalışan işçi sayısı 4 milyon 970 bin 737.

Yine Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerine göre, Temmuz 2014’te ülkede toplam kayıtlı işçi sayısı 12 milyon 287 bin 238. Bu da toplam kayıtlı işçi sayısının yüzde 40,45’inin asgari ücret üzerinden çalıştığı anlamına geliyor.

Avrupa’da asgari ücretle en fazla çalışan oranı Türkiye’de

Avrupa İstatistik Ofisi’nin (Eurostat) hangi ülkede işçilerin yüzde kaçının asgari ücretle çalıştığına ilişkin bir araştırması da bulunuyor. Araştırma 2010 ve 2014 yıllarına dair veriler içeriyor ancak Türkiye’ye ilişkin 2014 verileri yer almıyor. Eurostat asgari ücretle çalışan oranını teknik olarak “asgari ücretin yüzde 105’inden daha az kazananlar” olarak ifade ediyor.

Buna göre 2010 yılında Türkiye’de asgari ücretle çalışan oranı yüzde 43. Ancak bu araştırma en az 10 işçi çalıştıran iş yerlerini kapsıyor. 10’dan daha az işçi çalıştıran firmalar da eklendiğinde bu sayının ciddi oranda yükselmesi bekleniyor.

Türkiye bu alanda yüzde 42,9 ile Avrupa Birliği ülkeleri arasında açık ara zirvede yer alıyor. Türkiye’ye en yakın ülke yüzde 19,2 ile Slovenya iken üçüncü sırada yüzde 16,8 ile Portekiz bulunuyor. Belçika’da ise asgari ücretle çalışan işçi oranı yüzde sıfır. Bu oran İspanya’da yüzde 1,1, Çekya’da yüzde 1,9 ve Macaristan’da yüzde 3,2. AB’nin büyük ülkeleri İngiltere’de ise yüzde 4,9 ve Fransa’da yüzde 8,3.

Gerçek sayı bu mu? Kayıt dışı istihdam ne kadar?

Öte yandan SGK’nın açıkladığı tüm bu veriler kayıtlı işçileri içeriyor. Kayıt dışı istihdam hesaba katıldığında Türkiye’de 2014 yılında asgari ücretle çalışanların oranı yüzde 50’leri buluyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Temmuz 2014’te kayıt dışı istihdam sayısı 9 milyon 622 bin. Bunların 3 milyon 524 bini “ücretli veya yevmiyeli”lerden oluşuyor. Bu kişilerin çok büyük bir kısmı asgari ücret veya daha düşük ücrete çalışıyor. Kayıt dışı istihdamın diğer kalemleri olan “işveren, kendi hesabına veya ücretsiz aile işçileri” bu hesaplamaya dahil değil.

Ayrıca SGK verileri; primleri sadece asgari ücretten yatırılan işçileri kapsıyor. Birçok iş yerinde işçilere yemek ve yol ücreti de ödeniyor. Eğer yemek ve yol ücreti SGK primine yansıtılırsa bu işçiler asgari ücretten daha fazla kazanmış görünüyor.

Muhalefet milletvekilleri AK Parti hükümetine 2014 yılından sonra da bir çok soru önergesi vererek Türkiye’de asgari ücretle çalışan işçi sayısını sordu. Ancak bunlar dönemin çalışma ve sosyal güvenlik bakanları ile Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından yanıtlanmadı. Öte yandan geçtiğimiz hafta bir toplantıda konuşan eski Ekonomi Bakanı Ali Babacan, Türkiye’de çalışanların yaklaşık yarısının asgari ücretlilerden oluştuğunu söyledi. (Kaynak: euronews)

Paylaşın