Onur Caymaz Kimdir? Hayatı, Eserleri

18 Ekim 1977 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Onur Caymaz, ilköğrenimine Nilüfer Hatun İlkokulunda başladı. 1993’te Maçka Teknik Lisesini, 1998’de Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesi Elektronik Öğretmenliği Bölümünü bitirdi.

2007 sonrası çeşitli ajanslar ve yayınevlerinde editörlük, bağımsız yazarlık ve düzeltmenlik yaptı. Fransa’da 2010’da düzenlenen Voix Vives Şiir Festivali, Arnavutluk’ta düzenlenen Poeteka 2009 Şiir Festivali gibi yurt dışında pek çok festivale katılmış olan Onur Caymaz üretken kimliğiyle şiir, öykü, roman, deneme gibi edebiyatın farklı türlerinde yazdı.

Şiirleri Fransızca, İngilizce, Arnavutça, Ermenice gibi dillere çevrildi. Öyküleri Adam Öykü, Sarnıç, Notos Öykü’de; şiirleri ise; Varlık, E, Adam Sanat dergilerinde yayımlandı. Virgül, Eşik Cini, Express, Öküz; Radikal, Cumhuriyet Kitap, Yurt gibi çeşitli gazete ve dergilerde söyleşi, deneme ve makaleleri yer aldı.

Eliz Edebiyat dergisinde “Dünebakanlar 2008” adlı köşesinde günlükler yazdı. 2009-2011 yılları arasında BirGün gazetesinde “Pazaryeri” adlı köşesinde yazdı. 2018 – 2020 yılları arasında Aydınlık gazetesinde yazdı. Eşi Aslıhan Türel ile birlikte kurduğu Akademi Nar’da “Yaratıcı Okurluk”, “Yaratılığı Geliştirmek”, “Onur Caymaz ile Kitap Kulübü” atölyeleri düzenlemektedir.

Şiirlerinin yanı sıra öykü ve romanlarıyla da birçok ödül kazandı. 1999 yılında Gençlik Kitabevi Öykü Ödülü’nü “Hayalperistanbul” adlı öyküsüyle aldı. 2000 yılında Kâh ve Rengi adlı dosyası, Orhon Murat Arıburnu Şiir Ödülü’nü alarak kitap olarak yayımlandı. 2002 yılında yayımlanan Ezilmiş Leylaklar Kitabı adlı öykü kitabında yer alan “Nokta” adlı öyküsü Haldun Taner Öykü Ödülü’nde ikinci oldu. Bak Hâlâ Çok Güzelsin, 2005 yılında Behçet Aysan Şiir Ödülü’nü kazandı. 2005’te yayımlanan Sanki Yarın Nisan adlı öykü kitabı ile 2006 yılında Naim Tirali Öykü Ödülü’ne layık görüldü. 2011’de Pervaneyle Yaren adlı şiir dosyasıyla Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiir Ödülü’nü kazandı. 2017’de yayımlanan Sıfır adlı romanı Attilâ İlhan Roman Ödülü aldı.

Yazın hayatına 1999’da yayımlanan Hayalperistanbul adlı öyküsüyle giren Onur Caymaz küçük yaşlardan beri şiirle ilgilenmiştir. Hikâyeden Çocuk adlı seçki-denemesinde “Haziran Şafakları” adlı ilk şiirini on beş yaşındayken yazdığını belirtmiştir. Tanzimat’tan Bugüne Edebiyatçılar Ansiklopedisi’ne göre ilk şiiri 1994 yılında Ada dergisinde yayımlanmıştır; fakat Onur Caymaz ilk şiir olarak, 13 Ağustos 1995 tarihli “1945’lerden Kalma Ağustossuz Bir Günce” adlı metnini belirtmiştir. Bu şiiri, 1996’da Marmara Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Kulübü tarafından yayımlanan Bakış dergisinde çıkmıştır.

İlk öykü kitabı Hayalperistanbul’u üniversitedeyken bitirme tezini yazdığı sıralarda yazmaya karar verdiğini belirtir. Gençlik Kitabevi Öykü Ödülü’nde birinci olan bu kitabın yarışmada ödül alan diğer öykülerle birlikte Gençlik Ödülleri 1999 Öyküler adıyla tek bir kitap hâlinde yayımlanması nedeniyle bu öykü kitabı çoğu okur tarafından bilinmemektedir.

Onur Caymaz’ın askere gitmeden hemen önce yazıp tamamladığı ve Varlık dergisindeki duyurusu üzerine Orhon Arıburnu Şiir Ödülü için gönderdiği şiir dosyası, ödüle layık görülerek Kâh ve Rengi adıyla 2000 yılında basılmıştır. Haldun Taner Öykü Ödüllü “Nokta” öyküsü sayesinde Doğan Kitap ailesiyle tanışmış ve içinde bu öykünün de yer aldığı ikinci öykü kitabı Ezilmiş Leylaklar Kitabı 2003’te Doğan Kitap’tan çıkmıştır. Kitapta yer alan on dört öyküye, yazarın şairliğinden gelen şiirsel söylem ve ritim duygusu yansımıştır. “Caymaz’ın hikâye dili şairliğinden çokça beslen[mektedir]”. Gündelik hayatın karmaşası içinde yalnızlığın, iç sıkıntısının, hüznün, hayal kırıklığının ifadesi olan bu öyküleri oluşturan kitabı hazırlarken Onur Caymaz yaşadığı çevreden de yararlanmıştır. “İşe gidip gelirken Avcılar’dan, Cennet Mahallesi’nden geçişlerim “Cennet’e İnecek Var”ı getiriyor”. Kitapta yer alan 2002 yılı Haldun Taner Öykü Ödülü ikinciliğini aldığı öyküsü “Nokta”da, 2002 yılında kaybettiği babasının ölümünü anlatmıştır. Bu öykü ile ilgili “Adının, küçüklüğü çağrıştırdığına bakmayın, kibrit kutuları kocaman yangınlar saklar içinde.” demiştir.

İlk romanı Seni Hatırlatan Yıldızlar; hayatın içinden farklı toplumsal kesimden gelseler, farklı yaşam tarzlarına sahip olsalar da birbirlerine benzeyen insanları bir araya getirmiştir. Kahramanlar aracılığıyla modern hayatın eleştirisi çeşitli metaforlarla yapılmıştır. Serdar Güven adlı asıl mesleği bilgisayarcılık olan bir yazarın; kilit, anahtar gibi nesneler üzerinden yalnızlık, özgürlük, aidiyet ilişkinlik gibi toplumsal durumları sorgulaması dikkat çekicidir. Yazar romanda yer alan kahramanlarla ilgili boğucu detaylandırmalara girmek yerine; betimleyici anlatım tarzının gücünden yararlanarak hayatın küçük ayrıntılarını, “Dış dünyadan, görsellikten topladığı malzemeyi titizlikle işlemiş ve sözcüklerle yeni bir resim çizmiş”tir.

Dördüncü öykü kitabı Kalbin ve Tenin Bütün İstekleri’nde yazarın farklı denemeler yaptığı özellikle kitabın son öyküsü olan “Gökyüzü Sineması”nda görülmektedir. 12 Eylül 1980 öncesi ve sonrasında yaşananları, toplumda ve bireyde açtığı yaraları ruhsal boyutuyla ele alan bu öykü, bireylerin iç dünyalarını aktarma konusunda yazarın gözlem gücünü göstermektedir. Onur Caymaz 2012’de aynı adla içinde iki uzun öykü barındıran bir öykü seçkisi yayımlamıştır. Yaz Tarifesi, yolculuk temi etrafında şiirin öyküyle olan ilişkisinin güzel örneklerini barındıran üçüncü şiir kitabıdır.

Tomris Uyar’ın Gündökümü adlı eserinden bir alıntı yapmasını şiirin öyküyle kurduğu bağla açıklamıştır. Bir şiir yolculuğu olarak okunabilecek kitabın içinde bazı şairlere yapılan göndermelere, bazı tanıdık isimlere rastlamak mümkündür. Cemal Süreya, Özdemir Asaf, Cahit Külebi, Ahmet Erhan; Gurup Yorum, Barış Manço, Leman Sam gibi isimleri saymak mümkündür. 2010’da yayımlanan Gece Güzelliği, yaptığı işi “şiirli öyküler yazmak” diye tanımlayan Onur Caymaz’ın tarifine uygun bir öykü kitabıdır. Yazmış olduğu diğer öykü kitaplarında da var olan şiirsel söylemin devamı olarak okunabilir. On altı öyküden oluşan bu kitabın içinde yer alan öykülerden biri novella, birkaçı kısa öykü niteliğindedir.

Kızı Nar’a bir armağan olarak sunduğu Hikâyeden Çocuk öykü seçkisi, yazarın on beş yıllık yazın hayatını deneme tarzıyla okura sunmaktadır. Üç bölümden oluşan kitabın ilk bölümü “Hatıra”da, o güne kadar yazdığı roman, şiir ve öykü kitaplarından bölümlere yer vererek on beş yıllık yazın serüvenini; ikinci bölüm “Seçki”de, hatıralarında yer verdiği öykülerini; üçüncü bölüm “Anlar”da ise fotoğraflarını paylaşmıştır. Şiir, öykü ve roman türlerinde eser vermesine rağmen şiirin yazın hayatında ayrı bir yeri olduğunu vurgulayan Onur Caymaz’ın Pervaneyle Yaren adlı şiir kitabı 2011 yılında Bedri Rahmi Eyüboğlu Şiir Ödülü’nü kazanmıştır. Kitabın adı ile içeriği arasında paralellik kurularak okunması gerekir. “Pervaneyle Yaren’de Nesimi’nin şu dörtlüğüydü beni yola düşüren: “Yanmaktır bizim kârımız / Harcedelim hep varımız / Pervaneler yarenimiz / Gelsin bir hoşça yanalım…” Bu dizelerde yanmak diyordu şair. Kârının yanmak olduğunu anlatıyordu. Bu şiiri okuduğum günlerde kızım Nar dünyaya gelmişti. Nâra yanmak diye nefis bir deyim var dilimizde. Yanı sıra Pervaneyle Yaren’in içinde benim ikinci kitabım da bulunuyor. O da 2005 yılında Behçet Aysan Şiir Ödülü’ne layık görülmüştü: Bak Hâlâ Çok Güzelsin. Behçet Aysan da yananlardandır, biliyoruz.”.

Hatırla Barbara Yağmur Yağıyordu adlı denemelerden oluşan ve “Hayat ve Sanat Üzerine Doksan Dokuz Parça” alt başlığı taşıyan kitabında yazarın edebiyata dair notları, sevdiği yazarlara armağan ettiği yazıları, kitaplaştırmadığı öyküleri, günlüğünden geriye kalanları, özlemini duyduğu dünyaya dair siyasî bakışı bulmak mümkündür. Onur Caymaz’ın yedi yılda tamamladığı ve Attilâ İlhan Roman Ödülü aldığı son romanı Sıfır; alışkın olunan bir insan, zaman, mekân modelli evrenden farklı bir kurgu evrenine sahip olmasıyla fantastik roman sayılabilecek paralel evren hikâyelerini içermektedir. Anlatılarının dilini besleyen, dili titizlikle işlemesini sağlayan en önemli anahtar şairliği bu romanda da kendisini belli etmektedir. 2019 yılının nisan ayında son şiir kitabı Dünya Evi raflardaki yerini almıştır.

Paylaşın

Türkiye’de Çiftçi Sayısı Son 10 Yılda Yüzde 53 Azaldı

Resmi verilere göre kayıtlı çiftçi sayısı son 5 yılda yüzde 26; son 10 yılda ise yüzde 53 azaldı. Tarım alanları ise son 10 yılda yüzde 5; son 19 yılda ise yüzde 12 geriledi. İklim değişikliği ve artan dünya nüfusu ile birlikte gıdanın öneminin arttığı bir dönemde bu durum Türkiye’de gıda güvenliği tartışmasına yol açıyor.

Türkiye’de tüketici enflasyonu yüzde 20’yi aşarken Kasım 2021’de tarımda üretici enflasyonu ise yüzde 23’ü geçti. Kasım 2021’de Türk lirasının dolar ve Euro başta olmak üzere yabancı para birimleri karşısında ciddi değer kaybı yaşamasıyla çiftçi için kritik öneme sahip gübre ve ilaç fiyatlarına da zam geldi.

Emeklerinin karşılığını alamadığı gerekçesiyle çiftçilerin ürettikleri ürünleri çöpe döktüğü haberleri son yıllarda sık duyulmaya başladı. Temel gıdalarda üretici fiyatı ile market fiyatları arasında yüzde 200’ü aşan farklar da dikkat çekiyor. Hükümet bu duruma müdahale etmek için “erken uyarı sistemi” adı altında izleme uygulaması başlattı ancak Türkiye Ziraat Odaları Birliği verileri ciddi fiyat farkının devam ettiğini gösteriyor.

TÜİK’e göre tarımda istihdam edilenlerin sayısı 2002’de 7 milyon 458 bin kişiyken bu sayı Eylül 2011’de 6 milyon 745 bine geriledi. Bu sayı Eylül 2021’de ise 4 milyon 974 bine düştü. Buna göre tarımda istihdam edilenlerin sayısı son 19 yılda yüzde 33; son 10 yılda ise yüzde 26 geriledi. 2011’de istihdamdakilerin yüzde 26,2’si tarımda çalışırken bu oran 2021’de yüzde 17’ye kadar geriledi.

Tarım alanları son 19 yılda yüzde 12 azaldı

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın açıkladığı tarım alanları da azalmaya devam ediyor. Buna göre tarım alanları ise son 10 yılda yüzde 5; son 19 yılda ise yüzde 12 azaldı. 2001 yılında tarım alanları 26 milyon 350 bin hektar iken 2010 yılında bu miktar 24 milyon 395 bin hektara geriledi. 2020 yılında ise Türkiye’de tarım alanı 23 milyon 136 bin hektar oldu.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

‘2021 Weimar İnsan Hakları Ödülü’ Demirtaş’a Verildi

2021 Weimar İnsan Hakları Ödülü, Almanya’da düzenlenen törenle Edirne F Tipi Cezaevi’nde tutuklu bulunan HDP’nin eski eş genel başkanı Selahattin Demirtaş verildi. Ödülü Demirtaş’ı temsilen Weimar’a gelen kardeşi Süleyman Demirtaş aldı.

DW Türkçe’nin haberine göre, Weimar’da düzenlenen törene bir teşekkür mesajı yollayan Demirtaş, mesajında 5 yıllık tutukluluğu sırasında Almanya’dan ve tüm dünyadan kendisi ve tutuklu arkadaşlarıyla gösterilen dayanışma için teşekkür etti.

Törende bir konuşma yapan Weimar Belediye Başkanı Peter Kleine, Kürt sorununa demokratik çözüm, demokratikleşme, inanç özgürlüğü ve Türkiye’de insanların dil, kültür ve siyasi açıdan eşitliği konusunda gösterdiği çabalar nedeniyle Demirtaş’ın ödüle layık görüldüğünü söyledi. Kleine koronavirüs pandemisi nedeniyle birçok mahkumun Türkiye’de tahliye edildiğini ancak bu imkanın Demirtaş’a tanınmadığını belirtti.

Weimar Belediye Meclisi de ödülle ilgili yaptığı açıklamada, 48 yaşındaki Demirtaş’ın 2016 yılından beri suçsuz yere, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararına rağmen cezaevinde tutuklu olduğunu ifade etti.

“Demirtaş Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir umut”

Almanya Kültür ve Medyadan Sorumlu Devlet Bakanı Claudia Roth da törende bir konuşma yaptı. Claudia Roth “dostum” olarak nitelediği Selahattin Demirtaş için verilen ödülün, ülkenin en önemli insan hakları ödüllerinden biri olduğunu söyledi.

Roth, “cesarete sahip, kalbi olan, sıcak kalpli ve zeki” bir siyasetçi, bir insan hakları savunucusu ve demokrat olarak nitelediği Demirtaş’ı Türkiye’nin demokratikleşmesi için bir umut olarak gördüğünü ifade etti.

Roth, Süleyman Demirtaş’tan kendisini unutmadıklarını ve kendisini desteklemeye devam ettiklerini Selahattin Demirtaş’a iletmesini istedi.

Ödül hakkında

Azınlık haklarını savunan Göttingen merkezli Tehdit Altındaki Halklar Cemiyeti (GfbV) Demirtaş’ı ödüle aday göstermiş, Weimar Belediye Meclisi de 21 Temmuz 2021 tarihli toplantısında ödülü Demirtaş’a verme kararı almıştı. 1995 yılından beri her yıl verilen ödülün maddi değeri 5 bin Euro.

Weimar Belediye Meclisi geçen yıl Hollandalı Katolik Rahip Jozef Jan Michel Kuppens ile Malavili Felicia K Monjeza’yı insan hakları ödülüne layık görmüştü. Ödülün Malavi’deki tütün plantajlarındaki modern köleliğin sona erdirilmesi için yaptıkları çalışmalar nedeniyle verildiği açıklanmıştı.

1998’te Meral Danış Beştaş almıştı

Türkiye’den 1998 yılında da HDP Adana milletvekili ve hukukçu Meral Danış Beştaş ödüle layık görülmüştü. Ödül her yıl 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü’nde takdim ediliyor.

Paylaşın

Özlem Türeci ‘En Güçlü 100 Kadın’ Listesinde

Ekonomi dergisi Forbes’un Dünya’nın En Güçlü Kadınları Listesi’nde bu yıl, alanlarında en fazla yükselen 21 kadın ilk defa yer aldı. Listeye girenler arasında ilk Corona virüsü aşısını geliştiren BioNTech firmasının kurucularından Özlem Türeci de var. Türeci, En Güçlü 100 Kadın listesinde 48’inci sırada.

Merkezi ABD olan dünyaca ünlü ekonomi dergisi Forbes’un Dünyanın En Güçlü Kadınları 2021 Listesi’ne 14 farklı ülkenin bilim, siyaset ve iş dünyası gibi çeşitli alanlarında yükselen isimler girdi.

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli Özlem Türeci, eşi Uğur Şahin ile birlikte kurdukları BioNTech’in aynı zamanda baş tıbbi sorumlusu. BioNTech’in ABD firması Pfizer ile ortak geliştirdiği elçi RNA aşısı, dünyada ilk resmi onayı alan Corona aşısı olmuştu. Türeci şu an elçi RNA’ya dayalı tedavilerin başta kanser olmak üzere diğer hastalıklara karşı da kullanılmasına yönelik araştırmalarını hızlandırmış durumda.

Almanya’da doğan Türeci’nin Türkiye’den Almanya’ya göç eden annesi biyolog, babası ise cerrahtı. Kanser ve immünoloji alanlarında uzman olan araştırmacı Türeci, BioNTech’in kurulmasından önce eşi Şahin ve ortakları Christoph Huber ile birlikte Ganymed Pharmaceuticals adlı ilaç firmasını kurmuştu.

Türeci, Almanya’daki Kanser İmmünoterapi Derneği’nin (CIMT) başkanı olarak da görev yapıyor.

Türeci’nin 48’inci sırada yer aldığı listenin başında, MacKenzie Scott yer alıyor. Yazar olan Scott, yüzlerce sivil toplum kuruluşuna yaptığı bağışlarla dikkat çekiyor. Amazon’un kurucusu Jeff Bezos’un eski eşi milyarder girişimci Scott, boşanmasının ardından yaptığı bir açıklamada, yaşamı boyunca, varlığının yarısını bağışlama vaadinde bulundu.

Listede Scott’ı, ABD’nin hem ilk kadın hem de ilk siyah Başkan Yardımcısı Kamala Harris takip ediyor.

Avrupa Merkez Bankası’nın ilk kadın lideri Christine Lagarde listede 3’üncü, ABD’li otomotiv firması General Motors’un CEO’su Marry Bara 4’üncü, Bill-Melinda Gates Vakfı’nın eş kurucusu, milyarder Bill Gates’in eski eşi Melinda Gates 5’inci sırada.

Listenin oluşturulmasında, sadece mali durumuna ve makamına değil, kişinin malvarlığını ve etki gücünü toplumsal platformlarda nasıl değerlendirdiğine bakılıyor.

Listeye son sıradan giriş yapan isimse eski Facebook çalışanı Frances Haugen. Firmadan sızdırdığı belgelerle dünyada yankı uyandıran Haugen, Facebook’un yanlış bilgileri ele alış biçimi hakkında tartışmaları körükledi ve dünyanın dört bir yanındaki siyasetçileri, sosyal medya devinin daha ayrıntılı bir şekilde denetlenmesi için çağrıda bulunmaya teşvik etti.

(Kaynak: amerikanınsesi.com)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Bağışlara Göz Diken Zihniyetle Hesaplaşacağım

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Ahdimdir, terörü bu topraklardan temizleyeceğim; şehit yakınları için toplanan bağışlara göz diken zihniyetle de hesaplaşacağım!” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İstanbul Beşiktaş’ta Vodafone Stadı yakınında 2016 yılında gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybedenleri anarak bir mesaj paylaştı. Kılıçdaroğlu, mesajında, şu ifadeleri kullandı:

“10 Aralık 2016’da, Beşiktaş’ta hain terör örgütünün saldırıları sonucu şehit olan polis ve vatandaşlarımızı rahmetle anıyorum. Ahdimdir, terörü bu topraklardan temizleyeceğim; şehit yakınları için toplanan bağışlara göz diken zihniyetle de hesaplaşacağım!”

 

Paylaşın

Kovid 19’da Son Veriler Açıklandı: Koca’dan ‘Yüksek Hassasiyet’ Uyarısı

Kovid 19’da son 24 saatte 18 bin 561 yeni vaka tespit edilirken, 176 kişi hayatını kaybetti. Verileri yorumlayan Bakan Koca, “Risk grubunda bulunan ileri yaştakiler, kronik hastalığı olanlar yine yüksek hassasiyet göstermeli” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Sağlık Bakanlığı, yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınının Türkiye’deki seyrine ilişkin olarak yeni verileri yayınladı. Açıklanan verilere göre, son 24 saatte, 347 bin 232 test yapılırken, 18 bin 561 yeni vaka tespit edildi. 176 kişi hayatını kaybederken, 25 bin 129 kişi sağlığına kavuştu.

Bakan Koca’dan uyarı

Güncel verilerle ilgili değerlendirmesini sosyal medya hesabından paylaşan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, şu ifadeleri kullandı; “Covid-19’a yakalanma endişesi giderek azalıyor. Aşılarını tamamlamış ve tedbirli davranan gençler için bu anlaşılabilir. Fakat risk grubunda bulunan ileri yaştakiler, kronik hastalığı olanlar yine yüksek hassasiyet göstermeli. Aşıları eksik olan herkes aşılarını tamamlamalı”

18 yaş ve üzeri nüfusun aşılanması verilerinde 1’inci doz Türkiye ortalaması yüzde 91,02, 2’nci doz ortalaması yüzde 81,96 olarak ölçüldü. Ayrıca, 1’inci dozda 56 milyon 494 bin 740, 2’nci dozda 50 milyon 871 bin 127 ve 3’üncü dozda 12 milyon 580 bin 728 olmak üzere toplam 121 milyon 532 bin 728 aşı uygulandı.

En az 2 doz aşı olan kişi sayısının en yüksek olduğu iller; Ordu, Osmaniye, Amasya, Muğla, Kırklareli, Çanakkale, Eskişehir, Balıkesir, Zonguldak ve Bartın olurken, 2 doz aşı yapılan kişi sayısının en az olduğu iller ise Şanlıurfa, Batman, Siirt, Diyarbakır, Muş, Bingöl, Mardin, Bitlis, Ağrı ve Bayburt oldu.

Paylaşın

Merkez Bankası’ndan Piyasalara Üçüncü Müdahale

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) bugün yaptığı açıklama ile bir kez daha “doğrudan döviz müdahalesinde bulunulduğunu” duyurdu. Bu geçen haftaki müdahalelerin ardından üçüncü müdahale.

Haber Merkezi / TCMB’den yapılan açıklamada, “Döviz kurlarında görülen sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale edilmektedir” ifadesine yer verildi.

Dolar/TL kuru bugün Merkez Bankası’nın piyasa katılımcılarının beklentilerini derlediği anketinde enflasyon beklentilerindeki yükselişin sürdüğünün görülmesi üzerine tırmanışa geçti.

Hafta boyunca tarihi zirvesinin altında seyreden dolar/TL, haftanın son işlem gününde 13.95’in üzerini gördü. Euro ise rekorunu 15,75 seviyesine taşıdı. Müdahalenin ardından dolar 13.82’ye, euro 15.58’e geriledi.

TCMB 1 Aralık’ta dolar/TL kurunun 13’95’i görmesi üzerine kurlara 2014 yılından bu yana ilk kez doğrudan müdahalede bulunmuştu.

Daha sonra 3 Aralık’ta bir doğrudan müdahale daha gelmişti. Ancak enflasyondaki yükseliş trendi ve gevşek para politikasının devam edeceği beklentisiyle kurlardaki yükseliş sürüyor.

Paylaşın

WhatsApp’ta Kripto Para Transferi Dönemi Başlıyor

Meta Platforms Inc’in sahibi olduğu mesajlaşma sistemi WhatsApp üzerinden kullanıcıların kripto para transferi yapmaya başlayacakları açıklandı. Eski adı Facebook olan şirkete ait kripto para cüzdanı Novi’nin WhatsApp’a entegre edilmesi sayesinde kullanıcılar mesaj yazar gibi para gönderip alabilecek.

Dijital cüzdan Novi ABD Doları’na sabitlenmiş bir kripto para olan Pax Dollars (USDP) kullanılarak para transferi yapılmasına olanak tanıyor. Novi Başkanı Stephane Kasriel paylaştığı iletide, altı hafta önce başlatılan pilot programın ilk aşamada ABD ile sınırlı olacağını ve belirli sayıda kişiye açık şekilde yürütüleceğini söyledi.

Novi’nin WhatsApp’ta mesaj atar gibi basitlikte kullanılacağının altını çizen Kasriel, uygulamanın WhatsApp’ın kişisel mesajlar ve aramalar konusundaki gizlilik protokolünü değiştirmeyeceğini söyledi. İşlemlerin güvenli, anlık ve komisyon alınmadan gerçekleşeceğini de belirten Kasriel, Amerika’nın ardından hizmetin diğer ülkelerdeki kullanıcılara da sunulacağını söyledi.

Eski adı Facebook olan Meta Platforms’un birkaç aydır cüzdan uygulaması üzerinde çalıştığı biliniyordu. Mevzuat konusundaki endişeler nedeniyle Meta, Diem adlı bir dijital para birimini piyasaya sürmeye yönelik küresel planlarını küçültme yoluna gitmişti.

Para nasıl gönderilecek?

Para gönderme seçeneğine Android işletim sistemi kullanılan telefonlarda WhatsApp’ta ataç simgesine, iOS’ta ise “+” simgesi aracılığıyla erişilebilecek. Ardından açılacak menüden “Ödeme” seçeneğine tıklanacak.

Paylaşın

İnşaat Maliyetleri Yüzde 41.93 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘Ekim 2021 İnşaat Maliyet Endeksi’ verilerini açıkladı. Buna göre, inşaat maliyetleri Ekim ayında bir önceki aya göre yüzde 4.75, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41.93 arttı.

Haber Merkezi / Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 6,15, işçilik endeksi yüzde 1,06 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 50,47, işçilik endeksi yüzde 22,62 arttı.

Bina inşaatı maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 4,37, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,13 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 5,69, işçilik endeksi yüzde 0,98 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 50,98, işçilik endeksi yüzde 22,64 arttı.

Bina dışı yapılar için inşaat maliyet endeksi, bir önceki aya göre yüzde 6,04, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 41,24 arttı. Bir önceki aya göre malzeme endeksi yüzde 7,69, işçilik endeksi yüzde 1,34 arttı. Ayrıca bir önceki yılın aynı ayına göre malzeme endeksi yüzde 48,78, işçilik endeksi yüzde 22,52 arttı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Genç İşsizlik Yüzde 20

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 20,1, istihdam oranı 0,3 puanlık artışla yüzde 33,4 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘Ekim 2021 İşgücü İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi azalarak 3 milyon 717 bin kişi oldu.

TÜİK’in açıkladığı verilere göre işsizlik oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 180 bin kişi artarak 29 milyon 581 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 46,2 oldu.

TÜİK’in açıkladığı ‘Ekim 2021 İşgücü İstatistikleri’ veriler şöyle;

Hanehalkı İşgücü Araştırması’nda 2021 Ocak ayından itibaren, Avrupa Birliği (AB) ülkeleri ile eş zamanlı olarak; Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) 19. Çalışma İstatistikçileri Konferansı (ICLS) kararlarına ve ilgili AB tüzüğüne uyum sağlamak amacıyla yeni düzenlemelere geçilmiştir.

19. ICLS ile birlikte işgücü piyasasındaki gelişmeleri daha iyi takip edebilmek amacıyla, istihdam ve işsizliğe ek olarak tamamlayıcı göstergeler tanımlanmıştır. AB İstatistik Ofisi (Eurostat) tarafından yayımlanmakta olan bu tamamlayıcı göstergelere bültende yer verilmeye başlanmıştır.

Üçer aylık hareketli ortalamalar olarak aylık yayımlanan işgücü istatistikleri, 2021 yılından itibaren bağımsız aylık tahminler olarak yayımlanmaya başlanmıştır. Yeni düzenlemelere ilişkin ayrıntılı bilgiye metaveriden ulaşılabilir.

Mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti

Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 75 bin kişi azalarak 3 milyon 717 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,2 puanlık azalış ile yüzde 11,2 seviyesinde gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 46,2 oldu

İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 180 bin kişi artarak 29 milyon 581 bin kişi, istihdam oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 46,2 oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı yüzde 52,0 olarak gerçekleşti

İşgücü 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 104 bin kişi artarak 33 milyon 297 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 52,0 olarak gerçekleşti.

Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 20,1, istihdam oranı yüzde 33,4 oldu

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,8 puan azalarak yüzde 20,1, istihdam oranı 0,3 puanlık artışla yüzde 33,4 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 41,8 seviyesinde gerçekleşti.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdamın yüzde 55,4’ü hizmet sektöründe yer aldı

Ekim ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 33 bin kişi, hizmet sektöründe 211 bin kişi artarken sanayi sektöründe 58 bin kişi, inşaat sektöründe 4 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,0’ı tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,1’i inşaat, yüzde 55,4’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

Mevsim etkisinden arındırılmış atıl işgücü oranı yüzde 22,8 oldu

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Ekim ayında bir önceki aya göre 1 puan artarak yüzde 22,8 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,6 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,7 olarak gerçekleşti.

İşsizlik oranı yüzde 10,7, istihdam oranı yüzde 47,2 oldu

İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan azalarak yüzde 10,7 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 384 bin kişi azalarak 3 milyon 623 bin kişi olarak gerçekleşti.

İstihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 3,6 puan artarak yüzde 47,2 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 2 milyon 802 bin kişi artarak 30 milyon 217 bin kişi oldu.

İşgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 3,0 puan artarak yüzde 52,9 oldu. İşgücüne katılan sayısı 2 milyon 418 bin kişi artarak 33 milyon 840 bin kişi olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 18,1 oldu

Ekim ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,3 puan azalarak yüzde 29,5 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,6 puan azalarak yüzde 18,1 oldu.

Paylaşın