El Kaide’nin Arap Yarımadası Lideri Öldü: Yeni Lider Açıklandı

Arap Yarımadası El Kaide lideri Halid Batarfi’nin öldüğü duyuruldu. Halid Batarfi’nin ölümü sonrası Arap Yarımada El Kaide’sinin yeni lideri olarak Saad bin Atef el-Awlaki’nin atandığı belirtildi.

Haber Merkezi / El Kaide, 40’lı yaşların başında olduğu sanılan Batarfi’nin beyaz bir kefene ve siyah-beyaz el Kaide bayrağına sarılı videosunu yayınladı.

Ebu Mikdad ve Ebu el-Mikdad el-Kindi olarak da bilinen El-Batarfi, 1978 – 80 yılları arasında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da dünyaya geldi.

1999 yılında Afganistan’da Taliban yönetimindeki El Faruk kampında eğitim gördü. El-Batarfi, 2001 yılında Afganistan’ın işgali sırasında Taliban saflarında yer aldı. 2010 yılında Arap Yarımadası El Kaide’sine katıldı.

Bir yıl sonra tutuklanan el-Batarfi 2011’den 2015’e kadar yaklaşık dört yıl boyunca hapiste kaldı. Nisan 2015’te hapishaneden kaçtı. 2015’ten 2020 yılına kadar örgüte liderlik eden Kasım el-Rimi’nin öldürülmesi sonrası El Batarfi, görevi devraldı.

2020 yılında el-Bartafi’nin gözaltına alındığına dair iddialar ortaya atılmış, ancak daha sonra bu iddialar yalanlanmıştı.

Arap Yarımadası El Kaide’si Paris’te 2015’te Fransız hiciv dergisi Charlie Hebdo’yu hedef alan ölümcül saldırının sorumluluğunu da üstlenmişti.

Birleşmiş Milletler (BM) tahminlerine göre örgütün toplam gücü üç ila dört bin aktif savaşçı ve pasif üyeden oluşuyor.

Paylaşın

IŞİD Ve El Kaide’den “Gazze’deki Savaşı Tüm Dünyaya Yayma” Çağrısı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı İsrail- Filistin savaşının 17. gününde, El Kaide ve IŞİD (Irak Şam İslam Devleti), Gazze’deki savaşı tüm dünyaya yayılacak bir cihada çevirme çağrısı yaptı.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli Demokrasileri Savunma Vakfı’na (FDD) bağlı Long War Journal haber sitesi, radikal İslamcı örgütlerden son iki haftada yayımlanan açıklamaların, Ortadoğu ve Batı’da yeni terör olaylarına yol açabileceğine dikkat çekti.

El Kaide’ye bağlı Eş-Şebab’ın yayımladığı açıklamada, Gazze’deki savaşın “sadece Filistin topraklarındaki Müslüman grupların değil, tüm İslam ümmetinin savaşı” olduğu belirtildi.

Somali’de Federal Geçiş Hükümeti’ni ortadan kaldırmak için savaşan ve ülkenin güneyinin çoğunu kontrol eden örgütün açıklamasında, “Müslümanlar bir araya gelerek, Yahudilere ve onların ikiyüzlü kafir müttefiklerine karşı mücahitleri desteklemek için ellerinden gelen her şeyi yapmalıdır” dendi.

El-Kaide’nin Kuzey Afrika yapılanması olan Mağrip El-Kaidesi’yle, bu örgütün Sahel’den sorumlu kolu Cemaat Nusra el İslam ve Müslim de ortak açıklama yayımlayarak, Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de başlattığı Aksa Tufanı operasyonunu övdü.

Örgütler, operasyona destek verdiklerini belirterek şu ifadeleri kullandı: Filistinliler, boyunlarındaki utanç kılıcını kaldırmak için Yahudilere saldırdı. Eylemlerinizi kutluyor ve sizi cihat yolunda sabırla ilerlemeye çağırıyoruz. Bugün tüm İslam ümmeti adına bir bedel ödüyorsunuz. Biz El Kaide olarak Kudüs’ü özgürleştirmenizde size katılma imkanını elde edebilmek için zamana karşı yarışıyoruz.

Öte yandan El Kaide’ye bağlı örgütler, Gazze’deki İsrail’e karşı başlatılan savaşın, Batı Şeria’ya da taşınması çağrısı da yaptı. Cihatçılar, “Acele edin, Batı Şeria’da Yahudilerin ayakları altında bir ateş yakın. Kalkın ve Yahudilerle ve Yahudileri koruyanlarla savaşın” dedi.

IŞİD ise yayımladığı propaganda dergisi El Naba’da, Gazze’deki savaşın başka ülkelere taşınması gerektiğini savundu. Örgüt, “ABD, Avrupa ve dünyanın geri kalanında Yahudilerin yaşadığı yerlerin hedef alınması ve Yahudilerle Haçlılara ait elçiliklerin ateşe verilmesi” çağrısı yaptı.

Birleşik Krallık iç istihbarat servisi MI5 ve ABD’nin iç istihbarat teşkilatı FBI da geçen hafta yayımladıkları ortak açıklamada, Gazze’deki savaşın Batı’da terör saldırılarını artırabileceği uyarısında bulunmuştu.

İsrail, 320 noktayı vurdu

Öte yandan, İsrail ordusu, son bir günde Gazze’deki 320 nokta vurdu. İsrail ayrıca, gece boyunca güney Lübnan’ı da vurdu. İsrail, Hamas altyapısının hedef alındığını, tünel ve operasyon merkezlerinin vurulduğunu iddia etti. Gece boyunca ve sabah erken saatlerde devam eden saldırılarda uyarı yapılmadan evlerin de vurulduğu öne sürüldü.

Hamas’ın liderlik yaptığı Gazze’deki içişleri bakanlığı ise gece düzenlenen saldırılarda çok sayıda kişinin hayatını kaybettiğini ve yaralandığını aktardı. Hamas daha sonra yaptığı açıklamada 60 kişinin öldüğünü belirtti.

Sabah erken saatlerde Gazze’deki hastanelerin yakınlarında da patlamaların yaşandığı kaydedildi. Filistin İçişleri Bakanlığı ise İsrail’in Gazze’de düzenlediği iki ayrı hava saldırısında 27 kişinin hayatını kaybettiğini aktardı.

İsrail, Gazze’nin etrafına tank ve asker yığdı

İsrail, Hamas’ı “yok etmeyi” amaçlayan kara harekâtı için Gazze’nin etrafına tanklar ve askerler yığdı.

Hafta sonu Washington, bölgedeki ABD çıkarları için önemli bir risk uyarısı yaptı ve gelişmiş hava savunma sistemlerinin yeni bir konuşlandırmasını duyurdu. Bu adım İsrail-Hamas savaşının daha geniş bir Orta Doğu çatışmasına dönüşebileceği korkusuna neden oldu.

Pentagon, İran’a bağlı güçlerin saldırılarını caydırmaya yardımcı olmak için iki uçak gemisi, destek gemileri ve yaklaşık 2,000 deniz piyadesi de dahil olmak üzere önemli miktarda deniz gücünü Orta Doğu’ya gönderdi.

ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin, “Gördüğümüz şey bölgedeki birliklerimize ve halkımıza yönelik saldırıların önemli ölçüde artma ihtimalidir” dedi.

Bölgeyi ziyaret eden Çin’in Orta Doğu özel temsilcisi Zhai Jun, geniş çaplı bir kara çatışması riskinin arttığını ve bölgedeki çatışmaların yayılmasının “endişe verici” olduğu kaydetti.

Reuters’a konuşan İranlı güvenlik yetkilileri İran’ın stratejisinin Tahran’ı da içine çekecek büyük bir tırmanıştan kaçınmak olduğunu söyledi.

Suriye devlet medyası, İsrail füzelerinin pazar günü Şam ve Halep uluslararası havaalanlarını vurduğunu, her ikisinin de hizmet dışı kaldığını ve iki çalışanın öldüğünü duyurdu.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Gazze harekatıyla ilgili “Bir ay, iki ay ya da üç ay sürebilir ama sonunda Hamas kalmayacak” dedi. Kara harekatına “yakında” başlayacaklarını belirten Gallant, “Bu Gazze içindeki son harekatımız olacak, sonrasında Hamas olmayacak” diye konuştu.

Paylaşın

El Kaide’den İsveç ve Danimarka’ya Saldırı Çağrısı

İsveç ve Danimarka’da son zamanlarda küçük gruplar tarafından düzenlenen gösterilerde İslamiyetin kutsal kitabı Kur’an yakılıyor ya da yere atılarak çiğnenirken, El Kaide, bu ülkelere ve dış misyonlarına yönelik saldırılarda bulunma çağrısı yaptı.

Saldırı çağrısının yapıldığı bildirinin gerçekten El Kaide tarafından kaleme alınıp alınmadığı ise bağımsız olarak henüz doğrulanamadı.

1988 yılında kurulan El-Kaide, BMGK (Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi), NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü), Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlar ile birçok ülke tarafından terör örgütü olarak tanımlanmaktadır.

El-Kaide’ye ait olduğu ileri sürülen bir bildiride, İsveç ve Danimarka’daki Kur’an yakma eylemlerine misilleme olarak bu ülkelere ve dış misyonlarına yönelik saldırılarda bulunma çağrısı yapıldı.

Kur’an yakma eylemlerine destek verenlerin “en sert cezalara” çarptırılması, dünya genelindeki İsveç ve Danimarka büyükelçiliklerinin ise bombalanması istenen bildiri Pazartesi gecesi terör örgütüne yakın bir internet sitesinde yayınlandı.

El-Kaide imzalı olduğu belirtilen bildirinin devamında, “Tüm Avrupa, Charlie Hebdo olayının mesajını doğru anlayamadı. Bu gün, gereken şekilde caydırıcı olarak cezalandırılmadığı görünüyor” ifadelerine yer verildi.

Temmuz tarihli bildirinin gerçekten El Kaide tarafından kaleme alınıp alınmadığı ise bağımsız olarak henüz doğrulanamadı.

İsveç ve Danimarka’da son zamanlarda küçük gruplar tarafından düzenlenen gösterilerde İslamiyetin kutsal kitabı Kur’an yakılıyor ya da yere atılarak çiğneniyor. Bu durum birçok Müslüman ülkede öfkeye ve protestolara neden oldu. Danimarka ve İsveç, Kur’an’a yönelik eylemler nedeniyle terör saldırıları düzenlenmesinden endişe ediyor. İki İskandinav ülkesi bu nedenle sınır denetimlerini artırdı.

İslamcılar, Muhammed peygamberin karikatürünü yayınlayan Fransız mizah dergisi Charlie Hebdo’nun Paris’teki merkezini 2015 yılının Ocak ayında basmış, 12 kişiyi öldürmüştü. El-Kaide, saldırının sorumluluğunu üstlenmişti.

El-Kaide

Dünya çapında faaliyet gösteren Radikal İslamcı ve Selefî silahlı örgüt. Kökenleri Sovyetler Birliği’nin Afganistan’a müdahalede bulunduğu döneme dayanan örgüt, 1988 yılında kurulan örgüt, BMGK, NATO, Avrupa Birliği gibi uluslararası kuruluşlar ile birçok ülke tarafından terör örgütü olarak tanımlanmaktadır.

Aralarında 11 Eylül ve 2002 Bali saldırılarının da bulunduğu, bir kısmı sivilleri hedef alan çeşitli saldırıların sorumluluğunu üstlenmiştir.

Kuruluşundan, 2 Mayıs 2011’de Amerika Birleşik Devletleri’ne bağlı kuvvetler tarafından gerçekleştirilen harekât sonucunda öldürülmesine kadar liderliğini, kurucusu Usame bin Ladin’in yürüttüğü örgütün liderliğini günümüzde Usame bin Ladin’in iki yardımcısından biri olan Eymen ez-Zevahiri sürdürmektedir.

Ez-Zevahiri, yayınladığı ses kaydında Taliban’ın yeni lideri Ahtar Mansur’a bağlılığını açıklamıştır. El-Kaide, Yemen’de birçok yeri ele geçirmiş durumdadır.

Paylaşın

Suriye Ordusu İle Heyet Tahrir Şam Arasında Çatışma: 10 Ölü

Suriye ordusu ile El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) arasında çıkan çatışmada 10 kişi hayatını kaybetti. Çatışmada HTŞ’den 10, Suriye güçlerinden ise 6 kişi de yaralandı.

Suriye’nin kuzeyindeki Halep vilayetinde Suriye ordusu ve El Kaide bağlantılı Heyet Tahrir Şam (HTŞ) örgütü arasında çıkan çatışmalarda 10 kişi öldü.

Rûdaw’ın aktardığına göre, Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Halep’te çıkan çatışmalarda beş Suriye Ordusu askeri ile beş HTŞ mensubunun öldüğünü duyurdu.

İngiltere merkezli SOHR’nin paylaştığı bilgilere göre, Suriye güçleri ile diğer silahlı gruplarla birlikte İdlib’in yaklaşık yarısını kontrol eden HTŞ arasında başta Halep olmak üzere komşu vilayetlere yakın noktalarda gerçekleşen çatışmada, HTŞ’den 10, Suriye güçlerinden altı kişi de yaralandı.

Gözlemevi’ne göre, çatışmaların ardından Suriye ordusu, Halep’in batı kırsalındaki Atarib kentini top atışlarıyla vurdu. Atışların sonucunda siviller yaralandı.

Gözlemevi Direktörü Rami Abdel Rahman, ‘Türkiye ve Suriye arasındaki yakınlaşmanın ardından HTŞ’nin Suriye ordusunun İdlib’deki mevzilerini bombalamayı yoğunlaştırdığını’ söyledi.

Suriye iç çatışmaları

Suriye ordusu, Suriye hükûmeti ve Suriye’deki iç isyancılar arasında başlayan, sonrasında Irak ve Şam İslam Devleti, El Nusra ve bazı Kürt, Türkmen, Dürzi ve Süryani gruplarda katılmıştır.

Son dönemde ise Rusya, İran, Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ve İsrail gibi dış güçlerin de sınırlı ve düzenli olarak dâhil olduğu çatışmalardır.

Paylaşın

El Kaide Lideri El-Zevahiri Öldürüldü

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Joe Biden, El Kaide lideri Eymen el-Zevahiri’nin ABD’nin hava operasyonuyla öldürüldüğünü duyurdu. Biden, sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşarak “Benim onayımla Birleşik Devletler, Kabil, Afganistan’da başarılı bir hava saldırısı düzenleyerek El Kaide emiri Eymen el-Zevahiri’yi öldürdü” dedi.

“Adalet yerini buldu” cümlesiyle mesajını noktalayan Biden, ayrıca Beyaz Saray’ın bahçesinde kameraların karşısına geçerek Zevahiri’nin Kabil’de ailesi ile saklandığının tespit edildiğini ve kendisinin onayı ile 31 Temmuz’da insansız hava aracı ile operasyon düzenlendiğini belirtti:

“Başkan [George] Bush, [Barack] Obama ve [Donald] Trump dönemlerinde bıkıp usanmadan Zevahiri’yi aradıktan sonra, istihbarat ekibimiz bu yılın başlarında Zevahiri’nin yerini tespit etti. Aile üyeleriyle yeniden bir araya gelmek için Kabil’in merkezine taşınmıştı.”

Biden, Beyaz Saray’daki konuşmasında “Zevahiri gitti ve bir daha asla Afganistan’ın teröristlerin güvenli bir sığınağı olmasına neden olmayacak ve biz bundan emin olacağız. Bu terörist lider artık yok” dedi.

Başkan Biden, “11 Eylül 2001 saldırılarında hayatını kaybedenlerin ailelerine de rahatlama sağlandığını” ifade etti.

11 Eylül’ün “beyni” olmakla suçlanıyordu

2011’de ABD güçlerinin Usame bin Ladin’i öldürmesinin ardından El Kaide’nin başına Zevahiri geçmişti. Zevahiri, yaklaşık 3 bin sivili öldüren 11 Eylül 2001 saldırılarının “beyni” olmakla suçlanıyordu.

Zevahiri, 2001’de ABD hükümetinin açıkladığı ve 22 kişinin yer aldığı “en çok aranan terörist” listesinde de yer almıştı. Bin Ladin’in ardından ikinci sırada bulunan el-Zevahiri’nin başına 25 milyon dolar ödül konmuştu.

BBC Türkçe’nin aktardığına göre, uluslararası haber ajanslarına konuşan üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, el-Zevahiri’nin Kabil’de bir evin balkonundayken insansız hava aracı saldırısında öldürüldüğünü söyledi.

Sahada ABD askerinin olmadığını söyleyen yetkiliye göre, Zevahiri’nin Afganistan’daki varlığı, Taliban’ın 2020’de Katar’ın başkenti Doha’da ABD ile imzaladığı ve ABD’nin Afganistan’dan çekilmesinin yolunu açan anlaşmanın “açık bir ihlâli” anlamına geliyordu.

Taliban’dan saldırıya tepki

Öte yandan, Taliban geçici hükümeti, El Kaide lideri Eymen el-Zevahiri’nin başkent Kabil’de öldürüldüğü saldırıyı kınayan bir açıklama yaptı.

Anadolu Ajansı’nın (AA) aktardığına göre, Taliban Sözcüsü Zabihullah Mücahid, saldırıyla ilgili kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada, pazar sabahı Kabil’in merkezinde bulunan Şerpur Mahallesi’nde bir eve düzenlenen saldırının ABD’ye ait İHA tarafından gerçekleştirildiğini belirtti.

Saldırıyı kınayan Mücahid, bunun “uluslararası ilkelerin ve yabancı güçlerin Afganistan’dan ayrılması konusunda ABD ile Taliban arasında 2020’de varılan Doha anlaşmasının ihlali olduğunu” kaydetti. Mücahid, Zevahiri’nin ölümü hakkında yorumda bulunmadı.

Kabil’in 3 farklı noktasında patlama sesleri

Pazar günü (31 Temmuz) yerel saatle sabah 06.00 sularında Kabil’in 3 farklı noktasında şiddetli patlama sesleri duyulmuştu.

Taliban yönetiminin İçişleri Bakanlığından konuya ilişkin yapılan açıklamada, Şerpur Mahallesi’nde boş bir eve roketli saldırı yapıldığı ancak can kaybının yaşanmadığı belirtilmişti. Açıklamada, saldırının İHA’larca yapıldığı yönündeki iddialar reddedilmişti.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

El Kaide’nin Mali’deki Lideri Yahya Cevadi Öldürüldü

Fransa Savunma Bakanlığı, el Kaide örgütünün liderlerinden Yahya Cevadi’nin Mali’de öldürüldüğünü duyurdu. Aynı zamanda BM’den yapılan açıklamada, Mali’de bugün 2 BM barış gücü askerinin öldürüldüğü bildirildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Barkhane Operasyonu güçlerince 25, 26 Şubat’ta Mali’nin Timbuktu kentinin 100 km kuzeyinde bir noktada düzenlenen kara operasyonunda Cevadi’nin öldürüldüğü belirtildi. Cevadi, Batı Afrika’da etkili olan ve Mağrip el Kaidesi olarak bilinen silahlı grubun liderliğini yürütüyordu.

Operasyon sırasında helikopter ve insansız hava araçlarının da kullanıldığı ve bölgede bulunan silahlara ve mühimmata el konulduğu kaydedildi.

BM: Mali’de 2 barış gücü askeri öldürüldü

Bu arada Birleşmiş Milletler’den (BM) yapılan açıklamada, Mali’de bugün 2 BM barış gücü askerinin öldürüldüğü bildirildi.

BM Mali Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu (MINUSMA) Sözcüsü Olivier Salgado, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, “Bu sabah Mopti’nin kuzeyinde, el yapımı bir patlayıcı, BM Çok Boyutlu Entegre İstikrar Misyonu’na ait bir lojistik konvoyunu hedef aldı. İlk belirlemelere göre 2 kişi hayatını kaybetti, 4 kişi de yaralandı” ifadelerini kullandı.

MINUSMA, hayatını kaybedenlerin uyruklarına ilişkin detay vermezken bir güvenlik kaynağı, askerlerin Mısırlı olduğunu dile getirdi.

Fransa ve Mali arasındaki sert söylemler

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian’ın Mali’deki geçiş hükümetini “gayrimeşru” olarak nitelemesi sonrasında Mali, Fransa’nın Bamako Büyükelçisi Joel Meyer’den ülkeden ayrılmasını istemişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Belçika’nın başkenti Brüksel’de 17 – 18 Şubat’ta düzenlenen Avrupa Birliği – Afrika Birliği Zirvesi’nden önce Mali’de Barkhane ve Takuba Görev Gücü’nde görevli askerlerini 4 ile 6 ay içinde çekeceklerini duyurmuştu.

Fransa, 2013 başında Mali’deki “Serval” isimli askeri harekatın ardından 1 Ağustos 2014’te Sahel bölgesinde Barkhane Operasyonu’nu başlatmıştı.

Fransa’nın Sahel bölgesinde 4 bin 300 askeri bulunuyor. Takuba Görev Gücü, Sahel’deki ‘terör sorununu ortadan kaldırmak’ amacıyla Fransa’nın girişimiyle 2020’de kurulmuştu.

Paylaşın

Zekeriya Öz Ve Adil Öksüz Dahil 770 Kişinin Mal Varlıkları Donduruldu

Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlanan kararla, “FETÖ/PDY, PKK/KCK, dini istismar eden örgütler ve sol örgütlere üye 770 kişi ve bir tüzel kuruluşun mal varlıkları donduruldu.

BBC Türkçe’de yer alan habere göre; Karara göre 454 özel ve bir tüzel kişinin “FETÖ/PDY üyeliği” nedeniyle, 108 kişinin “PKK/KCK üyeliği” nedeniyle, 34 kişinin Hizbullah; 63 kişi IŞİD; 22 kişinin ise El Kaide, El Nusra, İslami Hareket Örgütü ve Kudüs Ordusu üyeliği gerekçesiyle mal varlıkları dondurulurken; 89 kişinin mal varlıkları da “MLKP, TKM/ML, DHKP-C, MKP, DKP/BÖG, DEV-KAR, THKP-C örgütlerine üyelik” gerekçesiyle mal varlıkları donduruldu.

Mal varlıkları dondurulanlar arasında Türkiye kamuoyunun Ergenekon Davası’yla tanıdığı, 17-25 Aralık soruşturmalarını takip eden süreçte görevden alınan ve şu an yurt dışında kaçak durumda olan savcı Zekeriya Öz ve 15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin kilit isimlerinden biri olarak adı geçen, gözaltına alınıp bırakıldıktan sonra kaçan ve şu an nerede olduğu bilinmeyen Adil Öksüz de yer aldı. Listede, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın ağabeyi Nurettin Demirtaş da bulunuyor.

Mal varlıkları dondurulan diğer kişiler arasında ise Tarık Toros, Adem Yavuz Arslan, Atalay Candelen, Fikret Seçen, Osman Şimşek, Said Sefa, Sevgi Akarçeşme, Tarık Toros, Tuncay Opçin’in yanı sıra eski Zaman Gazetesi Ankara Temsilcisi Abdulkerim Balcı, gazeteci Cevheri Güven ve gerçek adı Emrullah Uslu olan, şu an ABD’de yaşadığı bilinen gazeteci Emre Uslu yer aldı.

Mal varlığı dondurulan kurum ise ABD’de kurulan Niagara Vakfı oldu. Karar, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ile Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin imzasıyla yayımlandı.

Paylaşın