Uzaktan Eğitim Nasıl Olacak? Yükseköğretim Kurulu Yanıtladı

11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin ardından, yükseköğretim kurumlarında 20 Şubat’tan itibaren uzaktan eğitime başlanabileceği, şartların elverişli hale gelmesi durumunda nisan ayı başı itibarıyla hibrit öğretim seçeneğinin de değerlendirilebileceğine karar verilmişti.

Yükseköğretim Kurulu (YÖK), bu kararlar sonrasında, öğrenciler tarafından sıkça sorulan 16 soruyu resmi internet sitesi üzerinden yanıtladı. Sorular ve cevapları şöyle:

1- Bahar yarıyılı ne zaman başlayacak?

2022-2023 bahar yarıyılının, 20 Şubat 2023 tarihinden itibaren ne zaman başlayacağına yükseköğretim kurumlarının yetkili kurulları karar verecek. Öğrencilerin, kayıtlı oldukları yükseköğretim kurumlarının duyurularını takip etmesi gerekiyor.

2- 2022-2023 bahar yarıyılında eğitim ve öğretim nasıl yürütülecektir?

Eğitim ve öğretim uzaktan öğretim (online) yöntemi ile yürütülecek.

3- Uzaktan öğretim tüm bahar yarıyılında mı uygulanacak?

Uzaktan öğretim kararı, 2023 yılı nisan ayı başında yeniden gözden geçirilecek. Şartlar elverişli hale gelirse Yükseköğretim Kurulu kararlarıyla harmanlanmış (hibrit) öğretim usulleri de değerlendirmeye alınabilecek.

4- Derslerin teorik ve uygulamalı kısımları yüz yüze yapılabilir mi?

Yükseköğretim sisteminde, laboratuvar, atölye, saha ve benzeri bazı dersler teori ve uygulama diye kendi içinde iki kısımdan oluşuyor. Teori ve uygulamanın toplamı dersin toplam kredisini oluşturuyor. Bu şekildeki derslerin teorik kısmı uzaktan öğretim yöntemi ile yapılacak. Derslere ait uygulama kısmı ise bu yılın nisan ayından sonraya bırakılacak. Uzaktan öğretimin nisan ayından sonra da devam etmesi halinde bu şekildeki uygulamalar, yükseköğretim kurumunun yetkili kurullarının alacağı karar ile yaz döneminde yapılabileceği gibi bir sonraki eğitim ve öğretim dönemine de ertelenebilecek veya uygulamalı proje çalışmalarıyla tamamlanabilecek.

5- Uygulamalı eğitimler hangi programları kapsamaktadır ve bunlar nasıl verilecektir?

Uygulamalı eğitimler, tıp fakültesinin 4, 5 ve 6. sınıf öğrencilerini, diş hekimliği fakültesinin 4 ve 5. sınıf öğrencilerini, veterinerlik fakültesinin 5. sınıf öğrencilerini, (7+1) programı uygulayan teknoloji ve mühendislik fakültelerinin (+1) dönemdeki öğrencileri, hemşirelik, ebelik, denizcilik ve diğer tüm yükseköğretim programlarında İşletmede Mesleki Eğitim Uygulaması yapan öğrencileri, (6+2) veya (7+1) programı uygulayan spor bilimlerinin (+1) veya (+2) dönemdeki öğrencileri, (3+1) veya (2+1) programı uygulayan meslek yüksekokullarının (+1) dönemdeki öğrencileri, meslek yüksekokullarının İşletmede Mesleki Eğitim Uygulaması yapan öğrencileri ve öğretmenlik uygulaması dersinin öğrencilerini kapsayacak. Bu öğrenciler uygulamalı eğitimlerini yüz yüze mahallinde yapabilecek. Öğrenciler bu konuda ayrıntılı bilgiyi kayıtlı oldukları üniversiteden edinebilecek.

6- Mezun durumuna gelmiş ve stajı eksik kalmış öğrenciler stajlarını nasıl tamamlayacak?

Mezun duruma gelmiş ve stajı eksik kalmış ön lisans ve lisans programı öğrencileri, kayıtlı oldukları programın müfredatında yer alan zorunlu stajlarını ilgili iş yerlerinde yüz yüze yerine getirecek.

7- Deprem bölgesindeki bir kısım üniversiteler neden diğer üniversiteler ile eşleştirildi?

Depremden etkilenen illerdeki bazı üniversiteler, diğer illerdeki üniversitelerle eşleştirildi. İlgili üniversitelerin rektörleri ile de görüşülerek yapılan bu eşleştirme, söz konusu üniversitelerin kendi aralarında akademik ve idari görevlendirme ile bilişim alanında işbirliği yapabilmeleri için gerçekleştirildi.

8- Deprem bölgesindeki bazı üniversiteler neden eşleştirilmedi?

Deprem bölgesindeki üniversitelerin mevcut durumu yerinde değerlendirilerek ve üniversitelerin rektörleri ile de görüşülmek suretiyle öğrencilerin eğitim ve öğretim imkanlarını güçlendirmek amacıyla eşleştirme yapıldı. Eğitim ve öğretim hizmetini yürütmesine engel bir durumu olmayan üniversitelerle ilgili herhangi bir eşleştirme yapılmadı.

9- Özel öğrencilik ne fayda sağlar?

Özel öğrencilik statüsü bir öğrencinin kayıtlı olduğu üniversiteden farklı bir üniversitedeki eş değer diploma programından ders alabilmesine ve başarılı olduğu derslerin kredisini saydırabilmesine imkan veriyor.

10- Yükseköğretim Kurulunun 17 Şubat 2023 tarihli kararlarına göre hangi öğrenciler özel öğrencilik statüsünden faydalanabilir?

“Depremden etkilenen illerdeki üniversitelerde kayıtlı öğrenci olmak veya birinci derece yakınları deprem bölgesindeki illerde ikamet edip deprem bölgesi dışındaki illerde bulunan üniversitelerde kayıtlı olmak” ve “Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliği kapsamındaki programlarda kayıtlı öğrenci olmak” iki şartını birlikte sağlayan öğrenciler özel öğrencilik statüsünden yararlanabilecek.

11- Özel öğrencilik statüsü için nereye ve ne zaman başvuruda bulunulmalıdır?

Özel öğrencilik statüsünden faydalanmak isteyen öğrenciler, özel öğrencisi olmak istedikleri üniversiteye başvuracak. Özel öğrencilik başvurusunun, başvuruda bulunulacak üniversitenin bahar yarıyılı eğitim ve öğretime başlama tarihinden itibaren 3 hafta içinde yapılması gerekecek. Bu nedenle özel öğrenci statüsüne başvuracak öğrencilerin, ilgili üniversitenin bahar yarıyılı açılış tarihini yakından takip etmeleri önem taşıyor.

12- Özel öğrencilik statüsü için nasıl başvuru yapılır?

Özel öğrencilik statüsünden faydalanmak isteyen öğrenci hazırlayacağı başvuru dilekçesi ile özel öğrenci olmak istediği üniversitenin öğrenci işleri daire başkanlığına başvuracak. Dilekçesine YÖK e-transkript üzerinden aldığı öğrencilik belgesini de ekleyecek. Başvuru yapılan üniversite 10. soruda açıklanan şartları sağlayan öğrenciyi ilgili programa ve sınıfa kaydedecek. Dönem sonunda öğrencinin esas kayıtlı olduğu kendi üniversitesi, başkaca bir işleme gerek olmaksızın öğrencinin başarı durumunu YÖK e-transkript üzerinden kabul edecek.

13- Öğrenciler başvuruları kabul edildikten sonra ne yapmalıdır? Özel öğrencilik için öğrenim ücreti ödenecek mi?

Özel öğrenci statüsü kazanan öğrenci, kendi üniversitesinin öğrenci işleri daire başkanlığına özel öğrencilik statüsü kazandığını yazılı olarak bildirecek, özel öğrencilik için ayrıca bir ücret ödenmeyecek.

14- 2022-2023 bahar yarıyılında kayıt dondurma hakkından kimler faydalanabilir?

Talep eden her üniversite öğrencisi, bahar yarıyılında kayıt dondurabilecek. Kayıtlı olduğu üniversitenin bahar yarıyılının başlangıç tarihinden itibaren 3 hafta içinde dileyen öğrenci kayıt dondurma başvurusunda bulunabilecek. Öğrencinin kayıt dondurduğu dönem azami öğrenim süresinden sayılmayacak. Mazeretleri nedeniyle kayıt dondurma tarihlerinde başvuru yapamayanların, mazeretlerini belgelendirerek başvurmaları halinde talepleri üniversitelerince yeniden değerlendirilecek.

15- Deprem nedeniyle sınavlara katılamamış öğrencilerin durumu ne olacak?

6 Şubat ve sonrasında 2022-2023 güz yarıyılı ön lisans, lisans ve lisansüstü programlarına ait sınavlar için yükseköğretim kurumları yeni bir tarih belirleyerek telafi sınavları yapacak.

16- Depremden etkilenen iller hangileridir?

Depremden etkilenen iller, Adana, Adıyaman, Diyarbakır, Elazığ, Gaziantep, Hatay, Kahramanmaraş, Kilis, Malatya, Osmaniye, Şanlıurfa ile Sivas’ın Gürün ilçesi.

Paylaşın

Kulis: AK Parti Ve MHP Seçimlerin Ertelenmesine Sıcak Bakmıyor

Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler sonrası gözler seçim tartışmalarına çevrilmiş durumda. Edinilen bilgilere göre seçimin ertelenmesi olasılığına hem AK Parti hem de MHP sıcak bakmıyor.

Bu eğilimde “Yüksek Seçim Kurulu sahip olduğu kapasite, olanaklar, alacağı ek önlemlerle sorunlara çare üretebilir”, “anayasal sınırları zorlamak meşruiyet tartışmasına neden olur”, “seçim ötelendikçe yaşanacak olumsuz tablo seçmen nezdinde oy düşüşünü artırabilir” gibi teknik, hukuki ve siyasi değerlendirmelerin etkili olduğu belirtiliyor.

Kahramanmaraş merkezli, 10 ilde büyük can kaybı ve yıkıma yol açan depremin ardından seçimlerin ertelenme olasılığı tartışılıyor. AK Parti’de yapılan ilk değerlendirmelere göre seçim Yüksek Seçim Kurulu’nun hazırlığı ve alacağı ek önlemlerle kendi sürecinde, yani 14 Mayıs ya da 18 Haziran’da yapılabilir.

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın aktardığına göre, AK Partili bir siyasetçi, “Seçimi konuşmuyoruz, can derdindeyiz. Depremden önce durum neyse o. Tarihle ilgili bir değerlendirme olabilir ama erteleme olmaz” dedi.

6 Şubat’ta gerçekleşen depremin hemen ardından seçimlerin ertelenebileceği iddiası tartışma konusu oldu. Depremden bir hafta sonra yazılı bir açıklama yapan eski Meclis Başkanı Bülent Arınç’ın “erteleme” çağrısı yapıp çeşitli önerilerde bulunması muhalefetten sert açıklamaları beraberinde getirdi. Konunun AK Parti içinde ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli arasında görüşmede de değerlendirildiği biliniyor.

Edinilen bilgiye göre seçimin ertelenmesi olasılığına hem AK Parti hem de MHP’de sıcak bakılmadı. Bu eğilimde “Yüksek Seçim Kurulu sahip olduğu kapasite, olanaklar, alacağı ek önlemlerle sorunlara çare üretebilir”, “anayasal sınırları zorlamak meşruiyet tartışmasına neden olur”, “seçim ötelendikçe yaşanacak olumsuz tablo seçmen nezdinde oy düşüşünü artırabilir” gibi teknik, hukuki ve siyasi değerlendirmeler etkili oldu.

AK Partili bir siyasetçi partideki tutum için, “Seçimi konuşmuyoruz, can derdindeyiz. 6 Şubat’tan yani depremden önce durum neyse bugün de o. Tarihle ilgili bir değerlendirme olabilir, ama seçimin ertelenmesi olmaz. Seçim kendi sürecinde, daha önce planlandığı gibi 14 Mayıs ya da 18 Haziran’da olur” dedi.

YSK can kaybı, hasar tespit yapıyor

Seçim süreciyle ilgili tartışmalarda gözlerin çevrildiği YSK’de ise seçime hazırlık çalışmaları sürerken diğer yandan da depremin hasar tespiti yapılıyor. Ancak bu hasar tespit çalışması şimdilik seçmenle ilgili değil. YSK yetkilileri ilk etapta YSK’nin depremden etkilenen kentlerdeki il-ilçe seçim kurullarındaki görevlilerin can kayıplarını, yaralıları tespit ediyor. Yazı işleri müdürleri, katiplerin durumu kayıt altına alınıyor.

Ayrıca il-ilçe seçim kurullarının yer aldığı adliye, hükümet konağı gibi binalarda yıkım olup olmadığı tespit ediliyor. Bu tespitler yapıldıktan sonra yeni görevlendirmeler yapılabileceği, ihtiyaca göre yeni adresler belirleneceği kaydediliyor. Yetkililere göre Ulusal Yargı Ağı olan UYAP çalıştığı sürece seçim kurullarının iş ve işlemleri açısından bir sıkıntı yaşanmaz.

YSK’nın önündeki sorunlar

Maraş merkezli 10 kenti etkileyen deprem nedeniyle bölgede ciddi bir göç meydana geldi. Kesin rakamlar verilemese de depremin yaklaşık 2 milyonu bulan bir göç hareketine neden olduğu kaydediliyor. Göç edenlerin nasıl oy kullanacağı, yıkılan yerler nedeniyle seçmen kütükleri, listelerinin oluşumunda yaşanabilecek sorunlar, seçim günü sandıkların nerede nasıl kurulabileceği sorularına yanıt aranıyor.

Ancak bu ve benzeri birçok soruna “oy kullanma hakkının” gereğini yerine getirmek açısından son dönem YSK mevzuatında yapılan birçok değişikliğin çare olacağı görüşü var. Öncelikle deprem bölgesinden başka bir kente gitmiş seçmenin adresini güncellemek için seçim 14 Mayıs’ta yapılsa dahi yaklaşık bir ay zamanı bulunuyor.

Söz konusu değişikliğin e-devlet üzerinden kolaylıkla yapabileceği belirtiliyor. Bunun dışında sandık birleştirme-taşıma kararları ile deprem yaşanan kentlerde yıkılan bir mahalledeki sandıkların bir başka mahalleye taşınabileceği, yine seçmenlerin en son kayıtlı olduğu adresinde oy kullanma düzenlemesi ile evi yıkılmış olsa da o mahallelerde kurulacak konteynır gibi yeni sandık noktalarında oy kullanabileceği kaydediliyor.

YSK’nin bu ve bunun gibi çeşitli düzenlemelerle seçmenlerin oy kullanması için gereken şartları oluşturabileceği kaydediliyor. Ama tüm bunlar için öncelikle seçim tarihi ile ilgili sürecin başlaması gerektiği kaydediliyor.

Paylaşın

AK Parti: Seçim Takviminde Bir Değişiklik Öngörülmüyor

11 ilde büyük yıkıma neden olan ve son resmi verilere göre, 39 bin 672 kişinin hayatını kaybettiği Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremler sonrası gözler seçim tartışmalarına çevrilmiş durumda.

Adalet ve Kalkınma Partisi’nde (AK Parti) yapılan ilk değerlendirmelerde, “seçimin 14 Mayıs’ta, yetişemezse zamanında, yani 18 Haziran’da” yapılabileceği öngörüldü.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK), seçim altyapısını sağlayıp sağlayamayacağının değerlendirildiği partide, oy kullanma alanları, seçmen kütüklerinin güncellenmesi gibi teknik altyapının sağlanması halinde, seçimlerin yapılmasına engel bir durum olmayacağı, önümüzdeki süreçte gerekli teknik altyapının sağlanabileceği görüşü öne çıktı.

Depremlerin ardından, yıkıcı afet koşullarında seçimlerin nasıl yapılacağı tartışılıyor.

Eski TBMM Başkanı Bülent Arınç’ın, deprem nedeniyle seçimlerin ileri bir tarihe ertelenmesi önerisini gündeme getirmesi de tartışmayı alevlendirdi.

Muhalefet kanadında, Arınç’ın mensubu olduğu AKP’nin “niyetini” dile getirdiği yorumları da yapıldı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, depremden sonra MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile Beştepe’deki görüşmesinde de, deprem sonrası alınacak önlemler ve atılacak adımların yanısıra, yaklaşan seçimlerde nasıl yol izleneceği konusunu da ele aldıkları konuşuluyor. Ancak görüşme sonrasında herhangi bir resmi açıklama yapılmadı.

‘Süreç aynen devam ediyor’

Gözlerin çevrildiği AKP’de ise Yüksek Seçim Kurulu’nun deprem bölgesinde seçimi yapıp yapamayacağı ve hangi koşullarda yapabileceği konuları değerlendiriliyor.

Edinilen bilgiye göre, YSK’nın da görüşü alınarak yapılan değerlendirmelerde, teknik altyapının sağlanması halinde seçimlerin 14 Mayıs’a da yetişebileceği öngörüldü.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a bilgi veren AKP’li bir yetkili, şu anda seçim takviminde bir değişiklik öngörülmediğini belirterek şu bilgileri paylaştı:

“Seçim ertelenmez, süreç aynen devam ediyor. Gerekli teknik altyapı hazırlanırsa 14 Mayıs’ta seçim olur. Partide, yetkili kurullarda bunlar değerlendiriliyor. Mesela, oy verme yerleri için teknik destek gerekiyor, konteyner gerekiyor. İlçe seçim kurullarının mühürlerinin basılması gibi teknik hazırlıklar yapılması gerekiyor. Bunlar yetiştirilir.”

AKP kulislerinde, siyaseten de seçimin ertelenmesine sıcak bakılmıyor ve ileri bir tarihe atılması halinde, şartların daha da ağırlaşabileceği ve muhalefetin de “seçimden kaçtığ, sivil darbe” söylemleri ile yıpratma politikası izleyeceği değerlendiriliyor.

Seçimi erteleme kararı verip vermeme konusunda son sözü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın vereceğine dikkat çekilmesine karşın, “Parti kurullarında bir karar alınmadı ama 14 Mayıs ağırlıklı görünüyor. Yetişmez denirse de 18 Haziran’da yapılır” görüşü dile getiriliyor.

Paylaşın

J.P.Morgan’dan Depremlerin Maliyeti Tahmini: 25 Milyar Dolar

ABD merkezli yatırım bankası ve finansal hizmetleri şirketi J.P.Morgan, 11 ilde büyük yıkıma neden olan Kahramanmaraş Pazarcık ve Elbistan merkezli depremlerin Türkiye ekonomisine maliyetinin 25 milyar dolar olacağı tahmininde bulundu.

J.P.Morgan, ayrıca Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası’nın (TCMB) faizleri indirmesini de bekliyor.

J.P.Morgan, 6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerin Türkiye ekonomisine doğrudan maliyetinin Gayrisafi Yurt İçi Hasıla’nın (GSYİH) yüzde 2,5’i, yani 25 milyar dolar olacağı tahmininde bulundu.

J.P.Morgan ekonomistlerinden Fatih Akçelik, bankanın müşterilerine gönderdiği notta, “Türkiye’deki deprem trajik ölçüde can kaybına yol açtı ve önemli ekonomik sonuçlar doğuracak” dedi.

J.P.Morgan ayrıca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) gelecek hafta yapılacak para politikası toplantısında faizleri 100 baz puan daha düşürerek yüzde 8’e indireceğini öngördü.

Akçelik, “Türkiye’deki siyasi liderlik depremden önce de faizlerin indirileceği sinyalleri vermişti” dedi.

J.P.Morgan uzmanı, “Başlangıçta 18 Haziran olarak planlanan seçimler öncesinde yeni faiz indirimleri yapılmasını ihtimal dışında bırakmıyoruz. Ancak, Türkiye’de parasal aktarım mekanizması sekteye uğradığından politika faizinin artık geçmişe kıyasla daha az önem taşıdığına inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

AFAD’ın verdiği bilgilere göre, Kahramanmaraş merkezli depremlerde toplam 36 bin 187 kişinin yaşamını yitirdi. Depremlerde 108 bin 68 kişi yaralanırken, depremden etkilenen bölgelerden 216 bin 347 afetzede tahliye edildi.

EBRD, Türkiye 2023 büyüme tahminini düşürdü

Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD), Kahramanmaraş merkezli depremlerin Türkiye’nin Gayri Safi Yurt İçi Hasıla’sını (GSYH) yüzde 1 kadar aşağı çekebileceğini belirtti.

EBRD, Türkiye için 2023 büyüme tahminini, seçimlerin yarattığı belirsizlik ve artan dış finansman gereklilikleri sebebiyle yüzde 3,5’ten yüzde 3’e çektiğini duyurdu.

Paylaşın