Birleşmiş Milletler Kuruluşlarından Ortak “Gazze” Açıklaması: Artık Yeter

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında bir ay geride kalırken, Birleşmiş Milletler’in tüm büyük kuruluşlarının başkanları nadiren yayımladıkları bir ortak açıklamada, Gazze’de “derhal insani bir ateşkes ilan edilmesi gerektiğini” söyledi ve “Artık yeter” dediler. 

Haber Merkezi / Açıklamada “Neredeyse bir aydır dünya İsrail ve işgal altındaki Filistin topraklarında giderek artan can kaybını ve parçalanan hayatları şok ve dehşetle izliyor” denildi.

UNICEF, Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Gıda Prdogramı ve Save the Children gibi yardım kuruluşları, her iki taraftaki can kayıplarını “dehşet verici” diye tanımlarken, Hamas’ın 7 Ekim’de aldığı esirleri derhal, koşulsuz serbest bırakmasını talep etti.

Açıklama, “Ancak Gazze’de daha çok sivilin öldürülmesi ve 2,2 milyon Filistinli’nin gıdaya, suya, ilaca, elektriğe ve yakıta erişiminin kesilmesi bir zulüm” cümleleriyle devam etti. Açıklamada ayrıca 7 Ekim’den bu yana Filistinli mültecilere yardım kuruluşu UNRWA için çalışan 89 kişinin öldürüldüğü ve bunun tek bir çatışmada kayıtlara geçen en çok sayıda BM personeli kaybı olduğu vurgulandı.

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail’in gece boyunca gerçekleştirdiği yoğun bombardımanlarda en az 200 kişinin öldürüldüğünü duyurdu. Sağlık yetkililerinde basına gönderilen bilgilendirme yazısında “Gece katliamında 200’den fazla şehit verdik” denildi ve bu sayının yalnızca Gazze kent merkezi ile Gazze Şeridi’nin kuzeyini kapsadığı belirtildi.

Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre çoğu sivil olmak üzere 9 binden 770 Filistinli hayatını kaybetti. Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı da son 48 saat içinde 5 kişinin de hayatını kaybetmesiyle çatışmalarda şimdiye kadar ölen BM çalışanı sayısının 79’a yükseldiğini açıkladı.

Batı Şeria’da bulunan Filistin Yönetimi Sağlık Bakanlığı, Gazze’deki savaşın etkisine ilişkin yeni rakamlar açıkladı. Açıklamaya göre:

Gazze’deki konutların %50’sinden fazlası yıkıldı
Nüfusun yaklaşık %70’i yerinden edildi
Yatarak hasta alabilen 35 hastaneden 16’sı çalışmayı durdurdu
BM Mülteci Ajansı UNRWA’nın 42 binası hasar gördü
En az 7 kilise ve 55 cami hasar gördü

Öte yandan İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari Gazze Şeridi’ni ikiye böldüklerini duyurdu. “Kuzey Gazze ve bir Güney Gazze’nin” söz konusu olduğunu söyleyen Daniel Hagari, İsrail birliklerinin Gazze kentinin güneyinden sahile kadar ilerlediğini ve bölgeyi de elinde tuttuğunu ifade etti.

IDF) Sözcüsü Hagari Gazze kentinin tamamen abluka alındığını ve bunun önemli bir adım olduğunu belirtti. Daniel Hagari, Gazze Şeridi’nde hava saldırılarını da yoğunlaştıracaklarını ifade etti.

İsrail Genelkurmay Başkanı Herzi Halevi, ordunun Lübnan’a büyük bir saldırı hazırlığında olduğunu açıkladı. Lübnan sınırındaki birlikleri ziyaret eden Halevi “Kuzeyde saldırıya her an hazırız” diyerek “Bunun olabileceğini biliyoruz” dedi. Halevi “Sadece Gazze Şeridi’nde değil sınırların tamamında daha iyi bir güvenlik durumu oluşturma hedefindeyiz” diye konuştu.

İsrail Hava Kuvvetleri, geçtiğimiz gün Gazze’de 450 hedefi vurduğunu ve bu sırada üst düzey bir Hamas komutanını öldürdüğünü açıkladı.

Hava Kuvvetleri’nden yapılan açıklamada, “Son bir gün içinde hava kuvvetlerine ait savaş uçakları terör örgütü Hamas’a ait askeri yerleşkeler, gözlem noktaları, uçaksavar mevzileri ve daha fazlasını içeren yaklaşık 450 hedefi vurdu” denildi.

Paylaşın

BM’den Dikkat Çeken Uyarı: Buzullar Eriyor Ve Bunun Geri Dönüşü Yok

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Himalayalar’daki buzulların “rekor seviyede” eridiğine dikkat çekerek “Sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlandırmalıyız. Buzullar eriyor ve bunun geri dönüşü yok. BM’nin iklim planı doğrultusunda ilerlemeliyiz,” dedi.

Guterres, sel ve heyelanların bölgeyi ve bölgede yaşayan insanları ciddi şekilde etkilediğini belirterek “Bu deliliği durdurmalıyız,” dedi. Guterres, iklim krizinin Himalayalar üzerindeki “korkunç etkisine bizzat şahit olduğunu” belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal’ın daveti üzerine Nepal’in Himalaya bölgesini ziyaret etti. Guterre böylece, 1 Ocak 2017’de göreve gelmesinden bu yana ilk kez Nepal’i ziyaret etmiş oldu.

Bianet’te yer alan habere göre; Guterres, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Himalayalar’daki buzulların “rekor seviyede” eridiğine dikkat çekerek “Sıcaklık artışını 1,5 derecede sınırlandırmalıyız. Buzullar eriyor ve bunun geri dönüşü yok. BM’nin iklim planı doğrultusunda ilerlemeliyiz,” dedi.

Guterres, sel ve heyelanların bölgeyi ve bölgede yaşayan insanları ciddi şekilde etkilediğini belirterek “Bu deliliği durdurmalıyız,” ifadelerini kullandı.

Everest Dağı’na giden Guterres, bu dağın eteklerinden, iklim krizinin Himalayalar üzerindeki “korkunç etkisine bizzat şahit olduğunu” belirtti. Guterres, Nepal Başbakanı ile düzenlediği ortak basın toplantısında, Nepal ve iklim problemlerinden mustarip olan diğer ülkelere yapılan desteklerin artırılması gerektiğini vurguladı.

Katmandu merkezli Uluslararası Entegre Dağ Geliştirme Merkezinin (ICIMOD) yayımladığı rapora göre, Himalaya Dağları’nın buzulları “benzeri görülmemiş oranlarda” eriyor. Sera gazı emisyonlarının hızlı şekilde azaltılmaması halinde 21. yüzyılda Himalaya buzulları, hacimlerini yüzde 80 oranında kaybedebilir.

Himalayalar’da gelecek yıllarda artması öngörülen ani sel, çığ ve buzul taşkınları ile buz kaybının hızlanması bekleniyor. Bu durumun ise dağların çevresinde yaşayan 240 milyon kişinin yanı sıra Hindistan, Pakistan, Çin ve diğer çevre ülkelerdeki 1 milyar 650 milyon insanı olumsuz etkileyeceği tahmin ediliyor. Buzullar, yaklaşık 2 milyar insanın tatlı su kaynağı olan nehirleri besliyor.

Paylaşın

İsrail’den Birleşmiş Milletler’in ‘İnsani Ateşkes” Kararına Tepki

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının Aksa Tufanı operasyonunun ardından başlayan Filistin – İsrail çatışmaları 22. gününde de devam ederken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda ‘Gazze’de kalıcı insani ateşkes çağrısı’ kararı alındı.

Haber Merkezi / İsrail’in Birleşmiş Milletler (BM) Büyükelçisi Gilad Erdan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kabul edilen, Gazze Şeridi’ne yardım erişimi ve sivillerin korunmasını talep eden insani ateşkes çağrısı kararını reddetti. Erdan, BM’nin artık hiçbir meşruiyeti veya geçerliliği kalmadığını belirterek, evet oyu verenleri İsrail yerine “teröristleri” desteklemeyi tercih etmekle suçladı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Acil Özel Oturum’da Ürdün’ün sunduğu “ateşkes” tasarısını 120 lehte, 14 aleyhte ve 45 çekimser oy ile kabul etti. Karar, Hamas saldırıları ardından Güvenlik Konseyi’nin karar alamadan dağıldığı dört toplantı sonrasında BM’nin sürece ilk resmi yanıtı olması bakımından önem taşımakla birlikte üye ülkeler için bağlayıcı değil.

Karar, “derhal, kalıcı ve sürekli bir insani ateşkes” için çağrıda bulunuyor ve tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka uygun olarak Gazze Şeridi’ne temel malzeme ve hizmetlerin “sürekli, yeterli ve engelsiz” bir şekilde sağlanmasını talep ediyor. Ayrıca, tüm esirlerin uluslararası hukuka uygun olarak güvenlik, esenlik ve insani muamele görmelerinin güvence altına alınması da dahil olmak üzere “derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını” talep ediyor.

Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, oylamadan önce sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye kara operasyonu düzenlemesinin “çok büyük boyutlarda bir felaketin” yaşanmasına yol açacağını söylemişti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de oylamadan öcne sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ateşkes çağrısında bulundu: Orta Doğu’da insani bir ateşkes ilan edilmesi, koşulsuz bütün rehinelerin serbest bırakılması, hayati erzakların sağlanması çağrımı tekrarlıyorum. Herkes sorumluluk almalıdır. Bu gerçekle yüzleştiğimiz andır. Tarih bizi yargılayacak.

Filistin Dışişleri Bakanlığı, ‘dünya ülkelerinden, BM’de alınan karara bağlı kalarak İsrail’i, uluslararası hukukun getirdiği yükümlülüklerini yerine getirmeye ve saldırılar ile katliamlarına son vermeye zorlamasını’ istedi. Bakanlığın açıklamasında, söz konusu karara uymaması durumunda, İsrail’in sorumlu tutulması için gerekli tüm tedbirlerin alınması ve yaptırım uygulanması istendi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler, “Gazze’de İnsani Ateşkes” Çağrısı Yapan Kararnameyi Kabul Etti

Hamas’ın akseri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonu sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşının 22. günü, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu Acil Özel Oturum’da Ürdün’ün sunduğu “ateşkes” tasarısını 120 lehte, 14 aleyhte ve 45 çekimser oy ile kabul etti.

Haber Merkezi / Karar, Hamas saldırıları ardından Güvenlik Konseyi’nin karar alamadan dağıldığı dört toplantı sonrasında BM’nin sürece ilk resmi yanıtı olması bakımından önem taşımakla birlikte üye ülkeler için bağlayıcı değil.

Karar, “derhal, kalıcı ve sürekli bir insani ateşkes” için çağrıda bulunuyor ve tüm tarafların uluslararası insancıl hukuka uygun olarak Gazze Şeridi’ne temel malzeme ve hizmetlerin “sürekli, yeterli ve engelsiz” bir şekilde sağlanmasını talep ediyor.

Ayrıca, tüm esirlerin uluslararası hukuka uygun olarak güvenlik, esenlik ve insani muamele görmelerinin güvence altına alınması da dahil olmak üzere “derhal ve koşulsuz serbest bırakılmasını” talep ediyor.

ABD, Avusturya, Hırvatistan, Çekya, Fiji, Guatemala, Macaristan, İsrail, Marshall Adaları, Mikronezya, Nauru, Papua Yeni Gine, Paraguay, Tonga ‘sivillerin korunması ve yasal ve insani sorumlulukların yerine getirilmesi’ni içeren kararnameye ret oyu verdi.

Ürdün Dışişleri Bakanı Ayman Safadi, oylamadan önce sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İsrail’in Gazze’ye kara operasyonu düzenlemesinin “çok büyük boyutlarda bir felaketin” yaşanmasına yol açacağını söylemişti.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de oylamadan öcne sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada ateşkes çağrısında bulundu: Orta Doğu’da insani bir ateşkes ilan edilmesi, koşulsuz bütün rehinelerin serbest bırakılması, hayati erzakların sağlanması çağrımı tekrarlıyorum. Herkes sorumluluk almalıdır. Bu gerçekle yüzleştiğimiz andır. Tarih bizi yargılayacak.

İsrail, Gazze’ye saldırılarını yoğunlaştırdı

Öte yandan İsrail, abluka altında tuttuğu Gazze’ye yönelik hava ve kara saldırılarını yoğunlaştırdı.

İsrail Savunma Güçleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, son saatlerde Gazze’ye yönelik saldırıları yoğunlaştırdıklarını belirterek, “Hava Kuvvetleri çok kapsamlı bir şekilde yer altındaki hedeflere saldırı düzenliyor ve terörist altyapıyı hedef alıyor. Son günlerde düzenlediğimiz hücum faaliyetlerinin devamı olarak bu akşam kara birliklerinin operasyonlarını genişleteceğiz” ifadelerini kullandı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant da Hamas’ın Gazze’deki tünellerini yok etmek amacıyla planladıkları kara harekatının uzun süreceğini ve zorlu olacağını belirtmiş, bakanın sözleri ucu açık bir savaşa işaret ettiğinden endişeleri arttırmıştı.

Gazze’de kontrolü elinde bulunduran Hamas, İsrail’in kara operasyonlarını genişleteceği açıklaması ile ilgili olarak, “Arap, Müslüman ülkeleri ve uluslararası kamuoyunu sorumluluk almaya, bu suçları ve insanlarımıza karşı katliam dizisini durdurmaya çağırıyoruz” açıklaması yapmıştı.

Hamas’ın silahlı kanadı İzeddin El Kasım Tugayları, Gazze’nin kuzeyinde İsrail ordusu ile çatıştıklarını açıkladı. Hamas açıklamasında Gazze’nin kuzeyinde yer alan Beyt Hanun ve merkezde yer alan Bureij’de İsrail güçleri ile “şiddetli çatışmaların” yaşandığını aktardı.

Gazze’de can kaybı 7 bin 326’ya yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının son 24 saatte 298 artarak 7 bin 326’ya yükseldiğini bildirdi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin ve Nablus yerleşim birimlerine  baskın düzenledi. Baskınlarda 2 Filistinli öldü, 12 Filistinli de yaralandı. İsrail, Gazze’nin güneyinde bulunan Han Yunus kentinde, sivillerin evlerini hedef aldı. Saldırılarda  en az 15 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 7 bin 28 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların yüzde 40’ından fazlasının çocuk olduğunu söyledi. Açıklamasını Gazze’de Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığından alınan verilere dayandıran DSÖ, öldürülen kişilerle ilgili önemli ayrıntılar görüldüğünü paylaştı.

DSÖ ayrıca 18 bin 482 kişinin yaralandığını, bunların da önemli bir kısmının çocuk olduğunu belirtti. Bölgedeki 35 hastanenin 23’ünün kısmen çalışmaya devam ettiği, diğer hastanelerin ve sağlık ocaklarının kapanmak zorunda kaldığı aktarıldı.

DSÖ, Gazze’de bin kişinin diyalize ihtiyaç duyduğunu, 30 prematüre bebeğin kuvözde olduğunu ve 2 bin kanser hastasının acil tedaviye ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak hastane jeneratörlerini çalıştıracak yakıt olmadan bu tedavileri sağlamak imkansız.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den İsrail’e ‘Irkçı Dil’ Uyarısı

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşında 21. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), İsrail-Hamas savaşında İsrailli yetkililerin Filistinlilerle ilgili açıklamalarında “ırkçı nefret suçu söylemlerinin” arttığı endişesini dile getirdi.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; Cenevre merkezli örgüt, 7 Ekim’deki Hamas saldırısından bu yana İsraillilerin Filistinlilere yönelik açıklamalarında “ırkçı nefret söylemlerinde ve insanlıktan çıkarmada keskin bir artış” gözlemlendiğini aktardı.

Örgütten yapılan açıklamada, üst düzey İsrailli yetkililerin, politikacıların ve kamuoyu önündeki isimlerin yaptığı konuşmaların “derin kaygı uyandırdığı” belirtildi. Örgüt, İsrail’i nefret söylemini kınamaya ve bu tür suçları kovuşturmaya çağırdı.

Örgütün açıklamasında İsrailli Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın 9 Ekim’de yaptığı açıklama da doğrudan eleştirildi. Gallant, açıklamasında “insansı hayvanlarla” savaş halinde olduklarını açıklamıştı. Örgütten yapılan açıklamada bu tür bir dilin “soykırım eylemlerini kışkırtabileceği” belirtildi.

Komite, Filistinli yetkililere yönelik nefret söylemi ve tahrik ile mücadele etme tavsiyesini de yineledi. İsrail’in Cenevre’deki diplomatik temsilciliği, komitenin açıklamasına tepki gösterdi. Açıklamada, komitenin “antisemitizm ve Yahudilere yönelik saldırılardaki artışı” görmezden geldiği vurgulandı ve “Tüm bunlar sinik bir şekilde bir kenara atıldı” dendi.

18 bağımsız uzmandan oluşan BM Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılması Komitesi (CERD), 1965 yılında yürürlüğe giren Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme’nin uygulanmasını denetliyor. Söz konusu sözleşme hem İsrail hem de Filistin yönetimi tarafından imzalanmıştı.

Gazze’de can kaybı 7 bin 326’ya yükseldi

Öte yandan Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, Gazze’ye yönelik İsrail saldırılarında ölenlerin sayısının son 24 saatte 298 artarak 7 bin 326’ya yükseldiğini bildirdi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

İsrail, işgal altındaki Batı Şeria’nın Cenin ve Nablus yerleşim birimlerine  baskın düzenledi. Baskınlarda 2 Filistinli öldü, 12 Filistinli de yaralandı. İsrail, Gazze’nin güneyinde bulunan Han Yunus kentinde, sivillerin evlerini hedef aldı. Saldırılarda  en az 15 Filistinli öldü, çok sayıda kişi yaralandı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 7 bin 28 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların yüzde 40’ından fazlasının çocuk olduğunu söyledi. Açıklamasını Gazze’de Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığından alınan verilere dayandıran DSÖ, öldürülen kişilerle ilgili önemli ayrıntılar görüldüğünü paylaştı.

DSÖ ayrıca 18 bin 482 kişinin yaralandığını, bunların da önemli bir kısmının çocuk olduğunu belirtti. Bölgedeki 35 hastanenin 23’ünün kısmen çalışmaya devam ettiği, diğer hastanelerin ve sağlık ocaklarının kapanmak zorunda kaldığı aktarıldı.

DSÖ, Gazze’de bin kişinin diyalize ihtiyaç duyduğunu, 30 prematüre bebeğin kuvözde olduğunu ve 2 bin kanser hastasının acil tedaviye ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak hastane jeneratörlerini çalıştıracak yakıt olmadan bu tedavileri sağlamak imkansız.

Paylaşın

Filistin – İsrail Savaşı: BM’den “Savaş Suçu” Endişesi

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının “Aksa Tufanı” operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşı 21. gününde de devam ederken, Birleşmiş Milletler’den “”Savaş suçlarının işlenmesinden endişe duyuyoruz” açıklaması geldi.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksel Komiserliği Sözcüsü Ravina Shamdasani, “Savaş suçlarının işlenmesinden endişe duyuyoruz. Hamas’ın korkunç saldırılarına karşılık olarak Gazzelilerin topluca cezalandırılmasından endişeliyiz ki bu da savaş suçu anlamına gelmektedir” dedi.

Shamdasani, İsrail ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde yaşayan iki milyondan fazla insanı elektrik ve yakıttan mahrum bırakmanın toplu cezalandırma olduğunu vurgulayarak buna derhal son verilmesi çağrısı yaptı. Sözcü, sivillerin kaçırılmasının da bir savaş suçu olduğunu belirtti.

Gazze’de can kaybı 7 bini aştı

Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, İsrail saldırıları sonucu hayatını kaybeden insan sayısının 7 binin üzerine çıktığını açıkladı. Bakanlık, yaşamını yitirenlerden 2 bin 900’ünün çocuk olduğunu duyurdu. Bakanlığın yaptığı açıklamaya göre, son 24 saatte 500’den fazla kişi öldü. İsrail ise 7 Ekim saldırılarında bin 400 kişinin hayatını kaybettiğini, 200’den fazla kişinin de Hamas tarafından rehin tutulduğunu söyledi.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana yoğun bombardıman altında tuttuğu Gazze Şeridi’nde, şu ana kadar 190 bin konut kısmi zarar görürken, 29 bin konut da tamamen yıkıldı. Gazze’deki hükümete göre, saldırılarda ayrıca 79 hükümet binası, 38 cami, 3 kilise ve 189 okul bombalandı. Okullardan 25’i hizmet dışı kaldı.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 7 Ekim’den bu yana Gazze’de 7 bin 28 kişinin hayatını kaybettiğini, bunların yüzde 40’ından fazlasının çocuk olduğunu söyledi. Açıklamasını Gazze’de Hamas kontrolündeki sağlık bakanlığından alınan verilere dayandıran DSÖ, öldürülen kişilerle ilgili önemli ayrıntılar görüldüğünü paylaştı.

DSÖ ayrıca 18 bin 482 kişinin yaralandığını, bunların da önemli bir kısmının çocuk olduğunu belirtti. Bölgedeki 35 hastanenin 23’ünün kısmen çalışmaya devam ettiği, diğer hastanelerin ve sağlık ocaklarının kapanmak zorunda kaldığı aktarıldı.

DSÖ, Gazze’de bin kişinin diyalize ihtiyaç duyduğunu, 30 prematüre bebeğin kuvözde olduğunu ve 2 bin kanser hastasının acil tedaviye ihtiyacı olduğunu söyledi. Ancak hastane jeneratörlerini çalıştıracak yakıt olmadan bu tedavileri sağlamak imkansız.

Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Gıda Programı (WFP) temsilcisi Samer Abdeljaber bugün yaptığı açıklamada “ciddi yakıt kıtlığının” Gazze’de binlerce yerinden edilmiş aileye acil gıda yardımı hizmetlerini durma noktasına getirebileceğini söyledi.

Abdeljaber, “Anlaşmalı olduğumuz fırınlardan yalnızca ikisinin şu anda ekmek üretmek için yeterli yakıtı var ve yarın hiç yakıtları kalmayabilir” dedi ve şöyle devam etti: Bu, günlük ekmek dağıtımına güvenen binlerce aile için korkunç bir darbe olacak.

WFP, şimdiye kadar geçici yaşam alanlarında kalan 200 bin kişiye günlük ekmek dağıttığını, ancak yakıt yetersizliği nedeniyle bu sayının Çarşamba günü 150 bine düştüğünü söyledi. WFP ayrıca, “hasarlı yollar, güvenlik endişeleri ve yakıt sıkıntısı nedeniyle” yeniden stok yapamadıkları için “Gazze’deki dükkanlarda temel gıda maddelerinin hızla tükendiğini” belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Gazze’ye acil olarak yakıt ikmal edilmesi gerektiğini, aksi halde yardım faaliyetlerini önemli ölçüde azaltmak, hatta yer yer durdurmak zorunda kalacaklarını açıkladı.

UNRWA Cuma günü yaptığı açıklamada da, abluka nedeniyle çok daha fazla insanın öleceği uyarısında bulundu. UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, “Biz konuşurken Gazze’de insanlar ölüyor, sadece bombalar ve saldırılar nedeniyle ölmüyorlar. Gazze Şeridi’ne uygulanan ablukanın sonuçları nedeniyle yakında çok daha fazlası ölecek” dedi.

“Temel hizmetler çöküyor, ilaç, gıda ve su tükeniyor, Gazze sokakları kanalizasyon sularıyla dolup taşmaya başladı” ifadelerini kullanan Lazzarini, Gazze’ye daha fazla yardımın derhal girmesine izin verilmesi çağrısında bulundu.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den “Gazze” Açıklaması: Hiçbir Yer Güvenli Değil

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında, çatışmalar her geçen gün artarak devam ederken, Birleşmiş Milletler’in (BM) Filistinliler için insani yardım koordinatörü Lynn Hastings, İsrail’in Gazze halkına şehri terk etmeleri çağrısına yanıt veren yeni bir açıklama yaptı.

Haber Merkezi / Lynn Hastings, “Gidecek yerleri olmadığı ya da hareket edemedikleri için tahliye olamayan insanlar için önceden yapılan uyarılar hiçbir fark yaratmıyor” dedi ve ekledi:

“Tahliye yolları bombalandığında, hem kuzeydeki hem de güneydeki insanlar çatışmaların ortasında kaldığında, hayatta kalmak için gerekli temel ihtiyaçlar eksik olduğunda ve geri dönüş için hiçbir güvence olmadığında, insanların elinde imkansız seçeneklerden başka bir şey kalmıyor.”

Gazze’de hiçbir yer güvenli olmadığını belirten Hastings, silahlı çatışmanın uluslararası hukuka uygun yürütülmesi gerektiğini söyledi.

İsrail’in Gazze’ye yönelik düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 755 artarak 6 bin 546’ya yükseldi. Saldırılarda can verenlerin 2 bin 704’nün çocuk olduğu belirtilirken 17 bin 439 kişinin de yaralandığı duyuruldu.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) ABD’nin “Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği terör saldırıları şiddetle kınanırken ülkelerin meşru müdafaa hakkı bulunduğuna” işaret edilen karar tasarısı ve  Rusya’nın Gazze’de insani ateşkes çağrısı ihtiva eden karar tasarısı oylanarak reddedildi.

ABD’nin veto edilen tasarısında, “insani duraklama”nın gerekliliğine işaret edilirken Gazze’ye sürdürülebilir yardım sağlanması gerektiği kaydedilirken tüm taraflara uluslararası hukuk uyarınca yükümlülüklerini yerine getirme çağrısı ile “Gazze’de Hamas dahil tüm terör örgütlerine silah tedarikinin engellenmesi için adım atılması talebi” bulunuyor.

15 üyeli BMGK’de önce ABD’nin sunduğu karar tasarısı oylandı. Karar için 10 ülke “evet” oyu kullanırken 2 ülke “çekimser”, 3 ülke ise “hayır” oyu verdi. Rusya’nın sunduğu tasarıya 4 “evet”, 9 “çekimser” ve 2 “hayır” oyu verildi. Daimi üyeler ABD ve İngiltere’den “hayır” oyu alan Rusya tasarısı da böylelikle reddedildi.

Rusya’nın BM Büyükelçisi Vasili Nebensia, ABD tarafından sunulan taslağın sivilleri kurtarmak değil, “ABD’nin bölgedeki siyasi konumunu güçlendirmek” amacıyla hazırlandığını ileri sürdü.

ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield ise Rusya’yı “alaycı ve sorumsuzca davranmakla” suçlayarak, sunulan taslağın “sorunlu bölümler” içerdiğini kaydetti.

BM Genel Kurulu Perşembe günü (bugün) Ortadoğu’daki savaşla ilgili acil bir oturum düzenleyecek. BM Güvenlik Konseyi’nde değerlendirilen karar tasarılarının veto edilmesi üzerine bazı üye devletler bu oturumu talep etti.

Netanyahu’dan kara harekatı açıklaması

Öte yandan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ordusunun Gazze’ye yönelik kara harekatı için hazırlandığını ancak operasyonun zamanlaması hakkında ayrıntı vermeyeceğini söyledi.

Netanyahu kara harekatı kararının hükümetin özel savaş kabinesi tarafından verileceğini söyledi. “Halihazırda binlerce teröristi öldürdük. Ve bu daha başlangıç” diyen Netanyahu, sözlerini şöyle sürdürdü: Eşzamanlı olarak, kara harekatı için hazırlık yapıyoruz. Ne zaman olacak, nasıl olacak, bunların detaylarına girmeyeceğim.

7 Ekim’deki Hamas saldırısının nasıl gerçekleşebildiğine dair de konuşan İsrail Başbakanı Netanyahu, “Herkesin cevaplar vermesi gerekecek, benim de. Ama tüm bunlar savaşın ardından olacak” dedi.

İsrail ordusunun dün gece Gazze Şeridi’nin kuzeyine tanklarla girerek ‘hedefli operasyonlar’ düzenlediği açıklandı.

İsrail askeri sözcüsü, ordunun ‘savaşın sonraki aşamalarına yönelik hazırlıkların bir parçası olarak gece boyunca Gazze Şeridi’nin kuzeyinde tanklarla hedefli baskın gerçekleştirdiğini” söyledi. İsrail askerlerinin operasyonun ardından bölgeyi terk ettiği kaydedildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’de “Gazze” Karar Tasarıları Reddedildi

Gazze’de çatışmalar 20. gününde de devam ederken, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) ABD’nin “Hamas’ın 7 Ekim’de gerçekleştirdiği terör saldırıları şiddetle kınanırken ülkelerin meşru müdafaa hakkı bulunduğuna” işaret edilen karar tasarısı ve  Rusya’nın Gazze’de insani ateşkes çağrısı ihtiva eden karar tasarısı oylanarak reddedildi.

Haber Merkezi / ABD’nin veto edilen tasarısında, “insani duraklama”nın gerekliliğine işaret edilirken Gazze’ye sürdürülebilir yardım sağlanması gerektiği kaydedilirken tüm taraflara uluslararası hukuk uyarınca yükümlülüklerini yerine getirme çağrısı ile “Gazze’de Hamas dahil tüm terör örgütlerine silah tedarikinin engellenmesi için adım atılması talebi” bulunuyor.

15 üyeli BMGK’de önce ABD’nin sunduğu karar tasarısı oylandı. Karar için 10 ülke “evet” oyu kullanırken 2 ülke “çekimser”, 3 ülke ise “hayır” oyu verdi. Rusya’nın sunduğu tasarıya 4 “evet”, 9 “çekimser” ve 2 “hayır” oyu verildi. Daimi üyeler ABD ve İngiltere’den “hayır” oyu alan Rusya tasarısı da böylelikle reddedildi.

Rusya’nın BM Büyükelçisi Vasili Nebensia, ABD tarafından sunulan taslağın sivilleri kurtarmak değil, “ABD’nin bölgedeki siyasi konumunu güçlendirmek” amacıyla hazırlandığını ileri sürdü.

ABD’nin BM Büyükelçisi Linda Thomas-Greenfield ise Rusya’yı “alaycı ve sorumsuzca davranmakla” suçlayarak, sunulan taslağın “sorunlu bölümler” içerdiğini kaydetti.

BM Genel Kurulu Perşembe günü (bugün) Ortadoğu’daki savaşla ilgili acil bir oturum düzenleyecek. BM Güvenlik Konseyi’nde değerlendirilen karar tasarılarının veto edilmesi üzerine bazı üye devletler bu oturumu talep etti.

Gazze’de can kaybı 6 bin 546’ya yükseldi

İsrail’in Gazze’ye yönelik düzenlediği hava saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı 755 artarak 6 bin 546’ya yükseldi. Saldırılarda can verenlerin 2 bin 704’nün çocuk olduğu belirtilirken 17 bin 439 kişinin de yaralandığı duyuruldu.

Paylaşın

Sığınmacı Sayısı 114 Milyona Ulaşarak Yeni Rekor Kırdı

Birleşmiş Milletler (BM), dünya genelinde sığınmacı sayısının 114 milyona ulaşarak yeni bir rekor kırdığını açıkladı. BM, sığınmacıların üçte birini Afganistan, Suriye ve Ukraynalıların oluşturduğu bilgisini de verdi.

Birleşmiş Milletler (BM) ayrıca, dünya genelinde evlerini terk etmek zorunda kalan insanların yarısından fazlasının ülke dışına çıkmadığını açıkladı.

DW Türkçe’de yer alan habere göre; Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR), dünya genelinde sığınmacı sayısının şu ana kadarki en yüksek seviye olan 114 milyona ulaştığını açıkladı.

BM Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, “Şu günlerde dünyada gözler Gazze’deki insani felakete çevrilmiş durumda. Ancak dünya genelinde çok sayıda çatışma yayılıyor veya patlak veriyor” dedi. Grandi Cenevre’de yaptığı açıklamada, yılın ilk yarısında Ukrayna, Sudan, Myanmar ve Kongo Cumhuriyeti’ndeki savaş ve çatışmaların insanları ülkelerini terk etmeye zorladığını kaydetti.

Birleşmiş Milletler (BM) verilerine göre, Afganistan’daki insaki krizin yanı sıra kuraklık, sel gibi çevresel sorunlar ile Somali’deki güvenlik sorunları da çok sayıda insanı göçe zorladı.

BM Gazze Şeridi’nde İsrail ile Hamas arasındaki çatışmalara ilişkin bilgilere de verdi. BM’nin verilerine göre, Hamas’ın İsrail’e saldırı düzenlediği 7 Ekim’den sonra başlayan İsrail hava saldırıları nedeniyle 2 milyon 400 bin nüfuslu Gazze Şeridi içinde evini terk ederek yer değiştirmek zorunda kalan insanların sayısı 1 milyon 400 bine ulaştı.

UNHCR, dünya genelinde evlerini terk etmek zorunda kalan insanların yarısından fazlasının ülke dışına çıkmadığını açıkladı. BM, şu anda dünya genelindeki sığınmacıların üçte birini Afganistan, Suriye ve Ukraynalıların oluşturduğu bilgisini verdi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler İle İsrail Arasında “Gazze” Gerginliği

Hamas’ın askeri kanadı Kassam Tugaylarının başlattığı Filistin – İsrail savaşında 18. gün geride kalırken, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) İsrail-Hamas çatışması ile ilgili düzenlenen oturumda yaptığı konuştu.

Guterres’in “Hamas saldırılarının boşlukta gerçekleşmiş olmadığının idrak edilmesi de önemli. Filistin halkı, 56 yıldır süregelen boğucu bir işgal altında” sözleri İsrail ile Birleşmiş Milletler (BM) arasında gerginliğe neden oldu.

İsrail’in BM temsilcisi Gilad Erdan, Genel Sekreter’in açıklamalarını “şok edici” olarak nitelerken Dışişleri Bakanı Eli Cohen, Guterres ile programlanmış toplantısını iptal etti. 2020-22 arasında İsrail Savunma Bakanı olan asker kökenli politikacı Benny Gantz, BM Genel Sekreterini “terör savunucusu” olarak adlandırdı.

Erdan, Guterres’in açıklamalarının “korkunç” ve “bölgedeki gerçeklikten tamamen kopuk” olduğunu söyledi. Büyükelçi Erdan, bu açıklamaların “terör ve cinayeti haklı çıkardığını” ve katliamları “anlayışla karşıladığını” ileri sürdü.

Guterres ne demişti?

“Orta Doğu’daki durum her saat daha da vahimleşiyor. Gazze’deki savaş şiddetleniyor ve bölge boyunca yayılma riski taşıyor. Bölünmeler toplumları parçalıyor, gerginlikler kabından taşmak üzere. Böylesi kritik anlarda, başta sivillere saygı gösterme ve koruma ilkesi gelmek üzere ilkeler konusunda netlik önemlidir.

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’deki dehşet verici ve benzeri görülmemiş terör eylemlerini su götürmez bir biçimde kınadım. Sivillerin kasten öldürülmesi, yaralanması ve kaçırılması ya da sivil hedeflerin roketlerle vurulmasını hiçbir şey mazur gösteremez. Tüm rehinelere insanca muamele edilmeli ve hepsi derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılmalıdır. Şimdi aramızda bulunanları ve aile üyelerini de saygıyla selamlıyorum.

Ayrıca, Hamas saldırılarının boşlukta gerçekleşmiş olmadığının idrak edilmesi de önemli. Filistin halkı, 56 yıldır süregelen boğucu bir işgal altında. Gözleri önünde toprakları yerleşimlerce biteviye yutuluyor, şiddete gömülüyor, ekonomileri köstekleniyor, insanları yerinden ediliyor ve evleri yerle bir ediliyor. Durumlarına bir siyasal çözüm bulma umudu gitgide yok oluyor. Ancak Filistin halkının talepleri, Hamas’ın dehşet verici saldırılarını mazur gösteremeyeceği gibi, bu dehşet verici saldırılar da Filistin halkının topluca cezalandırılmasını mazur gösteremez.

Savaşın dahi kuralları var. Tüm taraflardan uluslararası insancıl hukuka uygun davranmalarını, askeri operasyonlarını sivilleri gözetecek şekilde daimi bir dikkatle yürütmelerini, hastanelerin ve BM tesislerinin dokunulmazlığına saygı göstermelerini talep etmemiz gerekir. Bu tesisler bugün 600 bini aşkın Filistinliyi barındırıyor. İsrail güçleri Gazze’yi sürekli bombardıman altında tutarken, mahalleler toptan yok edilmeye devam ediyor ve sivil kayıpların düzeyi derin bir kaygı doğuruyor.

Son iki hafta içinde Gazze bombardımanında öldürüldükleri belirlenebilen en az 35 BM çalışanı onurlu mesai arkadaşımızı saygıyla anıyorum. Silahlı çatışmalarda sivillerin korunması her şeyden daha önemlidir. Sivilleri korumak, onları canlı kalkan olarak kullanmak anlamına gelmez. Sivilleri korumak, bir milyonu aşkın insanın barınağın, yiyeceğin, suyun, ilacın ve yakıtın bulunmadığı güneye tehcir emrini vermek ve onları orada da bombalamayı sürdürmek anlamına da gelmez. Gazze’de tanık olduğumuz uluslararası insancıl hukukun açık ihlallerinden derin kaygı duyuyorum. Şunu açıkça belirteyim: Silahlı çatışmaya taraf olanlar uluslararası insancıl hukukun üstünde değillerdir.

Sonunda bir miktar insani yardım Gazze’ye ulaşmaya başladı ama bunlar ancak ihtiyaçlar okyanusundaki bir damla kadarlar. Ayrıca, Gazze’deki BM yakıt stoklarımızın birkaç gün içinde tükenecek olması bir başka bir felaket. Yakıt olmaksızın yardımlar ulaştırılamaz, hastanelere elektrik verilemez ve içme suyu arıtılamaz veya pompalanamaz. Gazze halkı, ihtiyaçlarını karşılamasını sağlayacak düzeyde sürekli yardım gereksiniyor ve bu yardımın kısıtlamalar olmaksızın ulaştırılması gerekiyor. Gazze’deki tehlikeli koşullar altında çalışan ve ihtiyaç sahiplerine yardım sağlamak için hayatlarını tehlikeye atan BM mesai arkadaşlarımızı ve insani yardım ortaklarımızı selamlıyorum. Hepsi birer esin kaynağı.

Kelimelere sığmayan acıyı hafifletmek, yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak ve hiçbir güvenceleri olmayan rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak üzere hemen şimdi bir insani ateşkes çağrımı tekrarlıyorum.

Bu ciddi ve yakın tehlike anında bile, gözümüzü barış ve istikrarın tek hakiki temeli olan iki devletli çözümden ayıramayız. İsrailliler meşru güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilmeli ve Filistinliler Birleşmiş Milletler kararlarına, uluslararası hukuka ve eldeki anlaşmalara uygun olarak bağımsız bir devlete kavuştuklarını görmelidir.

Ve son olarak, insanlık onurunu yüksekte tutma ilkesi konusunda net olmalıyız. Kutuplaşma ve insandan saymama bir dezenformasyon tufanıyla körükleniyor. Yahudi düşmanlığı ve Müslüman düşmanlığı taassubuna ve nefretin her türlüsüne karşı durmalıyız.

Bugün BM Şartı’nın yürürlüğe girdiği 78. yılın anısını kutladığımız Birleşmiş Milletler Günü. Bu Şart, ortak taahhüdümüz olan barış, sürdürülebilir kalkınma ve insan haklarının ilerletilmesinin yansısıdır. Bu BM Günü’nde, bu kritik saatte, şiddet daha fazla yaşamı yok etmeden ve daha fazla yayılmadan herkesi uçurumun kenarından çekilmeye çağırıyorum.”

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırıda bin 400 kişi hayatını kaybetmiş, 200’den fazla kişi de rehin alınmıştı. Saldırının ardından İsrail’in Gazze Şeridi’ne düzenlediği hava saldırılarında 5 binden fazla kişi hayatını kaybetti.

Gazze’deki yaklaşık 2,2 milyon nüfusun 1,4 milyonu İsrail’in devam eden hava saldırıları nedeniyle evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Gazze içinde yer değiştirmek zorunda kalanların sayısı, İsrail’in Gazze’nin kuzeyinin boşaltılması uyarısı yaptığı 13 Ekim’den sonra daha da hızlı arttı.

Birleşmiş Milletler, acil sığınma alanı olarak kullanılan ve çoğu okul binası olan yaklaşık 150 kampa, 590 binden fazla kişinin sığındığını açıkladı. Buralarda kapasitenin iki katı kadar nüfusun yaşamaya çalıştığı belirtildi.

Paylaşın