Beslenmenize Eklemeniz Gereken 6 Süper Besin

Vücudu oluşturan organların ihtiyaç duyduğu belirli gıdalar vardır ve bir de tüm vücudumuz için faydalı olan vitaminlerle dolu süper gıdalar vardır. Genel sağlığımızı etkileyen bu gıdalar çeşitli şekillerde tüketilebilir.

Haber Merkezi / Beslenmenize mutlaka eklemeniz gereken 6 süper gıdayı sizler için derledik. Şimdi beslenmenize ekleyin, yıllar sonra bize teşekkür edin!

Keten tohumu

Boyutlarına aldanmayın, bu küçük kahverengi tohumlar besinlerle doludur. Yüksek oranda Omega-3 yağ asidi nedeniyle vücudun doğal yağ üretimini artırır ve cildin nemli kalmasına yardımcı olur. Ayrıca, kilo kaybını kolaylaştıran harika bir süper besindir. Buna ek olarak, kolesterol içermezler, bu nedenle kalbiniz için son derece faydalıdır.

Hindistan cevizi

Hindistan cevizi yağı süper yiyeceklerin tanrısıdır. Hindistan cevizi yağı söz konusu olduğunda hiçbir şey yanına yaklaşamaz. Akla gelebilecek her şey için kullanılabilir. Vitamin, mineral ve lif bakımından zengin olan bu ürünü mutlaka beslenmenize eklemelisiniz.

Papaya

Bu meyve, beslenmenize ekleyebileceğiniz başka bir süper besindir. Yüksek papain içeriği ile cilt bakım ürünlerinde yaygın olarak kullanılmaktadır. Papaya, A, C ve E vitaminleri açısından zengindir, bu da papayaların diyabetik kalp hastalığı gibi sağlık sorunlarının önlenmesinde yardımcı olduğu anlamına gelir. Papaya suyu, döngüyü normalleştirmeye yardımcı olabileceğinden, düzensiz döngüsü olan kadınlar için harikadır.

Kinoa

Cildinizin ihtiyaç duyduğu ‘güzellik kaynağı’. Kinoa, hem kolajen üretimine yardımcı olur hem de cildi daha elastik ve sağlıklı hale getirir, cildinizin kırışıklıklar, yaşlılık lekeleri vb. gibi yaşlanma belirtileriyle savaşmasına yardımcı olur. Bir başka önemli faydası da sivilcelerle savaşa yardımcı olan sebum düzenleyici özelliğidir.

Aloe Vera

Hindistan cevizi kadar şaşırtıcı olan Aloe Vera, çok amaçlı gıdaların kralıdır. Bitkinin iç kısmından çıkarılan jel bir sağlık iksiridir. Cilt sorunları, akne, yara izi ve güneş yanığı tedavisi için üretilen ürünlerde kullanılır. Aloe Vera jeli, cildin dokusunu iyileştirmek ve yaşlanmayı yavaşlatmak için bağımsız bir ürün olarak bile kullanılabilir. Aloe Vera suyunun içilmesi kabızlık ve mide ekşimesinin tedavisine yardımcı olur. Ayrıca temiz cilt ile birlikte sindirime fayda sağlar.

Zeytinyağı

Zeytinyağının yerini hiçbir şey tutamaz. Kan şekeri seviyesini yönetmeye, kolesterol, kalp, göğüs veya sindirim sorunları riskini azaltmaya yardımcı olması için beslenmenize mutlaka sızma zeytinyağı ekleyin. Sadece yemeğinize sağlıklı bir lezzet katmakla kalmaz, güzellik rutininizin bir parçası olarak da kullanılabilir. Ayrıca, nemlendirici özelliklerin yanı sıra yaşlanma karşıtı antioksidanlarla doludur.

Paylaşın

Kilo Vermeye Çalışırken Kahvaltıda İçebileceğiniz En İyi 5 İçecek

Kilonuzu korumaya veya kilo vermeye çalışırken, sabah ilk iş olarak ne yediğiniz ve içtiğinize çok dikkat etmeniz gerekir. Yedikleriniz ve içtikleriniz (su dışında) bir miktar kalori içerir. Kahvaltıda düşük kalorili ve besleyici bir içecek almak metabolizmayı hızlandırabilir ve yağ yakma sürecine yardımcı olabilir.

Haber Merkezi / Hepimizin sabahları içmeyi sevdiğimiz favori bir içeceği olsa da, kilo vermeye odaklandığınızda daha iyi olan bazı içecekleri burada bulabilirsiniz.

Kahve

Kahve çoğu insanın sabahları favori içeceğidir ve dürüst olmak gerekirse, dikkatli bir şekilde hazırladığınız sürece güne bir fincan kahveyle başlamakta yanlış bir şey yoktur. Kilo kaybı söz konusu olduğunda, sadece şekersiz sade kahve tüketilmeli.

Kahveye şeker ve süt eklemek, günlük diyet planınızı mahvedebilecek kalori almak demektir. Ayrıca günlük kahve tüketimini 2 fincan ile sınırlayın. Aksi takdirde uykusuzluk, dehidrasyon ve şişkinlik gibi aşırı kafein alımının yan etkileriyle uğraşmak zorunda kalabilirsiniz.

Yeşil çay

Yeşil çayı tüketmek için birçok neden vardır. Araştırmalar, yeşil çayın yağ yakma sürecini hızlandırabileceğini ve egzersiz yaparken performansınızı artırabileceğini gösteriyor. Bu içeceğin ana bileşeni, sağlığa bir çok açıdan faydalı kateşinlerdir. Ayrıca ebegümeci çayı, oolong çayı gibi başka bitki çaylarını da deneyebilirsiniz.

İnfüze su

Sabahları içilebilecek bir diğer en iyi içecek de demlenmiş sudur. Demlenmiş su durumunda denenecek çok fazla içecek vardır. Limon, nane, tarçın veya elma deneyebilirsiniz. Tu gıda ürünlerinin yağ yakıcı özellikleri vardır. Ayrıca bağışıklığınızı güçlendirmeye, sizi daha uzun süre tok tutmaya ve dehidrasyonu önlemeye yardımcı olabilirler.

Sebze veya meyve suyu

Bir bardak sıkılmış taze meyve veya sebze suyu size bol miktarda kalori sağlayabilir. Meyve veya sebze sularının kalorisi düşüktür ve metabolizmayı hızlandırabilir. Sabahları bir bardak meyve veya sebze suyu, yağ yakma sürecini hızlandırmaya ve bir sonraki öğüne kadar tok kalmanıza yardımcı olabilir.

Bir bardak smoothie

Bazı meyve ve kuruyemişlerle yapılan bir bardak smoothie başlı başına eksiksiz bir kahvaltı olabilir. Süt, meyve ve kuruyemişlerin sağlık faydasını sağlar. Bir bardak smoothieniz varsa, sağlıklı bir kilo kaybı için gerekli tüm besin maddelerini alabilirsiniz demektir. Egzersiz yapıyorsanız, protein alımınızı artırmak için protein tozu da ekleyebilirsiniz.

Paylaşın

Çocukları Diyabet Riskinden Korumak İçin Yapılması Gerekenler

Yapılacak basit yaşam tarzı değişiklikleri, tip 2 diyabetin başlamasını önlemeye yardımcı olabilir. Obezite, yüksek kolesterol veya ailede diyabet öyküsü nedeniyle yüksek risk altındaysanız, önlemeye yönelik adımlar daha da önemlidir.

Haber Merkezi / Günümüzde diyabet sadece yetişkinlerde değil, çocuklarda da yaygın bir durumdur. Ebeveynler, çocuklarda bu durumun gelişmesini önlemek için birçok şey yapabilir. İşte atabileceğiniz bazı basit adımlar:

Hareketli olmak

Bu günlerde çocuklar çoğu zaman ekrana yapıştırılıyor. Çocuğunuzla yürüyüşe çıkın, top oynayın, onların sevdikleri fiziksel aktiviteleri yapın. Çocukların her gün en az 60 dakika fiziksel aktiviteye ihtiyacı vardır, bunu unutmayın.

Kilo yönetimi

Çocuğunuz fazla kiloluysa, kilo vermek diyabet riskini azaltmasına yardımcı olabilir. Onunla konuşun ve kilo vermenin sağlığını korumak için neden önemli olduğunu anlamasını sağlayın.

Şekeri azaltın

Çocuklar şekerli yiyecekleri sever. Ancak buna dikkat etmeli ve şeker tüketimini sınırlandırmalısınız. 

Sağlıklı atıştırmalıklar

Çocuklara erken yaşlardan itibaren meyve, kepekli tahıllar vermeye odaklanın. Her seferinde bir yiyeceği tanıttığınızda çocuğunuz, daha sağlıklı atıştırmalıklara yönelecektir.

Ekran süresini sınırlayın

Çok fazla ekran süresi göz sorunlarına, uyku sorunlarına ve daha az fiziksel aktiviteye neden olabilir.

Akşam yemeğini zamanında yiyin

Aslında, tüm öğünleri doğru zamanda yemek, kan şekerini kontrol altında tutmanın harika bir yoludur. Yemek yerken televizyonu kapalı tutun ve dikkati başka herhangi bir şekilde dağıtmaktan kaçının.

Paylaşın

Yeni Doğan Bebek Ne Kadar Yemeli?

Ebeveynler olarak, bebeğiniz için yaşına ve ihtiyacına göre bir beslenme programı sürdürmeye dikkat etmelisiniz. Yeni doğan bebeğin midesi başlangıçta o kadar küçüktür ki bir seferde sadece 1 – 1.5 çay kaşığı sıvı alabilir. Bebek büyüdükçe mide büyür ve gerilir.

Haber Merkezi / Bebekler çok hızlı büyüdüğü için ne kadar beslenmeye ihtiyaçları olduğunu anlamak zordur. Biberonla besleniyorsanız daha kolaydır. Yeni doğmuş bir bebeğiniz varsa, işte size yardımcı olabilecek bir kaç ipucu;

Anne sütüyle beslenen bebekler için beslenme programı;

Yeni doğan bebeğin, ilk hafta günde en az 8 -12 kez emzirilmesi önerilir. Bebeğinizi bir seferde 4 saatten fazla beslemeden bırakmayın. Bebek büyüdükçe süt miktarı da artar ve böylece bebek her beslenmede daha kısa sürede daha fazla süt tüketebilir.

Her ne kadar farklı bebeklerin farklı beslenme şekilleri olsa da, 1 ila 3 aylık bebekler günde 7 ila 9 kez, 3 ila 6 aylık bebekler günde 6-8 kez beslenir ve 6 aydan sonra bebekler günde ortalama 6 kez beslenir. Yarı katıların eklenmesi bebeğin ekstra beslenme ihtiyaçlarını karşılamaya yardımcı olduğundan, bebek 12 aya ulaştığında emzirme günde dörde kadar azaltılabilir.

Biberonla beslenen yeni doğan bebekler için beslenme programı;

Biberonla beslenen bebekler her 2 – 3 saatte bir beslenirler ve iki aydan sonra zaman aralığı 3 – 4 saate kadar çıkabilir. 4 ila 6 ay arasında bebekler her 4 – 5 saatte bir 6 aydan sonra ise yine 4 – 5 saatte bir beslenmesi önerilir.

Yeni doğan bebeklerin beslenmesinde dikkat edilmesi gerekenler;

Bir yaşın altındaki bebeklere süt dışında sıvı verilmemelidir. Su, meyve suyu veya inek sütü verilmemelidir. Bunlar uygun beslenme değildir ve bebeğinizin midesini bozabilir. Bebek 6 aylık olduktan sonra su verilmelidir.

Biberona tahıl ürünleri eklenmemelidir, boğulma tehlikesine yol açabilir. Bir bebeğin sindirim sistemi 4-6 aya kadar tahılları kaldıramaz.

Bebeğinizin aç olup olmadığını nasıl anlarsınız?

Zamanında programlanmış besleme, erken doğan ve herhangi bir tıbbi durumu olan bebekler için en iyisidir. Ebeveynler ayrıca bebeğin aç olup olmadığına dair ipuçlarını arayabilir ve bebeği buna göre besleyebilir. Buna talep üzerine besleme veya duyarlı besleme denir.

Elleri ağzına sokmak, yalamak, ağzını açmak, telaş olmak gibi basit ipuçları bebeğinizin aç olduğuna işaret edebilir.

Aşırı beslenme belirtileri;

Aşırı beslenen bebeklerde mide ağrısı, gaz veya kusma görülebilir. Bu bebekler ayrıca yaşamlarında daha sonra obezite geliştirme riski altında olabilir. Doyduklarını anlamaları kolay olsun diye, onları arzularından daha az beslemeleri tavsiye edilir.

Paylaşın

Sigarayı Bıraktıktan Sonra Neden Kilo Alınır?

Sigara, fiziksel ve zihinsel sağlığı olumsuz etkileyen bir bağımlılıktır. Ancak, bu bağımlılıktan kurtulmak kolay bir iş değildir. Sigarayı bırakmaya çalışanlar genellikle istenmeyen yan etkilerle karşı karşıya kalırlar ve bu da nikotin bağımlılığından vazgeçmeyi daha da zorlaştırır; bunlardan biri de kilo alımıdır.

Haber Merkezi / Sigarayı bırakmaya çalışırken kilo almanız normaldir. Bu, sigara içmeye devam etmeniz gerektiği anlamına gelmez. Sigara, kanser, kalp hastalığı, felç, akciğer hastalıkları ve diyabet gibi birçok sağlık sorununa yol açabilir. Sigarayı bıraktıktan sonra oluşan kilo fazlalıklarından rahatlıkla kurtulabilirsiniz, ancak sigaraya bağlı diğer kronik hastalıklar ölümcül olabilir.

Uyuşturucu ve Alkol Bağımlılığı dergisinde yayınlanan bir araştırma, sigarayı bırakırken kilo almanın asıl suçlusunun beynimiz olduğunu ortaya çıkardı. Sigara, iştahı azaltan bir etkiye sahiptir. Bu nedenle, sigarayı bıraktığınızda kendinizi daha aç hissedebilir ve normalden daha fazla yemek yiyebilirsiniz. Nikotin yoksunluğu, sağlıksız ve işlenmiş gıdalar için özlemimizi artırır.

Tüm bu faktörler bir arada kişinin sigarayı bırakmaya çalışırken kilo almasına neden olur. Sigarayı bıraktıktan sonra kilo almanın bir başka nedeni de nikotin yokluğunda meydana gelen yavaş metabolizmadır; bir kişi sigara içmediğinde daha az kalori yakar.

Sigarayı bıraktıktan sonra kilo alımını tamamen tersine çevrilebilirsiniz. Sigarayı bırakmaya çalışıyorsanız, en başından itibaren sağlıklı bir kiloyu korumak için adımlar atmak iyidir. Önce kilo alıp sonra verme derdinden kurtulursunuz.

Sigarayı bırakırken veya bıraktıktan sonra sağlıklı kilonuzu korumak için izlemeniz gereken birkaç şeyi listeledik.

Hareketli olun;

Egzersiz yapıyorsanız devam edin, yapmıyorsanız, biran önce başlamalısınız. Egzersiz yapmak metabolizmanızı hızlandırır ve normalden daha fazla kalori yakmanıza yardımcı olur. Egzersiz rutininize kardiyo ve kuvvet antrenmanı seansları ekleyin. Her gün en az 45 dakika egzersiz yapın.

Beslenmenize daha fazla lif ekleyin;

Lif sizi daha uzun süre tok tutar. Lif bakımından zengin yiyecekleri tüketmek, sağlıksız yağlı ve şekerli yiyecekler için istek duymanızı engelleyebilir. Kilo vermek ve korumak için renkli sebzeler, meyveler ve sağlıklı yağlar tüketin. Sağlıklı beslenme, kronik hastalık riskini de azaltabilir.

Kendinizi asla çok aç bırakmayın;

Bir yemek programı yapın ve buna bağlı kalmaya çalışın. Yemek zamanlamanız arasındaki boşluk uzun olmamalıdır. Düzenli aralıklarla ve sağlıklı yiyecekler yiyin. Ayrıca tüm mikro ve makro besinleri içeren dengeli bir beslenme yapın.

Zamanında uyuyun;

Kilo vermeye çalışırken uyku programınız da önemlidir. Uykusuzluk veya daha az saat uyumak, sabahları sağlıksız yiyecekler için özleminizi artırabilir. Ayrıca uyku eksikliği, strese, sinirliliğe ve konsantrasyon eksikliğine de yol açabilir.

Paylaşın

Hamilelik Sonrası Kilo Verme: İşte Bilmeniz Gereken Her Şey

Hamilelik öncesi görünüme geri dönmek ve o eski kıyafetlerin içine sığmak istemeyen anne yoktur. 9 ayda aldığınız kiloları vermeniz kesinlikle zaman alsa da imkansız değil. Hamilelik sonrası kilo vermenin güvenli yollarını hevesle arayan annelerden biriyseniz, bunun için doğru yerdesiniz.

Haber Merkezi / Bebeğin ağırlığı, amniyotik sıvı ve plasenta da dahil olmak üzere yaklaşık beş ila altı kilo ağırlık, bebek doğar doğmaz hemen kaybedilir. Peki ya diğer kilolar, işte hamilelik sonrası fazla kilolardan kurtulmanıza yardımcı olacak beş basit ipucu;

Emzirme;

Emzirmenin kilo vermenize yardımcı olup olmayacağı konusundaki tartışmalar hala devam ediyor. Fakat, emzirmenin daha hızlı kilo vermenize yardımcı olabileceğini ortaya koyan çeşitli çalışmalar bulunmaktadır. Kesin olan şey, emzirmenin kalori yakmasıdır (günde yaklaşık 300), bu da kilo vermenize yardımcı olabilir. Ayrıca emzirmek bebeğinizin sağlığı için de iyidir.

Dengeli beslenme;

Yeni anne olmanın stresini yaşarken, istekleriniz kilo almanıza neden olabilir. Hamilelik öncesi yaptığınız gibi sağlıklı beslenmek kilo vermenizin temel kuraldır. Dengeli beslenme ve öğünler arasında sağlıklı atıştırmalıklar, sizi gün boyunca hareketli kılacak enerjiyi verebilir.

Besinlerle dolu tabaklar;

Özellikle bebeğinizi emziriyorsanız, vücudunuzun hamilelik sonrası maksimum beslenmeye ihtiyacı vardır. Besinlerle dolu, daha az kalori ve yağ içeren yiyecekleri seçin. Balık, yoğurt, yağsız et, tavuk gibi, bunlar omega 3, lif ve protein açısından zengin besinlerdir. Bunlar vücudunuzun çok ihtiyaç duyulan beslenmeyi sağlayacaktır.

Susuz kalmayın;

Hamilelik öncesi veya hamilelik sonrası olsun, susuz kalmamak her zaman çok önemlidir. Çalışmalar, vücudun yeterli suya sahip olduğunda, metabolizmanın hızlandığını ortaya koymuştur. Yeterli su içip içmediğinizi anlamanın bir yolu, idrarınızın rengidir. İdrarınız nispeten berraksa ve her iki-üç saatte bir gidiyorsanız, susuz değilsiniz demektir.

Hareket edin;

Ya hamilelik sonrası kilo vermek ya da genel olarak kilo vermek, sağlıklı bir beslenme ve düzenli bir egzersiz, uzun vadede ekstra kilo vermenin kesin anahtarıdır. Düzenli egzersiz yapamıyorsanız, daha fazla hareket edin. Kilo vermek için kısa yürüyüşler ve basit esneme hareketleri yapın.

 

Paylaşın

Formsuz Olduğunuzu Gösteren 6 İşaret

Pandemi, fiziksel ve zihinsel sağlığımızı kesinlikle etkiledi. Bazı insanlar bu dönemde zamanını çalışarak, egzersiz yaparak, sağlıklı beslenerek harcarken, bazı insanlarda tam tersini yönde davranışlar ortaya koydu. 

Haber Merkezi / İster çok kilo almış olun, ister kendiniz gibi hissetmiyor olun, bunların hepsi yeni bir başlangıç yapmanız gerektiğini gösterebilir.

Egzersiz yapmaktan sağlıklı beslenmeye kadar, tüm bunlar vücudunuzda ve zihninizde olumlu değişiklikler yapabilir. Ancak, önce değiştirmeniz gerekip gerekmediğini belirlemeniz gerekir. İşte o işaretlerden bazıları;

En ufak bir harekette nefesiniz kesiliyor;

Zinde ve sağlıklı bir insan asansör yerine genellikle merdivenleri kullanmayı tercih eder. Aksine, en ufak bir harekette nefes kalacağını bilenler asansöre binmeyi, merdiven kullanmaya tercih ederler; bu büyük bir sorun. Daha hareketli olmanın, egzersiz yapmanın ve sağlıklı beslemenin zamanı gelmiş demektir.

Kalp atış hızı;

Nefesinizin yanı sıra, kalp atış hızınız da size ne kadar formda olduğunuzu söyleyebilir. Hareket etmediğinizde veya dinlenirken bile nabzınızın yüksek olduğunu fark ederseniz, bu durum, vücudunuzun bir şeylere tepki geliştirdiğini gösterir.

Yaralanmaya daha yatkınsın;

Vücudunuz zayıf olduğunda veya formsuz olduğunda, yaralanmalara daha yatkın hale gelirsiniz. Sırtınızda, boyun bölgesinde, omuzlarınızda veya vücudunuzun herhangi bir yerinde sık sık ağrılar yaşamaya başlarsınız. Bu ihmal edilmeyecek kadar önemli bir durum, hemen düzenli egzersiz yapmaya başlamalısınız. Bu aynı zamanda kaslarınızı güçlendirmeye ve sağlıklı bir kiloda kalmanıza yardımcı olacaktır.

Uykusuz geceler;

Yeterince hareket etmemek, sağlıksız beslenme ve stres,  uyku kalitenizi etkileyebilir. Bu, aynı zamanda vücudunuzu en iyi şeyden mahrum bıraktığınız anlamına gelir. Uyku problemi devam ederse vücudunuz kronik sağlık risklerine maruz kalabilir. 

Sağlıksız yiyeceklere için can atıyorsun;

Hareketsiz bir yaşam tarzı sürdürdüğünüzde sağlıksız yiyeceklere başvurabilirsiniz. Abur cubur için açıklanamayan istek, sağlığınız için çok zararlı olabilir. Uzmanlara göre, hareketsiz kalmak, ghrelin adı verilen ve sürekli aç hissetmenize neden olan bir hormonu tetikleyebilir.

Obez olmak;

Formda olmamanın kesin göstergelerinden biri obez olmaktır. Doktorunuz fazla kilolu olduğunuzu söylediyse, sağlıksız ve formsuz olma ihtimaliniz yüksektir. Obez olmak sizi çeşitli hastalıklara yakalanma riskine sokar ve ayrıca günlük fonksiyonlarınızı engeller. Uzun vadede bir sorun haline gelebilse de, egzersiz ve sağlıklı beslenme ile kontrol altına alınabilir.

 

Paylaşın

Tek Bir Sosisli Sandviç Ömrünüzü 36 Dakika Kısaltabilir!

Michigan Üniversitesi’nden bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırmaya göre, tek bir sosisli sandviç, yüksek oranda işlenmiş gıdaların kötü etkileri nedeniyle hayatınızdan 36 dakika alabilir. Öte yandan, aynı araştırma, meyveler, kuruyemişler, baklagiller ve nişastalı olmayan sebzeler gibi yiyeceklerin, her lokması ile ömrünüze değerli anlar kattığını ortaya koydu.

Haber Merkezi / Michigan Üniversitesi’nde çevre sağlığı bilimleri profesörü Olivier Jolliet liderliğindeki bilim insanları, Amerikalıların tükettiği 5 bin 853 gıdayı analiz ettiler ve tek bir standart ölçü kullanarak ne kadar sağlıklı veya sağlıksız olduklarını karşılaştırdılar: yaşam süremize eklenen veya ömrümüzden çıkarılan zaman.

Örneğin, bir gram işlenmiş et için ömrünüzden 0.45 dakikanın kısaldığı, tersine, meyvenin gramı başına, ömrünüze 0.1 dakika eklendiği varsayıldı.

Bir porsiyon yemek başına kazanılan veya kaybedilen sağlıklı yaşam dakikaları, Sağlık Beslenme İndeksi (HENI) ile ölçülmektedir. HENI, 15 beslenme faktörünü dikkate almaktadır; süt, kabuklu yemişler, tohumlar, meyveler, kalsiyum, deniz ürünlerinden elde edilen omega-3 yağ asitleri, lifler ve çoklu doymamış yağ asitleri içeren gıdalar, işlenmiş et, kırmızı et, trans yağ asitleri içeren gıdalar, şekerli içecekler ve sodyum.

Bilim insanları, HENI’yi kullanarak, yüksek oranda işlenmiş et, sodyum ve trans yağ asitleri içeriği göz önüne alındığında, kırmızı etli sosisli sandviçin hayatınızdan 36 dakika çaldığını hesapladılar.

Hayatınızı kısaltabilecek diğer popüler işlenmiş yiyecekler arasında pastırma (porsiyon başına 6 dakika 30 saniye), pizza (7 dakika ve 8 saniye) ve duble çizburger (8 dakika ve 8 saniye) bulunur. Ömrünüzü artıran yiyecekler arasında somon (porsiyon başına 13 dakika ve 5 saniye), muz (13 dakika ve 30 saniye) ve avokado (2 dakika ve 8 saniye) bulunur.

Fıstık ezmeli ve jöleli sandviç, sağlıklı yağlar, protein ve lif açısından zengin fındık ezmesi sayesinde şaşırtıcı bir şekilde ömrünüze 33 dakika 6 saniye katar. Deniz ürünleri, yaklaşık 10 dakikadan yaklaşık 70 dakikaya kadar değişir.

Araştırmadaki amaç, tüketicilerin beslenmeleri için daha sağlıklı seçimler yapmalarına yardımcı olacak bir kılavuz görevi görmektir.

Paylaşın

Şifreli Sayıların Arkasına Gizlenen Tehlike: Katkı Maddeleri

Hazır gıdalara olan talebin artmasıyla birlikte gıdaya raf ömrünü uzatmak ve lezzetini artırmak için eklenen katkı maddelerinin sayısında da artış aynı oranda görülmektedir. Tüm paketlenmiş gıdaların yüzde 85’inden fazlası katkı maddeleri içerir; ürünün tadını daha iyi yapmak, daha güzel görünmesini sağlamak ve daha uzun süre dayanması için kullanılan kimyasallar! 

Haber Merkezi / Telaffuz edilemeyen isimlerin ve şifreli sayıların arkasına gizlenmiş bu kimyasallar kanser, diyabet, kalp hastalığı, obezite ve hatta DEHB ile bağlantılıdır. Bazıları o kadar zararlı ki bir çok ülkede yasaklanmış durumda. İşte dikkat etmeniz ve içeriğinde bu maddelerin olduğu yiyecekleri tüketmekten kaçınmanız gereken bazı yaygın gıda katkı maddeleri.

Hidrojenlenmiş yağlar

Sadece kötü kolesterolü (LDL) yükseltip iltihaplanmaya neden olmakla kalmaz, aynı zamanda kalp krizi, kanser, alzheimer, diyabet ve obezite riskini de önemli ölçüde artırırlar. ‘Hidrojenlenmiş’ ile başlayan katı yağ ve margarin gibi bileşenlere dikkat edin.

Yapay renklendiriciler

Araştırmalar sonuçları, bazı yapay boyaların, hiperaktivite, ADD ve DEHB ile güçlü bağlantıları olduğunu ortaya koymuş durumda. American Chemical Society, bunlardan bazılarının kömür katranından elde edildiğini, diğerlerinin ise benzidin gibi kanserojenler içerdiğini söylüyor. Paketlerin üzerinde yazılan isimler kulağa zararsız gelebilir ancak yapay renklendiriciler, bazı ciddi yan etkiler ve hatta organ rahatsızlıkları ile ilişkilendirilmiştir. Birçok ülke, bunların, bebek, çocuk ve hatta evcil hayvan mamalarında kullanılmasını yasaklamıştır.

Antioksidanlar

Antioksidanların, hücreleri serbest radikallerden koruyan arzu edilen maddeler olduğunu düşünüyorsanız, yanılmıyorsunuz. Bununla birlikte, antioksidanlar yağlar ve katı yağların bozulmasını önlemek için gıdalarda da kullanılırlar.

ABD Sağlık ve İnsan Departmanına göre, bütillenmiş hidroksiyanisole (E320) gibi bazı antioksidanların insanlarda kanserojen etkisine sahip olduğu tahmin edilmekte. Yine, propyl gallate hayvan çalışmalarında tümörlerle ilişkilendirilmiştir. TBHQ (E319) gibi diğerleri ise yüksek dozlarda (5g veya daha fazla) alındığında ölümcül olabilir. Bu ve buna benzer antioksidanlar bazı ülkelerde yasaklanmıştır.

Potasyum bromat

Bir dahaki sefere ‘ekmek veya hamur güçlendirici’ gördüğünüzde, potasyum bromatın kullanılıp kullanılmadığını iki kez kontrol edin. Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı, potasyum bromatı olası bir kanserojen olarak sınıflandırır. Üstelik AB, İngiltere ve Kanada bu katkı maddesini yasaklamış durumda.

Yapay tatlandırıcılar

Yapay tatlandırıcılar kalorisiz olabilir ancak obezite, metabolik sendrom ve tip 2 diyabete neden olabilir! En yaygın kullanılan tatlandırıcılardan ikisi olan asesülfam-k, aspartam ve kanser arasında bağlantı bulunmuştur. Hayvanlar üzerinde yapılan bir kaç araştırma sukralozun da bağırsak dostu bakterileri yok ettiğini göstermiştir. Diğer tatlandırıcıların olumsuz etkileri ise, aşırı yeme, artan göbek bölgesi yağı ve değişmiş metabolizma.

Her sağlıksız katkı maddesinin birkaç güvenli alternatif vardır. Yani ger sağlıksız ürün için daha iyi bir seçim var. Alışveriş yaparken yapmanız gereken paketi ters çevirmek ve önce malzemeleri okumaktır. Ürünün herhangi bir bileşeninden şüpheleniyorsanız, bunun sizin için doğru seçim olmadığını bilirsiniz. Süreci kolaylaştırmak için potansiyel kanserojenleri, yasaklanmış kimyasalları ve tehlikeli toksinleri belirleyen ve daha iyi, daha sağlıklı, daha lezzetli alternatif önerilerini araştırın.

Paylaşın

Kilo Vermeye Çalışıyorsanız, Bu 3 Şeyi Unutmayın

Yeni tip koronavirüs (Kovid 19) salgını, son 1,5 yıldır hayatımızda yarattığı yıkımın yanı sıra birçok farklı sorunu da beraberinde getirdi. Salgının neden olduğu en büyük sorunlardan biri, hepimizin fazladan kilo almasıdır.

Haber Merkezi / Bu ekstra kiloyu kaybetmek göz korkutucu bir görev olabilir. Sorun, kilo verirken çoğu insanın sadece forma girmeye odaklanmasından kaynaklanır, bu da birçok sağlık sorununa yol açabilir. Sağlıklı bir şekilde kilo vermek için hatırlamanız gereken üç şey var.

Yeterli miktarda su tüketmek

Kilo vermeye çalışsanız da çalışmasanız da, vücudunuzu susuz bırakmamak çok önemlidir. Su genellikle açlığı bastırır (burada normal koşularda aç kalmaktan bahsediliyor), bu nedenle yeterli su tüketmek sizi aşırı yemek yemekten alıkoyar ve böylece kilo vermenize yardımcı olur. Uzmanlar günde en az 2,5 litre su içilmesi gerektiğini söylüyor.

Beslenmenize meyveleri ekleyin

Kilo vermeye çalışırken genellikle rafine şekeri kesmeniz önerilir. Meyveler, gün boyu ihtiyacınız olan enerjiyi sağlayacak doğal şekere sahiptir. Hem tok kalmak hem de enerji ihtiyacınızı karşılamak için meyve tüketiminizi maksimum orana çıkarın.

Daha fazla hareket edin

Vücut için her hareket önemlidir. Uzun süre oturmak, bazı ölümcül hastalıklara yakalanma riskinizi de artırır. Her gün bir saat özel bir antrenman yapıyor olsanız bile, gün boyu aktif kalmanız önerilir. Merdiven çıkmak, kısa yürüyüşler yapmak veya telefonda konuşurken yürümek, metabolizmanızı hızlandırabilir ve kilo vermenize yardımcı olabilir.

Paylaşın